- 29 dakika önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00Efendim günü aydın sabah kahveniz başladı hayırlı haftalar, muhteşem haftalar, beyaz siv ekranlarındasınız.
00:05Harika bir program sizleri ve bizi bekliyor.
00:08Çok güzel bir kahve istiyorum Selenge'den güzeller güzel Selengeciğim.
00:12Sana bir güzellik geldi ama. Bir şey oldu sana.
00:14Ne oldu?
00:16Ne oldu?
00:18Söyleyemedim. Gördün mü? Kadir böyle yapıyor bak.
00:21Şunu söyleyeceğim, bunu söyleyeceğim falan. Çıkınca hiç yok.
00:24Bu kadar ama ne demek istediğimiz anlaşılmıştır.
00:27Bu kahve sizler için efendim kıymetli izleyicilerimize.
00:30İnstagram'dan bizi takip etmeyi unutmayın lütfen sabahkahvesi.tv yazarsanız oradaki içeriklerimiz harika ve sizler için gelin buyurun başlıyoruz.
00:39Efendim sabah kahvemiz başladı güzeller güzel. Kutu bebeğim.
00:43İkira benim kutu bebeğim.
00:45Kendisi diyetisyen İkra Özcan. Hoş geldin.
00:48Hoş buldum Bircan Hanım.
00:49Nasıl geçmiş programımız güzel geçti değil mi?
00:51Çok güzel geçmiş.
00:52Ne yorumlar ne yorumlar. Sende çok yorum geldi.
00:54Evet baya yorum geldi.
00:55Güzelliğine de yorum yapıyorlar seni.
00:57Teşekkür ederim.
00:58Allah bebek gibisin.
00:59Çok sağ olun. O sizin güzelliğiniz.
01:01Güzel bakışlarınız.
01:03Çok teşekkür ediyorum.
01:04Bu son yıllarda bir şeyler duyuyoruz.
01:06Bağırsak sağlığı daha da önemli hale geldi.
01:09Neden bu kadar daha önemli hale geldi?
01:11Bütün vücudu etkiliyor mu gerçekten?
01:12Evet.
01:12Bağırsak sağlığı bizler için çok önemli.
01:15Bağırsak sağlığında mikrobiyotamız var.
01:17Mikrobiyota nedir?
01:19Yararlı ve zararlı mikroorganizmaların, bakterilerin bulunduğu bir yapıdır.
01:23Şimdi biz mikrobiyotamızı iyi beslemeliyiz ki, oradaki yararlı bakterilere iyi bakmalıyız ki, besinlerden elde edeceğimiz biyoyararlanım yani yararlanım artsın ve
01:35vücudumuzdaki enflamasyon azalsın.
01:38Yani enflamasyon nedir?
01:40İltihaptır.
01:41Vücutta oluşan iltihap hastalıklardır.
01:44İşte bağışıklık dediğimiz şey de belki orada da sıkıntı olabilir.
01:47Evet kesinlikle.
01:48Ne kadar enfeksiyon varsa bağışıklık o kadar düşük oluyor ya.
01:51Kesinlikle öyle.
01:52Zaten besinlerden yararlanamadığımız zaman otomatik olarak bağışıklığımız düşüyor.
01:56Besleyemezsek?
01:58Besleyemediğimiz zaman işte hastalıklara sebebiyet gösteriyor.
02:00Vücutta iltihapik durumlara sebebiyet gösteriyor.
02:03Ama tüm vücudun etkilemesi garip.
02:04Tüm, yani şöyle aslında bağışsak bizim hani beynimiz gibi, vücudumuzun beyni gibi, kalbi gibi çok önemli bir organ.
02:14Otomatik olarak bütün sistem etkileniyor.
02:17Bizim amacımız o bakterileri beslemek olacak.
02:20Bu yüzden.
02:21Evet kesinlikle.
02:22Çünkü son zamanlarda bunu daha da bilinçli hale geldik bak.
02:24Hep şu lafı duyuyoruz işte bağırsak ikinci beyin.
02:27Evet.
02:28İkinci beyin falan.
02:28Bunun sebebi bu.
02:29Evet kesinlikle öyle.
02:31Ve bu ağızdan başlar.
02:33Ağızdan bağırsaklara kadar olan sistem bizim için çok kıymetli.
02:38Ağız mikropiyotası da aynı şekilde oluyor.
02:41Ağız sağlığımıza da çok dikkat etmeliyiz.
02:44Bu sefer boğaz enfeksiyonlarımız artabiliyor.
02:46Aynı şekilde mi mikropiyotası?
02:47Tabii.
02:48Mesela diş sağlığımız bağırsak sağlığımızı etkiliyor.
02:51Böyle bir durum söz konusu.
02:53O yüzden ağız sağlığımıza da dikkat etmeliyiz bu durumda.
02:57Bak enteresan bu.
02:59Sindirim falan hep etkiliyor bunu.
03:01Evet hepsini etkiliyor.
03:03Peki sağlıklı bir bağırsak için günlük hayatımızda nelere dikkat etmeliyiz?
03:06Mesela beslenme olmaz.
03:08Beslenmede olmazsa olmaz dediğin bir şey var.
03:11Şöyle olmazsa olmaz dediğimiz o yararlı bakterileri besleyen lifli gıdalardır.
03:17Bu lifli gıdalar neler mesela?
03:19Kuru baklagiller, tam tahıllılar, meyveler, sebzeler bunları mutlaka öğünlerimize eklememiz gerekiyor.
03:26Mesela nasıl eklemeliyiz?
03:28Günde iki öğün.
03:29Bu lifli besinlerden bolca tüketiyor olmamız lazım.
03:33Bildiğiniz üzere zaten hani salata ondan sonra sebze gibi besinlerin çok böyle kalori değeri olmadığı için çok sık tüketmemizde bizim
03:43için hiçbir sakınca yok.
03:44Hiçbir sakınca yok bol bol tüketebilirler.
03:47Ama çok iyi yıkanmak şartıyla değil mi?
03:49Evet kesinlikle öyle.
03:49Diğer türlü de bu sefer böbreklerimize sıkıntı olacak.
03:52Şöyle tabii ki tarım ilaçları mevcut.
03:54Evet evet.
03:55Benim yaptığım şey şu sirkenin içerisinde yaklaşık bir 10-15 dakika kadar bekletiyorum.
04:01Daha sonrasında yıkıyorum.
04:03Mis.
04:03O şekilde temiz olmuş oluyor.
04:05Elmasır kesinle mi bekletiyorsun?
04:06Evet elmasır kesinle.
04:07Daha lezzetli oluyor.
04:09Evet evet ben de çok seviyorum.
04:10Peki olmazsa olmazlarımız lifli gıdalar.
04:13Kesinlikle öyle.
04:14Barsan dostu yani.
04:15Evet.
04:16Bağırsaktaki yararlı bakterilerimizin dostu.
04:19Çok net anladım.
04:20Evet.
04:21Peki farkında olmadan bağırsak sağlığımızı bozan en yaygın alışkanlıklar neler?
04:25Şimdi birinci sırada gereksiz antibiyotik kullanımı yatıyor.
04:29Aa ah.
04:30Bağırsak bozuyor.
04:31Evet direkt bağırsak bozuyor.
04:33Ve şöyle söyleyeyim bağırsakımızdaki yararlı bakterileri 2 sene içerisinde onarıyor.
04:39Nasıl onarıyor?
04:41Çok geç.
04:42Çok geç.
04:43Yani o bağırsak sağlığı kendini.
04:46Onar nasıl?
04:472 yıl diyor.
04:48Evet 2 yıl.
04:492 yıl.
04:49İnsan ömründen gidiyor 2 yıl.
04:50Kesinlikle öyle.
04:51Ne yapabiliriz peki?
04:53Bir antibiyotik yapmaz bunu ya.
04:55Yapar mı?
04:55Yapıyor kesinlikle.
04:56Bu benim kendi dahiliye hocamın söylediği bir durum.
05:00Şimdi bir dakika.
05:01Belizsiz antibiyotik mi?
05:02Yani şöyle antibiyotik aslında bu durumu yapıyor.
05:06Peki biz telafi için diyetisyenler ve fonksiyonel tıp uzmanları ne yapıyoruz?
05:11Ben bu noktaya geleyim.
05:13Probiyotik taklisinde bulunuyoruz hastaya ya da danışana ve bu şekilde o bakterilerin daha hızlı üremesini sağlamış oluyoruz.
05:24O antibiyotin de bize olacak olası olumsuz etkilerini de ortadan mı kaldırmış oluyoruz?
05:30Evet evet kesinlikle öyle.
05:31Neyle?
05:31Probiyotikle.
05:32Probiyotikle.
05:33Şimdi ben burada hani probiyotik olarak size bir marka öneremem ama nasıl karşılayabiliriz?
05:41Kefirle karşılayabiliriz ama meyvesiz ve sade kefir olacak.
05:47Sade kefir.
05:48Onların böyle hani şat versiyonları da var.
05:51Evet evet.
05:51Onları kullanabilirler.
05:52Ama size tavsiyem şu bir uzman yardımıyla eğer çok fazla kullandıysanız bir uzman yardımıyla doğru probiyotiği seçerek sürecinize devam etmeniz
06:03gerekiyor.
06:04Yoksa gerçekten bu süreç gittikçe uzayabiliyor.
06:08Ve de kötü bir zamanmış bu.
06:10İki yılda bile kendini.
06:11İki yıl.
06:12Çok fazla.
06:12İki yıl boyunca full dikkat etmen gerekiyor.
06:14Evet evet.
06:15Çok zor.
06:16Şimdi başka bir sorun var.
06:19Bu hanım özellikle hanımlar bizler sosyal medyada gördüğümüz her diyeti uygulama yolunda böyle baş koyduk adeta.
06:27Sosyal medyada ne gördüysek yapacağız falan ya.
06:30Bu yöntemler doğru mu?
06:31Mesela son zamanlarda ne vardı?
06:34Yumurta diyeti duydunuz mu?
06:35Yumurta diyeti.
06:36Yumurta diyeti.
06:37Sadece yumurta mı uyuyoruz?
06:38Evet yani.
06:39Ben su diyetini duydum.
06:40Su diyeti var.
06:41Yumurta diyeti var.
06:42Şimdi tek tip besinle beslenme olmaz.
06:45Olmaz.
06:45Neden?
06:46Vitamin ve mineral kayıpları olur.
06:49Su diyetinde mesela kas kaybı olur.
06:51Yeterli miktarda protein alınmadığında biz otomatik olarak hızlı kilo veriyoruz.
06:58Hızlı kilo verirken yağ ile beraber ödem ile beraber kaslar da gidiyor.
07:02Tek tip beslenme diye bir şey olmaz.
07:04O yüzden lütfen sosyal medyadan duyduğumuz kürler olsun.
07:08Çünkü tansiyon hastalarımız olabilir.
07:11Yeşil çaya...
07:13Alerjik intoleransı.
07:15Evet intoleransı olabilir.
07:16Tölere edemeyebilir.
07:18Ya da işte o kürler, gasriti, reflüsü olan insanlar için zararlı olabilir.
07:24O yüzden sosyal medyadan duyduğumuz her şeyi lütfen yapmayalım.
07:28Çok doğru söylüyorsun.
07:29Kesinlikle.
07:30Ya bazı saçı...
07:31Göbeğiniz üç günde gidecek falan.
07:33Böyle bir şey olabilirim ya.
07:34Benim göbeğim gider, seninki gitmez.
07:37Şöyle söyleyeyim size.
07:38Hiçbir kür yağ eritmez.
07:41Ama ne yapar?
07:42Ödemlerimizi rahatlıkla atmamızı sağlar.
07:45Ama herkese de aynı kür uygulanamaz.
07:47Uygulanamaz.
07:48Şimdi gasriti varsa, eğer böyle sirkeli, limonlu bir kür yaparsa mahvoldu midesi.
07:54Tabii, kaç yapayım derken göğüs çıkarmak bu.
07:58Kesinlikle öyle.
07:59O yüzden sosyal medyada değil, bilinçli insanlarla vücudumuzun belli testlerden geçtiği haliyle.
08:08Bunu da şunun için söylüyorum yani.
08:10Kiminin neye intoleransı var, kimi neyi toler edemiyor, kimi neye hassas.
08:14Onları bilmeden bu çok zor yani.
08:17Mesela tansiyon hastası günde 3-4 tane yeşil çay ise mahvolur.
08:22Mahvolur değil mi?
08:22Yükseltir mi, düşürür mü?
08:25Şimdi tansiyon, yükselen tansiyon var ve düşen tansiyon var.
08:29O yüzden farklı etkiler sağlar.
08:31Allah Allah.
08:32Bak ne kadar acayip bir şey.
08:34Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek isteyen biri nereden başlamalı?
08:37Yani en sık hatayı nerede yapıyoruz biz?
08:39Şimdi en sık hatayı kadınlar, özellikle kadınlar kendilerini çok aç bırakarak yapıyorlar.
08:45Ne yapıyorlar?
08:46Bunlar çok düşük kalorilerle uzun süre aç kalıp bir de üzerine kardiyo yapıyorlar.
08:51Peki bunun sakıncası bize ne?
08:54Bir kere metabolizma yavaşlıyor.
08:55Uzun süre biz aç kaldığımızda.
08:57Metabolizma yavaşladığı zaman bu sefer artık o sindirimi zorlaştırmış oluyoruz biz giderek.
09:03Hani o şişkinlik hali artıyor.
09:05Daha sonrasında ödem hali artabiliyor.
09:08Vücut kendini kilitliyor.
09:09O yüzden bizim yapmamız gereken tabağımızı olabildiğince dengeli bir şekilde doldurarak ve sürdürülebilir bir alışkanlıkla o diyeti devam ettirmek.
09:24Yani yaşam alışkanlığı haline getirmek.
09:26Biz kısmadan özgürce istediğimizi yiyebilerek o yaşam alışkanlığını kazanabilmemiz gerekiyor.
09:34Biz şey gibi sanıyoruz ama şimdi diyelim cuma günü tatile çıkacak kadın pazartesi diyor ki bir dört gün bir diyet
09:41yapayım ben.
09:42O dört gün diyor hiçbir şey yemeyeyim açlıktan diyor helak olayım şişlerim mişlerim insin.
09:47Halbuki orada biz metabolizmayı yavaşlattık.
09:50Evet.
09:50Vücut dedi ki ne oldu kıtlık var hemen depolar nereye gidiyorsun basene masene ne varsa al doğru mu?
09:56Hayır ilk önce ödenden gidiyor.
09:57Nasıl oluyor?
09:58Sudan gidiyor vücudumuz su tutuyor ya.
09:59Tutuyor.
10:00Evet sudan gidiyor eğer bol su içiyorsa tabii ki daha sonrasında ani kas kayıpları görülebiliyor ve vücut şok olduğu için
10:09kendini tutabiliyor.
10:11Ama tabii genç insanlar da ani bu şekilde diyetler şok diyetler hızlı kilo verdirebilir ama bir yandan da bir o
10:19kadar aldırır.
10:20Dört kilo verdiyse altı yedi kilo daha fazla alır.
10:23Yani vücudumuz öyle bir mekanizma ki biz bu mekanizmayı uygun yaşamalıyız.
10:28İşte o şok diyetlerin etkisini de görülünce tartıda sanki böyle sağlıklı bir şey yapmış gibi gelebiliyor insanlar ama bunu yaşam
10:37haline getirsek daha sağlıklı, daha sakince değil mi?
10:40Agresif diyetlerden ise her şeyi dengeli bir tabakta görsek, proteini, sağlıklı karbonhidratı o zaman konu bambaşka, başka bir şey konuşuyor
10:50olur şu an.
10:51Kesinlikle yani benim 180 kilodan 80 kiloya düşen danışanım var.
10:54Ne kadar sürede?
10:56Her şey yaklaşık bir buçuk sene yani 14 ay 15 ay gibi bir sürede.
10:59Mükemmel 100 kilo.
11:01Evet 100 kilo ve yani istediği şeyleri yiyebilerek biz bu kilolara ulaştık.
11:08Mutlu da yani.
11:08Mutlu da ve artık onun bir yaşam standartı var, benimsediği bir standart var ve onun dışına çıkmıyor.
11:15Bu çok doğru biliyor musun?
11:16Onu alışkanlık haline getirmeye, disiplinli şekilde alışkanlık haline getirmek çok etki yapıyor ama görev değil.
11:23Bak görev gibi hissedersen yapmıyorsun.
11:26Onu böyle artık şey oluyor, bir tutku haline dönüştürüyor.
11:29Doğru.
11:29Sonra bir bakıyor alışkanlık olmuş.
11:30Zaten alışkanlık haline gelmiş.
11:31Yapmayınca huzursuz olma durumu.
11:33Evet.
11:33Sende de oluyor dur kesin.
11:35Şöyle bende olmuyor.
11:36Ben yemek yemeyi çok seviyorum.
11:38Aa!
11:38Gerçekten hani ben...
11:40Ne oldu şey?
11:41Kebabı çok seviyorum.
11:44Ondan sonra tantuni.
11:46Tantuni'ye bayıladım.
11:47Ekmeksiz yiyor musun tantuni'yi?
11:49Yok.
11:49Bayağı ekmekli, yoğurtlu, yağlı.
11:51Hayatımın diyetisini buldum.
11:53Sesi açın.
11:53Evet.
11:53Nasıl yiyorsun tantuni'yi anlatmak için?
11:56Şöyle söyleyeyim.
11:57Benim arkadaşlarım, videolar var hatta diyetisyen profilimde.
12:00Tamam.
12:01Kahvaltılarda benimle dalga geçiyorlar.
12:03İşte almışım önüme kaymağı balı.
12:06İşte diyetisyen bu kadar çok yer mi?
12:08Sen işte bu kadar yiyip nasıl bu kadar zayıf kalıyorsun?
12:12Diyorum ki, ben size zaten yiyerek zayıflamanın formülünü öğreteceğim.
12:17Bunun bir formülü var.
12:19Ben yiyorsam onu.
12:20Tantuni dedi.
12:21Öyle bir dengeliyorum ki kendi zihnimde.
12:24Tabii tabii ben yağlı kısmını da yiyorum Bircan Hanım.
12:26Öyle yağlı kısmını atmam.
12:28Hepsini sıyırırım.
12:29Sana şöyle söyleyeyim.
12:30Tantuni yediğinde üç gün kendimle konuşmuyorum.
12:32Çünkü tantuni çok seviyorum.
12:34Ve annem çok iyi yapıyor.
12:36Bir gün gel bize.
12:36Yağlı kısmından vereceğim.
12:38Olur olur.
12:39Bak onu yiyorum ya.
12:40Üç gün kendimle konuşmuyorum.
12:41Hayata küsüyorum.
12:42Lütfen yapmayın.
12:43Bunu sakın kendinize yapmayın.
12:44Zaten tantuni birçok Facebook'tan çok daha masum.
12:48Neden?
12:48Bir hamburgerden işlenmiş bir gıdadan çok daha masum.
12:51Masum mu?
12:52Ama biz bunu nasıl dengeleyeceğimizi kişisel bir diyet planıyla uyguluyoruz.
12:58Evet.
12:59Çünkü hastanın yaşı çok önemli.
13:01Hayat standartları çok önemli.
13:03Hani kendisi evde yemek yapabiliyor mu?
13:06Nereden sipariş veriyor?
13:07Bunların hepsini bir arada toparlıyoruz.
13:10Ve ona uygun, onu sevebileceği planlı bir diyet hazırlıyoruz.
13:14Tamam.
13:14Sağlıklı yaş alma.
13:16Longevity çok duyuyoruz.
13:17Hadi biraz senden dinleyelim nedir?
13:19Evet.
13:20Bir canın longevity son zamanlarda çok popüler oldu.
13:23Bunun temel sebebi şu.
13:25İnsanlar yaşlanmak istemiyor.
13:27Genç kalmak istiyor.
13:29Şimdi biz longevity için neler yapabiliriz?
13:31İnsanlar işte kolejenler kullanıyor.
13:34Ondan sonrasında bir sürü gördüğünüz gibi.
13:36Takviye, protein tozları, probiyotikler, prebiyotikler.
13:41Evet evet evet.
13:41Ama avuç avuç kullanıyorlar.
13:42Evet.
13:43Belki modellerde de görmüşsünüzdür model videolarında.
13:46Ama şöyle bir durum söz konusu.
13:49Biz kan tahlilleriyle eksiklerimizi belirleyip onun üzerine nelere ihtiyacımız var?
13:55Ona göre bilinçsiz bir şekilde almamalıyız.
13:58Bu da kesinlikle planlanması gereken bir durum.
14:02Ama size şunu önerebilirim.
14:03Bu da mı kişiye özel planlanacak?
14:04Evet bu da kişiye özel.
14:05Ama şöyle.
14:05D vitamini herkeste eksik.
14:07Çünkü günlük yaşamda mesela biz İstanbul'da ne yapıyoruz?
14:12Yani arabadayız, evdeyiz, güneş görmüyoruz.
14:15Evet.
14:16Öyle olunca D vitamini herkeste eksik.
14:19Ve D vitamini bizi kanserden koruyan en önemli vitaminlerden bir tanesidir.
14:24O yüzden herkese D vitamini kullanımını rahatlıkla önerebilirim.
14:27Onun yanında ikinci olarak omega 3.
14:30Omega 3.
14:30Kolajen olarak da şunu öneriyorum.
14:32Toz kolajen yerine ilik ve ilik suyu.
14:35Kemik iliği.
14:37Haa.
14:38Evet.
14:38Doğal kolajen.
14:38Onu kaynatın.
14:40Suyunu bir güzel isterseniz buz küpleriyle yemeklere katın.
14:43Buz küplerine koyun, dondurun yemeklere katın.
14:46İsterseniz taze taze yiyin.
14:48Bu şekilde kullanabilirsiniz.
14:49Ben kolajeni toz olarak değil, kesinlikle doğal bir besinle alınması taraftarıyım.
14:55Peki.
14:57Çok teşekkür ediyorum.
14:58Rica ederim.
14:59Kıymetli bilgilerin için.
15:00Şu tantuni formülünü en azından hem Instagram'ın da paylaş hem de bizlere söyle.
15:04Tamamdır.
15:05Seni uğurluyoruz.
15:06Biz sabah kahvemize devam ediyoruz.
15:10Efendim sabah kahvemiz devam ediyor.
15:13Güzeller güzeli konuğum.
15:14Diyetisyen Gökçen Şahan bizlerle.
15:16Kendisi biraz heyecanlı ama çözeceğiz.
15:18Çünkü bildiğimiz konular.
15:20Hoş geldin.
15:20Hoş buldum.
15:21İyi misin?
15:22Çok iyiyim.
15:23Ya şu zayıflama iğnelerini biraz konuşalım.
15:25Tabii ki.
15:26Şimdi herkes özellikle son zamanlarda zayıflama iğnelerine ilgiyi arttırdı.
15:31Bunun sebebi ne olabilir?
15:33Çünkü aslında hepimiz hızlı ve kolay bir yoldan çözümler arıyoruz.
15:38Zayıflama iğneleri de bunların en başında geliyor.
15:40Güncelde zaten tıbbi bir tedavi bu.
15:43Ama insanlar artık çok rahat bir şekilde alıp kullanabileceklerini düşündükleri için çok fazla ünelim var.
15:48Aynı zamanda ünlülerin de bunu sosyal medyada çok fazla kullanıp verim aldıkları için insanlar onlar kullanıyorsa vardır bir bildikleri mantığıyla
15:56düşünüyorlar.
15:57Birçoğu da saklıyor ama kullandığını.
15:59Evet.
15:59Ama anlıyorsunuz değil mi siz?
16:01Kim bilir nasıl o öyle zayıf olur.
16:02Evet yüzünden bile anlıyoruz.
16:04Tamam onları ilerleyen dakikalarda konuşacağız.
16:06Benim de var teslimlerim.
16:07Peki.
16:08Burada diyeceğim ki sence bu böyle mi böyle mi bir analiz edeceğiz.
16:12Çünkü diyetler ki ben diyetle zayıf ya hadi ya.
16:15Peki zayıflama iğneleri gerçekten herkes için uyumlu mu?
16:18Mesela uygun mu?
16:19Kimler kullanmalı?
16:20Kimler kullanmamalı?
16:21Kesinlikle hayır.
16:22Herkes için asla uygun değil.
16:24Zaten hekim kontrolünde hekim tavsiyetiyle başlanması gereken tıbbi tedaviler bunlar.
16:29Bu çok önemli bir şey.
16:30Kesinlikle.
16:30Söylediğin şey.
16:31Çünkü herkes kafasına göre.
16:33Arkadaşın dolabında gören.
16:34Aynen öyle.
16:35Bir dozda ben yapayım.
16:36Bu mümkün olabilir mi böyle bir şey?
16:37Kesinlikle hayır asla.
16:39Bunlar zaten obezite tedavisinde ve fazla kiloya eşlik eden tipiki diyabet ya da hipertansiyon gibi hastalıklarla birlikte kullanılması önerilen ilaçlar
16:49bizim için.
16:50Aslında bir şeker ilacı gibi bir şeydi değil mi?
16:54Aslında hayır.
16:55Nasıl?
16:56Tam olarak öyle değil.
16:57Çünkü bu ilaçlar bizim için GLP-1 analogları.
17:00GLP-1 dediğimiz şey tokluk hormonu salgılatan vücudumuza tokluk hormonu salgılatıyor.
17:05Mide boşalmasını geciktiriyor.
17:06Beyin diyor ki sen toksun şu anda vücuda.
17:08Ay ne güzel diyor ya beyin.
17:09Ama işte.
17:10Ama işteleri mi var?
17:11Ama işte.
17:12İştelerini de konuştuk.
17:13Tabii ki.
17:13Peki toplumda iğne oldum işte istediğimi yerim gibi bir algı var.
17:20Bu doğru bir algı mı?
17:22Şöyle danışanlarım da var benim bu şekilde iğne kullanan ama şu çok yanlış.
17:27İnsanlar şu mantığa giriyor.
17:29İğne zaten vurulduğu andan itibaren birkaç gün içerisinde özellikle ilk 3-4 günde iştahı bıçak gibi kesiyor.
17:36Ve bu noktadaki insan zaten hiçbir şey tüketemiyor.
17:39Ve bu zamanda da şey diyor.
17:40Yiyeceğim zamanda en azından sevdiğim şeyleri yiyeyim mantığına giriyor.
17:44Bu çok yanlış.
17:45Bizim için çok yanlış.
17:46Çünkü zaten yetersiz bir beslenme var ortada.
17:48Aynı zamanda biz bunu dengesiz bir beslenme haline getirirsek kaçınılmaz sonra.
17:53Yani faydalı bir şeyler mi yemeliyiz?
17:54Tabii ki.
17:55Niye ya?
17:56İstediğimizi yiyelim işte.
17:57Yine olmuşuz.
17:58Olmaz.
17:58Peki vücudun protein ihtiyacı, yağ ihtiyacı, karbonat ihtiyacı, lif ihtiyacı bunları göz önünde bulundurmamız gerekiyor.
18:05Şimdi şu anda bende taşlar oturuyor.
18:08Okey okey.
18:09Tamam benim için her şey yerinde oturdu.
18:11Yani insanların bazı kas...
18:13Dur kas kayıplarına geleceğim.
18:14Heyecanlandım biraz.
18:15Tamam.
18:16Ya mesela zayıflama inleri tek başına.
18:19Kalıcı kilo kaybı sağlar mı?
18:21Tek başına.
18:22Mümkün değil.
18:23Yani bu zamana kadar sosyal medyada popüler olan çok fazla zayıflama çayı, zayıflama kahvesi, öğün yerine geçen tozlar vesaire.
18:31Eğer işe yarayacak olsaydı bunlar işe yaramaz mıydı zaten?
18:34Zayıflama ineleri bizim için tıbbi bir tedavi.
18:36Tıbbi tedaviyi sadece kalıcı kilo kaybı için yapamayız.
18:40Yani bu çok mantıksız olur.
18:42Zayıflama inesi bizim için şu demek.
18:44İştahı baskılayalım.
18:45Bu süre zarfı içerisinde fazla yemekten kaçınalım.
18:48Ama doğru beslenelim.
18:49Doğru beslenmediğimiz takdirde kişi az önceki konuya geliyor.
18:53İstediğini yediği kısma geldiğinde, proteinden eksik beslendiğinde kas kaybı ve su kaybı yaşıyor.
18:59Yani bizim buradaki amacımız kalıcı kilo kaybı.
19:02Biz yanlış bir amaçla mı kullanıyoruz acaba çoğunlukla?
19:06Kesinlikle.
19:06Yani insanlar şunu söylüyor.
19:08İğneyi alayım, kullanayım, birkaç ay zaten işten mi baskılsın, yemeyeyim, vereyim 15-20 kilomu, sonra rahat rahat istediğimi yerim.
19:14Ama düşünce zaten burada yanlış.
19:17Peki o zaman sürdürülebilir bir beslenme mi?
19:20Kesinlikle.
19:20Bunu nasıl yapacağız mı?
19:22Bu önemli galiba.
19:23Burada da diyetisyenler olarak biz devreye giriyoruz aslında.
19:25Ben de ne zaman devreye gireceksiniz diye düşündüm açıkçası.
19:28Şimdi iğneler iştahı baskıladı.
19:29Tamam.
19:30Kişi zaten yeterli bir şekilde beslenemiyor.
19:32Yani haftada bir vuran iğneler bunlar bizim için.
19:34İlk üç gün, dört gün diyelim bir iştah baskılanıyor.
19:39Dördüncü günden sonra bir iştah açılmaya başlıyor.
19:41Öyle mi?
19:41Kulansak bile.
19:42Tabii ki.
19:42Çünkü bir haftalık bir süre.
19:43Aynen öyle.
19:44Tamam.
19:44Ve bu noktada zaten yetersiz beslenen bireye bizim beslenebildiği durumlarda bıçak gibi kesilen iştah var ya,
19:52onun böyle azıcık azaldığı durumlarda yiyebileceği maksimum proteini vermemiz gerekiyor.
19:57Zaten çok az besleniyor çünkü.
19:59Çünkü hep tok hissediyor.
20:00Aynen öyle.
20:02Orada da protein, özellikle protein diyorsun.
20:05Sadece protein değil aslında.
20:07Proteini özellikle baskılamamın ana sebebi insanların proteinden yetersiz beslenmesi.
20:11Çünkü ağır karbonhidrat daha cazip geliyor insanlara.
20:15E tabii.
20:15Hazır yiyorken bir tatlı gömeyim diyor.
20:17Tabii ki.
20:18Yiyemiyor, yiyemiyor.
20:19Yani düşünün 24 saat boyunca hiçbir şey yiyemiyor.
20:21Hani yemek gördüğü anda, yemek düşündüğü anda bile midesi bulanan bir insan var.
20:24Yemek istediği takdirde sevdiği şeye mi yönelmesini beklersiniz yoksa bizim verdiğimiz proteine yönelmesini beklersiniz.
20:30Çok haklısın.
20:30Tabii ki sevdiğim şeye.
20:31Ama doğrusu sizin verdiğiniz reçet olacak.
20:34Peki mide küçülür mü?
20:36Mide küçülür mü?
20:37Tabii ki.
20:38Mide hacmi olarak azalır.
20:39Değil mi?
20:39Zaten o midenin kası zaten o hemen büyüyüp hemen küçülen o kası.
20:42Tabii ki.
20:43Hemen de büyüyor bir de hacıması.
20:44Maalesef.
20:46Peki zayıflama elisi kullanan kişiler beslenme düzenlerinde en çok hangi hataları yapıyorlar?
20:53Beslenmede.
20:54Beslenmeyerek.
20:54En büyük hata beslenmemek.
20:56Tam da onu söylüyorum.
20:57Bir çoğu bunu yapıyor zaten.
20:58Zaten tokum tok hissediyorum.
21:00Niye zorlayarak bir şeyler yiyeyim ki?
21:01Daha fazla kilo veririm yemezsem.
21:02Mantığına giriyor.
21:03En büyük hata bu.
21:04Bunun dışında bir hata olarak görebileceğimiz şey olursa liften çok yetersiz besleniyorlar.
21:09Veya çok yağlı ve çok şekerli ürünleri bir anda tükettikleri zaman.
21:13Zaten o şeker.
21:13Bulantı, kusma, reflüde eşlik ediyor ve kaçınılmaz oluyor.
21:17İğneyi bırakanların çoğunda yen etki olarak gördüğümüz en sık gördüğümüz şey bulantı, kusmaya eşlik eden bir reflü problemi.
21:24Yani ben doğru mu anlıyorum?
21:27Zayıflama iğnesini kullanan bir bireyin mutlaka bir diyetisyenle ve bir uzmanla yol yürümesi gerekiyor.
21:35Bir diyetisyen olmasa bile mutlaka bir hekim kontrolünde olması gerektiğini kesinlikle savunuyorum.
21:41Eğer kişi kendi başına dengeli beslenmeyi yönetebiliyorsa çok da diyetisyene ihtiyacı yok.
21:46Belki diyetisyen geçmişi olan bir kişidir ve beslenmeyi biliyordur.
21:49Bu iğne iştahı baskılasın diye almıştır.
21:52Doktoru bu şekilde önermiştir.
21:53Doğru bulmuştur bunu.
21:54Bu kişinin özellikle bir diyetisyenle çalışmasına hiçbir şekilde gerek yok.
21:57Ama bilmeyen bir insan, beslenmeyi bilmeyen bir insan sadece karnını doyurmak olarak gören insanları için kesinlikle diyetisyen şart.
22:04Evet, şimdi çok merak ettiğim bir şeye geldi.
22:07Kas kaybı.
22:08Hızlı kilo veren biri kas kaybı mutlaka yaşıyor.
22:12Yaşamaması için ne yapacak?
22:15Şimdi burada iki tane temel kural var.
22:17Birincisi protein.
22:18İkincisi ağırlık ve çalışmak.
22:21Yani fiziksel aktivite.
22:22Şimdi kişi bu kas kaybını neden yaşıyor?
22:25Birincisi yetersiz besleniyor zaten.
22:26Kontrolsüz kilo kayıplarında biz şunu çok sık görüyoruz.
22:29Araştırmalarla da desteklenmiş bir şey bu arada.
22:32Kontrolsüz kilosunu veriyor veriyor.
22:33İğneyi bıraktığı anda çok net bir şekilde tekrardan kilosunu geri alabiliyor.
22:37Hızlıca.
22:38Çok hızlı bir şekilde.
22:39Hatta şöyle söyleyeyim size.
22:41Eskisinden daha mı çok?
22:42Efendim?
22:42Eskisinden daha mı çok oluyor?
22:44Bunu da görebiliyoruz.
22:45Kesinlikle bu olur demiyorum ama bunu da görebiliyoruz.
22:47Şöyle düşünün.
22:48Basklanan bir iştah var.
22:49Bir iğneyle baskılıyoruz.
22:51Bu iğneyi bıraktığınız anda bu basklanan iştah bir anda.
22:53Günlerce belki haftalarca aylarca baskılanmış bir şeyden bahsediyoruz.
22:57Bir anda bıraktığınızda ne olacak?
22:59Serbest kalacak.
23:00Tabii.
23:00Ve bu da kişiyi sürekli yemeye itecek.
23:02Sürekli yemeye itecek.
23:04Böyle sanki hapisten çıkmış gibi.
23:05Kesinlikle.
23:06Vücudumuz bu arada çok akıllı.
23:08Kaybettiği kası da yerine koymaya çalışır.
23:10Kaybettiği suyu da, yağı da.
23:11Kiloyu da.
23:12Aynen öyle.
23:13Kesinlikle.
23:14Peki yeterli protein alımı bu süreçte neden bu kadar önemli?
23:18Hep proteinden bahsediyoruz.
23:20Ya şöyle söyleyeyim.
23:22Kontrolsüz kilo kayıplarında en sık karşılaştığımız şey yağdan değil, kas ve sudan kayıp.
23:27Ya niye?
23:28Vücut bu kadar zekiyse lütfen yağdan gitsin.
23:30Onu da şöyle matematiksel minik bir hesaplamayla anlatayım.
23:34Bir kilo yağ kaybedebilmeniz için yaklaşık olarak 7700 kalori açık bırakmanız gerekiyor.
23:40Tamam.
23:41Siz bir haftada 7700 kalori açık bıraktığınızı varsaymadan şuraya geleyim.
23:46Bir haftada bir kilonun dışında 5 kilo verdiniz.
23:49Mümkün değil.
23:50Bir haftada 7700 kalorilik açık bırakmak mümkün değil.
23:53Burada da kasları parçalamış oluyoruz zaten.
23:56Matematik olarak zaten olmuyor.
23:58Sadece matematikte diyemem, sadece biyolojide diyemem, sadece kimyada diyemem.
24:01Hepsinin harmanlanması aslında.
24:03Peki fiziksel aktivite zayıflama yenilerinin etkisini destekler mi?
24:07Yani egzersizler.
24:07Kesinlikle destekler ama burada sadece kardiyo ve yürüyüş çok yetersiz kalır.
24:12Kas kaybetmemek adına bizim ağırlık da kaldırmamız gerekiyor.
24:16Ağırlık egzersizlerini hayatınıza eklediğiniz takdirde kaslarınızı çalıştırmış olursunuz.
24:20Ve bu noktada vücudun kas kaybetmeyi düşünmemesini sağlarız.
24:24Hani aklından bile geçirememiş olur.
24:25Nasıl olsa çalışan bir kas var.
24:27Aynen öyle.
24:28Ben bunu kaybedemem.
24:29Zaten bu çalışıyor.
24:30Ya ama bir şey soracağım.
24:31Genelde de yüzde bir erime görüyoruz biz.
24:34Ünlülerde ben öyle fark ediyorum.
24:35Çünkü bu noktada işte biraz...
24:38Beslenme mi?
24:39Biraz beslenme.
24:41Yani çökme dediğimiz şey hatta belki duymuşsundur.
24:43Ozenpik Face dediğimiz Hollywood yıldızlarında görüyoruz biz bunları.
24:47Aynen öyle.
24:48Direkt oradan gidiyor.
24:49Çok ya.
24:50Ben sevmiyorum o görüntü.
24:51Sanki böyle tövbesi hastalanmış gibi oluyor.
24:54İşte orada da yine çökme olmaması için doğru beslenme.
24:58Kesinlikle.
24:59Peki ideal kilo kaybı hızı nasıl olmalı?
25:03Çok kilo vermek ya da işte hangi riskleri beraberine getirir onu konuşacağız ama illa çok kilo vermek midir bu işin
25:10sağlıklısı?
25:11Asla.
25:12Ne?
25:12Aksine çok kilo vermeyi hedeflemememiz gerekiyor.
25:15Bir haftada 7 kilo vermek demek.
25:17Yani bunu da gördüm.
25:18Ay yok artık.
25:19Günde bir kilo eder.
25:20E tabi değil.
25:20Günde 7700 kalorilik açık demektir bu.
25:22Bir kilo alırım bak günde.
25:23O ayrı.
25:24Ama veremem.
25:25Aslında alamazsınız.
25:26Yani yağdan almanız mümkün değil.
25:28Ya o da şöyle bir durum.
25:29Ödeme ödem geliyor işte bir şeyler.
25:30Şöyle açıklayayım.
25:31Özellikle karbonhidratlı bir beslenme düzeniniz varsa bir sonraki tartıda bir kilo artı görebilirsiniz.
25:36Evet.
25:36Ama buradaki temel mantık biraz şu.
25:38Benim için bir molekül glikoz yanında ekstradan üç molekül suyu da yanında alıyor.
25:43Yani siz 100 gram karbonhidratı glikoza çevirdiğinizde artı 400 gram görürsünüz.
25:49Mesela tartılma olayı sabah aç karnına mı olmalı?
25:53Sabah aç karnına tuvalet sonrası öneriyoruz evet.
25:55Mutlaka.
25:55Bu gerçek kilomuz mudur?
25:57Kesinlikle.
25:58Tabi kadınların daha çok değişebiliyor bu noktada.
26:01Hani adet döngüleri gibi şeyler çok farklı olabiliyor.
26:04Bir de o döngülerde de tabi şişler ödemler falan.
26:07Tabi ki.
26:07İnsan iste istemez zaten tartı görmek istemiyorsun yani o günlerde aman diyeyim peki.
26:12Zayıflama ineleri bırakıldıktan sonra verilen kiloların durumu ne olacak?
26:18İnsanların en çok korktuğu şey ben bu iğneyi bırakırsam kilo alır mıyım?
26:22Eğer doğru beslenmeyi öğrenmemişseniz iğne kullandığınız dönemlerde kesinlikle geri alırsınız.
26:27Ve kontrolsüz bir şekilde geri alırsınız.
26:29Hatta az önceki sorunuzla da çok eşleşiyor bu.
26:33Daha fazlasını bile alabilirsiniz.
26:34İğne bizim için ne?
26:36Sadece iştahı baskılayan bir araç.
26:39Ben bu aracı kullanırken bir şeyleri öğrenemiyorsam zaten aracı kullanmayayım.
26:43Tabi burada hekimlerin söylediği şeyler onların önerileri çok daha önemli bir evrede.
26:48Ama kişinin burada biraz da kendisini geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum.
26:51Ben aslında yayına başlarken sanki sen diyeceksin ki böyle Gökçen'cim iğne sakın kullanmayı falan diye bir korktum.
27:00Çünkü artık yüzde seksen bir kullanım var.
27:04Ama demedin bak.
27:05Şöyle.
27:06Kontrollü olmak ve hekim kontrolünde olmak.
27:08Kesinlikle.
27:09Ya bariyatrik cerrahi bizim için nasıl bir tedavi yöntemiyse zayıflama iğneleri de aynı mantıkla bizim için bir tedavi yöntemi.
27:16Biz bunları reddedemeyiz.
27:18Ben reddettim.
27:19Siz reddettiniz.
27:20Sokaktaki insan bunu reddetmeyecektir.
27:22Bu onun için kolay bir yöntemdir çünkü.
27:24Bu kolay yöntemi doğru hale getirmeyi amaçlıyoruz biz.
27:27Peki.
27:28Sürdürülebilir beslenme dedik ya.
27:30Kısa süreli diyetlerden farkı ne?
27:32Yani mesela kısa kısa diyetler yapsam daha mı yorucu?
27:35Kesinlikle daha yorucu.
27:37Bedeninizi de yorarsınız.
27:37Hayat felsefesi olarak mı beslenmemizi?
27:40Şimdi sürdürülebilir beslenmeden mesela siz ne anlıyorsunuz bunu söyleyebilirim?
27:43Sürekli aynı şeyleri yemek gibi geliyor bana.
27:46Hayır asla.
27:46Değil mi bak?
27:47Asla.
27:48Yani en kısa yöntemle en kısa açıklayıcılıkla yüzde seksen yüzde yirmi kuralı dediğimiz bir kural var.
27:54Bir hafta boyunca yüzde seksen sağlıklı beslen.
27:56Yüzde yirmi istediğin şeylerden beslen.
27:58Bu yüzde seksen ve yirmilik dağılımı da haftanın beş günü seksen işte hafta sonu yirmi şeklinde değil haftanın geneline dağıt.
28:06O gün tatlı mı yemek istiyorsunuz?
28:07Yiyin.
28:08He tamam.
28:09Gün içerisinde de seksen'i yirmiye bölebilirim.
28:11Tabii ki kesinlikle.
28:12Böyle de yapmanız gerekiyor zaten.
28:15Dur bir dakika bir şimdi kafam karıştı.
28:16Seksen yirmi düşüneceğim.
28:18Bu yirmi dediğin şey tatlı mı oluyor?
28:19Tatlı da olur.
28:20Hamburger de olur.
28:21Face food olur.
28:22Abur cubur olur.
28:23Ama genelde yüzde seksen tetikte olalım.
28:25Bu sürdürülebilir bir hayat için de güzelmiş.
28:26Kesinlikle.
28:27Ya öyle olması gerekiyor zaten.
28:28Ve kişinin hayatına uygun planlanması gerekiyor.
28:31Hayatında avokadonun tadını bilmemiş bir insana avokado veremiyorsak onun için sürdürülebilir değilse aynı mantık geçerli sürdürülebilir beslenmede.
28:38Tatsız şeyden örnek vermen?
28:40Ya avokado benim için şeydir.
28:42Hani nereye çekersin oraya gidecek bir şeydir.
28:44Tatlı yapmak iste tatlı oluyor.
28:45Vallahi her şey oluyor.
28:46Kek bile olur.
28:46Evet.
28:47Peki bu tedaviye başlamadan önce mutlaka bir diyetisyen ve hekim desteği almanın öneminden bahsettik.
28:53Bununla beraber bunun nedenini soracağım.
28:56Bir de bildiğimiz sosyal medyada önümüze çıkan doğru bildiğimiz yanlışları bir değerleyelim.
29:00Son sorum olsun.
29:01En büyük yanlış bunu herkesin kullanabileceğine dair reklamların yapılması.
29:05Ben kullandım şöyle rahatım böyle mutluyum işte komşu kullandı bu kadar kilo verdi sen de kullan bir şey olmaz gibi
29:12bir durum.
29:12En sık gördüğümüz bu.
29:14İkinci olarak böyle felaket tellerleri olur ya hani kullanan herkes kanser oluyormuş ya öyle bir şey yok.
29:20Ay tövbe tövbe öyle mi diyorlar bir de?
29:21Tabii ki böyle diyorlar.
29:22Ay tövbe tövbe ilk kez duydum ya böyle bir şey.
29:23Bunları görüyoruz bu arada evet gerçekten böyle genetikler olabiliyor.
29:26İşte bu noktada da kişiye özel planlanması gereken bir şey.
29:29Sizin tiroid probleminiz, pankreas hitabı gibi bir geçmişiniz veya genetiğinizde böyle bir durum varsa
29:36kesinlikle tekrar değerlendirilmesi gerekiyor.
29:38Hekimin bunları bilmesi gerekiyor.
29:39Hekiminizle anlayı.
29:40Ha ailedeki kanser öyküsüne de bakılması lazım.
29:42Belki de genetiğini tetikleyecek bir şey vardır.
29:44Tabii ki.
29:44Bunun yeni ile alakası yok ki bu herhangi bir genetik durumla da gerçekleşebilecek.
29:48Aynen öyle evet.
29:49Zaten GLP1 analoglarından bahsediyoruz.
29:52Tokluk hormonu veriyor.
29:53Yani pankreas direkt pankreasın üzerinde etkisi var.
29:55Pankreas bizim için de insülün salgılayan bir organ.
29:59Türkçesi.
30:00Ne bileyim pankreasin cep aklıma şekerde sıkıntı var gibi geliyor.
30:03Şöyle insülün salgılayan bir organ olduğu için bizim için insülün de şekerle bağdaştırıldığı için.
30:08İşte bendire bir şey düz mantık.
30:10Kısa yoldan sonucu ulaşmak.
30:12Kısa yoldan şeker dehşete kapıldı.
30:13Peki Gökçen çok kıymetli ve çok tatlı bir sohbetim var.
30:17İyi ki geldin.
30:17Teşekkür ediyorum.
30:18Çok güzeldi.
30:19Çok teşekkür ederim.
30:20Söylediklerim çok kıymetli.
30:22Eğer varsa tabii ki kullananlar tabii ki var.
30:24Mutlaka bu işin hekim kontrolünde olması gerektiğinde altını çizmiş olduk.
30:28Kesinlikle.
30:29Böylelikle güzel oldu.
30:29Peki çok teşekkür ediyorum.
30:30Rica ederim.
30:32Seninle vedalaşıyor.
30:33Biz sabah kahvemize devam ediyoruz.
30:37Efendim sabah kahvemiz devam ediyor.
30:39Kıymetli bir konum var.
30:40Kendisi geleneksel ve tamamlayıcı tıp uzmanı Doktor Hatice Yoldaş.
30:43Hoş geldiniz hocam.
30:44Hoş bulduk.
30:45Merhabalar.
30:46Geleneksel ve tamamlayıcı deyince bu işin artık okullarda da var olması falan filan gibi bir rahatlıkla soracağım şimdi.
30:53Tabii ki.
30:54Buyurun lütfen.
30:56Tatsız ama çözümü var.
31:00Çok şükür ki tedavisi var.
31:01Kanser tanısı aldığınızda ne yaparsınız?
31:04Şöyle şimdi tabii ki bunu bir hoca gözüyle ya da doktor gözüyle değil direkt bir hasta gözüyle değerlendirmek isterim öncelikle.
31:12Kanser tanısı aldık ya da çok yakınımız biri aldı.
31:15Böyle bir durumda olması gereken şu standart tıbbi bir algoritmamız var.
31:22Yani onkoloji protokollerimiz var.
31:24Mutlaka ilgili bölüme başvurup onkoloji protokolleri ya da ihtiyaç halinde cerrahi protokoller olmalı.
31:31Ama bunlara ek olarak hocam artık yurt dışına da gitmeden Türkiye'de de neler var derseniz kanıta dayalı kabul görmüş bilimsel
31:40geçerliliği olan ve şu anda dal olarak da geleneksel tamamlayıcı fonksiyonel tıp kürsüsünün alt başlıkları içinde
31:47ozon tedavisi onun dışında akupuntur, homeopati gibi tıbbi metotlardan da doğru disiplinler ve uzmanlar eşliğinde faydalanmak gerekir ve ben de
31:58faydalanırdım.
31:59Her kanser için mi söylüyorsun?
32:00Şöyle şimdi tıpta algoritma değişmez aslında yani bilimsel yol haritası bellidir.
32:06Burada kanserin türü, evresi, derecesi bütün bunlar süreci belirleyen faktörler.
32:13Ama en önemlisine bölüm olarak da bizim katkı sağladığımız bunlara ek olarak kişi özel bütüncül protokoller.
32:20Yani bu saydığım tedavi disiplinlerinin bölümün kabul görmüş 15 alt dalının da tamamı bir hastada ya da bir hastalıkta uygulanmıyor.
32:30Tamamen kişiye özel ama hastaya uygun olan yani etki yapmayacak, mevcut tedavi disiplinini destekleyecek bilimsel protokollerin tamamını içermeli.
32:41Moleküler tedavi dediğimiz nedir?
32:43Moleküler tedavilerden de bahsetmek isterim.
32:46Şimdi moleküler terapiler aslında orta moleküler tıp başlığının alt dalları şeklindedir.
32:50Terapi mi tedavi mi?
32:52Terapi ve tedavi kelimesinin her ikisini de kullanıyoruz.
32:56Sadece farklı kullanım alanları var.
32:57Orta moleküler tıp dediğimiz konu vücudun yapı taşı olan esansiyel amino asitleri, enzimatik vitamin ve mineralleri ve bunlara ek olarak
33:07fitokimyasallar, flavonoidler gibi, fenolik bileşikler gibi tıbbi ve tedavi noktasında hastada doğrudan fayda sağlayacak.
33:17Yani bilimsel algoritmaya uyan içeriklerin tamamını kapsar aslında.
33:23Peki kanser hastalarında moleküler tedavinin yerini biraz konuşalım.
33:27Tabii ki.
33:27Ve şöyle şimdi artık kanserde de gerek onkoloji tarafında gerekse tamamlayıcı tıp tarafında hastalığa ve hastaya özgü biraz daha özgünleşmek
33:39gerekiyor.
33:40Burada da moleküler terapilerde tedavi disiplinine ek desteği seçerken tamamen hastanın genel sağlığı aynen öyle.
33:49Genel sağlığı ve onkolojik süreci aslında göz önünde bulunduruluyor.
33:54Ve moleküler terapilerin hem antitümörel yani tümör küçültücü yayılma engelleyici etkisinden hem de bunlara ek olarak diğer tedavi disiplinlerimizin sağlıklı
34:06hücrelerde oluşturduğu tahribatı da temizleyecek şekilde, destekleyecek şekilde iyileşmeyi kombin bir şekilde faydalanıyoruz.
34:15Şimdi kişiye özel deyince bu mesela kanserin türü ya da evresi ya da kişinin bağışıklık sistemi hepsi önemli değil mi?
34:26Kesinlikle.
34:27Yani şöyle düşünün mesela standart bir protokol vermiyoruz aslında hastaya.
34:31Hastanın genel onkolojik protokolleri, genel durumu, hastalığının süreci hepsini gözeterek bunlara en uygun olabilecek, yan etkisi olmayacak ve maksimum faydayı
34:42sağlayacak moleküler tedavi protokolünü esas alıyoruz.
34:45Peki bunun çalışma mekanizmalarını konuşalım.
34:47Tabii ki.
34:47Hastalarında buyursun.
34:49Şöyle şimdi süreçte aslında birden fazla bileşen bizim için önemli.
34:55Çünkü kanser dediğimiz hastalık bir günde ortaya çıkan ani düşme sonucu gelişen bir kol kırığı gibi ya da kemik kırığı
35:02gibi değil.
35:02Bu bir süreç aslında.
35:04Şimdi vücutta da normal şartlarda antitümörel mekanizmalar var.
35:10Hücresel bazda bu mekanizmalar düzgün çalıştığında kişinin işte hücresel oksidatif stresli diğer olumsuz bileşenleri ne kadar yüksek olursa olsun vücudun
35:21iyileştirici sistemleri ya da kontrol mekanizmaları da devrede oluyor.
35:25Ama tabii ki gerek dış faktörler gerek iç faktörler bütün bunlar bir araya geldiğinde genetik artı çevresel faktörler diyelim.
35:34Hani olabildiğince terminolojiden uzak ve Türkçe anlatmaya çalışıyorum.
35:38Bunlar bir araya geldiğinde mekanizma bir yerden sonra bozulmaya başlıyor.
35:43Ve kronik süreçte baktığımızda hastalık oluşmaya başlıyor.
35:48Şimdi moleküler terapiler ya da diğer getat yöntemleri bu süreçte ne yapıyor?
35:53Mevcut onkolojik tedavi protokollerimizde ek olarak süreçte hem tümör üzerinden etkileşim sağlıyorlar.
36:00Bahsettiğimiz anti tümoral, anti inflamatör yani kronik inflamasyonu önleyici artı tümörü küçültücü yayılımı engelleyici etki.
36:10Buna ek olarak da bağışıklık sistemini doğru regüle ediyorlar.
36:14Yani immun modülatör etkiye sahiptirler.
36:17Ek olarak da bizim en çok sevdiğimiz kısımlardan biri sağlıklı hücrelerin hızlıca toparlamasını sağlıyorlar.
36:25Şimdi sahada çok karşılaşıyoruz.
36:28Onkolojik tedavi protokolü hastamız için olmazsa olmaz bir protokol.
36:32Ama hastalar şu ya da bu nedenlerle genelde bu yan etki oluyor ya da gündelik hayattaki diğer sıkıntılar oluyor.
36:40Bundan dolayı tedavilerini bırakma noktasına geliyorlar.
36:43Ya da tıbbi olarak onkolog meslektaşım hani o tedaviyi o an hastaya uygulayamayabiliyor.
36:50Çünkü hastanın vücudu örneğin o an kemoterapiye uygun olmuyor.
36:54Böyle durumlarda dahi biz moleküler terapilerle doğru kombinasyonu yapıp hem yan etkiyi bertaraf ediyoruz.
37:01Hem de ana tedavinin tıbbi sürecini bozmadan etkisini artıracak pozitif bir etki yaratabiliyoruz.
37:07E zamanlı olur mu?
37:08Şöyle programlanması tamamen orada seçtiğimiz onkolojik protokolün ve tamamlayıcı getat protokolünün birbiriyle etkileşim disiplinine göre.
37:19Yine orada da hani alanında profesyonel hekimlerin yetkili hekimlerin süreç yönetimli multidisiplinler birden fazla bölüm bir arada gerçekleştirmesi gerekiyor.
37:29Tümörü küçültür mü?
37:31Evet antitümöral etki tümörü küçültücü tümörün oluşumunu ve yayılımını engelleyeceği etkidir aslında.
37:38Yayılımı deyince direkt metastas.
37:41Çünkü bu evre çok önemli bir evre yani.
37:44Her basamak aslında çok önemli.
37:46Hani çok doğru bir söylemimiz var.
37:48Erken tanı hayat kurtarır ama her evrede de hastaya doğru tıbbi disiplinleri uygulamak esas.
37:55Yani burada asıl olay şu bilimsel olmalı, geçerli olmalı, tedaviler güvenilir olmalı, bir tıbbi kimliği olmalı en önemlisi.
38:05Burada zaten fark yaratan süreçler bunlar aslında.
38:09Çünkü maalesef hastalar bu süreçte bilimsel kabulü olmamış birçok şeye de sığınabiliyorlar.
38:17Biz hekimlerin de bu noktada hastalara doğru ve kabul görmüş tıbbi disiplinleri en uygun, en doğru şekilde uygulaması gerekir.
38:26Tabii ki önce zarar vermeden.
38:28Kemo terapinin yan etkileriyle sanırım flört halinde bu tedavi.
38:35Yan etkileri de bertaraf edici artı özelliği var moroküler terapilerin.
38:40Seçtiğimiz tabi disipline göre.
38:42Ne yan etkileri?
38:42Şimdi şöyle kemoterapatik süreçte hastalarımızda bir takım yan etkiler olabilir.
38:48Bu apayrı bir konu.
38:49Fiziksel, ruhsal, hücresel hani bu böyle tek bir başlık değil.
38:54Kullanılan içeriklere göre yan etkilerinin oluşması mümkün.
38:57Ama burada ana tedavi disiplini hiçbir zaman terk edilmez.
39:02Zaten rutinde kullanılan tedavi disiplinidir.
39:04Sadece hastanın hem tıbbi hem psikolojik hem de sosyal uyumu anlamında da moleküler terapiler süreci %100 destekler.
39:13Yani antitümoral etkisi ya da işte bunların en olarak anti-inflamatör etkisi ya da vücuda diğer artıları bir yana moleküler
39:23terapilerde hastaya uygun gördüğümüz moleküler tedavi terapi protokolü
39:29eş zamanlı olarak hangi evrede olursa olsun yan etki kısmına da %100 pozitif katkı sağlar.
39:36Yani bertaraf etmede, sağlıklı hücreleri korumada ve hızlı iyileştirmede destek olur.
39:41Peki kişi özel mi belirlenir?
39:43Evet kişi özel belirlenir çünkü orada kişinin psikolojik durumu bile süreçte protokolü hazırlarken dikkate aldığımız unsurlardan.
39:52Yani bu da tamamen hem bütüncül bakış açısını hem multidisipliner yaklaşımı hem de kişiye özel diye altını çizdiğimiz hani kişinin
40:00bireyin özelinde de sağlık hizmetini ortaya çıkarıyor.
40:05Neye göre kişiye özel belirlenir?
40:07Yani kişinin yaşı, cinsiyeti bahsettiğim gibi psikolojik durumu şu an siz bir bireysiniz.
40:13Bakıldığı zaman bir hastalık sürecinde diyelim ki geldiniz.
40:17Biz ana tedavi protokolünüzü ek olarak iki bölüm onkoloji ile beraber multidisipliner çalışmayı planladık.
40:25Hastalığınızın sürecine ek olarak sizin genel durumunuzla önemli.
40:29Gerek hastalıktan dolayı psikolojik sadece bir panelimiz bir başlığımız gerek hastalıktan dolayı bir durumunuz var.
40:37Gerekse de örneğin normalde diyabetiniz var da üzerine kanser hastası oldunuz.
40:42Burada bütün bu ayrıntıları detayları gözetmemiz gerekir.
40:46Tabii çok önemli ya doğru bir de başka kronik hastalıklar.
40:49Hastalık yoktur hasta vardır aslında felsefesiyle de birebir uyumlanabiliyor.
40:53Peki moleküler tedavi ile fitoterapinin arasındaki farkı konuşalım.
40:59Tabii şimdi fitoterapi de doğru uygulandığında Getat'ın 15 haftalığından biridir.
41:05Özellikle fitokimyasallar, fenolik asitler, flavonoid birleşikler, antioksidan mekanizmaların doğru çalışmasında oldukça etkin tıbbi moleküllerdir ya da maddelerdir diyelim.
41:19Moleküler terapi daha geniştir, daha kapsayıcıdır.
41:23Çünkü neden?
41:23Başta tanımında belirttiğim gibi moleküler tereplerde vücudun esansiyel amino asitleri, enzimatik vitamin ve mineralleri ve bunlara ek olarak gerektiğinde ihtiyaç
41:35halinde tıbbi kabul görmüş fitokimyasallar, fenolik asitler, birleşikler de devreye girer.
41:42Yani moleküler terapi aslında çok daha kapsayıcıdır.
41:46Aynen öyle.
41:47Farkı bu.
41:48Evet, fitoterapi değilse hep böyle tıbbi bitkiler.
41:51Evet, şimdi o kısma da bir açıklık getirmek isterim.
41:54Şimdi şöyle ki, normalde fitoterapiden kastettiğimiz aslında bizim tıbbi kabul görmüş, gerçekten bir ilacımız kadar, farmakolojik bir ilacımız kadar işe
42:07yarayan,
42:08yani bütün standartizasyonu yapılmış tıraklar, fitoterapatikler, fitokimyasallar.
42:15Ama maalesef aslında sadece ülkemizde değil, bazen dünyada da belirli bölgelerde ya da işte insanlar arasında önemli olan insanımızın doğru
42:24anlaması, yani hastanın doğru anlaması esasında, bazen çok basit takviyeler, işte belirli gıdalar, ya her şey sanki fitoterapiymiş gibi ya
42:34da her bitki yan etkisizmiş gibi bir algı oluşuyor.
42:38Bu çok yanlış bir algı.
42:39Çünkü bakın faydası olan her şeyin yan etki olma potansiyeli de vardır.
42:43Ya da her bitkinin bir faydası yoktur yani.
42:46İkinci olarak aynen öyle.
42:48Her bitki fitoterapi altyapısına girmez.
42:51Yani burada tıbbi bitki, aslında çok basitleştiriyorum tanımları ama anlaşılması açısından tıbbi bitki kavramı önemli.
42:59Ve bütün bunlara ek olarak da algoritma oluşurken gerçekten hastaya fayda sağlayacak formu.
43:07Yani gidip de dışarıdan edinmesi, toplaması değil.
43:11Yani her birinin...
43:12Ölçüsü var.
43:13Aynen öyle ölçüsü var.
43:15İşte bitkinin üretim şartları var, formu var vesaire vesaire.
43:18Arka plandaki bütün tıbbi detaylara aiz olması lazım.
43:24Bu fitoterapi yani tıbbi bitkileri genelde aktarlarla falan da çok şey yapıyorlar ya.
43:30O yüzden tam o esnada bu soruyu soracağım.
43:32Evet.
43:33Moleküler tedaviyi sizce kimler uygulamalı?
43:35Şimdi moleküler terapileri de kesinlikle hekimler uygulamalı.
43:39Ve bu alanda kendini yetiştirmiş.
43:42Bilgisi, donanımı yani mevcut tıbbi statüsü yeterli olan hekimler uygulamalı.
43:48Çünkü neden?
43:50Bahsettiğimiz alt başlıkları düşündüğümüzde moleküler terapiler yani bir hastaya alıp
43:58beziz bir molekülün hekim tarafından uygulanması da değil.
44:01Bu alanda çok ciddi bilgi ve tecrübe isteyen konular.
44:05Ve literatürü geniş, pratikte de hani sahada doğru uygulandığında yüz güldürücü sonuç veren terapiler.
44:12Ama bu noktada da öncelik hekim olması, ikinci öncelik yani önceliğe ek olarak ekleyeceğimiz şart ise meslektaşımızın bu konuda yetkin,
44:23yeterli, donanımlı olması.
44:25Çünkü bilgi ve tecrübe de bu noktada çok değerli.
44:28Yani gerekli bilgiye, alt yapıya sahip olmalı.
44:32Üzerine de klinik tecrübesiyle, klinisyenliğiyle bunu pekiştirmiş olmalı.
44:37Peki son sorum olsun.
44:39Nasıl uygun görürseniz buyurun.
44:41Kanseri dördüncü evrede bile yenmek mümkün mü?
44:44Mümkün.
44:45Yani şöyle zaten şu an sadece moleküler terapi ya da ozon tedavisi yani get ad alt başlıkları değil.
44:51Totali düşündüğümüz zaman onkolojik protokollerimiz de geçmişe nazaran çok iyi noktada.
44:58Yani artık nokta atış tedaviler mümkün.
45:01Dediğim gibi hastalarımızın da kullandığı kelimeleri programlarda kullanmayı tercih ediyorum.
45:06Çünkü daha açık ve anlaşılır oluyor.
45:09Tabiri caizse nokta atışı.
45:11Yani direkt tümörün kalbine diyorlar.
45:13Bu şekilde.
45:15Bunlara ek olarak da tamamlayıcı tıp disiplinleriyle yani özellikle ozon terapinin altını çizdik.
45:24İşte buna ek olarak moleküler teraplerle ki moleküler terapler birden fazla disiplini içerdiği için aslında hastaya net bir yanıt oluşturuyor.
45:33Bu anlamda dördüncü evrede dahi hastamızın tabii uygunluğu varsa tedaviler açısından uygundur.
45:41Çok teşekkür ediyorum Oteci Hoca'nın kıymetli sohbetiniz için.
45:45Bizi izleyenlere de ışık olmuştur inşallah da umut olmuştur.
45:50Sizleri uğurluyorum.
45:51Biz sabah kahvemize devam ediyoruz.
45:52Lütfen rahatsız olmayı biz devam edelim.
45:54Çok sağ olun.
45:55Teşekkürler.
45:58Ve efendim geldik sabah kahvesinin kıymetli konu.
46:01Psikolog, yazar, İklimay Yıldırım hoş geldin.
46:04Evet merhaba.
46:04Yazarlık da var.
46:05Evet.
46:05Çocuk edebiyatıyla ilgileniyorum.
46:07Bir de.
46:08Evet.
46:08Hikayeler mi?
46:09Evet evet.
46:10Ya çok güzel.
46:11Kaç yaş?
46:12Şu an için okul öncesi bir metnim var.
46:15İnşallah okul dönemi içinde 9. sınıf 8. sınıf şu an çalışıyorum.
46:20Ay çok güzel mükemmel.
46:21Benim kızıma da bir tane yol açtı.
46:23Tamam tabii.
46:24Peki bazen fark ediyoruz ki aslında kendi kararlarımız değil insanların bizden beklentilerini yaşıyoruz.
46:28Evet.
46:29Bunun nasıl fark ederiz ya da bunun sebebi nedir?
46:32Evet.
46:32Bu benim aslında danışanlarımla en çok çalıştığım konulardan biri Bircan Hanım.
46:36Çünkü bu kendimize yabancılaşmamız bir anda olan bir şey değil.
46:40Biz bunu yavaş yavaş aslında ilişkilerde kendimiz olmayarak, kararlarımızla, ufak seçimlerimizde kendimiz olmayarak yabancılaşıyoruz.
46:47Ve gün sonunda da kendimize dönüp baktığımızda şu soruyu soruyoruz.
46:51Yani ben nese verdim, nasıl bir insandım, nasıl değerlere sahiptim.
46:55Evet bunların hepsi aslında geri planda kalıyor.
46:57Bu yüzden buradaki yabancılaşmayı önlemek için biz çünkü sürekli dış referansla hareket ediyoruz.
47:04Yani kendimize baktığımızda da onu fark edeceğiz.
47:06Elalem ne der, arkadaşım ne der, anne babam ne der.
47:10Hani hep bu konularda o kadar böyle mahir bir şekilde düşünmeye alışmışız ki bir de olumsuz düşünüyoruz, eleştirel düşünüyoruz en
47:17acımasız haliyle.
47:18Ben ne düşünürüm, ben ne isterim kısmı maalesef eksik kalıyor ve kendimize de böyle birazcık vicdansızca yaklaşıyoruz.
47:25Ben burada şeyi çok ehemmiyetli görüyorum.
47:28Belki hani sizler de kendi hayatlarınızda fark etmişsinizdir.
47:31Eğer biz kendi hayatımızın rotasını biz belirlemezsek.
47:36Yani bir gemi örneği vereyim mesela.
47:38Bir gemide ilerliyoruz.
47:39Ve bu geminin içerisinde işte dümende olan kaptan bir rota belirler ve oraya doğru gider.
47:45Hani gidecekleri yer çok mükemmel bir yer olmasa bile neticede bir yere ulaşır selametle.
47:50Rota belli.
47:50Evet ama içerisindeki geminin içindeki işte şeyler misafirler sürekli yönlendirme yapmaya çalışsa ve dese ki hani sağa git sola git
47:59şuraya gidelim şu adaya gidelim şuraya da uğrayalım o geminin ulaşacağı bir yer olmaz.
48:03Gemin içindeki misafirler hayatımızdakiler mi?
48:05Kesinlikle öyle.
48:06Yani bu en yakınlarımız da olabilir.
48:08Bunlar kötü niyetli insanlar değiller.
48:10Ama biz eğilimimiz gereği tabii ki başka insanlara da söz söyleme hakkı buluyoruz kendimizde.
48:15Ama kişinin kendi sınırlarını muhafaza etmesi ve ben belirli hususlarda rotamı çiziyorum.
48:20Ve oraya doğru ilerlerken evet sizi dinlerim.
48:23Ama elimden geldiği kadar da kendi değerlerimin doğrultusunda hareket ediyorum kısmını unutmamak lazım.
48:28Yoksa rotasız kalırız.
48:30Peki hayır demek.
48:32Evet.
48:32Zor mu? Niye böyle zorlaştı? Ya da hayır deyince kendimizi böyle suçlu hissediyoruz.
48:36Acaba hayır demese miydi falan gibi hissediyoruz. Niye böyle oluyor?
48:39Hayır demek aslında zor değil ama biz onun sonucundan çok ürküyoruz.
48:44Yani acaba hayır dediğimde dışlanacak mıyım, sevilmeyecek miyim?
48:48İşte ortamlarda artık istediğim kadar rahat bir şekilde hareket edemeyecek miyim gibi biz orada sonuçtan aslında reddedilme de diyebiliriz sanki
48:57buna.
48:57Yani reddedilme korkusu sebebiyle biz hayır deme hususunda çok büyük sıkıntı yaşıyoruz.
49:02Burada şey de var yani hayır dediğimizde kötü insan olmuyoruz aslında.
49:06Yani sınır çizmek, gerçekten kendi hayatımızı nasıl idare edeceğimiz o dümen metaforunu verdik ya.
49:13Orada birazcık dümende olmak ve bazen belirli sınırları çizmek çok önemli.
49:17Çünkü neticede burası da bir gönül yani o gönül kapısına her zaman herkesi kabul ettiğiniz zaman orada sevdiklerimiz var.
49:25Onlar zarar görecek, kendimiz zarar göreceğiz.
49:28Belki geleceğe dar, ümidimiz bile yavaş yavaş kırılacak.
49:31Çünkü her şeye evet diyen insan ve hani onay bekleyen ve sürekli de etrafından onay isteyen insan çok büyük bir
49:38gelişim içerisine giremez maalesef.
49:39Bazı eşler özellikle kocalarının hayır diyememe hastalığından çok müzdaripler.
49:45Yani bazen orada olmaması yereken yere gidiyor.
49:49Evet demek zorunda kaldığı için.
49:51Hayır diyemediği için evliliğiyle ilgili bir takım sıkıntılar yaratıyor.
49:56Bu hayır diyememe hastalığına evlilikleri de büyük bir sıkıntıya sokuyor gerçekten.
50:00Kesinlikle öyle.
50:00Kişisel gelişimi zaten geçtim.
50:01Kalpteki yeri fethetmeyi zaten geçtim ama bir de bu evliliklere de sorunun yarattığı kesin.
50:08Tam burada hareketle şunu soracağım.
50:09Yani biz böyle iyi insan olacağız derken acaba kendimizi yok saymak gibi bir şeyin çelişkisini mi yaşıyoruz?
50:14Nasıl bir durum bu?
50:15Kesinlikle öyle.
50:16Bu tas tamam kendimize yabancılaşmak demek.
50:18Yani artık sorduğunuz zaman mesela insanlar şeyi bile gerçekten bilemiyorlar.
50:23Ya ben normalde mesela ne giymeyi severim ama trend olan nedir?
50:27Ben normalde ne yemeye severim ama trend olan nedir?
50:29Yani zaten sosyal medyada çok hayatımıza hakim olduğu için
50:32hani oradaki bütün kültürü hayatımıza adapte etmeye çalıştığımızda bize bir şey kalmıyor.
50:38Yani ben orada herkes ne yapıyorsa yapmaya çalıştığımda kendimden bir şey katamam hayatıma.
50:43Böyle olduğu zaman da beni kitleler yönlendirir ve ben sürünün içerisinde
50:47hiçbir farklılığı olmayan bir birey olarak maalesef hayatımı sonlandırmış olurum.
50:52Burada başkalarını mı mutlu etmek istiyoruz biz?
50:55Evet.
50:55Ya başkalarını mutlu etmek aslında güzel bir şey.
50:58Orada fedakarlığın ölçüsünü iyi tutturursak
51:01evet aynen öyle işte orada bir denge var.
51:03Yani o dengeyi iyi koruduğumuzda
51:05ben aslında şuna inanıyorum.
51:07Belki siz de fark etmişsinizdir.
51:08Bir insan eğer kendi sınırlarını, kendi değerini, kendi yeterliliğini fark ederse
51:14çevresinde çok daha faydalı oluyor.
51:16Ama sürekli onları memnun edeyim diyerek kendini feda ettiğinde kendine bir şey kalmıyor.
51:21Hani bu uçakta derler ya hani önce çocuğunuza maskeyi takın yoksa
51:25önce kendinize takın yoksa hani çocuğunuza yardımcı olamazsınız diye.
51:29Hani burada kendimize maskeyi takıyoruz, direnç sahibi oluyoruz ki
51:33gerçekten sevdiğimiz kişilere fayda sağlayalım.
51:36Evet.
51:37Hayır diyemeyen insanlar tam olarak neyi kaybetmekten korkuyor?
51:41Evet.
51:41Statüsünü mü?
51:43Sevilmek.
51:43Aslında karşı taraftan onaylanmak, onay görmek.
51:46Evet çok insani bir şey.
51:48Hani bu çok fıtratımızdan gelen bir şey.
51:50Onaylanalım, sevilelim.
51:51Ama herkes bizi severse de çok da doğru bir şey.
51:53Mümkün değil.
51:54Mümkün değil.
51:55Böyle bir şey mümkün değil zaten.
51:56Hani böyle bir şey belirlemek, bir hedef belirlemek ve o doğrultuda ilerlemek mümkün değil.
52:02Zaten bu bize dedik ki hani doğru bir noktaya da götürmez.
52:05Bugün sizi belli bir hususta yönlendiren biri yarın karar değiştirecek.
52:08Siz kişilik mi değiştireceksiniz?
52:09Her gün her gün yeni farklı karakterler mi giyineceğiz?
52:14Mümkün değil yani.
52:15Referans olarak ya ben birazcık manevi yönelimli çalıştığım için bunları da danışanlarımla paylaşıyorum.
52:20Referans olarak insanı belirlediğinizde insan değişir, dönüşür, kararsızdır, yetersizdir, size zarar verebilir.
52:29Ama maneviyatımızı güçlendirip gerçekten Allah-u Teala'yı referans kabul ettiğimizde orası hakikaten bizim için sarsılmaz bir dayanak oluyor.
52:37Yani bunu bilmek ve o minvalle hareket etmek lazım.
52:40Yoksa fani olan insana sürekli bir şeyleri ya ne olur memnun ol, ne olur beni kabul et, ne olur onayla.
52:47Hani o bütün benliğimizi ona teslim ettiğimizde sonucu maalesef yıkım alıyor.
52:51Bir insan oldu yani öyle çok memnun olmaya.
52:54Mümkün değil yani.
52:56Bugün memnun edersin yarın bambaşka bir şey çıkar.
52:59Böylelikle bizde efor sürekli yorulan bir hal.
53:03Peki bazı insanlar da sürekli ben idare ederim, ben hallederim refleksi var ya bu güç mü demek ya ben çok
53:09güçlüyüm anlamına mı geliyor?
53:10Ya şimdiye kadar bakın reklamlarda bile öyleydi yani hayır diyemeyen insan daha doğrusu şöyle yani bize şu öğretildi eğer siz
53:20dışarıdan mükemmel görünüyorsanız ve hiçbir zayıflığınız yoksa hiçbir aciliyetiniz yoksa harika insansınızdır.
53:27Ama bizim fıtratımıza ters bir şey.
53:29Hani baktığımız zaman mesela ben şöyle düşünüyorum eğer bir ordu kendi zafiyetlerinin ve zayıflıklarının farkındaysa ve bunları tamire çalışıyorsa o
53:39orduyu yıkacak güç yoktur.
53:40Ama göz kaparsak eğer zayıflıklarımıza çünkü insan olarak zayıflıklarımız var bunu ya kabul edip geliştirmeye çalışacağız ya da o ben
53:49çok güçlü görünüyorum imajının altında yavaş yavaş parçalanacağız.
53:52Yani dışarı öyle görünmemize gerek yok ki bazen bizde düşebiliriz bazen canımız yanabilir yani bunları kabul ettiğimizde kesinlikle yol bizim
54:00için de ferah bir yol oluyor.
54:02Şu el alem ne der insanlar ne der aman o konu komşu ne der bu neden bu kadar güçlü bir
54:07baskı oluşturuyor?
54:08Özellikle de bu son yıllarda hayatımızda.
54:10Gerçekten vardı da.
54:11Evet evet sosyal medyayla bence bu daha medyayla beraber aynen daha kitlesel oldu.
54:17Evet ve hani kıyasla yaptığımız için sürekli hani insanlarla kendimizi kıyaslıyoruz.
54:23Onlara bakıyoruz ve hani onlar konuşmasa bile sanki bizi yargılıyorlarmış gibi düşünüyoruz.
54:28Yani benim gözümün gördüğü kulağımın işittiği her şeyle ilgili sanki kendimi eleştiri kabul etmem gibi bir şey.
54:34Halbuki hani herkes kendi yaşantısında herkes kendi rızkında kendi hayatında kendimize dönüp gözlem yapmadığımız müddetçe dış referanslı dedik ya hareket
54:44bize hep kaybettirir maalesef.
54:46Peki kısa bir ara verelim.
54:47Tamam.
54:48Reklamlardan sonra sohbetimiz devam edecek ve programı da beraber kapatırız.
54:52Biz bizim ilişkiler araya gidiyoruz ve işte buradayım.
54:55Efendim kısa bir aranın ardından sabah kahvemiz devam ediyor.
54:57Psikolog, yazar İklima Yıldırım'la sohbetimiz devam ediyor.
55:01Şimdi bugün bu yayını izleyen ve uzun zamandır kendim gibi yaşamıyorum diyen bir hanımefendi ya da bir beyefendi.
55:08Nereden başlasın?
55:09Evet.
55:10Bence çok önemli kritik bir soru var.
55:12O soruyu sorarak başlayabiliriz.
55:14Bugün gerçekten el alem ne der problemi olmasaydı etrafımızdaki insanlar eleştirilerini şu an birkaç saatliğine durdurabilselerdi hayatımızda ilk neyi değiştirirdik?
55:24İlk nereye bakardık?
55:25Bu soruyla bence başlayabiliriz.
55:28Bak sonuçlar tehlikeli de olabilir.
55:29İktim abona hazırız.
55:31Evet hazırız.
55:31El alem ne der baskısı bir yerde toplumu da.
55:34Bu baskıyı sevmiyorum ama bazen de otokontrol içinde lazım.
55:38Bazen de o kadar milletin varlığını unutuyoruz ki insanlar yokmuş gibi de yaşamak benim çok hoşuma giden bir özgürlük değil
55:46ama bu arada.
55:46Kesinlikle öyle.
55:47Bu çok gerçekten bence önemli bir şey.
55:49Zaten ben şunun çok güzel oldu söylemenizi dikkat çekmek istiyorum şu hususa.
55:54Bizim neslimiz hani 2000'ler sonrası biraz artık o fedakarlık hususunda çok ileri gitmektense biraz bencillik hususunda daha ileride.
56:02Ama annelerimiz daha fazla fedakarlıkta ileri giderek aslında bazı sınırları çok aştıkları için ve biz bunlara şahit olduğumuz için hani
56:11onun acısını çıkarmak istercesine diğer kutuba doğru yaklaşıyoruz.
56:15Sanki çocuğu öyle yetiştirdin.
56:16Evet aynen öyle bunun bir dengesi var.
56:18Fedakarlık göstermenin insanları düşünmenin ya burada zaten hani şu kadar özelliklere sahip olmak ya da şu sınırları çizmek değil de
56:26şu soru var.
56:27Ben fedakarlık gösterirken eğer iyi duygular besliyorsam sevdiğim için, muhabbet ettiğim için, gerçekten orada olmak istediğim için fedakarlık yapıyorsam amenine.
56:37Bu tamam.
56:39Ama eğer yaparken bir taraftan da karşı taraftan korkuyorsam ve benim esas niyetim onların tepkisini üstüme almamaksa işte orada bazı
56:48işler yolunda gitmiyor demektir.
56:49Yani niyetlerimizi belki birazcık kontrol edersek orada esas problemi saptayabiliriz.
56:54Peki başkalarının bizi sevmesi için sürekli değişiyorsak o sevgi bize gerçek midir, ait midir bize yoksa değişecek bir şey mi?
57:03Evet değil aslında çünkü orada evet o kişinin bizi sevme şekli de birazcık problemli.
57:10Yani neden bizi severken sürekli değişim talep ediyor, neden kendimizden vermemizi istiyor, kendimize yabancılaşmamızı istiyor.
57:17Çünkü gerçekten insan ait olduğu ortamda o kadar güzel çiçekleniyor ki.
57:21Hani dikkat edin eğer bir ortamda oraya ait hissetmiyorsanız, sürekli gerginseniz, sürekli karşı tarafın düşünceleriyle böyle meşgulseniz ve onlarla uğraşıyorsanız
57:32demek ki ya oraya aitteyizsiniz ya da o insanlarda hakikaten bir iletişim problemi vardır.
57:37Biz ait olduğumuz yerde, kendimiz gibi hissettiğimiz yerde çok daha güzel çiçekleniyoruz.
57:41Sürekli seni değiştirmek isteyen biriyle de çok zor değil mi ya?
57:44Evet, evet, evet.
57:45Ben bunu ikisi, ikili ilişkiler için söylemiyorum.
57:47Hayat boyu böyle yani.
57:48Sürekli senin değişimini talep eden biri ya.
57:51Ben niye seninle sürekli değişim yaşayayım ki yani?
57:53Kesinlikle.
57:54Peki şu da merak ettiğim bir şey, hayat boyu.
57:58Tek bir psikolojik gerçeklikle bir insanı yüzleştiriyor olsanız bu ne olurdu merak ettim?
58:02Evet, tek bir psikolojik gerçeklik.
58:05Yani belki şu olabilirdi, biz insanlar olarak gözümüz gerçekten o kadar dışarıda ki kendi iç gözlerimizi yapmaktan çok aciziz.
58:15Şimdi insan için iki önemli tefekkür metodu vardır.
58:18Bir tanesi dış alemi gözlemleyerek aslında kanunları ve işte toplumsal düzeni anlamak.
58:24Bir tanesi de kendimize dönerek kendimize dair gözlemlerde bulunmak.
58:28Bugün gözlüklerimizi gerçekten kendimize doğru çevirirsek, iç dünyamızı anlamaya çalışırsak,
58:34ben neyi, neden yapıyorum, neden hareketle yapıyorum, referansım nedir?
58:38Bu soruları sorduğumuz müddetçe ben dönüp dolaşıp yine kendimizi belirli hususlarda bulabileceğimizi düşünüyorum.
58:45Peki hadi son sorum olsun, sonra kapatalım birlikte.
58:48İnsan kendi sesini ne zaman duyamaz hale geliyor?
58:51Evet, bu da galiba diğer meseleyle ilişkili.
58:54Eğer dışarıdaki müzik sesi çok yüksekse, evin içerisinde böyle çok hoş bir müzik çalsa bile bunu duyamazsınız.
59:02Yani bu en yakınınızda olsa bile kulağınız onu duymaz.
59:05Yani belirli bir eşik var.
59:07Ama eğer ben gerçekten kendi içimde kıymetli bir ses olduğunu fark ediyorsam,
59:13demek ki dışarıdaki sesi birazcık azaltmam gerekiyor ki,
59:16gerçekten oradaki en önemli olan unsur nedir?
59:19Bana ne söylüyor? Yani içimdeki çocuk, içimdeki yetişkin, içimde gerçekten beni bana anlatacak olan kişi ne söylüyor?
59:26Onu belki duyabilirim ve dinleyebilirim.
59:30Kendi adama çok keyifli bir sohbetti, çok güzel sohbetiniz ve çok akıcı.
59:34Çok teşekkür ediyorum.
59:35Ben teşekkür ederim, çok memnun olduk.
59:37Sabah kahvemizi eşlik ettiğiniz için programı birlikte kapatalım.
59:40Tamamdır.
59:41Efendim bu haftalık bizden bu kadar.
59:42Yine aynı saatte görüşmek üzere, hoşçakalın.
59:44Hoşçakalın.
Yorumlar