- 1 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:09MÜZİK
00:17Herkese merhaba.
00:19Son çağrının bu bölümünde Kabe için öze, Müslümanlar için eve dönüş sürecini konuşacağız.
00:26Her zaman olduğu gibi. Hazırsanız başlayalım.
00:30Hudeybiye Anlaşması'nın maddelerine dayanarak Müslümanlarla ittifak kuran Huza kabilesiyle,
00:36müşriklerle birlik kuran Bekir kabilesi arasında eskiye dayanan bir husumet vardı.
00:43Hicretin 8. yılı Şaban ayında Bekir kabilesinden bir grup Kureyşlilerin örtülü desteğini alarak ani bir baskınla Huza kabilesinden 23 kişiyi
00:55öldürdü.
00:56Huza'lılar yaşadıklarını anlatıp yardım talep etmek üzere Medine'ye geldiler.
01:03Şair kimliğiyle tanınan Amr bin Salim, aralarındaki ittifaka vurgu yapan bir şiirle Hazreti Peygamber'den destek istedi.
01:13Amr bin Salim'in hatırlattığı tek husus Hudeybiye sonrası yapılan ittifak değildi.
01:19Huza'nın, Muttalib'in ölümünden sonra Mekke'de konumu tartışmaya açılan Abdülmuttalib'i desteklemiş olması
01:28ve Hazreti Peygamber'in atalarıyla Huza arasındaki tarihi bağ meselenin sadece siyasi değil,
01:37aynı zamanda derin bir toplumsal hafızaya dayandığını gösteriyordu.
01:41Böylece Hazreti Peygamber'in konuya hem ilkesel hem de tarihsel bir sorumluluk çerçevesinde yaklaşması hedeflenmişti.
01:52Yaşananlardan haberdar olan Hazreti Peygamber,
01:55Kureyş'e bir mektup göndererek Bekir kabilesiyle kurulan ittifakın bozulmasını
02:01ya da öldürülen Huza'lıların diyetlerinin ödenmesini istedi.
02:07Aksi takdirde Hudeybiye anlaşmasının geçerliliğini yitireceğini bildirdi.
02:12Bu teklif meselenin savaşa varmadan çözülebilmesi için sunulmuş son makul çıkış yoluydu.
02:20Kureyş kabilesi tarih boyunca Arap Yarımadası'ndaki siyasi dengeleri okumakta
02:27ve çıkarlarını koruyacak pozisyonlar üretmekte mahir bir yapı olarak öne çıkmıştı.
02:33Bu maharet yalnızca bireysel zekadan değil,
02:38Darun Nedve'de şekillenen, kolektif tecrübeden,
02:42kriz zamanlarında nasıl davranılacağını öğreten kurumsal bir hafızadan besleniyordu.
02:48Ancak Bedir Savaşı bu hafızaya ağır bir darbe vurmuştu.
02:53Bir anda hafızayı oluşturan elitlerin Ebu Sufyan hariç,
02:57hepsinin ölümü Mekke Otoritesi'nin genç ve tecrübesiz isimlerin kontrolüne geçmesine sebep olmuştu.
03:04Bu durum Kureyş'i stratejik muhakeme bakımından zayıflatmıştı.
03:11Nitekim Kureyş Hazreti Peygamber'in bütün tekliflerine olumsuz cevap verdi.
03:15Bir süre sonra verdikleri cevabın kendileri için hiç de makul olmadığının farkına vardıklarında yeni bir çıkış yolu aramaya başladılar.
03:27Aranan çözüm Ebu Sufyan'ın Medine'ye gönderilmesi ve hiçbir şey olmamış gibi hareket edip anlaşmayı yenilemesi olarak formüle edildi.
03:40Medine'ye gelen Ebu Sufyan, Hudeybiye'de kendisinin olmadığını,
03:45Mekke'nin lideri olarak anlaşmayı yenilemek istediğini Hazreti Peygamber'e iletti.
03:52Yaşananlardan haberi yokmuş gibi davranan Hazreti Peygamber,
03:56hali hazırda cari olan bir anlaşmayı yenileme isteğinin sebebini sordu.
04:00Cevap bulmakta zorlanan Ebu Sufyan,
04:04geçerli bir sebep bulamayınca Hazreti Peygamber'in yanından ayrılmak zorunda kaldı.
04:12Çaresizlik içerisinde Müslümanların önde gelen isimleriyle görüşen Ebu Sufyan,
04:17aradığını bulamadan eli boş bir şekilde Mekke'ye geri döndü.
04:23Yaşananların ardından hazırlıklara başlayan Hazreti Peygamber,
04:27hedefin neresi olduğunu açıklamadan Medine'den yola çıktı.
04:32Farklı kabilelerden katılanlarla birlikte Müslümanların sayısı yaklaşık 10 bine ulaşmıştı.
04:40Bu gizlilik Mekkelilerin savunma hazırlığı yapmasını engellemek
04:44ve kutsal şehirde kan dökülmesini önlemek amacı taşıyordu.
