Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 13 saat önce
Döküm
00:00Günaydın efendim. Sabah kahveniz başladı. Beyaz TV ekranlarındasınız ve hoş geldiniz.
00:04Çok güzel bir yayın hazırladık ama bir fincan kahve oldu.
00:09Selengeciğim. Nasılsın?
00:10İyiyim.
00:11Aa seni ekranda görmek ne güzel. Kaçmadı.
00:15Çok tatlı.
00:16Ya hiç arası yok biliyor musunuz?
00:18Ya hiç öyle arası yok.
00:19Görecek selam verici yatık kaçacak.
00:21Bu kahvesizler için efendim sabah kahvesi izleyicisine özel.
00:24Siz de Instagram'dan sabahkahvesi.tv'yi takip edip veya sivri de tam saatinde açarsanız biz çok mutlu oluruz.
00:31Çünkü bu yayınlar sadece sizler için.
00:33Bu da öyle bir yayın, öyle bir kahve.
00:35Hadi gelin başlıyoruz.
00:39Efendim sabah kahvemiz başladı.
00:42Güzel bir enerjiyle başlamak istedik.
00:44Evet.
00:45Bu yüzden yanımda kişisel gelişim uzmanı Firuze Ayşe Alaedtinoğlu var.
00:49Hoş geldiniz.
00:50Hoş bulduk.
00:51Ay bugün bak bu yayından sonra inşallah güzel şeyler olacak.
00:56Kesinlikle.
00:57Bak dakika bir gol bir başlıyor.
00:59Her şey neşeyle başlar bunu söylemek isterim.
01:01Kesinlikle.
01:02Neşe önemli değil.
01:03Para da zaten neşeye geliyor genelde.
01:05Öyle mi?
01:05Evet evet neşemiz daim olsun diyorum.
01:07Bir de negatife de mesela gelmez derler.
01:09Bakın bugün para ve bolluk konuşacağız.
01:12Evet.
01:13Hocam.
01:13Hangi ismizi kullanıyorsunuz?
01:15Ben Firuze Ayşe diye esasında ikisini bir kulağını ama yani Firuze'yiz.
01:19Firuze hocam.
01:20Bir de söyleyemiz.
01:20Bolluk ve zenginlik bilinci.
01:23Evet.
01:23Böyle bir şey var mı?
01:26Esasında bolluk ve zenginlik dediğimiz zaman ne anlıyoruz?
01:29Genelde hep paraya gidiyor ya.
01:31Zihnimiz paraya gidiyor.
01:33Evet evet evet.
01:33Ama bolluk ve zenginlik esasında her alanda olmalı.
01:36Ve bu evrende sınırsız kaynak var.
01:40Ve bu sınırsız kaynaktan esasında besleniyoruz.
01:43Ama biz bolluk enerjisinden uzaklaştığımız zaman bu bana yetmeyecek saklamalıyım yetiştiremem diye bir düşünceye saplandığımız zaman tamamen kendimizi bolluktan uzaklaştırmış
01:57oluyoruz.
01:57Bizim aslında bolluk ve zenginlikten ne anladığımıza da bağlı.
02:01Evet yani ihtiyaçlarımızın ötesinde daha fazla şeyi kendimize çekebilme inancı önemli burada.
02:10Bu inançtan beslenirsek o zaman bolluğun içinde zaten yüzeriz.
02:14Yüzeriz.
02:15Aynen öyle.
02:16Bolluk bilinci var evet bir kıtlık bilinci de var.
02:19Şimdi bunların arasındaki temel farkları bir konuşalım.
02:23Şöyle esasında bunların arasındaki en temel fark kişinin mesela varlıklı bir kişi de yani var olan değeriyle kıtlıkla yaşayabilir.
02:34Yok olan bir kişi de kıtlık yaşayabilir.
02:37Ama aynı zamanda kıtlıkta olan bir kişi varlıkla yaşayabilir.
02:40Çünkü kendisi bir bolluk enerjisiyle dolanıyordur ve o enerjiyi kendisine tanıyorsunuz mutlaka çevrenizde de.
02:49Nasıl oluyoruz?
02:50Yani herhangi bir şekilde çok az parası vardır bu kişinin ama eli o kadar berekliklidir ve kendisinin de hep bir
02:56bolluk bilinciyle dolaşır etrafta.
02:59Öyle olunca da hiç darda kalmaz.
03:02Hiç darda kalmıyor gerçekten.
03:03Çünkü kendisi o enerjiyle beslemiştir ve o frekansını açığa çıkarmıştır.
03:09Bu çok önemli.
03:11Bir de tam tersi gibi var.
03:13Çok bolluk içerisinde böyle sanki kıtlık yaşıyormuş gibi bir bilinç var.
03:16O da kötü.
03:17Tabii o da diyor ki bana yetmeyecek.
03:20Kötü günler için biriktirmek var esasında.
03:23Evet.
03:23Mesela bu duydunuz yani biliyorsunuz zaten kötü günler için.
03:26Bir büyüğün şey derdi.
03:27Yok deme yok olur.
03:29Aynen öyle evet.
03:30Yok yoku çağır.
03:31Ağzımızdan çıkan kelime ve sözler o kadar önemli ki düşünceden ziyade çünkü bu yani kulağımız esasında ağzımızdan çıkanı duyuyor.
03:43Düşüncemizden ziyade.
03:44Öyle anlıyor.
03:45Evet evet onu algılıyor.
03:46Onu algılıyor.
03:47Çünkü biz bir beynimiz var.
03:49Et beynimiz diyoruz.
03:51Bir de barsak beynimiz var.
03:52Barsak beynimiz onu hızlı bir şekilde gerçekleştirmek için esasında ikna ediyor oluyor.
03:58Tetikte bekliyor.
03:58Evet tetikte bekliyor.
03:59Peki o zaman para ve başarıya yönelik inanç kalıpları bolluk bilincini etkiler mi?
04:05Nasıl etkiler mi?
04:05Evet çünkü küçüklükten beri bir takım çevresel faktörlerle elbette büyüyoruz.
04:11Anne babamızdan öğrendiklerimiz, çevremizden öğrendiklerimiz ister istemez bizim olumlu veya olumsuz bir takım bilinçaltı kalıpları geliştirmemize neden oluyor.
04:21Büyüdükçe biz kendi seçimlerimizi ve kararlarımızı kendimiz bilinçli olarak verdiğimizi zannederken halbuki küçükken yapmış olduğumuz o kayıtlar bize otomatikten geldiği
04:32için bir şekilde onların vermiş olduğu bilinçaltının vermiş olduğu kararla esasında hayatımızdaki seçimleri yapıyoruz.
04:40Para kirlidir.
04:41Gibi evet yani para kirlidir işte para bir şekilde para kim ben kim.
04:47Bunu bir şekilde öğrenmiş oluyor ya yani mesela benim yine bir danışanım vardı işte öyle bir şekilde büyümüş ki anneannesi
04:54tarafından aman aman para kirlidir dokunma dediğinde otomatikman kendisini o paradan uzaklaştırıyor.
05:01Paraya yüklediğimiz anlamlar da çok önemli.
05:03Yani mesela para çok işte nedir diye sorduğumuzda para güvendir dediğinde kişi kendi güvenli alanını yok sayarak paranın getirmiş olduğu
05:12güvenli alanı güven olarak algıladığı için para olmadığı zaman kendimi güvende hissedemem oluyor.
05:18Eyvah eyvah bu bilinçte yine geçmişten gelen bir yetişme tarzıyla alakası.
05:23Evet evet ister istemez öğreniyoruz yani geçmişte büyürken bu şeyleri kalıpları.
05:27Öğrenili ister istemez öğreniliyor.
05:29İster çünkü duyuyoruz bir şeye şahit oluyoruz iki kişinin olayına şahit oluyoruz.
05:34Anne babanın parayla ilgili konuşmalarını duyuyoruz.
05:37Diyaloglarını duyuyoruz.
05:39Ona göre de orada bir şekilde tek yapmış oluyoruz.
05:41Ya şu programlar hocam tabi sizler gibi çok kıymetli uzmanlar ağırladım.
05:46Şu programlar bana o kadar ışık oldu ki mesela ben kızımı hiç para kirlidir diye büyütmemeye başladım.
05:53Zaten evde de çok para diyaloglarını da yapmayız.
05:56Biz anneannesiyle yaşıyoruz işte anneannesi bizim evimizde.
06:00O kadar böyle her şey bol, bereketliymiş gibi bir algı var ki bu sefer de kız böyle bak.
06:07Anne şunu sipariş edebilir miyim bunu sipariş...
06:09Arkası gelmiyor siparişlerin.
06:11İşte sınırları da bilmek gerekiyor.
06:13O da yok şimdi.
06:13Bolluk derken hani bir şeyin sınırını çizemezseniz bu sefer zamanın da sınırı yoktur.
06:19Tabii.
06:20Yani bir şekilde elinizde tutamazsınız ve o bereketli olan para da sizden uzaklaşmış oluyor.
06:27Ama şunu biliyor mesela kirli değil para.
06:30Para temiz, para çekilebilir, kolay kazanılabilir, zor bir şey değil.
06:34Ben o şekilde.
06:35Bize de bunu öğretiyorlar ya para kazanmak çok zor.
06:38O da esasında bir inanç kalıbı.
06:41Onları da dönüştürerek ilerlemek çok zor.
06:43Kesinlikle dönüştürmek lazım.
06:44Peki bolluk bilinci geliştirmek için günlük hayatta uygulayabilecek bir çalışma var mı?
06:48Şöyle esasında burada yine küçükken öğrenmiş olduğumuz bir takım duygular bizi bloke ediyor ya.
06:57O kendimizle ilgili bir değersizlik duygularımız var.
07:03Bu duyguları fark edip onun üzerinde çalışmak gerekiyor.
07:06Farkındalık çalışmaları yapmak gerekiyor.
07:08Şöyle değersizlik duyguları derken işte güvensizlik, suçluluk, utanç, bu tip şeyler evet.
07:19Daha birçok şey sayabilirim elbette.
07:21Onlar bizi hep bloke ediyor.
07:23O yüzden de bunun tabii ki fark etmek insanın en önemli şeyi hayatımızın için hep bir şekilde iletişim halindeyiz değil
07:30mi?
07:30En önemli iletişim kendimizle kurduğumuz iletişim.
07:34Kendimizle lütfen evet hep göz ardı ediyoruz.
07:37Hayatın koşturması için de zaten büyük şeylerde yaşamak da böyle değil mi?
07:41Hep bir tetikleyiciler var.
07:43Biz kendimizi ikinci plana atıyoruz.
07:45Biraz kendimizle iletişim kurmak ve çalışmak gerekiyor gerçekten.
07:49İlk önce.
07:50İlk önce tabii. Ondan sonra kalıplar açılıyor ve yollar açılıyor.
07:53Şimdi elimde bir bolluk bereket kartları var. Bunlar el kartları.
07:58Evet.
08:00Ben bunun ne olduğunu merak ettim.
08:02Yerine istedim.
08:03Onlar benim için çok değerli.
08:05Böyle açık gösterebilir miyim?
08:06Tabii tabii kesinlikle.
08:08Bu kitapçığı.
08:09O kitapçığı.
08:10Bu kitap, bu kartlar.
08:12Bu kartların içinden çektiğimiz.
08:1344 tane kart var.
08:15Tek bir deste bu.
08:1644 de zaten para sayısızdır.
08:18Öyle mi? Ben de niye 44 diyecektim?
08:214 element dengede olması için her bakımdan.
08:25Bunun şöyle bilinçaltı çalışmaları yaparken hani hep bir olumlama kartları vardır ya.
08:30Evet evet evet.
08:31Bu olumlama kartlarının dışında gerçekten onu günlük hayatta bir kart çektiğiniz zaman oradaki kartın üstünde bir açıklama var.
08:40O açıklamayı yönlendirme diyebilirim.
08:42Sana bir farkındalıklı bilinçaltı kalıbı getiriyor.
08:45Güzel.
08:45Onun üzerinde kitapçıya ulaşıp orada da bu şeyi bilinçaltı kalıbını nasıl dönüştürebilirsin?
08:53Orada da o yolu gösteriyor size.
08:55Kılavuz da var.
08:56Evet kılavuz da var.
08:57Çok değerli.
08:57Ay benim olsun.
08:58Kesinlikle sizin olsun.
08:59Gerçekten mi?
09:00Bir de ben bu programı niye yapıyorum?
09:03İşte böyle şeyler için de yapıyorum.
09:05Ay çok teşekkür ederim.
09:07Uyurum bu işlere ben.
09:09Çok teşekkür ederim.
09:10Çok emek verdim.
09:11Çok güzel.
09:12O zaman ben de aldım bunu şuna emanetinizi.
09:15İnşallah bana da faydası olur.
09:16Aynen zaten insanlara faydası olsun diye.
09:18Beni en çok mutlu eden şey başkasına iyi gelmek bana çok iyi geliyor.
09:22O yüzden bu benim de motom.
09:25O yüzden size de katkısı olsun.
09:27Ne zamandır farkındasınız bu tarz?
09:29Şöyle ben üniversite imtihanına girerken esasında psikoloji okumak istemiştim.
09:35Ama o zamanlar tabi bu durum çok fazla bilinmediğinden dolayı babam daha böyle ayağı sağlam yere basan bir meslek olsun
09:42diye ben İstanbul Üniversitesi ekonomi mezunuyum sonuçta.
09:45Öyle mi?
09:46Tabi ki bu bir klasik ticaret hayatım oldu.
09:48Böyle kurumsal bir iş hayatım oldu.
09:50Fakat hep insana dair böyle insan psikolojisi, sağlığı, bilinci, zihni bu benim çok ilgimi çeker.
09:59Ve çok okurdum bu ayağı.
10:01Yani bütünsel sağlıkla esasında ben çok ilgileniyorum.
10:04Çünkü ruh, beden, zihni.
10:05Hepsi bir bütün.
10:06Hepsi bir bütün.
10:07O yüzden iyi olmak güzel bir şey yani.
10:09Zor mu?
10:11Ya esasında her şey bir emek istemiyor mu?
10:14Evet.
10:15Yani emek olmadan onun kıymeti de olmuyor zaten.
10:19Kıymetini, onun değerini bilebilmek için, oradan haz alabilmek için emek vermek lazım.
10:24Şimdi hocam aslında buna benzer bir şey konuştuk ama bilinçaltı kalıpları bu finansal dengeyi etkiliyor mu?
10:29Bilinçaltından kastımız ne?
10:31İşte bu yetiştirme tarzı da belki bilinçaltı.
10:33Evet, evet, evet.
10:34Bu finansal yani esasında bolluk ve bereketi yaratamamamızın en büyük nedenlerinden bir tanesi utanç duygusu.
10:41Bu da bilinçaltı kalıplarından bir tanesi esas.
10:42Allah Allah, utanmamıyoruz neden?
10:44Evet, evet çok çok.
10:45Yani geçmişte de insanlar bunu çok yaşardı.
10:48Göstermeye mi utanıyoruz?
10:50Saklıyoruz, göstermiyoruz.
10:51Yani biz cüzdanımızdaki paradan daha eksiğini söylüyoruz veya bir şey anlatırken...
10:57Anne, ay benim anne.
10:58Evet, o zaman ne oluyor?
11:00Çünkü zihin onun senin istediğin kadar 10 katı paran olsun ama orada sen onun eksik söylediğinde zihin onu diyor ki,
11:09aa diyor ben hani demek gidiyor bu kadarlık bir enerji üretmem gerekiyor diyor.
11:13Ve sen o söylediğin enerjiyle hayatını yaşıyor oluyorsun.
11:18Beyin katılmığı gibi mi düşünsek?
11:19Ya mesela hani bazı insanlar vardır ya onun için zaten bolluk yaşarlar.
11:23Hiçbir şey yoktur.
11:24Hani o kadar da maddi olanakları yoktur.
11:26Ama varmış gibi gezerler ya.
11:28Evet ya.
11:29Ben çok gördüm.
11:30Ben de ondan veremiyorum.
11:30Ökala tarzlardan bahsetmiyorum ama.
11:32Ama gerçekten varmış gibi olur ve bir bakarsınız hiçbir imkanı yok ama sizden daha çok gezmiştir.
11:38Bir bakarsınız daha çok imkanı var ama ya sizden daha iyi giyiniyordur falan, yaratıyordur işte ne bileyim hani güzellikleri yaşayabiliyordur.
11:45Bu enerjiyle ilgili bir şey.
11:46Ben kesinlikle tabii enerjiyle ilgili.
11:48Çok güzel.
11:49Çünkü paranın da bir enerjisi var biliyor musunuz?
11:51Hani para bir kere hani diyoruz ya neşeyi sever.
11:55Paranın enerjisi yüksek frekansta.
11:57Ama biz kendimizi düşük frekansta koyarsak o zaman AVM gibi düşünün.
12:02İşte beşinci katla para dolaşıyor.
12:04Siz ikinci katlasınız.
12:05Onunla karşılaşma imkanınız var mı?
12:07Elbette yoktur.
12:08O zaman ne yapıyoruz?
12:09Kendi frekansımızı ortaya çıkarmak için ilk önce kendimizle bir iletişimde bulunuyoruz.
12:14Ben bunu hep yazarak yapmayı tavsiye ediyorum.
12:16Ne yazıyorsunuz?
12:17Yani şöyle hani insan kendisiyle kendi üzerinde çalıştığı zaman şimdi beni engelleyen kötü duygularım ne?
12:26Bugün en çok hangi duygudayım?
12:28Yani işte olumlu mu olumsuz mu?
12:30Öfkeli miyim?
12:31Sinirli miyim?
12:32Hangi duyduğuyu daha çok yaşıyorum?
12:34Hep aynı döngünün içinde neden bu kadar sürekli debeleniyorum?
12:37Çünkü bunları es geçiyoruz.
12:39Sürekli es geçiyoruz.
12:40Halbuki bunu zihninde tutmak başka da deftere koyduğun zaman yani yazdığın zaman daha sonra onu görüyorsun ya.
12:48Ve orada zamanla sana bir farkındalık bir kapı açılıyor.
12:52İsterseniz uçur.
12:52Evet.
12:53O kapıdan da istediğin şekilde kendini yönlendirebilsin, yol alabilirsin.
12:57Bu bolluk, bereket için bir düzen nasıl optimize edeceğiz evimizi, ofisimizi?
13:04Şimdi bizim yedi çakramız var.
13:06Evet.
13:07Ve yedi tane rengimiz var değil mi?
13:09Evimizde de bu yedi rengin mutlaka olması gerekiyor.
13:12Çünkü neden?
13:14İşte çok tek düze, beyaz, gri, siyah, kahve bu tip şeylerde çakra renklerimizi fiş gibi düşünelim.
13:22Evimize koyduğumuz bir rengi de priz gibi düşünelim.
13:25Biz eve geldik bir çakramızın bir dinlenmesi, tekrar şarj alması bir enerji yüklemesi gerekiyor değil mi?
13:32Geliyoruz eve ama kendine ait bir priz bulamıyor.
13:36Nereye koyacağız o fişi?
13:38Olmuyor.
13:39O yüzden mesela boğaz çakram, mavi değil mi?
13:41Bir de çok konuşan eve konuşmakla işimi yürütüyorsan o zaman evimde boğaz çakramı dinlendirmek için mavi bir rengi ihtiyacım var
13:50benim.
13:50Tabii bu nasıl olabilir?
13:51Ev gidip her tarafını mavi değil ama yani işte bir nevresim takımı mavi olabilir.
13:56Bir yerde bir şekilde o yedi rengi görmek gerekiyor ki.
14:01Böylece çakralarımız şarj olsun ve evimizdeki o enerji güzel dolaşsın.
14:08Yedi renk.
14:09Güzel.
14:09Renkli olmak çok önemli.
14:11Bunun dışında ne diyebilirim?
14:15Şöyle yani kokular da çok önemli evin enerjisinde.
14:22Ben insan hayatında koku çok önemli.
14:24Evet çünkü burnumuzun o kadar enteresinde onu hemen limbik sisteme gönderiyor.
14:28Orada bir şey var.
14:29O kokuyla biz harekete geçiyoruz esasında baktığımız zaman.
14:33O yüzden kokuları da çok önemli buluyorum.
14:36Ofise gelince ofis ve iş yerlerinde mesela böyle büyük deli koltuklar, metal aksesuarlar, mermer masalar veya işte ahşap masalar çok
14:52önemli.
14:53Bir de aynı çünkü bu paranın getirdiği bir gücü gösteriyorsunuz ya onu simgeliyor.
14:59Bir de aynı zamanda devlet büyüklerinden birisinin mutlaka orada bir resmi olması o şeyi size çağrışlıyor.
15:06Atatürk, atam.
15:07Aynen öyle enerjiyi yüklüyorsunuz ya ve aynı zamanda mesela iş yerinin ısısı da çok önemli.
15:15Isı da önemli.
15:15Isı.
15:16Çünkü mesela soğuk bir iş yerinde çalıştığınız zaman zaten ne oluyor?
15:19Düşüyorsunuz.
15:19Şerinizi çekiyorsunuz ve enerjiyi bloke ettin ve enerji dönemiyor ve otomatikman para enerjisi de dönemiyor oluyor.
15:26Isı'yı biraz daha rahatlatacak bir hale getiriyor.
15:28Isı ısısını rahatlatacak bir şekilde olması lazım.
15:30Çok teşekkür ediyorum kıymetli sohbetiniz için.
15:32Aslında çok uzun konuşmak isterdim ama süreniz de bitti.
15:3515 dakika oldu mu gerçekten?
15:37Oldu geçti bile.
15:38Ben nasıl dolayacak bu 15 dakika derken?
15:39Onunla güzel sohbet ettik.
15:41Ben kartlarımı da aldım.
15:42İyi ki de geldiniz.
15:43Bolluk bereketi olsun inşallah.
15:44İnşallah.
15:45Çok teşekkür ediyorum.
15:46Ben teşekkür ediyorum benimle aldığınız için.
15:47Sizleri hiç rahatsız olmaya uğurlayacağız.
15:49Biz sabah kahvemize devam ediyoruz.
15:53Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
15:56Kıymetli bir konuğum var.
15:57Kendisi stüdyomuzda değil maalesef ama artık onu çok iyi tanıyorsunuz ve alıştınız.
16:02Eğitmen ve yazar Gülkibar Alkan Kırılmaz.
16:05Günaydın Gülkibar hocam.
16:08Merhaba.
16:09Nasılsınız?
16:10İyisiniz mi?
16:10Çok teşekkür ederim.
16:11Sizi gördüm.
16:11Daha iyi oldum.
16:13Sizinle sohbetlerimiz hep çok kıymetli geçiyor.
16:15Çünkü ben çaktırmadan benim kızı da size sorarak bir şeyler öğreniyorum.
16:20Hani oradan da yardımcı oluyor bana.
16:22Bugün yine çok kıymetli bir sorun var size.
16:250-6 yaş.
16:27Beyin gelişimde yani gelişim için en kritik dönemler desem.
16:33Şimdi şöyle Bircan Hanım.
16:35En hızlı geliştiği ve çevresel etkilerle en hızlı ve en etkili şekillendiği bir süreçtir.
16:44Onun için dikkatli etmek gereken bir konu var.
16:48Şöyle diyebilirim.
16:50Mesela 0-2 yaş arasında temel bağlama ve duysal gelişim öne sürebilirim.
16:59Duysal ne demek?
17:01Mesela görme, işitme ve dokunarak bazı şeyleri hissetmek ve anlamak.
17:10Bu konuda mesela yazar olduğum için tekrar kitaplara yöneleceğim.
17:16Bazı kitaplar var mesela farklı materyallerden oluşan, dokusu farklı olan.
17:24İşte bunu çocuk mesela dokunarak hissedebilir, öğrenebilir.
17:31Yani bu 0-2 yaş arasında öğrenilebilen şeyler.
17:36Dil için de çok önemli bir yaş bu konuda.
17:42Ana dili öğrenme konusunda mesela.
17:45Bu yaşlarda ana dili öğreniliyor.
17:49Ve bağlanma konusuna da gelince anne baba.
17:52Bakın en önemli kişi kimdir?
17:57Anne ve baba.
17:59Ya da kardeşleri varsa kardeşleri.
18:01Çünkü burada iletişim kurmayı öğreniyor çocuk.
18:04Bana nasıl hareket ediliyor?
18:06Benim de nasıl iletişim kuruluyor?
18:08Bunları öğreniyor.
18:09Bu dönemde eğer bir çocuk ihmal edilirse mesela fazla konuşmayarak ya da çocuğu fazla konuşturmayarak bu çocuk ne oluyor?
18:20Bunu bu tarz şeyleri geç öğrenmiş oluyor.
18:23Yani bu yine anne ve babanın elinde olan bir şey.
18:271-3 yaş arasında da ki beyin konusuna gelince kelime hazinesi mesela hızla artar.
18:38Onun için tekrar konuşarak lütfen konuşun çocuklarınızla derim ki kelime hazinesi fazla geniş olsun.
18:49Çünkü zaten bizim konuştuklarımızı duyup öğreniyor ya.
18:52Ne kadar çok kelime duyarsa o kadar hazinesi gelişecek gibi bir şey mi demek istiyorsunuz?
18:57Yani çok konuşmanı faydalı.
18:58Sadece duymakla değil.
19:00Sadece duymakla değil.
19:01Bizim de konuşarak onu konuşturmaya motive etmek.
19:06Teşvik etmekle.
19:07Evet.
19:08Sonrasında motor becerileri de mesela gelişiyor.
19:12Bu ne oluyor mesela?
19:13Yürüme, koşma gibi şeyler.
19:17Bu büyük kasları kapsıyor.
19:20Burada bir şey diyeceğim aslında biliyor musunuz?
19:22Biz çocuklarımız da o yaşlarda artık yürümeye başladı değil mi?
19:26Evet.
19:27Parklara gidiyoruz.
19:28Aman çocuk düşmesin.
19:30Aman tırmanmasın.
19:32Hep kötü şeyler düşünürüz.
19:33Lütfen bunu aklımızdan silelim.
19:37Geçen parka gittik beni görmeniz lazım.
19:40Ay oradan kaymasan mı acaba?
19:42Ay sadece şurada mı dursan acaba?
19:43Çocuk gittiğine gideceğine pişman oldu.
19:45Ne yapmak lazım?
19:45İşte biraz sakin olmamız lazım.
19:49Bunu söylemek zorundayım.
19:51Biliyorum çok zor.
19:53Ama bir anne olarak eğer ilk çocuksa, şimdi ben üç çocuk annesiyim.
19:59İlk çocukta da ben de çok tedirgindim.
20:01Tedirgin miydiniz?
20:02Bu tarz şeyleri bilmiyordum.
20:04Efendim?
20:05Tedirginseniz beni anlıyorsunuz yani şu an.
20:07Anlıyorum.
20:08Gerçekten anlıyorum.
20:09Haklısınız ama bir yere kadar.
20:10Çünkü siz çocuğa aslında iyilik yapmıyorsunuz.
20:13Çocuk şimdi aman aman düşmesin.
20:16Aman aman bir şey olmasın diyerekten çocuğu hep engellemiş oluyorsunuz.
20:21Çocuk cesaret etmiyor bu sefer tırmanmaya.
20:23Hani düşerim ya da bir kere düştüğünde sizin telaşlı olduğunu görünce çocuk da artık telaş edecektir.
20:31Korkacaktır hani yapmak istemeyecektir.
20:33Hani annem burada panik atak oluyor ben düştüğüm zaman ya da panik yapıyor.
20:38E çocuk da o zaman cesaret etmeyecektir bu tür şeylere girişmeyecektir.
20:41Ki ama bu motor becerisi için çok önemli bir konu.
20:46Bu çocuğun gelişmesi için önemli bir şey.
20:48Biz düşe kalka büyüdük Bircan Hanım.
20:51Hani bu bir gerçek düşe kalka büyüdük.
20:53Biz çocuğumuzu engellersek bunu öğrenebilecek ya da öğrenmek için cesaret etmeyecek.
20:59Edemeyecek.
21:01Evet.
21:02O yüzden bu dönemlerde bırakın çocuklar düşsünler kalksınlar kanayabilir bir yeri ama
21:08yara bantı diye bir şey var.
21:10Bak yapıştırırsınız geçer.
21:12Hem şeyi de görmüş olur.
21:14Burada bir yara var.
21:15Bu yara gitgide küçülüyor, azalıyor.
21:18Demek ki ölümcül bir durum yok.
21:21Değil.
21:22Annemin abarttığı gibi bir şey.
21:24Peki.
21:26Yine çocuğun zekasını arttırmanın etkili yollarını konuşalım.
21:30Evet anne babanın konuşması çok etkili bir şey ama.
21:33Zeka gelişimi için neler önerir?
21:36Yine burada bol bol konuşmak gerekiyor.
21:38Hani soru sorarak.
21:40Mesela masal diyelim anlatıyoruz.
21:43Yine bakın burada kitaplara değiniyorum.
21:45Evet.
21:46Günde 10-15 dakika minimum kitap okuyun lütfen çocuklarınıza masallarla ve soru sorarak.
21:54Mesela sence bu figür ya da bu kişi bu masalda kendini nasıl hissediyordur?
22:00Çocuk da burada fikir üretecektir.
22:03Kendini bu kişinin yerine koyabilecektir.
22:09Ona göre burada biz şey söylemiştik.
22:13Hatırlarsanız empati kurmak.
22:15Hani burada da empati de aynı zamanda kurmuş olur.
22:19Onun dışında kitap okuma demiştik.
22:22Bir şey daha var.
22:23Oynayarak çocuk öğreniyor.
22:26Bakın az önce ekranda da gördük.
22:30Şu bloklar olur.
22:32Lego taşları olur.
22:33Mesela bunlar da zeka geliştirici oyunlardır.
22:37Ya da ahşaptan olan ya da farklı materyallerden oluşan küpler var mesela.
22:44Bu taşları üst üste koyup kule kuruluyor ya mesela.
22:48Bunu lütfen çocuklarımıza izin verelim yapsınlar.
22:52Düştüğünde tekrar bunu yapacaktır.
22:55Tekrar görecektir.
22:56Demek ki ben dokunduğumda ya da teptiğim zaman düşecektir.
23:02Bunun düştüğünü görecektir.
23:03Tekrar düzeltmek isteyecektir.
23:05Bu da çocuğun gelişimi için çok önemli bir şey diyebilirim.
23:12Bir de şey daha duyuleceğim Bircan Hanım.
23:15Güven konusuna gelince bol bol sarılalım.
23:19Bol bol temas içinde olalım çocuklarımızla.
23:22Konuştuğumuzda göz teması çok önemli.
23:25Sarılarak mutluluk hormonlarımızı da aktif etmiş oluyoruz.
23:29Bu da çok önemli.
23:30Oksitosin demiştik biz.
23:32Gerçekten bu çocuğu daha huzurlu, daha sakin bir çocuk hale getiriyor.
23:42Ve iki şey daha söyleyeceğim Bircan Hanım.
23:47Düzenli bir uyku ve düzenli bir beslenme.
23:52Çocuğun uykusuz olması çocuğun zekası için de bazı şeyleri aklında tutamayacaktır.
23:59Onun için düzenli bir uyku gerçekten çok önemli.
24:03Belirli saatlerde uyumalı, belirli saatlerde yine uyanmalı.
24:08Bu böyle düzenli olarak yaparsanız eğer çocuk uykusuz kalmayacaktır.
24:13Beslenmeye de gelince beyin için çok önemli besleyici şeyler var.
24:22Mesela besinler var.
24:24Evet omega 3 mesela önerebilirim.
24:28Haftada en az iki kere tüketilirse çok iyi olur.
24:32Bizler için de çok iyi.
24:34Kalp rahatsızlığı olan insanlar için de çok güzel.
24:37Bu yağlı balıklardan bahsediyorum.
24:40Duymuşsunuzdur.
24:41Balık yağı evet.
24:43Evet balık yağı.
24:44Ya da somon balığı mesela.
24:46Ya da hamsi balığı da çok iyi.
24:49Onun dışında çiğ yağ tohumunu bilir misiniz?
24:52Bu bitkisel.
24:55Normal pudin yapacağınıza çiğ yağ pudin yapın.
24:58Yani birçok değişik tarifleri vardır.
25:00Çocuklar da sevecektir.
25:02Ve bunun içinde de omega 3 vardır.
25:05Bu da zeka için.
25:07Beyin gelişimi çok iyi gelecektir.
25:10Ve bir şey daha söyleyeceğim.
25:12Bu hamile bayanlar için de iyi.
25:14Ceviz.
25:16Bir abuz ceviz.
25:17Evet.
25:18Mesela beslenme konusuna gelince bunları önerebilirim.
25:23Hani bol vitaminli, tek taraflı bir şey olmasın.
25:28Sadece karbonhidratlı bir şey olmasın.
25:31Protein, işte omega 3 demiştik.
25:34Bununla böyle bir denge kurarsak eğer.
25:37Bu da beyin için çok iyidir.
25:40Ve ne demiştik daha?
25:43Rutin.
25:44Çocuklar için rutin çok önemli.
25:47İstikrar.
25:49Evet.
25:50Tekrar.
25:51Tekrar.
25:51Hani bunu devam, burada bir devamlılık olması lazım.
25:54Şimdi biz her zaman çok farklı şeyler yaparsak çocuk stres haline girebilir, sıkılabilir.
26:04Babanıza gidiyor musunuz?
26:06Kimin kuralları geçerli?
26:07Babanızın evinde.
26:10Kimin kuralları geçerli?
26:12Çünkü orada da rutin bozuluyor.
26:13O yüzden soruyorum.
26:15Bazı herhalde rutinlerimizi etkiliyorlar.
26:18Evet.
26:18Evet.
26:18Ben orada bile uyku saatlerini çocuklarını bozmuyordum.
26:21Bozmuyorsunuz.
26:22Çok önemli bir soru soracağım.
26:23Erken yaşta tablet veya telefon kullanımı öğrenmeyi ve zekayı nasıl etkiliyor?
26:33Etkiler.
26:34Nasıl etkiler?
26:350-3 yaş arasında hiç tavsiye etmiyorum.
26:39Çünkü az önce ben demiştim dil gelişimi için aslında çok önemli bir dönem.
26:45Bu dönemde çocuk sürekli ekrana bakarsa dikkat sorunu yaşayabilir.
26:51Ve dil gelişiminde de sorun yaşayabilir.
26:54Çünkü çocuk pasif bir şekilde telefona ya da tablete bağlanmış oluyor.
26:59Siz onu elinden aldığınız zaman günlük hayatınızdaki aktiviteler bu çocuğa çok yavaş gelecektir.
27:08Ve çabuk sıkılacaktır.
27:09Çünkü hızlı şeylere alıştığı için ona aslında bizim günlük hayatımız öyle hızlı geçmiyor ki biz yavaşça yemek yeriz.
27:18Biz yavaşça hareket ederiz.
27:19Biz robot değiliz ki onun için bu tarz şeyler çocuğa çok sıkıcı gelecektir ve bağımlılık da yapıyor aynı zamanda.
27:28Onun için lütfen bu konuda özellikle 0-3 yaş arasında kesinlikle çocuğumu susturayım diye bunları ellerine vermeyin.
27:39Az önce ben ne demiştim değişik oyunlar var şu kuleler yaparak ya da mesela biz hareket etsin demiştik.
27:50Bunun içinde sadece koşmak ya da yürümek yok ya da tırmanmak yok.
27:55Bazı çocuklar bunu yapmak istemeyecektir.
27:58Kimisi çocuklar müzik dinlemeyi seviyordu.
28:01O zaman biraz dans etsin mesela.
28:04O zaman da hareket etmiş oluyor.
28:06Tabii.
28:07Evet.
28:08Ondan sonra mesela ayak, göz, tema koordinasyonu da mesela düzeltebilir bu şekilde.
28:16Bunları mesela bu keyif verici şeyler hem de dans etmek.
28:22Dikkat eksikliğini nasıl fark ederiz?
28:25Ne yaparız ya da fark edince?
28:28Zaten çocuğun elinden telefonu aldığınızda çocuk hemen paniğe kapalacaktır.
28:33Ben çok gördüm.
28:34Gerçekten çocuk ağlıyor, sızlıyor.
28:36Ne oluyor?
28:37Şimdi dışarıdaysanız yine de mecbur kalıyorlar bu telefonu vermeye.
28:41Tabii.
28:43Gerekirse ağlasın.
28:45Ağlasın.
28:46Bu biraz sert gelecektir.
28:48Yok bu bir süreç.
28:49Sonra alışıyor.
28:50Sonra alınca hiç tepki vermiyor.
28:52Evet sonra alışıyor.
28:53Çocuk bu yaşta öğrenmese ileriki dönemde hiç öğrenmeyecektir.
28:56Hiç öğrenmiyor.
28:57Doğru.
28:58Onu demiştik.
28:59Başka ne demiştik?
29:01Bunu çocuk çabuk sıkıldığında hani sürekli yine telefona bakmak isteyecektir ya da ağlama krizine girmek isteyecektir.
29:08Hani bu durumda bırakın ağlasın derim ve farklı şeyler verin eline.
29:14Biz motor becerileri demiştik.
29:17Bu mesela boyama gibi şeyler de olabilir.
29:20Kalem tutma gibi şeyler de olabilir.
29:22Ben size ne demiştim?
29:23Makas tutmayı bilmeyen öğrencilerimiz var mesela.
29:26Bu tarz şeyleri verin.
29:27Bırakın çocuk biraz keşfetsin.
29:29Zaten bunun içinde keşif varsa oyun var demektir.
29:33Oyun da aynı zamanda öğrenmek demektir.
29:36Bırakın çocuk farklı şeylerle temas haline girsin, öğrensin ve keşfetsin.
29:42Başka şeyler keşfettikçe çocuk daha da zevk alacaktır.
29:46Demek ki tablet dışında, dijital hayatın dışında gerçek bir hayat daha var.
29:52Ve bu hayat aslında rengarenk bir hayat.
29:55Burada farklı şeyler yapabiliriz.
29:58Peki.
29:59Çok teşekkür ediyorum hocam.
30:01Kıymetliğiniz soktatınız için.
30:02İstanbul'a sevgiler, selamlarımı iletiyorum.
30:05Biz de sizlere, Avusturya'ya çok sevgilerimizi iletiyoruz.
30:08Saçlar böyle düz çok güzel olmuş.
30:10Beğendim.
30:11Yine görüşmek üzere.
30:12Sizleri umuruyoruz.
30:13Biz sabah kahvemize kaldığımız yerden devam ediyoruz efendim.
30:20Efendim sabah kahvemiz devam ediyor.
30:22Kıymetli bir konuğum var.
30:23Kendisi hem öğretmen hem de eğitim koçu Hatice Özbay.
30:27Hoş geldiniz hocam.
30:28Hoş bulduk.
30:29Nasılsınız?
30:30Teşekkür ederim. Siz nasılsınız?
30:31Teşekkür ederim.
30:32Hatice hocam yorgun.
30:34Çok dijital çekimleri oluyor.
30:35Çok havalı.
30:37Ama bize de vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.
30:39Şimdi size sorularım var.
30:40Çünkü doğruyu önlendirmek istediğimiz bir konu eğitim.
30:43Üniversite sınavına hazırlık ne zaman başlamalı?
30:47Üniversite sınavına hazırlık aslında 11.
30:50sınıfın başında başlamalı.
30:52Yani uzun süreli hazırlık gerektiren bir süreç üniversite sınavı.
30:56Bir sene de yetişmiyor konular tekrarlar.
30:59O yüzden en az iki sene önceden düzenli ve planlı bir şekilde başlamalı.
31:04En az iki yıl değil mi?
31:05Evet.
31:06Çünkü zaten lise dört yıl oldu.
31:08Biz çok geride kaldık.
31:09Neler oldu kim bilir.
31:10Bizim zaman azı üç yıldı.
31:12Lise dört yıl oldu 11 ve 12.
31:13Evet.
31:1411.
31:15Sınıfta artık başlamak lazım ama hazırlık kişiden kişiye de değişir mi?
31:19Tabii.
31:20Yani 9.
31:22ve 10.
31:22sınıfı çok güzel geçirmiş, kaliteli bir şekilde değerlendirmiş bir kişi için 11.
31:28sınıf çok yoğun olmayabilir.
31:2912.
31:30sınıfta zaten her türlü öğrenciye yoğun geçirmesini söylüyoruz, geçirmesi gerekiyor.
31:35Yoğun çalışma geçirmesi.
31:36Tabii.
31:37Tabii.
31:38Yani temeli güçlü olan çocuklar tabii bir çalışma süresi biraz daha kısa olabilir ama
31:43planlı çalışmak her yaşta gerekiyor zaten.
31:46Ben biraz anksiyetik bir lise öğrencisiydim.
31:48Ben böyle lise başladı, başlar başlamaz hemen sınava hazırlanmak istedim falan.
31:53İstediğim bölüm zor bir bölümdü diye.
31:56Birinci sınıfta lise 1'de başlamak falan.
31:59Lise 1'de sınava hazırlık gibi düşünmek değil de hani lise 1 konularını sağlam bir şekilde öğrenmek
32:04hedef olmalı bence.
32:06Yani çünkü lise 1'de başladığınızda 4 senelik çok uzun bir süreç ya onu sürekli tekrarlamanız lazım.
32:12Tekrarlanmayan bilgi unutuluyor.
32:13Tabii.
32:14O tekrarları da çok fazla yapmanız gerekiyor.
32:17O yüzden sadece hedef o sınıfta mesela 9. sınıfta 9. sınıfta 9. sınıf konularını öğrenmek.
32:22Derslerini güzelce halletmek.
32:24Oradaki ortalamayı belki yüksek tutmak.
32:27Konu lise 2'ye gelince nasıl evriliyor?
32:29Yine lise 2 konularını çok iyi sağlam bir şekilde öğrenmek.
32:32Zordu eskiden lise 2.
32:34Hala zor mu acaba?
32:34Şu an lise 3 zor.
32:363 mü zor?
32:37Bak şimdi.
32:37Hiç bitirmeden bir yıl önce zor oluyor hep.
32:39Evet evet evet.
32:41Yine lise 2'de de lise 2 derslerine daha yoğunlaşırsak sanki daha sağlıklı mı?
32:48Olur.
32:49Olur.
32:49Olur.
32:50Peki.
32:50O zaman lise 3'te başlamak geç kalınmamış bir hazırlık başlangıcı diyebiliriz.
32:57Evet evet diyebiliriz.
32:57Nasıl çalışacağız hocam?
32:59Yani neye ne istediğimiz o zamanlarda belli olacak mı ki mesela?
33:04Yani meslek seçiminiz belli olmamış olabilir.
33:079. sınıftan itibaren sağlam adımlarla geldiğinde zaten öğrenci 11. sınıfta da çok zorlanmaz.
33:1311. sınıf müfredatı biraz ağırdır.
33:15Gerçi müfredat değişti.
33:17Önümüzdeki yıl 11. sınıflar daha farklı konular işleyecekler.
33:222028 yılındaki üniversite sınavı şu ankinden farklı olacak.
33:25O yüzden hani gördüğü dersleri doğru tekrar etmesi önemli.
33:30Mesela hani dedik ya 2 yıl hazırlanması gerekiyor ama 2 yıl boyunca çok yoğun çalışırsa bıkkınlık olabilir öğrencide.
33:37Yani 12. sınıftaki kadar yoğun bir tempoyla 9'da 10'da çalışsa 11'de isteği, hevesi, çalışma azmi tabii kalmaz.
33:46O yüzden hani geçtiği adımları sağlam bir şekilde ilerlerse 11. sınıfta da 11. sınıf konularına yoğunlaşırsa rahat etmiş olur.
33:5612'de de direkt sınav odaklı, test odaklı çalışır.
33:59Şimdi bizim zamanımızda bu kadar tablet, dijital falan bir şey yoktu.
34:05Peki bir mesaj gelirdi, kısa mesaj var ya SMS.
34:09Onda bile dikkatimiz dağılır da.
34:11Bu dönemde toparlamak tahmin ediyorum ki çok zordur.
34:16Günlük çalışma saatini soracağım. İdeal bir çalışma saati söyleseniz.
34:21Günlük çalışma saati kişiden kişiye göre değişir, hedefine göre değişir, çocuğun algılama yapısına göre değişir, ders çalışma stratejilerine göre değişir.
34:31Çok farklılık gösterir.
34:32Ama mesela şunun altındaki çalışma böyle sağlıklı bir çalışma değildir diyebilir miyiz?
34:37Yani günde bir saat, iki saat gibi bir çalışma üniversite sınavında size başarı getirmez maalesef.
34:43Yetersiz.
34:44Yetersiz. Çok yetersiz hem de.
34:46Bir beş altı saat istiyor galiba.
34:48Rahat.
34:49Tabii.
34:51Ay çocukların işi çok zor.
34:54Ama gelecek de zor.
34:55Evet.
34:57Tabletten nasıl uzak tutuyorsunuz hocam?
35:00Benim on bir yaşında bir kızım var.
35:02Sağ olun.
35:03Teşekkür ederim.
35:05Tablete süre sınırı koydum.
35:07Telefonu da var.
35:08İletişim kurabilmemiz için ihtiyacı var.
35:11Maalesef ki hepsi maruz kalıyorlar bu ekrana.
35:14Ekran süresi var.
35:15Ekran bir saat bir kullanım süresi var.
35:18Onu istediği zaman kullanıyor.
35:19Tabii istediği zaman derken gece saat birde kullanmıyor.
35:22Kapanıyor mu ekran sonra?
35:23Tabii ekran kendiliğinden kapanıyor süresi dolduğunda.
35:26Şifre istiyor ekran.
35:28Güzelmiş bunu saygıya da yapayım.
35:31Ekstra süre istediğinde anne bana bu programı on beş dakika açar mısın diyor.
35:35Bazen satranç falan oluyor.
35:36O farkında yani.
35:37Tabii tabii farkında.
35:39Bilerek yapıldığını.
35:40Tabii.
35:40Ay bizdeki durumlar daha komik.
35:42Şimdi bizimki daha beş yaşında.
35:43Virüs girdi diyoruz.
35:44Hemen kapatmamız lazım.
35:46O şu an inşallah izlemez bunları anlayabiliyor musunuz?
35:49Virüs girdi.
35:50Hemen tamirciye gitmesi lazım falan.
35:52O da korkuyor bırakıyor falan.
35:54Virüs var diyorum.
35:55Evet.
35:55Ekran süresini söylesem.
35:56Ay beni yer.
35:58Ay hemen açtırır.
35:59Ben de ona kıyamam.
36:01Haftalık çalışma saati kaç olmalı ortalama?
36:06Yani günde dört beş saat en az öğrenci çalışması lazım.
36:09Üniversite sınavına hazırlanan öğrenci.
36:11İstediği bölüm istediği dereceler daha yüksekse daha fazla çalışması gerekebilir.
36:17Ama bu çok böyle planlanamıyor.
36:20Ama bu çok böyle planlanamıyor.
36:20Mesela çocuklar okula tam gün gidiyorlar.
36:22Sabah dokuzdan akşam beşe kadar zaten okulda.
36:24İşte beşten eve geldi, yemeğini yedi, yedide masa başına otursa on ikiye kadar çalışması lazım.
36:30Ah yine ders var.
36:31Evet.
36:31O yüzden zaten hani hafta içi zaten maksimum beş saat çalışabilir.
36:35Hafta sonu neyi değerlendirmesi lazım?
36:37Hafta sonu evet boş.
36:38Biraz daha arttırabilir çalışmayı.
36:40Özel dersler, etütler, yardımcı dersler bunlar da çok kıymetli tabii ki.
36:45Tabii.
36:46Eksik alanlar olduğu için.
36:47Kesinlikle çocuklar günümüz çocukları biraz önce bahsettiğiniz gibi tablette telefona çok maruz kaldıkları için böyle sabırlı değiller eskisi gibi.
36:57Bizim mesela benim üniversite sınavına hazırlandığım dönem telefon da yoktu.
37:00Yok muydu?
37:01Yoktu.
37:01Tuşlu telefon almışlardı bana üniversite sınavını kazandığımda 2001 yılında.
37:05Ondan önce zaten bilgisayar hiçbir şey yoktu.
37:07Bizim dikkatimizi dağıtan tek şey televizyondu.
37:09Televizyonu da annem kaldırmıştı izlemeyelim diye ben sınavını aldım.
37:13Dantelli örtmüştü.
37:14Aynen.
37:15Çok tatlı.
37:16O ara kablosunu saklamıştı.
37:18Üstüne de dediğiniz gibi dantelli örtmüştü.
37:21Biz bir sene izlememiştik televizyonu.
37:22Bizim dikkatimizi dağıtan tek şey oydu.
37:24Çok fazla bir şey yoktu.
37:25Şimdi her şey dikkatli atıyor.
37:27Evet.
37:27Biz şimdi mesela bir saat boyunca dizi takip ederdik mesela.
37:31İşte takip ettiğimiz bir dizi vardı.
37:33Onu böyle bir hafta sonra tekrar hani izlemek için beklerdik.
37:37Şimdikiler böyle hani yüklensin de dizi 9 bölüm 10 bölüm bir güne izliyorlar.
37:43Tabii bir de izleyelim değil mi?
37:43Evet çünkü çok merak ediyorlar sabretmiyorlar.
