Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
01:00Ve selamen ala rasulillah ve ala alihi ve sahbihi ecma'in.
01:05Muhterem seyirciler, bir önceki dersimizde Medinetül Fazla yani faziletli şehrin faziletli insanlar tarafından oluşturulacağını söylemek için faziletin dört temelinden bahsetmiştim.
01:26Bunlardan bir tanesi hikmet, bir diğeri şecaat, bir diğeri iffet.
01:35Bu hikmet ve şecaatin şubelerini aktardım.
01:40Şimdi gerçekten Medinetül Fazla'nın faziletli bir şehrin faziletli insanlarının üçüncü özelliği olan ahlak hamidenin üçüncü esas unsuru olan iffet
01:56ve iffetin şubelerinden bahsedeceğim.
01:59Birincisi iffetin şubelerinin birincisi haya yani kötülükleri işlerim korkusuyla kişinin nefsini daima murakabe altında tutması,
02:14Allah'tan korkması, kuldan utanması.
02:17İffetin ikincisi sabır yani nefsani ve şehevi arzulara karşı sabırlı olmak, metanetli olmak, ibadete devamında da ısrarlı olmaktır sabır.
02:32Üçüncüsü rahat ve huzur yani özellikle şehvetin kaleyanı anında sakin olmak, mutmain bir kalbe sahip olmak.
02:47Dördüncüsü nezahet, eleştiriden uzak, malı ihanet ve zulüm etmeden kazanmak ve kazandığı malı da hem kazanırken temiz kazanmak hem de
03:01harcarken temiz yerlere, öğlen yerlere harcamak.
03:06Beşincisi kanaat, yeteri kadarıyla yetinmek, yük olmamak insanlara, dünyaya yüklemek,
03:18altıncısı vakar, ağırbaşlılık, istekleri peşinde koşarken tedbirli olmak, ağırbaşlı davranmak, hafiflikten, yenilikten uzak olmak.
03:33Yedincisi rıfk, zaten her şeyin başıdır.
03:37İnsan olmanın en önemli özelliğidir.
03:40Şefkat, yumuşaklık, güzele, iyiye, doğruya olan, doğru olan şeylere tabi olmak.
03:49Zaten yumuşak davranmayan kimse, rıfk sahibi olmayan kimse, bütün hayırlardan da kendinde ne kadar kendinin iyi olduğunu iddia ederse etsin,
04:00bütün hayırlardan da mahrum sayılır.
04:04Sekizincisi, nefsi olgunlaştıran şeyleri sevmek.
04:10Yani güzel görünüm, insanın hakikaten güzel bir görünüme sahip olması ve güzellikleri sevmesi ve takdir etmesi.
04:20Dokuzuncusu, vera.
04:22Yani sürekli olarak güzel işler yapma gayretinde olmak, haramlardan daima uzak durmak.
04:30Onuncusu, mürüvvet.
04:32Nefsin, insan nefsinin mümkün olduğu kadar doğruyu ifade etmesini, içten arzulaması.
04:39Yani insaniyet de diyoruz biz buna.
04:42On birincisi, intizam.
04:44Her şeyi en uygun bir şekilde yerli yerine koymak.
04:49Bunun aksi düzensizliktir ki, intizam her şeyi uygun bir şekilde yerli yerine koyup tertip etmek, tertipli olmak demektir.
04:59Onun ikincisi, sehavet, cömertlik.
05:02Gerekli olan şeyi, gerekli olan yerde harcamak.
05:06Ne az, ne çok.
05:08Ne israf, ne cimrilik.
05:09İkisinin ortası.
05:11Sehavetin altında da altı mana vardır, altı şube vardır.
05:17Bunlardan bir tanesi kerem.
05:20Cömert kimse, kerimdir.
05:22Yani, kerim, infakını vermesini kolaylıkla ve gönül hoşluğuyla vermesidir.
05:30Cömert kimsenin.
05:31Bir diğeri, ihsar.
05:33Yani, başkasını kendine tercih etmek.
05:37Kendi ihtiyacı olduğu halde, başkasının ihtiyacını öne çıkarmak.
05:42Bu gerçekten çok önemlidir.
05:46Bakın, buna tarihi bir şahitlik olarak şu ayet-i kerimeyi okuyacağım sizlere.
05:52Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine iman yerleştirilmiş olan kimseler, yani ensar,
06:00kendilerine göç edip gelenleri, yani muhacirunu, bekkelleri severler ve onlara verilenlerden dolayı da içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler.
06:11Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile, onları kendilerine tercih ederler.
06:17Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
06:23Haşr suresi 9. ayet.
06:26Üçüncüsü, infak yaparken sevinerek vermek, üzülmemek.
06:31Buna nubul da diyoruz biz, infak ederken, verirken sevinçle, sürurla vermek.
06:39Dördüncüsü, nimeti dostlarla paylaşmak, güzellikleri, Allah'ın bize vermiş olduğu nimetleri, zenginliği ki buna bilgi de dahildir.
06:51Buna insanın neşeyi, sevinci, tebessümü de paylaşması buna dahildir.
06:57Beşincisi ise semahat, yani cömertlik.
07:01Mecbur olmayan yardımı, yani mecbur olmadığı halde yardım ederken bir lütuf ve ihsan olarak vermek.
07:10Bunu mecburiyetten dolayı değil, kendi isteğiyle yapmak.
07:15Altıncısı, müsamaha.
07:19Bu her işte, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadisinde buyuruyor ki,
07:29Yani Allah merhamet etsin, alırken, satarken, hakkını ararken, müsamahalı davranan kimseye Allah merhamet etsin diye dua ediyor.
07:40Yani karşılık beklemeden hakkını savunmak, efendim temiz bir tavırla, temiz bir tavırla, çirkinleşmeden savunması gerekenleri savunmak, buna biz müsamaha diyoruz.
07:57Yani şu hadis-i şerif aklımızda olsun.
07:59Rahimellahu semhan, Allah merhamet etsin müsamahalı kimseye.
08:08İnsanlar bazen haklarını ararken çirkinleşiyorlar.
08:13İşte müsamaha, hakkını ararken bile ne yapmamak?
08:17Çirkinleşmemek.
08:18Alırken, satarken çirkinleşmemek.
08:21Şimdi gelelim, bütün bunların toplamı, yani hikmetin, şecaatin, iffetin meydana getirdiği adalet,
08:31ki adalet, bütün bu özellikler varsa adalet meydana geliyor.
08:37Adaletin şubelerinden bahsedeceğim.
08:40Sadakat içinde bir menfaat beklemeden, bir menfaatin, bir gayenin karışmadığı,
08:49dost doğru bir şekilde insanın hayırlı işlere yönelmesi ve insanlar arasında dost doğru,
08:58yani hak sahibine hakkını verecek şekilde onlar yakın da olsalar, uzak da olsalar,
09:04sevdikleri de olsa, nefret ettikleri de olsa, hak sahibine hakkını teslim etmesidir.
09:10İkincisi, adaletin ikinci şubesi, ülfet.
09:14Yani yaşamakla ve geçim yollarıyla ilgili alınan tedbirlerde verilen kararlarda yardımlaşma duygusu,
09:23yani birlikte, beraberlik, kalpler arasında yakınlık, her hususta Resulullah Efendimiz,
09:31Allahümme ellif beyne kulübine, Ya Rabbi kalplerimiz arasında bir ülfet ver.
09:37Yani bizi bir eyle, beraber eyle.
09:39Biz yapacağımız işleri hep birlikte yardımlaşarak yapalım demek, yapmak demek.
09:46Üçüncüsü, vefa.
09:48Yani paylaşımda, buna şöyle de diyelim, paylaşımda eşitlik.
09:55Yani insanın aile reisi ise, mesela hanımı, çocukları, kardeşleri arasında,
10:03paylaşımda eşitlik, arkadaşları arasında eşitlik,
10:06insanlar arasında eşitliğe dikkat etmek, riayet etmek,
10:12bu da adaletin bir şubesidir.
10:15Bir diğeri, teveddüt.
10:18Yani sevmek.
10:20Eşi, dostu, akranı, sevmek.
10:24Bunun için gayret etmek, Allah'ı sevmek.
10:27Şöyle ki, teveddüt, yani kişinin işini de sevmesi, işini de sevmesi,
10:34şunu bilmesi yalnız,
10:36hepimiz Allah'ın huzurunda eşitiz.
10:39Bizim sevdiklerimiz de, sevmediklerimiz de Allah'ın kulu ve onlara ne yapmak?
10:45Hakkını verecek şekilde adil davranmak.
10:48Beşincisi, adaletin yine şubelerinden bir tanesidir ki,
10:53mükafatlandırmak.
10:55Yani yapılan iyiliğe aynen veya daha fazlasıyla mukabele etmek,
11:01iyiliği, çalışanı ne yapmak, mükafatlandırmak, ona bu mükafatlar vermek.
11:10Altıncısı, ortaklıklarda ve yaptığı bütün işlerde adalete riayet etmek.
11:17Yani hep kendine yontan olmamak, özellikle ortaklıkların devamında.
11:22Adalet nedir?
11:24Yüzyıllarca bazı ortaklıkların devamına sebep olur ama bugün ortaklıklarımızın devamsızlığı,
11:33adaleti terk edip daha çok kendi menfaatimize olan hususlara yönelmemizden kaynaklanmaktadır.
11:42Yedincisi ise, güzel hüküm.
11:44Yani yaptığı iyiliklerde pişmanlığı ve minnet edip başa kalkmayı terk etmek.
11:51Yani en önemli hususlardan bir tanesi de, adaletin tezahürlerinden bir tanesi de şudur,
11:57yaptığın iyiliği başa kalkma, işte bu.
12:01Kalkmayacak, kalkmamalıyız.
12:03Sekizincisi, sıla-i rahim.
12:05Hayırlı işlerde akrabalarımızı, yakınlarımızı ortak etmek.
12:10Dokuzuncusu, şefkat.
12:13Himmetini insanlardan, zararları hoş olmayan şeyleri gidermeye gayret etmek, sarf etmek.
12:21Onuncusu, ıslah.
12:23İnsanlar arasındaki davalaşma ve tartışmalarda bunu düzeltmek, yani aracılık yapmak.
12:31On birincisi, tevekkül.
12:33Gayret edip çalıştıktan sonra, insanın gücünün yetmediği şeylerde, sonucu Allah'a havale etmektir, tevekkül.
12:43On ikincisi, teslim.
12:46Adaletin şubelerinden on ikincisi, Allah Celle Celaluhu'nun emrine boyun eğmek.
12:52Adalet neyi gerektirdiyse, ona uymak, ona teslim olmak.
12:58Hani şeriatın kestiği parmak, acımaz demek.
13:02On üçüncüsü, rıza.
13:04Kendisinin eline geçen veya elinden kaçan şeylerden dolayı değişiklik göstermeden, nefsinin hoş durması.
13:15Yani yakaladığı fırsatlara da çok sevinmemek, kaçırdıklarına da çok üzülmemek.
13:23On dördüncüsü de ibadet.
13:27Allah-u Teala'ya tazimde, hürmette, ibadette kusur etmemek.
13:34Bir de ehlullah, yani Allah ehli olanlara, ehlullah olanlara değer verip saygı göstermek.
13:43Allah'ın emirlerine sımsıkı yapışmak, Allah'ın haram kıldığı şeylerden de sakınmak.
13:51Anlattığımız bu usul ve şubelerin hepsinin toplamı 45'tir.
13:57Önceki alimlerden naklonlan ise bunların üzerine daha fazla 30 tane de eklenmiştir ama biz bununla yetindik.
14:05Şöyle bu konuyu sonuçlandırıyorum bu bölümü.
14:10Ey hak yolunun yolcusu, o halde sana gerekli olan bütün bu anlatılan kötülüklerden sakınmak, onları def etmek, faziletli olan şeyleri
14:24muhafaza etmek.
14:25Böyle yap ki nefsini temizle.
14:28Yani böyle yap ki kalbini lüzumsuz şeylerden temizleyip arındır.
14:34Böyle yap ki kalbini süsleme imkanı olsun.
14:38Çünkü zaten tasavvuf ve tarikat denen şeyler de bu saydığımız şeylerden ibarettir.
14:46Şimdi geldiğimiz konu, bir konu başlığı yapacağım.
14:50Özellikle bu konuyu tamamladıktan sonra, yani ahlak-ı hamideyi, Medinetül Fazla'nın oluşması için,
15:00faziletli insan yetiştirmenin, övülen ahlak üzere insan yetiştirmenin önemi,
15:06bunların esaslarından bahsettikten sonra, bu ahlaka sahip insanların özelliklerinden bahsettikten sonra,
15:15kalbin afetlerini daha önce bitirmiştik.
15:18Şimdi yeni bir bölüme başlıyoruz.
15:22Dilin afetleri bölümüne başlıyoruz.
15:26Bu kitabımızın ikinci bölümünü de meydana getirmektedir.
15:32Dili korumanın vacip oluşu, birinci bölüm, bahsedeceğimiz, bugünkü bahsedeceğimiz konu,
15:38dili korumanın vacip oluşu ve dili hatalı kullanımlardan korumak.
15:46Bugünkü konumuz bu.
15:48Şu önemli bir, bize önemli hususları anlatan, kulağımıza küpe olması gereken,
15:55şu ayet-i kerime ile başlıyorum.
15:58Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki,
16:01İnsan hiçbir söz söylemez ki,
16:05yanında gözetleyen dediklerini kaydeden bir melek hazır bulunmasın.
16:10İşte bu bilinç, bu şuur,
16:12her söylediğimizi kaydeden bir melek,
16:14her söylediğimizi yazan, hazır bulunan bir melek var.
16:18Ayet-i kerimede geçen,
16:20lafızdan biz şunu anlıyoruz,
16:23kulun işlediği hayırları ve şeyleri yazmaya hazır bir melek.
16:29Bakın, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
16:33bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor,
16:37Peygamber Efendimiz,
16:38insanoğlu sabahladığında bütün azaları,
16:43dilinden günahlara karşı kendilerini korumasını ister.
16:47Ve şöyle derler,
16:49bizim hakkımız da Allah'tan kork.
16:53Çünkü bizler sana bağlıyız.
16:55Şayet sen dost doğru olursan,
16:58biz de doğru oluruz.
17:00Sen eğilirsen biz de eğiliriz derler.
17:04Yine bir başka adi-i şerifte,
17:06Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
17:08kulun kalbi doğru olmadıkça,
17:11kalbi doğru olmadıkça,
17:13imanı dost doğru olmaz.
17:15Dili, lisanı doğru olmadıkça,
17:18kalbi de dost doğru olmaz.
17:20Demek ki,
17:21kalp ve dil,
17:22birbirine doğrudan bağlı.
17:24Yine bakın,
17:25Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
17:27kul,
17:28dilini hazine gibi muhafaza etmedikçe,
17:32dil bir hazinedir.
17:33Hazine gibi muhafaza etmedikçe,
17:36imanın gerçeğine,
17:38yani kemaline ve özüne ulaşamaz.
17:41O halde,
17:42Anadolu'da da çok kullanılan bir tabir kullanacağım,
17:46dili iyi saklamak gerekir,
17:48iyi muhafaza etmek gerekir.
17:50Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki,
17:53kim iki ayağı ve iki çenesi arasındakilere karşı bana kefil olur.
18:01Yani onları iki ayağını ve iki çenesinin,
18:03yani dilini kötülüğe bulaştırmazsa,
18:07ben de ona,
18:08onun cennete gireceğine kefil olurum diyor.
18:11O halde,
18:12dilimize ve
18:15ayaklarımızın arasındaki edep yerlerimize,
18:18çok iyi sahip çıkmalıyız.
18:21Dili korumak,
18:23ancak çok konuşmaktan sakınmakla,
18:26düşündükten sonra,
18:28ihtiyaç miktarı konuşmakla,
18:31gereken yerler hariç,
18:33susmaya devam etmekle mümkün olur.
18:36Bakın,
18:38şu hadis-i şerif,
18:39çok bizim için yol göstericidir.
18:42Asılullah Efendimiz diyor ki,
18:44ben kâne yu'minu billâhi vel yevmil âkhiri,
18:47kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyor ise,
18:51felyekul hayran evliye smut.
18:53Yani,
18:54ya hayır söylesin,
18:55ya da sussun.
18:57İşte,
18:58kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa,
19:00misafirine ikram etsin.
19:02Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsa,
19:04komşusuna ikram etsin,
19:06eziyet etmesin.
19:07Gerçekten bu hadis bize yol gösteren,
19:10çok önemli bir ışıktır,
19:13çok önemli bir nurdur.
19:14Bakın,
19:15Resulullah Efendimiz,
19:16yine şöyle buyuruyor,
19:18Allah Celle Celaluhu'yu,
19:20Celle Celaluhu'yu,
19:23zikretmenin dışında,
19:24çok konuşmayın.
19:26Yani,
19:27marifet çok konuşmakta değil.
19:29Çünkü,
19:30Allah-u Teala'nın zikrinin dışında,
19:33çok konuşmak,
19:35kalp katılığına sebep olur.
19:37işarettir.
19:38İnsanların,
19:39Allah-u Teala'ya en uzak olanları da,
19:43kalbi katı olanlardır.
19:45O halde,
19:46çok konuşmamak,
19:48kalbin dikkatini artırır.
19:51Bir gün adamın biri,
19:53Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek,
19:55dedi ki,
19:56Ey Allah'ın Resulü,
19:57bana tavsiye ede bulun,
19:59dedi.
19:59Resulullah Efendimiz,
20:01Allah'tan kork,
20:03zira Allah Celle Celaluhu,
20:06korkusu,
20:07bütün hayırları,
20:09bir araya getirir.
20:11Allah yolunda,
20:12cihada,
20:13gayret et.
20:14Çünkü,
20:15Allah yolunda,
20:16cihat,
20:17Müslümanların,
20:18ruhbanlığıdır.
20:20Bu,
20:21ruhbanlık konusunu,
20:22anlatacağım biraz sonra.
20:24Allah'ı zikretmeye,
20:25ve onun kitabını,
20:26sürekli okumaya,
20:27Kur'an okumaya,
20:28gayret et.
20:29çünkü,
20:30Allah Celle Celaluhu,
20:32zikretmek ve,
20:33kitabı,
20:34sen için,
20:35yeryüzünde bir nur,
20:37gökyüzünde bir zikirdir.
20:38Cenab-ı Hak,
20:40kitabı,
20:40Kur'an'ı,
20:41kalbimizin baharı eylesin.
20:43Resulullah Efendimiz,
20:45böyle dua eder idi.
20:47Allahümmec,
20:48alil Kur'ane,
20:49rebia kalbi,
20:50Ya Rabbi,
20:51Kur'an'ı,
20:51kalbimin baharı eyle derdi.
20:53Ayrıca,
20:55dilini de,
20:56hayırlı şeyler hariç,
20:57muhafaza et.
20:58Zira sen,
20:59ancak bu şekilde,
21:01şeytana galip gelebilirsin,
21:03buyurdu.
21:04Ruhbanlığın,
21:05cihat olarak zikredilmesi,
21:07nedir derseniz,
21:08ruhbanlık,
21:09nefse ağır gelen şeyleri,
21:11taşımaktan ibaret olduğuna göre,
21:13dünyayı terk etmek olduğuna göre,
21:15Allah yolunda cihat etmek de,
21:17ruhbanlıktır.
21:18Çünkü cihat,
21:20insan nefsine,
21:21Allah yolunda savaş,
21:22Allah yolunda infak,
21:24insan nefsine,
21:25en ağır gelen,
21:26mal ve canı harcamaktır.
21:29Yani,
21:32hakikaten bu,
21:34diri kalmakla,
21:36birlikte,
21:37nimetlerin bir kısmına,
21:38el uzatmakla,
21:40nefsiyle cihat eden ile,
21:43efendim,
21:44hayatının sebebi de olsa,
21:46onu feda etmeye,
21:48hırslı olan arasındaki fark,
21:49ne kadar büyüktür.
21:50Yani,
21:51Ya Rabbi,
21:52insanın şehit olması,
21:54hayatından,
21:55yani canını,
21:56kanını,
21:57malını,
21:58Allah yolunda feda etmesi,
21:59gerçekten,
22:00büyük bir fazilettir,
22:02ve ruhbanlıktır,
22:04böyle anlamak lazım.
22:05O halde diyoruz ki,
22:06Ya Rabbi,
22:07ey merhametlilerin,
22:08en merhametlisi,
22:09bize bu yüce fazileti,
22:12hakikaten,
22:13cennette en üst,
22:14mertebelere çıkaran,
22:16şehitlik,
22:17vazife,
22:18halini,
22:19bize nasip et,
22:20lütfet diye,
22:21dua ediyoruz.
22:21Yine bakın,
22:24Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin,
22:26şöyle buyurduğunu,
22:27işittim diyor sahabi,
22:29insanoğlunun,
22:30hatasının çoğu,
22:32dilindendir.
22:33Çok söz,
22:34yalandan uzak olmaz.
22:36Buna dikkat etmek,
22:37çok mal,
22:37hani şöyle derlerdi Anadolu'da,
22:39çok mal haramsız,
22:41çok söz,
22:42yalansız olmaz derlerdi.
22:44Burada özellikle,
22:45çok sözden uzak durmak,
22:48kişi için temizliktir,
22:50güzelliktir.
22:51Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
22:53Efendimiz buyurdu ki,
22:54kişi,
22:56sakınca görmediği,
22:57önemsemediği bir kelime konuşur da,
22:59o kelime sebebiyle,
23:01yetmiş yıl,
23:01cehennem ateşine yuvarlanır.
23:04Allah korusun.
23:04Bu sebeple,
23:06söyleyeceklerimize dikkat etmeliyiz,
23:08boş,
23:08boş,
23:09konuşmamalıyız.
23:10Yine Resulullah Efendimiz,
23:12şöyle derdi,
23:13çok konuşanın,
23:15konuşması çok olanın,
23:17yanılması da,
23:18hatası da,
23:19çok olur.
23:20O halde,
23:20hatadan uzak olmak için,
23:22daha çok susmak,
23:23insan için ziynet,
23:25insan için sözdür,
23:27süstür.
23:28Resulullah Efendimiz yine buyurdu ki,
23:30sözün fazlasını tutup,
23:33söylemeyene,
23:34malının da ihtiyaç fazlasını,
23:37infak edene müjdeler olsun.
23:39Yine bakın,
23:41bir kimse,
23:42Resulullah Efendimiz'in yanında,
23:44konuşmaya başladı,
23:46sözü de uzatmamak lazım.
23:47sözü uzatıp,
23:48insanlara yük olmamak,
23:50eziyet etmemek lazım.
23:51Sözü oldukça uzattı.
23:54Bunun üzerine,
23:54Hz. Peygamber,
23:55sallallahu aleyhi ve sellem,
23:57ona dedi ki,
23:59dilinin önünde kaç perde var,
24:01diye sordu.
24:01Adam,
24:02iki dudağın ve dişlerin var,
24:03diye cevapladı.
24:05Bunun üzerine,
24:05Resulullah Efendimiz,
24:06o perdelerden senin konuşmasını engelleyecek bir şey yok mu?
24:11Madem var,
24:12konuşmanı biraz sınırla,
24:14dedi.
24:15Yine Resulullah Efendimiz,
24:19susan kurtulmuştur,
24:21kurtuluşa ermiştir.
24:23Demek ki,
24:24susmak,
24:26konuşmaktan daha hayırlıdır.
24:28O halde,
24:30çok susup,
24:31az konuşmak,
24:32konuşurken dikkat etmek,
24:34gerçekten insanı fazlılık kılar,
24:37faziletli kılar.
24:39Şimdi gelelim,
24:41dilin afetlerinin izahına gelelim.
24:44Dilin afetleri,
24:46ya susmak,
24:47ya da konuşmaktır.
24:48Bazen,
24:49susmak da afettir.
24:51Söylenmesi gereken yerde,
24:52konuşmamak da afettir.
24:54Konuşmak da iki kısımdır.
24:57Asıl olan kişinin,
24:58yasaklanan şeyleri,
25:00konuşmamasıdır.
25:01Fakat,
25:02konuşmayı gerektiren bir durum,
25:04varsa,
25:04bunu konuşmak gerekir.
25:07Konuşmamak hatadır.
25:09İkinci kısım,
25:10birinci kısmın tam tersi,
25:11yani,
25:12hayırlı işleri söylemek,
25:14hayır söylemek.
25:15Bu ikinci kısımda,
25:17ya adetler,
25:18veya ibadetler içerisinde,
25:20değerlendirilmiştir.
25:21Adetler olan,
25:23adetlerden olan da,
25:25ya da,
25:25alemin nizamı,
25:27hayatın intizamı,
25:29sosyal hayatın,
25:30dengesiyle ilgilidir.
25:32ya da,
25:33ilgili değildir.
25:34İbadetlerden olanı da,
25:36ya başkasıyla ilgili,
25:39ya da sadece kendisiyle ilgilidir.
25:41İkinci kısımla ilgili bu konuda,
25:44altı husus vardır ki,
25:46bunlardan bir tanesi,
25:47dili,
25:49tehlike arz eden,
25:50küfür icab eden,
25:53sözlerden,
25:55dili temizlemektir,
25:56uzak durmaktır.
25:58çünkü küfür,
26:00insanın dünyasını da,
26:02yani,
26:02Allah'ı inkar,
26:04insanın dünyasını da,
26:06kaybetmesi,
26:06ahiretini de,
26:08karartması demektir ki,
26:10insanın bütün,
26:11işleri,
26:12boşa gider.
26:13Bu sebeple,
26:15Allah bizi bundan,
26:16muhafaza eylesin,
26:18uzak eylesin.
26:19Ama bu sebeple,
26:21dilin en büyük afeti,
26:23bu olduktan,
26:24bunu söyledikten sonra,
26:25şimdi şuna geliyoruz,
26:29dilin büyük afetlerden,
26:30afetlerden bir tanesi de,
26:33yani,
26:34ihtimalli sözler söylemek,
26:36her tarafa çekilebilen sözler söylemek,
26:39bundan uzak olmak lazım.
26:42Ve bir de,
26:43dikkat edip,
26:44hatalı konuşmamaya,
26:46çünkü,
26:47hata etmek,
26:48hatalı konuşmak,
26:50Allah'tan af dilemeye,
26:52tevbeye,
26:53insanlardan özür dilemeye,
26:55sebep olur.
26:56Dilin,
26:57büyük afetlerinden,
26:58bir tanesi de,
26:59yalan söylemek.
27:01Yalan,
27:01bir şeyi,
27:02olduğunun,
27:03aksi bir şekilde,
27:04haber vermek.
27:05Şayet,
27:06bilerek,
27:07söylenmediyse,
27:08bu affedilmiştir,
27:09mavurdur.
27:10Ama,
27:10bile bile söylenen,
27:12yalan ise,
27:13kesinlikle haramdır.
27:15Ancak,
27:15bazı yerlerde,
27:17yalan söylemek,
27:18diye cevaz verilmiştir.
27:20Cenab-ı Hak buyuruyor ki,
27:21bakın,
27:22söylemekte oldukları,
27:23yalanlardan dolayı,
27:25onlara can yakıcı bir azap vardır.
27:27Allah korusun.
27:28Yine,
27:28yalan sözden uzak durun,
27:30buyuruyor Rabbimiz.
27:32Yine bakın,
27:32Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem,
27:34Efendimiz diyor ki,
27:36mümin,
27:38her huy üzere yaratılır.
27:39Ancak,
27:41hıyanet ve yalan üzere değil.
27:42Yani,
27:43hıyanet ve yalan,
27:45fıtratında olmayan,
27:46kişinin,
27:47sonradan kazandığı,
27:49çirkinliklerdir.
27:50Bunlardan uzak olmak lazım.
27:52Yine bakın,
27:53Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
27:55kul,
27:55şakayı,
27:57yalanı ve,
27:58haklı olsa bile,
27:59dünya malı konusunda,
28:01tartışmayı terk etmedikçe,
28:04kamil imana,
28:06imanı kamile,
28:07imanın hakikatine ulaşamaz.
28:09Yine bakın,
28:10bir başka adiş-i şerifte,
28:11Resulullah Efendimiz,
28:12şöyle buyuruyor,
28:13muhakkak ki,
28:15yalan,
28:16her iki dünyada da yüz kızartır,
28:18mahcup eder.
28:19Söz taşıyıcılığı ise,
28:21kabir azabının sebebidir,
28:23diyor.
28:24Yine bakın,
28:25bir başka adiş-i şerifte,
28:27kul,
28:27yalan söylediği zaman,
28:29kendisinden gelen,
28:30kötü kokudan dolayı,
28:32melekler ondan,
28:33mesafe,
28:34millerce uzaklaşır.
28:35Demek ki,
28:36yalan söylemek,
28:37insanda bir iğrençlik,
28:39bir kötü koku oluşturmaktadır.
28:42Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
28:43indiğinde,
28:45yani yanında,
28:46yalandan daha kötü bir huy yoktu.
28:50Birisinde,
28:50yalandan bir parça olduğunu gördüğü zaman,
28:54o tövbe edip de ondan dönünceye kadar,
28:57onu defterinden silerdi.
28:59Onu kalbinden çıkarırdı.
29:01Bakın,
29:01Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
29:03Efendimiz bir adiş-i şerifte buyuruyor ki,
29:06yalan,
29:06imanın zıttıdır.
29:08Yani dolayısıyla,
29:10iman ile,
29:10yalan ile iman,
29:12bir arada bulunmaz.
29:14Bakın,
29:14yine bir başka adiş-i şerifte,
29:16beş şey vardır ki,
29:18bunların kefareti yoktur.
29:20Yani bunlar bir para vermekle,
29:22oruç tutmakla,
29:23kefaretini ödemekle,
29:25ne yapılmaz?
29:26Bunların günahı,
29:28bunların cezası ortadan kalkmaz.
29:30Bunlardan bir tanesi,
29:31Allah korusun,
29:33bizi yaratan,
29:34bar eden,
29:34Allah'a ortak koşmaktır.
29:36İkincisi,
29:37haksız yere insan öldürmek,
29:40cana kıymaktır.
29:41Üçüncüsü,
29:43insana,
29:44bir mü'mine iftirada bulunmaktır.
29:46Dördüncüsü,
29:47savaş anında cepheden kaçmaktır.
29:51Beşincisi,
29:52birinin malını haksız yere almak için,
29:54yalan yere yemin etmektir.
29:56İftiranın en kötüsü ise,
29:58yalan yere şahitlik yapmaktır.
30:01Adaletin yerine getirilmesi gereken,
30:04adaleti yerine getirebilmek için,
30:08en önemli şeylerden bir tanesi,
30:10şudur,
30:12doğru şahitlik yapmak.
30:14Yalancı şahitlik yapmamaktır.
30:16Bir toplum,
30:17yalancı şahitlik yaparsa,
30:20o toplumda adalet,
30:22meydana gelmez.
30:24Adalet,
30:25takvaya,
30:26faziletli,
30:28yani,
30:28Medinetül Fazılaya,
30:29faziletli topluma,
30:30toplumun temel özelliğidir.
30:32Allah bizi,
30:34her işimizde,
30:35her zaman,
30:36adil,
30:37adaletli olanlardan kılsın.
30:39Allah'ın selamı,
30:40rahmeti,
30:41bereketi,
30:42atıfeti,
30:43hepinizin üzerine olsun.
31:27Vakıf katılım,
31:29Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar

Önerilen