Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.

İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.

Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.

“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.

Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Döküm
00:14Müzik
00:17Herkese merhaba. Son Çağrı'ya hoş geldiniz.
00:21İki bölümdür Hazreti Peygamber'in hicret sonrası gerçekleştirdiği faaliyetlere değiniyoruz.
00:26Ancak hala bitiremedik.
00:27Sadece bu durum bile Allah Resulü'nün ümmet adı verilen İslam toplumunu nasıl ilmek ilmek işlediğinin
00:35ve her ayrıntıyı en ince detayına kadar nasıl planladığının kanıtıdır.
00:41Bu bölümde de aynı konuya devam ediyoruz.
00:44Bahsedeceğimiz ilk faaliyet kıblenin değişimi.
00:47Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de verdiği mesajlarla Müslümanlara özgün bir kimlik kazandırmayı hedeflemiştir.
00:58Bir Müslümanın kimliği konuşma uslubunda, hayata bakışında, günü planlamasında veya giyim tarzında görülebilir.
01:07Hazreti Peygamber'in Müslümanlara başka toplumlara benzememe çağrısı şekillendirmek istediği özgün insan kimliği sebebiyledir.
01:18Duruşuyla, konuşmasıyla, kıyafetiyle, zihniyetiyle, düşünme biçimiyle ve tabii ki medeniyete katkısıyla özgün bir insan.
01:31İslam'ın ideal insan biçimi.
01:34Bu özgünlük, insanı ebedi mutluluğa götürmenin anahtarı olacaktır.
01:39Aslında Hazreti Peygamber'in zihninde özgünlük anlayışının ilk günden itibaren olduğu, namaz kılarken yöneldiği kıbleden anlaşılmaktadır.
01:51Hazreti Peygamber, Mekke'de putperest bir toplum içerisinde yaşarken, farkını diğer bir ifadeyle, özgünlüğünü Mescid-i Aksa'ya yönelerek göstermiştir.
02:05Yesrip'teyse, Müslümanların farklı olmaları gereken topluluk Yahudilerdi.
02:11Yahudilerle aynı yöne dönmek, başta Hazreti Peygamber olmak üzere Müslümanlar için fiilen olmasa da zihnen yorucu oluyordu.
02:22Hazreti Peygamber, Kur'an-ı Kerim'in işaretiyle hicretten yaklaşık 18 ay sonra kıblenin yönünü Mescid-i Aksa'dan Kabe'ye
02:32çevirmiş ve Müslümanları bir kez daha özgün hale getirmiştir.
02:37Hazreti Peygamber'in namazlarını Kabe'ye yönelerek eda etmeye başlaması, attığı her adımı eleştirmek için fırsat kollayan Zümre tarafından,
02:49Müslümanların zihnini bulandırma kastıyla kullanılmaya çalışılmıştır.
02:53Bu doğrultuda, kıblenin değiştirilmesinin gereksizliği, Hazreti Muhammed'in kendi tercihleri doğrultusunda Müslümanları yönlendirdiği ve daha önce kılınan namazların geçersiz olduğu
03:08gibi iddialar ortaya atılmıştır.
03:10Yüce Allah, bu hususta da devreye girerek Müslümanların aklını bulandırmaya çalışanları cahil ve kıt akıllı olarak tanımlamış,
03:22sonrasında da kıble değişiminin gerekçesini Rasulüne uyanlar ile sırt çevirenlerin ortaya çıkması olarak izah etmiştir.
03:32Gelelim bir diğer düzenlemeye, Allah ile buluşmanın çağrısına.
03:42İnsan, özgün bir kimliğe sahip olunca, yaşadığı coğrafyayı da bu özgünlüğü somutlaştıran örneklerle donatabilmektedir.
03:53Coğrafyanın özgünlüğü mimari planında ve kendine has sembollerinde görülebilir.
03:59Mescid-i Nebevi, İslam dininin ihtiyacı olan görselliği sağlıyordu.
04:06İnsanların gözleri uyarılıyor, böylece İslam'ın fikir dünyası sürekli olarak canlı tutuluyordu.
04:15Mescidin yanı başındaki çarşı, bu canlılığı sadece ibadet hayatı sırasında ortaya çıkan bir sinerji olmaktan çıkarıp,
04:23ticari faaliyetler sırasında da İslam'ın prensiplerinin hatırlanmasını sağlıyordu.
04:30Mescid, İslam adına Müslümanların görme duyusuna hitap ediyordu.
04:36Ancak tek bir duyuya hitap, eksik kalacak ve verilmek istenen mesajın yeterli düzeyde alınmasını sağlamayacaktı.
04:46Bu noktada insanın bir diğer duyusuna daha hitap edilmesi ve böylece görsel etkinin beslenmesi gerektiği anlaşıldı.
04:57İslam'ın işgal ettiği alanın genişletilmesi için işitme duyusuna hitap edilmesine karar verildi.
05:04İnsanlara ulaşmak için işitme duyusunun seçilmesi bilinçli bir tercihtir.
05:12Çünkü insan kulağından zehirlenir ve duydukları insanın zihnini bulandırıp,
05:20acaba ve olabilir mi ki sorularını sordurup şüpheye düşürür.
05:27İnsanların zihnini temiz tutmanın yolu, doğru sözler işitmelerini sağlamaktan geçer.
05:35Kulağı muhatap olarak almak, verilmek istenen mesajın anlaşılması için önemli olduğu kadar,
05:43verilmek istenen mesajı gölgelemek isteyenlerin söylemlerinin etkisizleştirilmesi için de önemlidir.
05:52Müslümanların kulağında İslam'ın anlam dünyasını somutlaştıran cümleler ezanla ifade bulmuştur.
06:00Böylece insanın Allah'ın çağrısının sesini duyması sağlanmıştır.
06:06Sürecin başlangıcı bir rüya ile olmuştur.
06:09Abdullah bin Zeyd adlı sahabi, Hazreti Muhammed'in yanına gelerek rüyasında duyduğu sözlerden bahsetmiştir.
06:17Hazreti Peygamber bu sözlerin güzel ve gür sesiyle tanınan Bilal-i Habeşi'ye öğretilmesini istemiştir.
06:26Sözleri ezberleyen Bilal yüksek sesle tekrar ederek yeryüzünde ezan okuyan ilk kişi olmuştur.
06:34İlk ezanı Bilal-i Habeşi'nin okuması da üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.
06:40Bilal-i Habeşi Mekke'de efendileri tarafından kızgın kumlara yatırılıp üzerine konulan kaya parçalarının altında putların adını zikretmeye zorlanırken Allah'ın
06:54birliğini haykırmıştır.
06:55Bu arka plan göz önünde bulundurulduğunda ezanın diğer bir ifadeyle Allah'a kulluğa davetin ilk defa Bilal'in sesiyle ilan
07:07edilmesinin,
07:08onun sesinin güzelliği ve gürlüğünden çok daha derin bir anlamı, çok daha güçlü bir mesajı olduğunu düşünmek mümkündür.
07:19Bir anlığına İslam tarihinin en ağır işkencelerine maruz kalan bir ismin ezanı ilk okuyan kişi ve Hazreti Peygamber'in müezzini
07:30olmadığı düşünüldüğünde,
07:33Bilal'in adını tüm Müslümanların zihnine kazıyacak ikinci bir olay akla gelmeyecektir.
07:39Bu sebeple Hazreti Muhammed'in aldığı karar, köle statüsünde her türlü eziyet ve işkenceye layık görülen Bilal'i,
07:50İslam tarihinin en seçkin şahsiyetlerinden biri haline getirmek için mükemmel tercihtir.
07:59Bilal-i Habeşi'nin adını kıyamete kadar bilinir kılan bir hususta,
08:03sabah ezanında okunan,
08:06Es-Salâtu Hayr'un Minen Nev miybaresidir.
08:09Bilal, bir sabah ezanını okuduğu sırada bu ibareyi eklemiş,
08:15Hazreti Peygamber de hoşuna giden bu kısmın sabah ezanlarında kalıcı olarak söylenmesini istemiştir.
08:23Namazın, insanı bütün dünyevi bağımlılıklardan arındıran yönü göz önünde bulundurulduğundaysa,
08:31namaza çağrının Bilal ile başlaması ayrı bir sembolizm barındırmaktadır.
08:38Müslümanlar, özgürlüğe davetin çağrısını ilk defa bir kölenin sesinden duymuşlardır.
08:49Ezan, bir coğrafyanın kontrolünün kime ait olduğunun göstergesidir.
08:55Bu açıdan bir egemenlik sembolüdür.
08:59İmzalanan sözleşmelerle birlikte,
09:01Müslümanlar Yesrib'de mekanın asıl sahibi konumuna gelmişlerdir.
09:07Neticede günde beş defa okunacak ezan ile Yesrib'in gerçek sahibinin kim olduğu sürekli olarak hatırlatılmaya başlanmıştır.
09:20Bir beldede Müslümanların yaşadığının sembollerinden olan ezan,
09:26Müslümanlara namaz vaktini duyuran,
09:29inançlarını hatırlatan,
09:31namaz ile imanlarını tazelemeye davet eden bir çağrıdır.
09:37Aynı zamanda bir beldede Müslümanların bulunduğunun simgesidir.
09:42Bu bağlamda dini bir anlama sahiptir.
09:46Ancak dini sadece uhrevi bir inanç olmaktan çıkartıp,
09:51kişinin hayatını şekillendiren bir unsur olarak düşündüğümüzde,
09:56günde beş defa okunan ezanlar,
10:00ibadete, medeniyete, medeniyete katkı sunmaya bir çağrıdır.
10:05İnsanın Allah'a vermiş olduğu söz,
10:08adaletli olmak, dürüst olmak,
10:12hayata ve medeniyete katkıda bulunmak,
10:16yaratılmış olma gayesinin neler olduğunu sürekli akılda tutup,
10:21bu gaye çerçevesine çalışmaktır.
10:25İşte ezanın bu anlamını düşündüğümüzde,
10:29insanı günde beş defa iyiye, güzele ve doğruya çağıran bir değer olarak da görebiliriz.
10:36Diğer bir ifadeyle,
10:38ezan sadece ibadete çağıran bir değer değildir.
10:42Aynı zamanda hatırlatıcı özelliği vardır.
10:47Evet, ezandan da bahsettikten sonra,
10:51şimdi çok daha farklı bir konuya geçiş yapalım.
10:54Aldığı kararlar ve gerçekleştirdiği icraatlarla Hazreti Peygamber,
10:59şehrin iç işleyişini en ince ayrıntısına kadar dizayn etmişti.
11:04Sırada çok önemli bir sorunun cevabını bulmak vardı.
11:08Biz kaç kişiyiz?
11:11Bu sorunun cevabını bulmak için Hazreti Peygamber bir nüfus sayımı gerçekleştirmiştir.
11:17Kaynaklarda Müslüman nüfus için 500, 600 ila 700 ve 1500 rakamları verilmekle birlikte,
11:241500 tercih edilen rakam olmuştur.
11:29Tahmini olarak verilen 11 rakamı merkeze alındığında,
11:33Müslümanların Yesrib nüfusunun yaklaşık olarak %15'ine tekabül ettiği söylenebilir.
11:40Yani Müslümanlar, nüfus olarak azınlık olmakla birlikte,
11:47Hazreti Peygamber'in attığı adımlar sonucunda,
11:50nüfus olarak şehrin asli unsuru haline gelmiştir.
11:55Nüfus sayımı, bir taraftan biz kaç kişiyiz sorusunun cevabını verirken,
12:01aynı zamanda egemen olunan coğrafyanın sınırlarını da çizer.
12:05Neticede doğal olan, kendi coğrafyasındaki ve hakimiyet alanındaki insanların tespitidir.
12:13Ancak insanların tespiti ve sınırların belirlenmesi,
12:17yeni bir uygulamayı da beraberinde getirir.
12:20Sınırları belirlenen alanın güvenliğinin tesisi
12:24ve sınırlar içerisinde kontrolün sağlanması zorunlu bir hal alır.
12:33Gelelim yeni bir konuya.
12:37Gerçekleştirilen icraatlardan sonra,
12:40sıra şehrin sahip olduğu yeni kimliği yansıtan bir ismin belirlenmesine gelmiştir.
12:48Neticede bir şehrin, bir cismin veya herhangi bir nesnenin ismi kimliğidir.
12:57Burada sizlerle bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.
13:01Ortaçağ'da bir yerleşim yerinin şehir olarak tanımlanabilmesi için sahip olması gereken özellikler sayılırken,
13:10ticaret için bir pazar, kendine has hukuki ve siyasal statü,
13:16şehir sakinleri arasında bu özerk hukuka bağlı olarak ortaya çıkan siyasal ilişki biçimi zikredilmiştir.
13:24Objektif bir gözle bakıldığında,
13:29Hazreti Peygamber'in hicret sonrası gerçekleştirdiği icraatlarla,
13:34dağınık bir yapıya sahip Yesrib'i bir şehre dönüştürdüğü anlaşılmaktadır.
13:41Hicretin ardından Yesrib, tamamen yenilenen bir düzene sahip oldu.
13:47Her şey yeniden kurgulandı.
13:51İslam, kendi kimliğini ve hüviyetini Yesrib'e verdi.
13:56Bu düzenin teorisyeni de, mimarı da Hazreti Peygamber'di.
14:02O zaman şehir, kendini hem fikren hem şeklen imar eden ve yeni kimlik kazandıran ile birlikte anılmalıydı.
14:12Yesrib artık Hazreti Muhammed'in şehriydi.
14:18Artık Medine-tür Resul yani Peygamber'in şehri vardı.
14:23Bu isim zaman içerisinde kısaltılarak Medine şeklinde kullanılmaya başlandı.
14:30Sonuç olarak bakıldığında,
14:33İslam tarihinde Medine,
14:35Müslümanlar için bir sığınak olmaktan çok daha büyük bir anlama sahiptir.
14:40Hazreti Muhammed, bu şehirde İslam medeniyetinde şehir olgusunun prototibini inşa etmiştir.
14:47Kendisine teorik öğretilerin pratik uygulamalarını yaşama ve öğretme imkanı veren şehri,
14:54tüm Müslümanların nezdinde ayrıcalıklı kılmak isteyen Hazreti Peygamber,
14:59tıpkı Hazreti İbrahim'in Mekke'nin kutsiyeti ve bereketi için dua ettiği gibi,
15:06Medine'nin kutsiyeti ve bereketi için dua etmiş ve Medine'yi saygın bir şehir olarak ilan etmiştir.
15:17Programımızın bu bölümünde,
15:19Medine'den hareketle medeniyet kavramını ele almak istiyorum.
15:26Medeniyet, insanın hem cinsleriyle kurduğu ilişki düzenine,
15:32doğaya, dünyaya ve kainata katkısını ifade eden bir kavramdır.
