- 2 gün önce
TARLADAN SOFRAYA UZANAN BESİN YOLCULUĞU
Tohumdan hasada, tarladan tezgaha Anadolu’nun bereketli topraklarında yapılan tarımın tüm aşamaları “Topraktan Sofraya” ile Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşuyor. Geçmişten geleceğe her dönemde önemini koruyan tarımı geliştirmek için kullanılan yöntemler, tarımın zenginleştirilmesi ve ürünlerin hasatı Zeynep Tor’un sunumuyla Topraktan Sofraya ile ekrandaki yerini alıyor.
Zeynep Tor, “Topraktan Sofraya” ile sofralara gelen besinlerin yolculuğunu Ülke TV ekranlarına taşıyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden üreticiler, çiftçiler, toprak ve ürün için emek verenler, bereketli topraklarda yetiştirdikleri ürünleri Ülke TV ekranlarında tanıtıyor. “Topraktan Sofraya” tarımda kullanılan tohumlardan, ürünlerin hangi dönemlerde ne şekilde yetiştirildiği ve nerelere dağıtıma çıktığına kadar tüm aşamalarını izleyenleriyle paylaşıyor.
Kaliteli üretim ve sağlıklı ürünler anlayışla yola çıkan program Topraktan Sofraya her pazar 18.00’de Ülke TV’de.
Tohumdan hasada, tarladan tezgaha Anadolu’nun bereketli topraklarında yapılan tarımın tüm aşamaları “Topraktan Sofraya” ile Ülke TV ekranlarında izleyicisiyle buluşuyor. Geçmişten geleceğe her dönemde önemini koruyan tarımı geliştirmek için kullanılan yöntemler, tarımın zenginleştirilmesi ve ürünlerin hasatı Zeynep Tor’un sunumuyla Topraktan Sofraya ile ekrandaki yerini alıyor.
Zeynep Tor, “Topraktan Sofraya” ile sofralara gelen besinlerin yolculuğunu Ülke TV ekranlarına taşıyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden üreticiler, çiftçiler, toprak ve ürün için emek verenler, bereketli topraklarda yetiştirdikleri ürünleri Ülke TV ekranlarında tanıtıyor. “Topraktan Sofraya” tarımda kullanılan tohumlardan, ürünlerin hangi dönemlerde ne şekilde yetiştirildiği ve nerelere dağıtıma çıktığına kadar tüm aşamalarını izleyenleriyle paylaşıyor.
Kaliteli üretim ve sağlıklı ürünler anlayışla yola çıkan program Topraktan Sofraya her pazar 18.00’de Ülke TV’de.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:01Ziraat Bankası sunar.
00:21Gıdalarımızın topraktan sofraya olan serüvenini izlemek için çıktığımız yolculukta güllerin ve göllerin şehri Isparta topraklarındayız.
00:30Bakalım bu topraklarda bu mevsimde üreticilerimiz neleri nasıl üretiyor gelin birlikte görelim.
00:4420 dönümlü kocaman bir domates serasındayız.
00:48Kendi yemediğimiz zaten kimseye yedirmiyoruz.
00:50Hiçbir ilaç kullanmıyoruz.
00:51Isparta'da tarım deyince aklımıza gül, elma, kiraz ve kayısı gelir.
00:5640 bin lirakalı alanda da kiraz yetiştiriciliğimiz var.
00:59Kirazlar çok güzel, renk renk, boy boy.
01:01Önce bir şoklama ünitesinden geçiriyoruz.
01:04Daha sonra 5 boy olacak şekilde kaliple kaliple değiştiriyoruz.
01:08Topraktan sofraya gelecek şekilde üretiyorsunuz.
01:11Bu dişi tuta kokusu salgılıyor.
01:13Erkek kelebekler geliyor, avcı böcekler yiyor burada.
01:16Kirazı ben İstanbul'da gördüm, 76'da.
01:19Dedim böyle bir olay olamaz.
01:20Dizlerimin üstünde dedim yaşlanana kadar ben bu kirazı Avrupa'ya tanıtacağım.
01:25Eğirdir Gölü'nde bizim ana geçim kaynağımız kerevit.
01:28Bu ortadaki perde.
01:29Kerevit buradan geldiği zaman bu perde yönlendirme yapıyor.
01:33Kaç yıllık balıkçısınız?
01:3460 yıllık desem yerim.
01:36Trabzon topraklarındayız.
01:38Lilium üreticisi Mustafa Türk'le görüşeceğiz.
01:40Yaşlandıkça, soğanı büyüdükçe, geliştikçe daha büyük boyutlara çıkıyor.
01:44Yani neredeyse omuzuma kadar geleni var.
01:46İlk önce kokusuzdurlar, açıyor ondan sonra kokulu.
02:01Davraz Dağı'nın karşı yamacında Atabey'de, İslamköy'de 20 dönümlü kocaman bir domates serasındayız.
02:08Bu sera kimin?
02:10Gökhan Şimçek ve Yahya Keskin'in.
02:14Kaç senedir bu sera var?
02:15Kaç senedir seracılık yapıyorsunuz?
02:17Biz 15 yıldır seracılık yapıyoruz.
02:19Antalya'da yapıyorduk.
02:202 yıldır burada yapıyoruz.
02:21Burada yazı ile üretimi yapıyoruz.
02:22Kışın Antalya'da yapıyoruz.
02:23İklime göre hareket ediyorsunuz.
02:26Akrabalığınız nedir?
02:27Kuzeniz biz.
02:28Kuzeniz.
02:2915 yıldır birlikte mi yapıyorsunuz bu işi?
02:31Evet, birlikte yapıyoruz.
02:32Bütün tecrübeler ortaklıyorsunuz.
02:34Bu serada biyoteknik bir mücadele uygulanıyor.
02:38Gördüğünüz serada binlerce faydalı ve zararlı böcek var.
02:43Görünmeyen kişiler var yani.
02:45Görünmeyen canlılar var.
02:47Bu canlılar bu domateslerin sağlıklı bir şekilde üretilmesi için arkadaşlara yardımcı oluyorlar.
02:54Görünmeyen işçiler sizin değil mi onlar?
02:56Tabii onlar.
02:56Önce zararlardan başlayalım isterseniz.
02:59Burada ne gibi zararlılar görüyorsunuz?
03:01Şimdi bizim en büyük mücadele verdiğimiz, uğraştığımız tuta absolüte diye bir güve var.
03:06Domates küvesi.
03:06Domates küvesi var.
03:07Biz onunla uğraşıyoruz.
03:08Yaklaşık 10 yıldır var bu.
03:10Bu bölgede mi var?
03:11Bu bölgede ve Antalya'da uğraşıyoruz biz bununla.
03:13Hem maddiyet olarak hem de kalıntı olarak bizi çok zorluyor.
03:16İşçilik olarak zorluyor.
03:17Biz de bunu duyduk.
03:19Böyle bir yararlı böceğin olduğunu duyduk.
03:21Hemen tarım ilmi dönümüzün teşvikiyle aldık, seramıza koyduk, saldık.
03:26Bu böceğin adı ne?
