- 11 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.
“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.
Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:13Müzik
00:16Herkese merhaba.
00:18Bir önceki bölümde İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisine Hudeybiye Anlaşması'na değinmiştik.
00:26Bu bölümde ise Hudeybiye sonrası yaşanan gelişmeleri ele alıp bu gelişmelerin yansımalarını değerlendireceğiz.
00:35Ele alacağımız ilk husus İslam'ı bilinir kılma girişimi bir diğer ifadeyle İslam'a davet mektupları.
00:43Hazırsanız başlayalım.
00:46Hazreti Peygamber Hudeybiye Anlaşması'yla sağlanan barış ortamından istifade ederek başta dönemin iki büyük devleti olan Doğu Roma ve Sasaniler
00:56olmak üzere komşu ülkelerin hükümdar ve yöneticilerine Hicaz'da yaşanan son gelişmeleri bildirmeye karar verdi.
01:04Bu doğrultuda İslam dininin içeriğini ve ilkelerini, Müslümanları ve onların siyasi konumunu, ayrıca bölgede meydana gelen gelişmeleri özetleyen mektuplar kaleme
01:17aldı.
01:18Dönemin iki süper gücü başta olmak üzere çevre hükümdar ve valilere yazılan mektupların doğrudan büyük bir siyasi dönüşüm meydana getirmesi
01:27elbette beklenemezdi.
01:29Diğer bir ifadeyle yalnızca bir mektup üzerinden Doğu Roma ve Sasani hükümdarının Müslüman olması pek mümkün değildi.
01:40Hazreti Peygamber'in asıl hedefi Arap Yarımadası'nın siyasi ve ekonomik gücünün artık Müslümanların elinde olduğunu bildirmek ve yeni oluşan
01:52siyasi düzende Müslümanları masadaki meşru aktörlerden biri haline getirmekti.
01:59Bu çerçevede Hazreti Peygamber'in girişimi, komşu coğrafyaları İslam'dan haberdar etme, İslam'ı uluslararası gündeme taşıma,
02:10onun konuşulan ve dikkate alınan bir olgu haline gelmesini sağlama teşebbüsü olarak değerlendirilebilir.
02:18Böylece İslam'ı bölgesel bir hareket olmaktan çıkarıp küresel bir aktöre dönüştürme yolunda ilk adım atılmış oluyordu.
02:29Bu mektuplarla hedeflenen bir diğer hususta İslam hakkında bir farkındalık oluşturarak ileride yaşanacak gelişmelerin şaşkınlıkla karşılanmasını ve
02:41nereden çıktı bu İslam?
02:43Kimdir bu Müslümanlar gibi sorulara yol açacak bir bilgisizlik zemininde karşılanmasını önlemekti?
02:52Hazreti Peygamber çevre hükümdarları mevcut durumdan haberdar etmek ve İslam'a dair bilgi eksikliklerini gidermek amacıyla gönderdiği bu mektupların,
03:02ki bunlar esasen resmi diplomatik belgelerdir, ciddiyetle karşılanması için dönemin bürokratik teamüllerine uygun hareket etti ve uluslararası diplomasi kurallarını gözetti.
03:17Nitekim Bizans'ta mühürsüz mektupların resmi muamele görmediğini öğrenince,
03:22üzerinde Muhammed Resulullah ibaresi bulunan yüzük şeklinde gümüş bir mühür yaptırarak yazışmalarını bu mühürle göndermeye başladı.
03:35Hazreti Peygamber'in Hudeybiye sonrası başlattığı diplomatik açılım yalnızca mektuplarla değil,
03:41bu mektupları taşıyan elçilerle de anlam kazandı.
03:45Gönderilen her isim hem güvenirliği hem de temsil kabiliyetiyle seçilmişti.
03:52Çünkü bu mektuplar Medine'nin uluslararası sahneye çıkış belgeleri niteliğindeydi.
04:00Bu çerçevede sahabeden Dıhya bin Halife el-Kelbi Doğurama İmparatoru Heraklios'a gönderildi.
04:08Heraklios, mektubu Kudüs'te bulunduğu sırada okudu.
04:12Her ne kadar İslamiyet'i kabul etmemiş olsa da elçiyi iyi şekilde ağırlaması ve hediyelerle geri göndermesi,
04:20Bizans'ın Medine'deki yeni siyasi aktörü ciddiye aldığını göstermektedir.
04:26İran'a gönderilen Abdullah bin Huzafez Sehmi ise çok daha sert bir tepkiyle karşılaştı.
04:34Kisra 2. Hüsrev Perviz mektubu öfkelendi ve Yemen valisi Bağzan'a
04:41Hazreti Muhammed'in yakalanarak kendisine gönderilmesini emretti.
04:47Bağzan'ın iki adamı Medine'ye ulaştığında Hazreti Peygamber onlara Kisra'nın öldürüldüğünü bildirdi.
04:54Bu haber kısa süre içinde Yemen'e ulaştı ve Bağzan İslamiyet'i kabul etti.
05:00Böylece İran idaresindeki Yemen fiilen İslam dünyasına katılmış oldu.
05:08Habeşistan'a gönderilen Amr bin Ümeyyed Damri'nin taşıdığı mektup ise farklı bir karşılık buldu.
05:15Necaşi Ashamen'in İslamiyet'i kabul ettiği rivayet edilmektedir.
05:20Hazreti Peygamber'in onun vefatı üzerine Medine'de gıyabi cenaze namazı kıldırmış olması,
05:25bu ilişkinin sıradan bir diplomatik temasın ötesine geçtiğini göstermektedir.
