- 11 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:13Müzik
00:17Herkese merhaba.
00:19Bir önceki bölümde Hazreti Peygamber'in hayatını bilmenin öneminden bahsetmiştik.
00:24Bu bölümde ise Hazreti Peygamber'in doğduğu, İslam'ın ilk ışıklarının parladığı mekana doğru bir yolculuğa çıkıyoruz.
00:32Doğrudan Hazreti Peygamber'in doğumundan konuyu ele almak yerine,
00:37ilk olarak doğduğu ortamı konuşmamızın sebebi,
00:40insanın yaşadığı çevreden, içinde bulunduğu kültürden ve değer dünyasından bağımsız değerlendirmenin eksik ve yetersiz bir bakış açısı sunmasıdır.
00:51Çünkü insana duruş kazandırıp hayata bakışını şekillendiren unsurlar,
00:56yaşadığı toplum, inancı, değer yargıları, beklentileri ve hedefleridir.
01:02Bu hususlara şekil veren de, insanın kendisine mekan olarak seçtiği topraklar,
01:08diğer bir ifadeyle yaşadığı çevredir.
01:12İnsan ile mekan arasındaki etkileşimin temelinde,
01:17ikili arasındaki görünmez ama çok güçlü olan bağ vardır.
01:22Bu bağ insana ufuk kazandırır,
01:25insanın dünyayı kaç derecelik bir açıyla anlayıp yorumlayacağını,
01:30duruşunu ve kimliğini belirler.
01:33Esasen tarihe kısa bir yolculuk yapıldığında,
01:36insanı tanımadan mekanın değeri daha iyi anlaşılır.
01:40İnsanlar asırlar boyunca isimleriyle birlikte,
01:45örnek veriyorum,
01:47Bağdadi, İsfahani, Semerkandi gibi nispeler kullanarak,
01:52gittikleri her yere, geldikleri yeri de yanlarında taşımışlardır.
01:57Şehirlerin, insanların kimliklerini tanımlamalarında kullanılmaları,
02:02şehirlere duyulan aidiyetin en belirgin göstergesidir.
02:07İnsanı tanımak için, mekanı bilmenin bir diğer önemli gerekçesi de,
02:12bir kültür içerisinde kullanılan kavramları anlamak için,
02:16o kavramın doğduğu, anlam kazandığı ve yaşadığı ortamını tanımanın zaruretidir.
02:23Çünkü kavramlar da içerisinde doğdukları kültürle anlam kazanır.
02:28Kültürü bilmeden, tanımadan ve anlamadan kavramın açıklanması mümkün değildir.
02:35Bununla birlikte, kavramların anlamları kadar taşıdıkları değerlerin de bilinmesi gerekir.
02:42Bir kavramın veya olgunun değerinin anlaşılmasını sağlayan en önemli husus,
02:47zıddının ortaya çıkardığı sonuçlardır.
02:52Adaletin değeri, haksızlıklar dünyasında anlaşılır,
02:56özgürlüğün kıymetini en iyi esirler bilir.
03:00İslam'ın nasıl bir din olduğunu anlamanın en kolay yolu da,
03:05nasıl bir ortamda doğduğunu,
03:08nelere tepki gösterdiğini ve neleri değiştirdiğini ortaya koymaktan geçer.
03:15Hayat meşgalesi içerisinde,
03:17hele ki insanın kendisini bile dinlemesine vakit bırakmayan günümüzde,
03:22geçen yılların insana ne yaptığını,
03:25saçlardaki aklardan, yüzdeki kırışıklıklardan görmek mümkündür.
03:31Fiziki değişimi fotoğraflardan görmek mümkünken,
03:35geçen yılların insanın ruhundan ne götürdüğünü,
03:39temiz ve saf ruhuna neleri karıştırdığını görmek,
03:43o kadar da kolay değildir.
03:45Yaşananların manevi değişim üzerindeki etkisini görmek ve anlamak için,
03:51biraz daha derinlikli bir bakış açısına sahip olmak gerekir.
03:55Bunun için de,
03:57insanı,
03:58alışkanlıkları,
03:59adet ve inançları,
04:01hasılı,
04:03toplum denilince akla gelen her alanı incelemek gerekir ki,
04:07değişimin nerede yaşandığı,
04:09nasıl bir etkiye yol açtığı anlaşılsın.
04:12Değişim ve dönüşümün anlaşılması,
04:15değişenin ve değiştirenin konumunun mukayeseli bir okuması ile mümkündür.
04:21Bu bağlamda,
04:22Hazreti Peygamberin karakterinin seçkinliğini,
04:26İslam'ın söylemlerinin aşkınlığını
04:29ve de yaşanan değişimi ve dönüşümü anlayabilmenin yolu,
04:34İslam öncesi dönemin zihin dünyasına,
04:36toplumsal yapısına ve ahlaki öğretilerine yapılacak bir yolculuktan geçmektedir.
04:43İslam nasıl bir topluma hitap etti,
04:46insanları nereden aldı,
04:48nereye taşıdı sorularının cevabı,
04:50İslam öncesi dönemde saklıdır.
04:53Diğer bir ifadeyle,
04:55before after,
04:56öncesi sonrası karşılaştırması yapmak,
04:59Hazreti Muhammed'in dünya tarihindeki yeri ve önemi hakkında fikir sahibi olmak için doğru bir yaklaşımdır.
05:07Zira Hazreti Muhammed'in insanlığa örnekliği ve İslam'ın öğretisi,
05:11ancak önceki durumun bilinmesi ve değişimin tespitiyle mümkündür.
05:17İslam öncesi dönem bilinmeksizin,
05:20Hazreti Peygamber'in insanlığa örnekliği ve İslam'ın yüzeliği tam olarak kavranamaz.
05:26Bu sebeple onun hayatını anlamak yalnızca bir tarih yolculuğu değil,
05:30aynı zamanda bir bilinç yolculuğudur.
05:34Konumuza bölge hakkında kısa bir bilgi vererek giriş yapalım.
05:39Hazreti Muhammed'in dünyaya geldiği bölge,
05:41Türkçe'de Arap Yarımadası veya Arabistan olarak ifade edilir.
05:47Yarımada'da birçoğumuzun bildiği gibi hurma ve devenin ayrı bir önemi vardır.
05:52Hurmanın sadece meyvesinden değil, odunundan ve lifinden de yararlanılır.
05:58Çöl iklimine uygun yapısıyla deve ise,
06:00yük ve binek hayvanı olarak kullanılmasının yanı sıra,
06:04eti, sütü, derisi ve yünüyle hayatın son derece önemli bir parçasıdır.
06:10Araplar için hayatı öneme sahip olan deve, çöl gemisi olarak isimlendirilir.
06:17Arap Yarımadası, tabiat örtüsü bakımından çöl, dağlık ve bahtiyar Arabistan olarak üçe ayrılır.
06:25İslam'ın doğduğu Hicaz, dağlık Arabistan'a tekabül eder.
06:29Hicaz'ın en önemli şehirleri olarak Mekke, Yesrib ki İslami dönemde Medine olarak anılacaktır ve Taif sayılabilir.
06:41Bu şehirler arasında bizim konumuz açısından önemli olan ve üzerinde duracağımız şehir tabi ki Mekke.
06:48Mekke'yi tanıma ve bilme, üç noktada önem arz eder.
06:53İlk olarak Mekke tanındığında,
06:57Hazreti Peygamberin üstlendiği tebliğ görevinin zorluğu ve de gerçekleştirdiği değişimin ve dönüşümün büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır.
07:07İkinci olarak, İslam dininin doğduğu ortamı bilmek,
07:11İslam'ın nasıl bir din olduğunu anlamak,
07:14değerini ve büyüklüğünü kavramak için eldeki en önemli veridir.
07:21Üçüncü olarak da Mekke şehrinin yapısı ve Mekkelilerin hayat tarzı hakkında fikir sahibi olunduğunda,
07:29İslam dininin tebliği için neden Mekke'nin seçildiğine dair bir kanaat oluşacaktır.
07:35Kısacası Mekke'yi ve Mekkelilerin hayat tarzını öğrenmek,
07:39Hazreti Peygamberin yetiştiği ortamı anlamaya yardımcı olacağı gibi,
07:43kimlerle muhatap olduğunu,
07:46İslam'ı hangi zihin yapısındaki insanlara anlattığını görme hususuna da ışık tutacaktır.
07:52Sade bir gözle bakıldığında,
07:55Arap Yarımadası'nın ortasında,
07:57Suriye ile Yemen'i birbirine bağlayan yol üzerindeki,
08:00önemli uğrak yerlerinden biri konumundaki Mekke'nin,
08:05ibadet mahalli olma dışında bir özelliği bulunmamakta.
08:09Bu bakış açısını destekleyen en önemli veri,
08:12Mekke'nin doğal yapısı.
08:14Herkesin üzerinde hemfikir olacağı bir husus,
08:17insan hayatının devamını sağlayan en önemli iki unsurun,
08:22temiz su kaynakları ve tarıma elverişli toprak olduğudur.
08:26Mekke'nin ne toprağı tarıma elverişlidir,
08:30ne de su kaynakları böyle bir faaliyeti gerçekleştirmek için yeterlidir.
08:35Hz. İbrahim de,
08:37Allah'tan aldığı bir işaretle eşi Hacer ve oğlu İsmail'i Mekke'ye getirdiğinde bölgeyi,
08:44ziraate elverişsiz,
08:45ekim bitmeyen bir vadi olarak tanımlamıştır.
08:48Çok net bir şekilde söylenebilir ki,
08:51Mekke sadece ziraatın olmadığı bir şehir değil.
08:54Aslına bakarsanız hiçbir şeyin olmadığı bir şehir.
08:58Bitki örtüsünün olmadığı,
09:00hava sirkülasyonunun kısıtlı olduğu,
09:03etrafı kayalık dağlarla çevrili,
09:06çoğu zaman bir toz bulutunun üzerine çöktüğü bir şehir.
09:09Ancak hiçbir şeyin olmadığı bu şehir,
09:14dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan eşsiz bir şeye sahip, Kabe.
09:22Normal şartlarda tam anlamıyla,
09:25kuş uçmaz, kervan geçmez bir bölgeyi,
09:29hayatla, yaşamla, insanla buluşturan Kabe.
09:34Yüce Yaratıcı, evi için öyle bir yer seçiyor ki,
09:40sanki kendisi dışındaki her şeyi dağların arkasında bırakıyor.
09:46Normal şartlarda kimsenin ilgisini çekmeyecek bir bölgeyi,
09:50kutsal denilince akla gelen,
09:53kutsiyet atfetmek için atıfta bulunulan bir yer haline getiriyor.
09:58Allah Teala, evi için hiçbir şeyin olmadığı bir bölgeyi seçip,
10:02oraya kutsiyet atfederken,
10:04aslında evini tüm dünyevi etki ve meşgalelerden soyutlamış ve korumuştur.
10:10Allah'ın evinin,
10:12dünyevi her şeyden arındırılmış bir mekana konumlandırılması,
10:17bölgedeki tek uğraşın,
10:19gözde ve gönülde sadece yüce yaratıcıya,
10:23ibadet olması gerektiğinin mesajıdır.
10:26Mekke, büyük resim içerisinde,
10:30eski dünyanın kesişme noktasında yer almakla birlikte,
10:33muhtemelen coğrafi konumu ve doğal şartların da etkisiyle,
10:38göz önünde olmayan bir yer.
10:40Etrafı kuşatan dağlar ve tepelere ilave eden,
10:43bir dış çeper görevi gören çöllerle kaplı olması hasebiyle,
10:47coğrafi açıdan doğal bir korumaya sahip,
10:50ve bu durum şehrin dış göç almamasına sebep olmuş.
10:55Tarih boyunca çeşitli devletlerin Mekke'nin de içerisinde yer aldığı,
11:01Hicaz'a hakim olma çabaları sonuçsuz kalmıştır.
11:05Bunda arazinin dağlık,
11:08yolların dar ve bölgeye asker sevkiyatının güç oluşunun etkisi büyüktür.
11:14Bölgenin ekonomik hacmi de,
11:16yabancıların iştahını kapartacak düzeyde değildir.
11:20Gerçekleştirilecek bir hakimiyet sonrası elde edilecek ganimet ve vergi geliri.
11:25Yapılan masrafı karşılayabilecek seviyeye ulaşma ihtimalinden uzaktı.
11:32Mekke, dış dünyadan coğrafi olarak ayrı kaldığı gibi,
11:36zihnen de ayrıdır.
11:39Kadim kültür ve medeniyet havzalarıyla irtibat kurabilecekken,
11:43hiçbirinin hintarlantı içerisinde zikredilmemektedir.
11:46Merkeze çok yakın ama merkezin kalabalığından ve keşmekeşinden bir o kadar uzak olması düşünüldüğünde,
11:55ana yollara çıkan bir arka sokak konumundadır.
12:00Saydığımız fiziki şartlara düz bir mantıkla bakıldığında,
12:03olumsuzluk ve dezavantaj gibi görülebilir.
12:07Ancak bu şartlar, bir başka açıdan Mekke için çok büyük bir avantaja dönüşmüştür.
12:14Çöllerle çevrili doğal bir tecrit ortamında,
12:18sade ve basit bir yaşamın sürdürüldüğü Mekke,
12:21hakim olunacak bir yer olarak görülmediğinden,
12:24siyasal hakimiyet, ekonomik güç ve kültürel benzeştirme ile desteklenen bir zihniyet olan,
12:32kolonyalizmin tehdidinden uzak kalmıştır.
12:36Burada şu soru akla gelebilir.
12:40Yaşam şartlarının bu kadar ağır olduğu bir yerde,
12:44ilk yerleşim ne zaman ve hangi şartlar altında gerçekleşti?
12:50Rivayete göre Mekke'din ilk sakinleri,
12:53en eski Arap kabilesi olduğu kabul edilen,
12:56yarı efsanevi göçebe Sami topluluk olan Amalika'dır.
13:01Amalikalıların başlangıçta Babil çevresinde otururken,
13:05Babil Kulesi'nin yıkılmasından sonra Hicaz'a göç etmeleri,
13:10oradan da Arap Yarımadası'na yayıldıkları kabul edilir.
13:13Her ne kadar Amalika'nın burada ikamet ettiği söylense de,
13:17dini ve ticari bir merkez konumundaki Mekke'nin bilinen tarihi,
13:22üç ilahi dinin orta katası,
13:24Hz. İbrahim'in eşi Hacer'i ve oğlu İsmail'i bu bölgeye getirmesiyle başlamış,
13:30Zemzem Kuyusu'nun bulunmasının ardından,
13:33Yemen asıllı Cürhüm kabilesi mensuplarının buraya gelerek yerleşmesiyle gelişmiştir.
13:39Hz. İbrahim'in oğlu İsmail'le birlikte Kabe'yi inşa etmesinin ardından da,
13:45Mekke, kutsalın şehri olma yoluna girmiştir.
13:49Nihayetinde de Hz. İbrahim'in,
13:51Rabbim bu şehri güvenli kıl,
13:54beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan uzak tut duası üzerine,
14:00Allah tarafından kutsal ve güvenli bir bölge ilan edilmiştir.
14:05Mekke'de zararlılar dışında her türlü canlının öldürülmesi ve bitki örtüsüne zarar verilmesi yasaktır.
14:14Bu sebeple Mekke'ye Elbeledül Emin,
14:17güvenli belde,
14:19Elbeledül Haram,
14:20kutsal ve dokunulmaz topraklar,
14:23veya kısaca harem denilmiştir.
14:25Müslümanların kıblesi olması hasebiyle Mekke,
14:29Kur'an-ı Kerim'de Ümmül Kura,
14:32şehirlerin annesi olarak da isimlendirilmiştir.
14:35Kabe'ye de Elbeytül Haram,
14:38kutsal ve dokunulmaz ev,
14:40ve Elbeytül Atik,
14:41eski ve şanlı ev denilirken,
14:44çevresindeki mescitte,
14:47Elmescüdül Haram,
14:48kutsal ve korunmuş ibadet yeri olarak anılmıştır.
14:52Babası tarafından Mekke'ye yerleştirilen Hazreti İsmail,
14:56hayatına burada devam etmiştir.
14:59İlerleyen yıllarda,
15:00cürhümlülerden bir kızla evlenen Hazreti İsmail'in nesniğinden,
15:04El-Arabül Müstarib'e,
15:06sonradan Araplaşanlar olarak isimlendirilen,
15:10Kuzey Arapları yetişmiştir.
15:12Kısa bir bilgi,
15:13Arap toplumu,
15:15tarihi açıdan iki büyük kısma ayrılır.
15:17Arabı Baide olarak isimlendirilen birinci grupta,
15:21tarihin eski devirlerinde yaşamış olup,
15:24daha sonra çeşitli sebeplerle yok olan gruplar vardır.
15:28Aad, Semud, Medyen,
15:30Arabı Baide'nin başlıca kollarıdır.
15:32Arabı Baki olarak isimlendirilen ikinci grup,
15:36soyları devam eden Araplardır ki,
15:38bunlar da iki ana kola ayrılır.
15:41Birinci grupta,
15:43Arab-ı Arib'e denilen Güneyli Araplar,
15:46ikinci grupta ise bahsettiğimiz,
15:48Arab-ı Müstarib'e denilen,
15:49sonradan Araplaşanlar yer almaktadır.
15:53Bu kısa bilginin ardından konumuza dönecek olursak,
15:57M.Ö. 200'lere gelindiğinde,
15:59Güney Arabistan'daki Yemen bölgesinde yaşanan bir selin ardından,
16:04Huzo adlı bir kabilenin mensupları,
16:06Mekke'ye gelerek,
16:07bir müddet burada ikamet etmek için,
16:10yöre halkından izin istemişlerdi.
16:11Cürhümlülerin bu talebe olumsuz cevap vermeleri üzerine ise,
16:16müttefikleriyle birlikte onlara saldırmışlar,
16:19ve neticede,
16:21Huza kabilesinin girişmiş olduğu mücadelede,
16:23destek bulmasında,
16:25Cürhümlülerin Kabe'nin uluhiyetine saygı göstermemeleri,
16:29ve Kabe'ye sunulan hediyelere el koymaları,
16:33şehre dışarıdan gelenlere ayrımcı tavırlar sergilemeleri,
16:37ve hukuklarına saygı göstermemeleriyle birleşince,
16:41Cürhümlüler,
16:43Huza karşısında mağlup olmuştur.
16:46Cürhümlüler ile Huza arasındaki bu mücadelede,
16:50tarafsız kalan İsmailoğulları,
16:52galip taraftan müsaade alarak,
16:54Mekke civarında yaşamaya devam etmiştir.
16:58Huza kabilesinin Mekke'ye hakim olduğu yılların,
17:01en önemli olayı,
17:03ve Allah'ın kendisini son kez hatırlatmasıyla başlayacak,
17:08yeni döneme götüren sürecin başlangıcı,
17:12bu kabilenin lideri,
17:13Amr bin Luhay'ın,
17:15Mekke'ye getirdiği bir putla,
17:18şehirde Hazreti İsmail'den beri devam eden,
17:21tevhid geleneğini bozup,
17:23putperestliği ikame etmesidir.
17:25Mekke'nin son demografik yapı değişimi ise,
17:28Hazreti Muhammed'in mensubu olduğu,
17:30Kureyş kabilesinin şehre hakim olmasıyla yaşanmıştır.
17:34Baba tarafından dördüncü dedesi Kusay bin Kilab,
17:38Hazreti Peygamber'in doğumundan yaklaşık 100 yıl önce,
17:42şehrin o zamanki hakimi konumundaki,
17:45Huza kabilesini mağlup edip,
17:47Mekke'yi kontrolü altına almıştır.
17:49Bu dönemden sonra Kureyş kabilesi,
17:52yarı göçebelikten yerleşik hayata geçiş yapmış,
17:55doğal olarak bu değişimin,
17:57bir takım siyasi, sosyal ve ekonomik sonuçları olmuştur.
18:04Mekke'nin hakimiyetini ele alan Kusay,
18:07önceliği yerleşim planına vermiştir.
18:10Mekke'deki idari sistemi daha yakından tanıma adına,
18:13önemli gördüğüm bazı kurum ve görevlerden bahsetmek istiyorum.
18:17Mekke'nin idari yapısına söz edilmesi gereken ilk husus,
18:21şehrin yönetim organlarının başında gelen Nedve'dir.
18:26Nedve, Kusay tarafından kurulan müesseselerden en önemlisidir.
18:32Şehirde Kabe'nin hemen yanında,
18:35Darun Nedve adı verilen bir bina inşa edilmişti.
18:38Bugünkü meclisi andıran bu mekan,
18:41Kureyş kabilelerinin toplantı yeriydi ve bir asiller meclisi gibi çalışıyordu.
18:47Mekke'nin güvenliğiyle ilgili meseleler burada görüşülür,
18:51her türlü savaş ve barış kararı bu mecliste alınırdı.
18:55Barış zamanında meclis salonunda muhafaza edilen Mekke'nin sancağı,
18:59savaşa gidilirken burada açılırdı.
19:03Darun Nedve, aynı zamanda Mekke ticaretinin yönetildiği yerdi.
19:07Ticaret kervanları yolculuğa buradan başlar,
19:12Mekke'ye döndüklerinde aynı şekilde ilk olarak buraya gelirdi.
19:17Bu meclise katılabilmenin şartlarından biri,
19:2040 yaşını doldurmuş olmaktı.
19:22Bununla birlikte rüştünü ispat edenler,
19:24yaş sınırına takılmadan meclise dahil olabilmekteydi ki,
19:29Hazreti Ebu Bekir bu duruma örnek teşkil eder.
19:33Programın başında Mekke'nin ibadet mahalli olma dışında bir meziyeti bulunmadığından
19:39ve şehrin en önemli hususiyetinin Kabe'ye ev sahipliği yapması olduğundan bahsetmiştik.
19:47İnsanlar Kabe'yi ziyaret için yarım adanın her tarafından Mekke'ye geliyordu.
19:53Tabii ki bu ziyaretler bir takım ihtiyaçları da beraberinde getiriyordu ki,
19:57en temel ihtiyaç gıda.
20:00Mekkelilerden toplanan paralarla,
20:03Kabe'yi ziyarete gelenleri ağırlama ve yemek ihtiyaçlarını karşılama görevine rifade,
20:10su ihtiyacının karşılanması görevine ise sikaye denilmekteydi ki,
20:16saki kelimesi birçoğumuzun aşina olduğu bir kelimedir.
20:20Her iki görevde,
20:22Hazreti Peygamber'in kabilesi olan Haşimoğulları'nın elindeydi
20:25ve son olarak Hazreti Peygamber'in amcası,
20:29Abbas tarafından yürütülüyordu.
20:32Bu iki görevin de Haşimoğulları'na ait olması bahse değer bir konu.
20:36Çünkü her iki görev de Mekke'nin dışa dönük görevleri.
20:41Şehre gelenlerin en çok muhatap olduğu kişiler Haşimoğulları
20:45ve üstlendikleri görevler sayesinde Haşimoğulları Mekke'de verenel konumunda.
20:53Onların bu özellikleri,
20:55Arap Yarımadası'nda kendilerinin ikram eden,
20:58cömert ve hayırsever insanlar olarak tanınmasını sağlamıştır.
21:02Neticede unutmayalım ki,
21:05kişi kendine ikram edilen yiyeceğin kuludur denmiştir.
21:10Mekke idari yapısında bahsedeceğim Kabe ile alakalı bir diğer görev,
21:15Hicabe veya bir diğer adıyla Sidane.
21:19Bu görev Kabe'nin perdedarlığı, bakımı ve anahtarının korunmasıdır.
21:26Hacip adı verilen görevli,
21:28belirli zamanlarda Kabe'yi ziyaretçilere açardı
21:31ve onun izni olmadan kimse Kabe'ye giremezdi.
21:36Hazreti Peygamber Mekke'nin fethinin ardından,
21:39cahiliye dönemi görevlerinin bir çoğunu ilga etmiştir.
21:43İstisna tuttuğu görevlerden bir tanesi,
21:47Sidane görevidir.
21:48Hatta onun Sidane'yi istisna tuttuğunu duyan amcası Abbas,
21:52bu görevin kendisine verilmesini istemiştir.
21:55Ancak Hazreti Peygamber,
21:57emanetin ehline verilmesi gerektiğini vurgulamış
22:00ve Kabe'nin anahtarını bu görevi sürdüren Osman bin Talha'ya vermiştir.
22:06Kusay'ın yürürlüğe koyduğu yerleşim planlaması ve idari düzenlemelerin ardından,
22:11Mekke bir site devletine dönüşürken,
22:15sosyolojik açıdan da homojen bir yapıya sahip olmuştur.
22:18Bu homojenlik, İslam dininin geldiği dönemde uzun bir geçmişe sahip,
22:25kültür, iç işleyiş ve bu iç işleyiş çerçevesinde şekillenen kendi kurumlarını oluşturmuştur.
22:33Neticede İslam dininin tebliğ edilmeye başlandığı dönemde Mekke,
22:38sistemli bir idari yapının olduğu,
22:41özgün bir iç işleyişe sahip ve herkesin kendisine biçilen role sıkı sıkıya bağlı olduğu bir şehir hüviyetindeydi.
22:49Bu işleyişin sürdürülebilmesi,
22:51Mekke'nin herkesin menfaatine görülüyordu.
22:54Çünkü Mekke'nin hem dini, hem ekonomik, hem de sosyal hayatı düzenin sürdürülmesine bağlıydı.
23:03Bu aşamada Mekke'nin kabul görmüş düzeninin ortaya çıkardığı hususları birkaç farklı başlık altında inceleyebiliriz.
23:11Değineceğimiz ilk husus, kabile sistemi.
23:16Mekke'nin toplumsal yapısı incelendiğinde,
23:19şehir hayatının mekanik dayanışma üzerine kurgulandığı görülür.
23:24Mekanik dayanışmanın en önemli özelliği,
23:27bireylerin benzer norm, inanç ve değerleri paylaşmalarıdır.
23:32Mekke'de bu sisteme işlerlik kazandıran birleştirici güç, kabile aidiyetidir.
23:38Kabile kavramı, aynı soydan gelen şahısların oluşturduğu
23:42ve fertlerin birbirine kan ve nesep yoluyla bağlandığı topluluktur.
23:47Bununla birlikte sosyal hayatın içerisinde kabile kavramına sözlük anlamından çok daha derin anlamlar yüklenir.
23:56Mekke'de kabile sadece soybağı değil,
24:00aynı zamanda güvenlik, kimlik ve hayat sigortası anlamına geliyordu.
24:07Toplumsal rollerin birbirinden keskin hatlarla ayrıldığı ve belirginleştiği Mekke'de,
24:14insanların değeri ait olduğu kabilenin gücüyle doğru orantılıydı.
24:20Bir kabilenin mensubu olmak, sokakta rahat yürümek, ticarette güven bulmak demekti.
24:27Bir kabileye mensubiyet, hayat sigortası olarak görüldüğünden kabilenin kurallarına harfiyen itaat edilirdi.
24:36Bu sistem, gücünü kabilesinden alan Mekkeli için gücünün meşruiyetini sağlayabilme kastıyla,
24:44geçmişin bilgisinin korunmasını ve yeni nesillere aktarılmasını zorunlu kılmıştır.
24:50Bu zarurette, geçmişin her türlü bilgisini ihtiva eden nesep ilmini geliştirmiştir.
24:58Geçmişin bilgisinin nesep ilmi üzerinden sürekli taze tutulması,
25:02var olan düzenin korunması açısından son derece önemliydi.
25:07Nesep ilmi, sadece bir soy bilimi ve bu bağlamda insanların atalarının isimlerini ezberlemesi anlamına gelmez.
25:15Kabileler, kabile siyaseti, kabilelerin akrabalık ilişkileri, savaşları ve önemli ad ettikleri olaylar nesep ilminin konusuydu.
25:27Nesep, asabiyetin temelini teşkil ettiği için korunmasına özen gösterilmiş,
25:33herkes ecdadının adını ezberlediği gibi soyunun yaşadığı her türlü olayı dilden dile aktarmıştır.
25:41İslam öncesi dönemde kabile mantığının temelinde en basit ifadesiyle birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için düşüncesi vardı.
25:52Kabile içi dayanışma duygusunun korunması ve oluşturulan organizasyonun bekası için her türlü koşulda kabile taşın yanında olmak birincil şart.
26:03Arap toplumunda insanın hukuku hatta hayatı kişinin şahsına değil mensup olduğu kabileye bağlıydı.
26:12Bu sebeple de bir insanın kim olduğu değil, kimlerden olduğu önemsenirdi.
26:17Varlığını ve varlıklarını kabilesine borçlu olduğunun bilinciyle hareket eden kabile üyesi yeri geldiğinde bireyselliği bir kenara bırakıp kabile dayanışması için
26:31ölümü veya öldürmeyi göze alırdı.
26:35Bu noktada adil olmak veya adalet olgusu anlamını yitirip yerini kabile taassubuna bırakmaktaydı.
26:45Adaletin kişisel veya kabilevi çıkarların üstünde olduğunu vurgulayan Kur'an ise
26:51Ey iman edenler!
26:53Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun.
27:02Allah için şahitlik eden kimseler olun.
27:05İnsanlar zengin olsunlar, yoksul olsunlar.
27:09Allah onlara sizden daha yakındır.
27:13Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın uyarısını yaparak güçlü olmanın değil, haklı olmanın önemini vurgulamış ve evrensel ilkeleri gözler önüne
27:30sermiştir.
27:31Dürüstlük ve adalet.
27:34Mekke'de kabile yapısı kolektif hareket şuurunu oluşturduğundan kabile bağı olmayanlar her türlü tehdide açık hale geliyordu.
27:44Bu sebeple insanlar kabilelerine sıkı sıkıya bağlı iken, zayıf kabileler için güçlü bir kabile ile ittifak kurmak önemli bir konuydu.
27:54Mekke siyasi yapısındaki denge sisteminin bozulmaması, kabilelerin sahip oldukları güçleri korumaları ve ittifaklarına sadık kalmaları ile doğrudan ilişkiliydi.
28:05Bu sebeple öncelikle kabilenin güçlü olmasına önem verilmiştir.
28:10Gücün kaynağı ise insan varlığının nizeliksel çokluğu olarak kabul edilmiştir.
28:17Bunun için de kabile içi dayanışma ruhu her daim canlı tutulmuştur.
28:24Mekke'de tasarlanan hayat tam olarak kitle psikolojisi üzerine kurguluydu.
28:30Kolektif kabiller öyle bir hipnoz etkisine sahipti ki, insan grup kabile aidiyeti olmadan yaşama imkanı olmadığına inanıyor ve bu fikri
28:42hayatın değişmez gerçekliği olarak savunuyordu.
28:45Kabile kurallarının dışına çıkanlar, kabilenin şerefine leke sürenler ve kabile başkanının uyarılarına uymayanlar cezalandırılarak kabilesiyle kan bağı koparılıyordu.
29:00Arap toplumunda hal adı verilen en büyük cezaya çarptırılan kişi ailesinden ve kabilesinden kovulurdu.
29:08Bu tür bir cezaya çarptırılan kişinin ailesi ve kabilesiyle bağları kopmuş kabul edilirdi.
29:16Kabile mensubu olmanın sağladığı emniyet olmadan her türlü saldırıya açık hale gelen bir kişinin hayatta kalmak için önceliği bir başka
29:26kabileye sığınarak can güvenliğini sağlamaktı.
29:31Kendisine seyyid veya şeyh denilen bazen de emir, rab veya melik gibi lakaplarla anılan kabile reisi eşit hak sahipleri arasından
29:43kabile toplantısında seçilirdi.
29:45Başkan adayında yaş, cömertlik, kahramanlık, sabır, hilm, tevazu ve etkili konuşma kabiliyeti gibi hasletler aranırdı.
29:56Kabile reisinin asli görevleri arasında kabile toplantılarını idare etmek, diğer kabilelerle ilişkilerde kabilesini temsil etmek ve kabile üyeleri arasında ortaya
30:08çıkan ihtilafları örfe göre karara bağlamak vardı.
30:11Bununla birlikte kimseye görev yükleyemez veya ceza veremezdi.
30:17Kabile mensupları reislik makamına getirdikleri isimden barış zamanında mallarını, savaş dönemlerinde ise canlarını ortaya koymalarını beklerlerdi.
30:29Savaşlarda kabile reisleri hedef alınırdı.
30:33Kabile reisinin öldürülmesi, kabile için büyük bir yıkım olacağından özel olarak korunurlardı.
30:42Savaşlarda kabile sancağının yere düşmemesi de çok önemliydi.
30:46Bu sebeple sancak, kahramanlığıyla bilinen güçlü ve cesur kişilerce taşınırdı.
30:54Mutlak bir otorite ve hakimiyet makamı olmamasına rağmen, tüm maddi ve manevi sorumluluk ve yükümlülüklerinin üstlenilmesinin altında kabile reisliğinin verdiği
31:06manevi haz gizlidir.
31:09Kabile hayatına bakıldığında kan davalarının yaygın olduğu görülmektedir.
31:15Kan davalarının en büyük sebebi intikam duygusudur.
31:20Kabilesine mensup birinin öldürülmesi, bütün kabile üyeleri için zul kabul edilirdi.
31:26Bu utançtan kurtulmanın yolu, katili veya katilin kabilesinden bir şahsı öldürmek yahut diyet almak suretiyle barış sağlamaktı.
31:38Aksi takdirde hissettikleri olumsuz duygular sebebiyle huzur bulamazlardı.
31:45Burada önemli olan husus, intikam için katilin öldürülmesinin gözetilmemesidir.
31:52Onun kabilesinden herhangi biri hedef haline getirilip öldürüldüğünde amaç hasıl olurdu.
31:59Arap toplumunda kabile bağımsızlığı o kadar önemsenmiştir ki,
32:04bir başka kabilenin liderliği veya üstünlüğü olarak gösterilebilecek
32:09veya bir kabile için şeref kaynağı olarak anlatılabilecek bir durumun ortaya çıkmamasına özen gösterilmiştir.
32:17Örneğin, ortak bir düşmana karşı girişilen bir askeri faaliyette dahi her kabile kendi liderinin komutasında savaşmayı tercih ederdi.
32:29Zorunlu hallerde ise dönüşümlü komutanlık uygulaması hayata geçirilir,
32:34komutanlık nöbetleşi olarak kabile reisleri arasında el değiştirirdi.
32:40Bu yaklaşım, Arap toplumunun bir araya gelerek kolektif bir siyasi organizasyon kuramamasının
32:49diğer bir deyişle devletleşememesinin nedenleri arasında ilk sıradadır.
32:55Organize bir siyasi yapının teşkil edememesinin bir sebebi de coğrafi şartlardır.
33:03Çölün kısıtlı su, otlak ve zirai imkanları,
33:06bölge halkının geniş kitleler halinde yaşamasının önündeki en büyük engel konumundadır.
33:15Sınırlı kaynakların, küçük grupların dahi zaruri ihtiyaçlarını karşılamasını olanaksız kılması,
33:23yaşam şartlarını iyileştirecek en küçük ihtimal için bile kanlı mücadelelerin kaynağı olmuştur.
33:31Arap Yarımadası'nın kaçınılmaz bir gerçeği olan çatışma ve mücadele ortamı küçük gruplar halinde yaşamayı zorunlu kılmış,
33:41geniş bir kitle inşa edip güçlü siyasi yapılara dönüşme olasılığını tamamen ortadan kaldırmıştır.
33:51Mekke'nin kabile sistemine dayalı toplum yapısının bir sonucu olarak asabiyet anlayışından da bahsetmek istiyorum.
34:01Baktığımızda İslam öncesi Mekke toplumunun temel dinamiklerinden birisi asabiyet anlayışı.
34:09Kolektif sorumluluk duygusu olarak açıklanabilecek asabiyet,
34:12bir kimsenin haklı olup olmadığına bakmadan akrabaları ve kabilesi tarafından desteklenmesine denir
34:22ve bütün kabile üyelerinin harekete geçmesini sağlayan birlik ve dayanışma ruhudur.
34:31Ortak bir politik tutumu merkeze alarak hareket etme zorunluluğu doğuran bu manevi güç ve dayanışma ruhunun
34:39kabile birlikteliğini aşan bir yönü de bulunmaktadır.
34:43Asabiyet duygusunda gerçekte kan bağı olup olmadığına bakılmaksızın
34:48beyan esas alınarak akraba olduklarını ifade edenler aynı paydada bir araya gelip güç odoğu haline gelmekteydiler.
34:57Bu bağlamda asabiyet sadece biyolojik olarak aynı soya mensup olanların değil,
35:04aynı soya mensup olduklarına inananların birbirini desteklemesidir.
35:11Bizden olmayan, bizim düşmanımızdır mottosuyla hareket edilen asabiyet duygusunda
35:16herkes tehlike anında kabilesine yardım etmekle mükellefti.
35:20Kabile taşına her durumda yardım etmesi gereken kişi onun haklı veya haksız olduğunu sorma hakkına sahip olmadığı gibi
35:29suçun ferdiliği gibi bir anlayış da yoktu.
35:33Aslında asabiyet düşüncesinin de kendi içerisinde bir mantığı var.
35:37Arap Yarımadası gibi her türlü imkanın sınırlı olduğu,
35:43insanın sesini sadece kendisinin duyabileceği engin çöl coğrafyasında,
35:50güven içerisinde yaşamak da, seyahat etmek de, ticari faaliyette bulunmak da son derece zordu.
35:57Bu zorluktan kurtulmanın yolu ise sözü senede dönüştürmekten geçmekteydi.
36:03İşte tam bu noktada cahiliye Arapları asabiyet duygusuyla kabile içi birlikteliği tesis etmiştir.
36:12Mekke'de kabile sistemi genel itibariyle anlattığımız şekilde işliyordu ama
36:17bu sistemin çarkları ise toplumu oluşturan insanların çeşitli gruplara ayrılmasıyla döndürülmekteydi.
36:26Her ne kadar Mekke toplumunun asli unsuru Kureyş olsa da şehirde ikamet edenlerin tamamının bu kabileye mensup olduğu söylenemez.
36:35Şehrin özellikle Yemen-Suriye ticaretinin merkezi haline gelmesinin ardından,
36:40diğer Arap kabilelerinden ve farklı ırklardan insanlar da burada yaşamaya başlamışlardı.
36:46Ayrıca ana geçim kaynağı olan ticari faaliyetlerde çalıştırılacak çok sayıda yabancı köle şehre getirilmişti.
36:54Şunu da belirtmeliyiz ki, ekonomi ve yönetim Kureyş kabilesinin elinde olduğundan
37:01diğer gruplar şehrin ne ticari ne de siyasi hayatına fazla dikkat çekmemişler ve etkin olamamışlardır.
37:08Mekke toplumunu oluşturan insanlar sosyal niteleme bağlamında,
37:12hür, köle ve mevla olmak üzere temelde üç ana gruba ayrılmaktaydı.
37:18Bu üçlü tasnifin merkezinde doğal olarak hürler yer almaktaydı.
37:22Hürler toplumun en üst tabakasıydı.
37:26Bununla birlikte hürler de kendi aralarında ekonomik seviye ve itibarlarına göre eşraf ve avam olmak üzere sınıflaşıyordu.
37:35Yani Mekke'de bütün hürler eşitti ama bazı hürler daha eşitti.
37:41Toplumun bir diğer kesimi kölelerdi.
37:45Kabile savaşlarında tutsak edilen esirler,
37:47ailesinden kaçırılan çocuklar veya Afrika'dan getirilip köle pazarlarında satılanlar köleliğin kaynağını oluşturmaktaydı.
37:58Toplumun en alt grubu konumundaki kölelerin hiçbir sosyal, siyasi, ekonomik hatta dini hakkı bulunmuyordu.
38:06Kendilerine emtia muamelesi yapılırdı.
38:10Alınıp satılabilirler, miras olarak aktarılabilirlerdi.
38:15Bir efendi kölesini öldürse bu durum kabahatler kanununa dahi girmezdi.
38:21Çünkü bir köle, efendisinin mülkü kabul edilip ona göre hareket edilirdi.
38:27Köle, efendisinin mal ve sermayesi olarak kabul edildiğinden azat edilmesi büyük bir kayıp olarak değerlendirilmekteydi.
38:38Mekke bağlamında köleliğe değinmişken günümüze de kısa bir atıfta bulunmak istiyorum.
38:46İnsanoğlunun vazgeçilmez arzularından birisi çevresine hükmedip hem cinsleri üzerinde tahakküm kurmaktır.
38:55Muhatap olduğu kitleyi etki altına alıp, sözleri, fiilleri, tercihleri hatta bedenleri üzerinde etkili olma arzusu tarih boyunca şekil değiştirerek devam
39:09etmiştir.
39:11Bu arzuda herkes etki gücü kadar hükmetme çabasındadır.
39:15Üst, ast üzerinde, amir, memur üzerinde, evin içerisinde, eşler birbiri üzerinde egemenlik kurmak ister.
39:28Ebeveynler çocuklarına kendi doğruları çerçevesinde hayat çizmeye çalışırlar.
39:33Ancak bazı durumlarla kıyas edildiğinde bu türler çok masum kalır.
39:39Kimi zaman insan hem cinsinin bedeni, inancı, hayatı, tercihleri üzerinde hakim olma arzusuna kapılır.
39:50Esasen köleleştirme arzusu buradan beslenir ve tarih boyunca birileri köle, birileri efendi olmuştur.
40:00Günümüzde tarihsel anlamıyla kölelikten bahsedilmiyor olabilir.
40:05Ancak köleleştirme zihniyeti belki de tarihte olmadığı kadar güç kazanmış durumda.
40:13Günümüz dünyası insanların tercihleri üzerinden köleleştirilmeye çalışıldığı bir zaman dilimini yaşıyor.
40:22Örneğin, moda adı altında insanların giyim tercihlerine yön verilmeye çalışılıyor.
40:27Reklamlar, insanların tercihlerinin şekillendirilmesinin en önemli araçları haline gelmiş durumda.
40:37İnsanoğlunun elinden alınan bir diğer özgürlüğü de zamanını yönetme hakkı.
40:44Başta sosyal medya araçları olmak üzere o kadar çok tırnak içerisinde eğlenceli, merak uyandırıcı girdiğe maruz kalıyor ki insan,
40:53insan günün sonunda geçirdiği zamanın telafisinin olmadığı düşüncesinden yoksun,
41:01kaybolan yıllarından habersiz bir şekilde kendisini bu ışıltılı hayatı ben seçtim demek zorunda hissediyor.
41:10Günümüzde insanın modern kölelik alanlarından birisi de düşünme ve düşünceleri sonucunda özgün ve özgür olma hakkının elinden alınmasıdır.
41:23Örnek verelim,
41:24Güzellik algısıyla birilerine benzeme zorunluluğu düşüncesi insanın fiziki özgürlüğünü elinden almaktadır.
41:34Herkes, vücudunun bir yerini bir başka insana benzetme veya güzellik ölçüsü olarak sunulan kriterlere uygun hale getirme arzusuna boyun eğdirilmek
41:45istenmekte.
41:46Bu benzetilmeyi reddeden insanın, ben böyle mutluyum demesi bile bu zihin dünyası için kayıp olarak kabul ediliyor.
41:55Doğru soru, ben böyle mutluyum değil, ben nasıl olursam mutlu olurum şeklinde lanse ediliyor.
42:03Bir diğer köleleştirme alanı, yaşam tarzlarına yönelik yönlendirmelerde gizli.
42:09Bir insanın yaşam tarzına doğrudan müdahale kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.
42:16Ancak ona bir yaşam tarzını, estetik, modern, cazip ve çekici göstermekte bir beis bulunmamakta.
42:27Hayatın her alanına, insanın hayata açtığı her bir penceresine dair yapılan dolaylı müdahaleler neticesinde
42:35insanoğlu kendi eliyle kendini özgür ve özgün kılan her şeyi bir başkasına göre yaşamayı kabul ediyor.
42:44İnsanlık açısından bu işin maalesef en acı olan tarafı ise düştüğü durumun farkında bile olmaması.
42:53Neticede hayat bu dünyadan ibarettir.
42:57Yaşadığım kar, aldığım haz ve lezzet tek amacımdır yaklaşımı insanı varlık gayesinden uzaklaştırmakta.
43:06Dünyayı tek gerçeklik olarak kabul edenlere söylenebilecek yegane söz, gören göz, işiten kulak ve hisseden bir kalp için.
43:17Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibaret şeklinde olacaktır.
43:34Mekke toplum yapısında hürler ve kölelerin dışında mevali adı verilen üçüncü bir grup daha yer almaktaydı.
43:42Mevali sınıfı için hürler ile köleler arası bir sınıf tanımlaması yapılabilir.
43:47Mekke'de yabancı iken Mekkeli haline getirilen kişiye Mevla denirdi.
43:53Bir köle, efendisi tarafından evlatlık olarak ilan edilirse veya azat edilirse onun Mevlası olurdu.
44:02İslam öncesi dönemde bir kişi istediği birisini kendi nesebine dahil edebilir ve onu kendi ailesinin bir mensubu ilan edebilirdi.
44:11Mekke'nin toplumsal sınıflarına da değindikten sonra son söz olarak diyebiliriz ki.
44:19İnsanoğlu içerisinde bulunduğu ve kendisine mutsuzluk veren durumu tanımlayıp yorumlamak ve çözüm yolları aramak yerine kabullenmeye yatkındır.
44:30Bunun neticesinde koşulların kendine sunduğu hayatı yaşar.
44:35Bu kabulleniş neticesinde bir süre sonra artık özüne uzaklaşma başlar.
44:41Uzaklaştıkça yabancılaşır, yabancılaştıkça korkuları artar.
44:48Korku ise insan zihninin en büyük prangası ve statükonun en büyük destekçisidir.
44:57Mekke'de ikamet eden herkese toplumsal rolüne uygun bir kimlik kazandırılıyor.
45:02Sonrasında da bu kimliğin sağladığı haklar veya kısıtladığı alanlar üzerinden bir yaşam tarzı inşa ediliyordu.
45:11Rasyonelliği olmamakla birlikte yozlaşmanın verdiği reellik içerisinde meşruiyet kazanan bu sistem nesnel gözüken ama özünde öznellik barındıran toplumsal yasalar üzerinden
45:28işletiliyordu.
45:33Mekke'nin ekonomik yapısından ve inanç dünyasından bahsedeceğimiz bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Yorumlar