- 9 saat önce
ÇEŞİTLİ SEKTÖRLERDE İCRA EDİLEN MESLEKLER VE HİKAYELERİ ÜLKE’NİN ALIN TERİ’NDE
Pek çok sektörde başarıyı yakalamış esnaf ve meslek sahipleriyle bir araya gelen ve hayat hikayelerini dinleyen “Ülke’nin Alın Teri”, çeşitli meslek dallarını Ülke TV ekranlarına taşıyor. Ülke’nin Alın Teri”, günümüz mesleklerinin yanında ata mirası meslekleri devam ettiren usta ellerin öyküsünü izleyenleri ile paylaşıyor.
İcra edilen mesleklerin başarı hikayelerini, zorluklarını ve bilinmeyen yönlerini gözler önüne seren “Ülke’nin Alın Teri”, üretim ve tüketim arasındaki yolculuğu ekranlara yansıtıyor. Balıkçılıktan börekçiliğe, demircilikten ahşap işçiliğine, el sanatlarından saat tamirciliğine birçok alanda icra edilen meslekleri ustaların ve girişimcilerinden dilinden izleyenlerine aktaran “Ülke’nin Alın Teri”, her mesleğin inceliklerini, kendine has zorlukları ve güzelliklerini Ülke TV ekranlarına getiriyor.
Emeğin ve alın terinin hikayesini izleyenleri ile buluşturan program “Ülke’nin Alın Teri” cumartesi günü 21.00'de Ülke TV’de…
Pek çok sektörde başarıyı yakalamış esnaf ve meslek sahipleriyle bir araya gelen ve hayat hikayelerini dinleyen “Ülke’nin Alın Teri”, çeşitli meslek dallarını Ülke TV ekranlarına taşıyor. Ülke’nin Alın Teri”, günümüz mesleklerinin yanında ata mirası meslekleri devam ettiren usta ellerin öyküsünü izleyenleri ile paylaşıyor.
İcra edilen mesleklerin başarı hikayelerini, zorluklarını ve bilinmeyen yönlerini gözler önüne seren “Ülke’nin Alın Teri”, üretim ve tüketim arasındaki yolculuğu ekranlara yansıtıyor. Balıkçılıktan börekçiliğe, demircilikten ahşap işçiliğine, el sanatlarından saat tamirciliğine birçok alanda icra edilen meslekleri ustaların ve girişimcilerinden dilinden izleyenlerine aktaran “Ülke’nin Alın Teri”, her mesleğin inceliklerini, kendine has zorlukları ve güzelliklerini Ülke TV ekranlarına getiriyor.
Emeğin ve alın terinin hikayesini izleyenleri ile buluşturan program “Ülke’nin Alın Teri” cumartesi günü 21.00'de Ülke TV’de…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00MÜZİK
00:30Allah'ım senin verdiğin nimetlere şükürler olsun.
00:36Karadeniz'i verdin, Marmara'yı verdin Türk halkına.
00:40İçinde de balıkları armağan ettin.
00:43Balık ne demek?
00:45Balık anne sütünden sonra yıpranan dokuları onaran,
00:50içinde katkı maddesi olmayan tek besin kaynağımız balık.
00:54Ne için? Sağlık için.
00:56Haftada iki gün balık, ömür boyu sağlık.
01:00Teşekkürler Türkiye.
01:02Menfaatiniz için, sağlığınız için balık yiyelim.
01:06Dış ülkelerde çok balık tüketiyor halk.
01:11Türk halkı olarak az balık tüketiyoruz.
01:14Balığı sevemiyoruz.
01:17Balığı sevmemiz lazım.
01:19Bakın bol yağı faydos.
01:22Balık pişirirken, annem, nenem bol yağda balık pişirirlerdi.
01:30Şimdi teflon tavada, az yağda, kendi yağında, kendi yağında balık pişireceğiz.
01:38Neden?
01:39Balığın doğal lezzetini, aromasını hissedeceğiz.
01:45Balık, gözünü sevdiğimin balığı.
01:47Balık ne dedi?
01:50Ye beni dedi, ye beni.
01:52Kendin yemesen, mutlaka çocuklara yedir.
01:56Neden?
01:57Çünkü çocukların kemiklerini geliştiriyor.
02:00Benim gibi yaşlıların kan dolaşımını hızlandırıyor.
02:04Ne yapıyor?
02:05Hopur hopur, hopur hopur oynatıyor.
02:08Zıpır zıpır zıplatıyor.
02:10Teşekkürler Türkiye.
02:17Balıkların gözünü seveyim.
02:22Bakın balık, 500 çeşit denizlerimizde balık var.
02:29500 çeşit balığın hepsinin aroması, hepsinin lezzeti, değişik tada, değişik aroma sunuyor bizlere.
02:41Bakın barbunya, tekir ablam diyor ki ben barbunya yemem.
02:48Barbunya, üstünlüğü tartışılmayacak bir balık.
02:52Hamsi, ben hamsi yemem diyor.
02:55Hamsi bol olduğu için halkımız hamsiyi fakir gıdası olarak görüyor.
03:01Hamsi fakir gıdası değil efendim.
03:04Hamsi fikir gıdasıdır.
03:06Hamsi güzelliktir.
03:08Hamsi verimliliktir.
03:11Hamsi enerjidir.
03:12Efendim, çupra ilaç gibi derde derman.
03:17Levrek, güzel gördüm ama böyle bir güzel görmedi.
03:22Kalkan, sevda, sevda.
03:25Tekir, hani yaramız olur melhem süreriz ya.
03:30Yaraların melhemi tekir.
03:33Sevdalıyım, ölürüm ölürüm.
03:37Tekir, hani yaramız olur melhem süreriz ya.
03:43Yaraların melhemi tekir.
03:56Yaraların melhemi tekir.
03:58İlaç efendim, balık.
04:01Balık ilaç.
04:02Levre'in dedesi.
04:04Düğümüş, dede olmuş.
04:06Kaya levre'yi, balığın cinsi hiç önemli değil.
04:10Neden önemli değil?
04:12Balığın her cinsi ilaç.
04:15Balık çok önemli.
04:17Deniz çok önemli.
04:19Deniz bizlere ne güzel ürünler veriyor.
04:22Sağlık veriyor, sağlık.
04:24Balığın taze olduğunu nasıl anlarız?
04:27Balığın bayatı olmaz.
04:29Türkiye'de balığın bayatı olmaz.
04:32Neden?
04:32Çünkü balık Türkiye'den çıkıyor.
04:35Her gece gemicilerimiz balık tutar.
04:38O balığı bayatlatıp sonra getirmez.
04:43Balığın tazesi altındır.
04:45Bir gün kaldı mı gümüş olur.
04:48İkinci gün kaldı mı teneke olur.
04:50Dördüncü gün kaldı mı toprak olur.
04:54Balık hemen satılırsa değerlidir.
04:58Satılmazsa değeri azalır.
05:00Bütün balıkçılar birbirleriyle rekabet halindedir.
05:06Neden?
05:07Ben balığımı çabuk satayım, çabuk bitireyim.
05:10Altın olarak.
05:11Gemicilerimize, balıkçılarımıza, denizcilerimize çok teşekkür ederim.
05:30Ben seni sevduğum mida dünyalara bildirdim.
05:39Pahalamudu sevduğumu dünya aleme bildirdim.
05:46Emdirdum kaşlarını, babanimi eldirdim.
05:52Yalçın Göğücü efendim.
05:53Yaş 11, trikoda çalışıyorum.
05:56Yaş 13'e geldi, ustam Kenan Bey aldı.
05:59Sen dedi artık balıkçılık yapmaya hak kazandın dedi.
06:03Üzerime yağmur yağıyordu, kar yağıyordu.
06:07Şimdiki teknoloji imkanları yoktu.
06:09Öyle başladık.
06:10Bakırköy'de başladık efendim.
06:12Bakırköy'de başladık.
06:14O şube, bu şube, öbür şube derken şu anda Beylikdüz'ü müzedeyiz efendim.
06:19Balıkçı Kenan tesisleri Yaşam Vadisi'nde müzedeyiz.
06:23Ben çıraklığıma başladım.
06:24Hamsi bol.
06:25Hamsileri şimdiki gibi değil o zaman fıçılara döküyoruz.
06:28Fıçıdan hamsiyi çıkarıyorum.
06:30Ustacım diyorum elim üşüdü.
06:32Elin mü üşüdü diyor.
06:33Gel evladım diyor.
06:35Götürüyor.
06:36Daha soğuk bir suyun içinde elimi sokuyordu.
06:39Niye?
06:40Sıcağa sokarsam ellerim şişer.
06:42Bir gün sonra çalışamam.
06:44Ekmek paramızı kazanamayız.
06:46Hamsilerimiz pişiyor efendim.
06:48Ne iş yaparsan yap.
06:49Özellikle balık işini, balıkçılığı seveceksin.
06:51Balığı seveceksin.
06:52Denizi seveceksin.
06:53Müşteriye iyi hitap edeceksin.
06:56Müşterinin ne yiyeceğini, hangi mevsimde neyi seveceğini az veya çok anlamak lazım.
07:02Mevsiminde hamsi, mevsiminde palamut.
07:05Izgarada çupra levrek.
07:06Müşterinin ne istediğini, ne seveceğini bazen 50 metreden bile tanırım ben.
07:11Ustam öyle öğretti.
07:12Kader Kısmet
07:22Kader Kısmet, ustam da benim gibi yaşlı bir ağabeydi, Ahmet ağabeyim.
07:27Balıkçılığı bırakmaya karar verdi.
07:30Ne kadar ısrar ettik, yalvardık.
07:32Sen otur biz çalışalım.
07:34O karar verdi, işi bıraktı.
07:36Biz bir boşluğa düştük.
07:39Çünkü ekip olmadan işi yapmanız mümkün değil.
07:44Yandaki komşularımızdan beraber çalıştık.
07:48İşimiz güzel.
07:49Satıyoruz.
07:51Herkes 100 kilo satarken biz bir ton satıyoruz.
07:54Müşterimiz mutlu, biz mutlu.
07:59Her yerden, çok ilçeden talep gelmeye başladı.
08:04Bizim orada da açın, bizim orada da açın, bizim orada da açın.
08:07Kadıköy'de seyyar satıyorduk.
08:10Mesela pazar gibi seyyar.
08:12Pazar şeklinde seyyar satıyorduk.
08:16Kendimize dükkan açtık.
08:17Gelen müşterilerimizden talep geliyor.
08:20Diyor ki Bakırköy'e de bir tane şube açın.
08:24Biri geliyor Bahçeli Evler'e de bir şube açın.
08:27Biz Beylikdüzü'nde değiliz.
08:29O zaman Kadıköy'deyiz.
08:31Gülpınar'ı açın.
08:34Buna benzer teklifler olunca
08:37Bakırköy nereye, Kadıköy nereye?
08:42Bakırköy'e bir dükkan açtık.
08:44Dükkan açtığımız bölgede ıssız bir bölge.
08:47Herkes diyor ki, ya burada martı bile yok diyor.
08:53Kime balığı satacaksınız?
08:55Bakırköy o zaman ıssız.
08:5630 sene önce kenar köşesinde kendimizden emin olduğumuz için,
09:03hiç moral bozukluğu yapmadan Bakırköy'de devam ettik.
09:07Bakın ne dedik?
09:18Bol yağ paydos dedik.
09:21Kendi yağında balık.
09:22Ne kadar yağ koyuyoruz her tavaya?
09:24Bakın, bir yemek kaşığı kadar sıvı yağ.
09:29Tavamıza balığımızı koyduk.
09:32Hemen böyle çevirmiyoruz.
09:35Ne yapıyoruz?
09:39Çevirmiyoruz hemen.
09:41Neden?
09:42Çünkü balık gevrek etli olduğu için dağılabilir.
09:47Balık dağılmaması gerekir.
09:50Orjinal tavaya nasıl koyduysak hamsiyi o şekil almamız lazım.
09:57Bakın nasıl alacağız?
09:58Tavaya balığımızı dizdik.
10:01Az yağda pişirdik.
10:03Bir tarafı pembeleşti.
10:06Pembeleşmenin anlamı nedir?
10:09Balık sinir olmadığı için, balığın etinde gevrek etli olduğu için,
10:15balık pişmeden çevirirseniz dağılabilir.
10:21Dağılmaması için,
10:24şuna bak ya, şuna bak ya.
10:26Ne diyor?
10:27Ye beni diyor, ye beni.
10:29Ye beni diyor.
10:30Kim diyor?
10:31Hamsi diyor.
10:34Niçin?
10:35Sağlığımız için,
10:37güler yüzümüz için.
10:39Hamsi, balık.
10:40Kendi yağında.
10:46Bunlar tava.
10:52Maşallah.