05:32Mısır Mukavkısı'na gönderilen Hatip bin Ebu Belta da benzer şekilde saygılı bir muamele gördü.
05:40Mukavkız İslamiyet'i kabul etmemiş ancak elçiyi onurlandırmış, değerli hediyelerle birlikte Medine'ye göndermiştir.
05:51Mektupların içeriği incelendiğinde Hazreti Peygamber'in bilgi birikimi ve siyasi kabiliyeti hakkında fikir sahibi olunmaktadır.
05:59Hazreti Peygamber güçlü bir siyasal ve diplomatik akla sahiptir.
06:05Mektupların muhataplara göre farklı içeriklere sahip olması özellikle dikkat çekicidir.
06:13Hristiyan teolojisini bilen Heraklios ve Necaşi'ye gönderilen mektuplarda Ali İmran suresinden alıntılar yapılırken,
06:20mecusi olan İran kisrasına yazılan mektupta böyle bir vurgunun bulunmaması,
06:26Hazreti Peygamber'in muhatabın inanç dünyasını dikkate alan bilinçli bir dil kullandığını göstermektedir.
06:35Gastani Kralı Haris bin Ebu Şemir mektuba sinirlendi ve Müslümanlara karşı saldırmak için hazırlık yaptı.
06:43Ancak Bizans hükümdarının izin vermemesi üzerine bundan vazgeçmek zorunda kaldı.
06:50Elçiler vasıtasıyla İslam'ı bilinir kılma sürecinin en üzücü olayı,
06:55Bu sıra emirine gönderilen elçi Haris bin Umeyr'in,
07:00Gassani'lerin Mu'te valisi Şurahbil bin Amr tarafından şehit edilmesi olmuştur.
07:05Bu olay Mu'te savaşının doğrudan sebebi olmuştur.
07:10Gelelim ikinci başlığımıza ve Müslümanlar açısından zorunlu bir göreve değinelim.
07:19Evet, Hudeybiye Antlaşması Mekke'nin saldırganlığını durdurmakla kalmamış,
07:26Müslümanlar için yeni bir stratejik alanda açmıştı.
07:30Anlaşmanın sağladığı güvenlik ve hukuki zemin,
07:33Uzun süredir bir tehdit olarak varlığını sürdüren başka bir güç odağının bertaraf edilmesini mümkün hale getirdi.
07:42Kaynikoğulları ve Nadiroğulları'nın çıkarılmasıyla,
07:46Yahudilerin Medine'deki etkinlikleri azalmıştı.
07:49Bununla birlikte, Medine'ye yaklaşık 180 km uzaklıktaki Hayber'de toplanan Yahudiler,
07:56burada yeni bir merkez oluşturmuştu.
07:59Sağlam kaleleri, verimli hurmalıkları ve askeri kapasitesiyle Hayber,
08:05Müslümanlar açısından yalnızca bir yerleşim yeri değil,
08:10potansiyel bir tehdit üssü haline gelmişti.
08:14Nadiroğulları Medine'den ayrılırken,
08:16kabilenin ihtiyaç akçesi niteliğindeki yardımlaşma sandıklarını da beraberlerine götürmüşlerdi.
08:23Bedir sonrası Ebu Süfyan'ın kervandan elde edilen geliri,
08:27İslam karşıtı faaliyetlerin finansmanı için kullanması gibi,
08:32Nadiroğulları da var olan ortak birikimlerini,
08:35Müslümanlarla mücadeleye sermaye yapacaklarını söylüyorlardı.
08:40Hayber'de toplanan Yahudi gücü yaklaşık 20 bin kişilik silahlı bir potansiyele sahipti.
08:48Suriye ticaret yolunu tehdit edecek bir konumda bulunmaları,
08:52onları sadece askeri değil, ekonomik bir risk unsuru haline de getiriyordu.
08:59Bununla da yetinmeyerek,
09:01bir yıllı kurma mahsulü karşılığında Gatafanlıları kendi yanlarında savaşa çağırmış,
09:06Mekkeli müşriklere de lojistik destek sağlamışlardı.
09:12Hendek Savaşı sırasında yaşanan güvensizlik ortamı,
09:16Hayber Yahudilerinin müşrik Araplarla doğrudan ortak harekat yapmasını zorlaştırmıştı.
09:22Bu nedenle Müslümanlarla hesaplaşmayı,
09:25yalnızca Yahudilerden oluşan bir askeri güçle,
09:29Medine üzerine yürüyerek gerçekleştirmeyi planladılar.
09:33Hazreti Peygamber, Hayber'deki bu hareketliliği yakından takip ediyor,
09:38gelen haberleri teyit etmek üzere özel bir istihbarat ağı işletiyordu.
09:44Elde edilen bilgiler, saldırı hazırlıklarının gerçek olduğunu ortaya koyuyordu.
09:50Bu şartlar altında Hayber'deki yapılanmanın daha büyük bir tehdide dönüşmeden,
09:55etkisiz hale getirilmesi zorunlu hale geldi.
09:59Bu noktada Hudeybiye Anlaşması ve Kureyzaoğulları hadisesi Müslümanlar açısından kritik bir avantaj sağlamıştı.
10:07Mekkeli müşriklerle Hayber Yahudileri arasında fiili bir müttefiklik ilişkisi bulunuyordu.
10:15Normal şartlarda taraflardan birine yönelik saldırı,
10:18diğerinin devreye girmesi anlamına gelirdi.
10:23Ancak Hudeybiye Anlaşması'nın ilgili maddesi,
10:27Mekkelileri tarafsız kalmaya mecbur bırakıyor ve bu ittifakı fiilen devre dışı bırakıyordu.
10:37Kureyzaoğullarından kalan silah ve atların da kullanılmasıyla,
10:41sefer için gerekli askeri ve lojistik altyapı oluşturulmuştu.
10:44Sefer hazırlıkları sırasında sonucu Müslümanların lehine gören bazı kimseler,
10:51sadece ganimet beklentisiyle orduya katılmak istediklerini bildirdiler.
10:57Hazreti Peygamber bu talebi kesin bir şekilde reddetti.
11:01Çünkü hedef birliği olmayan bir kalabalığın,
11:05ordunun bütünlüğüne ve mücadele azmine zarar vereceğini biliyordu.
11:09Bu nedenle yalnızca Hudeybiye'ye katılmış olanlardan oluşan,
11:14yaklaşık 1400 piyade ve 200 süvarilik bir kuvvetle yola çıkıldı.
11:20Yaralıların bakımı, yemek ve lojistik hizmetler için 20 kadınla sefere dahil edilmişti.
11:28Kuşatmanın başlamasıyla birlikte,
11:31kaleler halindeki Hayver'de kontrolü ele geçirmenin yüksek düzeyde bir motivasyon,
11:36azim ve kararlılık gerektirdiği anlaşıldı.
11:41Gerçekleştirilen askeri hamleler,
11:43beklenen sonucu vermekte yetersiz kalıyordu.
11:48Pek çok kabilenin gözünün Medine üzerinde olduğu bir ortamda,
11:52ordunun şehirden uzun süre uzak kalması,
11:55geride bırakılan Müslüman nüfus açısından ciddi bir güvenlik riski doğuruyordu.
12:00Bu sebeple, kuşatmanın uzamasını önleyecek ve sonucu hızlandıracak bir stratejik manevraya başvuruldu.
12:09Hayber Yahudileriyle ittifak halinde bulunan,
12:13Gatafan kabilesinin yurduna baskın düzenlendiği ve geride kalanlarla birlikte,
12:19tüm varlıklarını kaybettiklerine dair bir haber,
12:23dillendirilmeye başlandı.
12:25Bu haber, Gatafanlılar üzerinde büyük bir panik ve moral çöküntüsü meydana getirdi.
12:32Aileleri ve mallarını kaybettikleri endişesiyle,
12:37Hayber'den derhal ayrılarak yurtlarına döndüler.
12:41Yurtlarına vardıklarında,
12:43hayatın olağan seyrinde devam ettiğini görünce,
12:46bunun bir savaş hilesi olduğunu anladılar,
12:49ancak artık Hayber'e geri dönmeleri mümkün olmadı.
12:56Gatafanlıların ayrılması,
12:58Hayber'in savunma gücüne doğrudan bir etkide bulunmasa da,
13:02Hayber Yahudileri üzerinde moral ve motivasyon açısından büyük bir yıkım oldu.
13:09Savunma dirençlerinin düşmesinin ardından,
13:12tüm kaleler sırayla Müslümanların hakimiyetine girmeye başladı.
13:17Yaklaşık 20 gün süren çetin ve yıpratıcı kucatmanın sonunda,
13:23Hayber bütünüyle Müslümanların kontrolüne geçmiş oldu.
13:29Çatışmalar sırasında Müslümanlar 15 şehit verirken,
13:33Yahudilerden 93 kişi öldürüldü.
13:36Fetih sonrasında Hayber halkı,
13:38tarım ve ziraat alanındaki tecrübelerini gerekçe göstererek,
13:42topraklarında yarıcı, diğer bir ifadeyle ortakçı olarak kalmayı teklif etti.
13:49Hazreti Peygamber bu teklifi,
13:51gerektiğinde onları bölgeden çıkarma yetkisini saklı tutarak kabul etti.
13:58Yapılan anlaşmaya göre elde edilecek yıllık tarım ürününün yarısı Müslümanlara,
14:02yarısı Hayber halkına ait olacaktı.
14:07Fethin ardından Yahudi liderlerinden Haris'in kızı Zeynep,
14:11Hazreti Peygamber ve bazı sahabilere kızartılmış koyun eti ikram etti.
14:16Zeynep, akrabalarının intikamını almak amacıyla eti zehirlemişti.
14:21Etten bir lokma alan Hazreti Peygamber,
14:24vakit kaybetmeden eti ağzından çıkararak yenilmemesi uyarısına bulundu.
14:29Etin zehirli olduğunu anlayan Hazreti Peygamber,
14:33bir suikast teşebbüsünden daha kurtulduysa da,
14:37Biş bin Marur adlı sahabi,
14:39Hazreti Peygamber'in uyarısından önce eti çiğnemeye başlayınca,
14:43zehir etkisini gösterdi ve hayatını kaybetti.
14:49Hayber kuşatması devam ederken,
14:51Cafer bin Ebu Talip başkanlığındaki son muhacir kafilesi de Habeşistan'dan Medine'ye döndü.
14:56Bu dönüş, Müslümanlar açısından hem siyasi hem de moral bakımdan önemli bir gelişme oldu.
15:05Hayber'in Müslümanların hakimiyetine girmesi,
15:08bölgenin farklı yerlerinde dağınık halde yaşayan Yahudi topluluklarında,
15:13Müslümanlarla iş birliği yapmaya mecbur bıraktı.
15:18İlk olarak Fedek Yahudileri,
15:21Hayber halkıyla aynı şartlar çerçevesinde Müslümanlarla anlaşma yapmayı kabul ettiler.
15:27Dönüş yolunda Vadil Kura Müslümanların kontrolüne geçerken,
15:32buradaki Yahudiler de topraklarında işletmeci olarak kalmayı tercih ettiler.
15:38Hayber, Fedek ve Vadil Kura'da yaşananları haber alan Teyma Yahudileri,
15:45cizye ve haraç vermeyi teklif ederek Hazreti Peygamber'le anlaşma zemini aradılar.
15:52Varılan uzlaşının ardından Hayber'deki şartlar geçerli olmak üzere,
15:57toprakları kendilerinde bırakıldı.
15:59Başta Hayber olmak üzere, hicret sonrası dönemde elde edilen askeri başarılar,
16:05pek çok açıdan Müslümanların lehine sonuçlar doğurmuştur.
16:09Elde edilen ilk kazanım, ekonomik refah seviyesinin artması olmuştur.
16:16Meydan savaşlarında elde edilen menkul ganimetler,
16:20Müslümanlara nefes aldırmış ve refah seviyelerini yükseltmiştir.
16:25Elde edilen ganimetlerin sermaye olarak kullanılması,
16:30Müslümanların maddi imkanlarını genişletmiştir.
16:33Ancak asıl kalıcı ekonomik kazanım,
16:37kuşatma ve sürgünler neticesinde elde edilen gayrimenkuller,
16:41özellikle de işlenebilir tarım arazileri olmuştur.
16:46Medine'de ikamet eden Yahudi kabilelerin şehri terk etmeleri,
16:50barınma için ev, tarımsal faaliyet için toprak anlamına geliyordu.
16:55Müslümanların elde ettikleri askeri ve ekonomik gücün beraberinde getirdiği bir diğer husus,
17:02siyasi üstünlük olmuştur.
17:04Müslümanların karşısına çıkma kapasitesini kaybeden,
17:08veya kendilerinde bu gücü göremeyen kabileler,
17:12veya ticari faaliyetlerinin zarar görmesinden endişe eden kabileler,
17:16en azından saldırmazlık anlaşmaları yapma yoluna gitmişlerdir.
17:22Neticede geçen yılların ardından,
17:25Hicaz'da Müslümanlara karşı koyabilecek ekonomik güce sahip bir şehir,
17:31veya kabile bulunmuyordu.
17:34Evet, Müslümanların ekonomik kazanımlarına değinmişken,
17:37bir ara not olarak,
17:39Hazreti Peygamberin de ekonomik durumuna değinmek istiyorum.
17:43Bu konuya değinmek istememin temel nedeni,
17:47konunun pek çok defa farklı sebeplerle tartışılması,
17:51ve pek çok Müslümanın zihninde,
17:54Hazreti Peygamberin ekonomik durumuna dair bir netliğin olmaması.
18:00Hazreti Peygamberin hayatı anlatılırken vurgulanan hususlardan birisi,
18:05onun iktisadi durumudur.
18:07Bu anlatıda seçilen örnekler üzerinden,
18:10onun bütün hayatı boyunca,
18:13yoksulluk içerisinde yaşadığı şeklinde,
18:16genellemeye açık bir anlatıya dönüştürülmüştür.
18:19Oysa tarihi veriler,
18:21Hazreti Peygamberin ekonomik durumunun,
18:23dönemlere göre değiştiğini,
18:25ve bu değişimin göz ardı edilmesinin,
18:28yanıltıcı sonuçlar doğurduğunu göstermektedir.
18:32Bu sebeple,
18:34Hazreti Peygamberin ekonomik seviyesine dair,
18:37hayatının tamamına şamil edilen anlatı ile,
18:41gerçek durum paralellik arz etmemektedir.
18:46Öncelikle,
18:47Mekke'nin önde gelen tacirlerinden,
18:50Hazreti Hatice ile evliliğinin ardından,
18:53Hazreti Peygamberin refah seviyesinin,
18:56belirgin biçimde yükseldiği açıktır.
18:58Küçük bir matematik hesabı yapıldığında,
19:03Hazreti Hatice'nin serveti sayesinde,
19:06eşi, çocukları,
19:08evlatlığı Zeyd bin Harise,
19:10dadısı Ümmü Eymen,
19:11ve bakımını üstlendiği,
19:13Hazreti Ali'nin içerisinde bulunduğu,
19:16kalabalık bir ailenin geçimini,
19:18rahat bir şekilde sağladığı,
19:21görülecektir.
19:22Bu tablo,
19:25Hazreti Peygamberin Mekke döneminde,
19:27yapısal bir yoksulluk yaşamadığının kanıtıdır.
19:31Bu bağlamda,
19:33Hazreti Peygamberin yiyecek ekmek bulamadığı,
19:36günlerce aç kaldığı,
19:38hatta açlığını bastırmak için,
19:41karnına taş bağladığına dair rivayetlerin,
19:44tüm Müslümanların yokluk ile karşı karşıya kaldığı,
19:48boykot döneminde yaşananları yansıttığı söylenebilir.
19:54Hicret sonrası dönemde,
19:55Medine'nin ekonomik şartları olgunlaşana kadar geçen,
19:59yaklaşık iki yıllık süreçte,
20:01Hazreti Peygamberin düzenli bir gelir kaynağı bulunmamaktadır.
20:06Yeni kurulan toplumun,
20:08iktisadi altyapısı henüz oluşmadığı için,
20:11bu süreçte Medine'li Müslümanların ikram ve destekleri,
20:15Hazreti Peygamberin geçimini kolaylaştırmıştır.
20:20İlerleyen dönemde ise,
20:22ticari faaliyetler,
20:24takdim edilen hediyeler,
20:26özellikle de askeri başarılarla birlikte ortaya çıkan,
20:29ganimet ve fey gelirleri neticesinde,
20:32Hazreti Peygamberin ekonomik seviyesi yükselmiştir.
20:36Hazreti Peygamberin hicretten birkaç yıl sonra,
20:40ailesinin ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilen,
20:43fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine düzenli yardım edebilen,
20:48suffe ehlinin masraflarını ve Medine'ye gelen heyetlerin
20:52ağırlama giderlerini üstlenebilen bir mali imkana sahip olduğu görülmektedir.
20:59Hayberin fethini takip eden yıllarda,
21:02Hazreti Peygamberin eşlerine,
21:05yıllık yaklaşık 12 ton buğday,
21:0910 ton hurma ve 2,5 ton arpa tahsis ettiğine dair hesaplamalar,
21:15onun gelir düzeyi hakkında somut bir gösterge sunmaktadır.
21:19Bu rakamlar dikkate alındığında,
21:23Hazreti Peygamberin artık sadece geçimini sağlayan değil,
21:28aynı zamanda başkalarını da finanse edebilen bir ekonomik kapasiteye ulaştığını ortaya koymaktadır.
21:36Özetle, özellikle Hudeybiye Anlaşması'ndan sonra yaşananların doğal bir sonucu olarak,
21:44Hazreti Peygamberin ekonomik bakımdan güçlü,
21:47hatta çağının ölçütleriyle varlıklı sayılabilecek bir konuma ulaştığını söylemek,
21:55tarihi verilerle daha uyumludur.
21:58Hazreti Peygamberin zamanla değişen ve genişleyen ekonomik imkanlarını gösteren,
22:04en açık örneklerden biri,
22:06hicretin 9. yılında eşleriyle arasında yaşanan bir olaydır.
22:13Eşleri, Hazreti Peygamber'e gelerek,
22:16hayat şartlarının iyileştirilmesi yönündeki arzularını iletmiş
22:20ve ondan lüks kabul edilebilecek ziynet eşyaları talep etmişlerdir.
22:26Bu talepler, Hazreti Peygamberin artık bunları karşılayabilecek bir ekonomik güce sahip olduğu bir ortamda gündeme gelmişlerdir.
22:34Ancak o, sahip olduğu imkanlara rağmen,
22:39bilinçli olarak tercih ettiği sade ve mütevazı hayat tarzında bir değişikliğe gitmeyi uygun görmemiş
22:47ve eşlerinin taleplerini karşılamamıştır.
22:51Mizacına ve tercih ettiği hayat tarzına uygun olmayan taleplere,
22:57eşleri arasındaki kıskançlık krizleri de eklenince,
23:01Hazreti Peygamber çözümü ortamdan bir süreliğine uzaklaşmakta bulmuştur.
23:07Hazreti Peygamber yaklaşık bir ay süreyle eşlerinden ayrı yaşadıktan sonra şu ayetler nazil olmuştur.
23:17Ey Peygamber, eşlerine söyle de dünya hayatını ve güzelliklerini istiyorsanız,
23:25gelin size bir şeyler vereyim, sonra da güzellikle sizi serbest bırakayım.
23:31Yok eğer Allah'ı, Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız,
23:38şunu bilin ki Allah içinizden güzel davrananlara büyük bir ödül hazırlamıştır.
23:47Hazreti Peygamber'in tavrından ve Kur'an-ı Kerim'in üslubundan anlaşılan,
23:53talep edilen şeylerin ilke olarak karşılanabilir nitelikte olduğudur.
23:58Taleb'in Hazreti Peygamber tarafından olumlu karşılanmaması imkansızlıktan değil,
24:07bilinçli bir hayat tarzı tercihinden kaynaklanmaktadır.
24:12Kur'an'ın bu bağlamda bir tercih sunması ise,
24:15peygamber eşi olmanın sıradan bir hayat statüsünden farklı bir temsil sorumluluğu taşımasıyla ilgilidir.
24:24Burada göz önünde bulundurulması gereken husus,
24:28ekonomik düzey ile yaşam tarzının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğidir.
24:35Hazreti Peygamber, döneminin şartlarına göre varlıklı sayılabilecek bir ekonomik kapasiteye ulaşmış olmakla birlikte,
24:45bu imkanları kişisel hayatına yansıtmayı tercih etmemiş, mütevazı ve sade bir yaşam sürdürmeye devam etmiştir.
24:56Bu durum yokluk veya yoksulluktan değil, bilinçli bir ahlaki tercihten kaynaklanmaktadır.
25:05İşte Hazreti Peygamber'in hayatının tüm insanlık için örnek,
25:12üst ve hasene yani en güzel örnek kabul edilmesi de tam olarak bu noktada anlam kazanır.
25:20Onun örnekliği insanın yalnızca ibadetle değil,
25:25servetle, güçle, başarıyla, makamla, dünyalıkla ve nimetle kurduğu ilişkiyi de nasıl düzenlemesi gerektiğini somut biçimde ortaya koyar.
25:39Bu nedenle Hazreti Peygamber'in örneklik misyonunu doğru tanımlamak,
25:45onun hayatını doğru anlamanın vazgeçilmez şartıdır.
25:53Evet, gelelim yeni konumuza.
25:56Bir sene önce kapısından dönülen şehre varış ve Müslümanların yıllar sonra kendi yurtlarını ve tabi ki Allah'ın evini ziyaretleri.
26:12Hudeybiye Anlaşması'ndan bir yıl sonra Hazreti Peygamber,
26:16bir önceki yıl umre yapmak üzere yola çıkanlardan sağ olanlar ve yeni katılımlarla birlikte,
26:24yaklaşık 2000 sahabe ile birlikte Mekke'ye giderek ertelenen umrelerini kaza ettiler.
26:32Böylece asırlar sonra ilk tevhid akidesine bağlı bir grup,
26:38Kabe'yi yapılış amacına uygun bir şekilde tazim etmiştir.
26:43Umre sırasında Hazreti Peygamber'in Bilal-i Habeşi'yi Kabe'nin üzerine çıkartarak ezan okutması,
26:49Mekkeli müşrikler için güçlü bir sembolik mesaj taşıyordu.
26:54Özellikle vahiy sonrası hayatları İslam'a karşıtlıkla geçen isimlerin çocukları,
26:59babalarının bugünleri görmemelerine şükretmişlerdir.
27:05Anlaşma gereği tanınan üç günlük süre dolar dolmaz,
27:08müşrikler Hazreti Peygamber'in yanına gelerek Mekke'yi terk etmesini talep ettiler.
27:14Hazreti Peygamber ise son eşi Meymune ile evliliği sebebiyle,
27:19bir düğün yemeği verme arzusunda olduğunu ifade ederek,
27:22kısa bir süre daha Mekke'de kalmak istedi.
27:26Samimiyetinin bir nişanesi olarak da düğünü onuruna vereceği kutlama yemeğini birlikte yemeği teklif etti.
27:37Teklifin arka planında, kayaların ardından göz ucuyla ama meraklı bakışlarla Müslümanları takip eden Mekkelileri,
27:45sofrasına oturtup gördüklerinin etki gücünü arttırmak olduğu söylenebilir.
27:51Aynı sofrada buluşmanın, aynı söylemde buluşmaya açılacak bir kapı olduğunun farkında olan Mekkeliler,
28:01Hazreti Peygamber'in teklifini reddederek,
28:05belirlenen sürelere riayet edip,
28:08üçüncü günün sonunda Mekke'den ayrılmasını istediler.
28:12Bu sırada Müslümanlardan bazıları,
28:15müşriklere dönerek Hazreti Peygamber çıkmak istemezse,
28:20onu zorla çıkartamayacaklarını söyleyerek bir anlamda gözdağı verdiler.
28:26Muhtemelen müşriklere karşı oynanan küçük bir akıl oyunu olan bu olayın ardından,
28:32Hazreti Peygamber,
28:33Müslümanlara Mekke'den ayrılmalarını söyledi,
28:36ve gece olmadan bütün Müslümanlar Mekke'den ayrıldılar.
28:41Umret-ül Kaza, Müslümanlar için büyük bir fırsat oldu.
28:45Kureyşler anlaşma gereği,
28:47üç gün boyunca şehri boşaltarak,
28:50çevredeki tepelere çekilmiş,
28:53bu süre zarfında Müslümanları yakından gözlemleme imkanı bulmuşlardı.
28:59Bu gözlem, ilk defa Müslüman toplumun düzenine,
29:05disiplinine ve Hazreti Peygamber ile arkadaşları arasındaki güçlü bağa doğrudan şahit oluyorlardı.
29:14Hazreti Peygamber, bu durumun farkında olarak,
29:17sahabilerden tavaf sırasında daha dinamik ve kararlı bir görünüm sergilemelerini istemiştir.
29:25Telbiye'yi yüksek sesle getirmeleri ve tavafı canlı bir tempoyla yapmaları,
29:32hem Müslümanların özgüvenini hem de karşı taraf üzerindeki psikolojik etkiyi arttırmıştır.
29:39Böylece Umret-ül Kaza, sadece bir ibadet ziyareti değil,
29:45aynı zamanda Kureyş'e karşı bir gövde gösterisi niteliği kazanmıştır.
29:51Umret-ül Kaza'nın ardından Mekkeliler ile Müslümanlar arasındaki ilişkide,
29:56psikolojik üstünlük artık tamamen Müslümanlardaydı.
30:02Hudeybiye, Mekkelilerin, Müslümanların Mekke'ye girmelerini engelleyemeyeceğini,
30:08ancak geciktirebileceklerini göstermiştir.
30:12Umret-ül Kaza ise bundan sonra Müslümanların Mekke'den hiç de uzakta olmadıklarını ispatlamıştır.
30:22Bu yeni gerçekliği doğru okuyan,
30:24başta Halid bin Velid, Amr bin Az ve Osman bin Talha gibi bazı önde gelen Kureyş'liler,
30:32kısa süre sonra İslam'ı kabul ederek bu sürecin yönünü teyit etmişlerdir.
30:40Evet, şimdi de gelelim bu bölümlük son konumuza ve mecburi bir seferden bahsedeyim.
30:51Hazreti Peygamber tarafından bu Sura emirine elçi olarak gönderilen Haris bin Umeyr,
30:57Gassani'lerin mutevalisi Şurahbil bin Amr tarafından şehit edilmişti.
31:02Bir elçinin öldürülmesi, kabul edilmesi mümkün olmayan bir davranış olduğu gibi,
31:08böyle bir fiile karşılık verilmemesi,
31:11hem Müslüman elçilerin hem de genel olarak Müslümanların güvenliğini tehlikeye sokacak bir zemin doğuracaktı.
31:19Önlem alınmaması halinde, doğabilecek olumsuz sonuçların farkında olan Hazreti Peygamber,
31:27Suriye bölgesinde yaşananların kontrolü için bir birlik oluşturdu.
31:32Bu sebeple Hazreti Peygamber, Suriye bölgesinde meydana gelen bu gelişmeye cevap vermek
31:38ve aynı zamanda bölge halkının İslam'a davet edilmesi için yaklaşık 3 bin kişilik bir askeri birlik oluşturdu.
31:49Birliğin başında Zeyd bin Haris'e bulunuyordu.
31:52Hazreti Peygamber, Zeyd'in şehit düşmesi halinde Cafer bin Ebu Talib'in,
31:58Cafer'in şehit düşmesi halinde Abdullah bin Revaha'nın komutayı devralmasını emretti.
32:06Abdullah'ın da şehit düşmesi halinde ise,
32:09askerlerin seçeceği kişinin komutayı üstlenmesini emretti.
32:14Ancak onun en önemli emri her şeyden önce muhatapların İslam'a davet edilmesi,
32:23ayrıca hiçbir şekilde kadınlara, çocuklara ve yaşlara dokunulmaması,
32:32din adamlarının hedef alınmaması, evlerin ve ağaçların tahrip edilmemesiydi.
32:40Kitle hareketlerinde sayısal artışın pek çok avantajı olsa da,
32:45homojenliği seyreltmek ve geçmişin bilgi ve tecrübesini unutturmak gibi olumsuz yönleri de vardır.
32:54Benzeri bir durum Muhte Seferi sırasında da yaşanmıştır.
32:57Haris bin Umeyr'in şehit edildiği yere doğru harekete geçen Müslümanlar,
33:02üzerlerine doğru 100 bin askerden oluşan bir ordunun geldiği bilgisini öğrendiklerinde,
33:10tedirginlik duydular.
33:12Tedirginliğin yegane sebebi, muhatap olunacak asker sayısının çokluğu değildi.
33:18Müslümanlar savaş hikayelerini dinledikleri, kendilerinden çok daha deneyimli,
33:26teçhizatlı, organize ve savaş yetenekleri çok daha gelişmiş bir orduyla karşılaşacaklarını biliyordu.
33:35Bu ortamda en makul hareket tarzını sergileyerek,
33:40derhal Medine'ye mektup gönderdiler ve geri dönmeleri yönünde emir verilmesini
33:46ya da destek kuvvet gönderilmesini talep ettiler.
33:52Müslümanlar arasında kendilerinden kat be kat fazla olan bir ordu karşısında,
33:58nasıl hareket edilmesi gerektiğine dair tartışmalar yaşanırken,
34:02Abdullah bin Revaha, Bedir ve Uhud'a adıf yaparak,
34:07niteliğin nizelikten daha üstün olduğunu vurgulamış ve geçmişin bilgisini hatırlatmıştır.
34:16Neticede bir Müslümanın görevi Allah yolunda olmaktır.
34:21Sonuç ise ilahi takdiri aittir.
34:26Mutede başlayan çarpışmalar sırasında,
34:29Hazreti Peygamber'in tayin ettiği üç komutanın da peş peşe şehit düşmesi,
34:34Müslüman saflarında ciddi bir sarsıntıya ulaştı.
34:38Sancağın ard arda el değiştirmesi,
34:41büyük bir askeri ve psikolojik kaosa sebebiyet verdi.
34:45Uhud savaşı esnasında da,
34:47Müslümanların savaşın kontrolünü kaybettikleri bir zaman dilimi olmuştur.
34:51Ancak Uhud'daki düşman kitlesiyle,
34:55Muhte'deki ordu sayıca mukayese edilemeyecek seviyedeydi.
35:00Üstelik Uhud'da Müslümanlar savaşın ilk safhasında üstünlüğü ele geçirmiş,
35:05düşmanlarına ciddi kayıplar verdirmişlerdi.
35:10Ayrıca bu savaş,
35:11Medine'nin hemen yakınında,
35:14Müslümanların kendi coğrafi çevrelerinde gerçekleşmişti.
35:17Dolayısıyla gerektiğinde çekilebilecekleri güvenli bir yurt mevcuttu.
35:25Muhte'de ise durum çok daha karmaşıktı.
35:29Doğu Roma askerleri çok kalabalıktı.
35:31Müslümanlar ilk andan itibaren savunmada kalan ve sürekli darbe alan taraftı.
35:39Dahası komuta kademesinin peş peşe şehit düşmesi sebebiyle,
35:43taktik anlayış kaybolup savaş düzeni o kadar bozulmuştu ki,
35:48iki taraf tamamen iç içe geçmiş bir vaziyetteydi.
35:53Yapılan istişareler sonucunda komuta Halit Bin Velid'e verildi.
35:57Onun askeri yetenekleri,
36:00savaş tecrübesi ve kriz anlarında hızlı karar alabilme kapasitesi,
36:05bu tercihte belirleyici olmuştur.
36:07Halit Bin Velid, Bizans ordusu karşısında kesin bir zafer kazanmanın mümkün olmadığını değerlendirerek,
36:15önceliğini ordunun imhasını önlemeye verdi.
36:20İlk olarak bir yarma harekatıyla Müslüman birliğin kuşatmadan çıkmasını sağladı.
36:26Bu manevra, belirli kayıplara mal olmakla birlikte,
36:31ordunun bütünüyle yok olmasının önüne geçti.
36:35Ertesi gün birliklerin yerlerini değiştirerek,
36:39karşı tarafa takviye kuvvetlerin geldiği izlenimini vermeyi amaçladı.
36:44Böylece Bizans askerleri,
36:46önceki gün çarpıştıkları yüzlerden farklı birliklerle karşılaşınca,
36:52Müslümanların yeni destek aldığı kanaatine kapıldılar.
36:56Halid'in akıl oyunu işe yaradı.
36:58Düşman tarafındaki bu tereddüt,
37:00Müslümanlara kendilerini güvenli bölgeye taşıma fırsatı sağladı.
37:06Bizans kuvvetleri,
37:08çölün yıldırıcı şartlarında Müslümanların peşine düşmeyi tercih etmedi.
37:14Sonuçta,
37:16Halid'in uyguladığı taktikler sayesinde,
37:19İslam ordusu ağır bir hezimet yaşamadan Medine'ye dönmeyi başardı.
37:25Yaklaşık 8 yıllık süreçte Müslümanlar ilk defa farklı bir durumla karşılaşıyorlardı.
37:32İlk defa Müslümanlar geri dönmüşler,
37:35bir anlamda savaş meydanını terk eden pozisyonuna düşmüşlerdi.
37:41Muhte Savaşı'nı,
37:42Arap Yarımadası içerisindeki asker sayısı,
37:46100 ila 5 bin kişi arasında olan silahlı mücadelelerle karıştıran bir grup,
37:51Halid başta olmak üzere geri dönenleri tenkit edip savaştan kaçmakla suçlamıştır.
37:59Geri dönenleri suçlamanın sonucu değiştirmeyeceğini,
38:02bilakis her bir suçlamanın yeni bir kırgınlığa sebebiyet verip,
38:08ümmet fikri çatısı altında oluşturulmak istenen birliğe zarar vereceğini çok iyi bilen Hazreti Peygamber ise,
38:16derhal bu söylemlerin önünü keserek savaştan dönenleri taltif etmiştir.
38:23Hazreti Peygamber Halid bin Velid'e Seyfullah,
38:26yani Allah'ın kılıcı lakabını vererek stratejik zekasını takdir etmiştir.
38:32Muhte savaşının en dikkat çekici yönlerinden biri,
38:37Müslümanların Halid bin Velid'i komutan olarak seçmeleridir.
38:41Bu tercih, Kur'an'da ifade edilen,
38:44Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman,
38:51adaletle hükmetmenizi emreder ilkesinin sahadaki somut bir tezahürü niteliğindedir.
38:58Halid bin Velid, İslam ordusunun sancağını tuttuğunda,
39:03İslam'ı kabulünün üzerinden henüz birkaç ay geçmişti.
39:08Üstelik, Uhud Savaşı'nda Müslümanların ağır kayıplar vermesine yol açan taktik hamlenin arkasındaki isim olması,
39:17onun sahabilerin bir kısmıyla kişisel ve tarihi bir gerilimi de beraberinde taşımasına müsait bir zemin oluşturuyordu.
39:27Buna rağmen,
39:29Mu'te'deki Müslümanların Halid'i geçmişi üzerinden yargılamamaları ve komutayı ona teslim etmeleri,
39:38İslam'ın insana, Müslümanların da ehliyet ve liyakat konusuna bakışını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
39:48Bu tutum, İslam'ın insanı geçmişiyle sabitlenmiş bir varlık olarak değil,
39:56her an yeniden yöneliş ve dönüş imkanına sahip bir özne olarak gördüğünü ortaya koyar.
40:05Kişinin dününde Müslüman veya gayrimüslim olması bir anlam ifade etmez.
40:12Kişiye yüklenecek anlam, an üzerinden değerlendirilir.
40:17Bu da, İslam'ın ana anlam yükleyen ve anı yaşatan bir din olduğunu gösterir.
40:25Şunu da ifade etmek gerekir ki,
40:28İslam'ın kişinin kendinden önceki yaşam tarzı ve düşünceleriyle ilgilenmemesi
40:34ve bu konuları gündem dışına itmesi,
40:38bir taraftan İslam'ın insana verdiği değerin göstergesiyken,
40:42diğer taraftan da sahip olduğu özgüvenin ispatı niteliğindedir.
40:48Bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir başka husus da şudur.
40:53İslam, yalnızca sözle benimsenen bir kimlik değil,
40:58davranışla teyit edilen bir hayat tarzıdır.
41:02Kur'an-ı Rehber ve Hazreti Peygamber'i örnek kabul etmenin anlamı,
41:08bunu günlük tercih ve pratiklerde görünür kılmaktır.
41:12Mut'e'de Müslümanların Halid bin Velide yaklaşımı,
41:17bu ilkenin somut bir uygulamasıdır.
41:21Onu dünkü düşman olarak değil,
41:25mevcut şartlarda en ehil asker olarak değerlendirmişlerdir.
41:30Bu tarihi örnek, günümüz açısından da önemli bir uyarı taşır.
41:36Mut'e'deki tavır, aidiyet değil ehliyet,
41:41geçmiş değil sorumluluk,
41:43dışlama değil,
41:45ortak hedef etrafında birleşmenin esas alınması gerektiğini göstermektedir.
41:52Evet, bu bölümlükte bu kadar.
41:55Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
41:58Sağlıcakla kalın.
Yorumlar