Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
00:47İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:03Mühterem seyirciler, insan bazen soyundan, sopundan, nesebinden, hasebinden dolayı kibirlenir.
01:13Neseb ve haseb ile kibirlenmek de cahillikten meydana gelir.
01:18Çünkü bundan dolayı kibirlenme, başkasının şeref ve olgunlukları ile böbürlenerek kendini yüceltmek, kendini mükemmel görmektir ki,
01:30Resulullah Efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur.
01:35Ameli, işleri, kendisini geride bırakan, yüceltmeyen kimseyi, nesebi yani falanın oğlu, falanın kızı, falanın sülalesinden olmak ne yapmaz?
01:46Onu ileri götürmez.
01:48Bu sebeple insanı kurtaracak olan çalışması, gayreti ve amelidir.
01:52Bakın, Adem Aleyhisselam'ın oğlu Kabil ve Nuh Aleyhisselam'ın oğlu Ken Ana, bir bakın, nesepleri onlar peygamberlerin çocukları olduğu
02:05halde, nesepleri, soyları onlara bir fayda vermemiştir.
02:10Sonra, kendi hakiki nesebine bak, senin yakın baban bir nutfeden yaratılmıştır.
02:19Uzak baban yani Hz. Adem ise önemsiz bir topraktan yaratılmıştır.
02:24O halde kişinin nesebiyle, soyuyla, sopuyla kibirlenmesi insana hiç yakışmaz, Müslümana hiç yakışmaz.
02:34Bir de insanlar güzellikleriyle, gençlikleriyle, cemalleriyle kibirlenirler, böbürlenirler.
02:44Bu daha çok hanımlarda, kadınlarda çok meydana gelen bir durumdur, güzellikleriyle kibirlenmek.
02:52Bu da gerçekten cahillikten kaynaklıdır.
02:57Çünkü güzellik fanidir, gelip geçicidir, hız da yok olur.
03:01Bunu zaten hepimiz görüyoruz, buna zaman şahit, insan buna kendisi de şahit oluyor.
03:08Sadece dış görünüşüne bakmak, sadece dış görünüşe bakmak, akıllı insanlar için doğrusu hoş bir şey değildir.
03:17İç aleme bak, iç aleme bak, kibirlenme, böbürlenme, yine tevazu göster ve iç aleme bak ve insan da Allah'tan kork,
03:29Allah'tan haya et ve insanlardan utan.
03:33Bu sebeple bu nedir? Bu şekilde kibirlenme.
03:38Yine bazen güç sahibi olmak, hasmını sindirmek için kişi ne yapar?
03:45Kendisini çok beğenir.
03:48Bu da cahilliktendir.
03:51Çünkü bazı hayvanlara baksa insan, onlar kendisinden daha güçlüdür.
03:57Demek ki güçlü olmak, mesela fil kocamandır.
04:00İnsanların, hayvanların en güçlüsüdür.
04:04Güçlü olmak, kibirlenmek, övünmek bir üstünlük vesilesi değildir.
04:11Onu gücünü ne yapmak?
04:14Güzel bir şekilde kanalize edip insanların faydasına, kendi faydasına kullanmaktır.
04:20Onunla böbürlenmek, övünmek, başkasını küçük görmek insan için büyük bir cahilliktir.
04:27Yine bakın, mal ve dünya sevgisi de insanı kibirlenmeye götürür.
04:35Şunu da söylemek isterim ki, kendisine tabi olanlara, devlet erkanına yakınlaşmak da insanı kibirlenmeye götürür.
04:47Evlat, akraba, hizmetçi, talebeleri gibi kendisine tabi olanlara, sultanlara, idarecilere, hakimlere yakın olmak insanı kibirlenmeye götürür ki,
05:01bu kibirlenmenin en kötüsüdür.
05:04Çünkü bunlar süratle yok, değişen, süratle yok olan şeylerdir.
05:11Bugün kendisine dayanıp da kibirlendiğin kimse, yarın olmayıverir, şartlar değişiverir.
05:18Bu sebeple kibirlenmenin bunlardan başka üç sebebi daha vardır.
