Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 12 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
01:00Salaten ve selamen alâ Resûlillah ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'in.
01:07Muhterem seyirciler, kalbin afetleri olan ve zemmedilmiş, kötülenmiş olan hakikaten ahlakımızı temizlememiz gereken hususları anlattıktan sonra
01:22bugünkü dersimizde ahlâk-ı hamide, övülen ahlaktan, bunlarla ilgili hususlardan ve esaslardan bahsedeceğim.
01:34Ahlâk-ı hamidenin en önemlileri şunlardır.
01:38Bunun ahlâk-ı hamidenin birincisi istikamet üzere olmaktır.
01:44Yani kişinin bütün antlaşmalarda sözlerine vefa göstermek, her işte orta yola yapışmak, orta yolda gitmektir.
01:56Bakın Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şu ayet-i kerime ile ilgili
02:05Emrolunduğu gibi dost doğru ol ayet-i kerimesinin kendisini ihtiyarlattığını söylemiştir.
02:12Bu sebeple istikamet üzere olmak, yani sözüyle özü, kalbiyle, içiyle dışı ve yaptıkları işlerde hep aynı olmak,
02:26hiç ikiyüzlü olmamak.
02:28Bu sebeple belki de ahlâkın en güzel ve insanın hayatına yerleştirmesi gereken en zor hali,
02:38emrolunduğu gibi de olunduğun gibi dost doğru ol ayetine itibar ederek,
02:44bütün haliyle her zaman dost doğru olmak, ki buna biz istikamet üzere olmak diyoruz.
02:51İkincisi ise edep.
02:53Edeb de ulu ve cefa, yani haddi aşmak ve geride kalmak arasında sınırı muhafaza etmek.
03:03Edebi şöyle anlamalıyız, anlatmalıyız.
03:07Her halimiz edeptir.
03:09Yemenin, içmenin, oturmanın, kalkmanın, gülmenin, konuşmanın edebi ve adabı vardır.
03:18İşte bütün bunlara riayet etmek, hakikaten edepli olmak,
03:24güzel ahlâkın, ahlâk hamidenin en güzel tezahürüdür ki,
03:29insanın bütün hayatına, yani hiç kimsenin olmadığı zaman yatakta yatmasından tutunuz da,
03:36insanın yemesinden içmesine kadar,
03:39bütün hayatında aşırılığa kaçmadan,
03:44efendim, orta bir yol benimsemesi ve o ahlâk üzere,
03:49hem insanların içinde hem yalnız kaldığı zaman,
03:52aynı halde devam etmesi, aynı yaşantıyı sürdürmesidir.
03:57Ahlâk hamidenin üçüncüsü de feraset sahibi olmaktır.
04:04Feraset, iman kuvvetinden, imandan doğup,
04:08kalbe nüfuz eden ve zıddını yok eden bir düşüncedir.
04:14İnsanların diğer varlık ve olayların iç yüzünü keşfetme,
04:20anlayabilme,
04:21gelecek hakkında doğru tahminlerde bulunabilme,
04:26insanlar hakkında doğru kararlar verebilme yetisi, kabiliyetidir ki,
04:32Bakın, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur,
04:39Mü'minin ferasetinden sakınınız, korkunuz.
04:43Çünkü o, Allah Celle Celaluhu'nun nuruyla bakar.
04:47İşte bu, gerçekten hadiseleri, olayları, geleceği kavrayabilme ve anlayabilme ve doğru okuyabilme,
04:57hali ve geleceği doğru okuyabilme kabiliyetidir ki,
05:02bunun kaynağı imandır.
05:05Dördüncüsü de tefekkürdür.
05:07İnsanın önce kendi yaratılışı hakkında tefekkür etmesi,
05:13düşünmesi gerekir.
05:15Neydi, ne oldu?
05:16Sonra bir günah,
05:18eğer yapacağı işler üzerinde tefekkür etmesi, düşünmesi,
05:23eğer bir günaha niyet etmişse ya da bir günah işlemişse buna tevbe etmesi
05:29ya da bir günaha hazırlanıyor ise bundan vazgeçmesi
05:34ve Allah'ın kendisini bu günaha başarılı kılmadığı, muvaffak kılmadığından dolayı şükretmesidir.
05:45Yani insan kendisi, kendi hali, kendi davranışları hakkında ne yapar?
05:51Tefekkür eder, düşünür ve düşünerek adım atar.
05:55Düşüncesiz bir şekilde adım atmaz.
05:58Yine ibadetler hususunda tefekkür eder.
06:02Yani ben ibadetlerimi nasıl yapıyorum?
06:05İhlasım, samiviyetim, niyetlerim,
06:07ibadetlerde eksiğim varsa onları kaza edeyim diye ibadetleri hakkında tefekkür eder.
06:15İbadetleri terk etmekten sakınır.
06:19Bir de şunun için Allah bu ibadeti yapmayı kendisine nasip ettiği ve başarılı kıldığı için de ne yapar?
06:29Allah'a bu tefekkür sonunda şükreder.
06:33Yine tefekkürün bir diğer şekli de Allah'ın yarattığı şeylere bakıp tefekkür etmek.
06:41Dünyaya, ahirete, Allah Celle Celaluhu'nun azametini, kudretini, ilmini, hikmetini hakikaten daha iyi bilmesi için
06:51insanın hem kendi içindeki ayetler, enfusi ayetler diyoruz biz,
06:57hem afaki, dışarıdaki Allah'ın varlığına ve birliğine güç ve kudret sahibi olduğuna,
07:04alemin ve kainatın mükemmel bir şekilde yaratıldığına bakar ve tefekkür eder.
07:10Böylece kendisinde bir Allah sevgisi, ona kavuşma arzusu ve Allah ile beraber olma noktasında bir huzur bulma hali meydana gelir
07:23ki,
07:24bakın Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de bu hususu şöyle buyurur, şöyle anlatır.
07:31Onlar o kimseler ki Allah'ı zikrederler, öyle kimseler ki ve yetefekkürüne göklerin ve yerin yaratılması hakkında da
07:50Onlar Allah'ı otururken, yatarken ve böyle ayakta ve yanları üzerine yattıkları zaman Allah'ı zikrederler,
07:58ve şöyle derler,
08:05göklerin ve yerin yaratılması hususunda da tefekkür ederler,
08:10sonra görürler ki hiçbir eğrilik yok, mükemmel, bu kemali, bu mükemmelliği görünce şöyle derler,
08:20Ya Rabbi derler, sen boş, batıl, hiçbir şey yaratmadın.
08:24Ne yaratmışsan, hikmetinle yarattın.
08:29Ya Rabbi sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin, bizi cehennem azabından koru diye dua ederler.
08:38Beşincisi de,
08:39Övülen, övülen, övülen ahlakın, ahlak-ı hamidenin beşincisi,
08:46Sıdk, yani sadakat, doğruluk.
08:50Sıdk, yedi şeyde olur.
08:55Söz de sıdk, yani yalanın zıttıdır.
08:59Efendim, niyet de sıdk, ihlastır.
09:04Yapılan vaat de, işte şunu yapacağım, bunu yapacağım diye vaatte bulunmakta doğru olmak sadakattir.
09:15Vaadine sahip çıkmak da sıdıktır.
09:19Azim de sıdk ise, kişi bir şeye karar verdiği zaman tereddütten vazgeçmeli.
09:29Yani böyle gelip giden kararsızlık, azmetmede, karar vermede, kararsızlık sıdk değildir.
09:38Bu sebeple bir şeye karar verdi mi, azmetti mi, o konuda istikamet üzere olmak sıdktır.
09:45Yine vefada, yani verdiği sözde vefa göstermek, sözünde durmak sıdktır.
09:52Yaptığı ibadetleri, amelde sıdk ise, ibadette sıdk ise, yaptığı amellerin gayeye uygun olması.
10:01Mesela namazı Allah rızası için kılması, orucu Allah rızası için tutması.
10:08Yani amelde gaye nedir? Allah'ın rızasını kazanmaktır.
10:13Yine korku ve benzer hususlarda da sıdk üzere olmak, yani adam korkmuşsa korktuğunu, korkmamışsa korkmadığını düzgünce ifade etmesi doğruluktur, sıdıktır.
10:25Bütün bu özellikleri bir arada toplamaya da, bu özellikleri bir arada toplayan kimseye de sıddık adı verilir.
10:35Bakın şu ayet-i kerime,
10:37وَمَنْ يُتَعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُولَٰيكَ مَعَلَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّب۪ي۪ينَ وَالسُطِّق۪ينَ
10:44Yani Allah'a, وَمَنْ يُتَعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَةَ
10:47Allah ve Rasulüne itaat edenler, peygamberler ve sıddıklarla beraberdir.
10:54Sıddık işte bütün bunları doğru olan, doğrulayan kimse.
10:58Ve Sıddık-ı Ekber kimdir? Sıddık ya dost doğru söyleyenlerin önderi kimdir?
11:06Hz. Ebubekir Sıddık Efendimiz'dir.
11:09Şimdi de bu güzel ahlakın, öğlen ahlakın altıncısını kısaca aktaracağım.
11:17Bu da murabata diyoruz.
11:19Hani hayır yollarına sımsıkı yapışma, kendini hayra rapt etme bir bakıma.
11:26Kişi nefsini şu dört şey ile Allah yoluna bağlar.
11:32Nasıl bağlar?
11:34Nefsiyle şartlaşır, nefsine şart koşar.
11:39Ne gibi şartlar koşar?
11:41Mesela der ki, günahları terk etme konusunda seninle anlaştık mı der, anlaşır.
11:48Yani her gün ve gecenin belli vazifeleri vardır, belli birtleri vardır, belli duaları ve zikirleri vardır.
11:57Onları sıraya koymak, sebebi sıraya koymak suretiyle yapar.
12:02Bunun için de nefsiyle karşılıklı anlaşır.
12:06Bir diğeri de murakabe.
12:09Yani kişinin kalbini daima gözetmesi, gözetlemesi, insanın kalbini Allah'ın gördüğünü ve bildiğini bilmesi.
12:20Böylece Allah Celle Celaluhu'nun emir ve yasaklarına riayet edip etmediğini,
12:27Rabbin onu daima gözettiği bilgisini hiç aklından çıkarmaması,
12:33bu sebeple kalbini daima murakabe etmesi ve kalbine daima bakması.
12:41Üçüncüsü de muhasebe.
12:43Hani hasibu kavle entuhasebu.
12:45Bu şu haldir, kişinin hesaba çekilmeden önce kendini hesaba çekmesi.
12:52Çünkü kendini daima hesaba çeken kimse hesabı kolay verir.
12:58Kendini hesaba çekmeyenin hesabı zor olur ki dünyada da bu böyledir, ahirette de bu böyledir.
13:05Bu sebeple muhasebu kavle entuhasebu.
13:09Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.
13:13Bu çok önemli bir usul, çok önemli bir günlük hayatımızda,
13:18çok önemli bir esas ve ahlak abideye sahip olmanın,
13:23güzel ibadetler yapmanın da bir bakıma eşiği ve başlangıcıdır.
13:29Hatta sonucudur da aynı zamanda.
13:31Dördüncüsü de muatebe ve muakabe.
13:34Yani şart koşulan şeyleri yerine getirmede bir eksiklik varsa nefsi terbiye etmek.
13:42Onu azarlamak.
13:44Açlıkla, susuzlukla, uykusuzlukla, yani oruçla, itikafla, benzeri ibadetler ve ameller ile ne yapmak?
13:56Nefsi azarlayıp cezalandırmak suretiyle güzelliklere, iyiliklere devam etmektir.
14:05Öğlen ahlakın listesini kısaca vereceğim.
14:09Çünkü şöyle daha önce kalbin afetleri bölümünde afetlerden bahsederken zaman zaman ahlak-ı hamideden,
14:20yani o kötülenmiş ahlakın zıtları olan ahlak-ı hamideden bahsetmiş idik.
14:27Ahlak-ı hamide 78 tanedir.
14:31Bunları başlık olarak sayacağım.
14:33Tabii ki birincisi her şeyin başı olan imandır.
14:37Allah bize kamil iman lütfetsin.
14:40İkincisi de salim bir şekilde ehl-i sünnet vel cemaat itikadı üzere,
14:48itikadımızı, imanımızı ehl-i sünnet vel cemaat üzere tutmaktır.
14:53Üçüncüsü ihlastır.
14:55Yani samimiyet, ibadetlerimizi Allah'a has kılmak, Allah için ibadet etmektir.
15:02Dördüncüsü ihsandır ki bunlardan daha önce de kısaca bahsetmiştik.
15:08Allah'ı görürmüşcesine Allah'a ibadet etmek.
15:12Hatta ihsan şudur, bir işi yaparken işin hakkını vermektir.
15:18Bir işi yaparken işin hakkını veren kimseye de muhsin denir.
15:23Ve Allah muhsinleri, işlerini hakkıyla yapan, işinin hakkını verenleri sever.
15:29Beşincisi de tevazudur.
15:32Yani kendisini ne yükseltmek ne de kompleks dediğimiz aşağılık duygusu dediğimiz dereceye, derekiye indirmeden,
15:42yerli yerine insanlar karşısında kibirlenmeden rahat bir şekilde konumlanmak diyelim buna şimdiki tabir ile o şekilde konumlamasıdır insanın.
15:55Buna ne diyoruz biz?
15:56Tevazu diyoruz.
15:58Altıncısı, ikram ve iyilikleri hatırlayıp anmak.
16:02Yani Allahdur, Celal ve İkramdır, ikram etmek.
16:07Bir de etrafımızda bize iyilik yapanlar var ise onu hatırlamak, anmak.
16:12Daha önce söylemiştim, insan eğer Allah'a şükür etmez ise kula teşekkür etmez.
16:20Allah'a da şükür etmeli.
16:22İnsanlara, kullara da yaptıkları iyiliklerden dolayı, ikramdan dolayı teşekkür etmek.
16:28Güzel ahlakın, güzel tezahürlerinden, örneklerindendir.
16:33Yedincisi, nasihat.
16:35Sekizincisi, tasavvuf.
16:38Yani kişinin kendisini, nefsini terbiye etmesi ve bazı virtlere, zikirlere belli bir düzen içerisinde devam etmesi.
16:48Allah'ı zikretmeye belli bir düzen içerisinde tertip ile düzen ile devam etmesi.
16:56Dokuzuncusu, kişinin namusunu kıskanması, kıskanması gereken vatanını, efendim buna benzer şeyleri,
17:05başkaları tarafından çiğnenmesine razı olmaması.
17:10Ki bu da gerçekten güzel haslet, güzel ahlakın, ahlak amide, övünen ahlakın güzel bir şeklidir.
17:19Diğeri de şudur, gıpta etmek.
17:22Yani haset etmek değil.
17:24Birinin de görmüş olduğu güzel bir davranıştan dolayı ne yapmak?
17:30Ona gıpta etmek.
17:32Diğeri cömertlik ki bunlar üzerinde durduk.
17:35Bir diğeri ihsar.
17:37Yani kendi ihtiyacı olduğu halde başkasını kendine tercih etmek.
17:43Bir diğeri mürüvvet, mertlik yani yiğitlik, cömertlik, iyilikseverlik, insaniyet demiştik buna.
17:52Bir diğeri fütüvvet.
17:53Yine bu da başkasını kendisine tercih etmek.
17:59Mertlik, yiğitlik, kardeşlik.
18:01Bir diğeri de buna değer vermek kardeşliğe.
18:04Bir diğeri de hikmet.
18:06Ki hikmetten hem önce bahsettik hem sonra da bahsedeceğiz.
18:10Yani aşırılıktan uzak insanın gerçekten anlama kabiliyeti de deriz.
18:16Doğruyu yanlıştan ayırt edebilme kabiliyeti de denir buna.
18:21Daha sonra tekrar hikmet üzerinde duracağım.
18:24On altıncısı şükür.
18:26Yani Allah'ın bize vermiş olduğu nimetlere şükretmek.
18:30Çünkü şükretmek Allah'ın üzerimizdeki nimetlerin bize artırmasına,
18:36Allah'ın rahmetinin üzerimize inmesine sebep olur.
18:40Bir diğeri rıza.
18:42Yani Allah'ın taksim etmiş olduğu rızka, kadere rıza göstermek.
18:47İsyan etmemek.
18:48Bir diğeri sabır.
18:50Bir diğeri reca.
18:52Yani korku ile ümit arasında olmak.
18:55Bir diğeri Allah'tan korkmak.
18:58Takva ki bunun üzerinde çokça durduk.
19:01Bir diğeri Allah Celle Celaluhu için, yani Allah için buğz etmek, Allah için sevmek.
19:09El-Hubbu lillah vel-Budu lillah.
19:12Bir şeyi severken Allah için sevmek.
19:15Bir şeyten nefret ederken neden dolayı buğz etmek?
19:20Yine Allah rızası için, Allah için buğz etmek.
19:23Bir diğeri tevekkül.
19:25Gayret ettikten sonra işlerimizi Allah'a havale etmek.
19:28Bir diğeri insanların nazarında şöhret sevgisi, yani şöhretten hoşlanmamak.
19:36Şöhret hakikaten afettir, bundan uzak olmak.
19:41İnsanların kötüleme ve metnini eşit görmek.
19:44Yani çok önem vermemek.
19:47Bir diğeri mücahede.
19:48Mücahede, yani nefsi terbiye etmek, nefsin şehevi arzularını gemlemek, onu meşru olan, şerife uygun olan alana çekmek.
20:03Bir diğeri hakikati araştırma.
20:06Yani bu Müslüman öyle bir kimsedir ki, sanki bir altın arayıcısının, hazine arayıcısının altını bulmak için gösterdiği sabrı göstererek,
20:21hakikatin doğrunun, adaletin peşinden koşan kimsedir.
20:26İşte hakikati araştırmak da güzel ahlakın en güzel bölümlerinden bir tanesidir.
20:34Bir diğeri kişinin tuğlu emelden uzak durması.
20:38Sanki yarın ölecekmiş gibi ahirete hazırlanması ve ölümü hep hatırında tutması.
20:46Bir diğeri işlerin sonuncu tevfil diyoruz biz buna.
20:50Allah'a havale etmek, Allah'a teslim olmak ve ilim elde etmek için, öğrenmek için daima çalışmak ve mütevazi olmak.
21:02Kibirli olan, kibrin zindanına düştüğü için onun pek çok şeyi anlaması ve öğrenmesi mümkün değildir.
21:09Öğrenmenin, öğrenebilmenin temeli tevazuya, mütevazi olmaya dayanır.
21:15Yine kalbin kinden arındırılması, temizlenmesi güzel ahlakın, ahlaka midenin güzelliklerindendir.
21:26Şecaat yani cesaretli olmak, korkak olmamak, efendim hilim sahibi olmak, rıfk sahibi olmak, sabırlı olmak.
21:37Yani yavaş ve teenni ile hareket etmek, tedbirli olmak.
21:44Bir diğeri ise ahde vefa, vefakar olmak.
21:49Sözünü yerine getirmek, vadettiğini gerçekleştirmek.
21:54Bir diğeri hüsnü zan.
21:56Allah hakkında, Allah'ın Resulü hakkında, insanlar hakkında, yakınları hakkında, güzel zanlarda bulunmak.
22:05Yani onun hakkında kötü düşünmemek.
22:08Toplum, biz insanlar hakkında iyi düşünürsek, toplum güzel insanlardan meydana gelir.
22:15Ama biz kötülükleri ortaya çıkarmak için hep insanlar arasında kötülük düşünür, kötülük kurgularsak,
22:22onun hakkında kötü düşünürsek, bu sefer toplumla kötülük yaygınlaşır.
22:26Onun için hüsnü zan içerisinde olmak.
22:29Bir diğeri züht, bir diğeri kanaat, kanaatkar olmak.
22:34Az ile yetinmek, israf etmemek.
22:37Bir diğeri rüşt, yani karar vermede akıl sahibi olmak, doğru karar verebilme kabiliyeti.
22:45Bir diğeri daima çalışmak ve şunu bilmek ki, insan için çalıştığının karşılığı vardır.
22:52Bu sebeple daima çalışmak, karşılığını verecek kimdir?
22:56Allah'tır. Biz çalışmakla, yükümlü çalışmakla mükellefiz.
23:01Bir diğeri de inabe.
23:03Yani dünya işlerinde teenni ile hareket etmek, Allah'a yönelmek.
23:09Ahiret işlerinde ise acele etmek.
23:13Dünya işlerinde çok acele etmemek ama ahiret işlerinde, efendim, hayırlı işlerde acele etmek.
23:20Bir diğeri rikat, yani başkasının başına gelen kötülüklerden, başkasının uğradığı zulümden dolayı üzülmek.
23:31Bir diğeri şefkatli olmak, şefkat etmek.
23:35Bir diğeri haya sahibi olmak.
23:38Allah'tan korkup Allah'ın kulundan utanmak.
23:42Bir diğeri, dini hususlarda kararlı olmak.
23:47Ve Allah Celle Celaluhu'yu anmak ve zikretmek suretiyle mutmain, huzur bulmuş bir kalbe sahip olmak.
23:57Allah Celle Celaluhu'na karşı şeyk ve iştiyak.
24:02Allah'a anmak, Allah'a ibadet etmek, Allah'a kavuşma konusunda şeyk ve iştiyak sahibi olmak.
24:10Muhabbetullah, yani Allah tevgisi.
24:13Bütün bunların yanında insanın vakur olması, vakar sahibi olması, ağırbaşlı.
24:21Mümin hafif insan değildir.
24:23Vakar sahibidir, ağırbaşlıdır.
24:26Ve hakikaten bütün bunlar insanda anlayışlı olmayı getirir.
24:31Zekayı getirir.
24:33Zeka olmak, zeki olmak insan için büyük bir kabiliyet.
24:37Hayatı, anlama ve yaşama konusunda büyük bir zenginliktir.
24:42Bir diğeri, hafif, iffetli olmak.
24:45Yani başkasının malında, başkasının canında, başkasının namusunda gözü olmamak.
24:51Bir diğeri, biraz önce söylemiştim, istikamet üzere olmak.
24:55Bir diğeri, edepli olmak, feraset sahibi olmak.
25:00Daima tefekkür etmek, doğru olmak.
25:03Ve kendini hayırlı işlere böyle rapt etmek, bağlamak.
25:07Bu sebeple bir diğeri de, yani hayırlı işlere, kendine şart koşmak.
25:15Ve bu şartlara uymak.
25:16Efendim, bir başkası şudur.
25:22Murakebe, daima murakebe etmek.
25:25Daima muhasebe etmek, nefsi hesaba çekmek.
25:29Daima eğer nefis şartlara uymuyor ise, onu kusurlarından dolayı kınamak, ayıplamak, azarlamak.
25:37Yine nefsi cezalandırmak.
25:39Kişinin öfkeyi yutması, affetmesi, güzel şeylere niyet etmek, kalbin güzel şeylere niyet etmesi bile ibadettir.
25:49İbadet etmek için uzun ömür istemek, tevbe etmek, huşu içinde olmak daima.
25:56Bu insan için mutluluktur, yakin, kesin bir imana sahip olmak.
26:02Böyle gelip giden değil, ubudiyet, kulluk sahibi olmak, hürriyet sahibi olmak.
26:09Yani irade sahibi olmak, adalet sahibi olmak.
26:13İşte bunlar nedir?
26:15Ahlak hamidenin zikredilmesi gereken, efendim, güzel özellikleri insanda bulunması gereken,
26:25güzel özellikler ve güzel vasıflardır.
26:29Faziletlerin temeli, yani bu bahsettiğimiz faziletlerin, yani ahlak hamidenin muhafazasında,
26:37bu konuda alimler şunu söylemişlerdir.
26:43Her koydukları bir metot vardır.
26:45Bu faziletlerin temellerinin sayılıp belirtmesinden, şubelerinin teferruatını zikretmekten ibarettir ki,
26:53şunu, faziletlerin temeli, bu saydığımız şeyler, şu dört şeyi meydana getirir.
27:02Bunlardan bir tanesi nedir?
27:04Hikmettir.
27:05Yani doğruyu yanlıştan ayırt edebilme kabiliyeti.
27:09İkincisi, şecaattir.
27:11Yani kalbin metinliği, cesaret.
27:14Üçüncüsü, iffettir.
27:16İnsanın, iştahının çektiği her şeyi almayıp, uygun olan, meşru olan dini mübine uygun olanı almasıdır bu.
27:29Bir diğeri de, bu üç şeyin toplamından meydana gelen adalettir.
27:34Yani emirleri yerli yerine getirmek, yasaklarından sakınmak, hak sahibine adalet, eşit davranmak değil, hak sahibine hakkını vermekdir, hak sahibine hakkını
27:50teslim etmektir adalet.
27:52O halde bunların şubelerini de kısaca size aktarmaya gayret edeceğim, zihin açıklığı, hakikaten nefsin istenen şeyi karıştırmadan ortaya çıkarabilme kabiliyeti,
28:07anlayış güzelliği, bir şeyin alametlerinden o şeyin varlığını çıkarabilmek, zeka, sonuçları süratle kavrayabilmek,
28:15tasavvur güzelliği, eşyayı eksik veya fazla değil, bulunduğu ölçü üzere tasavvur edebilmek, öğrenme kolaylığı, az bir gayretle öğrenmek ve anlamak,
28:27hıfzetme, ezberleme kolaylığı, dinlediği ve işittiği şeyleri aynen zapt etmek ve koruyabilmek, unutmamak, hatırlama,
28:39hatırlama, yani ezberlenen şeyleri ifade edebilme melekesi ki bu da çok önemlidir.
28:46Şecaatin şubelerine gelince nefsin büyüklüğü kolay olan şeylere fakirliğe, büyüklüğe, küçüklüğe değer vermemek,
28:56hepsini eşit görmek, affetmek, intikam almaya gücü yettiği halde içten gelen bir kolaylıkla cezalandırmayı terk etmek,
29:05büyük kararlılık, yani dünyanın saadet ve felaketine önem vermemek, yani ikisi arasında şey olmak, metin olmak, sabırlı olmak, sabır, acılara
29:18ve korkulara, ibadete, zikre, dayanma kabiliyeti,
29:22necdet, başkasına sıkıntılı anlarda yardım etmek, insanların karşısında korkmamak,
29:29helim, kızgınlık ve öfkanında olgun ve mutedil davranmak, sükun, vakar ve sekinet içinde olmak,
29:38tartışmalarda, davalarda, düşmanla yapılan savaşlarda tedbirli olmak, acele karar vermemek, tevazu,
29:47fazilet sahibi olanlara ve kendisinden mal ve mertebe bakımından daha düşük olanlara karşı gururlanmamak,
29:55şehamet, mertlik, şerefli bir anılmaya sebep olacak büyük işler heves etmek, büyük işler hayal etmek,
30:04tahammül, nefsi iyilik ve sevap kazandıracak işlere yormak,
30:09hamiyet, din ve namusu iftiradan korumak,
30:15namus, din, vatan gibi üstün değerleri korumak,
30:19bunların saldırıya uğramasından dolayı öfkelenmek, savunmak, harekete geçmek,
30:26insanın kendisine utanç veren bir işi yapmaktan kaçınması,
30:31ne diyoruz biz?
30:33Hamiyet diyoruz, kişinin yakın akrabalarını koruması ve bir de şunu söyleyeceğim,
30:40rikkat başkalarına dokunan eza ve cefadan dolayı mutlak olarak incinip üzülmek.
30:46O halde Allah bizi rikkat sahibi eylesin,
30:50bizi başkalarına verilen zarardan dolayı incinip üzülenlerden eylesin.
30:58Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun efendim.
31:44Vakıf Katılım Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar

Önerilen