- 9 saat önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:28İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:30Burası çok fazla insanların ziyaret ettiği noktalardan bir tanesidir.
01:35Merkez Efendi isminin nereden geldiğine dair birkaç tane menkıbe olduğunu bir önceki programda söylemiştik.
01:41Hatta bir tanesini orada anlatmıştık.
01:43Fakat bugün burada Merkez Efendi denmesinin sebeplerinden bir tanesi olan bir hikayeyi, bir kıssayı, bir menkıbeyi sizinle paylaşmak istiyorum.
01:52Bu hikayede Merkez Efendi bir gün hocası Sümbül Sinan Hazretleri'nin yanında bütün talebelerle birlikte oturmuş ders almaktadırlar.
02:00Bu ders esnasında Sümbül Sinan Hazretleri bir süreliğine siz bir güce sahip olsanız bu dünyada neyi değiştirmek istersiniz gibi temel
02:14bir soru sormakta.
02:15Bu soru karşısında bütün talebelerim birer birer cevap vermeye çalışıyorlar.
02:20Yani burada ben olsam işte dünya üzerinden şunu kaldırırım.
02:24Bir başkası kötülüğe dair bir şeyi değiştirmek istediğini, bir başkası ben düzende böyle bir değişiklik yapmak isterdim gibi cevaplar vermekte.
02:33Şimdi Merkez Efendi olmadan önce Musluiddin Musa şöyle bir cevap vermiştir.
02:38Hocam ben hiçbir şeye dokunmam, her şeyi olduğu gibi bırakırım, her şeyi merkezinde bırakırım gibi bir cevap vermekte.
02:46Bunun karşısında Sümbül Sinan Hazretleri niçin hiçbir şeye dokunmazsın ve her şeyi olduğu yerde bırakırsın, merkezinde bırakırsın gibi bir şey
02:54söylemiştir.
02:55Burada Merkez Efendi ben onu bu şekilde yaratan, onu bu şekilde düzen içerisinde bırakandan daha iyi bilmiyorum gibi bir cevap
03:05vermiştir.
03:05Bununla birlikte bundan sonra senin adın Merkez olsun, Merkez Efendi olsun anlamına gelen böyle bir cümlenin, böyle bir hikayenin bize
03:14kadar tevarüs ettiğini biz bilmekteyiz.
03:16Hatta Kanuni Sultan Süleyman'la olan yakınlığı ta Manisa'da başlamaktadır.
03:20Bu Manisa'daki birliktelik İstanbul'a kadar devam etmiş ve hatta Kanuni Sultan Süleyman'ın kendisinden bizim merkez diye bahsettiği de
03:28rivayet olunmuştur.
03:30Burada şunu da ifade edelim, yani Ebu Suud Efendi'nin cenaze namazını kıldırdığını, cenaze namazının Fatih Camii'nden kaldırıldığına dair
03:40de bilgiler mevcuttur.
03:42Ebu Suud Efendi'nin kendisi hakkında en temelde söylediği şey bu dünyada riyasız bir kimse vardıysa o da Merkez Efendi
03:52'ydi şeklinde bir rivayet olduğuna dair de bizim en temelde bilgimiz söz konusu.
03:57Burada Merkez Efendi'nin aslında çok önemli bir şahsiyet olduğunu, İstanbul'un manevi dünyasına hem medreseye hem tasavvufa ciddi etkileri
04:07olan bir zat olduğunu biz kendisi hakkında yazılanlardan bilmekteyiz.
04:12Şunu da hemen belirtelim, kendisinin günümüze aktarılan matbu yani bir kitap olarak bir eser bırakmadığını,
04:19fakat kendisinden rivayet edilen birkaç tane şiir olduğunu Merkez Efendi'den sonra burada görev yapan Şeyh Efendi'lerin kendisi hakkında anlattıklarının
04:27bir kısmı günümüze ulaşmıştır.
04:29Merkez Efendi Türbesi İstanbul'da en fazla ziyaret alan yerlerden birisi olduğunu söylemiştik.