05:25Onları da size aktaracağım.
05:27Kin ve düşmanlık.
05:29Bir başkasını kendisine denk veya üstün gören kimsenin kibirlenmesi.
05:35O kişi de beydana gelen bir sebepten dolayı adam bir kişi de ne yapar?
05:39Birine kızar ve ona öfkelenir.
05:44Daima o adama karşı kin ve düşmanlık besler.
05:48Bu müzmin bir hastalık olarak ona yerleşir, kalbine yerleşir.
05:53Artık kimsenin, o kişinin söylediği ona asla tevazu göstermez.
06:00Onun söylediği hakkı kabul etmez.
06:03Daima onu reddeder, onun nasihatlarını dinlemez.
06:08Ve ona üstünlük kurmaya çalışır ki bu da uzak durulması gereken çirkin bir davranıştır ki Allah bizi bundan uzak eylesin.
06:20Kibrin sebeplerinden bir tanesi de kıskançlıktır.
06:24Bu da bir hastalıktır gerçekten.
06:27Kişiyi hakkı inkar etmeye, kendisinden daha üstün olduğunu bilse bile kıskandığı şahsa karşı kibirlenmeye götürür.
06:38Yine kibirlenmenin sebeplerinden bir tanesi de gösteriştir, riyadır.
06:43İnsan, insanlar için de kendisinden daha üstün olduğunu bildiği bir başkası ile tartışır.
06:51Aralarında kin, aralarında düşmanlık, aralarında haset artar.
06:58Ve bu sebeple ona karşı onun üstün olmasından korktuğundan dolayı da kibirlenir.
07:05Hakkı kabul etmez.
07:07Ona karşı daima kibirli davranır, büyüklenir.
07:13Ama şöyle bir özellik var.
07:15Onunla dışarıda kibirlenir de kibirlendiği kimseyle yalnız kaldığı zaman ona karşı kibirlenmez.
07:22Daha mütevazi davranır.
07:25Bazen de kibirlenmeye götüren sebep dünya varlığı ile gösteriş yapmak olur.
07:31İnsanlar için de giymediği elbiseler giyer, yeni elbiseler giymek suretiyle.
07:38İnsanlara gösteriş yapar.
07:41İhtiyaçlarını kendisi taşımaz da başkasına taşıttırır.
07:46Ama insanların görmediği zamanda eşyasını da taşır, daha zor işleri yapar.
07:53Ve insanlar içerisinde iken ise ne yapar?
07:58Bu tür işleri yapmaktan endişe eder, çekinir.
08:01Bu da kibirlilik alametidir.
08:02Kibirin ve tekebbürün, büyüklenmenin alametlerini de kısaca size aktaracağım.
08:09Kibir bazen gizli olur.
08:12Hatta kişi kendisini kibirden uzak zanneder.
08:16O halde hidayet yoluna girenlerin kibirden yüz çevirmeleri, güzelle çirkini birbirinden ayırt etmeleri,
08:27aldatıcının onları gurura saptırmaması için kibirlilerin ahlakını açıklamak gerekir.
08:35Nedir kibirliğinin ahlakı?
08:37Kişinin insanların kendisine saygı göstererek ayağa kalkmasını beklemek kibir alametidir.
08:46Bundan uzak durmak gerekir.
08:48Yine bu isteğinden dolayı vicdanen insanlar kalkmadığı zaman rahatsız olmak
08:53ve bu isteğini kabul etmemesi karşılığında insanlara karşı kızgın davranmak kibirlilerin ahlakıdır.
09:05Yine beraberinde bulunanların arkasından yürüyerek hep önde yürümek,
09:11beraberindekilerin hep arkasından yürümesini istemek kibir alametidir.
09:17Bakın, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz evinden Cennetül Baki mezarlığına gitmek üzere çıktı da,
09:27ashabı da onun peşinden, Resulullah'ın arkasından geliyorlar idi.
09:32Dedi, durdu, dedi ki benim önüme geçin dedi.
09:36Kendisi onların arkasından yürüdü.
09:40Bunun sebebini kendisine sordukları zaman Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
09:45ben sizin ayaklarınızın sesini duydum da içime kibrin gelmesinden korktum.
09:53Bu sebeple onları önden yürüttü, kendisi arkadan yürüdü.
09:58Şu hususlar da kibirlerin ahlakındandır.
10:01Mesela ziyaretinden kendisine veya bir başkasına tevazu öğretmek gibi bir hayır meydana geliyorsa,
10:09gelse bile başkasını ziyaret etmemek.
10:12Bu kibir alametidir.
10:14Yine o ziyaret ettiği kimseyle eşit görülmemek için başkasının yakınında değil de karşısında oturmasını istemek.
10:26Yine hasta ve özürlülerle oturup kalkmaktan uzak durmak.
10:31Allah bizi fakir fukarayı sevenlerden eylesin.
10:35Bunlardan sıkılmak, ihtiyaç sahiplerini sevenlerden eylesin.
10:39Yine evinde, evdeyken elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak.
10:46Elini hiçbir işe uzatmamak.
10:49Kendi eşyasını kendisi taşımamak.
10:53Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz evinin hep bu işlerini kendisi yapmıştır.
10:58Yine daima gösterişli elbise giymek, gösterişsiz elbiselerden kaçınmak da kibrin alametidir.
11:10Bunlardan uzak durmak gerekir.
11:12Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur.
11:17Gösterişli olmayan, eski, yamalı fakat temiz olan elbise giymek imandandır.
11:24Bakın temiz olan elbise giymek imandandır.
11:27O halde fakirin davetine gitmekten kaçınmak, zengin ve şeref sahibi olanların davetine ise koşarak gitmek.
11:37Mesela çarşıdan insanların küçük göreceği bazı şeyleri almaktan, satın almaktan çekinmek.
11:45Bunları küçük görmek gerçekten bu nedir?
11:51Kibir insanın kibirli olduğunu gösteren alametlerdir, işaretlerdir.
11:57Yürürken ve otururken efsallerinin kendisini geçmesi, önden gitmelerinden rahatsız olmak gerçekten kibrin alametidir, işaretidir.
12:09Allah bizi Cenab-ı Hakk'a ait olan kibirden, kibriyadan, kibirlenmekten, böbürlenmekten uzak eylesin.
12:18Ve kibrimize batıp da kibrin zindanına düşüp de hak ve hakikati anlayamamaktan, Allah'a hakkıyla ibadet edememekten de uzak eylesin.
12:30Mütevazi olmak insan için gerçekten çok faydalıdır.
12:36Bu sebeple bu faydalı olan şeyin alçak gönüllülüğün sebeplerine kısaca bakalım.
12:44Alçak gönüllü olabilmenin yolu insanın nereden gelip nereye gittiğini bilmesi,
12:51kendi kusurlarını, kibrin zararlarını bilmesi,
12:57mütevazi olmanın, alçak gönüllü olmanın faydalarını ve faziletini, üstünlüğünü bilmesi,
13:05aynı zamanda alçak gönüllülüğün peygamberlerin, velilerin, alimlerin, salih insanların ahlakı olduğunu bilip,
13:16Allah Celle Celaluhu katında övüldüğünü, derecelerin en yükseğine çıkmaya sebep olduğunu bilmesi çok önemlidir.
13:27Alçak gönüllülük nedir derseniz, kulun kendisini layık olduğu mertebeye indirmesi,
13:34daha aşağıya indirmek komplekstir, aşağılık duygusudur veya daha yüksek mertebeye koymak da kibirdir.
13:43Her şeyin ortası, bu kitabımızın insana kazandırmak istediği, imam bir gibinin insana kazandırmak istediği şey,
13:52her şeyin ortası ve aşırılıklardan insanı sakındırmak olunca,
13:57mesela tehevvür yani öfke patlaması ile cübün, korkaklık arasında ne vardır?
14:05Şecaat vardır, cesaretli olmak vardır.
14:08Yine şehvet ile, efendim şehvetin yokluğu arasında ne vardır?
14:14İffet vardır.
14:16Cimrilikle israfın arasında ne vardır?
14:19Cömertlik vardır.
14:20Zira işlerin en hayırlısı, orta derecede, ortada olandır, ortalı ve dengeli olandır.
14:29O halde bunu söyledikten sonra, tevazuun, mütevazi olmanın, alçak gönüllü olmanın faziletini size aktaracağım.
14:37Şimdi, tevazu olmanın fazileti ile ilgili, Resulullah Efendimiz'den gelen hadislere aktarayım.
14:45Muhakkak ki Allah Celle Celaluhu, birbirinize karşı mütevazi olmanızı, alçak gönüllü olmanızı bana vahyetti.
14:54Ta ki, bir kimse başka bir kimseye karşı sınırı aşmasın, kimse kimseye karşı da iftihar etmesin, övülmesin.
15:03Yine bakın, bir başka hadis-i şerifte Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
15:09kendi izzet ve şerefine bir noksanlık vermeden, tevazu gösteren, alçak gönüllülük gösteren,
15:17dilencilik yapmadan nefsini terbiye eden, biriktirdiği malını hayır için harcayan,
15:26hor görülen ve düşkün olanlara, fakir fukaraya, miskine, zayıfa merhamet eden,
15:35fıkıh ve hikmet ehliyle oturup kalkana müjdeler olsun.
15:40Kazancı helal olan, iç dünyasını, kalbini düzgün tutan, diyetini düzgün tutan,
15:47dış görünüşünü de güzelleştiren, kötülüğünü insanlardan uzak tutan kimseye de müjdeler olsun.
15:56Yine Resulullah Efendimiz diyor ki,
15:59ilmiyle amel edene, malının fazlasını Allah yolunda harcayana,
16:05malaya yani boş, faydasız konuşmayı terk edene müjdeler olsun.
16:11Yani Resulullah Efendimiz'in müjdelediği kimselerden olmak, müjdelenenlerden olmayı Cenab-ı Hak bize nasip etsin.
16:19Yine bir başka hadis-i şerifte,
16:21kim mümin kardeşine karşı mütevazi olursa, alçak gönüllü davranırsa,
16:28Allah onu yüceltir, yükseltir.
16:30Kim mümin kardeşine karşı kibirli davranırsa,
16:34Allah onu alçaltır, onu rezil eder.
16:37Bazen de tevazuun sebebi, hani şöyle bir sebeple olmamalı mütevazilik,
16:45maskaralık etmek, ikiyüzlülük etmek, riya, tamah ya da korkudan dolayı olmamalı.
16:52Bu sebeplerle tevazu göstermek nitelik açısından tam bir rezalet.
16:59O halde mütevazi olmak, bu gibi insanı rezil hallere götürecek durumlardan ne uzak olmalı.
17:08Yeni bir konuya da başlayacağız.
17:12Şimdi gelmiş olduğumuz, başlayacağımız konu ucup, yani insanın kendisini beğenmesi.
17:19Ucup kendisini beğenmesi şudur, işlediği salih, güzel bir işten, amelden dolayı büyüklenmek.
17:28Bunun kibirden bir farkı da vardır, biraz sonra açıklayacağım.
17:32Yani bu insanın başarılı olması, salih bir, güzel bir iş yapmasını Allah-u Teala'dan değil de
17:44Allah'ın dışındaki varlıklardan, yani mesela kendisini üstün çok şerefli görerek
17:51bunun kendinden kaynaklandığını, kendi aklından kaynaklandığını zannetmesi
17:56veya başka insanlardan kaynaklandığını düşünmesidir ucup.
18:01Yani her şeyi yaratanın Allah olduğunu unutarak yapmış olduğu bazı işlerden dolayı büyüklenmektir.
18:09Bazen de ucup sadece nimeti büyük görerek ona meyletmek, nimeti, o güzelliği vereni unutmak, hatırlayamamak demektir.
18:22Ucup'un zıt anlamlısı Allah-u Teala'nın kendisine verdiği nimetleri anmaktır.
18:28Yani o nimeti anmak, Allah'ın vermesiyle, tevfikiyle, başarısıyla, Allah'ın vermesiyle mümkün olduğunu,
18:38o nimetin kendini şerefinden olmadığını, kendinden kaynaklanmadığını,
18:45kendini şereflendirenin Allah olduğunu, sevabı büyütenin ve takdir edenin Allah olduğunu düşünmek,
18:52bundan hiç vazgeçmemek, bu şekilde düşünmek ucubu davet eden sebepleri de ortaya çıkarır ki,
19:01böyle düşünmek insan için, mümin için gereklidir, farzdır.
19:05Ucubun gerçek sebebi nedir diye sorarsanız, tabii ki her şeyin başı cahilliktir, bir de gaflettir,
19:16bir de ucubun sebebi unutmaktır.
19:19Unutan insan, kendisine yapılan iyiliği unutan insan, iyilik yapanı unutur, onu kendisinden zanneder.
19:27O halde, bu kendi kendini beğenmekten, ucubtan kurtulmanın ilacı nedir?
19:35Her şeyin, Allah-u Teala'nın yaratması ve iradesiyle olduğu,
19:40akıl, ilim, amel, mevki, servet ve benzeri, bütün nimetlerin Allah-u Teala'dan olduğunu bilmek,
19:49bu düşünceyle gafletten uyanmak, bunun kalbine yerleştirmek suretiyle daima bunu hatırlamaktır.
19:59O halde, hidayet yoluna giren kişiye gereken şey, ilim, amel ve benzeri şeylerden,
20:07kendinde bulunan her nimetten dolayı, Allah Celle Celaluhu'ya,
20:13bunda kendisini başarılı kılması, muvaffak kılıp yardım etmesinden dolayı,
20:19bu nimeti yaratıp kendisine vermesinden dolayı şükretmektir.
20:25Demek ki şükretmek, büyüklenmenin, ucubun, kendini beğenmenin en önemli ilacıdır.
20:33Ucubun en kuvvetli ilacı, ucubun her şeyden önce bir hastalık olduğunu, bir afet olduğunu bilmektir.
20:42Kibirlenmeye, ucub kibirlenmeye sebep olur.
20:48İnsana günahları ve yaptığı iyiliklerin Allah Celle Celaluhu'nun vermesiyle, tevfikiyle mümkün olduğunu unutturur.
20:59Ucub kişiyi Allah'ın tuzak ve azabından emin olmaya sevk eder.
21:07Allah-u Teala'nın verdiği nimetlerden ve ikramlardan meydana gelen işleriyle, amelleriyle,
21:14Allah katında bir lütfa, hak sahibi olduğunu, kendinin çok kıymetli bir kul olduğunu zanneder kendini beğenen kişi.
21:23Kişinin hep nefsini temize çıkarmaya, bu sebeple kendini mürakabe etmemeye, kendini kritik etmemeye götürür.
21:34İnsanı güzel şeylerden istifade etmekten, istişare etmekten alakoymaya sebep olur.
21:44Bakın, Resulullah Efendimiz bir hadis-i şerifte buyuruyor ki, şu üç şey helak edicidir.
21:52Birincisine, itaat edilen cimrilik.
21:57Cimriliğe hep itaat etmek, hep cimri olmak.
22:00Tabi olunan heba ve heves, nefsin arzularına, isteklerine daima tabi olmak.
22:06Bir de ucub, yani kişinin kendisini beğenmesi insanı helake götürür.
22:12Ucubun kendini beğenmenin en kötüsü, kendisinin hatalı görüşünü beğenmek, ondan hoşlanmak, onda ısrar etmek,
22:22başkasının nasihatını dinlememek, nasihatını dinlemediği gibi o nasihat eden şahsa da veya kendi dışındaki herkese de cahil gözüyle bakmaktır.
22:37Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki, kötü amelleri kendisine süslü gösterilip, onu güzel gören kimse,
22:47Allah'ın hidayete erdirdiği kimseye benzer mi?
22:51Hayır benzemez.
22:51Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de hidayete erdirir.
22:58O halde nefsin onlar hakkında bir takım üzüntülere kapılarak yıpranmasın ey Resulüm.
23:05Allah onların ne yaptıklarını çok iyi bilir.
23:08Yine bakın, onlar iyilik yaptıklarını zannettikleri halde, dünya hayatında çabaları boşa giden kimselerdir.
23:17Allah bizim çabamızı, gayretimizi boşa götürmesin.
23:22Bidat ve delalet ehli olanların tamamı, önemli bir usul, önemli bir esas size aktaracağım.
23:31Görüşlerini, kendi görüşlerini, insan kendini beğenirse, kendi görüşlerini beğenmesinden dolayı yaptığı hatalı işlerden dönemez.
23:40Bu sebeple ısrarla kendini beğenen, kendi görüşlerini beğenen hatadan kendini kurtarması mümkün değildir.
23:51Bu sebeple insanın kendini beğenmesinin ilacı yok gibidir, çok zordur.
23:59Ucub sahibinin, kendini beğenen insanın hakikaten cahil değil, ilim sahibi olması bildiği şeyin insan için azap değil, eziyet değil.
24:11Ne yapar insan, kendini beğenen insan azabı kötülüğü nimet zanneder.
24:18Hastalığı, sıhhat zanneder.
24:20Bundan dolayı ilacı ve tedaviyi kabul etmez, hasta olduğunu kabul etmez.
24:27Kendini beğenen insan, tabiplerin sözlerine kulak vermez, yani tedaviyi kabul etmez.
24:35Gerçekten bu hastalığın tedavisi, ilacı nedir derseniz,
24:40Ehl-i Sünnet ve Cemaat'in alimleri onların hayatlarına bakmak, onlardan örnek almak bizi, kendimizi beğenmekten uzaklaştırır.
24:51Şimdi yeni bir kalbin hastalıkları, afetlerinden bir bölüm aktaracağım.
24:59Haset, ben bahsedeceğim size.
25:02Haset, önce zıttını söyleyeyim ki, ikisi arasındaki münasebet ve hüküm de ortaya çıksın.
25:10Haset, kişinin dini ve dünyevi işlerine faydası olan, ahiretine de bir zararı dokunmayan,
25:20Allah'ın lütfettiği bir nimetin, sahibinin elinden gitmesi veya nimetin o şahsa ulaşmamasını istemesidir.
25:30Aynı zamanda bu şekil haset etmeyi sevmesi, yani bunu kötü görmemesi, bundan hoşlanmasıdır.
25:41Şayet istemeden kalbinde haset duygusu meydana gelirse, bu duygu kalbinde kötü görüyorsa,
25:51bu hasetten, bu hasette bir sakınca yoktur.
25:54Çünkü insan onu kötü gördüğü zaman, onu kalbinden temizler, atar, çıkarır.
26:00Şayet meydana gelen haset duygusunu kalbinde kötü görmüyorsa,
26:06veya bu haset düşüncesi kendi isteği, özellikle haset etmeyi kendi istiyorsa,
26:13ve bir başkasının elindeki nimetin yok olmasını ve haset ettiği kimseye ulaşmamasını istiyorsa,
26:22bunun gerçekleşmesi için bir de ayrıca gayret ediyorsa,
26:26bu davranışın alameti ne yapar?
26:31Senin bazı, efendim, hakikaten insanlar karşısında haset edici olduğunu gösterir.
26:43Bu nedir?
26:44İttifakla İslam alimleri tarafından haram kılınmış olan haset işte budur.
26:50Şayet bu hasetin gereğiyle amel ediyorsa,
26:57yani bu hasetten şöyle yapmak gerekir,
27:00bu haseti temizlemek,
27:03azalarında hasetin izleri var ise, kalpte bulunuyor ise bunları ne yapmak gerekir?
27:09Çıkarmak gerekir.
27:10Bu haset olan, haram olan hasetten,
27:14kıskançlıktan, başkasının elindeki maldan, malın veya zenginliğin olmasından uzak durmamız gerekir.
27:24Çünkü şunu bilmeliyiz ki,
27:28birine o nimeti veren biz değiliz.
27:31Bana da, başkasına da, herkese de nimet veren kimdir?
27:35Allah Celle Celaluhu'dur.
27:37Bunu her zaman bilmeliyiz.
27:39Bunu hiç aklımızdan çıkarmamalıyız.
27:42Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur.
27:47Üç şey vardır ki,
27:50kimse ondan kolay kolay kurtulamaz.
27:54Bir tanesi kötü, suizan dediğimiz kötü san.
27:57Bir diğeri, bir şeyi uğursuz sayma.
28:03Bir diğeri de haset.
28:05Ben şimdi size bunlardan kurtuluş yolunu anlatacağım.
28:13Şöyle ki, bir hususta zan üzere bulunduğun zaman, zannettiğin zaman,
28:19bunu gerçeğe dönüştürme.
28:21Bir şeyi uğursuz saydığın zaman,
28:26bununla amel etme.
28:28Bırak onu.
28:30Bir adama elindeki nimetten dolayı haset ettiğin zaman,
28:36sınırı aşma.
28:37Estağfurullah de.
28:38Yani bunun günah olduğunu bil.
28:41Bunun salih amelleri yok edeceğini bil.
28:45Hasan-ı Basri rahimehullah,
28:48haset hakkında sorulduğu zaman,
28:50şöyle demiştir.
28:52Haset, içteki bir sıkıntıdır ki,
28:57sen onu açığa vurmadıkça,
28:59yani onun hasedin gereklerini yerine getirmedikçe,
29:03sana zarar vermez.
29:05Yani onu ne yap?
29:06İçinde tut.
29:07Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuştur ki,
29:11muhakkak ki Allah celle celaluhu,
29:13ümmetimin konuşmadıkça,
29:16veya kendisiyle amel etmedikçe,
29:18nefsinin ona fısıldadığı düşünceleri Allah affetmiştir.
29:23Yani bu hadis-i şerif hem Buhari hem Müslim'den merfu bir şekilde,
29:29sahih bir şekilde rivayet edilmiştir.
29:31Şu bir gerçektir ki,
29:34kamil insan,
29:37insanın kalbinin bozuk maksatlardan ve çirkin sıfatlardan uzak olması,
29:43salih niyetlerle ve övlen sıfatlarla süslenmiş olması gerekir.
29:47İnsanı kamil olmak budur.
29:50Şayet bir başkasında bulunan nimetin yok olmasını istemeyip,
29:55o nimetin aydısını kendisinde de olmasını istiyorsa,
30:00buna gıpta denir,
30:02buna rağbet etmek denir ki,
30:04bu haram değildir.
30:06Zaten başkasındaki güzel hususlara,
30:10örneklere gıpta etmek de,
30:13yani hayırlarda yarışmak da,
30:15insanın varoluşunun önemli bir duygusudur.
30:20Bu sebeple insan ne yapar?
30:22Başkasının elinde olan güzelliklere gıpta etmek suretiyle,
30:26kendisi de onlara,
30:28o özelliklere, o vasıflara,
30:30o güzelliklere sahip olmak için
30:32gayret eder, çalışır.
30:33Kişinin elindeki nimet kişiye faydalı olmayıp,
30:39onun fesadına sebep oluyorsa,
30:42sapmasına sebep oluyorsa,
30:45günaha girmesine sebep oluyor ise,
30:48o nimetin, o insanın elinden çıkmasını istemek
30:52ya da bunun için gayret etmek haset değildir.
30:57Bu güzel bir davranıştır,
30:59güzel bir harekettir ve menduptur.
31:01Bu sebeple Allah bizi,
31:05salih amellerimizi yok eden,
31:09hasetten muhafaza eylesin.
31:12Çünkü şunu hiç unutturmasın bize,
31:15şunu hiç unutturmasın,
31:17mülkün sahibi Allah'tır.
31:19Herkese, bizim sevdiklerimize de,
31:22sevmediklerimize de,
31:23mülkü veren Allah'tır.
31:27Biz haset etmekle buna mani olamayız.
31:31O halde kendimize zarar vermeyelim,
31:34kendimizi yormayalım.
31:35Hepinize Allah'ın selamıyla selamlıyorum.
31:38Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun efendim.
32:25Vakıf katılın,
32:27Hz. Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar

Önerilen