Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 13 saat önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA

Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.

Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…







Döküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:41İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00Bu hafta İstanbul'un en güzide noktalarından bir tanesindeyiz.
01:05Kuleli Kaymak Mustafa Paşa Camii.
01:08Aslında bu caminin farklı isimleri de olmakla beraber kaymakam ve aynı zamanda Osmanlı'daki önemli devlet adamlarından bir tanesi olan Mustafa
01:17Paşa'nın banisi olduğu bir camideyiz.
01:20Burası Kuleli Askeri Lisesi'nin hemen yanında aslında Osmanlı döneminin 1700'lü yılların başında 1720'lerde inşa ettirilmiş yalı mescitlerinden
01:31bir tanesidir diyebiliriz.
01:33Bununla beraber Sultan 2. Mahmut'un da Kuleli Askeri Lisesi'ni ki Yeniçerileri kaldırdıktan sonra Asakiri Mansurey Muhammediye adında bir
01:42ordu kuruyor.
01:42Ve bu ordunun merkez noktalarından bir tanesi olarak arkamda şu an görmüş olduğunuz Kuleli Askeri Lisesi'ni de yaptırıyor.
01:50Ve o dönemde Kaymak Mustafa Paşa yani Kaymakam Mustafa Paşa'nın yaptırmış olduğu bu mescidi de aslında bir nevi burada
01:58kurmuş olduğu karargahın,
02:00askeri merkezin burada Kuleli'nin bir parçası olarak devam ettiriyor ve tekrar yeniden inşa ettiriyor diyebiliriz.
02:08Caminin büyük bir bölümü aslında sonradan sonraki restorasyonlardan dolayı orijinal halde bize gelmemiş diyebiliriz.
02:17Fakat birazdan içeride de gösterecek olduğum Sultan 2. Mahmut'un yaptırmış olduğu bir hünkar mahfili var.
02:24Bunun da ardında direkt şöyle ifade edecek olursak yanılmayız diye düşünüyorum.
02:28Askeri personelin o dönemde bir çeşit bayram namazlarını, cuma namazlarını burada kılmasından mütevellit burada bir hünkar mahfili yaptırıyor.
02:38Ve bugün burada aslında İstanbul'un en güzel noktalarından bir tanesinde tarihin bize bakan yönünü hep birlikte konuşmaya başladık.
02:48Şimdi İstanbul'un birden fazla güzide noktası, önemli noktası mevcut.
02:52Biz şu an aslında Kuleli Askeri Lisesi'nde Çengelköy'e çok yakın bir noktada Üsküdar'da, Üsküdar'ın bu boğaz havasını
03:01teneffüs ettiğimiz bir vakıf eserindeyiz.
03:03İstanbul'da vakıf eserlerini coğrafi olarak ayırmak mümkün.
03:07Bunlardan bir tanesi hiç şüphesiz yani merkez noktalardan bir tanesi buradan da hem Sultanahmet Camii'ni, hem Ayasofya Camii'ni,
03:16hem Süleymaniye'nin minarelerini görmekteyiz.
03:18Merkez noktalardan bir tanesi hiç şüphesiz tarihi yarımada.
03:22Onunla beraber Fatih ve Eyüp olarak devam eder.
03:26Fakat Osmanlıların İstanbul'u yani Fatih Sultan Mehmet'in fethetmesinden hemen sonra İstanbul'un çehresi değişmiş,
03:34silüeti dediğimiz yani o gemilerle gelenlerin yukarıdan baktığı o gölge izlerinin değişmesi,
03:40hiç şüphesiz bu minarelerin buralara dikilmesinden dolayıdır diyebiliriz.
03:46Çünkü aslında gördüğümüz şey, değişen şey oradaki kültürün kendisi ve bu kültürle beraber buraya gelen insanların,
03:55burada değişime uğramış bir toplumun kendi inançlarını, duygu dünyalarını, düşüncelerini,
04:03hayata bakış açılarını sanat eserleri üzerinden, vakıf eserleri üzerinden de bizlere hissettirmesidir diyebiliriz.
04:11Bu merkezlerden hiç şüphesiz Fatih tarihi yarımada İstanbul'un hem bir vakıf eseri olarak hem de tarihin bizim tevarüs ettiğimiz,
04:21bize aktarılan kısmını bugün hala yaşatan en önemli noktalardan bir tanesidir.
04:26Bununla beraber aslında Valide Sultanların büyük bir önemle hem çeşmeleriyle hem külliye eserlerle,
04:35ki Yeni Valide Camii, Atik Valide Camii'ni hatırlayacak olursanız, Üsküdar'da bu merkezlerden bir tanesidir diyebiliriz.
