- 2 gün önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:14Müzik
00:17Herkese merhaba.
00:18Hazreti Peygamber'in hayatını öğrenerek kendimizi tanımaya çalıştığımız programımıza hoş geldiniz.
00:26Müsaadenizle bu bölüme birkaç soru ile başlamak istiyorum.
00:30Arkanıza yaslanıp hayatınızı bir film şeridi gibi gözünüzün önünden geçirdiğinizde unutamadığınız, hayatınızı derinden etkileyip tüm yaşam biçiminizi değiştiren, hayata bakışınızı
00:45yeniden şekillendiren kaç olay aklınıza gelir?
00:49Peki bu olaylardan kaçı hem sizi hem de çevrenizi etkilemiştir?
00:56Gelin resmi biraz daha büyüterek düşünelim.
01:00Bir insanın yaşadığı bir olayın dünya tarihinin akışını değiştirme ihtimali ne kadardır?
01:08Pek çok insanın sessiz kalacağı bu soruların hepsine birden cevap olabilecek bir olay,
01:14Hazreti Peygamber'in hayatında yaşanmış ve insanlık tarihi bir daha geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir.
01:22Efendim bu bölümde sizlerle ilk vahyi diğer bir ifadeyle kum saatinin insanlık için son kez sıfırlanmasını konuşacağız.
01:33Hazırsanız başlayalım.
01:34Allah Teala insanı en güzel biçimde yaratmış ve onu başıboş bırakmamıştır.
01:42Gönderilen ve görevlendirilen peygamberler aracılığıyla uyulması gereken ana ilkeleri hatırlatmış ve yol göstermiştir.
01:52Bununla birlikte insan irade özgürlüğünün ispatı niteliğindeki Allah'ın emir ve yasaklarının aksine hareket edebilme yetisi
02:02ve bu durumunu en güzel şekilde meşrulaştırmayı başaran zihni sayesinde peygamberler aracılığıyla kendisine bildirilenlere uymak yerine
02:13menfaatini dinleştirmeyi başarmıştır.
02:18Sonuçta da safiyetini kaybeden ve özünden uzaklaşarak yaratıcı tarafından insan için nihai hedef olarak gösterilen
02:28mükemmel insan olma hedefine götürmeyen diğer bir deyişle tahrif edilen bir inanç ortaya çıkmıştır.
02:37Allah Teala da her seferinde insana özünü hatırlaması ve yaşantısını bu doğrultuda şekillendirmesi için
02:47fırsat mahiyetinde yeni bir peygamber göndermiştir.
02:52Ancak bu döngünün bir yerde kırılması gerekiyordu.
02:56Aksi takdirde insanoğlunun dünya serüveni sürekli aynı minval üzere devam edecek,
03:03yeryüzündeki halifelik görevi anlamını yitirecekti.
03:07Bu noktadan hareketle Hazreti İsa'nın doğumundan yaklaşık 600 yıl sonra bir defa daha
03:15ancak bu sefer son kez olmak koşuluyla insana kim olduğu,
03:22yaratılış amacı, yaşamın anlamı, güç ve kuvvetinin sınırlarını hatırlatan bir uyarıcı
03:30ve aynı zamanda uyarılanı dikkate alanlar için bir müjdeleyici olarak Hazreti Muhammed gönderilmiştir.
03:41Allah'ın insanlığın gidişatına doğrudan müdahalesinin ilanı 610 yılında gerçekleşse de
03:49Hazreti Muhammed için sürecin daha önce başladığı söylenebilir.
03:53Hazreti Muhammed'in normal seyrinde akan yaşamı 30'lu yaşlarının ikinci yarısıyla birlikte bir anda değişmeye başlıyor.
04:02Vahye alıştırma dönemi olarak tanımlanabilecek bu süreçte Hazreti Muhammed'in hayata bakışı,
04:09yaşam tarzı, tavır ve tutumu değişmiş adeta yeni bir karakter kazanmıştır.
04:16Bu değişimin temelinde sadık rüyalar vardır.
04:20Hazreti Ayşe'nin aktardığına göre Hazreti Peygamber'in bütün rüyaları sabah aydınlığı gibi açık ve net bir şekilde gerçekleşiyordu.
04:29Bir başka ifadeyle gördüğü bir rüya kısa süre içerisinde aynen gördüğü şekliyle yaşanıyordu.
04:38Hazreti Peygamber'in hissettiği zihni değişimin sosyal hayata yansıması uzlete çekilme olarak karşılık bulmuştur.
04:47Toplumuyla arasına mesafe koyan Hazreti Muhammed, yaşantısını, inancını, hayat tarzını kabul etmediği bir toplumun parçası olmak istememiştir.
04:59Esasında bu tutum Hazreti Peygamber'in karakterinin bir parçasıdır.
05:03Hayatı boyunca hoşuna gitmeyen bir durumla karşılaştığında çatışmaya girmek yerine istemediği sözü söyleyen veya hoşuna gitmeyen fiili gerçekleştirenin kim olduğuna
05:17bakmaksızın bir anlamda kendini korumayı alarak ortamdan uzaklaşmayı tercih etmiştir.
05:23Müşriklerin her türlü kışkırtmalarına rağmen onlarla bir ağız dalaşına girmemesi, tahriklerine cevap üretmeyip seviyelerine inmemesinin temelinde de sahip olduğu bu
05:35anlayış vardır.
05:38Uzlet döneminde Hazreti Peygamber kendisine mekan olarak daha önce aralarında dedesi Abdülmuttalib'in de olduğu bir grup Kureyşli'nin zaman
05:46zaman inzivaya çekildiği Hira Mağarasını seçmiştir.
05:50Nur Dağı'ndaki mağarada münzevi bir hayat yaşamayı tercih eden Hazreti Muhammed, erzakı tükendiği dönemlerde şehre gelmiş, fakirlere yardım gibi
06:01sosyal aktiviteler, Kabe-i Tavaf gibi dini vecibeler yerine getirdikten sonra erzakını temin edip inzivasına devam etmiştir.
06:11Hazreti Peygamber'in toplumun inancıyla bağının olmadığını biliyoruz.
06:16Mekke'nin insanları kategorize eden toplum yapısıyla da barışık değildi.
06:22Bunlar onun toplumdan uzak bir yaşam sürmesinin geriye kişilendirilmesinde kullanılabilir.
06:29Ancak ortada daha derinlikli ve yapısal bir sorun olduğu açık.
06:34Düz bir mantıkla bakıldığında Hazreti Muhammed mutlu bir evlilik yapmış, çocuk sahibi olmuş, toplumda hatırı sayılır bir saygınlık kazanmış, ekonomik
06:45bir sıkıntısı olmayan bir insandı.
06:47Esasen bu standartlarda bir yaşam, ortalama bir insanın hayalini kurduğu kabul edilebilir bir yaşam sağ arızıydı.
06:56Ancak Hazreti Peygamber'in toplumdan uzak bir dağın tepesinde bir insanın ancak sığacağı bir mağarada aylar geçirmesinden zihnini netleştiremediği, gönlünü
07:08tatmin etmekte zorlandığı bir takım hususların olduğu anlaşılıyor.
07:12Şehrin keşmekeşinin bakış açısını daralttığı, kalıplaşmış kabullenmişlerin hayatı durağanlaştırdığı bir ortamda şehre yukarıdan bakarak açıyı genişletip resmin tamamına hakim olma,
07:28ruhunu dinginleştirip hayatı sadeleştirme arayışı neticesinde dingin ve arınmış bir zihniyet orta yaşın olgunluğunu getiriyordu.
07:38Bir hayat felsefesi olarak gördüğünün, görmek istediğinin, gözüyle görüp gönlünü ısındırdığının insanın zihnini ve hayatını yansıttığını söyleyebiliriz.
07:52Hazreti Muhammed de Hira'da gözünün önüne Kabe'yi koymuş ve maneviyatı içselleştirerek kutsalı müşahede etmiştir.
08:01Her ne kadar son beş yılda hayat tarzını değiştirip zihnini, gönlünü ve aklını sadeleştirse de takvimler 610 yılının Ramazan ayının
08:12Kadir gecesini gösterdiğinde yaşananlar Hazreti Muhammed için beklenmedik bir gelişmeydi.
08:18Vahiy meleği Cebrail'in İslam'ın ilk emirlerini içeren Alak suresinin ilk beş ayetini bildirmesiyle birlikte Allah'ın insanlara kendini
08:29son ve kalıcı olarak hatırlatması gerçekleşmiştir.
08:33İlk vahyin tebliği sırasında Cebrail ile Hazreti Muhammed arasında gerçekleştiği rivayet edilen diyalog dikkat çekicidir.
08:42Cebrail'in oku emrini Hazreti Muhammed her seferinde ben okuma bilmem diyerek anlamlı şekilde cevap vermiştir.
08:52Hazreti Muhammed'in cevabı onun yaşadıklarını soğukkanlı karşıladığını ve şuurlu bir şekilde Cebrail ile muhatap olduğunu göstermektedir.
09:02Aslına bakarsanız Hazreti Muhammed'in ilk vahiy karşısındaki tutumu onun peygamberliğinin en önemli kanıtları arasındadır.
09:13Cebrail ile ilk tanışmanın ardından yaşananları kabullenmekte gösterdiği tereddüt onun akli melekelerinin yerindeliğinin ispatı niteliğindedir.
09:23Hazreti Muhammed'in vahiy karşısındaki reaksiyonu olgun, aklı başında, bilinçli bir insanın yapacaklarından farksızdır.
09:35Hiram ağrısında yaşananların anlamı üzerine derinlemesine düşünmek gerekir.
09:42Hazreti Muhammed ilk vahiy ile muhatap olurken insanlık tarihi pek çok açıdan son ile karşı karşıya kalmaktaydı.
09:51İlk vahiy Hazreti Muhammed'in hayatında yeni bir döneme geçişi simgelerken insanlık için sonun başlangıcıdır.
10:01İlk vahiy bir anlamda kum saatinin son kez döndürülmesini simgeler.
10:08Her peygamberle sıfırlanan bir sürecin ardından insanlığın bir daha geri dönülmeyecek bir yola girdiğinin beyanıdır.
10:18Hazreti Muhammed'in hayatının en önemli kırılma anı süreç içerisinde dünya tarihinin en önemli kırılma anına dönüşecektir.
10:28İlk vahiy Hazreti Peygamber için beklenilmeyen bir gelişmeydi.
10:33Yaşadıklarının etkisiyle evine giden Hazreti Muhammed'in eşinden üzerinin örtülmesini istemesi adrenalin seviyesinin yükseldiğinin göstergesidir.
10:43Sakinleşip nabzı normalleştikten sonra da başından geçenleri eşine anlatmıştır.
10:52Evliliklerinin gerçekleşmesinin arkasındaki en önemli sebep olarak gösterilebilecek olan eşinin karakterini ona özetleyen Hazreti Hatice
11:02Korkma Allah'a yemin ederim ki o hiçbir zaman seni utandırmaz.
11:09Çünkü sen akrabanı gözetirsin, doğru konuşursun, bakıma muhtaç olan kimselere yardım eder, fakiri doyurur, misafiri ağırlar ve haksızlığa uğrayanlara destek
11:23olursun demek suretiyle Hazreti Muhammed'i sakinleştirmiştir.
11:28Hazreti Hatice'nin eşini tanımlamak için vurguladığı hususiyetler Hazreti Peygamber'in ahlaki değerlerin büyük bir erozyona uğradığı cahiliye gibi bir
11:40dönemde eşine ender rastlanacak bir karaktere sahip olduğunun delilidir.
11:47Hazreti Hatice'nin Hazreti Peygamber tanımlaması da konuşulması gereken bir husus.
11:52Çünkü sünnet-i seniyye tanımı en açık haliyle Hazreti Hatice'nin bu tanımlamasında şekil bulmakta.
12:03İslami bir kişiliğe sahip olduğunu, hayata İslam penceresinden baktığını iddia eden bir kişinin sosyal hayatının nasıl olması gerektiğini bu tanımlamadan
12:16öğreniyoruz.
12:17İslam'ın ana vurgusunun ne olduğu, İslam'ın insandan beklediği karakter ve kişiliğin ne olduğu, bir Müslüman'ın hayatta nasıl
12:27bir yaşantıya sahip olması gerektiği Hazreti Hatice'nin bu sözlerinde gizlidir.
12:33Sadece birkaç örnekle konuyu somutlaştırmak gerekirse, Hazreti Peygamber'in sünneti çocuk esirgeme kurumunu ziyaret edip çocukların başını okşamaktır.
12:46Kuşu ölen çocuğa taziye vermektir.
12:50Gençleri değerli görüp görüşlerine kıymet vermektir.
12:55Bakıma muhtaç olan kişiye yardım etmek, diğer bir ifadeyle küçükleri sevmek, büyükleri saymaktır.
13:04Hazreti Peygamber'in sünneti toplumda selamı yaymaktır.
13:09Hayrı sabahlar, hayırlı akşamlar, geçmiş olsun gibi cümlelerle toplumsal birlikteliğe katkı sunmaktır.
13:19Bununla birlikte bir de nelerin Hazreti Peygamber'in sünneti olmadığı da üzerinde konuşulması gereken bir konu.
13:28Trafikte kuralları ihlal ve ihmal etmek.
13:33Yaya geçidinde yola adım atan birini görünce hızlanıp kornaya basmak.
13:39Araçla birinin yanından geçerken başını çevirip bakmak.
13:44Araçları uygun olmayan yerlere park etmek.
13:48Metroda inenlerden önce binmeye çalışmak.
13:51Her türlü iş ve işlem için tanıdık aramak.
13:55Tanışıklığı adaletin önüne koymak da
13:58Hazreti Peygamber'in razı olacağı bir ümmet olmak isteyen bir Müslümanın
14:04gerçekleştirmeden önce iki kere düşünmesi gereken tavırlardır.
14:08Bu bağlamda günümüzde anlamını yitiren bir kavramdan da bahsetmek istiyorum.
14:13Yardım kavramı.
14:14Birine yardım etmek denildiğinde pek çok insanın aklına maddi bir destekte bulunmak geliyor.
14:21Ancak yardım sadece maddi ihtiyaçları karşılamak değildir.
14:27Hayatın grileştiği bir dönemde bir insana yapılabilecek en büyük yardım tebessüm etmektir.
14:34Halini hatırını sorarak değerli olduğunu hissettirmektir.
14:39Bazen ise sadece elini tutup sessizce derdini dinlemektir.
14:46Gün geçtikçe kalabalıklaşan ancak bu kalabalığın içerisinde insanların yalnızlaştığı bir çağda yaşıyoruz.
14:54İtiraf edelim ki ailenin yanında okunmaz diyerek
15:00üniversite öğrencileri her iki taraftan da uzak olacaksın diyerek yeni evliler ailelerinden, akrabalarından, kültür ve köklerinden uzaklaştırılıp
15:13özgürlüğe, sırnak içerisinde bir ifadeyle moderniteye teslim edilirken sonuçlarının nereye varacağı üzerine düşünülmedi.
15:24Yabancısı olduğu şehirde tüm ihtiyaçlarını mekanik ilişkiler üzerinden gidermeye çalışan insan
15:32fiziken, ruhen, zihnen ama daha önemlisi duygusal olarak yalnız kaldı.
15:42Çözümü maddi imkanları harcamakta buldu.
15:46Çocukların bakımı bakıcı, kreş veya televizyon ve dijital mecralara emanet edildi.
15:52Evin temizliği, hizmet alımı, duyguların paylaşımı da uzmanlar vasıtasıyla gerçekleştirildi.
16:01Ve günün sonunda sözün bittiği yere gelindi.
16:07Her neyse biz bu kadarla iktifa edelim ve konumuza dönelim.
16:15İlk vahyin ardından yaşananlar Hazreti Peygamber'in zihninin çok yönlü çalıştığını göstermektedir.
16:22O bir taraftan yaşadıklarını zihninde oturtmaya çalışırken bir taraftan da çok daha derinlikli bir konuyu içten içe tartışmış ve Hazreti
16:35Hatice'ye bana kim inanır diye sormuştur.
16:39Destek görme beklentisiyle dillendirilen bu soru karşısında Hazreti Hatice'nin hiç kimse inanmasa dahi kendisinin her zaman destek olup inanacağını
16:52beyan etmesi
16:53Hazreti Peygamber için kıymeti paha biçilemez bir destek olmuştur.
16:57Duyduğu koşulsuz destek Hazreti Muhammed'i o kadar motive etmiştir ki hayatının hiçbir döneminde Hazreti Hatice'yi aklından çıkarmamıştır.
17:10Tabi Hazreti Muhammed'in ilk vahyin ardından Hazreti Hatice'nin yanına koşması,
17:17huzuru ve güveni onun yanında araması da aralarındaki ilişkiyi göstermesi açısından önemlidir.
17:25İlk vahyedilen ayetler yeni dönemin nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçlarına sahiptir.
17:33Hazreti Peygamber'e ilk hitap okudur.
17:37Dünya insanın yaşam alanıdır ve bu yaşam alanının dizaynı irade hürriyetine sahip olan özgür insana aittir.
17:48İyilik ve kötülük bu dünyanın doğasının bir ürünü değil, insanın özgür iradesinin sonucudur.
17:57Allah Teala dünyayı yarattıktan sonra onun nasıl bir düzen içerisinde işleyeceği hususunda mesuliyeti insana vermiştir.
18:08Dünya üzerinde karşılaştığımız her türlü durumun sorumlusu olarak insan bu dünyanın asıl öznesi konumundadır.
18:16Dünyayı inşa eden insandır.
18:20İyilik, merhamet, paylaşma, medeniyet ve ahlak gibi güzellikleri kendine mal eden insan,
18:28kötülük, soykırım, salgın hastalık, kirlilik, kuraklık ve kıtlık gibi acıların sorumluluğunu da üzerine almalıdır.
18:39Mutluluğu ve güzelliği üzerine alan insan, acıların sonuçlarından Allah'ı yükümlü tutmamalıdır.
18:49Karşılaşılan bir durumda gösterilecek refleks insanın inisiyatifindedir.
18:55Kayıtsızlık veya müdahil olmak arasındaki seçim sonuç üzerinde etkili olacaksa ve insan iradesiyle sessiz kalmayı tercih ediyorsa,
19:08olumsuzluğu başka yerde değil, kendinde aramalıdır.
19:12Diğer bir ifadeyle insan, özne olma sorumluluğundan kaçarak sebebi olduğu sonuçların varlık nedenini Allah'ın fiillerinde aramamalıdır.
19:27İşte oku tam olarak bu noktaya işaret etmektedir.
19:32Çünkü okumak, anlamak, idrak etmek ve sorumluluk almaktır.
19:40Oku emrinin hemen ardından da yaratan Rabbinin adıyla ibaresiyle okunanın nasıllığı açıklanır.
19:49Sonrasında da özünü bilip, yaratıcısını bulan insan ile yaratılmış olduğunu, bilmediğinin Allah tarafından öğretildiğini unutup,
20:01kıymeti kendinden menkul zannederek, güç ve kudret sahibi olduğunu düşünen insan arasındaki farkın okunması gerektiği beyan edilerek,
20:12okumanın içeriği izah edilir.
20:15Üzerinde yaşadığı dünyayı, hayatı ve tabi ki Allah tarafından bir embriyodan yaratılan insanı okumak,
20:25özünü bilip, yaratıcısını bulan insan ile yaratılmış olduğunu, bilmediğinin Allah tarafından öğretildiğini unutup,
20:35kendini kıymetli zannederek, güç ve kudret sahibi olduğunu düşünen insan arasındaki farkı okumak.
20:45Kısacası, İslam'ın anlamını okumak ve bu okumayı yaratan, terbiye eden, yediren, içiren, büyüten,
20:57emrine ve fermanına tabi olunan, hayatın merkezi olarak kabul edilen Rabbin adıyla yapmak.
21:06Unutulmamalıdır ki, insanı kibre götüren değil, tevazu sahibi yapan ilim değerlidir.
21:14İnsanın tevazunun en iyi göstergesi de, yeryüzündeki konumunu doğru tespit etmesidir.
21:21Günümüzden somutlaştırmak gerekirse, milyarlarca yılda biriken yeraltı zenginliklerin son 150 yılda neredeyse %80'inin tüketilmesi,
21:34insanın fütursuzluğunun göstergesidir.
21:37Fütursuzca hareket edip, kendisine emanet edilen dünyayı tüketen insan,
21:44yaratılmış olduğunu unutup, hükümdarlık alametleri sergilemektedir.
21:49Ancak bu tarz bir yaşam, insanı uçuruma sürüklemektedir.
21:54Kıyametin ne zaman kopayacağını, elbette Yüce Allah dışında kimse bilemez.
22:00Ancak insanoğlunun bu fütursuzluğu, ozon tabakasının delinmesine, okyanusların kirlenmesine,
22:09yağışların azalmasına, temiz su imkanının azalmasına, tarımsal faaliyetlerde verimin düşmesine zemin hazırlamaktadır.
22:19Bu yolun sonu kaos ve kargaşadır.
22:24Kaos ve kargaşanın neticesi de kıyamettir.
22:28Kısacası kıyametin ne zaman kopacağını bilemeyiz,
22:32ama sebep olacak şeyin kaynağında, insanoğlunun yaratıcısını bilmemesi olduğunu söyleyebiliriz.
22:41Bu nedenle, okumak denilince anlaşılması gereken hayatı, medeniyeti ve tabii ki Allah tarafından bir embriyodan yaratılan insanı okumaktır.
22:55Özünü bilip, yaratıcısını bulan insan ile yaratılmış olduğunu, bilmediğinin Allah tarafından öğretildiğini unutup,
23:03kıymeti kendinden menkul zannederek, güç ve kudret sahibi olduğunu düşünen insan arasındaki farkı okumaktır.
23:12Kısacası, İslam'ın anlamını okumaktır.
23:15Ve bu okumayı yaratan, terbiye edilen ve bu okumayı yaratan, terbiye eden, yediren, içiren, büyüten, emrine ve fermanına tabi olunan,
23:30hayatın merkezi olarak kabul edilen Rabbin adıyla yapmak.
23:34İslam, ilk vahiy ile birlikte Allah'a iman ile bilgi arasında doğrudan bir ilişki kurar.
23:42Bilgi düzeyi artıp, kainatın sırlarına vakıf olunduğunda insanın ufku genişleyecektir.
23:50Böylece kendisine, hayata, dünyaya, evrene ve nihayetinde mevcudiyete çok daha sağlıklı bir bakış açısı geliştirecektir.
24:03İlk ayetlerin anlamı, ilk muhatapların zihin dünyası anlaşıldığında daha sağlıklı bir zemine oturmaktadır.
24:11Mekke müşrikleri, başta putları olmak üzere kendinde güç olduğunu düşündükleri her şeyi Rab olarak görmekteydiler
24:21ve Rableri ile aralarında menfaatleri bağlamında bir ilişki sistemi kurmuşlardı.
24:26Çıkarları neyin önünde eğilmelerini gerektiriyorsa, onun önünde el pençe divan duruyorlardı.
24:33Yüce Allah tam olarak bu noktada devreye girerek,
24:38Yaratanın kendisi olduğunu, kendisi dışında hiçbir varlığın yaratma gücüne sahip olmadığını,
24:46insanları embriyodan bizzat kendisinin yarattığını,
24:51insanoğluna cahilliğini giderecek ilmi bahşedenin de kendisi olduğunu,
24:59hayatını her türlü soruya cevap aramakla geçiren insan için bunun en büyük ikram olduğunu,
25:08insanoğlunun bunun farkına vararak bir ve tek Rab olarak kendisini kabul etmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.
25:17Konumuza dönecek olursak, Hazreti Muhammed yaşadıklarını hisselleştirmeye çalışırken,
25:23Hazreti Hatice de kocasının anlattıklarını açıklayabilecek birini aramıştır.
25:30Hazreti Hatice'nin başvurduğu kişi, amcasının oğlu Varaka bin Nevfel olmuştur.
25:36Varaka, Yahudilik ve Hristiyanlık hakkında bilgi sahibi,
25:41bu dinlerin kutsal kitaplarını okuyan bilgin bir isimdi.
25:45Anlatılanları dikkatle dinleyen Varaka,
25:48söylenenlerin doğru olması halinde,
25:51Hazreti Muhammed'e görünenin Cebrail isimli melek olduğunu
25:55ve Hazreti Muhammed'in ümmetin peygamberi olacağını söylemiştir.
26:01İlerleyen günlerde Hazreti Muhammed ile karşılaşan Varaka,
26:05Hazreti Muhammed'i dinledikten sonra,
26:08sana Musa peygambere de gelen melek geldi.
26:13Yalanlanacaksın,
26:15eziyete maruz kalacaksın ve yurdundan çıkarılacaksın.
26:20Üstelik sana savaş açılacak.
26:23Eğer o günlere yetişirsem,
26:25Allah'ın dinine yardım edeceğim demiştir.
26:29Varaka bir taraftan Hazreti Peygamber'in yaşadıklarının,
26:33peygamberlik alametleri olduğunu müjdeleyip,
26:36içerisinde bulunduğu şaşkınlığı ortadan kaldırırken,
26:40bir taraftan da geçmiş milletlerin tarihi ve peygamberlerin yaşamlarından edindiği bilgiyle,
26:48toplumunun onu yalanlayacağını,
26:51anlattıklarına inanmayacağını ve Mekke'den çıkaracağını söyleyerek,
26:57başka bir şaşkınlık yaşamasına sebebiyet vermiştir.
27:02Vücut yaşantısı dolayısıyla güvenilir lakabı verilen bir kişiye,
27:08doğru sözlü olmanın vücut bulmuş hali olan birisine yalanlanacaksın denilmesi.
27:17Hazreti Muhammed,
27:18şahit olduğu hadisenin büyüklüğünü isselleştirmeye çalışırken,
27:22zihninin bir köşesinde de toplumunun onu dışlayacağı bilgisi dönmekteydi.
27:28Varakan'ın henüz yolun başında,
27:31olası yaşanabilecekler hususunda Hazreti Muhammed'i uyarması,
27:36onu psikolojik olarak desteklemiştir.
27:39İlk vahiy ile Hazreti Muhammed için yeni bir dönemin başladığı muhakkak,
27:44ancak burada son derece önemli bir sorunla karşı karşıya kalınıyor ki,
27:49o da yöntem bilgisinden yoksunluk.
27:52Hazreti Muhammed üstlendiği görevin bilincinde ancak bu göreve dair ne yapması,
28:00nasıl bir yol haritası belirlemesi,
28:03nereden başlaması ve nasıl bir metot takip etmesi gerektiği hususunda,
28:09zihninde şekillenen herhangi bir yöntem bulunmuyor.
28:13Diğer bir ifadeyle,
28:14üstlendiği görevi nasıl yerine getireceğine dair düşünceler,
28:19Hazreti Muhammed'in yaşadığı zihni yoğunluğa temel teşkil etmektedir.
28:25Bu noktada görevi veren,
28:27sorumlu kıldığı kişinin benimseyeceği hareket tarzı hakkında bilgilendirme yapmış
28:33ve Hazreti Peygamber'in kendisi için belirlemesi gereken yol haritasına dair yönlendirmelerde bulunmuştur.
28:42Yüce Allah, son tebliğin metodunu kendisi belirlemiştir.
28:49Yöntem son derece açıktır.
28:51İnsanları içerisinde bulundukları ve kanıksadıkları hayata dair düşündürmek.
28:59Mekke aristokrasisi, kendileri dışındaki herkes için hayatı duru anlaştırmayı başarmıştı.
29:07Mekke'de yaşam biçimi ne inanç, ne ekonomi, ne de sosyal düzen açısından tartışılamazdı.
29:15Bu durumu kanıksayan bir kitle için atalarının dini en doğru din,
29:21sosyal yaşam biçimleri ise alternatifsiz tek yaşam biçimi haline gelir.
29:27Doğuştan getirilen sorgulanamaz bir rol.
29:32Efendiden doğan efendi, köleden doğan köle olur.
29:38Ne sorgulanabilir, ne de hakkında düşünülebilir.
29:43Değiştirilmesinin teklif edilmesi değil, düşünülmesi bile imkansız bir sosyal yasa.
29:51İşte tam bu noktada ilk vahyin içeriğine bakmak gerekiyor.
29:56Değişimin hissedileceği yer yürekler, görüleceği yer sokaklardır.
30:04Değişimi başlatan, arzularken onu görünür kılan eylemlerdir.
30:09Yüce Allah, peygamberine öncelikle insanların bulundukları durumu sorgulamaları,
30:16ardından değişimi istemeleri ve son olarak da değişimin gerçekleştiğini göstermeleri gerektiğini öğretiyor.
30:25Bu sebepledir ki İslam, henüz ilk günden itibaren bir aksiyon dinidir.
30:32Müddessir suresi, henüz daha peygamberliğin başında Hazreti Muhammed'e aksiyona geçmesi gerektiğini hatırlatır.
30:42Son beş yılda toplumla arasına mesafe koyan,
30:46toplumu ile ilişkisini ve paylaşımını asgari düzeye indiren bir Hazreti Muhammed ile karşı karşıyayız.
30:54Ancak eğer bir toplumsal hareket inşa edilecekse, birinci şart insanları kendine inandırmaktır.
31:02Bunun için de öncelikli olarak onlarla bir arada olmak gerekir.
31:08Müddessir suresinin ilk ayetleri incelendiğinde konu netleşecektir.
31:13Yüce Allah bu ayetlerde Hazreti Peygamber'e yaklaşık beş yıldır yaptığı gibi
31:20toplumla arasına perde koymak yerine kalkıp uyarmasını,
31:25emredip Allah'a ulaşmak için putları aracı kılan toplumuna,
31:29yegane güç ve kudret sahibi olanın Allah olduğunu söylemesi gerektiğini hatırlatıyor.
31:36Sonrasında da güzel ahlakla bağdaşmayan davranışlarda bulunan,
31:41nefsini günahlardan arındırmayan kişilerle arasına mesafe koymasını istiyor.
31:47Neticede insan dingin bir yaşam sürmek isterse önce çevresini temizlemelidir.
31:54Çünkü çevresinin ahlakı onu da etkiler.
31:58İnsan önce çevresini sonra da zihnini temizleyecektir.
32:03Gurur, kibir, kıymeti kendinden menkul bilme,
32:09insanın unutması ve asla ruhunda davranışlarında yer vermemesi gereken özellikler olmalıdır.
32:18Yüce Allah nihayetinde Rabbi için sabretmesi gerektiğini hatırlatarak,
32:24sıkıntılar karşısında herhangi bir tereddüte kapılmadan,
32:29korkmadan, çekinmeden İslam'ı anlatmaya devam etmesini vurguluyor.
32:37Yüce Allah'ın tavsiye ettiği sabrın ne olduğunu ifade etmeden önce,
32:42ne olmadığını ifade etmek daha anlamlı olacaktır.
32:47Sabır, içerisinde bulunulan durumu kabullenip bir çaresizlik beyanı olarak görülmemelidir.
32:57Sabır iki farklı şekilde tanımlanabilir.
33:01İlk olarak, insanoğlunun karşılaşmış olduğu sıkıntı ve zorluklar karşısında,
33:08o an sergilemiş olduğu metanet ve tavır onun sabrını gösterecektir.
33:14Bir diğer sabır göstergesi ise,
33:17zor durumda kalmamak için gösterilen,
33:21çalışma azmi sırasında karşılaşılan güçlüklere göğüs germektir.
33:26Bu anlamda sabır, zorluklar karşısında umudu koruyabilecek bir karakter gücü.
33:34Doğru zamanı öngörebilmek ve doğru zamanı bekleyebilme sanatıdır.
33:40Günümüz toplumlarına bakıldığında,
33:43belki de en fazla aşındırılan değerlerden bir tanesinin sabır olduğu söylenebilir.
33:50Çünkü, tüketim üzerine kurgulanan bir toplumda,
33:55hızla değişen birçok şey içerisinde,
33:58sabırsızlık bir karakter ve kişilik geliştirilmesidir.
34:03İnsan, hayata karşı sabırsız bir tutum sergilemekte ve hemen sonuca ulaşma arzusu taşımaktadır.
34:12Ancak sonuca ulaşabilmek için bir sürecin olması gerektiği unutulmamalıdır.
34:18İnsanoğlu günümüzde erken olgunlaşma sorunu yaşamaktadır.
34:23Zihni ve bedeni olgunlaşmayı sağlamadan yapılacak tercihler veya atılacak aceleci adımlar,
34:32insanı iyiye götürmek yerine daha büyük sorunlarla yüzleştirecektir.
34:39Bu anlamda akıllı bir insana düşen sabırla hareket etmesidir.
34:44İlkeli bir insanın sahip olduklarını iyi değerlendirmesi,
34:49bir an önce sonuca ulaşmak yerine doğru ve yerinde sonuçlara ulaşabilmek için çalışmaktan geri durmaması gerekir.
35:00Başarılı kabul edilen insanların biyografileri veya otobiyografileri incelendiğinde,
35:07hayatlarını değerler üzerine kurguladıkları,
35:10bunların başında da sabırla çalışmaya devam etmelerin geldiği görülür.
35:17Başarısız oldukların düşündükleri durumlarda dahi çalışmaya devam ettikleri,
35:22azmettikleri ve bunun sonucunda hedefe ulaştıkları görülür.
35:28Hayatta herkesin kendi hızı vardır.
35:32Anlama kabiliyetinin derinliği,
35:35olaylar karşısında gösterdiği reaksiyonun hızı,
35:39hep bu kişisel hıza göre belirlenir.
35:42Bu açıdan bakıldığında sabır,
35:45herkesin hayat ritmine saygı duymak,
35:48bir başkasının kendi hızımıza ayak uydurmasını beklememektir.
35:53Kur'an-ı Kerim'de de Yüce Allah,
35:55yaşadıkları zorlukları sabırla karşılayanların
35:58ve Allah'a teslimiyet gösterenlerin,
36:01Allah'ın lütfuna,
36:03rahmetine ve ebedi kurtuluşa ereceklerini müjdelemiştir.
36:08Bir başka ayette de sabırlı olmanın en büyük erdemlerden olduğu ifade edilmiştir.
36:15Hazreti Muhammed de sabır erdeminin önemi hakkında,
36:19hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet verilmedi
36:24ve sabır ilk sarsıntı sırasında gösterilen metanettir buyurmuştur.
36:34İlk vahiy ile birlikte bahsedeceğimiz bir diğer husus da ilk ibadet olacaktır.
36:40Hazreti Peygamber,
36:41İslam'ın ilk ritüellerini yerine getirirken de yanında yine Hazreti Hatice vardı.
36:47Namaz buna örnek verilebilir.
36:51Hazreti Ali'nin İslam hakkında şahit olduğu ilk şey,
36:55Hazreti Peygamber ile Hazreti Hatice'nin birlikte kıldıkları bir namazdır.
37:00Namaz, İslam inancında belirli zaman dilimleri içerisinde,
37:07günde beş defa Kur'an-ı Kerim'den ayetler ve dualar okumak
37:11ve belli fiziksel hareketler yapmak suretiyle Allah'ı anmak demektir.
37:17İslam dininde namaz, kelime-i şehadetle başlatılan İslami yaşamın direğidir
37:24ve Müslüman'ın Allah ile iletişime geçişini simgeler.
37:29Bir Müslüman için günün farklı zaman dilimlerinde sevgisini, huzurunu, mutluluğunu,
37:37üzüntüsünü, heyecanını, korkularını yaratıcısına ifade etme fırsatı olarak değerlendirilir.
37:45Bu haseple de müminler için manevi bir yolculuk, bir miraç olarak tanımlanır.
37:53Namaz ibadetiyle insan, günün farklı zaman dilimlerinde Allah ile irtibata geçerek,
37:59yaratıcı ile ilişkisini sürekli sıcak tutar.
38:03Namaz, inanan için günün her anına yayılmış, farklı zaman dilimlerinde yaratıcı gücün huzuruna çıkma anlamı taşıdığından,
38:15kişiyi günahlardan alıkoyucu mahiyettedir.
38:19Tam manasıyla yerine getirilen bir namaz vasıtasıyla,
38:23insanın, gündelik hayatında Allah tarafından yasaklanmış veya kötü görülmüş fiil, ortam veya söylemlerden uzak kalacağına inanılır.
38:36Bu karaktere inşa eden Müslümanlar için namaz,
38:39Hz. Muhammed'in ifadesiyle cennetin anahtarı olacaktır.
38:46Gündelik hayatın keşmekeşi, insana sürekli bir temponun içerisinde zamanın akışkanlığını unutturan bir koşturmaca sunmaktadır.
38:56Günlerin nasıl geçtiğinin farkına varamayan insan,
39:00ömür sermayesini nerede harcadığının hesabını tutamaz hale gelir.
39:05İnsanın ömrünün yapı taşı olan gün kavramının daha anlamlı ve efektif bir şekilde kullanılmasını sağlayan,
39:15günü değerli hale getiren, anı yaşamayı, anın farkında olmayı sağlayan ibadet namazdır.
39:25Günün içerisindeki farklı zaman dilimlerine serpiştirilmiş olan namaz ibadeti,
39:31insana hayatı yaratıcı ile birlikte yaşama imkanı sunar.
39:35Güne sabah namazı vaktinde yaratıcı ile kurmuş olduğu bir diyalogla başlayan insan,
39:41güneşin doğmasının ardından hayatın içerisindeki rızkının peşinden koşar.
39:47Yaratıcının huzurundan ayrılıp, dünya hayatına başlayan ve rızkını arayan insan,
39:53birazdan yine yaratıcının huzuruna çıkacağını düşündüğünde,
39:58dünyadaki kötülüklere, kirliliklere veya yalana bulaşma ihtimali ortadan kalkar.
40:05Eğer insan, gerçekten Allah'ın huzurundan ayrılıp,
40:10yine onun huzuruna döneceği bilincine sahipse,
40:14yaratıcının huzuruna hangi yüzde çıkacağını düşünüyorsa,
40:19hayatını inancı ve insani erdemler üzerine kurgular.
40:23Bu açıdan bakıldığında,
40:25ibadetlerin insanı olgunlaştıran,
40:28yaşamına anlam katan,
40:30kibir, bencillik, ihtiras, haset,
40:34israf ve cimrilik gibi insanın zihnini körelten ve toplum olmayı engelleyen,
40:40kötü duygu ve düşüncelerden koruduğu söylenebilir.
40:44Bilinçli ve neyin ifa edildiğinin farkında olunarak kılınan bir namaz,
40:52kişinin gündelik hayatında,
40:54kendisi dışındakilere maddi veya manevi zarar vermesinin önüne geçer.
41:01Kur'an-ı Kerim'de,
41:02gerçekten namaz,
41:05kişiyi hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar buyurulmaktadır.
41:10Hz. Muhammed de,
41:13büyük günah işlemedikçe,
41:15beş vakit namaz ve iki cuma,
41:18aralarındaki günahlara kefarettir buyurarak,
41:22namazın insana kattığı bilince vurgu yapmıştır.
41:25Namaz ibadetinin şekli boyutundan sıyrılıp,
41:29ibadet mahiyeti kazanması için,
41:31kalp huzurunun,
41:33okunanı anlamanın,
41:35anlaşılana saygı göstermenin,
41:38Allah'ın yüceliğini hissetmenin
41:40ve bu yücelik karşısında,
41:42insanın yerini bilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.
41:47Bir ibadetin namaz olarak değerlendirilmesi,
41:50ancak insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoymasıyla mümkündür.
41:56Namaz, bir ibadet olmanın yanı sıra,
42:00bir düşünme faaliyetidir.
42:03Namazın gerçekleşmesi için zorunlu kabul edilen,
42:06Kur'an'dan bir parçanın okunması şartı,
42:10namazı sadece bedenle yapılan bir ibadet olmaktan çıkarıp,
42:14bir düşünme ve anlama faaliyeti haline getirerek,
42:19zihnen yapılan bir ibadet haline dönüştürmektedir.
42:23Kişi, Kur'an'ın farklı yerlerinden okuduğu ayetlerde geçen olay,
42:29öğüt, tavsiye veya yasaklamaların mahiyeti,
42:35içeriği, sebebi ve anlamı hakkında düşünerek,
42:39kişiliğini geliştirip,
42:42daha iyi bir insan haline gelmelidir.
42:45Gün ve gündelik işler namaza göre şekillendirilir.
42:50Diğer bir ifadeyle namaz,
42:53dizilerin reklam arasına veya spor müsabakalarının devri arasına,
42:58tabii ki stadda veya spor salonunda müsabakaları canlı takip edenleri kastetmiyorum,
43:05sıkıştırılmamalıdır.
43:06Namaz, Allah'ın yüceliğini kabulün bir nişanesidir.
43:10Bu sebeple de ibadetlerin en faziletlisi,
43:15vaktinde kılınan namazdır.
43:17Namaz, insanın gücünün her şeyin üstesinden gelmeye yetmeyeceğinin bilincidir.
43:23Bu bağlamda eğer namaz bir kişiyi kötülükten,
43:27haksızlıktan, yalandan, riyadan, aldatmadan alıkoymuyorsa,
43:32ya kılınan namaz değildir ya da kılan ne kıldığının farkında değildir.
43:41Hz. Muhammed vahiy meleğini bir kez daha görmek için sık sık Hira mağarasına gidiyordu.
43:47Ancak bu emeline belli bir süre ulaşamadı.
43:51Vahyin kesildiği bu döneme,
43:53Fetretül Vahiy denir.
43:55Rabbi Muhammed'i terk etti,
43:57ona küstü şeklindeki dedikodular,
44:00Hz. Peygamber'i derinden yer alamıştır.
44:03Bir müddet sonra Cebrail'in tekrar görünüp Duha suresini bildirmesi,
44:09Hz. Muhammed'in rahat bir nefes almasını sağlamıştır.
44:13Çünkü bu surede Yüce Allah,
44:16Rabbin seni terk etmedi,
44:18sana darılmadı da diyerek,
44:20Peygamber'inin gönlünü rahatlattıktan sonra,
44:25seni yetim bulup da barındırmadı mı?
44:27Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
44:33Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi sorularıyla,
44:38Hz. Peygamber'in o ana kadarki hayat yolculuğunu özetlerken,
44:43sakın yetime ezme,
44:46sakın isteyeni azarlama,
44:49Rabbinin nimetine gelince,
44:51işte onu anlat hitabıyla,
44:54nasıl bir yol haritası takip etmesi gerektiği hususunu,
44:58biraz daha netleştirmiştir.
45:00Rabbinin rehberliğinde yol haritasını çizen Hz. Peygamber için,
45:04artık yeni bir süreç başlıyordu.
45:07Hakkı, hakikati,
45:10insanları iki cihan saadetine erdirecek bilgileri,
45:14insanlarla paylaşmak.
45:16Peki bunu nasıl yapacaktı?
45:19Her gün gördükleri Kabe'nin bile,
45:22ne zihinlerinde,
45:24ne de gönüllerinde anlam ifade etmediği bir topluma,
45:28nasıl bir metotla yaklaşması gerekiyordu?
45:32Cevap,
45:34cevap önümüzdeki bölümde.
45:36Kendinize çok iyi bakın,
45:38sağlıcakla kalın.
Yorumlar