Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA

Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.

Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…







Döküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:10Tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimiz programında bu hafta Zal Mahmud Paşa Camii'ndeyiz.
01:16Zal Mahmud Paşa Camii'nin ikinci katında şu ferah kubbenin altında tarihte çıktığımız yolculukta sizlere bu vakıf eserini anlatmak için
01:25bugün buradayız.
01:26Zal Mahmud Paşa kimdir?
01:28Zal Mahmud Paşa kanuni döneminde yaşamış 2. Selim'in damadı Şah Sultan'ın eşi aslında Şah Sultan'ın ikinci eşidir.
01:37Yaşamış en önemli devlet adamlarından bir tanesidir.
01:39Kendisi Enderun'da yetişmiş Aslen Bosna'lı olan bu devlet adamı aslında kendi dönemindeki en önemli olaylardan bir tanesine karışmış ve
01:50bu olayın kendisinin de Kanuni Sultan Süleyman'ın Şehzade Mustafa'nın idamının fermanıyla aslında ilişkisi kurulmuştur.
01:58Bu noktada daha önceki programlarda kendisine niçin Zal dendiğini ifade ettik.
02:04Kısaca bunu ifade edeyim.
02:06Zal kelimesi muhtemelen Firdevsi'nin de şahnamesinde geçen Zaloğlu Rüstem yani Rüstem'in babası.
02:13Aslında aksaçlı, aksakallıyla doğrudan bir irtibatı olduğu düşünülen bir kavram.
02:19Fakat zalimlikle doğrudan bir alakası olmayan bir kavram.
02:21Burada oradaki efsaneye özellikle İran mitolojisinde, Farisi edebiyatında önemli bir noktaya tekabül eden Firdevsi'nin şahnamesinde de geçen Zaloğlu Rüstem
02:31'e atıfla böyle güçlü bir pehlivanın, kendisi güçlü bir pehlivandır.
02:37Onun o gücüne atıfla kendisine zal dendiğini biz bilmekteyiz.
02:41Dolayısıyla bu zal kelimesi güçlü kuvvetli anlamında kanuninin ya da halkın ona verdiği bir isim olarak kendisine, bir lakap olarak
02:51kendisine verilmiştir.
02:52Burada zalimlikle doğrudan alakası olmadığını tekrar belirtelim.
02:56Çünkü bazen böyle yanlış anlaşılmalar olabilinir.
02:59Özellikle Şehzade Mustafa ile alakasını kurduğumuzda.
03:02Bugün burada Zalmahmut Paşa Camii'nde bizler Eyüp'ün girişinde, Haliç'in kenarında, kıyısında İstanbul'un aslında en fazla işlek
03:13olan noktalardan bir tanesindeyiz.
03:15Fakat burada şunu hemen ifade edelim.
03:17Kendisinin aldığı bir beddua özellikle Şehzade Mustafa ile alakasından dolayı cami yaptırmaktasın ama kimse gelmesin şeklinde bir beddua olduğuna dair
03:26bir rivayet söz konusu.
03:27Dolayısıyla İstanbul'da en az cami cemaati olan, en az ziyaretçisi olan yer olarak da bilinmektedir.
03:36Zalmahmut Paşa'dan dolayı.
03:37Bütün bunlarla beraber bizler tarihte çıktığımız yolculukta bugün özellikle Mimar Sinan'ın kenarlardaki bu galerileri yaptırmış olmasıyla beraber aslında çok
03:47büyük bir ferah bir cami içerisindeyiz.
03:50Burada şu sadelikle birlikte en temelde hissettiğimiz adeta ışık hüzmesi içerisinde müthiş ferah bir havasının olduğu bu pencerelerden kaynaklı.
04:01Çünkü burada ışığın hesaplanmasını yine daha önceki programlarda da ifade ettiğimiz üzere cami içerisinde nereye düşeceğine dair müthiş bir hesaplama
04:10olduğunu görmekteyiz.
04:11Hiç şüphesiz Mimar Sinan tarihin yaşayan en büyük ustalarından bir tanesidir ve onun bu hesaplaması bu camide farklı bir şey
04:20denediğini de görmekteyiz.
04:22Caminin mimari açıdan özelliklerini paylaşıp Şehzade Mustafa'yı anlatmak istiyorum bu bölümde.
04:28Burada daha önceki programlarda da söylediğimiz gibi Mimar Sinan topografyayı bu kod farkını olabildiğince efektif İstanbul'un silüetini hesaplayarak görünebilecek
04:39en iyi yerden bunların hepsini hesaplayıp böyle bir fefkani yapıda bir tarafı fefkani yukarıda olan bir aslında külliye inşa ettirmiştir.
04:48Alt tarafta tahtani dediğimiz kısımda da yine medreseler, medresenin odaları, bugün zanaat atölyeleri olarak kullanılan atölyeler aslında medrese odaları olarak
04:59inşa ettirilmiş olan önemli unsurları olarak da zikredilebilinir.
05:04Aşağıda yine bir küçük bir hazire Zal Mahmud Paşa'nın türbesinin de olduğu bir bölüm söz konusu fefkani tarafta ise
05:12yine caminin avlosu, şadırvanı ve diğer medrese kalan diğer medrese parçaları da fefkani taraftadır.
05:20Fakat bu bölümde Şehzade Mustafa'ya geçmeden önce burada göstermek istediğim yine bir ayeti kerime var tam karşısında da öbür
05:27tarafa geçtiğimizde de göstereceğim.
05:29Burada yine kendilerine nimet verilenlere dair bir ayeti kerime seçilmiş burada.
05:34Selamun Aleyküm Bima Sabertum diye başlayan bu ayetlerin yine belli anlamları haiz bir şekilde seçildiğini bizler biliyoruz.
05:44Bu kitabeler çok önemli.
05:46Camii bir vakıf eserini, vakıf eseri olarak hayatta kalmasını, ayakta kalmasını ve geleceğe taşınması noktasında bizlere bırakan en önemli unsurların
05:57başında geldiğini bizler biliyoruz.
05:58Burada büyük taşıyıcı ayaklarla beraber bu galeriler gerçekten bu camiye enteresan bir hava katmış, çok ferah.
06:07Yine gördüğünüz üzere yukarıdan baktığımızda normalde camilerin üst katları genelde kapalı, daha merkezi konumda olan aşağısından daha farklı olduğunu bizler
06:17görmekteyiz.
06:17Fakat bu camide enteresan bir şekilde bu hesaplanmış ve bütünüyle beraber şu ışık hüzmesinin içerisinde huzurlu bir yapıya çevrilmiş Mimar
06:29Sinan'ın yine güzel bir vakıf eseri olarak örneğini görmekteyiz.
06:34Burada bu galeriler aslında Mimar Sinan'ın diğer camilerde çok fazla görmediğimiz örneklerinden bir tanesini sergilediğini söyleyebiliriz.
06:42Burada hemen az önce kastettiğim tam karşısındaki ayette burada
06:49Şüphesiz ki namaz müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
06:54Caminin girişinde göstermiş olduğumuz, daha önceki programlarda da ifade ettiğimiz o ayetten Müslümanlar namazlarını korurlar üzerinden
07:03aslında bir vakıf eserinin, bir caminin, bir ibadetkâhın Müslüman için namazı korumakla, namazın korunduğu yer olarak vakıf eserlerine niçin sahip
07:13çıkmamız gerektiğine dair
07:15temel bir düşünceyi bize vermekte.
07:17Yine önceki bölümlerde ifade ettiğim üzere camideki levhaların böyle özellikle Lafzatullah,
07:24Hz. Peygamberin ismi aleyhisselam ve Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin isimleri
07:31bizim camilerimizin cami levhaları olarak bilinen bu tabelaların neredeyse bütün camilerde var olduğunu bizler biliyoruz.
07:39Bu kıymetli bir şey çünkü bir Müslüman bir camiye gittiğinde, dünyanın herhangi bir yerinde bir camiye gittiğinde
07:47orada bu levhaları görür ve aslında bu bir sürekliliğin ve bir ortak bir medeniyetin parçası olduğunu da bizler bu noktada
07:55biliyoruz.
07:56Bunlarla beraber yine Hz. Hasan ve Hüseyin burada şimdi yukarıda göstermek istiyorum ve aynı zamanda bir müezzin mahfilinin üstünde
08:04neredeyse bütün camilerimizde bulunan Ya Bilal-i Habeşi şeklinde yazılı olan radıyallahu anh bir levha olarak bunlar bulunmakta.
08:14Fakat bugün adeta kalem işçiliği üzerinden duvarlara nakşedilmiş caminin iç dekorasyonunu, iç unsurlarını belirleyen
08:23önemli unsurlar olarak karşımıza çıkmakta. Gelin hep beraber caminin iç kısmında namaz kılınan temel noktada
08:31mihrabı ve minberi konuşmaya devam edelim.
09:02Tarihte vuku bulmuş bir meseleyi, bir şahsiyeti, bir kitabı, bir kitabeyi, bir mezar taşını nasıl anlarız?
09:10Hiç şüphesiz içerisinde oluşturulmuş olunan bağlamla birlikte anlamadan meselenin künhüne vakıf olmak mümkün değildir.
09:18Bunun için ifade ediyorum. Şu andaki konumuz en temelde Şehzade Mustafa'nın boğulması meselesi.
09:25Kanuni böyle bir kararı niçin aldı? Niçin kendi evladına kıydı? Bunun ardında ne tür meseleler vardı?
09:31Zal Mahmud Paşa ile ilişkisi neydi? Veya Rüstem Paşa ile alakası nedir?
09:36Bütün bunları aslında bütünüyle beraber ele almadan bu meseleyi anlamak muhtemelen mümkün değildir.
09:43Çünkü bizler bugün 19. yüzyıldan sonra değişen dünyanın, biraz modernitenin, biraz postmodernitenin,
09:52yani dünyayı kavrama biçimimizin değiştiği anlardan sonra tarihte vuku bulmuş bir meseleyi anlamaya çalışmakla aslında zor bir işe talip olduğumuzu
10:03ifade etmek istiyorum.
10:05Niçin? Çünkü neredeyse bizden 400 yıl önce, 500 yıl önce vuku bulmuş herhangi bir meseleyi anlamak o kadar da kolay
10:13bir şey değildir.
10:14Çünkü o dönemin anlam dünyasına nüfuz etmek sanıldığından çok daha zordur.
10:20Burada bütün bunları hesaplamaya çalışarak biraz Şehzade Mustafa'nın boğdurulması meselesini hem Zal Mahmud Paşa'yı anlamak için hem de
10:29bir vakıf eserini anlamak için birkaç noktadan, birkaç cihetten hem anlamaya hem de anlatmaya çalışayım.
10:36Birinci mesele şudur, Şehzade Mustafa Manisa sancağında doğmuştur.
10:40Çünkü o sırada babası Kanuni, Sancak Bey'i olarak o günkü dönemde Saruhan sancağı ve bugünkü ismiyle Manisa'da, aslında bir
10:49şehzade şehri olan Manisa'da bulunmaktaydı ve orada doğmuştur.
10:52Manisa'nın bu konu içerisinde önemli bir noktaya tekabül ettiğini düşünüyorum.
10:57Çünkü aslında Osmanlı sultanları, padişahlar eğer Manisa sancağında görev yapıyorsa aslında babası ya da o dönemde sultan olan kişi vefat
11:09ettiğinde padişahlığa en yakın kişi olarak kabul ediliyordu.
11:12Niçin?
11:13Çünkü sultan ya da padişah vefat ettiğinde İstanbul'a ya da payitaht neresiyse oraya gelen ilk şehzade aslında hem saltanatı
11:25ele geçirir hem de yönetimin başına oturan kişi olur.
11:28Burada Manisa'nın konumu, Manisa'nın İstanbul'a olan yakınlığı bunu belirleyen önemli unsurlardan bir tanesidir.
11:36Bizler şunu biliyoruz, Osmanlı şehzadelerinin birçoğu Manisa'dan yola çıkıp İstanbul'a geldiklerinde padişah vefat ettikten sonra ilk gelen kişinin aslında
11:46yönetimi ele geçirdiği çoğunlukla böyle olmuştur.
11:49Bunun örneklerini bildiğimiz için Manisa sancağında bulunan kişinin aslında padişahlığa ya da sultanlığa namzet adayı olduğu bilinmektedir.
11:59Fakat bununla beraber Osmanlı'da bir gelenek haline gelen fakat hani böyle bir tahammül olmasa da beklentinin bu yönde olduğunu bildiğimiz
12:07bir sistem var.
12:08Ekber ve Erşad sistemi olarak bilinen özellikle Ekber en büyük demek hani ailenin en büyük üyesinin padişahdan sonra yerine geçecek
12:16kişi olarak belirlenmesi önemli bir noktaya tekabül etmektedir.
12:21Burada yani Şehzade Mustafa'nın en büyük olması aslında kendisi ikinci sıradadır fakat bir vefattan sonra kendisi o sırada en
12:29büyük aday olarak belirleniyor.
12:30Daha doğrusu aday olarak görülüyor.
12:32Onun etkisi var bir.
12:34İkincisi Manisa sancağında bir süre kalıyor.
12:37Orada kaldığı süreçte de aslında Kanuni'den sonra yerine geçecek kişi olarak hem ilişkilerini hem ağlarını bugünkü anlamıyla networkünü de bunun
12:46üzerine inşa ettirdiğini biz biliyoruz.
12:48Fakat bununla beraber bir dönem kendisi Manisa sancağından alınıyor.
12:54Onun yerine bir başkası geçiyor.
12:56Bu aslında kendisinin gözden düştüğünü gösteren Kanuni tarafından Kanuni'nin gözünden gözden düştüğünü gösteren en önemli göstergelerden bir tanesidir.
13:07Fakat burada şunu söyleyebiliriz.
13:09Hafsa Sultan yani Kanuni'nin annesi Hafsa Sultan onunla beraber Hafsa Sultan vefat ettiğinde saray içerisindeki desteğini kaybettiğini de biz
13:21biliyoruz.
13:22Yani Şehzade Mustafa'nın babaannesi vefat ettiğinde saray içerisindeki desteğini kaybetmiş olması aslında bize müteselsil olarak ilk etapta desteğini kaybetmesi,
13:33Kanuni ile olan ilişkilerinin bozulması, Manisa sancağından alınmasını da birbiriyle düşündüğümüzde ortada bir problemin olduğunu biz görmekteyiz.
13:43Çünkü tarihte var olmuş veya vuku bulmuş herhangi bir meseleyi sadece tırnak içerisinde söylüyorum bir saray dedikodusundan ibaret ele almak
13:52hiç şüphesiz doğru olmayacaktır.
13:54Çünkü tarihin bir dönemini anlamamızda bize yardımcı olmayacaktır.
13:58Bununla beraber babaannesinin desteğini kaybetmiş olması yani Kanuni'nin annesi ve Şehzade Mustafa'nın babaannesini kaybetmiş olması saray içerisindeki desteğini
14:08kaybettiğini gösterir.
14:09Fakat bununla beraber hiç şüphesiz babası yani Kanuni Sultan Süleyman vefat ettiğinde onun yerine aday olarak en güçlü aday olarak
14:19bulunan Şehzade Mustafa hiç şüphesiz ilişkilerini de bu yönde inşa etmeye başlamıştır.
14:25Bunu tarihçiler belli yazışmalardan ortaya koymuş aslında göstermiştir.
14:30Fakat enteresan olan taraf şu Şehzade Mustafa hem halk tarafından hem askerler tarafından hem devlet erkanı tarafından aslında devlet erkanından
14:39kastım işleyiş bürokrasi içerisindeki işleyişten ciddi anlamda destek görmekte.
14:44Fakat bu sevilmesi yani onun bu desteği görmesinin ardında vefatından önce mi yoksa sonra mı bu desteği aldı bu sevgi
14:54öldükten sonra mı var oldu biz bunu bilmiyoruz.
14:57Fakat en nihayetinde bildiğimiz saray içerisinde özellikle Hürrem Sultan'ın kendi çocuklarından birisinin padişah olması, sultan olmasını istemesi ve dolayısıyla
15:08Şehzade Mustafa'nın kendi oğlu değil Hürrem'in oğlu değil padişah olmasını istememesi de çok doğal ve insani bir şeydir.
15:15Çünkü en nihayetinde bir şekilde Şehzade Mustafa lider olursa, sultan olursa kendi çocuklarının akıbetini hesaplamak durumunda.
15:23Fakat Hürrem Sultan'ın Rüstem Paşa ile birlikte saray içerisindeki varlığının ve gücünün o erkin artması bu güçle beraber Şehzade
15:34Mustafa'nın kanuniyle daha doğrusu İstanbul'la sarayla olan ilişkilerinin zayıflamasına da neden olmuştur.
15:40Ve bu anlamda Irak'in ya da Doğu Seferlerinden bir tanesinde Şehzade Mustafa Konya'ya çağrılır.
15:47Ve aslında orada o çadıra gittiğinde başına neler geleceğini az çok tahmin etmiştir.
15:53Belki de gelmek istememiştir.
15:55Fakat burada meşhur o son içerisinde Rüstem Paşa ile Hürrem Sultan'ın ki o dönemde Haseki Sultan, Valide Sultan olmak
16:05istemekte.
16:05Onların saray içerisindeki etkinliği, kanuninin Rüstem Paşa üzerinden özellikle Şehzade Mustafa ile arasının mektuplaşmalardan tutun da bazı şeyler için izin
16:17istemesinin kanuniye gitmesi, yukarıya çıkarılması, çıkarılmaması anlamında önemli roller oynamıştır.
16:23Ve Konya'da bu hadise gerçekleşmiştir.
16:26Bu hadise gerçekleşirken bunu yapan aslında orada işte o zal dediğimiz lakabı alan paşa hem güçlü kuvvetli bir paşa olmaklığı
16:35hem de adeta bir pehlivan gibi ki kendisinin pehlivan olduğunu da bilmekteyiz.
16:40Orada o boğma hadisesinin onun gerçekleştirdiğine dair temel bir anlatı söz konusu.
16:46Fakat burada bunun bu vakıf eseriyle bugün içerisinde bulunduğumuz, anlamaya çalıştığımız, çıktığımız yolculukta bir kesişim kümesi olarak Haliç ile Eyüp
16:58Sultan'ın kesiştiği noktada girişinde bizim için bu hikaye neden önemli veya bu anlatı niçin önemlidir?
17:04Bir, tarihte yaşamış, vakı bulmuş herhangi bir şeyi bizim bugünkü perspektifle anlamamız kolay değil.
17:11Bu adeta zor bir olay. Hem araştırmacılar için hem dinleyenler için hem bu kültürün yani varisleri açısından niçin böyle olaylar
17:19olduğu anlamak açısından zor bir iş.
17:21İkincisi biz bugünden yola çıkarak orayı anlamaya çalışırsak muhtemelen zorlanırız. Bunu da unutmamak lazım.
17:28Üçüncüsü bu olaydan sonra Zal Mahmut Paşa'nın aslında halk içerisinde kötü olarak anılmasına sebep olan olayın kendisidir.
17:35Ve bundan dolayı da beddua aldığı, insanların bu camiye teveccüh etmediği, yaptırdığın camiye insanlar gelmesin diye beddua edildiğine dair de
17:45rivayetler söz konusu.
17:47Hatta bugün de bu caminin çok az insanı, çok az müdavimi olduğuna dair de rivayetler söz konusu.
17:53Burada hikayeler iç içe geçti. Birden fazla hikaye anlattık.
17:58Zal Mahmut Paşa'nın hikaye içerisindeki konumunu anlattık.
18:01Aslında anlatmaya çalıştığımız şey şu. Bir mekan, mekanı banisi olarak Zal Mahmut Paşa ile birlikte tarihin bir dönemine ışık tutuyor.
18:11Ve bu ışığı anlamak, o ışığı bugüne aktarmak açısından kıymetlidir.
18:15Fakat az önce de söylediğim gibi birden fazla iç içe geçmiş hikayeyi anlamak, konteksti, bağlama anlamak gerektiği için bizim bu
18:23vakıf eserinin ardında neler olduğunu da bilmemiz gerekiyor.
18:26Dolayısıyla Zal Mahmut Paşa'nın Şah Sultan'la evli olduğunu, birbirlerine gerçekten çok sevdiklerine dair de rivayetler söz konusu.
18:34Fakat Mimar Sinan'dan bir cami, bir külliye yaptırmasını istemesi aslında o dönemin gelenekleri açısından da önemlidir.
18:41Çünkü bir cami yaptırmak, bir külliye yaptırmak bir gelenek işidir.
18:45Bu cami hiç şüphesiz o dönemde yapılmış, günümüze kadar da ayakta kalmaya çalışan ve bizden sonra da umuyoruz ki uzunca
18:52yıllar ayakta kalacak olan önemli ibadethanelerden bir tanesidir.
18:56Burada Mimar Sinan'ın dokunuşları, bu camiyi az önce yukarıda da göstermiş olduğumuz farklı yan galerilerle birlikte meydana getirmiş olması,
19:05caminin hem ışıkları hem üzerindeki kitabelerle birlikte aslında günümüze kadar devam ede gelen
19:11ve bu devamlılık ve süreklilik içerisinde bizlere bir şey anlatan önemli unsurların başında geliyor.
19:18Bu çok kıymetlidir.
19:19Çünkü tarihte çıktığınız yolculukta bizler bugün 16. yüzyılda bir yolculuğa çıktık, kanuni dönemini anlamaya çalıştık ve Zal Mahmud Paşa ile
19:28beraber Şehzade Mustafa'nın hikayesiyle birlikte
19:32aslında bu caminin tarihin bir döneminde var olmuş bir olayı bize ne kadar aktarabildiğini, bu sürekliliği göstermesi bakımından da aslında
19:42çok önemlidir.
19:43Gelin caminin diğer bileşenleriyle birlikte caminin dışında buranın atlattığı badireleri,
19:502. Mahmud'un buradaki restorasyonu ve tamirini caminin dışında birlikte konuşmaya devam edelim.
20:17Aslında klasik dönemden günümüze kalan, günümüze devam eden camilerin birçoğu 19. yüzyılın başında restorasyon geçirmiştir.
20:26Burada 2. Mahmud'un 1825'te burayı restore ettiğini, tamir ettiğini biz bilmekteyiz.
20:32Fakat bu cami ile birlikte yani 1825'ten sonra yapılmış olan tamirattan sonra 19. yüzyılın sonunda yani 1890'lı yıllarda İstanbul'daki
20:44büyük bir depremde meydana gelen
20:46o depremle birlikte caminin minaresinin dahi yıkıldığını biz bilmekteyiz.
20:50Osmanlı'da klasik dönem için söyleyecek olursak sultanların veya valide sultanların hanedan üyelerinden birinin yaptırdığı camilere salatin cami,
20:58sultanların yaptığı camilere salatin cami dendiğini biz biliyoruz.
21:01Ve bunlar genellikle iki ve daha fazla minareli.
21:04Fakat paşaların yaptırmış olduğu camilerin tek minareli olduğunu biz bilmekteyiz.
21:09Onlara örnek olarak Mimar Sinan'ın mimarlık yaptığı Zal Mahmud Paşa Camii ve Külliyesi aslında bir paşa caminin en güzel
21:17örneklerinden bir tanesidir.
21:19Bu örneklikle beraber caminin medrese kısımlarının bir kısmını ve belli parçalarının şah sultanın eklemesiyle onun ricası üzerine tamamlandığını biz bilmekteyiz.
21:29Burada aslında caminin fefkani taraftan aşağıya alt kısma doğru geçerken birkaç noktayı konuşmamız gerekiyor.
21:37Bunlardan bir tanesi mekanın tarihle birlikte hissiyatla yani düşünceyle, inançla buluştuğu bir yer olmaklığı aslında bize bu eserin nasıl,
21:48hangi yollardan geçtiğini, hem tamirat sürecini, hem hikaye sürecini, hem etrafındaki bu örgüyle birlikte bize neler anlattığını biz anlamaya çalışıyoruz.
21:58Çünkü bir mekanı var eden o hissiyatla oluşturmuş olduğu o hissiyatın da devamlı olarak bize aktarılması gerekiyor.
22:07Fakıf eserlerinde görmüş olduğumuz en önemli özelliklerden bir tanesi de bütün bu hissiyatın BTV'ye bize kadar devam eden sonsuz
22:16bir şekilde aktarılması bir mekanın en önemli özelliklerinden bir tanesi olarak devam ediyor.
22:22Burada hemen şunu ifade edelim.
22:251955 yılında başlayan yaklaşık olarak 8 yıllık bir restorasyon sürecinde cami bugünkü halini, son halini almıştır.
22:33Yani Cumhuriyet döneminde yapılmış olunan bir restorasyon, bir tamir de söz konusudur.
22:38Fakat günümüzde camilerin nasıl ayakta kalacağına, bu vakıf eserlerinin nasıl korunacağına dair aslında hepimizin kafa yorması gerekiyor.
22:46Bunu dert edinmemiz gerekiyor.
22:47Çünkü uzunca yıllar, yüz yıllar boyunca ayakta kalan eserleri geleceğe taşımak bizim en önemli görevlerimiz arasında yer almaktadır.
22:56Burada aslında alt kısma geçmeden önce şunu da hemen ifade edelim.
23:01Yani klasik fıkıh literatüründe bizler şunu hep tartışırız.
23:05Yani bu kim olmakla seferi olmak arasında teknik anlamda bir fıkıh tabiri olarak tartışma vardır.
23:12Ne zamandan sonra seferi sayılırsın?
23:1390 kilometre midir?
23:15Yani örneğin Hanefi fıkhına göre veya yolda çekeceğin o zahmet ve çileği mi esas almak lazım?
23:21Dolayısıyla bugün 3 günlük bir yolculuk, yani çok daha kısa sürede kıtaları aşabiliyorsun.
23:27Dolayısıyla bu bir tartışma konusu.
23:28Fakat burada biraz metaforik bir anlatımla hemen şunu ifade edelim.
23:33Yani bir yerde muhkim sayılmanın kabul edilebileceği bir ölçü olarak bir vakıf eserinin 4 meslim ve bütün vakitlerde ona şahitlik
23:44etmek desek metaforik olarak söylüyorum.
23:46Tabii ki fıkıh anlamından uzaklaştırdım bunu.
23:49Bir yerde muhkim sayılabilmek için bu vakıf eserlerini uzunca süre aslında görmek oranın yerlisi olarak kabul edilmek için bir böyle
23:58bir ölçü olarak bahsetsek hata yapmış olmayız diye düşünüyorum.
24:01Çünkü bu eserler aslında burada kimlerin var olduğunu, burada kimlerin yaşadığını bize anlatan en önemli eserler olarak günümüze kadar gelmiş
24:11ve bizleri de ayakta tutan ve bizim de kendisiyle ayakta durduğumuz önemli unsurların başında geliyor.
24:19Gelin hep beraber caminin alt kısmını da, alt bahçeyi, alt avluyu, diğer medrese parçalarını da birlikte incelemeye devam edelim.
24:51Bir yerde muhkim olarak kabul edilmenin yani oranın yerleşik, yerlisi olarak kabul edilmenin en önemli unsurları arasında vakıf eseriyle bir
25:01ilişki kurmaya çalışıyoruz.
25:01Çünkü bugün tarihte çıktığımız bu yolculukta 16. yüzyılın sonlarına doğru Zal Mahmut Paşa'nın Kanuni dönemine paşalık yaptığı bir döneme
25:10denk geldi.
25:11Medresesiyle bütün unsurlarıyla beraber yani bir külliye olarak inşa ettirilmiş Şah Sultan'la olan ilişkisi,
25:18Kanuni döneminde Kanuni'nin Şehzade Mustafa'yı boğdurması meselesi üzerinden kendisinin kötü bir üne sahip olması,
25:26Hazire'yle beraber Mimar Sinan'ı, Mimar Sinan'ın bu camide ne tür bir değişiklik yaptığını,
25:32aslında yine sadelik içerisinde hem ihtişamlı hem sadeliği birlikte konuşturduğu önemli eserlerden bir tanesi olan
25:40Zal Mahmut Paşa Camii ya da Zal Mahmut Paşa Külliyesini birlikte gezmeye çalıştık.
25:46Bu gezi sırasında gördüğümüz en önemli veya hissettiğimiz, anlamaya çalıştığımız en önemli unsurlardan bir tanesi,
25:54aslında sadece gözlerimizle bir vakıf eserine yaklaştığımızda gördüğümüz taşlardan, tuğlalardan ibaret olacaktır.
26:02Fakat bir vakıf eserine kalbimizle, aklımızla, bütün hissiyatımızla yaklaştığımızda bir dönemin canlandığını,
26:11bir dönemin hem geçmişi tanımladığını hem de geleceği aydınlattığını birlikte görmüş oluyoruz.
26:18Çünkü şu anda tam olarak önümde görmüş olduğunuz bu Hazire'yle birlikte,
26:22tarihin bir dönemine şahitlik etmiş insanların yanı başında,
26:27onların bu mabetlerin aslında dünya var olduğu müddetçe burada kalması için çaba sarf edenlerle birlikte
26:34hem bu camiye hem vakıf eserine hem de bu anlam dünyasına birlikte bakmaya ve anlamaya çalıştık.
26:42Yolculuğumuzun bu durağında Zal Mahmut Paşa Camii'ni kendisini hep birlikte anlamaya çalıştık.
26:48Az önce de söylediğim gibi bir vakıf eserine sadece gözlerimizle yaklaştığımızda göreceğimiz şey fiziki ve sadece nesnel bir şey olur.
26:56Fakat aklımızla yaklaştığımızda arkasındaki teoriyi görmüş oluruz.
27:01Kalbimizle yaklaştığımızda ise bir camiyi, bir vakıf eserini, vakıf eseri yapan o hissiyatı da görürüz.
27:07Burada hemen bir hatırlatma yaparak bu kısmı bitirmek istiyorum.
27:11Örneğin Şehzadebaşı Camii'ne gittiğinizde orada erken yaşta vefat eden bir şehzadenin,
27:17daha başta kendisi için yaptırıyor padişah,
27:19fakat oğlu vefat ettiğinde onun adına yaptırdığı o camideki o hüznü,
27:25o sadelik içerisindeki o duyguyu hissedebiliyorsunuz.
27:28Ve dolayısıyla Mimar Sinan'ın bize kattığı en büyük şeylerden bir tanesi de
27:33duygu dünyasıyla aynı zamanda hem kalbimize, hem aklımıza, hem hissiyatımıza,
27:39hem de görsel olarak fizik dünyamıza hitap etmesi,
27:42onu çağların en büyük ustası yapmasında muhtemelen önemli etkenlerden bir tanesidir diyebiliriz.
27:50Bütünüyle beraber tarihte çıktığımız bu yolculukta
27:53Zal Mahmut Paşa'ya kendisinin dönemini anlamaya çalıştık.
27:57Programlarımızın tekrarını ülketv.com'dan izleyebilirsiniz.
28:01Aynı zamanda duyurular ve programlarımızın tekrarları için
28:05kanalımızın YouTube sayfasını, online sayfalarını da takip edebilirsiniz.
28:10Tarihte çıktığımız bu yolculukta Osmanlı'nın en ihtişamlı dönemlerini,
28:15saray içerisindeki entrikaları, bir şehzadenin padişahlığa giderken
28:19aynı zamanda bir şekilde öldürülmesi, kanuni dönemi ve bütünlüklüğüyle beraber
28:26bir vakıf eserini anlamaya çalıştık.
28:28İstanbul bu vakıf eserleriyle İstanbul olmuştur.
28:31Payitaht olmuşsa bu mekanlarla, bu vakıf eserleri sayesinde payitaht olmuştur.
28:37Çünkü bir yeri sadece fethetmek, orayı imar etmeden bırakmak,
28:41gönüllere de dokunmadan oranın gerçekten fethinin gerçekleşmediğini biz bilmekteyiz.
28:46Bir tarafta Eyüp'in girişindeyiz, öbür tarafta Halic'in kıyısındayız.
28:50Yolculuğa çıktığımız bu noktada Zal Mahmut Paşa Külliyesini anlamaya
28:54ve anlaşılması için bir çaba sarf etmeye bugün çalıştık.
28:59Dolayısıyla İstanbul'a, bu kadim şehre, bu vakıf eserlerine güzel ve hoşça bakınız.
29:53İzlediğiniz için teşekkür ederim.
30:15İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen