Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 22 saat önce
ÇEŞİTLİ SEKTÖRLERDE İCRA EDİLEN MESLEKLER VE HİKAYELERİ ÜLKE’NİN ALIN TERİ’NDE

Pek çok sektörde başarıyı yakalamış esnaf ve meslek sahipleriyle bir araya gelen ve hayat hikayelerini dinleyen “Ülke’nin Alın Teri”, çeşitli meslek dallarını Ülke TV ekranlarına taşıyor. Ülke’nin Alın Teri”, günümüz mesleklerinin yanında ata mirası meslekleri devam ettiren usta ellerin öyküsünü izleyenleri ile paylaşıyor.

İcra edilen mesleklerin başarı hikayelerini, zorluklarını ve bilinmeyen yönlerini gözler önüne seren “Ülke’nin Alın Teri”, üretim ve tüketim arasındaki yolculuğu ekranlara yansıtıyor. Balıkçılıktan börekçiliğe, demircilikten ahşap işçiliğine, el sanatlarından saat tamirciliğine birçok alanda icra edilen meslekleri ustaların ve girişimcilerinden dilinden izleyenlerine aktaran “Ülke’nin Alın Teri”, her mesleğin inceliklerini, kendine has zorlukları ve güzelliklerini Ülke TV ekranlarına getiriyor.

Emeğin ve alın terinin hikayesini izleyenleri ile buluşturan program “Ülke’nin Alın Teri” cumartesi günü 21.00'de Ülke TV’de…







Döküm
00:04MÜZİK
00:36Gül ile ilgili çalışmalarımız bizim genellikle Ekim-Kasım aylarında başlar.
00:42Daha sonraki süreçte devam eder.
00:44Dikimine biz o dönemde tarla zılığıyla başlarız.
00:47Arkasından kanallar açılır.
00:50Genelde 3,5 metre, 4 metre sıralar alıkları olacak şekilde.
00:54Derin olarak açmış olduğumuz 40-50 santim derinliğindeki kanallara özellikle gül daha az usasın diye gül çubuklarını yerleştiririz.
01:03Bu gül çubukları daha önceki yetişmiş olan güllerimizin çubukları.
01:08Daha sonra üzerine 4-5 parmak toprak gelecek şekilde örteriz.
01:15Ve onun da üzerine hayvan gübresi ile hazırlamış olduğumuz kompost ile örteriz ki güller kışı donmadan geçirsinler.
01:23Bahar ile birlikte özellikle Mart ayı başından itibaren Nisan ayında güller artık filizlenmeye başlar.
01:32Topraktan çıkmaya başlar.
01:34Sonraki süreçte artık yabani ot mücadelesine hazırdır.
01:38Çünkü güllerimiz artık bir karış, iki karış olmuş durumdadır.
01:42Daha sonra yabani ot mücadelesini yaparız.
01:44Ve daha sonra havaların ısınmasıyla birlikte gülün belirli miktar suya ihtiyacı olacağı için damlama sulama sistemiyle özellikle bizim suya saygılı
01:55üretim modeli dediğimiz gül yetiştiriciliğinde bu çok önemlidir.
01:59Çünkü Mısır ve Yonca'ya göre çok az sus getirir.
02:01Neredeyse %70-80 oranında su tasarruf sağlar.
02:043 haftada bir veya bazen ayda bir çok nadiren 2 haftada bir sulama yaparsınız.
02:10Daha sonra gülleriniz çok hızlı bir şekilde gelişmeye başlar.
02:12Özellikle 2. yılından itibaren gülleri az veya çok toplamaya başlarsınız ama 3. yılından sonra asıl güllerde verime ulaşırsınız.
02:21Maksimum verime ulaşmanın yolu 3. 4. yıllardır.
02:24Tabii ki bu süreç içinde her yıl gülleri toplamanız gerekir.
02:28Neredeyse bir ay boyunca toplamanız gerekir.
02:30Özellikle Nisan ayı sonlarında güller tomurcuk vermeye başlar.
02:34Mayıs ayının 1. veya 2. haftası artık gül toplama mevsimi gelmiş demektir ki şu anki gibi gülleri açmaya başlar.
02:41Sonra bir ay boyunca biz o gülleri toplarız.
02:44Özellikle bir gülü tarlasına diktiğinizde yeterli bakımın ve özeni gösterirseniz bir gül 20 sene 30 sene o toprakta size verim
02:52verir.
03:02Ben veteriner hekim Öztürk Sarıca, Burdun'un Yeşilova ilçesinin Akçaköy'ndenim.
03:07Uzunca yıllar veteriner hekimlik yaptım ve sonuçlarında 2005 yılında da Nisin ya da O projesine başladık.
03:13İlkokulu tabii Akçaköy'de bir köy okulunda okudum.
03:15Okuyup aynı zamanda tarlalarda çalıştım.
03:18Daha küçücükken, herkes gezerken biz tarlalardaydık ki ne zaman kaytarmak istesek de gider ardıcı ağacının dibinde otururdum ki projemizin de
03:29simgesi olan ardıcı ağacı aslında benim o zamandan beri dikkatimi çeken bir ağaçtı.
03:34Çünkü gölgesinden biz faydalanırken kuşlar, pek çok hayvan onun korumasına neredeyse sığınmış durumdaydı.
03:42Ve etrafa baktığımda pek çok ağaç kururken ardıcı ağacının hiç kurumadan yıllarca öyle kaldığını gördüm.
03:48Bence doğaya karşı, pek çok zararlıya karşı direnmenin bir simgesiydi ardıcı ağacı.
03:55Belki de o yüzden biz projemizin simgesini her şartta ayakta kalabilmenin simgesi olarak ardıcı ağacını seçtik.
04:13Ben Erzoz Çelik, üç çocuk annesiyim.
04:16Tarlı işlerimi çalışıyorum.
04:18Yazıköylüyüm, Burdur Yazıköy.
04:206-7 yıldır yapıyorum bayağı.
04:21Ne yapalım, ne iş yapacağız başka?
04:23Köy yerindeyiz.
04:24Mecbur bu işi yapıyoruz.
04:26Buraları gelinlikten öğrendim Öztürk Bey'in sayesinde Allah razı olsun.
04:29Onun sayesinde geldik, öğrendik.
04:32Önceleri bilmiyordum ama böyle kellenle yapıp, domurcaklarını almıyorum tabii ki.
04:39Böyle topluyoruz işte.
04:40Sabahla 5.30'da, 6'da.
04:43Hayvan olanlar erken kalkıyordur tabii.
04:46Benim yok ineklerim.
04:47Ben 6'da, 5.30'da kalkıyorum.
04:50Buraya hazırlanıp buraya geliyoruz.
04:52Vardık mı hallediyoruz, sabahla hallediyoruz.
04:54Vardık mı?
04:55Evde kişilerimizi görmeye çalışıyoruz.
04:58Çocuklarım evlendi.
05:00Kendi başım olduğum için sıkıntı olmaya.
05:03Tamamen ağaç müşkülleri koparmaya çalışıyoruz.
05:06Çok iyi biri.
05:07Allah razı olsun yıllardır ekmeğini yiyoruz.
05:09İyidirse ne diyeyim de.
05:22Tarlalarda genelde arpa buğday yetiştiriyorduk biz.
05:25Nohut yoluyordum.
05:26Orta kul yıllarıma geldiğinde samanları eskiden biz evin altına doldururduk.
05:30Hayvanları yedirmek için.
05:32Ve o zaman 2-3 saat o saman deliğinde kalarak aslında o zor şartları deneyimledim.
05:38Yani insanın dayanma gücünün sınırlarını deneyimledim.
05:41Yani insan isteyince bazı şeyleri başarabiliyor.