03:27Yani o tutaları avlayacak olan böceğin adı neydi?
03:32Faydalı domates avcı böceği.
03:34Predator böcek diye de geçiyor kendisi.
03:36Bu böceğin larvalarını bir yuva içinde seraya salıyorsunuz.
03:40Evet.
03:41Onlar sonra oradan büyüyorlar.
03:42Çoğalıyorlar.
03:43Çok fazla olup tutanın o güvelerini bizim için yiyorlar yani temizliyorlar.
03:47Dolayısıyla hastalıktan kurtulmuş oluyor domatesleriniz.
03:51Ve siz de kimyasal ilaç kullanmamış oluyorsunuz.
03:54Tabii ki. Halk sağlığı için daha faydalı oluyor bu kesinlikle.
03:58Kimyasal ilaçlar hem bizim maddiyatımızı hem de genel olarak halk sağlığını bozmadığımız için daha faydalı yani.
04:03Vicdanımız rahat, cüzdanımız rahat diyorsunuz yani.
04:07Tabii ki.
04:07Kendi yemediğimiz zaten kimseye yedirmiyoruz.
04:09Ama böyle daha rahatız yani.
04:11Çünkü hiçbir ilaç kullanmıyoruz.
04:12Salıyoruz böcekleri gitsinler diye.
04:14Onlar çalışıyorlar evet.
04:15Peki bu böcekler çoğalınca ne oluyor?
04:17Bir şey olmuyor ya.
04:18Gönler gözle gözükmüyor fazla.
04:19Gözükmüyor ve domatesler sağlıklı oluyor.
04:21Sağlıklı oluyor evet.
04:21Şimdi domatesler de gayet iri. Hangi mevsimde ekmiştiniz bunları?
04:25Nisan 25'te ektik.
04:26Yani daha iki ay olmadı.
04:27Evet.
04:28Ne zaman hasat bekliyorsunuz?
04:29Temmuz'un 5'i gibi.
04:31Şimdi şurada bir yeşil ip sarkıyor.
04:33Ucunda da bir şey var.
04:35Evet.
04:35Kurdele gibi bir şey.
04:37Ama kurdele değil o biliyorum.
04:38Nedir o?
04:39Bizim bu seyrede bundan 2000 tane var.
04:412000 tane astık.
04:42Bu dişi tuta kokusu salgılıyor.
04:45O kokuyu salgılıyor.
04:47Erkek kelebekler geliyor.
04:48Burada oyalanıyor.
04:50Bizim avcı az önceki bahsettiğimiz avcı böcek de geliyor.
04:53Onu yiyor burada.
04:54Dolayısıyla tutalar çiftleşememiş.
04:56Çoğalamamış oluyor.
04:56Çoğalamamış oluyor aynen.
04:58Birbirlerini bulamıyorlar yani.
04:59Her yönden mücadele devam ediyor.
05:02Feromon kokulu tuzak diye de geçiyor kendisi zaten.
05:04Siz o zaman şimdi feromon kokusuyla tuzak kuruyorsunuz.
05:08Hem domates avcı böceğini saldınız seranın içine.
05:12Arkada da bambu sarılarınız var.
05:14Bambu sarıları ne yapıyor?
05:15Bambu sarılarda bu çiçekleri döllüyor.
05:18Oluşmasını sağlıyor.
05:19Döllenmeyi hızlandırıyor.
05:21Onun mücadele ettiği bir zararlı yok.
05:23Yok.
05:23O sadece bunun tutumunu sağlıyor.
05:25Bu arı olmadan tutmaz.
05:27Tamamen kör olur zaten.
05:28Bunu kimyasalla tutturuyorlar ama biz burada biyolojik çalıştığımız için arı bambu sarılarımızla çalışıyoruz.
05:34Bu serada şu anda 25 tane kovanı var.
05:37Onlarla beraber çalışıyoruz yani.
05:40Ve bunun bambu sarıların bize faydası şöyle oluyor.
05:42Lezzet çok güzel oluyor.
05:44İç doluluğu çok güzel oluyor.
05:46Rengi çok güzel oluyor.
05:47Yani her türlü arının yaptığı çiçek, ısırdığı çiçek bambaşka oluyor.
05:51Şimdi 20 dönümde ne kadar bambu sarısı var?
05:53Şimdilik 25 tane var.
05:55Onu yavaş yavaş çoğalıyoruz.
05:5525 kovan var.
05:5725 kovan var.
05:57Onun sayısı?
05:58Ortalama.
05:5960 ile 80 tane olur içerisinde.
06:01Evet.
06:01O zaman 1200 civarında falan mı?
06:04Evet.
06:04O kadar arı var aktif çalışıyorlar yani.
06:06Siz böyle doğadan işçileri saldınız.
06:09Gerçi insana da hala ihtiyacınız var değil mi?
06:12Biyoteknik mücadelenin bir amacı da insan emeğinden, insan çalışanından tasarruf etmek.
06:17Tabii ki.
06:17Ama gene de insansız olmuyor.
06:20Bunları bu hale insanlar getiriyor.
06:22Tabii ki belli bir işçiliğin yapılması gerekiyor bu hale gelebilmesi için.
06:25Ne cins domates bu?
06:27Bu sofralık domates, kırmızı, Tori marka sofralık domates.
06:31Tane, iri domates diye geçer bundan.
06:33Şöyle.
06:34Evet büyük, güzel olur.
06:35Ama pembe değil değil mi?
06:36Pembe değil, kırmızı.
06:37Kırmızı domates.
06:38Peki 20 dönümden ne kadar ürün elde ediyorsunuz?
06:41600 ton civarı bir ürün alacağız buradan Allah izin verirse.
06:44Bu ürünleri nereye satıyorsunuz?
06:46Yani siz mi yolluyorsunuz yoksa gelip alıyorlar mı?
06:50Biz buradaki bu işin ticaretini yapan tüccarlar var.
06:53Biz onlara veriyoruz.
06:55Onlar Türkiye'nin her yerine.
06:56Van, Malatya, marketlere.
06:59Doğu, Batı her yere gidiyor.
07:00Yurt dışına da gittiği oluyor.
07:01Öyle mi?
07:02Mesela bizim bu fenomen tuzak ilac atmıyoruz ya.
07:05Biz daha önce ruhsatlı ilac atıyorduk ama yine yurt dışında takılıyorduk biz ona.
07:09Şimdi bununla, iyi tarımla biz ona da takılmıyoruz artık.
07:12Yurt dışına da gönderebiliriz.
07:13Burada zararlara karşı çevre dostu bir mücadele yürütüyorsunuz.
07:17Umarım bereketi bol olur.
07:20İki aynı yaşta kişi ve akraba olarak iş hayatı nasıl gidiyor anlaşıyor musunuz?
07:26İyi gidiyor.
07:27Birbirimize tecrübelerimizi paylaşıyoruz devamlı.
07:29Herkesin düşüncesi farklı olduğu gibi bizim de farklı olsa da burada tecrübeleri daha çok pekiştirip daha çok insanlara faydalı olmaya
07:36çalışıyoruz.
07:37Mesela şimdi kimyasal ilaç uygulamayarak halk sağlığına daha çok faydamız olacak bu şekilde.
07:42Huzurlusunuz o yüzden.
07:43Huzurluyuz.
07:43Tabii ki.
07:44Vicdanımız rahat.
07:45Bereketli olsun.
07:46Hoşçakalın.
07:47Kolay gelsin.
08:05Isparta'da Isparta İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Tuğrul Bey ile birlikteyiz.
08:10Isparta'nın tarımı hakkında, hayvancılığı hakkında ve çeşitli ürünleri hakkında bilgiler alacağız.
08:16Mehmet Bey, Isparta'da tarım deyince neler geliyor aklımıza? En çok neler üretiyoruz?
08:22Isparta'da tarım deyince aklımıza gül, elma, kiraz ve kayısı gelir.
08:27Tabii ki Isparta deyince elma, gülün yanında kirazımız.
08:3140 bin dekar alanda da kiraz yetiştiriciliğimiz var.
08:34Yine Türkiye'de çok az bulunan kuşkonmaz, 1500 dekar alanda kuşkonmaz yetiştiriyoruz.
08:391500 dekar alanda.
08:401500 dekar ve tamamen ihracata giden bir ürün.
08:43Biz de görmüyoruz.
08:45Öyle mi?
08:45Biz de görmüyor.
08:47İhracatlık tamamen bir ürün.
08:49Buranın da vazgeçilmezi.
08:51Elma da mı öyle?
08:52Daha çok yurt dışına mı gönderiliyor?
08:53Elma Hindistan ağırlıklı.
08:56Hindistan, Malezya.
08:57Bu ülkelere ihracatımız çok fazla.
08:59Özellikle Hindistan piyasasında etkiliyiz.
09:01Son zamanlarda da Mısır piyasasında biraz biraz girmeye başladık.
09:05Ama önümüzdeki yıldan itibaren de Mısır'da Isparta elmasını görmek mümkün.
09:10Lavanta üretimi var, sebzecilik var, hayvancılık var, her şey var.
09:16Var, var.
09:16Şöyle kuşkonmaz da yine 1500 dekarla Türkiye'de birinciyiz.
09:21Barbunya üretimimiz çok fazla.
09:23Barbunya'da ikinci sıradayız.
09:25Bu bölgede en fazla aspir yetiştiriciliğimiz var.
09:27Onda da Türkiye'de ikinci sıradayız.
09:30Isparta'yı tarif edecek olursak 200 rakımla 1200 rakım arasında ne yetişiyorsa
09:35Isparta'dan hepsini görürsünüz.
09:37Çünkü Isparta'nın bir noktası 200 rakım, öbür noktası 1200 rakım.
09:41200 neresi?
09:42200 Sütçüler bölgemiz, Çandır bölgemizde Seracılar'ın olduğu yer 200 rakım.
09:47Ama bizim bulunduğumuz, en yüksek bulunduğu bölgelerde 1200 rakım ki
09:521000 rakım arasında her çeşit ürünü görmeniz mümkün.
09:55Ama genel 1000 civarında.
09:571000 civarında.
09:57Bereketli Isparta topraklarında bu kadar çok ürün üretiliyor.
10:02Ama Isparta'nın bir özelliği de tarıma dayalı sanayinin gelişmiş olması değil mi?
10:06Aynen.
10:07Elma, soğuk hava depolarımız 115-116 şu an faaliyette olan soğuk hava depomuz var.
10:13Aşağı yukarı 500 bin ton elmayı biz stokluyoruz.
10:16Bunları yıl içerisinde de işleme tesislerinde, paketleme tesislerinde paketleyerek tüm Türkiye'ye dağıtımı yapılıyor.
10:23Aşağı yukarı 55 civarında da paketleme tesisimiz var.
10:26Paketleme tesislerimizin de kapasitesi 400 bin ton civarında.
10:30Peki bu meyve suyu veya başka ürünlere dönüştürecek fabrikalarda var?
10:34Meyve suyu fabrikamız var.
10:36Bu da elmanın dökülen kısmı toplanarak meyve suyu fabrikalarına verilir.
10:40Veya yıl sonu kalan elmalar.
10:43Oradan da meyve suyu fabrikalarımızda elma konsantresi üretimi yapılır.
10:47İhracatı onda da mevcut.
10:49Yani yurt dışına giden bir ürün yine.
10:50Aspir küresel iklim değişikliğine karşı desteklenen bir ürün.
10:55Aynı zamanda Aspir'in yağı da çıkarılıyor ve kıymetli bir yağ.
10:59Burada yağ çıkarma da var sanıyorum değil mi?
11:01Var, var.
11:02Aspir'de bizim yine Türkiye'de ikinci sırada olduğumuz bir ürünümüz.
11:06Aspir işleme tesislerimiz var.
11:07Onlar da aynı küçük aile işletmeler şeklinde ve piyasada varlar.
11:12Yeni yeni Aspir'in de kıymeti bilinmekte.
11:14Dolayısıyla satışlarında iyi olduğunu söylüyorlar.
11:17İyi olursa, para kazanılarsa biz de mutlu oluyoruz.
11:20Alanlar gittikçe de gelişmeye devam ediyor.
11:22Şu an 35 bin dekar civarında da Aspir var.
11:25Aspir yağı mutfaklara girmeye de başladı.
11:28Aynen, aynen evet.
11:29Peki, çok teşekkür ederim Mehmet Bey.
11:30Biz de, ben de çok teşekkür ederim.
11:31Bereketli olsun, hoşçakalın.
11:32Sağ olun, çok teşekkür ederim, sağ olun.
11:48Isparta Eğirdir'de bu bölgede üretilen ve çevreden toplanan kirazların işlenip, paketlenip, dağıtıma sunulduğu bir firmadayız.
11:59Ve üretim sorumlusu Yasin Kaya ile birlikteyiz.
12:03Kirazlar çok güzel, en güzel zamanı sanıyorum.
12:06Renk renk, boy boy.
12:07Nereden geldi bu kirazlar?
12:09Kirazlarımız Türkiye'nin farklı bölgelerinden, illerinden geliyor.
12:13Sadece Isparta'da değil, Türkiye'nin çeşitli illerinden geliyor.
12:17Aynen, belli bir rakım seviyesindeki olan Türkiye'deki yaklaşık 10-12 ilden kirazlarımız işletmemize geliyor.
12:24Hangi rakımdakiler geliyor, kaç rakım?
12:26Şu an 600 rakımlardaki, 700 rakımlardaki kirazlarımız olgunlaşma seviyesinde.
12:32Bizim bu bölgemizde de başladı, erkenci kirazlarımız.
12:36Firmamız olarak kirazları yurt içi ve öncelikle yurt dışı olarak pazarlığımız var.
12:41Van'dan bile kiraz geliyor mu size, doğru mu?
12:44Geliyor o bölgeden, Erzincan'dan, Amasya'dan, Çanakkale Belediyesi'nden geliyor.
12:49İklimi kiraz yetiştirmeye uygun olan her yerden geliyor.
12:54Kiraz hasatı Ağustos'a kadar devam ediyor ama değil mi?
12:57Ağustos ayının başına kadar devam ediyor.
12:59Toroslarda, Orta Toroslarda yayrılar diyoruz artık 1400-1500-1600 rakıma kadar.
13:05O bölgeden daha sonra da zaten ağaç olarak canlı yaşama fazla imkan olmadığı için.
13:10Son yani Ağustos'un unu diyelim yani mevsim şartlarına göre.
13:13Kirazın kalitesinde bu yüksekliğin önemi var mı?
13:17Rakım olarak da söylüyor da tabii bu çiftçinin bakımından yıl olarak sık veya seyrek olarak meyvenin kalite o şekilde değişiyor
13:25yani.
13:26Yani rakımın kattığı özel bir tat yok.
13:28Kendimize göre çiftçiler o şekilde diyor da hani araştırılıp da olduğunu bilmiyoruz.
13:35Somut bir delili yok diyorsun.
13:37Hani daha çok yüksek rakımdakileri ihracata gönderiyoruz ya o yüzden soruyorum.
13:42%80 o şekilde diyebiliriz.
13:50Şimdi içeride çok büyük bir tesis var.
13:53Çoğunluğu da kapalı sistem çalışıyor.
13:56Gelen kirazları orada herhalde sınıflandırıyorsunuz.
14:00Kaç sınıf var?
14:01Gelen ürünleri bahçeden geldiğinde önce bir şoklama ünitesinden geçiriyoruz.
14:05Çünkü bahçeden bu ürünler güneş altında toplandığı için yaklaşık 20-25 derece sıcaklığında.
14:11Ama biz soğuk zincirle devam edeceği için biz bunu 4 dereceye bu ürünlerimizi indirmeye çalışıyoruz.
14:18Artı 4'e indiriyor.
14:19Artı 4 olarak indiriyoruz.
14:20Daha sonra makinelerimizde 5 boy olacak şekilde kaliple kaliple değiştiriyoruz.
14:261-2-3-4 hani 5'incisi?
14:285'incisi burada.
14:30Yani en kalitelisi orada.
14:32Daha küçük boyumuzu getirmedim.
14:34O yerel pazarlarda uyguluyoruz.
14:37Ya da meyve suyuna falan mı gidiyor?
14:39O şekilde gidiyor.
14:40Fabrikanızın işleme kapasitesi nedir?
14:43Yani ne kadar kiraz işleyebiliyorsunuz günde?
14:4680 ile 160 ton arası kiraz işleyebiliyoruz.
14:48Ciddi bir rakam değil mi?
14:50Ve genelde yurt dışına gönderiyoruz.
14:51Yüzde 80'i yurt dışı.
14:53Hangi ülkelere gidiyor?
14:54Yaklaşık 30-35 tane ülkemiz var.
14:56Avrupa ülkeleri ağırlıkta.
14:58Uçak kargoyla Malezya, Dubai, Endonezya, Hong Kong, Güney Afrika.
15:03Oraların tabii kara ulaşımı olmadığı için uçakla siparişini geçiyorlar.
15:09Uçakla gönderiyoruz.
15:10Acaba onlar da bizim kadar pahalı mı yiyorlar, ucuz mu yiyorlar?
15:13Merak ettim.
15:14Kendi paralarına göre değişir.
15:16Tabii biz nasıl bir tropik meyveleri burada tüketebiliyorsak o arkadaşlar da yani bu meyveleri kendi memleketlerinde olmuyor bir şekilde tüketiyorlar.
15:24Ona göre pahalı alıyorlar demek ki kıymetini bilelim diyorsun.
15:27Aynen.
15:28Sınıflayıp ve göndermenin dışında başka bir mamule dönüştürüyor musunuz?
15:32Yani meyve suyu yapılıyor mu?
15:34Yok bizim burada sofralık olarak biz ön soğutmadan geçtikten sonra marketlerde tüketilebilir seviyedeki o şekilde bırakıyoruz.
15:41Yani sofralık, öyle sanayi tipi, meyve suyu veya pastacılık şeklinde kullanılacak şekilde üretimimiz yok.
15:47Ama topraktan sofraya gelecek şekilde üretiyorsunuz.
15:50Var, üretimimiz de var.
15:52Kendi şirket bünyemizde yaklaşık bir 500 dönüm ekili arazimiz var.
15:56Bu çevrede mi?
15:57Isparta'da, irde mi?
15:58Yok, yok.
15:59Manisa bölgesinde.
16:00Kirazın ilk çıktığı yerden getiriyorsunuz.
16:03O şekilde bir ön çalışmamız var.
16:05Erkenci kirazları.
16:06Bu bölgede de var bahçelerimiz.
16:08Yani şu anda ARGE çalışmalarımız biraz daha devam ediyor.
16:12Farklı çeşitler üzerinde uygulamalarımız var.
16:15En iyi kalitede ürün yetiştirmeye çalışıyoruz.
16:18Peki çok teşekkür ederim.
16:19Sağ olasın.
16:19Ben teşekkür ederim.
16:20Bereketli olsun.
16:37Isparta'ya kirazın girişini ve satışını uzun yıllar önce bu bölgede başlatan Mehmet Medi Bey ile birlikteyiz.
16:45Mehmet Bey nasıl başlattınız?
16:47Kiraz üretimindeki rolünüz nedir?
16:49Şimdi İngiltere'de 1976'da halde yerimiz vardı.
16:53İlk Türk olarak evet.
16:55Kirazı ben İstanbul'da gördüm 76'da.
16:58Dedim böyle bir olay olamaz.
17:00Türkiye'de böyle bir meyve biz hiç görmedik.
17:02Bilmiyorsunuz.
17:03Bilmiyoruz.
17:0476'da İstanbul'da gördünüz.
17:05Dedim ki diz çöktüm.
17:07Dizlerimin üstünde dedim yaşlanana kadar ben bu kirazı Avrupa'ya tanıtacağım.
17:13Tanıttınız mı?
17:13Tanıttım.
17:14Öyle mi? Nasıl oldu?
17:15Bugün yapıyoruz işte.
17:16Neler yaptınız mesela 76'da bu kararı verdiniz?
17:20Ambalajını bile İngiltere'den getirdim.
17:22O günkü şartlar altında ambalaj burada yoktu.
17:25Fabrikalar yoktu.
17:26Ambalajını biz kamyonlarla İzmir'e getirdik.
17:30Orada başladık.
17:31Sormadınız mı hani nereden geliyor bu ürün?
17:33Onu araştırdık.
17:34İzmir'de başlıyor.
17:35Ta doğuya kadar gidiyordu diye.
17:39Tahminim 40 ilden kiraz almışız.
17:42Nasıl gelişti o serüven?
17:43Nelerle karşılaştınız?
17:45Tabii ki bazı zorluklarla karşılaşmışız.
17:47Nakliyatlar o günler çok zordu.
17:49Biz ilk partiyi Türk Hava Yolları'nın uçağını, oturaklarını söküp, içine biz kiraz koyup Londra'ya getirdik.
17:57Sene 77'de.
17:58Çok ilginç.
17:59İlk partisini biz uçaktaki oturakları söküp, içine kiraz koyup gittik.
18:05Ve rastgele o zaman kralın evlendiği tarihti.
18:10Viyana'yla evlendiği tarihti.
18:12Ve kraliçenin ailesine de biz hediye vermek istedik.
18:17Kabul etmediler.
18:18Onlara biz bin koli yani iki ton civarında satmışız.
18:22O tarihten sonra kraliçe dahil bize yazı vermiştir.
18:26Hediye kabul etmediler ama iki ton aldılar.
18:29Çok güzel.
18:30Sonra Türkiye'deki kiraz üretimine yatırım yaptınız mı?
18:34Çünkü biz her gittiğimiz ilde dedi ki bunu çoğaltın gün gelecek size büyük bir gelir geleceğine.
18:41Ve onu toplumumuz inanmıştır.
18:43Ve kiraz bahçeleri arttı.
18:44Evet, evet arttı.
18:45Romantik olarak dünyada hiçbir kirazın tadı yoktur.
18:50Türk topraklarının bereketi, lezzeti.
18:52Güneşlidir, insanıdır, suyudur.
18:55Onu ben bilemem.
18:56Cenab-ı Allah'tan başka kimse onu söyleyemez.
18:59Ama bizim lezzetimiz farklıdır.
19:01Farklıdır, çok farklıdır.
19:02Bir standarda geldi ki dünya bunu kabul edebiliyor.
19:05Peki Türkiye'de en çok üretilen ya da bu topraklara en çok uyan kiraz cinsi hangi cinsi?
19:11İsparta bölgesi.
19:12İsparta bölgesi.
19:13İsparta ve civarı.
19:14Hani cinsleri var ya Napolyon.
19:16Her şey bu iklime uygundur.
19:20Napolyon buraya çok uygun bir şeydir.
19:22İsparta'da her cins kiraz yetişiyor.
19:25Yetişiyor ama aroması hepsinin hemen hemen aynıdır.
19:28Size bir soru.
19:29Evet.
19:30Kirazın memleketi neresidir?
19:32Kiraz ilk nerede bulunmuştur?
19:34Benim bildiğim göre Türkmenistan'da.
19:36Türkler eski bizim atalarımız ondan getirmişler.
19:40Türkmenistan'dan getirmişler.
19:42Türkmenistan'dan.
19:42Benim bildiğim kadar böyle.
19:44O zaman Anadolu topraklarında ilk Giresun'da bulunmuş.
19:47Giresun tamam.
19:48Onu kabul ederim.
19:49O bölgenin insanları oradan gelip oraya yerleşmişler ve ağaçlarını, bitkileri de getirir.
19:56Kastamon'un sarımsağı gibi.
19:58Bir Roma komutanı M.Ö. 70'li yıllarda kirazı Roma'ya götürmüş.
20:04Aynen böyle.
20:04Oradan da bütün dünyaya yenilmiş.
20:06Ve ondan değil laki Napolyon.
20:08Napolyon oradan gelmedi.
20:10Yani bu kirazı oraya getirip orada yıktılar ve dünyaya Napolyon kirazı diye denmişlerdir.
20:15Kresus, Giresun eski adı oradan geldiği de söyleniyor.
20:20Kabul ederiz.
20:21Çok çeşitli kiraz üretiliyor memleketin.
20:23300 kusur.
20:24Anaşlarımız var değil mi?
20:25Sarı kiraz yani yabani kiraz.
20:27Tabii ki dünyada o kadar güzel bir meyve olduğu için dünya bunun üzerinde çalışıyor.
20:31Siz kirazın sadece ağaçtan sofraya gelen kısmıyla mı ilgilisiniz?
20:36Evet.
20:37Yoksa başka şeyleriyle de ilgilisiniz?
20:38Yalnız ben topluma bu şekilde satmayı tercih ederim.
20:42Suyuludur, reçelidir bilmiyoruz.
20:44Bilmiyorum.
20:45En doğal ve en insanın faydalanacağı şekilde satmayı.
20:49Ve böyle bir kiraz böyle bir hastalıktır.
20:50Gördün mü ille de alacaksın yiyesin diye.
20:53Çünkü içindeki vücudumuzdaki bir istek vardır kiraza.
20:57Eksik vitaminlerimizi, minerallerimizi mi tamamladık?
21:00Hayır, hayır.
21:00Normalde dünyada tüm insanlar bunu kabul ediyor.
21:02Kiraz gördüğü zaman insanoğlu illi daha alıp yiyecek.
21:06Öyle mi?
21:06Evet.
21:06Durmaz yani el gider diyorsunuz.
21:08Evet, evet.
21:09Peki çok teşekkür ederim.
21:10Çok teşekkür ederim.
21:10Bereketli olsun.
21:11Hoşçakalın.
21:24Eğirdir Gölü'nün girişinde Eğirdir Su Ürünleri Eski Kooperatif Başkanı Ayhan Küçükköse ile ve balıkçı arkadaşlarla birlikteyiz.
21:33Eğirdir hem tatlı su kaynağı hem de balık kaynağı.
21:37Ne gibi balıklar çıkarıyorsunuz Eğirdir Gölü'nden?
21:41Eğirdir Gölü'nde bizim ana geçim kaynağımız kerevit.
21:44Bu kerevitimiz %90'ı yurt dışına ihraç olur.
21:47Özellikle İsveç, Kuzey Avrupa ülkeleri.
21:50Yıllık ne kadar kerevit örtüyor?
21:52Bizim Tarım İl Müdürlüğü'nün vermiş olduğu Eğirdir Gölü olarak 1000 ton.
21:56Senede 1000 ton kerevit alıyorsunuz burada.
21:59Bu yıllara göre, gölün durumuna göre değişir.
22:02Biliyorsunuz kuraklık oluyor, yağışlar oluyor.
22:05Ona göre zaten kotalar var.
22:08Kotalara göre avcılık yapıyoruz.
22:10Bu yıldan yıla değişir.
22:12Kerevitin üremesine izin verecek şekilde.
22:15Tabii tabii amaç burada sürdürülebilir avcılığın devamı.
22:19Eğirdir Gölü'nde bir su azalma sorunu var.
22:22Bu su azalması da başka sorunları beraberinde getiriyor.
22:26Aynen.
22:27Sığlaştıkça otlanma çoğalıyor.
22:29Avcılık zorlanıyor.
22:31Bir de gölümüzün aşağı yukarı şu anda %60 su kaybı var.
22:35Bu yıl biraz yağmurların etkisiyle 1 metreye yakın bir şişmemiz oldu.
22:39Şükür Allah'ımıza o konuda.
22:41Ama nereden baksanız 4 metre şu anda kaybımız var.
22:45Totalde 5 metreydi.
22:46Biri doldu.
22:474 metre kaybımız var.
22:49İnşallah önümüzdeki yıllarda o kayıp da dolar.
22:52Kayıplar doğalcaya benzemiyor çünkü gölümüz varlık bölümü özellikle gölün batı tarafı düdenlerimiz var.
23:01Bu düdenlerden devamlı su gidiyor yani.
23:04Yani bu düdenler önemli bir su kaybına neden oluyor.
23:07Ama bu düdenler eskiden de vardı herhalde yeni açılmadı değil mi?
23:11Var tabii bu şimdi kapandıkça bir yerden de patlatıyor.
23:14Kerevit var dedik.
23:16Sazan var.
23:17Sazanımız var.
23:17Başka neler var?
23:18Sazanımız var.
23:20Erezimiz var.
23:22Sudağımız var.
23:22Tatlı suda.
23:24Biz ona yeri geliyor levrek diyoruz da.
23:26Onlar daha çok yöresel olarak, yerel olarak tüketiliyor değil mi?
23:30Yerel olarak aynen.
23:31Peki ne kadar balıkçı var Eğirdir merkezde?
23:34Eğirdir merkezde 120 tane bizim kooperatibimiz var.
23:37Totalde de Eğirdir gölünde 530 falan.
23:39Kaç köy var Eğirdir çevresinde?
23:4111 tane kooperatif var.
23:43Aktif olarak 20-25 tane köy bundan geçiniyor.
23:45Eğirdir gölünün balıkçılığından geçiniyor.
23:47Şimdi Eğirdir gölünün derinliği 13-15 metre arasında gidip geliyormuş değil mi?
23:54Önceki yıllardaydı, şu anda 7'de kalır.
23:56Çok kritik o zaman değil mi?
23:58Evet, %50 su kaybı var zaten.
24:00Allah'tan değil bir balçık değil herhalde ki?
24:02Kısmen bazı bölgelerde.
24:04Nereler o?
24:05Özellikle bizim mesele bu bölgemiz.
24:07Hoyran bölgemiz var biliyorsunuz.
24:08Hoyran bölgesi.
24:09Boğaz'dan ikiye ayrılıyor bu.
24:11Hoyran bölgesi özellikle bizden sığır.
24:15Bu taraftan sığır.
24:15Yani 7 metreden de az.
24:17Aşağı.
24:17Orası 4 falan.
24:19Kerevit avcılığı yapıyorsunuz.
24:21Kerevit nasıl avlanıyor?
24:22Sepetlerimiz vardır.
24:24Orta yerleri yolaklı.
24:25Kerevit genliliğinden gider.
24:28Yolaktan içine girdiği zaman çıkış yapmaz.
24:31Sepetin içine giriyor ama çıkış yapmaz.
24:34Çıkış yapmadığı için ona her iki güne bir aktarılır.
24:38Çıkan kerevit alınır.
24:40Bir sepeti siz sezon başlayınca bir serpiyorsunuz.
24:44Yarın kayıklar yüklendi.
24:46Yarın sepildi.
24:47İki gün sonra mal alın.
24:49Ben bir tane sepet alıp geleyim.
24:51Tamam.
24:51Şimdi sepetleri hazırladınız.
24:53Yarın göle salacaksınız.
24:55Nasıl iyi buluyorsa.
24:56Gölün uzunluğu 50 kilometre.
24:58Gölün kilometresi 484 kilometre kareydi.
25:02Ama sular çekilince şu anda 450 kilometreye indi.
25:06İndi mi 450 kilometreye?
25:07Tabii.
25:08Genişliği en geniş yeri?
25:1034-35 veya indiyse 30 indi.
25:13Sürekli her yerden çekiyor.
25:15Göl geçiyor.
25:16Evet.
25:16Göl gidişatımız şu anda çok iyi bir şey değiliz.
25:20Şu gördüğünüz yerde şu siyah yerin tepesindeydi.
25:24Bu dileğin tepesinde değil mi?
25:26Dileğin tepesini şöyle ettiğimiz zaman.
25:27Dileğin tepesini değiyorduk.
25:29Şimdi bu kerevit sepeti.
25:31Bu kerevit sepeti.
25:32Bu sepet bu.
25:33Şimdi bu ortadaki perde.
25:35Kerevit buradan geldiği zaman bu perde yönlendirme yapıyor.
25:39Birinci göz var.
25:40İkinci göz tuzaklama.
25:42Tuzaklamaya girdikten sonra çıkması zor.
25:44Neden zor?
25:45Oradan çıkacak yeri olmuyor artık.
25:47Şu delik var ama.
25:48Hafisli.
25:49Hafisli olduğu için içeriden çıkamıyor.
25:52O delikten geçemez mi?
25:53Geçemez.
25:53Çıkamaz.
25:54Giderken gider dönüşü yok.
25:56Oası rampa gidiyor çıkış yapıyor.
25:59Düştüğü zaman şöyle mi duruyor?
26:00Evet.
26:01Eğimli duruyor.
26:02Evet.
26:16Şimdi siz Mehmet Büyük Çetin olarak kaç yıllık bir balıkçısınız?
26:2160 yıllık desem yerim.
26:23Kaç yaşında başladın?
26:25Ben 8-10 yaşında.
26:26Daha eskisi var mı?
26:27Mehmet abimden bir 5 yıllık da öncesi olanlar var.
26:3065 yıllık olanlar var.
26:31O zamanlar daha mı bereketliydi?
26:34Şöyle bir şey diyeyim.
26:35Bu kooperatif 1972 yılında kuruldu.
26:38Ondan önce kerevit yoktu.
26:41Kerevit olayı denilen bir şey yoktu.
26:42Balıkla geçim sağlanıyordu.
26:44Kerevit sonra ağır ağır başladı.
26:471972'de bu kooperatif kuruldu.
26:49Kooperatif kurulunca kerevide dış ülkeye ihracat başladı ve şu hale geldi.
26:54Bir zamanlar 1985'le hastalık geldi.
26:5810 sene kerevit olmadı.
27:0010 sene?
27:01Evet.
27:01Ne hastalığı o?
27:03Bu kerevit veba hastalığı.
27:05Kerevit veba hastalığı.
27:0610 sene olmadı.
27:08Ondan sonra tekrar ağır ağır kerevit kendine geldi.
27:11Şu anda devam etmişler.
27:131972'lerde kerevit var ama avcılığı yok.
27:17Çünkü ihraç yok.
27:18Bir de iş piyasada tükütülen bir mal değil.
27:20Ama son yıllarda büyük 5 yıldızlı otellerde artık çekmeye başladı.
27:24Yurt içinde de satılıyor, ihracat da var.
27:27Yani kerevit müşteri buldu ama kendisi azalmaya başladı.
27:32Aynen.
27:33İnsanın girdiği yerde biliyorsunuz bazı şeyler ters yapabiliyor.
27:37Kontrollü kullanmak gerekiyor.
27:38Evet, sürdürülebilir yapmak.
27:39Ama burada kontrollü kullanmaktan ziyade suyun çekilmesi önemli bir eklem.
27:44İklimler çok büyük etki yaptı artık.
27:46Bu gölün otlanması balıkların gelişimini desteklemiyor mu?
27:50Aşırı otlanma zarar veriyor.
27:53Oksijeni azaltıyor.
27:54Evet, her şeyi azaltıyor.
27:57Balık hayvarının otu üzerine atıyor.
27:59Otla beraber toplanıp gidiyor.
28:01O durumda var.
28:03Yani nereye toplanıp gidiyor?
28:04Şimdi şu ot örneğin.
28:06Tamam.
28:07Buraya balık hayvarını attı.
28:08Bu ota aldılar mı?
28:10Balık hayvarı da onunla gitti.
28:12E almasınlar?
28:13Ama zaten sular çekiliyor örneğin.
28:15Zaten ot bitiyor.
28:17Ot çok olmasın diye alıyorlar, topluyorlar.
28:19Tabii tabii.
28:20Sizi tanıyabilir miyim?
28:21İsmim İbrahim sayı.
28:23Kaç yıllık balıkçıyız?
28:24Aşağı yukarı otuz yıllık.
28:26Siz geç balıkçısınız o zaman.
28:28Evet, yok yaşlı.
28:28Orada devlet memurluğu işe izliyorum.
28:30Sonradan balıkçı oldunuz.
28:31Amatör balıkçısından profesör balıkçı oldum.
28:33Nasıl balıkçılığa karar verdiniz?
28:35Bizim doğal zevkimiz.
28:37Bağ bahçı var.
28:38Yetmiyoruz.
28:39Gönlümüz gölden.
28:41Peki en çok ne yapmamayı seviyorsun gölden?
28:43En çok tabii ki paraydan.
28:45Paraydan?
28:46Paraydan.
28:46Kerevit.
28:47Kerevit.
28:47Ama sazan da buradaki restoranlarda çok kullanılıyor değil mi?
28:50Evet.
28:51İş piyasada bizim Türkiye'de Eğdir gölünün sazanı, levre, üsme balık yok.
28:57Bu göl içme su havuzalı mavi bayrak.
28:59Ayhan Eğirdir'li balıkçılar adına eski kompozif başkanı olarak ne diliyorsun, ne diyorsun?
29:06Bugün Allah'ın izniyle başlangıcımız 15 Haziran.
29:10Bütün iç sulardaki avcılarımıza, denizlerdeki avcılarımıza bereketli olsun.
29:15Allah gönüllerine göre versin diyelim.
29:17Peki ne zamana kadar devam edecek bu avcılık?
29:21Kasım'a kadar.
29:22Yani kerevit ya da göl avcılığı.
29:25Kasım'da biter ama mağarının 15'ine kadar da balıklar devam eder.
29:30Kerevit 5 ay selbest, balık 9 ay selbest.
29:34Balık daha çok.
29:35Balık 9 ay, evet.
29:3615 Kasım'dan 15 Haziran'a kadar kerevit yasak, 16 Haziran'dan 15 Kasım'a kadar kerevit serbest.
29:44Evet, doğru.
29:45Balık da 15 Haziran'dan Mart'ın 15'ine kadar serbest, ondan sonra yavrulama dönemi başladığı için yasaklanıyor.
29:54Saklanıyor.
29:54Aynen öyle.
29:55Peki, bereketli olsun.
29:57Eyvallah.
29:57Kolay gelsin, hoşçakalın.
30:20Zigana Dağları'ndan Karadeniz'e uzanan bol nemli yağışlı iklimi, dereleri ve derin vadileriyle Trabzon'da çıkıyor.
30:29Trabzon topraklarındayız.
30:30Bakalım bu bölgede Karadenizli üreticilerimiz neleri nasıl üretiyor?
30:35Gelin birlikte görelim.
30:46Trabzon çarşıbaşı Fenerköy'de lilyum üreticisi Mustafa Türk'le görüşeceğiz.
30:52Bakalım bu güzel çiçekleri nasıl üretiyormuş?
30:54Gelin birlikte öğrenelim.
31:04Karadenizli üreticileri ve onların deneylerini görünce insan şaşkınlık içinde kalıyor.
31:10Geniş geniş toprakları bizler değerlendiremezken küçücük topraklarda daha ayakta zor durabileceğiniz meyillerde neler üretiyor, neler üretiyor insanlar.
31:21İşte bunlardan birisi de Mustafa Türk.
31:24Mustafa genç bir çiftçi ama hayalleri lilyum üzerine gelişmiş hep.
31:30Kaç yıldır lilyum üreticiliği yapıyorsun Mustafa?
31:32Profesyonel olarak 4 yıldır.
31:35Ama daha öncesi var mesela bunu ilk gördüğümüz günler var.
31:38Oradan beri bir sevdadır.
31:40Devam etti.
31:41Ondan sonra ticaret boyutunu öğrendik.
31:44O yüzden başladık böyle her rengini bulup getirtmeye.
31:46İlk nasıl vuruldun lilyuma diyeyim o zaman?
31:49İlk iş yerimde gördüm bu rengini.
31:52Şu rengi pembesini.
31:54İlk göz ağrım odur.
31:55İsmini bile bilmezdim.
31:56Ne olduğunu bilmezdim.
31:57Bilmezdim.
31:58Hediye mi geldi?
31:58İş yerimizin önünde gördüm.
32:00Bir tane aldım ondan sonra çiçekçileri gezmeye başladım.
32:04Nerede var diye.
32:04Sonra beyazını buldum.
32:06Bu derken şu an 120 rengi var bende.
32:09120 renk lilyumun var.
32:11Şimdi burası küçük bir alan ama böyle fındıkların arasında,
32:15boş bulduğu yerlerde, evin duvarında, her yerde
32:18Mustafa lilyum ve lilyum fidanları yetiştiriyor.
32:22Değişik tonlarda renkleri var.
32:25Peki en özeli hangisi burada şu an senin için?
32:29Regaller.
32:30O kokulu türü.
32:31Kokusundan dolayı mı özel?
32:33Kokusundan görünüşü, dayanıklılığı.
32:36Yaşlandıkça, soğanı büyüdükçe, geliştikçe daha büyük boyutlara çıkıyor.
32:40Yani neredeyse ben 1.85'im, omzuma kadar geleni var.
32:43Şu an erken bir mevsimdeyiz.
32:45Daha büyüyecekler.
32:47Asıl koklular şimdiden sonra açacak zaten.
32:49İlk önce kokusuzdurlar, açıyor ondan sonra kokulu dürürler.
32:52Onu ben kokladım böyle insanı alıp bambaşka diyarlara götürüyor.
32:57Yani tarifi yok böyle bir kokunun.
32:58Sen kokusuna mı uğruldun, görüntüsüne mi uğruldun?
33:01Görüntüsüne.
33:02Çok güzel yani yaprakları, rengarenk, çeşitli tonlar var.
33:06Ama insanlar asıl bu işin ticaretini yapıyorlar.
33:09Lilyumun değeri ticaretinden kaynaklanıyor.
33:12Kesinlikle.
33:12O da polen ticaretidir.
33:14Polen'i var, yaprağı, soğan'ı.
33:16Yaprağı derken şu yaprağı mı?
33:17Evet.
33:18Bunu ne yapıyorlar?
33:20Reçel yapıyorlar.
33:21Kolonya yapıyorlar.
33:22Buradan mı yapıyorlar?
33:23Evet tokatlar fabrikası açıldı, sıkım fabrikası.
33:26Aksambak diye geçiyor.
33:28Zaten Türkiye'nin orijinal şeyi Aksambak, beyaz.
33:31Şimdi burada 120 renk, kaç koku?
33:33120 koku.
33:34Yok.
33:34Her biri ayrı mı kokuyor?
33:36Hepsi kokulu diyor.
33:37Diyelim o 120 rengin içinde 40 tane kokulu ancak çıkar.
33:39Ama en çok kokan?
33:41Bu ve burada daha açmamış çok renk var.
33:44Kokulu olan onlardan.
33:45Şurada siyah turuncu var.
33:47Önümüzde bodur var, bordo.
33:48Bu mu?
33:49Yok bir önümüzde.
33:49Ha altta, aa tek renk bordo.
33:53Peki bunun polenlerini toplamak çok zor değil mi?
33:56Nasıl topluyorlar?
33:57Makasla topluyorlar.
33:58Yani böyle keserek öyle mi?
33:59Evet.
33:59Şöyle tutuyorlar makasla tek tek kesiyorlar.
34:03Şöyle tutup buradan topluca kesiyorlar.
34:06Sonra da yapraklarından reçel yapıyorlar.
34:08Reçel yapıyorlar.
34:08Kolonya.
34:09Ama şu yapraklar kullanılmıyor değil mi?
34:11Yok, onları fidan üretiminde kullanıyoruz.
34:14Kesiyorsun, toprağı saplıyorsun.
34:16Yatırıyoruz.
34:16Ha yatırıyorsun.
34:18Oralarından soğancıklar veriyor.
34:19Yilyum soğanı pahalı bir şey mi?
34:21Turüne göre evet.
34:22Ne kadar?
34:23Şunun mesela soğanı?
34:24300 lira.
34:24300 TL tanesi.
34:25Şunun bir soğanı 200 TL.
34:28Pembenin?
34:29Aynen.
34:29O siyah turuncunun?
34:31500.
34:31En pahalısı 500 mu?
34:33Evet.
34:33Şu çok güzel kokan?
34:35300.
34:35İyiymiş.
34:36Böyle 3-4 kişi yetiştirse daha uyguna da buluruz.
34:40Ama getirmesi ayrı dert, üretmesi ayrı dert.
34:43Çünkü her ürettiğimiz olmuyor.
34:45Nereden getiriyorsun bunları?
34:46Ukrayna'dan.
34:46Almanya'dan, Hollanda'dan.
34:47Şimdi aslında bu zambak, lilyum, sera bitkisi değil mi?
34:51Çiçek için üretenler bunu sera'da yetiştiriyorlar ve kesme çiçek olarak satıyorlar.
34:57Ama polen için açık hava mı gerekiyor yoksa böyle yeterli mi?
35:01Açık havada olması gerekiyor ve karadeniz havası olması gerekiyor.
35:04Yani asıl memleketi tokat.
35:06Tokat da mı üretiliyor asıl?
35:07Evet.
35:07Akzam bak.
35:08Yani memleketi orası.
35:09Orada mesela aynı benim gibi bahçeleri var.
35:11Ama onu üretmek kolay.
35:13Çünkü tek renk.
35:14Görüyorsunuz hepsinin üstünde etiket var.
35:16Hepsinin rengi bir tane bir tane yazılıyor.
35:19Soğanlarını karıştırmamak için.
35:20Yani müşteri istediği zaman pembe isteyip beyaz yollamamak için.
35:23Zaten bu işe başlamamın sebebi insanların dolandırılması.
35:26Bunun içinde ben de varım.
35:28Dolandırıldın mı sen de?
35:29Nasıl yani?
35:30Nasıl yani?
35:30Pembe istedim beyaz geldi.
35:32Beyaz istedim kırmızı geldi.
35:34Kırmızı istedim sarı geldi.
35:35Yani hiçbir istediğim renk olmadı.
35:36Sen hırs edindin bunu.
35:38Hırs edindim.
35:38Dedim ki bunu ben yapacağım.
35:40Kimse de dolandırılmayacak.
35:42Aldım.
35:42Yanlış.
35:43Bu insanlık hali.
35:44Yanlışlık olabilir.
35:45Kırmızı yollayacağım.
35:46Yolladım pembe.
35:46Yaz bana.
35:47Telafi et.
35:48Kesinlikle.
35:49Yaz bana ki arkadaşım ben senden kırmızı istedim.
35:51Pembe çık.
35:51Tamam soru yok.
35:52Al pembeyi.
35:53Göndereyim.
35:58Tekrar göndereceğim.
35:59Niye?
35:59Tamam ben bir emek harcıyorum.
36:00O da bir emek harcayarak o parayı kazanıyor.
36:02Bu bölge kışın zor bir bölge.
36:06Soğuk bir bölge.
36:07Peki bunlar burada kalıyor mu?
36:09O zaman ne yapıyorsun?
36:10Söküyoruz.
36:11Komple.
36:11Soğanları söküyorsun.
36:13Paketliyor musun?
36:14Köpü kasalarda muhafaza ediyorum.
36:16Kapalı bir alanda?
36:17Kuru bir alanda mı?
36:18Serada.
36:19Hangi ayda ekiyorsun tekrar toprağa?
36:21Bizim burada Mart'ta.
36:22Burada Mart ayında ekiyorsun.
36:24Peki satışa ne zaman başlıyorsun?
36:26Soğan satışının ne zaman?
36:27Sekizinci aydı.
36:28Dokuzuncu aydı.
36:29Çok güzel bir uğraş.
36:30İnsan herhalde burada çok mutludur değil mi?
36:33Mutluyuz da insanlarla uğraşmak zor.
36:35Niye?
36:36Kimle uğraşıyorsun yani bu dağ başında?
36:38Müşteri olarak?
36:39Evet müşteri olarak.
36:40Ne istediklerini mi bilmiyorlar?
36:42Onu sipariş ediyor, bunu sipariş ediyor.
36:44Ondan sonra yok onu istemiyorum, bunu istiyorum.
36:46Ben bir kişiden uğraşmıyorum.
36:48Tek başımayım.
36:49120 renk var.
36:50İçinden öyle renkler çıkartıyor.
36:52Ben bunu istedim.
36:53Ben hanginize yetiştirdim?
36:55Anladın mı?
36:56Uğraşılmıyor insanlarla.
36:57Yani hiç şey yok.
36:58Bir kararsızlık var herkeste.
37:00Onu istiyor.
37:01Tamam.
37:01Görünce fikrini değiştiriyor.
37:02Evet normal.
37:03Şimdi ben de 120 rengi görsem ben de mesela Ukrayna'dan getirdikten onu görüyorum ondan istiyorum ama ben istiyorum.
37:09Alıyorum da yani.
37:10Niye diyorum ki ben zaten bunu üreteceğim.
37:12Çok güzel.
37:12Yolun açık olsun.
37:13Teşekkür ederim.
37:14Beleketli olsun.
37:15Umarım daha büyük alanlarda daha çok üretirsin.
37:18Daha çok rengin olsun.
38:16Ziraat Bankası sundu.
Yorumlar