Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
00:47İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00Bir devamı olarak kalbin afetleri, kalbin kötülüklerinden bahsedeceğiz ki bunlardan kendimizi, kalbimizi temizleyelim.
01:11Şunu iyi bilmek gerekir ki eğer kalp düzgün ise her şey için önemlidir, her şeyden daha önemlidir.
01:19Çünkü kalp kendisine itaat edilen, hükmü geçerli olan bir sultan gibidir.
01:26Diğer azalar sanki ona tabidirler, onun tebası gibidirler.
01:33Bundan dolayı Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz dikkat ediniz.
01:40Vücutta bir et parçası vardır ki bu düzelirse bütün beden düzelir.
01:45Bu bozuk olursa bütün beden bozuk olur.
01:49Dikkat ediniz o et parçası kalptir.
01:53Daha önce de okuduğum bir hadis-i şerifinde böyle buyurmuştur.
01:56Bu sebeple kalbin düzelmesi kötülenmiş ahlaktan, kötülenmiş özelliklerden insanın arınması demektir.
02:07Övülen özelliklerle, güzel ahlak ile ahlak-ı hamide ile insanın bezenmesi demektir.
02:16Bundan dolayı bu konu iki kısımda bu konudan bahsedeceğim.
02:22Öncelikle madem ahlak dedik, ahlak nedir?
02:25Ahlakı şöyle anlatacağım.
02:29Kaynağının açıklanması gerekir ahlakın kaynağının bir de kötülenen ve övülen ahlak olmak üzere ahlaka iki kısma ayırıyoruz.
02:39Yani kötülenen, zemmedilen ve ahlak-ı hamide dediğimiz met edilen, övülen ahlakı iki kısma ayırıyoruz.
02:47Bu sebeple ahlak nedir sorusuna bir cevap arayalım isterseniz öncelikle sayın seyirciler, muhterem seyirciler.
02:58Ahlak öyle bir melekedir ki insanın hareketleri, tavrı, duruşu böyle kolayca meydana geliverir.
03:10Yani insana, meleke deyince insana yerleşmiştir.
03:13Fakat şunu en başta söylemem gerekir ki ahlak değişebilen bir şeydir.
03:21Zira ahlak değişmeyen bir şey olsaydı, eğitilmeyen, güzelleştirilemeyen bir şey olsaydı Allah'ın dini emirler göndermesi, peygamberler göndermesi düşünülmezdi.
03:36Madem ki Allah dini emirler göndermiştir, peygamberler göndermiştir ve peygamberimizi de güzel ahlak üzerine, en güzel ahlak üzerine ve ahlakı,
03:48güzel ahlakı tamamlamak üzerine göndermiştir.
03:51O halde ahlaki halleri, kabiliyetleri kişinin ahlakını düzeltmesi mümkündür.
04:00Ama şunu özellikle söyleyeceğim, ahlaki kabiliyetler insanların mizahçılarına göre de farklılık gösterir.
04:10O halde ahlakın kaynağı nedir sorusuna da bir cevap verelim.
04:15İnsandaki ahlakın kaynağı insanın nefsidir.
04:20Bu sebeple ahlakın kaynağı insanın nefs olunca, nefsin kuvvetlerinden bahsedeceğiz.
04:27Nefsi bir miktar tanımamız gerekiyor.
04:30Bunlardan bir tanesi, nutk diyoruz ona biz, idrak diyoruz, anlayış kuvveti.
04:36Bu bir meselenin etraflıca kavranılması, anlaşılması, o nutk dediğimiz şeyle olur.
04:44Ona akıl diyor bizim İslam alimleri, ulema ona o nutk dediğimiz şeye akıl diyor.
04:53Aklın hani bizim şu anda anlattığımız bu kitabımızın temeli her hususta mutedil olanı ahlak olarak yerleştirmek ve hem aşırı olanı
05:04hem gereğinden az olanı da ahlaktan uzaklaştırmak.
05:08İşte nutkun, aklın efendim orta hali nedir derseniz olması gereken hali hikmettir.
05:16Eğer hikmet bir kişi de varsa, hikmet dediğimiz hal, hakim ise kişi o ifrattan, aşırılıktan kurtulmuştur.
05:26Nutkun aşırı hali ise cerbezedir.
05:30Cerbeze de bir idrak, bir anlayış, bir akıl meselesidir ki kişinin anlamayacağı şeylerle,
05:39mesela İslami alanda işte müteşabih ayetlerle veya işte ruh ile veya buna benzer günlük hayatta doğrusunu öğrenmesi mümkün olmayan şeylerle
05:52kişinin uğraşmasına cerbeze denir.
05:56Mesela kader meselesiyle böyle devamlı bazı şeyleri kurcalayıp durarak insanın kendisini meşgul etmesine cerbeze denir.
06:07Böyle insanlara da cerbezeli insanlar denir.
06:12Bundan da hem kendisi zarar gördüğü gibi başkaları da onun bu aklın labirentlerinde dolaşıp durmasından zarar görür.
06:24Demek ki aklın eksikliği nutkun ya da eksikliğine biz o nefs kuvvetinin eksikliğine tefrit hali beladettir.
06:33Yani noksanlığı beladettir yani ahmaklıktır.
06:38Eğer kişi beladet sahibi olur ise hayır ve şerri bilmez.
06:45Neyin kendisine faydalı, neyin kendisine zararlı olduğunu bilmez.
06:51Yani faydayı ve zararı ayırt edemeyecek duruma gelir.
06:55Diğeri nefsin kuvvetlerinden nutktan sonra, diğeri gazaptır.
07:02İnsan nefsinin nefret edilen şeyleri kendisinden uzaklaştırmak, def etmek için gösterdiği bir refleksdir, bir harekettir.
07:13İnsani bir kuvvettir, refsi bir kuvvettir.
07:17Gazabın, kızgınlığın itidal hali şecaattir.
07:22Şecaat, üzerine varılması gerekli olan şeylerin üzerine cesaretle varan bir melekedir, bir nefsin kuvvetidir.
07:35Gazabın aşırı hali tehevvürdür.
07:38Yani düşünmeden hareket etmek, her şeye kızmak, sinirlenmek, tehevvür üzerine varılması gerekli olmayan şeylere bile üzerine varmak.
07:51Yani bu gerçekten öfke patlaması diyoruz şimdi biz buna.
07:56İnsanın çok kızgın olması, öncelikle hani keskin sirke kabına zarar derler.
08:04Öncelikle tehevvür yani öfke patlaması dediğimiz şey, sürekli kızgın halde olmak,
08:11insana çok kendisine zarar verir, başkasına zarar verir, başkalarına zarar verir, hayatı onlara zehir eder.
08:20İnsanın mutlu, mesut, bahtiyar olarak yaşamasına engel olur.
08:25Ama en büyük zararı her şeye öfkelenen insan, öfke patlamaları yaşayan insan, en büyük zararı kendisine verir.
08:35Peki gazabın tefrit hali, eksik hali de nedir?
08:39Cübündür yani korkaklıktır.
08:41Korkaklık şu demek, insan kendisi için hayatını idam ettirmek için gerekli olan şeylerden dahi insanı alakoyan hale,
08:53kendisini savunamayan ya da savunması gereken şeyleri savunamayan duruma düşmesine ne denir?
09:01Korkaklık denir.
09:02Nefsin üçüncü kuvveti şehvettir.
09:08Bunu da dikkatle ele almamız lazım.
09:11İnsan hoşuna giden şeyleri ister.
09:13Onlara ulaşmak ister, onlara kavuşmak ister.
09:16Ama şehvetin mute değil, orta hali iffettir.
09:22İffet, kişiyi dini mümin İslam'a, insanlığa uygun bir şekilde iştahı çeken şeylere yaklaştıran onları,
09:32uygun şekilde kullanmasına, almasına sebep olan ama uygun olmayan şeylerden de iffet,
09:42kimsenin mesela malında, canında, namusunda gözü olmamak demektir.
