- 12 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.
Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.
Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,
İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.
İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.
Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.
Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.
Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,
İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.
İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.
Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
00:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00Ve salaten ve selamen alâ Resûlillah ve alâ âlihi ve sahbihi ecmain.
01:08Muhterem seyirciler, bugün sizlere kötü ahlakın tezahürlerinden olan dilin afetlerinden,
01:20yalan yere yemin etmekten bahsedeceğim.
01:24Kişinin bile bile yalan yere yemin etmesi gerçekten büyük günahlardan bir tanesidir.
01:33Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur.
01:38Büyük günahlar Allah'a şirk koşmak, anne ve babaya isyan etmek, adam öldürmek ve bir de bile bile yalan yere
01:50yemin etmektir.
01:53Sonra bakın bir başka hadis-i şerifte.
01:57Bizler bilerek yalan yere yemin etmenin keffareti olmayan günahlardan biri olduğunu sayardık, diyor Resûlullah'ın ashabı.
02:06Bu sebeple yalan yere yemin etmek, affı mümkün olmayan büyük günahlardan bir tanesidir.
02:13Çünkü insan yalan yere yemin etmek suretiyle birisinin hakkını haksız yere alır ya da birinin hakkının haksız yere başkasına verilmesine
02:24sebep olur.
02:25Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz kim Müslüman bir kişinin hakkını yemin ederek zorla alırsa Allah ona cehennemi vacip, cenneti
02:37de haram kılar buyurur.
02:39Bunun üzerine Resûlullah'ın etrafında bulunan ashabı dediler ki,
02:44Ey Allah'ın Resûlü dediler o hak az bir şey olsa da mı?
02:48Dediler.
02:50Cevap muhteşem.
02:52Resûlullah Efendimiz dedi ki, o hak misvak ağacının dalından az bir parça olsa bile.
02:59Yani haksız yere yemin etmek suretiyle, yalan yere yemin etmek suretiyle insanların haklarını zayi etmek insan için, Müslüman için büyük
03:11bir günahtır.
03:12Yine bu yeminle ilgili şu konuyu da anlatmak isterim.
03:16Yemin ederken Allah'tan başkası adına yemin etmek,
03:23Mesela başka bir şeyi yani Allah'tan, Allah adına değil de Allah adına değil de Allah'tan başkasına yapılan,
03:34onu öne çıkarmak suretiyle yapılan gerçekten yemin çok çirkin görülmüştür.
03:43Bu sebeple mesela eğer yapılan yemin küfür ifade ediyorsa bu haramdır.
03:52Bu sebeple buna çok dikkat etmek gerekir.
03:58Yani adam şöyle derse işte şunu şöyle yaparsam ben de şöyle olayım gibi yemin eder ise,
04:04bu gerçekten insanın küfre düşmesine sebep olur ki bundan uzak durmak gerekir.
04:11Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz kim İslam'dan başka bir din adına yalan yere yemin ederse,
04:21o yemin ettiği gibidir.
04:22Yani işte ben şöyle olayım, böyle olayım diye yemin etmek doğru değildir.
04:28Öyle yemin eden kimse sanki onlardan gibi olur.
04:32Yine bakın, yemin ederken tabii ki kasem dediğimiz yani vallahi, billahi, tallahi gibi lafızlarla yemin etmek gerekir.
04:45Ama bu çeşit yemin etmek de bunu sürekli kullanmak da büyük günahlardandır.
04:53Bundan korkmak, uzak durmak gerekir.
04:57Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur, Allah adına yalan yere yapılan bir yere yemin etmem,
05:07bana Allah'tan başkası adına doğru yere yemin etmenden daha sevimlidir.
05:12Yani Allah adına yemin edeceğiz ama bu konunun doğru olmasına gayret edeceğiz.
05:19Doğru olan yerde yemin edeceğiz.
05:22Kim Allah'tan başkası üzerine, bakın hadis-i şerifte buyuruyor ki,
05:27kim Allah'tan başkası üzerine yemin ederse, Allah korusun şirke girmiş olur.
05:34Allah'a şirk koşmuş olur.
05:36Bu sebeple doğru bile olsa, haklı sebeplerle bile olsa, sık sık yemin etmek dilin afetlerindendir.
05:47Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki, alabildiğine yemin eden, aşağılık kimselere itaat etme.