10:53Ne dedi?
10:56Ye beni diyor, ye beni.
10:58Bir tarafı pembeleşmeden çevirmeyeceğiz.
11:05Nar gibi kızarsın.
11:08Sonra çevireceğiz.
11:10Neden?
11:14Bir tarafı pembeleşti,
11:16kızardı,
11:17çeviriyoruz.
11:19İkinci tarafı da,
11:21pembeleşti mi?
11:25İki tarafı da mühürlenmiş oluyor.
11:28İç tarafı,
11:30balığın iç kısmı,
11:32sulu sulu oluyor.
11:33Balık adresi sormaz.
11:35Ye beni diyor.
11:36Ne diyor?
11:36Bak, ye, ne diyor?
11:38Ye beni diyor.
11:38Hangi balık?
11:40Palamut balığı.
11:43Nar gibi,
11:45palamut.
11:46Kılçıklara alınmış.
11:48Neden?
11:49Çocuklar,
11:51veya bayanlar,
11:52damağıma kılçık batar mı?
11:54Korkusu olmadan.
11:57Bakın,
11:57nar gibi kızarmış,
11:59palamut.
12:00Nar gibi kızarmış,
12:01hamsi.
12:02Ne dedi?
12:03Ye beni diyor.
12:04İş basit.
12:06Pişmeden çevirmiyoruz.
12:09Pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
12:11Pembeleştikten sonra,
12:13bir daha çeviriyoruz.
12:14deniz bayat balık üretmez.
12:31Deniz bayat balık üretmez.
12:33Balık da Türkiye'den çıkıyor.
12:36Bütün dünyaya Türkiye'den gidiyor.
12:38Marmara'dan, Karadeniz'den gider.
12:40Gemicilerimiz de,
12:43bakın balık tutulur tutulmaz.
12:45Balıkların üstüne buz atarlar.
12:48Eskiden buz yoktu.
12:49Elektrik yoktu.
12:51Bizim köyde,
12:53ve İstanbul'un çok köyünde,
12:55elektrik olmadığı için,
12:57balığı koruyamazlardı.
12:59Balık,
13:00bir gün kalır,
13:01bayatlayabilirdi.
13:03İki gün kalıp bayatlayabilirdi.
13:04Şimdi öyle bir şey yok.
13:06İstanbul'un,
13:07Türkiye'nin neresinden,
13:09alırsanız alın,
13:10balıklar tazedir.
13:12Güvenerek tüketebilirsiniz.
13:14Neden?
13:15Gemicilerimiz,
13:17balıklara,
13:18böyle buzlarlar.
13:22Balığın,
13:24koruyucusu buzdur.
13:28Sonra,
13:29soğuk zincirli arabalar vardır,
13:32araçlar vardır.
13:33Kars'a kadar,
13:34Edirne'ye kadar,
13:36o koruyucu arabalarla,
13:38araçlarla,
13:40Kars'a,
13:41hamsi gider,
13:42balık gider.
13:43Ben Karslıyım,
13:44Kars'a gittim.
13:46Baktım ki,
13:47Beylikdüzü'nde,
13:49İstanbul'da,
13:50ne kadar taze balık satılıyorsa,
13:52Kars'ta da aynı.
13:54Çünkü,
13:55buz koruyucu,
13:57korunaklı buzun içinde,
13:59köpük kutuların içinde,
14:00buzlu.
14:02Artı,
14:03soğuk zincir,
14:04kamyonlarla gidiyor.
14:06Orada da,
14:06gider gitmez,
14:07adam stok yapıyor ki,
14:09satmaya gayret ediyor.
14:11Çünkü,
14:12ne kadar önce satarlarsa,
14:14o kâr,
14:15saygıdeğer abilerim,
14:16değerli kardeşlerim,
14:18Kenan'dan balık almayın.
14:20Önerilerini dinleyin,
14:21yeter.
14:22El arabasında,
14:23kamyonda,
14:24kamyonette,
14:26pazarda,
14:27balığı nerede bulursanız,
14:29oradan alın.
14:31Tazedir.
14:32Alın,
14:32balık alın.
14:33Hangi balığı alacaksınız?
14:35Bakın,
14:35200 lira olan,
14:37balığın kilosu var,
14:39150 lira olan var,
14:41300 lira olan var,
14:43bir de 750 olan var.
14:45Size,
14:45benim,
14:46balıkçı Kenan'ın tavsiyesi,
14:49uygun fiyata olan,
14:51balıkları tercih edin.
14:53Niçin?
14:54Menfaatiniz için.
14:56Bugün,
14:56bu,
14:56200 liradır.
14:58yarın,
14:59az çıkarsa,
15:00bu 700 olur,
15:01öbürü,
15:02bol çıkar,
15:03200'e düşer.
15:04Bol çıkan,
15:05balıkları tercih edin.
15:07O balık,
15:07bol çıkmıştır,
15:08akın yapmıştır.
15:09Balığın,
15:10gözünü seveyim.
15:12Sevdamın,
15:12gözünü seveyim.
15:13Buyurun.
15:15Balık yiyelim,
15:16sağlık bulalım.
15:17Balıkçı'da çok zor şartlardı o zamanlar.
15:30Şimdiki imkanlar yok.
15:32Elimiz üşürdü,
15:33ısıtamazdık.
15:34Üzerimize yağmur yağardı,
15:36kar yağardı,
15:36her taraf açık.
15:38Üzerimize,
15:39anca bir naylon branda yağ atardık,
15:41yağ atamazdık.
15:42Böyle,
15:42böyle,
15:42böyle,
15:43böyle alıştık.
15:43Şimdi kar da yağsa,
15:44tipi de yağsa,
15:45o zamanın alışkanlığı bizim ellerimiz düşümez.
15:48Hamsiyi temizlemek çok kolaydır.
15:50Fakat el oyalıyor.
15:52El oyaladığı için,
15:53çoğu zaman balıkçılar temizlemez.
15:55Ama vakit bulduk mu,
15:56temizleriz efendim.
15:57Müşteri evde temizleyemem diyor,
15:59hastam var diyor,
16:01ben diyor elimi süremem diyor,
16:02o da balığın tadına varsın,
16:04bu zevki alsın diye,
16:06yardımcı oluyoruz.
16:07İmkanlar çerçevesinde,
16:08vaktimiz oldu mu temizliyoruz.
16:10Ustamız öyle öğretti.
16:11Hamsi bu işin,
16:12bu balıkçılığın,
16:13canıdır.