09:47Şehvetin aşırı hali ise hayasızlıktır, fücurdur, serehtir.
09:55Yani insanın iştahı çeken her şeye helal haram demeden mutlak olarak ona ulaşmak istemesi,
10:05onu elde etmek istemesi insan için çok kötü bir alışkanlıktır, kötü bir ahlaktır.
10:12Ama şehvetin demek ki bir de iffet var, aşırısı var, hayasızlık dediğimiz bölümü var.
10:21Bir de hamud diye adlandırmış alimler, heves sönüklüğü.
10:26Bu da iştahı çeken şeylerden tamamen uzak olmak.
10:30Helal olan zevklerden, güzelliklerden, gerekli olan ihtiyaçları bile yerine getirmekte.
10:38İhmalkarlık göstermek ki bu da nedir?
10:42Gerçekten insan için büyük bir felakettir.
10:46Demek ki ahlakın bozukluğu, mesela cerbeze gibi, biraz önce söylediğim aşırılık, beladet gibi,
10:56ahmaklık, tehevvür gibi, öfke patlaması, cübün gibi, korkaklık, şereh ve fucur gibi,
11:05hayasızlık yani şehvete ya da arzulara düşkünlükte, aşırılık.
11:13Bunlar ahlakın hakikaten rezalet dediğimiz, kötülenmiş olan bölümüdür.
11:21Biz şimdi önümüzdeki derslerde bu konuları tek tek veya toplu olarak,
11:27bu bunların etkilediği kötü ahlakı, kalbin hastalıklarını bu önümüzdeki derslerde göreceğiz inşallah.
11:37Bunların umumi ve asıl ilacı ise insanın davranışlarını kontrol edip,
11:44düşünerek kusurlarına karşı kendisini uyaran gerçek arkadaşlar,
11:51insanın gerçek dostlar, gerçek arkadaşlar edinmesi, ahlakını düzeltmesi için çok önemlidir.
11:58Sadece gerçek arkadaşlar değil, insan ahlakını bu kötülüklerden kurtulabilmesi için,
12:06onu sevmeyen, hatta ona biraz düşman olan, ona biraz rakip olan kimselerin de sözünü dinlemelidir,
12:14araştırmalıdır, bu kötü davranışlarından temizlenebilmek için hasımlarının kritiklerini, eleştirilerini dikkate almak zorundadır.
12:26Şunu biz biliyoruz ki, hiç unutmamamız gereken bir şey vardır, insan, insanın aynasıdır.
12:34Bu sebeple insanın çevresindeki insanların kendisiyle ilgili sözlerine çok dikkat etmesi, değer vermesi gerekir.
12:47Eğer böyle yaparsa, hem dostlarının, hem rakiplerinin ya da hasımlarının, kendisi hakkındaki sözlerine insan değer verirse,
12:59efendim, bu sebeple ne yapar? İnsan basiret sahibi olur ve kendini düzeltir, bu ahlaki zafiyetlerini ortadan kaldırır.
13:13Pekala, bu hastalıkların ilacı nedir? Yani bu yukarıda saydığımız hastalıkların ilacı nedir?
13:21Şunu özellikle söylemek gerekir ki, hastalığın, bütün hastalıklar da böyledir bu.
13:28Kişinin öncelikle hasta olduğunu kabul etmesi, bu bir.
13:33İkincisi, hastalıkların her birinin farklı farklı olduğunu, her insana göre, karaktere göre, şahsiyete göre değiştiğini hastalıkları ayırmak.
13:45Ve şu bir gerçektir ki, özellikle bu ahlak ile ilgili hastalıklar zıtları ile tedavi olur.
13:55Ki bu normal tıpta da zaman zaman kullanılan bir metottur.
14:03Sıhhatin, bünyemizdeki dengeleri kontrol etmek, aşırılıklardan kaçınmakla insan nasıl sıhhatini korur ise,
14:14aşırılıklardan kaçınarak insan ahlakını da korur.
14:18Bir de şu var tabii ki, insanın daima kendi kendini, gizli ve insanların bildiği aşikar hallerini tenkit etmelidir.
14:29Bu da önemlidir.
14:30İnsanın akşam olunca, mesela yatağına yatmadan önce, bugün ne yaptığı konusunda kendini bir sorguya tabi tutması ve davranışlarını bir süzgeçten
14:42geçirmesi ve tenkit etmesi de,
14:45ahlakını düzeltmenin, ahlakı düzeltmenin en güzel yolu, en güzel metodudur.
14:51Sonra bir de insan hoşuna gitmeyen ya da güzel ahlak dediğimiz ahlaka uymayan, ahlaka, hamideye uymayan işler yaptığı zaman veya
15:03bu işlere engel olamadığı zaman kendine ceza vermeli.
15:06İşte bunu bir daha yaparsam adaklar adamalı, şöyle yapacağım kendini zorlayan, işte yemin etmeli, sözler vermeli.
15:15İşte böyle yaparsam, işte riyazat dediğimiz böyle kendisini terbiye etmek için efendim cezalandırmalı, kendi kendini cezalandırmalı, zarar vermeyecek şekilde.
15:28Bu sebeple insan bu şekilde kendini zorlayarak güzel olan işleri kendine bir alışkanlık, bir ahlak haline getirir.
15:40Yani koy vermek doğru değildir, şöyle demek doğru değildir, işte benim ahlakım bu, ne yapabilirim demek doğru değildir.
15:50Çünkü dini mübini İslam, İslam dini insanların ahlakını değiştiren, değiştirmek üzere gelen bir dindir.
16:00O halde kötü ahlakla ilgili sizlere bu bölümde Resulullah Efendimizin bazı hadislerini aktaracağım.
16:09Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurur, Allah celle celaluhu katında kötü ahlaktan daha büyük bir günah yoktur.
16:20Bunun sebebi de kötü ahlakın sahibi bir günahtan çıkmadan başka bir günaha girer.
16:27Yani kötü ahlaktan kurtulmak gerekir.
16:30Çünkü ahlakın kötüsü ne yapar?
16:32İnsanı daima günaha sokar.
16:35Yine Hazreti Aişe radıyallahu anhadan Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu,
16:41Hiçbir günah yoktur ki tevbesi olmasın.
16:45Allah rahimdir, rahmandır, merhamet edendir.
16:49Ancak kötü ahlak sahibi hariç.
16:52Çünkü o bir türlü verdiği sözde duramaz.
16:56Daha işlediği bir günahtan tevbe etmeden başka bir günaha düşer.
17:01Bu sebeple kişinin ahlakını temizlemesi, kendini, nefsini terbiye etmesi insan için en değerli, en güzel özellik, haslettir.
17:13Yine bakın bir başka hadis-i şerifte Resulullah Efendimiz şöyle buyurur,
17:19Suyun buzu erittiği gibi güzel ahlak da hataları eritir.
17:27Demek ki güzel ahlak sahibi olmak, hataları eritmek, günahları eritmenin en önemli sebebidir.
17:35Sirkenin balı bozduğu gibi kötü ahlak da ne yapar?
17:40İyi amelleri bozar.
17:41Bu sebeple ahlakımızı güzelleştirmeliyiz.
17:45Yine bakın şu hadis-i şerifte, hadis-i şerife dikkatle bakmalıyız.
17:50Hz. Aişe radıyallahu anh'a annemiz Ümmühatül Müminin'den, Resulullah Efendimiz'den şöyle bir hadis nakleder.
17:58Bu bizim için önemlidir.
18:01Bir şeyi uğursuz saymak kötü ahlaktır.
18:03Yani dünyada, kainatta uğursuz gün, uğursuz vakit, uğursuzluk yoktur.
18:11Bunu çok iyi bilmeliyiz.