04:48Her ne kadar Hazreti Peygamber varış noktasını gizleyerek,
04:54Mekkelilerin hazırlık yapmasının ve Mekke'nin kutsallığına gölge düşürecek bir direniş hareketinin önüne geçmeyi hedeflese de,
05:03bir şekilde güzergahın Mekke'ye yöneldiğini anlayan bir sahabi,
05:08Mekke'deki akrabalarının güvenliğini tesis etme düşüncesiyle Kureyş'e bir mektup gönderdi.
05:15Yaşananlardan haberdar olan Hazreti Peygamber,
05:19Hazreti Ali ve Zübeyir bin Avvam'ı mektubun Kureyş'in eline geçmesinin engellenmesiyle görevlendirdi.
05:27Mektubu taşıyan kişi yolda yakalandı ve haber Mekke'ye ulaşmadan engellendi.
05:34Böylece yürüyüşün gizliliği korunmuş oldu.
05:39Mekke'ye yaklaşıldığında artık hedefin ne olduğu açıkça görülüyordu.
05:43Müslümanların Mekke'ye doğru ilerlediği haberini alan Ebu Sufyan ve birkaç Mekkeli,
05:49karşı karşıya oldukları tabloyu yerinde görmek için harekete geçtiler.
05:55Karşılaştıkları manzara ürkütücüydü.
05:58Müslümanların çokluğu onların gözlerini korkuttu.
06:02Bu sırada Müslümanlar tarafından fark edilip yakalandılar.
06:07Hazreti Peygamber'in huzuruna çıkarılan Ebu Sufyan,
06:11İslam'ı kabul etmekten başka bir yolun olmadığını anladı.
06:15Hazreti Peygamber, muhataplarının içerisindeki son ümit kıvılcımlarını da söndürme kastıyla,
06:22Ebu Sufyan'a ordunun geçişinin izletilmesini istedi.
06:26Müslümanların geçişini izleyen Ebu Sufyan, şaşkınlığını gizleyemeyerek yanında bulunan Hazreti Peygamber'in amcası Abbas'a,
06:37vallahi kardeşinin oğlunun saltanatı çok büyümüş demekten kendini alamadı.
06:44Ebu Sufyan da aynı Hudeybiye'de Urve bin Mesud'un düştüğü hatayı tekrarlayıp,
06:50Hazreti Peygamber'i bir hükümdar olarak niteliyordu.
06:54Halbuki karşısındaki bir saltanat değil, inşa edilmiş bir ahlak ve disiplin düzeniydi.
07:03Müslümanlar Mekke'ye doğru ilerlerken,
07:05Birlik komutanlarından Sa'd bin Ubade karşılaştığı Ebu Sufyan'a,
07:11Bugün melhame günüdür, bugün Kabe'de bile kan dökmek helaldir diye seslendi.
07:18Bu sözler Hazreti Peygamber'e ulaştığında büyük bir rahatsızlık duydu.
07:24Yaşanacakların bir intikam değil, ilahi bir rahmet tecellisi olduğunu vurgulayarak,
07:30Hayır, bugün merhamet günüdür buyurdu.
07:35Ardından sancağı Sa'd'ın elinden alıp, oğlu Kaysa vererek,
07:40Fetih dilinin nasıl olması gerektiğini fiilen ortaya koydu.
07:46Çünkü kan izi dünyanın en derin izidir.
07:51Her şeyin ilacı olan zaman dahi bu izi silmeye yetmez.
07:57Bu hakikatin farkında olan Hazreti Peygamber de,
08:02Mekke'ye kan izi bulaştırmamaya özen göstermiştir.
08:05Bu sebeple Ebu Sufyan aracılığıyla Mekkelilere,
08:10Kabe'ye sığınanlara, evlerinde kalanlara veya Ebu Sufyan'ın evinde toplananlara dokunulmayacağını haber verdi.
08:19Müslümanlara da her türlü tedbirin alınmasına rağmen,
08:24İstenmeyen bir durumla karşılaşılması halinde,
08:29Gerekli müdahalenin yapılmasını,
08:31Bununla birlikte yaralı olanın üzerine gidilmemesini ve kaçanların takip edilmemesini emretti.
08:42Hazreti Peygamber'in Allah'ın evine veya kendi evine sığınanlarla birlikte,
08:48Ebu Sufyan'ın evine sığınanlara da eman vermesi,
08:51Hem tarihsel hafızaya önemli bir atıf,
08:55Hem de muhatap için son derece kıymetli bir jesttir.
08:59Zira Hazreti Peygamber ilk tebliğ yıllarında Mekkelilerin hakaret ve eziyetlerine maruz kaldığında,
09:08Ebu Sufyan'ın evine güven ve emniyet bulurdu.
09:11İyiliği karşılıksız bırakmayan Hazreti Peygamber,
09:15Yıllar önce kendisi için emniyetli bir sığınak olan Ebu Sufyan'ın evini,
09:20Bu sefer düşmanları için güvenli bir alana çevirmiştir.
09:24Müslümanlar karşısında direnmenin artık bir anlamı kalmadığını gören Ebu Sufyan,
09:30Şehrin tahrip edilmemesi için,
09:33Mekke'nin çatışmasız biçimde Hazreti Peygamber'e teslim edilmesi gerektiğini savunuyordu.
09:40Ancak gurur ve kibir, Kureyşçilerin ayrılmaz parçası ve aynı zamanda en büyük düşmanıydı.
