Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 22 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
01:30Bazı alanlarda kurtuluşa ereceğini zannetmesi ki, bu boş hevesten başka bir şey de değildir.
01:38Körü körüne bir şeyleri taklit etmektir ki Allah bizi bundan uzak eylesin.
01:44Yedincisi ise, bunun üzerinde biraz duracağım.
01:48İnsan nefsinin kötü arzularına uymasıdır.
01:54Çünkü insan öyle bir varlıktır ki, nefsi emmare diyoruz biz ona.
02:01Daima kötülüğü emreder.
02:04Bu da kalbine afetlerinin yedincisi olan heva ve hevesse uyma.
02:11Yani nefsin kötü arzularına uymadır ki, bu hususta Allah-u Teala şöyle buyuruyor Nisa Suresi'de.
02:21Ey iman edenler, kendinizin veya anne babanızın veya akrabalarınızın aleyhine bile olsa,
02:30adaleti ayakta tutun.
02:33Allah için şahitlik eden kimseler olun.
02:37İnsanlar zengin olsunlar, fakir olsunlar.
02:40Allah'a onlar sizden daha yakındırlar.
02:43Yani onlar Allah'ın kullarıdır.
02:46Öyleyse siz hevanıza, hevesinize, nefsinizin kötü arzularına uyup da adaletten ayırılmayın.
02:55Eğer adaletten ayrılırsanız, saparsanız, üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız,
03:04bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
03:08Bu sebeple yani insan adalete, ölçülere, temel kriterlere riayet etmeli.
03:16Mesela birinin akrabası olması, birinin zengin olması, fakir olması,
03:21insanı ilgilendiren bir şey değildir.
03:24Onu veren mülkün sahibi Allah'tır.
03:27Bu sebeple bundan dolayı falan fakir, ondan yana olayım, falan akrabam, onu tercih edeyim derseniz,
03:35bu heva heves dediğimiz şey, yani nefsin arzularına tabi olmak demektir.
03:41Yine bir başka ayet-i kerimede,
03:44Ey Davud, biz seni yeryüzünde halife yaptık.
03:48Onun için insanlar arasında adaletle hükmet.
03:53Nefsinin arzularına, isteklerine uyma.
03:56Sonra seni Allah yolundan saptırır o.
03:59Eğer nefsinin arzularına uyarsan, Allah yolundan saparsın.
04:04Kuşkusuz Allah yolundan sapanlara, hesap verme gününü unutmaları yüzünden çok ağır bir azap vardır.
04:13Demek ki Allah yolundan sapmak, nefsin arzularına uymak, ne yapmaktır?
04:19Hesap gününü unutmaktır.
04:20Bu sebeple biz hesap gününü hiç unutmadan yaşayan insanlarız.
04:26O öyle insan olma yolunda gayret etmeliyiz.
04:29Yine bakın, başka bir ayet-i kerimede,
04:33Rabbinin makamından korkan ve kendini hevadan,
04:38hevesten, yani nefsinin kötü arzularına tabi olmaktan koruyana gelince,
04:45cennet onun varacağı yerin ta kendisidir.
04:48Bu sebeple kişi nefsinin kötülüklerinden kendini korudu mu,
04:52işte cenneti bulmuş demektir.
04:55Yine bakın şu da çok önemli,
04:59ilah, Rab insanın doğru ve yanlış kabul etmesinin ölçüsüdür, mihenk taşıdır.
05:08Kendisini, kendi hevasını, arzularını, keyfini, ilah edinenleri gördün mü diyor Allah?
05:15Ki Allah bizi bundan korusun.
05:17Gerçekten yine başka bir ayette,
05:21sabah akşam Rablerine, onun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol,
05:28dünya hayatının ziynetini arzu edip de gözlerini onlardan,
05:33Rableriyle birlikte olanlardan çevirme,
05:36kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız boş arzularına, heveslerine, hevasına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş,
05:48kimselere boyun eğme diye,
05:51bizzat Allah peygamberimizi ve onun şahsında bizi ne yapıyor?
05:55Uyarıyor.
05:57Yine bakın, bir başka ayet-i kerime,
06:00gel gör ki zulme saplanmış olanlar bir bilgiye dayanmadan kişisel arzuları,
06:09yani heva ve heveslerinin peşinde gitmektedirler.
06:13Allah'ın şaşırttığını artık kim doğru yola iletebilir?
06:18Böylelerinin başka yardımcıları da yoktur.
06:21Yani kişi hep nefsinin hevasını, hevesini kendine Rab edinir o yolda giderse,
06:28Allah korusun doğru yoldan da ne yapmış olur?
06:32Sapmış olur, onun hiçbir yardımcısı da olmaz.
06:35Yine bakın, bir başka ayet-i kerimede,
06:38kendi hevasına uyandan daha çok sapıtmış kim vardır?
06:42Allah bizi kendi heva ve hevesine uyanlardan eylemesin.
06:47Bakın, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyurur.
06:53İnsanı helake götüren şeylere gelince,
06:59itaat edilen cimrilik, hep cimri olmak,
07:03uyulan heva ve heves ve bir de kişinin kendisini beğenmesi.
07:08Demek ki helak eden şey cimrilik ve heva ve heves,
07:13bir de insan kendisini beğendi mi, o hakikati kabul edemez,
07:18o kendini düzeltemez.
07:21Bunlar insanı helak eder diyor Resulullah Efendimiz.
07:24Yine, Hazreti Ali kerimallahu ve efendimiz bir hadis nakleder Peygamberimizden.
07:31Resulullah Efendimiz şöyle der,
07:34sizin hakkınızda korktuğum şeylerin en kötüsü, en şiddetlisi şu iki özelliktir.
07:42Aman ha bundan uzak olun.
07:44Bir tanesi, insan nefsinin kötü arzularına uyması ve ne yapması?
07:52Tuğlu emel, uzun bir emele sahip olması.
07:57Nefsin kötü arzularına uymak, seni haktan batıla doğru meylettirir.
08:03Tuğlu emel, uzun emel ise sana dünyayı sevdirir.
08:07Dünya sanki yok olmayacakmış kanaatini verir.
08:11Yine bakın, bir başka adiş şerif.
08:14Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor.
08:17Akıllı kimse, kıyamet gününde hesaba çekilmeden evvel dünyada nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için hazırlanan kimsedir.
08:31Aciz kimse ise, akılsız kimse ise, nefsinin hevasına, hevesine, arzularına uyduğu halde
08:39Allah'ın kendisini affedeceğini zannetmesi devamlı, kötülükten yüz çevirmemesidir ki
08:47bu hakikaten insanın aciz olduğunu gösterir, akılsız olduğunu gösterir.
08:53Nefsin hevasına uymak, kesin olarak biz bu hadislerden görüyoruz ki, ayetlerden görüyoruz ki
09:00insanı felakete sürükler, onun helak olmasına sebep olur.
09:05Bu sebeple insan nefsinin arzularına, hevasına, hevesine uymamalı.
09:15Tek belirleyici olan şey insan nefsinin emirleri, hevası olmamalı.
09:21İnsan nefsinin mübah olan isteklerinde ise,
09:26yani onlarda da böyle dikkatli olmalı.
09:30Yani şunu bilmeli ki, dünya ahiretin azığıdır.
09:36Biz daima ahirete hazırlanıyoruz.
09:41Bizi hazırlanmaktan alakoyan meşguliyetler bizim için sakıncalıdır.
09:49Bunlardan uzak durmamız gerekir.
09:52Bunlardan uzak durmak bizi haramlardan da uzaklaştırır.
09:57Yani mübah bile olsa bir şeye tutku derecesinde bağlanmak insan için hakikaten çok zararlı bir şeydir.
10:09İnsanı helake götüren bir özelliktir.
10:13Bundan uzak olmak gerekir.
10:17Yani biz nefsimizin, biz şeytanın hizmetçisi değiliz.
10:22Bunun için yaratılmamışız.
10:24Bunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.
10:28Heva ve hevese uymanın zıttı, karşıtı, güzel olanı nedir?
10:33Nefis ile mücahededir.
10:35Nefis ile cihattır.
10:37Hani şunu Resulullah Efendimiz bir savaştan dönerken,
10:43küçük cihattan büyük cihada dönüyoruz demiş.
10:47Gerçekten insanın nefsiyle mücahede, nefsiyle mücadelesi savaştan daha büyük bir cihattır.
10:56Daha büyük bir mücahede, daha büyük bir mücadeledir.
11:00Nefsi dost, nefsin dost edindiği şeylerden nefsi ayırmak,
11:04her zaman arzuladığı şeylerin aksini yapmak efendim,
11:10abidlerin, zahidlerin, nefsiyle mücadele edenlerin sermayesidir.
11:17O halde ey hak yolunun yolcusu,
11:20şayet Allah-u Teala'dan, Allah Celle Celaluhu'den hidayet istiyorsan,
11:26sana gereken kollarını sıvayarak nefsin kötü arzularından ne yapmandır?
11:35Kendini temizlemen, ondan uzaklaşmandır.
11:38Bakın Allah-u Teala da buyuruyor ki,
11:41Allah bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz ve
11:49şüphe yok ki Allah-u Teala elbette muhsin olanlarla beraberdir.
11:53Yani biz mücadele eder isek, Allah bize bir kolaylık verir, bir çıkış yolu verir.
12:00Nasıl düşmanlarımızla, savaşta bize bir kolaylık veriyor ise,
12:05nefsimizle mücadele eder de Allah ne yapar?
12:08Bize bir kolaylık verir.
12:10Sonra şunu da iyi bilmek gerekir ki,
12:13mubah olan şeylerde nefsin arzularına uymanın kötü tarafı,
12:20nefsin arzularında ısrar edip isteklerine yerine getirmeye devam ettikçe,
12:26o ne yapar?
12:28Doymak bilmez.
12:30Sürekli onu tekrar etmek ister.