18:13Bu sebeple bu kötü bir gayeden uzak olan, kötü bir niyetten uzak olan hikmet, şecaat ve iffet nedir?
18:23Bir fazilettir.
18:26Buna biz ne diyoruz?
18:28Övülen ahlak, ahlaka hamide diyoruz.
18:31Tek tek veya toplu olarak bunların bir kısmından veya tamamından ki bunların insanda bulunması ne yapar?
18:40İnsanı adil kılar.
18:42Her işinde, işinde, gücünde, ticaretinde, ailesinde, sevgisinde adaletli hale getirir.
18:50Kim yaratılış itibariyle veya çalışıp kazanarak bu iyi ahlakı elde etmiş ise,
18:59demek ki insanın fıtratında bunlar var, bu iyi ahlak sahipleriyle beraber olmaya da gayret etmek gerekir.
19:08Yani ahlakı hamideyi koruyabilmek için ahlaklı insanlarla, özellikle genç evlatlarımızın, çocuklarımızın güzel ahlakı olan arkadaşlıklar kurmaları,
19:21akranlarının olması onların geleceği açısından çok değerlidir ve önemlidir.
19:27Eğer güzel ahlak sahibi arkadaşlarla beraber olursak,
19:36o zaman kendimizi, nefsimizi, geleceğimizi, bilgimizi korumuş oluruz, terbiye etmiş oluruz.
19:45Övülen ahlakın büyüklüğünü, devamını, safasını sürmek lazım.
19:54Ahlakı güzel olanlar dünyanın hakirliğini bilirler.
19:59Onun gelip geçici olduğunu, yok olan bir hayat olduğunu, çok değerli bir meta olmadığını bilirler.
20:07İyi ahlak hakkında söylenen sözleri de, hakikaten hem sünnetten, Kur'an'dan, diğer insanlardan duyduğumuz sözleri de ne yapmak lazım?
20:22Aklımızda tutmamız lazım.
20:24Güzel ahlak ile ilgili hadisler bölümünde, ayetlerden de kısaca bahsedeceğiz.
20:30Bakın Resulullah Efendimiz der ki, muhakkak ki sen büyük bir ahlak üzeresin.
20:39Hakikaten Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz büyük bir ahlak üzereydi ve o büyük ve güzel ahlakı tamamlamak için
20:50gönderilmiş bir rahmet peygamberidir.
20:53Yine Enes radıyallahu anh'den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur.
21:03Muhakkak ki bir insan, ibadeti zayıf olduğu halde, güzel ahlakı sayesinde, ahiretin büyük derecelerine, cennette büyük derecelere, şerefli makamlara ulaşır.
21:18Muhakkak ki yine bir başka insan, ahlakı sayesinde cehennemin en alt derecesine düşer.
21:26O halde ahlakımızı güzelleştirmek, ahlakımızı Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin ahlakına benzetme gayreti içerisinde olmak ki o bizim için
21:37Üsve-i Hasene'dir en güzel örnektir. İnsanı hem dünyada mutlu eder hem de ahirette de çok büyük makamlara, cennette büyük
21:47makamlara kavuşturur.
21:49Bakın yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir başka hadis-i şerifinde buyuruyor ki,
21:56Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.
22:01Yani İslam'ın oturduğu temel, İslam medeniyetinin oturduğu temel, güzel ahlak temelidir.
22:09Günlük hayat, davranış, komşular, aile hayatı, ticaret, alışveriş.
22:16Yani İslam'ın, İslam medeniyetinin oturduğu temel nedir derseniz, güzel ahlak temelidir.
22:23Yine bakın bir başka hadis-i şerifte Resulullah Efendimiz diyor ki,
22:28Ey Ebu Hureyre, güzel ahlaka sımsıkı yapış.
22:34Bunun üzerine soruyor Ebu Hureyre, güzel ahlak nedir ey Allah'ın Resulü diyor.
22:41Bakın güzel bir tarif bu, bir peygamber Resulullah Efendimiz'in tarifi diyor ki,
22:47Senden irtibatı kesenlerle bağlantı kur, irtibat kur.
22:54Sana zulmedeni affet, bağışla.
22:58Bağışlamak gerçekten büyük bir haslettir, özelliktir, güzel ahlaktır.
23:04Sana zulmedeni affet ve sana bir şey vermeyene sen yardım et.
23:09Yani illa ki o verdi ben verdim deme, o sana vermemişse, o sana gelmemişse,
23:16sen ona git, sen ona yardım et.
23:19O halde hepimiz hak yolda yürüme gayreti içerisindeyiz.
23:26Allah bizi Sırat-ı Mustakim'den, peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin, salihlerin yolundan ayırmasın.
23:35Ey hak yolunda yürüyen yolcu, sana gerekli olan kalbin rezil ahlaklarından,
23:46özelliklerinden, çirkinliklerinden kalbi temizlemek ve faziletli olan, hamide olan,
23:53övülmüş olan ahlak ile süslenmek.
23:57Tasavvuf da bu iki şeyden ibarettir zaten.
24:00İnsanı çirkinliklerden, kötülüklerden temizler, insanı iyiliklerle, güzelliklerle ne yapar?
24:08Güzel ahlak ile ziynetlendirir, süsler.
24:10Bu sebeple güzel ahlak ile süslenmek tasavvufun da temelidir.
24:17Onun için peygamber efendimizin gerçekten bizim hayatımızda, ahlakımızla ilgili çok güzel duaları var.
24:27Bunları hem öğrenmeliyiz, hem kendimiz, çocuklarımız, insanlık, insanlar için bu dualarla dua etmeliyiz.
24:37Mesela bir duasında, Resulullah Efendimiz şöyle der, şöyle dua eder.
24:42Allahümme ellif beyne kulübina.
24:45Ya Rabbi kalplerimiz arasında bir ülfet, bir sevgi, bir muhabbet ver.
24:50Gerçekten güzel ahlakın topluma yerleşebilmesi, insanlar arasında, Müslümanlar arasında sevgiyle, muhabbetle mümkün olur.
25:04Bu sebeple Allahümme ellif beyne kulübina.
25:07Ya Rabbi kalplerimiz arasında ülfet, kalplerimiz arasında muhabbet, kalplerimiz arasında dostluk ve birlik, telik, lütfeyle.
25:17Ve aslıhdate beynehuma.
25:19Ya Rabbi dünyamızı güzelleştir, ahiretimizi güzelleştir.
25:26Ya Rabbi bizi, neslimizi, evlatlarımızı, sübülü selamdan, yani sırat-ı müstakimden, peygamberlerin, sırt diğiklerin, şehitlerin, salihlerin yolundan ayırma.
25:41Ya Rabbi bizi dünyada, karanlıklarda, küfrün, şirkin, kötü ahlakın karanlıklarında bırakma.
25:54Ve bizi kabirde de, kabrin karanlıklarında, ahirette de, ahiretin karanlıklarında, sıratta da bizi sıratın karanlıklarında bırakma.
26:05Yolumuzu daima nur ile, yolumuzu daima Kur'an ile, yolumuzu daima abdest ve namaz, secde iziyle aydınlat.
26:14Ve neccina minez gulümatiyle nur, bizi aydınlığa çıkar her zaman.
26:18Ve bizi her türlü kötülükten, haramdan, günahtan, fasıklıktan uzak eyle, kalbimize kötü olan şeylere bir sevgi, bir muhabbet verme, bir
26:34nefret ver, bir uzaklaşma ver diye Peygamber Efendimiz dua eder idi.
26:40Ben de bu bölümün sonunda iki dua ile hakikaten rahmet peygamberi, merhamet peygamberi olan Resulullah Efendimiz'in bizim için etmiş
26:52olduğu iki dua ile bitiriyorum.
26:55Allah'a emanet olun efendim.
27:40Vakıf katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar

Önerilen