05:57Yani alabildiğine yemin etmek, kişinin karakterinin zayıf olduğunu ve aşağılık kimselerden olduğunu gösteren önemli bir işarettir.
06:09Yine Resulullah Efendimiz muhakkak ki, yemin günah veya pişmanlıktır.
06:14Bu sebeple yeminden uzak durmak gerekir.
06:17Bu konuda yemin etmemeye gayret etmek gerekir.
06:21Bakın Resulullah'ın ashabından Cübeyr diyor ki,
06:24yeminine karşılık 10 bin dirhem fitye veriyor.
06:28Yani pişman oluyor da, bir seferinde yeminimi 70 bin dirheme satın aldım diyor.
06:34Yani hakikaten Resulullah'ın ashabı, yemin etmeme konusunda çok titiz davranmışlardır.
06:44Bil ki Allah adıyla yemin etmek tabii ki caizdir.
06:48Ama bunlar Efez Selef Salihinden rivayet de edilmiştir.
06:56Ama ayet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden anlaşıldığı üzere şunu söylemek gerekir.
07:02Sık sık yemin etmek çirkin görülmüştür.
07:07Selefi Salihinin yemin etmekten çekinmesinin sebeplerini şöyle sıralıyoruz.
07:14Neden yemin eder?
07:15İyi eder.
07:16İnsanlar töhmet etmesinler diye yemin eder.
07:20Yani söylediklerine inansınlar diye.
07:24İnsanları sık sık yemin etmeye davet etmemek lazım.
07:29Buna da dikkat etmek, dili alıştırmamak lazım.
07:33Ve bir de insanların yalan yere yemin etmekten korkmalarını sağlamak için bu konuyu anlatmak lazım.
07:43Yemine ihtiram göstermek lazım.
07:47Hürmet etmek lazım.
07:48Yani eğer birisi yalan yere yemin etmemişse o haklıdır deyip
07:54o yemine hem yemini çok tekrar etmemek suretiyle ihtiram göstermek
08:01hem de birisi yemin ettiği zaman onun yemin ettiği şeye inanmakla ihtiram göstermek lazım.
08:11Buna dikkat etmeliyiz.
08:12Yemine çok dikkat etmeliyiz ki sözümüz ne yapmasın insanlar arasında böyle zayi olmasın.
08:21Kabul edilebilir olsun.
08:23Sözümüze güvenilsin.
08:24Şimdi geldiğimiz ders dilin afetlerinden bir tanesi kişinin idarecilik ve hakimliğe talip olması.
08:37İdarecilik ve hakimlik görevini istemek de dünya malını istemek gibidir.
08:44Yani biraz dilencilik bölümüne girer ki bu helal değildir denilmiştir.
08:52Resulullah Efendimiz şöyle diyor.
08:55Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Abdurrahman İbni Semure'ye
09:00Ey Abdurrahman dedi idarecilik isteme.
09:04Şayet sen istemediğin halde idarecilik sana verilirse bu görev üzerinde ilahi yardım görürsün.
09:12Allah sana yardım eder.
09:13Şayet sen istediğin için o görev sana verilirse o görevle baş başa kalırsın
09:20ki bu gerçekten insan için büyük bir sıkıntıdır.
09:23Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz yine şöyle buyurdu.
09:27Kim hakimlik görevini ister de araya da aracılar, şefaatçiler koyar ise kendisiyle baş başa bırakılır.
09:38Kim zorla bu görevi kendisine verilirse bu görev Allah onun üzerine doğruyu ve adaleti ilham eder eden bir melek indirir.
09:50O daima kararlarında adil olur.
09:53Bu hadis-i şeriften dolayıdır ki bazı alimler kadıylık yani hakimlik görevini isteyerek kabul etmek caiz değildir demişlerdir ama
10:05tabii ki tercih edilen görüşe göre bir aracı koymadan istemek efendim caizdir.
10:14Yani hak ettiği ehil olduğu zaman bunu istemek buna hazırlanmak doğru olandır.
10:22Ancak aracı koymak suretiyle ehil olmadığı halde bu göreve talip olmak çok ağır bir görevi yüklenmek demektir ki
10:34hakikaten insan ne yapamaz hukuka riayet etmeye o zaman güç yetiremez.
10:41Yine peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle der.