04:35Bugün de bu soğuk havaya rağmen Merkez Efendi Türbesi hala daha insanları çekmekte ve burada insanların gelip kendisinden bir şekilde
04:43işte Fatih'e okuduklarını, bir türbe ziyareti yaptıklarını biz görmekteyiz.
04:47Burada şunu da ifade edelim, yani buranın yapımında Sümbül Sinan Hazretleri'nin vefatından sonra buraya bir tekke külliye yapma ihtiyacının
04:58hasıl olduğunu kendisi fark etmiş
05:00ve bununla birlikte de şöyle bir şey söz konusu, burada yerin altından bir ses gelmekte, bir su sesi duyuyorum şeklinde
05:06bir rivayet söz konusu.
05:08Sonrasında kazıp baktıklarında evet burada bir kuyu var ve muhtemelen Bizans döneminde de yapılmış Ayazma ile birlikte suların bulunduğu,
05:15hala aslında çok büyük bir su arazisi üzerine kurulu olduğunu bilmekteyiz.
05:20Fakat bununla beraber buranın ziyaretçi almasının ardında da bu suyun, bu çeşmelerin şifalı su olduğuna dair de bir bilgi söz
05:29konusu
05:30ve insanlar hala daha arka tarafta bulunan kuyuya gelip kimisi para atıyor, kimisi teberrüken bazı şeylerin burada kendilerine bir bereket
05:38katacağına inandıkları şeyleri de yapmaktadırlar.
05:41Yani burada aslında şunu da görmekteyiz, Merkez Efendi'nin bize yardımcı olacak olan kelimemiz de bu arada hakeme kökünden türemiş
05:48olan
05:48hem hakim hem hakim hem de hem filozof anlamında hem doktor anlamında bir kelimenin varlığından bahsedebiliriz.
05:56Burada şunu da ifade etmek istiyorum.
05:58Yani bu şu an arkamda görmüş olduğunuz türbede yatan zatın hem aslında tıbba merakının olduğunu
06:04hem de tasavvufla beraber bir hikmet sahibi bir zat olmakla birlikte burada önemli bir merkez haline gelmiş olmasını da ifade
06:14edelim.
06:14Şu an arkamda görmüş olduğunuz bu kuyuya gelip insanların teberrüken de olsa işte para attıklarını buradan bir nevi şifa almak
06:22istediklerini biz görmekteyiz.
06:24Bunun ardında şu söz konusu yani bir yerde hekim yani hikmet sahibi bir insan hem de hikmetli aynı zamanda bir
06:31doktor
06:31bugünkü tabip anlamda diyebileceğimiz bir şey söz konusu.
06:34Burada bu kuyuyu ve çilehaneyi de birlikte gösterip caminin öbür kısmına da geçmek istiyorum.
06:40Burada şunu da ifade edelim mesir macununun mucidinin kendisi olduğunu bilmekteyiz.
06:45Yani Yavuz'un eşi Karun Sultan Süleyman'ın annesi Ayşe Hafsa Sultan'ın hastalandığı
06:49hastalıktan nasıl kurtulacağına dair bir arayış içerisinde olduklarında
06:54o sırada Manisa'da bulunan Merkez Efendi'nin gidip orada 41 çeşit bitkiden baharattan bir ilaç yaptığını
07:02ve bugün Manisa'da bunun mesir macunu olarak da kullanıldığını ve hala daha şenliklerle birlikte devam ettiğini de biz bilmekteyiz.
07:30Şu an yanımda görmüş olduğunuz türbede yatmakta olan Merkez Efendi'nin mesir macununun mucidi olduğunu,
07:36aslında bir tabip yönünün de olduğunu hem hikmet sahibi bir şeyh efendi hem Sümbüliye Tarikatı'nın önemli isimlerinden birisi,
07:45Sümbül Sinan Hazretleri'nin öğrencilerinden birisi olarak da Merkez Efendi aslında İstanbul'un manevi dünyasına ciddi anlamda bir imza bırakmış.
07:53Burada İstanbul'u etkileyen ve bu bölgeye isminin verilmesini sağlayan bir zattır.
07:59Burada bir ziyaret basamağı söz konusu yani insanlar camiden çıktığında burada Fatiha-i Şerifleri'ni okuyup devam edebiliyorlar.
08:07Asıl adının Musa Efendi olduğunu biliyoruz.
08:09Mustahiddin adının kendisinin ilk etapta gidip bir şeyh efendiden kendisinin aslında mürşidi olmasını talep etmişti.
08:17Biz bunu aslında bir önceki programda söyledik.
08:20Amasya'da bulunan bir muhtereme gitmişti.
08:22Fakat o sırada henüz nasibinin orada olmadığı ona kibarca ifade edilmiş
08:27ve dolayısıyla kendisinin nasibinin çok sonrasında şeye döneceğini, İstanbul'a geleceğinin bir işareti olmuştu.
08:34Fakat Mustahiddin adının o zat tarafından verildiğine dair de bir bilgi mevcut.
08:38Biz burada şunu da görüyoruz.
08:40Yani dini ilimleri ıslah edeceği anlamında Mustahiddin ismi kendisinin aslında bir nevi İslami ilimlerde bir behre sahibi olduğu,
08:48bir medresede okuduğunu ve medresede okuyan bir zat olarak yani bununla birlikte biz şunu da görüyoruz.
08:55Aslında bir alim de olması da söz konusu.
08:58Fakat şu an tam olarak burada bulunduğumuz yerde türbesinin hemen yanında şunu da ifade etmek istiyorum.
09:04Çünkü biz şunu biliyoruz.
09:06Burası Mevlana kapıya yani Mevlevihane'ye yakın bir dönemde aslında birbirine yakın çağdaş diyebileceğimiz iki tekkeyle alakalı bir şey söz
09:15konusu.
09:16Klasik dönemler için burada bir aslında bir çıkıntı diyebileceğimiz bir şey vardı.
09:20Bu çıkıntının önemi de şuydu Mevlevihane'deki Şeyh Efendi dervişleriyle birlikte buraya gelir Merkez Efendi Külliyesinde bulunan Şeyh Efendi'yi bayram
09:31namazında ziyaret ederlerdi.
09:32Ve burası aslında tam şu an bulunduğum nokta bayramlaşmanın gerçekleştiği noktalardan bir tanesiydi.
09:40Ve burada klasik fotoğraflardan benim gördüğüm şey şuydu aslında iki tarikatın birbirine olan hürmeti, saygısı ve sevgisinin gerçekleştiği yer olarak
09:50burasıydı.
09:51Yani bir Mevlevilik ve Sümbüliye tarikatının birlikte var olduğu bir bayramlaşma seromonisinin gerçekleştiği yer olarak burasının ayrıca bir önemi haiz
10:01olduğunu da belirtmiş olalım.
10:03Merkez Efendi İstanbul'da aslında Mimar Sinan'la beraber Kanuni Sultan Süleyman'ın kız kardeşi tarafından yaptırılan bir cami tevhithane birlikteliğinin
10:14en önemli örneklerinden bir tanesidir.
10:161925 yılında tekkelerin sırlanmasıyla birlikte tevhithane sadece cami olarak hizmet etmiş ve burada bu hizmetin devamı da gerçekleşmiştir.
10:26Gelin hep birlikte külliyenin geri kalan özelliklerini caminin içerisinde anlatmaya devam edelim.
11:01İzlediğiniz için teşekkür ederim.
11:03İstanbul'un önemli ağırlık merkezlerinden bir tanesindeyiz Merkez Efendi'de.
11:09Merkez Efendi tekkesi aslında bir külliye olarak inşa edilmiş.
11:13Şu anda da cami ve tevhithane olarak 1925'e kadar kullanılmış.
11:18Sonrasında tekkelerin sırlanmasından sonra sadece cami olarak kullanılan önemli olan bir merkezdir diyebiliriz.
11:25Merkez Efendi Hazretlerinin Sümbü Sinan Hazretleri ile olan ilişkisi aslında çok kıymetli.
11:30Biz buna daha önce değinmiştik.
11:32Adının niçin Merkez Efendi olduğuna dair iki tane rivayet olduğunu belirtmiştik.
11:37Bir rivayetin kendisi bir gün beldeye bir hızır gelir.
11:41Hızır Aleyhisselam'a Sümbü Sinan Hazretleri herkese bütün talebelerine hızırın geldiğini haberdar eder.
11:47Bununla birlikte talebelerin tamamı gider.
11:50Fakat Mustiğit'in Musa'nın gitmediği rivayet edilir.
11:53Burada Sümbü Sinan Hazretleri kendisine sorar.
11:56Sen niçin gitmedin?
11:57Herkes gidebilir.
11:59Hızır Aleyhisselam önemli birisidir.
12:01Fakat benim şeyhim, benim hocam, benim ustam sizsiniz der.
12:05Burada Sümbü Sinan Hazretlerinin kendisine evet sen merkezini buldun demesi üzerine artık ona Merkez Efendi dendiğini biz bir önceki programda
12:15konuşmuştuk.
12:15Bu programda da ifade ettiğimiz üzere burada kendisine niçin Merkez Efendi dendiğine dair diğer rivayet de her şeyi merkezinde bırakırdım.
12:24Buradaki düzen, bu kainattaki düzenin yaratıcısından daha iyi bilmiyorum gibi müthiş bir açıklama.
12:31Aslında kendisine Merkez Efendi'nin niçin Merkez Efendi dendiğine dair temel rivayet olsa da burada biz bir sufi bakış açısının,
12:41tasavvuftaki bir tasavvufi bir bakış açısının da bu menkıbe üzerinden günümüze kadar nasıl geldiğini aslında görmekteyiz.
12:48Cami ve tevhidhane olarak kullanılan bu yapının, bu külliyenin mimarı Mimar Sinan.
12:52Daha sonraki dönemlerde buraya bir önceki programda da ifade ettiğimiz üzere Darül Kurra yani Kariler,
12:59Kur'an okuyucular için de bir bölüm yapıldığı, bir müştemilat yapıldığını da belirtmiştik.
13:04Aslında bir vakıf kültürünün, bir vakıf eserinin devamı olarak uzunca yıllar tarihte yer etmiş ve günümüzde de hizmet eden çok
13:14önemli bir yerdir burası.
13:16İstanbul'da Merkez Efendi semtinde hala ayakta duran tasavvufun günümüzle, mimarinin günümüzle, dönemin siyasetinin günümüzle olan ilişkisinin aslında mücessem hali olarak
13:28da şu an burada ayakta durmaktadır.
13:31Biz şu an caminin hemen kıble tarafında bulunan Hazire'de, bir aslında Hazire'nin nasıl okunması gerektiğine dair de birkaç kelam
13:39etmek istiyorum.
13:40Fakat türbenin içerisinde de hemen ön tarafında Merkez Efendi'den sonra, Mustahiddin Musa Efendi'den sonra da burada postişinlik yapmış,
13:49yani tekkede hizmet etmiş Şeyh Efendilerin bir kısmının burada devam ettiğini,
13:53hatta Kılıçsoy ismiyle Hazire'de göreceğiniz insanların büyük bir kısmı Merkez Efendi'nin soyunu devam ettiren,
14:01onun soyundan gelen aslında torunları diyebileceğimiz insanların kendileridir.
14:05Dolayısıyla Kılıçsoy isminde göreceğiniz üzerinde de yazılıdır.
14:08Merkez Efendi'nin devamı olarak, onun ailesinden gelen insanlar olarak görmekteyiz.
14:13Burada aslında biz şunu görmekteyiz.
14:15Hazire'nin kendisi tarihi bir vesika olarak, bir tarih defteri olarak, hafızaların bizim önümüze serilmiş hali olarak,
14:23hatta bu mezarlık içerisinde bulunan mezar taşlarının üzerinde sümbüliye tarikatını sembolize eden,
14:32sümbül çiçekleriyle bezenmiş birçok mezar taşını da görmektesiniz.
14:36Yani bunu şunun için ifade ediyorum.
14:38Burada bu cami etrafında, bu tevitane etrafında hazirenin oluşması, hazirenin genişlemesi,
14:46caminin kendisiyle birlikte aslında bir dünya görüşünü, bir tasavvufi hayat bakış açısını,
14:52İslam'ın ahlaki boyutu diyebileceğimiz, yani ahlaken kendini geliştirmek isteyen insanların,
14:59hem ilmen hem irfan açısından geliştirmek isteyen insanların uğradığı bir kapı olarak,
15:05burası Merkez Efendi, tevithanesi aslında bütünüyle birlikte bugün hizmet etmekte.
15:10Yani şunu söyleyebiliriz.
15:12Bir merkez olarak burası, hem Merkez Efendi'nin isminden dolayı,
15:16hem de aslında gerçekten bir merkez, bir ortak nokta olmaklığıyla birlikte,
15:22İstanbul'da en fazla ziyaretçinin uğradığı noktalardan bir tanesidir.
15:26Bunların yanında aslında şöyle bir soru sorabiliriz.
15:28İstanbul'da bugün hala çok fazla ziyaretçi alan merkezler nerelerdir?
15:33Bunların başında hiç şüphesiz Eyüp El Ensari Hazretleri, Eyüp gelmekte,
15:38Fatih Sultan Mehmet'in türbesi gelmekte, bunlarla beraber Yuşa Hazretleri
15:42veya Sümbül Sinan Hazretlerinin tekkesi, Beşiktaşlı Yahya Efendi,
15:46aslında bu şahsiyetlerin önemli ortak özelliklerinden bir tanesi de şudur diyebiliriz.
15:50Bunların hem sufi, hem mutasavvuf, hem alim olmaları aslında bu kadar insanı hala cezbetmeleri,
15:58oranın bir merkez olması, bir cazibe merkezi olmasını da aslında bir başka anlamıdır diyebiliriz.
16:04Bununla beraber İstanbul'da niçin buralar, Merkez Efendi Camii gibi yerler insanların dikkatini çekmekte?
16:11Aslında yapıldığı ilk tarihten itibaren 1500'lü yıllarda şunu diyebiliriz,
16:16burada altta suyun geçtiğini, aslında bu suyun yerinin tespitini Merkez Efendi'nin yaptığı,
16:21tekkenin buraya inşa edilmesinin ardındaki temel sebebin de bunun üzerine inşa edilmiş olması tesadüfi değildir.
16:29Çünkü bu programda da ifade ettiğimiz üzere,
16:32hakim yani hem hikmet sahibi bir insan olmaklığı,
16:36hem de burada tıpla da ilgilenmiş olması ki mesir macununun mucidi demiştik kendisi,
16:41bununla birlikte aslında şunu söyleyebiliriz,
16:44insanlar hem maddi şifayı hem manevi şifayı bulabilecekleri yerlere giderler.
16:51Yani şunu söyleyelim, en temelde insan ihtiyaçlarıyla insandır.
16:56Fakat bu ihtiyaçları nasıl giderdiği onun insanlığının kalitesini gösterir.
17:01Ne demek istiyoruz?
17:02Burada yani en temelde herkes acıkır.
17:05Herkesin bir şeylere ihtiyacı vardır.
17:07Bu dünyada yaratılmış olmak aslında acziyetimizi de kabul ettiğimiz en önemli noktalardan bir tanesidir.
17:14Fakat insanın insan olmaklığı aslında insan doğulmaz ve sonradan olunan bir şeydir.
17:20Burada şunu ifade edelim,
17:21yani o insan olmanın bir kemal derecesini düşündüğümüzde,
17:25maddi ihtiyaçlarımız olduğu gibi manevi ihtiyaçlarımız da var.
17:29Fakat buraya geçmeden önce,
17:30insanın maddi ve manevi ihtiyaçlarına geçmeden önce,
17:32bu pencereden şu an arkamda görmüş olduğunuz mezarlıkta aslında Türkiye Cumhuriyeti dönemine de çok fazla şahitlik etmiş,
17:40önemli insanların yattığını da belirtelim.
17:42Yani ünlü şahsiyetlerden tutun devlet erkanına kadar,
17:45Türkiye'de başbakanlık yapmış Necmetin Erbakan'ın da burada yattığını bilmekteyiz.
17:48Dolayısıyla böyle karlı bir günde caminin kıble tarafında duran bu mezarlıkta,
17:54hem Türkiye'nin hem İslam dünyasının hem Osmanlı'da yaklaşık olarak 500 yıldır burada var olan,
18:00buraya hizmet etmiş insanların da,
18:02yani hem tekkeye, tevhidhaneye hem camiye hizmet etmiş insanların da burada metfun olduğunu bilmek,
18:08bana şunları hissettiriyor.
18:09En temelde buraya sonradan geldik ve İstanbul 1453'te fethedildi.
18:15Buranın bir İslam, bir Türk şehri olmaklığı,
18:18Fatih Sultan Mehmet'in kapıları açmasıyla,
18:20fetih açmak demek malumunuz,
18:23burayı açmasıyla birlikte burası bir Türk yurdu ve İslam yurdu oldu.
18:27Fakat buranın bir İslam yurdu olmaklığının elimizdeki en büyük göstergelerinden bir tanesi,
18:35hiç şüphesiz arkamda görmüş olduğunuz mezarlar ve mezar taşlarıdır.
18:39Yani burada şunu kastetmiyorum,
18:40mezar taşının kendisi üzerinde yazanı kastetmiyorum.
18:43Fakat bir geleneğin devamı olmak,
18:46gelen bir kümülatif o bilgiye,
18:49kültürün kendisine ek olmak.
18:51Burada bize bir aidiyet hissi kazandırır.
18:55Aslında bunu vurgulamak istedim.
18:57Çünkü arkamda görmüş olduğunuz şu an üzerine kar yağın,
19:01bu hazire bize bir devamlılığın,
19:04bize kadar gelmiş olan o kültürün devamı olduğumuzu da bize göstermekte.
19:09Çünkü bizler de bir gün vefat ettiğimizde şehrin bir mezarlığında orada defnedileceğiz.
19:15Ve aslında o mezarlık bizim için yani diğer bir adıyla ebedi istirahatgah ya da yani dar-ı hamuşan dediğimiz bir
19:23noktaya tekabül edecektir.
19:24Dolayısıyla geleneğin bir devamı olmak bize büyük bir aidiyet hissi kazandırmakta.
19:30Ve aslında şunu da ifade etmek istiyorum.
19:32Biz hani kimiz sorusu çok temel sorulardan bir tanesidir.
19:36En temelde biz kimiz sorusunu aslında dünyaya, yeryüzüne gelen bütün insanların tırnak içerisinde sorması gereken
19:44ve bu sorunun peşinde gidilmesi gereken bir soru olarak ele aldığımızda aslında hayatımızın en merkezinde yer alabiliriz.
19:52Bu biz kimiz sorusunu sormak aslında insanı diğer canlılardan, hayvanlardan ve bitkilerden ayıran en temel sorulardan bir tanesidir diyebiliriz.
20:03Çünkü burada hem bir kimlik arayışı hem bir insanın ne olduğuna dair temel soru bu soru ve etrafında ardından gelecek
20:13sorular üzerinden netleşebilir.
20:15Çünkü hayata bu dünyaya bir canlılık emaresi olarak gelmiş olan bir bitki ömrünün sonuna kadar kendisine tahsis edilmiş, verilmiş olan
20:24o süre boyunca bitki olarak devam edecektir.
20:26Veya yeryüzüne bir kedi olarak gelmiş olan bir canlı hiçbir zaman başka bir canlı olarak hayatiyetini devam ettirmeyecek.
20:34Yani kedi olarak devam edecek ve kedi olarak ölecek.
20:36Fakat yeryüzüne insan evladı olarak gelen bizler burada insanlığın bir kemali olarak yani insan olmaklık üzerinden düşündüğümüzde bir kemalat, bir
20:47yolculuk söz konusudur.
20:49Bu noktada biz kimiz sorusunun aslında cevapları çok nettir.
20:53Bir mezarlığa baktığımızda hem tarih sahnesinde kimiz sorusunun cevabını vermekte bu arkada görmüş olduğunuz mezarlık aynı zamanda bununla birlikte bu
21:02dünyada yaratılmış olmak.
21:04Yani ölümden sonra bir hayatın varlığını biz aslında bu tür bir mezarlık üzerinden de okuyabiliriz.
21:10İslam düşüncesi içerisinde biz kimiz sorusu, nereden geldik, nereye gidiyoruz sorularına en aslında kıymetli, en değerli veya en tatmin edici,
21:23doyurucu cevapların büyük oranda tasavvufi metinler içerisinden verildiğini biz görmekteyiz.
21:30Burada şunu kastediyorum.
21:31En temelde insan ölümsüz olma isteğini doğuştan kendisiyle birlikte getirir.
21:37Yani insan ölmek istemeyen bir canlıdır.
21:39Burada ölümsüzlük isteğinin çok doğal, çok fıtri, bununla beraber aslında bizim bir parçamız olduğunu kabul ettiğimizde bu ölümsüzlük isteğimizi bir
21:51susuzluk gibi düşünün.
21:52Susuzluğu giderebilmemiz için bizim su içmemiz lazım.
21:55Dolayısıyla bu ölümsüzlük isteğimizi nerede ve nasıl tatmin edeceğimiz sorusu bütün toplumların, tarihte yaşamış bütün insanların, burada buraya kadar gelmiş
22:06bütün aslında biraz düşünmeyi başarabilen her insanın araması gereken ve bunun cevabını bulunması gereken bir soru olarak karşımıza çıkmakta.
22:17Biz bu ölümsüzlük isteğimizi nerede tatmin ederiz ve bunu nasıl başarırız?
22:22En temel soru budur.
22:23Bütün kültürler içerisinde buna cevabı salt entelektüel olarak vermeye çalışan filozoflar olmuştur, mutasavvuflar olmuştur ve din bilginleri olmuştur.
22:35Burada şunu hemen ifade edelim.
22:37Yani şu an tam olarak bir tevithanenin 1925'e kadar tevithane olarak kullanılmış bir mabedin şu anda bir cami olarak
22:45kullanılan ve aslında tasavvufla doğrudan bağlantılı iki ismin Sümbül Sinan Hazretleri'nin ve Merkez Efendi'nin hizmet ettiği, Merkez Efendi
22:53'nin oluşturduğu, Mimar Sinan'ın yaptığı bir mabed içerisinde biz bu soruya cevap arayabiliriz.
22:59Bu soruya cevabın tasavvuf içerisinde aranmasının en önemli sebebi şudur diyebilirim.
23:05Çünkü Sufiler ölümden sonra bir hayatın olduğuna bütün inananlar gibi onlar da inanmakta.
23:12Fakat bir hadis-i şerif üzerinden ölmeden önce ölünüz, sırrını yakalayabilmek için aslında dervişler bu hayatın geçiciliğinin farkındalığı en yüksek
23:24zümre olarak tanımlansa yanlış olmaz diye düşünüyorum.
23:27Dolayısıyla bizim ölümsüzlük isteğimizde nasıl ki susuz olduğumuzda, susadığımızda, susuzluğumuzu giderecek olan şey nasıl ki suysa,
23:36Sufiler bunun ancak Cenab-ı Hak'la, Hazreti Peygamber'in öğrettiği metotla, bu hadis-i şeriflerle, Kur'an'ın temel
23:45ilkeleriyle bunu, bu dünyadaki ölümsüzlük isteğimizi ancak bunlar üzerinden aşabileceğimizi ve aslında bu farkındalığı en yüksek zümre olarak hem entelektüel
23:57düşünce tarihi içerisinde hem pratik hayat içerisinde çok fazla örneğini görmekteyiz.
24:03Bunu hem bir tabip olarak düşündüğümüzde Merkez Efendi hem de onun bir hikmet sahibi bir şeyhefendi olduğunu düşündüğümüzde de yine
24:12Merkez Efendi bir ağırlık merkezi olarak bize şunu ifade etmekte.
