- 11 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:13Müzik
00:17Herkese merhaba.
00:19İnsanoğlu kendini tanımlarken değişim, gelişim, ilerleme, teknoloji, özgürlük gibi kavramları gündeme getirir.
00:28Bununla birlikte insan için vazgeçilmez iki kavram konfor ve statikodur.
00:35İnsan önce bir konfor alanı inşa eder, sonrasında çevresindeki her şeyi konfor alanını korumaya yönelik olarak düzenler.
00:44Bu düzene hizmet edecek her unsur yaşamın parçası haline getirilirken olumlanır.
00:51Böylece muhataplar değişim yaşandığını, ilerlemenin gerçekleştiğini düşünürler.
00:57Ancak aslında var olan sadece statikonun korunmasıdır.
01:02Allah Resulü de Mekke'de inanç, ekonomi ve toplumsal düzen üzerinden statiko kuranlar için en büyük tehditti ve bir şekilde etkisizleştirilmesi
01:14gerekiyordu.
01:15Efendim bu bölümde sizlerle Mekkelilerin Hazreti Peygamber'e yönelik tepkilerinden bahsedeceğiz.
01:21Hazırsanız başlayalım.
01:52Ve zihinleri manipüle etme şeklinde tezahür ediyordu.
01:57Kur'an-ı Kerim'de bu grup, örtmek, gizlemek gibi anlamlara gelen küfr terimiyle nitelendirilmiş,
02:04küfrü benimseyip, fıtri yeteneğini köreltip örtenler de kafir olarak anılmıştır.
02:10Mekkeli müşriklerin Hazreti Peygamber'e karşı tutumu yok sayma, itibarsızlaştırma, bireysel baskı, uzlaşı veya anlaşma arayışı,
02:22sosyal, toplumsal baskı ve yok edilmesi gereken bir tehdit şeklinde seyretmiştir.
02:28İslam tebliğinin ilk yıllarında Mekke müşrikleri Hazreti Peygamber'in İslam davetine ve Allah'ın bazı emirlerini bildirmesine çok karışmamışlardı.
02:40Bununla birlikte zaman içerisinde Hazreti Peygamber'in put inancının anlamsızlığını ifade edip,
02:46herhangi bir şekilde fayda vermeyeceklerini söylemesi ve putperest olarak ölen atalarının cehennemlik olduğunu bildirmesi müşriklerin tepkisini çekmişti.
02:58İslam tebliğinin kurulu düzen için bir tehdit algısına dönüşmesinin ardından tepkiler boyut değiştirmişti.
03:06Mekkeliler kendi uhdelerinde gördükleri şehirlerini yönetme ve yönlendirme hakkını ellerinden aldığını düşündükleri
03:14Hazreti Muhammed'e karşı tonlarını sertleştirmişlerdi.
03:19Hazreti Peygamber'in tebliğ ettiği dil, Allah, insan, toplum, asalet, üstünlük gibi kavramları yerleşik tanımlamalardan tamamen farklı ele alıyordu.
03:33Yeni yaklaşım Mekke'nin siyasi, iktisadi ve dini yapısının tartışılmaya başlanılmasına sebep oluyordu.
03:40Bu durum Mekkeli İslam karşıtlarının tepkilerini çekiyordu.
03:46Mekkelilerin olumsuz tepkilerinin boyutu şehirde İslam'ın yayılışıyla paralel olarak artmış, kendi içerisinde birkaç aşamada gerçekleşmiştir.
03:57Tepkiler, Hazreti Muhammed'e yöneltilen tepkiler ve diğer Müslümanlara yöneltilen tepkiler olarak iki kısımda değerlendirilebilir.
04:08Tepkilerin ikiye ayrılmasının sebebi, Hazreti Muhammed'in İslam tebliği açısından ifade ettiği anlamdır.
04:16Hazreti Peygamber'in maruz kaldığı ilk şiddet türü, duygusal şiddettir.
04:23Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki, statükocuların en önemli özelliği, tehdit algılarının çok yüksek olmasıdır.
04:33Düzene muhalif en ufak eylem karşısında dahi, hızlı reaksiyon alıp kitle hareketine dönüşmeden engellemenin yolunu ararlar.
04:42Bu bağlamda Mekkelilerin bahsedilmesi gereken ilk özelliği, pratik zekaları sayesinde her zaman sahip oldukları süreç yönetimidir.
04:55Mekkelilerin yaşadıkları karşısında reaksiyon süreleri çok kısaydı.
05:00Hızlı karar alıp etkili bir şekilde konumlanmak, Mekkelileri her zaman birkaç adım öne taşıyan özellikleriydi.
05:07Bunun en büyük avantajını, henüz diğerleri yaşananları anlamaya çalışırken,
05:13yol haritalarını belirleme ve sürecin kontrolünü ele geçirme hususunda yaşıyorlardı.
05:20Bu sayede sorunları büyümeden ve iç işleyişe zarar vermeden çözebiliyorlardı.
05:28Bu pratiklerini Hz. Muhammed'in söylemleri ve İslam çağrısı karşısında da çok çabuk konum alarak sergilemişlerdir.
05:38Hızlı bir şekilde Hz. Muhammed'in saygınlığı üzerine oynayıp,
05:43söylemleriyle onu insanların gözünde sıradanlaştırmaya ve değersizleştirmeye çalışmışlardır.
05:52İlk başvurdukları yol hiçbir zaman eskimeyen bir yöntemdi.
05:57Yalan ve iftiraya başvurup muhatabı değersiz gösterme çabası.
06:03Mekkeliler, başlangıçta Hz. Muhammed'in İslam tebliğini gelip geçici bir heves,
06:09kendi halinde bir insanın bireysel söylemleri olarak göstermeye çalışarak,
06:15Ebu Talib'in gökten vahiy aldığını iddia eden yeğeni deyip,
06:19Hz. Peygamber'in söylemlerini değersiz ve önemsiz göstermeye çalıştılar.