16:15Balıkçının ve müşterilerin,
16:16insanların canıdır.
16:18Bol çıkar,
16:19ucuzlar.
16:20Denizin suyu,
16:20hamsi olur,
16:21palamut olur.
16:22Sürü halinde gezerler,
16:24gemileri tutuyor,
16:25tutuyor,
16:25bitmiyor.
16:26İnsanlar yiyor,
16:27yiyor,
16:28bitmiyor.
16:28Herkes hamsiyi,
16:30fakir gıdası olarak görüyor.
16:32Tam tersi,
16:33hamsi,
16:34fakir gıdası değil,
16:36fikir gıdası.
16:37Balıkçılığın 40 tane türküsü vardır,
16:3940'ı da hamsi palamut üzerine.
16:4230'u hamsi üzerine,
16:4410 tanesi palamut üzerinedir.
16:46Ne demiş İsmail Türüp?
16:47Şu hamsinin tavası,
16:49hele de ızgarası.
16:51Hamsi iki remit de,
16:53yap da bak tadı nasıl.
16:55Hamsi iki remit de,
16:57yap da bak tadı nasıl.
16:58evde balık pişirmeye korkuyorlar.
17:13Bakın,
17:14kılçıkları alınmış,
17:16pişmeye hazır.
17:18Ne?
17:19Palamut.
17:20Tavada yağ var mı?
17:21Yok.
17:22Ne kadar yağ koyacağız?
17:23Her tavaya.
17:27Bir yemek kaşığı kadar sıvı yağ.
17:31Balık kendi yağında,
17:33kendi pişme derecesinde pişmesi gerekir.
17:37Pişmeden çevirirseniz,
17:39yani pembeleşmeden çevirirseniz,
17:42balık dağılır,
17:43orijinallığı bozulur,
17:45sizin de moraliniz bozulur pişiricinin.
17:48Evimizde balık koksun.
17:51Balık kokusu,
17:52çok değerli bir koku.
17:55İlaç kokmuyor.
17:56Acı ilaç kokmuyor.
17:58Balık kokuyor.
17:59Balığın o güzel kokusu,
18:01her eve sinsin.
18:03Sinmezse,
18:05sağlıklı olamayız.
18:06Balığı,
18:07okula giden,
18:08ilkokula giden öğrencilerimizin,
18:12beslenme çantasına balık koyalım.
18:15Balık önemli.
18:16Ne dedik?
18:17Anne sütüyle eş değer dedik.
18:29Balığı,
18:30mevsimi.
18:32Mevsimindeki olan balık,
18:34çok değerli.
18:35Mevsiminde olan,
18:37balığı taze taze yiyeceğiz.
18:39Balık bulamadık,
18:41konserve bulduk.
18:42Konserve yiyelim.
18:43İkisi birbirinden sağlıklı,
18:45tazenin fiyatı 10 lira,
18:49konserve yapılmış da 50 lira.
18:52Bakın ne dedik?
18:53Yağ,
18:55bol yağ değil.
18:56Saygıdeğer abilerim,
19:02balığın tazesinin değeri 10 lira,
19:05konserve oldu mu,
19:0850 lira oluyor.
19:10Biz,
19:11mümkün olduğu kadar,
19:14taze balık tüketelim.
19:15Taze balık bulamadık,
19:17konserve tüketelim.
19:19herkesin anlaması için,
19:21Kenan'ın anlaması için,
19:23zihnimize,
19:24beynimize yazalım.
19:27Çok önemli.
19:29Haftada 2 gün balık,
19:31ömür boyu sağlık.
19:36İçinde katkı maddesi olmayan,
19:40katkı maddesi ilave olmayan,
19:42tek besin kaynağımız balık.
19:46Herkesi kandırabilirsiniz.
19:49Balığı kandıramazsınız.
19:51Balık kendi yemini,
19:54anlar yer.
19:56Bakın,
19:57nar gibi oldu.
19:58Biz konuşurken,
20:00balığımız da nar gibi oldu yine.
20:02Şuna bakın ya.
20:0311-12 yaşından beri,
20:21Kenan Balcı'nın yanındayım.
20:23İşine,
20:24mesleğine,
20:25denize,
20:26bu kadar sevdalı birisini görmedim.
20:28O kadar röportaj vermiştir,
20:30o kadar haberlere çıkmıştır,
20:31o kadar tanıtım yapmıştır.
20:32Bir gün bir röportajında,
20:34söyleşisinde,
20:36gelip balıkçı Kenan'dan balık alın dememiştir.
20:39Taze balığı nerede bulursanız,
20:40oradan alın.
20:41Evinizi en yakın yerde alın.
20:43Hangi balık mevsiminde bolsa,
20:45ucuzsa,
20:46onu yiyin diye söylemiştir.
20:4840 tane badire atlatmıştır.
20:50Hepsinden sapasağlam çıkmıştır.
20:53Türkiye'ye balığı sevdiren adam olarak,
20:55kayıtlara geçmiştir.
20:57Sabahları işine geleceğin zaman,
20:59personelinden önce gelir.
21:01Nasıl önce gelir?
21:01Gecenin 12'sinde,
21:03birinde,
21:03ikisinde gider.
21:04Balığını tedarik eder,
21:05alır.
21:06Başında durur,
21:07tek tek gelir.
21:08Elemanlardan önce,
21:10herkesin tezgahı yapabileceği şekilde dizer.
21:13Ondan sonra satışa başlar,
21:14kontrol eder.
21:15Ondan sonra biraz istirahatına bakar.
21:17O da istirahat zamanı bulabilirse,
21:18bulamaz.
21:19Çok zor.
21:21Yarım saat yattı mı,
21:22güzel.
21:23Bir saat yatarsa,
21:24balıkçı Kenan şampiyon.
21:25Bu dükkanı açarken,
21:36yüzlerce dostumuz,
21:39dedi ki,
21:40Kenan kardeşim,
21:41burası ıssız bir yer.
21:43Buraya nasıl dükkan açıyorsun ya?
21:45Meslektaşlarımızı davet ettik,
21:47müşterilerimizi davet ettik,
21:49açılış yaptık buraya.
21:50Beylikdüzü'nün şu anda merkezi,
21:54Beylikdüzü'nün merkezi olan bu,
21:57müzenin bulunduğu alanda,
22:00her gelen misafirimiz,
22:02dedi ki,
22:03ya burada,
22:05kime satacaksın balığı,
22:06dedi.
22:07Gerçekten en ıssız yeriydi o zaman.
22:1030 sene önce.
22:11Hiç ev yok,
22:13insan boyu otlar.
22:15Geçmeye korkarsın.
22:17Biz dükkanı açtık buraya.
22:18geleceği hesap ederek açtık.
22:22Çevrede yoğunlaşma devam ediyor,
22:26yapılaşma devam ediyor.
22:28Beylikdüzü,
22:30Bahçeşehir,
22:31Gürpınar,
22:33Yakup'lu,
22:33Kavak'la her yere bir şube açtık.
22:36Gün gören bahçeli evler,
22:39her yerde işimiz çok güzel,
22:41yetiştiremiyoruz.
22:42İşin özeti ne?
22:44Bir müşteriyi bir defa kandırabilirsiniz.
22:49İkinci defa müşteriye kandırma olanağınız yok.
22:55Bir müşteriye böyle yakınlık davranırsınız,
22:57gülersiniz bir insana,
22:59gülersiniz.
23:01İnsan kanabilir.
23:04Ama damak tadında,
23:06kimseyi kandıramazsınız.
23:08Yedi tadı hoşuna gitti ise,
23:18o müşteri size gelir.
23:20Sizin bir tane dükkanınız var,
23:22on tane dükkanınız var,
23:24müşterinin bin tane dükkanı var.
23:28Mutlu olduğu yere gider.
23:29Biz müşterilerimizi mutlu etmişiz.
23:3355 senedir paradan önce,
23:38puldan önce,
23:40müşterilerimizin,
23:42insanlarımızın mutluluğu için,
23:46menfaatleri için gayret gösterdik.
23:49Her yerden ucuz satmaya gayret gösterdik.
23:54Pazarda, el arabasında 10 lira,
23:56biz 9 liraya satmaya karar verdik.
24:00Gayemiz bir kilo satmak değil,
24:0310 kilo satmak,
24:04100 kilo satmak,
24:06tonlarca satmak.
24:08Sürümden kazanalım,
24:10ucuz satalım.
24:11O usülde ilerledik,
24:14ve çok mutlu olduk.
24:17Müşterilerimizden Allah razı olsun.
24:20Müşterilerimize verdiğimizin karşılığını,
24:24müşterilerimiz bizlere verdiler.
24:27Ne dediler?
24:28Benim ismim Kenan.
24:30Balıkçı Kenan'ın ismini,
24:33bana müşterilerim layık gördü.
24:36Bizim balıkçı dediler.
24:39Bu bir öneridir.
24:41Esnaflarımıza,
24:43eğer güzel şeylere layık olmak istiyorsanız,
24:49müşterilerinize güzel,
24:52güler yüzle karşılayın.
24:53Saygıdeğer abilerim, ablalarım,
25:06misafiriniz geldi.
25:08Misafire balık ikram edin.
25:12Balığın önceden pişirme şekli çok zordu.
25:16Şimdi her şey kolaylaştı.
25:19Pişirmesi kolay, yemesi kolay.
25:22Balığı tercih edin.
25:23Bakın, önceden bol yağ, un.
25:28Şimdi bol yağda paydos dedik.
25:34Mısır unu, bakın.
25:35Mısır unu demek ne demek?
25:38Balığımız fazla yağı çekmeyecektir.
25:42Tavada kızaran yağımız,
25:45kızan yağımızı tespit ettik.
25:48Az bir şey un koyduk.
25:50Tavamız caz etti.
25:51Balığımızı tavamıza koyma zamanı gelmiştir.
25:58Pişirmesi kolay, yemesi kolay,
26:01enerjisi güzel.
26:02Balık sağlık sizi unutamayacaktır.
26:06Misafirinize değer veriyorsunuz.
26:09Sizi unutamayacaktır.
26:11Bakın, kolay.
26:12Bu değerli tadı,
26:15misafirimiz tatsın, hissetsin.
26:18Tavaya koyduktan sonra balığımıza dokunmuyoruz.
26:22Neden?
26:23Bir tarafı pembeleşinceye kadar
26:26balığımıza dokunmuyoruz.
26:29Bir tarafı tam pişsin.
26:32Anlamı pembeleşsin.
26:48Öğrenci kardeşlerim geliyor.
26:53İlkokula gidiyor.
26:54İlkokula giden öğrenci kardeşlerime öğretmeni ders vermiş.
26:59Palamut balığının resmini çiz.
27:05Palamut balığının bilgilerini öğretmeni,
27:08öğrencilere ders vermiş.
27:11Bunu ders olarak işleyin diye.
27:13Öğrenci kardeşlerimiz geliyor.
27:16Diyor ki, balıkçı abi bize palamutu göster.
27:19Kalkanı göster.
27:22Öğretmenimizin verdiği dersi yapacağız.
27:25Balıklarda mevsim mevsim olduğu için
27:28her mevsimde her balık bulman mümkün değildir.
27:33Mesela balıklar mevsim mevsimdir.
27:369. ayda palamut mevsimidir.
27:3911. ayda hamsinin mevsimidir.
27:4310. ayda hamsinin mevsimidir.
27:46Mevsimi demek anlamı çok çıkar.
27:49Denizden çok çıkar.
27:51Denizde oynak yapar.
27:53Sürüler halinde oynak yapar.
27:55Yemlerini yerler.
27:58İnsanlar nasıl koşup eğleniyor.
28:00Balığın da oynak zamanı vardır.
28:03Bazı saatlerde oynak yaparlar.
28:05Koştururlar, yüzerler, hareket yaparlar.
28:10Göç ederler.
28:12O değerli öğrencilerimizin isteklerini bazen yerine getiremezdik.
28:18Çok üzülürlerdi.
28:20Mesela gelmiş, palamut istemiş resmini çizmek için.
28:24Palamut yok.
28:25Bu benim kafama çok yer etti.
28:29Öğrencilerimizin ve halkımızın isteğini yerine getiremiyoruz.
28:35Dedim ki balıkları kurutayım, tuzlayayım, gelen öğrencilerimize göstereyim derslerini yapsın.
28:44Ama balık kurutması çok zor imiş.
28:49Ben bile sonradan anladım.
28:51Tuzladık, iş bitti diye anladık.
28:54Halbise değilmiş, balık zaman geçince kuruyu kokup, bozulup yok oluyormuş.
29:02Çürüyormuş yani.
29:03Profesörlere gittim, üniversitelere gittim, hocalarımıza gittim.
29:08Hocalarımız en sonunda bıktı.
29:10Allah razı olsun hocalarımızdan, profesörlerimizden, doktorlarımızdan.
29:16Dedi ki oğlum bir daha buraya gelme.
29:18Neden hocam?
29:19Dedi ki balık dediğin akar, kokar, çürür, yok olur.
29:24Balık böyle yaşatamazsın.
29:28Kemiklerini bile bir arada tutamazsın.
29:31Çok üzüldüm.
29:32Değişik fabrikalardan üretim yapalım dedik.
29:37Denemediğimiz yöntem kalmadı.
29:40Başarılı olamadık.
29:41Tuzladığımız, kuruttuğumuz balıkları hep çöpe gitti.
29:44Sonradan benim annem, babaannem, dedem.
29:51Biz Karslıyız.
29:52Kars'ta kazları bu tuzlallar.
29:56Sonra güneş görmeyen, rüzgarı olan serin yere asallar o aklıma geldi.
30:05Kazın kurutuluş şekli aklıma gelerek balıkları tuzladım.
30:11Birkaç işlemden geçirerek tuzladığım balıkları tavanlara astım.
30:19Yapı yaptım.
30:20Üzeri kapalı ama yanları açık.
30:23Rüzgardan faydalanma şeyi olsun diye.
30:26Efendim en sonunda başarılı olduk.
30:29300 ton balığı mumyalama, kurutma işlemiyle ölümsüzleştirdik.
30:41Nimet, nimet.
30:49Balığa sen ısrar et.
30:52Plastiği yemez.
30:54Demiri yemez.
30:56Odunu yemez.
30:57Yeşilliği yemez.
30:58Mümkün değil.
31:00Balığı kandırmaya sev.
31:01Sev, okşa.
31:04De ki şu plastiği ye.
31:06Mümkün değil yemez.
31:08Çocuklar meraklıdır.
31:10Ben de 6 yaşındayım.
31:12Kendimi, yani ekmeği, suyu biliyorum.
31:17Çocuklar her şeyi öğrenmeye çalışır.
31:20Ben de köyümüzde, köyümüz Kars.
31:241956 Kars Arpaçay, Büyükçatma köyünde doğdum.
31:31Bölgemizde Kars'ta Anadolu.
31:33Anadolu'nun gözünü seveyim.
31:35Türkiye'nin bir mahallesi.
31:37Kars mahallesinde bulunan her ailede aklı eren her çocuk çalışmak mecburiyetindedir.
31:48Çünkü yapacakları işleri öğrenmesi gerekir.
31:53Çocuğun bütün sülalece herkes birbirine omuz vermesi lazım.
32:00Ne anlama geliyor?
32:02Yardım etmesi lazım.
32:04Herkes birbirine.
32:05Bana da kaz çobanlığını verdiler.
32:10Kaz sürüsü önümde.
32:13Sağa götürüyorum, sola götürüyorum.
32:16Nehirin kenarına götürürüz ki.
32:19Orada ot bol, kazlar bol otlasın, beslensin, büyüsün.
32:25Bana da kaz yavrularını görevini verdi ailem.
32:32Bir anlamı da kaz yavruları yumurtadan çıkmıştır.
32:36O yumurtadan çıkan kaz yavrularını havada uçan karga, leylek, kuzgun deriz, atmaca onları gelir kapar, yer.
32:49Onlar yemesin diye, yabancı kanatlar yemesin diye onun önünde bekçilik yaparım.
32:55Çayda bakıyorum ki balık zıplıyor.
33:09Annemin yorgan iğnesini annemden habersiz alarak o yorgan iğnesini ısıtıp balıklarla o anda konuşmaya başladım.
33:20Annemin yorgan iğnesini, yorgan ipliğini ısıtarak, olta şeklinde getirerek balık tutmaya başladım.
33:31Anlamı nedir?
33:32Balığla konuşup sohbet ediyoruz.
33:34Balığa her türlü yemi veriyorum, yemiyor.
33:38Oltaya gelmiyor.
33:40Balık hissediyor.
33:41İnsanlar balığı hissetmiyor, zannediyorlar.
33:46Taktığım plastiği, taktığım oltaya taktığım ürünleri yemiyor.
33:52Hangi ürünü yiyor?
33:54Solucanları iğnenin ucuna taktığım zaman hemen uzaktan balıklar onu görüp hissedip kokusunu alıp geliyor, yemeye başlıyor ben balık diyorum.
34:05Efendim seneler geçti, ailece İstanbul'a göç ettik.
34:10O zaman İstanbul'a, büyük şehirlere, köylerden göç vardı.
34:17Biz de ailece İstanbul'a, İstanbul'un Kadıköy ilçesine göç ettik.
34:26Orada da benim çok hoşuma gitti göç ettiğimiz mekan.
34:32Denizin kenarı çok memnun oldum, çok sevinçliyim.
34:36Deniz dedim mi aklıma benim balık geliyor.
34:39Köyde de aşinalığımız var ya balık sevdalısı olmuşum.
34:43İstanbul'a, Kadıköy'e gelince, denizi görünce çok sevindim.
34:48Balıklarla iç içe olacağım diye, balıklarla sarılıp yatacağım diye çok sevinçliyim.
35:0255 senedir Türkiye Deniz Canları Müzesi adını koyarak
35:18denizlerimizin ne kadar değerli, denizlerimizin ne kadar verimli,
35:25öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, hocalarımızın isteğini yerine getirmek için
35:32ücretsiz Türkiye Deniz Canları Müzesi'ni kurduk.
35:37Müzede neler var?
35:401 ton 200 kiloluk bir köpek balığından, 800 kiloluk orkinoza, 900 kiloluk orkinoza,
35:52250 kiloluk, 350 kiloluk vatos balıklarına.
35:58Balıklar o kadar değişik, o kadar görülmemiş varlıklar ki denizde yaşayan bir hamsi bir orkinoza benzemiyor.
36:10İnsanlar birbirine benziyor ama balıkların hiçbiri hiçbirine benzemez.
36:17Hiçbiri birbirine benzemez.
36:20Bakın hamsi nereye, vatos balığı nereye?
36:24Balıkların %99'u uzununa büyür.
36:28Vatos balığı Allah'ın hikmeti enine büyümüş.
36:34Eni 3 metre, uzunluğu 1 metre 20 santim.
36:40Allah'ım senin verdiğin nimetlere şükürler olsun.
36:43Ne güzel balıkları bizlere armağan et.
36:46Ne güzel ürünler verdin bizlere.
36:49Balık benim için, balık bilenler için.
36:53Balık yiyecek değil efendim.
36:56İlaçtır ilaç.
36:57Hastalıkların ilacıdır.
37:01Balık zinde kalmanın ilacıdır.
37:05Balık bakın ben 70 yaşındayım.
37:08Hissiyatım ne?
37:10Sanki 20 yaşındaki gibi kendimi hissediyorum.
37:14Buna en çok katkı veren de, yaşadığım için hissediyorum, bana da bu zindeliği veren balıktır.
37:25Balık gevreketli, balık çok lezzetli.
37:29Aroması güzel, yapısı güzel, yemesi güzel, pişirmesi ayrı bir güzel.
37:35Balık pişiren bir müşterimiz, o balığın hastası oluyor, devamlı ben pişireyim diyor.
37:43Balık bir alışkanlık, balık bir sevda.
37:46İlk okulu bitirdik.
37:57Babam, annem Allah rahmet etsin.
38:00Oğlum seni okutalım.
38:03Liseye git, ortaokula git.
38:04O zaman ortaokul vardı, lise vardı.
38:06Ben istemedim, ben balıkçılık yapacağım diye.
38:10Okumayacağım dedim.
38:11Sonra beni değişik mesleklere, araba tamircisi, tornacı, araba boyacısı, çok revanşta gündemde olan şeyler,
38:22beni 10 tane işe bıraktılar, verdiler.
38:26Ailem götürüyor, teslim ediyor.
38:28Evleye kadar çalışıyorum, evleden sonra bırakıp kaçıyorum.
38:33Çünkü aklım balıkta.
38:35Amcama geldim, yalvardım.
38:38Amca dedim, ben balıkçıda çalışmak istiyorum.
38:41Amcam da beni, babamı, annemi ikna etti, beni balıkçıya götürdü.
38:47Amcam balıkçıya dedi ki, Ahmet Bey, eti senin kemiği bizim.
38:53Bunu hırpala, balıkçı olacağına pişman et dedi.
38:58Ben diyorum ki ister hırpalasın, ister dövsün, ister ne yaparsan yapsın.
39:03En sevdiğim işe amcam beni teslim etti.
39:07Balık.
39:08Balığı temizliyoruz, balık tutuyoruz, balık satıyoruz.
39:12Ustam da bu işin tam ustası, uzmanı, öğretmeni.
39:18Bu işin öğretmeni.
39:20Ustamla her şeyi öğreniyorum.
39:23Ne öğreniyorum?
39:24Balığla konuşmayı öğreniyorum.
39:27Ne öğreniyorum?
39:29Balığla sohbeti öğreniyorum.
39:31Kısa zamanda balığın ustası oldum.
39:34Pınar başından bulanır canım oy, iner ovayı dolanır canım oy.
39:52Sende çok hallar bulunur canım oy.
39:56Dağlar duman olur, çayır çimen olur.
40:01Ben yari görmesem halım yaman olur.
40:05Halım yaman olur vay vay.
40:09Eskiden tezgahlarda, pazarlarda, dükkanlarda insanlar mahni söyleyerek, böyle türküler söyleyerek müşterileri şenlendirirdi.
40:17Pazarları şenlendirirdi.
40:18Kalmadı o kültür.
40:2051 yaşındayım.
40:2113 ile 15 arasında öğrendiğim pazar türküleri, esnaf türküleri, bizim esnaf abilerimizin, ustalarımızın türküleri hala aklımdadır.
40:30Mektebin bacaları vay lelelelelele vay lelelelelele vay lelelele vay.
40:38Ders verir hocaları uyanmam yar kurban.
40:48Balıkçılık zor iş.
41:03Bir de açık alanda çalışıyoruz.
41:05Kadıköy, vapur iskelesinin çıkışında balık satıyoruz.
41:09Hava soğuk, yağmur yağıyor, kar yağıyor.
41:13Bu şekil durduğum için kar da buradan vuruyor rüzgarla beraber.
41:19Yüzümün bu tarafı kızarıyor.
41:23Sonra bu yüzümü çeviriyorum bu tarafımı.
41:27Bu tarafı biraz dinlensin diye.
41:30Açık alanda balık satıyoruz.
41:33Bir heyecan var.
41:35O üşüdüğümüzü hissetmiyoruz.
41:38Karşıta buzun içinde yaşıyoruz.
41:41Ama hissetmiyoruz.
41:43İstanbul'da, Kadıköy'de soğuğun ne demek olduğunu orada öğreniyorsun.
41:50Çünkü bir tarafta sıcak, bir tarafta soğuk.
41:56Balık ne dedi?
41:57Ye beni dedi, ye beni.
41:59Balığın ne kadar değerli olduğunu ustamla öğrendikçe daha çok mutlu oluyorum.
42:0610 lira kırmızı onluk göğümüye alıyorum.
42:10Başka benim eş değerim çıraklar.
42:1415 alıyor, 20 alıyor.
42:16Ama benim ustam uzman usta olduğu için parayı hiç gözüm görmüyor.
42:22Mutlulukla çalışıyorum.
42:24Müşteriler geliyor.
42:26Küçük balıkları temizlemek çok zor.
42:29El oyalıyor.
42:30Ustama soruyorlar ablanın biri.
42:32Biri diyor ki Ahmet Bey'i, Hamsi'yi temizleyebilirim.
42:37Yok diyor, yetiştiremiyoruz.
42:39Ben diyorum ki ablacığım bekleyin.
42:42Eğer ortam müsait olursa temizlerim.
42:45Vaktiniz varsa temizlerim.
42:471-2, 1-2, 1-2 öyle güzel şey oldu ki
42:51Kadıköy'de en çok balık satan tezgah oldu.
42:57Vapur gemi dağılıyor.
42:59Her balıkçının başı dolu.
43:02Müşteri yoğunluğu.
43:04Gemenin yoğunluğu bitti mi
43:06Herkes de müşteri azalırdı.
43:08Biz de azalmazdık.
43:10Ustam çok güzel şeyler öğretti.
43:13En önemlisi
43:15Müşteriye saygıyı öğretti.
43:18Sen de bir müşterisin.
43:20Müşteriye nasıl
43:22Davranman gerekir?
43:25Nasıl hissettirmen gerekir?
43:27Onları
43:28Öğretti, anlattı.
43:30Ben bazen acele, çocuk haklı acele ediyorum.
43:34Diyor ki oğlum diyor, müşteri senin baban öldüğünü bilmez.
43:40Senin diyelim baban öldü, yakının öldü onu bilmez.
43:45Müşteriye acını, yokluğunu hissettirmeyeceksin.
43:51Gözünden yaş gelse bile müşteriye güleceksin.
43:56Müşterinin istediğini vereceksin.
43:59Müşteri bilmez, senin anan ölmüş, baban ölmüş.
44:02Üzüntülüsün bilmez, onu vereceksin.
44:05O zamanlar balık daha çok satılıyordu.
44:09Şimdi bu kalabalığa rağmen balık az satılıyor.
44:14Çünkü şu anda Beylikdüzü'ndeyiz.
44:17Beylikdüzü'nde 600 bin nüfus var.
44:20O zaman Kadıköy'ün nüfusu 50 bin saatte bir araba geçiyor.
44:27Efendim normal bir adamın yapacağı bir iş değil.
44:44Balık müzesi.
44:45Çünkü çiğ balıktan para kazanıyorsunuz.
44:48Pişmiş balıktan para kazanıyorsunuz.
44:51Balık müzesine bir yer ayırmışsın, hiç para kazanmıyorsun.
44:57Ve daha mutlu oluyorsun.
44:59Bunun nedeni halkımız denizlerimizin ne kadar değerli olduğunu hissetsinler.
45:09Denizlerimizden ne kadar güzel ürünler yaşadığını, çıktığını hissetsinler diye daha çok mutlu oluyorum.
45:18Müzeye harcadığımız parayla 20 tane dükkan açabilirdik.
45:25Açmadık müzeye yönlendik.
45:29Çünkü denizlerimiz çok önemli, balıklarımız çok önemli.
45:37Onu öğrencilerimize ve halkımıza ne kadar çok duyurur, gösterir isek o kadar balıkçı Kenan mutlu olur.
45:49Halktan aldığının hiç olmasa bir bölümünü halka verirse balıkçı Kenan mutlu olur anlayışıyla 55 senedir önemli bir yer ayırarak,
46:05ücretsiz olarak halkımıza, öğrencilerimize, profesörlerimize çok teşekkür ediyorum.
46:14Biraz bile faydalı olduysam çok gurur duyuyorum, çok gururlanıyorum, çok mutlu oluyorum.
46:23Türkiye Deniz Canlıları Müzesi.
46:36Balığımızın bir tarafı pembeleşmiştir, çeviriyoruz.
46:40Bir tarafı pişmeden neden çevirmiyoruz?
46:44Çünkü balık gevrek etli olduğu için balık kendini toparlayamayacak, dağılabilir.
46:52Görüntüsü hoş olmaz, lezzetini kaybetmez.
46:57Ama görüntüsü hoş olmaz.
46:59Şimdi çevirdik balığımızı.
47:05Nar gibi kızardı bir tarafı.
47:08İkinci tarafını çevirdik.
47:11Neden?
47:11İkinci tarafı da pembeleşecek, iki tarafı da mühürlenecek.
47:17Yani bir tarafından pişip de bir tarafı çiğ kalmayacak.
47:25Hem de ortasındaki eti, balığın eti sulu sulu olacak.
47:35Damağınıza hoş bir at bırakacaktır.
47:40Misafiriniz sizi unutmayacaktır.
47:47Öğrenci kardeşlerim, halkımız sizleri balık yemeye, rizeyi gezmeye davet ediyoruz.
48:10Değerli kardeşlerim, sizleri balık yemeye davet ediyorum.
48:17Bakın, levrek, çupra, palamut, hamsi, her balığın kendine has, hoş bir lezzeti, hoş bir damak tadı var.
48:42Bakın, bu çupra, bu levrek.
48:44Limon sıkarsanız balığa, ikisinin tadı birbirine benzer.
48:51Bakın, bir çupra, bir levrek.
48:53Levrek, çupra birbirine çok benzer.
48:56Şekil olarak benzer ama tatları ayrıdır.
49:01Bu balığa limon sıkarsak, ikisinin tadı da birbirine benzer.
49:08Balık ne der?
49:10Balık der ki, bana limon sıkarsanız, bana kurşun sıkmış gibi olursunuz.
49:21Veya bana darbe yapmış gibi olursunuz.
49:25Bana limon sıkmayın der.
49:28Bakın, hamsi, barbun, tekir, ıstavri, çupra, palamut.
49:34Bunlara eş değer limonu sıkarsak, bakın, tatları birbirine benzemiş olur.
49:41Benzetmeye gerek yok.
49:44Neden?
49:45O palamudun tadına varmış, damak tadını hissetmiş.
49:51Onun için palamut istiyor.
49:54Balığın gerçek tadını almanız için balığa limon sıkılmaz.
49:59Ama balığla limonu çok seviyorum.
50:03Sık ama her balığa sıkma.
50:05Günümüzde moda, motor modası, kurye modası.
50:21Biz gelirimiz olmasın, motorla kuryeyle işimiz olmadı, dönüp bakmadık.
50:30Çünkü çok tehlike var.
50:33En sevdiğim, torunum, benim haberim olmadan motor almış.
50:39Ne için?
50:40Servis yapmak için değil, gezmek için bir motor almış.
50:46Benim haberim yok.
50:47İki ay sonra da askere gidecekti.
50:49Ummadığımız bir zamanda, ummadığımız bir günde, izinliyken, gezerken torunumu bir motor kazasında kaybettik.
51:05En büyük acı, en büyük yokluk, en büyük üzüntü.
51:12Gençlere, kuryelere, motor kullanan kardeşlerimize sakin, yavaş, güler yüzlü olmalarını tavsiye ediyorum.
51:23Yaş 13'e geldi, ustam Kenan Bey aldı, sen dedi artık balıkçılık yapmaya hak kazandın dedi.
51:40Üzerime yağmur yağıyordu, kar yağıyordu, şimdiki teknoloji imkanları yoktu.
51:46Öyle başladık, Bakırköy'de başladık efendim.
51:53Bakın ne dedik?
52:00Bol yağa paydos dedik.
52:02Kendi yağında balık.
52:04Ne kadar yağ koyuyoruz her tavaya?
52:06Bakın, bir yemek kaşığı kadar sıvı yağ.
52:11Tavamıza balığımızı koyduk.
52:14Hemen böyle çevirmiyoruz.
52:16Neden?
52:17Çünkü balık gevrek etli olduğu için dağılabilir.
52:21Balık dağılmaması gerekir.
52:25Orijinal tavaya nasıl koyduysak hamsiyi o şekil almamız lazım.
Yorumlar