- 2 gün önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:04Tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimiz programında bu hafta 1485 yılında yaptırılmış
01:10Banisi Koca Davut Paşa olan İstanbul'un en eski camilerinden bir tanesindeyiz.
01:16İstanbul'da camileri en temelde fetih sonrasında ikiye ayırabiliriz.
01:20Bunlardan bir tanesi kiliselerden camiye çevrilenler, bir diğeri de direkt cami ve külliye
01:26yani bir vakıf eseri olarak burada kendi yerinde inşa ettirilmiş olan camiler diyebiliriz.
01:32İkinci kısma giren Koca Davut Paşa camiyi bunun en güzel örneklerinden bir tanesidir.
01:37Hiç şüphesiz bugün tarihin hafızasını bize aktaran en önemli eserlerden bir tanesidir.
01:44Bugün Koca Davut Paşa, Davut Paşa hem bir semte adını veriyor,
01:48hem bugün bir kışlası, onun yerinde bir üniversite olarak kullanılan bir mekana da adını vermiş olan.
01:54Fakat Osmanlı'da yaklaşık olarak 14 yıl boyunca ki daha fazla olduğunu da biliyoruz biz,
02:0014 yıl boyunca vezir-i azamlık yapmış yani bugünkü anlamda başbakanlık yapmış önemli devlet adamlarından bir tanesidir.
02:08Aşık Paşazade Osmanlı'da önemli tarihçilerden bir tanesidir.
02:13Onun Tevarih-i Ali Osman'ın içerisinde şöyle bir cümlesi vardır.
02:17İstanbul'a bir imaret ve ulu bir cami yaptırdı ve dahi önünden tatlı bir su akıttı dediği bir çeşmede mevcut.
02:26Bir külliye olarak inşa ettirilen vakıf eserlerinin çeşmesiyle, medresesiyle,
02:31mektebiyle, imarethanesiyle aslında toplumsal bir ihtiyacı gören ve aynı zamanda orayı bir merkez haline getiren önemli özellikleri vardır.
02:39Gelin hep birlikte Aşık Paşazade'yi, Tevarih-i Ali Osman'ı, Koca Davut Paşa Camii'ni gezerken birlikte konuşmaya devam
02:48edelim.
03:04Caminin içerisine girdiğimizde aslında bir paşa camiyi,
03:09yani bir paşanın banisi olduğu bir caminin özelliklerinin aslında biraz daha büyük,
03:15yani bir paşa camiine göre büyük bir camiye adım attığımızı hemen hissediyoruz.
03:21Aslında kara bir plan üzerine kocaman bir kubbe inşa ettirilmiş.
03:26Yani burada Tevarih-i Ali Osman'ı konuşmadan önce kubbenin kendisine biraz atıfta bulunalım.
03:32Kara bir plan üzerine büyük bir kubbe inşa ettirilmiş.
03:36Normalde paşa camilerini Salatin camilerden ayıran önemli özellikler vardır.
03:41Normal şartlarda klasik dönemde yapılmış camileri biz paşa camileri ve Salatin camileri diye ikiye ayırdığımızda
03:48Salatin camilerin en temelde padişahın kendisi, valide sultanlar, şehzadeler yani padişah ailesi tarafından yaptırılan camilere biz Salatin cami diyoruz.
03:59Fakat aynı zamanda devlet adamlığı yapmış, devlette görev almış paşaların yaptırdığı camilere de biz paşa camileri diyoruz.
04:07Bunların dışında sivil mimari de bazı ulemadan şahısların, dervişlerin yaptırdığı camiler de mevcut.
04:12Fakat paşa camilerini Salatin camilerden ayıran en önemli özelliklerin başında tek minareli olmaları.
04:19Salatin camileri iki veya daha fazla minareli oluyor.
04:22Paşa camilerinde ise tek minare oluyor.
04:24Fakat burada tek minareli olmakla beraber paşa camilerinin kubbesi görece daha küçük bir boyutta oluyor.
04:31Burada Koca Davut Paşa caminin kubbesi normal bir paşa camiine göre çok büyük.
04:38Şimdi burada asıl anlatmak istediğim, tarihsel bilgi olarak bunu hemen vereyim.
04:43İstanbul malumunuz depremler şehri.
04:46Yakın döneme kadar aynı zamanda yangınlar şehriydi de.
04:49Bu depremler şehri her yüzyılda meydana gelen, işte küçük kıyamet dediğimiz aklınıza gelebilecek 16. yüzyıl, 17. yüzyıl sonrasında
04:57hatta 18-19. yüzyıldaki yangınlardan bu şehir hep nasibini aldı ve büyük eserler de bu depremlerden ciddi anlamda büyük yıkıma
05:08uğradılar.
05:08Şimdi burada bunu bağlamak istediğim nokta şurası.
05:11Kocaman bir kubbe, kare plan üzerine inşa ettirilmiş, normalden aslında daha büyük bir kubbenin inşa ettirilmiş olması,
05:20bu depremlerden de nasibini almasının belki de temel sebebi diyebiliriz.
05:25Elbette büyük kubbenin ana ayaklar üzerine ve duvarlar üzerine inşa ettirilmesi,
05:30Osmanlı'nın kendisini aradığı modeller diyebiliriz bunlara.
05:35Yani hatırlayacaksınız Osmanlı'nın mimaride kendisine has, kendi mimarisini bulduğu cami 2. Beyazıt Camii'ydi.
05:44Hiç şüphesiz müthiş bir camidir.
05:46Bizim klasik Bizans ve Doğu Roma'nın etkisinden çıkıp,
05:50o mimari gelenekten çıkıp Osmanlı'nın kendisini bulduğu mimari eser olarak cami,
05:562. Beyazıt Camii'ydi.
05:57Şimdi burada kare plan üzerine inşa ettirilmiş,
05:59klasik dönem, Osmanlı'nın erken dönem camilerinin bütün özelliklerini taşıyor.
06:04Sadelik mevcut, kesme taşlarla yapılmış,
06:06merkezi bir kubbe, son cemaat avlusu,
06:09revaklar, şadırvanın bahçesinde olması ve aslında külli olarak inşa edilmesi
06:14bütün özellikleriyle erken dönem camilerinin neredeyse bütün özelliklerini taşıyor.
06:19Fakat burada bu kubbenin büyüklüğü gerçekten cami içerisine girdiğinizde
06:24müthiş bir ferahlık söz konusu.
06:26Bunun ardında kubbenin büyük olması söz konusu.
06:29Burada yine daha önceki programlarımızda konuştuğumuz üzere
06:33şunu hemen ifade edelim, cami içerisindeki kitabeler
06:37işte Lafzatullah, Hazreti Peygamber'in ismi Cihari Yari Güzin dediğimiz
06:42dört halifenin isimleri cami tabelaları olarak yine burada da mevcut.
06:46Fakat burada yukarıdan başlayarak kitabelerin öyle sebepsiz
06:51veya rastgele bir ayetten seçilmediğini hep vurgulamıştık.
06:54Ki bunu önemsiyorum.
06:55Ben kendi programlarımda bir camiyi anlamak için üzerine seçilen
06:59orada olmasını gördüğümüz bazı ayetler var.
07:02Bunlar cami kitabelerinde mevcut.
07:04Fakat burada özellikle bu caminin ki bazı sıvaların altında
07:09erken dönem kalem işlemelerinin olduğu da ortaya çıktı.
07:12Fakat restorasyon sonucunda bugün bunları görmüyoruz.
07:14Anlatmak istediğim şey şu.
07:16Yani her camiye girdiğinizde kubbenin altındaki ayet her zaman aynı olmuyor.
07:22Burada İsra suresinin başındaki ayetin yazılı olduğunu ben görüyorum.
07:26Yani Bismillahirrahmanirrahim.
07:27Sübhanellezi esra ve abdihi diye başlayan
07:30Hz. Peygamber'in İsra Miraç olayı dediğimiz
07:34Hz. Peygamber'in siyerinde mevcut bulunan ve İslam inancında önemli bir noktaya tekabül eden
07:40Hz. Peygamber'in Mescid-i Aksa'ya oradan Cenab-ı Hakk'ın katına gittiğini ifade eden
07:45bir kıssa söz konusu ve bu kıssa Hz. Peygamber'in hayatında çok önemlidir.
07:50Eğer ki bizim işte beş vakit namazla alakalı rivayetlerin tamamı da bu kıssanın sonucunda bugün elde ettiğimiz
07:56ve Bakara suresinin sonundaki ayetlerin de işte biz yatsı namazlarından sonra okuruz veya hoca efendi okursa dinleriz.
08:03Burada bu kubbede bunun yazılı olması hem gök kubbeye bir atıf hem bu kubbeyi bu düzleme aşıp
08:10Hz. Peygamber'in aslında ötelerin ötesiyle bir bağını kurduğu önemli bir noktaya tekabül ediyor.
08:17Yani kubbenin altındaki ayetin böyle bir çağrışımı oldu bende.
08:21Camiye girer girmez hissettiğim bir ferahlık, kubbenin büyüklüğü ve bununla beraber de camide böyle bir şey söz konusu.
08:29Burada cami içerisinde duvarlarda yazılı olan hatların bir kısmını Hattat Hamdullah'ın yazdığı ki
08:35Osmanlı döneminin önemli meşhur Hattat'larından olduğunu biliyoruz.
08:39Burada hemen bu bir çepeçevre saran bir şey söz konusu.
08:44Restorasyon sonu sonrasında ve öncesinde şu kısmı özellikle göstermek istiyorum.
08:48Şuraya geldiğinizde aslında eski halini duvar üzerinde biz görüyoruz.
08:54Sonrasında boyalarla tekrar işlenmiş.
08:57Fakat burada bendeniz tabii renklere iç içe geçtiğinde ayırt edemiyorum.
09:02Bu noktada bir renk körlüğüm söz konusu.
09:04Hani bazı noktalardan ayetleri anlayabilirim ama şuradaki ayrımdan aslında katmanlı olduğunu görüyoruz.
09:11Şimdi burada şunu da hemen ifade edeyim.
09:13Bir önceki programımızda insan hafızasının şehir hafızasıyla ve aynı zamanda toplumsal hafızayla
09:21bir bütün halinde ve birbiriyle doğrudan alakalı katmanlı bir şekilde aynı anda var olduğunu görüyoruz.
09:29Burada en altta duvar üzerinde harç üzerinde bir yazı söz konusu orijinal bir yazı onun üzerinde yine
09:36tarihin katmanlı halini görüyoruz.
09:38Fakat burada cami sistemelerindeki bu yazıların kendisi Kur'an-ı Kerim'den seçilen ayetler bu hafızayı adeta bize
09:48uzunca bir süre içerisinde bir hafıza kartı içerisinde günümüze taşımamıza vesile olan en önemli noktalardan bir tanesidir.
09:56Şimdi tabhaneli camilere dönecek olursak tabhaneli camiler hem 2. Beyazıt dönemini yansıtması açısından
10:04hem de 2. Beyazıt döneminde şehrin imarıyla gönül imarını birlikte yapılmasına iyi bir örnek olarak
10:112. Beyazıt dönemini gösterebiliriz.
10:13Çünkü tekkeler ve zaviyeler camilerle iç içe ve aslında adeta tasavvufi bir anlatıyı da bizlere ifade eden
10:22çünkü o farklı katmanlardaki anlayışın adeta 3 boyutla bir mimari eserle ortaya çıktığını gösteriyor.
10:31Şimdi bunu bir alıntıyla söylemek istiyorum.
10:33Benim İslam çalışan fakat yabancı olan insanların eserlerini okuduğumda en çok beğendiğim iyi akademisyenlerden,
10:40iyi araştırmacılardan bir tanesi Anna Maria Şimnel diye bir hanımefendi.
10:44Tabi merhume vefat edeli epey oldu. Kendisi İslam üzerine, Mevlana üzerine, Müslümanlık özellikle tasavvufi anlayış üzerine çok çalışmış birisidir.
10:53Bir kitabını şöyle Mevlana'dan bir alıntıyla bitiriyordu.
10:56Tasavvuf nedir diye sorulduğunda tasavvuf problemlerin işte kötü olan yani huzursuzluğun baş ettiği durumlarda
11:05kalbinizde bulunan o sürur, o mutluluğun kendisidir diye ifade eder.
11:11Şimdi Hazreti Mevlana'yı bu kadar çalışmış, aynı zamanda tasavvufla bu kadar ilgilenmiş,
11:16İslam nedir diye sorulduğunda İslam belki o Müslümanları sevmektir bu sevgiyi merkeze alan bir yazar olarak düşündüğümüzde
11:24Anna Maria Şimnel'in bu sözünü tabaneli camiler bir mekanın manevi boyutla kuşatılması noktasında bana şunları hissettirdi.
11:33Dışarıda ne kadar problemli bir durum içerisinde olursanız olun.
11:37Bir vakıf eserine, bir camiye, bir mabede girdiğinizde, tarihin bir döneminde yapılmış bir minbere veya mihraba dokunduğunuzda
11:47burada inanan insanlar için iki rekat namaz kıldığınızda o problemler, problemli dünya dışarıda kalıyor
11:53ve siz aslında kendi kalbinizde aradığınız huzuru bulabileceğiniz bir noktaya giriş yapmış oluyorsunuz.
12:01Aslında biz bir camiye girdiğimizde kendi dışımızda bir şeye de bir mekana girmenin ötesinde kendi kalbimize yöneliyoruz.
12:09Bu noktada caminin, insanın kalbinin duygularının, düşüncelerinin buluştuğu bir yer olarak
12:16hem tabaneli cami olması hem tasavvufla mekanın birleştiği hem o manevi dünyayla inancın bir mabedle buluştuğu yerdir.
12:26Yani gelip şu Hoca Efendi'nin cuma günleri çıkıp hutbe okuduğu minberin kendisi çok kıymetli.
12:33Burada iki rekat namaz kılmak kalbinize yönelmek demektir.
12:36Dışarıda yani cami dışında boğuştuğunuz, psikolojik olarak, düşünsel anlamda yaşadığınız sıkıntıları dışarıda bırakan
12:45ve kalbinize yöneldiğinizde orada bulduğunuz mutluluğun kendisini ancak bize bir mabet verebilir.
12:52Ve bunu da dinin tek katmanlı yapısı bu noktada eksik kalacaktır.
12:57Çünkü insan görünen ve görünmeyen kısımlardan müteşekkil bir varlıktır.
13:02Bu varlığın sadece kognitif anlamı, düşünsel anlamda okuyup yazmaya hiç şüphesiz ihtiyacımız var.
13:09Çünkü bizler bir külliyede medreseleri de görüyoruz.
13:13Ama bunun yanında yapılan bu zabiyeler insanın kendisine dönmeyi, kalbine dönmeyi, şehrin içine dönmeyi,
13:19bütünüyle beraber şehrin içi de bizim kalbimizdir.
13:22Bunları hep birlikte anladığımızda insanı, insan hafızasını, toplumu, toplumsal hafızayı,
13:32şehrin kendisini ve o şehrin hafızasını taşıyan bu mabetleri, bu vakıf eserlerini
13:36ancak bu şekilde birlikte anlayabiliriz diye düşünüyorum.
13:53İzlediğiniz için teşekkür ederim.
14:14Yine camilerin mütemmim cüzü bir parçası olarak arkamda görmüş olduğunuz mermer bir minber söz konusu.
14:22Bu minberin aslında ihtişamlı olması da bu caminin erken dönemdeki yapılış amacına,
14:29vizyonuna uyduğunu görmekteyiz.
14:31Baya büyük fakat bu kadar büyük bir minber olmasına rağmen
14:35bu caminin kubbesi o kadar büyük ki bu minberin büyüklüğü
14:40cami içerisinde en azından oran ve orantı açısından çok da göze batmayan bir şekilde yapılmış.
14:46Burada yine cami içerisinde yazılan hatlardan bir tanesi.
14:51Yazılış tarihini veya hattatı bilmiyorum fakat üzerinde yazılı bulunan bu ayetten yola çıkarak
14:56biraz da cami içerisinde kullanılan kitabelerin, hatların anlamı, inanış ve inananlar açısından
15:05bir vakıf eserindeki birbirini tamamlayan unsurlar olarak paylaşmak istiyorum.
15:09Malumunuz Cuma günleri hocalarımız hutbeye çıkarlar, burada bir hutbe irade ederler.
15:17Eskiden bunlar irticalen yapılırdı.
15:18Tırnak içerisinde doğaçlama ve o sırada o muhatap cemaatin belki algı düzeyine,
15:24belki hissettiklerine, belki ihtiyacına göre konuşulurdu.
15:27Fakat bugün hocalarımız buraya çıkıp hutbelerini okurlar, hutbe irade ederler.
15:33Burada hoca efendi hutbe irade etmeye çıktıklarında müezzinler bir ayeti kerime okur.
15:37Bu ayeti kerime tam olarak şu an burada yazılmış durumda bir hat şekliyle,
15:43minberin ön kısmına asılmış durumda.
15:45İnnallâhu melâiketehu yusallûne alen nebî diye başlar.
15:49Yani Allah ve melekleri peygambere salat ederler.
15:53Şimdi burada salat kelimesi üzerinden ben caminin biraz metafizik,
15:58biraz manevi boyutuyla alakalı kısımları burada yazılı bulunan bu hat üzerinden anlatmak istiyorum.
16:05Şimdi bu hattın kendisi şöyle bir şeye tekabül ediyor.
16:10Salat kelimesi bazen Kur'an-ı Kerim'de geçtiği bağlam açısından yardım anlamına gelebilir,
16:17bazen destek anlamına gelebilir, bazen teknik anlamda salavat okumanın,
16:21bugün bizler Hazreti Peygamber'in ismi geçtiğinde sallallahu aleyhi ve sellem en kısa haliyle salavat getiririz.
16:27Çünkü bu ayete dayanır.
16:28Burada hutbenin kendisi ilk etapta Hazreti Peygamber tarafından irade edildiği için
16:34hem ona bir salat okumak hem de Allah ve melekleri peygambere, nebisine salat ederler.
16:41Burada bu salatın bir bütünlüklü olarak yapılmış olması,
16:45caminin içerisinde bir cuma günleri hutbe irade ederken oraya doğru geçildiğinde bu ayetin okunması da manidardır.
16:52Çünkü bütünlüklü olarak Hazreti Peygamber'in din içerisindeki konumu bir vakıf eserinin bugün ayakta kalmasını da aslında imleyen
17:02ve bizim etrafında inşa ettiğimiz bu dünyanın kendisine de ciddi atıflar yapan önemli unsurların başında geliyor.
17:12Şimdi biraz da caminin kendi tarihi ve tarihçesi hakkında konuşalım.
17:17İkinci Beyazıt dönemi dedik. İkinci Beyazıt dönemi Osmanlı'nın gönül anlamında mamur edildiği bir dönemdir diyebiliriz.
17:27Çünkü fetih gerçekleştiğinde hemen biz İstanbul'u aldık hadi bir tarih yazalım gibi bir durum söz konusu değildi.
17:34Programın başında ilk söylediğimizde Aşık Paşazade'nin Tevarih-i Ali Osman metninde
17:40bu camiye atıfla Koca Davut Paşa bir imaret yaptı, ulu bir cami inşa etti ve önünden tatlı su geçirdi diye
17:48bizim bildiğimiz bir döneme atıfla aslında caminin tarihinde de ciddi bir atıfla bir tarih düşmüş duruyor.
17:55Şimdi Aşık Paşazade'nin bunu yani Tevarih-i Ali Osman aslında bir çeşit, bir tür, bir jenre olarak
18:03tarihçiler açısından okuna gelen biraz da Yahşi Derviş diyebileceğimiz bir zatın menakıplarına atıfla
18:12oraya atıfla bir tür oluşmuş diyebiliriz.
18:16Şimdi bu Tevarih-i Ali Osman en temelde ki çok fazla örnekleri vardır.
18:21İsimsiz yani kimin yazdığını bilmediğimiz çok fazla Tevarih-i Ali Osman vardır.
18:25Fakat bildiğimiz gerçek anlamda tarihçilik yapan da bir zümrenin, bir ulema sınıfından bir kimsenin
18:32özellikle tarihçilerin bugünkü anlamda teknik bir bilim olarak tarih yazdıklarını biz biliyoruz.
18:38Peki bunun 2. Beyazıt dönemine denk gelmesinin sebebi nedir?
18:44Burada hiç şüphesiz Osmanlı tarihçileri birkaç tane yorum yapmakta.
18:49Bir tanesi o dönemde hemen öncesinde işte Anadolu'da cereyan eden,
18:54Türklerin soyunun nereye dayandığına dair tartışmalar.
18:57Burada buna bir reaksiyon olarak evet Osmanlılarından geliyor.
19:00Dolayısıyla bizim buradaki köklü duruşumuz buna dayanıyor.
19:05Ve bunun üzerine bir tür oluştuğu söylenir.
19:07İkincisi biraz daha tarihin felsefesini yaptığımızda
19:10tarih başarının üzerine inşa edilir.
19:14İstanbul fethedildiği için aslında Osmanlı tarihi açısından en önemli dönüm noktalarından bir tanesidir.
19:20İstanbul fethedilebildiği için artık bir başarı söz konusu ve bu başarının nesiller boyu anlatılması
19:26ve bunun meşrulaştırılması, aktarılması gerekmekte.
19:30Dolayısıyla Fatih İstanbul'u alır almaz tarih yaptı.
19:34Fakat tarihin yazımı hiç şüphesiz sonraki döneme tekabül eden bir noktayı oluşturuyor.
19:39Bununla beraber Tevarih-i Ali Osman erken dönem Osmanlı'nın tarihi hakkında
19:44bir dünya metinin oluşması da 2. Beyazıt dönemine tekabül etmesi hiç şüphesiz tesadüf değildir.
19:52Çünkü artık şehir askeri olarak alınmıştır.
19:55Fakat bu şehrin mamur olması önemlidir.
19:59Ve bu imar sürecinin kendisi de 2. Beyazıt'ın kenar semtlerde yaptırmış olduğu külliyeler, camiler,
20:07paşaların yaptırmış olduğu camiler, bu camilerle beraber etrafındaki medreseler ve tekkelerle birlikte
20:14şehir adeta artık içeriden de hem gönül dünyasına hitap eden ve artık burada kimin sözünün geçtiğini ifade eden
20:23hem siyasi hem manevi anlamda yani iki anlamda da güç noktasında kimin elinde olduğunu da gösteren en önemli bir dönemdir.
20:32Dolayısıyla biz Aşık Paşazade'yi bir tarihçi olarak ele aldığımızda
20:36hem 2. Beyazıt'ı hem de onun atıf yaptığı bütün bu vakıf eserlerini görebiliriz.
20:41Bununla birlikte Davut Paşa'nın yani koca Davut Paşa'nın hiç şüphesiz askeri müdahaleleri,
20:47içtimai hayattaki gücü ve içtimai hayatta başarmış olduklarıyla beraber böyle bir camiyi de inşa ettirmiş olması
20:54hem kendisinin politik tarih, siyasi tarih içerisinde de bir noktaya ele almış olması
21:01hem de bu camiyi yaparak bir vakıf eseri üzerinden bu külliyeyle beraber ki külliyenin bugün büyük bir kısmı malumunuz yok.
21:09Sadece medresesi ve dışarıdaki çeşme bulunmakta ki koca Davut Paşa'nın Anadolu'nun başka yerlerinde de yaptırdığı çok fazla şey
21:16söz konusu.
21:17Üsküp'teki hamamla beraber aslında biz koca Davut Paşa'nın, Derviş Davut Paşa'nın Anadolu'da yapmış olduğu mimari eserlerin
21:25bu kendi döneminde halka bir hizmet olarak yaptırdığı epey eserden bahsetmekteyiz.
21:31Tarihte çıktığımız yolculukta yolculuğumuz 2. Beyazıt döneminde yapılmış bir paşa camiine
21:37aslında diğer paşa camilerinden birçok yönden ayrılan ama yine de klasik dönemin paşa camilerinin
21:44veya Osmanlı mimarisinin bütün özelliklerini taşıyan enteresan bir camiye, ilginç bir camiye yolumuz düştü.
21:51Hep birlikte tarihin o dönemini anlamaya çalışıyoruz.
22:23Camilerin vakıf eserlerinin üzerinde birden fazla tür olarak da çeşit olarak da
22:29hem hatlar hem tezipler aklınıza gelebilecek süsleme sanatlarıyla birlikte birçok sanat eserinin olduğunu biz görmekteyiz.
22:36Yani bu kuşak yazısı örneğin camiyi tamamlayan ve üzerindeki ayet-i kerime ile birlikte
22:42burada bir anlamı ihtiva eden en önemli unsurlardan bir tanesi.
22:47Çünkü bizler bugün modern dönemde yaşarken aslında şöyle bir kafa karışıklığı yaşıyoruz.
22:53Ben bir araştırmacı, bir tarihçi olarak dünyadaki birçok müzeyi gezme imkanım oldu.
22:59Hala daha arşivleri gezmeye gidiyoruz.
23:01Oradaki kitapları eski yazma eserlerle bir şekilde hem alanımız hem alan dışı anlamaya ve çalışmaya çalışıyoruz.
23:08Fakat müzeleri gezdiğimde şöyle bir şey fark etmiştim ve bunun üzerine eğilmiştim.
23:13Fark ettiğim şey şu.
23:14Bir camide kendi yerinde olan İslam sanatlarına ait bir eseri gördüğümüzde cami içerisinde o bize bir şeyler söyler.
23:22Bizler tarihte çıktığımız yolculukta sadece bir gözümüzle yöneldiğimizde bir şey görürüz.
23:30Aklımızla yöneldiğimizde bir vakıf eserine göreceğimiz şeyler sınırlıdır.
23:35Fakat hem aklımız hem gözümüz hem gönlümüz hem duygularımızla hem bütünlüklü olarak bir sanat eserine,
23:42İslami bir sanat eserine bu bir süsleme de olabilir, bir had yazısı da olabilir veya herhangi bir kalem işlemesi de
23:47olabilir.
23:48Yöneldiğimizde bu eserin şayet kendi mekanındaysa, kendi mekanında olan eserin bize konuştuğunu hissederiz.
23:57Çünkü nasıl ki insan anlaşıldığı yerde çiçek açarsa, anlaşıldığı ve güven duyduğu ve ait olduğu bir noktada
24:05kendisini ifade kabiliyeti başka yerlere göre çok yüksek bir seviyeye çıkıyorsa bu biraz soyut noktadan bahsediyorum ama
24:13bir sanat eseri için de hiç şüphesiz böyledir.
24:16Cami duvarına yazılmış bulunan bir kalem işçiliğinin kendisi de hiç şüphesiz olduğu yerde,
24:23olması gerektiği yerde bize çok daha fazla şey söyler.
24:27Çünkü İslam sanatlarında Türkiye'den bir hocamızın da ifade ettiği üzere İslam sanatları bir koridor sanatıdır.
24:33Bizi bir yerden alıp başka bir yere götürür.
24:36Yani bu sanatın kendisine baktığımız zaman biz bir yolculuğa çıkarız.
24:41Bu yolculuğa çıktığımızda da bütünlüklü olarak aslında ifade etmeye çalıştığım şey sanatın üzerinden başka bir noktaya gider
24:50ve o sanat eserinin bize belki bu kelimelerle değil ama anlam dünyamıza, gönül dünyamıza ifade ettiği şeyleri anlamaya çalışır
24:59ve onun üzerinden bir noktaya varmaya çalışırız.
25:02Fakat şu bölümde konuşmaya çalıştığım ve ifade etmeye çalıştığım şeye tekrar geri dönelim.
25:08Bir sanat eserini, bir hat yazısını, bir süsleme unsurunu, caminin bir parçasını alıp müzeye götürdüğümüzde ne değişir?
25:16Şimdi burada, burası bir ibadethane.
25:181485 yılında tamamlanmış, bir tarafta İstanbul'un en eski çeşmesinin olduğu bir noktadayız.
25:26Caminin sol tarafında bir medrese söz konusu.
25:28Bu medreseyle beraber aslında cami bize bir mekan sunar.
25:34Burası bu hat sanatlarının, bu unsurların, bu süsleme sanatlarının adeta evi ve kalbi gibidir.
25:41Burada bize çok şey ifade eden bu sanat eserlerini biz müzeye götürdüğümüzde veya müzeye gittiğinde öncelikli olarak mekanını kaybetmiş olur.
25:52Bu mekan kaybının sonucunda hem şehir hafızasında hem toplumsal hafızada hem de insan hafızasında en temelde mekanını kaybeden bir hat
26:03eseri konuşamaz olur.
26:05Niçin? Çünkü camileri bir vakıf eserini, bir mabedin kendisi hiçbir zaman tek boyutlu olarak duvarlardan inşa edilen bir yapı olmamıştır.
26:16Devamında şunu ifade edebilelim.
26:18Bizler modern döneme geldiğimizde müzeler aslında bu mekanın, bu birden fazla boyutlu mekanın kaybolduğu,
26:29bu birden fazla mekanın kaybolduğu bir nokta olması, bir mekan olarak tek düze aslında yani şöyle ifade edelim,
26:38manevi olarak ötelerin ötesiyle bağının belki çok aza indirgendiği, mekanların yüksek düzeyde anlam dünyasıyla çatıştığı bir noktaya tekabül eder.
26:50Çünkü müzenin inşasında bu caminin, bu vakıf eserinin inşasındaki gibi bir mefkure, bir amaç, bir inanç hiçbir zaman olmamıştır.
27:00Buradaki amacım şu değil, müzeleri kötülemek anlamında söylemiyorum.
27:03Sadece camiye ait bir sanat eserinin, bir hattın, bir süsleme sanatının, caminin bir unsurunun müzeye gittiğinde bizim açımızdan o eser
27:14neyi kaybediyor,
27:15biz neyi kaybediyoruzu anlatmak istiyorum.
27:18Çünkü müzeler en basit tabiriyle soğuk yerlerdir.
27:23Orada o anlamın kendisini bulmak çok zordur.
27:26Ve bu hiç şüphesiz yakın bir döneme kadar bizim dünya tarihinde veya İslam tarihinde böyle bir kurumlarımız yoktu.
27:34Ama bu mabetler 400 yıldır, 500 yıldır ayakta olan ve oradaki had sanatını, oradaki cami süslemesini,
27:41orada bu caminin bir parçası olan unsuru bütünlüklü olarak kendisiyle beraber bize taşıyan en önemli unsurların başında yer alıyor.
27:50Fakat biz bir müzeye gittiğimizde o amaçla inşa edilmemiş, adeta o amaçla yaratılmamış bir mekanın kendisinde oraya ait olmayan bir
28:01şeyi izlemeye gidiyoruz.
28:03Burada müzenin arkasındaki o düşünceyle, yapılış ve kuruluş amacıyla o sanatın, İslam sanatlarının kuruluş amacının birbiriyle çatıştığını görmekteyiz.
28:14Bununla beraber bizler bu sanat içerisinde hiç şüphesiz şunu görebiliriz.
28:20Yani adeta insan anlaşıldığı yerde çiçek açar ve orada var olmak ister.
28:27Güvenlik ve emniyet kaygısı duymadığın bir yerde rahat konuşursun, kendini rahat ifade edersin.
28:32Biz buradan alıp götürdüğümüz caminin bir parçası bile olsa, götürüp koyduğumuz müzede sadece o bütün boyutlarıyla,
28:40manevi boyutlarıyla o anlamlarından soyutlayıp normal bir sanat eseri gibi orada izlemekteyiz.
28:48Dolayısıyla İslam sanatlarını kendi yerinde görmek, bir vakıf eserinde, bir vakıf camiinde, külliyede gelip görmek,
28:57onunla manevi anlamda bir boyut içerisinde iletişim kurmak mümkünken müzede bunun mümkün olmadığını düşünmekteyim.
29:06Dolayısıyla en azından İslam sanatları ve İslam sanatlarının olduğu yerde,
29:12hafıza anlamında, şehir, tarih ve kültür anlamında hepsinin olması gerektiği yerde ne ifade edeceğini de ifade etmiş olalım,
29:20bize neler söylediğini ifade etmiş olalım.
29:23Bununla birlikte hikmet kelimesinin klasik tanımlarından bir tanesi,
29:26yani müktezai hale mutabakat yani yerine göre uygun bir şekilde bir şeyin yerli yerine konmasıdır.
29:32Bir şeyin yerli yerinden edilmesinin de klasik karşılığı zulümdür.
29:36Dolayısıyla bizler bir vakıf eserini anlamaya çalıştığımızda,
29:39hikmet boyutuyla, ilim boyutuyla, rahmet boyutuyla ele almak istediğimizde,
29:44bunun yeri o vakıf eserinin, o mabedin inşa edildiği yerdir diyerek bu haftaki sözlerimize son verelim.
29:52Bu hafta hiç şüphesiz yine İstanbul'un en güzel camilerinden birine konuk olduk.
29:57Bu camiyi 2. Beyazıt döneminde 1485 yılında tamamlanan,
30:01koca Davut Paşa, diğer adıyla Derviş Davut Paşa'nın yaptırmış olduğu cami ve külliyenin
30:06müştemilatıyla, çeşmesiyle, medresesiyle, haziresiyle birlikte anlamaya çalıştık.
30:12Programlarımızın tekrarını izlemek isterseniz,
30:15ülketv.com'dan ve YouTube hesaplarından izleyebilirsiniz.
30:19Tarihte yolculuğa çıkmak isterseniz,
30:22çıktığınız bu yolculukta, yolunuz bu camiye düşerse,
30:25mutlaka bu anlattıklarımızla beraber gönlünüze doğan,
30:29duygu boyutuyla, manevi boyutla aklınıza gelen bütün bu düşünceyle beraber
30:33camiyi birlikte ziyaret etmeyi unutmayın.
30:37İstanbul'a, bu kadim şehre, bu güzel vakıf eserlerine hoşça bakmanız dileğiyle.
30:42Görüşmek üzere.
31:12İzlediğiniz için teşekkür ederim.
31:42İzlediğiniz için teşekkür ederim.
31:57Vakıf Katılım tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sundu.
Yorumlar