24:16Yani İstanbul'da yolunuz düştüğünde Merkez Efendi semtine geldiğinizde bütün bu düşüncelerle birlikte aslında şunu görebilirsiniz.
24:25Burası insanın ihtiyaçlarını derdine deva olabilecek bunun su üzerinden sembolize edildiğini unutmadan buradaki su işte efendime söyleyeyim buradaki suyun şifalı
24:36olmaklığını da düşünün insanın hem maddi hem manevi ihtiyaçları vardır demiştim.
24:41Dolayısıyla bu iki ihtiyacı birden karşılamaya namzet diyelim en azından yerlerdir buralar.
24:48İnsanın susuzluk ihtiyacını giderdiği gibi ölümsüzlük ihtiyacını da ancak bir sanat eseri üzerinden o sanat eserinin sanatkarla kurduğu ilişki üzerinden
24:58yapabilir diyebiliriz.
24:59Burada sanatkarla sanat eseri arasındaki bağlantıyı nasıl ki burayı bir mimar Sinan inşa ettiyse buranın nasıl ki manevi inşasında Merkez
25:11Efendi onun banisi diyebileceğimiz Şah Sultan buranı devam ettiren posneşinler, dervişler ve bugün cami cemaatiyle birlikte burası nasıl ayaktaysa insan
25:21bu merkezlerde öğrendiği aslında tasavvufi hakikatlerin,
25:25İslami hakikatlerin insanın hem bu dünyasına hem de bu dünyadan sonrasına ne kadar anlam katabileceğini biz bugün tarihte çıktığımız yolculukta
25:36yolumuzun Merkez Efendi tekkesine ve külliyesine düşmesiyle bir kez daha hatırladık.
25:41Tarihte çıktığımız bu yolculukta bugün aslında toplamda iki bölümde Merkez Efendi'yi, Sümbül Sinan Hazretlerini, Merkez Efendi'nin Denizli'de doğmuş
25:51olması, Manisa'daki süreci, Manisa'daki mesir macununun mucidi olması,
25:56aslında bir yandan da tıpla ilgileniyor olması, sonrasında Bursa'da aldığı eğitim ve İstanbul'daki eğitimiyle birlikte tamamlanan eğitim hayatı,
26:06ondan sonraki süreçte ise bir şeyh efendi arayışına girmesi, bir mürşit bir hoca arayışına girmesi, kendisine henüz nasibinin başka yerde
26:14olduğunun bildirilmesi,
26:16İstanbul'a ilk geldiğinde başka bir dergahta aslında oraya müntesip olması, sonrasında Sümbül Sinan Hazretleri ile tanışma hikayesi, gördüğü rüya,
26:27kendisine niçin Merkez Efendi dendiğini biz bu bölümlerde anlamaya çalıştık.
26:31En temelde Merkez Efendi için şöyle bir şey diyebiliriz, burada yanılıyor olmayız diye düşünüyorum,
26:38medreseden tekkeye bir geçiş süreci, aslında hem ilim hem irfan sahibi bir zatın İstanbul'a bir hizmetinden bahsettik
26:47ve burada yapılmış olan tekkenin aslında bölge olarak da önemli bir yer olduğunu tekrardan vurgulamak isterim.
26:54Bugün burada aslında bütün bunların özeti halinde bizlere tarihten tevarüs ettiğimiz önemli bir şeyi hatırlattı.
27:01Hatırlattığı şey en temelde şuydu, yani tarihi bilmek, tarihte var olmak hem bugünü hem geleceği inşa eden en önemli unsurlardır.
27:12Merkez Efendi'nin yani 1500'lü yılların ortalarında 16. yüzyıldan günümüze kadar devam eden bu koca külliyeyi birlikte anlamaya çalışmak
27:22aslında hem bugünü hem yarını da anlamamıza vesile olacaktır.
27:27Dolayısıyla İstanbul'a, bu güzel şehre, tarihimize hep birlikte sahip çıkmak dileğiyle.
27:33Hoşçakalın.
28:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
28:50İzlediğiniz için teşekkür ederim.
29:15Vakıf Katılım tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sundu.
29:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
29:20İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar