- 2 gün önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:13Müzik
00:17Herkese merhaba.
00:19Son çağrının bir önceki bölümünde Hazreti Peygamber'in Hicreti yolculuğuna çıkışını anlatmış
00:24ve yol arkadaşı Hazreti Ebu Bekir'le birlikte saklandıkları Sevr Mağarası'nda yaşadıklarına değinmiştik.
00:31Hazırsanız kaldığımız yerden devam edelim.
00:35Hazreti Peygamber ve Hazreti Ebu Bekir, Sevr Mağarası'nda 3 gün kaldıktan sonra
00:40daha önceden yolculuk esnasında rehberlik yapması için anlaşılan,
00:44henüz Müslüman olmamış Abdullah bin Uraykıt ile buluşarak yolculuğun ikinci aşamasına geçilmiştir.
00:51Hazreti Peygamber, Abdullah bin Uraykıt tercihiyle insanlığa bir kez daha seslenmiştir.
01:00Bir iş yapılacağı zaman tercih, muhatabın kökenine, zihnen veya neseben yakınlığına veya inancına göre değil,
01:11işindeki mahareti, tecrübesi ve ustalığına göre belirlenir.
01:16Hazreti Peygamber de gayrimüslim olmasına rağmen rehberlik hususunda tanınan ve bilinen bir isim olan
01:24Abdullah bin Uraykıt ile anlaşarak, Yüce Allah'ın işi ehline veriniz emrinin en somut halini göstermiştir.
01:34Yola çıkıldıktan sonra da tedbiri elden bırakmayan Hazreti Peygamber,
01:38yolculuğu ana güzergah yerine alternatif rotalar üzerinden gerçekleştirmiştir.
01:44Böylece müşriklerle karşılaşma ihtimalini en aza indirmiştir.
01:50Buna rağmen yolda bir takım sorunlarla da karşı karşıya kalınmıştır.
01:55Kureyşlilerin Hazreti Peygamberi, ölü veya diri ele geçirene vaat ettiği yüzdevelik ödülü kazanmak için
02:01harekete geçenlerden olan Sürekâ bin Malik, Hazreti Peygamberin izini bulmuştur.
02:07Ancak ne kadar çabalasa da ona yetişmeyi başaramamıştır.
02:13Yaşadıklarından bir mesaj çıkaran Sürekâ, eman dileyerek Hazreti Peygamberi yakalamaktan vazgeçmiştir.
02:21Hatta arkadan gelenleri yanıltarak Hazreti Peygamber'e avantaj sağlamıştır.
02:28Hicret yolculuğunun planına bütüncül olarak bakıldığında,
02:33Hazreti Ali'nin Hazreti Peygamber'in yerine geçmesinden saklanılacak yere,
02:39Mekke'de yaşananlardan haberdar olmaktan, haber getirenlerin izlerinin silinmesine,
02:46alternatif güzergahlar üzerinden Yesrib'e gitmekten,
02:51yolculukta rehberlik edecek bir isimle anlaşılmasına kadar,
02:56son derece detaylı planlandığı ve her bir ayrıntının hesaplandığı görülmektedir.
03:04Hicret yolculuğundan çıkarılabilecek en önemli ders,
03:07Tüm ince detayları hesaba katan kişinin,
03:12Allah'ın son çağrısının peygamberi ve insanlığın son uyarıcısı olduğudur.
03:19Allah'ın kendisiyle birlikte olduğundan hiçbir şüphesi olmayan,
03:24Allah'ın kendisini yalnız bırakmayacağından emin olan Hazreti Peygamber,
03:29adımlarını atarken öncelikli olarak tedbiri esas almış,
03:34bütün olasılıkları hesaba katmış,
03:37yaşanılabilecek tüm ihtimalleri değerlendirmiş,
03:41her türlü maddi hazırlığı yapmış,
03:44gerekli teşhizatı hazırlamış ve sonrasında işe koyulmuştur.
03:51Böylece de,
03:52bir kimsenin kendini Allah'a teslim etmesi,
03:56rızkında ve işlerinde Allah'ı kefil bilip,
03:59sadece ona güvenmesi anlamına gelen tevekkülün de,
04:03Ali İmran suresinde geçen,
04:07Hasbunallah ve nimel vekil,
04:10yani Allah bize yeter,
04:13o ne güzel vekildir ifadesinin de,
04:15nasıl anlaşılması gerektiğini,
04:18bir Müslümanın dünyevi işlerini kurgularken,
04:21Allah'la nasıl bir ilişki içerisinde olması gerektiğini göstermiştir.
04:27Mağaradan ayrıldıktan sonra,
04:29yolculuk,
04:30Yesrib'e 3 kilometre mesafedeki,
04:32Kuba'ya kadar durmaksızın devam etmiştir.
04:35Buraya gelindiğinde ise,
04:37Hazreti Peygamber,
04:38mola vermeyi tercih etmiş,
04:40ve Külsüm bin Hidmin evine misafir olmuştur.
04:44Aslına bakarsanız,
04:45varış noktasının bu kadar yakınına kadar gelinip,
04:48yolculuğa ara verilmesinin,
04:51bir anlamı olmalıdır.
04:52Neticede,
04:54azami bir saatlik bir yürüyüşün ardından,
04:56Hazreti Peygamber,
04:58nihai hedefine ulaşmış olacaktı.