09:50Bu psikoloji bir kez daha sağduyunun önüne geçti ve içinde bulundukları şartları doğru okumalarını engelledi.
09:59Müslümanlar şehre girerken, Mekke yönetiminin Şahin kanadını temsil eden gençlerden,
10:05Safvan bin Ümeyye, Süheyl bin Amr ve İkrime bin Ebu Cehil öncülüğündeki bir grup,
10:12Halid bin Velid'in komutasındaki Müslüman birliğine saldırdı.
10:15Ancak mukavemet gösteremeyerek dağıldılar ve geri çekilmek zorunda kaldılar.
10:22Bunun dışında Müslümanlar ciddi bir direnişle karşılaşmadı ve miladi takvime göre 11 Ocak 630 günü dört koldan Mekke'ye girdi.
10:35Kısa sürede şehirde kontrolün sağlanmasının ardından Hazreti Peygamber herkesin güven içerisinde olduğunu ilan etti.
10:44Böylece İslam tarihinin en kritik eşiklerinden biri aşılmış oluyordu.
10:52Hazreti İbrahim tarafından tevhidin sembolü olarak inşa edilen Kabe,
10:59Yüzyıllar sonra yeniden yapılış amacına uygun hale getiriliyordu.
11:04Mekke'ye girildiği gün esir alınmaması ve ganimet meselesinin gündeme getirilmemesi,
11:12Yaşananların Müslümanlar açısından bir fetih olmaktan ziyade bir eve dönüş olarak algılandığını göstermektedir.
11:22Buna rağmen Mekkelilerin kalplerindeki endişe kolayca dağılmış değildi.
11:28Zira yılların düşmanlığı ve yaşanmışlıkları geleceğin nasıl şekilleneceği konusunda onları kaygılandırıyordu.
11:38Hazreti Peygamber'in yanına gelen Mekkeliler, akıbetleri hususunda duydukları endişeyi dile getirdiler.
11:47Hazreti Peygamber, Kabe'ye ulaştıktan sonra kendisini endişeli gözlerle takip eden Kureyşlilere dönerek,
11:55Nasıl bir tavır beklediklerini sordu.
11:59Mekkeliler, Hazreti Peygamber'in merhametli oluşuna atıf yaparak,
12:05İyilik umuyoruz.
12:07Sen asil bir kardeşsin ve asil bir kardeşin oğlusun şeklinde cevap verip merhamet dilediler.
12:16Hazreti Peygamber de Hazreti Yusuf'un kardeşlerine hitabından hareketle,
12:22Bugün size kınama yok, Allah sizi bağışlasın, o merhametlilerin en merhametlisidir demiştir.
12:32Hazreti Peygamber'in genel af ilanıyla Mekke'nin üzerine çöken korku yerini derin bir rahatlamaya bıraktı.
12:41Hazreti Peygamber'in Mekkelilere yönelik bu tavrı,
12:45İslam'ın nasıl bir din olduğunu ve hareket noktasının nereye odaklandığını görmek için güzel bir örnektir.
12:55Hazreti Peygamber'in yaşanan onca zulüm, işkence ve savaşın ardından affı tercih etmesi,
13:03İslam'ın geçmişe takılan değil, ana ve geleceğe odaklanan bir din olduğunu bir kez daha göstermiştir.
13:12Geçmişte yaşananlar, yapılanlar veya söylenenler, İslam'ın önemsediği hususlar değildir.
13:19Sürekli geçmişle hesaplaşan, geçmişin acı hatıralarını sürekli gündemde tutarak,
13:26toplumsal barışı zedeleyici bir söylem geliştirme, İslami bir tarz değildir.
13:33Hazreti Peygamber, Mekke'deki bu son tavrıyla Müslümanlara şunu öğretmiştir.
13:41Geçmişe saplanıp kalmak, geleceği kaybetmektir.
13:46Yeryüzünde inşa edilmek istenen medeniyet ise,
13:49ancak herkesin kendini bu toplumun eşit ve onurlu bir parçası olarak hissedebildiği bir ahlak zemini üzerinde yükselebilir.
14:00Kabe'nin asli yapılış amacına uygun bir mekan haline dönüştürülmesiyle,
14:06İslam tebliğinde önemli bir aşama geride kalmış oluyordu.
14:11Ancak mekanın İslami'leştirilmesi tek başına yeterli değildi.
14:16Asıl mesele, o mekanda yaşayan insanların zihinlerine ve kalplerine hitap etmek,
14:24korkularını dağıtmak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmekti.
14:31Hazreti Peygamber, Kabe'nin kapısında irad ettiği bir hutbe ile,
14:36Kabe'nin putlardan temizlenmesini Allah'ın insanlığa bir lütfu olarak nitelendirdi.
14:43İnsanları iki grupta değerlendiren Hazreti Peygamber,
14:48birinci grupta Allah'ı bilen, ibadet eden, erdemli insanların yer aldığını,
14:56ikinci grupta ise zevk ve hazlarının peşinde koşan,
15:01kendini, dünyayı ve evreni tanımayan insanların yer aldığını söylemiştir.
15:07İslam'ın muhataplarına, yeryüzündeki değerini,
15:12kainattaki konumunu, insanlık için iyi ve doğruyu öğrettiği için,
15:18yaşanan değişim sebebiyle Mekkelilerin üzüntü duymaması gerektiğini,
15:24bilakis değişimin onların ebedi kurtuluşuna vesile olacağı için,
15:31mutlu olmalarını tavsiye etmiştir.
15:35İlk vahiyden Hazreti Peygamber'in Kabe'yi fiilen putlardan arındırıp,
15:41onu ebediyen asli işlevine döndürmesine kadar geçen süre tam 21 yıldı.
15:47Ne var ki, Kabe'nin tevhidin sembolü haline getirilmesi,
15:52sürecin sona erdiği değil, yeni bir safhaya geçildiği anlamına geliyordu.
15:58Zira Mekke'nin Müslümanların kontrolüne geçmesi,
16:04bir şehrin hakimiyetinin ele alınmasından çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir.
16:11Mekke, dini, coğrafi ve ekonomik boyutlarıyla Arap Yarımadası'nın merkeziydi.
16:20Hazreti İbrahim'in duasıyla kutsal bir belde haline gelen şehre,
16:26Kabe'nin hac ibadetinin merkezinde olması sebebiyle,
16:29her taraftan ibadet maksadıyla gelinmekteydi.
16:35Kureyş kabilesi, Mekke dışındaki kabilelere putlarını Kabe'ye koyma izni vererek,
16:42Kabe'nin kutsallığı üzerinden Mekke ile kalıcı bir bağ kurmalarını sağlamıştı.
16:49Mekkelilerin bu yaklaşımı, dini duygularla ziyarete gelen Arap kabileleri nezdinde,
16:55Kabe'yi bölgenin odak noktası ve birleştirici unsuru haline getirirken,
17:01Kureyş'e de büyük bir itibar ve nüfuz kazandırıyordu.
17:07İnsan zihni, dünyayı semboller üzerinden okur.
17:12Sembollere hakim olan meşruiyet üretme gücünü de elinde tutar.
17:18Arap Yarımadası'nda da gücün, otoritenin, saygınlığın ve seskinliğin sembolü Kabe'nin ehli olmaktı.
17:29Kureyş, Kabe'nin hizmetlerini üstlenmesi ve Yarımada'nın ticaretini organize etmesi sayesinde,
17:38diğer kabileler nezdinde saygınlık kazanmıştı.
17:42Daha önce bahsedildiği üzere, fil vakasının ardından Kureyş'e karşı gelmek, onlarla mücadeleye girmek,
17:53Allah'ın gazabını kazanmak için yeterli görülmeye başlanmıştı.
17:59Bu inanış, Kureyş'e başta özgürce ticaret yapma olmak üzere,
18:04siyasi dokunulmazlık ve psikolojik üstünlük olmak üzere pek çok üstünlük sağlıyordu.
18:12Müslümanların Mekke'yi fethetmeleriyle birlikte ele geçirdikleri şey,
18:17yalnızca bir şehir değil, işte bu sembolik güç ve ona bağlı bütün bu itibar ve imtiyazlar olmuştur.
18:28Kırılan putlarla birlikte yalnızca taş ve heykeller yıkılmıyor,
18:34cahiliye düzeninin meşruiyet zemini de çöküyordu.
18:39Kabe'nin tevhid üzere yeniden inşa edilmesi,
18:43İslam'ın yalnızca dini bir çağrı değil,
18:46aynı zamanda bütün bir zihniyet ve iktidar düzenini dönüştüren bir hakikat olduğunu ilan ediyordu.
18:53Mekke'nin Müslümanların kontrolüne geçmesi esas itibariyle bir kabulleniştir.
19:02Mekke oligarşisinin yıllar boyunca yok saydığı,
19:06sürgün ettiği, savaş açtığı topluluk karşısında teslimiyetinin sembolüdür.
19:14Ancak bu kabulleniş hiçbir zaman gerçek bir teslimiyete dönüşmemiştir.
19:20Varlığını sürdürebilmek için yeni düzen içerisinde yer alabilmek zaruri bir durumdu.
19:28Direnmeye çalışmanın, akıntıya karşı kürek çekmekten farkı yoktu.
19:32Bu noktadan sonra yapılması gereken en akıllıca iş,
19:36yeni düzende yerini alıp varlığını sürdürmekti.
19:40Kabe'nin özüne döndürülmesi ve Mekke'nin yeniden Hazreti İbrahim'in duasına uygun bir belde haline gelmesi,
19:49İslam açısından büyük bir kazanım olmakla birlikte,
19:53bazı Müslümanların zihninde cevap bekleyen yeni soruların da ortaya çıkmasına yol açtı.
20:00Hazreti Peygamber'in,
20:04Ey Mekke, vallahi sen Allah'ın en hayırlı ve Allah'a en sevimli olan beldesisin.
20:12Senden çıkarılmış olmasaydım, seni asla terk etmezdim sözleriyle.
20:18Mekke'ye duyduğu sevgi ve muhabbetini dile getirmesi,
20:23Medinelileri Allah Resulü'nün yaşamının bundan sonraki kısmını nerede sürdüreceği hususunda tedirgin etti.
20:33Şehirde kalınan sürenin 15 güne ulaşması,
20:38zihinlerdeki korkunun,
20:40Allah ona yurdunu ve beldesini fethetmeyi nasip etti.
20:44Burada kalır belki sözleriyle dillendirilmesini beraberinde getirdi.
20:52Safa tepesinde dua ettiği sırada,
20:55Medineli Müslümanların korku dolu zihinlerinden dökülen sözlerden haberdar olan Hazreti Peygamber,
21:02Ey Ensar, öyle bir şey yapmaktan Allah'a sığınırım.
21:08Ben sizin memleketinize hicret ettim.
21:10Hayatım da sizinle, ölümüm de sizinledir diyerek hicret öncesi verdiği sözün arkasında durduğunu ifade edip,
21:20Medineli Müslümanların rahat bir nefes almasını sağladı.
21:26Hazreti Peygamber'in Allah'ın evini özüne döndürdükten sonra,
21:31kendi evine, kendi şehrine dönmesi,
21:35farklı açılardan üzerinde durulması gereken bir tutumdur.
21:38Her şeyden önce,
21:40Hazreti Peygamber'in de vurguladığı,
21:44Medineli'lerin hicret için Hazreti Peygamber'e kapılarını açması ve ev sahipliği yapması en önemli husustur.
21:52Hazreti Peygamber, yeni bir yola çıkıp,
21:57Vuslat'a birlikte vardığı Medineli'leri,
22:00en güçlü olduğu dönemde dahi terk etmemiştir.
22:04Böylece, hayatının her safhasında olduğu gibi,
22:09siyasi ve askeri açıdan zirvede olduğu bir dönemde de,
22:14ilkeli duruşunu muhafaza ettiğini göstermiştir.
22:19Bahsedilmesi gereken bir diğer temel husus,
22:23Medine'nin bizatihi şehir kimliğidir.
22:26Hicret sonrası tüm Müslümanlar Medine'de bir araya gelmişti.
22:31Hazreti Peygamber, Medine'yi adeta ilmek ilmek işlemiş ve bir İslam şehrinin her türlü özelliğini buraya nakşetmişti.
22:438 yıl boyunca şekillenen bu şehir artık yalnızca bir yerleşim alanı değil,
22:51Peygamber'in şehri, İslam'ın yönetim ve karar merkeziydi.
22:57Bu açıdan saf bir İslam şehriydi.
23:02Mekke ise İslam ile henüz yeni tanışmış bir şehirdi.
23:06Şehrin sakinlerinin büyük bölümü yaklaşık 20 yıl boyunca İslam'a karşı cephe almıştı
23:14ve pek çoğunun zihninde İslam, yaşanan savaşların da etkisiyle olumsuz anıların çağrışımıydı.
23:24Bu zihin yapısının hakim olduğu bir şehirde Hazreti Peygamber'in rahat etme olasılığı yoktu.
23:31Üstelik Hazreti Peygamber'in Mekke'ye dönmesi yıllardır sürdürdüğü eğitim ve inşa sürecinin yarıda kalmasına sebep olmasının yanı sıra
23:42yalnızlığı da beraberinde getirecekti.
23:47Ensar'ın Mekke'ye hicreti söz konusu olamazdı.
23:50Muhacirlerin ise geride bıraktıkları tüm gayrimenkulleri yıllar içerisinde el değiştirmişti.
23:58İlaveten hepsi Medine'de yeni bir hayat kurmuştu.
24:03Bu şartlar altında geri dönmeleri mümkün değildi.
24:07Sahabenin eşlik edemeyeceği bir mekan değişikliği Hazreti Peygamber'i dostsuz, Müslümanları ise lidersiz bırakmak demekti.
24:18Oysa ümmetin birlik ve beraberliğinin sürdürülebilmesi için Medine'de bir arada olmak zorunluluk arz ediyordu.
24:28İşte bu arka planın şekillendirdiği şartlar altında Medine'deki işleri yoluna koyan Hazreti Peygamber,
24:35şehrin yönetimini de belirledikten sonra bir başka sorunu daha çözüme kavuşturmak için harekete geçti.
24:44Mekke'nin Müslümanların kontrolüne geçmesi Arap Yarımadası'nda büyük bir şok etkisi oluşturmuştu.
24:52Bu saatten sonra Müslümanların önünde durabilecek bir güç görünmüyordu.
24:57Hala putperest olan kabilelerin önünde iki seçenek duruyordu.
25:03Ya Hazreti Peygamber'in yanında yer alıp yeni güç dengesini kabul edecek ve her iki tarafın üzerinde ittifak ettiği bir
25:12anlaşma yapacaklardı.
25:14Ya da Müslümanların karşısına çıkıp bir varlık-yokluk mücadelesine gireceklerdi.
25:23Aklı Selim ile hareket eden kabileler Hazreti Peygamber'le görüşme yoluna giderlerken,
25:29Hevazin kabilesinin ikinci yolu tercih ettiği görülür.
25:33Genç bir şair olan kabile reisi Malik bin Avf, Kureyş'in yapamadığını yapma hayalleri kuruyor ve Müslümanları mağlup ederse yarımadanın
25:44en kudretli siması haline gelebileceğini düşünüyordu.
25:50Bu özgüveninin kaynağı Hevazinlilerin savaş kabiliyetiydi.
25:56Çünkü okçuluk başta olmak üzere Hevazin kabilesi cesareti ve savaşçılıktaki maharetiyle biliniyordu.
26:06Malik, kabilesinin tüm varlığını da beraberinde getirerek savaşçıların azim ve kararlılığını arttırmayı hedefledi.
26:16Eşleri, çocukları, hayvanları ve kıymetli eşyalarını kaybetmek istemeyen kabile mensuplarının
26:23tam tabiriyle kanlarının son damlasına kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını düşünerek
26:30olayı tam anlamıyla bir ölüm kalım denklemi haline getirdi.
26:36Hazreti Peygamber, Mekke'de düzenin tesisi ve kontrolün tam anlamıyla sağlanmasının ardından
26:43Medine'den beraber yola çıktığı 10 bin arkadaşına ilaveten
26:48yeni Müslüman olmuş 2 bin Mekkeli ile birlikte Huneyn'e doğru hareket etti.
26:56Kureyş'in etkisizleştirilmesi ve putların devrilmesi Müslümanlarda büyük bir özgüven doğurmuş,
27:03bu başarılar yer yer rehavete dönüşmüştü.
27:08Ordu içerisinde hiçbir şekilde mağlup edilemeyeceklerine dair gurur içeren sözler duyuluyordu.
27:15Huneyn geçidi adı verilen yere gelindiğinde daha önceden bölgenin iki yanına mevzilenen
27:22Hevazin okçuları Müslümanları tam anlamıyla ok yağmuruna tuttular.
27:28Aşırı güven duygusunun insanı nasıl hazırlıksız kılacağını ispatlar nitelikte
27:35bazı sahabiler savaş meydanına zırhsız, miğfersiz hatta silahsız gelmişlerdi.
27:43Pusuya düşen Müslümanlar arasında özellikle İslam'ı yeni benimsemiş Mekkelilerin yaşananlara reaksiyonu
27:51kaotik bir dağılma şeklinde oldu.
27:55Geri kalanlar da korunabilecekleri bir siper arayışına girdiler.
28:00Konsantrasyonunu korumayı başarıp Hazreti Peygamberin etrafında kalanların sayısı sadece 100 kişi civarındaydı.
28:09İslam ordusu bozguna uğramak üzereyken Hazreti Peygamberin kararlı duruşu ve
28:16''Kaçmayın, buraya gelin, ben Allah'ın Resulüyüm'' çağrısı Müslümanları bir kez daha kendine getirdi.
28:25Hazreti Peygamberin teşviki ve soğukkanlı duruşuyla toparlanan Müslümanlar yeniden savaş düzeni aldı.
28:32İlk aşamada Müslümanların sergilediği tedirginlik ve şaşkınlığı savaşın kazanıldığına yoran Hevazinliler mevzileri terk edip rehavete kapıldılar.
28:46Müslümanların Uhud'da sergilediği hatalı yaklaşım bu sefer Hevazinlilerce gerçekleştiriliyordu.
28:53Bu şartlar altında bir anlamda yeniden başlayan savaşta Hazreti Peygamberin komutası altında Müslümanlar net bir sonuç elde ettiler.
29:05Rehavetin ardından gelen şaşkınlıkla ne yapacağını bilemez hale gelen Hevazinliler,
29:11kendilerine cesaret versin diye savaş meydanına getirdikleri, eşleri ve çocukları dahil tüm varlıklarını geride bırakarak canlarını kurtarmanın derdine düştüler.
29:27Huneyn geçidi Müslümanlarca kontrol altına alınmıştı.
29:31Ancak kaçan müşriklerin etkisiz hale getirilmesi için harekat devam edecekti.
29:37Esasında asıl olanın nicelik değil, nitelik olduğu, nice az birlik vardır ki Allah'ın izniyle sayıca çok birliği yenmişlerdir.
29:51Allah sabredenlerle beraberdir ayetiyle Müslümanlara daha önceden öğretildiyse de,
29:58insanın karakterinde var olan kıymeti kendinden menkul görme hasleti Huneyn Savaşı'nda bir kez daha tezahür etmişti.
30:11Yüce Allah da savaş bitip Müslümanlar rahat bir nefes alınca,
30:17çoklukları sebebiyle gurura kapıldıklarını hatırlatarak,
30:21çokluğun bir fayda sağlamayacağını bir kez daha vurguladı.
30:26Müslümanların korkuya kapılıp dağılmaya başladıkları sırada hissettikleri güven duygusunun bir lütuf olduğunu hatırlatarak,
30:36zihinlerini berrak tutmaları gerektiğini öğütledi.
30:40Huneyn'de elde edilen zafer, Müslümanları Hicaz bölgesinin en önemli gücü haline getirirken,
30:48bölgenin tamamına hakim olma yolunda en büyük engeli de ortadan kaldırıyordu.
30:56Mağlup olan Hevazin ordusunun önemli bir kısmı Taif'e çekilirken,
31:01bir kısmı da yeni bir savaş için Evtas ismi verilen yerde toplandı.
31:08Hazreti Peygamber, Ebu Amir el-Eşari komutasındaki askeri birliği buraya gönderdi.
31:15Müslümanlar, burada toplanan Hevazinlileri bir kez daha mağlup etti.
31:22Huneyn'den ayrılan Hazreti Peygamber, Taif'te toplananlar ile mücadele etmek için buraya geldi ve şehri kuşatma altına aldı.
31:30Ancak şehrin surları çok kuvvetliydi ve sıranın kendilerine geleceğini tahmin etmiş olan Taifliler,
31:38savaş için gerekli askeri teçhizatı temin etmiş ve kendilerine bir yıl yetecek kadar erzak depolamışlardı.
31:49Müslümanlar ilk defa bu kuşatmada mancını kullandılar.
31:53Ancak iki metre kalınlığa ulaşan surları geçmeyi başaramadılar.
31:59Alternatif bir metot olarak surlara yaklaşmakta yararlanılan bir tür zırhlı araç olan debbabe kullandılarsa da,
32:07bu yöntemde şehre hakim olmalarını sağlamadı.
32:12Neticede yaklaşık 20 gün süren kuşatmanın ardından,
32:15kısa vadede ve İslamlaşmayı zorlaştıracak derin izler bırakmadan kesin bir sonuç alınamayacağı anlaşılınca,
32:25savaşmanın yasak olduğu haram aylarında yaklaşmasıyla kuşatma kaldırıldı.
32:32Taif şehri ve dolayısıyla Sakif kabilesinin durumu zamana bırakıldı.
32:37Hazreti Peygamber gözlem kabiliyeti yüksek bir kişiydi.
32:41Bunu her bir muhatabına karşı takındığı özel tavırdan anlamak mümkündür.
32:48Muhatabının karakteri,
32:51Hazreti Peygamberin üslubunu belirler ve bu doğrultuda bir yaklaşım tarzı benimserdi.
32:58Hazreti Peygamberin içerisinde yetiştiği toplumun değer yargılarını çok iyi bildiğinin ispatı,
33:04Huneyn Savaşı sonrası yaşananlardır.
33:08Mekke'nin elitleri henüz İslam'ın ilk günlerinden itibaren Hazreti Peygamberin söylemlerinin arkasında
33:16şan, şöhret, makam veya zenginlik beklentisi olduğuna karar vermişler
33:23ve Hazreti Peygamberi anlamaya çalışmak yerine kendi yargıları doğrultusunda öneriler getirmek suretiyle bir anlamda ikna etmeye çalışmışlardı.
33:35Hazreti Peygamber'e zenginlik ve makam teklif ederek uzlaşı arayışına giren bu grup,
33:4323 yıllık sürecin sonunda Ebu Süfyan hariç hayatlarını kaybetmişlerdi.
33:49Ancak çocukları hayattaydı ve hayata bakışları babalarından farklı değildi.
33:57Hazreti Peygamber'in Mekke'ye dönüşü, ekonomik çıkarlar etrafında bir araya gelen bu isimler için teslimiyeti kaçınılmaz kılmıştı.
34:08Ganimetin çokluğu başını döndüren Ebu Süfyan, Hazreti Peygamber'in yanına gelerek elde edilen ganimetten sonra
34:17zengin bir insan haline geldiğini söyleyerek kendisine de bu zenginlikten pay vermesini istedi.
34:25Ebu Süfyan'ın talebini tebessümle karşılayan Hazreti Peygamber,
34:29hatırı sayılır miktarda gümüş ve yüz devenin verilmesini emretti.
34:37Kendi payıyla yetinmeyen Ebu Süfyan, oğulları için de pay istedi.
34:43Hazreti Peygamber, Ebu Süfyan'a ayırdığı miktarının aynısını oğulları Yezid ve Muaviye'ye de verdi.
34:51Ekonomik getirinin verdiği heyecan sözlerine yansıyan Ebu Süfyan,
34:56yeryüzünün en hayırlı isminin Hazreti Peygamber olduğunu dillendirdi.
35:02Safvan da aldığı ganimetin ardından Hazreti Peygamber'i en büyük düşmanı olarak görürken,
35:09Huneyn günü verdiği malın fazlalığı sebebiyle onun bir anda insanların en sevilmesi haline dönüştüğünü ifade etti.
35:20Neticede babası Ümeyye bin Halef de İslam'ın ilk yıllarında Hazreti Peygamber'e Safa tepesini altına çevirmesi halinde iman edeceğini
35:29söyleyerek,
35:30parayla ilişkisini net bir şekilde ortaya koymuştu.
35:36Zenginlik teklifi Hazreti Peygamber'in duruşunu ve söylemini hiçbir şekilde değiştirmemişken,
35:44yaklaşık 17 yıl sonra benzer bir durum, farklı bir metotla da olsa Mekkelilerin duruşunu ve söylemini tamamen değiştirmiştir.
35:54Kısacası para Mekkelilerle konuşmuş ve onları ikna etmiştir.
36:02Hazreti Peygamber'in uygulaması bir grup Medineli'nin zihnini bulandırmış ve ganimet taksimi hakkında istenmeyen konuşmaların dillendirilmesine sebep olmuştur.
36:13Suizandan kaçınılması gerektiğini en iyi bilmesi gerekenlerden gelen eleştiriler üzerine Hazreti Peygamber ensarı toplayarak,
36:23ben bunları küfürden tam kurtulamamış bazı insanları İslam'a ısındırmak için verdim.
36:32İnsanlar aldıkları mallarla evlerine dönerken,
36:36siz Allah'ın Resulü ile evlerinize dönmekten razı değil misiniz?
36:41Vallahi sizin götüreceğiniz onların götürdüklerinden daha hayırlıdır diyerek tercihinin arka planında yatan gerekçeyi izah etmiştir.
36:54Hazreti Peygamber'in açıklaması ensarın zihnini inşa ettikleri kurgusal gerçeklikten kurtararak netleştirmiştir.
37:03Evet gelelim bu bölümlük son başlığımıza.
37:07Kabe'nin hizmetlerini üstlenip haccın kurallarını belirleyen artık Kureyş değil Hazreti Peygamber'di.
37:15Bu değişim yalnızca bir idari yetki devri değildi.
37:20Arap Yarımadası'nın güç haritası kökten değişmişti.
37:24Pek çok kabilenin gözünde bölgenin yeni güç odağı Hazreti Peygamber'in şahsında Müslümanlar ve doğal olarak İslam diniydi.
37:35Artık Arap Yarımadası'nın her tarafından kabileler isteyerek veya istemeyerek elçiler göndererek Hazreti Peygamber'in hem peygamberliğini kabul ettiklerini hem
37:50de siyasi otoritesine boyun eğdiklerini beyan etmişlerdir.
37:54Bazı kabileler İslam'ı kabullenişlerini kendi açılarından değerlendirmek yerine Hazreti Peygamber'e bir lütuf olarak gösterme çabasına girmişlerdir.
38:07Bu amaçla kendilerinin savaşmadan Müslüman olduklarını, Müslüman olmak için çölleri aşıp uzak yollardan geldiklerini söylemişlerdir.
38:19Böylece diğer kabilelere benzemediklerini ifade edip imtiyaz sahibi olmayı arzulamışlardır.
38:29İslamlaşmalarını ayrıcalıklı hale getirmeye çalışan bu gruba cevap,
38:34Boyun eğmelerini sana bir iyilik yapmış gibi gösteriyorlar.
38:40Onlara şöyle de,
38:42Boyun eğmenizi bana yapılmış bir iyilik saymayın.
38:46Eğer samimiyseniz bilmelisiniz ki sizi imana yöneltmekle asıl Allah size lütufta bulunmaktadır ayetiyle bizzat dinin sahibinden gelmiştir.
39:03Uyarılan bir diğer grupta bedeviler olmuştur.
39:07Medine'ye gelip iman ettiklerini söyleyen bu gruba,
39:13Henüz iman gönüllerinize yerleşmediğine göre sadece boyun eğdiniz.
39:19Bununla beraber Allah'a ve Resulüne itaat ederseniz yaptığınız hiçbir şeyi boşa çıkarmaz.
39:27Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir şeklinde hitap edilerek gerçekle yüzleştirilmiştir.
39:38Hazreti Peygamber'in otoritesi üzerinden İslam'ı kabulleniş,
39:42Mekke'nin Müslümanların kontrolüne geçmesinin ardından o kadar yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir ki,
39:49Müslümanlarca hicretin 9. yılı heyetler yılı olarak isimlendirilmiştir.
39:58Bu dönemde 70'in üzerinde kabile Medine'ye heyet göndermiştir.
40:04Heyetlerin büyük çoğunluğu İslamiyet'i kabul ettiklerini bildirmek için Medine'ye gelmiştir.
40:11Heyetlerin Medine'de olduğu sürede Kur'an, sünnet ve İslam'ın temel esasları hakkında bilgi sahibi olmuşlardır.
40:20Hazreti Peygamber gelen kabilelere ihtiyaçları doğrultusunda öğretmen göndermiş,
40:27vali tayin etmiş, emanname yazmış veya arsa tahsis etmiştir.
40:33Medine'ye gelen heyetlerin büyük çoğunluğu yeni yapıya sadakat ve bağlılıklarını beyan ederken,
40:42bazı Arap kabilelerinin zihninde farklı amaçlar vardır.
40:47Bu amaçların ilki, değişimin kaynağını yerinde görmekti.
40:52Hazreti Muhammed'i yakından tanımak, Müslümanların yaşam tarzını gözlemlemek,
40:58değişimin üzerine bina edildiği İslam hakkında bilgi sahibi olmak gibi niyetlerle Medine'ye gelenlerden bazıları,
41:08kendi söylemlerini inşa edecek altyapıyı görme imkanı bulmuşlardır.
41:14Bu deneyim, bir kısmı için yurtlarına dönüşün ardından,
41:20bir kısmı için de Hazreti Peygamber'in vefatının ardından başlatacakları girişimlerin kaynağı olmuştur.
41:29Bazı kabileler ise yeni şartları müzakere etmek ve ortak bir noktada buluşup,
41:36güvenliklerini tesis etmek maksadı ile Medine'ye gelmişlerdir.
41:41Evet, bu bölümlükte bu kadar.
41:43Artık sona doğru geliyoruz.
41:46Zorlu bir yolculuğu ve bir vedayı konuşacağımız bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
41:53Sağlıcakla kalın.
42:14İzlediğiniz için teşekkür ederim.
42:15İzlediğiniz için teşekkür ederim.
42:17İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar