Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA

Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.

Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…







Döküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:30Merkez Efendi'nin Sümbül Sinan Hazretleri ile olan ilişkisi, tasavvuftaki önemi, Denizli'de doğmuş olması, Manisa ile olan ilişkisi, aynı zamanda Bursa'da ve İstanbul'da aldığı eğitimler sonucunda bugün bu semtte de adını veren önemli şahsiyetlerden bir tanesi.
01:45Biz bugün külliyeyi, darül kurrasıyla, türbesiyle, merkez efendinin kim olduğuyla, camiyi bir mekanı, mekan yapan, onu bizim hizmetimize sunan bir menkıbeler bütünüyle birlikte anlamaya çalışacağız.
02:01Kanuni Sultan Süleyman'ın kız kardeşi, Şah Sultan'ın izniyle ve onun isteğiyle Mimar Sinan'a yaptırılmış külliye aslında bir tevhidhane, cami bütünü olarak inşa ettirilmiş olan bir yer.
02:14Şah Sultan'ın merkez efendiyle olan yakınlığı da bilinmektedir.
02:18Bunun üzerine burada topluma hizmet etmesi için aslında manevi dönüşümü de birlikte getiren bir külliye inşa ettirilmiştir.
02:27Gelin hep birlikte bu külliyeyi bugün birlikte gezmeye, anlamaya çalışalım.
02:48Osmanlı Devleti'nin en önemli mimarlarından bir tanesi Mimar Sinan.
03:04Aslında İstanbul'a birçok noktada imzasını bırakmış tarihin en önemli şahsiyetlerinden bir tanesidir.
03:11Bizler Mimar Sinan'ın yaptığı bütün eserlerinde hem onun çıraklık hem kalfalık hem ustalık döneminin tamamında şunu görmekteyiz.
03:21Mimar Sinan bir eseri inşa ettirmek istediği zaman aslında o eseri yaptırmak istediği yerle bir bütün halde inşa ettirmiş, oraya ruhunu da katmış diyebiliriz.
03:33Çünkü Şehzade Camii'nden hatırlayacak olursanız, Şehzadebaşı Camii'nden bahsediyorum, orada bir matem üzerine vefat eden bir şehzade için yaptırılmış olan bir cami aslında başka bir amaçla yapılıyordu.
03:46Sonradan ona döndürülen bir camide bile o havayı hissedebiliyorsunuz.
03:50Veya kendisinin Üsküdar'da yaptırmış olduğu, yine mimarlığını yapmış olduğu Atik Valide Camii'ni hatırlayacak olursanız bir topografyayı kullanmanın ne kadar önemli olduğunu,
04:01caminin veya bir külliyenin büyük bir vakıf eserinin inşa ettirilirken nelere dikkat ettiğini biz görmekteyiz.
04:08Bununla birlikte şu an arkamda görmüş olduğunuz yine 1500'lü yılların ilk çeyreğinin sonunda, 1530'lu yıllarda Şah Sultan tarafından kendisine yaptırılmış olan bir cami tevhidhane olarak, bir külliye olarak Merkez Efendi Camii'ndeyiz.
04:25Burası aslında Mimar Sinan açısından yine önemli bir noktaya temas etmektedir.
04:31Bu temas ettiği nokta da en temelde şudur.
04:34Sadelik en büyük sıra dışıldıktır.
04:36Daha önceki programlarda da söylemiştik.
04:38Buradaki sıra dışı olmaklığı aslında şunu ifade ediyor bize.
04:43Yani bir estetik duyguyu, hayatın kendisine getirmiş olduğu o estetik duygunun kendisini sadelikte, yani sade bir biçimde ifade etmek aslında en zor olan noktalardan bir tanesidir.
04:57Yani siz hayatı algılarken onun o üst düzey estetik boyutunu sadelikte verebilmek aslında büyük bir meziyettir.
05:05Mimar Sinan'ın bizim dünyamıza kattığı en önemli şeylerden bir tanesi budur.
05:10Çünkü İstanbul'da herhangi bir paşanın veya bir devlet erkanının, bir saraydan bir padişahın veya ailesinin yaptırmış olduğu bir camiyi istediği ölçüde estetik yapabilmek ve bunu bazen paşa camilerinde de görüyoruz,
05:26sade bir estetik içerisinde verebilmek aslında çok zor bir şeydir.
05:31Bugün böyle müthiş yani yavaştan yağan karla birlikte tarihte çıktığımız bu yolculukta Merkez Efendi'ye düştü.
05:38Merkez Efendi mahallesinde aslında biz hem Mimar Sinan'a, hem Merkez Efendi'ye, hem Sümbül Efendi'ye, Sümbül Sinan Hazretleri'ne,
05:46hem de dönemin burayı bu külleyi inşa ettiren Şah Sultan'a düştü yolculuğumuz.
05:52Bunların hepsini bir bütün içerisinde anlamazsak ne olur?
05:55Bunların hepsini bir bütün içerisinde anlama dışında aslında bir imkanımızın olmadığını da ifade edebilirim.
06:01Çünkü bir nesneyi, bir teksti, bir metnin kendisini hep birlikte anlayabiliriz.
06:08Yani bir bütün, bir anlam dünyası içerisinde bunlar birbirinin mütemmim cüzüdür.
06:14Yani Şah Sultan'ı Kanuni Sultan Süleyman'dan, Kanuni'yi kendi dönemindeki Şeyhülislam Ebu Suud Efendi'den
06:20veya onu Mimar Sinan'dan, yani bir anlam dünyasını devleti birbirine bağlayan,
06:27kimisi mimaride, kimisi şiirde, kimisi devletin politik dünyasında,
06:31yani siyasi erke olarak dönemin en büyük gücü diyebileceğimiz bir gücü,
06:36birbirinden parçalayıp anladığınız zaman aslında eksik bir anlatım olur.
06:40Burada şunu ifade etmek istiyorum.
06:42Mimar Sinan'ı Mimar Sinan yapan en önemli özelliklerden bir tanesi
06:46coğrafyayla birlikte içine doğmuş olduğu anlam dünyasıdır.
06:49Yani burada Merkez Efendi Camii'nde bugün aslında ilk etapta cami ve tevithane olarak inşa edilmiş
06:56Şah Sultan tarafından yapımının istendiği ve sonrasında,
07:00yani 1925'te tekkelerin sırlanmasıyla birlikte biz burada şunu görmekteyiz.
07:06Burası artık bir cami olarak, külliye olarak hayata devam etmekte.
07:10Fakat bununla beraber şu an tam olarak arkamda ve yanımda görmüş olduğunuz kapı,
07:16örneğin üzerindeki yazılardan, yan taraftaki çeşmeden,
07:192. Mahmut döneminde restorasyon yapıldığını görmekteyiz.
07:22Yani küfeki kesme taşlarla birlikte üzerine burada görüyorsunuz bir mermer cümle kapısı söz konusu.
07:30Bu cümle kapısının şuradaki kilit taşı biraz çıkıntılı.
07:34Burada ahşap kısım üzerinde de her zaman camilerde görmüş olduğumuz bir ayeti kerime söz konusu.
07:41Burada bir bütün olarak az önce bahsettiğim Mimar Sinan,
07:44Sümbül Efendi Hazretleri bununla beraber Merkez Efendi Hazretleri'ni anlatırken
07:48aslında kısaca şunu da ifade edeyim.
07:50Şu an arkamda görmüş olduğunuz buradaki ayeti kerime de
07:53Burada şunu ifade edelim.
07:57Yani camilere girişte biz şunu görmekteyiz.
08:00Seçilen ayetlerin belli belirsiz olarak seçilmediğini ve bunun bir anlamı olduğunu,
08:05bir cümle kapısının üzerinde hem yukarıdaki kitabeyle birlikte altında yazan ayetin de bir anlamı olduğunu görmekteyiz.
08:12Fakat 2. Mahmut dönemindeki restorasyonun izlerini de biz burada görmekteyiz.
08:16Hemen yanı başımda yine bir çeşme bulunmakta.
08:19Ve burada aslında çeşmenin kendisi de önemli ki buraya niçin Merkez Efendi buraya bu külliyeyi yaptırmıştır?
08:26Bunun da hikayesinin altında aslında bir su yatmakta.
08:31Biz daha önceki programlarda söylediğimiz gibi bugün fıkıh kitaplarını,
08:37yani bizim klasik İslam düşüncesindeki fıkıh kitaplarının herhangi bir tanesini açtığınızda ilk bahis kitab-ı taharidir.
08:45Yani temizlik bahsi. Temizlik bahsi de ilk başta tartışılan, anlatılan konularda suyu anlatır.
08:53Temiz sular, temizleyici sular.
08:54Yani İslam medeniyeti en temelde bir temizlik medeniyeti ve bir su medeniyetidir dediğimizde aslında yanılmış olmayız.
09:02Bu yüzden bir caminin, bir külliyenin, bir vakıf eserinin suyla ilişkisi.
09:07Onun aslında Osmanlı dönemini de birlikte düşündüğümüzde çeşmelerin ne kadar önemli olduğunu ve aslında bir sonuç olduğunu da görmekteyiz.
09:16Çünkü İstanbul'da herhangi bir sokağa girdiğinizde, daha önce de konuşmuştuk İstanbul çok katmanlı bir şehirdir.
09:22Herhangi bir sokağa girdiğinizde göreceğiniz ilk şeylerden bir tanesi de şudur.
09:26Her köşe başında bir çeşme vardır. Bu çeşme üzerindeki kitabeden 16. yüzyıl, 17. yüzyıl, 18. yüzyıl olup veya hangi dönemde yapılıp yapılmadığını aslında üzerindeki kitabeden anlamaktasınız.
09:39Dolayısıyla burada bugün Merkez Efendi Camii'nin suyla olan ilişkisi aslında burada bir suyun varlığından da bahsetmek mümkün.
09:47Çünkü birazdan anlatacağımız üzere burada bir çeşme, bir kuyu söz konusu.
09:52Fakat bugün Merkez Efendi Camii'ni önemli yapan şeylerden bir tanesinin de biz etrafında oluşturulmuş olunan menkıbeler.
10:01Bunlarla birlikte biz aslında bu camiyi anlamaktayız.
10:04Fakat burada hemen altını çizmek istiyorum.
10:06Yani menkıbeler, kandiller, bize anlatılan kıssalar, hikayeler hayatımızda bir mekanı anlarken neye tekabül etmekte sorusunu soralım.
10:16Yani kandil dediğimizde ben şöyle hissediyorum.
10:20Çünkü malumunuz 3 aylarda Ramazan gelmeden önce kandiller yaşarız veya İslam'da önemli geceler vardır.
10:27Bunun bir kısmının halk inanışı olduğu, bir kısmının temel kaynaklarda geçip geçmediği tartışma konusudur.
10:33Fakat ben şuna inanıyorum.
10:34Yani kandil dediğimizde benim dünyamda ifade bulan şey şu.
10:38Bizler bir karanlıktayız.
10:40Yaratılmış olmak, bu dünyada var olmak aslında bir karanlıkta olduğumuzu kabullenmektir.
10:49Dolayısıyla karanlıkta duran bir insanın yönünü bulması elbette kolay değildir.
10:55Burada yönünü bulmaklığını şöyle ifade edebiliriz.
10:58Yani yaratılmış olmanın kendisi ilk etapta başımıza gelmiş olan şey.
11:03Yani isterseniz felsefi düzlemde buraya Haydiger'in deyimiyle fırlatılmış olmak, varlığın içerisinde kendimizi bulmak ya da Müslüman olarak bir yaratıcının varlığını kabul ettiğimizde de biz yaratılmayı kabul ediyoruz ve bu dünyadayız.
11:19Burada bu dünyanın kendisi dünya kelimesini düşünecek olursak deni yani alçak olan etimolojik olarak buradan geldiğini kabul ettiğimizde biz bir düşüş yaşamış ve aslında asıl varlıktan bu dünyaya bir düşerek, düşüş yaşayarak geldiğimizi kabulleniriz.
11:37Burada yani bu kandiller bizi için ne ifade ediyor?
11:41Düştüğümüz bu noktada kendimizi bulmak, yönümüzü fark etmek için bize tutulmuş birer ışık olarak görmekteyim.
11:48Bununla birlikte ben menkıbelerin işlevsel olarak kıssaların, hikayelerin aslında yolumuzu bulmak için birer ışık olduğunu bizatihi kendisi gerçek ya da hakikati temsil edip etmemesinin ötesinde bir parmağın işaret ettiği bir yer olarak okunabilir.
12:07Yani burada kastettiğim şey en temelde şu, bizler Merkez Efendi'nin aldığı eğitimler Manisa'da geçirmiş olduğu süre, buradaki medreselerle birlikte geldiği nokta,
12:19Sümbül Sinan Hazretleri ile olan ilişkisi veya daha öncesinde tasavvufla olan, halvetilikle olan veya sonrasında Sümbüliye Tarikatı ile olan ilişkisini elbette menkıbeler üzerinden anlamaktayız.
12:31Ve bu menkıbeler aslında bize bir şeyleri ifade etmekte. Birazdan bu menkıbelerin ne olduğunu, bizim bu menkıbelerden, bu anlatılan kıssalardan, hikayelerden ne anlayabiliriz?
12:42Payımıza düşen nedir? Bunları hep birlikte konuşacağız.
12:44Fakat Merkez Efendi camiine, türbesine, tevhidhanesine geçmeden önce şu an tam olarak arkamda görmüş olduğunuz bir yapı söz konusu.
12:53Burası bir darül kurra. Yani bir vakıf eserinin, bir külliyenin mütemmim cüzlerinden bir tanesi.
13:02Yani buraya geldiğinizde, Merkez Efendi'ye geldiğinizde mutlaka görmenizi istediğim bir nokta.
13:07Fakat şurada, yine yukarıda bir ayet-i kerime yazmakta. Fakat kapının üzerinde
13:12Yani burada kelam-ı kibar diyebileceğimiz, yine hadis-i şerif olduğuna dair rivayetlerin de olduğunu, yanlış hatırlamıyorsam hadis-i şerif burası.
13:24Bu kapının üzerinde yazıyor olması elbette bir tesadüf değil.
13:28Çünkü bir darül kurra'nın ne olduğunu hemen bahsedeceğim.
13:32Fakat daha önceki programlarda da ifade ettiğim üzere burada seçilen ayetlerin, hadislerin, lalet tayin belli belirsiz olarak ifade edilmediği, rastgele yazılmadığını belirtmiş olalım.
13:44Fakat şunu da hemen ifade edeyim.
13:47Darül kurra, burada defterdar Abdülbaki Paşa'nın yaptırmış olduğu,
13:51Aslında bizim 1. Ahmet'in mimarlarından Sedefkar Mehmet Ağa'nın ki biz bunu Sultanahmet Camii'nde de gördüğümüz bir isim bu.
13:58Abdülbaki Paşa'nın kendisini için darül kurra olarak yaptırdığı fakat rivayetler arasında şunu da görmekteyiz.
14:05Sedefkar Mehmet Ağa için burayı bir nevi bir türbe olarak inşa ettirdiği fakat sonrasında darül kurra'ya döndüğüne dair rivayetler de söz konusu.
14:15Şimdi darül kurra'nın tam olarak ne olduğunu hemen şöyle ifade edelim.
14:19İslam ilimleri arasında yani klasik ilimler arasında başladığımızda işte sarf, nahif yani kelime bilgisi, cümle bilgisi sonrasında hadis, tefsir gibi klasik ilimlerin de okulduğunu biz biliyoruz.
14:32Daha sonrasında ileri düzey klasik mantık, belakat ilimleri de söz konusu.
14:37Fakat kıraat ilimi her halükarda bir ilim olarak İslam ilimleri içerisinde, İslam çalışmaları içerisinde her zaman var ola gelmiştir.
14:45Yani hatta hafızlığın bir farz-ı kifaye olduğunu da burada belirtelim.
14:50Ne demek istiyoruz farz-ı kifaye?
14:52Farz-ı ayından şöyle bir farkı söz konusudur.
14:55Farz-ı ayın herkesin yapmakla mükellef olduğu farziyetler sorumluluklardır.
15:00Farz-ı kifaye ise hafızlık bir farz-ı kifayedir örneğin bir fıkıh terim olarak söylüyorum bunu.
15:06Toplumun bir kesiminin yapmakla mükellef olduğu, en azından toplumun bir kesimi üzerinde bir sorumluluk olduğu,
15:14fakat o toplumun bir kesimi bunu yapmadığında toplumun tamamının sorumlu olacağı bir müessesedir diyebiliriz hafızlık için.
15:21Kurra, kari kelimesinin yani okuyucu kelimesinin çoğludur.
15:25İslam ilimleri arasında kıraatin yani tecvid üzere tertil üzere Kur'an okumanın bunu ezberden okumanın farklı kıraatleri de barındırdığı bir sistem olarak
15:36yani bütün aşere-i takrip dediğimiz o sistemin kendisini bütünüyle ezbere bilen kişiye biz kurra hafız deriz.
15:45Burası da Darül Kurra olarak inşa ettirilmiş.
15:47Aslında bir döneme hizmet etmiş, hala da bir mimari bir sanat eseri olarak günümüze kadar hizmetini devam ettiren önemli tarihi eserlerden bir tanesidir.
15:59Biz aslında şunu görmekteyiz.
16:01Yani bir vakıf eserini inşa ettirildiğinde sonrasında kendisine eklemlenen yapılarla birlikte,
16:08etrafında anlatılan hikayeler, kıssalar, menkıbelerle birlikte bir mekan varlığını korumakta
16:14ve bu aslında varlığını korumakla birlikte bizim için hala mekan olma hüviyetini de devam ettirmektedir.
16:22Şu an tam olarak arkamda görmüş olduğunuz Darül Kurra'yı Merkez Efendi Camii ile birlikte düşündüğümüzde aslında böyle bir anlamı olduğunu da belirtelim.
16:31Yolunuz bu tarafa düşerse, Merkez Efendi semtine düşerse ki isminin neden Merkez Efendi olduğunu birazdan yine konuşacağız.
16:38Darül Kurra'yı da görmeden en azından bu kısmı bu müştemilatın önünden yani bir parçası önünden geçmeden buraya bir selam vermeden geçmeyin.
16:48Gelin hep birlikte caminin ve bu külliyenin avlusunu birlikte gezmeye devam edelim.
17:08Klasik İslam uleması içerisinde aslında en büyük tartışmalardan bir tanesi fıkıhçılarla yani klasik fıkıh ulemasıyla sufiler arasındaki tartışmadır diyebiliriz.
17:35Yani bir burada anlatmak istediğim şey şu, Merkez Efendi'nin medreseden tasavvufa intisabı çok önemlidir.
17:44Çünkü kendisi aslında bizim onun hayatı hakkında bildiklerimiz Manisa'da bir dönem yaşamıştır.
17:50Kendisi Denizli'de doğmuş ve Manisa'da bir süre vakit geçirdiğine dair bilgilerimiz var.
17:55Fakat tam olarak hangi medreselerde eğitim aldığını biz bilmiyoruz.
17:59En temelde çok büyük ihtimalle İstanbul'da o dönemde okutulan Kadir Beyzavi tefsirini ezberden bildiğine dair rivayetler söz konusu.
18:09Bununla birlikte çok büyük ihtimalle İstanbul'da eğitim almış ama ilk eğitimini Denizli'de alıyor.
18:13Sonrasında muhtemelen Bursa'da bir eğitim almış ve onundan sonra İstanbul'a geldiği ve burada eğitimini tamamladığını biliyoruz.
18:20Aslında klasik dönem ulema için kendi memleketlerinde ilk eğitimlerini alıp sonrasında ilimde bir behre sahibi olabilmek için,
18:30derinlikli bir alim olabilmek için birçoğunun İstanbul'a, İstanbul gibi ilim merkezlerine yolculuk yaptığını biz bilmekteyiz.
18:38Burada Merkez Efendi'nin önemini şöyle ifade edelim.
18:41Yani kastettiğimiz şey en temelde şu.
18:44Medreseden tekkeye, fıkıhtan klasik ilimlerden tasavvufa geçiş çok da kolay olan bir şey değil.
18:49Burada kendisinin ilk olarak bir Aksaray'a yolculuk yaptığını bilmekteyiz.
18:55Bu yolculukta başvurduğu zata ben bir mürşidi Kamil aramaktayım.
19:01Dolayısıyla ben burada benim için tasavvufta bana ders verir misiniz tarzında bir sonu yönelttiğini.
19:08Fakat bu soruyla birlikte aldığı cevap çok enteresandır.
19:12Henüz sizi yani kendisini yetiştirecek olan kişinin, şeyhin bu makama gelmediğini,
19:18dolayısıyla nasibinin bir başka yerde olduğunu kendisi söylenmiştir.
19:23Burada bu hikayeye, bu kıssaya benzer aslında çok fazla hikayeyi biz önceki dönemlerden de gördük.
19:29Yani Yunus Emre'de de aynı şey söz konusuydu.
19:31Burada Merkez Efendi için de aynı şey söz konusu.
19:34Fakat burada asıl isminin Mustahiddin Musa Efendi olduğunu bilmekteyiz.
19:39Mustahiddin dini ıslah edici yani aslında dini ilimleri ıslah edici anlamında bir lakap, bir künye gibi de düşünebilirsiniz bunu.
19:49Bu zatın verdiğini biz bilmekteyiz.
19:51Oradan sonra kendisi bir şekilde İstanbul'a gelmiş ve burada bir başka dergahta kendisine yer bulmuştur.
19:59Et yemez dergahı adında bir dergahtan bahsedilir.
20:02Fakat buradaki et yemez dergahının da özelliğini hemen belirteyim.
20:06Buradaki özellik şu, İslam inancında, İslam düşüncesinde Kur'an'dan aldığımız bir şey söz konusu.
20:15Yani gıybetin başkası hakkında dedikodu yapmanın günah olduğu ve burada bunun bir ayet-i kelimenin işaretiyle birlikte kardeşlerinizin etini yemeye benzettiğini biliyoruz.
20:27Bu dergahta bu et yemez dergahı dediğimiz, tekke dediğimiz, tekkenin özelliği de şu, buraya girdiğiniz zaman gıybet etmemelisiniz.
20:35Dolayısıyla kardeşlerinizin etini yememelisiniz.
20:37İlk uğradığı dergahlardan bir tanesinin Mustahiddin Musa Efendi'nin burası olduğunu biz bilmekteyiz.
20:43Bununla birlikte aslında koca Mustafa Paşa'da Sümbül Sinan Hazretleri'nin varlığı da bilinmektedir.
20:48Sümbül Sinan Hazretleri ile olan ilişkisi gerçekten çok enteresandır.
20:53Kendisi o dönemde Sümbül Sinan Efendi'nin hem devran yaptırması hem sema yaptırması halk arasında belli başlı insanlar içerisinde olumsuz olarak anılmış.
21:03Dolayısıyla Mustahiddin Musa Efendi'nin de bu kendisinden bu şekilde olumsuz bahis olunması itibariyle bir mesafeli olduğunu, bir mesafe olduğunu ve oraya gitmediğini tasavvufta Sümbül'iye tarikatına yani Sümbül Sinan Efendi'ye karşı olan böyle bir uzaklık söz konusu.
21:22Fakat bir gün rüyasında Sümbül Sinan Efendi kendisinin evine gelmekte, Mustahiddin Musa da eşiyle birlikte bu evin içerisinde kapının arkasına eşyaları kapatmaktadır.
21:34Fakat en sonunda Sümbül Sinan Efendi kapıyı açmış ve içeriye girmiştir.
21:38Sonrasında biz şunu biliyoruz, dayanamayıp artık Sümbül Efendi'ye gitmesi gerektiğini de kabul etmiştir.
21:46Yani şöyle bir şey ifade etmek istiyorum. Burada bir rüya sonucunda Sinan Efendi'ye intisabı söz konusudur.
21:53Gitmiştir camiye sabah kalkar kalkmaz sonrasında Sümbül Sinan Efendi'nin camide vaaz verdiğini ve fakat Mustahiddin Musa Efendi şöyle bir şey yapmakta.
22:05Orada bir sütunun arkasında saklanmış ve orada kendisinin vaazını dinlemekte.
22:11Yani biz aslında şunu görüyoruz. Burada kendisinden önce yani camiye gidip bir sütunun arkasına saklanan Mustahiddin Musa Efendi'nin oraya geldiğini bilmiyor Sümbül Sinan Efendi.
22:22Burada bir vaaz verdiği bir ayeti kelimeyi yedi vecihten açıkladığı, buradaki yedi vecihi de hemen söyleyelim.
22:28Yani katmanlı bir anlama biçimi söz konusu. Burada bir işare tefsir de söz konusu.
22:33Şöyle söylemekte Sümbül Sinan Efendi. Bu anlattığımı siz de anladınız Musa Efendi de anladı veya bu anlattığımı siz de anladınız sütunun arkasında saklanan da anladı.
22:43Sonrasında bir şeyler daha bir izah daha yapıp bir şerh bir tefsir yaptıktan sonra bu anlattığımı siz anlamadınız ama Musa Efendi anladı demiştir.
22:52Sonrasında bu anlattığımı ne siz anladınız ne Musa Efendi anladı şeklinde söyledikten sonra Musa Efendi Sümbül Sinan Efendi'nin kendisi için doğru bir mürşit olduğu, gerçek anlamda bir usta olduğu, onun için onu yetiştirebilecek olan bir zat olduğuna karar vermiştir.
23:11Sümbül Sinan Hazretleri ile olan ilişkisi böyle başlamıştır.
23:14Fakat burada bu bölümü bitirmeden kendisine niçin Merkez Efendi dediğine dair iki tane rivayet söz konusudur.
23:22Bu rivayetin en azından bir tanesini bu bölümde ifade etmek, anlatmak isterim.
23:27Bu rivayet şöyledir.
23:28Bir gün bütün talebeleri yanında bulunurken, otururken Sümbül Efendi talebelerinin tamamına şunu söylemekte.
23:38Şu an Hızır Aleyhisselam geldi ve bu kapının dışında orada oturmaktadır.
23:43Talebelerinin tamamının oradan kalkıp, gidip Hızır Aleyhisselam ile görüşmek üzere gittiğini fakat Musa Efendi oradan kalkmamıştır.
23:52Sümbül Sinan Efendi ise kendisine sorar, evladım sen niye gitmedin diye sormuştur.
23:57Musa Efendi Musa da aslında o anda şöyle bir cevap vererek hem hocasıyla olan ilişkisini ifade etmiş,
24:04hem de bize kendisine niçin Merkez Efendi dendiğine dair o rivayetin iki rivayetten, birkaç rivayetten bir tanesinin gelmesini sağlamıştır.
24:13Efendim o Hızır Aleyhisselam olabilir fakat benim mürşidim, benim hocam, benim ustam sizsiniz.
24:20Dolayısıyla ben bu yüzden gitmedim demiştir.
24:23Sümbül Sinan Hazretleri de evet şimdi kendi merkezini buldun demiştir.
24:29Bundan sonra kendisine Merkez Efendi denmesine dair en temel rivayetlerden bir tanesidir.
24:34Bugün aslında bu menkıbeyle beraber biz Merkez Efendi'ye niçin Merkez Efendi dendiğini anlamaya çalıştık.
24:42Bununla beraber Hazire'de çok önemli insanlar bulunmakta.
24:46Bu Hazire gerçekten İstanbul'daki en önemli Hazirelerden bir tanesi.
24:49Fakat bu Hazire'yi belki bir başka bölümde ifade edebiliriz.
24:53Çünkü hakikaten çok fazla uleman sınıfından, meşayihten, yine Sümbülüye tarikatının önemli isimlerinden, Merkez Efendi'den sonra bu tarikatta önemli işler yapmış.
25:04Zatların neredeyse büyük bir kısmı burada hatta birkaç kısmı türbenin iç kısmında da metfun olarak bulunan insanlar var.
25:10Fakat burada bir su kuyusu mevcut, su kuyusuyla beraber aslında biz Merkez Efendi'nin hocası vefat ettikten sonra, Sümbül Sinan vefat ettikten sonra tekkeyi niçin buraya yaptırdığını da biz biliyoruz.
25:24Bunun sebeplerinden bir tanesi anlatılan menkıbe, en başta da söylediğim üzere bunlarla birlikte niçin yapıldığına dair temel bir fikir de vermekti.
25:32O da şöyle, Merkez Efendi'nin burada yerin altından su sesi duyuyorum, buraya bakalım dendiğine dair bir rivayet söz konusu.
25:40Sonrasında buraya kazdıklarında, evet yerin altında bir su sesi gelmekte.
25:46Dolayısıyla bizim de şu an burada en azından kuyunun bir kısmını gördüğümüz su, muhtemelen Bizans döneminden kalma bir ayazma mevcut, çilehane ile beraber.
25:56Fakat burada şu karın tam suyun üstüne yağması da gerçekten güzel bir görüntü oluşturuyor.
26:02Bir menkıbe olarak niçin külliyenin buraya yapıldığına dair temel rivayetlerden bir tanesi.
26:08Sonrasında bu bölgeye Merkez Efendi denmesinin de temel sebebi aslında Merkez Efendi Hazretlerinden gelmekte.
26:17Biz bugün burada, bu semte niçin Merkez Efendi denmiştir?
26:20Çünkü böyle bir zatın burayı şekillendirmiş olması, burayı tırnak içerisinde ıslah etmiş olması, Mustihittin isminden, burayı bir nevi ihya etmiş olması,
26:31insanlara hem maddi anlamda bir deva olması ki Mesir Macudu'nun icadı olduğunu da, mucidi olduğunu da biz biliyoruz Merkez Efendi olduğunu.
26:43Bu anlamda bölgeye vermiş olduğu bu enerjiyi katmış olduğu bu manevi değerle birlikte buranın adı da Merkez Efendi olarak anılmıştır.
26:51Benim de aslında kendi anlam dünyamda önemli bir yere oturmakta.
26:55Çünkü her sene bahar geldiğinde Manisa'da Mesir şenlikleri yapılır.
27:00Merkez Efendi camisi de vardır, Sultan Camii de vardır.
27:03Merkez Efendi'nin hem Manisa ile İstanbul arasındaki bu ilişkisi bende önemli bir yere oturmakta,
27:09hem de Merkez Efendi'nin İstanbul'da bir semt olarak isminin verilmesi, tasavvufta önemli bir yere oturması,
27:17İslam ilimlerinde en azından Kadir Beydavi tefsirini ezberden biliyor olduğuna dair rivayetler,
27:22İslam ilimleriyle uğraşan birisi açısından da çok kıymetli olduğunu vurgulamak isterim.
27:27Bu bölümde temel olarak yapmak istediğim şey de şuydu,
27:30Burada bir menkıbenin yani bir hikayenin menkıbeye dönüşmesi,
27:38bir tasavvuf erbabının Mimar Sinan'la bütünleşmesi,
27:42Kanuni Sultan Süleyman'ın kız kardeşi Şah Sultan'ın burayı yaptırmış olması,
27:47Sedefkar Mehmet Ağa'nın yine Sultan I. Ahmet'in mimarlarından birisi,
27:52Sultan Ahmet Camii'nde de biz bunu görmekteyiz, bir darül kurra yaptırmış olması,
27:57Aslında bu bölgeyi, bu camiyi önemli bir noktaya taşıyan unsurlardan bir tanesiydi
28:03ve biz burada en temelde birçok kümenin kesiştiğini,
28:08bu kümelerden birisinin İslam ilimleri olduğunu,
28:12bununla birlikte merkez efendinin yani tasavvufun fıkıhla,
28:15medresenin tekkeyle, siyasetin estetikle,
28:20bir Kanuni'nin kız kardeşinin Mimar Sinan'ından ricası üzerine buranın yaptırılmış olması,
28:27aslında bütün tarihi yani 16. yüzyıldan itibaren günümüze kadar gelmiş olan
28:33bu tekkeyle birlikte caminin, tevhidhanenin bizim için ne anlam ifade ettiğini
28:38hep birlikte anlamaya çalıştık.
28:41Şu an tam olarak türbenin önüne kadar gelmiş bulunduk.
28:44Bütün bunlarla beraber yolumuzun düştüğü,
28:47bu nokta merkez efendi hem semt olarak hem bir zat-ı muhterem olarak
28:51hem de İstanbul'un anlam dünyasına bir çeşit anlam katan,
28:56ona rengini bulandıran önemli şahsiyetlerden birisi olarak yolumuz buraya düştü.
29:02Harika bir kış günü, müthiş bir kar yağıyor.
29:05Bugün burada bulunmak hakikaten önemli bir gün olması açısından bize çok değer kattı.
29:11Çünkü böyle bir günde anlattığım hikayelerle benim içim ısındı.
29:15Her ne kadar ellerim üşüse de içimin ısındığını, kalbimin ısındığını ifade edebilirim.
29:19Çünkü tarihte yaptığınız herhangi bir yolculukta yolunuz önemli isimlere düştüğünde
29:24hayata anlam katan ve o anlamın, o ışığın bugün hala bizimle birlikte olduğunu bilmek
29:31bizi ısıtan, önümüzü aydınlatan, yolumuzu aydınlatan en önemli göstergelerden,
29:37en önemli unsurlardan bir tanesidir diye düşünmekteyim.
29:40Tarihte çıktığımız bir yolculukta bugün Merkez Efendi Hazretlerinin misafiri olduk.
29:46Bu şehre, bu kadim şehre, bu güzel şehre, bu güzel zatlara, bütün tarihimize,
29:52bütünüyle birlikte hep beraber sahip çıkmamız gerekiyor.
29:55Çünkü biz aslında geçmişi yok sayarak, bütün tecrübeleriyle,
30:00bugüne kadar var olan bütün geçmişi kastediyorum,
30:03bütünüyle bunları yok sayarak bir yere varamayız.
30:05Fakat bütün bu güzelliklerle birlikte sahip çıktığımızda,
30:09bunun bizim için anlamı olduğunu bildiğimiz zaman,
30:13hazirede yatan zatların bugün tırnak içerisinde bizimle birlikte var olmaya devam ettiklerini,
30:19o kitabelerin aslında bugün de bizim için önemli olduklarını,
30:25yani burada bir külliye olarak inşa edilmiş,
30:27yaklaşık olarak 500 yıldır ayakta bulunan böyle bir esere sahip çıkmanın önemini
30:32hep birlikte aslında hissediyoruz.
30:34Tarihte çıktığımız bir yolculukta, az önce de söylediğim gibi Merkez Efendi'nin misafiriydik.
30:40Buraya yolunuz düşerse, hem hazirede yatan zatlar,
30:43hem arkamda bulunan türbede Merkez Efendi Hazretlerine bir fatiha okumadan geçmeyin.
30:49İstanbul'a, bu kadim şehre, bu güzel şehre hoşça bakın.
31:04İzlediğiniz için teşekkür ederim.
31:34İzlediğiniz için teşekkür ederim.
32:04Vakıf katılım tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sundu.
Yorumlar

Önerilen