05:00Ancak bu tercih edilmemiş,
05:03ve bir süre,
05:04Kuba'da kalınmasına karar verilmiştir.
05:06Kuba'da geçirilen zaman,
05:08Yesrib'deki her grubun,
05:10Hazreti Peygamber'in gelişinden haberdar olması,
05:13ve şehrin gündeminin,
05:15Hazreti Peygamber'in gelişine odaklanması anlamına gelmektedir.
05:20Hazreti Peygamber'in,
05:21her an şehre gelebilecek bir mesafede bulunması neticesinde,
05:26inanan inanmayan,
05:28herkes,
05:29İslam Peygamber'ini beklemeye başlamıştır.
05:32Yesrib'de,
05:34İslam'ın rüzgarı eserken,
05:36Yesribliler,
05:37Hazreti Peygamber'in havasını solumuştur.
05:40Oluşan aurada gündem İslam,
05:43merak edilip beklenen,
05:45Hazreti Peygamber olmuştur.
05:47Kuba günlerinin bir diğer anlamı,
05:50Hazreti Muhammed'in Yesrib hakkında somut bilgiler edindiği dönem olmasıdır.
05:56Hazreti Peygamber,
05:57buradaki günlerini,
05:59Müslümanlar,
06:00müşrikler ve Yahudilerle görüşerek geçirmiştir.
06:03Bu görüşmeler neticesinde,
06:06Hazreti Peygamber,
06:07yaşanmışlıklar,
06:08düşmanlıklar veya ittifaklar hakkında aldığı bilgiler neticesinde,
06:15neyle karşılaşacağı,
06:17kendisini neyin beklediği ve şehre girdiğinde muhatap olacağı kitlenin durumu hakkında,
06:23bilgi sahibi olmuştur.
06:25Küba günleri sadece görüşmeler ve bilgilendirme toplantıları ile geçirilmemiştir.
06:32Bu süreçte,
06:33İslam tarihindeki ilk mescit inşa edilmiştir.
06:38İnşaatında Hazreti Peygamber'in de bizzat çalıştığı bu mescit,
06:42Müslümanların özgür bir ortamda,
06:44rahatça ibadet etmelerinin ilk simgesi olarak,
06:48sembolik bir değeri haizdir.
06:52Neticede,
06:53Yesrib'in atmosferi son peygamberin şehre girişine uygun hale geldiğinde,
06:59Hazreti Peygamber yola çıktı.
07:02Cuma gününe denk gelen bu yürüyüş sırasında,
07:05Hazreti Peygamber'in imametindeki ilk cuma namazı eda edildi
07:09ve ilk cuma hutbesi irad edildi.
07:14Hazreti Peygamber yaklaşık 15 gün süren,
07:17zorlu bir yolculuğun ardından,
07:19yanında dayıları Neccaroğulları ve ensar olduğu halde Yesrib'e girdi.
07:25Mahallesinden geçtiği bütün kabileler,
07:28kendisini misafir etme şerefine nail olma arzularını,
07:32Hazreti Peygamber'e ilettiler.
07:34Ancak Hazreti Peygamber,
07:37her kabileye eşit mesafede olduğunu göstermek ve henüz ümmet bilincinin içselleştirilmediği bir ortamda,
07:45herhangi bir fiilin övünme ve üstünlük vesilesi haline getirilmemesi için,
07:52gelen tekliflerin hepsini lisan-ı münasiple geri çevirdi.
07:57Hazreti Peygamber bu tutumuyla bir kabilenin davetini kabul edip,
08:03diğerlerinin davetine icabet etmediği bir durumun yaşanmasının
08:08ve davetine icabet etmediği kabilelerin gönlünün kırılmasının önüne geçiyordu.
08:16Hazreti Peygamber,
08:17Devesi nereye çökerse orada ikamet edeceğini belirtti.
08:23Hazreti Muhammed'in devesi,
08:26Neccaroğullarından Sehl ve Süheyl adlı iki yetim kardeşe ait olan bir araziye gelindiğinde çöktü.
08:33Hazreti Muhammed,
08:34kalıcı ikametgahı inşa edilene kadar,
08:37devesinin çöktüğü arazinin yakınlarında evi bulunan
08:41ve hala hazırda semt-i mukaddes demet fun Ebu Eyyub Halid bin Zeyd el-Ensari'ye
08:47yaklaşık yedi ay misafir oldu.
08:51Hazreti Muhammed önderliğindeki Müslümanların Mekke'den ayrılması,
08:55ilk etapta Mekkeliler açısından rahatlatıcı bir eylem olarak görülebilir.
09:01Neticede kendileri açısından bakıldığında,
09:04şehirde huzur ve emniyeti bozuk,
09:06tek geçim kaynakları olan ticaretin sürdürülmesinin teminatı konumundaki inançlarını tehdit eden kitle artık yoktu.
09:18Bununla birlikte biraz dikkatli düşünüldüğünde,
09:22Hazreti Muhammed'i Mekke dışına sürgüne gönderme fikrinin kabul görmemesinin arka planındaki çekincenin gerçekleşme ihtimali ortaya çıkmıştı.
09:32Yesrib, hayatlarını üzerine bina ettikleri ticaretin kuzey yönlü ayağının güzergahı üzerindeydi.
09:40Mekke, iç huzura kavuşurken,
09:43Mekke'nin can damarı olan ticari faaliyetler tehlikeli bir hal alıyordu.
09:49Durumun ciddiyetinin farkında olan Mekkeliler,
09:53Hazreti Muhammed'i himaye edip Müslümanlara ev sahipliği yapmaya devam etmeleri halinde,
10:00aralarında yaşanacak bir savaşın,
10:02Yesrib için yıkıcı sonuçlara yol açacağı tehdidini içeren bir mektupla,
10:07Yesriblilere gözdağı vermeye çalıştılar.
10:11Tehditkar bir üslüpla kaleme alınan bu mektuba cevap,
10:15kısaca,
10:16''Elinizden gelin, ardınıza koymayın'' şeklinde anlaşılabilecek bir şiirle verildi.
10:23Aldıkları olumsuz cevap,
10:25Kureyşleri yeni yollar aramaya yöneltti.
10:27Bu sefer hedeflerinde,
10:29Hazreti kabilesinin reisi Abdullah bin Übey bin Selül ve arkadaşları vardı.
10:34Çünkü Hazreti Muhammed'in Yesrib'e gelişi,
10:37şehrin yönetimini ele geçirme hedefinde olan bu grubun,
10:41tüm siyasi planlarını bozmuştu.
10:44Mekkelilerin girişimlerini öğrenen Hazreti Peygamber,
10:48Abdullah bin Übey ile buluşarak,
10:50Kureyş'in teklifinden haberdar olduğunu,
10:53böyle bir girişimden zararlı çıkanın,
10:55hiçbir şekilde Müslümanlar olmayacağını söylemiştir.
11:00Abdullah bin Übey ve arkadaşları,
11:02yaptıkları durum değerlendirmesinin ardından,
11:05kendilerinde Müslümanların karşısına çıkacak gücü göremeyince,
11:09sessiz bir şekilde aradıkları fırsatın geleceği anı beklemeye başladılar.
11:17Evet, Hazreti Peygamber'in yeni bir başlangıca olan hicret yolculuğunu,
11:23bu şekilde anlattıktan sonra gelelim hicretin ifade ettiği anlama.
11:30Hayat yolculuğunda başarılı olmanın ilk şartı,
11:35insanın muhatap olduğu her bir konu karşısında doğru yerde durabilmesidir.
11:41Kişi, nerede özne, nerede nesne olduğunu,
11:47hangi alanlarda etken bir rol üstlendiğini,
11:51hangi durumlarda ise edilgen olduğunu doğru tespit edebildiğinde,
11:57huzur ve denge kendiliğinden oluşur.
12:00Hayat karşısında insan,
12:02özne konumundadır.
12:04Yaşamı organize etme iradesine sahiptir.
12:07Dünyayı herkes için yaşanabilir bir yer haline getirmek de,
12:12onu maddi ve manevi unsurlarıyla sömürerek,
12:16yaşanamaz kılmak da insanın tercihlerinin sonucudur.
12:21Başka bir ifadeyle insan,
12:24hem imar edici,
12:26hem de tahrip edici potansiyele sahiptir.
12:30Hangi yönde hareket edeceğini belirleyense,
12:33kendi iradesidir.
12:35İnsanla inanç arasındaki ilişki ise,
12:38bu noktada daha karmaşık bir mahiyet arz eder.
12:42İnanç, insanın yaratılmış olduğunu hatırlatarak,
12:46onu mutlak anlamda özne olmaktan alıkoyar.
12:51Değerini, yaratıcısıyla kurduğu ilişki üzerinden tanımlar.
12:56Bu yönüyle insanı sınırlandırır,
12:59hatta nesneleştirir.
13:00Ancak aynı inanç,
13:03insanı yaratıcının yeryüzündeki düzeninin koruyucusu,
13:07düzenleyicisi ve geliştiricisi olarak konumlandırarak,
13:12ona sorumluluk yükler ve özne kılar.
13:15İşte bu ikili durum,
13:18insanın özgürlüğü ile sorumluluğu arasındaki hassas dengeyi ortaya çıkarır.
13:25İnsana verilen özgürlük,
13:28her zaman sorumluluk bilinciyle desteklenmediğinde,
13:32yaşam alanına karşı ihmalin ve tahribatın da gerekçesi haline gelebilir.
13:38Bu nedenle insanın özgürlüğünü yok saymadan,
13:42ona özünü ve sınırlarını hatırlatacak,
13:47özne olmanın beraberinde getirdiği yükümlülükleri hatırlatacak bir düzenleyiciye ihtiyaç vardır.
13:55Bu noktada inanç devreye girer.
13:58İnanç, hayata dair bir kılavuzluk sunar.
14:03Söylemleriyle insana yön gösterir,
14:06sınır çizer ve sorumluluk bilinci kazandırır.
14:11Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır.
14:15İnsan, inancın sahibi değil, temsilcisidir.
14:21Bu temsil bir ayrıcalık değil, ağır bir sorumluluktur.
14:26İnanan kişi, inancının doğru anlaşılması ve muhatap olduğu insanların,
14:34bu inanç sistemi hakkında sağlıklı bir fikir edinmesi için çaba göstermekle yükümlüdür.
14:43Hicret, İslam'ın ortaya koyduğu ilkelerin yaşanabilir olduğunu göstermeye kapı açmıştır.
14:51İslam'ın öngördüğü yaşam standartlarının insan için önemi ancak hicretten sonra sağlıklı ve net bir şekilde anlaşılmıştır.
15:04Hicretin takvim başlangıcı olarak kabul edilmesi de tam olarak bu yüzdendir.
15:09Müslümanlar, takvim ihtiyacı sebebiyle bir milat belirleme gereksinimi duyduklarında,
15:16inançları açısından en önemli kırılma anını tespit etmişlerdir.
15:21Doğrudan İslam merkeze alınmış, olayın önemi İslam bağlamında değerlendirilmiştir.
15:28Çünkü hicret, İslam medeniyeti için bir doğumdur.
15:34Sürekli saldırı altında oldukları bir bölgeden özgürce hareket edebildikleri,
15:40inançlarını yaşayabildikleri bir ortama geçiş, yeni bir dünyaya açılan kapı mahiyetindedir.
15:48Müslümanların sosyal konumu değişmiş, ancak daha önemlisi İslam, bir şehrin hakim rengi haline gelmiştir.
16:00İslam'ın öngördüğü hayat tarzının yaşanabilir olduğunun somutlaşması hicretle gerçekleşmiştir.
16:08Diğer bir ifadeyle, hicretin ardından İslam'ın ilkelerinin uygulanabilir ve uygulandığında da
16:17insanların hem bireysel hem de toplumsal hayatına katkı sunabilir olduğu pratik yansımalarıyla görülmüştür.
16:28İslam'ı kulağa hoş gelen bir anlatı veya tasavvur olmaktan çıkarıp yaşanabilir bir anlam dünyasına dönüştüren olay hicrettir.
16:39Müslümanların Yesrib'e göçü, İslam tarihi bağlamında okunduğunda hicreti ortaya çıkarmış ve Müslümanların penceresinden anlatılmıştır.
16:51Bununla birlikte hicretten etkilenen bir diğer grup daha vardır.
16:57Mekke'de kalanların yaşantısı da en az hicret edenler kadar bu olaydan etkilenmiş ve yeni bir boyut kazanmıştır.
17:07Müslümanların ayrılışının ardından Mekke yeni bir karakter kazanmış, tek sesli bir şehir hüviyetine bürünmüştür.
17:18Ötekinin şehirden uzaklaştırılması görünürde bir konfor alanı oluşturmuştur.
17:23Bununla birlikte ötekinin varlığı, kendini kontrol etme, kendi üzerine düşünme zorunluluğu doğurur.
17:33Ötekinin yokluğu, tek gerçeklik olarak kendinin yaşanması anlamına gelir.
17:41İnsan psikolojisi anlatılırken psikoloji üzerinde yıkıcı baskının ötekinden değil, içten geldiği aktarılır.
17:49Toplumlar açısından da benzeri bir durum vardır.
17:54Ötekiyle mücadelenin sebep olduğu yıkımın yanı sıra, ötekisizleşmenin sebep olduğu bir öz yıkım da mevcuttur.
18:03Kendisini, yaşam tarzını, hayata bakışını tartışmaya açan bir ötekinin olmaması,
18:12toplumlar için geniş bir konfor alanının inşası anlamına gelmektedir.
18:16Ötekinin ortadan kaldırıldığı yaşam tarzında, hayat tek düze ve pürüzsüzdür.
18:25Kimseye direnç göstermediği gibi, kimseyi de yaralamaz.
18:32Mekke'de, Müslümanların ardından ötekisizleşmiştir.
18:37Bir diğer ifadeyle Mekke, müşriklerin sadece kendi seslerini duydukları bir yankı odasına dönüşerek tek sesli bir şehir haline gelmiştir.
18:50Bunun sonucunda da, hayatın rutinleşip sıradanlaştığı Mekke'de zihin bariyerlerinin aşılma ihtimali ortadan kalmıştır.
19:01Hicretin anlamı, etkilediği alan ve insan çeşitliliği üzerinden okunduğunda içerisinde birden çok hikayeyi barındırdığı görülmektedir.
19:14Hem gidilen, hem de geride bırakılan yeri değiştiren, gideni de karşılayanı da dönüştüren bir yapı olması sebebiyle hicret,
19:27dönemin bütün aktörlerini etkileyen bir olay olarak, İslam tarihinin en büyük dönüm noktalarından birisidir.
19:36Hicretle birlikte Hazreti Peygamber, Müslümanlar ve tabi ki İslam için hatta Mekkeli müşrikler ve Yesripli Yahudiler için bile yeni bir
19:50dönem başlamıştır.
19:53Hicretin ardından artık hiçbir şey hiç kimse için eskisi gibi olmamıştır.
20:00Şimdi de hicretin ardından Hazreti Peygamber'in ilk uygulamalarına bakalım.
20:08Hicretin ardından Hazreti Peygamber, kendisinin ve Müslümanların yeni mekanının şekillenmesine çok büyük önem vermiş ve şehrin yapısını özenle şekillendirmiştir.
20:23Çünkü her şehir, içinde doğduğu medeniyetin ruhunu taşır.
20:29Bu ruhu muhafaza eder, gerekirse günceller ve sonraki nesillere emanet eder.
20:37Bir medeniyetle iletişime geçmenin, izlerini takip etmenin, tanımanın ve anlamanın en kolay yolu,
20:47medeniyetlere ev sahipliği yapıp, somutlaştıran şehirlere nüfuz edip, onları incelemekten geçmektedir.
20:55Müslümanlar için şehir, sadece hayatın sürdürüldüğü alan değildir.
21:02Şehir, dininin yönlendirmeleriyle kendisini şekillendiren Müslümanın bu yönlendirmeler üzerinden tasarımladığı mekan olarak inancının somutlaştırıldığı alandır.
21:17Mekke'de geçen 13 yıl boyunca, Kur'an-ı Kerim'in ana ilkesi ve Hazreti Muhammed'in temel hedefi,
21:25tevhid ilkesini merkeze alıp, muhataplarını insani değerler etrafında şekillendirmek olmuştur.
21:32Bu doğrultuda bir taraftan iyilik yapanlar müjdelenip motive edilirken,
21:38insani erdemlerden uzaklaşıp, haz odaklı bir yaşamda, bencilliğin esiri olanlar uyarılıp akıllarını kullanmaya davet edilmiştir.
21:51Böylece hayata değer katacak yönlendirmelerde bulunularak, insanın kendini gerçekleştirmesi amaçlanmıştır.
21:59Böylece kendini bilen insanların oluşturduğu ideal toplum hedeflenmiştir.
22:06Çünkü İslam, insanlık ailesinin her bir ferdini, hem cinslerinin, hırslarının ve düzensizliklerinin sebep olabileceği kaosun ortaya çıkaracağı
22:19tesadüfler örüntüsünden korumayı amaçlar.
22:22Bu amaca ulaşmanın yolu, her biri insan ve toplum lehine olan kurallar üzerinden hayatı tasarlamaktan geçer.
22:33Hayatı organize edebilmek içinse, önce insan, sonra da mekan gerekir.
22:41Mekke yılları, ideal toplumu oluşturacak çekirdek kadronun inşa yıllarıdır.
22:46Artık zihniyetleri inşa edilmiş bu grubun, teorik fikirlerini pratik uygulamalara dökebilecekleri bir mekana ihtiyaçları vardı.
22:58Hicretle birlikte Müslümanlar, inançları doğrultusunda rengini verebilecekleri,
23:03kendi inançları ve yaşam tarzları doğrultusunda şekillendirebilecekleri bir mekana kavuşmuşlardır.
23:09Bu sebeple hicret yurdu, Müslümanlar için bir sığınak olmaktan çok daha büyük bir anlama sahiptir.
23:21Yesrib'e gerçekleştirilen hicret, Müslümanların özgürlüğe yolculuğudur.
23:27Bundan sonra yapılması gereken, 13 yıl boyunca teoride anlatılan toplum yapısının yaşanılabilir olduğunu ispatlamaktır.
23:39Esasında yolculuk işin kolay kısmıydı.
23:43Asıl iş şimdi başlıyordu.
23:46Bir tarafta Mekke yılları boyunca Hazreti Muhammed'le birlikte hareket eden,
23:52ablukaya alınan, eziyet gören ve sonunda peygamberlerinin isteğiyle
23:57anılarını, birikimlerini, akrabalarını,
24:02kısacası o güne kadarki hayatlarını geride bırakan bir cümle,
24:08diğer taraftaysa ne getirecekleri, neyi değiştirecekleri,
24:14ne yapacaklarını bilmedikleri bir gruba yurtlarını açan diğer bir cümle.
24:20Bu iki grubu idare etmek, ortak paydada buluşturmak,
24:26sorunsuz bir şekilde kaynaştırmak, vakit alacak, sabır gerektirecek bir işti.
24:33Bu noktada Hazreti Peygamber bir dizi adımlar atarak,
24:37şehrin işleyişini ve sakinlerinin şartlarını düzene koymuş,
24:43tam tabiriyle toplumu ilmek ilmek işlemiştir.
24:48Bir hususu daha sizlerle paylaşmak istiyorum.
24:54Vahiy ile yönlendirilen bir yaşamda,
24:57her tercih için niçin sorusunu sormak anlamlı olmayabilir.
25:03Bu yüzden Hazreti Peygamber'in,
25:05özellikle İslam'ın serüvenini de etkileyen tercihlerinde,
25:10niçin sorusunun yerine, diğer bir ifadeyle,
25:13sorgu içeren ve gerekçe bekleyen sorular yerine,
25:19anlamaya ve tanımlamaya yönelik sorular sormak daha anlamlıdır.
25:25Daha da açık bir ifadeyle,
25:28hicret yurdu olarak Yesrib'in seçilmesini gerekçelendirmek yerine,
25:33Yesrib'de yapılanları bilmek ve anlamak,
25:36daha doğru sonuçlara götürecektir.
25:40Yesrib, İslam'a hayata geçirmeye çalıştığı sosyal düzeni,
25:46her yönüyle realize edebileceği bir ortam sunmuştur.
25:51Müslümanlar burada,
25:52siyaset, ticaret, eğitim, beşeri ilişkiler ve kültür gibi,
25:58medeniyetlerinin alt kollarını,
26:01hayatın akışı içerisinde,
26:03nasıl yaşayabileceklerini tecrübe etme imkanı bulmuşlardır.
26:07Bu doğrultuda atılan ilk adım,
26:11Müslümanların bir araya gelebileceği,
26:14mekanın inşası olmuştur.
26:18Hicretle birlikte,
26:20Müslüman kimliğine sahip iki ayrı grup,
26:23Mekkeli Müslümanlar ve Yesribli Müslümanlar,
26:26aynı ortamı paylaşmaya başlamıştı.
26:29Din birlikteliği,
26:31önemli bir referans olmakla beraber,
26:33bu iki grup birbirine yabancıydı ve aynı ortamda olmalarına rağmen,
26:40her birinin ruh hali diğerinden çok farklıydı.
26:44Mekkeli Müslümanların gözünden bakıldığında,
26:48bir bilinmeze doğru çıktıkları yolculukta,
26:51geride kimliklerini bırakmışlardı.
26:55Çünkü insan ile mekan arasında çok derin bir ilişki vardır.
26:59Öyle ki insan,
27:01hiç anlamadan yaşadığı mekan,
27:04onun kimliği haline gelir.
27:06Bir insanın giyim tarzından,
27:09konuşma uslubundan,
27:11beslenme alışkanlıklarından hareketle,
27:14yaşadığı bölgeye ve tabii ki kimliğine dair çıkarımlarda bulunmak mümkündür.
27:20İnsanı bu kadar kuşatan ve şekillendiren yurdundan,
27:26zorunlu ve istemeyerek ayrılmak,
27:29Mekkeli Müslümanları zihnen ve ruhen yoruyordu.
27:34Yesriplü Müslümanlar açısından bakıldığındaysa,
27:37çok daha farklı bir durumla karşılaşılmaktadır.
27:40Ne getirecekleri,
27:43gündelik hayata ne katacakları,
27:45sosyal ilişkilerde ne gibi bir değişime sebep olacakları hakkında,
27:50hiçbir fikre sahip olmadıkları bir kitle yurtlarına gelmişti.
27:56Bu gelişte kendilerinin daveti ve verdikleri söz etkili olmuştu.
28:02Ancak konuşmakla icraat çok farklıdır ve şimdi icraat zamanıydı.
28:10Gelenlerle çok yönlü ilişki kurmaları gerekiyordu.
28:15Mesela, yurtlarına gelenlere nasıl yaklaşacaklardı?
28:20Sosyal statü olarak nasıl göreceklerdi?
28:24Fizi iken nerede konumlandıracaklardı?
28:27Mesela, örnek vermek gerekirse,
28:30barınma ihtiyaçları nasıl karşılanacaktı?
28:32Veya, ekonomik olarak nasıl bir tutum içerisinde olacaklardı?
28:37Yeni gelenler, maddi ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklardı?
28:43Bu ve benzeri tüm sorular cevap beklerken,
28:47hayat çarkının da sağlıklı bir şekilde dönmesi gerekiyordu.
28:52Hepsi muğlak olan bu konulara çok hızlı bir şekilde çözüm bulunmaması halinde,
28:58İslam adına o güne kadar elde edilen tüm kazanımların bir anda zarar görme ihtimali vardı.
29:06Çünkü en ufak bir yanlış anlamanın çatışmaya dönüşme ihtimali çok yüksekti.
29:12Bu noktada her iki grup için de zihniyetlerin, bakış açılarının, yaşam tarzlarının yeniden yorumlanması gerekiyordu.
29:22Bir anlamda eski alışkanlıkları unutup, sil baştan bir insan ve toplum inşası gerekiyordu.
29:31Kurulması hedeflenen sosyal düzene dair ilk düzenlemeler, mekan inşasına yöneliktir.
29:39Hazreti Peygamber işe, Müslümanların bir araya gelebilecekleri,
29:44birbirlerini tanıyıp İslam'ı öğrenebilecekleri bir mekan inşa ederek başladı.
29:51Neticede Müslümanların hakimiyet sembolü ve organizasyon merkezi olarak kullanılacak olan Mescid-i Nebevi inşa edildi.
30:03Mekana inancın ruhunu yansıtan dokunuşlar yapmak,
30:08hayatı somutlaştırarak yaşayan insanların anlam dünyasına iz bırakmanın yoludur.
30:15Böylece mekan, insanın şahsiyetinin bir parçası, karakterine biçim veren bir uyarıcı haline gelmektedir.
30:26İnsan, yaşayacağı mekanı inşa ederken bir taraftan da yaşam tarzını şekillendirir.
30:34Gözünün önüne koymayı tercih ettiği, şehrin merkezi olarak tanımladığı nesne veya bina,
30:45insanın hayatının merkezini alacağı yaşam tarzının beyanıdır.
30:52İnsanın yaşam tasavvuru ve iç dünyası şehirde hayat bulur.
30:57Şehir, insanın hayata vurduğu fırça darbesidir.
31:02Mekan, söylemlerin kitlelere doğru ulaşması,
31:09kitlelerin de söylem sahibiyle bir düzen içerisinde iletişim kurması açısından son derece önemlidir.
31:18Mekan olmaksızın doğru ve etkili bir iletişim kurmak çok zordur.
31:23Aslında Hazreti Peygamber'in zihninde mekanın önemi,
31:29henüz İslam tebliğinin başlangıcında Erkam'ın evini bu amaçla kullanmasından anlaşılabilir.
31:38Mescid-i Nebevi çok işlevli bir mekandı.
31:42İbadet mahalli olmanın yanında,
31:44bir eğitim-öğretim merkezi olarak kullanılmaktaydı.
31:48Namazlardan sonra Hazreti Peygamber mescitte oturduğu zaman,
31:52sahabiler hemen onun etrafında halkı oluştururlardı.
31:56Hazreti Peygamber de onlara İslam'ın öğretilerini aktarırdı.
32:01Bunun yanında,
32:03günlük hayatla ilgili tavsiyelerde bulunur,
32:06gündeme dair konular tartışılırdı.
32:08Savaşta yaralanan askerler,
32:11mescitte kurulan bir çadırda tedavi edilirdi.
32:14İnsan zihni,
32:15duyduğu bir bilgiden hareketle,
32:18eski tecrübelerini kullanarak,
32:20kendi canlandırmasını yapar.
32:24Gözleri bağlı insanların,
32:26dokundukları nesneleri birbirinden alakasız şekilde,
32:30farklı tanımlamalarının sebebi de budur.
32:34Geçmişteki tecrübeler,
32:35insanların görmedikleri bir olguya dair fikirlerini,
32:41somutlaştırma vesilesidir.
32:43Hazreti Peygamber,
32:45temsilin ne kadar önemli olduğunun farkındaydı.
32:49Bu doğrultuda,
32:51Mescid-i Nebevi'yi bir temsiliyet merkezi olarak kullanıyordu.
32:56Medine'ye gelen heyetler,
32:58İslam ve Müslümanlar hakkında,
33:00tecrübeye dayalı bilgi edinmeleri,
33:03ve gerçekler üzerine fikir inşa etmeleri amacıyla,
33:07Mescid-i Nebevi'de,
33:09elçiler sütunu adını taşıyan bir direğin önünde kabul edilirdi.
33:14Böylece,
33:16duydukları üzerinden,
33:17olumlu veya olumsuz fikirlerle Medine'ye gelenlerin,
33:21birinci elden İslam'ı,
33:24ve Müslümanları tanımaları sağlanırdı.
33:27Müslümanlar arasında yaşanan anlaşmazlıkların,
33:31Mescid'in içerisinde çözüme kavuşturulması,
33:34burasının mahkeme ve duruşma salonu olarak da kullanıldığını göstermektedir.
33:39Mescid-i Nebevi,
33:40zaman zaman savaş oyunlarına da sahne olurdu.
33:43Bir defasında,
33:44Hazreti Peygamber,
33:46Habeşlilerin burada sergiledikleri bir oyunu,
33:49eşi Hazreti Ayşe ile birlikte seyretmiştir.
33:52Neticede,
33:54Yesrib'de hayatın kalbi,
33:56Mescid'de atmaktaydı.
33:58Mescid-i Nebevi'ye yüklenen bu anlam,
34:01onun üzerinden İslam medeniyetinde caminin,
34:04iki ana fonksiyonunu ortaya çıkarmıştır.
34:08Birincisi,
34:10Allah'a kulluğun göstergesi olan namaz ibadetine,
34:13ev sahipliği yapması hasebiyle,
34:16dini fonksiyonudur.
34:18İkincisi ise,
34:19topluma dönük yönü sayesinde,
34:22ortaya çıkan sinerji ile,
34:24toplumsal bağların güçlenmesi,
34:27nesiller arasında bilgi,
34:30görgü ve kültür aktarımının sağlanmasına sunduğu katkıyla,
34:35sosyal fonksiyonudur.
34:37Bu bağlamda,
34:39binlerce yıllık tarihi birikim etrafında şekillenen,
34:42milli ve manevi değerlerin,
34:45yeni nesillere aktarımı arzu ediliyorsa,
34:48yetişmekte olan nesillerin,
34:51toplumsal erdemlere dair bilgi sahibi olması isteniyorsa,
34:57toplumun her kesiminin camilerle diyaloğunun güçlendirilmesi gerekir.
35:03Bunun birinci öncülü de,
35:05buraları çocukların,
35:07gençlerin,
35:09yaşlıların,
35:10dezavantajlı grupların,
35:11kısacası toplumun her kesiminin rahat ettiği mekanlar haline getirmektir.
35:19Kalıplaşmış ve şekilsel yaklaşımlarla cami atmosferini donuklaştırmak yerine,
35:25Hazreti Peygamber ile torunları Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin arasında yaşanan,
35:31güzel örnekliklerden ders alınarak,
35:34gençlerin zihninde cami çağrışımının olumlu tanımlamalarla eşleştirilmesi için çaba gösterilmesi gerekir.
35:45İnsan yığınları arasında ortak bir zihin dünyası oluşturma ve toplumsal dayanışmanın arttırılmasının yolu,
35:54paylaşımların çoğaltılmasından geçer.
35:57İnsanlar birbirini ne kadar yakından tanırsa,
36:01sosyal bütünleşme o oranda artar.
36:05İbadetlerin bir arada ve topluca yerine getirilmesi de,
36:09insanların sosyal birlikteliğini sağlamada etkin bir rol oynar.
36:15Bir camide topluca namaz kılmak,
36:18insanların birbirlerini, kültürlerini, adet ve geleneklerini tanımasına vesile olan yollardan birisidir.
36:27Bu anlamda topluca ibadet edebilecek ibadethanelerin varlığı,
36:32toplumsal dayanışma duygusuna sağladığı katkı açısından önemlidir.
36:38Bütünün parçası olmak, kolektif bir şuurun parçası olmak demektir.
36:44Bu haseple İslam dininde cami,
36:46Müslümanların toplandığı, konuştuğu, şakalaştığı, tebessüm ettiği,
36:53toplumsal konuları ele aldığı, sosyalleşerek gündemi konuştuğu,
36:59benliğini arka plana atıp manevi değerler etrafında birleştiği,
37:06böylece de ortak bir duruşun parçası olduğu mekanın adıdır.
37:13Bu sebeptendir ki, toplum olmayı sağlayan birlikte hareket etme kültürünün desteklenmesi kastıyla,
37:20cemaatle kılınan namaz, bireysel eda edilen namazdan daha faziletli kabul edilmiştir.
37:28Günümüzde gözlemlediğim bir durumu sizlerle paylaşmak isterim.
37:34Cami, giderek bir zorunlulukları yerine getirme mekanına dönüşmüş durumda.
37:40Cemaate katılmanın zorunlu olduğu cuma ve bayram namazları için camiye gidiliyor.
37:45Kültürel olaraksa, kandil gecelerinde ve Ramazan ayında teravih namazları vesilesiyle camiyle irtibat kuruluyor.
37:54Ancak özellikle bu ikinci grup için de üzerinde durulması gereken bazı hususlar var.
38:00Fakat bu noktaya gelmeden önce daha temel bir meseleye değinmek gerekiyor.
38:05Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın dinle, kültürle ve vatanla sağlıklı bir ilişki kurabilmeleri için bu alanlarda bilgilendirilmeleri, eğitilmeleri ve teşvik edilmeleri
38:22şarttır.
38:23Eğer kişisel gelişimleri için harcanan zaman ve maddi imkanlar ne kadar önemliyse,
38:29milli ve manevi değerleri öğrenmeleri için gösterilecek hassasiyet de en az o kadar önemlidir.
38:38Çocuklarımız bir müzik aleti çalsın, bir spor dalıyla ilgilensin, en az bir yabancı dil öğrensin.
38:45Bunlar çok kıymetli.
38:46Ancak bu kazanımları anlamlı kılan asıl unsur, kendi değer dünyalarıyla kurdukları bağdır.
38:56Çocuklarımız yetişme döneminde bir serbest düşüşe bırakılacak kadar önemsiz değil.
39:03Sosyal medyaya, dijital platformlara teslim edilecek kadar değersiz hiç değil.
39:10Çok yoruluyoruz, dinlenmek bizim de hakkımız, okula gönderiyoruz, öğretmenler öğretsin diyerek sorumluluktan kaçılabilecek varlıklar da değil.
39:24Çocuklara milli ve manevi değerleri öğretmek, her ebeveynin devredilemez sorumluluğudur.
39:31Bugün çocuklara maddi bir miras bırakmak, ekonominin her şeyin önüne geçtiği bir dünyada elbette çok kıymetli.
39:41Ancak bundan daha kıymetli olan insani erdemleri, milli değerleri ve dinin emir ve yasaklarını miras bırakabilmektir.
39:52Bunun yolu da ebeveynlerin evlatlarına zaman ayırmasından, onların manevi ihtiyaçlarıyla ilgilenmesinden geçer.
40:01Evde birlikte namaz kılmak, Kur'an okumak, ailece camiye gitmek.
40:07Bunlar yapılabilecekler listesinde ilk akla gelenler.
40:11Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir.
40:14Çocukları camiye, evde yalnız kalmasınlar diye mi getiriyoruz?
40:19Yoksa camiyi sevsinler, ibadeti tanısınlar, içselleştirsinler diye mi?
40:28Çocukları sadece camiye getirmek yeterli değil.
40:32Onlara camiye adabını öğretmek, ibadetin ne olduğunu, nasıl eda edildiğini anlatmak gerekir.
40:40Aksi halde cami, çocuk zihninde sadece oyun oynanan bir mekana dönüşür.
40:47Milli ve manevi değerlerin anlamı öğretilmeden, bu gençlik nereye gidiyor sorusuna sağlıklı bir cevap vermek de,
40:57doğru bir yol haritası çizmek de mümkün değildir.
41:02Mescidle birlikte zihinleri tamamen İslam'ın öğretileriyle meşgul edip,
41:08karakter inşası gerçekleştirilebilecek bir mekan olarak suffe inşa edilmiştir.
41:14Burada kalanlara, Ashab-ı Suffe denilmiştir.
41:19Suffe'de dini eğitim açısından donanımlı, söylemlerini insanlara doğru bir şekilde aktarıp,
41:25yaşantısıyla da örneklik sergileyebilecek temsilciler yetiştirilmiştir.
41:31İslam dinini öğrenmek isteyen kabilelere buradan yetişen isimlerin gönderilmesi,
41:36Suffe'nin bilinçli, organize ve kurumsal bir yapı olarak görülmesi gerektiğini düşündürmektedir.
41:44Suffe'de bir taraftan eğitim faaliyetleri yürütülürken,
41:48diğer taraftan kısıtlı imkana sahip Müslümanların barınma sorununa çözüm bulunmuştur.
41:56Kendi ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldıkları dönemde,
42:01gıda ihtiyaçları da imkan sahibi Müslümanlarca karşılanınca,
42:06bu grubun topluma entegrasyonu tamamlanmıştır.
42:12Evet, bu bölümlükte bu kadar.
42:15Yeni yurdun dizaynı yönünde atılan diğer adımları konuşacağımız bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
42:22Sağlıcakla kalın.
Yorumlar