05:44Aslında zor nefes alabildiğiniz ama yapmanız gereken de bir iş olarak görüyorsunuz onu.
05:50Tabii ki yani köylerde yaşam şartları, çalışma şartları o yıllar çok zordu.
05:55Bir taraftan da kendi hayallerinizde bir şeyler yapmak istiyorsunuz.
05:59Köyden kurtulmak istiyorsunuz.
06:01Ama diğer taraftan da size yakışan aileniz her zaman rahmetli babam derdi.
06:05Oğlum bize ya veteriner hekim olman yakışır ya da silahat mühendisi olman yakışır derdi.
06:12Tabii ben de lise yıllarımı bitirdikten sonra aslında biraz duygulandım da.
06:47Aslında gül çok fazla suyu da sevmez.
06:50Özellikle rakımı yüksek olan yerlerde gül susuz olarak yetişir.
06:53Özellikle 1200 ve rakım ve üzerinde güle hiç su vermezsiniz.
06:58Çok fazla su verdiğinizde gülde özellikle mantar hastalığı çok olur.
07:02Dolayısıyla gerektiği kadar vermek lazım.
07:05Ve gül özellikle çok verimli arazileri de sevmez.
07:09Çok verimli arazilerde de gülde çok fazla hastalık olur.
07:14Yani siz yüksek verimli arazilerde taban topraklarında gül tarımı yapmak isterseniz yanılırsınız.
07:20Çünkü orada gülün hastalığı da bitmez.
07:23Dolayısıyla çok fazla efor sarf edersiniz.
07:26Bunun yanında çok fazla kimyasal kullanmak zorunda kalırsınız.
07:29Oysa biraz daha kumlu topraklar, biraz daha verimsiz topraklar.
07:33Genelde gülün sevdiği topraklar.
07:35Rakımı yüksek yerleri gül daha çok sever.
07:391200, 1300, 1400 rakımlarda bile çok rahat gül yetiştirebilirsiniz.
07:43Özellikle susuz olarak.
07:44Ama bugün 700'lü, 800'lü rakımlarda, Burdur Gölü çevresinde, 900'lü rakımlarda
07:50gülü zaman zaman sulayarak, 2 haftada bir, 3 haftada bir sulayarak gül tarımı yapılabilir.
07:57Ve özellikle beslenmesi noktasında da gülüm çok hızlı gelirsin, çok iyi olsun diye sürekli ona gübre verilir durursanız
08:04aslında bir anlamda onun ölüm fermanını imzalamış olursunuz.
08:09Yani çok hızlı gelişen gül çok hızlı şekilde hastalanır.
08:12O yüzden aslında gül denmesinin bir sebebi de bu.
08:17Yani gül biraz narindir.
08:18O yüzden biraz ilgi ister.
08:20Bu ilgi sadece ona gübre vermek, sadece su vermek değildir.
08:24Ya da bunlarla onu şımartmak değildir.
08:26Aslında gül günlük veya iki güne bir şöyle içinde dolaşıp da
08:30hem kendi hayatınıza hem onun hayatını değiştirecek manevralar yapmanızdır.
08:36Onların arasında dolaşmanızdır.
08:38Aslında gül bir anlamda bunun kültürüyle özdeşleşmiş.
08:42Yani bugün gül bahçesine girdiğinizde o anki pek çok şeyi unutursunuz.
08:47Çünkü gülün frekansı çok yüksektir.
08:50Dolayısıyla bir anlamda reset yapar.
08:52300 MHz'in üzerinde bir frekansı var ki başka hiçbir kokuda böyle bir yüksek frekans yok.
08:59Dolayısıyla ben özellikle çok yoğun ve stresli günlerimde gül bahçesine girdiğinde her şeyi unuturum.
09:05Bir anda dünyam değişir.
09:07Ya özellikle çok stres altında yaşayan insanların ben Mayıs aylarında,
09:12Haziran aylarında gül bahçelerini ziyaret edip de en azından bir yarım saatlik, bir saatlik o dinginliği yaşamalarını tavsiye edelim ki
09:19o an hayata reset atılmasının zamanıdır.
09:23O anki her şeyi unutup da sanki bir başka dünyalara geçmenin tezahürüdür.
09:28Ama o kokuyu o tarzda hissetmek veya yağında hissetmek insanı bir anda bambaşka dünyalara götürür.
09:37Her şeyi unutturur.
09:50Yani aslında o yıllarda çıkmış bir şeydi, veterin hekim olmam.
09:54Tabii ki sonraki süreçler, yani bir büyük şehire gidiyorsunuz, bir anda hayalleriniz değişiyor.
10:01Daha büyük şeyler başarabilir misiniz gibi geliyor.
10:03Ya da bu okul bir taraftan nasıl biter diye düşünüyorsunuz.
10:06Ama şunu öğrendim ben, yani çocukluk yıllarımda, en küçükken, okul yıllarımda,
10:12tarzda çalışırken genelde hep kendimle baş başaydım.
10:15Yani hep düşünürdüm ve hayallerim uçsulacaksızdı.
10:18Yani bir şeyleri yapabilme, dünyayı değiştirebilme, insanları değiştirebilme noktasında mutlaka bir şeylerim vardı.
10:25Ki zaten yetiştiğim ortam Akçaköy olduğu için, Fakir Baykurt'un köyü, bir yazarın köyü.
10:31Kendisi de bizim komşumuzdu.
10:33Fakir Baykurt bir öğretmen olarak başlamış.
10:35Daha sonra tüm dünyanın tanıdığı bir yazar haline gelmiş.
10:38Fakir Baykurt'un özellikle bu köy yaşantısını anlatan pek çok eseri var.
10:42Yılanların öcü, can parası.
10:45Pek çok eserinde işlediği aslında köy yaşantısı.
10:48Tabii ki köylerin o zamanki zor şartları, köylerdeki haksızlıklar, insanlara yapılan haksızlıklar, köylerdeki insanların birbirlerine yapmış olduğu haksızlıklar, köylerdeki insanların
10:59çalışma şartları ve zorlukları.
11:01Aslında köy hayatını birebir, o zamana kadar hiç gündeme getirilmediği şekilde gündeme getirilmiş bir yazarımız.
11:06Ve oradaki yazılan pek çok şey de doğruydu.
11:09Yani biz onları birebir çocukken yaşıyorduk o köy yaşantısını, köy hayatını.
11:14Ve o zorluklar içinde büyüdük.
11:15Yani dolayısıyla bir şeyler yapacağımız zaman o zorlukları düşünerek, bu kolaymış bunu yaparız düşüncesi hep nail olmuştur bizde.
11:23Yani o yıllar çok zor yıllardı.
11:42Ben Gülçin Kaptan, Çendik'ten geliyorum buraya.
11:46Ara ara fırsat buldukça geliyorum.
11:482-3 yıldır diyelim.
11:49Biz zaten köyde yaşıyoruz.
11:52Bilmediğimiz bir koku değil.
11:53Temiz hava, doğa.
11:55Ayrıca bu Öztürk Bey'in buraya yaptığı yer hem turistik hem de denize yakın.
12:01Deniz manzaralı, arkada da dağ manzaralı.
12:04Böyle diyeyim.
12:05Burdur'da bir ilk ve Burdur'un çevre köylerinde bir ilki yaptı bu kişi.
12:09Başka hiçbir kimse cesaret edemedi.
12:11Turistler geliyor.
12:13Ortam güzel.
12:14Hem gül topluyoruz hem manzarası güzel.
12:17İnsanlar görünce gelmek isteyecektir.
12:19Ayrıca kayaların arasında gölün manzarası ve gül, lavantalar.
12:24Çok güzel bir yer.
12:25Bir sürü kişiye bir ekmek, bir fırsat.
12:28Bayanlara özellikle bir fırsat bu.
12:30Geçim kaynağı.
12:32Bir sürü kişi baharda çıkıp kışa kadar burada bir iş bulabiliyor.
12:36Gülü tepesinden böyle kırarak zaten bu gül gevremiş.
12:40Hemen küt küt gidiyor.
12:42Günde 30, 40 ve 50 toplayan var.
12:45Bu kişiye göre değişiyor.
12:46Mesela daha pratik, daha çok yapmış insanlar daha fazla toplayabiliyor.
12:51Eli yatkın kişiler.
12:52Ama kişi 30'dan aşağı düşürmüyor bu oranı.
13:13Gülün budama meelsimi genellikle havaların soğumasıyla birlikte başlar.
13:17Güller yaprağını döktükten sonra özellikle Ekim ayının sonu, Kasım ayının ortalarında bu yapraklar dökülmeye başlar.
13:23Yapraklar dökülmeye başladıktan sonra da budama işlemini artık tekrar yeni sürgün vermeye başlayacağı Mart'ın ilk haftasına kadarki süreçte yapmak
13:33gerekir.
13:33Tabii ki gülün budama sırasında bu görmüş olduğunuz mesela dallarda bir yıl önceki vermiş olduğu tomurcukların alt kısmından kesmek gerekir
13:43ki bu tekrar gül verebilsin.
13:45Çünkü aşağıdaki bu gül gözlerini kaybetmemek lazım.
13:49Eğer bu çok derin budama yapılırsa eğer buradan gül tekrar sürgün verir.
13:54Sürgün vereceği için onda o yıl için gül olmaz.
13:57Bir sonraki yıl için gül olur.
13:59Dolayısıyla gülü budarken çok derin budamamak gerekiyor.
14:02Her yıl 2-3 parmak daha üstten yani bu da yaklaşık her yıl 2-3 santim daha üstten budama yapmak
14:10gerekir.
14:11Bazıları da der ki hani gülüm yükselmesin derin budama yapayım.
14:16Bu sefer çok derin budama yaptığınızda gül erkeğe kaçar.
14:20Ki şurada görmüş olduğunuz gibi size hiç gül vermeyen sürgünler verir.
14:26Tabii ki bu çok ciddi bir verim kaybı.
14:28O yüzden yıllık olarak yaklaşık gülünüz 40-50 santimde artık boylanmayla başlar bir yıl sonra budamalar.
14:37Her yıl 2-3 santim, 4 santim yüksekliğinde budanarak gül yükseltilir.
14:42Ki ne zaman gül artık ulaşılamadı, ne zamanki yetişilemedi,
14:47yani toplanılacak yükseklikten çok daha yükseklere ulaştı veya yaşı artık 15-20 yaşlarına ulaştı o zaman o gülü dibinden kesmeniz
14:56gerekir.
14:57Yani onu sökmektense dibinden kestiğinizde toprak seviyesinden o gül tekrar sürgümü vererek gelecek yıl size gül vermeye başlar.
15:05Bir 10-15 yıl daha yaşamaya devam eder.
15:06Yani bir tarlaya gül diktiğinizde onu sürekli yenilemek zorunda değilsiniz.
15:10Belki de 40 yıl, 50 yıl, 60 yıl o tarladaki o gül hastalanmadığı sürece size verim vermeye devam eder.
15:31Burdur Merkez Yarıköy'den Zühra Saydam.
15:34Bu yıl ben yeni yapıyorum ya ihtiyaçtan dolayı ekmek kapısı.
15:40İhtiyacım var geldim sağ olsun Öztürk Bey.
15:44Fakir'e bir ekmek kapısı şuradan şöyle gevrek şurada düğmesi var şöyle asıldırma kırılıyor şuradan ilikli düğmeli gibi bak şuradan.
15:54Domurcukları ellimiyoruz.
15:57Aşmış gülleri topluyoruz.
15:59Şunun sarı çiçekleri yağ çıkıyor bak şu öyle açtık.
16:03Sarı çiçeklerden çıkıyor.
16:05Bu domurcuktan yağ çıkmaz.
16:087.30'da biniyoruz 8'e doğru burduluyoruz.
16:11Saat 5'de dağılıyoruz.
16:12Ev işlerini varınca yapıyoruz.
16:14Sabah erken kalkınca yapıyoruz.
16:17Çok kolay.
16:18Ev işi yapmak zor.
16:19Gül toplamak kolay bak.
16:21Kilo hesabı.
16:23Pratikler çok topluyor.
16:25Yaşlılar ben yaşlıyım az.
16:2830-35 kilo ancak yapıyorum.
16:31Gençler daha çok topluyor.
16:3350-60-70 toplayan var.
16:35Öztürk Bey çok başarılı, çok bilgili, çok beyefendi.
16:40Fakir babası deyin.
16:42Ekmek kapısı bizim için.
16:44Bunları yapması biz nereden kazanacaktık?
16:47Pazar açlığımız çıkıyor.
16:49Ev açlığımız çıkıyor.
16:51Sağolsun Allah razı olsun.
16:53Önceden ineklerimizi mayen edeydi.
16:56Veterinerdir kendisi.
16:58Bilgilidir.
16:59İğnesini, ilacını veriydi.
17:02İneklerimizi kurtardı hastalıktan.
17:16Ya işte bize yakışan.
17:19Yani o sıralar rahmetli babama demiştim ki yani veteriner hekim fakültesini kazanıp geleceğim.
17:27Ya dedim belki çok iyi bir tıp fakültesine gidelim.
17:30Ama dedim birisi olacak mutlaka.
17:31Kendime güveniyorum.
17:32Üniversite sınavına gittikten sonra veteriner fakültesini kazandım.
17:36Ankara Üniversitesi veteriner fakültesinde okurken de hedefim hep şuydu.
17:40Ben hayvanlara nasıl faydalı olabilirim?
17:44Ne kadar çok hayvan kurtarabilirim?
17:46Çünkü çocukluğumuzda bir ineğimiz kaybetmiştim ben.
17:49Biz yani çok üzülmüştüm.
17:51Dedim veteriner bunu nasıl kurtaramadı?
17:53Yani o kurtarma iş yürütüsü var ya.
17:55Ben bütün hayvanları kurtaracağım düşüncesiyle ben veteriner fakültesini okudum.
17:59Yani bu konuda başarılı olduğumu zannediyorum.
18:02Ben çünkü 74 tane köy çalışıyordum.
18:05Ve bu 74 tane köyün 4 ilinde sabahtan akşama kadar hastalarımla dedim.
18:10Yani günde 4 saat uykuyla ben hastalarıma gidebiliyordum.
18:14Ve şunu gördüm.
18:15İnsanların hayvanları gerçekten canı.
18:18Yani bir insan evinde bir ineğini kaybettiğinde, bir kedisinin bir köpeğini kaybettiğinde sanki canından can kaçıyor, can çıkıyor.
18:29Ve insanlar o duyguyu yaşadıkça daha fazla hayvanı nasıl kurtarabilirim deyip gece gündüz artık o hayvanı kurtarmak için uğraşıyorsunuz.
18:37O hayvanı kurtardığınızda o aileyi kurtarmış oluyorsunuz.
18:40Ya da o ailede bir çocuğun gözyaşı dökmesine ilgili oluyorsunuz.
18:44Ya da ne yapıyorsunuz?
18:46Ekonomiye bir katkınız oluyor.
18:48Ölüp gidecek hayvanı tekrar ekonomiye kazandırmış oluyorsunuz.
18:51Ülkeniz dışarıdan daha az et alıyor.
18:53Yani veteriner hekimliği ben hep bu gözle gördüm.
18:56Ve en önemlisi can gözüyle gördüm.
18:58Yani bu yönüyledir ki genelde çalıştığım yerlerde insanlar hep severler, sayarlar.
19:03Hala daha ben 8-9 yıldır hekimlik yapmamama rağmen insanlar arar, hastalarını sorarlar, halatır sorarlar.
19:12Ya da bir gün bir yerde karşılaştığımız zaman enteresandır.
19:16Türkiye'nin herhangi bir yerine gittiğimde ya insanlar derken ya ben küçüktüm, gel bizim hayvanımızı kurtardın.
19:50İnsanın doğasında merhamet var da yani eskisi gibi değil.
19:54Yani artık merhamet, merhametle insanlar gücü karıştırmış durumda.
19:59Yani güçlü insanı merhametli zannediyorlar.
20:01Oysa ki yani her insanda olması gereken bir şey.
20:06Ama maalesef insanlarda merhamet kalmamış durumda.
20:08Bugün Filistin'de olanları görüyorsunuz, İran'da olanları görüyorsunuz.
20:12Doğadaki canlılara yapılanları görüyorsunuz.
20:15Bu insanlarda hiçbir merhamet yok diyorsunuz ama bazı insanlar zannediyorum merhametsiz doğuyor.
20:21Ya ben bunun genetik olduğunu düşünmüyorum.
20:23Bu insanlara sonradan bir şekilde öğretiliyor.
20:27Yani insanlar merhametli olduklarında onlara zarar geleceğini mi düşünüyordur?
20:32Ben bunu anlayabilmiş, algılayabilmiş değilim.
20:34Halbuki insan olmanın gereğidir.
20:36Ama merhamet maalesef dünyamızda kalmamış durumda ve bu çok üzücü.
20:41Bir çocuğun göz önünde babasını öldürüyorlar.
20:45Ve 20-30 kişinin olduğu bir yere acımasızca bir bombayı atabiliyorlar.
20:51Ufacılık kız çocuklarının olduğu okullara bombalayabiliyorlar.
20:55Ve bunların her bir içinde bahane var.
20:58Ne terörist var orada, teröristin faaliyeti var.
21:01Aslında tüm dünyada asıl teröristler belli.
21:03Ama bu merhamet duyguları birleşmedi ki.
21:06Evet biz merhametliyiz ama ne yapabiliyoruz?
21:09Şimdi ben bakıyorum dünyanın geri kalan kısmı sadece seyrediyor.
21:12Tüm dünyada bunlar olurken sadece seyrediyor.
21:15Ne yapabiliyoruz?
21:16Aslında bu insanların artık bir cesaretini toplayarak siz ne yapıyorsunuz demesinin zamanı geldiğini düşünüyorum ben.
21:23Yani biz bugün bir kurdun kuşun canını kurtarmak için bu kadar uğraşırken insanlar bu kadar rahat katledilebiliyorsa bu dünyanın artık
21:32ipi kopmuştur.
21:33Yani yapılması gereken şey bellidir.
21:36Ya bu insanlara merhamet öğretilecektir ya da artık daha fazlasını söylemek istemiyorum.
21:40Ama şu var tüm dünyanın tek yürek olarak yani bu insanları artık bir cezalandırması lazım ve dünyanın gerçek ayarlarına dönmesi
21:51gerekiyor.
21:52Bence dünyanın gerçek ayarları bunlar değil.
21:54Biz çocukken bizi şununla korkuturlardı şeytan var.
21:58Biz bilirdik ki şeytan bir tane.
22:00Biz bu şeytana karşı hep korkardık ama mücadele derdik.
22:04Dikkat ederdik.
22:06Ama şimdi malum ülkelerin tamamı şeytan olmuş ki siz kaç tane şeytanla nasıl mücadele edeceksiniz?
22:12Artık iyi insanların bir araya gelerek kötü insanlara dersini vermesi zamanı gelmiş durumda.
22:17Yani bunun için bir şeyler yapılması gerekir.
22:29İsmim Ahmet Özcan.
22:31Burdur Merkez Yazıköy'de ikamatik alıyoruz.
22:34Aşağı yukarı 7-8 yıldır biz bu işi yapıyoruz burada.
22:37Bizim ufaklığımızda, bizim kendi köyümüzde aynı gülümüz vardı.
22:41Bu kuraklıktan dolayı gül bizim orada bitti.
22:44Yani yağış olmadığından bizim köy Ova Köyü.
22:46Ova Köyü'ndeki su kesilince millet ister istemez bu suyu bıraktı.
22:50Aşağı yukarı bizim köy buraya bir 10 kilometre dağ yamaşı olan bir yer olduğu için
22:56Öztürk Bey'in kendi imkanıları bu suyumuzu yaparak damlamayla bu kendi yetiştirdi.
23:02Bizim orada su olmayınca bu olmuyor.
23:04Şimdi bu arkadaşlar Öztürk Bey gül toplanacağını bize bana soruyor.
23:07Bunlar bizim kendi köylü yakın akrabalarımızdan, yakın köyden topluyoruz.
23:11Gül toplanacağını söylüyoruz.
23:13Bunlar da kilo ile anlaşmak sahasıyla buraya gelip güllerimizi topluyoruz.
23:18Genelde 8'de 10 kalıp ile başlıyoruz da.
23:21Tabii biz köyde hayvancık yaptığımız için sabahleyin hayvanlarımızı bakıp
23:25köydeki işleri bitirip böyle geliyoruz buraya.
23:45Tabii ki her bitkinin zararları var.
23:49Özellikle gülde gövdedeki kurt hastalıkları, diğer taraftan çok su verildiğinde veya çok yağışlı yıllarda
23:56mantar hastalıkları, yine kökteki mantar hastalıkları ki bu da genelde çok suya bağlı olan bir durum.
24:04Bunun yanında çok kurak geçen yıllarda gülün suya ulaşamaması da bir hastalık sebebidir.
24:09Çünkü direnci düşer, diğer hastalıklara açık hale gelir.
24:13Dolayısıyla gül gerçekten çok narin.
24:16Yani çok iyi bakmanız lazım.
24:18Ben artık bütün çiftçilik yaparken işlerimi değiştiriyorum.
24:22Her tarafa gül dikeyim.
24:23Çok zor.
24:24Çünkü gül yetiştirmek bir kültür olayı.
24:27Özellikle göller yöresinde bu kültürü edinmiş insanlar gerçekten bu üretimden vazgeçmezler.
24:34Yani az çok herkesin bir gül bahçesi vardır.
24:37Veya bazılarının çok büyük gül bahçeleri vardır.
24:40Ama bir kültürdür.
24:42Yani özellikle yağ gülü dediğimiz bu Rose Domestiana dediğimiz tür yağlık gül.
24:48Tüm dünyada yağı satılan ve tüm dünyanın kabul ettiği, dünya kodeksinin kabul ettiği yağlık gülde bu bahsettiğimiz Rose Domestiana dediğimiz
24:58gül türü.
24:59Bundan ciddi anlamda yağ çıkartılır.
25:01Ki kullanmış olduğunuz gül miktarı da çok fazladır.
25:05Yaklaşık 4 ton, 4,5 ton bazen 5 tona kadar 1 kilogram yağ elde etmek için gülü kaynatıp yağını çıkartmanız
25:12gerekebilir.
25:25İlk zamanlar buraya gelen yaban hayvanlarını iyileştiriyoruz.
25:29Tabi ki kurum yetkilileri geliyor.
25:32Buradan biz yaban hayvanlarını salıyoruz.
25:34Biz burada tavşanı iyileştiriyoruz, salıyoruz.
25:372-3 gün sonra bakıyorum avcının birisi tavşanı sallayarak gidiyor.
25:40Ben bu işin mantığını hala anlayamadım.
25:43Yani ben o zaman niye iyileştiriyorum?
25:45Avcılığın spor olma durumunu da anlayamadım ben.
25:48Yani spor yapacaksan çok kolay.
25:49Eline al kamerayı ya da cep telefonlarının her tarafı kamera.
25:53Git onların fotoğrafını çek.
25:55Yürümek istiyorsan, spor yapmak istiyorsan niye vuruyorsun?
25:58Yani avcılık bir spordur.
26:00Bence avcılık bir spor değildir, katliamdır.
26:03Buraya keklik salınır.
26:05Yaban hayatı geliştirme asası.
26:06Ama bir bakarsınız gelip bakarlar ee burada keklikler çoğalmış.
26:11İyi işte ya keneleri toplayacaklar.
26:14Yani zararlıları toplayacaklar ya.
26:16Keklik saldık ya.
26:17Sonra bir bakarsınız avcılar gelmiş patır patır keklikleri vurmuşlar.
26:22E niye?
26:23Ava açık burası.
26:24Yani keklik salınarak av yapılan bir ülkedeyiz.
26:27Yani ben bunları anlayabilmiş değilim.
26:29Bir veteriner hekim olarak ve bir insan olarak anlayabilmiş değilim.
26:32Yani enteresandır.
26:33Ben bu tür şeylere hep karşı durmaya çalıştım ama ne kadar başarabildik bilemiyorum.
26:38Diğer taraftan işte köylere gidiyorsunuz o sıra veteriner hekimken.
26:42Tam hastanıza bakmışsınız.
26:45Afyon'un bir köyü, Yüreğil Köyü.
26:48Daskırı ilçesine bağlı.
26:50Bir tane çocuk elinde leylekten çıkıp geliyor size.
26:52Diyor ki veteriner amca ben bunu direğin dibinde buldum.
26:56Ne olmuş bu?
26:57Annesi bunu yuvasından atmış.
26:58Normalde leylekler bakamayacağı yavruyu veya yaşama şansı olan yavruyu yuvasından atar.
27:04Ama biz öyle yufku gerekli insanlarız ki
27:08annenin bakamayacağı veya ileride yaşamaz diye düşündüğü leyleği
27:14biz insanlar ki insanların çoğu da öyledir.
27:18Kıyamaz, alır gelir ve onu kurtarmak için ulaşır.
27:22Biz aslında böyle insanlarız.
27:24Ve o çocuğun elinden o leyleği aldığımdaki o anı ben unutamıyorum.
27:30Yani dedi ki bunu kurtarabilir misin?
27:32Dedim elimden geleni yapacağım.
27:34Ve daha sonra o leylek kurtuldu.
27:36Son derece canlı oldu.
27:37Belki o zaman hastaydı annesi o yüzden attı bilemiyorum ama.
27:40İyileşti, salındı ve gitti yani.
27:43Böyle çoktur yani köylere gittiğimizde şahinler getirirlerdi bize.
27:47Genelde tarım ilaçlarından zehirlenmiş.
27:50Ya da özellikle bir ağacı gittiği zaman onu çok rastlardım.
27:55Hiçbir şey vuramamışsa eğer kavşağın veya eti yenecek bir hayvan.
27:59Son dönüşünde tüfeğindeki mermiyi başka bir yaban hayvan için kullanır.
28:04Nişangah olarak kullanır onu.
28:06Eti yemeyecek hayvanı niye vuruyorsun?
28:08Şahini vurur.
28:09Halbuki şahinler fareleri temizler.
28:12Çilkiyi vurur.
28:13Çilki fareleri temizler.
28:15Ülkemizdeki avcılığın boyutu maalesef böyle.
28:18Veterinerlik hayatı zor ama o kadar da zevkliydi.
28:22Yani sabahın karşı gecenin bir yarısı sizi arıyorlar.
28:27Gidiyorsunuz doğuma.
28:28Bir yavruyu oradan çıkartmak.
28:30Onu canlı olarak çıkartmak.
28:32Çok güzel bir duygu.
28:33Ya da inek felç olmuş tam artık solunum durma noktasında.
28:39Dakikalarla yetişmişsiniz hayvana.
28:41O an ona bir serumunu takıp da o hayvanı tekrar hayata döndürüp ayağa kaldırmak.
28:47Ya güzel duygular.
28:48Ve bu arada artık siz o insanlarla öyle bir hale geliyorsunuz ki artık yani.
28:54Onunlarla aynı şeyleri aynı duyguları paylaşıyorsunuz.
28:57Yani belki de hekimlik hayatımın da büyük bir rolü var.
29:03Yani benim bu projeleri yapmamda.
29:05Hani daha çok insana dokunmak.
29:07Yani daha çok insanın hayatını değiştirmeye çalışmak.
29:10Dünyada pek çok şey kötüye giderken siz bir umut olmak için ulaşıyorsunuz.
29:15Ve bu aşamada da elinizde ne kadar materyal varsa, ne kadar ulaşabileceğiniz nokta varsa onlarla tüm insanlara ulaşmaya çalışıyorsunuz.
29:25Yani onlara ulaşmak tabii ki kolay değil.
29:28Ama sizin bunu projelerle ulaşmaya çalışmanız, medyayla ulaşmaya çalışmanız ve insanları buraya getirerek burada bu şeyleri en azından görselleriyle anlatmaya
29:38çalışmanız.
29:39Ya bunları tamamı insanlara ulaşmak için ne kadar çok insana ulaşabilirsem ben o kadar çok insanın hayatını değiştirebileceğini düşündüm şimdiye
29:47kadar.
29:58Gül sabahın ilk ışıklarıyla toplanmaya başlar.
30:02Gerçekten ilk ışıklarıyla toplanmaya başlaması bir efsane falan değil.
30:06Yani köylerde insanlar sabahın ilk ışıklarıyla güllerini toplamaya başlarlar.
30:11Neden sabahın ilk ışıklarıyla? Çünkü sabahın ilk ışıklarında toplanan gülden gerçekten yağ oranı çok yüksektir.
30:17Ama öğleye doğru artık bu gül toplama işini normalde bitirmeniz gerekir.
30:22Çünkü öğle sıcağında gül artık yağını güneşe bırakır bir şekilde bir kısmı uçar gider.
30:28Ama şu var ki günümüzde işçilik maliyetleri çok arttığı için ve artık eskisi gibi aile bazlı işletmeler olmadığı için veya
30:38çok az olduğu için
30:39artık büyük alanlarda bunu gerçekleştirme şansınız yok.
30:43Yani sabahtan akşama kadar gül toplamak zorunda kalıyorsunuz.
30:46Ama bunda ne kaybınız var? Yağ kaybınız mutlaka var.
30:50Gül yağının özelliğinde bir kaybolma var mı? Gül yağının özelliğinde bir kaybolma yok.
30:54Ama şu var, yağın bir kısmını sıcakla birlikte kaybetmiş oluyorsunuz.
30:59Ama artık günümüzde sabahtan akşama kadar güller toplanılıyor.
31:13Biz ailemizden beş kişiyi kanserden kaybettikten sonra aslında kanserlerin ne tenli zor ve ne kadar tedavisinin zor olduğunu yaşadım.
31:23Bire bir yaşadım ve bire bir gördüm.
31:25Aslında orada kanserlerin tedavi edilmesinin zor olduğunu gördükten sonra insanların kanser olmaması için neler yapabiliriz noktasında
31:33bu proje bir aile kararıydı ki o sıralar annemiz ve babamız sağdı bizim ama tedavi görüyorlardı.
31:40Biz dedik ki kefenle öbür tarafa bir şey götürülmeyecek.
31:44Bu parayla insanların faydasına bir şeyler yapalım.
31:48Ve bu doğa projesinin yapılması bizim için çok uygun geldi.
31:52Çünkü doğadaki her türlü bozulmuşluk insanlarda hastalık ve kanser sebebi.
31:56İnsanları uyarabilirsek bu noktada, dedik ki hayatına dokunabiliriz.
32:00İlk yaban hayvanları rehabilitasyon merkezine açtık.
32:03Suur Oman Bakanlığı'na bedel sebebi ettik.
32:04Bütün giderlerini karşıladık ki 2-3 yıl önce kapatma durumunda kaldık.
32:09Zararlı kimyasallara karşı burada proje başlattık.
32:12Özellikle Dünya Sağlığı Örgütü'nü ve yaptığımız araştırmalarda zararlı olabilecek insanlara kanser yapabilecek
32:18etken maddeleri burada kulelerin içinde herkese anlatmaya çalıştık.
32:23Bunu yaparken de doğa okul etkinliklerimiz kullandık.
32:26Ki doğa okulunu sonraki süreçte açık doğa okuluna kadar dönüştürdük.
32:31Açık doğa okulu da görmüş olduğunuz alan insanlar gelip gezerken mutlaka kafalarında, zihinlerinde doğaya ve doğala ilişkin mutlaka bir soru
32:39işareti bırakıyor olan.
32:40Diğer taraftan açık doğa okul etkinliklerimiz şimdi ekotrizme evrildi biraz.
32:46Buradaki enerjinin tamamını güneşten elde etmeye başladık.
32:48Eski tohumlarımızı çoğalttık.
32:51Domates tohumlarını, biber tohumlarını, diğer taraftan sarı karpuz tohumlarını, türküye davumlarını yaptık.
32:57Diğer taraftan gönüllülük projesi başlattık ki bizim için çok önemliydi.
33:01Projeye ilk başladığımızda doğa projesi nedir bilmiyoruz.
33:05Doğa için bir şeyler yapmanın ne olduğunu biliyorum ama projelendirmek bu nasıl yapılır bilmiyoruz.
33:10Bana denilen şey şuydu, hocalarımızın dediği her gittiğim hoca tüm dünyadaki projeleri gezeceksin.
33:17Ben bir hesapladım 20 yıl kezmem gerekiyor.
33:20O zaman biz türküz ya hemen kıvrak seka ortaya çıktı.
33:24Dedim ki niye ben dünyayı geziyorum, dünya bana gelsin.
33:27Dünya bana gelsin noktasında dünyayı ben nasıl buraya getirebilirim diye düşünmeye başladım.
33:32O sırada araştırırken gönüllülük projeleri karşıma çıktı.
33:36Ne fırsat bu fırsat.
33:37Ve Workaway, Hellfix, Tatuta ve Coach Surfing üzerinden insanlar buraya gelmeye başladılar.
33:44Onlarla irtibat kurmaya başladık.
33:46O yüzdendir ki bu projede binlerce gönüllünün fikri vardır.
33:50Ve gerçekten tüm dünya buraya geldi.
33:53Biz yıllık bin kadar gönüllü ağırlıyorduk burada.
33:55Ne zamanki Suriye'de terörizm faaliyetleri başladı,
33:58o zaman terörist geçişleri olabileceği düşünerek sorumluluğa girmemek için gönüllülük projesini askıya aldık.
34:04Ama gönüllülerin bu projeye katmış olduğu şey çok fazlaydı.
34:26Müşerref Sarıcı'ya burada çalışıyorum eşimle birlikte.
34:30Şu anda gül hasat edildi, gülün sezonu başladı.
34:33İşçiler gülleri toplayıp geçiriyor.
34:35Biz de buradan kazanlarımızı aktaracağız şimdi.
34:37Ben Mehmet Akif Erişsöy Üniversitesi Gıda Tarımı Hayvancılık Meslek Yüksek Okulu'ndan gıda teknikleri mezunuyum.
34:44Gıda teknolojisi okudum.
34:45Buraya eşimle birlikte hayatımız yolumuzu başlayınca birleştirince burada işime devam ediyorum.
34:50Eşim zaten buranın sahibinin oğlu olur kendisi.
34:52Burada çalışıyor o da.
34:54Ben de onunla birlikte burada çalışmaya başladım.
35:08Pek çok üründe olduğu gibi özellikle kekikte, ada çayında olduğu gibi aslında Türkiye gül konusunda da lider.
35:16Dünya gül üretiminin büyük bir kısmı Türkiye'de yapılıyor ve özellikle göller yöresinde yapılıyor.
35:21Tabii ki bunun neredeyse %99'u yurt dışına satılan bir ürün.
35:25Büyük bir kısmı konkreti olsun, yağı olsun, kurusu olsun genelde yurt dışına satılıyor.
35:31Ülkemiz için çok ciddi bir katma değer.
35:34Yıllık dünya gül üretiminin yarısına yakını, bazı yıllar yarısından fazlası.
35:39Bu bölgede Burdur, Isparta, Afyon ve bir miktarda Denizli tarafında üretimleri yapılıyor.
35:44Güller toplandıktan sonra yağı çıkartılıyor veya kongrede dönüştürülüyor veya diğer gül ürünlerine dönüştürülüyor.
35:51Bir şekilde saf yağı halinde veya diğer ürünler halinde yurt dışına satışları yapılıyor.
35:57Dolayısıyla ülkemiz için ciddi bir döviz girdisi ve diğer pek çok ihracat ürününe baktığımızda gül bunların gerçekten yıllardan beri ülkemize
36:08değer katan ürünlerden bir tanesi.
36:22Ben ziraat fakültesinde okudum.
36:25Eşim Mehmet Akif Erseğ Üniversitesi Gıda Teknolojisi bölümünden mezun oldu.
36:29Biz 12 yıldır beraberiz zaten.
36:32Devamında böyle bir işimiz vardı.
36:33Buraya da eşim madi destek olmak için beraber başlamış olunduk.
36:36Bir arkadaşım fotoğrafını gösterdi.
36:38O gün anlattı şöyle kızdır böyle kızdır.
36:41O şekilde ben de tamam dedim.
36:42Hoşuma gitti. Tanışmak istedim. Tanıştık ve devam ettik.
36:45Burada şu an gül sezonu başladı.
36:47İşçiler gülleri topluyorlar. Daha sonra buraya getiriyorlar.
36:50Biz burada tartıyoruz. Daha sonra kazanlara basıyoruz.
36:53Kazanlarda olduktan sonra buhar veriyoruz ve yavani çıkartıyoruz.
36:56Güllerimiz çuvallan içerisinde şu an biraz su var.
37:00Kazanların içine boşaltıyoruz.
37:02Kazanların bir tanesi yaklaşık 500 kilogram gül alıyor.
37:04500 kilogram dolana kadar buna gül basıyoruz.
37:07Yağ çıkması yaklaşık 3-4 saatimiz alıyor burada.
37:10Hava sıcaklığına bağlı olarak da değişiyor.
37:13Ne kadar sıcaksa o kadar hızlı geliyor.
37:15Çünkü bu sonuçta kaynaması gerekiyor.
37:17Ortam ısısı düşükse uzun sürüyor.
37:19Kazanlar ısı kaybettiği için.
37:21Ancak hava sıcaksa daha erken bitiyor.
37:25Bu su disilasyonu altına su dolduruyoruz.
37:28Daha sonra buhar veriyoruz. Burayı ısıtıyoruz.
37:32Ön taraftan da damatarak yağ üstte çıkıyor ve yağını almış oluyoruz.
37:37Gül suyunu da ayrıca oradaki koalbasyon tankına gönderiyoruz.
37:41Bu şekilde yağ çıkartma işlemi yapıyoruz.
37:43Biz de denk gelince kendimiz de topluyoruz.
37:45Tarlaya girdiğimiz zaman ya da reçel yapmak istediğimiz zaman giriyoruz kendimizi topluyoruz.
37:49Gülüş zor bir iş.
37:50Çünkü çevre koşullarına çok fazla bağlısın.
37:53Çok sıcak olursa gülden berim alamazsın.
37:57Çünkü hemen açar ve çuvallarda yanar buraya gelene kadar bir şey kalmaz.
38:01Hava soğuk giderse yine sıkıntı.
38:03Bu defa gül aşmaz.
38:05Aşmadan kurur gider.
38:06Çevreye çok bağlı olduğum bir iş.
38:08Onun dışında tabii güzel kokan bir iş.
38:10Ama tabii ki de her iş gibi stresi ve yorgunluğu oluyor.
38:42Sularla ilgili projemiz kapsamında kuruyan bir burdur gölü ve her geçen gün
38:47küresel ısınmalarının etkisinin artması, su kirliliklerinin artması
38:51ve o süreçte de Aral Gölü çevresinde yaşanan kanser vakaları
38:54bizim özellikle su projesi üzerinde çok daha net durmamız gerektiğini gösterdi.
39:00Burdur gölüyle ilgili bir proje başlattık.
39:01Göller yöresinde büyükbaş hayvancılık yaygın.
39:04Ama diyeceksiniz ki suyu inekler, danalar mı içiyor?
39:07Aslında ineklerin danaların içtiği suyla ilgili değil olay.
39:11İneklerin, danaların mısır yonca tüketimi var.
39:13Mısır yonca üretmezseniz büyükbaş hayvancılıkla çok ciddi paralar kazanamıyorsunuz.
39:18Oysa göller yöresinin toprağı ve suyu buna müsait değil.
39:21Suları az, toprağı da kumlu.
39:24Dolayısıyla çok fazla sulamanız gerekiyor.
39:26Dolayısıyla bütün derelerin önlerinde göletler kuruldu.
39:29Ve sonraki süreçte de o sular da yetmedi.
39:32Sondajlarla sular kullanılmaya başlandı.
39:34Biz bu tehlikeyi gördüğümüz için alternatif üretim modellerini insanlara anlatmaya çalıştık.
39:40Alternatif üretim modelleri nedir?
39:41Büyükbaş hayvancılık alternatif, küçükbaş hayvancılık ya da susuz yetişen aromatik bitkiler.
39:46Son dönemde özellikle geliştirdiğimiz ve üzerinde fazlasıyla durduğumuz suya saygılı üretim modelleri.
39:52Bu modelleri çevrede anlatmaya çalıştık.
39:55Aslında 2015'te bitmesi gereken projemiz hala devam ediyor.
39:59Sebebi de sularla ilgili projemizde yeterince başarı sağlayamadığımız içindir.
40:03Diğer projelerimizi tamamladık ama sularla ilgili maalesef ülkemizde insanların çok ciddi düşünmesi gereken problemler var.
40:12Biz bir şey bitmeden kıymetini bilmiyoruz.
40:14Ki geçen yıl sularımız bitme noktasına geldiğinde biz ülke olarak suyun kıymetini anladık.
40:19Oysa ki 20 yıldan beri söylüyoruz.
40:21Diyoruz ki, küresel ısınma var ve temiz su kaynaklarımız çarçur ediliyor.
40:25Bunları tasarruflu kullanılacak yöntemlere geçilsin.
40:28Bu konuyla ilgili yıllardan beri çalışıyoruz.
40:31Burdur Gölü'ne ilişkin 1 milyon kişinin katıldığı su orucu etkinliğini yaptık ki Burdur Gölü'ndeki su çekilmesini insanlara anlatabilirim,
40:39kurumlara anlatabilirim diye.
40:40Ama geldiğimiz noktada bakıyorum yöresel anlamda insanlar hala daha savurgan.
40:44Bu konuyla ilgili özellikle göller yöresinin nihai bitkilerinden bir kültür bitkisi olan,
40:50göller yöresinde çok ciddi anlamda eskiden üretimleri olan gül kültürünü tekrar Burdur'a kazandırmak için uğraştık.
40:56Çünkü insanlar gül tarımlarını söküp Mısır Yonca üretmeye başlamıştı.
40:59Dolayısıyla pek çok köyde geri dönüşler doldu.
41:02Mısır Yonca'ya göre %70-80 daha az üretiyorsunuz ve çok daha ciddi anlamda para kazanabiliyorsunuz.
41:07İnsanlara gül tarımını göstermeye başladık.
41:10Diğer taraftan sadece yağmur sularıyla yetişen lavanta kekik adaçayı gibi 34 tane farklı ıtırı bitkiyi,
41:17şu anda o 3000 dekarlık alanda üretimlerini yaparak, gövsel bahçelerini oluşturarak
41:21ve burada nihai ürünlerini dönüştürecek şekilde yağlarını, bu şekildeki kozmetik ürünlerini yaparak insanlara göstermeye çalışıyoruz.
41:29Aslında anlatmaya çalıştığımız şey şu, üretebilirsiniz, bunların nihai ürünlerini dönüştürürseniz daha çok kazanırsınız.
41:36Yeter ki sularınızı tasarruflu kullanın.
41:38Bu üretimleri yaparken çok fazla insanın yine hayatını dokunuyorsunuz.
41:42Yani biz burada şu anda 98 kişiyle gül topluyoruz ve 98 kişiye bu günlük olarak evine para girmesi anlamına geliyor.
41:50Ve bizim de bu parayı gül yağımızı yurt dışında sararak yurt dışından almamız anlamına geliyor.
41:56Yani ülkemiz için büyük bir katkı.
41:58Yani ülkemize giren bu gül yağı parası burada çalışan işçilerin oluyor yani.
42:03Sonuçta biz çok çizgi karlarla bu işleri yapıyoruz ama burada kazanan yine üreticiler,
42:08özellikle kadın işçilerimiz çalışıyor, bayan işçilerimiz çalışıyor.
42:11Dezavantajlı gruplar daha çok çalışıyor.
42:14Bizim de çalışan işçilerimizin yaklaşık şu anda %95'i kadın işçi.
42:19Gülleri onlar topluyorlar.
42:21Yani sabahtan akşama kadar toplayarak bir şekilde kendi geçimlerini, ailesinin geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.
42:45Bu yıl çiftçinin yüzü gülüyor, gül üreticisinin yüzü gülüyor.
42:49Niye? Bu yıl don olmadı.
42:50Don olmadığı için bu yılki verim beklentileri çok çok yüksek.
42:55Bu gülün asıl kültürünün devam etmesinin en büyük sebebi bu gülün elle toplanması.
43:00Yani bunun bir makinesi yok veya bunu başka bir şekilde çözebilme şansınız da yok.
43:05Kesip de yağını çıkartma şansınız da yok.
43:08Bu gül böyle tek tek elle toplamak gerekiyor.
43:12Ve toplarken de bunun şu sarı noktasını parmağınızı basıyorsunuz, yanı çevirdiğinizde kırılır.
43:21Bu çok önemlidir.
43:22Genelde gülü bilmeyenler böyle çeker, böyle çekmekle gül toplanmaz.
43:27Bu gül bu şekilde toplanır.
43:30Bu sarı nokta gülün eşeği organları aslında bu.
43:33Bu açıldığı zaman gül artık yağ veriminin en yüksek seviyelerine ulaşmaya başlar.
43:39Gülü toplarken bu sarı kısmının görünmesine biz çok dikkat ederiz.
43:43Bu sarı kısmına parmağınızı basarsınız, çevirirsiniz, toplarsınız.
43:47Yani bu aslında bir standart gül toplama yaklaşımı.
