- 31 dakika önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:17İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:43Bir vakıf eserini anlamak için bazen banisini, bu baninin yaşadığı dönemi de anlamak gerekiyor.
01:51Çünkü takvimler 1750'li yıllardan sonrasını gösteriyor.
01:56Osmanlı sultanlarının 26.si olan Sultan 3. Mustafa ki kendisi Sultan 3. Ahmet'in oğlu, aynı zamanda 3. Selim'in
02:04de babasıdır.
02:05Sultan 3. Mustafa aslında çok enteresan bir şahsiyete sahip.
02:10Hem devleti yönetme tarzı hem de yaptırmış olduğu camilerle beraber aslında enteresan bir kişilik.
02:16Bugün Laleli Camii'ndeyiz. Bu camiyi aslında Sultan 3. Mustafa yaptırıyor.
02:21Fakat Sultan 3. Mustafa'nın yaptırmış olduğu hiçbir camide kendi ismi geçmiyor.
02:27Bunun birkaç tane sebebi var.
02:301766 yılındaki İstanbul'da meydana gelen büyük depremden sonra bugünkü Fatih Camii neredeyse tamamen yıkılacak duruma gelmiş.
02:40Çünkü orada 12 havari kilisesi üzerine inşa ettirilen Fatih Camii'nin daha önceki depremlerden, daha önceki felaketlerden de nasibini aldığını
02:50biliyoruz.
02:50Fakat Sultan 3. Mustafa devrinde tekrar yıkıldıktan sonra, 1766 yılından sonra neredeyse binanın temellerine kadar inilip yeniden inşa ettirilmiştir.
03:02Dolayısıyla inşa ettirdiği camilerden bir tanesi bugünkü Fatih Camii'dir ve kendi ismiyle anılmamıştır.
03:09Bugün burada Laleli Camii'nde bizim buraya niçin Laleli dediğimiz de tam olarak Sultan 3. Mustafa'nın talihsizlik diyebileceğimiz bir
03:19noktaya tekabül eden bu camideyiz.
03:22Buraya niçin Laleli Camii deniyor.
03:24Aslında bunun için birkaç tane anlatılan hem halk efsanesi hem rivayet söz konusu.
03:29Bunlardan bir tanesi şu, yağmurlu bir gündeyiz bu arada.
03:33Bu yağmurlu günde tam İstanbul'un kendini hissettirdiği vakıf eserlerine de gerçekten insanın ruhuna dokunduğu bir andayız.
03:41Burada bu halk efsanelerini birlikte anlamaya çalışalım.
03:45Bir tanesi şu, bir gün halk arasında evliya olarak, aziz olarak bilinen Laleli Baba ki kendisi sürekli cebinde bir lale
03:54taşıdığı, üzerinde lale taşıdığı için bu ismi almıştır.
03:57Bundan dolayı Laleli Baba'nın bu bölgedeki hem manevi gücünü hem de nasıl bir insan olduğunu bilen Sultan 3. Mustafa
04:05kendisini saraya davet ettirmiş ve kendisinden dua istemiştir.
04:09Bununla beraber bu duada tabii halk efsanesi olduğu için olduğu gibi aktarmaya çalışıyorum.
04:15Padişaha yiyiniz içiniz ve rahat rahat defi hacet yapınız demiştir.
04:20Sultan 3. Mustafa da buna şaşırmış ve demiş ki ya bu nasıl duadır?
04:23Başta anlayamamış.
04:24Bunun üstüne Laleli Baba saraydan çıkmış ve Sultan 3. Mustafa'yı o şekilde bırakmış ve ayrılmıştır.
04:31Bir süre sonra ciddi bir kabızlık çeken Sultan 3. Mustafa Laleli Baba'nın duasını anlamış.
04:38Ve tam o sırada insana verilmiş en büyük nimetlerden bir tanesi rahatlıkla yiyip içmek ve defi hacetin de bu sürecin
04:46bir parçası olduğunu idrak etmiş.
04:47Laleli Baba'yı tekrar saraya çağırmış.
04:49Ciddi rahatsızlık yaşayan Sultan 3. Mustafa Elaleli Baba'ya üstadım bana tekrar dua eder misiniz?
04:57Ben sizin ettiğiniz duayı şimdi anladım demiştir.
05:00Bununla beraber Sultan 3. Mustafa tabii Sultan'ın bu duasını anlamış olmasından gayet memnun bir şekilde beklemektedir.
05:09Sultan 3. Mustafa ne istersen vereceğim demiştir ve bunun üstüne hali hazırda yaptırdığınız camiye benim adım verilsin dediği için bu
05:18camiye Laleli Camii dendiğine dair bir halk efsanesi vardır.
05:23Bunun doğruluğu gerçek olup olmaması aslında salt tarih araştırmacıları için önemlidir diyebiliriz.
05:32Fakat burada bu hikayenin kendisi ve işlevi hem bir vakıf eserini anlamak hem de tarihe nereden baktığınıza göre ciddi değişiklik
05:42arz eden önemli noklardan bir tanesidir.
05:45Ve aynı zamanda bugün Aksaray'a doğru indiğimiz ve bu bölgenin adı da Laleli bu semtte de adını veren kişi
05:51yine az önce bahsettiğim Laleli Baba adında bir zat olduğunu da vurgulamak lazım.
05:56İkinci rivayeti de şöyle ifade edelim.
05:58Aslında Laleli Baba'nın dergahı ve bahçeleri, lale bahçelerinin olduğu yer şu an dış avlusunda bulunmuş olduğumuz Laleli Camii'nin
06:07olduğu yerdeydi.
06:08İkinci rivayet bu. Dolayısıyla Sultan'ın kendisinden istemiş olduğu bu arazi ve yerleşke için Laleli Baba'ya hem bir hürmet
06:17hem bir teşekkür babında isminin verildiğine dair de bir başka rivayet söz konusu.
06:22Şunu hemen ifade edelim. Biraz Sultan 3. Mustafa'yı anlatacağım ama yağmurlu bir gün olduğu için hünkâr mahfilini dışarıdan gösterip
06:29sonra tekrar bu tarafa doğru gelebiliriz.
06:31Bu sırada ben de size hem camiyi bu taraftan gösterip hem de Sultan 3. Mustafa'nın hem kendi şahsiyetini hem
06:40de nasıl bir dönemde sultanlık yaptığına dair de birkaç bilgi verelim.
06:45Az önce de ifade ettim. Sultan 3. Mustafa, Sultan 3. Ahmet'in oğlu ve kendisinden sonra gelen ve musikiyle ciddi
06:52anlamda meşgul olan Sultan 3. Selim'in de babasıdır.
06:55Dönem itibariyle camide de Osmanlı tarzı barok usulünü derinlikli olarak hissettiğimiz bir yapıyla beraber hem Osmanlı'nın askeriyede, siyasette, politikada,
07:09günlük ve gündelik hayatta da ciddi anlamda bir modernleşmenin yaşadığı bir döneme tekabül ediyor.
07:15Fakat Sultan 3. Mustafa için biraz daha özellikle müneccimlere olan bir hassasiyeti var.
07:21Bunu şöyle ifade edelim.
07:23Osmanlı döneminde müneccim başı olan kişilerin yıldız fallarına bakıp gökyüzünü inceleyip ki Sultan 3. Mustafa'nın da bir nevi astronomiye,
07:31astrolojiye de ilgisi olduğunu bilmekteyiz.
07:33Bununla beraber dönemin Prusya kralından özellikle 3 tane müneccim istediği ve bununla beraber orduya dair Osmanlı'nın genişlemesine veya o
07:44dönemdeki siyasi olaylara dair bir tür yardım alabileceği tırnak içerisinde o müneccimlerin böyle yıldızlara bakarak geleceğe dair bir savaşı kimin
07:53kazanıp kazanmayacağına dair bir kurum olduğunu unutmadan bunun altını çizelim.
07:58Dönemin Prusya kralından 3 tane müneccim istemiştir.
08:01Fakat dönemin Prusya kralı çok enteresan bir cevap veriyor.
08:06Diyor ki 3 tane müneccim yerine tarih bilmeyi, bununla beraber hazineyi doldurmayı ve iyi bir orduya sahip olmayı tavsiye ederim
08:15diyor.
08:16Şimdi dönemin Prusya kralının bu 3 tavsiyesinde bir tarih bilmek ne işimize yarar?
08:21Ki iyi bir ordu ve hazinenin dolu olmasını bir devlet için ki bugünkü modern ulus devletler için de ne kadar
08:30önemli olduğunu biliyoruz.
08:31Fakat tarih bilmek, tarihi iyi okumak o dönemde bir padişaha tavsiye olarak verilmesi ve aslında bunun ne kadar önemli olduğunu
08:40da gösteren sonuçları olduğunu bizler biliyoruz.
08:44Bunun altını çizmeden önce tarih bilmek bize ne işimize yarar?
08:48Bugün tarih tam olarak neye tekabül eder? Bu iki soruya cevap vereceğim.
08:52Fakat öncesinde şu an caminin dış avlusunda hünkar mahfiline, belki sultanın büyük ihtimalle arabayla buraya kadar geldiği, belki yürüdüğü bilinmekte.
09:02Burada hünkar mahfiline girişin olduğunu görmekteyiz.
09:06Burada şunu da ifade edelim 1950'li yılların sonunda buradaki yol ve cadde genişlemesinden dolayı ciddi bir kod farkının çıktığını,
09:15aslında bir döneme kadar birazdan gösterecek olduğum Sebil'i de aslında içeriye doğru görebildiğimiz ve aslında boy hizasında diyebileceğimiz bir
09:24noktadayken bugün daha yüksekte duruyor.
09:26Çünkü ciddi bir kod farkı 1957 olması lazım.
09:31Caddenin genişletilmesi ve o kod farkının meydana çıkması tarihiydi.
09:35Onu da ifade edelim.
09:36Dolayısıyla İstanbul'un çehresi değişiyor, İstanbul'un caddeleri değişiyor.
09:41Fakat biraz espriyle İstanbul'un kedileri ve vakıf eserleri değişmiyor diyebiliriz.
09:48Burada hünkar mahfilinin kapısında bir kedi yağmurdan buraya sığınmış durumda.
09:54Bir vatandaşımız da altına karton koymuş.
09:57Kediyi de sevdikten sonra tarih niçin önemlidir sorumuzdan devam edelim.
10:01Şimdi tarih en nihayetinde insan hafızasız yaşayamaz.
10:06Yani bir gün şöyle bir analoji kuralım, şöyle bir benzetmeyle devam edelim.
10:11Bir sabah uyandınız ve hiçbir şey hatırlamıyorsunuz.
10:15Geçmişinize dair, kim olduğunuza dair hiçbir şey hatırlamıyorsunuz.
10:19Bu size şunu getirir.
10:21Bir sonraki adımda ne yapacağınızı da aslında kaybetmişsiniz demektir.
10:25Yani geçmişi olmayan bir, hafızası olmayan bir insan nasıl ki geleceğini inşa edemezse
10:32tam olarak tarih okumak, tarih bilmek.
10:35Prusya Kralı'nın Sultan 3. Mustafa'ya verdiği tavsiye üzerinden bunu ifade etmeye çalışıyorum.
10:41Tarih bilmek de veya tarihini bilmemek bir toplumun geleceğini inşa etmesinin önündeki en büyük engeldir.
10:49Çünkü tarih bizlerin ders çıkarabileceği, tarih bizim kim olduğumuzu ve gelecekte nasıl bir varlık sergileyeceğimizi,
10:59nasıl var olacağımızı da bize aslında ipuçlarıyla, sebep-sonuç ilişkisiyle öğreten önemli bilim dallarından bir tanesidir.
11:08Hatta bir tarihçi olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim.
11:12Sosyal bilimleri ve beşeri bilimleri ikiye ayırsak muhtemelen tarih ve diğerleri diyeceğiz.
11:16Çünkü Sultan 3. Mustafa, Laleli Camii'ni yaptıran kişi kendisinin aslında müneccim istemesi üzerine
11:22Prusya Kralı'nın kendisine tarih okumak, hazineyi doldurmak ve orduyu güçlendirmek gibi tavsiyesinin
11:29bugün bizlerin bir vakıf eserini anlamaya çalışırken bizim üzerimizdeki bu çağrışımı noktasında çok önemliydi.
11:36Caminin tarihçesine dönecek olursak, buranın mimarı aslında biraz da barok usulüyle tanıdığımız
11:42ki Nur Osmaniye'den de biraz bildiğimiz Mehmet Tahir Ağa olduğunu biliyoruz.
11:47Burada Osmanlı'nın kendine has bir barok usulü olduğunu da vurgulamak gerekiyor.
11:53İç tarafta taş duvarlar ve aslında içeride süslemelerle beraber C ve S kıvrımlı süslemeleri, bezemeleri görmekle beraber
12:01dış havlusunda, özellikle şu an benim görüş açımda bulunan yerde tuğla ve taşın birlikte kullanıldığını da görüyoruz.
12:09Bu da çok enteresan. Burası aslında Osmanlı baroğu dediğimizde Osmanlı'nın kendine has bir tamamen batı baroğundan biraz ayrıldığı
12:18ve kendine has bir uslupla yapmış olduğu mimari eserleri kastediyoruz ve burada hakikaten bu baroğun Avrupa'da
12:25veya baroğun ilk çıktığı yerlerdeki usullerden ve sistem anlamında da farklılık olduğunu belirtmemiz gerekiyor.
12:32Osmanlı'ya has barokta biraz şunu belirtelim, muhtemelen yapıldığı yerlerle alakalı olabilir fefkani bir yapı söz konusu.
12:39Yani şu an bulunduğumuz dış avlu bile caddeden çok yüksekte, caminin kendisi ve iç avlu da şu an bulunduğumuz yerden
12:48daha yüksekte bir konumda.
12:49Bunlara yani yüksekçe yapılan bu tür yapılara biz fefkani diyoruz.
12:54Fefkani yapıda olması önemli çünkü alt tarafta birden fazla dükkanın olduğu bir külliye olarak inşa ettirildiği buranın bir külliye olduğunu
13:04unutmayalım.
13:04Çünkü medresesiyle, kütüphanesiyle etrafındaki şu an meşhur Laleli Çarşısı'nın da aslında bir nüve olarak başlangıç yeri diyebileceğimiz bir noktadayız.
13:15Sultan 3. Mustafa 1757 ile 1774 yılları arasında hüküm sürmüş ve aynı zamanda Osmanlı Sultanlarının 26.sı demiştik.
13:24Burada 1760'da başlanıp 63'te tamamlanan bir külliyeden bahsediyoruz.
13:32Ve az önce de bahsettiğimiz üzere Sultan 3. Mustafa'nın talihsizliği İstanbul'da yaptırmış olduğu camilerin hiçbirisinde kendisinin ismiyle anılmıyor.
13:41Kadıköy tarafında yani Anadolu yakasında da bir cami yine kendi ismiyle anılmıyor.
13:46Hatta buna dair de temel bir sözü olduğu 3 tane cami yaptırdım.
13:52Bunun bir tanesini ecdadıma ki Fatih Camii'ni kastediyor.
13:55Bir tanesini bir meczup ya da bir Veli Efendi'ye ki burada Laleli Baba'yı kastediyor.
14:00Onun ismiyle anıldığı şeklinde bir durum söz konusu.
14:04Ama en azından toparlayacak olursak biraz dönem itibariyle 1700'lü yılların sonu Osmanlı'nın modernleşmesini gerçekleştirmeye çalıştığı dönemlerden bir tanesi.
14:15Ve aslında aydınlanma çağı bitmiş ve neredeyse sanayi devrimi başlamış.
14:20Avrupa'da büyük değişiklikler olmuş.
14:22Ve Osmanlı devleti de bu değişikliğe bir nevi ayak uydurmaya çalışan bir konumda.
14:28Dolayısıyla 3. Mustafa'nın kendisini bu anlamda anlamak önemli.
14:32Ve dönemi itibariyle Laleli Camii'ni de bu kapsamda hem o döneme ışık tutan hem de o dönemle beraber bize
14:41aslında çok fazla şey ifade eden camilerin başında geldiğini ifade etmek lazım.
14:46Şu an caminin cümle kapısı yani dış avluya gelen şu arkamda görmüş olduğunuz basamaklara doğru geçtiğimiz noktada burada bir hacet
14:55penceresi söz konusu.
14:56Buna niyaz penceresi diyen var, dua penceresi diyen var ki bir benzeri bugün Eyüp Sultan Camii'ndeki örneğidir.
15:04Onu da hatırlamak lazım.
15:05Burada insanlar gelip geçerken buradan su içebilir ve aynı zamanda içeride Sultan 3. Mustafa, oğlu Sultan 3. Selim'in kabirleri
15:13bulunmakta.
15:14Orada metfun durumdalar.
15:15Tabii sultanın yani sultan ailesinin hanımları da kızları da buralarda buradaki türbede metfundur.
15:22Fakat bu hacet penceresi aslında bir işlevselliği de gösteren buradan geçerken içeriye kadar girmeyip hem o türbeyi muhafaza etmek hem
15:32de dua etmek isteyen birisinin buradan dua edip çıkarken ya da girerken dua edebileceği bir pencere olarak açılmış olması da
15:41aslında ihtiyacı giderme noktasında önemli bir gösterge olduğunu düşünüyorum.
15:47Tabii buna güzel bir çerçeve de yapılmış alınlık söz konusu.
15:51Buraya yaklaşan su içmek isteyen su içer ve sonrasında içeride içeriye doğru bir Fatiha okumak isteyen, içeride bulunan Osmanlı Sultanlarına
16:00bir Fatiha okumak isteyen birisi buradan bu pencereden bunu yapabilir.
16:05Buraya gelmişken yavaş yavaş türbeye doğru da geçelim.
16:09Türbede az önce de ifade ettiğim üzere Sultan 3. Mustafa ve Sultan 3. Selim de burada metfundur.
16:15Az önce bahsetmiş olduğum çarşı ve bu dükkanlar da tabii sonradan çok fazla dükkan eklendiğini, ilk yapıldığında bu kadar fazla
16:23dükkan olmadığını da belirtelim.
16:25Bu önemli bir ayrım ve şu an bu dükkanlar burada hala çalışıyor.
16:29Bununla beraber Laleli'nin ki bu semte adını veren camideyiz şu an, Laleli'nin bir çarşı, bir pazar olarak devam
16:38etmesini sağlayan önemli unsurlardan bir tanesi.
16:40Şu an hazire kısmındayız. Burada da yine az önce bahsettiğim sultanın ailesinden bazı hanım isimlerin burada yattığını biz burada görmekteyiz.
16:50Bunlarla beraber şunu da ifade edeyim.
16:53Bu türbede 16. yüzyıl İznik Çinilerinin olduğunu biz bilmekteyiz.
16:58Şimdi bunun önemi şu, türbe aslında çok sonraki dönemde yapılıyor.
17:02Yani 1700'lü yılların sonunda yapılıyor.
17:04Fakat içeride 16. yüzyıldan Çin'i olması da bize şunu gösteriyor.
17:09O Çiniler aslında daha önce eski bir sarayda kullanılan 16. yüzyılın orijinal Çinileri olduğunu, içerideki o turkuaz renkleri vesaire de
17:18görebilirsiniz.
17:19Olduğunu unutmadan bu Çinilerin buraya gelme hikayesi de eski sarayda kullanılan bu Çinilerin,
17:26bu burada bu Sultan 3. Mustafa ve oğlu Sultan 3. Selim'in metfun olduğu noktada kullanılmış olması da önemlidir diye
17:33düşünüyorum.
17:34Daha önceki programlarımızda hazirelerin, türbelerin caminin etrafında olması ve hazirenin aslında bir toplumun bir kültürel hafızası olması noktasında ne kadar
17:45kıymetli olduğunu da belirtmiştik.
17:47İstanbul'da neredeyse birçok Salatin Camii'nin bahçesinde hem türbe bulunur yaptıran veya orada hizmette bulunan yeri gelir bir mimar başının
18:02da türbesinin olduğunu,
18:04o hazirede metfun olduğunu, devlet erkanının önemli isimlerinin buralarda metfun olduğunu da hatırlatarak hazire kısmını da sizlere göstermiş oldum.
18:14Burada yine önemli bir türbe olduğunu ki bu özel bir üslupla yapılmış bir kapalı aslında tam olarak kapanmayan, tam bir
18:24türbe gibi değil de daha çok açık bir türbe şeklinde metfun bulunan,
18:29saray hanımlarından birisi, kızlarından birisinin metfun olduğunu da belirtelim.
18:33Caminin dış avlusunda iki tane minare bulunmakta.
18:37Sol taraftaki yani kıble yönüne döndüğümüzde sol taraftaki minarenin caminin yapımından yaklaşık olarak 5-6 yıl sonrasında eklendiğine dair de
18:46bir bilgi mevcut.
18:47Tabi bu arada caminin mimari için her ne kadar bütün metinlerde veya bugünkü bilgilerde Mehmet Tahir Ağa'nın ismi geçse
18:54de bunun net bir bilgi olmadığını da altını çizmek gerekiyor.
18:59Burada caminin tabi dış bileşenlerini bu parçalarını size gösterirken cümle kapısının üzerinde bir ayeti kerime söz konusu, o ayeti konuşarak
19:09caminin dış avlusuna doğru geçelim.
19:30Cümle kapısının üzerindeki ayetlere geçmeden önce az önce bahsettiğim aslında bir su sebili şeklinde veya şerbetle dağıtılan bir noktadayız.
19:40Aslında az önce de ifade ettiğim kod farkının çok fazla olmasının sebebi 1950'li yılların sonunda buradaki cadde genişlemesinden dolayı
19:50burada normalde insanlar bu seviyedeyken kod farkı iyice artmış.
19:54Zaten fefkani olan zaten yüksekçe yapılmış olan bu yapı sonradan daha da yüksek bir duruma çıkmıştır.
20:01Çünkü buradaki bu kod farkı hem bu sebili daha fazla yukarıya çıkarmış hem de insanların aşağıda durduğunda biraz daha yukarıda
20:10kalmasını temel sebebi kod farkı olduğunu belirtelim.
20:12Çok estetik.
20:13Bunun estetik noktasıyla alakalı hem biraz dışarıdaki gürültüden uzaklaşıp hem de caminin iç kısımlarını göstermek bakımından birkaç noktaya değinmek istiyorum.
20:23Bu arada Sebil'in üzerinde yine Kur'an-ı Kerim'den çeşitli ayetlerin olduğunu ve bu ayetlerin büyük bir kısmının hem
20:30su hem şifa olmasıyla alakalı olduğunu da belirteyim.
20:35Bunları teker teker açıklamak isterdim ama şu an hem yağmur yağıyor hem de dışarıdaki gürültüden biraz daha uzaklaşıp caminin içindeki
20:43detayları anlatmak isterim.
20:45Tekrar az önceki türbenin önüne doğru geldik. Burada yine Hattat Mehmet Vasfi Bey'in cami içerisinde çok fazla kitabe yazdığını
20:54biliyoruz.
20:54Bu da onlardan bir tanesi.
20:56Türbe üzerinde seçilen ayeti kerime
20:57Ya eyyetühen nefsül mutmainne irci'i ila rabbiki râdiye temmerdiye şeklinde.
21:03Kur'an-ı Kerim'de Allah'tan razı bir şekilde ve onun da razı olduğu halde cennete gir mutmain olmuş bir şekilde
21:12Ya eyyetühen nefsül mutmainne şeklinde başlayan bu ayeti kerimenin yazılmış olması önemli.
21:17Tabi bu bölümde vaktimiz olmayacak ama bir sonraki bölümde caminin iç detaylarını anlatırken
21:23Caminin iç avlusunda hem iç avlusu hem de içerideki kitabeleri yazılması
21:31Hattat Vasfi Bey'in ki önemli bir Hattattır
21:34Onun yazmış olduğu diğer kitabeleri de konuşacağız.
21:37Fakat bu cümle kapılarında bir seçilen ayetlerin önemli bir kısmı
21:44Böyle bir vecize ve kompakt bir şekilde aslında bir anlamı da ihtiva eden
21:48Müminlere, inananlara, camiye gelenlere bir anlamı da ifade eden
21:53Ayetlerden seçilmiş olması önemli.
21:55Burada kastettiğim şey aslında en temelde şunu ifade ediyor.
21:59Kendilerine selam veren yani sizlere selam olsun tertemiz bir şekilde cennete girin ayetinin
22:05Cümle kapısının camiye hatta dış havluya bile girilen noktaya yazılmış olmasının ardında
22:11Aslında şöyle bir mesaj söz konusu.
22:14Bu mesaj şunu ifade ediyor
22:17Cennete giren müminlere selam veren
22:20Bunu ifade eden bir ayetin caminin girişine yazılmış olması da
22:24Ki bu laleli camiinde de böyle
22:26Bunun dışında salatin birçok camide
22:29Sonradan yapılan Cumhuriyet dönemimizde de yapılmış camilerde de bu mümkün
22:33Caminin bir noktada cennetle özdeşleştirilmesi söz konusu
22:38Yani mümin camiye girdiğinde cennete girmiş kadar mutlu olur
22:42Mümin camiye girdiğinde cennete girmiş gibi hisseder ve aslında onun bir provasıdır
22:48Çünkü cami müminin Rabbi ile buluştuğu noktalardan bir tanesidir ve dolayısıyla bu ayetlerin seçilmiş olması da çok güzel anlamları ihtiva
22:59ediyor
22:59Caminin iç ablusuna girmeden önce
23:02Az önce size bahsettiğim ve minare üzerinde bir saat güneşi söz konusu
23:07Burada güney tarafındaki minarede bu saat güneşini görebiliyorsunuz
23:12Ve buradan baktığımızda da aslında caminin ne kadar bir fevkani biçimde yapıldığı
23:17Biraz tabi Nur Osmaniye ciddi anlamda mermer işçiliğinin kendinden bahsettirdiği bir cami
23:23Ama burada bu taş işçiliğiyle beraber ki bu tarafta tuğlayla karışık bir şekilde ifade edilen bir yapı da söz konusu
23:30Ama bu fevkani özelliğini de görüyoruz
23:32Tarihte çıktığımız bu yolculukta yolumuz İstanbul'un en işlek çarşısı, en işlek caddelerinden bir tanesinde bulunan
23:39Aslında bir külliye olarak inşa ettirilmiş medresesi olan ki 1911'de yangın geçirmiş
23:46Büyük Aksaray yangınında yanmış bir medreseden bahsediyoruz
23:50Ki o kitaplar daha sonra içerisinde bulunan el yazma eserleri yaklaşık olarak
23:543777 tane eserin bugün Süleymaniye Kütüphanesi'nde muhafaza edildiğini de biz biliyoruz
24:00Dolayısıyla yolumuz Laleli Camii'ne düştü
24:03Laleli Baba'dan ismini alan Sultan 3. Mustafa'nın hem kendi şahsiyeti hem onun dünyaya baktığı nokta
24:12Hem Osmanlı Devleti'nin batıyla olan ilişkilerinin aslında ivme kazandığı
24:17Yeniliklerin, ıslahatların hem orduda hem siyasette baş gösterdiği bir dönemde inşa ettirilmiş
24:26Osmanlı'nın son salatin camisi diyebileceğimiz, son külliye diyebileceğimiz Laleli Camii'ndeydik
24:34Bu camiyi biraz olsun dış avlusunda, cümle kapısında yaptıran bahanesi Sultan 3. Mustafa'yı türbesinde anlamaya çalıştık
24:44Bugünkü noktada 1700'lü yılların dünyasını hep beraber teneffüs etmeye çalıştık
24:50Biraz Prusya Kralı'nın Sultan 3. Mustafa'ya tavsiyesi üzerine tarih bilmek, orduyu güçlendirmek ve hazineyi doldurmak noktasındaki bu tavsiyenin
25:00Bizlere tarih bilmek ne kazandırır sorusuna aradığımız cevapları konuştuğumuz, bunları birlikte aradığımız bir bölüm oldu
25:09Bugün çıktığımız noktada 1760-1763 yılları arasında bir külliye olarak inşa ettirilen
25:16Fefkani bir usülde, Osmanlı'ya has bir barok usulle inşa ettirilmiş Laleli Camii'ni hep birlikte anlamaya çalıştık
25:24Sizler de yolunuz Aksaray'a, Fatih'in bu bölgesine düşerse mutlaka uğramanız gerektiğini düşündüğüm camilerden, vakıf eserlerinden bir tanesidir
25:34Programlarımızın tekrarını izlemek isterseniz ülketv.com'dan ve YouTube hesabından takip edebilirsiniz
25:40İstanbul'a, vakıf eserlerine ve kendinize iyi bakınız
25:45MÜZİK
25:55MÜZİK
25:57MÜZİK
25:57MÜZİK
25:57MÜZİK
26:07MÜZİK
26:09MÜZİK
26:09MÜZİK
26:09MÜZİK
26:11MÜZİK