37:45Ama hocam eskiden de şey vardı.
37:48Dışarıda oyun oynamak değil mi?
37:50Evet.
37:50Dışarıdan sesler gelirdi.
37:52Ay bir dikkatimiz dağılırdı.
37:54Hele hoşlandığınız çocuk falan varsa dışarıda sesi gelen o ders bir türlü dikiş tutmazdı.
38:00Evet.
38:00Değil mi?
38:01Evet.
38:01O mahalledeki herkes top oynardı.
38:03Biz hiç evde otururduk.
38:05Ay ben hatırladığım travmaları.
38:07Hiç annem izin vermezdi ya dışarı çıkmama.
38:10Hep ders çalışıyordum.
38:11Şimdi o süreler artık daha sağlıklı ayarlanmalı.
38:17Hafta sonları özellikle çok daha kıymetli bir hale gelmeli.
38:21Peki diyelim bu konu ya da bu ders daha fazla çalışmalı dediğiniz bir ders bölümü var mı?
38:32Türkiye'de yapılan sınavlar da yani Türkçe ve matematiği iyi yapıyorsanız zaten belli dereceleri elde edebiliyorsunuz.
38:37Bence öncelikle Türkçe ve matematiğe önem vermeliler.
38:40Türkçe matematik.
38:41Şimdiki sistemi bilmiyorum.
38:42Önceden mat bir mat iki vardı.
38:44Öyle yine.
38:45Yine öyle mi?
38:46Ay ben ikisine de denk geldim.
38:48Mat bir mat iki olanına da denk geldim.
38:50Normalde hani 180 soruluk olana da denk gelmiştim.
38:53Allah'ım iki sistemi görmek de çok sıkıntılıydı.
38:55Peki konu tekrarı ne sıklıkta yapılmalı?
39:00Öğrenci konuyu öğrendiğinde mesela ben ona konuyu anlattığımda ya da bir konuyu öğretmeninden dinlediğinde onu mutlaka 24 saat içinde tekrar
39:08etmesi lazım.
39:09O gün içerisinde?
39:10Tabii yok yani eğer tekrar etmezse 24 saat içinde o bilgi unutulmaya mahkum.
39:15Tekrarı doğru mu yapıyoruz?
39:17Doğru yapmayabilir.
39:19O yüzden hani takviye alabilir o konuda.
39:21Çünkü bazı öğrenciler mesela diyor ki tamam hocam 5 saat çalış dediniz.
39:24Biz çalışıyoruz.
39:25Ben çalışıyorum.
39:26Verim uymama.
39:26Netlerim istediğim gibi olmuyor.
39:28Çünkü doğru teknikle çalışmıyor.
39:30Yani A konusunu mesela gerçekten 3 saate oturup çalışması lazım ama B konusunu 1 saat çalışması lazım.
39:37Onu bilmediği için mesela 3 saat çalışması gereken konuya 1 saat çalışıyor.
39:41Yeterli bilgiyi almamış oluyor.
39:43Yeterli tekrar yapmamış oluyor.
39:45O konuyla ilgili soru çıktığında yapamadığında kendini başarısız ve yetersiz hissediyor.
39:49Deneme sınavları ne sıklıkla yapılmalı ne kadar sürmeli?
39:55Deneme sınavlarına haftada bir yapılmasını öneriyoruz.
39:59Sınava yakın olduğunda tabii haftada 2-3 kez de yapılabilir.
40:03Burada gerçekten bir sınavda gibi mi davranmalıyız?
40:08Kesinlikle.
40:08Algılarımız ve saatimizi ona göre organize etmişiz.
40:11Yine 3 saat mi?
40:12Yine 3 saat.
40:14Üniversite sınavı 2 basamaktan oluşuyor.
40:17Cumartesi ve pazar peş peşe yapılıyor.
40:18Ben sınava 1 ay kala.
40:21Genelde okulda da zaten dersler olmuyor.
40:23Öğrenciler denemelere, dershanelere veya özel derslere gitmeyi tercih ediyorlar.
40:28Sınava 1 ay kala.
40:29Vücut saatinizi de ona göre ayarlayın diyorum.
40:31Her günü sınav günü gibi yaşayın.
40:33Yani o akşam erken yatın.
40:35Sabah kaçta kalkacaksanız, sınava gittiğiniz gün kaçta kalkacaksanız o günde erken kalkın.
40:40İşte duşunuzu alın, kahvaltınızı yapın.
40:43Sınav 10-15'te başlıyor.
40:45Mesela onda telefonunu 9.30'da telefonunu ailesine verip sınav salonuna giriyor.
40:49Ve aynı rutini deneyimlemeyi öneriyorum ben.
40:53Muhteşem.
40:54Yani yapabiliyorlarsa şahane.
40:56Sınav kaygısı.
40:58Bunu azaltmak için ne yapacağız?
41:00Sınav kaygısının en büyük sebebi yapamayacağım korkusu zaten.
41:04Ya da beklentinin yüksek olması.
41:06Kendi gerçekliğinin farkında olmaması olabilir.
41:09Bu kaygıları yok etmek için onlarla mücadele etmesi lazım.
41:12Yani konu eksiği de çok büyük kaygı yaratır mesela.
41:15Evet ya çalışmadık bir konu varsa.
41:17Ve bunu biliyorsa da zaten çok büyük bir sıkıntı.
41:21Eskiden bir şey derdik.
41:22Buradan iki soru geliyor.
41:24Geometreden işte beş soru geliyor.
41:26Öyle şeyler çocuklar şu anda da onu söylüyorlardır.
41:29Peki hedef belirlemek kıymetli bir şey mi?
41:32Kesinlikle çok kıymetli.
41:32Hedefle gitmek o sınava değil mi?
41:34Tabii.
41:36Hedef daha mı büyük olmalı hep yapabildiğimizden?
41:39Kendi çıtasının bir tık üstünde olabilir bence.
41:42Yani olması çok sağlıklı oluyor öyle.
41:45Çünkü çok ulaşamayacağı bir hedef olursa zaten ulaşamayacağım deyip.
41:49Sağabilir.
41:50Evet gevşeyebilir.
41:51Çok ulaşabileceği bir yerde olursa da zaten ben ona ulaşırım diye olabilir.
41:56Evet olur.
41:56Biz dün bir öğrencimle şey konuştuk.
41:58Mesela dedi ki hocam dedi bir insanın B planının olması sizce önemli mi dedi.
42:04Yani ben şahsen B planının olmasını çok önermiyorum.
42:07Çünkü mesela ben tıp fakültesi istiyorum.
42:10Olmazsa işte mühendislik olmazsa öğretmenlik.
42:13O zaman şöyle oluyor.
42:15Bakıyor ki birkaç gün çalışıyor.
42:17Ondan sonra olmayacak gibi oluyor.
42:18Hemen hedefi düşürüyor.
42:19Yani hepsi çok kıymetli meslekler.
42:21Ama hangisi bana uygunsa o doğrultuda çalışmam gerekiyor.
42:27Peki mola ve dinlenme sürelerinde konuşalım.
42:30Bazen molalar çalışma saatlerini aşabiliyor.
42:34Evet 45 dakika ders 3 saat mola olabiliyor.
42:36Çok güzel şu 3 saat moladayım ben deyip kendini kandırabiliyor.
42:39Nasıl olacak bu durum?
42:41Mümkün olduğunca uzun soluklu çalışmak gerekiyor.
42:44Yani üniversite sınavı 3 saat sürdüğü için 3 saat boyunca odaklanmayı bekliyor sistem senden.
42:49Sen 20 dakikalık ders çalışıp 15 dakika ara vererek çalışıyorsan o sınavda sıkılma ihtimali çok yüksek.
42:57Yüksek ama 3 saat çalışmak da çok doğru.
43:00Tabii.
43:01Yani her öğrencinin yapacağı bir şey değil.
43:03Dikkati çabuk dağılan bir öğrenci için dediğimiz teknik uygulanabilir.
43:0625 dakika ders 5 dakika mola 25 dakika ders 5 dakika mola şeklinde uygulanabilir ama.
43:11Hani sınavıya yaklaştığımız dönemde ben şunu da öneriyorum.
43:15Mesela o gün deneme sınavı yoksa bile sabah uyandığında yine sınav saatinde masa başına otur.
43:21Sınavın bittiği saatte masa başından kalk.
43:23O saatler.
43:24Anladım mantıklar.
43:25Mümkün olduğunca kendi sınırlarını zorlayıp daha tahammül seviyesini arttırmak lazım.
43:31Masa başında oturma deneyimini arttırmak lazım.
43:33Peki sınav ne zaman?
43:36Sınav Haziran'da 20 Haziran'da.
43:38Evet çok az kaldı.
43:39Bence az yani.
43:41Son aylarda hazırlık süreci nasıl olsun diyelim.
43:44Sizinle olan bölümü sonlandı.
43:46Son aylarda eksik oldukları konulara odaklanıp konu tekrarları yapmalılar.
43:52Yanlış yaptığı konuların üzerine çok eğilmeleri lazım.
43:55Denemelerde çıkan yanlışları hangi konudan çıkmış, hangi soruları çözmem lazım,
44:01nereleri tekrar etmem lazım şeklinde odaklanırlarsa hızlı bir şekilde netleri yükselebilir.
44:07Eksiklerin altını çizelim ve mutlaka oraya yönelelim.
44:10Peki hocam çok teşekkür ediyorum kıymetli bilgileriniz için.
44:14Öğrenciler panik yapacak bir şey yok.
44:16Hatice Hoca her şeyi anlattı.
44:18Her şey bizim geleceğimiz için.
44:20Ve kıymetli.
44:21Her şey çok kıymetli.
44:22Her an öyle ve değerlendirmek lazım.
44:24Sizleri uğurluyor.
44:25Biz sabah kahvemize devam edelim.
44:29Efendim geldik şimdi programımızın son kısmını hanımların artık gerçekten problemi.
44:37Yanımda da güzeller güzeli diyetisyenimiz Nisa Bağcı var.
44:41Hoş geldin Nisa.
44:42Hoş buldum.
44:43Nisa çok klişe bir şey söyleyeceğim.
44:45Hazır mısın?
44:45Çok hazırım.
44:46Gerçekten mi?
44:47Her pazartesi şu başladığımız diyeti bozuyoruz ya biz salı çarşamba.
44:55Oradaki sorun nedir?
44:56Bizde mi?
44:57Yoksa yanlış mı yönettik kendimizi?
44:59Nasıl yaptık?
44:59Aslında şöyle sorun bizde sayılmaz.
45:03İradesizlik de değil.
45:04Yönetimde hata var.
45:06Bu kat lezzetli olamaz her şey.
45:08Evet.
45:10Özellikle bizim ülkemizde zaten biliyorsunuz her şey çok lezzetli.
45:13Diyet valla çok zor bizim ülkemizde.
45:14Ama şöyle kalorisi çok kısıtlı diyetler ya da kalori saymaya kendimizi mecbur hissetmek.
45:23Evet genellikle salı günü hatta çarşamba günü bile bazen getiremiyoruz.
45:29Aynen.
45:29Bu diyeti bozmamıza sebebiyet verebiliyor.
45:33Ya şeylere denk geliyor musun Nisa?
45:35Görüyorsunuz.
45:36Limonlu suyla başladığım sabahın akşamı diyor.
45:39Allah ne verdiyse var.
45:41Sofrada sabah limonlu suyla bahsedip akşama çiğ köftelerle falan bitirdiğimiz bir durum oluyor.
45:46Ama mesela bir de şu sorun var.
45:48Kalori diyeti şey yapmayalım diyorsun hesabı doğru mu?
45:50Evet.
45:51Yani kesinlikle bir uzmanla çalışılması gerektiğini düşünüyorum.
45:55O kesinlikle.
45:55Ve kişilerin kendileri kalori saymaya başladıklarında bunu stresle birlikte yönetemedikleri de zaten bence çok açık ortada.
46:03Ki diyetler sürdürülebilir olmuyor.
46:05Bana katılır mısın bilmiyorum ama bir de herkesin diyeti ayakkabı gibidir.
46:09Yani giymeseniz herkesin diyeti kendine özel olmalı.
46:12Evet kesinlikle.
46:12Komşum böyle yaptı da ben bunu yaptım dersen olmuyor.
46:15Çünkü kan değerleriyle çok doğru orantılı bir şey diyet.
46:17Tabii ki de.
46:18Kan değerlerinin haricinde kişinin süregelen bir hastalığı olabilir.
46:22Tabii.
46:22Ya da bir alerjisi olabilir örnek veriyorum.
46:24Diyeti öyküsü olabilir.
46:25Tabii ki size yazdığım bir diyet herhangi başka birini kesinlikle ilgilendirmiyor.
46:30Zaten altını çizmemiz gerekiyor.
46:32Sosyal medyada gördüğümüz her şeyi uygulamamak da gerekiyor.
46:35Sosyal medya bu konuda gerçekten acayip bir hale geldi.
46:38Bilgi kirliliği inanılmaz bir hale geldi.
46:40Neyse ki sizin gibi uzmanlar çıkıp televizyonda bunun yanlış olduğunu altını çizince bir tık içimiz rahatlıyor.
46:44Şimdi bir sorun daha var.
46:46Evet.
46:46Hazretesi diyetinin dışında.
46:48Az yiyorum ama bir türlü kilo veremiyorum.
46:52Burada kim suçlu?
46:53Burada aslında biz suçluyuz.
46:55Çünkü farkında olmadan aldığımız gizli kaloriler var.
46:59Örnek vermem gerekirse kişiler televizyonun karşısında otururken de günlük yaşantısını sürdürürken de o kadar fark etmeden sağlıklı olduğunu düşündüğü fit
47:11atıştırmalıkların bazıları bile yüksek kalorili olabiliyor.
47:14Bizim bunların önüne geçmek için hem aldığımız besinlerin paketlerinin arkalarını düzgünce okumamız gerekiyor.
47:22Hem de kendimiz kendimizi günlük yaşantımızda evimizde çalışma ortamımızda kontrol etmemiz gerekiyor.
47:29Yani fazla aslında yemek yemek ya da hiç yememek arasında size kısaca şöyle özetleyebilirim.
47:37Az yemek yendiğinde vücut kendini savunma mekanizmasını alıyor ve tekrardan düşük kalorili şeyler tüketildiği düşünülse bile aslında o küçük porsiyonda
47:50proteinden o kadar düşük ve kalitesiz bir içerik oluyor ki ya da lif içerikleri o kadar az oluyor ki biz
47:57az bir oyun yediğimizi düşünürken aslında çok değersiz bir oyun yiyoruz.
48:01Hımm nicelik değil nitelik kesinlikle.
48:04Desek sanki bunu özetlemiş oluruz.
48:07Peki sürdürülebilir beslenme dediğimiz şey aslında diyet yapmamak mı?
48:12Aslında şöyle diyet başlangıçta bireylere bizim bu süreci öğretmek için uyguladığımız bir yöntem.
48:20Sürdürülebilir beslenme ise bir yaşam tarzı.
48:22Bizim doğru beslenmeyi, gerçek gıdaları, porsiyon kontrolünü doğru bir şekilde öğrenip bunun yanında da mutlaka bir egzersiz, spor gibi takviyelerle
48:33kendimizi zinde tutmamız gerekiyor.
48:36Peki sürekli kalori saymak psikolojiyi bozuyor mu metabolizmayı bozduğu kesinlikle?
48:43Aslında kalori saymak psikolojiyi en büyük etkileyen şey bu süreçte.
48:48Çünkü psikolojimiz kilit taşı diyette.
48:52Örnek veriyorum.
48:53Siz kalori sayıyorsunuz.
48:55Artık yapay zekayı da saydırıyorlar.
48:57Fotoğraf atıp bu kaç kalori diyoruz ya değil mi?
48:59Örnek veriyorum.
49:00100 kalori bir brokoli ile 100 kalori bir cipsin, çikolatanın bağırsaklarınızda yarattığı etki aynı değil.
49:07O yüzden siz bir diyete başladınız diyelim ki ve bir uzmanla çalışmıyorsunuz.
49:11Ben günlük 1000 kalori alıyorum ve kalori açığı oluşturuyorum.
49:14Ve böylelikle de kilo vereceğim.
49:16Evet diyebilirsiniz ama sonrasında o kişiye mutlaka bugün ne yedin diye sorulması gerekiyor.
49:22Yani sen kalori aldın evet ama 100 kalorilik brokoli mi yedin 100 kalorilik cips mi yedin?
49:28Kesinlikle.
49:28Bir de bağırsağı da sıkıntısı oluyor dediniz.
49:30Kesinlikle.
49:31Şöyle bağırsaklarımız zaten bizim en önemli organlarımızdan bir tanesi.
49:37Ve onun mikrobiyatasını bozmak diyeti de insanın genel sağlığına da olumsuz etkileyecektir.
49:43Şimdi bu gece yemeklerini konuşalım.
49:45Konuşalım.
49:46Sonra sabahı da konuşacağız çünkü kahvaltıyı.
49:48Gece yemeği bize kilo aldıran şey mi yoksa ne yediğimiz mi önemli burada?
49:54Aslında geceleri yani akşam geç saatlerde vücudumuzun sirka diyen ritmi yavaşlıyor.
50:00Bu şu biyolojik saatimiz gittikçe düşüyor.
50:04Ve örnek vermem gerekirse insülün duyarlılığımız azalıyor bu saatlerde.
50:09Siz gece geç saatlerde salataya yönelmiyorsunuz.
50:13Mutlaka ufak bir atıştırmalı ya da sizi mutlu edecek bir çikolataya yöneliyorsunuz.
50:18Ve bunun sonucunda vücuda...
50:19Gece salatada yenmez şimdi.
50:21Evet.
50:21Lütfen.
50:22Gece yiyorsan akşam yemeyeceksin yani.
50:25Ay diyetisyenle de öyle konuşmam olmaz ya.
50:28Şaka yaptım ya.
50:29Beni engelleme sakın.
50:32Katılıyorum size ve ne yersek yiyelim.
50:34Bu neden oluyor?
50:35Ne düşüyor da bizim insülün mü düşüyor?
50:36Şöyle bizim insülüne karşı duyarsızlığımızda vücuda aldığımız kaloriler ya da bir karbonhidrat o basit şekerler zaten yağ olarak depolanmaya ortam
50:47hazırlıyor.
50:48Ve siz ne yerseniz yiyin aslında o ben kilo alıyorum gece yemek yesem yarıyor su içsem yarıyor bile diyor bazı
50:55insanlar.
50:56Bu sonuca vermiş oluyoruz.
50:57Bir de vücut o kadar uyanık ki gökyüzünü saat falan her şeyi biliyor valla.
51:01Evet.
51:01Ve kendi iç saatimiz var zaten.
51:03Buna da sirke diyen ritim deniyor.
51:05O ritim zaten yavaşlıyor geceleri.
51:07Peki bir de sabahı konuşalım.
51:08Konuşalım.
51:09Hani şu kahvaltı yapmadan kilo verenler doğru mu yapıyor?
51:12Yoksa metabolizmayı sabote mi ediyoruz?
51:15Metabolizmayı sabote etmek denilebilir.
51:17Çünkü güne geç saatlerde başlamak aslında doğru bir şey.
51:21Çok da yanlış sayılmaz.
51:22Kişiden kişiye değişmesini yine altını çizelim.
51:24Evet.
51:25Ama güne kahvaltıyla başlamak hafif freş bir öğünle başlamak sizin gün içerisindeki kan değerlerinizi, kan şekerinizi dengede tutmanıza yardımcı oluyor.
51:35O yüzden evet kahvaltıyı kesinlikle öneriyorum.
51:38Yani ilk öğünün hafif olmasını diyelim.
51:41Kesinlikle.
51:41Bunun bir saati, belirli bir saati olmamakla beraber hafif bir ilk öğünle başlamak.
51:45Daha da olur olacaktır.
51:46Hani öğüçe kadar yemek yemedim, bir lahmacunun içine bir döner ver kardeşim falan olmasın yani.
51:50Ki zaten öyle bir öğünle başlarsanız da kan şekeriniz aniden dengesizleşecek.
51:54Ve siz kendinizi yorgun hissedeceksiniz, alsız hissedeceksiniz.
51:57Tekrar kısa sürede aç hissedeceksiniz.
51:59O yüzden bizim gerçekten sağlıklı gıdalara, yüksek proteinlere, gerçekten iyi liflere ihtiyacımız var.
52:06Lif çok kıymetli beslenmede.
52:09Peki diyette tamamen yasak koymak mı yoksa kontrolü kaçamaklar yapmak mı?
52:15Aslında kaçamak yapmayı ya da kaçamak kelimesini diyette danışanlarımla kullanmaktan çekiniyorum.
52:22Çünkü öncelikle insanı ve isteklerini ön planda tutmamız bizim bu süreçleri daha uzun vadede devam ettirebilmemiz için.
52:31Yani en önemli şey.
52:32Ve eğer kaçamaklar yapılıyorsa ve birey bundan dolayı kendini çok fazla strese sokuyorsa zaten bu da vücudumuzda kortizol seviyelerimizi yükseltecek.
52:44Ve kortizol seviyeleri de vücuttaki zaten dolaylı yoldan uzun vadede yağ tutunmasını etkili kılacaktır.
52:51Yani bu kaçamaklardan huzursuzluk bile bize uzun vadede kilo mu aldıracak?
52:55Kesinlikle. Özellikle kadınlarda stres çok önemli bir faktör.
52:58Peki ofis çalışanlarının kilo vermesini zorlaştıran en kritik rutin?
53:05Öncelikle hareketsizlik.
53:07Sonra mutlaka masalarında, çekmecelerinde hafif bir atıştırmalık bulundurmaları.
53:13Ve en önemlisi ve danışanlarımda en çok karşılaştığım şey.
53:16Çalışma ortamlarında lavaboya çıkmamak için su içmekten geri durmaları.
53:21O kadar önemli ki. Kaç danışanımla bu sebepten dolayı uzun konuşmalar yaptığıma inanamazsınız.
53:29Su çok önemli.
53:30Su içmuyor çünkü tuvalete çıkar diye.
53:31Evet. Dışarıda bile çalışan bir insan olmasına gerek yok.
53:34Niye iş aşkıymış ya bir tuvalete gitsin?
53:37Allah Allah. Çok garipmiş.
53:39Evet ya hareketsizlik, küçük atıştırmalıklar ve su içmemek.
53:43İş kaçmıyor ya canım. Bir tuvalete gidin canım.
53:46Çok sık tuvalete çıkıyorum diyor. O kadar alışkan değil ki su içmemeye.
53:51Ya su çok şakasız, çok kıymetli.
53:54Ben tabii böbreklerimle ilgili büyük problemler yaşadığım için su çok içmediğim dönemlerde su çok kıymetli bir şey.
54:01Bence her beslenmeyi de bir yerde destekleyen bir bitki örtüsü gibi su olmazsa olmaz bir şey.
54:09Zaten metabolizmamızın doğru çalışmasında çok önemli, kritik bir rol oynuyor.
54:14Peki zayıflatır mı gerçekten?
54:16Zayıflatır diyebilirim.
54:17Ama tek başında tabii ki de yetersiz kalacak diğer her şey gibi.
54:21Düzenli beslenmeyle desteklenmesi gerekir ki metabolizmamız da doğru çalışsın.
54:26Peki bir ara verelim.
54:28Reklama gidelim.
54:29Dönüşte birkaç sorum daha var.
54:31Hem toparlarız.
54:32Kısacık bir ara verelim.
54:33Bir su içelim.
54:35Efendim kısa bir aranın ardından sohbetimiz devam ediyor.
54:38Yanımda çok tatlı bir konuğum var.
54:40Kendisi diyetisyen Nisa Bağcı.
54:43Zayıflamayı konuşuyoruz tabii ki ve doğru diyeti.
54:46Ama şöyle de bir durum var.
54:47Şimdi mesela sağlıklı beslenmeye başladım.
54:50Bugün ben başladım.
54:51Benim listemde Nisa hiç abartmıyorum.
54:558-10 kişi falan engellemem lazım.
54:57Yani sosyalleşmeyi falan bırakmam lazım.
54:59Bunun sebebi ne?
55:00Bizim ülkemizde genellikle sosyalleşmek, bugün akşam nerede ne yiyoruz, nerede ne içiyoruz olarak yaşandığı için zaten evet çok zor.
55:10Ama maalesef ki hem kendi rutinlerimizi hem de çevremizi buna alıştırmamız gerekiyor.
55:15Ki o psikolojiyi yönetebilelim ve diyeti sürdürebilelim.
55:19Ama benim önerim size şu olur.
55:22Bir diyete başladınız ve dışarıdasınız, yemek yiyorsunuz ya da bir davettesiniz.
55:26İnsanlar size, aa Bircan Hanım diyettesiniz ama yine de yiyin diye ısrar etmeden öncelikle siz bir tabağınızı hazırlayın.
55:34Önünüze alın ki dikkat çekmeyin ve bu o süreci daha kolay yönetmenize yardımcı olacak eminim ki.
55:40Ne?
55:40Ben diyette olacağım ben, girer girmez ben diyetteyim.
55:45Bak sakın bana bulaşmayın, benim gözümün önüne de yemeyin deyip onlardan daha çok yerim kesin.
55:50İşte bunu yaşamamak için siz bir hazırlayın, yemeseniz de olur ya da tadına bakın.
55:57Az önce bahsettiğimiz gibi kaçanmak demek zaten yanlış, yasak koymak çok yanlış.
56:03Daha tetikliyordum.
56:04Sizin kendinizi mutlu hissetmeniz gerekiyor diyet yaparken.
56:06Peki, hani bir o motivasyon var ya, başlıyor bir motivasyon pazartesi, bir şey oluyor bir kırılma geliyor.
56:14Orada ne yapalım? Bir duşa mı girelim kendinize mi gelin? Nasıl yapalım?
56:17Aslında tamamen kendinizi serbest bırakmanız gerekiyor.
56:20O gün siz beş kutu çok fazla oldu.
56:23Beş paket çikolata yiyecekseniz yiyin.
56:25Ama sonrasında, bir sonraki öğününüzde kendinizi aç bırakmıyorsunuz.
56:30Mutlaka normal düzende, rutininizde, sağlıklı olarak ne yemeniz gerekiyorsa onu yiyorsunuz.
56:35Ki o kırılma anları sonradan ortadan kalksın ve yaşanmasın.
56:40Yani o kırılma anlarına bağlı kaldığımızda çünkü ben bir kere bozdum zaten.
56:45Bahane aramıyım.
56:47Bizim zaten milletimizde, hepimizde.
56:49Başlarsam tam başlarım, bırakırsam da tam bırakırım mantığı olduğu için.
56:55Evet.
56:55Sporda da hep öyle oluyor.
56:57Kesinlikle.
56:58Bayılıyoruz spora bahaneler üretmeye, diyete bahaneler üretmeye.
57:01Bugün diyet ama nasıl yapayım ya, baby shower var falan.
57:04Annenin diyet nasıl yapayım.
57:06Birçok diyet anne gününde bitmiştir biliyalım.
57:09Zaten o günler danışanlarımın yani en sevdiği günler olabilir.
57:13Tüm bol tabağı değil mi?
57:14Kısır günleri.
57:16Yani bu arada mesela şu şekilde çalışılabilir.
57:19O günlerde sağlıklı mezeler oluşturulabilir.
57:22Örnek veriyorum dört farklı mezeden birer kaşık güzel sağlıklı fit tatlılar ki yine altını çizelim.
57:30Fit tatlı yapacağız derken de kalorisini yüksek tutmamak gerekiyor.
57:34Tutmamak lazım.
57:35Çünkü bunlar da bazen kontrolden çıkabiliyor.
57:38Peki bir hayat tarzına çevirmek için geçici bir hevesten bir hayat tarzına çevirmek için sağlıklı yaşamı ne yapalım?
57:45Son sorum olsun.
57:47Aslında kalori saymayı bırakıyoruz.
57:49Ve bence çok sık da tartılmak çok doğru bir şey değil.
57:53Ne zaman tartılayım?
57:54Eğer bir diyet yapıyorsanız haftada bir gayet yeterli.
57:58Çünkü o da vücudu, hormonlarınızı dengesizleştirebiliyor, sizi strese sokabiliyor.
58:04Evet ya.
58:04Ama tabii ki de yine kişiden kişiye de değişiyor.
58:07Bazı insanlar sabah akşam tartılıyor ki arada işte kalori açığı oluşturdun mu?
58:12Ay ne yedim?
58:13Ne bana kilo yaptı?
58:14Bunları öğrenebilmek için.
58:15Ama sonrasında ya en önemli şey ve benim altını çizeceğim.
58:20Aynaya baktığımızda kendimizi mutlu hissetmemiz gerekiyor.
58:23Ve o tartı değil bizim için önemli olan şey.
58:27Nasıl hissettiğim?
58:27Evet ve nasıl göründüğümüz ve mutlu nasıl olabildiğimiz.
58:30Çok teşekkür ediyorum.
58:32Teşekkür ederim.
58:33Diyetli sohbetiniz için.
58:34İnşallah söylediklerimiz, söylediklerin uygulamada bir yerlerde olacaktır.
58:40Çünkü diyet zor ama imkansız değil.
58:43Kesinlikle değil.
58:44Bu işi böyle zorlaştırmayın.
58:46Her şey bizim için.
58:47Günün sonunda bizim mutluluğumuz için.
58:48Programımızın da sonuna geldik.
58:50Birlikte kapatalım.
58:51Kapatalım.
58:51Çok teşekkür ediyorum.
58:52Ben size tanıştığımı çok memnun oldum.
58:54Ben de çok memnun oldum.
58:55Hadi bize el sağlıyoruz.
58:57Gidiyoruz.
58:57Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen