Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 ay önce
Döküm
00:00Efendim günaydın! Harika bir yayın bekliyor. Beyaz sınır ekranlarına hoş geldiniz.
00:06Bilcan Bali ile sabah kahveniz başladı. Neyimiz eksik? Sabah kahvemiz.
00:11Selenge getir kahvemizi hayatım. Sen getirmeden içemiyorum biliyorsun.
00:17Öpücük. Bizim ekibin öpücük şeyi var biliyorsun. Herkes birbirine burada öpücük atıyor.
00:21Öyle bir ekip. Ben kahvemi aldım. Siz de aldıysanız sabahkahvesi.tv'ye.
00:26Evet sizi izliyoruz. Bakın bu da kahvemizi yiyip yolluyorsunuz. Ben tek tek etiketleri görüyor, beğeniyor ve size hediyeler yolluyorum.
00:35Haftaya da kime yolladığımı açıklıyorum. Bugün yine birbirinden önemli konular ve konuklara değineceğiz.
00:40Hadi bakalım neler varmış bir izleyelim. Kahveler hazırlarsın.
00:47Efendim tekrar günaydın. Çok kıymetli bir konuğumu ağırlıyorum ve sizlerle de tanıştırmaktan mutluluk duyarım.
00:52Genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Destek.
00:56Evet.
00:57Hoş geldiniz.
00:58Teşekkür ediyorum. Hoş bulduk. Sefalar bulduk.
01:01Sabahın bu güzel saatlerinde sizlerle sohbet edeceğim için bir kere çok heyecanlıyım.
01:06Ama benim sorularım çok meşhur. Bir de siz geleceksiniz diye özel bir kalem getirdim ben.
01:10Evet. Enjektör gibi. İnsan çekinmiyor değil.
01:12Ama bu bir kalem.
01:14Bu yanlış anlaşılmasın. Bunu da ben uzman sizin gibi çok kıymetli doktorlarla çalışacağım diye dostlarım hediye etti.
01:20Ben de getirdim. Sizinle çok da tatlı konular konuşmayacağız.
01:26Yani ama işte gerçekler her zaman göz ardı edilmemeli.
01:30Evet. Doğru. Peki o zaman eğer sizin için de uygunsa sizi soru bombardımanına tutacağım.
01:37Bekliyorum.
01:38Peki efendim mide kanseri genellikle hangi evrede teşhis edilir?
01:43Şimdi mide kanseri noktasında bakarsak ölümcül bir kanser.
01:49Maalesef.
01:50Ve dünyada maalesef akciğer kanseri ve kolon kanserinden sonra en sık ölüm nedeni olan kanserlerden.
01:58Ve bu kanser erkeklerde bir tık daha fazla ve dünyada baktığımızda özetle de gelişmiş ülkelerde görülen bir kanser.
02:08Bu kanser maalesef mide içinde hemen belirti vermeyebiliyor.
02:13Ve o belirti vermediği süre zarfında evre ilerlemesi olabiliyor.
02:18Belirti verdiği aşamada da kişide kansızlık, halsizlik, yorgunluk, mide ağrısı sorunları gibi durumlarla ortaya çıktığında bir endoskopi çekme ihtiyacında o zaman ortaya çıkabiliyor.
02:32Ki bu durumda da mide kanseri maalesef orta ve ileri evrelerde ortaya çıkmış oluyor.
02:38Ortalama ikinci, üçüncü evrede sık görülen, sık yakalanan bir kanser.
02:43Yalnız gelişmiş ülkelerde Japonya gibi, Avrupa, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde bu konuda daha bilinçli bir tarama programı geliştirildiği için
02:54oralarda ilk şüphelenilen hastalarda hemen endoskopi tarama yapıldığında erken yakalanabiliyor ama Türkiye şartlarına baktığınızda
03:02maalesef orta ileri evrelerde bu bide kanseri saptanıyor.
03:08O da tabii maalesef tedavi başarımızı etkiliyor, olumsuz etkiliyor ve ölümcül durumlar sık görülüyor.
03:15Peki hocam aslında kanserleri sayarken bir yandan hemen adı geçti kolon kanserine de değindiniz.
03:23Şimdi kolon kanseri erken teşhis edilirse tamamen tedavi olunabilir mi?
03:29Kolon kanseri kesinlikle mide kanserinden çok daha şanslı bir durum bize sunuyor.
03:37Kolon kanseri özellikle de dışkılama alışkanlığında değişme, yine makattan kanama,
03:43onun yanı sıra sindirim sisteminde bozulma gibi belirtiler kişiyi hemen etkilediği için
03:49artı tarama programları daha kolay olduğu için büyük abdesti gizli kan testi gibi
03:54ya da parmak muayenesi gibi veyahut da kolonoskop gibi incelemeler daha kolay yapılabildiği için
04:01kişi bu şikayetleri kendini bildiğinden daha erken doktora başvuruyor ve daha erken yakalanılıyor.
04:08Kolon kanserinde daha erken yakalandığı için ve yapılan kolonoskopik incelemelerde biliyorsunuz kolon kanserleri
04:14kolon içindeki poliplerden gelişen kanserler.
04:17Daha polif aşamasındayken bile önlenebilen kanserler ve onda tedavi başarımız daha iyi.
04:25Diğer kanserlere göre yaşam süresi daha uzun, başarı şansımız daha iyi olan kanser tipleri.
04:32Burada tabii kişinin vücudunda bir değişim olduğunda, sindirimle ilgili sorunları olduğunda,
04:37makattan kanaması olduğunda durumu hafife almayıp doktora gitmesi bizim için yeterli oluyor.
04:42Biz zaten o kişiye hele hele 40 yaşın üstünde, 50 yaşın üstündeyse direktmen kolon kanseri testlerini otomatikman yapıyoruz.
04:50Ve varsa bir şey erkenden yakalayıp erken başarı şansını elde etmiş oluyoruz.
04:55Anladığım kadarıyla mide kanseri daha sinsi ilerlerken kolon kanseri, fiziksel olarak bize daha buradayım.
05:02Evet.
05:02Ben buradayımı daha erken...
05:03Daha iyi kendini belli ediyor.
05:04Kişi daha çabuk durumu farkına varıyor ve doktora daha fazla gidiyor.
05:09Zaten bize gelen hastalara baktığımızda makattan kanama şikayetim var dediğinde,
05:14hasta zaten acaba bende kanser mi var dürtüsüyle geldiği için bu onun daha erken gelmesine neden oluyor.
05:20Hazırlıklı da oluyor.
05:21Daha erken geldiği için de biz de varsa anı daha erken tarayıp varsa bir hastalık ya da oluşum ilk aşamasında durumu bertaraf edebiliyoruz.
05:30Bu da tedavi başarısını çok artırıyor.
05:32Bu mükemmel.
05:33Peki bu tarz kanserlerde hangi tedavi yöntemlerini kullanıyoruz?
05:39Şimdi kolon kanserleri ilk oluşumu poliplerden gelişiyor.
05:43O poliplerden de uç kısmında kanser zar içinde başlamış oluyor.
05:47Biz ona entramukozal kanser diyoruz.
05:50Kişiye yapılan kolonoskopi de şayet polip aşamasındaysa o polibin sap kısmına, kök kısmına inmeden polibin alınması bize olayı varsak ameliyatı gerektirmeden çözmeyi imkan sağlıyor.
06:04Ama diyelim ki kolonoskopi yaptık orada da bir varsakta tümör bulduk.
06:09Eğer bu varsakta bulduğumuz tümör ya da rektumda bulduğumuz yani barsağın muhtelif bölümlerinde bulduğumuz tümör oluşumları şayet yapılan incelemede varsak katmanlarını geçmemiş sadece zar kısmında kalmışsa,
06:22tümör böyle olmuş olsa endoskopik olarak onu çepeçevre etraftan kaldırma suretiyle yani endoskopik mukozal rezeksiyon dediğimiz kendine münhasır yöntemlerle tümörü oradan alıp süreci bitirmiş olabiliyoruz.
06:37Böylelikle de kalın barsak ameliyatına gerek kalmamış oluyor.
06:40Ama maalesef gelen hastalarda her zaman her hasta evre 1 evre 2 de gelmeyebiliyor.
06:45Evre 3'te yani artık barsak kanseri kolon dediğimiz organın katmanlarını da geçtiğinde bu sefer lem notlarına yayılma olasılığından dolayı bu sefer o kişilere ameliyat öneriyoruz.
06:58Evre 3'te, evre 2'de, evre 3'te kapalı ve açık yöntemlerle barsak o kısmını çıkarırken artık evre 4'te önce hastaya bir kemoterapi, radyoterapi tedaviler uygulayıp tümörün küçülme durumuna bakıp ondan sonra ameliyat yapıyoruz.
07:11Midede bir tık daha farklı, kişide halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, midede iştahsızlık, mide bölgesinde ağrı olduğunda tabii ki gene endoskopi yapıyoruz.
07:21Mide bölgesine baktığımızda tümörlerin çoğusu midenin alt kısmında, antrum dediğimiz bölgede tümörlerin bir kısmı da üst kısımda.
07:28Üst kısımdaki olan tümörler daha çok reflüden veyahut sigaradan ya da helikobakter plöri dediğimiz mikroptan etkilenirken midenin alt kısmında tuzlu yiyeceklerden, yine sigaradan, yine bazı mikrobik durumlardan, eşten var virüsü gibi yine helikobakter plöri gibi mikroplardan etkilenebiliyor.
07:48Midenin içinde bir değişik alan gördüğümüzde biz endoskopik olarak oradan biyopsi alıyoruz.
07:54O biyopsi sonrasında şayet tümör öncesi lezyonlar saptamış isek, atrofik, gastrik gibi, intestinal, metaplezi gibi o kişiyi yakın takipi alıyoruz.
08:03Ama diğer taraftan Japonya'da, Güney Kore'de baktığımız üzere endoskopik olarak o kişiyi takipi aldığımızda,
08:10bir lezyon gelişimi durumunda yılda bir veya yılda iki kere endoskopiye alıyoruz.
08:15Oradaki olan bir değişimde yine aynı endoskop olarak o kısmı çıkarma suretiyle tedavi edebiliyoruz.
08:21Yani buradaki olay biraz daha toplum bilinçlenmesi, hekim olanaklarının iyi olması, hastane olanaklarının iyi olmasıyla alakalı.
08:28Yani sosyoekonomik durum yanı sıra eğitim durumu yükseldikçe kişiler kendi sağlığı noktasında olan bir değişimi yakaladığında,
08:37doktora gittiğinde süreç artık bizim elimizde oluyor.
08:40Ne kadar erken gelirse o kadar çözüm olanaklarımız ve tedaviye şifa olanaklarımız artıyor.
08:45Ülke olarak onkoloji açıdan da zenginiz diyebilir miyiz yani bu merkezler?
08:51Bu noktada tabii şehirlere göre değişiyor.
08:54Son zamanlarda özellikle de şu sağlıktaki atılım noktasında hani bilimsel anlamda, teknolojik anlamda ve eğitim noktasındaki atılım şu son on yıllık süreçte gerçekten
09:07sağlık okulu yazarlığının da artmasıyla ciddi anlamda hastalıklarda erken tedavi, erken teşhisi artırdı.
09:14Fakat tabii kişinin kadınlarda yaşam süresinin fazla olması, 80 yaş olması, erkeklerde 70 yaş olmasının en önemli sebepleri de yine aynı altyapıya baktığımızda
09:27kişinin bir belirti olduğunda doktora gitmesi, tedavi istemesi, doktor kontrolüne girmesi, yani bu konuda doktora gitmeye istekli olması çok önemli.
09:36Her ne kadar sosyoekonomik durumu ve eğitim durumu iyi bile olsa, doktora gitmeyi sevmeyen bir kişi ise o da maalesef bizi olumsuz etkiliyor.
09:46Doktora gitmeyi barışmak lazım.
09:49Doğru.
09:49Aynen.
09:50Peki tam bu esnada kemoterapi konuşacağız.
09:52Kemoterapi her kanser hastası için gereklidir diyebilir miyiz?
09:55Hayır diyemeyiz.
09:56Yani kemoterapi, şimdi tedavinin aşamalarına göre tedavide seçeneklerimiz var.
10:02Tedavide baktığımızda tümörün birinci evresindeyken sadece lokal uygulamalar işte endoskozlar rezeksyon gibi ya da polipektomi gibi ya da sınırlı ameliyatlarla durumu çözebiliyoruz.
10:17Kemoterapi hiçbir şekilde gerekmeyebiliyor.
10:19Ama artık evre 2-3 olduğunda cerrahiyle kemoterapiyi birleştiriyoruz.
10:23Evre 4 olduğunda cerrahi çok gerekmiyorsa ya da mecbur değilsek zaten hastaya faydası yok.
10:30Yapmıyoruz.
10:31Hastayı maalesef son evre olduğu için kemoterapiye bırakıyoruz.
10:35Kemoterapi her hastada etkili olamayabiliyor.
10:38Her hastada aynı cevabı veremeyebiliyor.
10:41Ama kimin dedi mucizeler oluşturuyor.
10:43Çünkü kişinin genetiğine göre, cinsiyetine göre tamamen kemoterapinin etkinliği değişebiliyor.
10:49Sonuç olarak son evrelerde kemoterapi, ilk evrelerde ise cerrahi ağırlıklı gidiyoruz.
10:56Peki cerrahi işlem sonrası, ameliyatlar sonrası kişinin yaşam kalitesi nasıl etkileniyor?
11:03Yani şimdi burada yapılan ameliyatın büyüklüğüne göre olay değişiyor.
11:06İlk evrelerde yapılan küçük ve cerrahi müdahaleler kişinin hayatında pek bir değişiklik yapmazken,
11:12orta evrelerde söz gelimi bağırsağın bir kısmının alındığında sağ veya sol veya rektum bir kısmı alındığında
11:19ya da bağırsağın tamamına yakın alındığında kişinin söz gelimi bağırsağla ilgili konuşursak,
11:25dışkılama düzeyi, büyük abdestin ishal olması durumu, bazen bağırsağı dışarı veriyoruz,
11:30karnı dışına alıyoruz, kolostomi veya ileostomi varlığı, bunun yanı sıra kalın bağırsağla alakalı olarak
11:38ince bağırsağın da bir kısmını aldığımızda kişinin ona yönelik vücudunun zayıflama durumları hep kişiye göre değişiyor.
11:47Söz gelimi kalın bağırsağın alınan kişide dışkı daha sulu gelebiliyor, daha sık büyük abdest gelebiliyor.
11:53Onun yanı sıra ince bağırsağın da bir kısmı alındığında bazı mineral maddeler emilemeyebiliyor,
11:59kişiyi zayıflıyor, tabii yaşantıyı ona göre değiştiriyoruz.
12:02Yiyeceğini içeceğini ona göre ayarlıyoruz.
12:05Söz gelimi ince bağırsağı olan bir kişiye biz ne yapıyoruz?
12:11Artık daha çok sulu gıda veriyoruz.
12:13Bu tarafa geldiğinizde midenin tamamı alınmış bir kişide ya da bir kısmı alınmış bir kişide
12:18tabii ki mineral eksikliği, vitamin eksikliği, demir eksikliği olacaktır.
12:22Onlara da takviye gıda veriyoruz.
12:24Sık haraklarla az az yemelerini öneriyoruz.
12:26Yani yapılan ameliyatın büyüklüğüne, çeşidine, şekline göre hem beslenme düzenini değiştiriyoruz hem yaşantı şekline ona modifiye ediyoruz.
12:34Tam da bundan hareketle bütün bu kanser tedavileri sonrasında bağışıklık tedavisi de kullanılır mı?
12:42İmmünoterapi dediğimiz sistem özellikle de şu son 10 yıldır arttı.
12:47En çok da akciğer kanserinde uygulanırken şimdi artık mide ve bağırsak gibi sindirim sistemi kanserlerinde de uygulanmaya başladı.
12:54İmmünoterapideki amaç verilen ilaçlarla kişinin hastalığa olan immün direncini artırmak.
13:00Bu mihvalde yapılan kemoterapiye ek olarak verilmekte.
13:05Evre 2-3 aşamalarında çok kullanılmakta ve kişiye tabii olumlu etkide bulunmakta.
13:13Ama tedavide tamamlayıcı yani direk tedavinin kendisi olarak değil tedavide seçeneklerden biri olarak ya da toplu tedavilerde seçeneklerin birleştiricisi olarak kullanılmakta.
13:26İmmünoterapi artan bir tedavi alanı gün geçtikçe daha etkili araçlar bulunmakta ve daha iyi sonuçlar alınmakta.
13:35Bu noktada onun zamanı ihtiyacı var ama şu an kullanıyoruz ve olumlu sonuçlar alıyoruz.
13:40Çok güzel. Peki son sorum olsun. Bu her iki kanser için soruyorum.
13:45Nüksetme tekrarlama riski nedir?
13:49Şimdi kanserle alakalı baktığımızda nüksetme durumunda bir hastalığın evresi.
13:56Yani ilk başlarda yakalanmış bir kanserin tedavisiyle orta ve ileri evrelerde yakalanmış bir kanserin tedavisi ve nüksü farklı oluyor.
14:05İlk başlarda komple çıkarılabildiği için nüksetmezken orta ve ileri evre yani 3. ve 4. evrelerde çabucak nüks ediyor.
14:14Ve o nüks oranı 5 yılda neredeyse %75 oluyor.
14:17Bu tarafa gelelim eğer hastalık genetik eğilimliyse ailede işte mide kanseri ya da bağırsak kanseri ailesel geçişleri varsa onda da maalesef çabuk nüks edebiliyor.
14:30Onun yanı sıra kişinin ümmün sistemi veyahut da ek hastalıkları yine nüksetmesinde ciddi anlamda etkili oluyor.
14:39Hastalığın yakalandığı evreyle direkt ilişkili ve genetik durumuyla direkt ilişkili diyorum.
14:46Aslında son soru dedim ama şimdi öyle bir şey söylediniz ki genetik durumlarda taramaya ne zaman başlamalıyız?
14:54Bence en önemli soruyu sormuş oldunuz ki tarama şimdi en önemli husus bir şeyi erken yakalamaktır.
15:03Hani Türk toplumunda deriz ya atasözü yılanın başını küçük gen ezmek gibi.
15:07Bu söz tıpta da geçerli hastalığı erken evrede yakalamak.
15:12Şimdi Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı epidemiolojik yani toplumsal verilerle yaptığı çalışmalar var.
15:19Bağırsak kanserinde ve mide kanserinde 50 yaşından sonra taramalara rutin başlanılması isteniyor.
15:25Bir mide endoskopisiyle helikobakter plörü varlığına bakmakla yine kalın bağırsak yönelik yine kolonoskopiyle 50 yaşından sonra başlanacak.
15:3550 yaşından sonra kişinin durumuna göre 3 yılda bir 5 yılda bir tekrar edilecek.
15:39Şayet kansere yatkınlık durumları varsa yılda bir o sıklık artırılacak.
15:44Ama ailesel geçiş var.
15:45Ailede birinci derece akrabalardan iki kişide mide kanseri var diyelim.
15:49Ya da bağırsak kanseri var diyelim.
15:51Paraza 40 yaşında babada kanser çıktı diyelim.
15:56O zaman o kişide tarama 10 yıl geriye alın 30 yaşında başlayacaksınız.
16:01Veya babada 30 yaşında çıktı 20 yaşında başlayacaksınız.
16:05Yani mide ve bağırsak kanseri ailesel geçişliyse biz bağırsak ve mide kanserlerinde taramalara yani endoskopiye, kolonoskopiye ve diğer görüntüleme yöntemleri olsun testlere 20 yaşından sonra başladığımız hastalar var.
16:21Neden? Çünkü genetik etki hastalığın ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden oluyor.
16:26O da bizim erken tedavi noktasında daha uyanık olmamıza ve hastalığın erken evrede yakınıp daha iyi tedavi edilmesine vesile oluyor.
16:35Bu noktada öyle bir şüpheniz varsa bizlere genel cerrahiye ve hekimlere gelmenizi öneriyoruz.
16:41Çok teşekkür ediyorum. Kıymetli bilgileriniz için.
16:43Bu da aktı zamanımız. Programımız devam ediyor.
16:47Tebahattin Hoca'ya bu haftalık uğurluyoruz. Programımız devam ediyor efendim.
16:52Evet kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yine çok kıymetli bir konuğum var.
16:56Eğitimci, yazar, doktor Saliha Eren. Hocam hoş geldiniz.
17:00Hoş bulduk. Nasıl geçti hafta? Ödevler, boğuşmalar falan.
17:04Biliyorsun sizinle program yapmak çok keyifli oluyor her zaman benim için.
17:08Anneleri özellikle söylüyorum. Biraz daha bu bölümün sesini yüksek sesle dinlerseniz çok kıymetli.
17:13Ve bir daha belki de çok zor duyacağımız bilgiler olacak.
17:17Şimdi biz bugün çocuklarda dikkat ve odaklanmanın neden bu kadar önemli olduğunu konuşacağız.
17:25Hazır onu konuşacakken sorayım. Neden önemli?
17:26Dikkat ve odaklanma hani öğrenme sürecinde hani çok kıymetli bir yere sahip.
17:32Şöyle düşünebilirsiniz. Mesela dikkat öğrenmenin kapısı gibi düşünebilirsiniz.
17:37Kapı kapalı iken bilgi içeri girebilir mi?
17:39Hani giremez.
17:40Bu yüzden aslında çok önemli bir yere sahip.
17:43İyi bir dikkat aslında iyi bir filtreleme sistemi gibi de düşünebilirsiniz.
17:48Odaklanmak istediğiniz her neyse çevredeki bütün uyaranlara rağmen o odağa girebilmeniz aslında dikkat becerinizle ilgili.
17:57Çocuğun akademik başarısından sosyal ilişkilerine, özgüvenine, zaman yönetimi, organizasyonu, erteleme gibi aslında birçok detayda dikkatin yeri var diyebiliriz.
18:10Sınavlardaki hataların çoğu da hani baktığınızda bilgi eksikliğinin yanı sıra dikkat eksikliğinden kaynaklı da olabiliyor.
18:18Çocuğun dikkatini verememesi özgüvenini yine etkileyebiliyor.
18:21Örneğin bir hani matematik bilgisi olmasına rağmen herhangi bir yönergeyi o an kaçırdığında o problemi çözememesi çocuk hani bu sefer ben yapamıyorum hani duygusuna yapamadım duygusuna kapılabilir.
18:35Bu da onun özgüvenini etkileyebilir.
18:37Ve bu noktada aslında dikkatle ilgili küçük birkaç bilgi daha vermek isterim.
18:41Dikkat aslında tek boyutlu değil.
18:43Bunun hani farklı detayları var ve biz gün içerisinde hani birçok dikkat becerimizi farklı alanlarda görebiliyoruz.
18:50Örneğin sınıfta çocuk öğretmeni dinlerken arka sıralardaki arkadaşlarının sesini hani duymaması ya da ödevini yaparken evdeki sesleri hani filtreleyebilmesi biraz daha çocuğun seçici dikkat becerisiyle ilgili.
19:06Muhteşem bir şey bu.
19:07Aynen öyle ve hani biz çocuklarla çalışırken aslında çocukların hangi beceri kısmındaki ihtiyacını görerek destekleyici çalışmalar yapıyoruz.
19:18Veya mesela şunu düşünün bir göreve odaklanma becerimiz.
19:21Örneğin uzun derslerde dikkatimizi baştan sona kadar aynı performansta sürdürebilmemiz.
19:27Ya da bir sınav sırasında yine baştan sona kadar hani odakta kalabilme becerimizi sürdürebilmemiz de sürdürebilir dikkat becerimizle ilgili.
19:36Bir de bölünmüş dikkat becerimiz var.
19:37Aslında biz yetişkinler bunu çok kullanıyoruz.
19:39Çünkü gün içinde birden fazla işi aynı anda da hani yapabiliyoruz.
19:43Burada da kastımız ne hani bir çocuk öğretmeni dinlerken bir yandan not alabiliyorsa bu da onun bölünmüş dikkat becerisiyle ilgili.
19:53O yüzden çocukların süreçlerinde aslında dikkat ve odaklanma becerileri öğrenme süreçlerini oldukça destekleyen bir detay.
20:01Ve haliyle hani bu bahsettiğim kısımlardan herhangi birinde bir ihtiyaç varsa onların desteklenmesi ve yaşını uygun seviyede getirebilmemiz öğrenme süreçlerini çok daha keyifli hale getirir.
20:14Peki aileler nasıl yani anlayacak dikkat eksikliği olduğunu bir yapıcı var mı?
20:19Yani şimdi öğretmenlerimiz zaten bu süreçleri çok güzel gözlemliyorlar ve ailelerle iş birliği içinde olmak adına yönlendirmeler yapıyorlar.
20:27Ama hani onun haricinde ailelerin de görebileceği küçük detaylar var.
20:32Mesela ödevini bitirmesi diyelim ki 10 dakikalık bir ödev ya da belki biraz daha uzun ama saatler sürüyorsa, başladığı işi yarım bırakıyorsa,
20:41yönergeleri hani sık sık unutuyorsa, düzensiz dağınıksa ya da eşyalarını kaybediyorsa, masa başında çabuk sıkılıyorsa
20:50bunların hepsi acaba dikkat becerilerinde bir hani destek ihtiyacı var mıdır diye bir soru işareti ebeveyn de uyandırabilir.
20:59Ama burada önemli olan bu saydıklarımın aslında süreklilik arz etmesi ve farklı ortamlarda da görünmesi.
21:05Yani sadece ödev yaparken değil, oyun sırasında belki yemek yerken, belki bir arkadaşıyla hani kurduğu bir iletişimde hani birçok alanda da bunlar görünüyorsa,
21:14o yüzden soru işaretleri hani o noktada oluşabilir.
21:19Burada hani şöyle söyleyebilirim, eğer süreklilik arz ediyorsa bu detaylar, farklı ortamlarda görünüyorsa,
21:25çocuğun okul yaşantısını ve sosyal ilişkilerini etkiliyorsa, hani dikkat becerilerinin gözlemiyle ilgili bir uzman desteği almakta fayda olabilir.
21:36Önemli ipuçları.
21:38Mesela benim kız boyama yaparken falan seslenince de duymuyor.
21:44Acaba ben de endişeleniyorum, niye şimdi?
21:47Sonra diyor ki bir dakika bir şey yapıyorum.
21:49Aslında duyuyor mu, duymuyor mu?
21:51Yani şöyle olabilir orada, önündeki çalışmayı sürdürürken, hani çünkü size diyor aslında bir dakika bir şey yapıyorum.
21:58Büyük bir ihtimal orada hani çalışmasını devam ettirdiği için hani o an kendi önündeki işe odaklanıyor olabilir belki.
22:07Çünkü size aslında hani bir dakika bir şey yapıyorum olarak geri dönüt vermiş.
22:11Hani tabii ki hani sadece bir detaya takılmamak lazım.
22:15Dediğim gibi birçok detayı gözlemlerken, farklı ortamlarda da aynı gözlemleri eğer görüyorsanız soru işaretleriniz oluşabilir.
22:25Hani şu an için verdiğiniz küçük detayda akışta bir sorun yok gibi görünüyor.
22:30Bütün hepsine bakmak lazım değil mi?
22:31Bütün bunların.
22:32Ama tabii eşya kaybetmek de başkan.
22:34Yani eşya kaybetme başkanı benim kızım olabilir bu hayatta.
22:37Peki, dikkat testi.
22:38Yaptırmak önemli mi?
22:39Şimdi Bircan Hanım, dikkat testi testleri önemli, çok kıymetli.
22:44Çünkü ailelerin gözlemleri, öğretmenlerimizin gözlemleri evet bu süreçte bize hani çok yardımcı oluyor ama bazen ailelerimizin gözlemleri subjektif kalabiliyor.
22:54Çocuğumuzun dikkatinde eğer hani belirgin sorunlar olduğunu düşünüyorsanız, bir uzman eşliğinde hani dikkat testi yaptırmak da hani fayda olabilir.
23:03Çünkü baktığınızda dikkat testleriyle beraber biz birçok detayı hani objektif olarak gözlemleyebiliyoruz süreçte hani detayları görebiliyoruz.
23:12Örneğin benim de hani uyguladığım bir test var.
23:15Bununla beraber çocuğun dikkat performansını hani somut bir şekilde net bir şekilde görebiliyorum ve aileye bu anlamda detaylı bilgiler verebiliyorum.
23:23Ve hani birçok uzmanın da hani çalışmaları bu şekilde ilerliyor ve ihtiyaç varsa ne yapıyoruz biz?
23:30Dikkat becerileriyle ilgili bir destek çalışması ihtiyaç varsa çocuklarla hani düzenli çalışarak dikkat becerilerini geliştiren egzersizler yaparak onların bu süreçlerini güçlendirmeye çalışıyoruz.
23:42Çünkü şöyle düşünebilirsiniz yani yaşınız kaç olursa olsun beyniniz onu aslında her gün nasıl kullandığınıza bağlı olarak değişebilir.
23:51Yani dikkati bir kol kası gibi düşünebilirsiniz.
23:55Düzenli eğer egzersizler yaparsanız hani güçlenebilir.
23:59Öyle mi?
23:59Aynen o yüzden hani egzersizler yapmak bu anlamda çok kıymetli.
24:05Bu şekilde hani uzmanlar eşliğinde çalışmak gerekiyor.
24:09Ve onun dışında tabii ki ebeveynlerin de ev ortamında yapabileceği çalışmalar var.
24:13Zaten böyle bir sürece girdiğiniz zaman hani uzman çalıştığı gibi hani ebeveyne de çeşitli öneriler verebiliyor.
24:20Gerçekten çocuk büyütmek her türlü sorunun cevabını uzmandan almakla doğru orantılı.
24:29Evet ben şimdi tecrübeli bir anne değilim.
24:31Belki bir çocuğum daha olsa 5 yaşına kadar biliyorum.
24:35Ama yaş bitmiyor ki şimdi saygı seneye 6 yaş olacak.
24:386 yaş tecrübem yok mesela benim panik atak durumdayım.
24:41Bu sefer 7 olacak falan.
24:43Bunun bitmeyen bir sorunu var.
24:46Yani her zaman onlarla beraber biz de öğreniyoruz ve büyüyoruz gibi.
24:52Bu sakin olabilir.
24:54Yani ben panik bir anne olduğum için çocuk diyor ki anne sakin olun.
24:57Yani çocuk beni artık sakinleştiriyor.
24:59Ebeveyn için siz dirsek ve kol arkadaşısınız değil mi?
25:04Temas halindesiniz.
25:05Aynen aynen yol arkadaşlığı yapmaya çalışıyoruz süreçte.
25:07Ebeveynlerin nasıl bir yol izleyeceğini size soralım.
25:11Aileler ne yapsın?
25:12Aileler ne yapsın?
25:13Yine burada Bircan Hanım aslında tutum diyeceğiz.
25:16Yani anne baba tutumu yine burada da çok önemli.
25:19Yani aslında çocuğun yaşantısındaki hani diyoruz ya sürekli büyüdükçe farklı detaylarla karşılaşıyoruz.
25:24Aslında her yaş aldıkça hani anne baba tutumunun hala hani yol arkadaşlığı yapıyor oluyor çocuklarımız için.
25:31Şimdi bizler ne yapacağız?
25:34Sürekli eleştiren bir hani ebeveyn aslında çocuğun özgüvenini zedeleyebilir.
25:40Ya da tamamen geri çekilen bir ebeveyn de yalnızlık hani hissi yaratabilir bu süreçte.
25:46Yine doğru duruş, sabırlı, destekleyici ve yol gösterici olmak.
25:52Çocuğa hani sen yapabilirsin hani ben buradayım, yanındayım mesajını vermek çok kıymetli.
25:58Örneğin hani bir çalışma yaparken bir hani ödevini yaparken ya da bir soru çözerken yapamadığı zaman sen zaten dikkatsizsin hani demek yerine hani bu kısmı fark etmemişsin.
26:12Hani birlikte bakalım mı diyerek hani onun duygusuna da yine hitap ederek yanında olmak ve rehberlik etmek çok önemli.
26:19Şimdi bunun haricinde aslında baktığınızda dikkat evet bilişsel bir beceri ama fiziksel bir altyapıya da dayanıyor.
26:26Hani nelere dikkat etmemiz gerekiyor bu süreçte.
26:29Tutarlı bir uyku düzenimizin olması çok kıymetli.
26:32Çocuklarımız erkenden kalkıp okula gidiyorlar ve hani süreçlerini okulda yönetiyorlar.
26:38Sağlıklı beslenme alışkanlıkları bunlar yine çok kıymetli.
26:42Çünkü hani dikkat sürecimizi olumsuz etkileyen beslenme alışkanlıklarımız da olabiliyor.
26:46Yeterince fiziksel hareket en önemlerinden biri belki de buna şunu söylüyor.
26:49Şunu söylemek istiyoruz değil mi?
26:51Salih Hocamla biz bunu daha önce bir yemekte tartışmıştık konuşmuştuk.
26:56Şimdi telefonlarımızı elimize alıyoruz ve dikey şekilde hızlıca geçiyoruz.
27:02Benim telefon ekranımın para olmasına kaç puan veriyoruz?
27:04Böyle geçiyoruz değil mi?
27:06Hızlı bir şekilde.
27:07Şimdi Salih Hocam dedi ki bana hocam orada çok güzel bir şey söylemişti.
27:10Ben tabii onu şu anda hemen size aktarmak istiyorum.
27:12Müsaade ederseniz.
27:13Tabii ki.
27:1310 saniyelik 15 saniyelik hatta bazen beğenmezse 2 saniye içerisinde geçiyor dedi görüntüyü.
27:19Geçiyor beğenmezse geçiyor geçiyor.
27:21Ama hayat öyle geçmiyor.
27:22Ama hayat öyle geçmiyor dedi.
27:24Öğretmeni anlatırken öyle hızlı geçmiyor.
27:27Ya da bu öğretmenin anlattığını beğenmedim.
27:29Hadi yukarı kaydıralım başka bir öğretmen gelsin.
27:31Olmuyor dedi.
27:32Aslında hayat gerçekten de öyle hızlı geçmiyor.
27:35Story geçmek ya da böyle real geçmek gibi olmuyor.
27:39Evet o yüzden de böyle daha sabır gerektiren ve sakin aktivitelere bazen odaklanmakta da zorlanabiliyorlar.
27:47Yani burada önemli olan hani ekranı tamamen yasaklamak değil.
27:50Çünkü teknoloji her yerde var.
27:51Hayatımızın her noktasında var.
27:53Burada hani yaşına uygun süreler belirlemek çok kıymetli.
27:57Ve tabii ki verdiğimiz içerikleri hani kontrol altında tutmak.
28:00Neler izlediğini biliyor olmak.
28:02Süreçlerde birlikte izleyebilirsiniz.
28:04Birlikte izlediğiniz zaman pasif izlemeden uzaklaşmış olur ve hani sohbet ediyor olursunuz.
28:10Alternatif aktiviteler sunabilirsiniz.
28:12Bugün içindeki dengeyi ekran dengesini sağlar.
28:15Yani sadece kalan zamanını ekranla geçirmek yerine oyun oynamak, spor yapmak, birlikte kitap okumak hatta kutu oyunları.
28:23Dikkat açısından çok güzel alternatif ailenin birlikte vakit geçirebileceği çeşitli kutu oyunları var.
28:28Bu anlamda da hani aileler kendilerini destekleyebilirler birlikte çalışmalarda.
28:34Birlikte ekransız zaman belirleyip orayı kaliteli bir zaman geçirme rutüeline hani çevirebilirsiniz.
28:39Yani doğru içerik seçimi, süre sınırlaması ve rehberlikle aslında hani teknoloji kullanımı onların gelişimi açısından da hani oldukça önemli.
28:50Buradaki hani detaylara dikkat etmek gerekiyor.
28:52Ve tüm bu süreçlerde de şunu unutmamak lazım.
28:56Öğretmeniyle iletişim halinde olmak, işbirliği içinde olmak ve gerçekten ihtiyaç varsa gerektiğinde uzman desteği olmak çok kıymetli.
29:04Burada önemli olan hani çocuklarımızı etiketlemeden küçük ilerlemelerini görmek ve çabalarını takdir etmek diye düşünüyorum.
29:12Çok teşekkür ediyorum.
29:15Başta da söyledim çocuklarımız çok kıymetli.
29:16O yüzden sizin bilgilerinize bizim için çok kıymetli.
29:19Haftaya Kuzey bana selam göndermezse daha da konuşmuyorum Kuzey'le.
29:24Programı da sunmuyorum.
29:27Tamam.
29:27Tamam mı? Siz ikiniz artık Kuzey'le sunarsınız.
29:29Çok teşekkür ediyorum Salih Hocam.
29:30Teşekkür ederim.
29:31Bütün Bursa'ya selamlar.
29:32Haftaya yine sizi bekliyoruz tabii ki.
29:34Mutlaka.
29:34Çok iyiyiz de.
29:35Çok iyiyiz de.
29:36Ben programa devam ediyorum.
29:37Sizi uğurluyoruz.
29:38Efendim tüm hızıyla devam ediyor.
29:40Sabah kahveniz Salih Hocam gidiyor ama biz devam ediyoruz.
29:46Evet şimdi yepyeni konuklarımla beraberiz.
29:49Ömer Hocam'la daha önce tanışmıştık.
29:51Tevfik Hocam'a öncelikle sizlerle tanışmak isterim.
29:53Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doçent Doktor Tevfik Güzel Bey.
29:58Hoş geldiniz.
29:59Hoş bulduk. Sağ olun.
30:00Nasılsınız?
30:00Çok teşekkürler.
30:01Hocam dilerseniz Tevfik Hocam'la başlayalım mı?
30:03Ama kiminle, kimden izin alıyorum?
30:05Ben kim kendi kendime konuşmuyorum değil mi?
30:07Yara Bilim Koordinatörü Ömer Faruk Atalay.
30:10Siz de hoş geldiniz.
30:11Hoş bulduk.
30:12Ev sahipliği yapalım.
30:13Değil mi Tevfik Hocam'la başlayalım soralım.
30:15Çünkü her ikinizin aslında çok iç içe konuları var ama sorularım çok farklı.
30:20Sizinle başlamak isterim.
30:21Girişimsel Radyoloji.
30:25Gerçekten ilk kez duyuyorum.
30:26Ne demek?
30:27Girişimsel Radyoloji aslında uzun yıllardır olan ama son dönemde gelişen teknolojiyle çok hızlı gelişen ve duyulan bir modern tıpın en önemli dallarından bir tanesi.
30:36Biz ne yapıyoruz?
30:38Ultrason, tomografi ya da anjiyo kullanarak hastaların doğru tanı almasını ve tedavi olmasını sağlayan bir bilim dalıyız.
30:46Örneğin tiroid, karaciğer, böbrek, akciğer gibi yerleşimli lezyonlardan biyopsiler alarak hastaların doğru tanı almasını ardından da uygun hastalarda bu lezyonları tedavi ederek hastaların ameliyat olmadan, ameliyat kesesi olmadan bu sayede de gündelik hayatlarına çok rahat dönebilecekleri tedavi seçenekleri sunuyoruz.
31:07Şimdi aslında bundan sonraki sorumu sormadan önce biraz Ömer hocamla şu diabetik ayakla ilgili konuşup sonra bu konunun sizinle olan bağlantısını merak ediyorum.
31:17Olur mu?
31:18Tabii.
31:18Sizin için uygun mudur?
31:19Özgür.
31:19Şimdi hocam diabetik ayak hastası başvurduğunda ilk neleri değerlendiriyorsunuz?
31:24Onu bir öğrenelim.
31:26Şimdi diabetik ayak hastası geldiği zaman aslında bizim için 3 tane kritik parametre var.
31:30Bunlardan bir tanesi hastanın ayak bölgesindeki yerin, yara bölgesindeki enfeksiyonun kontrolü.
31:37Enfeksiyon normal bir yara bakım süreciyle kontrol edilebilecekse bir yara bakım süreciyle gitmek gerekiyor.
31:43Ama enfeksiyon çok ileri seviye ise geçen sefer de tanıştığınız doçent doktor Hüseyin Gökhan Karahan hocamız vardı.
31:49Evet hocam.
31:50Çerrahilerini yapıyorlar.
31:52Daha sonrasında yara bakım sürecine geçiyoruz.
31:54Yaranın üçüncü ayağı ise orada bir kan akışının olması yani yara bölgesinin kanla besleniyor olması gerekiyor.
32:01Onlar da zaten Tevfik hocamızın alanı.
32:03Şimdi o zaman yine oraya döneceğim.
32:06Bu böyle planladığım gibi olmadı ama çok girift konular ya herkesin kafası karışmadan sormak isterim ki diabetik ayak hastalarını tam olarak siz bu işlemi nasıl yapıyorsunuz?
32:14Yaptığınız işlem kalp anjuosundan farkı ne mesela?
32:18Biz her yara olan hastaya zaten bu işlemi yapmıyoruz.
32:21Öncesinde hastaları ekipçe değerlendirip eğer ultrason ve tomografide bir darlıktan ya da tıkanıklıktan şüpheleniyorsak o zaman kasıktan anjuo yapıyoruz.
32:31Bir iğne ile kasıktaki damara girip anjuo eşliğinde görüntüler alıyoruz.
32:36Ve eğer bir tıkalı ya da dar olan bir damar varsa bu damarı çok ince tel ve katiterlerle geçip balon yapıp damarları açıyoruz.
32:44Kalp anjuosundan farkı her organın, her uzvun damarının yapısı denemeği çok farklı oluyor.
32:52Onun için de her organa ve her uzva yönelik farklı teller, farklı kateterler ve farklı balonlar var.
33:01Biz bunları kullanıyoruz.
33:02Ayrıca yeni teknolojik ürünler var.
33:04İşte özel bu damardaki kireçleri tıraşlayan veya şok dalgası yayıp bu kireçleri parçalayan teknolojiler var.
33:13Bunları kullanarak hastalara yardımcı oluyoruz.
33:17Peki anjuo ağrılı bir işlem mi?
33:19Anjuo aslında kasıktan damarla girdiğimiz ilk işlemde lokal enestezi yapıyoruz.
33:25Yani sadece orayı uyuşturuyoruz.
33:26Bu esnada hiç ağrıları hastaların olmuyor.
33:28Yeterli oluyor mu?
33:29Evet ama ardından tıkalı damara balon yaptığımız zaman özellikle bu hastalarda zaten yarı olduğu için bir inflamasyona bağlı zaten ağrı eşlikleri çok düşüyor.
33:38Biz bu hastalarda ağrıdır olmasın diye hem damardan ilaçlar yapıyoruz hem de dizin arkasındaki sinirlere özel bloklar yapıp hastaların hiç ağrı hissetmemesini ve çok konforlu bir işlem geçirmesini sağlayabiliyoruz.
33:51Peki mesela açtık damarı tekrar tıkanma durumu var mı?
33:55Tabii ki var.
33:56Çünkü şeker hastalarında zaten damar yapısı şeker hastalığına bağlı bozulmuş durumda.
34:01Bu damarlar çok kireçli oluyor.
34:03Bir de üstüne eğer hastalarım sigara içiyorsa bu damarlar tekrar tıkanabiliyor.
34:07Sigara sağlığa zararlıdır. Bunun altını çizelim mi?
34:09Biz bunun için ne yapıyoruz? Özellikle işte biraz önce bahsettiğim gibi kireçli damarlarda yeni teknolojinin bize sunduğu faydalardan yararlanıyoruz.
34:17Bunlar işte bu kireçli damarlar tekrar tıkanmasın diye bu kireçleri tıraşlama ya da şok dalgalarıyla bu kireçleri parçalama gibi işlemler yapabiliyoruz.
34:27Ama buna rağmen hastalarda yine damarlar tıkanabiliyor.
34:29Bunun için bu hastalar çok bir ekip olarak takip etmek gerekiyor.
34:36Şekerlerinin düzenli olması lazım.
34:39Hastaların bol egzersiz yapması lazım.
34:41Sigarayı kistinlikle bırakmaları lazım.
34:43Yani sadece bizim yaptığımız değil bundan sonra hastaya da çok önemli bir rol düşüyor.
34:48Ama ekiple beraber çalışınca hastaların damarların açık kalma süresini uzatabiliyoruz.
34:54Peki hocam her tıkalı damar açılır mı?
34:57Çok güzel bir soru.
35:00Her tıkalı damar her zaman açılmıyor.
35:03Çünkü özellikle geç kalınmış vakalarda çok kireçli vakalarda tel geçmiyor.
35:09Yani bu damarlar tabiri caizse bir taş olmuş oluyor.
35:13Bazen oradan teller geçmiyor.
35:15Tel bile geçmiyor.
35:16Geçmiyor.
35:16İşte bu hastalarda bazen damarları açamadığımız oluyor ne yazık ki.
35:21Yani oran nedir mesela?
35:23%10 diyebilirim.
35:25Ha evet.
35:26Kötü ama ya.
35:27O zaman müdahale de zor olur.
35:28Çok teşekkür ediyorum.
35:29Çok teşekkürler.
35:30Sohbetimiz Ömer Bey'le devam edeceğiz.
35:31Ama ara ara size sataşırım.
35:33Her zaman.
35:33Olur mu?
35:34Tamam.
35:35Şimdi Ömer Bey şöyle bir durum var.
35:38Yara hastalarında önce ameliyat mı yoksa anjiyo mu?
35:43Buna karar vermek nasıl oluyor?
35:46Şöyle bir kere buna zaten ekip olarak karar veriyoruz.
35:48Burada yani bütün yara konseyi olarak girişimsel radyolabımız,
35:51ortopedistimiz, enfeksiyon doktorumuz mutlaka hep beraber bir karar aşamasına giriliyor.
35:57Bizim önceliğimiz burada enfeksiyon anjiyo ile birlikte vücuda yayılır mı yayılmaz mı?
36:02Yani yaş nekroz mu değil mi?
36:04Bir de öyle şeyler var.
36:05Tabii.
36:06Eğer yaş nekroz varsa, acil cerrahi gerekiyorsa önce ortopedistlerimiz ameliyatları planlar,
36:11ameliyatı yapılır, enfekte dokular çıkarılır.
36:14Daha sonrasında hocamız anjiyosunu yaparak oraya kan akışını sağlar.
36:19Ama diğer türlü rutinde aslında izlediğimiz yol önce anjiyodur.
36:23Kanlanma sağlandıktan sonra cerrahiler yapılır.
36:26Bu tamamıyla hastaya özel olarak karar verilen bir şey.
36:28Her hastada ayrı ayrı bunu zaten uzun uzun tartışıyor oluyoruz.
36:32Hani ilk bu mu yapılmalı, bu mu yapılmalı diye.
36:33Yani bunu ilk seferde tamam bu kesin böyledir diyemiyoruz tartışmaya mı diyoruz.
36:37Yani hastayı, her hastayı ayrı ayrı değerlendiriyoruz.
36:40BT anjiyolarını değerlendiriyoruz, röntgenlerini değerlendiriyoruz.
36:43Hastanın genel durumu da burada karar vermemizi etkiliyor.
36:46Mesela hocamın dediği gibi %10'luk bir durumdaysa değil mi?
36:51Anju yapılamıyorsa mı artık mesela?
36:54Yani şöyle söyleyeyim.
36:55Mesela normal şartlarda grafi çok standart her hastadan istediğimiz bir şey.
37:01Ayak grafisini getiriyorlar, yani çektiriyorlar.
37:04Görüntüde görmemiz gereken şey sadece kemik yapısı.
37:07Hastalara röntgen çekiyor, biz kemik dışında damarları görüyoruz.
37:10Yani o kadar kireçlenmiş, o kadar taşlaşmış oluyor ki kemik yoğunluğuna neredeyse ulaşmış damar yapıları görüyoruz.
37:16Burada Tevfik hocamızın işi zor oluyor.
37:19Yani 4 saat, 5 saat süren anjiyolara girdiğimiz oluyor.
37:22Ben tam sizin zaten birbirinize pasladığınız hastaları merak ediyorum.
37:25Mesela siz bir hastayı görüyorsunuz, Tevfik hocama ne zaman paslıyorsunuz?
37:29Yani ne demek istiyorum?
37:30Girişimsel radyoloji bölümüne ne zaman?
37:32Ne zaman danışılıyor?
37:33Ne zaman?
37:34Ya burada hastanın zaten çoğunlukla BT anjiyosu veya dopleri sonuçlarıyla birlikte hastayı değerlendiriyoruz.
37:41Muayeneye alıyoruz.
37:42Orada Tevfik hocamız da zaten muayenelerde çoğunlukla oluyor.
37:45Eğer damar yapısında bir sıkıntı varsa, kanlanma azsa veya tıkanılık görüldüyse ya da soru işareti varsa mutlaka girişimsel radyolojinin yorumunu alıyoruz.
37:55Çünkü ameliyat öncesi direkt tamam enfeksiyon var ya da nekroz var, kangren var.
38:00Burada hadi bir cerrahi yapalım demiyoruz.
38:03Girişimsel radyolojinin onay olması gerekiyor.
38:05Orada neyin ne kadar alındığı, ne kadar beslendiği, ne kadar alanın kanlandığını söylüyor.
38:11Ona göre de cerrahinin seviyeleri belirleniyor.
38:13Peki bir sorum da size olacak.
38:15Mesela balon, evet bir yöntem.
38:18Başka?
38:19Ne yapacağız?
38:20Biraz önce konuştuğumuz konular gibi hastalık yok, hasta var.
38:25Çünkü her hastanın damar yapısı çok farklı oluyor.
38:29Yani sadece şeker hastası demek olmuyor.
38:31Her hastanın farklı bir damar yapısı ve buna göre de farklı teller, kateterler, balonlar kullanıyoruz.
38:39Özellikle bazen balon yapmak bu çok kileçli damarlarda yeterince açıklığı sağlamıyor.
38:43O zaman değişik tedaviler uygulayabiliyoruz.
38:46Örneğin damar içerisinden bu kileçli plakları temizleyen, tıraşlayan özel teknolojiler var.
38:53Veya yine balon etrafında şok dalgaları yayan yeni teknolojiler var.
38:59Bu sayede damarın etrafındaki kileçleri parçalayıp damarın açılmasını ve uzun süre açık kalmasını sağlıyoruz.
39:06Bunlara rağmen yine de bazen faydalı olmuyor.
39:10O zaman da stent koyuyoruz.
39:11Yani elimizde çok fazla silah var ve bunların hepsini uygun hastalarda kullanıyoruz.
39:18Yani tıraşlama derken ne demek istiyorsun?
39:20Yani gerçekten tıraşlama.
39:23Oradaki şeyi mi?
39:24Damarın içinde özel bir cihaz.
39:27Oradaki plakları bayağı tıraş gibi bir özel bir bıçakla temizliyor, dışarı doğru çıkartıyor ve ardından oradaki açıklığı sağlamış oluyor.
39:38Şimdi ben birçok konuyla ilgili konuk ağırlıyorum.
39:47Yara birimi diye bir şey var ya bu benim canımı çok acayip derecede sıkıyor.
39:51Ne konusu biliyor musunuz?
39:52Bunun bakımı da çok önemli değil mi?
39:53Evdeki durumu.
39:55Biz hasta ya daha doğrusu biz hastalar olarak sizinle koordineli gitmek durumunda olduğunuz bir durum var mı?
40:00Bize mesela evde neleri tavsiye ediyorsunuz genelde?
40:03Aslında burada koordinatörlüğü devreye giren kısmı bu oluyor.
40:08Ne değil mi?
40:08Birçok branşa normal şartlarda hastalara başvurduğunda sadece branş kendi alanıyla ilgili yorumluyor.
40:14Yani bir ortopediste bugün bir yerayla gittiğinizde cerrahi olarak ne yapabileceğine bakıyor.
40:20Bir girişimsel radyolojiye sadece gittiğinizde bu alanla ilgilenmeyen birinde sadece damar açılıp açılmadığına bakıyorlar.
40:26Bu işin koordinasyonu sağlanmadığında hastalar çoğunlukla şu anda izleyen ve bu şikayetleri olan hastalar aslında evet bize anlatıyor diyecekler.
40:36Sürekli olarak bir doktordan bir doktora sürekli olarak yönlendiriliyor.
40:41Çünkü bir ekip olarak tamamıyla hasta değerlendirilmediğinde işte hastane içerisinde damarlarla periferle kim ilgileniyor?
40:48A hastanesinde kalp damarcı ilgileniyor.
40:50B hastanesinde kardiyolog ilgileniyor.
40:52Hasta sürekli doktorlar arasında geziniyor.
40:53Türkiye'de şu anda yara merkezlerinin kurulma amacı da bu.
40:58Hasta tek bir yere gitsin.
41:00Bütün işlemleri bu minvalde çözülsün.
41:03Yani orada ortopediyle direkt konsüte edilip hızlı bir şekilde cerrahisine karar verilsin.
41:09Anjiyo gerekiyorsa anjiyosu planlansın.
41:11Yara bakımı süreci gerekiyorsa planlansın.
41:13Onun dışında dahili ya da endokrin problemleri orada çözülsün.
41:16Tek bir merkezde yaklaşık 11 branşın beraber çalıştığı.
41:22Gerçekten bunu bir arada zaten sağlayabilmek zor olduğu için hastanelerde veya işte sağlık bakanlığında şu anda en büyük yapmak istediği şeylerden bir tanesi bu.
41:33Her hastanede bu merkezleri kurarak hastaların tam bir kapsamlı diabetik ayak hizmeti alması.
41:40Bunu yapmak için de biz zaten bu ekibi o şekilde oluşturduk.
41:44Hani bu alanın gerçekten uzman hocalarıyla birlikte diabetik ayak hastası geldiği zaman tek bir merkezde podolojisiyle, girişimsel radyolojisiyle, ortopedisiyle, dahiliyesiyle bütün problemlerini çözmeye yönelik sonuçlar veriyoruz.
41:58Hocam hasta geliyor ve süreci aşağı yukarı tahmin edebiliyor musunuz?
42:03Yani aslında ilk ayağı görür görmez direkt aklımızda bir plan ve hastanın nereye doğru gideceğini kestirebiliyoruz artık.
42:15Çünkü çok fazla hasta gördük, çok fazla tedavi ettik.
42:19Direkt ardından ekip olarak yani bazen direkt ameliyat ediyoruz, bazen ilk önce anjiyo yapıyoruz, ilk önce bazen ayak yara bakımıyla başlıyoruz.
42:29Direkt hastayı görür görmez ve testlerle zaten bir gidişatı belli ediyoruz.
42:35Çok teşekkür ediyorum kıymetli bilgileriniz için.
42:37Aslında hep söylüyorum sizleri ağırladığında tatsız konular gibi görünüyor ama sizlerin varlığı bu işin çözümü olduğunu da bize gösteriyor.
42:46İyi ki geldiniz.
42:47Çok teşekkür ederim.
42:48Teşekkürler, sağ olun.
42:49Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
42:51Efendim programımız yine tüm hızıyla devam ederken çok kıymetli hocam, fitoterapist, doktor Hakan Özkıl'la beraberiz.
43:02Hocam hoş geldiniz.
43:03Hoş bulduk, teşekkürler.
43:04Bu hafta sizinle yine tatsız ama sizin gönüllerimize su serpeceğine inandığımız bir konu konuşacağız.
43:10Kısırlık konuşacağız.
43:11Evet kanser bizim çok gündemimizde ama en az kanser kadar kısırlığı da yanlış mı biliyorum özür diliyorum Ömer öyleyse konuşuyoruz değil mi?
43:21Tabii konuşmak lazım.
43:22Büyük bir sorun, büyük bir sağlık sorunu birçok ailenin çocuk özlemi olduğu halde çocuk sahibi olamaması problemi gerçekten büyük bir problem.
43:30Şimdi kısırlık hastalığında, kısırlık hastası mı denir, kısır hastası mı denir? Ne derler? Doğrusu nedir?
43:36Kısırlık hastalığı diyelim.
43:38Kısırlık hastalığında fitoterapiyle çocuk sahibi olmanın mümkün olup olmadığını konuşacağız. Buyursunlar.
43:45Şimdi bir kere kısırlık ne diyoruz? Ne tanım olarak?
43:49Herhangi bir sorun olmadığı halde, beraberlikleri olduğu halde çiftlerin bir yıl sonrasında yani bir yıl geçmesine rağmen çocuk sahibi olamaması durumunda bir infertilite, bir kısırlık sorunun varlığından bahsedebiliriz.
44:07Bunun tabii ki araştırılması lazım.
44:09Bir yıl ama.
44:10Evet.
44:10Şimdi iki hafta birlikte olduk. Hocam çocuk olmuyor deyip gelme doğru değil mi?
44:14İki hafta değil. Birkaç ay da oldu. Yani üç ay geçti yeni evlendiler.
44:18Her altı ay geçti. Çocuğumuz olmuyor deyip hemen doktor kapısına girmekte.
44:22Şu toplum vaktasında bırakırsak evlenen herkesin kapısında böyle çocuk çocuk bir yıl bir deneme süresi verin diyor.
44:26Burada hocamız bile söylüyor bunu artık yani.
44:29Bir rahat bırakın bir yıl çiftleri. Evet.
44:31Tabii ki şu var.
44:32Özellikle kısırlığın oluşmasında yaş problemi önemli bir problem.
44:38Kadınlarda otuz yaştan sonra yumurta rezervlerinde ciddi bir azalma var.
44:43Hele ki otuz beş yaştan sonra bu azalma çok daha ileri seviyelere geliyor.
44:49Şimdi geç yaşlarda evlendiği halde belki onlar bir yıl beklemeyebilirler.
44:56Yani en azından bir sorun var mı yok mu?
44:59Evet normalde bir yıl içerisinde olması beklenir ama hani zaten problemli bir yaş dönemiyle ilgili olduğu için.
45:07Biyolojik saatte tam taklıyorken değil mi?
45:09Belki o vakti geçirmemek için biraz erken davranmak gerekebilir.
45:13Çok net anlar.
45:13Veya işte ailede kısırlık öyküsü olan bir kişinin de belki birkaç ay değil ama bir altı ay sekiz ay sonra bir kontrol yapmasında bakmasında faydalar var.
45:27Tabii kısırlık probleminin bir bölümü kalıtsal temelleri var.
45:33Yani o yüzden ailede kısırlık problemi olanların yani kesin kısırlık olacak diye bir problem yok durum yok ama böyle bir sorunla karşılaşabilirler.
45:44Karşılaşabilirler.
45:45O yüzden bunların belki hani acaba bizde de bir şey var mı diye bakmalarında fayda var.
45:50Ama genel tanım olarak bir yıllık bir geçmişe ihtiyaç var.
45:55Ama şu bir gerçek.
45:56Evet.
45:56Kısırlık gerçekten toplumda artıyor.
45:58Dünya Sağlık Örgütü bunun çiftlerde yüzde on beş oranında olduğunu ortaya koymuş.
46:05Gelişmekte olan ülkelerde bu oran aslında daha da fazla.
46:08Yüzde yirmilere yüzde yirmi beşlere kadar ulaşıyor.
46:12İnsanlık kısırlaşıyor aslında.
46:15Erkeklerin mesela yapılan incelemeler kırk yıllık zaman diliminde yani kırk yılda süren bazı araştırmalar ortaya koymuş ki sperm değerlerinde yüzde elli azalma var.
46:27Yüzde elli.
46:28Evet.
46:28Yani kırk yıl önceki erkeklerin sperm parametreleriyle yani sperm sayılarıyla ve kalitesiyle bugün arasında yüzde elliye yakın.
46:39Daha geçmişe gittiğimizde bu bozulma daha fazla.
46:43O yüzden hani bazı kötü senaryolar bile çiziliyor.
46:46Yirmi otuz yıl sonra kırk yıl sonra çocuk sahibi olmak belki istisna hale gelecek diye korkular var.
46:53Bugün gerçekten Dünya Sağlık Örgütü böyle bir sorunun varlığını söylüyor, ortaya koyuyor.
47:00Burada sadece genetik faktörler etkili değil.
47:02Yani insanların kırk yıl içerisinde genleri değişmedi.
47:06Genler değişmedi ama bu genlerin etkili olmadığı anlamına gelmiyor.
47:12Ne demek bu?
47:14Genlerde, kromozomlarda bir değişiklik olmadığı halde genlerin ifadesindeki değişme.
47:20Biz buna epigenetik diyoruz.
47:23Yani bir genin çalışması veya çalışmamasının ayarlanması tabloyu değiştirebiliyor.
47:31Yaşam koşulları, kötü alışkanlıklar, zararlı maddeler, işte tütün alışkanlığıdır vesaire.
47:37Obazite, zararlı maddeler, östrojenik veya hormonal etki yapan çevremizdeki pek çok zararlı ve maddeler.
47:49Özellikle plastiklerin içerisinde, bazı plastiklerin içerisinde hormonal etki olan bazı maddeler bulunabiliyor.
47:56Veya işte pek çok toksik maddeyle, havadaki, sudaki, yediğimiz gıdalardaki toksik maddelerle karşı karşıya kalıyoruz.
48:05Ve bu erkekte sperm değerlerini, kadın da yumurta değerlerini bozuyor.
48:11Erkekte ne oluyor?
48:12Bugün pek çok insanda sperm sayısının azlığını görüyoruz.
48:18Sperm sayısı azaldı, azalmaya devam ediyor.
48:21Sağlıklı bir çocuk oluşturabilmek için, yani kısır olmadan bir çocuk sahibi olabilmek için, sperm'in belirli sayıda olması lazım.
48:32Mililitresinde ve toplamda.
48:35Bunun Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği standartlar var.
48:38İşte toplamda en az 39 milyon sperm olmalı, mililitrede 15 milyon sperm olmalı şeklinde.
48:44Hem niteliğini hem niteliğini söylüyor yani, hem oranını hem kalitesini.
48:47Hem miktar önemli.
48:49Arma sadece bu da yeterli değil.
48:51Spermin şekli önemli.
48:54Morfolojisi dediğimiz şeklin de belirli standartların ve oranların en az %4'ün üzerinde olması lazım.
49:00Spermin hareketlerinin de iyi olması lazım.
49:03Ama bugün biz pek çok erkekte ya hiç sperm yok, azospermi, ya da sperm sayısında azalma var.
49:13Ya sperm hareketlerinde bozulma var.
49:16Ya da sperm morfolojisinde bozulma var.
49:19Bunları görüyoruz.
49:19Bu problemlerle erkekler karşı karşıya.
49:23Erkeklerin kısırlık mücadelesiyle ilgili olarak öyküleri sadece bugün değil.
49:29Evet, bugün arttığını söyledik.
49:31Ama tarihte de var.
49:32Yani kısırlık sorunu aslında insanlığın geçmişten beri yaşadığı bir problem.
49:37Bitkilere gelirsek tıbbi bitkiler, yani İbn-i Sina'nın fitoterapi, tıbbi bitkilerle hastalıkların tedavi edilmesi yöntemi.
49:46Evet.
49:46Bu bir geleneksel bir tedavi yöntemi.
49:48Yani İbn-i Sina'ların, Hipokratların bir tedavi yöntemi.
49:53Onlar gibi geçmişten beri temelleri olan bir tedavi yöntemi.
49:56Ama bugün modern tıbbın da bir parçası olan kanunumuzda da 2014 yılındaki çıkan kanun düzenlemeyle geleneksel ve tamamlayıcı bir tıbbi tedavi yöntemi.
50:09Geçmişte de tıbbi bitkiler kısırlıkla mücadelede etkin bir şekilde kullanıldı.
50:14Bugün de biz pek çok yapılan bilimsel araştırmaların ışığında sperm sayısının arttırılmasında faydası olan bitkileri, katkı sağlayan, bu sayının iyileştirilmesinde katkı sağlayan, faydalı olan bitkileri biz fitoterapi protokollerinde kullanıyoruz.
50:35Niye?
50:35Sperm sayısı daha yüksek olsun diye.
50:39Daha yüksek olması neyi sağlar?
50:40İşte isteyen çiftlerin çocuk sahibi olmasını sağlar.
50:45Ay hocam merak ettim.
50:46Keçi boynuzu var mı bu bitkilerin içinde?
50:48Keçi boynuzu da tarih boyunca bu maksatla kullanılmış bitkilerden bir tanesi.
50:53Ama yani fitoterapi eşittir.
50:56Tabii canım yani.
50:57Bunlarca hep her dizide filmde gördük ya çocuğu olmayan hemen keçi boynuzu uzaktılar falan.
51:01Artı bunlar işte geleneksel boyutu.
51:04Yani fitoterapinin geleneksel bilgi birikimiyle ilgili şeyler.
51:08Tabii tecrübeyle sahip.
51:09Ama dediğim gibi infertiliteyi çözmek için spermin morfolojisinin şeklinin de düzelmesi, sayısının düzelmesi, hareketlerinin de düzelmesi lazım.
51:22O yüzden bu konularda da etkili biz fitoterapi protokollerini tedavilerde etkin bir şekilde kullanıyoruz.
51:29Çok da iyi yüz güldürücü neticeler alıyoruz.
51:33Azospermide bile spermatogenizi uyaran, bunun için gerekli işte hormonal faydalar sağlayan,
51:40yani testosteronu, FSH'ı ve gonadotropik hormonların uyarılmasını sağlayan, testislerdeki sperm hücrelerinin ve sperm kök hücrelerinin ve sperm destek hücrelerinin yaşamlarını zararlı maddelerden karşı korunmasını sağlayan,
51:58bu hücrelerin aktif çalışmasını sağlayan, mekanizmaları devreye sokan, epigenetik etkileri oluşan pek çok bilimsel araştırmalar bu bilgi birikimini bize veriyor.
52:09Ne için? Erkek kısırlığını önlemek için.
52:13İşte biz diyoruz ki bütün tıbbi tedavi yöntemleri herkes tarafından tabii ki yapılmalı ama tarih boyu kullanılan bugünkü modern bilgi birikimiyle de çok etkin bir şekilde erkek kısırlığında bize faydalar sağlayan bu tedavi yönteminden de mutlaka çiftlerin istifade etmesi lazım.
52:32Bu hem onların belki normal yolla çocuk sahibi olmalarının belki kapısını açacak, önünü açacak, pek çok çift gibi mutluluğa kavuşmasına sebep olabilecek veya diğer tedavilerle başarı oranınızı da arttıracak.
52:48Yani sizin sperm sayınız daha yüksek olursa, morfolojiniz daha yüksek olursa, hareketleri daha iyi olursa diğer tedavi yani aşılama, tüp bebek vs. yöntemlerinden de başarı şansınız yükselir.
53:03Ay bilmiyorum bu fitoterapi bana inanılmaz güven veren bir tedavi yöntemi ya.
53:07Çünkü bir şeyin 10 yıl sonra başınıza ne açacağını bilmiyorsanız soru işareti vardır.
53:16Ama yüzyıllardır oluşan, binlerce yıldır oluşan bir tedavi yöntemi size güven verir.
53:23İşte fitoterapinin bu güveni var.
53:24Ama bu sadece erkek kısırlığıyla ilgili bir konu değil.
53:27Bir de kadın kısırlığı var.
53:28Bugün kısırlık probleminin yarısı erkekse yarısı kadından kayna.
53:33Oran tam öyle mi?
53:33Aşağı yukarı öyle.
53:34Gerçekten mi?
53:35Biz niye hep böyle kadınlar kısırmış gibi algılatıyoruz?
53:37Eski Türk filmlerinde maalesef hep böyle vardır.
53:40Kendi oğluna hiç şey bulmaz.
53:41Bugün geliyor mesela bazen bir hasta geliyor işte kadınla ilgili problemler var.
53:44Eşinizin durumu ne? Biz yaptırmadık.
53:46E diye yaptırmadınız?
53:47Buyur.
53:48Belki de onda var.
53:49Erkek adam kısır olur mu?
53:50Öyle bir algı var mı?
53:51%40 erkekten kaynaklanan, %40 kadından kaynaklanan, %20 de her ikisinden kaynaklanan durum var.
53:58Buyur bir de ikisi de olabilir.
53:59Aynı anda ikisinde de problem olabilir.
54:00Bugün özellikle dedim ya kadınların özellikle yaş ilerlediği zaman yumurta rezervlerinde ciddi azalmalar oluyor.
54:08Bugün kadın kısırlığını ortaya koyan yumurta rezerv azalmaları, erken yumurta yetmezliği dediğimiz tablo,
54:16polikistik over dediğimiz bir çeşit metabolik bozukluklarla beraber giden yumurtlama problemlerini,
54:24yumurtlama problemlerini, hormon denge problemlerini kadınlarda çok görüyoruz.
54:29Bütün o saydığımız beslenme, yaşam tarzı, zararlı maddeler erkeklerin spermlerine zarar verebildiği gibi
54:37kadınların da yumurta hücrelerine, yumurta hücrelerinin varlığına gelişmesine ve sağlıklı fonksiyon göstermesine,
54:46yani spermle birleşmesine, rahime oturmasına hep bozucu etki ediyor.
54:52Ve vücutta sağlıklı bir gebelik için gereken bir sürü mekanizmalar var.
54:59Hormonlar, mekanizmalar var, genetik mekanizmalar var.
55:03Bunlar üzerindeki bozucu faktörler kısırlığın da sebebi olabiliyor.
55:08Mesela reaktif okside edici maddeler, hücrenin, hücrelerin, bu sperm hücresi içinde böyledir,
55:14yumurta hücresinin içinde böyledir.
55:16DNA'sını bozuyor, hücrenin zarını bozuyor, hücrenin enerji organelleri, enerji yapısını,
55:23mitokondrisini bozuyor, protein yapısını bozuyor, DNA'sını bozuyor.
55:27Ve bir bakıyoruz işte problemli yumurta, problemli sperm.
55:32Fitoterapide, tıbbi bitkilerde o kadar çok farklı mekanizmalarla,
55:37kimi iltihabı azaltarak, kimi okside edici maddeleri uzaklaştırarak,
55:43bu neyi sağlar? İşte hücre zarını korunmak, hücre proteinlerini koruma, DNA'yı korumayı sağlar.
55:50Hücrenin kendisini yenileme mekanizmalarını uyarmak, otofaji gibi hücrelerin kendisini yenileme mekanizmaları.
55:58Yani bir hücre zarar görüyor, tamir olması lazım, iyileşmesi lazım.
56:03Otofaji mekanizmalarını devreye sokarsanız, yani vücudun bu mekanizmaları çalışırsa,
56:09işte biz tıbbi bitkilerin bu mekanizmaları çalıştırıcı faktörlerini de göz önünde bulunarak programlar oluşturuyoruz.
56:17Artı dediğimiz gibi dış faktörler hücrelerin genlerinde bozukluğa sebep oluyor.
56:22Ve bu genlerdeki bozukluk zaten evet kalıtsal anneden babadan gelen değil ama var olan genlerde bir bozuk çalışmaya sebep oluyor.
56:32Dolayısıyla epigenetik etkiyle kısırlık faktörlerinin ortadan kaldırılmasında da biz tıbbi bitki protokollerini kullanıyoruz.
56:44Nereden bu bilgi sahibiz?
56:45Yapılan birçok bilimsel incelemeler bu konuda bize ışık tutuyor.
56:51Tarih boyu elde edilen geleneksel bilgiler de bize ışık tutuyor.
56:56Artı hem kadında hem erkekte kök hücrelerin uyarılması.
57:03Bakın erkekte spermetogenez dediğimiz spermin üretimi kök hücreden başlar.
57:13Ve bir hücrede ve erkekte azospermi varsa spermetogenez ya hareketi geçmemiş ya da bir yerde bloke olmuştur, durmuştur.
57:23Hem kök hücrenin aktif olması, korunması ve spermetogenezin tekrar harekete geçirilerek sperm üretiminin devreye sokulması çok önemlidir.
57:34Yani dediğimiz gibi hormonel, genetik, koruyucu, yenileyici, düzeltici pek çok etki mekanizmasıyla kadın kısırlığında da kadın yumurtasıyla erkek sperminin sağlıklı birleşmesine varıncaya kadar.
57:52Sağlıklı birleşen ilk çocuğun yani ilk hücrenin kadının rahmine birleşmesini sağlamaya varıncaya kadar pek çok aşamada olumlu etkileri dolayısıyla tıbbi bitkileri dolayısıyla fitoterapiyi kullanıyoruz.
58:09Böyle tatsız konuları muhteşem bağladık.
58:11Fitoterapinin dokunmadığı bir yer yok.
58:13Programımızın sonuna geldik.
58:14Hadi kapatalım.
58:15Evet.
58:15Biri siz kapatın.
58:17Hep ben kapatıyorum.
58:18Aa bu biraz siz de deyin.
58:19Hadi.
58:19Evet bu güzel program sona erdi.
58:22Bize verdikleri fırsat için teşekkür ediyoruz.
58:24Kahveler bitti.
58:25Evet.
58:25Bir başka programda tekrar görüşmek dileğiyle.
58:28Bye bye.
Yorumlar

Önerilen