43:51Özellikle bu sarı renkli kısımlardan ziyade yapraklarından gül yağı çıkıyor.
43:57Ama gülü toplarken parmağınızı buraya koymanızın sebebi bu gülü rahat bir şekilde kavrayabilmek için.
44:05Ve bu sarı noktasını görmediğiniz tomurcuklar mesela şöyle tomurcuklar toplanmaz.
44:11Bunlar bir gün sonra açar.
44:13Mesela şu şekilde tomurcuklar toplanmaz.
44:16Yani şu sarı kısmını görmediğiniz tomurcukları topladığınızda yağ kaybınız çok fazla olur.
44:23Bakın şu tomurcuklar toplanmaz. Çünkü bu yeterli yağ verimine ulaşabilmesi için şu şekilde açılması gerekir.
44:30Yanlış kanı tomurcukların ağır geldiği yönündedir.
44:34Tomurcukların ağır geldiğini düşünerek bazen işçiler bütün tomurcukları toplar.
44:39Ama siz yağ olarak hiçbir şey çıkartamazsınız.
44:42Toplayanlarla her yıl mutlaka bu konuyu konuşuruz.
44:46Aslında tomurcukla yetişmiş gül arasında %20 civarında bir gram farkı var.
44:54Yani şununla şu tomurcuk arasında %20 oranında bir ağırlık farkı var.
45:00Aslında açılmış gül daha ağır.
45:03Ama yanlış kanıdır.
45:05Tomurcun daha ağır geldiğini söylerler toplayanlar.
45:09Dolayısıyla tomurcuk toplayarak kiloyu daha çok doldurmak isterler.
45:13Ama bundan yağ çıkmaz.
45:15Biz yıllardan beri insanlara bunu anlatırız.
45:17Deriz ki bu açılmış gül tomurcuktan daha ağırdır.
45:22İsterlerse tartsınlar.
45:23Biz tarttık.
45:24%20 açılmış gülün daha ağır geldiğini gördük.
45:28Dolayısıyla tomurcuk toplamak hem bizden kaybettirdi aslında hem işçiden kaybettirir.
45:34Dolayısıyla bunun bilincine vararak gülü toplamak gerekiyor.
45:48Gülleri topladıktan sonra kazanları bir önceki seferki kaynatmış olduğumuz gül suyuyla dolduruyoruz.
45:56Üzerine güller basılıyor.
45:58Arkasından buharla birlikte serpantin'i sütüyoruz.
46:02Serpantin'de içindeki gül suyunu ve gülü ısıtarak bir anlamda haşlama yapılıyor.
46:08100 dereceye geldiğinde su buharlaşarak içindeki uçucu yağlarla birlikte gül suyu kazandan soğutma kısmına geliyor.
46:17Ve bu soğutma kısmında boruların içindeki soğuk suyla karşılaşarak, yoğunlaşarak burada 20 dereceye kadar soğutuyoruz.
46:26Soğutmuş olduğumuz su, öndeki flörantin kapına gelerek yağlı gül suyunun yağ kısmı üstte birikirken yağlı olan gül suyunu tekrar tanka
46:38gönderiyoruz.
46:39Yani bir anlamda bu gülün yağının ve yağlı gül suyunun ayrıştırma işlemi.
46:44Yani gülü bir defa kaynatarak yağını alamıyorsunuz.
46:47İkinci bir defa tekrar aynı uygulamayı yapmanız gerekiyor.
46:51Biz dolayısıyla birincide almış olduğumuz yağlı gül suyunu ikinci defa tekrar muamele ederek, tekrar gülle kaynatarak onun içindeki yağı almaya
47:03çalışıyoruz.
47:03Yani gül yağının elde edilmesinde iki zamanlı proses var.
47:08Tek zamanlı olarak kaynatarak yağını çıkartamıyorsunuz.
47:11İkinci bir defa aynı işlemi uygulamanız gerekiyor.
47:24Burdur gölü ve etrafında yetişen güllerde kokusu zaten başlı başına bir fayda.
47:29Gül bitkisinin kokusu frekansı çok yüksek.
47:32Özellikle reset noktasında tüm dünyanın kokusunu kullandığı bir bitki.
47:37Bunun yanında gül sadece kokusu için kullanılmıyor.
47:41Özellikle ciltteki yenilenme için, diğer taraftan onarımlarda, yani krem ve kozmetik ürünleri, gül ürünleri, parfüm ürünleri fazlasıyla dünyada kullanılmakta.
47:52Ama özellikle son yıllarda bizim rastladığımız Uzakdoğu'da ve Avrupa ülkelerinde fast food kullanımlarından kaynaklı olan sindirim sistemi kanserlerini engellemek için
48:02artık gül suyunu günlük olarak içen gruplar var.
48:06Özellikle bunlar sindirim sistemi kanserlerini gül suyunun engellediğini düşünüyorlar.
48:11Ve bu noktada da kullanımları her geçen gün artmaya başladı.
48:26Yeşil olmasının sebebi bakır kapta biz güllerle işlediğimiz için.
48:30Bu görmüş olduğunuz yağ çıkartma sistemleri bakır kaptan olmuş durumda.
48:35Yani bakırda gül yağını çıkarttığınızda yeşil renkte çıkıyor.
48:39Yani bir anlamda bakırın rengini alıyor.
48:41Pek çok ülkede özellikle aromaterapistler olsun, fitoterapistler olsun, içinde bakır da ihtiva ettiği için yeşil gül yağını tercih ederler.
48:49Kozmetik ise daha ziyade krom tanklarda çıkan sarı renkteki gül yağını isterler.
48:55Dolayısıyla arada böyle bir fark var.
48:56Ama koku keskinliği olarak ve özellikle beyni uyarması anlamında yeşil gül yağı daha çok tercih edilen bir yağdır.
49:05Gül yağı direkt olarak kanser olmuş bir kişi gül yağı kullandığı birleşte böyle bir şey yok.
49:10Ancak özellikle koruyucu tedavilerde gül yağının ve gül suyunun, yağlı gül suyunun şöyle bir etkisi var.
49:17Hücre bütünlüğünü koruma ve direncini artırma gibi bir etkisi var.
49:21Dolayısıyla fesut tüketimi yoğun olan insanlar, hazır gıda tüketimi yoğun olan insanlar yağlı gül suyunu günlük olarak tükettiğinde özellikle sindirim
49:31sistemi kanserlerinin azaldığı görülmüş.
49:33Bu bir araştırma.
49:35Özellikle uzak doğuda ve Avrupa'da o yüzden yağlı gül suyunun içilir şekilde kullanımı çok yaygın.
49:51Gülün frekansı çok yüksektir.
49:53Dolayısıyla bir anlamda reset yapar.
49:56300 MHz'in üzerinde bir frekansı var ki başka hiçbir kokuda böyle bir yüksek frekans yok.
50:02Dolayısıyla ben özellikle çok yoğun ve stresli günlerimde gül bahçesine girdiğinde her şeyi unuturum.
50:09Bir anda dünyam değişir.
50:11Ya özellikle çok stres altında yaşayan insanların ben Mayıs aylarında, Haziran aylarında gül bahçelerini ziyaret edip de
50:18en azından bir yarım saatlik, bir saatlik o dinginliği yaşamalarını tavsiye ederim ki
50:23o an hayata reset atılmasının zamanıdır.
50:26O anki her şeyi unutup da sanki bir başka dünyalara geçmenin tezahürüdür.
50:32Ama o kokuyu o tarzda hissetmek veya yağında hissetmek insanı bir anda bambaşka dünyalara götürür, her şeyi unutturur.
50:53Bir gülü tarlasına diktiğinizde yeterli bakımın ve özeni gösterirseniz
50:58bir gül 20 sene 30 sene o toprakta size verim verir.
51:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen