- 6 dakika önce
TARİHİ YAPILARIN İLGİNÇ ÖYKÜSÜ TARİHTE YÜRÜYEN ADAM’DA
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Her köşesinde tarihten izler barından ülkemizin tarihi yapılarına dair bilgiler veren ve geçmişten günümüze uzanan öyküsünü anlatan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, izleyenlerini tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Ahmet Şahin Baykal'ın sunumuyla ekranlara gelen “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, tarihi yapıların yapılış amacı, yapıldığı dönem ve günümüzdeki son durumunu inceliyor ve izleyenleriyle paylaşıyor.
Tarihi sade bir dille anlatan ve sevdiren program “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri”, geçmişten günümüze bir bağ kurarak birçok döneme tanıklık etmiş tarihi yapılara dair önemli bilgiler aktarıyor ve yapıların çeşitli dönemlerdeki fotoğrafları ile günümüzdeki son durumunu ekranlara getiriyor. Tarihi yapıların inşa edildiği dönemin koşulları, o bölgeye verilen isim, günümüze dek uğradığı değişiklikler ve o dönemde yaşanmış hikayeler tarih meraklılarıyla buluşuyor.
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış dört bir yanı tarih kokan Türkiye’nin, tarihi mirasını ve öyküsünü ekranlara taşıyan “Tarihte Yürüyen Adam; Vakıf Eserleri” her cumartesi saat 16:00’da Ülke TV ekranlarında…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:58İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:27İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:36İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:39Bu camiye niçin Laleli Camii denmiştir?
01:42Laleli Camii'nin denmesinin ardında iki tane hikaye olduğunu bir önceki programda söyledik.
01:47Ama kısaca özet geçecek olursak.
01:49Birincisi burada Laleli Baba diye veya Lale Baba isminde bir zat-ı muhteremin, bir halk arasında evliya olarak kabul edilen
01:57bir zatın yaşadığı ve bu bölgenin aslında onun hem lale bahçelerinin hem de dergahının olduğu ifade edilir.
02:04Dolayısıyla bunu camiye bahşettiği için, Sultan 3. Mustafa'nın talebi üzerine kendisine verdiği için isminin bu şekilde anıldığına dair bir
02:12rivayet söz konusu.
02:13Bir diğer rivayette Sultan 3. Mustafa'ya bir dua etmiş fakat Sultan 3. Mustafa sonrasında bu duayı anlamadığı için kendisini
02:22tekrar çağırmış.
02:23Ne olur bana tekrar dua et ben bunun özünü anlamamıştım demesi üzerine hatta bir dua edersen ve iyileşirsem demiş Sultan
02:313. Mustafa.
02:32Yaptırmış olduğum camiye senin adını vereceğim şeklinde bir rivayet söz konusu.
02:36Daha önceki programlarımızda da konuştuğumuz üzere bu rivayetlerin gerçek olup olmamasının ötesinde işlevi çok önemlidir.
02:44Bir önceki programda caminin dış avlusunu, türbeyi, sebil'i konuştuk.
02:48Fakat caminin iç avlusu ve caminin içini de bu bölümde gelin hep beraber gezmeye, anlamaya çalışalım.
03:14Sultan 3. Mustafa aslında Osmanlı'nın bir nevi değişim yaşadığı döneme denk gelen.
03:21Biraz da o değişimin etkisiyle bu değişim tabii hem siyasi anlamda hem mimariye hem batı ile olan ilişkilere yansıyan büyük
03:32bir değişimdir.
03:33Burada Sultan 3. Mustafa'nın babası Sultan 3. Ahmet, oğlu 3. Selim ki 3. Selim'i biz musikiye olan merakıyla
03:40biz biliyoruz.
03:41Osmanlı padişahları arasında hepsinin yeri ayrıdır.
03:44Fakat burada son Salatin Camii, son külliyeyi yaptırmış olması Sultan 3. Mustafa'yı farklı bir noktaya koyuyor.
03:52Bununla beraber aslında talihsizlik diyebileceğimiz bir şey söz konusu.
03:57Sultan 3. Mustafa bugün burada bulunan Laleli Camii ile beraber 3 tane cami yaptırmış.
04:04Fakat 3 tane cami yaptırdım, 3'ünde de adım geçmiyor şeklinde bir ifade söz konusu.
04:10Bunu şöyle özetleyebiliriz. 1766 yılında İstanbul'da meydana gelen büyük bir deprem söz konusu.
04:18Bu depremde adeta taş üstünde taş kalmamış.
04:21Onunla beraber bugün Fatih Camii dediğimiz camide, caminin kendisi de yıkılmış ve dolayısıyla ciddi bir hasar almış durumdadır.
04:32Burada Sultan 3. Mustafa Fatih Camii'ni temellerine kadar inip o temelden yeniden bir nevi aslına uygun bir şekilde inşa
04:40ettirdiğini biz biliyoruz.
04:41Yaptırmış olduğu camilerden bir tanesi o.
04:43Bir tanesi Ayazma adını alacaktır.
04:45Karşı tarafta bulunan bu camide sudan dolayı ki sahile çok yakındır.
04:50Bugün Kadıköy semtinde bulunuyor.
04:53O da Sultan 3. Mustafa'nın ismini almamıştır.
04:55Ve burada az önce de iki tane hikayesi bulunan Niçinlaleli Camii dendiğine dair rivayetlerden dolayı bir de bunu kastetmiştir.
05:04Bir tanesini aziz bir zata, bir tanesini başka bir isimle anmış ve birbirini de dedem Fatih'e adadım ve onun
05:11ismiyle yani yaptırmış olduğu caminin bir diğeri de odur.
05:14Şu an caminin iç avlusundayız.
05:16Arkamda görmüş olduğunuz bir iç avluda şadırvan söz konusu.
05:20Ben bu şadırvanlara baktığımda en temelde hissettiğim birkaç nokta var.
05:25Bunu Laleli Camii vesilesiyle sizinle paylaşmak istiyorum.
05:29Bu caminin şadırvanına baktığımda hem içerideki küçük kubbesi, hem su havuzu, hem mermer işlemelerinin bütün detaylarıyla birlikte aslında ciddi anlamda
05:40bir estetik söz konusu olduğunu belirtmem gerekiyor.
05:43Bununla beraber dışarıdaki su sebil'i, üzerinde Vasfi Efendi'nin kitabeleri ki seçmiş olduğu ayetler suyun şifa olması onda sizin
05:51için şifa vardır minvalinde ayetin de o sebilin üstündeki levhalarda yazılı olduğunu belirteyim.
05:57Şimdi buradaki estetik vurgusunu şunun için yapıyorum.
06:00Bizler önce temel ihtiyacımızı gideririz.
06:04Sonra temel ihtiyacımız giderildiğinde sahip olduğumuz o ihtiyaçla beraber işlevselliğini konuşuruz.
06:11Bunun üstüne ise güzel olup olmamasını tartışırız.
06:15Yani şöyle bir benzetmeyle ifade edeyim.
06:19Bir eve ihtiyaç duyduğunuzda, dışarıda kaldığınızda önce başınızı sokacak bir eve ihtiyaç duyarsınız.
06:25O evin detaylarını hiç düşünmeden aslında yeter ki olsun dersiniz.
06:31Sonrasında bir eve sahip olduğunuzda evin artık işlevselliği, mutfak şöyle olsun, banyo şöyle olsun, oturma odası böyle olsun gibi bir
06:40noktadan bakıyorsunuz.
06:41Bunlar da sağlandıktan sonra ise işin içerisine güzellik yani estetik girer.
06:47Şimdi bizim Osmanlı döneminin ki Bizans'tan ayıran en önemli farklardan bir tanesi Bizans sarnıçların medeniyetiydi.
06:55Osmanlı ise çeşmelerin medeniyetiydi.
06:57Şu an arkamda görmüş olduğunuz bu şadırvanın estetik olmasının ardında aslında Osmanlı'nın bir çeşme, bir su medeniyetinin de olduğunu
07:07vurgulamak için söylüyorum bunu.
07:08Yani şunu ifade etmeye çalışıyorum.
07:10Bugün bizler cadde üzerinde ki İstanbul'da yaşamıyorsanız çok fazla çeşme görmezsiniz Anadolu'nun birçok şehrinde.
07:19Oradan geçen eski tarihi bir vakıf eseri olarak bir çeşme yoksa sonradan yapılmaz.
07:24Yapılmışsa bile şu an arkamda görmüş olduğunuz şadırvan gibi estetik yapılmaz.
07:29Çünkü bizler Osmanlı döneminden farklı olarak bugün suyu bir hizmet olarak evlerimize kadar görüyoruz.
07:35Fakat su en temel ihtiyaç ve bir dönem o çeşmeler aslında insanların buluştuğu bir noktaya tekabül ediyordu.
07:44O çeşme başında buluşmak, çeşmenin bir yerden sonra ihtiyacı gidermesi, işlevselliği ve adeta sanatı ve estetiği konuşturabileceğiniz köşe başında, sokağın
07:56bir ucunda görebileceğiniz bir noktaya tekabül ediyordu.
07:59Dolayısıyla bir çeşme medeniyeti olarak düşünebileceğimiz Osmanlı medeniyetinin şadırvanları bu kadar güzel estetik yapmasının ardında böyle bir anlam dünyası olduğunu
08:11da şu an Laleli Camii'nin iç avlusunda sizinle paylaşmak istedim.
08:16Buraya küçük bir nokta daha eklemek istiyorum.
08:19Aslında estetik ve etik birbiriyle doğrudan alakalı ilgili şeylerdir desek yanılıyor olmayız.
08:27Çünkü güzel bulduğumuz şey biraz da bizim ahlakımızı da yansıtır deyip bu konuyu burada tamamlayalım.
08:35Sultan 3. Mustafa'ya geri dönecek olursak bir Salatin Camii inşa ettiriliyor.
08:39Caminin aslında sol tarafta kalan kıble önüne durduğumuzda sol tarafta kalan üzerinde güneş saati olan değil öbürü caminin yapımından yaklaşık
08:48olarak 5-6 yıl sonra eklendiğine dair bir rivayet söz konusu.
08:51Az önce bahsettiğim 1766 yılındaki deprem bu camiyi çok ciddi etkilemediğine dair.
08:57Elimizde veriler var küçük noktalarda onarımına dair bir gecikme söz konusu olmuş fakat o deprem Fatih Camii'ni ve İstanbul'daki
09:06diğer yapıları etkilediği kadar burayı etkilememiştir diyebiliriz.
09:11Son cemaat mahfili aslında iki aşamalıdır.
09:14Burada sol tarafta ya mufettihal ebvabi fettih lana hayral bab şeklinde yine Kur'an-ı Kerim'den bir dua diyebileceğimiz bir
09:23ayet-i kerime söz konusu.
09:24Ey kapıları açan Cenab-ı Hakk'a bir niyaz şeklinde bize hayır kapılarını aç anlamına gelen bir kitabe söz konusu.
09:33Yine az önce de vurguladığım gibi Hattat Vasfi Bey'in buradaki kitabelerinden bir tanesidir.
09:40Hattat Vasfi Bey için şöyle söylenir ki bu camide içeride de birazdan diğer kitabeleri de göstermek istiyorum size.
09:46Kendisine efendim çok fazla yazdınız şeklinde biraz aslında olumsuz bir anlamda sorulduğunu düşünmüyorum ama böyle bir soru yöneltilmiş.
09:57Kendisi de evet çok fazla yazıyorum fakat enaniyet veya kibir için yazmıyorum bunu dua için duaya vesile olması bakımından yazıyorum
10:06şeklinde ifade etmiş.
10:07Hakikaten Laleli Camii'nin kitabeleri çok güzel ki Hattat Vasfi Bey de bu anlamda Osmanlı döneminin son dönemlerindeki en önemli
10:16Hattatlardan bir tanesidir.
10:18Orada caminin cümle kapısının üzerinde ise bir tamir kitabesi söz konusu.
10:23Çünkü bu sonrasında hem geçirmiş olduğu yangınlar hem de tamiri yapıldığı için tam ortada görmüş olduğunuz kitabe de aslında bir
10:32tamir kitabesidir.
10:34Onun sağ tarafında ise Allah'a farzları Allah'ın üzerine kılmış sana farz kıldığı ibadetleri yerine getir ki Allah'a
10:42itaatkâr olasın anlamında bir hadis-i şerif söz konusu.
10:47Gelin son cemaat mahfilinden caminin içine doğru hep birlikte yolculuğumuza devam edelim.
11:15Cemaat mahfilinde caminin iç avlusunun cemaat mahfiliyle buluştuğu noktadayız.
11:21Az önce ifade ettiğim ki burası hanımların giriş kapısı olarak kullanılıyor şu an.
11:26Yukarıda da Hattat Vasfi Bey'in yine az önce ifade ettiğim ey hayır kapılarını açan bizlere de hayır kapısı aç
11:33anlamına gelebilecek olan bir kitabeyi görmekteyiz.
11:36Bir ayet-i kerime.
11:37Buradan yine bir minber nişi olarak dışarıda son cemaat mahfilinde hem bu tarafta hem sağ tarafta bulunan bir niş söz
11:49konusu.
11:49Yine yukarıda tamir kitabesini az önce ifade ettim.
11:54Cami tamiriyattan sonra bu kitabe buraya asılıyor.
11:57Yine 1911 yılında geçirilen bir yangından dolayı medresenin büyük bir yangın geçirdiğini aslında baya harap olduğunu ifade etmiştik.
12:07Orada kurtarılan el yazma eserlerin yaklaşık olarak 3777 tane eserin Süleymaniye Kütüphanesi'ne taşındığını söylemiştik.
12:15Burada yine bir selamlık söz konusu fakat sağ tarafta da yine bir hadisin yazılı olduğunu ifade etmiştim.
12:23Sadece o yazıyı göstermek için son cemaat mahfilinde bulunuyoruz.
12:28Şimdi dilerseniz caminin iç kısmında bir Osmanlı'nın kendine has bir barok uslupla inşa ettirdiği Osmanlı baroğu diyebileceğimiz süstemelerden görebildiğimiz
12:40kadarıyla
12:40klasik Osmanlı camilerinden ayrılan bir caminin içerisini hep birlikte gezelim.
13:00Evet aslında buraya yine yakın mesafede diyebileceğimiz Nur Osmaniye Camii Osmanlı'da kendine has orada bir şey denendi.
13:09Burada ise daha farklı bir şey denendi.
13:11Mimarlık tarihi, sanat tarihi açısından değerlendirici olursak burada yeni bir şeylerin denendiği aşikar.
13:18Nur Osmaniye baştan sona mermerlerin aslında konuşturulduğu, güzel bir kuşak yazısının olduğu,
13:24yine Osmanlı'nın modernleşmesinin adeta göstergesi olarak bir sanat eseri olarak mevcut.
13:30Fakat burada Laleli Camii'nde ise burayı yapan, altını çizelim Mehmet Tahir Ağa'nın yaptırdığına dair çok fazla bilgi var
13:38ama
13:38bu bilgiler kesil mi değil mi bunu bilmiyoruz.
13:41Şimdi burada içeride Vasfi Bey'in yine kitabelerini görüyoruz.
13:45Büyük bir hattat.
13:46Gerçekten bu cami içerisinde çok fazla emeği olduğunu, bu hat yazılarının çok önemli olduğunu ifade edelim.
13:52Size bu camiyi aslında Mehmet Tahir Ağa yaptırdığını kabul ederek, yani mimar olarak onun çalıştığını kabul ederek devam ediyorum.
14:00Bir nevi Selimiye'yi taklit ettiğini, biraz daha küçük boyutlarda bir Selimiye yaptırmak istediğine dair bir şey söz konusu.
14:08Fakat burada caminin dört bir yanında bulunan fil ayakları yok, daha ince sütunlar üzerine inşa ettirmiş.
14:16Şöyle gösterelim ki bu camide bir tanesi burada, bir diğeri hemen yanı başında karşılıklı olarak yine bir sekizgen olması dışında
14:25bu caminin Selimiye'ye benzer bir tarafı söz konusu değil çünkü fil ayakları üzerine inşa ettirilmedi.
14:30Fakat bu ince, şu an mermer sütun olarak görmüş olduğumuz bu sütunların caminin bu kapasitesini taşıyabilmesi için
14:38duvarlara entegre bir şekilde yapılmış ve caminin aslında ana taşıyıcı unsurlarının başında bu sütunlar caminin duvarlarıyla birlikte gelmekte.
14:49Şimdi baruk usul dediğimizde bir süsleme sanatında bir de mimari, ana yapı üzerinde kendisini gösteren önemli bir tarzdır diyebiliriz.
15:00Bu cami 1760 yılında inşaatına başlandı.
15:021763 ya da 64'te de inşaatı tamamlandı ve Laleli ismini aldı.
15:07Bu semt de ismini buradan aldı.
15:10Şimdi 1700'lü yılların sonu, ikinci yarısı Osmanlı'nın modernleştiği bir dönem ve baruk usulünün kendini hissettirdiği bir dönem.
15:17Şimdi burada görmüş olduğunuz bu minberin kendisi aslında çok kıymetli.
15:23Hem mermer işçiliği açısından hem de estetik açıdan cami ile olan uyumu noktasında bir oran ve orantı açısından gerçekten çok
15:32güzel bir örneğidir bunun.
15:33Çünkü bizler daha klasik Osmanlı camilerinde daha erken dönemde daha fazla ahşap minberler görmekteyiz.
15:42Bunun da büyük bir kısmı kündekari tekniği ile aslında büyük bir geometrinin, büyük bir matematiğin çalıştığı, arkasında büyük bir zekanın
15:50ve el emeğinin olduğu o kündekari tekniğini hatırlayacak olursak,
15:55çivi, vida, herhangi bir unsur kullanılmadan birbirine geçme şeklinde yapılan, daha çok abanoz ağacı tercih ediliyor ama başka ağaçların da
16:03kullanıldığını biz biliyoruz.
16:05Dışarıdan yekpare görünür fakat içeride bütün parçaların birbirini tutması ve sıkmasından dolayı hem estetik hem işlevsel ve hem de uzun
16:13soluklu kullanılabilecek unsurlardır.
16:16Fakat daha sonraki dönemlere, 1700'lü yıllara, Kilaleli Camii'nin yapıldığı 1760'lı yıllara geldiğimizde Osmanlı'da yapılan bahalle mescitlerini düşünün
16:25hem de büyük mescitleri düşündüğümüzde artık o büyük estetik ve emek gerektiren o ahşap minberlerden ziyade bu şekilde
16:33ama yine estetik olarak gerçekten çok güzel bulduğum mermer işçiliğinin yine konuşturulduğu çok kıymetli minberlerin yapıldığını da tekrar vurgulayalım.
16:44Sultan 3. Mustafa kendi dönemindeki 1754 ile 1777 yılları arasında hüküm sürmüş bir padişahtır.
16:52Osmanlı'nın 26. sultanıdır.
16:55Kendisi de bu caminin haziresinde bulunan bir türbe içerisinde oğlu Sultan 3. Selim'le beraber orada metfundur.
17:02Onun yaptırmış olduğu bu caminin şu an mihrap kısmındayız.
17:06Hoca Efendi'nin namaz kıldırdığı mihrap nişinin biraz taştığını görüyoruz.
17:10Bu usul de yine yukarıdaki o kıvrımlar, üstündeki estetik açıdan Z ve C uslubunun biraz daha Osmanlı'ya has bir
17:18barok uslupla yapıldığını bize ifade eden önemli göstergelerdir diye düşünüyorum.
17:25Yine Hattat Vasfi Efendi'nin güzel işçiliğiyle, güzel emeğiyle yazılmış yazıları görüyoruz.
17:32Mihrabın hemen üstünde bizim klasik cami levhaları dediğimiz lafzatullah, işte Hazreti Peygamber'in ismi gibi diğerleriyle beraber en sık görmüş
17:43olduğumuz ayet-i kerimelerden bir tanesi mihrap ayetidir.
17:45Burada Hattat Vasfi Bey'in mihrap ayetini direkt oraya yazdığını, sağ tarafta şüphesiz ki Allah günahlarınızı tamamen bağışlar minvalinde bir
17:54ayet-i kerimenin yazıldığını ve bu caminin aslında Nur Osmaniye ile karşılaştırmak ne kadar doğru bilmiyorum ama Nur Osmaniye'de büyük
18:02bir kuşak yazısı vardı.
18:03Fakat burada böyle parçalı caminin içerisindeki aşağıda bulunan pencerelerin levhalarında yine Hattat Vasfi Bey'in kendi hattını gösterdiği, kendi sanatını
18:15cami ile bütünleştirdiği bir noktayı görmekteyiz.
18:19Burada aslında güzel bir vaaz kürsüsünü sizinle paylaşmak istiyorum.
18:25Bu da yine içerisinde sedef kakmaların olduğu birazcık yüksekçe ve büyük bir vaaz kürsüsünü yine güzel bir örneği olduğunu düşünüyorum.
18:35Biraz daha böyle bu bozulmuş yerlerden görebilirsiniz.
18:38Burada bu tür sedef kakmalar kündekari ile beraber Osmanlı'daki ahşap işçiliğinde en fazla kullanılan örnekleridir diyebiliriz.
18:45Bu örnekler önceden oyulur, tezyinatın kendisi önceden oyulur.
18:50Sonradan bu sedefler içerisine sedef kakma dediğimiz bu işte içine çakılarak konur.
18:55Ve müthiş bir görsel malzeme ortaya çıkar.
18:58Tabi uzun yıllar hem estetik hem de caminin bütün bileşenlerini düşündüğümüzde bir vakıf eserini ayakta tutan,
19:05vakıf eseriyle beraber ayakta kalan aynı zamanda önemli unsurlardır diye düşünüyorum.
19:09Küçük kubbeler büyük kubbenin yanında, yarım kubbe şeklinde ve az önce de ifade ettiğim üzere
19:15Osmanlı'nın son döneminde inşa ettirilmiş son salatin cami diyebiliriz.
19:20Burada Sultan 3. Mustafa'nın yaptırmış olduğu ama onun yaptırdığı hiçbir caminin de kendisinin adıyla bugün anılmadığını özellikle belirtmek isterim.
19:31Aslında ilk bölümde dışarıdan göstermiş olduğum hünkar mahfilinin son cemaat mahfiliyle birleştiği,
19:36aslında bir yerde bir nevi bir köşk havası da sunduğu önemli bir nokta.
19:42Şu an hanımların namaz kıldığı noktanın üstü, şu an üst tarafı görebiliyorsunuz, burası hünkar mahfili.
19:49Dışarıdan araba yoluyla da yaklaşabildiğiniz ki muhtemelen Sultan 3. Mustafa belki bir aracıyla,
19:56yani bugünkü anlamda değil ama bir taşıtla oraya kadar gelebiliyordu ya da yürüyerek geliyordu.
20:01Ama o Sultan mahfilinin bağlandığı yer ve camiyle buluştuğu yer burası.
20:05Dolayısıyla mermer işçiliğinin, güzel hattın, barok usulün, Osmanlı'nın son dönemlerindeki bir araya geldiği en güzel örneklerden bir tanesi olarak
20:15Laleli Camii.
20:16Laleli semtine de adını veren bu cami aslında hem bir tarihi hafızayı hem bir vakıf kültürünü devam ettirmesi bakımından çok
20:24kıymetlidir.
20:25Şu tarafta yine hem caminin dışına açılan hem hünkar mahfiline çıkan kapıların hem aslında birkaç özelliği var.
20:33Burada yine çok güzel bir estetik olarak aslında kıymetli olduğunu gördüğümüz süslemeleriyle ciddi renk katan kapıların olduğunu size göstermek istiyorum.
20:42Yine burada Hattat Vasfi Bey'in gerçekten caminin içerisinde böyle hem pencere alınlıklarında hem de her kapının,
20:50işte cümle kapılarının üstünde, sağında, solunda, son cemaat mahfilinde çok güzel örneklerini görüyoruz.
20:56Burada yine bir başka örneğini gördüğümüz hatlar söz konusu.
21:00Gelin hep beraber caminin iç avlusunda programımıza devam edelim.
21:26Bugün 1760'lı yıllarda inşa ettirilmiş, bir yerde Laleli'yi de aslında dönüştüren,
21:33bugün Laleli Aksaray arasındaki bu pazarı, bu hareketliliğin de aslında bu semte ismini vermekle beraber
21:39şu an görmüş olduğunuz fefkani usülde yapılmış olması ve altındaki dükkanlarla beraber bu bölgeyi dönüştüren bir camiyi gezmeye, anlamaya çalıştık.
21:49Şimdi bu cami aslında büyük bir kalabalığın ortasında, tramvay yolunun yanında.
21:55İstanbul'un en işlek caddelerinden bir tanesi olan ve hemen yanı başında geçen bu caddeyle birlikte,
22:02bu caminin yapıldığı tarihten itibaren bugüne kadar çok büyük bir işlevi olduğunu da vurgulamak gerekiyor.
22:08Yani şunu ifade etmeye çalışıyorum.
22:09Dış avluya girişteki cümle kapılarının üzerinde cennete hoş geldiniz.
22:15Yani girin cennete sizlere selam olsun ayetleriyle birlikte caminin cennete benzetilmesi aslında
22:21hem kaygılardan hem yorgunluktan hem de o hengameden kurtulmayla birlikte
22:26camilerin cennetle eşdeğer aslında görülmesi, özdeşleştirilmesi önemli bir noktadır diye düşünüyorum.
22:34Bunu şu şekilde ifade edebiliriz.
22:36Yani 1700'lü yılların sonlarına doğru yaptırılmış olunan bir cami bugün için bir tarih noktasında
22:43tarihi ve tarihsel hafızayı, bir vakıf kültürünü, bir külliye olarak inşa ettirilmiş olması bize çok şey ifade ediyor.
22:51En temelde birinci nokta bizler Sultan 3. Mustafa'yı, hemen öncesinde Sultan 3. Ahmet'i,
22:57sonrasında Sultan 3. Selim'i, Osmanlı'nın modernleşmesini,
23:01Osmanlı'nın batı ile olan ilişkilerinin başladığı bir noktayı
23:04veya İstanbul'un merkezin kenarı diyebileceğimiz, periferi diyebileceğimiz noktalarının
23:11halkın yani Hristiyan tebaanın tebaayla birlikte yaşayan
23:15İslami bir toplumun da, Müslüman bir toplumun da orada var olmasını sağlayan vakıf eserlerini anlamak istersek
23:22yola çıkacağımız noktalardan bir tanesi Laleli Camii olabilir.
23:27Yani aslında şunu ifade etmeye çalışıyorum.
23:29Burada bu bölgedeki değişime ön ayak olması aslında bir mekana ihtiyaç duymak,
23:36bir yerde bunu sürdürmenin de ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
23:40Ne demek istiyorum?
23:42Klasik dönem için söyleyecek olursak, Fatih'in hemen ardından 2. Beyazıt döneminde
23:46İstanbul'un kenar semtlerinde aslında bir dönüşüm ihtiyacı hissediliyordu.
23:51Ve o dönemde aslında ki ilk etapta biz Ayasofya'nın camiye çevrilmesini biliyoruz.
23:57Sonrasında 2. Beyazıt döneminde kenar mahallelerde metruk, yıkılmaya yüz tutmuş,
24:02kimsenin kullanmadığı kiliseleri camiye çevrilmesi aslında İstanbul'un çevresini de düzenleyen
24:11ve bu noktada İstanbul'un dönüşümünün hem derin hem sessizden yapılmasını sağlayan önemli noktalardır diyebiliriz.
24:19Şimdi burada şunun için ifade ediyorum, cami yaptırdığınız yerde bir ihtiyaç olması lazım
24:25ve bu ihtiyacın toplumun bir yerde talep etmesi de gerekiyor.
24:29Şimdi Mehmet Ağa'ya muhtemelen bir salatin cami yapmak istediğini Sultan 3. Mustafa ifade etmiş.
24:34Fakat yapabileceği noktalar içerisinde en uygun yerin burası olduğu anlaşılıyor.
24:39Fakat burada ciddi bir kod farkı var o dönemde.
24:43Ona istinaden, fefkani usülde yani yüksekçe bir şekilde yapılmış barok izlerini taşıyan bir camiden bahsediyoruz.
24:53Şimdi bu camiyi gezmek bize ne kazandırır?
24:54Aslında biraz da bu sorunun yani bunu anlamaya çalışmak bize ne katar?
24:58Bir, Sultan 3. Mustafa devrini anlamak istiyorsak buradan yola çıkabiliriz.
25:02İki, Sultan 3. Mustafa devrine kadar 1453'den 1760'lı yıllara kadar geldiğimiz süreci biraz olsun mekan üzerinden, vakıf eserleri üzerinden
25:14anlamak ve tanımak istersek
25:16bir çıkış noktası, ipin ucunun olduğu bir yer olarak bir vakıf eserinden bahsedebiliriz.
25:22Bu iki.
25:22Üçüncüsü, Sultan 3. Mustafa'nın müneccimlere olan o meyli, onlardan duymak istedikleri,
25:27yıldızlara bakıp şu savaşın sonucu ne olacak şeklinde veya gelecekte ne olacak şeklinde bir merakının olduğunu biliyoruz.
25:34Dönemin Prusya kralına üç tane müneccim başı göndermesini talep eden Sultan 3. Mustafa aldığı cevap şuydu.
25:41Üç müneccim yerine tarih bilmek, hazineyi doldurmak ve orduyu güçlendirmek şeklinde cevap alıyor.
25:47Şimdi burada aslında 1700'lü yıllarda bize tarihin ne kadar önemli olduğunu ifade eden,
25:52Sultan 3. Mustafa'nın almış olduğu bu cevapla birlikte Laleli Camii bugün hala ayakta.
25:58Şunu ifade etmeye çalışıyor.
25:59Bir vakıf eseri üzerinden bir tarih şuuru, bir tarih bilgisi, bir tarih felsefesi
26:05aslında bizim bugün bir mekanı anlamada ve geleceği inşa etmede nasıl rol aldığını da bizlere gösteriyor.
26:14Buradan yola çıktık ve üç noktaya temas etmek istedim.
26:18Bunlardan birincisi dönemi anlamak, ikincisi sultanı ve aslında o dönüşümü Osmanlı'nın 1700'lü yılların sonlarına doğru yaşamış olduğu
26:26ve aslında hala bizim millet olarak bu dönüşümü devam ettirdiğimiz bir yerde modern hayata önce anlamaya çalışmak,
26:35belki sonrasında yapabildiğimiz ölçüde ayak uydurmanın hem sancılarını hem sonuçlarını birlikte yaşadığımız
26:431700'lü yıllardan itibaren bugüne kadar devam eden bir süreci kastediyorum.
26:47Tabii bir camiyi gezdiğinizde içerisinde Vasfi Efendi'nin kitabelerine baktığınızda bütün bunları anlamayabilirsiniz.
26:54Fakat bunlar benim bir vakıf eserini gezdiğimde bu vakıf eserini, bu camiyi kim yaptırmış?
27:00Sultan nasıl bir dönemde yaşamış?
27:02Devlet adamları kimlerdi?
27:04Hangi devletlerle, hangi devlet adamlarıyla nasıl ilişkiler içerisinde bulunmuş?
27:09Nasıl ilerleme yaşanmış veya nasıl bir gerileme söz konusu olmuş?
27:14Bütün bunlarla birlikte bir mekanı anlamaya çalışıyorum.
27:16Bugün yolumuz, tarihte çıktığımız bu yolculukta Laleli Camii'ne düştü ve 1760'lı yılların hem kendisini hem sonrasını bütün bu
27:25düşüncelerle birlikte anlamaya çalıştık.
27:28Bir vakıf eserinin anlaşılması insana ciddi anlamda değer katar.
27:32Çünkü o vakıf, vakıfnameler ve o vakfın bütün unsurlarıyla beraber devam etmesi aslında bir milletin tarih şuuru ile birlikte devam
27:41etmesini de sağlar diye düşünüyorum.
27:44Programlarımızın tekrarını izlemek isterseniz ülketv.com'dan ve YouTube hesaplarından takip edebilirsiniz.
27:51İstanbul'a, vakıf eserlerine, tarihinize ve hafızanıza güzel bakmanız dileğiyle.
27:57Hoşçakalın.
28:26İzlediğiniz için teşekkür ederim.
28:56İzlediğiniz için teşekkür ederim.
29:11İzlediğiniz için teşekkür ederim.