- 11 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:03Müzik
00:17Herkese merhaba.
00:19Bu bölümle birlikte Hazreti Peygamber'in hayatına giriş yapıyoruz.
00:23İlk olarak Allah Resulü'nün ailesinin Mekke'deki konumundan bahsedelim.
00:28Çünkü bildiğimiz üzere Mekke gibi hayatın kabile aidiyeti üzerinden kurgulandığı bir şehirde
00:34kişinin bireysel kimliğinden, nasıl bir karaktere sahip olduğundan veya yeteneklerinden önce
00:40atalarının yaptıkları kabilesinin büyüklüğü ve ailesinin gücü gelmekteydi.
00:48Diğer bir ifadeyle insanlar isimlerinden önce soy isimleriyle değerlendiriliyordu.
00:54Bu gerekçeyle Hazreti Peygamber'in hayatından bahsetmeden önce kabilesinin Mekkeliler için taşıdığı anlama ve Mekke'deki konumuna değineceğiz.
01:06Hazreti Peygamber, Hazreti İsmail'in soyundan gelen Adnaniler kolunun Kureyş kabilesinin Haşimoğulları ailesine mensuptur.
01:15Hazreti Muhammed'in atalarından Mekke'de temayüz eden şahsiyetlere bakıldığında ilk olarak büyük dedesi Amr'dan bahsetmek gerekir.
01:25Cömert bir insan olan Amr, Mekke'de kıtlığın yaşandığı bir senede Suriye'den getirdiği ekmeklerle et suyuna çorba yapıp hacılara dağıtmıştır.
01:37Bu lütufkar ve cömert tavır, sonraki dönemde ailesine büyük bir şan kazandırdığı gibi, kıran, ufalayan anlamına gelen Haşim lakabıyla anılmasına
01:49sebep olmuştur.
01:52Üst düzey bir ticari zekaya sahip olduğu anlaşılan Haşim, Kusay'ın kurduğu siyasi gücü ekonomiyle desteklemiştir.
02:01Kureyş kabilesi adına Sasani'ler, Himyeri'ler, Habeşi'ler ve diğer bazı devlet ve kabilelerle ticari ve diplomatik ilişkiler kurmuştur.
02:11Haşim'in ikna kabiliyetinin yüksekliği yapmış olduğu anlaşmalardan görülebilir.
02:17Ülkesine bağlamaya değer görmediği bir bölgenin kabile reislerinden birini huzuruna kabulü, Doğu Roma İmparatoru I. Leo'nun idareciliğinden ziyade Haşim
02:31'in siyasi başarısıdır.
02:33Yapılan görüşme neticesinde varılan ticaret anlaşması Haşim'in etkileyici bir usluba sahip olduğunun ispatı niteliğindedir.
02:42Bir nevi ticari imtiyaz sözleşmesine benzeyen anlaşma uyarınca, Kureyş kabilesi Doğu Roma ve vassallarının topraklarına serbestçe ticaret yapabilme hakkı elde
02:54etmiştir.
02:55Bu hakkı elde ettikten sonra sıradaki hamle yol emniyetinin sağlanmasına yönelik olmuştur.
03:02Bu amaçla ticaret kervanlarının geçiş güzergahında ikamet eden kabilelerle görüşüp, güvenliklerinin garanti altına alınması hususunda güvenlik ve eşbirliği anlaşmaları önermiştir.
03:15Anlaşmayı kabul eden kabilelere emniyetinin tesisi karşılığında mallarını herhangi bir kar payı almadan satmayı teklif etmiştir.
03:26Aldıkları teklif, ekonomik faaliyetin kısıtlı olduğu bir bölgede ikamet eden kabileler için önemli bir kazanım vaat ediyordu.
03:35Sistemin parçası olup sadece işleyişi aksatmamak suretiyle gelir elde etme fırsatını iyi değerlendiren kabileler,
03:43Kureyş kervanlarının bölgelerinden güven içerisinde geçmesine özen göstermişlerdir.
03:49Öyle ki kervanların saldırıya uğrayıp zarar gördüğü durumlarda derhal müdahale edip malların iadesini temin etmişlerdir.
04:00Arap Yarımadası'ndaki ticari sistemin kurucusu ve yürütücüsü pozisyonundaki Haşim,
04:06ticari faaliyetlerde güzergah, kışın Yemen ve Habeşistan, yazın ise Suriye ve Anadolu yönündeydi.
04:13Kureyş'in düzenlemiş olduğu yaz ve kış ticaretlerini ilk defa organize etmesi hasebiyle onun Kureyş'in ekonomik gücünün kurucusu olduğu
04:25söylenebilir.
04:26Haşim, ticaret maksadıyla Suriye'ye giderken Yesrib'de, bildiğimiz tabirle Medine'de Neccaroğullarına misafir oldu.
04:36Bu sırada da Selma isimli bir hanımefendiyle evlendi.
04:40Bu evlilikten Hazreti Muhammed'in dedesi Şeybe dünyaya geldi.
04:46Haşim'in oğlu Şeybe, 8 yaşına kadar Medine'de kaldıktan sonra amcası Muttalip tarafından Mekke'ye getirilmişti.
04:54Şehre girerken Muttalip'in yanında tanımadıkları bir çocuğu görenler,
04:59köle zannettikleri çocuğa Abdülmuttalip yani Muttalip'in kölesi diye seslendiler.
05:06Amcasının yanında estişen Muttalip, idari kabiliyetleriyle tanınmıştır.
05:12Bu meziyetleri amcasının da gözünden kaçmamıştır.
05:16Muttalip, kabilesinin geleceği açısından doğru kararı vererek kabilesinin reisliğini ona devretmiştir.
05:24Ataları gibi ticaretle uğraşıp dönemin yöneticileri ve seçkin isimleriyle aynı ortamlarda yer alan Muttalip'in hayatındaki en önemli anlardan birisi,
05:36gördüğü bir rüya üzerine cürhümlülerin Mekke'yi terk ederken kapattıkları zemzem kuyusunun yerini tespit etmesidir.
05:44Tüm zorluklara ve diğer kabilelerin karşı çıkmasına rağmen,
05:50zemzem kuyusunu açmayı başaran Abdülmuttalip, kuyudan çıkan suyun tasarruf hakkını şahsi mülkiyetine geçirdi.
05:58Bu hareketi ona, sikaya adı verilen hacılara su dağıtma görevini üstlenme hakkı getirdi.
06:04Çölün ortasında sahip olduğu suyu kullanma ayrıcalığı ona güç, doğal olarak da prestij kazandırdı.
06:13Abdülmuttalip, zemzem kuyusunun yerini tespit edip kazı faaliyetleri yaptığı esnada,
06:19bazı Kureyşliler ona engel olup küçük düşürmeye çalışmış ve zemzemin Kureyş'in ortak mülkiyetinde olması gerektiğini savunmuştur.
06:27Olayın gerçekleştiği dönemde, Haris'ten başka oğlu olmayan Abdülmuttalip,
06:34yaşanan gerginlik sırasında zor zamanlar geçirmiştir.
06:38Yaşadıklarının etkisiyle günün birinde on erkek çocuğa sahip olursa,
06:43birini Allah için kurban edeceğine dair adakta bulunmuştur.
06:48Yıllar içerisinde erkek çocuklarının sayısı adağında belirttiği rakama ulaşınca,
06:54içlerinden birini kurban etmek için Kura çekmiştir.
06:59Kura'da Abdullah'ın ismi çıkar.
07:02Kabilesinin teşviki neticesinde başvurduğu bir arrafenin yönlendirmesiyle,
07:07o günkü örfe göre diyet olarak kabul edilen on deve ile Abdullah arasında Kura çekilmesine
07:14ve develer çıkıncaya kadar Kura'nın tekrar tekrar çekilmesine karar verilir.
07:21Onar onar arttırılan develerin sayısı yüze ulaşıncaya kadar Kura Abdullah'a çıkmaya devam etmiştir.
07:28Çekilen son Kura'da develerin çıkmasının abırdığından Abdullah kurban edilmekten kurtuldu.
07:36Hz. Muhammed hem bu olaya hem de Hz. İsmail'in kurban edilmekten kurtulmasına atıfta bulunarak,
07:43ben iki kurbanlığın oğluyum buyurmuştur.
07:47Olayın sonucunda bir insanın kurban edilmesi gerçekleşmemiş olsa da,
07:54Abdülmuttalib'in adağını gerçekleştirme hususundaki ısrarı gözden kaçırılmaması gereken husustur.
08:01Abdülmuttalib, kötü bir adet başlatırsın uyarılarına ve her türlü engel olma çabasına rağmen,
08:08oğlunu kurban etme düşüncesinde ısrarcı olmuştur.
08:12Onun evladını inancı için kurban etmeyi göze alan kararlı tutumu,
08:18dine bakışını göstermesi açısından değerlidir.
08:22Olayın hareket noktası da, bitiş noktası da inançtır.
08:27Abdülmuttalib'i kararında ısrarcı kılan da, kararından vazgeçiren de inancıdır.
08:35Abdülmuttalib'in inancı için kurban etmeyi göze aldığı oğlu Abdullah,
08:39Vehb'in kızı Amine ile evlenmiştir.
08:42Abdullah, evliliğinin ardından ticaret için Gazze'ye gitmiş,
08:47dönüş yolunda ise Yesrib'de rahatsızlanmıştır.
08:51Oğlunun hastalığını öğrenen Abdülmuttalib,
08:55büyük oğlu Haris'i Yesrib'e gönderdiyse de,
08:58bir ay kadar hasta yatan Abdullah,
09:01Haris şehre ulaşamadan vefat etmiş,
09:04ve burada defnedilmiştir.
09:08Bu bilgilendirmenin ardından,
09:10şimdi Hazreti Peygamber'in doğumuna geçebiliriz.
09:16Hazreti Muhammed'in hayatını,
09:18temelde iki ana kısmı ayırabiliriz.
09:21Birinci kısım,
09:23Peygamberlik öncesi dönem,
09:25ikinci kısım ise,
09:27Peygamberlik sonrası dönem.
09:28Hazreti Muhammed'in peygamberlik öncesi hayatına dair bilgiler,
09:33son derece kısınırlıdır.
09:35Bunun sebebi,
09:37Hazreti Muhammed'in Mekke'de kendi halinde bir yaşam sürmesidir.
09:41Nasıl ki günümüzde kameralar,
09:43önemli kabul edilen isimlerin hayatlarını takip ediyorsa,
09:47tarih de öncülerin hayatını yazar.
09:51Öncü olana kadarki süreç,
09:53normalse bu normal yıllara dair kayıt bulmak zorlaşır.
09:59Diğer bir ifadeyle,
10:01İngiliz kraliyet ailesinin üyesi değilseniz,
10:04doğumunuz, adınızın ne olacağı,
10:07kıyafetiniz çok da merak edilecek bir durum değildir.
10:10Benzer şekilde popüler kültürün bir üyesinin,
10:14popülerliğinin bir parçası haline getirilmiyorsanız,
10:18ne yaptığınız çok da takip edilir,
10:21ne de insanlar size önem verir.
10:25Çünkü insan,
10:27önce kendi hayatına,
10:28sonra da çevresinin ona değerli gösterdiğinin hayatına odaklanır.
10:34Hazreti Muhammed'in,
10:35peygamberlik öncesi hayatına dair sınırlı bilgiye,
10:39üç yolla ulaşılmaktadır.
10:41Birinci yol,
10:43bir vesileyle,
10:44Hazreti Peygamber'in hayatına dair bir bilgiyi,
10:47veya anekdodu,
10:49sahabe ile paylaşmış olmasıdır.
10:51İkinci yol,
10:53dönemin şahitlerinin,
10:54Hazreti Peygamber hakkında verdikleri bilgilerdir.
10:58Üçüncü yol ise,
11:00bir nevi birinci ve ikinci yolun birleşimidir.
11:03Döneme etki eden bir olaya dair bilgilerle,
11:07Hazreti Peygamber'in bu olayda,
11:09yer aldığına dair beyanı birleştirilip,
11:12bir olay örgüsü elde edilir.
11:16Abdullah'ın vefatından birkaç ay sonra,
11:19genel kabule göre fil vakasının yaşandığı sene,
11:23Rebi'l-Evvel ayının 12'sinde,
11:26Amine'nin bir erkek çocuğu dünyaya geldi.
11:30Torununun doğumuna çok sevinen Abdülmuttalip,
11:33haberi alır almaz,
11:35bebeği görmek ister.
11:36Kucağına aldığı torunuyla birlikte,
11:39Kabe'ye giderek,
11:40tavaf eder ve sağlıklı bir torun sahibi olduğu için,
11:44şükrünü ifade eder.
11:46Torunu için akika kurbanı olarak,
11:49bir koç kesen Abdülmuttalip,
11:51büyük bir ziyafet vermiştir.
11:53Yaklaşık iki ay önce kaybettiği oğlu Abdullah'ın acısını,
11:57torunuyla teskin eden Abdülmuttalip,
12:00yeni doğan çocuğunun adını,
12:03Muhammed olarak ilan eder.
12:06Muhammed ismi Mekke'de yaygın bir isim olmadığı gibi,
12:10Abdülmuttalip'in ataları arasında da,
12:12bu ismi taşıyan kimse yoktu.
12:15Atalarının mirasına sıkı sıkıya bağlı Mekkeliler için,
12:19Abdülmuttalip'in tercihi,
12:21anlaşılabilir bir davranış değildi.
12:24Bu durumu da,
12:26niye Muhammed ismini tercih ettiğini sorarak gösterirler.
12:30Onun,
12:32İstedim ki,
12:33onu Yüce Allah göklerde,
12:36insanlar da yeryüzünde övsün sözü,
12:39torunu için nasıl bir hayat,
12:42hayal ettiğini göstermektedir.
12:45Hazreti Muhammed,
12:46dünyaya geldiğinde kendisini ikili bir tanımlama içerisinde buldu.
12:50İlk tanımlama,
12:51yetimlik.
12:53Mekke gibi bir şehirde,
12:55babasız dünyaya gelmek,
12:57büyük bir sorun.
12:59Çünkü yetimlik,
13:01babanın maddi mirası,
13:03ve manevi korumasından yoksun olarak,
13:05hayata başlama anlamına gelmekteydi.
13:10Günümüzde,
13:11en çok sorgulanan hususlardan birisi,
13:14hayatın adaleti.
13:16Bu hayat hiç de adil değil,
13:19veya,
13:20hayat bana adil davranmıyor gibi cümleler,
13:23gündelik hayatta sıkça duyulur hale geldi.
13:26Muhtemelen,
13:28içerisinde bulunan anın her şeyden değerli olduğu düşüncesi,
13:34tarpediyen olarak söylenen,
13:36anı yaşama düşüncesi,
13:38ve de,
13:39en önemlisi,
13:41kendi şartları ve sahip oldukları yerine,
13:44gözünü sürekli başkasının sahip olduklarına odaklama düşüncesi,
13:50ve hiçbir şekilde,
13:51başkasının yaşadığı yokluk veya zorluğun,
13:56akla bile getirilmemesi,
13:58bu bakış açısının temelinde yer almaktadır.
14:02İleride milyarlarca insana rehberlik edecek Hazreti Muhammed,
14:06hayata gözlerini babasız açtı.
14:09Mekke gibi bir yerde babasız olmak,
14:12sahipsiz olmakla eş anlamlıydı.
14:14Ve her türlü saldırıya kapar alıyordu.
14:17Hazreti Peygamber hiçbir zaman,
14:20hayata bir sıfır yenik başladığını düşünmedi.
14:24Yaşadıkları onu hayata küstürmedi,
14:27aksine daha güçlü bir irade kazandırdı.
14:31Yetimliğin,
14:32Mekke'deki en zor tanımlamalarından birisi olduğunun farkında olan Hazreti Peygamber,
14:38hayatının ilerleyen yıllarında,
14:41toplumdaki yetimlerin yanında yer aldığını işaret parmağıyla,
14:45orta parmağını göstererek,
14:47ben ve yetime kol kanat geren kimse,
14:51cennette böyle yan yana olacağız buyurarak göstermiştir.
14:57Hazreti Muhammed için yetimlik,
15:00Abdülmuttalib'in torunu sıfatıyla,
15:02birlikte bir anda Mekkeli aristokratlarla bir arada olma imkanını sağlayan,
15:08hiç beklenilmedik bir kapı açtı.
15:12Abdülmuttalib,
15:14torununu himayesine alarak,
15:16Mekke'de bilinir kıldı.
15:18Mekkelilerin arasında yaygın olmayan,
15:21Muhammed ismini koyarak,
15:23ismen ayrıştırdığı torununun bakımını üstlenerek,
15:27statü olarak da yükseltiyordu.
15:30Hazreti Muhammed,
15:32Abdülmuttalib'in on oğlundan dünyaya gelen,
15:36onlarca torunundan birisiyken,
15:39yetimlik onu bir anda,
15:42Abdülmuttalib'in himayesinde,
15:44Mekke eşrafının tanıdığı birine dönüştürüyordu.
15:49Hazreti Muhammed,
15:50doğumundan sonraki birkaç hafta,
15:52annesi ve amcası Ebu Leheb'in cariyesi,
15:56Süveyve tarafından emzirildi.
15:57Böylece amcası Hazreti Hamza'yla da,
16:01Süveyve üzerinden sürt kardeş oldu.
16:05Hayatının ilk yıllarını çölde geçirmeleri için,
16:09yeni doğan çocukları süt anneye verme geleneği,
16:12Kureyş kabilesindeki seçkinlerin bir adetiydi.
16:15Ne tür bir sebebin,
16:18dünyaya gözlerini yeni açmış bir bebeğin,
16:21süt anneye verilmesinin gerekçesi olabileceği hakkında düşünüldüğünde,
16:26birkaç sonuca varılabilir.
16:29Birinci sebep,
16:30yeni doğan çocuğun,
16:32havası daha temiz bir ortamda yaşama alışmasını sağlamaktır.
16:37Bilindiği üzere,
16:38yeni doğan ölümleri,
16:40günümüzde dahi önemli oranlara ulaşabilmektedir.
16:44Altyapı ve uzman personel eksikliği,
16:47ilaç yetersizliği,
16:49temiz su ve sağlıklı gıdaya ulaşamama gibi sebeplerle,
16:52günümüzde dahi yeni doğanlar için hayat zorlu olabilmekte.
16:57Mekke'nin etrafını çevreleyen dağlar,
17:00hava sirkülasyonunu etkilemekteydi ve bu durum,
17:04bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş,
17:07yeni doğanlar için tehlikeli sonuçlara yol açabilmekteydi.
17:10Mekke'li asilzadelerin yeni doğan ölümleri karşısında buldukları çözüm,
17:16bebeğin oksijeni bol,
17:19nüfus yoğunluğu düşük,
17:21bulaşıcı hastalık riskinin az olduğu,
17:24şehrin gürültüsünden ve keşmekeşinden uzak bir bölgede,
17:28hayatta kalma ihtimalini yükseltmekti.
17:34İkinci sebep,
17:35temiz bir dil ve kültür eğitimi olarak ifade edilebilir.
17:39Şehirlerde,
17:41özellikle ticari faaliyetlerin yoğun olduğu şehirlerde,
17:45karma bir kültür yaşanırken,
17:47konuşulan dilde de yabancı kelimelerin etkisi hissedilir.
17:52Mekke, ticaret üzerinden hayatın sürdürüldüğü bir şehirdi.
17:56Ticaret, sözlü ifadelerin yoğun olduğu,
18:00muhatabı etkilemek için ifade gücüne ihtiyaç duyulan bir alandır
18:04ve bu ifade gücünü sağlayan unsurlardan birisi de,
18:08kullanılan kelimeleri çeşitlendirmekten geçmektedir.
18:12Bu çeşitlilik gereksinimi zaman içerisinde,
18:16gündelik dile de yansıyacak ve konuşulan dil içerisinde yabancı unsurlar da bulunacaktır.
18:23Mekkelilerin, Suriye, Yemen, Habeşistan ve Fars coğrafyasıyla ticaret üzerinden kurdukları ilişki göz önünde bulundurulduğunda,
18:34Mekke'de konuşulan dilin bahse konu olan kültürlerden parçalar barındırması gayet doğal hale gelmektedir.
18:43Esasen bu durum göz önünde bulundurulduğunda,
18:47Kur'an'da geçen Arapça kökenli olmayan ama Arapçalaşmış kelimelerin varlığı da açıklanabilmektedir.
18:56Burada bir parantez açmak gerekirse,
18:59Bir toplumun en önemli özelliği, kullandığı dildir.
19:04Kullanılan dil, insanın kökleriyle olan bağını gösterir.
19:10İnsanın zihin dünyası neyse, diline yansıyan da odur.
19:15İnsan, zihninde olmayan kelimeleri, kavramları diline aktaramaz.
19:21Bir insanın zihninin aidiyeti, konuştuğu dilden anlaşılabilir.
19:27Bir insanın kullandığı dil, zihninin aynasıdır.
19:32Gündelik dilde kullanılan kavramlar, hayata hangi pencereden bakıldığının nişanesidir.
19:39Bir insanın dilinden, toplumuna ait sözcükler, inancına ait kavramlar, kültürüne ait benzetmeler dökülmüyorsa,
19:50burada bir eksiklik olduğu muhakkaktır.
19:53Bir süre kullanılmayan kelime ve kavramlar, toplum hayatında kaybolmaya mahkumdur.
20:01Dil, insanların birbiriyle anlaşabilmesi ve fikirlerini paylaşabilmesi için en önemli iletişim aracıdır.
20:10Duygu ve düşüncelerin ifadesinin dil ile olması sebebiyle,
20:14kültürel mirasın aktarımında da dil çok önemli bir araçtır.
20:18Bununla birlikte, özellikle dış göçlerle birlikte farklı bölgelerden insanların bir araya geldiği büyük şehirlerde,
20:27çok çeşitli dil yapılarıyla karşı karşıya kalınıyor.
20:30Bu duruma bir de, sosyal medya, yabancı menşeillik televizyon dizileri ve şeklen yerli zihnen yabancı televizyon programları eklenince,
20:42maruz kalınan her bir veri, bir süre sonra zihin dünyasında kalıcı etkiler bırakma potansiyeline sahip oluyor.
20:52Bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, o toplumu bir arada tutan, birleştiren ve bütünleştiren,
21:01toplum hafızası olan ortak kültürel değerlerine bağlılığıyla yakından ilişkilidir.
21:09Ancak bu değişimin kültürel taklit ve kültürel benzeme olmaması için,
21:16bilinçli ve kontrollü bir şekilde gerçekleşmesi son derece önemlidir.
21:22Bir toplumun maddi ve manevi birikiminin yansıması olan ve özgünlüğünü simgeleyen kültür,
21:29tüm ögeleriyle her türlü emperyalizme karşı korunmalıdır.
21:35Aksi takdirde ayrışma, hatta özbenliğin yitirilerek varlığın kaybedilmesine yol açabilecek bir süreç olan
21:44kültür yozlaşması yaşanabilir ve bu durum son derece tehlikelidir.
21:49Değerlerini ve kültürünü bilen bir bireyin yaşadığı toplumla entegrasyonu daha sağlıklı olacaktır.
21:58Aksi takdirde kendi toplumuna yabancı ve uzak, toplumunu oluşturan insanların en azından bir kısmıyla
22:06aynı dili konuşmayan veya konuşamayan bir birey ortaya çıkacaktır.
22:13Bu durumda toplum içerisinde çatışmayı, ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir yapının ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir.
22:24Unutulmamalıdır ki, kültürlü olmak bir yaşam biçimidir.
22:30Okunan kitapların sayısının, konuşulan dillerin çokluğunun, ekonomik imkanların genişliğinin,
22:39sahip olunan ünvanların fazlalığının bir insanı kültürlü yapmayacağı açıktır.
22:45Bu sıfatlar olsa olsa, onlara sahip olan kişinin başarılı olduğuna, çalışkan olduğuna işaret eder.
22:54Bir insanı kültürlü kılan, toplumu tanıması, vatanını ve bayrağını sevmesi,
23:01inancına sahip çıkması ve bu anlamda kendisini var eden değerleri yaşaması,
23:08öğretmesi ve öğrenilmesini sağlamasıdır.
23:12Kültürlü insan, kendini, doğayı, ne bilgisi olduğunu veya neyi bilmediğini bilendir.
23:22Kültürlü insan, analitik düşünebilen, farklı açılardan konuları görebilen,
23:28nerede konuşması, hangi konuda yorum yapması veya hangi konuda susması gerektiğini bilendir.
23:37Kültürlü insan, hayatı işleyen, şekillendiren, yorumlayabilen, doğduğu, büyüdüğü toprakların değerlerini bilen
23:49ve neslini, vatanına, milletine, bayrağına faydalı, inancına bağlı mukaddesatının bilincinde yetiştirip,
23:59bunların değerini, kıymetini ve ne anlama geldiklerini öğreten kişidir.
24:07Bir ülkenin varlığının en temel unsuru, inancını, kültürünü ve tarihini sonraki nesillere öğretebilmesidir.
24:18İnancını bilmeyen, tarihinden habersiz, kültürüne yabancı bir neslin yaşadığı coğrafyaya aidiyeti sorunlu hale gelecektir.
24:31Bir toplumun kendisini var eden öz değerlerinden uzaklaşması, değerlerin içerisinin boşaltılıp anlamsızlaştırılması,
24:40kültürel bir erozyonun yaşanmasına yol açar.
24:44Günümüz dünyasının yorucu olduğu, hayat meşgalelerinin insanı zihnen, ruhen ve fiziken yorduğu
24:53ve insanın dinlenmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu bir gerçektir.
24:59Ancak bayramlar vesilesiyle çalışma hayatına verilen aralar,
25:05bayramların birer tatil olarak görülmesini sağlamamalıdır.
25:09Eğer bayramlar tatil olarak görülürse, nerede o eski bayramlar serzenişi hayatımızın içerisinden eksik olmaz.
25:20Kısacası kültürlülük ancak tarihi geçmişin, milli ve manevi değerlerin,
25:27milli şahsiyetlerin ve manevi unsurların bilinmesi, öğrenilmesi ve yaşanmasıyla gerçekleşir.
25:37Bu bilgilerden sonra konumuza dönecek olursak.
25:41Arap Yarımadası'nın neredeyse her noktasıyla ticaret üzerinden kurulan ilişki,
25:47Mekke'de bölgenin karma bir kültürünün oluşmasına sebep olmuştur.
25:51Mekke gibi Yarımada'nın her tarafından bir parçayı bulmanın mümkün olduğu,
25:58interaktif bir şehirde, saf, temiz ve fasih bir dil konuşmak,
26:04aynı şekilde saf ve âri bir kültür yaşamak çok da kolay değildir.
26:10İstisnasız her şeyin ticaretinin yapıldığı bir şehirde,
26:14Yeni yetişen nesilleri bu yaşam tarzıyla etkileşime geçmekten korumanın formülü,
26:21çocukların ilk eğitimlerini şehirden uzakta, daha sakin bir ortamda almalarını sağlamak olarak bulunulmuştur.
26:31Mekkeliler, çocuklarının fasih Arapçayı öğrenmeleri amacıyla,
26:35onları çölde ikamet eden, karşılıklı ilişkileri ve etkileşimleri kısıtlı kabilelere göndermişlerdir.
26:43Öncelikle şunu ifade etmeliyiz ki,
26:46Mekke'ye gelen süt adne adayları konuya profesyonel yaklaşıyorlardı.
26:51İlk amaçları bu işi en karlı şekilde sonuçlandırmak.
26:55Bunun yolu da, kendilerine en büyük maddi getiriyi sağlayacak çocuğun bakımını üstlenmekten geçiyor.
27:02Hevazin kabilesinin fasih Arapçası ile ünlü,
27:06Saad bin Bekir koluna mensup, Halime binti Ebu Züeyb de aynı amaçla Mekke'ye gelmişti.
27:15Amaç para kazanmak olunca, öncelikler de değişmekte ve bu öncelikler arasında yetim bir çocuğun bakımını üstlenmek yok.
27:24Esasen bu gıda gayet anlaşılır bir tutum.
27:28Neticede süt anne adayları geçimlerini sağlamak için bir arayış içindeydi
27:32ve ne kadar zengin bir ailenin çocuğunun bakımını üstlenirlerse, o kadar gelir elde edeceklerdi.
27:40Ayrıca süt annenin kabilesiyle bakımı üstlenilen çocuğun kabilesi arasında da bir bağ oluşmaktaydı.
27:48Bu açıdan bakıldığında, güçlü ve zengin bir ailenin çocuğunu almanın ekonomik anlamına ilave eden,
27:56gücün haklılık olduğu bir dönemde sosyal bir anlamı da mevcuttu.
28:02Hz. Muhammed yetim bir çocuk olsa da, Mekke'nin önde gelen isimlerinden birinin torunuydu ve dedesi torununun bakımını üstlenmişti.
28:12Fil vakası sırasında üstlendiği rol, hacılara su dağıtma görevi olan sikayeyi ifa etmesi
28:19ve Haşimoğulları'nın liderliği göz önünde bulundurulduğunda, Abdülmuttalib'in torunu mantıklı bir tercihti.
28:27Süt annelik ücreti genellikle çocuğun babası tarafından ödenirdi
28:31ve Hz. Peygamber'in yetim olması, süt annelerin zihninde paramızı alabilir miyiz sorusunu akla getirmişti.
28:40Neticede Hz. Muhammed'in yetimliğine odaklananlar, iyi bir maddi getiri sağlama ihtimalini düşük gördüklerinden onu almaya yanaşmadılar.
28:50Mekke'ye gelen süt anne adayları için dönüş vakti geldiğinde, sona kalanlar Hz. Muhammed ve Halimoğulları.
29:00Hz. Muhammed'in yetim olduğu için süt annesi olmamış, Halime'de aradığı şartlarda bir çocuk bulamamıştı.
29:08Bir bebeğin bakımını üstlenmeden kabilesinin yanına dönmenin getireceği iğneleyici cümlelere
29:15ve alaycı bakışlara muhatap olmak istemeyen Halime, Hz. Muhammed hakkında eşi Haris ile istişarede bulundu.
29:25Her ikisi de mecburi ihtimal olan Muhammed bebek için birbirlerini ikna edici ifadeler dile getirdiler.
29:33Halime, arkadaşlarının yanında tercih edilmemiş olmanın mahcubiyetini yaşamak istemediğini dile getirmiş.
29:40Haris de yetim bir çocuğun bakımını üstlenmeleri halinde Allah'ın da onların işlerini kolaylaştıracağını söyleyerek eşinin zihnini rahatlatmıştır.
29:52Neticede, Abdülmuttalib'in süt annelik ücretini üstleneceğini beyan etmesi
29:58ve kucaklarında bir bebek olmadan yurtlarına dönmenin yol açabileceği olumsuzluklarla yüzleşmek istememeleri
30:07Halime ve Haris çiftinin kararı üzerinde etkili olmuş ve Hz. Muhammed'in bakımını üstlenmeyi kabul etmişlerdir.
30:15Süt anne döneminde bebeğin annesiyle görüşüp görüşmediğine, arada evine getirilip getirilmediğine veya ailesinin onu ziyaret edip etmediğine
30:25kısacası aralarında nasıl bir haberleşmenin olduğuna dair bir bilgi bulunmamakta.
30:32Ancak normal insani tavırlar doğrultusunda aile ile süt anne arasında bir şekilde iletişimin ve düzenli bilgi akışının var olduğu düşünülebilir.
30:41Kesin bir kurala bağlanmamış olsa da genel adet yeni doğanın süt anne sürecinin 8 ila 10 yıl sürmesi şeklindeydi.
30:52Muhtemelen bu süre yapılan anlaşmanın 2'şer yıllık periyotlar için uzatılması şeklinde belirleniyordu.
30:59İkinci yılın sonunda Hz. Muhammed'i ailesine göstermek için Mekke'ye getiren Halime,
31:05birlikte geçirdikleri zaman diliminde yaşadıkları bereketin devam etmesini sağlamak için Hz. Muhammed'in yanlarında kalma süresini uzatmak istiyordu.
31:16Mekke'deki salgın Amine ve Abdülmuttalib'i ikna etmek için aradığı gerekçeyi sundu.
31:23Amine'nin de aynı fikirde olmasıyla Hz. Muhammed'in süt annede kalması için şartlar olgunlaştı.
31:30Hz. Muhammed 2 yıllık bir süreç için daha Halime'nin yanında kaldı.
31:36Süt annenin yanında geçen yıllar amaçlanan hedefin gerçekleşmesi açısından istenilen sonucu vermiştir.
31:44Hz. Peygamber Mekke'deki salgından etkilenmeden sağlıklı bir ilk çocukluk geçirmiş,
31:51dahası bedevi yaşam tarzının zengin sözlü kültürü ve derin belagatından öğrendikleriyle
31:58duyan herkesin anlayabileceği kadar açık ve etkin bir konuşma üslubuna sahip olmuştur.
32:08Hz. Peygamber bu özelliğinin Kureyşli olmasının yanı sıra,
32:13erken çocukluk dönemini Beni Saad kabilesiyle birlikte geçirmesinden kaynaklandığını ifade etmiştir.
32:21Şimdi bir başka konuya geçelim ve Hz. Peygamber'in Yesrib'deki akrabalarını ziyaretine değinelim.
32:31Hz. Peygamber yaklaşık olarak 5 yaşındayken süt annesi tarafından Mekke'ye getirilerek
32:38annesi Amine'ye teslim edilmiştir.
32:41Kaynaklar Hz. Muhammed'in annesiyle gerçekleşen yegane olay olarak Yesrib'e yaptığı yolculuğu kaydetmektedir.
32:49Hz. Muhammed'in dedesi Abdülmuttalip Yesrib'li bir anneden dünyaya gelmişti ve onun bu şehirde akrabaları bulunuyordu.
33:00Unutulmamalıdır ki İslam öncesi Arap toplumunda bireyin ifade ettiği anlam kabilesinin ismiyle doğru orantılıydı.
33:10Bir kişinin saygınlığı kabilesinin adından gelmekteydi.
33:15Bu anlamda akrabalık bağları korunması gereken en önemli toplumsal öge konumundaydı.
33:22Arap toplumunda var olabilmenin ve güçlü kalabilmenin yolu kabile asabiyetinden geçmekteydi.
33:29Bu düşünce doğrultusunda hareket edilerek hem Hz. Muhammed'in akrabaları olan Neccaroğullarını
33:36hem de akrabalarının Hz. Peygamber'i tanımaları amacıyla Yesrib'e bir seyahat gerçekleştirildi.
33:45Hz. Peygamber yaklaşık olarak 6 yaşındayken gerçekleşen bu seyahatte
33:49ona annesi ve bazı rivayetlere göre dedesi eşlik etmiştir.
33:55Yolculuk esnasında Abdülmuttalib'in de yanlarında olması daha anlamlıdır.
34:01Çünkü Amine'nin Yesrib ile bir akrabalık bağı bulunmamaktaydı.
34:08Ancak Abdülmuttalib'in dayıları Yesrib'liydi.
34:12Bu anlamda asıl onun akrabalarının yanına gitmesi,
34:17torununu onlarla tanıştırması, akrabalık bağını öğretmesi makul görünmektedir.
34:23Ayrıca nesebin baba üzerinden yazıldığı bir toplumda birincil olan babanın kabilesidir.
34:32Yesrib'de geçen zaman dilimi Hz. Muhammed için keyifli anlara sahne olmuş
34:37ve zihninde güzel hatıralar biriktirmiştir.
34:41Bu hatıralardan birisi yüzmeyi öğrenmesidir.
34:45Yaklaşık olarak iki ay Yesrib'de kalındıktan sonra dönüş yolunda Evva köyüne gelindiğinde
34:52Amine rahatsızlanarak vefat etmiştir.
34:55Dadısı Ümmü Eymen'in refaketinde Mekke'ye gelen Hz. Muhammed için yeni bir dönem başlamıştır.
35:02Doğumundan önce babasını, şimdi ise annesini kaybeden Hz. Muhammed'in bakımını,
35:08bundan sonra dedesi Abdülmuttalip üstlenmiştir.
35:14İnsan kaç yaşında olursa olsun öksüz veya yetim kaldığında bir parçası eksilir.
35:22Sığınacağı, kendini güvende hissedeceği, nazlanacağı, her istediğini yapma hakkına sahip olduğu,
35:31ne yaparsa yapsın kapısı kapanmayacak bir sığınak artık olmaz.
35:36Doğru ve orantılı bir koruma neticesinde yoksulluğun getirdiği olgunluk,
35:43kişiyi daha duygusal, daha anlayışlı, daha ılımlı, daha empatik ve merhametli bir karaktere büründürebilir.
35:52Bencillik duyguları ortadan kalkar,
35:55Hz. Peygamber'in yetimlerle alakalı hadisleri ve bir yetimi gördünüz mü,
36:00başını okşayınız tavsiyesi, işte bu açıdan son derece kıymetlidir.
36:06Hz. Muhammed 6 yaşından 8 yaşına kadar yaşamını dedesinin himayesinde sürdürmüştür.
36:14Eğitim bilimciler, gelişim kuramlarında çeşitli öğrenme metotlarından bahseder.
36:20Bu öğrenme yollarından birisi de sosyal öğrenmedir.
36:25Sosyal öğrenme, başkalarını gözlemleyerek çevreden öğrenme olarak tanımlanabilir.
36:31Bu yaklaşıma göre, çocuklar doğuştan sezgi yolu ile doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmekte,
36:38fakat çoğunlukla toplum tarafından yanlış yönlendirilmektedir.
36:44İnsanlar sadece kendi deneyimlerinden öğrenmezler.
36:48Başkalarının yaptıklarını gözlemleyerek de öğrenirler.
36:52Bu şekilde öğrenmeye, model alma ya da gözlem yoluyla öğrenme denilmektedir.
37:00Birey, çevre ve davranış arasında karşılıklı bir etkileşim vardır.
37:06Çocuk, şahit olduklarına gözlem yaparak anlam yükler.
37:10Sonrasında da taklit ederek toplumunun örfünü, adetini, geleneğini ve inancını öğrenir.
37:18Çocuğun sosyal kimliğinin oluşumunda ilk gözlemlediği, model aldığı kişilerin ve içinde bulunduğu toplumun etkisi çok fazladır.
37:28Bu bağlamda bir çocuğun toplumsal kurallar çerçevesinde hayatını şekillendirmesine yanında yetiştiği kişiler yön vericidir.
37:38Hz. Muhammed'in topluma adaptasyonu ve entegrasyonunda dedesi etkin bir karakterdir.
37:45Dede torun arasındaki ilişkiye dair verilebilecek ilk örnek, Abdülmuttalib'in sevgisidir.
37:53Abdülmuttalib'in torununa gösterdiği sevgi ve ilgi, Hz. Muhammed'in gelişim döneminde duygusal bir boşluğun yaşanmasını engellemiştir.
38:04Rivayetlere göre, Abdülmuttalib'in Kabe'nin yanında bir makamı bulunmaktaydı.
38:09Burası ona özeldi ve onun dışında hiç kimse burada oturamazdı.
38:14Bu durumun tek istisnası, Hz. Peygamber'di.
38:20İlaveten, toplumun önde gelen isimlerinden olan dedesinin sürekli yanında olması,
38:27Hz. Muhammed'e daha çocuk yaşta, görgü kuralları gibi hususlarda önemli deneyimler sunmuştur.
38:35Hz. Peygamber, dedesinin yanında insanlarla nasıl konuşulacağı,
38:40önemli konuların nasıl ele alınacağı, bir taleple gelenlere nasıl davranılacağı,
38:47sofra adabı, giyim tarzı gibi pek çok konuda gözlem ve örneklikle,
38:54sosyal öğrenme içerisinde toplumunun en iyi terbiyesini ve eğitimini alma fırsatı yakalamıştır.
39:02Bu süreç iki yıl kadar sürmüş, Hz. Muhammed 8 yaşındayken dedesini kaybetmiştir.
39:10Mekkelilerin saygı gösterdiği isimlerden olan Abdülmuttalip'in ölümü,
39:14şehirde hüzünle karşılanmış, hakkında mersiyeler söylenmiştir.
39:20Abdülmuttalip ölmeden önce, torununu oğullarından Ebu Talip'e emanet etmiştir.
39:25Mekke'de akrabalık ilişkilerinin önemi göz önünde bulundurulduğunda,
39:30Ebu Talip ile Abdullah'ın ana baba bir kardeş olmaları,
39:35bu tercihin en önemli sebepleri olarak görülebilir.
39:40Amcasının yanına geçmesiyle birlikte,
39:43Hz. Muhammed evlenene kadar yeni bir sürece daha başlamış oluyordu.
39:50Aslına bakılırsa, Ebu Talip'in himayesi,
39:53Hz. Peygamber için tam anlamıyla yeni bir sürecin,
39:58yine yeni yeniden başlangıcıdır.
40:01Hz. Peygamber henüz 8 yaşında,
40:05sütannenin bakıcılığı,
40:07annenin şefkati,
40:08dedenin sevgisi ve nihayetinde amcanın himayesi olmak üzere,
40:14her birinde farklı duyguların olduğu,
40:174 farklı ortamda yaşamıştır.
40:19Bu resim, doğrudan bakıldığında çok travmatik bir duruma karşılık gelmektedir.
40:27Ancak bir taraftan da,
40:29hayatın içerisinde,
40:31insanoğlunun en fazla kurduğu cümlelerden birisi,
40:35niye ben sorusudur.
40:37Aslında bu soru,
40:39olumsuz olduğu düşünülen olaylardan sonra akla gelir.
40:43İyi bir durumla karşılaşıldığında,
40:45niye ben sorusu sorulmadığı gibi,
40:48nasip böyleymiş denilerek,
40:50bir hak ediş imacı çizilir.
40:52Ancak,
40:53olumsuz veya istenmeyen bir durumda akla gelen ilk soru,
40:58niye başkası değil de ben şeklindedir.
41:02Bu tarz bir bakış açısının sorunlu bir yaklaşım olduğunu,
41:06Hz. Peygamber'in hayatından görüyoruz.
41:09Yaşanılanların bir kısmına nasip,
41:13bir kısmına ise imtihan olarak değerlendirmek,
41:17sorunlu bir yaklaşımdır.
41:19Her bir tekil olay,
41:21içerisinde hem nasibi,
41:23hem de imtihanı barındırır.
41:26İnsanın başına gelen olaylardan,
41:29beğendiklerini sahiplenip,
41:31beğenmediklerinin sorumluluğunu,
41:34başkasında araması,
41:35doğru bir yaklaşım değildir.
41:37İnsan için asıl olan,
41:40hayat yolculuğunda,
41:42başına gelenler karşısında,
41:44nasıl bir tutum takınacağını bilmesidir.
41:48Bu tutumun ana eksenini de,
41:50her şeyin Allah'tan geldiğini bilmek,
41:53her şeyin büyük resimde bir yeri olduğunu bilmek oluşturur.
41:58Yeri geldiğinde,
41:59inna lillah ve inna ileyhi racun diye bilmenin,
42:02yeri geldiğinde,
42:04hasbinallah ve nimel vekil diye bilmenin,
42:07veya bu Rabbimin bana bir ikramıdır diye düşünebilmenin,
42:13insanın hayatını kolaylaştıracağı açıktır.
42:18Evet,
42:20bu bölümlükte bu kadar.
42:22Hazreti Peygamberin çocukluk ve gençlik yıllarını konuşacağımız,
42:26bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Yorumlar