04:43Aslında karşılıklı olarak boğazın iki yakasında hem gemiyle buraya gelen 17. yüzyılı hayal edin,
04:51ulaşımın dışarıdan yani uluslararası ulaşımın rahatlıkla yapılabildiği en önemli araçlardan bir tanesi gemiydi.
04:58Gemiyle gelen birisinin İstanbul'un boğazına doğru girdiğinde göreceği en önemli şeyler aslında burada yaşayan toplumun,
05:05buradaki insanların Müslüman olduğunu fark etmesidir.
05:09Bu da hiç şüphesiz silüet dediğimiz.
05:11Şu an bu güzide harika bir havanın eşlik ettiği boğazı izlerken aslında minareler bize bunu gösteriyor.
05:18Dolayısıyla ikinci bir merkez olarak Üsküdar'dan bahsedebiliriz.
05:22Bizler tarihin aslında her döneminde İstanbul'un ne kadar kıymetli ve önemli bir şehir olduğunu görüyoruz.
05:31Ki bu ta Bizans'tan Roma'dan İstanbul'un Osmanlıların burayı fethetmesinden sonra günümüze kadar İstanbul başlı başına önemli bir şehir olmuştur.
05:41Çünkü klasik bir cümle vardır.
05:43Bütün dünya yekpare bir ülke olacak olsaydı İstanbul bunun başkenti olurdu.
05:48Meşhurdur bu söz ve gerçekten buna hak vermemek mümkün değil.
05:54Çünkü neredeyse 2000 yıllık dünya haritasını önünüze aldığınızda, geriye doğru gittiğinizde,
06:01Avrupa'da ve Anadolu'da önemli şehirleri saydığımız zaman İstanbul bunlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkar.
06:09Çünkü İstanbul bundan ki özellikle tarihi yarım adanın olduğu bölgeyi kastediyoruz İstanbul'la bu tarihsel süreçten bahsettiğimizde.
06:16Burada 2000 yıldır şehir olduğu ve bir şekilde su ihtiyacının eski dönemde sarnıçlarla,
06:23Osmanlı döneminde şehrin içerisindeki su ihtiyacının çeşmelerle giderildiği bir şehir.
06:28Ve burada bugün aslında hem Üsküdar'da, Çengelköy arasında, Kuleli Askeri Lisesi'nin hemen yanında,
06:35Boğaz'ın bu güzide havasını solurken Kaymak Mustafa Paşa'nın ki Lale Devri'nin önemli devlet adamlarından bir tanesidir.
06:44Lale Devri'nin hemen ardından başlayan Patrona Halil İsyanı ile beraber aslında kendisi de orada Yeniçerilerin kellesini istediği devlet adamlarından
06:55bir tanesidir.
06:55Önemli görevleri vardır. Kimdir bu Kaymak Mustafa Paşa?
06:59Osmanlı da o dönem için 1700'lü yıllarda İstanbul'un Kaymakamlığını yapmıştır.
07:04Şimdi Kaymak olarak meşhur olmasının ardında, yani isminin böyle belki de Galatı meşhur diyebileceğimiz bir halde biliniyor olmasının ardında,
07:13Kaymakam kelimesi, Kaim Makam.
07:15Yani aslında iki kelimenin birbirini tamamlaması ve aslında şehrin valisi yöneten Erkin o makamdaki Kaimi.
07:26Burada şunu ifade edelim, yani Kaymak Mustafa Paşa aynı zamanda Kaptanı Derya olarak da görev yapmıştır.
07:32Sultan 3. Ahmet Devri'dir, Lale Devri.
07:35Burada Hazır Boğaz'ın bu eşsiz manzarası ve güzel havası içerisindeyken şunu da ifade edelim.
07:421700'lü yılların başı Lale Devri olarak geçer malumunuz.
07:45Osmanlı kronolojisinde bu tarihlendirme ve sınıflandırma aslında biraz daha yazarın kendisiyle alakalı olduğunu biz ifade edebiliriz.
07:57Tarih yazımı çünkü yazardan bağımsız değildir.
08:00Bunu şunun için ifade ediyorum.
08:01Aslında bir tarih yapılırken bizler hadi bugün Lale Devri başladı gibi bir tarih atmıyoruz.
08:09Veya tarih yazılırken böyle bir şey yapılmıyor.
08:12Fakat bunlar daha sonraki dönemde gelen insanların geçmişe dair okumaları ve sınıflandırmasıdır diyebiliriz.
08:20Lale Devri için de 20. yüzyıl ve 21. yüzyıl sınıflandırmasıdır diyebiliriz bu noktada.
08:26Şimdi hazır bir Yalı Mescidindeyiz.
08:29Bu hat üzerinde Üsküdar'dan Beykoz'a kadar aslında birçok Yalı Camii vardır.
08:34Çok yakınımızda Vaniköy Camii vardır.
08:37Daha geride Kanlıca.
08:38Daha da geriye doğru gittiğinizde Beykoz Merkez'de Serbostani Camii vardır.
08:43Orada tam Beykoz Merkez Camii olarak da geçer.
08:46Burada bunun bağlantısını şunun için ifade etmek istiyorum.
08:50Bostancı Teşkilatı aslında bugünkü polis teşkilatının da bir nevi merkezini, bir nevi aslında temelini oluşturan Osmanlı döneminde asayişten sorumlu.
09:00Belki de askeriyenin bir parçası olarak da okunabilecek bir durum söz konusu.
09:05Dolayısıyla oradaki Serbostani Camii'nden yola çıkıp bu tarafa doğru geldiğinizde Üsküdar sahilinde ve aslında tam olarak karşı sahilde de
09:14birden fazla Yalı Mescidini görüyorsunuz.
09:17Bu Yalı Mescidlerinin bence şöyle bir fonksiyonu da vardır diyebilirim.
09:22Sizler sahile gezmeye çıktığınızda bir hava almak istediğinizde yolunuz bu taraflara düştüğünde dinlenebileceğiniz, iki rekat namaz kılabileceğiniz,
09:31aslında boğazı bir nevi mabedin penceresi içerisinden de görebileceğiniz ender vakıf eserleridir diyebiliriz.
09:39Bizim klasik camilerimiz, klasik Osmanlı mimarisi hiç şüphesiz büyük camiler, birden fazla minaresi olan, merkezi bir kubbesi olan,
09:49aslında T şeklinde yani mimarlık tarihi açısından özelliklerini sayabiliriz ama şunu söyleyelim,
09:56Osmanlı Boğaz kenarına daha çok böyle lokal diyebileceğimiz mescit tarzında, mahalle mescidi tarzında mescitler inşa ettirmiştir.
10:06Bunlardan bir tanesi de hiç şüphesiz Üsküdar'a doğru gittiğinizde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nü,
10:12Boğaz Köprüsü'nü hemen geçtikten sonra Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii'ni de görebilirsiniz.
10:18O da gerçekten butik, görünce insanın içinin açıldığı, adeta bir vakıf eserinin bir minyatürü gibi karşımızda.
10:26Burada bu hat üzerinde Üsküdar'dan Beykoz'a kadar ve karşıdan Beşiktaş'tan Sarıyer'e kadar gittiğinizde,
10:32bu yalı mescitleri hem boğazı süsleyen hem de minareleriyle aslında boğazdan geçen herkesi selamlayan nadide vakıf eserleridir diyebiliriz.
10:44Bizler bugün çıktığımız bu yolculukta tarihte yürüyen adam olarak İstanbul Boğazı'nda Martı sesleri eşliğinde
10:52ve bir yandan vapurların boğazı selamlayarak geçmesiyle beraber bu tarihi eseri, bu vakıf eserini 1700'lü yıllarda yani Lale Devri
11:02'nde yaptırılmış,
11:03aslında hem dönemin tarihini bize anlatan hem de kendisinden istifade ettiğimiz, dönemi anlamak için istifade ettiğimiz bu vakıf eserini anlamaya
11:12çalışıyoruz.
11:13Gelin hep birlikte caminin girişinden itibaren devam edelim.
11:38Klasik vakıf eserlerini incelediğimizde aslında yapıyı hem cepheden hem de derinlikli olarak iç detaylarına,
11:47teziyinatına, süslemelerine girdiğimizde klasik dönemde yapılan vakıf eserlerinin yani Cumhuriyet dönemi öncesindeki sonrasında yapılan eserlerde de bunlara
11:55birazdan bahsedeceğim birkaç noktaya dikkat edildiğini vurgulamak gerekir.
12:00Bunlardan bir tanesi bizim klasik eserlerimizin neredeyse tamamında topografyanın ciddi anlamda kullanılmış olması.
12:08Burada aklımıza ilk gelen örneklerden bir tanesi Mimar Sinan.
12:11Mimar Sinan aslında onu tüm çağların büyük ustası yapmasının ardında,
12:16onu en büyük mimar olarak hala anıyor olmamızın ardındaki sebeplerden bir tanesi de,
12:24hiç şüphesiz onun camiyi, bir vakıf eserini, bir külliyeyi, bir hamamı, bir köprüyü yaparken,
12:32aslında en temelde dikkat ettiği şeylerden bir tanesi olarak topografyayı,
12:37yani orada o vakıf eserinin yapıldığı, o caminin, o külliyenin yapıldığı yerin özelliklerinin tamamını yapılacak olan
12:47bu vakıf eserine uygun bir şekilde kullanmasıdır diyebiliriz.
12:51Buna aslında Üsküdar'da yapılan Mimar Sinan'ın eserleri üzerinden de örnek verebiliriz.
12:57Fatih'te, Tarihi Yarımada'daki eserler üzerinden de örnek verebiliriz.
13:02Fakat bugün burada yine 17. yüzyılın, 18. yüzyılın başında Kaymak Mustafa Paşa,
13:09Kuleli Camii olarak da anılan Yalı Mescitlerinden bir tanesinde de bu mimarlık geleneğinin,
13:15bu mimarlık geleneğinin bize kadar devam eden örneklerinden bir tanesini görüyoruz.
13:20Burada topografyadan kastım, sahilde, boğaza çok yakın bir noktada,
13:25boğazı hemen selamlayabilecek bir noktada yapılmış bir vakıf eserinin gözümüze ilk çarpan önemli özelliklerinden bir tanesi olarak
13:34fefkani usülde yapılmış olması.
13:36Burası bir boğazın sıfır olduğu nokta, su ve nemin çok fazla bir yapıyı etkileyebileceğini bildiğimiz için
13:44şu an görmüş olduğunuz aslında bu girişlerle birlikte bizler camiye belli basamakları aşarak
13:50biraz da bu kod farkını ve eğimi görebildiğimiz bir noktada olduğumuzu da ifade edelim.
13:57Fefkani yapılmasının ardında şöyle bir çıkarımda bulunsak yanlış olmaz diye düşünüyorum.
14:03Bizler bir eseri, bir vakıf eserini tarih boyunca yapılmış herhangi bir muhabbetten tutun da
14:09büyük yapılara kadar ilk etapta bu yapı sağlam olmalı.
14:13İkinci etapta bu yapı uzunca süre ayakta kalabilmeli gibi motivasyonları görebiliyoruz.
14:19Bunlardan sonra da yapı hiç şüphesiz estetik olmalıdır diyebiliriz.
14:24Çünkü buradaki bu fefkani yapının kendisi aslında burada boğaz sularının camiye ya da bu vakıf eserine zarar vermesini engellemektir diyebiliriz.
14:35Burada konumla alakalı bu fefkani yapıyı anlattıktan sonra konumla alakalı şunu da söyleyeyim.
14:41Arkamda görmüş olduğunuz Kuleli Askeri Lisesi bugün hala faal bir durumda ve aslında tarihin bize kadar geldiği
14:50Sultan 2. Mahmud'un yeniçerileri kaldırdıktan sonra kurmuş olduğu bir ordu Asakiri Mansure-i Muhammediye
14:58yani Hz. Peygamber'in Muzaffer Mansur ordusu anlamında bir ordu kurmuştur ve burası onun merkezlerinden birisidir.
15:06Aslında bunun daha iç tarafında bu bölge için tarih kaynaklarında bizim bildiğimiz Kuleli Askeri Lisesi'nin olduğu yer
15:12aslında bir dönem için kadim dönemde de askeriye merkezi olarak kullanılmış.
15:19Daha sonraki dönemde yeniçerilerin bu bölgeyi biraz daha hapishane olarak kullandığını ve o anlamda işlev gördüğünü
15:26fakat sonraki dönemde tamamen askeriyeye döndüğünü de bizler görmekteyiz.
15:30Ve buradan aslında daha güzel göründüğünü düşündüğüm
15:34çünkü yukarıda caminin yine kitabelerinden bir tanesi söz konusu.
15:38Onu da buradan gösterip caminin içine doğru birlikte yol alalım.
16:26Aslında bizim klasik camilerde görmüş olduğumuz son cemaat mahfilinin içerisindeyiz.
16:33Fakat bunu hemen ifade edeyim.
16:35Karşıda Bebek sahilinde ya da Beşiktaş ya da Sarıyer sahildeki herhangi bir mescide,
16:41herhangi bir yalı mescidine gittiğinizde kıble yönü biraz da olsa pencerelerden boğaza doğru ibadet ettiğiniz bir konumda oluyor.
16:50Fakat burada şu pencereleri hızlıca size gösterip içeriye geçmek istiyorum.
16:54Pencerelerden buraya gelip iki dakika dinlenip soluklanıp namaz kıldıktan sonra
16:59boğazı bir yalı caminin vakıf eserinin penceresinden dışarıyı izleyebildiğinizi de burada belirtmek istiyorum.
17:08Az önce dışarıda kastettiğim bizler bir sahilde bir yol alırken veya bir yürüyüş yaptığımızda,
17:15hava aldığımızda İstanbul'un bu güzide nimetinden,
17:19Cenab-ı Hakk'ın bize istifademize sunduğu bu nimeti izlerken, ki izlerken deyiz tat alabiliriz,
17:26buradan geçerken bir pencereden dışarıya bakmak gerçekten insanın içini açıyor.
17:31Bu yüzden İstanbul'daki yalı mescitlerini hususen ziyaret etmek, oralara gitmek,
17:37ki az önce bahsettiğim bu hattın tamamında Üsküdar'dan Beykoz'a kadar epeyce bir örneği var.
17:45Onun üstünde yalı cami ve mescit var.
17:47Bunları ziyaret etmenizi ben canı gönülden isterim.
17:51Gelin caminin hep beraber iç detaylarını birlikte inceleyelim.
18:14Dikkatimi çeken çok böyle güzel bir şey sizinle paylaşmak istiyorum.
18:19Aslında bir yalı mescidinde, yalı camiinde bir akvaryum söz konusu.
18:23Bunu her kim koyduysa buraya, tabii çok güzel balıklar da söz konusu,
18:28boğaza yakın olması ve aslında boğazla bütünleşen bu vakıf eseri içerisinde
18:32böyle güzel balıkların olması bence dikkate değer bir şeydi.
18:37Onu da sizinle paylaşmak istedim.
18:53Aslında vakıf eserlerini incelediğimizde özellikle camilerin ve külliyelerin politik, siyasi güçle,
19:03erkle, yönetim kesimiyle, klasik Osmanlı dönemi için söylüyorum,
19:08dinin buluştuğu yerlerden bir tanesidir.
19:10Ne demek istiyorum?
19:11Zaten sultanlar bir nevi Müslüman tebaanın lideri, halifesi.
19:17Fakat bununla beraber halkla buluştuğu en önemli yerlerden bir tanesinin hünkâr mahfili
19:23ve bu şu an Sultan 2. Mahmud'un yaptırmış olduğu bu hünkâr mahfili üzerinden
19:28anlatmak istediğim noktada tam olarak burası.
19:30Çünkü klasik dönemde hem cuma selamlığı hem hünkâr mahfilinin kendisi
19:35aslında Osmanlı padişahlarının bir nevi halkla buluştuğu, halkın içerisine karıştığı,
19:42yeri geldiğinde onları dinleyebildiği, görebildiği önemli mekanlardan bir tanesidir
19:46ve hemen üzerindeki kubbenin kendisi de bu noktada kıymetlidir diye düşünüyorum.
19:52Aslında dışarıda birazdan tekrar gösterecek olursam iki ayrı merdiven var.
19:57Bir tanesi hünkâr mahfiline çıkan merdiven, diğeri de bugün kadınların namaz kalabildiği
20:03kadın mahfili diyebileceğimiz bir nokta ve tam karşısında.
20:06Burada şunu da hemen ifade etmek istiyorum.
20:09Biraz cepheden baktığımızda, yani böyle tam karşıdan baktığımda kadın mahfili,
20:15yani kadınların namaz kalabildiği nokta ile hünkâr mahfilinin cephe noktasında
20:20hem denge hem simetri noktasında çok ciddi bir uyum içerisinde olduğunu da vurgulamak gerekiyor.
20:25Bu estetik açıdan caminin hem iç dizaynını hem de buradan baktığımızda
20:32gözlerimize hitap etmekle beraber aslında bütünlükte olarak hem renovasyonda
20:37hem tekrar tamiratındaki noktalardan buna çok dikkat edildiğini de vurgulamak lazım.
20:44Bir diğer nokta bu caminin aslında kadın mahfili,
20:48kadınların namaz kıldığı noktadan caminin bütününü görebildiği,
20:51aslında biraz daha açık bir alan olduğunu da belirtmek gerekiyor.
20:56Hiç şüphesiz üst kattaki kadın mahfiline, birazdan oraya da çıkarız.
21:01Pencereden boğaz manzarası yine çok güzel görülen camilerden bir tanesi.
21:07Burada yine mihrap nişimiz burada bir minber söz konusu.
21:11Bütün bizim klasik camilerimizde cuma günleri hatiplerin özellikle çıkıp insanlara hutbe irad ettiği,
21:18cuma günleri vazü nasihat edildiği, dini bilgilerin verildiği mihrabımız söz konusu.
21:24Bu camiyi yine diğer yalı camilerinin ortak özelliklerinden bir tanesi olarak
21:29ahşabın aslında yine konuşturulduğu bir cami olarak söyleyebiliriz.
21:35Burada şunu da hemen ifade edelim.
21:37Yine yukarıda cami levhaları dediğimiz Cenab-ı Hakk'ın ismi,
21:41onunla beraber Hulefai Raşidun'un ismi, isimleri bir levha olarak camide yazılı bulunmakta.
21:49Ve burada mihrabın hemen üstünde yine Zekeriya Aleyhisselam'la ilgili ve orada mihrab ayeti dediğimiz ayetin yazılı olduğunu da biz
21:59görmekteyiz.
22:00Burada aslında şunu da hemen ifade edeyim.
22:04Yani bu pencereler caminin içerisi gerçekten çok aydınlık.
22:09Çünkü pencereler binanın büyüklüğüne oranla ona uygun yapılmış.
22:15Fakat son tadilatta buradaki iki pencere kısmının kapatıldığını da camiye doğru girdiğimizde kıble tarafına yöneldiğimizde sağ taraftaki iki pencerenin kapatıldığını
22:26görüyoruz.
22:27Muhtemelen onun bir sebebi vardır fakat kapatıldığını söyleyelim.
22:31Caminin içerisinde özellikle vurgulamak istediğim bir noktada caminin dışarıdan baktığımızda aslında bir kubbe yok.
22:39Yani vapurla herhangi bir vapur seferiyle karşıdan boğazdan geçtiğinizde baktığınızda burası yine çatılı bir yapı fakat bir kubbenin olmadığını düşünebilirsiniz.
22:52Fakat burada bir kubbe söz konusu ve içeriden bir kubbenin yapıldığını görmekteyiz.
23:00Aslında bunun literatürde biraz tekke camileriyle alakalı, tevhidhaneyle alakalı alakasının kurulduğunu gördüm.
23:09Çünkü İstanbul'da şunu da hemen belirtelim yani tevhidhaneyle bir zikir meclisiyle bağlantısını nasıl kurabiliyorsunuz?
23:17Aslında bu yapılar inşa edildiğinde 1700'lü yıllarda 18. yüzyılda İstanbul'daki camilerin, mescitlerin bir kısmının haftanın belli günlerinde
23:27perşembeyi cumaya bağlayan gece veya belli sabah namazından sonra zikir meclislerinin cami etrafında, cami içerisinde olduğunu da belirtelim.
23:37Burası da onlardan bir tanesi.
23:39Belki yeniçerilerin bile bir nevi ibadet için geldiği, zikir meclislerinin kurulduğu bir cami olduğunu da belirtelim.
23:47Ki burada özellikle Fatih'te, tarihi yarımada da bazı camilerin hem tekke cami olarak da anılmasının ardında
23:54orada bulunan tasavvufi ekolün bir nevi orada faaliyet göstermesidir de diyebiliriz.
24:02Aziz Allah namazdan sonra devam edelim.
24:29Bizler klasik Osmanlı camilerini incelediğimizde ki bunlar hem yükselme devri hem sonrasında Osmanlı'nın en zirve yaptığı noktalardaki
24:42üretilen, inşa edilen, toplumla birlikte var edilen camilerle bir şekilde onları ziyaret ettiğimizde,
24:48tarihçesini, kitabesini okuduğumuzda aslında başka bir dünya görürüz.
24:52Fakat aynı dönemlerde yapılmış olmasına rağmen 1800'lü yılların başı bu yalı camilerinin kendine has bir özelliği,
25:03karakteristik olarak diğerlerinden ayrıldığı noktalar var.
25:06Bunların en temelinde bizim klasik Osmanlı camilerinin aslında devasa bir biçimde yapılmış olması,
25:13büyük bir imparatorluğun gücünü de bir noktada sanat eseri üzerinden göstermek istediklerini biz görebiliriz.
25:21Bunlara Süleymaniye örnek verilebilir, Selimiye örnek verilebilir, Sultan Ahmet Hakeza yine Ayasofya'nın ayakta kalması için
25:29Osmanlı döneminde hem Mimar Sinan'ın hem diğer mimarların Osmanlı sultanlarıyla verdiği çaba da buna örnek gösterilebilir.
25:37Çünkü kendisinden önceki büyük gücü devralıp orada artık hakimiyetin kim olduğunu, kimde olduğunu gösteren yapılardır da diyebiliriz.
25:47Bununla beraber bunu karşılaştırma yapmak için söylüyorum.
25:51Yalı camilerinde şu an arkamda görmüş olduğunuz Kaymak Mustafa Paşa Camii'ni, Kuleli Camii,
25:56yani birçok ismiyle anılan Yalı camilerinden bir tanesini incelediğimizde
26:01klasik camilerden aslında temel noktada ayrıldığını görürüz.
26:06Bunlardan bir tanesi daha mütevazi, daha küçük camiler olduğunu da belirtmemiz gerekiyor.
26:13Bunun ardında aslında şu var, yani var olan şey şu, bu camiler daha mütevazi yapıldı.
26:19Çünkü boğazın hemen yanına, yanı başına bu kadar büyük, devasa bir yapıyı yapmak istememiş olmalarıdır diyebiliriz.
26:28Bununla beraber bunların, yani bu camilerin bir şekilde suyla teması,
26:33boğazın bu eşsiz güzelliğine bakıyor olmasının yanında dezavantaj olarak
26:38hem ahşap inşa edilmeleri hem de suyla temasının, nemle temasının diğer camilere nazaran çok daha fazla olması
26:46bu camileri biraz daha butik diyebileceğimiz, daha mütevazi yapılar olarak karşımıza çıkarıyor.
26:53Tabii bununla beraber şu noktanın da var olduğunu unutmayalım.
26:57Bizler bugün İstanbul'u bu yollarla, bu şu anki haliyle algılıyoruz ama
27:03sahillerin, bu kıyıların bu şekilde, yani devam ede gelen aslında hem yalılarla,
27:09hem bu camilerle bize kadar aktarılanın biraz daha hem sülüyet açısından,
27:14hem de modernitenin etkisiyle yapılan binalarla aslında çok değiştiğini de söyleyebiliriz.
27:19Bir mahalle kültüründe, ki bunu Üryanizade Camii'nden de hatırlayacak olursak,
27:23caminin yapılış amacı aslında bir mahalle mescidi.
27:26Dolayısıyla büyük bir gücün o simgesel ifadesi olarak,
27:31imparatorluğun gücünü de temsil etme veya onu ifade etme gibi bir kaygının ötesinde
27:36burada yaşayan, bu mahallede ikamet eden muhkimlerin aslında namaz kılmak için gidebileceği
27:44ve bir nevi bu bölgedeki insanların toplanabileceği de bir nokta olacağı için biraz daha mütevazi yapılmış.
27:51Fakat ardında büyük bir imparatorluk gücünü temsil gibi bir kaygı veya motivasyonun olmadığını,
28:00klasik camilerimizden bu yalı camilerini ayıran en önemli özellikler olarak bunları sıralayabiliriz.
28:06Fakat burada tabii şu soru her zaman akla gelir.
28:10Yani madem bu kadar suyla ve nemle, boğaza bu kadar yakın noktalarda niçin ahşap tercih edildi?
28:16Veya daha önceki camilerde de yalı camilerinin bir kısmında da gördüğümüz ki bir yangında epeyce bir zarar gören
28:23hem Vanikö Camii'yi sonradan restorasyonla tekrar aslına uygun bir şekilde inşa edildi.
28:28Fakat bunu biraz daha geriye gittiğimizde aslında İstanbul'da yapıların klasik dönem için söyleyecek olursak
28:35ev ve yerel yani lokal yapıların büyük bir kısmında ahşabın aslında ciddi bir yer kapladığını da vurgulamak lazım.
28:44Fakat Salatin camilerinde ister küfeki taşı olsun ister mermer olsun o yapılar biraz daha büyük bir mefkurenin aslında dışa vurumudur
28:54da diyebiliriz.
28:55Bugün tarihte çıktığımız bu yolculukta Osmanlı'nın sonraki isimlendirmeyle Lale Devri olarak adlandırılan
29:041700'lü yılların başında inşa ettirilen İstanbul'da kaymakamlık yapmış, kaptanı deryalık yapmış
29:10Osmanlı döneminde bir sadrazamın aslında banisi olduğu bir camideyiz.
29:15Bu aynı zamanda kaymakam Mustafa Paşa, Nevşehirli damat İbrahim Paşa'nın da damadı olduğunu
29:22diğer paşalarla da bir nevi akrabalık ilişkisi içerisinde olduğunu da vurgulayalım.
29:27Sonrasında Lale Devri diye adlandırılan dönemin bittiği noktada
29:30padişahtan istenen kelleler arasında onun da ismi olduğu için
29:34o isyan sonucunda katledilmiştir ve kötü bir sonla bitmiştir.
29:40Fakat kendisinin buradaki kitabe için şunu hemen ifade edelim.
29:44Her gün 10 tane Yasin-i Şerif okumak kaydıyla caminin görevlisine
29:48normal verilen ücret dışında kendi cebinden ücret verdiğini de belirtelim.
29:55Aslında burada şunu ifade etmek istiyorum.
29:57Yani bizler bir devlet adamının Osmanlı dönemi için büyük işler yaptığını
30:03fakat sonrasında bir isyan sonucunda kellesi isteniyor olabilir ama
30:07kendisi burada muhkim olmamasına rağmen bugünkü tarihi yarımada da
30:11yani Fatih'te oturmuş olmasına rağmen burayı inşa ettirmiş
30:15ve bu caminin banisi olarak tarihten günümüze kadar ismini devam ettirmiş
30:20bir sadaka-i cariye nispetinde bir vakıf eseri ürettiğini
30:25ve aslında bunun günümüze kadar geldiğini de belirtelim.
30:28Dolayısıyla bugün bizler tarihin lale devrini belki bir kapı açarak
30:35bu kapı Kaymak Mustafa Paşa Camii yani Kuleli Camii olarak bilinen bu cami üzerinden
30:40tarihin 1700'lü yıllarına bu kapıdan girdik.
30:43Anlamaya çalıştığımız şey klasik dönemde mimari eserlerin, vakıf eserlerinin
30:49tarihin hangi döneminde yapılış amacına göre neyi yansıttığını
30:54hangi duygu düşünceyi, hangi motivasyonla inşa edildiğini de biraz anlamaya çalıştık.
31:01Dolayısıyla bugün Boğaz'ın bu eşsiz manzarasında yolculuğa çıktık.
31:06Arkamızda Kuleli Askeri Lisesi, Osmanlı'nın askeri içerisindeki bu temel güç ilişkisini
31:132. Mahmut'la beraber sonradan dönüşen bir askeri yapısını da burada biraz değinmeye çalıştık.
31:19Aslında İstanbul'da hangi bölgeye giderseniz gidin herhangi bir böyle yoldan geçtiğiniz
31:26herhangi bir sokağın içerisinde, altında tarih yattığını ve bu tarihle beraber
31:32aslında uzunca yıllardır burada hem bizlerin hem bizden önceki atalarımızın
31:38burada yerleşik olduğunu bizler vakıf eserleri üzerinden görebiliyoruz.
31:43Yani şunu demek istiyorum, İstanbul'da herhangi bir sokaktan geçtiğinizde
31:46orasının herhangi bir sokak olmadığını, özellikle tarihi yarımada, Üsküdar gibi
31:51kadim semtlerin, Fatih gibi kadim semtlerde bunu çokça görüyoruz.
31:55Herhangi bir harabe gibi gördüğümüz binanın altında kocaman bir tarih yattığını
32:01ve başımızı çevirdiğimizde gördüğümüz büyük bir Salatin Camii'nin ardında
32:05büyük toplumsal olayların sonucunda inşa edilmiş olduğunu,
32:10onunla beraber şayet o harabe gibi gördüğümüz sokağın altında bir dönem burada çok fazla insanın
32:16geçtiğini ve tarihe bir şekilde iz bırakan insanlar olduğunu görmekteyiz.
32:21Bununla beraber yaşayan bir tarih olarak İstanbul'u şayet anlamak istersek,
32:26bendeniz hiç şüphesiz tarihi yarım adayı, bizim vakıf eserleri olarak tevarüs ettiğimiz
32:31bütün bu eserlerin böyle adım adım gidip görülüp, gerekirse fotoğraflarının çekilip,
32:37orada bir duyguların aktarımı noktasında da, bir duygu yaşama noktasında da
32:43buraların ziyaret edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
32:46Yaşayan bir tarih olarak İstanbul'da hiç şüphesiz Yalı Camileri başlı başına bir gezi rotası da aslında bize sunuyor.
32:54İster Üsküdar'dan yola çıkın, isterseniz Beykoz, Serbustani Camii'nden, Merkez Camii'nden yola çıktığınızda
33:00karşı kıyıda da bu kıyıda da sizi bekleyen en az 15'e yakın Yalı Camisi olduğunu da belirtelim.
33:07Yani kastettiğim şey şu, 2000 yıldır şehir olan İstanbul tarihi yarımada, şu an tam olarak karşımda,
33:13orada inşa ettirilen Bizans dönemindeki yapıların tamamı,
33:17sonrasında Osmanlı döneminde inşa ettirilen vakıf eserlerinin tamamı,
33:21dönüştürülen ve dönüştürülerek ayakta kalan meydanlardan tutun da
33:26vakıf eserlerine kadar İstanbul kocaman bir film seti gibi,
33:31kocaman bir ansiklopedi gibi yanı başımızda ve aslında bizim onu okuyup,
33:36bizim onu izlememizi bekleyen büyük, devasa bir külliyat olarak karşımızda duruyor.
33:41İşte bugün burada Kaymakam Mustafa Paşa Camii'nde, Kuleli Askeri Lisesi'nin hemen önünde
33:47bizler bu ansiklopedi, bu film içerisinden kısa bir sahneyi sizinle paylaşmaya çalıştık.
33:54Şayet yolunuz İstanbul'un boğazın kıyılarına düşerse, uğrayıp bir nefes alacağınız,
34:00belki de manzarayı caminin pencerelerinden görmek isteyeceğiniz güzide bir noktayı
34:06bugün sizlerle paylaşmaya çalıştık.
34:08Programlarımızın tekrarını izlemek isterseniz ülketv.com'dan ve YouTube hesabından takip edebilirsiniz.
34:15Tarihte çıktığımız bu yolculukta bugün sizlere İstanbul'un boğazından seslendik.
34:20Umarım keyifli bir süreç olmuştur sizin için.
34:23İstanbul'a, vakıf eserlerine ve İstanbul boğazına hoşça bakmanız dileğiyle.
34:57İzlediğiniz için teşekkür ederim.
35:27İzlediğiniz için teşekkür ederim.
35:42Vakıf Katılım tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sundu.

Önerilen