Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 saat önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA

Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.

Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…







Döküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:09Tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimiz programında bu hafta Eyüp Sultan Camii'ndeyiz.
01:15İstanbul'un manevi kalbi diyebileceğimiz bir noktadayız.
01:19Eyüp Sultan Camii İstanbul'un fethiyle beraber aslında bu ismi almış.
01:24Fatih Sultan Mehmed'in isteği üzerine kabrinin nerede olduğu araştırılmış ve hocası Akşepsettin tarafından burada şu an bulunduğu, türbede bulunduğu
01:35yer olarak tespit edilmiş bir zat-ı muhteremdir.
01:38Bu zat-ı muhterem Hazreti Peygamber'in sahabeleri arasında önemli bir yere sahip olan Eba Eyyübel Ensari Hazretleridir.
01:46Bu sahabenin kendisinin hem önemini hem İstanbul'un dönüşümündeki rolünü İstanbul'u fethetmek için o yaşlı haliyle buralara kadar gelmiş
01:57olmasını bugünkü programda konuşacağız.
02:00Bugün İstanbul'un manevi kalbi Eyüp'teyiz.
02:04Gelin hep beraber caminin içerisine ve türbeye doğru ilerleyelim.
02:24Şu an Eyüp Sultan Camii'nin dış avlusundayız.
02:29Aslında burası bir sosyal kompleks olarak inşa ettirilen bir yer.
02:33Caminin tarihçesini, türbenin tarihini hep birlikte konuşacağız.
02:37Fakat az önce içeriye girdiğimiz kapının üzerinde yazan
02:41Kim Allah için yeryüzünde bir mescid inşa ederse Cenab-ı Hak da onun için ahirette bir mescid inşa eder.
02:47Hadisinden yola çıkarak İstanbul gibi önemli bir şehir 1453'te fethedildikten sonra
02:52burada hiç şüphesiz ilk inşa ettirilen caminin olduğu yerdeyiz.
02:57Bu şu açıdan önemli.
02:59İstanbul askeri olarak fethedildikten sonra manevi olarak da bir fethe şüphesiz ihtiyaç duyacaktı.
03:05Fakat bu fetihle beraber aslında biz şu an bulunduğumuz yerde
03:09sahabe-i kiramdan Eba Eyyub el-Ensari hazretlerinin yani o muhterem zatın kabrinin keşfi
03:16hiç şüphesiz dönemin alimleri Fatih Sultan Mehmed'in hocası Akşepsettin'e düşecektir.
03:22Peki bunlara geçmeden önce tarihsel süreci anlatmadan önce Eba Eyyub el-Ensari hazretleri kimdir ve niçin önemlidir?
03:31Ve bu semte İstanbul'un aslında surları içerisinde kalan bu bölgeye adını vermeden önce kimdir?
03:39Biraz buna odaklanalım.
03:41Şimdi bunun için İslam tarihinin önemli noktalarından bir tanesine gitmemiz gerekiyor.
03:46Burada hem sahabe-i kiramın İslam'daki konumunu konuşmamız lazım hem de bununla beraber
03:51Hz. Peygamber'in siretinde onun hayatında önemli bir nokta teşkil eden hicreti konuşmamız gerekiyor.
03:59Mekke'den Medine'ye olan göçü konuşmamız gerekiyor.
04:03Öncelikli sorumuz şu sahabe-i kiramın dindeki yeri nedir?
04:07Şimdi İslam tarihinde ümmetin en şereflileri ki peygamberlerden sonra Hz. Peygamber'in arkadaşları yani sahabe-i kiramdır.
04:16Onları değerli kılan şey en temelde vahyin inişine şahitlik etmiş olmalarıdır.
04:23Burada vahyin inişine şahitlik etmiş olmalarını biraz açalım.
04:27Yani bizler bugün Kur'an-ı Kerim'den bir sayfayı açıp okuduğumuzda Arapçamız varsa anlıyoruz yoksa tepsirlerden, meallerden anlamaya çalışıyoruz.
04:36Fakat sahabe-i kiramı daha sonraki ümmetin geri kalan jenerasyonlarından, geri kalan süreçte inanan insanlardan ayıran en temel özellik şöyle
04:46bir noktaya tekabül ediyor diyebiliriz.
04:49O da şudur.
04:49Hz. Peygamber bir vahyi okuduğunda bütünüyle ki o yürüyen Kur'an'dı, onun halini, tavrını, jest ve mimiklerini konuşurken veya vahyi
05:00aktarırken onun yüzünün ifade biçimine bile şahitlik eden bir sahabe-i kiramdan bahsediyoruz.
05:07Burada sahabe-i kiramın önemi sadece Hz. Peygamber'i görmüş olmaları değil.
05:13Burada sahabenin hiç şüphesiz farklı tanımları olmakla beraber en temel kabul şudur.
05:18Hz. Peygamber'i görmüş ya da Hz. Peygamber'in kendisini gördüğü ve iman eden onun çağındaki insanlara biz sahabe diyoruz.
05:27Sahabenin Hz. Peygamber'i direkt şahitlikle onunla muhatap olmuş olmaları ve onunla beraber İslam dinindeki o temel bilgiyi, Kur'an
05:37ve hadis bilgisini sonraki jenerasyonlara, sonraki ümmetin devamında gelecek olan insanlara eksiksiz ve katıksız bir şekilde aktarmış olmalarıdır.
05:47Burada sahabenin hem değerli oluşu, manevi anlamda değerli oluşu toplu olarak ilk iman eden bir kitleyi ve bir toplumun kendisini
05:58ifade ediyor olması hem de bize dinin temel bilgilerini müteselsil bir şekilde aktarmış olmaları.
06:06Şimdi bu şu açıdan önemli, bizler bilginin ki bizim bilgiye ulaşma biçimlerimizden bir tanesi sahih haberdir.
06:14Bu sahih haberin taşıyıcısı yani doğru bilginin taşıyıcısı sahabe-i kiramdır.
06:19Burada sahabe-i kiramın konumunu az çok kafamızda netleştiyse ikinci konumuz olan hicrete geçmemiz gerekiyor.
06:26Şimdi burada Hz. Peygamber'in Siyer-i Nebi'yi okuduğumuzda onun hayatını anlatan metinler üzerinden en önemli dönüm noktalarından bir
06:34tanesi ki hiç şüphesiz vahiyle muhatap olması,
06:37vahyin kendisine ulaşması ve sonrasında bir topluluk içerisinde bu vahyi ulaştırması.
06:44Fakat gün gelir Mekke'de kendi durumunu, kendi aldığı bilgiyi sahih bir şekilde ifade edecek bir ortam kalmayınca Medine'ye hicret
06:54etmek zorunda kalacaktır Hz. Peygamber.
06:56Burada tabi kadim bir değiş olan hiç kimse kendi memleketinde peygamber değildir şeklinde bir değiş söz konusu.
07:05Tabi bunun İncil'de de örneği vardır. İncil'e atıfla da ifade edilen bir şeydir.
07:10Hz. Musa da kendi memleketinden çıkmak zorunda kalmıştı.
07:14Hz. İsa da hakeza ve Hz. Peygamber aleyhisselam da Mekke'den çıkmak zorunda kaldı.
07:19Burada Hz. Peygamber'in Mekke'den Medine'ye göçüşü hem İslam tarihi açısından hem de tarihin serüveni açısından aslında farklı anlamları
07:30da birlikte getiren önemli olaylardan bir tanesidir.
07:33Çünkü Medine'ye geçiş aslında hem temeddün dediğimiz şehirleşmeyi hem de orada yeni bir toplumun inşa edilmesi noktasında da çok
07:44önemli bir yer tutuyor.
07:45Bunu şu açıdan ifade etmeye çalışıyoruz. Yani yeni bir yere göçüldü ve orada İslam artık daha geniş kitlelere iletilmeye başladı.
07:55Burada tabi tefsir tarihine de girecek olursak bütün bunları biraz geniş almak istiyorum.
07:59Çünkü İstanbul'da sıradan bir türbeyi ziyarete gelmedik veya sıradan bir vakıf eseri olmadığını hemen ifade edelim.
08:06Çünkü tüm bunlarla beraber hicretin kendisiyle veya Hz. Peygamber'in Mekke'den Medine'ye göçtükten sonraki süreçle beraber aslında İslam'ın
08:15başka bir yönüne doğru açıldığını görmekteyiz.
08:18Şimdi bizler Kur'an-ı Kerim'i okuduğumuzda sıralamanın neredeyse %99'u şu sıralamanın Mekke ve Medeni ayetlerin aslında indiği
08:26yere göre ve tarihe göre,
08:28hicretten önce ve sonra olmakla beraber bir ayrım söz konusu Mekke ayetler daha çok kelama yönelik işte nasıl bir dinin
08:37teorik taraflarına yönelik yani imana çağıran bir tarafı olduğunu biliyoruz.
08:41Fakat Medeni ayetlerin Medine'de daha doğrusu hicretten sonra inen ayetlerin ise insanların birbiriyle olan ilişkisini belirleyen biraz daha muamelata yönelik,
08:52biraz daha hem hukuk hem fıkıh hem de insanların hem dışarı ile hem içeri ile aynı anda mücadele ve bir
09:00ihtisas noktası olduğunda bir medeni ayetlerin aslında bunu bir şekilde şekillendirdiğini de ifade etmek gerekiyor.
09:09Hicret aslında hem vahiy tarihi açısından hem de Hz. Peygamber'in hayatındaki önemli dönüm noktalarından bir tanesi olmakla beraber önemli
09:20bir yer tutuyor.
09:21Burada bir, sahabe-i kiramın dindeki konumu, sahih bilgiyi, doğru bilgiyi bize aktarmaları.
09:27İkincisi, hicretin kendisi İslam tarihinde, vahiy tarihinde, Kur'an tarihinde önemli bir yer tutuyor olmasını şu anlamda bilmemiz gerekiyor.
09:36Bunları şunun için ifade ettik.
09:38Çünkü Hz. Peygamber Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde ki öncesinde akabe biatlarında,
09:431. akabe biatında ve 2. akabe biatında kendisine biat etmiş Eba Eyyübel Ensari Hazretlerinin evinde kalacaktır.
09:51Burada Medine'ye göçtüğünde kendisini yaklaşık olarak 7 ay boyunca misafir edecek olan sahabe-i kiram ki bu da Eba
10:02Eyyübel Ensari Hazretleridir.
10:03Şimdi bizler bütün bu girizgahın uzunluğunu şunun için ifade ettim.
10:09Sahabe-i kiram, hicret ve hem Kur'an tarihi açısından hem de Hz. Peygamber'in sireti,
10:15yani onun hayatını, hayat hikayesini bizlere anlatan önemli olay olmaklığıyla birlikte hicreti ifade ettim.
10:24Çünkü bugün gelmiş olduğumuz bu vakıf eseri İstanbul'un manevi kalbi Hz. Peygamber'i kendi evinde üst katında yaklaşık olarak
10:347 ay boyunca misafir etmiş bir sahabeden bahsediyoruz.
10:38Dolayısıyla bugün misafiri olduğumuz yani bir misafir olarak görüyoruz kendimizi.
10:44Çünkü sahabe-i kiram ve bu dinin büyükleri hiç şüphesiz hem buraların hem bu dinin sahipleri bizler misafir olarak gelip
10:52onları anlamaya çalışıp
10:54hem de onları bir şekilde ziyaret etmeye çalışıyoruz.