10:46Kim hakimlik görevini yüklenirse veya insanlar arasında hakim olarak görevlendirilirse
10:55sanki bıçaksız boğazlanmış gibidir der.
10:59Yani görevin zorluğunu ifade eder.
11:02Yine peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur.
11:08Adaletli hakimin bile kıyamet günü başına öyle anlar gelecektir ki
11:14iki kişi arasında bir hurma tanesi hakkında bile hükmetmiş olmamayı temenni edecek.
11:22Yani bu herkes yaptığından hakim de verdiği kararlardan mutlaka ahirette bunun hesabını verecektir.
11:34Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz isterseniz size idarecilikten haber vereyim mi dedi.
11:43Etrafında bulunanlar dediler ki
11:46İdarecilik nedir ey Allah'ın Resulü dediler.
11:49Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz
11:52İdarecilik başlangıcı ayıplanmak ve kınanmak.
11:57Daha sonra pişmanlık.
12:00En sonu da kıyamet gününde azaptır ki
12:03Allah adaletli davrananlar müstesna.
12:08Hakikaten idarecilik pişmanlıktır.
12:12Allah adaletli davrananları pişman etmez dedi ama
12:18çok dikkat etmek lazım.
12:20Özellikle hısım ve akrabalara karşı çok dikkat etmek gerekir.
12:25Yine Resulullah Efendimiz buyurdu ki
12:27Muhakkak ki sizler idareciliğe çok aşırı istekli olacaksınız.
12:33Ancak idarecilik kıyamet günü pişmanlık olacaktır.
12:38Çocuğa süt emziren ne iyidir.
12:41Çocuğu sütten kesen ne kötüdür.
12:44Bakın ne belli bir ifade.
12:45Şimdi insanlara bir şeyler verirsiniz.
12:48Sizi över adaletli derler.
12:51İnsanların vermemeniz gereken bir hakkı aldığınız zaman
12:54sanki çocuk sütten kesilince bağırıp çığlık attığı gibi
13:00insanlar bu sefer ne yapmaya başlarlar?
13:04Beddua etmeye bağırıp çağırmaya başlarlar.
13:07İnsanlar bu bakımdan ne yaparlar?
13:09Sanki sütten kesilen çocuğa benzerler.
13:12Bu cevami-ül kelim olan Resulullah Efendimizin ne güzel benzetmesidir.
13:18Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki
13:2210 veya daha fazla kişi üzerine idarecilik yapan hiç kimse yoktur ki
13:29kıyamet günü eli bağlı olarak getirilmesin.
13:33Bu bağı ancak adalet çözer.
13:36Allah bizi işlerimizde adaletten ayırmasın.
13:39Yine bakın 10 kişiye idarecilik eden her kimse
13:44idareciliğini yaptığı kişilerle arasında hüküm verilinceye kadar
13:49elleri boynuna bağlı olarak bekletilir.
13:54İdareciliğin ve hakimliğin kabul edilmeyip terk edilmemesinin
14:01azimete, takvaya en yakın olduğunu biz görüyoruz.
14:07Yani tabii ki şunu söylemek lazım.
14:13Yani kiş ehil olan kimsenin bu hakimliği yapması gerekir.
14:19Yoksa bunu kim yapacak?
14:21Mutlaka bu görevin yerine getirilmesi gerekir.
14:25Bu toplumda farzı kifayedir.
14:27Mutlaka zor da olsa bazı insanlar tarafından yapılması farzdır.
14:31Bu sebeple bir toplumun içinden hakimlik yapacak insanları yetiştirmesi,
14:39onları bilgiyle donatması, adaletini bozmadan, adaletine zayiat vermeden
14:47daha çocukluktan itibaren eğitim sisteminin adil insanlar yetiştirmesi bir toplum üzerine farzdır.
14:56Buna dikkat etmek gerekir.
14:58Yine vakıf kuruluşlarının sorumluluğunu istemek.
15:04Bu görevden de uzak durmak gerekir.
15:07Bu yani hakimlik görevini istemek gibidir.
15:11Ülema şöyle der, hakimlik görevini isteyen de bu görev verilmediği gibi,
15:19isteyene bu görev verilmediği gibi vakıf sorumluluğunu isteyene de bu görev verilmez.
15:26Yine birisinin malına vasi olmayı istemek de hor görülmüş, hoş görülmemiştir.
15:34Yani bunlar da titiz davranmak gerekir, ehil olana vermek gerekir.
15:42Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Ebu Zer radıyallahu anh şöyle demiştir,
15:48Ey Ebu Zer ben seni zayıf görüyorum.
15:52O halde kendini zayıf gören kimselerin,
15:54Şöyle ben seni zayıf görüyorum.
15:57Ben kendim için istediğim şeyi senin için de istiyorum ki,
16:01iki veya daha fazla kişi üzerine bile olsa idareci olma.
16:06Ve yetimin malına vasi olma.
16:10Sorumlu olma.
16:12Gerçekten kişinin vasiyeti kabul etmesi,
16:17vasiliği kabul etmesi ve bunun için istekli olması,
16:24gerçekten tehlikelidir.
16:26Çünkü şöyle bir ihtimal her an vardır,
16:31yetimin malına her an hıyanet etmek gibi büyük bir günaha düşmek,
16:37insanın karnına, midesine ateş doldurmak gibi çok büyük bir günaha düşmesi söz konusudur.
16:44Bu sebeple bundan vasi olmaktan,
16:49yetimin malına veli olmaktan uzak durmak gerekir.
16:53Ama şunu da her zaman söylediğim gibi,
16:56bütün bunlardan uzak durarak,
16:57bu toplumun da bunları, bu görevleri yerine getirecek insanlara da ihtiyaç vardır.
17:05Şayet vasi, adaletiyle meşhur,
17:08Ömer İbni Hattab, Hazreti Ömer radıyallahu anh bile olsa,
17:14halktan kurtulamaz.
17:16Bu sebeple ne yapmak lazım?
17:18Bu konuda dikkat etmek lazım.
17:21İmam Şafii rahimahullah şöyle demiştir,
17:24vasiliğe ancak çok aklı ermeyen,
17:28bir de hırsızlığa niyet eden kimseler çok heves ederler demiştir.
17:34Bunun için de şöyle bir söz var, konuşulan güzel,
17:39vavlardan sakınınız denilmiştir.
17:42Vavlardan maksat şudur,
17:45vasiyetten yani vasilikten,
17:48velilikten,
17:50vezirlikten yani bakan olmaktan,
17:54vekil, birinin işine vekil olmaktan,
17:57vedi'a yani emanet, efendim vakıf gibi emanet edilen vakıf,
18:07vedi'adan emanetten vakıf gibi umumun ifadesine has kılınan şeylerden uzak durmak,
18:15insanı bazı problemlerden ve özellikle başkasının malına,
18:23haksız bir şekilde sahip olmaktan koruyan önemli bir özelliktir.
18:30Bunlardan uzak durmalı ya da toplumda bunları ehil olan,
18:37adaletiyle meşhur olan,
18:39hakikaten sağlam karakterli kişilerin yapması için
18:44bir mekanizma oluşturup bu ihtiyaçları yerine getirmek nedir?
18:50Bir toplum için, bir topluluk için bu tür insanları yetiştirmek farzdır, farzı kifayedir.
18:57Şimdi gelmiş olduğumuz nokta,
19:02insanın kendisine, kendi aleyhine dua etmesi,
19:07beddua etmesi,
19:09insanın ölümü temenni etmesi de dilin afetlerindendir.
19:15Allah-u Teala buyuruyor ki,
19:17insan hayra dua ettiği gibi şerri de ister.
19:22İnsan çok acelecidir.
19:24Gerçekten insan çok acelecidir.
19:26Bu sebeple Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
19:30sizden biriniz kendisine inen, gelen bir zarardan dolayı
19:35hemen ölümü temenni edivermesin.
19:38Şayet ille de ölümü temenni edecekse,
19:42şöyle desin,
19:44Ya Rabbi desin,
19:45benim için yaşamak,
19:47hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat.
19:50Ölüm benim için hayırlı olduğu zaman da,
19:53benim ruhumu al Ya Rabbi diye,
19:56dua etmesini,
19:57Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
20:00bize öğretmiş, bize tavsiye etmiştir.
20:04Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurur,
20:08sizden biriniz ölümü asla temenni etmesin.
20:13Şayet iyi biri ise o,
20:16umulur ki iyiliğini arttırır,
20:19ömrünün uzun olması onun iyiliğini arttırır.
20:22Kötü biri ise,
20:23günahkar biri ise,
20:24umulur ki Allah'ın rızasına ermek ister de ne yapar?
20:28Tövbe eder.
20:29Hatta şöyle bir ek ilave vardır başka bir nakilde,
20:34sizden biriniz ölümü temenni etmesin.
20:37Ölüm gelmeden önce onu istemesin.
20:40Çünkü öldüğü zaman,
20:41amel defteri kapanır,
20:43kesilir.
20:45Müminin ömrü ise ancak,
20:48müminin, Müslümanın hayrını arttırır.
20:51Bu sebeple,
20:52ölümün istenmesi,
20:54yasaklanmıştır,
20:55doğru görülmemiştir.
20:57Bakın yine konuyu daha iyi anlamamız için,
21:00Resulullah Efendimiz diyor ki,
21:02ölümü temenni etmeyiniz.
21:04Çünkü varılacak yerin korkusu çok şiddetlidir.
21:08Allah bizi korktuklarımızdan emin eylesin.
21:12Kulun ömrünün uzun olması,
21:14Allah Celle Celaluhu'nun onu ibadete yöneltmekle rızıklandırması,
21:20kul için, insan için nedir?
21:22Büyük bir bahtiyarlıktır,
21:24büyük bir mutluluktur.
21:25Ölümü temenni etmenin yasak oluşu,
21:29kendisine inen dünyevi zararlardan dolayı,
21:33ölümü temenni eden kimse içindir.
21:36Şayet,
21:37yani dinde bir fesat var ise,
21:40bozukluk var ise,
21:42yani,
21:43o zaman belki,
21:46büyük sıkıntılar,
21:48büyük karmaşalar,
21:49kaos var ise,
21:50o zaman kişinin ölümü temenni etmesine,
21:55cevaz verilmiştir,
21:57diyor kitaplarımızda,
21:59böyle bir şey de var.
22:00Yine bakın,
22:02şunu özellikle söylemek isterim ki,
22:05demek ki,
22:07ölümü temenni etmemek gerekir.
22:09Mesela,
22:11insanların,
22:12tağundan ölen kimseleri taşımakta,
22:15epey zahmet çektiklerini görünce,
22:19bundan dolayı,
22:21bir adam dedi ki,
22:24ey tağun,
22:25beni de kendine al,
22:26dedi.
22:26Neden böyle söylüyorsun,
22:29diye sorunca,
22:29Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
22:31sizden biriniz ölümü temenni etmesin.
22:34Çünkü,
22:35öldüğü zaman,
22:36amel defteri kapanır,
22:38bir daha dünyaya geri gönderilmez ki,
22:41tevbe edip,
22:42amel,
22:42salih amel işleyerek,
22:43Rabbine hot,
22:44şunut etsin.
22:45Bu sebeple,
22:46ölümü temenni etmemek lazım.
22:49Çünkü olur ki,
22:51insan yaşadığı sürece,
22:53günahlarından tevbe etme,
22:56ve salih amel işleme ihtimali vardır.
22:59Bu sebeple,
23:01hayatı tercih etmek,
23:03ve hayırlı olanı,
23:05Cenab-ı Hak'tan istemek,
23:07güzel huy,
23:09güzel ahlak,
23:10ahlakı hamidedir.
23:11Bakın,
23:12Müslüman kardeşinin,
23:14af talebini kabul etmemek de,
23:17dilin afetlerindendir.
23:19Bu,
23:20hoş görülmeyen bir davranıştır.
23:23Ad-i Şerif'te,
23:23Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
23:26Efendimiz şöyle buyuruyor,
23:27Müslüman kardeşin,
23:29ahdinden hatasının affını istediği halde,
23:32onun affını kabul etmeyen kimseye,
23:37antlaşmasını bozarak,
23:38ahdinden dönen kimsenin günahı kadar,
23:42günah yazılır.
23:43Yani,
23:43bir Müslüman gelmiş,
23:45size,
23:45kapınıza gelmiş,
23:46şöyle bir hata işledim,
23:49lütfen affedin diyor,
23:50siz bu konuda ne yapıyorsunuz,
23:52kabalık göstererek affetmiyorsunuz,
23:55bu gerçekten,
23:56Müslüman'a yakışmayan,
23:59kötü,
24:00zemmedilmiş ahlaktır.
24:01Yine bakın,
24:02Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
24:05iffetli,
24:06afif olun ki,
24:07iffetli olun ki,
24:08sizin kadınlarınız da iffetli olsun.
24:11Anne ve babalarınıza iyilik edin ki,
24:15evlatlarınız da size iyilik yapsın.
24:17Müslüman kardeşi,
24:19kendisinden hatasının affını dilediğinde,
24:23onun af talebini kabul etmeyen kimse,
24:28Kevser Havzum'un başına gelemez.
24:30Yani bu,
24:31Havz-ı Kevser etrafında,
24:32Resulullah Efendimiz'le birlikte bulunmak,
24:35bir Müslüman için gerçekten çok güzel bir akıbet,
24:39çok güzel bir sondur.
24:40Allah bizi,
24:41Resulullah Efendimiz'le,
24:43Havz-ı Kevser etrafında,
24:45birleştirsin,
24:46haşr eylesin.
24:47Bu Adi-i Şeriflerden anlaşılan mana şudur,
24:51bu tehdit,
24:52yani,
24:52Müslüman kardeşinin suçunun ve hatasının,
24:56doğru olup olmadığını,
24:58kesin olarak bilmediği zamandır.
25:00Yalan olduğunu biliyorsa,
25:02bunu rüya olarak yapıyorsa,
25:03o zaman o yanlışı kabul etmesi,
25:07af şeklinde olur ki,
25:09hatasının doğru olması da muhtemeldir.
25:11Yoksa eğer,
25:12beyan ettiği mazeretin,
25:15bu şekilde,
25:16yani çok kabul edilmeyecek bir mazeret ise,
25:19affetmek şartta değildir.
25:21Yani adam,
25:22affı hak etmiyor ise,
25:25ne değildir?
25:26Affetmek,
25:27şartta değildir.
25:29Buna da ne yapmak gerekir?
25:30Dikkat etmek gerekir.
25:32Dilin afetlerinden bir tanesi de,
25:35Allah'ın bize şifa ve rahmet olarak,
25:39ve hidayet rehberi olarak indirmiş olduğu,
25:42Kur'an-ı Kerim'i,
25:43herhangi bir bilgisi olmadan,
25:45kendi görüşüne göre tefsir etmektir.
25:50Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur,
25:52kim Allah Celle Celaluhu'nun kitabını,
25:56kendi görüşüyle izah ederse,
25:59bilgisi olmadan,
26:02isabet etmiş dahi olsa,
26:04yanılmış olur diyor.
26:07Hadisleri aktardıktan sonra,
26:08konuyu izah edeceğim.
26:10Yine,
26:11Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz,
26:14şöyle buyuruyor,
26:15kim,
26:16Kur'an hakkında,
26:18ilimden mahrum olduğu halde,
26:20bakın bu hadis daha anlamamıza sebep oluyor,
26:23Kur'an'ı tefsir ederse,
26:26ateşteki yerine hazırlansın.
26:28Yine bakın,
26:30Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur,
26:33benden hadis rivayet etmekten sakınınız,
26:37ancak bana ait olduğunu,
26:39kesin olarak bildiğiniz hariç,
26:42kim,
26:43bile bile benim üzerimden hadis uydurarak,
26:46ben kefebe aleyhye,
26:47müteammiden,
26:48yalan söylerse,
26:50ateşteki yerine hazırlansın.
26:52Kim,
26:53Kur'an hakkında,
26:55kendi reyiyle,
26:57açıklamalarda,
26:58tefsirde bulunur ise,
27:00ateşteki yerine,
27:01yani ilmi olmadan,
27:02bilgisi olmadan,
27:03tefsirde bulunur ise,
27:05ateşteki,
27:06cehennemdeki yerine hazırlasın,
27:08hazırlansın diyor.
27:10Şöyle bilmek,
27:11şunu bilmek gerekir ki,
27:12kendi görüşüne göre,
27:14Kur'an'ı tefsir etmenin,
27:16yasaklanmasından murat,
27:18sadece,
27:19Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden,
27:22yapılan rivayetlere bağlı kalmak değildir.
27:25Zira,
27:26Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden,
27:28ayetlerin tefsiri hakkında,
27:31bize gelen,
27:32hadislerin sayısı çok azdır.
27:35Eğer sadece,
27:36Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemden,
27:39gelen rivayetlere bağlı kalarak,
27:41yani tefsir yapmak,
27:43kastedilmiş olsaydı,
27:44kimsenin,
27:46hiç kimsenin,
27:47hakkında,
27:48hadis olmayan ayetlerin,
27:50tefsirini yapmaması,
27:52gerekir idi.
27:53Ki bu da,
27:54gerçekten doğru değildir.
27:57Bu batıl bir fikirdir.
27:59Ebu'l-Leis Semerkandi,
28:02Bustan adlı kitabında,
28:04şöyle der,
28:05bu konudaki nehi,
28:07yani yasaklamak,
28:08Kur'an'ın tamamı hakkında değil,
28:11özellikle,
28:12müteşabih,
28:14izahı,
28:15efendim,
28:16insanlar tarafından,
28:17mümkün olmayan,
28:19ayetler hususundadır.
28:21Allah-u Teala,
28:23şöyle buyurmuştur,
28:25sana kitabı,
28:26Kur'an'ı indiren,
28:27o Allah'tır ki,
28:29kitabın,
28:29bazı ayetleri,
28:31muhkemdir.
28:32Bunlar,
28:32kitabın esasıdır.
28:34Diğerleri de,
28:35müteşabihdir.
28:36İşte kalplerinde eğrilik olanlar,
28:40fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için,
28:42müteşabih ayetlere yönelirler.
28:45Halbuki,
28:47o ayetlerin tevilini ancak Allah bilir.
28:50İlimde yüksek bir dereceye ulaşanlar ise,
28:54derler ki,
28:54rüsuh sahibi olanlar,
28:56biz O'na iman ettik.
28:58Hepsi de bizim Rabbimizin kitabındandır,
29:02katındandır derler.
29:03Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlarlar.
29:07Demek ki,
29:07müteşabih ayetler konusunda,
29:10ulema da nedir?
29:11Çok dikkatlidir.
29:13Orada bazı,
29:14görüşler var ama bunlardan çok bahsetmeyeceğim.
29:18Kur'an,
29:18insanlara delil,
29:20yol gösterici olarak inmiştir.
29:22Şayet onu,
29:24tefsir etmek caiz olmasaydı,
29:26o zaman,
29:28Kur'an-ı Kerim,
29:30kamil bir yol gösterici olmazdı.
29:32O halde,
29:32o halde,
29:34Arap dilini ve ayetlerin zül sebeplerini bilen bir kimsenin,
29:40bu konuda,
29:41Kur'an-ı Kerim'in ayetlerini tefsir etmesi doğrudur,
29:45caiz olur.
29:46Ancak,
29:47lügatın şekillerini,
29:49inceliklerini,
29:50Arap dilinin inceliklerini bilmeden,
29:52kendi kendini tefsir yapmaya zorlayan kimselerin,
29:58tefsir yapması doğru olmaz,
30:00yanlışa gidebilirler.
30:01Ayetlerin tefsiri hakkında işi,
30:04böyle olan kimselerin,
30:06yani konuda ayetlerin,
30:10kelimelerin manasını tam olarak bilmeyen kimselerin,
30:15daha çok alimlerin tefsirlerini nakletmesi daha doğru olur.
30:23şöyle denilmiştir,
30:26nasih ve mensuhu,
30:29görüş birliği olan,
30:31ittifak olan yerleri,
30:34sahih olan ehl-i sünnet ve cemaatin itikadını bilmeyen,
30:39sadece Arap lügatine dayanarak,
30:42Kur'an'ı tefsir etmesi de,
30:45bu nehyye girer ki,
30:47hata edilmiştir.
30:49Bu sebeple biz şöyle dua ederek,
30:51bugünkü sohbetimizi tamamlıyoruz.
30:53Rabbena la tuzi kulübena ba'de izhedeytena buheblenâ milledünke rahme,
30:59Ya Rabbi bizi doğru yola hidayete sevk ettikten sonra,
31:03kalplerimizi eğritme diye dua ederek,
31:07Kur'an-ı Kerim hakkında doğru görüşleri,
31:11ve hakikaten bu konuda seçkin olan tefsircilerin görüşlerini,
31:17görüşlerini almanın bizim için daha doğru olduğunu,
31:21burada söylemekle yetiniyoruz.
31:23Allah'ın selamı ve rahmeti hepinizin üzerine olsun.
31:27Allah'a emanet olun efendim.
32:12Vakıf Katılım Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar