- 1 gün önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:09MÜZİK
00:17Herkese merhaba.
00:18Son Çağrı'nın bu bölümünde birbirinin tamamlayıcısı iki olayı ele alırken,
00:24İslam ve Hazreti Peygamber'in ortaya koyduğu ilke ve değerler üzerine konuşmaya devam edeceğiz.
00:30Her zaman olduğu gibi. Hazırsanız başlayalım.
00:35Hazreti Peygamber'in önderliğinde hareket eden Müslümanlar,
00:38attıkları stratejik adımlarla Kureyş'in ticaret ağını ciddi biçimde sarsmış,
00:44Mekke'yi derin bir ekonomik darboğaza sürüklemişti.
00:47Buna ek olarak, Medine Sözleşmesi'ni ihlal eden Yahudi gruplarla
00:52ve İslam karşıtı Arap kabileleriyle yaşanan mücadelelerden Müslümanların galip çıkması,
00:59bölgede bütün dengeleri hızla değiştirmekteydi.
01:03Artık Müslümanlar, küçük ve etkisiz bir topluluk olmaktan çıkmış,
01:08bölgesel bir güç olma yolunda kararlı adımlarla ilerleyen bir yapı haline gelmişti.
01:14Bu tablo, İslam muhalifleri açısından son derece kaygı vericiydi.
01:20İslam'ın yükselişini durdurmak istiyorlarsa,
01:23vakit kaybetmeden daha sert ve daha kapsamlı bir adım atmaları gerektiğinin farkındaydılar.
01:30Bu noktada ilk harekete geçen grup,
01:34ahde vefasızlıkları sebebiyle Medine'den çıkarılarak Hayber'e yerleşmek zorunda kalan
01:41Beni Nadir Yahudileri oldu.
01:43Bireysel girişimlerle sonuç alınamayacağını çok iyi bilen bu grup,
01:48diğer İslam karşıtlarını da yanlarına alarak Mekke'ye gitti.
01:52Amaçları açıktı.
01:55Kureyş'i Müslümanlara karşı yeni ve daha kapsamlı bir savaşa ikna etmek.
02:02Beni Nadir'in Kureyş'e sunduğu teklif son derece cazipti.
02:06Medine'ye düzenlenecek askeri harekatın ekonomik yükünü üstlenmeyi taahhüt ediyorlardı.
02:12Bedir'in ardından kervan gelirleriyle finanse edilen Uhud Savaşı,
02:17Mekke ekonomisini ciddi biçimde yıpratmıştı.
02:20Ticaret yolları artık eskisi kadar güvenli değildi.
02:25Gelirler azalmış, giderler artmıştı.
02:29Dahası önceden karşılaşılmayan yeni harcama kalemleri ortaya çıkmıştı.
02:36Gelir-gider dengesi bozulmuş, şehir ekonomik açıdan zor bir sürece girmişti.
02:42Bu nedenle mali destek önerisi, Kureyş'in içerisinde bulunduğu şartlar göz önüne alındığında,
02:50kabul edilebilir bir çıkış yolu sunuyordu.
02:54Ebu Sufyan, bu ittifakı sıradan bir çıkar ortaklığı gibi göstermeye çalışarak,
03:00düşmanımın düşmanı dostumdur anlayışı çerçevesinde meşrulaştırmaya gayret etti.
03:06Beni Nadir'in ittifak çabaları bununla da sınırlı kalmadı.
03:12Bölgenin önemli güçlerinden biri olan Gatafan kabilesi de,
03:17Hayber mahsulünün yarısı karşılığında bu savaşa dahil edildi.
03:21Her ne kadar daha önce girdikleri silahlı mücadelelerin hiçbirinden istedikleri sonucu elde edememiş olsalar da,
03:31müşriklerin Müslümanlara saldırmaktan başka bir seçenekleri kalmamıştı.
03:37Önceki saldırılardan farklı ne yapabiliriz sorusunun cevabı ise netti.
03:43Sayısal üstünlük.
03:45Bu kez Müslümanların karşısına daha önce hiç karşılaşmadıkları büyüklükte bir kuvvetle çıkacaklardı.
03:53Bu doğrultuda bazı Arap kabileleri de çeşitli maddi vaatlerle kurulacak orduya dahil edildi.
04:01Böylece Yahudilerin kışkırtmalarıyla İslam karşıtı unsurlar tek bir cephede bir araya getirildi.
04:09Sonuçta Mekkeli 4 bin müşriye, Yahudiler ve çevre kabilelerden toplanan 6 bin kişinin eklenmesiyle 10 bin kişilik bir müttefik ordu
04:21oluşturuldu.
04:23Hicretin 5. yılında bu devasa kuvvet Medine'ye doğru harekete geçti.
04:29Medine'ye yönelen ordunun haber alınması üzerine Hazreti Peygamber her zaman olduğu gibi istişareye başvurdu.
04:37Zira onun rehberliğinde inşa edilen toplumda kararlar bireysel reflekslerle değil ortak aklın süzgeçinden geçirilerek alınırdı.
04:48Bu noktada özellikle vurgulanması gereken bir husus var.
04:54Hazreti Peygamberi insanlarla kurduğu ilişki son derece sahici ve güven vericiydi.
05:02Onun yanında insanlar kendilerini rahat hissediyor, duygu ve düşüncelerini ifade ederken yargılanma endişesi taşımıyor,
05:12yargılanır mıyım, insanlar bana güler mi, nereden çıktı bu fikir, böyle de düşünülür mü şeklindeki ithamlarla karşılaşma korkusu olmadan,
05:25kendi fikirlerini özgürce ifade edebiliyorlardı.
05:31Hazreti Peygamberin inşa ettiği bu ortam hem İslam'ın emir ve yasaklarının doğru anlaşılmasını hem de toplumsal kaynaşmayı mümkün kılıyordu.
05:43Bu sebeple Hazreti Peygamber istişareye davet ettiğinde sahabe bu çağrıya gönül rızasıyla icabet ediyordu.
05:52Daha da önemlisi bu istişareler geçmişin yükleriyle gölgelenmiyordu.
06:01Nitekim müşriklerin saldırı haberinin ulaşması üzerine yapılan bu istişarede,
06:07hiç kimse Uhud Savaşı'nda yaşanan, istenmeyen olayları gündeme taşımamıştı.
06:14Müslümanlar arasında şehirde kalsaydık ne olurdu türünden doğrulanması mümkün olmayan varsayımlar üretilmemişti.
06:25Müslümanlar meseleleri ihtimaller üzerinden değil, ilkeler üzerinden değerlendiriyor,
06:33alınacak kararın ortak bir iradeyi yansıtmasına odaklanıyordu.
06:38Bu yaklaşım sonraki nesiller açısından son derece kıymetli bir örneklik teşkil eder.
06:46Geçmişten ders çıkarmak elbette önemlidir.
06:50Ancak geçmişi yargılayarak bugünü inşa etmeye çalışmak sağlıklı bir tutum değildir.
06:58Birleşik Kuvvetler karşısında izlenecek stratejinin titizlikle belirlenmesi gerekiyordu.
07:04Zira İslam'ın temel hedefi siyasal güç elde ederek yeryüzünde bir hegemonya kurmak değildir.
07:11İslam'ın hedefi insanı düşünmeye sevk etmek, ibret aldırmak ve hayra yönlendirmektir.
07:21Bu ise ancak gönüllere hitap ederek mümkündür.
07:25Bu nedenle atılan her ok, vurulan her kılıç darbesi ve etkisiz hale getirilen her insan,
07:33geride kalanlar üzerinde olumsuz bir algı oluşturma riskini de beraberinde taşır.
07:40Bu noktada Müslümanların uygulayacağı strateji hayati bir önem kazandı.
07:46Çünkü İslam, hedeflerine savaş yoluyla değil, esası itibariyle barış üzerinden ulaşmayı amaçlar.
07:55Yapılan istişareler neticesinde, İran kökenli Selman-ı Farisi'nin daha önce yaşadığı coğrafyalarda uygulanan bir savunma taktiğine dair önerisi üzerinde
08:06uzlaşı sağlandı.
08:08Selman'ın önerisi, müşriklerin Medine'ye girebileceği cephede hendekler kazılarak şehrin savunma açısından bir kaleye dönüştürülmesiydi.
08:19Şehrin coğrafi yapısı da hendek kazma fikrinin uygulanabilir bir görüş olarak değerlendirilmesini destekliyordu.
08:26Medine'nin iki tarafı, yüzyıllar önce meydana gelen bir volkanik faaliyetler sonucunda ortaya çıkan lavların donması neticesinde keskin volkanik taşlarla
08:39çevriliydi.
08:40Bu doğal engeller, at ve develerin geçişini neredeyse imkansız hale getiriyordu.
08:47Doğal korumaya sahip iki cephe hattı çıkarıldığında, Müslümanların önlem alması gereken yerler şehrin kuzeyi ve güneyiydi.
08:57Güneydeki vadi tarafı, görevlendirilen nöbetçilerle güvence altına alınınca hendek kazılacak bölgede netlik kazanmış oluyordu.
09:08Hendek, içerisine düşenin çıkamayacağı derinlikte ve bir süvarinin karşıdan karşıya atlayamayacağı genişlikte kazıldı.
09:18Şehrin etrafına kazılan bu hendekler sebebiyle söz konusu mücadele tarihe hendek gazvesi olarak geçti.
09:26Kureyş, müşrik Arap kabileleri ve Yahudilerin Müslümanlara karşı güç birliği yapmaları sebebiyle ise bu savaş Ahzab yani Gruplar Savaşı adıyla
09:38anıldı.
09:40Daha önce de bahsettiğimiz üzere, Arap Yarımadası'nda savaşlar genellikle meydan muharebesi şeklinde cereyan ederdi.
09:49İki taraf karşı karşıya gelir, mübareze usulüyle başlayan çatışmalar kısa sürede kızışır ve taraflardan birinin geri çekilmesiyle savaş genellikle uzun
10:01sürmeden sona ererdi.
10:03Bununla birlikte Mekkelilerin öncülüğünde oluşturulan müttefik kuvvetler Medine önlerine geldiklerinde hiç beklemedikleri bir manzarayla karşılaştılar.
10:17Hendek stratejisi Arap savaş geleneğinde bilinmeyen bir uygulamaydı.
10:22Kureyş liderliğindeki müttefik güçler ilk kez karşılaştıkları bu savunma tarzı karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediler.
10:33Müslümanlarsa kesintisiz yürüttükleri devriye faaliyetleriyle düşmanın her hareketini yakından takip ediyor,
10:41hendeği geçmeye yönelik teşebbüsleri kararlı bir dirençle etkisiz hale getiriyorlardı.
10:48Müşriklerin girişimleri bu direniş karşısına cılız denemelerden öteye geçemedi.
10:55Kuşatmanın uzaması müttefik kuvvetler açısından ciddi sorunları beraberinde getirdi.
11:02Zaman ilerledikçe hem psikolojik dirençleri zayıflıyor hem de lojistik imkanları giderek daralıyordu.
11:11Orduda bulunan hayvanların yem ihtiyacını karşılamakta güçlük çekmeye başladılar.
11:16Her ne kadar Hayber'den ilave gıda takviyesi yapıldıysa da bunlar da yeterli gelmiyordu.
11:25Geçen her gün Müslümanlar için moral ve motivasyon kaynağı olurken müttefik kuvvetler açısından aleyhte işleyen bir baskı unsuruna dönüşüyordu.
11:37Müslümanlar açısından işler yolunda gibi görünürken bu kez son derece ciddi bir tehlike ihtimali ortaya çıktı.
11:45Medine'de kalan son Yahudi kabilesi olan Kureyzaoğulları Nadiroğulları'nın kışkırtmasıyla şehir savunmasına katılmak yerine düşmanla iş birliğine yöneldi.
11:59Medine sözleşmesine açıkça aykırı olan bu tutum içeriden bir cephe açılması riskini doğuruyordu.
12:07Kureyzaoğulları Medine sözleşmesinin ilgili hükümlerine riayet etmedikleri gibi düşmanla ittifak halinde olduklarına dair söylentiler de yayılmaya başlamıştı.
12:19Bu haberler Hazreti Peygamber'e ulaştığında meselenin doğruluğunu ve taşıdığı riskin boyutunu tespit etmek amacıyla Kureyzaoğulları'na bir heyet gönderildi.
12:32Hazreti Peygamber iddiaların doğru çıkması halinde Müslümanların psikolojik olarak etkilenmemesi ve savunma hattında bir zafiyet oluşmaması için bilginin genel kamuoyuyla
12:46paylaşılmamasını tembih etti.
12:47Buna karşılık söylentilerin asılsız olması durumunda herkesin bu durumdan haberdar edilmesini ve toplumun rahatlatılmasını istedi.
12:59Kureyzaoğulları'nın verdikleri sözlere sadakat göstermediği ve düşmanla iş birliği yaptığı kesinlik kazanınca Hazreti Peygamber'in dilinden şu sözler döküldü.
13:20Bu ifade Müslümanlar için son derece tehlikeli ve ağır sonuçlar doğurabilecek bir tablo karşısında dahi
13:28soğukkanlılığın korunması gerektiğini ve nihai hüküm sahibinin kim olduğunun asla unutulmaması gerektiğini hatırlatıyordu.
13:39Zira Müslümanlar tarihlerinde ilk kez böylesi bir zorlukla karşı karşıya kalmıyordu.
13:46Daha önce de pek çok defa zorluklarla sınanmışlardı.
13:51Boykot yıllarında benzer bir kuşatma yaşanmış, hicret sürecinde de ciddi tehditlerle yüzleşilmişti.
13:58Her seferinde Yüce Allah Müslümanları yalnız bırakmamış, umulmadık anlarda bir çıkış yolu göstermişti.
14:07Yeter ki neyin isteneceği ve bu isteğin nasıl dile getirileceği doğru bilinsin.
14:18Hazreti Peygamber'in attığı ilk adım, Kureyzaoğullarına verdikleri sözü hatırlatmak ve Medine Sözleşmesi'ne uymalarını talep etmek oldu.
14:27Bu amaçla oluşturduğu bir heyeti hem dolaşan söylentilerin doğruluğunu araştırmak hem de yapılan anlaşmayı hatırlatmak üzere Kureyzaoğullarına gönderdi.
14:40Ancak Kureyzaoğulları kendileriyle görüşmek için gelen heyete son derece kava davrandı,
14:48alaycı ve ironik cevaplarla söylentilerin asılsız olmadığını fiilen ortaya koydu.
14:57İki ateş arasında kalan Müslümanlar ciddi tedbirler almalarının gerektiğinin bilincindeydiler.
15:04Hazreti Peygamber, hendek savunmasıyla meşgul olduğu sırada şehir içinde herhangi bir zafiyet oluşmaması için kadınları ve çocukları Medine'deki korunaklı bir
15:17kaleye yerleştirmişti.
15:19Bu aşamada ilk olarak daha önceden güvenli bölgelere alınan kadın ve çocukları korumak için güvenlik önlemleri arttırıldı ve devriye faaliyetleri
15:29sıklaştırıldı.
15:30Savaşın giderek daha karmaşık bir hal aldığı bu süreçte Hazreti Peygamber de çıkış yolları arıyordu.
15:37Temel hedefi düşman ittifakını dağıtmaktı.
15:41Bu doğrultuda ittifakın zayıf halkası olarak gördüğü Gatafanlılara savaştan çekilmeleri karşılığında Medine'deki hurma mahsulünün üçte birini verme teklifini gündemine aldı.
15:57Ekonomik vaat ile düşmanın bütünlüğünü bozma fikrini istişareye açtı.
16:02Görüşünü paylaştığı sahabiler Bedir'de olduğu gibi stratejinin merkezinde ilahi iradenin olup olmadığını gündeme getirip
16:11Allah'ın emri doğrultusuna bir tercih ise uygulamaya geçmek için vakit kaybetmemesini ancak üzerinde tartışabilecekleri şahsi bir kanaat ise hiçbir
16:23şekilde bu fikri desteklemeyeceklerini açıkça ifade ettiler.
16:29Hazreti Peygamber görüşün kendisine ait olduğunu ve vazgeçtiğini ifade etti.
16:35Bununla birlikte Allah'ın muradının bu yönde olması halinde zaten istişare etmeden yapılmasını emredeceğini de özellikle vurguladı.
16:48Müslümanlar bir yandan dış tehditlerle mücadele ederken diğer yandan zihinlere ekilen fitne tohumları sebebiyle ciddi bir gerginlik yaşıyor,
16:59dağılma ihtimali her geçen an biraz daha belirginleşiyordu.
17:04Aranan çıkış yolu ise hiç beklenilmeyen bir yerden geldi.
17:09Müttefik kuvvetler içerisine yer alan Esya kabilesinin reisi Nuaym bin Mesud,
17:15gizlice Hazreti Peygamber'in yanına gelerek Müslüman olduğunu açıkladı.
17:21Yapılan görüşmelerin ardından Nuaym, üzerinde mutabık kalınan planı hayata geçirmek üzere ilk olarak Kureyza Yahudilerinin yanına gitti.
17:33Nuaym bin Mesud, Kureyza oğullarına yaptıkları tercihin son derece riskli olduğunu hatırlatarak söze başladı.
17:41Onlara göz ardı etmeleri mümkün olmayan bir gerçeği açıkça ifade etti.
17:48Medine, Kureyza oğullarının yurduydu, evleri, arazileri ve tüm varlıkları buradaydı.
17:57Hayatlarını bu şehirde sürdürüyorlardı.
18:00Oysa Kureyş için Medine'nin kalıcı bir anlamı yoktu.
18:06Müslümanlara karşı başarı elde ederlerse bunun sevincini yaşayacaklar,
18:12aksi bir durumda ise şehirlerini terk edip Mekke'ye döneceklerdi.
18:18Nuaym, neticede Kureyş ve müttefiklerinin şartlar ne olursa olsun Medine'den ayrılacağını,
18:26Kureyza oğullarının ise Müslümanlarla baş başa kalacağını vurguladı.
18:33O gün geldiğinde yapılanların hesabı sorulduğunda tek başlarına Müslümanlara karşı koyabilecek güçlerinin bulunmadığını ifade etti.
18:44Bu nedenle yalnız kalmak istemiyorlarsa Kureyş'ten ileri gelen itibarlı isimlerin kendilerine rehin olarak gönderilmesini istemelerini teklif etti.
18:57Böyle bir durumda Kureyş'in kendilerini yarı yolda bırakamayacağını söyledi.
19:03Nuaym'in bu değerlendirmesi Kureyza oğulları nezdinde karşılık buldu.
19:08Kureyza oğullarının yanından ayrılan Nuaym'in bir sonraki durağı Ebu Sufyan'ın yanı oldu.
19:14Kureyşlilerle gerçekleştirdiği görüşmede duyduğuna göre Kureyza oğullarının Medine sözleşmesine ihanet etmeleri sebebiyle pişmanlık duyduklarını,
19:27Müslümanlarla anlaşma arayışı içerisine girdiklerini ve bu sebeple son derece dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.
19:37Nuaym'a göre Kureyza oğulları önce masum bir talep gibi rehine isteyecek,
19:44ardından da bu rehineleri yaptıklarının kefareti olarak Müslümanlara teslim edeceklerdi.
19:52Böyle bir taleple karşılaşmaları halinde bunun açık bir ihanetin delili olarak görülmesi gerektiğini özellikle vurguladı.
20:04Nuaym'in asıl hedefi Kureyşi, Kureyza oğullarına duyduğu güveni sarsmaktı ve bununla da başarılı oldu.
20:13Nitekim olaylar tam da Nuaym'in anlattığı şekilde cereyan etti.
20:17Bir müddet sonra Kureyza oğulları anlaşmanın bir nişanesi olarak Mekkelilerden rehine göndermelerini talep etti.
20:27Bu talebi duyan Mekkeliler Nuaym'ın haklı olduğuna kanaat getirildiler.
20:32Yahudilere verilen cevap kesin bir dille hayır oldu.
20:38Bu andan itibaren iki tarafın da birbirine olan güveni ciddi biçimde zedelendi.
20:44Kureyza oğulları ile Kureyş arasına ekilen güvensizlik tohumları kısa sürede filiz verince suçlamalar birbiri ardına gelmeye devam etti ve iki
20:57taraf arasındaki ittifak son buldu.
21:01Öte yandan kuşatmanın uzaması da müttefik kuvvetler aleyhine işleyen en güçlü etkenlerden biri haline gelmişti.
21:10Kuşatma süresi bir aya yaklaşırken askerlerin erzakı tükenme noktasına geldiği gibi hayvanlar telef olmaya başlamıştı.
21:19Bu sırada zilkade ayının gelmesiyle haram aylarda girmiş bulunuyordu.
21:26Yaklaşık 23 gün süren kuşatmanın ardından herhangi bir sonuç elde edemeyeceklerini anlayan müttefik güçler hedeflerine ulaşamadan öfke, hayal kırıklığı ve
21:40kinleriyle birlikte geri çekilmek zorunda kaldılar.
21:45Kuşatma boyunca Müslümanlar altı şehit verirken müşriklerden sekiz kişi öldürüldü.
21:53Daha önce de ifade ettiğim gibi her savaşın kendine özgü bir hikayesi vardır.
21:59Sayısal üstünlük, teçhizat fazlalığı ya da teknik kapasite önemli göstergelerdir.
22:06Ancak hiçbir savaş yalnızca istatistiki veriler üzerinden masa başında kazanılmaz.
22:15Hendek savaşı da bu yönüyle kendine has bir süreçtir.
22:20Fiziksel anlamda büyük çaplı kayıpların yaşanmadığı bu mücadele buna karşılık psikolojik etkisi bakımından pek çok destansı savaştan çok daha derin
22:33izler bırakmıştır.
22:35Hendek savaşı açık bir kırılma noktasıdır.
22:39Bu savaş Kureyş'in İslam karşısındaki son askeri teşebbüsüdür.
22:47Bundan sonra denge geri dönülmez biçimde değişmiş, inisiyatif tamamen Müslümanların eline geçmiştir.
22:58Hizmet sonrası dönemde Müslümanlar gerçekleştirdikleri devriye faaliyetleri ve kurdukları ittifaklar sayesinde ticaret yolları üzerinde etkin bir kontrol sağlamış,
23:11bu durum Mekke'nin ekonomik kaynaklarının giderek kurumasına yol açmıştır.
23:18Mekkelilerin bu kaybı telafi etmek amacıyla organize ettikleri askeri girişimler ise beklenen sonucu vermediği gibi ağır ekonomik ve insani maliyetler
23:30de doğurmuştur.
23:31Üstelik gerek tek başlarına gerekse müttefikleriyle birlikte yürüttükleri saldırıların hiçbirinden zafer olarak nitelendirilebilecek,
23:43en azından kamuoyunu tatmin edecek sonuçlar elde edememiş olmaları toplumun savaşma motivasyonunu da zayıflatmıştır.
23:53Bu sürecin sonunda Mekkeliler açıkça ifade etmeseler de Müslümanları etkisiz hale getiremeyeceklerini ve onların varlığını kabullenmekten başka bir seçeneklerinin kalmadığını
24:08fark etmişlerdir.
24:10Hendek Savaşı'ndan sonra müşrikler bir daha Medine'ye dolayısıyla Müslümanlara yönelik bir saldırı gerçekleştirememiş,
24:21İslam tarihi açısından yeni bir dönem başlamıştır.
24:26Bu dönemle birlikte İslamiyet'in yayılışı belirgin biçimde hız kazanmıştır.
24:33Hendek Savaşı'nı mütakip Hazreti Muhammed, Mekke'nin zaten kısıtlanan gelir kaynaklarına ek olarak gıda tedarikini de durdurmaya yönelik adımlar
24:44atmış ve böylece fiili bir abluka süreci başlatmıştır.
24:49Kureyş'in hububat ithalatının sekteye uğratılması, Mekkelileri teslimiyete zorlamayı amaçlayan bu stratejinin önemli bir parçasıydı.
25:01Hazreti Peygamber, Beni Hanife kabilesinin ileri gelenlerinden, Yemame emiri Sümame bin Üsal'den Mekke'ye hububat sevkiyatını durdurmasını istemiş,
25:12bu talebin kabul edilmesiyle tahıl akışının kesilmesi, Mekke'yi ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya bırakmıştır.
25:20Takip eden mevsimlerin kurak geçmesi ise, şehrin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal krizi daha da derinleştirmiştir.
25:31Mekke'nin sürüklendiği bu darboğaz ve gıda sıkıntısı, İslam tebliği açısından önemli bir fırsat alanı oluşturmuştur.
25:38Bu süreçte Hazreti Muhammed, Mekke'de yaşayan ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere, 500 dinar tutarında bir meblağı şehre göndermiştir.
25:50Mekke sokaklarında Hazreti Peygamber'in cömertliğini ve İslam'ın yardımseverlik anlayışını görünür kılan bu adım karşısında,
26:00şehrin ileri gelenlerinin karşılık verebilecek ne ekonomik ne de siyasi bir gücü vardı.
26:06Ebu Süfyan'ın yapabildiği tek şey, içinde bulundukları çaresizliği dile getirmek olmuştur.
26:15Çözümün Hazreti Peygamber'in elinde olduğunu bilen Mekkeliler,
26:20duygusal bir mektupla merhamet talep etmekten başka bir yol bulamamışlardır.
26:27Mektupta Hazreti Peygamber'in kendisine tabi olanlara akrabalık bağlarını gözetmeyi,
26:33iyi ilişkiler kurmayı ve karşılıklı ziyaretlerde bulunmayı emrettiği hatırlatılmış,
26:40buna karşı uygulanan ambargo nedeniyle Mekke'de özellikle çocukların açlıkla karşı karşıya kaldığı ifade edilmiştir.
26:51Hicaz bölgesindeki siyasi gücünü Mekke'ye açık biçimde hissettiren
26:55ve Mekkelileri kendisi karşısında aciz bırakan Hazreti Peygamber,
27:01hedeflenen sonuç elde edildikten sonra ambargoyu kaldırmıştır.
27:05Bakıldığında ittifakların en büyük sorunu,
27:08farklı grupların menfaat birlikteliği temelinde bir araya gelmeleridir.
27:13Ortak hedefler gerçekleşmediği anda kendisini bütünün parçası olarak görmeyen unsurlar
27:21hızla çözülmeye başlar ve grup çıkarları ortak menfaatlerin önüne geçer.
27:30Öznel beklentilerin bir araya getirdiği bu tür ittifaklarda derin çatlaklar kaçınılmaz hale gelir.
27:37Hendek Savaşı'ndan sonuç alınamadan ayrılınması Kureyş ve müttefikleri cephesinde benzer bir çözülmeyi beraberinde getirmiştir.
27:48Bu tarihten sonra Arap Yarımadası'nda Müslümanlar aleyhine geniş kapsamlı bir birliktelik oluşturulamamış,
27:57her grup İslam karşıtlığını kendi imkanlarıyla sürdürmeye çalışmıştır.
28:03Bu durum Müslümanların lehine sonuçlanmış, karşılaşılan sorunlar birer birer çözüme kavuşturulmuştur.
28:11Bu bağlamda ele alınan ilk mesele de Kureyzaoğulları'nın ihaneti olmuştur.
28:20Evet, müttefik düşman kuvvetlerinin geri çekilmesi Hendek Savaşı'nın fiilen sona erdiği anlamına geliyordu.
28:31Derin bir nefes alan Müslümanlar haklı bir sevinç yaşıyorlardı ancak Hazreti Peygamber açısından mesele henüz kapanmamıştı.
28:41Savaşın en kritik aşamasında kendilerine ihanet eden Kureyzaoğulları'nın yaptıklarını unutmamıştı ve bu konuyu uzatmaya hiç niyeti yoktu.
28:53Bir kuşatmanın ortasında içeriden gerçekleşen ihanet Müslümanları son derece zor bir duruma sokmuştu.
29:02Düşmanla savaşması gereken bir grup asker, kadın ve çocukları korumak ve olası bir baskını engellemek amacıyla devriye görev üstlenmek zorunda
29:12kalmıştı.
29:13Bu durum sayıca zaten sınırlı olan Müslümanların askeri gücünü zaafa uğratan bir durumdu.
29:20Hazreti Peygamber Hendek gazvesinden evine döndüğü gün öğle vakti Bilal-i Habeşi'ye Müslümanların ikindi namazını Kureyzaoğulları'nın mahallesine kılmasını
29:34ilan ettirdi.
29:35Bu çağrı güneş batmadan Kureyzaoğulları'nın kuşatılması anlamına geliyordu.
29:42İçinde bulunulan şartlar dikkate alındığında günün en sıcak ve herhangi bir faaliyet gerçekleştirmenin çok zor olduğu bir zaman diliminde.
29:54Hazreti Peygamber'in neden vakit kaybetmeden Kureyzaoğulları üzerine yürümek istediği daha iyi anlaşılmaktadır.
30:04Öncelikle Kureyzaoğulları yaptıklarının ne anlama geldiğinin farkındaydı ve yaptıkları davranışın bedelinin ne olduğunu çok iyi biliyorlardı.
30:17Böyle bir ortamda yapılacakları ertelemek Kureyzaoğullarına zaman kazandırmaktan başka bir anlama gelmezdi.
30:26İlaveten savaş yorgunluğuyla kazanmanın hissettirdiği rahatlama bir arada düşünüldüğünde tedbirsiz geçmesi kaçınılmaz olan bir gece ihanet sahipleri için bulunmaz bir
30:41fırsat olacaktı.
30:43Tedbiri elden bırakmayan Hazreti Peygamber İslam sancağını Hazreti Ali'ye verdikten sonra gerekli hazırlıkları yaparak Kureyzaoğulları üzerine yürüdü.
30:53Hazreti Peygamber'in emriyle harekete geçen Müslümanların sayısı yaklaşık 3000 civarındaydı.
31:01Müslümanların üzerlerine doğru ilerlediğini gören Kureyzaoğulları mensupları kalelerine çekilerek Hazreti Peygamber'e ve hanımlarına yönelik hakaretlerde bulunmaya başladılar.
31:13Her fırsatı değerlendirmeyi alışkanlık haline getiren münafıklar da Kureyzaoğulları'na haber göndererek direnmeleri halinde yanlarında yer alacaklarına dair vaatlerde bulunuyorlardı.
31:27Bununla birlikte daha önceki boş vaatleri gibi münafıkların bu vaadide gerçekleşmediği ve kuşatmanın uzamasıyla Yahudiler zor durumda kaldılar.
31:39Zamanın aleyhlerine işlediğinin farkında olan Kureyza Yahudileri Hazreti Peygamber'le müzakere taleplerini ilettiler.
31:49Hazreti Peygamber'in bu teklifi olumlu yaklaşmasının ardından daha önce Nadiroğulları'nın kabul ettiği mal ve silahlarını bırakıp birer deve
32:00yükü eşya ile Medine'den ayrılma teklifinin kendilerine de sunulmasını istediler.
32:05Ancak Hazreti Peygamber bu öneriyi kabul etmedi ve kayıtsız şartsız teslim olmaları gerektiğini iletti.
32:14Hendek savaşı sırasında yaşanan ihanetin görmezden gelinmesine yönelik taleplerinin dikkate alınmaması,
32:22Kureyzaoğulları için olası sonuçları göz önünde bulundurdukları bir süreç oldu.
32:29Güçlerini ve imkanlarını tartıştıkları bu süreçte kendi kaderlerini belirleyecek farklı senaryolar üzerinde durdular.
32:37Tam bir beyin fırtınası şeklinde geçen müzakerelerde Müslüman olup ümmetin bir parçası haline gelme,
32:45çocuk ve kadınları öldürüp topyekun bir yarma harekatına girişme ve beklenmedik bir zaman dilimi olan
32:53Cumartesi günü ani bir saldırı düzenlemek gibi seçenekler gündeme getirildi.
33:00Ancak bu önerilerin tamamı reddedildi.
33:03Sonuçta yaklaşık 25 gün süren kuşatmanın ardından direnişin anlamsızlığını kabul eden Kureyzaoğulları
33:12hiçbir şart ileri sürmeksizin teslim oldu.
33:17Hatıralar insan zihninde canlılığını korur ve zamanı geldiğinde geçmişi bugüne taşıyarak karar süreçlerini etkiler.
33:28Benzeri bir durum Kureyzaoğulları'nın tesliminden sonra da yaşanmıştır.
33:33İslam öncesi dönemdeki ittifak ilişkilerini gündeme getiren Evs kabilesi,
33:39Hazreti Peygamber'e gelerek eski müttefikleri Kureyzaoğulları'na iyi muamele edilmesi talebinde bulundu.
33:46Daha önce Kaynıkoğulları hususunda Hazreti Kabilesi'nin aracılığını kabul eden Hazreti Peygamber,
33:53Medineli kabileler arasında çekişmeye sebebiyet verecek yeni bir gündemin oluşmaması maksadıyla
34:00hüküm vermesi için Evs kabilesine mensup Sa'd bin Muaz'a hakem tayin etti.
34:08Böylece müttefikleri hakkında hüküm verme hakkını Evs kabilesine bırakarak önemli bir liderlik örneği sergilerken,
34:17sorumluluk yüklediği Evs kabilesinin hoşnutsuzluk ihtimalini de ortadan kaldırdı.
34:26Sa'd vereceği hükme razı olunacağına dair hem kendi kabilesinden hem Kureyzaoğulları'ndan hem de Hazreti Peygamber'den söz aldıktan sonra verdiği
34:39hükmü açıkladı.
34:41Sa'd bin Muaz'ın hakemliği sonucunda savaşabilecek yaşta bulunan erkeklerin öldürülmesi,
34:47kadın ve çocukların esir alınması ve bu kabileye ait malların ganimet olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı.
34:54Burada asla gözden kaçırılmaması gereken husus Sa'd bin Muaz tarafından verilen hükmün yalnızca dönemin Arap Yarımadası'ndaki savaş teamülleriyle değil,
35:08aynı zamanda Kureyzaoğulları'nın mensup olduğu Yahudi hukuk geleneğiyle de örtüşmesidir.
35:17Tevrat'ta yer alan savaş ve ihanet hükümleri incelendiğinde,
35:23kuşatma altında bulunan bir şehre ihanet eden unsurlar hakkında erkeklerin öldürülmesi,
35:30kadın ve çocukların esir alınması ve malların ganimet kabul edilmesi yönündeki uygulamaların normatif bir karşılığının bulunduğu görülmektedir.
35:43Tarihi olayların yorumlanmasında yapılan en büyük hatalardan biri,
35:49geçmişi günümüz şartları ve değer yargıları ile açıklamaya çalışmaktır.
35:54Bu yaklaşım çoğu zaman olayların çarpıtılmasına ve algı manipülasyonlarına zemin hazırlamaktadır.
36:05Kureyzaoğulları meselesi de bu bağlamda sıkça istismar edilen olaylardan biridir.
36:12Düşman kuşatması altındaki bir müttefike ihanet edip,
36:17iki ateş arasında bırakma girişimi görmezden gelinip,
36:22sonuç üzerinden bir yaklaşım sergilenerek,
36:26doğrudan veya dolaylı olarak Müslümanlar suçlanmaya çalışılmıştır.
36:31Böylece Kureyzaoğulları'na uygulanan hüküm tartışmalara ve manipülasyonlara kaynaklık ettirilerek,
36:41yaşananlar antisemitizm olarak yorumlanmaya çalışılmıştır.
36:47Öncelikle bir olayda yaşananları doğru anlayabilmek için muhatabın kimliğine değil,
36:54ne yaptığına odaklanmak gerekir.
36:58Bu ilke Kureyzaoğulları olayına uygulandığında,
37:03Kureyzaoğulları'nın kimliklerinden dolayı değil,
37:07ahde vefa göstermedikleri ve tam anlamıyla bir savaş suçu işledikleri için cezalandırıldığı net biçimde görülmektedir.
37:17Ve tabi ki ceza verilirken Kureyzaoğulları,
37:23kendi hukuk anlayışlarının öngördüğü yaptırımlar çerçevesinde yargılanmış ve cezalandırılmıştır.
37:31Ayrıca hükmün geçmişte Yahudilerle müttefiklik ilişkisi bulunan bir kişi tarafından verilmiş olması da,
37:40dikkate değer bir husustur.
37:42Bu durum, kararın ne intikam ne de tarihi bir düşmanlık sahikiyle alınmadığını,
37:51aksine dönemin hukuk ve siyaset gerçekleri doğrultusunda alındığını açıkça ortaya koymaktadır.
38:00Hareket noktalarının farklılığı, gerekçelerinin çeşitliliği sebebiyle,
38:06her biri tekil olarak ele alınması gereken olaylar,
38:11aynı küfeye koyulup,
38:13Hazreti Peygamber önderliğindeki Müslümanların gerçekleştirdiği askeri operasyonlar
38:19ve bu operasyonlar sırasında yaşananlar,
38:23sürekli olarak gündeme getirilerek bir tartışma ortamı oluşturulmaya çalışılmış ve çalışılmaktadır.
38:30Oysa, her silahlı girişimin arka planı, süreci ve sonuçları kendi bağlamı içerisinde ele alınmalıdır.
38:40Bu bağlamda, öncelikle olayları tanımlamada kavramsal bir tasnife ihtiyaç vardır.
38:49Silahlı operasyonların bir kısmı mücadele iken, bir kısmı müdahale olarak değerlendirilmelidir.
38:58Somutlaştırmak gerekirse,
39:01Kureyş ile karşılaşılan Bedir, Uhud ve Hendek,
39:05İslam karşıtlarıyla girilen birer silahlı mücadeledir.
39:10Buna karşılık,
39:11Bedir sonrasında Kaynıkoğullarına karşı gerçekleştirilen operasyon,
39:16Medine'nin huzur ve emniyetini bozan bir gruba müdahaledir.
39:20Aynı şekilde,
39:23Hendek Savaşı sırasında,
39:25Kureyş önderliğindeki grupla iş birliği yapan,
39:28Kureyzaoğullarına karşı gerçekleştirilen operasyon da,
39:33açık bir ihanet girişimine yönelik müdahale niteliği taşımaktadır.
39:38Bu yönüyle,
39:40Kureyzaoğulları olayı,
39:42Olağanüstü şartlar altında bir şehrin ve toplumun varlığını korumaya yönelik alınmış,
39:49Dönemin hukuk ve siyaset gerçekleriyle uyumlu bir güvenlik tedbiridir.
39:55Diğer bir ifadeyle,
39:57Kureyzaoğulları olayı bir ceza hadisesi değil,
40:00Olağanüstü hal şartlarında verilen bir güvenlik kararıdır.
40:06Olaylar tasnif edildiği gibi,
40:08Süreç sonunda alınan kararlar da,
40:11Öncelikle olayın sebebiyle ilişkilendirilmeli,
40:15Ve kendi bağlamında değerlendirilmelidir.
40:18Medine'yi ve Müslümanların varlığını doğrudan etkilemeyen,
40:23Sadece gücü hissettirmeye yönelik olaylara dair alınan kararlar,
40:29Daha ılımlı olurken,
40:31Doğrudan İslam ve Müslümanları hedef alan,
40:33Ve süreci sekteye uğratabilecek bir durum ile karşı karşıya kalındığında ise,
40:39Alınan tedbir ve verilen hüküm,
40:42Şartlara uygun olmuştur.
40:45Bu yaklaşım,
40:47Hazreti Peygamberin siyaset düşüncesi açısından,
40:50Son derece geniş bir bakış açısına sahip olduğunun,
40:54Süreç yönetiminde şartları iyi okuduğunun,
40:58Tek bir bakış açısına sahip olmadığının,
41:01Olay ve durum değerlendirmesi yaparak,
41:05Hükmü sebepler üzerine inşa ettiğinin göstergesidir.
41:08Başlangıçta Mekkelilerin iç meselesi olarak algılanan İslam,
41:14Özellikle hicretin ardından,
41:16Kendine bir mekan bulması,
41:18Ve kendi kurallarını yürürlüğe koymasıyla birlikte,
41:22Tüm yarım adayı etkileyen bir olguya dönüşmüştür.
41:25Birçok kabile ile yapılan anlaşmalar vasıtasıyla,
41:30Siyasi varlığını kabul ettiren İslam,
41:33Kureyş karşısında elde ettiği askeri başarılarla,
41:37Bir süreç odağı olduğunu da göstermiştir.
41:42Yahudilerle olan ilişkilerde eklenince,
41:45Tam anlamıyla bir odak noktası haline gelindiği,
41:48Rahatlıkla söylenilebilir.
41:50Hazret Peygamber,
41:52Medine'de homojenliğin sağlanmasının ardından,
41:55Herhangi bir kabilenin şansını denemesine engel olmak için,
42:00Bekleyen değil,
42:01Kontrol eden konumunda olmayı tercih etmiştir.
42:06Hazret Peygamber,
42:08Şehirde Yahudiler varken,
42:11Kureyş ile olan mücadeleler hariç,
42:13İhtiyatı elden bırakmayarak,
42:15Hiçbir şekilde tüm gücüyle Medine'den ayrılmamıştır.
42:20Geride her zaman bir destek birliği bırakmıştır.
42:25Şehirde Müslümanlar dışında kimse kalmayınca,
42:28Bu zorunluluk da ortadan kalkmış ve,
42:31Daha büyük askeri birlikler kurulabilmiştir.
42:36Evet,
42:38Bu bölümlükte bu kadar.
42:40Bir sonraki bölümde,
42:41Müslümanları güç kullanarak engelleyemeyenlerin,
42:45Başvurduğu çok kirli bir yöntemi ve neden olduklarını konuşacağız.
42:51Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
42:54Sağlıcakla kalın.
Yorumlar