Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 8 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.

İnsanlığa yön veren son peygamberin çağları aşan daveti, Ramazan ayının huzur veren ikliminde ekranlara taşınıyor.

Ülke TV, Ramazan ayı boyunca izleyicilerini anlamlı ve derinlikli bir yolculuğa davet ediyor. “Son Çağrı” programında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı; ilim, hikmet ve sahih kaynaklar rehberliğinde ele alınıyor.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nurullah Yazar, akademik birikimi ve siyer alanındaki derin vukufiyetiyle Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatını güvenilir kaynaklar ışığında anlatıyor. Program, yalnızca bir hayat hikâyesini değil; insanı insana emanet eden bir ahlak anlayışını, merhameti merkeze alan bir medeniyet tasavvurunu ve kıyamete kadar süren çağrıyı izleyiciyle buluşturuyor.

“Son Çağrı”, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını bugüne seslenen ve yarına yol gösteren yönleriyle ele alarak, Ramazan boyunca gönülleri dirilten ve zihinleri aydınlatan bir içerik sunuyor.

Ramazan ayı boyunca her gün saat 16:45'te yayınlanacak olan “Son Çağrı”, Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.
Döküm
00:13Müzik
00:17Herkese merhaba.
00:19Son Çağrı'nın bu bölümünde gerçek anlamda bir Son Çağrı'yı konuşacağız.
00:24Tabii ki görmek, duymak ve Çağrı'ya anlam yüklemek isteyenler için.
00:30Hazırsanız başlayalım.
00:32İnsanoğlunun duymakta en fazla zorlandığı ses kendi sesidir.
00:38Dili doğruyu söylese de kalbi bunu hissetmez, aklı idrak etmez.
00:44Mekkeli müşriklerde de durum farklı değildi.
00:48Hazreti Peygamber'in doğru sözlülüğünü tasdik ettikleri,
00:51söylediklerinin benzerini işitmediklerini itiraf ettikleri halde
00:56İslam'ı kabul etmekte zorlanıyorlardı.
00:59Çünkü maddiyat üzerine kurdukları düzenden elde ettikleri menfaat,
01:04hakkı kabul etmelerini engelliyordu.
01:08Kur'an-ı Kerim bu zümreyi,
01:10kalpleri vardır kavrayamazlar, gözleri vardır göremezler,
01:15kulakları vardır işitemezler diye tanımlar.
01:20Mekkelilerin derin bir nefes alıp, nasıl bir hayat sürdükleri,
01:24inandıklarının fayda verip vermeyeceği, yaşantılarının insan onuruna yakışıp yakışmadığı
01:31ve tabii ki İslam'ın ne söylediği, neye davet ettiği hakkında düşünmek,
01:39ibret almak ve aklını kullanmak için 13 yıl boyunca çok fırsatı oldu.
01:46Ancak bu süre zarfında tam tersine hareket edip doğrunun ne olduğunu söylemelerine rağmen
01:53inatlarına yenik düşerek hakikate sırt çevirdiler.
01:59Müslümanlara işkencelerinin, boykotlarının,
02:03Hazreti Peygamber'i öldürmek istemelerinin,
02:05hatta Bedir'in, Uhud'un ve Hendek'in sebebi bu inat.
02:11Mekkeliler inatla atalarından gördükleri yaşam tarzlarına sarılırken,
02:17doğruyu görmeleri ve inatlarından vazgeçmeleri için
02:22son bir fırsat ayaklarına kadar geldi.
02:26Hazreti Peygamber rüyasında Kabe'yi tavaf ettiğini,
02:30Kabe'nin anahtarını eline aldığını ve vakfe yaptığını görünce
02:35umre yapmaya karar verdi.
02:38Kendisiyle birlikte gelmek isteyenlerin de hazırlık yapmalarını istedi.
02:43Takvimler, hicretin 6. yılı Zilkade ayının ilk günlerini gösterirken,
02:48Medine'de yerine Abdullah bin Ümmü Mektum'u vekil bırakarak,
02:52yaklaşık 1400 sahabiyle birlikte yola çıktı.
02:56Hazreti Peygamber'in umre için tercih ettiği zaman dilimi,
03:00üzerinde özellikle durulması gereken bir zaman dilimidir.
03:04Zira tarihin ve zamanın anlamı,
03:08büyük ölçüde geleneklerin içerisinde saklıdır.
03:11Arap Yarımadası'nda Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları,
03:17haram aylar olarak kabul edilmekteydi.
03:21Hazreti Peygamber'in bu dönemi seçmesi,
03:24niyetinin kesinlikle savaş olmadığını açık biçimde ortaya koyuyordu.
03:29Nitekim, ihrama girerek harem bölgesini ziyaret edeceğini ilan etmesi,
03:36Müslümanlara yönelik muhtemel bir saldırı ihtimalini,
03:40asgariye indirmeyi amaçlayan bilinçli bir tercihti.
03:44Ayrıca, Zilkade ayı, peş peşe gelen üç haram ayın ilki olması itibariyle,
03:51Müslümanlara yolculuk, ibadet ve dönüş için geniş bir zaman dilimi sunuyordu.
03:59Müslümanların yanlarında yalnızca sefer kılıçları bulunuyordu.
04:03Hazreti Peygamber'in bu tercihi,
04:05bazı sahabilerde tedirginlik oluşturmuş olsa da,
04:08son derece derinlikli ve çok katmanlı bir stratejiyi yansıtmaktaydı.
04:16Zira Kabe, Allah'ın evidir.
04:19Onu ziyaret edenler de Allah'ın evinin misafirleridir.
04:24Kureyş'in temel sorumluluğu,
04:26Allah'ın evini ziyaret edecek olanların can ve mal güvenliğini sağlamak,
04:32yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını karşılamaktı.
04:35Kabe'nin içinde bulunduğu harem bölgesinin işleyişini düzenlemek,
04:40Kureyş'in uhdesinde olsa da,
04:43burayı keyfi biçimde açıp kapatma ya da dilediğini içeri alıp,
04:48dilediğini engelleme gibi bir yetkileri bulunmuyordu.
04:53Bir kişi, Allah'ın evini ziyaret edeceğini ilan ettiğinde,
04:57artık dokunulmazlık kazanmış sayılırdı.
05:01Hazreti Peygamber, amacının umre olduğunu açıkça deklare ederek,
05:06Kureyş'i hukuken ve ahlaken bağlayıcı bir zemine çekmiş oluyordu.
05:13Bununla birlikte,
05:15Allah'ın evine silahla gidilmemesi,
05:17ileride benzer durumlarda dini gerekçelerle şiddetin meşrulaştırılmasının da,
05:23önüne geçen ilkesel bir tutumdu.
05:26Bütün bunlarla birlikte Hazreti Peygamber,
05:30yanına savaş aletleri almamak suretiyle,
05:33ince bir taktik hamle gerçekleştirmiş,
05:36ancak her zaman olduğu gibi,
05:38tedbiri elden bırakmamıştı.
05:41Gönderdiği öncü birlikler aracılığıyla,
05:44Kureyş'in faaliyetlerini yakından takip etmiş,
05:47ve gelişmeleri sürekli gözlem altına tutmuştur.
05:50Hazreti Peygamber'in bir diğer stratejik hamlesi,
05:54çıktıkları yolculuğa farklı Arap kabilelerini de dahil etmekti.
05:59Bu yolla,
06:00yolculuğu geniş katılımlı bir girişime dönüştürerek,
06:05Kureyş'in sert bir reaksiyon geliştirmesini,
06:08psikolojik ve siyasi açıdan zorlaştırmayı hedefliyordu.
06:13Davet edilen kabilelerin bir kısmı,
06:16Hazreti Peygamber'in çaresine olumlu karşılık verirken,
06:19Müslümanların bilinmezliğe ve muhtemel bir ölüme doğru gittiklerini düşünen bazı gruplar ise,
06:26hayvanlarının bakımı ve ailelerini geride bırakamayacakları gibi gerekçeleri öne sürerek,
06:33bu yolculuğa katılmaktan imtina ettiler.
06:38Kur'an-ı Kerim bu zümreye dair,
06:40Arap kabilelerinden savaşa katılmayanlar sana gönüllerinde olmayanı dillerinin ucuyla söyleyerek,
06:50bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu.
06:54Bu yüzden Allah'ın bizi bağışlamasını iste diyecekler.
06:58Onlara şöyle de,
07:00Size bir zarar gelmesini isterse veya size iyilik etmeyi murat ederse,
07:06sizin için Allah'a karşı herhangi bir şey yapmaya kimin gücü yeter?
07:12Hayır,
07:13Allah bütün yaptıklarınızı bilmektedir,
07:17tam aksine siz,
07:18Resulün ve müminlerin artık ailelerine hiç dönemeyeceklerini sandınız.
07:25Bu gönlünüze hoş geldi.
07:27Kötü zanına kapıldınız ve kaybedenler siz oldunuz buyurmuştur.
07:34Hazreti Peygamber'in Mekke'ye doğru hareket ettiği haberi,
07:37müşrikler arasında ciddi bir endişeye yol açtı.
07:41Yapılan müzakereler sonucunda,
07:44Kureyş'in izzet ve şerefini koruyabilmek için,
07:47Müslümanların ilerleyişini durdurmaktan başka çarelerinin olmadığı kanaati hakim oldu.
07:54Bu doğrultuda,
07:55Mekkeli müşrikler,
07:57Hazreti Peygamber'in girişimini engellemek amacıyla,
08:00Halid bin Velid komutasında bir süvari birliği gönderdiler.
08:05Mekkelilerin üzerlerine doğru hareket ettiğini haber alan Hazreti Peygamber,
08:10durum değerlendirmesi yapmak üzere ashabıyla istişare etti.
08:16Yapılan istişare neticesinde,
08:18her ne kadar umre niyetiyle yola çıkılmış olsa da,
08:22Mekkelilerin kendilerini silahlı bir çatışmaya zorlamaları halinde,
08:27buna karşılık vermekten geri durulmaması yönünde karar alındı.
08:33Her iki tarafta kendi iç konsolidasyonunu sağlamaya yönelik adımlar atarken,
08:39karşı tarafa mesajlar göndermeyi ihmal etmiyordu.
08:44Stratejisini nihayetinde Kureyş'i müzakere masasına oturtmak üzerine kuran Hazreti Peygamber,
08:51Mekke'ye ulaşacağına dair kararlılığını dile getirirken,
08:56savaş konusunda bir çekincisi olmadığını,
08:59ancak bunun hiç kimseye fayda sağlamayacağını vurguladı.
09:04Geçmiş yıllarda yaşanan silahlı mücadelelerin her iki tarafı da yıprattığını belirterek,
09:10en makul çözümün ortak bir zeminde uzlaşmak olduğunu ifade etti.
09:17Hazreti Peygamberin bu yaklaşımı,
09:20Mekke'nin özellikle genç ve tecrübesiz liderleri tarafından sert bir tepkiyle karşılandı.
09:27Geçmiş çatışmalardan beslenen özgüvenleri ve eski günlerin hatıraları,
09:33çatışmacı tutumda ısrar etmelerinin başlıca sebebiydi.
09:37Buna karşılık, orta yaş ve üzerindeki Mekkeliler,
09:42hem Kureyş'in eski askeri ve siyasi gücünden uzaklaştığının,
09:46hem de Müslümanların artık Mekke'den çıkarılmış,
09:50küçük ve zayıf bir topluluk olmadığının farkındaydı.
09:56Günün sonunda Mekkeli müşriklerin yapabildiği,
09:59şehirlerine yaklaşık 17 kilometre mesafedeki Hudeybiye kuyusu civarında,
10:05Müslümanların yolunu kesmek ve ilerleyişlerini engellemekle sınırlı kaldı.
10:13Mekkelilerin duyduğu derin endişe, çatışma isteklerini büyük ölçüde törpülemiş olsa da,
10:19mevcut pozisyonlarını korumak adına Müslümanlara elçiler göndererek,
10:24onları tehdit etmeye ve gözdağı vermeye çalıştılar.
10:28Ancak gönderilen her elçi, dönüşünde hedeflenenin tam aksine,
10:35Mekkelilerin moralini daha da zayıflatan gözlemlerle geri döndü.
10:40Bunun temel sebebi, Hudeybiye'de yaşananların,
10:44Mekkelilere, Hazreti Peygamber ile Müslümanlar arasındaki ilişkiyi,
10:49yakından gözlemleme imkanı sunmasıydı.
10:54Karşılaştıkları tablo, beklentilerinin tamamen aksi yönündeydi.
11:00Nitekim, Kureyş'in ileri gelenlerinden Urve bin Mesud,
11:04Mekke'ye dönüşünde Doğu Roma İmparatoru,
11:08Sasani Kisrası ve Habeşistan Necaşisi'nin huzurunda bulunduğunu,
11:13ancak bu liderlerin hiçbirinin çevresiyle kurduğu ilişkinin,
11:19Hazreti Peygamber ile Ashabı arasındaki samimiyetle kıyaslanamayacağını açıkça itiraf etmiştir.
11:28Mekkeliler, farklı kanallar üzerinden Müslümanlarla iletişime geçerek,
11:33onları Medine'ye dönmeye ikna etmeye çalışıyorlardı.
11:36Ancak bu girişimler, eklektik bir yapıya sahip olan müşrik bloğun kendi aleyhine sonuçlar doğurdu.
11:45Zira Müslümanların, Allah'ın evini ziyaret edebilmek için son derece zor şartlar altında,
11:53pasif bir direniş sergileyerek beklediklerini gören,
11:57özellikle Kureyş'in müttefiki konumundaki kabilelere mensup kişiler,
12:02meseleyi siyasi bir perspektiften ziyade, insani bir düzlemde değerlendirmeye başladılar.
12:10Sırf Kabe'yi tavaf etme niyetiyle yola çıkan Müslümanların,
12:16açlık, temiz su yetersizliği ve hijyen eksikliği gibi ağır şartlar altına tutulmalarını kabul etmekte zorlanıyorlardı.
12:25Sürecin uzaması halinde, Kureyş'in yanında yer alamayacaklarını açıkça ifade etmeleri,
12:32bu rahatsızlığın somut bir göstergesiydi.
12:37Bu gelişmeler, Mekkelileri 5 yıl önce Müslümanlar aleyhinde yürüttükleri propagandanın,
12:43tam karşısında konumlanma riskiyle yüz yüze bıraktı.
12:46Zira daha önce Müslümanları haramayların kutsiyetine saygı göstermemekle suçlayan Kureyş,
12:55bu kez haramaylarda Kabe'yi ziyaret etmek isteyen bir topluluğu engelleyen taraf haline gelme tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
13:06Haramaylarda bir kimsenin Kabe'yi ziyaretine mani olmak,
13:12Kureyş açısından savunulması güç bir durumdu.
13:15Bu noktada Hazreti Peygamber'in haramay tercihi,
13:19dini olduğu kadar siyasi sonuçları olan stratejik bir hamleye dönüşmüştü.
13:28Kabe'nin kutsiyetini ve bu kutsiyet üzerindeki tasarruf yetkisini kendilerine ait gören Mekkeliler,
13:35Müslümanların şehre girmelerine kesinlikle izin vermemekte kararlıydılar.
13:42Zira Müslümanların Mekke'ye girmesi,
13:46diğer Arap kabilelerinin gözünde Kureyş'in otoritesini ciddi biçimde sarsacaktı.
13:53Nitekim fil vakasında Ebrehe bu şehre girememiş,
13:56Kureyş her ne kadar Ebrehe Allah'a düşmanlık eden bir figür olsa da,
14:01bu olayı kendi lehine yorumlayarak Kureyş'e düşmanlık eden Allah'ın gazabına uğrar algısını üretmişti.
14:11Gelinen noktada Kureyş'in düşmanı Müslümanlardı.
14:15Müslümanların hiçbir engelle karşılaşmadan Mekke'ye girmeleri,
14:21fil vakasının Kureyş'e sağladığı,
14:23bu sembolik gücün bütünüyle geçersiz hale gelmesi anlamına gelecekti.
14:29Bu nedenle Kureyş böyle bir duruma asla müsaade edemezdi.
14:36Ancak fiili olarak yapabildikleri Müslümanların geçişini engellemekten ibaretti.
14:43Hazreti Peygamber,
14:44müzakere zemininin oluştuğunu ve psikolojik üstünlüğün
14:49yavaş yavaş Müslümanların lehine döndüğünü hissettiğinde,
14:54stratejik bir hamleyle,
14:56amaçlarının yalnızca umre yapmak olduğunu,
14:59herhangi bir savaş niyetlerinin bulunmadığını açıkça bildirmek üzere,
15:06sahabeden Hıraş bin Ümeyye'yi Mekke'ye elçi olarak gönderdi.
15:11Ancak müşrikler bu elçiye kötü muamelede bulundular.
15:14Diyalog kapısını kapatmak istemeyen Hazreti Peygamber,
15:19bu kez Hazreti Ömer'i elçi olarak göndermeyi düşündü.
15:24Hazreti Ömer ise,
15:25Mekke'de kendisini koruyacak bir ailesi veya himaye ilişkisi bulunmadığını belirterek,
15:32Hazreti Osman'ın gönderilmesinin daha uygun olacağını ifade etti.
15:37Bunun üzerine Hazreti Osman Mekke'ye gönderildi ve Müslümanların niyetini Mekkelilere açıkça aktardı.
15:46Müşrikler Hazreti Osman'a da bu ziyarete kesinlikle izin vermeyeceklerini bildirdiler,
15:53ancak dilerse yalnızca kendisinin Kabe'yi tavaf edebileceğini söylediler.
16:00Hazreti Osman,
16:02Hazreti Peygamber'in ve Müslümanların yapamayacağı bir fiili,
16:07kendisinin yapmayacağını ifade ederek bu teklifi kesin bir dille reddetti.
16:15Aldıkları cevaptan memnun olmayan müşrikler Hazreti Osman'ı tutukladılar.
16:20Müslümanların Hudeybiye'deki kampında elçiden gelecek olumlu bir haber beklenirken,
16:27Hazreti Osman'ın öldürüldüğüne dair bir haberin ulaşmasıyla,
16:32ortam bir anda son derece gergin bir hal aldı.
16:37Müslümanlar arasında istişare kültürü çok hızlı bir şekilde kök salmıştı.
16:43Bununla birlikte her yeni olay,
16:46Müslümanların kardeşliğinin bir kez daha test edilmesi anlamına geliyordu.
16:52Düşmanla nasıl karşılaşılacağının,
16:56ganimetlerin hangi oranlarda taksim edileceğine,
16:59Müslümanların birlikteliğini bozmak isteyenlerin söylemlerinden,
17:04sefere çıkılıp çıkılmayacağına kadar,
17:07her olay farklı sebeplerle tartışmalara yol açabiliyordu.
17:11Münafıkların kafa karıştırıcı sözleri de eklenince,
17:15zaman zaman Müslümanların kafası karışmıyor değildi.
17:20Bu tür zamanlarda Yüce Allah Müslümanlara,
17:24Allah'a ve Resul'e itaat edin.
17:27Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kafirleri sevmez.
17:35Resulullah'a itaat eden Allah'a itaat etmiş olur.
17:38Yüz çevirenlere gelince seni onlara bekçi olarak göndermedik.
17:43Allah ve Resul'üne itaat edin.
17:47Birbirinize düşmeyin.
17:49Sonra zayıflarsınız ve zaferi elden kaçırırsınız.
17:55Sabredin.
17:57Kuşkusuz Allah sabredenlerle beraberdir.
18:00Ey iman edenler!
18:03Allah'a itaat edin,
18:05Peygamber'e itaat edin.
18:07Sizden olan ulül emrede,
18:10eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz,
18:13Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız,
18:18onu Allah'a ve Peygamber'e götürün.
18:21Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır,
18:27hem de en güzelidir.
18:30Ve daha pek çok ayeti kerime ile hatırlatmalarda bulunmuştur.
18:35Böylece Müslümanların kelime-i şehadet ile verdikleri söze sadık kalmalarını istemiştir.
18:43Müslümanların İslam'a ve Hazreti Peygamber'e sadakatinin test edildiği zaman dilimlerinden birisi,
18:49Hudeybi oldu.
18:51Hazreti Peygamber bir rivayete göre ölüm üzerine,
18:56bir rivayete göre savaştan kaçmamak üzere biat aldı.
19:01Bu biata,
19:03Beyat-ı Rıdvan yani Rıdvan biatı adı verilir.
19:07Hiçbir hazırlıkları olmamasına ve saldırıya açık halde olmalarına rağmen,
19:13tereddüt göstermeden Hazreti Peygamber'in yanında kalan Müslümanlar,
19:18daha ağacın altından ayrılmadan,
19:22and olsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah,
19:27o müminlerden razı olmuştur.
19:30Kalplerinde olanı bilmiş,
19:33onlara güven duygusu vermiş,
19:35ve onları pek yakın bir fetihle ödüllendirmiştir ayetiyle.
19:41Hem taltif edilmiş,
19:43hem de elde edecekleri hususunda müjdelenmiştir.
19:47Mekkelilerle gerçekleştirilen üç büyük silahlı mücadeleye ilaveten,
19:53çevre kabileler karşısında elde edilen askeri ve siyasi kazanımlar,
19:58Müslümanların artık yalnızca askeri bir operasyonla durdurulamayacağını açık biçimde ortaya koymuştu.
20:05Öte yandan,
20:07Müslümanların Hazreti Peygamber'e bağlılıklarını ve onun yolunda ölümü göze aldıklarını ortaya koyan biattan haberdar olunca,
20:16Müslümanların kararlılığını ve ciddiyetini kavrayan müşrikler,
20:22öncelikle Hazreti Osman'ı serbest bıraktılar,
20:25ardından da müzakere arayışına girdiler.
20:28Bu çerçevede Kureyş, Süheyl bin Amr'ı Müslümanların bulunduğu Hudeybiye'ye elçi olarak gönderdi.
20:38Diplomatik ilişkilerde görevlendirilen çahısların kimliği,
20:43tarafların niyetine dair önemli ipuçları barındırır.
20:46Kureyş'in Süheyl bin Amr'ı tercih etmesi de bu açıdan anlamlıydı.
20:51Nitekim Hazreti Peygamber,
20:53elçiyi görür görmez Kureyş'in geldiği noktayı ve vermek istediği mesajı anladı.
21:01Bu görevlendirme, Kureyş'in iyi niyet göstergesi olarak okunabileceği gibi,
21:07diyaloğa açık ve uzlaşmaya hazır olduklarının da açık bir ifadesiydi.
21:14Uzun yıllardır devam eden silahlı çatışmaların ortaya çıkardığı güvensizlik ortamı,
21:19Mekkelilerin ticari faaliyetlerini ciddi biçimde sekteye uğratmıştı.
21:25Ticaret yollarının güvenliğinin ortadan kalkması sebebiyle,
21:29büyük kervanlar düzenleyemeyen Kureyş,
21:31sınırlı ticari gelirini dahi askeri harcamalara yönlendirmek zorunda kalmıştı.
21:38Buna ek olarak,
21:39Müslümanları etkisiz hale getirmeye yönelik girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanması,
21:44Kureyş'in siyasi itibarını ve caydırıcılığını da önemli ölçüde zayıflatmıştı.
21:52Bu şartlar altında girişilecek yeni ve sonuçsuz bir çatışma,
21:57Kureyş'in kurulu düzenini bütünüyle tehdit edebilecek bir risk barındırıyordu.
22:02Bu arka plan üzerinde yürütülen çetin müzakereler neticesinde taraflar,
22:07belli bir uzlaşı zeminine ulaştı ve anlaşma maddeleri üzerinde mutabakat sağlandı.
22:13Ancak anlaşmanın imza aşamasına gelindiği sırada dramatik bir hadise yaşandı.
22:22Mekkeliler adına müzakereleri yürüten Süheyl bin Amr'ın oğlu Ebu Cendel,
22:27Müslüman olduğu için babası tarafından hapsedildiği ve zincire vurulduğu yerden kaçarak,
22:34ayaklarındaki zincirleri sürükleyerek Hudeybiye'ye ulaştı ve Müslümanlara sığındı.
22:41Süheyl bin Amr vakit kaybetmeden oğlunun kendisine iade edilmesini talep etti.
22:48Hazreti Peygamber, anlaşmanın henüz imzalanmadığını ve üzerinde uzlaşılan maddelerin yürürlüğe girmediğini belirterek,
22:57Ebu Cendel'in durumunun anlaşma kapsamı dışında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
23:04Ancak Süheyl bu yaklaşımı kabul etmedi ve oğlunun iade edilmemesi halinde anlaşmaya imza atmayacağını açıkça dile getirdi.
23:17Görüşmelerin tıkanma noktasına gelmesi üzerine Hazreti Peygamber süreci yönetme ve daha büyük bir maslahatın önünü açma anlayışıyla hareket ederek Süheyl
23:28'in talebini kabul etti.
23:31Hazreti Peygamber, Ebu Cendel ile özel olarak görüşerek kendisinden sabretmesini istedi.
23:38Allah'ın yakın bir zamanda kendisine ve benzer durumda olanlara bir çıkış yolu ihsan edeceğini müjdeledi.
23:47Oğlunu teslim alan Süheyl, Ebu Cendel'i sürükleyerek Mekke'ye geri götürdü.
23:54Bu manzara Hudeybiye'de bulunan Müslümanların yüreklerini derinden yaraladı ve morallerinin ciddi biçimde sarsılmasına sebep oldu.
24:06Sonuçta iki taraf arasında Hudeybiye anlaşması imzalandı.
24:10Hazreti Ali tarafından iki nüshâ halinde kaleme alınan anlaşmanın bir nüshâsı Hazreti Peygamber'de, bir nüshâsı ise Süheyl bin Amr'da kaldı.
24:20Anlaşma maddelerine göre, Müslümanlar bu yıl umre yapmadan geri dönecekler.
24:28Ertesi yıl sadece üç gün Mekke'de kalabilecekler.
24:33Bu zaman diliminde hiçbir Mekkeli ile irtibata geçmeyecekler.
24:39Mekke'ye gelirken yanlarında yolcu kılıcı haricinde bir silah bulundurmayacaklar.
24:48Mekke'den ayrılırken kendileriyle birlikte Medine'ye gelmek isteyenleri yanlarına alamayacaklar.
24:57Mekke'de kalmak isteyenlere engel olmayacaklar.
25:01İsteyen Arap kabilesi iki taraftan birisiyle birliktelik kurabilecek.
25:08Anlaşma süresince Kureyş'ten birisi İslamiyet'i kabul eder ve Müslümanlara sığınırsa Mekke'ye iade edilecek.
25:18Bununla birlikte Mekke'ye iltica eden hiçbir Müslüman iade edilmeyecek.
25:25Hac ve Umre amacıyla Mekke'ye gelen veya Yemen ve Taif'e gitmek üzere buradan geçenlerle Suriye'ye veya Doğu
25:36'ya gitmek üzere Medine'ye gelenler emniyet içinde olacak.
25:41Anlaşma 10 yıl geçerli olacak.
25:43Bu süre içerisinde iki taraf birbirine saldırmayacak.
25:49Anlaşma kaleme alınırken Kureyş heyeti Bismillahirrahmanirrahim ve Resulullah ifadelerine itiraz ederek
25:58Bismillahirrahmanirrahim yerine cahiliye döneminde de bilinen Bismillahirrahim sözünün
26:05Resulullah yerine de Abdullah'ın oğlu Muhammed ifadesinin yazılmasına ısrar ettiler.
26:12Hazreti Peygamber kelimelere takılıp asıl hedeften uzaklaşılmaması maksadıyla bu önerileri kabul etti.
26:21İlk bakışta Mekkelilerin taleplerinin kabul edildiği, Müslümanların ise kaybeden taraf olduğu izlenimini veren anlaşma
26:31İslam tarihinin dönüm noktalarından birisi olmuştur.
26:36Müşrikler açısından bakıldığında Hudeybiye Anlaşması, Müslümanların artık inkar edilemez bir siyasi ve toplumsal gerçeklik olarak kabul edilmesi
26:49ve bu durumu tersine çevirecek imkanların tükendiğinin fiili bir ilanı niteliğindeydi.
26:56Müslümanlarla aynı masaya oturmayı kabul eden Kureyş için Hudeybiye'nin en ağır tarafı
27:04daha önce üç kez karşı karşıya geldikleri ve üç kez ortadan kaldırmaya çalıştıkları bir topluluğa
27:12şehirlerine girme hakkını tarımak zorunda kalmalarıydı.
27:18Bu durum Kureyş'in zihninde derin bir otorite ve prestij kaybı hissi uyandırıyordu.
27:25İslam tarihi perspektifinden bakıldığında ise Hudeybiye Anlaşması'nın her bir maddesi
27:32Müslümanlar açısından stratejik ve tarihi bir değer taşımaktaydı.
27:38Anlaşma her şeyden önce Müslümanların Kureyş tarafından resmen tanınmasını sağlamıştı.
27:46Bu tanınmayla birlikte Hazreti Peygamber elde ettiği meşruiyet zemininden hareketle
27:53İslam'a davet mektupları göndermiş.
27:56Böylece yalnızca Arap Yarımadası'ndaki kabile reislerini değil,
28:02Bizans ve Sasani'ler başta olmak üzere çevre coğrafyalardaki hükümdarları,
28:08kabile başkanlarını ve siyasi aktörleri de mevcut fiili durumdan haberdar etmiştir.
28:18Anlaşmada yer alan ve isteyen kabilelerin istedikleri tarafla ittifak kurabileceklerini
28:25öngören madde, ilk bakışta basit bir taraf seçme serbestlisi gibi görünse de,
28:31gerçekte Kureyş'in tarih boyunca inşa ettiği ittifak sistemini,
28:38bütünüyle geçersiz kılan devrimsel bir düzenlemeydi.
28:44Haşim önderliğinde tesis edilen ilaflar fiilen hükmünü yitirmiş,
28:49Bundan böyle, her kabile, geçmişteki taahhütlerine bakmaksızın,
28:56Kureyş'le olan anlaşmalarını feshederek,
28:59Müslümanlarla yeni bir dayanışma ve işbirliği zemini oluşturabilme imkanına kavuşmuştu.
29:08Nitekim fiili gelişmeler de bu doğrultuda seyretmiştir.
29:12Daha önce Müslümanlarla ilişki kurmak isteyen,
29:16ancak Kureyş'in baskısından çekinen birçok Arap kabilesi,
29:21Medine'ye gelerek,
29:23İslam hakkında doğrudan bilgi edinme fırsatı bulmuştur.
29:29Bu yeni atmosfer,
29:31İslam'ın hızlı ve kalıcı biçimde yayılmasının önünü açmıştır.
29:37Öyle ki, Hudeybiye Anlaşması'ndan sonraki iki yıl içerisinde İslam'ı kabul edenlerin sayısı,
29:45İlk vahiyden anlaşmaya kadar geçen,
29:49Yaklaşık 19 yıllık dönemde,
29:52Müslüman olanların toplamıyla kıyaslandığında daha fazladır.
29:57İlk vahiyin nuzulünden Hudeybiye Anlaşması'na kadar geçen süreçte,
30:02Müslümanlar ile Kureyşli putperest Araplar arasında,
30:06Kimi zaman düşük yoğunluklu olsa da,
30:09Kesintisiz bir çatışma hali söz konusuydu.
30:13Bu dönemde temel problem,
30:15Kureyş'in Müslümanları dinlemeye ve anlamaya çalışmak yerine,
30:20Onları sürekli bir tehdit unsuru olarak görmesiydi.
30:25Hudeybiye ile tesis edilen barış ve sükunet ortamı sayesinde,
30:29Birçok kişi ilk kez İslam'ı ön yargılardan arınmış şekilde tanıma imkanı bulmuş,
30:37Bu durum dini tebliğin etkisini kat be kat arttırmıştır.
30:43Anlaşmada yer alan ve tarafların on yıl süreyle birbirlerine saldırmamalarını öngören madde,
30:50Müslümanlar açısından son derece kritik bir anlam taşımaktaydı.
30:55Zira, bu düzenleme ile Müslümanlar karşısında oluşturulan geniş çaplı ittifak,
31:03Fiilen dağılmaktaydı.
31:05Hendek Savaşı hatırlandığında,
31:09Kureyş'in liderliğinde,
31:11Hayber Yahudileri ile,
31:12Gatafan ve Fezare kabilelerinin,
31:15Müslümanlara karşı birleşik bir cephe oluşturduğu görülür.
31:19Kureyş'in Müslümanlar aleyhine silahlı bir girişimde bulunmayacağını resmen taahhüt etmesi,
31:26Söz konusu koalisyonların yeniden teşekkül etmesini imkansız hale getirirken,
31:34Hazreti Peygamber'e karşısındaki tehdit unsurlarıyla,
31:38Sırasıyla ve kontrollü biçimde ilgilenme imkanı tanıyordu.
31:44Bu yönüyle Hudeybiye Anlaşması,
31:47Hicaz bölgesinin iki stratejik merkezi olan,
31:50Hayber ve Mekke'nin fethine giden sürecin,
31:54Zeminini hazırlayan bir dönüm noktası oldu.
31:58Anlaşma sayesinde Müslümanlar,
32:01Güney sınırlarını güvence altına alarak,
32:03O güne kadar sahip olmadıkları ölçüde bir coğrafi emniyet elde etmişlerdi.
32:09Neredeyse,
32:10Her yıl Kureyş tehdidiyle savaş meydanlarına çıkmak zorunda kalan Müslümanlar için,
32:16Bu tehdidin ortadan kalkması,
32:19Yalnızca askeri değil,
32:21Aynı zamanda psikolojik bir rahatlama anlamına geliyordu.
32:27Bununla birlikte,
32:28Anlaşmanın uzun vadeli sonuçları Müslümanların lehine olacak olsa da,
32:33Mekke'nin yakınlarına kadar gelmişken,
32:35Şehre giremeden geri dönmek,
32:39Sahabe nezdinde ciddi bir hoşnutsuzluk ve hayal kırıklığına yol açtı.
32:47Sahabenin büyük bir kısmı,
32:49Derin bir üzüntü içerisindeydi.
32:52Bu duygusal kırılmaya ilk somut tepki,
32:55Hazreti Ömer'den geldi.
32:59Hislerinin etkisiyle Hazreti Peygamber'in yanına gelen Hazreti Ömer,
33:04Ardı ardına yönelttiği sorularla tepkisini dile getirdi.
33:08Sen Allah'ın Nebisi değil misin?
33:10Biz hak üzere,
33:12Düşmanlarımız batıl üzere değil mi?
33:15Bizim ölülerimiz cennette,
33:17Onların ölüleri cehennemde olmayacak mı?
33:20Bu sorularla Müslümanların haklılığını teyit ettirdikten sonra,
33:27Öyleyse neden dinimiz konusunda bu acizliği gösteriyor,
33:32Ve Allah henüz bizimle onlar arasında hükmünü vermemişken,
33:37Geri dönüyoruz diyerek,
33:39Mekke'ye girmeden dönülmesini anlamakta zorlandığını ifade etti.
33:44Hazreti Ömer'in bu heyecanlığı ve duygusal tutumunu büyük bir sükunetle karşılayan Hazreti Peygamber,
33:51Olayları yalnızca görünen üzerinden değerlendirmek yerine,
33:56Allah'ın takdirine güvenmenin daha doğru sonuçlar doğuracağını vurguladı.
34:03Hazreti Ömer'in,
34:04Kabe'yi görmeden neden geri dönüldüğüne dair ısrarlı sorularına ise,
34:10Şüphesiz sen yakın bir zamanda beyte gelecek ve onu tavaf edeceksin şeklinde cevap vererek,
34:17Geleceğe dair bir güven telkininde bulundu.
34:21Hazreti Ömer'in sözlü tepkisinden daha dikkat çekici bir durum ise,
34:26Hazreti Peygamber'in kurbanların kesilmesi yönündeki emri karşısında,
34:31Sahabenin isteksiz davranmasıyla ortaya çıktı.
34:34Müslümanlar yola çıkarken yanlarında yetmiş kurbanlık deve getirmişlerdi.
34:41Hazreti Peygamber,
34:42Kurbanların kesilmesini ve tıraş olunmasını emretti.
34:47Bu emri üç kez tekrarlamasına rağmen,
34:50Sahabeden herhangi bir fiili karşılık görmedi.
34:55Sahabenin bu pasif direnişi karşısında,
34:58Ne yapılacağı hususunda bir süre tereddüt yaşayan Hazreti Peygamber,
35:03Derin bir üzüntü içerisinde çadırına çekildi.
35:08Bu noktadan sonra yaşananlara değinmeden önce,
35:12Önemli gördüğüm bir husustan bahsetmek istiyorum.
35:17İslam medeniyeti içerisinde,
35:208. yüzyılın ortalarından itibaren yazılmaya başlanan,
35:24Ve siyasetname adı verilen eserler vardır.
35:26Bu eserler, yöneticilere iktidarlarını dini emir ve yasaklara uygun,
35:34Kendilerine bu makamı bahşeden Allah'ın ve yönetimiyle görevlendirildiği halkın razı olacağı şekilde,
35:41Sürdürmeye yönelik pratik tavsiyeler veren,
35:45Siyasi, ahlaki ve dini içerikli eserlerdir.
35:49Siyasetnameler genel itibariyle,
35:52Hükümdarlara siyaset sanatının inceliklerine dair tavsiyeler içerirken,
35:58Aynı zamanda deneyime dayalı devlet idaresiyle,
36:02Yöneticilerin görevlerinin tanımlanması ve sınırlarının belirlenmesini amaçlamaları hasebiyle,
36:10Yazıldıkları dönemin pratik ahlakını da yansıtırlar.
36:14Bu yönüyle de bir anlamda idareciler için kaleme alınmış el kitaplarına benzerler.
36:22Siyasetname müellifleri,
36:24Hükümdarlara kadınlar hususunda çeşitli tavsiyelerde bulunmuşlardır.
36:30Bu tavsiyelerin kimisi,
36:32Kadınların konumlandırılmasıyla ilgiliyken,
36:35Bir kısmı da doğrudan kadının devlet yönetimindeki yerine dairdir.
36:41Siyasetnamelerde kadının nasıl tasvir edildiği incelendiğinde,
36:47Kadının konumunun kadını değerli gören iyimser yaklaşım,
36:52Kadını nesneleştiren kötümser yaklaşım ve de ihtiyatlı yaklaşım şeklinde,
36:59Üç kategoride ele alınabileceği sonucu çıkarılmıştır.
37:03Bu yaklaşımlarda siyasetname yazarının yaşadığı tecrübeler,
37:09Önemli bir hareket noktasıdır.
37:12Dönemindeki özellikle haneden mensubu kadınlarla sorun yaşayan bir siyasetname müellifi,
37:19Hükümdara siyasi işlerden kadınları uzak tutması yönünde,
37:23Tavsiyede bulunabilmiş ve bunu çeşitli gerekçelerle açıklamıştır.
37:29Siyaset hususunda kadınların konumuna dair açıklama yapılırken,
37:35Atıfta bulunulan noktalardan birisi de,
37:38Hazreti Peygamber'e atfedilen,
37:41İşlerinizde kadınlarla istişare ediniz,
37:44Doğru yapmak için onlar işin nasıl yapılması gerektiğini söylüyorlarsa,
37:50Tam tersini yapınız ifadesidir.
37:53Her ne kadar bazı siyasetname yazarları kendi fikirlerini Hazreti Peygamber'e söyletse de,
38:01Hazreti Peygamber'in hayatına baktığımızda,
38:04Kendisinin pek çok konuda eşlerine danıştığı ve onların yönlendirmeleriyle hareket ettiğini görmekteyiz.
38:12Başta ilk vahyin ardından yaşananlar olmak üzere,
38:17Hazreti Hatice ile olan yılları bu konuda fazlasıyla karar verdiricidir.
38:24Ancak kanaatimce bu konuya dair en çarpıcı örnek,
38:29Hudeybiye anlaşması sonrasında yaşanmıştır.
38:31Diyelim ve konumuza dönelim.
38:34Müslümanların kurbanlarını kesme hususunda isteksiz davranmaları,
38:38Hazreti Peygamber'i derinden şaşırtmıştı.
38:40Ne şekilde hareket etmesi gerektiği konusunda bir süre tereddüt yaşayan Hazreti Peygamber,
38:47İsabetli görüşleriyle daha önce de kendisine rehberlik eden eşi Ümmü Seleme'ye durumu açtı.
38:55Ümmü Seleme Hazreti Peygamber'e kimseyle konuşmadan dışarı çıkmasını,
39:01Kurbanını kesmesini ve tıraş olmasını,
39:04sahabenin de bunu görünce kendiliğinden aynı davranışı sergileyeceğini ifade etti.
39:12Hazreti Peygamber, eşinin bu isabetli yönlendirmesi doğrultusuna hareket etti
39:18ve gelişmeler Ümmü Seleme'nin öngördüğü şekilde gerçekleşti.
39:24Hazreti Peygamber'in tek başına kurbanını kesmesi son derece güçlü ve sarsıcı bir duygusal atmosfer oluşturdu.
39:34Bunun üzerine Müslümanlar hızla yerlerinden kalkarak kurbanlarını kestiler.
39:40Bu hadise, Hazreti Peygamber'in kadınlarla istişare konusundaki yaklaşımını açık biçimde ortaya koymaktadır.
39:48Süreci geriye doğru işlettiğimizde,
39:52özellikle ilk vahyin ardından yaşanan kriz anında,
39:56Hazreti Hatice'nin sergilediği destek ve yönlendirici rol hatırlandığında,
40:02Hazreti Peygamber'in kadınları toplumsal ve siyasal karar süreçlerinin dışında görmediği,
40:09bilakis onların basiretli kanaatlerini dikkate alan bir liderlik anlayışına sahip olduğu net biçimde anlaşılmaktadır.
40:19Hazreti Ebu Bekir'in şu sözleri,
40:21Hudeybiye'nin nasıl anlaşılması gerektiğine dair son derece çarpıcı bir çerçeve sunmaktadır.
40:29İslam'da Hudeybiye'den daha büyük bir fetih yoktur.
40:33Fakat o gün insanlar,
40:35Resulullah ile Rabbi arasındaki olanları kavramakta çok zorlandılar.
40:42Allah'ın kulları acele ederler,
40:44halbuki Allah Teala iş kendi murat ettiği noktaya gelinceye kadar kulların acele ettiği gibi acele etmez.
40:55Sonuç itibariyle Hudeybiye,
40:58müşrikler için köprüden önceki son çıkış niteliğindeydi ve bu müşrikler bu çıkışı değerlendiremediler.
41:07Kısa vadeli kazanım hesapları,
41:10onları uzun vadeli,
41:12kalıcı ve ebedi bir kurtuluş imkanından mahrum bıraktı.
41:17Anlayabilenler için bu noktadan sonra sürecin hangi yöne evrileceği artık açıktı.
41:25Anlamayanlara ise Yüce Allah,
41:27daha dönüş yolundayken fetih suresini nazil ederek,
41:32önlerinin açıldığını,
41:34İslam'ın tebliği önündeki en büyük engelin ortadan kalktığını haber veriyordu.
41:39Bundan böyle beklenen şey yalnızca doğru zamanın gelmesiydi.
41:47Ne var ki eve dönüş öncesinde yapılması gerekenler ve çözülmeyi bekleyen bazı meseleler hala gündemdeydi.
41:57Evet, bu bölümlükte bu kadar.
42:00Bir sonraki bölümde Hazreti Peygamber'in hayatına dair çok önemli bir konuyu gündemimize alıp açıklığa kavuşturmaya çalışacağız.
42:10Ayrıca Hudeybiye Anlaşması'ndan doğan haklar çerçevesinde gerçekleştirilen bir takım faaliyetlere değineceğiz.
42:19Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
42:21Sağlıcakla kalın.
Yorumlar

Önerilen