15:37İnsanı medeni kılan, bahsedilen alanlara dair tutumudur.
15:44Somutlaştırılması pek de mümkün olmayan medeniliğin göstergesi,
15:49insanın zihnen, fikren, ruhen ve ilmen olgunluğudur.
15:55İnsanın dünyayı ilgilendiren konulardaki söylem, eylem, tutum ve davranışları,
16:03onun medeniyetle ilişkisini belirler.
16:06Makin eleşme, tek başına medeniyet değildir sözünden de anlaşıldığı üzere,
16:13medeniyet kavramına yüklenen en yanlış anlam,
16:18gelir düzeyinin yüksekliği neticesinde,
16:21ekonomik imkanların genişlemesi sayesinde,
16:26sahip olunan maddi unsurların çoğalmasının,
16:30medenilik olarak değerlendirilmesidir.
16:35Gelir seviyesiyle medenilik arasında bir ilişki kurulacaksa,
16:39bu ancak sahip olunan maddi imkanların,
16:43nerede ve nasıl kullanıldığına bakılarak yapılabilir.
16:46Yeryüzünü insanın istifadesine sunan Yüce Allah,
16:50bu mekan üzerinde,
16:52herkesin eşit hak ve özgürlüklere sahip olmasını sağlama adına,
16:57peygamberleri aracılığıyla,
16:59bir takım düzenlemeleri insanların kabulüne sunmuştur.
17:02İnsanoğlu bu düzenlemeleri kabul edip,
17:06yaşamına ilahi vahyin rehberliğinde yön vermeyi kabul ettiğinde,
17:11hayatına inancın kendisine sunduğu evrensel ilkeler üzerinden yön verecektir.
17:18İslam dininde bir kişinin medenilik ölçütü,
17:22arzu, öfke, şehvet gibi duygularını kontrol altına alıp,
17:27yeryüzüne sağladığı olumlu katkıdır.
17:31İslam medeniyet için asıl olan,
17:35erdemler ışığında bir dünya hayatıdır.
17:38İnsanlık aleminin temel değerleri,
17:42İslam medeniyetinin öncülleri olarak,
17:45bu medeniyete kimliğini kazandırmaktadır.
17:48Bir toplumun medenilik göstergeleri olarak,
17:54herhangi bir şekilde etnik köken ayrımcılığı yapmadan,
17:58herkesi insan paydasında görmek,
18:02dini, dili, ırkı, ten rengi,
18:06cinsiyeti ne olursa olsun,
18:08insanların şeref, onur ve haysiyetlerine saygı duymak,
18:13düşünce ve fikir hürriyeti çerçevesinde her insanın kendini ifade etmesine imkan sağlamak,
18:22din ve vicdan hürriyeti bağlamında herkesin inancını yaşama,
18:28öğrenme ve öğretme hakkına saygı duymak,
18:32toplumsal barışa zarar verecek,
18:34insanları ötekileştirecek,
18:37kin ve nefret duygularını besleyecek,
18:40fiil ve söylemlere müsaade etmemek,
18:44özel hayatın gizliliğine saygı duymak,
18:47şiddet kimden gelirse gelsin reddetmek,
18:51yeryüzünü gelecek nesillerin bir emaneti görmek,
18:55kendisi için istediğini başkası için de istemek,
19:00komşusu açken tok yatmamak,
19:02kul hakkına riayet etmek,
19:07yaratılanı yaratandan ötürü sevmek ilkeleri sayılabilir.
19:13Bakıldığında bu ilkelerin insanın bencil hırs ve arzularından sıyrılıp,
19:19içerisinde yaşadığı toplumsal hayata entegrasyonunu sağladığı görülmektedir.
19:24Hicretin ardından geçen ilk zamanlarda Hazreti Peygamber attığı adımlarla toplumun sosyal düzenini şekillendirirken,
19:33Yüce Allah da bir takım vecibeler vasıtasıyla Müslümanların hayatlarına dokunuyordu.
19:40Şimdi de gelin bu konuları birlikte ele alalım.
19:44İnsanoğlu için sevildiğini, önemsendiğini, kendisine değer verildiğini bilmek kadar duymak, görmek ve hissetmek de değerli ve önemlidir.
19:56Muhatabının zihninde ifade ettiği anlamı yine onun hal, hareket, söylem ve eylemlerinde görme arzusu son derece insani bir beklentidir.
20:08İlişkilerin sözle ve davranışla ifade edilerek, gündelik hayat yansımasının en önemli getirisi,
20:18kişinin sevdiğiyle her an birlikte olması, her türlü davranışta onu önemsemesi neticesinde gerçekleşen yakınlık ve birlikteliktir.
20:29Yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkide de benzeri bir durum mevcuttur.
20:34Kur'an-ı Kerim'de geçen, beni anın ki ben de sizi anayım ayetinde iman ile gerçekleşen birlikteliğin eyleme yansıması gerektiği
20:46vurgulanmaktadır.
20:48İnsanın eylemlerinde Allah ile yakınlık kurması, onun emir ve yasaklarına uygun bir yaşam tarzına sahip olmasından geçmektedir.
20:57Bu noktada da insanın kulluğunun göstergesi olan ibadetler devreye girmektedir.
21:04İnsan önce inanır, inandığı olguyu değerli görür, hayatında bu olguya alan açtığında onunla mutlu olabileceğine karar verir.
21:19Bu aşamaya kadarki süreç insanın iç dünyasında, zihninde ve kalbinde yaşanır.
21:24Konuyu din temelli bir şekilde somutlaştırdığımızda, insan önce aşkın bir varlığa inanır, ona bağlanır ve güvenir.
21:36Sonrasında da inancını, bağlılığını ve güvenini pratik hayatında yansıttığı bir takım davranışlarla ona gösterir.
21:47İşte insanın duygularını davranışlarına yansıtması, ibadet olarak tanımlanır.
21:54İbadet, akıl ve kalp ile tasdik edilen yaratıcının varlığı ve yüceliği düşüncesinin eyleme dökülmesidir.
22:04İbadetler, insan ile yaratıcı arasındaki ilişkinin samimiyetini ve sürekliliğini gösteren ve bir anlamda yaratan yani Allah ve yaratılan yani insan
22:19ilişkisini karşılıklı olarak hatırlatan tutum ve davranışlardır.
22:25İnsanın iman ile zihinde oturtarak kurmuş olduğu yaratan yaratılan ilişkisinin sıcaklığını gösteren boyut, ibadetlerdir.
22:36Bir başka ifadeyle, insanın yaratıcısı karşısındaki konumunu bilmesi iman, konumunun ne olduğunu bildiğini formlar üzerinden göstermesi ise ibadettir.
22:50İbadet, Allah ile insan arasındaki ilişkiyi sıcak tutan bağdır.
22:56Gözden ırak, gönülden ırak sözü, ilişkilerde hatırlamaların veya hatırlanmaların arasına zaman girdiğinde insanların birbirinden uzaklaştığını,
23:10duygu yoğunluğu oranının azaldığını ifade eder.
23:13İlişkilerde duygu yoğunluğunu koruyup, ilişkiyi sıcak tutan unsur, ilişkinin zaman zaman söze, zaman zaman davranışa dökülmesidir.
23:26Yaratıcıyla kurulan ibadet ilişkisinin temelinde de bu vardır.
23:31Dua başta olmak üzere, hamd ve şükür ifadeleri Allah ile kurulan ilişkinin söze, namaz, oruç, zekat, hac ve kurban gibi
23:44ibadetlerse davranışa dökülmesidir.
23:48Tabi ki bir davranışın ibadet olarak değerlendirilmesi için asli şart onu yapanın niyetidir.
23:57Herhangi bir davranışın ibadet kapsamında ele alınabilmesi ancak bu davranıştan elde edilecek kazancın sadece Allah'tan beklenilmesiyle ilişkilidir.
24:10Maddi bir kazanç beklentisi, insanlar tarafından övülme, taltif edilme ve iyi insan denilme arzusu gibi hedefler bir tutum ve davranışın
24:24ibadet boyutunu ortadan kaldırır.
24:28Bu sebeple herhangi bir ibadeti yerine getirirken insanın temel gayesi, diğer insanların ne diyecekleri veya ne düşünecekleri değil,
24:42ibadet neticesinde inandığı varlıkla kurmuş olduğu ilişkiden duyduğu hazdır.
24:49Manevi bir bağlılık göstergesi olan ibadetlere maddi bir ölçüyle yaklaşmak makul bir tutum değildir.
24:58İnanana düşen, ibadeti elinden geldiğince en samimi duygu ve en uygun şekilde yerine getirmektir.
25:08Bundan sonrası Allah'ın bileceği bir konudur ve O'nun yetki alanına girmektedir.
25:16Bu noktada iki örnek konunun anlaşılması açısından yerinde olacaktır.
25:22Birincisi Anadolu'muzun yetiştirdiği en önemli mutasavvuf şairlerden olan Yunus Emre'nin
25:30cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri,
25:36isteyene versen onu bana seni gerek seni dizeleridir.
25:40Yunus Emre bu dizeleriyle imanının ve ibadetinin merkezinde Allah rızası olduğunu,
25:50sonuçta bir ödül olmasa dahi imanı ve ibadetleri ona herhangi bir menfaat sağlamayacak dahi olsa,
25:59yine de Allah yolunda olacağını,
26:01çünkü asıl olanın yolda olmak,
26:05diğer bir deyişle akışta kalmak olduğunu açıkça ifade etmiştir.
26:11İkinci örnekse,
26:13Hazreti Peygamberle sahabeden Adi bin Hatim arasında geçen bir diyalogtur.
26:20Hazreti Muhammed'in sahabilerinden olan Adi bin Hatim,
26:23bir gün Allah Resulü'nün yanına gelerek babası Hatim'den bahsetmeye başlar.
26:28Hatim, soylu, asil ve cömert bir kişi olarak bilinir ve saygı görürdü.
26:35Fakirleri doyuran, koruyan, düşmanlarına karşı onlara sığınak olan bir kişiydi.
26:42Adi,
26:43babasının iyi bir insan olduğunu,
26:45ihtiyaç sahiplerine yardım ettiğini,
26:48insani ilişkilerde iyi biri olduğunu söyleyerek,
26:50yaptığı iyilikleri sıralar.
26:54Sonrasında da yaptığı bu iyilikler sebebiyle,
26:57Allah tarafından ödüllendirilip,
27:00ödüllendirilmeyeceğini sorar.
27:03Hazreti Peygamber'in bu soruya cevabı çok nettir.
27:08Baban neyi arzuladıysa ona ulaştı.
27:13Bu rivayeti Hazreti Peygamber'in bir diğer hadisi şerifiyle açıklayalım.
27:45İbadet kavramının anlamına değindikten sonra,
27:48Medine dönemindeki düzenlemelere geçebiliriz.
27:53Medine'de ibadetlere dair yapılan ilk düzenleme,
27:57Cuma namazıydı.
27:59Cuma namazının hicretten önce farz kılındığına dair rivayetler bulunmakla birlikte,
28:04Hazreti Peygamber ilk Cuma namazını hicret esnasında Medine yakınındaki Ranuna denilen bir vaadde kıldırmıştır.
28:13Gündelik hayatın keşmekeşi insana sürekli bir temponun içerisinde zamanın akışkanlığını unutturan bir koşturmaca sunmaktadır.
28:24Günlerin nasıl geçtiğinin farkına varamayan insan,
28:28Ömür sermayesini nerede harcadığının hesabını tutamaz bir hale gelir.
28:34İnsanın ömrünün yapı taşı olan gün kavramının daha anlamlı ve efektif bir şekilde kullanılmasını sağlayan ibadet,
28:45Namaz ibadetidir.
28:47Günü değerli hale getiren namaz,
28:51Anı yaşamayı, anın farkında olmayı sağlar.
28:55Namaz, kelime-i şehadetle başlatılan İslami yaşamın direğidir
29:01ve Müslümanın Allah ile iletişime geçişini simgeler.
29:06Bir Müslüman için günün farklı zaman dilimlerinde
29:10sevgisini, huzurunu, mutluluğunu, üzüntüsünü, heyecanını, korkularını yaratıcısına ifade etme fırsatı olarak değerlendirilir.
29:22Bu haseple de müminler için manevi bir yolculuk, bir miraç olarak tanımlanır.
29:31Namaz ibadetinin şekli boyutundan sıyrılıp ibadet mahiyeti kazanması için
29:38kalp huzurunun, okunanı anlamanın, anlaşılana saygı göstermenin,
29:46Allah'ın yüceliğini hissetmenin ve bu yücelik karşısında insanın yerini bilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.
29:54Bir eylemin namaz olarak değerlendirilebilmesi ancak insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoymasıyla mümkündür.
30:07İbadethanede topluca ifade edilmesi gereken bir ibadet olarak cuma namazı,
30:12Müslümanlar için en azından haftada bir kere bir araya gelme, istişarede bulunma ve durum değerlendirmesi yapma fırsatıdır.
30:23Toplu olarak yerine getirilmesi gereken bu ibadet, Müslümanların birbirinden haberdar olması,
30:30sosyalleşmesi, iletişim kurması, birbirinin sevinç ve hüznünden haberdar olarak birliktelik ruhu kazanması için bir vesiledir.
30:41Namaz öncesi okunan hutbe de toplumun gündeminin konu edinilmesi açısından önemlidir.
30:49Bu hususta son olarak ifade etmek isterim ki,
30:54İslam inancında namaz yoğunluğa veya günün planına göre planlanmaz.
31:01Gün ve gündelik işler namaza göre şekillendirilir.
31:06Namaz Allah'ın yüceliğini kabulün bir nişanesidir.
31:09Bu sebeple de ibadetlerin en faziletlisi vaktinde kılınan namazdır.
31:18Namaz insanın gücünün her şeyin üstesinden gelmeye yetmeyeceğinin bilincidir.
31:24Bu bağlamda eğer namaz bir kişiyi kötülükten, hayasızlıktan, haksızlıktan, yalandan, riyadan, aldatmadan alıkoymuyorsa,
31:35ya kılınan namaz değildir ya da kılan ne kıldığının farkında değildir.
31:42Hicretin ardından farz kılınan ibadetlerden birisi de hicretin ikinci yılı Şaban ayında farz kılınan Ramazan orucudur.
31:50Oruç, normal şartlarda gündelik hayatın rutini içerisinde doğal olan bir takım davranışları,
31:59sırf Yüce Allah'ın talebi doğrultusunda bir süreliğine insanın gündeminden çıkarmasıdır.
32:07İnsanın kendi özgürlüğünü, kendi eliyle kısıtlayabilme olgunluğunu sergileyip,
32:15ruhi gelişimini sağlamasına imkan veren bir kişilik inşası, sabır öğretisi ve fedakarlık göstergesidir.
32:25Bu anlamda kişinin karakter göstergesi olarak kabul edilir.
32:31Bu ruhi olgunlaşma, yeri ve zamanı geldiğinde kişinin kutsalı için fedakarlıkta bulunmaya hazırlığıdır.
32:42Bu anlamda oruç ibadeti bir bilinç inşasıdır.
32:46İnsanın ruhi ve manevi olarak yücelmesi, istek ve dürtülerini kontrol altına almayı öğrenmesi hedeflenmektedir.
32:55Oruç ibadetiyle fedakarlık bilinci kazanan insan,
33:01asgari ihtiyaçlar doğrultusunda bir hayat sürdürmeyi bırakıp,
33:06daha yüce hedefler edinir ve yeri geldiğinde,
33:10değerleri uğrunda fedakarlık yapmanın provasını yapmış olur.
33:16Oruç ile ilişkilendirilen kavramlardan en önemlisi sabırdır.
33:21Normal şartlarda, rahatlıkla gerçekleştirilebileceği yeme ve içme fiilinden bir hedef doğrultusuna uzak durmak,
33:33kişiyi ruhen olgunlaştırmaktadır.
33:36Bu anlamda oruç, insanın ruhi terbiyesi açısından önemlidir.
33:42Hz. Muhammed'de orucu ve orucun insanın kişiliğine katkısını,
33:48oruç sabrın yarısıdır.
33:52Sabırsa imanın yarısıdır, sözleriyle uygulamaktadır.
33:57Oruç ibadetinin insanın gündelik hayatına getirdiği kısıtlamaların gerekçesi,
34:03insanın kendi eliyle günlük hayatın akışında,
34:07olağan kabul edilen bir takım davranışlardan uzak durarak,
34:12zihnen ve ruhen olgunlaşması ve Allah'ın yüceliğine olan inancını,
34:18gündelik hayatına yansıtmasıdır.
34:21Bu bağlamda, kilo vermek, perhiz yapmak veya fit olmak gibi farklı hedefler doğrultusunda,
34:32bireyin bahse konu olan hususlardan uzak durmasının,
34:35ibadet olarak bir karşılığı bulunmamaktadır.
34:40Hazreti Peygamber,
34:42Oruç tutan öyle insanlar vardır ki,
34:46karları sadece açlık ve susuzluk çekmektir buyurarak,
34:51belli saat dilimleri arasında,
34:53iştah ve şehvet duygularını tatminlen uzak durmakla birlikte,
34:57Allah'ın uzak durulmasını emrettiği diğer kötülüklerden sakınmayanların durumunu ifade etmiştir.
35:06Oruç için ifade edilen tanımlamalardan biri,
35:10fakirin halinden anlamaktır.
35:12Ancak,
35:14orucun temel anlamını,
35:16fakirin veya muhtacın halinden anlamak olarak görmek,
35:20bu ibadete indirgemeci yaklaşmaktır.
35:23Çünkü,
35:25fakir veya muhtaç kişi,
35:27bırakın akşama ne yiyeceğini düşünmeyi,
35:30akşama yiyecek ekmeği olup olmayacağını dahi bilmeyen kişidir.
35:37İftar sofrasındaki yiyecekleri,
35:40daha oruç başlamadan planlamaya başlayan bir kişi,
35:44orucu fakirlerin halinden anlamak için bir fırsat olarak göremez.
35:49Birazdan açlık hissini tatmin edeceğini bilmenin,
35:53rahatlığıyla açlık çekmek başka bir olgudur.
35:57Ne zaman karnına bir lokma gireceğini bilmeyerek açlık çekmek,
36:03başka bir olgudur.
36:04İnsan, sabrı öğrendiğinde,
36:07gelecekte bir zorlukla karşılaştığında,
36:11bu zorluğa dayanma gücü artar.
36:13En büyük mükafat vericinin,
36:16Allah olduğunun bilincinde olan bir kişi,
36:19hayatını ilkeler üzerine kurgular ve hayatı onurlu yaşar.
36:24Böyle bir kişilik ve karaktere sahip kişi,
36:28hangi zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın,
36:32veya hangi teklifi alırsa alsın,
36:35ilkesiz bir tutum sergilemez.
36:39İnsanın bir duruşu yoksa,
36:42her şeyi mübah görür.
36:44İnsana duruş kazandıran şeylerden bir tanesi,
36:48oruçtur.
36:50Hazreti Peygamber,
36:53kim inanarak ve karşılığını Yüce Allah'tan bekleyerek,
36:57Ramazan orucunu tutarsa,
37:00geçmiş günahları bağışlanır buyurmuştur.
37:03Bununla birlikte,
37:05yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin,
37:10yemeği içmeyi bırakmasına,
37:13Allah'ın ihtiyacı yoktur buyurarak,
37:15bir Müslümanın orucu bozmamakla birlikte,
37:19her türlü günahtan,
37:21kötü davranıştan,
37:23uzak durması gerektiğini hatırlatmıştır.
37:28Gelelim bir diğer ibadete.
37:31Yine hicretin ikinci yılında farz kılınan,
37:35zekat ibadetine.
37:38İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır.
37:42Ayet-i Kerimesinde açıkça ifade edildiği üzere,
37:46toplumu oluşturan her bireyin,
37:49eğitim ve ekonomik durumları birbirinden farklıdır.
37:53Her toplumda zenginler olduğu gibi,
37:56gelir düzeyi daha düşük grupların olması gayet doğaldır.
38:01Burada önemli olan,
38:03gelir farklılığının gelir adaletsizliğine dönüşüp,
38:06toplumsal ayrışma ve gerilime dönüşmemesidir.
38:11İnsan ile hayat bulan İslam,
38:14toplum düzenine son derece büyük önem vermiş
38:17ve bir dengenin tesisi için çeşitli düzenlemeler getirmiştir.
38:23Bu düzenlemelerden birisi de zekat ibadetidir.
38:27Toplumsal bir din olarak İslam,
38:30toplumu oluşturan her bir bireyin,
38:34kendini toplumun bir parçası hissetmesi için,
38:37ibadetlerin toplumsal yönünü ön plana çıkarmıştır.
38:42Bu toplumsal dayanışmaya katkı sunmak,
38:45maddi imkanı yeterli olan Müslümanlar için bir zorunluluktur.
38:49Zekat ile ihtiyaç sahiplerinin asgari ihtiyaçlarını gidermek,
38:54toplumun imkan sahibi bireylerine yüklenmiştir.
38:59Bir Müslüman,
39:01sahip olduğunu düşündüğü hiçbir şeyin,
39:04aslında kendisine ait olmadığının bilincinde olmalıdır.
39:08Bu anlamda zekat,
39:10dinen zengin sayılan bir Müslümanın,
39:13Allah tarafından kendisine emanet edilen
39:16ve kullanım alanında sorumlu tutacağı maddiyatının,
39:20ihtiyaç fazlası olan kısmının,
39:24kırkta biri oranındaki miktarını,
39:27Allah tarafından belirlenen gruplara,
39:30onun rızasını kazanma adına verilmesidir.
39:37Zekat,
39:38fitre ve sadaka gibi diğer mali ibadetlerle birlikte,
39:42toplumsal huzuru tesis etme amacı güder.
39:46Zekat,
39:47insanın bencillik duygusunu körelten,
39:50maddiyata olan bağlılığı azaltan,
39:53yardımlaşma ve paylaşma bilinci oluşturan bir ibadettir.
39:59Maddiyat,
40:00bir insanı kontrolü altına alan bir husustur.
40:03Mal sevgisi,
40:05cimrilik ile eğlintilidir.
40:08Zekat ise,
40:09paylaşma ve cömertlik duygusunu geliştirir.
40:13Unutmayalım ki,
40:15servet tutkusu,
40:17insanı kısıtlayan ve ruhsal dengesini bozan bir düşüncedir.
40:22Zekat,
40:24insanları özgürleştirmeyi hedefleyen bir ibadettir.
40:28Kur'an'da zekatın hedefi olarak,
40:32insanın malını temizlemesi ve arıtması gösterilmiştir.
40:36Zekat ibadetinin temelinde,
40:39dünya malına aşırı bağlanma duygusunun,
40:42törpülenmesi yatmaktadır.
40:46İnsanoğlu,
40:47kendine ait gördüğünü paylaşmakta tutucu davranan bir varlıktır.
40:52Bu tutuculuk,
40:54maddi unsurlar gündeme geldiğinde,
40:57daha da aşırı bir boyut kazanır.
40:59Fakirlik korkusu,
41:03sahiplik düşüncesi,
41:05merkeze kendi çalışmasını almanın verdiği egoizm gibi durumlar,
41:10insanın maddi unsurlarla olan ilişkisini vazgeçilmez hale sokmaktadır.
41:17Bu durumda kıymetli olan,
41:19kazanmanın huzuru,
41:21muhtaç olmamanın mutluluğu,
41:23veya paylaşabilmenin güzelliği değil,
41:28sahip olmanın bencilliğidir.
41:31Bu bencillik duygusu,
41:33herhangi bir sebeple sahip olunanın elden çıkması halinde,
41:38insan için büyük bir ruhsal yıkıma yol açmaktadır.
41:44Psikolojisi bozulan insan,
41:46yeniden ve daha fazla sahip olabilme adına,
41:49kural tanımaz bir hayat anlayışı sergileyebilmektedir.
41:54İşte zekat,
41:55kişiyi bu bencillikten kurtaran,
41:58değerli olanın sahip olmak değil,
42:01çalışmak, kazanmak,
42:03kazandığını paylaşabilmek,
42:06ve paylaşabilecek bir maddi imkana sahip olduğu için,
42:11şükretmek olduğunu gösteren bir ibadettir.
42:16Evet, bu bölümlükte bu kadar.
42:20Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
42:22Sağlıcakla kalın.
Yorumlar

Önerilen