06:26Ayrıca Hz. Muhammed'i gördüklerinde bugün gökten ne haber var diye sorarak alay ettiler.
06:34Ardından Hz. Muhammed'in Kur'an'ı Arapçayı düzgün bir şekilde dahi konuşamayan,
06:40Cebr isimli demircilikle uğraşan bir köleden öğrendiğini iddia etmeye başladılar.
06:46Kendilerinin dahi inanarak dillendirmedikleri her iki söylemde taban bulmayınca,
06:52vahyin kaynağına dair bir ithamı dillendirip,
06:56Hz. Muhammed'in akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiasını ortaya attılar.
07:03Hz. Muhammed'in bu husustaki cevabı çok net oldu.
07:07Uzun zamandır aranızda yaşadım, hiç düşünmüyor musunuz?
07:11Süreç içerisinde alay yerini duygusal baskıya bırakmıştır.
07:16Mekke, özellikle hac mevsiminde Arap Yarımadası'nın her tarafından konuk ağırlamaktaydı.
07:24Kabe'yi ziyarete gelenler geri dönüp gezip gördüklerini anlattıklarında,
07:29Hz. Muhammed'i tanıtacak ve İslam'ın propagandasını yapacaklardı.
07:34Bu durum, Hz. Muhammed ve İslam'ın bilinirliğine önemli oranlı katkı sağlayacaktı.
07:41İslam tebliğinin Mekke dışına ulaşması, Kureyş'in hiçbir şekilde arzu etmediği bir durumdu.
07:47Böyle bir gelişme Kureyş'in, Kabe, hac organizasyonu ve ekonomik faaliyetler üzerindeki egemenliğini tehdit edecek sonuçlar doğurabilirdi.
07:58Bir şekilde Hz. Muhammed'in Mekke dışından gelenlerle iletişim kurmasının engellenmesi,
08:04daha da önemlisi, onun dikkate alınmasının önüne geçilmesi gerekiyordu.
08:11Bu noktada Kureyşliler, şehre gelenlerin tanımlamalarına yön vermeleri ve süreci kontrol altında tutmaları gerektiğinin farkındaydı.
08:20Kureyş'in iletişim stratejisine yön veren isim Velid bin Mubire oldu.
08:25İslam öncesi dönemde zekası, edebi üslubu ve zenginliğiyle öne çıkan ve toplumu içerisinde Efendimiz olarak isimlendirilen Velid,
08:36Kureyş liderlerini bir araya getirerek Hz. Muhammed'e karşı uyguladıkları stratejinin etki gücünü arttırmak,
08:43İslam'dan haberdar olanların zihnine girebilmek ve görüşlerine yön verebilmek için ortak bir söylem geliştirmeleri gerektiği hususunda ikna etti.
08:55Tartışmalar, Hz. Peygamber'in nasıl niteleneceği etrafında yoğunlaştı.
09:00Ortak söylemin, Hz. Muhammed'in kahin olduğunun vurgulanması olduğu fikri ortaya atıldı.
09:07Ancak Velid, Hz. Muhammed'in sözlerinin, kahinlerin karışık ve anlamsız sözlerine benzemediğini,
09:15onu dinleyenlerin kahin olmadığını anlayacakları teziyle bu fikrin bir karşılığının olmayacağını söyledi.
09:24İkinci öneri, Hz. Muhammed'in cinlerle irtibat kuran bir mecnun olduğunu vurgulamak şeklinde gelişti.
09:32Velid bu öneriye de karşı çıktı.
09:34Onun hareket noktası, Hz. Muhammed'in tavırlarının mecnunlara benzemediğiydi.
09:41Üçüncü öneri, Hz. Muhammed'i şair olarak tanıtmak oldu.
09:47Bir kez daha itiraz eden Velid, Arap toplumunun şairler ve şiir konusunda bilgili olduğunu söyleyerek,
09:54bu söylemin de ithamdan öteye geçemeyeceğini ve karşılık bulmayacağını söyledi.
10:01Velid'e göre Hz. Muhammed, sosyal hayat üzerinden somutlaştırılabilecekleri bir sıfatla nitelenmeliydi.
10:09Aranan sıfat, İslam ile birlikte oluşan yeni toplumsal durum bağlamında dillendirildi.
10:15Kureyş'e göre Hz. Muhammed'in anlattıkları, bireyi ailesinden, kabilesinden ve toplumundan uzaklaştırmıştı.
10:25Bu sebeple, onun insanların babasıyla, kardeşiyle, eşiyle ve toplumuyla arasını bozan bir kahin olarak tanımlanması halinde,
10:35anlamlı bir temellendirme gerçekleştirilebilirdi.
10:41Neticede, toplum tarafından kabul görmeyeceği bilinse de,
10:46tüm öneriler içerisinde en makulünün, Hz. Muhammed'in aile birlikteliğini bozan,
10:53akrabalık ilişkilerine zarar veren, insanları birbirine düşüren bir sihirbaz olarak tanıtılması hususunda uzlaşıldı.
11:02Mekkeliler, aldıkları karar doğrultusunda, özellikle hac mevsiminde şehirlerine gelenlere,
11:10Hz. Muhammed hakkında tezviratta bulundular.
11:14Ancak sözleri, istedikleri sonucu elde etmeleri için yeterli olmadı.
11:21Sihirbaz ithamı, toplumda karşılık bulmayınca,
11:25Mekkeliler, sürdürdükleri derinlikli iletişim stratejisinden vazgeçip,
11:30akıllarına gelen her türlü olumsuz ifadeyi tekrarlamaya başladılar.
11:36Sınırsız ve gelişi güzel adlandırma çabasında en fazla kullanılan ifadeler,
11:42şair, kahin, büyücü, mecnun ve akli melekeleri bozulmuş şeklindeydi.
11:52Peygamberlik olgusuna sahip olmayan Mekkelilerin,
11:55Hz. Muhammed'i şair olarak nitelemelerinin temel sebebi,
11:59bir taşla iki kuş vurmaktı.
12:03İslam öncesi Mekke toplamında şair,
12:05abartılarıyla laf kalabalığı yapıp,
12:08insanların şuurunu kaybettiren kişi olarak görülürdü.
12:12Şairin sözü büyüleyici fakat güvenilmezdi.
12:17Söz sanatını çok iyi kullanır,
12:20teoride her konuyu en doğru ve ilgi çekici şekilde açıklardı.
12:25Ancak işin pratiğinde yoktu.
12:28Örneğin, duyguları harekete geçiren,
12:31insanları cesaretlendiren şairlerin,
12:34kılıçları, kalemleri kadar keskin değildi.
12:38Kureyş'in temel hareket noktası,
12:41iddialarının Hz. Peygamber tarafından dile getirilen,
12:45Kur'an-ı Kerim ifadeleriyle mukayese edilmesiydi.
12:50Kureyşlilere göre,
12:51söyledikleri sıfatlar hakem edildiğinde,
12:55Kur'an'ın ifadeleri,
12:57duygulara hitap eden,
12:58dinlenilesi,
13:00ancak güvenilmez sözcüklere dönüşürken,
13:02Hz. Muhammed de,
13:04örnek alınmasının anlamı olmayan,
13:07bir söz ustası olarak görülecekti.
13:10Mekkeliler böylece,
13:12hem insanların ona olan güvenini zedelemeyi,
13:16hem de Hz. Peygamber'in kendisinden şüphe duymasını sağlamayı hedeflediler.
13:23Hz. Peygamber hakkında dile getirdikleri asılsız iddialarla,
13:27amaçları,
13:28ona olan güveni zedeleyip,
13:30toplumsal bir algı oluşturmak,
13:33ve bu algı üzerinden,
13:35insanların Hz. Peygamber ve en önemlisi,
13:39İslam tebliğine,
13:41bakışına yön vermekti.
13:43Diğer bir ifadeyle,
13:45Hz. Peygamber'e karşı bir algı operasyonuyla,
13:49itibar suikastı gerçekleştirip,
13:51insanların onun anlattığı dinden,
13:54ve dile getirdiği yaşam tarzından,
13:57uzaklaşmasını sağlamayı hedefliyorlardı.
14:01Mekkeliler,
14:02Hz. Peygamber'in saygınlığını zedeleyip,
14:05insanların gözünde sıradanlaştırmaya,
14:08ve değersizleştirmeye çalışırlarken,
14:11gözden kaçırdıkları husus,
14:13Hz. Muhammed'in süreci tek başına kontrol etmediydi.
14:18Sürece dahil olan Yüce Allah,
14:20bir taraftan,
14:22şairlere gelince,
14:24onlara da yoldan sapanlar uyar,
14:27onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını,
14:31ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmez misin,
14:35ifadeleriyle,
14:37şairlerin özelliklerini ortaya koyarken,
14:40diğer taraftan da,
14:42biz ona şiir öğretmedik,
14:44zaten ona yaraşmazdı da,
14:46ona vahyedilen,
14:48ancak bir öğüt,
14:50ve apaçık Kur'an'dır buyurmuştur.
14:54İlaf eden de peygamberine,
14:56sen öğüt vermeye devam et,
14:59Rabbinin lütfu sayesinde,
15:01sen asla ne bir kahinsin,
15:04ne de bir mecnunsun,
15:06ve sen sana buyurulanı açıkça duyur,
15:10müşriklere aldırış etme,
15:12Allah'ın yanında başka bir tanrı daha edinen,
15:15o alaycılara karşı,
15:18biz senin yanındayız,
15:20onlar ileride anlayacaklar diye seslenerek,
15:24onun motivasyonunu diri tutmuştur.
15:27Allah Teala'nın müdahil olduğu bir diğer husus,
15:30peygamberinin psikolojisiydi.
15:33Birkaç yıl öncesine kadar aralarındaki sorunları çözmek için hakem tayin edip,
15:38bilgisine başvurdukları halde,
15:41şimdi kendisini yalanlamaları,
15:43Hazreti Peygamberi üzüyordu.
15:45Yüce Allah da peygamberine hitaben,
15:49onların söylediklerinin gerçekten seni üzmekte olduğunu biliyoruz.
15:54Aslında onlar seni yalanlamıyorlar.
15:57Fakat o zalimler,
15:59açıkça Allah'ın ayetlerini inkar ediyorlar diyerek,
16:03Mekkelilerin asıl derdinin,
16:05Allah'ın ayetlerini inkar etmek olduğunu bildirmiş.
16:08Bir başka ayeti kerimede de,
16:11Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle,
16:15kuşkusuz sen bizim gözetim ve korumamız altındasın buyurarak,
16:20Hazreti Muhammed'in söylemleri kişisel algılamadan,
16:24Mekkelilerin sözleri üzerine çok düşünüp üzülmemesi gerektiğini belirtmiştir.
16:30Mekkeli müşrikler,
16:31Hazreti Muhammed'in hedefini liderlik olarak algılıyordu.
16:35Hazreti Muhammed'in liderlik potansiyeline,
16:38ve bir liderde olması gereken özelliklere sahip olmadığını iddia ediyorlardı.
16:44Bu bağlamda,
16:46Hazreti Muhammed'e dair geliştirdikleri söylemlerden birisi de,
16:50onun soyunun devam etmeyeceği iddiasıydı.
16:55Abdülmuttalib'in,
16:56Zemzem kuyusunu bulduğunda yaşadığı sıkıntılar sebebiyle,
17:0010 erkek çocuk sahibi olmak için ettiği dua hatırlandığında,
17:04Mekke'de bir iddianın dillendirilmesinin,
17:07veya bir davanın sürdürülebilmesinin,
17:12erkek çocuk sayısıyla bağlantılı olduğu anlaşılacaktır.
17:17Bir kişinin erkek çocukları,
17:19onun iddiasının ve söylemlerinin garantörü olarak kabul ediliyordu.
17:24Mekkeliler,
17:26Hazreti Muhammed'in erkek çocuklarının erken yaşta hayatlarını kaybetmeleri sebebiyle,
17:31onu koruyup kollayacak,
17:33kurmaya çalıştığı düzeni miras olarak sahiplenecek,
17:37ve davasını sürdürecek kimsesi olmadığını söylüyorlardı.
17:42Böylece,
17:43İslami söylemlerin,
17:45bir süre sonra sahipsiz kalacağı,
17:48ve neticede unutulup gideceği iddiasını dillendiriyorlardı.
17:53Mekke'nin kültürel kodlarına silinemez bir şekilde yazılan,
17:57erkek evlat sahibi olmanın,
17:59imtiyazlı olduğu düşüncesi,
18:02Hazreti Muhammed'in zihnine karşılık bulmasa da,
18:05bu şekilde bir duygusal baskıya maruz kalmanın,
18:09üzüntüye neden olacağı,
18:11muhakkaktır.
18:12Yüce Allah,
18:14bu noktada peygamberini bir kez daha psikolojik olarak ayağa kaldırmış,
18:18ve sahip olduklarının,
18:20ve olacaklarının,
18:23Mekkelilerin sahip olduklarıyla,
18:25mukayese dahi edilemeyeceğini,
18:28Allah'ın sonsuz rahmetiyle bitip tükenmez nimetler verdiğini,
18:33Hazreti Muhammed'e düşenin,
18:35Allah'ın lütufkarlığına şükredip,
18:38kulluğun gereklerini yerine getirmek olduğunu bildirmiştir.
18:41Sonrasında da,
18:43asıl düşünmesi gerekenin,
18:46sahip çıktıkları olguları miras alıp,
18:49davalarını sürdürecek kimsesi kalmayacak,
18:52putperestler olduğunu ifade ederek,
18:54çabalarının beyhude girişimler olduğunu söylemiştir.
19:00Hazreti Muhammed'in maruz kaldığı duygusal şiddetlerden birisi de,
19:04bir babanın en hassas noktası olarak görülebilecek,
19:08kızları üzerinden gerçekleştirilmiştir.
19:11Hazreti Peygamber'in kızlarından,
19:13Rukiye ve Ümmü Gülsüm,
19:15Ebu Leheb'in iki oğluyla nişanlıyken,
19:18Ebu Leheb ve karısı,
19:20sırf Hazreti Peygamber'i üzmek için,
19:23hem Hazreti Peygamber'e,
19:25hem de kızlarına ağır hakaretler ederek,
19:27nişanı atmıştır.
19:30duygusal şiddet Hazreti Muhammed'i o kadar etkiliyordu ki,
19:34Yüce Allah,
19:35Kur'an-ı Kerim üzerinden sürece,
19:37bir kez daha müdahil oldu.
19:39Kalem suresinde,
19:41nu'un, kaleme ve yazanların onunla yazdıklarına alın olsun ki,
19:47sen, Rabbinin lütfu sayesinde asla deli değilsin.
19:52Hiç şüphesiz,
19:53senin için bitip tükenmeyen bir ödül vardır.
19:57Sen, elbette üstün bir ahlaka sahipsin.
20:02Aranızdan hanginizin aklı bozuk olduğunu,
20:05yakında sen de göreceksin,
20:08onlar da görecekler.
20:10Doğrusu, yolundan sapan kimseyi en iyi bilen Rabbindir.
20:16Hidayete erenleri de en iyi bilen O'dur.
20:19Şu halde, seni yalancılıkla itham edenlere boyun eğme.
20:24İstedikleri şudur,
20:26Sen, taviz veresin ki,
20:29onlar da taviz versinler.
20:31Olur olmaz yemin eden,
20:34aşağılık daima kusur arayıp iğneleyen,
20:38durmadan laf götürüp getiren,
20:41iyiliği hep engelleyen,
20:44saldırgan, günahkar, huysuz ve kaba,
20:47üstelik karakteri bozuk kimselere,
20:50serveti ve çocukları var diye,
20:53sakın boyun eğme buyurarak,
20:55peygamberine karşı dile getirilen bütün iddiaları reddediyordu.
21:00Reddetmekle kalmayıp,
21:02bunları dile getirenleri en ağır ifadelerle sıfatlandırıp,
21:07sonlarının nereye varacağını haber veriyordu.
21:11Bu yöntemle Yüce Allah,
21:14müşriklere kendi kelamıyla cevap vererek,
21:17ilk olarak peygamberiyle Mekkeli müşrikler arasında yaşanabilecek,
21:21gereksiz bir polemiğin önüne geçiyordu.
21:25Ayrıca Mekkelilerin sözlerine kulak asmaması gerektiğini ifade edip,
21:30cesaretlendirerek,
21:32peygamberini zihnen ve ruhen koruma altına alıp,
21:37söylenenlerin onu etkilemesine izin vermiyordu.
21:40Müşriklere de anlayacakları üslupla gerekli cevabı vererek,
21:45peygamberine psikolojik baskı yapmaya çalışanları,
21:49nelerin beklediğini anlatarak,
21:52bir anlamda onlara gözdağı veriyordu.
21:56Yüce Allah,
21:57peygamberine cephe alanların cevabını en üst perdeden,
22:01en ağır ifadelerle,
22:02bizzat kendisi vererek,
22:05peygamberini bu isimlerle muhatap etmiyordu.
22:08Çünkü Hazreti Muhammed'in görevi,
22:11müşriklere cevap vermek değil,
22:14insanlara rehberlik etmekti.
22:17Kur'an,
22:18müşrikleri sadece olumsuz sıfatlarla niteleyip,
22:22gelecekteki hallerini haber vermekle de kalmıyordu.
22:25Aralarındaki konuşmaları da açık ediyordu.
22:29İman edenlerle karşılaştıkları zaman,
22:32inandık demelerine rağmen,
22:34kendi aralarında,
22:36biz onlarla alay ediyoruz dediklerini yüzlerine vuruyordu.
22:40Bu durum,
22:41müşriklerin kimyasını bozuyordu.
22:44Kendini elit,
22:46soylu,
22:47asil,
22:48güçlü,
22:49muktedir,
22:50her şeyin hakimi gören bir zümre,
22:53bir anda hükmedemedikleri bir grup,
22:55kontrol edemedikleri bir olay,
22:58ve yönetemedikleri bir süreçle,
23:01karşı karşıya kalıyordu.
23:02Attıkları hiçbir adım,
23:05yaptıkları hiçbir hamle,
23:07kendi adlarına bir fayda sağlamadığı gibi,
23:11muhataplarının sayısı günden güne artıyordu.
23:14Dahası bu artış yaşanırken,
23:17Kur'an üslubuyla,
23:18her seferinde kendini elit zannedenlerin,
23:21otoritesini sarsıyordu.
23:23Neticede Kur'an'ın üslubu,
23:26Mekkelileri tedirgin ettiği gibi,
23:29çaresiz de bırakıyordu.
23:32Uluslararası anlaşmalar yapan,
23:34yarımadanın ticari ve dini hayatına yön veren müşrikler,
23:39Hazreti Muhammed'in duruşu,
23:41ve Kur'an'ın üslubu karşısında,
23:44ne yapacaklarını bilemez bir hale geliyordu.
23:49Hazreti Muhammed'i hedef aldıkları duygusal şiddetten sonuç alamayan Mekkeli müşrikler,
23:55bu sefer şiddetin boyutunu fiziki müdahaleye dönüştürerek,
24:00Hazreti Muhammed'i davasından vazgeçirmeyi hedeflediler.
24:04Bu noktada,
24:06geçtiği yollara dikenler yerleştirmek,
24:09boğmaya çalışmak,
24:11üzerine deve işkembesi dökmek gibi çeşitli yöntemler uyguladılar.
24:14Ancak buradan da arzu ettikleri hedeflere ulaşamadılar.
24:20Mekkeliler,
24:22Hazreti Muhammed'i köşeye sıkıştırmak,
24:25söylemleri karşısında kendilerine avantaj sağlayacak bir yol bulabilmek için,
24:31Yesrib'de bulunan Yahudilere başvurdular.
24:35Yesrib'e giden müşrikler,
24:37Hazreti Muhammed'in vasıflarını ve söylediklerini anlatıp,
24:41kendilerine bir yol göstermeleri hususunda Yahudilerden destek istediler.
24:48Yahudi bilginler de,
24:51Muhammed'e geçmiş zamanlarda mağaraya sığınmış gençleri,
24:55yani Ashab-ül Kehf,
24:58dünyanın doğusunu ve batısını dolaşmış olan adamı,
25:01yani Zülkarneyn,
25:04ruhun ne olduğunu sorun.
25:06Eğer bunları size bildirirse,
25:09o bir peygamberdir.
25:11Ona uyun.
25:12Aksi takdirde bir falcıdır,
25:14ona istediğinizi yapabilirsiniz diyerek,
25:18bir anlamda taktik verdiler.
25:21Mekkeliler,
25:23Yahudilerden öğrendikleri soruları,
25:25vakit kaybetmeden Hazreti Peygamber'e sorup,
25:27cevap vermesini istediler.
25:30Hazreti Muhammed,
25:31sorularınıza yarın cevap veririm diyerek,
25:34yanlarından ayrıldı.
25:37Fakat bu sırada,
25:38çok önemli bir noktayı,
25:40es geçtiğinin farkında değildi.
25:42Hayatta her şeyin,
25:44Allah'ın takdirinde olduğunun ifadesi olan,
25:47İnşallah ifadesini kullanmamıştı.
25:51Yüce Allah da bu durumu,
25:54hem peygamberinin eğitimi,
25:56hem de Müslümanlara kıymetli bir örneklik olması açısından kullanıp,
26:0115 gün boyunca vahiy göndermemiştir.
26:05Bunun üzerine Mekke halkı,
26:07Muhammed bize sorularınıza yarın cevap veririm diye söz vermişti.
26:12Ancak aradan 15 gün geçtiği halde,
26:15hala sorularımıza cevap vermedi diyerek,
26:19dedikoduya başladılar.
26:21Hazreti Peygamber'in vahyin gecikmesi sebebiyle,
26:24iyice bunaldığı bir anda,
26:26Cebrail soruların cevabını içeren ayetleri,
26:29küçük bir uyarıyla Hazreti Muhammed'e iletti.
26:33Allah izin verirse demeden,
26:36hiçbir şey için şu işi yarın yapacağım deme.
26:41Buraya kadar anlattıklarımızdan hareketle varılacak sonuçlardan birisi de,
26:45Yüce Allah'ın daha ilk günden itibaren,
26:48İslam'ın serüveninin aktif bir aktörü,
26:51Peygamberine yol gösteren,
26:53zihnindeki sorulara cevap veren,
26:56müşriklerin iddialarını şürüten,
26:58ve onlara anladıkları dille konuşan,
27:01Peygamberini koruyup zihnini rahatlatan ve de İslam tebliğine dair usul öğreten aktif bir aktör olarak değerlendirmek gerektiğidir.
27:12Müşrikler, Hazreti Muhammed üzerinden hedeflerine ulaşamayacaklarını anlayınca,
27:18bu sefer de Kur'an'ı hedef almışlardır.
27:22Kur'an'ın ifadelerinden hoşlanmadıklarında,
27:25ya bize bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir demişlerdir.
27:32Hazreti Peygamberin cevabı ise,
27:35onu kendiliğimden değiştirmeye hak ve yetkim yoktur.
27:39Ben ancak bana vahyedilene uyuyorum şeklinde olmuştur.
27:45Müşriklerin Kur'an-ı Kerim'e dair dillendirdikleri asılsız iddialara muhatabı olarak bizzat Kur'an cevap vermiştir.
27:54Kur'an'ın verdiği cevaplar tehaddi kavramıyla açıklanmıştır.
27:59Türkçe'ye meydan okuma olarak çevirebileceğimiz tehaddi ayetlerinden birisi,
28:05eğer doğru sözlüyseler, onun benzeri bir söz getirsinler şeklindedir.
28:11Bir başka ayette,
28:14yoksa Kur'an'ı kendisi uydurdu mu diyorlar.
28:17De ki,
28:18eğer doğru söylüyorsanız,
28:21Allah'tan başka çağırabileceğiniz herkesi yardıma çağırın da,
28:25siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin mealindedir.
28:30Bir başka ayette ise,
28:33kulumuza indirdiğimiz kitaptan dolayı bir şüphe içindeyseniz,
28:37onun benzeri bir sure de siz getirin.
28:41Allah'tan başka taptıklarınızı da yardıma çağırın.
28:45Eğer iddianızda samimiyseniz denilerek açık bir meydan okumaya gidilmiştir.
28:53Kur'an, bu meydan okumayı yapıp inkar edenlere haddini bildirirken,
28:58bir taraftan da insanları ilahi mesaj üzerine düşünmeye çağırıyordu.
29:04Çünkü,
29:05bir metnin benzerini getirmek,
29:08şeklen onun kullandığı kelime ve kavramların benzerini kullanmanın ötesinde,
29:14metnin içeriğindeki mesajı,
29:17aynı imgesel güçte ifade etmek anlamına gelir.
29:22Bir mesajın benzerini getirmekse,
29:24ancak mesajın dil yapısı,
29:27anlam derinliği,
29:28kapsamı,
29:30tutarlılığı,
29:31psikolojik ve sosyal etkisi üzerine düşünüp anlamayla olur.
29:34İşte,
29:36Kur'an muhataplarına meydan okurken,
29:39onları kendisini anlamaya zorlamaktadır.
29:43Kur'an'ı anlayan bir kişinin ise,
29:46mesajın ilahiliğini kabul etmemesi mümkün değildir.
29:50Hayatı menfaat ve somut getiri üzerinden okuyan Mekkeli müşrikler,
29:56tam tabiriyle,
29:58işi yokuşa sürme maksadıyla,
30:00Allah'ın kendileriyle konuşmasını,
30:03veya mucizeli bir işaret göndermesini,
30:07Hazreti Peygamber'den,
30:09ziraatın olmadığı Mekke'de,
30:11yerden bir pınar fışkırtmasını,
30:13Mekke sokaklarından ırmaklar akıtmasını,
30:17kurma ağaçları ve asmalardan bir bahçeye,
30:21veya altından bir eve sahip olmasını,
30:25gökten bir kitap indirmesini,
30:28hatta kendilerine Allah'ı ve melekleri göstermesini,
30:33aksi takdirde kendisine inanmayacaklarını bile söylemişlerdir.
30:37Bu noktada üzerinde düşünülmesi gereken bir husus,
30:43sonu ilan etmenin,
30:44bir şeyin son kez yapılacağını söylemenin,
30:48büyük bir sorumluluk olduğudur.
30:51Son denildiğinde,
30:53çok dikkatli olunması gerekir.
30:55Çünkü herkesin aklında,
30:58son yapılan kalır.
31:00Her şey,
31:01son üzerinden anlatılır.
31:03Süreci değerli kılan,
31:06sonun nasıl olduğudur.
31:07Yüce Allah,
31:10pek çok defa görevlendirdiği peygamberler aracılığıyla insanları uyarmış,
31:15peygamberlerine insanları çaresiz bırakacak şekilde yardımcı olmuştur.
31:21Şahit olanlar için,
31:23Hazreti Musa'nın Kızıldeniz'i yarması,
31:26veya Hazreti İsa'nın ölüleri diriltmesi,
31:30insanları çaresiz bırakan durumlardır.
31:33Mucize kavramına,
31:35İslam bağlamında yaklaşıldığındaysa,
31:38en büyük iki mucizesinin,
31:41Hazreti Muhammed'in hayatı,
31:43ve bizzat,
31:44Kur'an-ı Kerim'in kendisi olduğu görülür.
31:47Şunu da ifade etmeliyim ki,
31:50Kur'an-ı Kerim,
31:51tüm insanlığın görebileceği ve dokunabileceği tek mucizedir.
31:58Kur'an,
31:59yeryüzünde Allah'a ait olan tek şeydir.
32:03Yüce Allah son peygamberine sadece muhataplarını anlık olarak çaresiz bırakacak bir destek sunmamış.
32:11Bilakis ona öyle bir destek vermiştir ki,
32:15tüm insanlık kıyamete kadar onun bir benzerini getiremeyecektir.
32:21Kur'an
32:22ve bu rahatlıkla peygamberinden kendisinden olağanüstülük bekleyenlere,
32:28ben ancak Resul olarak gönderilen bir beşerim şeklinde cevap vermesini istemiştir.
32:36Kendisine öğretilen ifadelerle müşriklere cevap veren Hazreti Muhammed,
32:41kendisinden olağanüstülük bekleyenlere,
32:44peygamberlere kendi dönemlerindeki insanların inanacakları mucizeler verilmiştir.
32:49Bana verilen mucize ise Allah'ın bana verdiği vahiydir hatırlatmasını yaparak,
32:56insanlardan Kur'an'ın mesajına odaklanmalarını istemiştir.
33:02Mekkeli müşrikler,
33:04İslam tebliğinin geniş kitlelere ulaşmasını engellemek için,
33:07ellerinden geleni yapıyor ve her yolu deniyorlardı.
33:11Erken dönemde İslam dinini tebliğ etmenin başlıca yolu,
33:15insanlara Kur'an ayetlerini okumaktı.
33:18Hazreti Peygamber de insanların yaun olduğu Kabe'ye giderek,
33:23burada Kur'an okur ve insanları Allah'ın buyruklarından haberdar ederdi.
33:29Mekkeli müşrikler ise Hazreti Peygamber ne zaman Kur'an okusa,
33:34seslerini yükselterek veya çeşitli sesler çıkararak,
33:38insanların Allah'ın ayetlerini duymasını engellemeye çalışırlardı.
33:43Açıkçası bu tavır,
33:46Kur'an'ın insanların zihnindeki etki gücünü göstermesi açısından son derece önemlidir.
33:52Sadece duyarak, içeriğine, mahiyetine hakim olmadan dahi etkileyen bir söz.
34:02Tek başına Hazreti Muhammed'in peygamberliğini ispatlamaya yetecek o muhteşem içerik.
34:10Müşriklerin Kur'an'a yaklaşımı,
34:13bir Müslümanın bu içerikle ilişkisini güçlü tutmasının önemini göstermektedir.
34:20Kur'an ile ne kadar sıkı bir bağ kurulursa,
34:24Allah'a o oranda yaklaşılmakta,
34:27aynı zamanda insanı özünden uzaklaştıran tutum,
34:32davranış ve söylemlerin önemsizliği fark edilmektedir.
34:37Tarih boyunca güç, hiçbir zaman bağırış içerisinde el değiştirmemiştir.
34:45Mekkeli oligarkların da sahip oldukları gücü kaybetmeye niyetleri yoktu.
34:50Ancak güçlerini korumak için savaşabilecekleri bir muhatap bulamıyorlardı.
34:56İslam tebliğinin başında düşmanları ne Hazreti Muhammed ne de onun çağrısına uyanlardı.
35:04Onları güçlerini kaybetme tehlikesiyle yüz yüze getiren Hazreti Muhammed tarafından dile getirilen söylemlerdi.
35:15Daha önce benzerini duymadıklarını itiraf ettikleri,
35:20benzerini getirme çabasında başarısız oldukları sözler aracılığıyla
35:24topluma ulaştırılan bakış açısı asıl düşmanlarıydı.
35:29İnsanları Kur'an-ı Kerim dinlemeye yönelten Hazreti Muhammed'in karakteriydi.
35:35Ancak dinlemeye devam ettiren sözlerin içeriğiydi.
35:40Mekkeliler ne kadar içeriğini reddetseler de
35:44dinlemekten kendilerini alamadıkları sözlerin güçlerini ellerinden almasından korkuyorlardı.
35:52Bu yüzden sesli bir şekilde Kur'an okunmasına karşı çıkıyorlardı.
35:58Açıkçası bu tavır,
36:00Kur'an'ın insanların zihnindeki etki gücünü göstermesi açısından son derece önemlidir.
36:07Mekkelilerin tavrı,
36:09Kur'an-ı Kerim'in sadece işitilerek,
36:12içeriğine ve mahiyetine hakim olmadan dahi,
36:15insanları etkilediğinin delili niteliğindedir.
36:19Müşriklerin Kur'an'a yaklaşımı,
36:22bir Müslümanın bu içerikle ilişkisini güçlü tutmasının önemini göstermektedir.
36:28Kur'an'la ne kadar sıkı bir bağ kurulursa,
36:31Allah'a o oranda yaklaşılmakta,
36:34aynı zamanda insanı özünden uzaklaştıran tutum,
36:38davranış ve söylemlerin önemsizliği fark edilmektedir.
36:42Hazreti Peygamber, sesini bastırmaya çalışanlara karşı yüksek sesle Kur'an okuyup,
36:50insanların duymasını sağlamayı amaçlamıştır.
36:54Ancak Yüce Allah,
36:56bu konuda da onu uyararak,
36:58bu şekilde davranmaması gerektiğini ve vakarını koruması gerektiğini bildirmiştir.
37:04Bu da Müslümanlar için önemli bir hatırlatmadır aslında.
37:07yapılanlarla çatışmaya girmek,
37:10onlara cevap yetiştirmeye çalışıp,
37:13enerjiyi boşa harcamak yerine,
37:15yolda olmaya devam etmek.
37:19Unutulmamalıdır ki,
37:21Allah, inananlarla beraberdir
37:24ve sonuç her zaman inananların lehine olacaktır.
37:30Mekkeli müşrikler,
37:31Kur'an'ın insanlara ulaşmasını engelleyerek,
37:34İslam'ı durdurmaya çalışıyorlardı.
37:36Çünkü İslam'ın en azılı karşıtları,
37:40İslam karşıtlığının bayraktarlığını yapmış isimler dahi,
37:46kendilerini Kur'an dinlemekten alıkoyamıyorlardı.
37:51Örneğin, bir seferinde Ebu Sufyan,
37:54Ebu Cehil ve Ahnes bin Şerik,
37:57gün aydınlanırken karşılaşırlar.
38:00Bu saatte nereden geldiklerini izah etmekte zorlanan Mekkeliler,
38:04nihayetinde gece boyunca ibadet eden Hazreti Peygamberi,
38:09gizlice dinlediklerini birbirlerine itiraf ederler.
38:12Sonra da bir daha böyle bir şey yapmayacaklarına dair birbirlerine söz vererek dağılırlar.
38:21Ancak ertesi gün şafak sökerken yine karşılaşırlar.
38:27Bir kez daha sözleşirler.
38:30Üçüncü gün aynı manzara bir kez daha yaşanınca,
38:35Mekkeli gençlerin kendilerini bu halde görmeleri durumunda,
38:38İslam'a meyledeceklerinden korktuklarından,
38:42bir daha Hazreti Muhammed'i dinlemeyeceklerine yemin ederek ayrılırlar.
38:49Bu örnek akla şu soruyu getiriyor.
38:52Nasıl bir motivasyon, inanmadığı, inananlarına işkence yaptığı bir ortamda,
39:01bir insanı gecenin bir vakti evinden çıkarıp Kur'an dinlemeye sevk edebilir.
39:09Nasıl bir duygu dünyası, bu insanları üç gece üst üste bir başkasının kapısına götürebilir.
39:18Ve tabii ki nasıl bir inat, bütün bunlara rağmen aklı esir alabilir.
39:27Bir küçük atıf da dinleyenlerden birine yapmak istiyorum.
39:32Kur'an'ın mesajını merak edip onu dinlemeye gelenlerden birisi,
39:37Müslümanlarca Ebu Cehil yani cehaletin babası lakabıyla sıfatlandırılan kişidir.
39:44Ebu Cehil'in dahi Kur'an'ın mesajını merak edip ne dediğini öğrenmeye çalıştığını gözden kaçırmayalım.
39:54Özellikle de Müslüman kimliğini önemseyen ve kendini Müslüman olarak tanımlayanların,
40:02Kur'an'ın mesajını, Hazreti Peygamber'in örnekliğini çok iyi bilmesi ve anlaması gerekir.
40:09Esasen Mekkeliler, Hazreti Muhammed'in kişiliğine ve karakterine söyleyecek bir sözleri olmadığını ifade ediyorlardı.
40:18İnsani olarak onun sahip olduğu güzel meziyetleri açıkça belirtiyorlardı.
40:25Bununla birlikte Hazreti Muhammed'in söylemlerinin akıl ve mantığa uygunluğu, karakterinin verdiği güvene rağmen,
40:36müşriklerin inanmamalarının açıklaması ancak insanın irade ve tercih özgürlüğü üzerinden yapılabilir.
40:45Her türlü olumlu kabule rağmen inanılmıyorsa, bu ancak insanın kendi yolunu çizmesiyle alakalıdır.
40:52Burada da bir sorun yok aslında.
40:56Sorun, hesap günü geldiğinde bu özgürlüğün sonuçlarını kabullenebilmekte.
41:04İnsan kendi özgür iradesiyle bir yol çiziyor.
41:09Bu yolun kendisine sunduğu imkanları kullanıyor.
41:12Bununla birlikte Allah, bu yolu tercih edenlerin bir takım ödüllerden mahrum kalacağını söylediğinde bunu kabul etmiyor.
41:23Ödüle de talip oluyor.
41:25Ancak ödüle götürecek yola talip olmuyor.
41:30İşte bu karaktere de insan deniliyor.
41:35Mekkeliler, Kur'an'ın uslubu ve içeriği karşısında etkilenmekten kendini alamıyorlardı.
41:41Ancak kıskançlıkları ve dünyevi küçük hesapları, Kur'an'ın çağrısına cevap vermelerini engelliyordu.
41:49Duymak istemedikleri sesi bastırmaya yönelik olarak buldukları çare,
41:54okunurken gürültü çıkarmak ve onu bastırmaya çalışmak oldu.
41:59Hazreti Peygamber'in Kur'an okuduğunu duyduklarında hemen uzaklaşma kararı aldılar.
42:05Bir anlamda duymadıklarının yok olacağı varsayımıyla hareket ettiler.
42:11Bununla birlikte içlerinde zihinlerine hükmetmeyi başaramayanlar da vardı.
42:17Toplumsal baskı bu insanların açıktan Hazreti Muhammed'i dinlemelerine engel oluyordu.
42:23Ancak merak duygusu ve duyduklarına verdikleri haklılık onları bir şekilde Kur'an'ı dinlemeye sevk ediyordu.
42:33Bu tür bir ikilemde kalıp sosyal dışlanmadan korkanların buldukları çare,
42:39toplumlarına görünmeden Hazreti Muhammed'i takip etmek oldu.
42:43Hazreti Peygamber namaz kılarken sesini yükseltirse,
42:47başkalarının da onu duyacağını ve kendisinin ona yakın olduğunu gördüklerinde,
42:53eza ve cefaya uğrayacağını düşünenler uzaklaşıp Kur'an'ı dinlemezlerdi.
43:00Hazreti Peygamber sesini altçalttığındaysa,
43:03kimsenin onun Kur'an okuduğunu fark etmeyeceği düşüncesiyle hareket edip,
43:09duymak için yaklaşırlardı.
43:11Yüce Allah, Hazreti Muhammed'in bu süreci kontrol edebilmesi için bir kez daha devreye girdi.
43:19Vahyetti, namazında niyazında sesini fazla yükseltme, fazla da kısma.
43:26İkisinin arasında bir yol tut ayetiyle,
43:29Kur'an'ı dinleyip Allah'ın çizdiği yolu öğrenmek isteyenlerin zorluklarla karşılaşmadan vahye muhatap olmalarının yolunu gösterdi.
43:41Hazreti Peygamber kendisini dinleme zahmetine dahi girmeyen, anlamaya çalışmayan,
43:48sadece karşı çıkıp ötekileştiren bir grup karşısında vakarını korumak,
43:55hiçbir şekilde çizgisini kaybetmemek, anlatmaya, muhatap olmaya devam etmek zorundaydı.
44:03Çünkü, üstlendiği görevin başarıyla tamamlanması,
44:08tırnak içerisinde cahil insanların aydınlanma yaşamasını sağlamakla mümkünken,
44:15hiçbir şekilde, siz bilirsiniz, ne haliniz varsa görün deme lüksü yoktu.
44:22Bu sebeple, Hazreti Muhammed'in peygamberlik yıllarında yaşadıkları karşısında sergilediği tavrı tanımlamak,
44:31hiç kolay değildi.
44:33Evet, her ne kadar Hazreti Peygamber'e yönelik tepkilerin sonuna gelemediysek de,
44:40bu bölümlük süremizin sonuna geldik.
44:43Kaldığımız yerden devam etmek için,
44:45bir sonraki bölümde görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.
Yorumlar