12:34Bu sebeple biz mubah olan şeylerde de ne yapmalıyız?
12:40Mesela yemenin, içmenin, her şeyin bir vakti, bir zamanı vardır, bir düzeni vardır.
12:45Bu düzene, bu vakte, bu zamana uymaya gayret etmeli,
12:51nefsimizi bu konuda terbiye etmeliyiz.
12:53İnsanı sınır aşan, eğer insan mubah olan şeylerde bile nefsini terbiye edemezse,
13:01sınırları aşar, hadsizlik eder, efendim, ibadetlerden uzak olur.
13:08Bir de şunu söyleyeceğim burada,
13:10eğer insan bazı şeyleri de, mubah olan şeyleri de yapmalı,
13:16mubah olan şeyleri, hoşuna giden şeyleri arada yapmaz ise,
13:20bu sefer ibadetten uzaklaşır, bir soğuma meydana gelir.
13:24Yani orta yol, denge.
13:26Bakın, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur bir hadis-i şerifte,
13:32Ey insanlar, amellerden, salih amellerden gücünüzün yettiğini yapın.
13:38Muhakkak ki siz bıkkınlık göstermedikçe,
13:41Allah Celle Celaluhu bu bıkkınlık göstermez.
13:45Muhakkak ki amellerin Allah-u Teala'ya en sevimli olanı,
13:52az da olsa devamlı olandır.
13:54Bu derslerimde çok tekrar ettiğim hadis budur.
13:57Bu bir hayat prensibidir.
13:58Az da olsa devamlı olmak,
14:00çok yapıp da bezginlik ve bedbillik meydana getirmekten nedir?
14:05Daha hayırlıdır.
14:06Yine Hz. Aişe radıyallahu anh'a validemiz,
14:10bir hadis-i şerifte, peygamberimizden nakletmiş olduğu bir hadis-i şerifte,
14:15Resulullah Efendimiz şöyle der,
14:18Gücünüzün yettiği amelleri işleyiniz.
14:21Vallahi siz de bıkkınlık olmadıkça,
14:24Allah Celle Celaluhu asla bıkkınlık göstermez.
14:28Yine Hz. Ali Keremallahu Vece Efendimiz'den bir söz aktaracağım size.
14:35Kalplerinizi rahatlatınız.
14:37Zira kalp çok zorlandığı zaman,
14:41yorulup bıkkınlık gösterir.
14:44O halde yorgunluktan sonra ıstırahat ediniz.
14:50Bıkkınlıktan sakınmak ve ibadet arzusunu harekete geçirmek için bazen
14:56mübah olan şeylerle meşgul olunuz.
15:00Bunun için Hüccet-ül İslam İmam Gazali şöyle demiştir,
15:05Şayet kişinin ibadetteki arzu ve gayreti azalsa,
15:10bir müddet uyur, konuşur veya şakalaşır.
15:15Böylece dillenir, böyle yapmak ibadeti bıkkınlıkla,
15:21mesela namazı bıkkınlıkla kılmaktan daha üstündür der.
15:24Demek ki denge her zaman, her halde, her halükarda dengeli olmak.
15:29Peki, sekizincisi kalbin afetlerinin, insanı helak eden afetlerden sekizincisi,
15:37taklit ve kötü örnek olma.
15:40Demek ki buna da çok dikkat etmeliyiz.
15:43Taklit ne demek?
15:45Sadece hüsnü zan göstererek, delilsiz ve hiçbir araştırma yapmadan
15:51başka birine uymak demektir ki,
15:55bu şekilde taklit, akide de imanda caiz değildir.
16:03İman eden kimse bakacak, araştıracak, dinleyecek, gözleyecek.
16:08Bilakis az da olsa ne yapmak gerekir?
16:11Araştırmak gerekir.
16:13Delil, delillere bakmak gerekir.
16:17Allah-u Teala, Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki,
16:20de ki göklerde ve yerde neler var bir bakın, ibret alın diyor Yunus suresinde.
16:27Biz de çevremize, göklere, yere, aleme, kainata, yıldızlara bakarak
16:33ibret almakla Allah bizi mükellef tutuyor.
16:38Araştırma ve delil aramanın gerekli olduğu itikadi konularda
16:43taklit edenlerin kötülenmesi hakkında İslam alimlerinin icmaı vardır.
16:50Yani ittifak etmişlerdir.
16:53İtikadi, imani konularda taklit eden, bize göre tabii ki imanı sahih bile olsa günahkardır.
17:02Bundan dolayıdır ki, şöyle diyor kitabımız,
17:05her kitapla ve her alim kılığına giren kimsenin sözüyle de amel etmek caiz değildir.
17:13Yani bir düşünmek lazım.
17:14Gerçekten bazen alim kılığına girmiş kimseler,
17:18insanları çok kötü yollara götürmüşlerdir.
17:22Tarih buna şahittir.
17:25Yakın zamanda bile çok örnekleri vardır bunun.
17:28Bu sebeple her alim kılığına girip ağlayan kimsenin arkasından gitmemek gerekir,
17:36araştırmak gerekir.
17:38Bittat itikadın karşıtı, yani Bittat itikadının zıttı karşıtı nedir?
17:45Ehli sünnet vel cemaat itikadıdır.
17:48Ehli sünnet vel cemaat itikadının dayanağı nedir?
17:53Kitaptır, sünnettir, sahabe-i kiramdır.
17:57Ve bir de kalabalık yol dediğimiz sevad-ı azam,
18:02yani İslam ümmetinin icmağına sımsıkı sarılmaktır.
18:07Ve bir de insan nefsinin kötü arzularını terk etmesi,
18:14bir de öğrenmeyi en büyük engel olan şey,
18:18insanın kendini beğenmeyi terk etmesi,
18:22ve araştırmalar yapması, deliller araması,
18:27delil arayan salih insanlarla, güzel arkadaşlarla konuyu ne yapmasıdır?
18:34Konuşması ve değerlendirmesidir.
18:37Kalbin hastalıklarından bir tanesi de riyadır ki Allah bizi bundan korusun, dokuzuncusudur.
18:46Riya hakkında şöyle diyeceğim, riyanın tarifi ve kısımları,
18:51riya nedir derseniz,
18:55ahiret için bir şey yapıyoruz ama,
18:57bu ahiret için yaptığımız işe, amele,
19:02ahiret azığına ne yapıyoruz?
19:04Söz veya fiille dünya menfaatini karıştırıyoruz.
19:09Ya da hiçbir faydası olmayacağı halde,
19:13ahiret için hazırladığımız azığımızı,
19:17birilerine olur olmaz, ulu orta söylüyoruz, gösteriyoruz.
19:22İşte buna biz riya diyoruz.
19:25Riyanın zıttı ise ihlastır ki,
19:27ihlas Allah-u Teala'ya yakınlaşma niyetiyle yapılan ibadet.
19:33Yani dünya menfaatini elde etmek için başkalarına bildirmekten sakınmak.
19:40Yani Allah'ın gören, bilen, duyan olduğunu,
19:44bizim her halimizden haberdar olduğunu bilerek,
19:47sadece ve sadece Allah için ibadet etmek.
19:52Zaten biz şunu biliyoruz ki,
19:54Allah bizi her an görmektedir.
19:57Biz onu görmüyorsak da o bizi her an görmektedir.
20:00Bu sebeple daima Allah'ın huzurunda olduğumuzu
20:05ve Allah'ın bizi gördüğünü ne yapmak, bilmek.
20:08Bazen olur ki,
20:10riya, dünya amelleriyle insanların kalplerinde
20:15makam edinme sevgisi, maksadı diye de tarif edilir.
20:19Ama bu dünya ehlinin riyasıdır.
20:23Din ehlinin, dindarların riyası ise
20:25iki kısımdır.
20:28Ahiret için yaptığı ameliyle veya bu amelide delalet eden söz ve hareketlerle
20:36insan bazen şaşırarak dünya menfaati elde etmek ister.
20:42Bunu arz eder.
20:44Bir mecburiyet olmadan dünya menfaati isteğiyle
20:49yaptığı bir ameli insanlara söyler, bildirir.
20:53Bu kısmın da riyası iki kısımdır.
20:58Mesela kendisinden dünya menfaati istenen yaratıcı,
21:03Allah Celle Celaluhu'da yaratılan kulların Allah'tan istemesi.
21:08Bu riya değildir.
21:10Yani biz ne yaparız?
21:11Zaten her şeyi,
21:12hani peygamberimizin ifadesiyle,
21:15ayakkabımızın bağcığını bile Allah'tan isteriz.
21:19Çünkü o mülkün sahibidir.
21:22O yüce yaratıcıdır.
21:24Bu sebeple biz ne yaparız?
21:26Zararın def edilmesi ve bize iyiliklerin verilmesi için
21:30daima Allah'tan isteriz.
21:33Mesela yağmuru Allah'tan isteriz.
21:36İstihare yatar,
21:39onun hayırlı olmasını o işin,
21:41hayırlı olmasını Allah'tan isteriz.
21:44Hacet namazları kılarız,
21:46Allah'tan isteriz.
21:48Bu ölmüş bir şeydir.
21:49Biz çünkü her şeyi Allah'tan isteriz.
21:52Buna riya denmez.
21:53Ama şuna riya denir,
21:56ahiretle ilgili amelimizi,
21:58ahirete azık olan amelimizi,
22:01başkasına, insanlara bildirmek, açıklamak,
22:04onun efendim bize iyi demesi
22:08ya da aferin demesi gibi niyetlerle
22:11ya da ondan bir dünya menfaati
22:14elde etmek niyetiyle açığa vurmak
22:17işte bu nedir?
22:18Riyadır, bu kötülenmiştir.
22:20Bu sebeple riyaya vesile olan şeyleri de
22:25şöylece değerlendirerek riyadan uzak olmak gerekir.
22:30Riyada, riyaya vesile olan hususlar
22:33insanın bedeni,
22:37işte yakışıklılığı, gençliği,
22:39insanın giyim kuşamı,
22:41elbisesi,
22:43konuşması,
22:45arkadaşlarla ilgili olmak üzere
22:47riyanın sebebi beş tanedir.
22:51Bir neymiş,
22:53bedenin riyası nedir?
22:54az yiyip çok ibadet ettiğine ve ahiretten çok fazla korktuğuna delalet etsin diye
23:00böyle hani süklüm püklüm olmak,
23:04insan bedeninin açığa vurması,
23:07devamlı böyle insanlara gösterişte bulunmak
23:11bu tehlikeli bir riyadır.
23:13yine geceleri uykusuz kaldığına ve
23:43özellikle görünsün,
23:45bilinsin diye
23:45dudaklarının böyle kuruluğunu göstermek,
23:51yine mesela
23:52tevazu olsun diye sesini fazladan alçaltmak,
23:58başını böyle süklüm püklüm öne eğmek,
24:02ağırbaşlı görünmek,
24:04aşırı davranmak,
24:06bunlar riya alametleridir,
24:08doğru değildir.
24:11Dünya ehlinin bu konuda riyası ise
24:14mesela çok kilolu olması,
24:18renginin güzelliği,
24:19boyunun uzunluğu,
24:21yüzünün güzelliği ve bedeninin temizliği gibi hususlarla
24:25insanın övülmesi gerçekten riyadır.
24:29İnsanın giyim kuşama takılması
24:33ve onunla övülmesi,
24:37onunla gösteriş yapması riyadır.
24:40Yine mesela sünnete uyduğunu göstermek
24:43ve farklılık sebebiyle
24:47kendini giyinmesinde şey yapmak,
24:52böyle aşırı,
24:53mesela kalın elbise giymek,
24:55ne bileyim çok mülevves elbise giymek,
25:00gösteriş olsun diye
25:01kendini zahid göstermek için
25:03bunlar riya alametidir.
25:05Yine dini görevleri tam olarak yerine getirmediğinde
25:11yani çok üzüldüğünü falan böyle her yerde söylemek
25:16riya alametidir.
25:19Dikmeye ve yıkamaya zaman bulamadığına
25:21veya tevazu sahibi olduğuna,
25:24nefsini böyle kırdığına,
25:26fakir ve zahid olduğuna delalet etsin diye
25:30kirli elbiseler giymek,
25:33pecmürde olmak riyanın alametidir.
25:36Mesela konuşurken
25:39aslında fazla bir şey olmadığı halde
25:42çok alim olduğu görünsün diye
25:46hikmetli sözler söylemek,
25:48hikmetli vaazlar etmek,
25:50konuşmak riya alametidir.
25:52Allah bizi bundan korusun.
25:55Bir de bakın şu çok önemli,
25:57yakın zamanda yaşandığı için bunu bilmeliyiz.
26:01daima sahabenin hallerinden örnek vermek suretiyle
26:05işte onlar gibi yaşadığını iddia etmek,
26:09hep onlardan bahsetmek de ziya alametidir.
26:14Bunu yakın zamanda gördük.
26:16Adamın biri sürekli sahabeden bahsederdi.
26:18Bak, ta kendisine tabi olanları aldı götürdü gitti.
26:22Kimlere amade, kimlerin emrine amade kıldı?
26:26Onu görüyoruz.
26:27Bu sebeple devamlı böyle sahabenin zorluklarından,
26:31sıkıntılarından bahsedip,
26:34ağlıyormuş gibi görünmek de nedir?
26:37Riya alametidir.
26:38Bunu unutmayalım.
26:39Normal olmak, normal olmak.
26:41Anormallik insan için, Müslüman için
26:44kayda değer bir şeydi, önemsizdir ve
26:47büyük bir sıkıntıdır.
26:49Yine zikrederken zikri belli olsun diye
26:53daima dudaklarını insanlar içerisinde
26:57hareket ettirmek de riya alametidir.
27:01Bundan da ne yapmak?
27:02Uzak durmak lazım.
27:05Yine insanların gördüğü yerlerde
27:07emri bil maruf, nehyanil münker yapmak
27:10ama kötülüklere karşı öfkesini açığa vurmak,
27:15insanların günaha yaklaşmasından dolayı
27:18üzüntüsünü göstermek, yani çok kızmak da riya alametidir.
27:22Kur'an okunurken hüznüne ve korkusuna delalet etsin diye
27:28devamlı ses tonunu indirip kaldırmak da,
27:31tegani yapmak da riya alametidir, doğru değildir.
27:37Bir de şöyle, bu bizim içindir, Allah korusun.
27:40Kur'an ve hadisleri ezbere bildiğini ve
27:43büyük alimlerle görüştüğünü iddia edip durmak,
27:48bunu gösterip durmak da riyadandır.
27:51Yaptığı ibadetleri insanlara anlatmak,
27:56yani bu da gerçekten riya alamettidir.
28:02Kendisinin de görüş ve bilgi sahibi olduğu bilinsin diye
28:05hadis rivayet edenlerin yaptıkları rivayetlerde
28:09ve hadisin sıhhatinde veya lafzında
28:12bir yanlışlığın olduğunu iddia ederek
28:16sürekli itiraz etmek, daha doğrusu
28:19bunu böyle demek lazım.
28:21Sürekli her şeye itiraz etmek de nedir?
28:24Riya, gösteriş alametidir.
28:27Yine ilimde ve dinde insanlara üstün görünsün diye
28:32karşısındaki hasmını susturmak için
28:36devamlı mücadele etmek, münazara etmek,
28:42devamlı karşısındaki insanla münakaşa etmek,
28:47onun görüşlerini daima eleştirmek de
28:50dünya ehlinin riyasıdır.
28:52işte belagatla konuşmak, lügat parçalamak,
28:58fesahatını göstermek için şiirler okumak,
29:02sürekli darbu meseleler, sürekli veciz sözler söylemek de nedir?
29:06Tabili doğallığı bozar,
29:10fıtratı bozar,
29:12bunlar riya alametidir diyor kitabımız.
29:14Yine namaz kılan kimsenin mesela,
29:18buna çok dikkat edelim bu önemli ve değerli,
29:22yalnız başına kılarken,
29:24yapmadığı halde insanların huzurunda kılarken,
29:28kıyama, rükuya ve secdelerini uzatarak yapması,
29:35tadili erkana aşırı riayet etmesi,
29:39başını öne eğip eğmesi,
29:42hareketsiz durması,
29:44ayakları ve bedenini dümdüz yapması gibi,
29:49yani böyle yapması nedir?
29:52Riya alametidir.
29:53Ama yalnızken bunlara dikkat etmemesi,
29:57özellikle problem burada.
29:59Yine arkadaş ve ziyaretçiler,
30:01arkadaşlarının ve ziyaretçilerinin çokluğuyla sevinen,
30:06cuma namazı ve davetlere giderken,
30:10arkasında bir topluluğun yürümesinden hoşlanan,
30:13bununla övünen,
30:15bu işte Kamil Mürşit'tir,
30:18işte bunun müntesikleri çoktur denilsin diye,
30:22tek başına bir yere gitmeyen,
30:24etrafında ona devamlı el pençe divan duran insanlarla bir yere giden,
30:30gitmek nedir?
30:31Bu da riya alametidir.
30:33Pekala,
30:35riya nerede bulunur?
30:36Yani riyanın bulunduğu halleri de kısaca sayalım.
30:40Makam,
30:42şöhret
30:43ve niçin insan riyada bulunur?
30:46Makam için,
30:47şöhret için,
30:49insanların kalpleri kendisine meyletsin diye,
30:54yine bizzat makam mevkiyi elde etmek,
30:57insanların kalplerini kendisine meylettirmek,
31:01ya da bununla bir günahı daha kolay işlemek,
31:07ya da işte insanlar için bir ibadeti kolayca terk etmek için,
31:13insan ne yapar?
31:14Riyada bulunur.
31:16Makam ve mevkiyi elde etmek için yapılan riyayı şöyle anlatalım.
31:21Makam ve mevkiyi elde etmek ve insanların kalplerini kendisine meylettirmek için yapılan riya,
31:29yaptığı ibadetleriyle, zühtle, irşatla ve müritlerin ve sevenlerinin çokluğu yönünden bunların duyulmasını isteyen kimse,
31:43gerçekten riya sahibidir.
31:47Normalde böyle aceleci olduğu halde insanlar arasında böyle ağır davranmak, ağır başlı davranmak da riyanın alametidir.
31:58Yani hafiflik yapan bir kimse vakarehli değildir.
32:04Bunun için yürüyüşün şeklini değiştirip de sakin ve bakur bir şekilde yürüyen kimse riya sahibidir.
32:13Yine insanın yani kanaat şöyle bir şey, amelini açıklaması doğrudur.
32:22Doğrudur ama bunlar daha çok efendim farz olan ibadetler ne yapar?
32:29Açıktan yapılır.
32:30Bunların farz olan ibadetlerin açıktan yapılması riya değildir.
32:36Günah olan bir şeyi elde etmek için yapılan riya,
32:40nice insanlar vardır ki ibadetlerini riya için yaparlar,
32:44gösteriş için yaparlar,
32:45takva ve veralarını ızhar ederler, açığa çıkarırlar.
32:50Sanki şüpheli şeylerden sakınır gibi görünürler.
32:56Aslında bunların bir kısmı mesela yetimlerin hakkına riayet etmezler.
33:04Vakıfları efendim, vakıflardaki emanetleri ihanet ederler.
33:11Böylece çok muttaki görünmekle bir bakıma suçlarını ya da günahlarını örtmüş,
33:18haramları daha rahat işliyor hale gelirler ki,
33:22bu gerçekten çok tehlikeli bir haldir.
33:27Özellikle bu toplumumuzda çokça görünmektedir ki,
33:32Allah bizi bu hallerden uzak eylesin.
33:37Emanete riayet eden, yetimin hakkına riayet eden kimselerden eylesin.
33:45Bir de riyanın sebeplerinden bir tanesi,
33:48kendi kanaatine göre mübah olan bir şeyi elde etmek için yapılan riya.
33:53Şimdi bu düşüncedeki insanlar kendilerine çok fazla mal verilmesi,
33:58kadınların kendileriyle evlenmeyi, onu arzu etmeleri,
34:02diğer insanların kendisine hizmet etmeleri ve ihtiyaçlarını gidermeleri için
34:07yaptığı ibadetleri abartılı bir şekilde anlatarak riyakarlık yaparlar.
34:13Yani ibadet Allah'ıdır.
34:15Bana ne?
34:16Yani senin şöyle veya böyle yapman bana ne?
34:19İnsanların övmesi veya Allah Celle Celaluhu'nun sevap ihsan etmesi isteğiyle değil de,
34:28insanları kötüleyerek ve gıybet ederek kendisine eziyet etmelerinden kurtulmak için
34:36tek başına iken namazı hafif kılarlar, acele edip kılar.
34:42Ama insanların ortasında ne yaparlar?
34:46Tadili erkan ve namazın adabını çokça riayet ederler.
34:52Ama yalnızken ne yaparlar?
34:54Namazı hafifçe kılarlar ya da tadili erkanı terk ederler.
35:00Şunu burada söylemek gerekir ki,
35:05insan için şu önemlidir.
35:08Birinin görmesi veya görmemesi, duyması veya duymaması önemli değildir.
35:13Biz şunu hiç aklımızdan çıkarmayalım.
35:16Allah bizi her an görmektedir.
35:18O bizi her an işitmektedir.
35:20Ve hakikaten yaptığımız her şey bizim amel defterimize yazılmaktadır.
35:26Bu sebeple insan için kalabalık içinde olmak ile yalnız olmak arasında hiçbir farkın olmadığını
35:35kalbimize tam olarak yerleştirmemiz, bunu bir hayat tarzı haline getirmemiz gerekir.
35:41Yine kendi kanaatine göre ibadet olan bir şeyi elde etmek için insan bazen riya yapar.
35:48İbadet için kendisine destek sağlayacak bir mala kavşabilmek için,
35:53zenginler yanında riyada bulunan kimse gibi bu.
35:57İbadete zaman bulabilmek, meşguliyet ve zulümden kurtulabilmek,
36:02iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak ile ilgili emri yerine getirebilmesini sağlamak için,
36:09amirlerin, idarecilerin veya hakimlerin yanında ibadetiyle riya yapmak.
36:16Bu da ne değildir?
36:17Caiz değildir.
36:19Bu sebeple bunlara da ne yapmak gerekir?
36:21Yani çok dikkat etmek, hem topluluk içinde hem tenhada kimse olmadığı yerde her zaman Allah'ın huzurunda olduğumuzu bilmek,
36:34her zaman tesbih, tehlil ve ibadetle aynı düzeyde meşgul olmak insan için en güzelidir.
36:44Bunun dışındaki diğer hareket tarzları nedir?
36:48Riyadır.
36:48Ancak şunu unutmayalım ki,
36:52ibadet kimin için yapılır?
36:54Sadece Allah için yapılır.
36:56Yani bakın, biz liveçillah,
37:00başkasından hiçbir şey beklemeden,
37:03ibadetimizin karşılığını sadece kimden bekleriz?
37:09Allah'tan bekleriz.
37:11Dünya ehlinin bu konudaki riyası şudur,
37:14şer'i hükümleri tatbik etmek, insanları ıslah etmek, zulümleri ve kötülükleri kaldırmak için bir yetkiye, bir makama kavuşmak,
37:25şecaatini, cesaretini, atılganlığını göstermek, bu riya değildir.
37:29Yani bu bir gösteriş değildir.
37:32Dünya ehli ne yapabilir?
37:34Bu şekilde meşru olan cesaretini, gayretini, çabasını gösterebilir, çalışmasını gösterebilir.
37:43Bu riya değildir.
37:45Bir de gizli riya'nın alametlerinden bahsedeceğim.
37:49Şunu iyi bilmek gerekir ki,
37:52gerçekten de riya bazen karıncanın hareketinden daha sessiz ve sinsidir.
37:58Bu sebeple riya'nın tanınması için alametlerinin bilinmesi gerekir.
38:05Riyya'nın alametleri nedir?
38:09Bunları kısaca sayacağım.
38:11Bunlardan bir tanesi, insanların daima kendisine uymasını istemek, riyanın alametidir.
38:19Yani bu sebeple insanların hoşlanıp sevinmesi, Allah Celle Celaluhu'nun kendisine güzel nazarı ile, rızası ile bakması daha önemlidir.
38:32İnsanların övmesini tercih etmek nedir?
38:35Riyadır.
38:35Bizim böyle bir tercihimiz olmamalı.
38:38Zira Allah-u Teala buyuruyor ki,
38:41Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, kalplerdeki hastalıklara bir şifa, insanlara bir rehber, bir rahmet gelmiştir.
38:54Ey Habibim söyle onlara, sevineceklerse, mutlu olacaklarsa, Allah'ın lütfu ve rahmetiyle, evet bunlarla sevinsinler.
39:05Çünkü bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha değerlidir.
39:10Demek ki biz, sevineceğimiz şey nedir?
39:15Allah'ın rahmeti, Allah'ın rızasını kazanmaktır.
39:19Riya, insanların rızasını kazanmak, talebinde bulunmak demektir ki, Allah bizi bundan uzak eylesin.
39:29Şöyle, dört şeyle sevinmek haktır, riyaya delalet etmez.
39:38Çoğu zaman bunların içinde hile ve şüphe karışabilir.
39:42Bundan uzak olmak, basiretli olmak gerekir.
39:45Mesela, insanların kendisine saygı göstermesini beklemek, insan izzetli ve şerefli bir varlıktır.
39:59Bu sebeple insan ne yapabilir?
40:02İnsanların kendisine saygı göstermesini isteyebilir.
40:06Ama kendisi de ne yapar?
40:08Her işte, alışverişinde, ticaretinde, günlük hayatında insanlara karşı müsamahakar davranır.
40:18Onlara karşı tepeden bakan, üstten bakan bir hal içerisinde olmaz.
40:23Her ne zamanki ibadetin insanlarla ilgili olan kısmında, ibadetin varlığı da, yokluğu da bir temel ölçü vereceğim.
40:34Daha önce de söylemiştim ama tekrar edeceğim.
40:37Bu riya ile ilgili temel ölçüdür.
40:40İnsanların varlığı da, yokluğu da bizim hal ve hareketimizi, tavrımızı, ibadetimizi değiştirmiyorsa,
40:47işte bu ihlastır, bu samimiyettir, bu riyadan uzak olmaktır.
40:54Ama insanların varlığı ile yokluğu arasında bir farklılık oluşuyorsa, bu riyanın alametidir ki bundan uzak olmak gerekir.
41:05Yine davranış biçimlerinde, zengin olan kimselerle, fakir olan kimselere ikramda bulunmak konusunda dengeli olmak lazım.
41:15Yani kişi zengin ve fakir iki arkadaş arasında ayrım yapmamalı.
41:21Zengin olan arkadaşıyla karşılaştığında, diğer arkadaşına nazaran ona çok fazla ikramda bulunma arzusu, isteği nedir?
41:32Riyanın alametidir.
41:33Bu sebeple bizim davranış biçimi içerisinde salih olan, ihlaslı olan halimiz,
41:41zengin olsun, fakir olsun ne yapmak?
41:45Arkadaşlarımıza, dostlarımıza aynı ölçüde, aynı nezaketle, aynı zarafetle davranmaktır.
41:52Kim, yani zenginlerin görmesinden, onlarla karşılaşmasından dolayı diğer insanlara nazaran daha aşırı bir sevinç, mutluluk veya buna benzer ikram, hürmet
42:08gösterirse,
42:10bu riyakarlıktır.
42:13Yine riyakarlığın alametlerinden veya sebeplerinden bir tanesi şudur, özellikle bu hocalarda görünür, vaizlerde görünür, Allah bizden bunu uzak eylesin.
42:25Kendisinden daha güzel konuşanları kıskanmak, haset etmek.
42:30Mesela vaiz, alim ve şeyhlere has olan alametlerden, işaretlerden biri de,
42:38kendisinden daha güzel vaaz eden veya daha fazla ilim sahibi olan birisi ortaya çıktığında,
42:45insanların ona daha fazla hüsnü kabul gösterip, etrafında, onun etrafında toplanmasında,
42:53bir kıskançlık meydana gelir.
42:55Bu sefer ne yapar?
42:57Onu kötüler, ki insanlar onun etrafından dağılsınlar.
43:02Bu da nedir?
43:03Riyadır.
43:04Bu sebeple gıpta etmek hasetten farklı bir şeydir.
43:09Ondan gelecekte bahsedeceğim inşallah.
43:12Bir de insanı riyaya götüren sebeplerden bir tanesi,
43:17yaltaklanmak diyoruz biz ona ya da yağ çekmek diyoruz.
43:22Bu çeşit riyanın alametlerinden biri de,
43:27makam sahibi, mevki sahibi kimseler veya insanların önderleri olan kimseler,
43:34onların meclislerine geldiklerinde,
43:37onların sevgilerini kazanmak için yağcılık yapmak ki,
43:43bu da riyadır aslında adam onu o kadar sevmiyor ama sırf yağcılık yapmak için ne yapıyor?
43:52Ona şey yapıyor, müdahene ediyor, yağcılık yapıyor.
43:56Bu da ahlak için çok tehlikelidir, büyük bir problemdir.
44:02Allah bizi doğal, hakikaten ahlaklı,
44:07böyle yağcılıktan uzak, riyadan uzak kimselerden eylesin diyorum.
44:13Hepinize Allah'a emanet ediyorum efendim.
Yorumlar

Önerilen