10:57Dolayısıyla bugün misafiri olduğumuz vakıf eseri böyle bir vakıf eseri ve İstanbul'un bu manevi kalbinde hem Eba Eyyübel Ensari
11:07Hazretleri üzerinde sahabe-i kiram
11:08hem de İslam dininin büyükleri bizlere birçok şey anlatmaya çalışıyorlar.
11:13Burada bu anlatmaya çalıştığı şeyi hep birlikte duymaya, anlamaya ve bir şekilde idrak etmeye ve ömrümüzün geri kalanını böyle bir
11:23idrakle yani bir bilinçle birlikte anlamaya çalışıyoruz.
11:27Burası hiç şüphesiz hem etrafında oluşturulmuş olan hikayeler hem bize aktarılan rivayetler hem de Eba Eyyübel Ensari Hazretleri'nin sahabe
11:37-i kiramdan bir sahabe olması
11:38Eyüp semtini semtler içinde bir semt, Eyüp Sultan Camii'ni camiler içerisinde bir cami olmakla birlikte İstanbul'un en güzide,
11:49en özel noktalarından bir tanesi kılmakta.
11:52Çünkü bizler İstanbul'da yürüdüğümüzde ya buradaki manevi büyüklerin tamamına bir fatiha okuyarak gidelim desek,
12:00Tarihi Yarımada'da dolaşırken muhtemelen o fatihalar kesintisiz bir şekilde devam eder ve biz o fatihaları bitirmeden bu İstanbul'daki Tarihi Yarımada'dan
12:11çıkıp gidemeyiz.
12:12Bunu şunun için ifade ediyorum. Şu an henüz dış havludayken aslında Eyüp Sultan Hazretleri'ni, sahabe-i kiramın dindeki önemini
12:20anlatıyoruz.
12:20Çünkü buradan geçerken bir fatiha okumadan, buradan ileriye doğru yürüdüğünüzde, fatiha doğru gittiğinizde yolunuzu kesen muhtemelen birçok aziz, birçok evliya,
12:32birçok sahabe-i kiramın kabrini de muhtemelen görüp oradan geçeceksiniz.
12:37Şimdi bunları şunun için ifade ettik. Burası tarihçesine geçmeden önce şunu hemen ifade edelim.
12:43Eyüp Sultan camiyi ve Eyüp Sultan'ın kabri şöyle hemen biraz daha geriye gidelim.
12:48Hazreti Peygamber'in Hakk'a yürüdükten sonra yaklaşık olarak 48-50 yıl içerisinde İslam toprakları ki Hazreti Ömer'le başlayan
12:56ciddi bir fetih süreci söz konusu.
12:58Bu fetihle beraber ciddi bir genişleme var.
13:01Fakat bunun ardında hem maddi bir dünya söz konusu hem de bununla birlikte aslında Hazreti Peygamber'in İstanbul bir gün
13:09feth olunacaktır.
13:10İstanbul'u fetheden komutan ne güzel bir komutandır.
13:12İstanbul'u fetheden komutanı öven ve onunla beraber onun ordusunda bulunan askerleri öven.
13:18Bu hadisi şerifin aslında göstermiş olduğu ufku yakalamaya çalışan sahabe-i kiramlardan bir tanesidir Ebu Ebu İhbel Enser Hazretleri.
13:27Hazreti Peygamber'in hemen vefatının yaklaşık olarak yarım asır içerisinde 48-50 yıl içerisinde buraya kadar Bizans'ın surlarına kadar
13:36gelecek
13:37ve yaşı çok büyük ihtimalle 80'in üzerinde olacak yaşlı bir sahabeden bahsediyoruz.
13:43Bunu şunun için ifade ediyorum.
13:45Sizler inandığınız bir dava uğruna orada bir manevi bir güçle yaşınız kaç olursa olsun aslında şunu görüyoruz biz.
13:54Yani Hazreti Peygamber'in o müjdesine nail olabilmek için ömrünün belki 90'lı yıllarında kalkmış at sırtında deve sırtında yolculuk
14:04yapmış
14:04ve İstanbul gibi o dönem için Medine'ye gerçekten uzak diyebileceğimiz bir noktaya kadar gelmiş.
14:11Burada Bizans surları etrafındaki o ilk kuşatmalar sırasında muhtemelen yaşlılığından dolayı da burada şehit düşüyor.
14:20Bir süre için şunu söyleyelim bugün İstanbul'un içerisinde bulunan aslında manevi bir nokta diyebileceğimiz kalbi diyebileceğimiz
14:28Eyüp Bizans döneminde de İstanbul fethedildiğinde de surların dışında kalan bir bölge.
14:33Yani asıl İstanbul dediğimiz tarihi yarım adadan biraz daha uzakta bir bölge olan Eyüp semti
14:40o zaman için şehir dışında ve dolayısıyla tarihi anlatıyı destekleyen bir durum söz konusu.
14:45Yani İstanbul'un dışında surların hemen yanına defnedilmiş olarak burada bir sahabe-i kiramın mevcudiyeti aslında
14:54daha sonrasında hem Emeviler dönemi hem Abbasiler dönemi hem de sonrasında Osmanlıların da İstanbul'u fethetmeyi isterken
15:03bir şekilde gözleri hep İstanbul'daydı.
15:06Çünkü Doğu Roma'nın merkezi olan İstanbul'u almak aslında biraz da o Konstantiniye fethedilecektir.
15:15Elbette bir gün fethedilecektir.
15:17Onu fetheden komutan ne yüce bir komutan hadisinin müjdesine nail olacak olan zatı bir şekilde İstanbul'da bekliyordu.
15:24Dolayısıyla Eba Eyyubel Ensari Hazretleri'nin kabrinin burada olması Bizans dönemi.
15:30Yani çok erken bir dönemden bahsediyoruz.
15:31Hazreti Peygamber'in vefatının yaklaşık olarak 50 yıl hemen ardından buraya gelinmiş olunuyor.
15:38Fakat kabri bir şekilde sebebini bilmiyoruz ama muhtemelen haçlı seferleri olabilir, başka sebepler olabilir.
15:44Bir şekilde nerede olduğu bilinmiyordu.
15:47Burada nerede olduğu bilinmemekle beraber Bizans için o dönemde gelip işte bir şekilde derdi olanların ki Hristiyan dünyası için bile
15:57bu bölge bir nevi kutsallık olan bir bölge.
16:00Fakat asıl bizler için kutsallık kazandığı nokta İstanbul'un fethinden sonra Akşemsettin'in gelip burayı evet kabri buradadır dedikten sonraki
16:09kısım.
16:09Fakat öncesinde de Bizans döneminde bir şekilde aziz olarak kabul edilen türbelere gidildiğini biliyoruz.
16:15Ve bu bölgenin aslında biraz daha şehir merkezinden uzakta bir bölge olması da burada böyle din adamlarının sıklıkla uğradığı bölgeler
16:23arasında olduğunu biliyoruz.
16:24Fakat kabri uzunca bir süre belirsiz bir şekilde burada durduktan sonra İstanbul'un fethinin hemen ardından Fatih Sultan Mehmed'in
16:35burada sahabe-i kiramdan Eba Eyyub el Ensari hazretlerinin kabrinin bulunması görevini Akşemsettin'e verdiğini biliyoruz.
16:42Burada bu görev aslında birkaç şeyi gösteriyor.
16:46Yani bu rivayetin kendisi Eba Eyyub el Ensari hazretlerinin hem İstanbul'un Osmanlılardan önce de fethedilmek istendiğini,
16:53Hazreti Peygamber'in hadisine nail olabilmek için buraya sahabelerin geldiğini ve bununla beraber Fatih Sultan Mehmed'in de aslında zihin
17:00haritasında bir şekilde orayı yakalamak olduğunu biliyoruz.
17:04Şimdi burada şunu hemen ifade edelim.
17:08Yani Fatih Sultan Mehmed burada bu kabrin bulunmasını istiyor.
17:12Bize anlatılan rivayet şöyle.
17:14Fatih Sultan Mehmed bir görev verir ve hocası Akşemsettin'den evet Eba Eyyub el Ensari hazretlerinin türbesini bulmasını ister.
17:21Burada farklı anlatı biçimleri de söz konusu.
17:24Yani Eyyub Sultan hazretlerinin kabrini bulmak için Akşemsettin'in uzunca bir namaza durduğunu, istareye yattığını,
17:31buralarda bir manevi keşifle aslında bulduğuna dair veya aradığına dair rivayetler söz konusu.
17:38Tabi bu rivayetlerin hangisi doğru, hangi şekilde bulunduğu bunu bilmiyoruz.
17:42Fakat bize anlatılan çok önemli bir nokta söz konusu.
17:45Şu an iç avluda biraz da aslında şadırvanı da göstermek istiyorum.
17:49Dış avludaki şadırvanı.
17:50Şunu hemen şöyle söyleyelim.
17:52Bu rivayetlerin hangisi daha doğru bilmiyoruz.
17:56Fakat şunu biliyoruz.
17:57Fatih Sultan Mehmed hocasına bu görevi verdikten sonra bir akşam gelir.
18:00Akşemsettin burada Eyyub el Ensari hazretlerinin türbesinin olduğu noktaya çınar ağacından iki parça, iki dal orada kendisinin hatırlayacağı şekilde koyar.
18:10Hemen ardından Akşemsettin hazretleri oradan ayrıldıktan sonra Fatih Sultan Mehmed'in o gece oraya şunu yapmıştır.
18:19Oradaki o belirlediği o dalların çınar ağaçlarının olduğu yeri çıkarıp hemen ardından oraya aslında bir çeşit yüzük koyduğu veya bununla
18:29beraber paşalardan birisini görevlendirip o dalların yerini değiştirdiğini bize aktarırlar.
18:35Sonrasında ertesi gün Fatih Sultan Mehmed Akşemsettin'le beraber bu bölgeye gelir ve dalların yeri değişmiştir.
18:42Çınar ağaçlarının olduğu o dallar başka yerdedir.
18:44Fakat Fatih Sultan Mehmed burada bir nevi hocasının gerçekten bu kabri bulup bulmadığını test etmek istiyor.
18:51Sonrasında Akşemsettin bir önceki gün dalları diktiği yere tekrar gidince Fatih Sultan Mehmed evet kabrin gerçekten orada olduğunu ve orada
19:02bulunduğuna ikna oluyor.
19:04Ve hatta rivayetler arasında şu da söz konusu orası kazılınca yine bir mermer üzerine Eba-i Yübelen Sari Hazretlerinin ismi
19:12yazılmış bir şekilde kabirden çıkıyor.
19:14Hatta kefen dahi bozulmamış bir şekilde orada bulunduğu bize aktarılanlar arasında.
19:20Bunu şöyle anlayabiliriz İstanbul'u fethettikten sonra yani sadece bu bir askeri bir fetih değil bir ufukla bir mefkureyle hayata
19:31kendi durduğunuz yerden bakarak İstanbul'a sahip olmak istiyorsanız
19:36orada bir düşünceyi var etmek istiyorsanız Fatih Sultan Mehmed gibi hem büyük bir entelektüel hem büyük bir devlet adamı olmaklıkla
19:45birlikte
19:46bütün bu takip ettiği yolların hepsini aslında Eyüp Sultan'dan buradaki türbe ve buradaki camiden yola çıkarak anlayabiliriz.
19:55Çünkü Fatih Sultan Mehmed aslında dönemin büyük bir entelektüeliydi.
19:59Bunu daha önceki programlarımızda kendisi İstanbul'u fethettikten sonra aynı zamanda dönemin büyük alimlerinden mektuplar istemişti bunu konuşmuştu.
20:09Şimdi caminin iç avlusuna giriş yapmış bulunmaktayız. Aslında A kapısı arkamızda kaldı şu an iç avluya doğru geldik.
20:15Solumuzda türbe kalıyor. Türbenin hemen girişte sol tarafta yine güzel hatlarla besmelenin yazıldığını biz görmekteyiz.
20:23Tabii İstanbul'da çok fazla ziyaret edilen bir mekanda olduğumuzu da bilerek buranın kalabalıklığını da hesaplayarak biraz türbeyi ve bu iç
20:32avluyu anlatıp
20:33caminin hemen iç kısmına geçmeye çalışalım.
20:52Caminin üzerinde müthiş bir çini yoğunluğu olduğunu görüyoruz.
20:57Burası tabii az önce anlattığım rivayetle birlikte bize aktarılan şu.
21:02Fatih Sultan Mehmet'in bir gün öncesinde Akşemsettin'in belirlediği o çınar dallarını çıkarıp başka yere gömdüğü rivayet edilir.
21:09Ve orası bugünkü avludaki çınarın olduğuna dair temel bir rivayet vardır.
21:14Aslında ansiklopedilerde ve bize aktarılan bizim okuyabildiğimiz bilgilerde de burada Ebayi Belensari Hazretleri'nin vefat ettiğinde
21:22aslında şu an bu çınarın olduğu yerde yani bu iç avluda yıkanıp kefenlenip buradan sonra bugünkü olduğu yere defnedildiğine dair
21:31temel bir rivayet de söz konusu.
21:33Tabii birazdan caminin tarihçesini anlattığımızda şunu göreceğiz.
21:36Bu cami aslında 1760'lı yıllardaki İstanbul'da yaşanan ve gerçekten çok büyük bir deprem olan
21:43İstanbul'daki birçok vakıf eserine ciddi anlamda zarar veren bir depremde yıkılmış ve büyük bir zarar görmüş.
21:52Sonrasında birkaç sefer tadilat ve restorasyon geçirmiş.
21:55Fakat büyük anlamda yeniden yapım diyebileceğimiz böyle caminin temeline kadar inilip oradan tekrar inşa ettirildiğine dair temel bilgiler bizim kayıtlarımızda
22:05mevcut.
22:05Fakat türbe kısmının orijinal olduğuna dair bilgiler söz konusu.
22:09Yani bugün türbe olduğu haliyle bize kadar aktarılmış.
22:12Dolayısıyla türbe kısmının orijinal olduğunu söyleyebiliriz.
22:16Şu an bulunduğumuz çeşmelerin bir özelliği var.
22:183. Selim döneminde ki kendisi mevlevilikle doğrudan bağlantılı olan mevlevi dervişi de diyebileceğimiz sultanlardan bir tanesi.
22:25Burada onun yaptırmış olduğu bu çeşmede gördüğünüz üzere mevleviliğin temel kesi olan bu başlıkları da görüyoruz.
22:33Bu çeşmeler bu anlamda önemli.
22:34Şimdi burada 4 tane çeşme var fakat bununla beraber eski eyüplerin bu çeşmeler için anlatılan işte evlenmek isteyen genç kızların
22:41işte her birinden 3'er yudum su içtiğine dair temel rivayetler söz konusu.
22:45Fakat burada şunu da hemen belirtelim.
22:47Bulunduğumuz yer Eyüp Sultan Hazretlerinin manevi dergahı diyebiliriz buna.
22:51Bulunduğumuz yerde aslında Fatih'ten Vahdettin'e kadar padişahların bir nevi sembolik diyebileceğimiz kılıç kuşanmasının da burada olduğunu da belirtelim.
23:01Çünkü burası İstanbul'un manevi kalbi diyebileceğimiz bir nokta.
23:05Fakat burada bu çeşmeleri şunun için önemsiyoruz.
23:09Burada her bir çeşmede Kur'an-ı Kerim'den su ile alakalı ayetler yazılmış.
23:14Mesela burada yine içerisinde bir nevi suyun geçtiği veya bir diğerinde yine sudan bahseden su ve cennet temasının birlikte işlendiği
23:24bir çeşme olarak yaptırılmış.
23:26Ve çınarın tam etrafını kuşatan bir biçimde ifade edilmiş.
23:30Üçüncü Selim'in tabi az önce de ifade ettiğimiz üzere bir çeşit mevlevilikle olan bağı buradaki o mevlevi kellerini de
23:36görmemizin temel sebebi diyebiliriz.
23:38Buradaki ayette ise biz her şeyi sudan yarattık ayetini burada bu çeşmenin üzerine yazmışlar.
23:45Bir diğer çeşmenin üzerindeki kitabeyi de yazıyı da okuyup aslında burada göstermek istediğim başka levhalar da var.
23:53Çünkü İstanbul'daki hiçbir vakıf eserindeki o yazılar öyle belli belirsiz bir şekilde yazılmıyor.
23:59Dolayısıyla hepsinin bir anlamı olduğunu bizler biliyoruz.
24:02Burada yine cennette Allah'a yakın olanların mukarreplerin ondan içeceği aynen dediği buradaki ayın hem pınar anlamında hem göz anlamına
24:13gelen bir kelime.
24:14Fakat burada bu çeşmenin üzerinde bu ayet yazıyor.
24:17Ayin kelimesi hem göz hem de pınar anlamına geliyor oluşu yine burada ondan mukarreplerin su içeceğine dair bir ayetin yazılı
24:27olması önemli.
24:28Buraya gelen insanların bir şekilde teberrüken bu sudan içtiğini ve bu suyun aslında böyle bir manevi anlamda da şifa olduğuna
24:37dair bir hiç şüphesiz bir kabul var ve insanlar buraya gelip bunu içiyorlar.
24:41Yine burada şüphesiz ki namaz kötülükten alık koyar, inna salate tenha'anil fahşail münker şeklinde başlayan bir ayet-i kerimenin
24:49olduğunu.
24:49Bu kapının tam karşısında da inna salate kânet alel müminine kitaben mevkûte yani namazın müminlere belirli vakitlerde farz kılındığına dair
24:58bu anlama gelen ayetin de tam karşıdaki kapıda yazıyor oluşu da
25:02Eyüp Sultan Camii'nde yine daha önce bahsettiğimiz hiçbir vakıf eserinde bu yazılar belli belirsiz bir şekilde yazılmıyor.
25:09Hepsinin bir anlamı var.
25:11Tabi Eyüp Sultan içerisinde bu cami ve külliye olarak inşa ettirilen bu güzelliğin kendisinde de bu yazılar hiç şüphesiz belli
25:19bir amaca matuf ve bu şekilde yapılıyor.
25:22Aslında bizim metinlerden elde ettiğimiz bilgilere göre burada aslında türbe medrese içerisinde kalan ve bu medreseyle beraber
25:32tabi o depremlerden sonra yıkılıp değişen bir dış avlu ve cami söz konusu hatta 1800'lü yıllarda yapılmış olması da
25:41sonraki yani bizim barok diyebileceğimiz usulü de bize gösteren önemli bir ayrıntı söz konusu.
25:48Bazı camileri ve vakıf eserlerini anlatmaya gerçekten bir ömür yetmez çünkü İstanbul'u manevi anlamda kuşatan önemli isimlerden bir tanesi
25:57sahabe-i kiramın en önemli isimlerinden bir tanesi Eba Eyyubel Ensari Hazretlerinin türbesinde ve caminin avlusundayız.
26:04Programlarımızın tekrarını izlemek isterseniz ülketv.com'dan ve youtube hesabından izleyebilirsiniz.
26:10Bir başka programda görüşmek dileğiyle. Hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen