- 21 dakika önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
01:15Tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimiz programında bu hafta Heybeliada Camii'ni konuşacağız.
01:21Fakat şu anda Heybeliada'nın bu güzel sokaklarında kuş sesleriyle birlikte İstanbul'a vapurla yaklaşık olarak bir saat uzaklıkta olan
01:29bu adadayız.
01:31Heybeliada'nın tarihini, burada yaşayan birbirinden farklı milletlerin, insanların, dini grupların tarihini hep birlikte konuşmaya anlamaya çalışacağız.
01:40Heybeliada aslında buradaki Prens Adalardan en büyüklerinden ikincisi.
01:45Büyükada var, sonrasında Heybeliada gelmekte.
01:48Burada bunların için Prens Adası dendiğini aslında bilmek gerekiyor.
01:52Çünkü bu adaların tarihi ta Bizans dönemine kadar uzanmakta.
01:56Bizans döneminde bazı prensler, devlet adamları aslında gözden çıkarıldıklarında adeta bir sürgün yeri olarak bu adalara gönderilmiş.
02:06Dolayısıyla buraya çok fazla prensin gönderilmesinden sonra buraya Prens Adaları deniyor.
02:11Bunun aslında beraberinde getirdiği bir şey daha var.
02:16Yani şunu hemen ifade edelim.
02:17Buraya sadece prensler gönderilmemiş bazı din adamlarının da burada inzivaya çekildiğini biz bilmekteyiz.
02:24Burada bu inzivaya çekilmeyi de birazdan detaylı olarak anlatacağım ama bu adaların kendisi İstanbul için birden fazla öneme haiz.
02:34Ne demek istiyorum?
02:35Burada sadece bir dini grubun, Ortodoks Kilisesi'nin olması veya bir manastıra uygun olmasının dışında inziva için de önemli bir
02:44noktayı teşkil ediyor.
02:45Şimdi şunu hemen ifade edelim.
02:48Burada bu adaların önemi hiç şüphesiz stratejik önemleri de var.
02:52Fakat İstanbul'a olan uzaklığı hem Bizans döneminde hem de Osmanlı döneminde bu adalara burada yaşayan grupların aslında bir tür
03:01imar ettiği adalar diyebiliriz.
03:03Heybeliada en büyüklerden ikincisi demiştik.
03:06Burada birden fazla yapı söz konusu.
03:08Fakat bunlara geçmeden önce adayla alakalı şunu hemen belirtelim.
03:12İnziva noktasında keşişlerin, rahiplerin, din adamlarının burayı tercih etmesinin hiç şüphesiz bir sebebi var.
03:19Bu sebepleri sıralarken şöyle diyebiliriz.
03:22Yani tarih boyunca bütün inanışlarda bir tür kendine dönüş, kendine anlama çabası hep ola gelmiştir.
03:31Bu çabalarda insan bazen kendisini dış dünyadan bir nevi uzaklaştırarak bunu içeriye yönelmeyi bu şekilde sağlamaya çalışmıştır.
03:40Burada dış dünyayla ilişkimizi kesmeye çalıştığımız anda kendi içimize yöneldiğimizde aslında biz şunu görüyoruz.
03:48İnsanın kendisine döndüğü noktada dış dünyayla bağlantısını koparabilmesi için bir nevi kapanması kendisine yönelmesi gerekiyor.
03:57Adalar Bizans dönemi boyunca her zaman bu Hristiyan din adamları için bu özellikleri taşımış.
04:04Ve dolayısıyla bir Hristiyan rahibin, bir keşişin veya bir din adamının inzivaya çekilebileceği en güzel noktalardan bir tanesi İstanbul'da bu
04:13Prens Adaları dediğimiz noktalardır.
04:15Şimdi bunları niçin anlatıyorum?
04:16Bizler Müslüman olarak Hazreti Peygamber'in vahiy ile muhatap olmadan önce bir nevi inzivaya çekildiği ve orada kendisinin biz aslında
04:28Hazreti İbrahim'in geleneği üzerine Müslüman kendisine vahiy gelmeden önce o gelenek üzerine hayatını doğruluk üzerine dürüst üzerine yaşadığını bilmekteyiz.
04:37Orada Hira tecrübesi aslında vahyin de başladığı bir tecrübe.
04:41Fakat sonrasında tasavvufun da kendine has bir şekilde müstakil bir bilim alanı olarak bir dinin kavrama biçimi olarak gelişmesinden sonra
04:51bizler bazı sufilerin, bazı tasavvuf erbabının da inzivaya çekildiğini, çileye girdiğini ki 40 günlük bir süre bazen bu 40 kesretten
04:59kinaye oluyor.
05:00Böyle bir kendine yönelişte İslam dininde tabii ki herkese uygun değil fakat bununla beraber böyle bir yapının olduğunu,
05:11insanın kendisini tanımak üzere bir yola çıktığını, bu yolculuğun manevi bir yolculuk olarak tezahür ettiğini
05:17ve dolayısıyla İslam dininde, dinimizde böyle bir yapının olduğunu söyleyebiliriz.
05:22Bunun diğer inanışlar için de geçerli olduğunu söyleyelim.
05:25Çünkü Hz. İsa'nın da Kudüs'e yakın bir bölgede, bir dağlık bölgede bir süre inzivaya çekildiğini
05:31ve sonrasında hatta şeytanın geldiği bir Hristiyan kısasında öyle anlatılır.
05:36Bir şeytanın geldiğini ve en son madem ki sen seçilmiş kişisin kendini buradan aşağıya at dediğini
05:41fakat Hz. İsa'nın da Rabbi sınayamazsın, Rabbi test edemezsin, Tanrı'yı test edemezsin şeklindeki o meşhur cümleyi söylediği rivayet
05:50edilir.
05:50Şimdi bunları şunun için anlattım.
05:52Adaya adım attığım andan itibaren ana karayla olan ilişkimiz kesiliyor
05:56ve gerçekten biraz remote, biraz uzakta, kendine has bir dünyası olduğunu hissettiriyor.
06:04Bu manevi inziva için kişilerin aslında tercih ettiği bir bölge olarak
06:11niçin adaların tercih edildiğini adaya adım attığınız andan itibaren hissediyorsunuz.
06:15Çünkü aslında kilometre kare olarak çok küçük bir yer ve fakat burada bir hayat sürüyor
06:20ve burada aslında o ana karadan, dış dünyadan uzak bir hayatı kendinizi bu hayata zorluyorsunuz.
06:27Dolayısıyla ada bu noktada böyle bir tarih boyunca bu arayış içerisinde olan
06:32işte bizim de klasik tasavvufta anlatılan kendini bilen Rabbini bilir.
06:37Men arafe nefsehu fakat arafe rabbehu şeklinde aktarılan bu cümlede kendisini arayan bir tür irfan peşinde olan
06:46o irfani geleneği tatmak isteyen insanların da ister Müslüman olsun ister öncesinde Hristiyan olsun
06:52Hristiyanlık döneminde ve Bizans döneminde de keşişlerin uğrak yerlerinden bir tanesi olmuş.
06:56Adanın böyle bir güzel havası olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim.
07:00Heybeli Ada İstanbul'a da çok uzak değil.
07:03Bunu da hemen vurgulayalım.
07:04Bir vapurla çıkıp bir İstanbul'da meskun olan insanlar için veya yolu bu tarafa düşen insanlar için
07:09İstanbul'dan gözle görülür mesafede bir adadan bahsediyoruz.
07:12Burası hiç şüphesiz biraz tarihini anlatalım.
07:15Aslında şu an tam olarak arkamda görmüş olduğunuz o patika yol burada meşhur olan o ruhban okuluna giden patika yolun
07:23kendisi.
07:23Bunu şunun için söylüyorum orada bir okul mevcut.
07:27Bu okulla beraber burası kendisi hakkında buranın demografisi burada yaşayan insanlar hakkında da bir dönem tarihi hakkında bize bilgi veriyor.
07:35Çünkü aslında o ruhban okulunun tarihçesi 9. yüzyıla kadar da gitmekte.
07:59Adam Osmanlı'dan önce Bizans'ın aslında önemli noktalardan bir tanesi olduğunu vurguladık.
08:05Hem prensler için hem sürgün yeri olarak hem de din adamları açısından da burası çok kıymetli.
08:11Osmanlı'da İstanbul'un fethinden hemen öncesinde buraların bu adaların bu dört tane adanın prens adalarının biz fethedildiğini biliyoruz.
08:19Fakat burada yaşayan tebaanın Osmanlı dönemi için söyleyelim Rumlar olduğunu.
08:24Burada Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve sonrasında fetihle beraber Müslümanların birlikte yaşadığını.
08:29Fakat ağırlıklı olarak Rum ortodokslarının burada yaşadığını biz bilmekteyiz.
08:33Şimdi burada iki tane müze var. Bunlarla beraber bir manastır var.
08:37Az önce de söylediğim gibi bir ruhban okulunun olduğunu da biz bilmekteyiz.
08:40Şimdi bunları şunun için vurguluyorum.
08:42Burada aslında küçük bir adada birlikte yaşama kültürünü biz görebiliyoruz.
08:49Şimdi benim de çalışma alanım olan Endülüs için şöyle bir şey söylenir.
08:53Kovibensiya şeklinde yazılan aslında bir arada yaşama kültürünün adeta bir kavramı olarak üretilmiş bir şey.
09:01Bunu Endülüs için çok vurgularlar. Fakat bu Kovibensiya'nın bugünkü anlamda bir toleranstan ziyade daha farklı kendi tarihi içerisinde okunması
09:13gereken bir anlamı olduğunu hemen vurgulamak istiyorum.
09:16Çünkü bizler tarihi bugünün gözüyle okuduğumuzda aslında 11. yüzyılda Endülüs'te Kurtuba'da,
09:211031'de işte Kurtuba'nın düşücü Endülüs Emevilerinin yıkılışında tam olarak ne olduğunu anlamayız.
09:27Buradaki yani 21. yüzyılın gözüyle orayı anlamaya çalışırız.
09:31Şimdi Endülüs'teki bir ortak yaşama kültürünün hem Yahudiler için hem Hristiyanlar için oradaki Katoliklerden bahsediyorum.
09:39Hem de Müslümanlar için ortak bir çıkar da söz konusuydu.
09:42Fakat gücün kendisini Müslümanlarda olduğunda oradaki Yahudilerin de Müslümanlara kapılarını açtıklarını biz bilmekteyiz.
09:49Tabi bunların da Yahudiler açısından o dönemde hiç şüphesiz avantajları vardı ve bunlar kullanıldı.
09:54Fakat Heybeli Adaya geldiğim andan itibaren burası küçük bir ada.
09:57Burada insanlar tırnak içerisinde adeta birlikte yaşamak durumundalar.
10:02Yani bu inkar edilemez bir şey.
10:04Çünkü sınırlı bir metrekare içerisinde yaşıyorsunuz ve ağırlıklı olarak Rumların yaşadığını biz bilmekteyiz.
10:10Burada bu birlikte yaşama kültürünü aslında hem bizim tarihimizde hem dünya tarihinde sayısız örnekleri var.
10:17İstanbul'un çok hemen Marmara Denizi'nin içerisinde bu kadar yakınında böyle bir tecrübenin olması da bence kıymetli.
10:25Bunu vurgulamak gerekiyor.
10:26Çünkü Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin, Müslümanların bir Osmanlı tebaası olarak birlikte yaşadığı ve aslında bir problem olarak da görmediği bir dünyanın
10:37mümkün olduğunu çok yakın bir tarihte biz görebiliyoruz.
10:40Çünkü bugün bizler şu an hemen sağ tarafında kalan Heybeli Adaya Camii Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılmış ve vakıflar müdürlüğü
10:48tarafından yapılmış camilerden bir tanesidir.
10:51Çok sadelikle birazdan caminin içini vesaire de konuşacağız.
10:55Müthiş bir sadelik mevcut.
10:57Bunun sonraki dönemlerde Heybeli Adaya Camii'nin 1930'lu yıllarda yapılmış olmasının sebebi ise şu.
11:04Buradaki Müslüman nüfusun aslında sonradan burada geldiklerini, buradaki Müslüman nüfusun artışının aslında biraz da vapur seferlerinin yapılabilir olmasının da etkisi
11:17var.
11:17Çünkü burası aslında bu ada tarihlik döneminden itibaren hiç şüphesiz birileri tarafından burada yaşandı, birileri burada yaşadı ve bu adayı
11:26kullandı.
11:26Fakat sonrasında özellikle vapur seferlerinden itibaren hem bazı Rum ailelerin kendileri için bir tür yazlık yaptığını ve bu yazlıkta yaşadıklarını
11:36biz biliyoruz.
11:37Burası aslında bir tür sayfiye yeri.
11:39Yani çok sonrasında, yakın bir döneme kadar aslında şunu diyebiliriz.
11:43Burası çok daha sakin insanların yaşadığı, çok daha az bir nüfusa sahip olan bir adaydı.
11:49Fakat şunu hemen söyleyelim, kışın buranın sakini çok az.
11:52Fakat yaz dönemlerinde bugün de buraya biz vapurla geldik.
11:56Çok fazla insanın günü birlik gelip gittiği ve ada nüfusunun yazın çok arttığını da hemen vurgulamak gerekiyor.
12:03Fakat etrafta da görmüş olduğunuz üzere muhtemelen dikkatinizi çekmiştir.
12:08Çok fazla kendine has buranın o dokusunu yansıtan evlerin mevcudiyeti de aslında adayı güzel yapan noktalardan bir tanesi.
12:17Benim dikkatimi çeken yani muhtemelen 30 yıl öncesine göre çok fazla bina sayısı artmıştır.
12:23Fakat ona rağmen müthiş bir yeşillik var.
12:26Evlerin arasındaki bu yeşilliğin kendisi de heybeli adayı güzel yapan noktalardan bir tanesi.
12:31Burada şu konuya geçmeden önce yani caminin tarihçesine geçmeden önce vakıflar müdürlüğü tarafından işte Kazasker Abdülkadir Efendi adına yaptırılıyor.
12:41Şunu vurgulamak istiyorum aslında.
12:43Osmanlı döneminde biz vakıf eserlerini, vakıf kültürünü birçok cami örneğinde, Salatin camilerde hep konuşa geldik.
12:50Fakat hemen özellikle bir külliye yani biz fetih dönemini Fatih Sultan Mehmet'i konuştuğumuzda aslında birçok İstanbul'un dönüşümünü anlatan
12:59birçok eseri birlikte inceliyoruz.
13:00Fetih ile beraber bunları konuştuk.
13:02Fakat fetihten hemen sonra 2. Beyazıt döneminde de İstanbul'un kenar mahallelerinin hem külliyelerle hem vakıflarla hem kiliseden camiye çevrilen
13:11hem tekke camileri, zaviye camileri hem de medreseleriyle birlikte İstanbul'un dönüşümünü hep konuşa geldik.
13:18Fakat bu kültürün aslında Osmanlı'dan Cumhuriyet dönemine mekanlar üzerinden devam ettiğini, vakıf geleneği üzerinden vakıf kültürünün devam ettiğini de bu
13:28camide aslında biz müşahede ediyoruz.
13:30Çünkü yapım tarihi 1935. Cumhuriyet'in ilk yıllarında bir kazasker adına vakıflar müdürlüğü tarafından yaptırılıyor.
13:37Çok sade bir cami. Cumhuriyet'in erken dönem mimarisini de yansıttığını söyleyebiliriz.
13:42Fakat burada bu kültürün bugün hala devam ediyor olması.
13:46Yani bir Müslüman topluluğu bir araya geldiğinde ilk ürettikleri, imar ettikleri mekanın cami olması, caminin hala merkezi konumunu da bize
13:59gösteriyor.
14:00Çünkü camiler sadece bir ibadethane değil.
14:02İbadethane olma özelliği mescit olma, secde edilen yer olması, Müslümanların temel ibadetini yapıyor olması burayı hiç şüphesiz merkezi bir konuma
14:11getiriyor.
14:11Fakat bununla beraber medresesiyle, yaz okullarıyla, camiler aslında hayatın hala Müslümanlar için en merkezi noktası bir yaşam alanı olarak da
14:23varlığını sürdürüyor.
14:25Bunun hem biz Osmanlı dönemindeki örneklerini çok fazla konuştuk.
14:29Cumhuriyet dönemi örneklerinden bir tanesi olmakla ilgili de bugün Heybeliada Camii'ndeyiz.
14:34Heybeliada Camii adanın önemli noktalarından bir tanesinde fakat adaya yolunuz düşerse daha önce de söylediğim gibi burada sahafların olduğu, müzelerin
14:44olduğunu unutmadan adayı gezerken bu gözle gezmek gerektiğini,
14:48adanın dokusunun korunması gerektiğini de bir kez daha vurgulamak istiyorum.
14:52Çünkü bizler İstanbul'da ve Anadolu'nun diğer şehirlerinde ağaçlarımızı korumamız gerektiğini,
14:59yeşil alanın insanın hayatını devam ettirebilmesi için önemli bir şey olduğunu,
15:05adeta doğal bir klima görevi gören, doğanın akciğerleri diyebileceğimiz ormanlarımızı korumamız gerektiğini,
15:11ister Heybeliada olsun, ister İstanbul'un göbeği olsun, ağacın kıymetli bir şey olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum.
15:17Bunu şunun için vurguluyorum, bu adaya geldiğim andan itibaren evet burası ada olmakla ile birlikte insanın kendisini bulabileceği,
15:25kendisini ararken evet böyle bir sakin bir adada ancak kendimizi ararken veya düşünmek istediğimizde,
15:34tefekkür etmek istediğimizde böyle bir adaya ihtiyaç duyarız ama bunun sadece ada olduğu için değil,
15:38buradaki bu oluşturulan environment, İngilizce olarak söylediğimizde environment,
15:43bu çevre oluşturulmuş ve hissiyatla donatılmış bu çevrede ağaçların ve ev yapılarının kendisinin de çok önemli olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum.
15:54Bu kadar güzel evi uzun zamandır görmemiştim.
15:57Yani bunu hemen yine söylemek istiyorum.
16:00Çünkü insanın gözünün, o ufkun kendisini rahatsız eden bir bina yok.
16:07Yukarıda herhangi bir tepeden aşağı doğru baktığınızda denizi görebiliyorsunuz.
16:12Ve bu adayı kıymetli yapan şeylerden bir tanesinin de bu olduğunu söylemek istiyorum.
16:17Gelin hep birlikte caminin iç detaylarını inceleyelim.
16:35Heybeli Ada Camii'ni konuşurken aslında adada sınırlı sayıda bulunan tarihi ve önemli diğer mekanlara da değinmek istiyorum.
16:43Bunlardan bir tanesi Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi.
16:46Bir diğeri Terk-i Dünya Manastırı.
16:48Burada biraz manastırı da az önceki inziva ve kendine doğru yönelmeyle alakasını ve şehirden uzaklığını da konuşmak istiyorum.
16:57Burada Ruhban Okulu'nu az önce söyledik.
16:59Bununla beraber aşağıda Bahriye Mektebi olarak inşa edilen bugün Milli Savunma Üniversitesi'nin kullanımında olan bir bina iskeleye girdiğiniz anda
17:08sol tarafta sizi karşılıyor.
17:10Şunu hemen vurgulayalım. Bu tarihi ve önemli mekanlarla beraber ada hem günübirlik ziyaret için mümkün bir yer, çok uygun bir
17:18yer hem de adanın tarihini anlamak için de önemli.
17:21Şimdi manastırlar aslında biraz da şehrin dışına inşa edilen yerler.
17:27Bu anlamda inzivayla birlikte şehrin dışında kendisini manevi olarak yetiştirmek isteyen Hristiyan din adamlarının bir nevi yetiştiği okullar olarak da
17:39değerlendirebilinir.
17:40Fakat biz bugün Heybeliada Camii'ndeyiz.
17:43Diğer önemli binalarla beraber Heybeliada Camii'ni konuşmamız gerekiyor.
17:48Cumhuriyetin erken döneminde kurulduğunu söyledik.
17:50Bir vakıflar idaresi tarafından yaptırıldığını biliyoruz.
17:53Kazasker Abdülkadir Efendi adına yaptırıldığını biliyoruz.
17:571935 tarihli.
17:58Camiye baktığımızda aslında Osmanlı mimarisinden biraz daha farklı bir yapıya sahip.
18:04Şimdi Osmanlı mimarisinden farklı yapısını söylediğimizde aslında en temelde şunu kastediyoruz.
18:12Bina şekil olarak Osmanlı döneminde yapılan, Osmanlı'nın da bu arada belli dönemleri var.
18:18Kendi klasik cami dönemleri var, sonrasında barok dönem var süsleme açısından ve caminin işlevi açısından değil de caminin yapılış biçimi
18:26açısından farklı dönemlerde farklı örnekler mevcut.
18:29Fakat Cumhuriyet döneminde ise biraz daha bu sadeliğin kendisini de görmekteyiz.
18:34Fakat bu sadelik Mimar Sinan'ın sadeliğinden farklı.
18:37Şimdi klasik Osmanlı camilerini kısaca tanımlayacak olursak, bizler bu klasik Osmanlı camilerinde bir ana kubbeyi kesinlikle görüyoruz.
18:47Özellikle 2. Beyazı Cami ile birlikte kendi tavrını bulan Osmanlı camileri şayet Salatin camileri ise padişah tarafından,
18:57padişah ailesinden biri tarafından, evladı olabilir veya eşleri tarafından, valide sultanlar tarafından yaptırılan camilere biz Salatin cami diyoruz.
19:06Bunların ilk olarak birden fazla minaresi olduğunu hemen vurgulayalım.
19:10Bunun dışında merkezi kubbe, son cemaat mahfili, bugün bu camide son cemaat mahfili yok örneğin, küçük bir merdivenle yukarıya çıktık.
19:18Bunun dışında kare planlı camiler mevcut fakat burada direkt kare planlı bir cami söz konusu.
19:24Kare planın kendisi yine ortada tam kubbeyi andıran bir hat mevcut, birazdan bu hatların cami içerisindeki hatları tekrar konuşacağız.
19:33Fakat cami gerçekten kare planlı ve klasik Osmanlı'dan ayrılıyor.
19:38Şimdi klasik Osmanlı'yı şöyle tanımlıyoruz.
19:40Az önce söylediğim gibi son cemaat mahfili olan, merkezi bir kubbe olan, büyüklüğüne göre etrafında küçük kubbelerin olduğu, minarelerin ihtişamlı
19:48olduğu
19:49ve adeta o güç ifadesinin kendisini bulduğu mabetler olarak da ifade edebiliriz.
19:56Fakat Cumhuriyet döneminde son yıllarda yapılan, hızlıca yapılan camileri kastetmiyorum.
20:01Fakat Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan camilerde bu sadelik ve bu mütevazi tavır aslında dönemin de ruhunu yansıtan bir şey.
20:12Şimdi bu caminin oturduğu bağlamı tekrar vurgulamak gerekiyor.
20:16Adada Rum nüfusunun yoğunlukta olduğunu, yani Osmanlı tebası olarak aslında bu milletlerin yoğunlukta olduğunu biliyoruz.
20:23Dolayısıyla burada bir Müslüman yoksa camiye ihtiyaç da söz konusu değildi.
20:28Fakat Heybeliada'da az önce de bahsettiğim gibi bazı Rum ailelerinin kendilerine yazlık olarak yaptırdıkları evler mevcuttu ve dolayısıyla bir camiye
20:37ihtiyaç yoktu.
20:38Fakat vapurlarla bu adalara seyahatin kolaylaşmasından sonra burada bir tür Müslüman nüfusun da arttığını özellikle 19. yüzyılda bunu söylemek mümkün.
20:51Hiç şüphesiz bir Müslüman nüfusu artıyorsa bir Müslüman gittiği yeri mamur eder ve bir mescide bir camiye ihtiyaç duyar.
20:59Orada bir cami yoksa da onun yapılması için harekete geçer.
21:03Dolayısıyla burada bu caminin oturduğu bağlamı bu şekilde anlamı anlarsak bence daha doğru bir tespit yapmış oluruz.
21:11Dolayısıyla bir ihtiyaca bineyen burada 1935 yılında bu cami vakıflar idaresi tarafından yaptırılmış ve kazasker Abdülkadir Efendi adına yapıldığını biz
21:21bilmekteyiz.
21:22Dolayısıyla adanın tarihiyle buranın eskiden manastır adası olduğunu, burada ruhban okulunun olduğunu,
21:30Rumların bir şekilde kendi dini ihtiyaçlarını giderdiği ve aynı zamanda yaşadıkları bir çevre,
21:35bir küçük bir kasaba gibi düşünebileceğimiz bir yerken artık ki o dönemde de birden fazla milletin ve inanan insanların bir
21:43arada yaşadığını söylemek mümkün.
21:45Sonrasında Müslüman nüfusunun artmasıyla birlikte burada bir cami ihtiyacı hasıl olmuş ve yapılmış.
22:04Şimdi caminin iç detaylarına geçelim.
22:06Yukarıda bugün tabi kubbe yok fakat bu kare plan üzerinde arka tarafta bir işte müezzin mahfilinin üst tarafında kadınların da
22:13namaz kılabileceği bir yer söz konusu.
22:15Fakat tam ortada normalde bizim kubbelerin içerisinde görmüş olduğumuz hatlardan bir tanesi var.
22:22Burada okuyabildiğimiz kadarıyla Besmele'nin hemen ardından İhlas suresini görmekteyim ben.
22:28Bismillahirrahmanirrahim.
22:29Kul huvallahu ahet allahu samet diye başlayan sadakallahu lazim bu surenin kendisini buraya işlenmiş.
22:36Burada yani bir niyet okuma gibi algılanmayacak olduğuna inandığım için net bir şekilde söyleyebilirim.
22:44Şimdi Kur'an-ı Kerim'in üçte biri olarak hadisi şeriflerden yola çıkarak söylüyorum bunu.
22:50Kur'an-ı Kerim'in üçte biri olarak kabul edilen bir suredir İhlas suresi.
22:54Allah'ın tek olduğu eşsiz olduğu ve buradaki eşsizliğin yani de ki o Allah birdir bu birin ikisi yok.
23:03Yani buradaki bir iki üç anlamında bir demiyor bu ayet.
23:08Allah birdir dediğinde Allah tektir ve eşsizdir.
23:10Şimdi bunun Hristiyan teolojisiyle doğrudan bir karşıtlık içerdiğini aslında inanışın Kur'an-ı Kerim'le birlikte o dönemde Hazreti Peygamber
23:22'in vahiyle muhatap olması
23:24ve Kur'an-ı Kerim'in bu noktada aslında inancı bozulmuş olan bir inancı tasih ettiğine dair çok fazla tefsirlerde
23:31ve kitaplarda biz görmekteyiz.
23:33Yani özellikle Hristiyanlarda biz biliyorsunuz birçok kiliseden çevrilmiş camileri de gezdik.
23:39Orada özellikle o teslis inancı Hristiyanlıktaki o üçlemenin karşısında konumlanan bir inanç sistemi ve yegane bir din olarak ayakta duruyor
23:49İslam bugün de.
23:50Dolayısıyla bu surenin Kur'an'ın üçte biri olmaklığının ardında İslam'ın itikadını Müslümanların neye ve nasıl inandıklarını ifade eden
24:01aslında çok kısa Kur'an-ı Kerim'in en kısa surelerinden bir tanesi olmaklığıyla birlikte
24:06bütün inancın bir nevi reçetesini ve modellemesini bize gösteren sure olmaklığıyla birlikte önemlidir.
24:15Bizim kubbelerde ve cami hatlarında, cami levhalarında görmüş olduğumuz yazılardan bir tanesidir.
24:22Ve burada Heybeliada'daki bu camide de biz bu hattı görmekteyiz.
24:27Şimdi bununla beraber hemen cami levhaları dediğimiz yine mihrap kısmının üstünde ve yukarıda
24:35Lafzatullah, Hazreti Peygamber Aleyhisselam'ın ismi ve onunla beraber
24:39Çağr-i Yari Güzin yani Hulefa-i Raşid'in dediğimiz
24:43Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali'nin isimleri
24:47tabi bunlara birçok camide Hazreti Hasan ve Hüseyin'in de ismi ki burada da mevcut olan levha olarak yazılmış olarak
24:55görüyoruz.
24:55Karşıda iki tane hat yine var.
24:58Tabi orijinal hat olarak görmüyoruz ama o üzerindeki yazıların önemini birazdan konuşacağız.
25:03Burada bu kare planın etrafında duvarların üzerinde yine kalem işlemelerini görmekteyiz.
25:09Burada yani bu kalem işlemeleri hiç şüphesiz yeni ama bu caminin sadeliğini
25:15aslında insanın anlam dünyasına, kalbine hitap eden bir sakinlikte ve sadelikte olduğunu da vurgulamak gerekiyor.
25:23Şimdi bizler modern dönemde hiç şüphesiz her şeyin şaşalı olanı, böyle şatafatlı olanını görüyoruz.
25:32Sosyal medyanın da önümüze çıkardığı videolardan tutun.
25:36Bugün artık gösteri, gösterme ve hız dünyasında sadeliğin önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum.
25:43Çünkü bizler bundan 10 sene, 15 sene önce birisi gelip bize deseydi ki insanlar yemek yiyecekler fakat yemekten önce bunun
25:52fotoğrafını çekip paylaşacaklar.
25:54Veya insanlar günlük yazardık biz çocukken, bu günlükleri hiç kimsenin okumasını istemezdik.
26:01Hatta ben çocukken ablamla böyle kavga ederdik.
26:05O benim günlüğümü okumaya çalışırdı, ben onunkini okumaya çalışırdım.
26:07O bile özel bir şeydi.
26:09Ama bugün artık sosyal medyada mahremin de sınırlarının aslında yok olduğu, herkesin adeta kendi yazdığı günlüğü paylaştığını söylese birisi
26:17veya birileri tanımadığınız insanlarla saatlerce konuşabilirsiniz veya konuşacaksınız deseydi 10-15 yıl öncesinde muhtemelen delirdiğini düşünürdük.
26:28Fakat bugün sosyal medyanın bugünkü algı dünyamızı nasıl değiştirdiğini vurgulamak için söylüyorum bunu.
26:35Konuyu da getirmek istediğim yer bir mabedin sadeliği onun anlamının büyüklüğüne engel değildir.
26:41Bugün Heybeliada Camii'nde küçük bir camiye geliyorsunuz.
26:44İşte Ruhban Okulu'nu gezdiniz, diğer bir manastırı gezdiniz, Terki Dünya Manastırı'nı gördünüz, sahilleri gezdiniz.
26:51Buradan yolunuz geçerken şu camide 10 dakika soluklandığınızda bir aday içerisinde olduğunuzu
26:57ve bununla beraber çok sade inşa ettirilmiş yaklaşık olarak 100 yıllık bir cami, bir vakıf eseri hiç şüphesiz
27:04çünkü Vakıflar İdaresi tarafından yapılmış Kazasker Abdülkadir Efendi adına ithaf edilmiş
27:09bir vakıf eseri içerisinde bütün bunları tefekkür etmenize engel değil.
27:13Çünkü tekrar vurgulayalım, birçok bölümde söyledim ama burada özellikle söylemek istiyorum,
27:18sadelik en büyük sıra dışılıktır.
27:20Bugünün anlam dünyasında sosyal medyayla beraber kaybettiğimiz şeylerden bir tanesi de
27:26bu sadeliğin kıymeti olduğunu düşünüyorum.
27:44Kare planlı bu camimizin, Heybeliada camimizin hemen mihrap kısmında yine mihrap ayetleri dediğimiz ayetler mevcut.
27:52Fakat burada dediğim gibi orijinal bir hat gibi görünmüyor etrafındaki süslemelerle beraber.
27:58İki tane hattı konuşmak istiyorum.
28:00Daha önceki programlarda da özellikle vurgulamıştık.
28:03Yani camilerdeki yazılan, yani herhangi bir Kur'an-ı Kerim'den seçilen herhangi bir ayetin öyle rastgele asılmadığını,
28:12camilerdeki hatların özellikle burada tabii müze ve cami farkına veya müze ve ibadet alanındaki bir sanat eserinin arasındaki farkı
28:23bir başka bölümde konuşmak isterim.
28:25Bu önemli bir konu.
28:26Fakat burada hani belli belirsiz bir şekilde asılmadığını ve bir anlama ihtiva ettiğini vurgulamıştım.
28:32Burada özellikle bir dönem kendisini arayan insanların manevi bir arayış içerisinde
28:38veya kendilerini manen geliştirmek isteyen insanların bir noktası olarak Heybeliada'yı ben okumak istiyorum.
28:45Ve dolayısıyla buradaki yazılmış olan hikmetin başı Allah korkusudur.
28:50Burada ve usül hikmeti mehafetullah.
28:52Şimdi bu hadis-i şerif olarak bize aktarıldı.
28:55Biz burada hikmet kelimesini özellikle vurgulamak istiyorum.
28:59Şimdi işlerimizi hikmetle yapmamız lazım.
29:02Burada hikmetin kendisi önemli bir şey.
29:06Yani hikmet İngilizcesi wisdom olarak çevriliyor.
29:09Bazen Türkçe'de biz hikmet diyoruz ama anladığımızı düşünüyoruz.
29:13Fakat anlamadığımız birçok terminoloji, birçok kelime, birçok kavramın olduğunu da tekrar vurgulamak istiyorum.
29:21Özellikle İslam düşüncesinde felsefede İslam felsefesi ve tasavvuftaki en önemli kavramlardan bir tanesidir.
29:30Hikmet müminin yitikmalıdır noktasından yola çıkarak aslında kişi kendisini manevi bir yolculuğa çıktığında,
29:37marifet peşinde olduğunda, burada marifet Allah'ı tanımak anlamında, irfan peşinde olduğunda hikmete, hikmeti bulur veya bulmalıdır diye aslında bir
29:50hedef olarak yaptığımız işleri hikmetli yapmanın önemine bir vurgu olarak
29:54aslında bu hadisi şerifin burada olması bizim için önemli bir şey.
29:59Bunu şunun için vurguladım.
30:02Bizler hayatın içerisinde, şehrin tam ortasında, şu an şehirden uzak bir yerdeyiz.
30:07Şehre döneceğiz, kalbimize döneceğiz, şarkıya döneceğiz.
30:10Fakat şehirden uzak olduğumuz noktada şunu hemen söylememiz gerekiyor.
30:15Şehrin ortasında da hikmet peşinde olmak, yaptığımız işleri bir irfani bir geleneğe sahip çıkarak hayatın merkezinde olduğumuzda da bunu yapmalıyız.
30:26Yani şunu söylemek istiyorum, inzivaya çekildiğinizde ki Heybeliada'nın bunlar bana hatırlattıkları,
30:32bir inzivaya çekildiğinizde kalbinize döndüğünüzde orada elde ettiğiniz o hikmeti şehir merkezinde mücessem bir halde üzerinizde taşımanız ve onu yaşamanız
30:40gerekiyor.
30:41Bunu içselleştirdiğiniz zaman yapabilirsiniz.
30:43Çünkü üstlenmek ve içselleştirmek arasındaki temel fark budur.
30:48Bir şeye gerçekten inanır ve onu yaşam biçimi haline getirirseniz, bu içeriden gelirse bu içselleştirmek olur.
30:54Fakat onu sadece bir gömlek gibi, bir ceket gibi giydiğinizde üstlenmiş olursunuz, en sıkıldığınız yerde, terlediğiniz yerde onu çıkarırsınız.
31:03Hikmetin başı Allah korkusudur ve bu hadisin bize hatırlattığı şeyleri Heybeliada'da sizinle paylaşmak istedim.
31:11Burada daha önce konuştuğumuz hatlardan bir tanesi var.
31:14Günahların bağışlanmasıyla alakalı, bağışlanmayla alakalı yine Kur'an-ı Kerim'den bir ayet-i kerime görmekteyiz.
31:21Cenab-ı Hak günahlarınızı bağışlar anlamına gelen bir ayet-i kerime.
31:26Bunlar bu hatların burada yazılı olan hadis ve ayet-i kerimelerin bana hatırlattıklarıyla birlikte aslında bir bağlamda şehir merkezinden uzakta
31:37bir yerde insanın kendi arayışına dair birçok çağrışımları oldu, tedaileri oldu.
31:43Bu tedaileri hep birlikte sizinle paylaşmak istedim.
31:47Heybeliada'nın kendisi tarihiyle, bütün o tebaasıyla, Rumlarıyla, Ermenileriyle, Yahudisiyle, Müslümanların sonradan buraya gelmesi ve burada bir caminin ihtiyaç haline
31:59gelmesi ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında burada bir caminin vakıflar idaresi tarafından yapılması hiç şüphesiz önemliydi.
32:05Yolunuz Heybeliada'ya düşerse mutlaka uğrayın.
32:09Yolunuz düşmezse de yolunuzu düşürün.
32:11Çünkü gerçekten İstanbul'a uzak bir yer değil.
32:13Burasını herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum.
32:16Bütün doğasıyla, yeşilliğiyle, evleriyle bizler şehirlerimizi bu şekilde koruyabiliriz.
32:22Bizler vakıf eserlerimizi bu şekilde koruyabiliriz.
32:25Dolayısıyla bu tür adanın kendisiyle birlikte oluşturulan çevre bizim için önemlidir.
32:32Çevrenin tamamını da bir vakıf eseri olarak kabul edip bizden sonraki nesle aktarmamız gerekiyor.
32:39Programımızın tekrarını izlemek isterseniz ülketv.com ve sosyal medya hesaplarından, YouTube hesabından izleyebilirsiniz.
32:47İstanbul'a, bu kadim şehre, bu güzel şehre vakıf eserlerine hoşça bakmanız dileğiyle.
33:31İzlediğiniz için teşekkür ederim.
34:01İzlediğiniz için teşekkür ederim.
34:11Vakıf Katılım tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sundu.
Yorumlar