Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
02:00Bu ayet üzerinde biraz duracağım.
02:02Yes'eluneke ehle zikir.
02:04Şayet bilmiyorsanız zikir ehline sorunuz.
02:08Buna da zikir ne demek?
02:10Yani kitap ehline.
02:12Kendinizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlara sorunuz.
02:17Ya da tarihi tarihçiye sorunuz.
02:20Fiziği fizikçiye sorunuz.
02:22Astronomiye astronomiye.
02:24Yani ilim sahibine bilmediğinizi sorunuz diye Cenab-ı Hak emretmektedir.
02:29Yine Enes İbni Malik Resulullah Efendimiz'den şöyle aktarır.
02:36İlim talep etmek, ilim öğrenmek her Müslüman erkek ve her Müslüman kadına farzdır.
02:44Bu sebeple ilim öğrenmek yani ilim talep etmek, bilgiyi öğrenmek her Müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır.
02:53Yani bu bir toplumun, İslam toplumunun oluşmasında, İslam medeniyetinin doğmasında çok temel bir taştır bu.
03:01Çok dikkat etmek, kulağımıza küpe olması gereken çok önemli bir hadis-i şeriptir.
03:06Yine Talih-i Mutallim isimli kitapta Talih-i Mutallim öğrenmenin metodu.
03:14Hani şimdi biz ona pedagoji falan da diyoruz.
03:17Nasıl öğrenilmesi gerektiğini, ilmin, bilginin nasıl elde edilmesi gerektiğinin usullerini bize öğreten kitap.
03:24Şöyle der, hangi hal üzere olursa olsun kişinin bulunduğu durumda, halde meydana gelen şeyleri öğrenmesi bir Müslümana farz olur.
03:36Şimdi biraz daha açıklayacağım.
03:38Muhakkak ki mesela namaz kılmak Müslümana farzdır.
03:42O halde farz namazını eda edecek kadar ilmi hal bilgisi öğrenmek de her kişiye nedir?
03:50Ayrı ayrı farzdır.
03:51Yine mesela vacibi yerine getireceksek, diyelim ki salat-ı vitir kılmak nedir? Vaciptir.
03:58Vacibi yerine getirecek kadar da vacip ibadeti yerine getirmek için ne gerekiyorsa öğrenmek vaciptir.
04:07Bir şey, bir şeyin farzını yerine getirmeye vesile oluyorsa onun ilmi de farz olur.
04:13Bir şey vaciplerin yerine getirilmesine sebep oluyorsa onun ilmi de vacip olur.
04:20Mesela oruç tutana, orucun ilmi, malı olana zekatın ilmi farzdır.
04:29Yani kişi asgari olarak ne kadar zekat vereceğini kendisi öğrenecek.
04:35Üzerine farz olan kişi, haccın şartlarını, farzlarını, efendim haccın nasıl yapıldığını, edasını öğrenecek.
04:44Ticaretle meşgul olan kişi, alışverişle ilgili helal ve haramları kendisi öğrenecek.
04:52Bu sebeple işte biz buna ilmihal bilgisi diyoruz.
04:57Veya muamelet veya sanatta herhangi bir alanla uğraşan kişi,
05:04uğraştığı alanla ilgili harama düşmesine mani olacak bilgileri öğrenmesi farz olur.
05:14Aynı bunun gibi tevekkül etmek, Allah'a yönelmek, Allah'tan korkmak, Allah'ın rızasını kazanmak,
05:24kalbin hallerini, durumlarını öğrenmek, ahlakla ilgili hususlar yine bir Müslüman için nedir?
05:31Farzdır. Çünkü kişi her halle karşılaşabilir.
05:37Yani ahlakla ilgili meseleleri de kendisi öğrenmelidir.
05:41Yine mesela cömertlik, cimrilik, korkaklık, cesaret, kibirlenmek, kevazu göstermek,
05:51israf etmek, aşırı tutumluluk göstermek gibi ahlakın diğer esaslarıyla ilgili ilimleri de kişinin öğrenmesi gerekir.
06:03Zira kibir, cimrilik, korkaklık, israf haramdır.
06:09Bunları herkesin kendisi bilmesi gerekir.
06:13Ve ki ne yapsın bu haramlardan sakınsın.
06:17Çünkü insan bilmez ise bunların haram olduğunu, onlardan sakınması ne değildir?
06:23Mümkün değildir.
06:25Bundan dolayı insanın bunlarla ilgili hükümleri öğrenmesi farzdır.
06:31Bizzat kendisinin öğrenmesi farzdır.
06:34Muhakkak ki ilim bilinmesi gereken şeye göre değer kazanır.
06:39Şayet bilinmesi gereken şey farz veya haram ise onu öğrenmek Müslümana farzdır.
06:47Bilinmesi gereken şey vacip veya mekruh ise onu öğrenmek vaciptir.
06:53Şayet bilinmesi gereken şey sünnet veya nafile ise onu öğrenmek de sünnet olanı öğrenmek de sünnettir.
07:01Aynen bunun gibi emri bil maruf nehyanil münker yani iyilikleri, güzellikleri insanlara anlatmak, emretmek, haramdan, kötülükten, münkerden nehyetmek de böyledir.
07:15Bunları da her Müslümanın öğrenmesi gerekir.
07:18Ancak emri bil maruf farz-ı kifayedir.
07:21Yani farz-ı ayın herkesin fert fert sorumlu olduğu farzdır, esaslardır.
07:28Farz-ı kifaye ise toplumda bir kişi birkaç kişi bunu yaparsa o ne yapar sorumluluk kalkar.
07:38Mesela farz-ı kifaye ile ilgili şöyle bir örnek vereyim ondan sonra geçeceğim.
07:43Mesela cenaze namazı kılmak farz-ı kifayedir.
07:47Bir Müslüman vefat ettiği zaman 3-5 kişi namazını kılar ise bütün toplumdan bu sorumluluk düşer.
07:55Ama bir Müslüman toplumda insan ölür vefat eder de hiç kimse onun namazını kılmazsa bütün Müslümanlar ne yaparlar ondan sorumlu
08:06olurlar.
08:06O halde farz-ı ayın olan ilimleri anlattıktan sonra şimdi sizlere farz-ı kifaye olan ilimlerden bahsedeceğim farz-ı kifayeyi
08:17de kısaca anlattım size.
08:19Şöyle farz-ı kifayeyi başkasının durumuyla ilgili yani insanların faydasına olan bilgi demektir.
08:28Bundan nedir bu farz-ı kifaye olan ilimler?
08:31Mesela fıkıh ilmi, mesela tefsir ilmi, mesela hadis ilmi, mesela tefsir ve hadis usul ilimleri, işte kıraat ilimleri, mesela matematik
08:43ilmi.
08:43Yani matematik temel bilimlerdendir. Bu sebeple birçok meselede özellikle feraiz, mirasın taksiminde matematiğe ihtiyaç vardır.
08:55Bunun içindir ki İslam dünyasında alimler demişlerdir ki matematik ilmi ilmin dörtte biridir.
09:02Bugün teknoloji veya bugün medeniyetin gerisinde kalmamızın en önemli sebeplerinden bir tanesi matematiği ihmal etmemizdir.
09:12Matematik ilmi ilmin dörtte biridir ve temel bilimdir.
09:16Zira matematik feraiz ilmin de yani miras ilminin de yarısıdır.
09:22Bundan dolayı hesap ilminin farz-ı kifaye olması gerekir, mümkündür.
09:28İmam-ı Gazali İhya'da bunu şöyle açıklamıştır.
09:32Müslah'ın Arif'in kitabında Arapça ilmiyle ilgili olarak şöyle denilmiştir.
09:38Bil ki, muhakkak ki kim Arap lisanını öğrenirse veya başkasına öğretirse sevap kazanır.
09:46Zira Allah Celle Celaluhu Kur'an-ı Kerim'i Arapça indirmiştir.
09:51Kim Arapçayı öğrenirse Kur'an-ı Kerim'in zahirini, hadislerin manalarını anlar.
10:00Bu sebeple Arapçayı öğrenmek sevap kazanmaya vesiledir.
10:05Arapçayı öğreten kimse de sevap kazanır.
10:08Şimdi sohbetimin, dersimin bu bölümünde daha az öğrenilmesi gereken ilimlerden bahsedeceğim.
10:16Bunlardan bir tanesi kelam ilmidir.
10:19Diğeri de ilminicum yani yıldız ilmidir ki bunları ihtiyaç kadar öğrenmek gerekir.
10:28Ya da bunları alanında müteassıs olan kimselerin derinleşerek öğrenmesi gerekir.
10:35Kelam ilmiyle ilgili şunları anlatacağım.
10:38Hülasa isimli kitapta kelam ilmini ihtiyaçtan fazla öğrenmek,
10:43kelam meseleleriyle ilgili olarak en ince noktasına kadar derinlemesine araştırma yapmak ve münazara etmek yasaklanmıştır.
10:53Herkese değil yani olur olmaz kendisine ihtiyaç olmadığı halde kelami meselelerde yani itikat ile ilgili meselelerde,
11:03iman ile ilgili meselelerde, Allah'a iman ile ilgili meselelerde herkesin derinlemesine, konuyu bilmesine ihtiyaç yoktur.
11:12Yine Bezzaziye isimli kitapta şöyle der,
11:17hasmını def etmek veya hasmını susturmak,
11:21hak mezhebi ispat etmek için kişinin kelam ilmini öğrenmesinde bir mahsur yoktur.
11:28Yani ki alanı ise öğrenmesi gerekir, öğrenmesinde bir mahsur yoktur.
11:33Yani herkes her şeyi öğrenmemeli sonucuna ulaşıyoruz biz burada.
11:38Yine şüphe meydana gelmedikçe kelam ilmine dalmak mekruh olur.
11:44Şüphe meydana geldiğinde kendi şüphesini izale etmek için kelam ilmini öğrenmek vacip olur.
11:52Şöyle deriz biz buna,
11:54hani deniz kıyısında olanın kendisini denize düşmekten koruması gerekir.
12:01Ama o denize düşer ise onu çıkarmak bize vacip olur.
12:06Bu sebeple kelam ilmi de böyle bir şeydir.
12:10Yani eğer birisi şüpheler labirentinde boğulacaksa,
12:16inkar veya materializm labirentinde boğulacaksa,
12:21kelamla ilgili hususları öğrenip,
12:25onu düşmüş olduğu bataklıktan, düşmüş olduğu denizden kurtarmak nedir?
12:30Bize vaciptir.
12:31Yine kanaatimizce şunu söylemek isterim ki,
12:36İmam Birgibi bu sözüyle kelam ilminin farzı kifaye olduğunu ifade etmek istemiştir.
12:42Yani herkesin öğrenmesi gerekmez.
12:45Bazı insanlar öğrenince bu yeterlidir demek istemiştir.
12:49Lakin zeki, dindar, çalışkan olanların ve batıl mezheplere meyledenlerden korkmayanların,
13:00kelam ilmini öğrenmesi ve öğretmesi uygun olur.
13:05Çünkü buna toplumda ihtiyaç vardır.
13:08Yine şu ilimden bahsedeceğim.
13:11İlmin hücum.
13:12Burada neyin?
13:13Yani yıldız ilminin ne olduğunu da anlatacağım.
13:16Yıldız ilminin ihtiyaçtan fazla olanlığına gelince,
13:22namaz vakitleri ve kıbleyi bilecek kadar yıldız ilmini öğrenmekte bir sakınca yoktur.
13:29Bostan-ül Arifi'nin kitabında denilmiştir ki,
13:33şayet bir kişi kıble ve hesapı bilecek kadar yıldız ilmini öğrenirse,
13:41bunda bir sakınca yoktur.
13:42Fakat kıble ve hesap işini bilecek kadardan fazla bu ilmi öğrenmekte bir sakınca vardır.
13:50Neden bunu böyle demişlerdir?
13:52Kanaatimizce yıldız ilminden haram olan şudur.
13:57Yani güneş, ay tutulduğunda veya işte deprem olduğunda,
14:03işte falan zamanda şöyle olacak, şöyle haller meydana gelecek diye,
14:08aydan, güneşten, hüküm ifade eden,
14:13geleceği bilmemiz mümkün olmadığı halde,
14:17gelecekten haber veren cümleler kurmak haram kılınmıştır.
14:23Bunu böyle anlamak lazım.
14:24Yoksa kıbleyi ve namaz vakitlerini tespit etmek astronomi ilmiyle mümkün olur ki,
14:32kıble ve namaz vakitleri namazın şartlarından olduğu için,
14:38özellikle bu hususta araştırma yapmak,
14:41alemi kainatı bilmek lazımdır,
14:44ayı, güneşi, gezegenleri bilmek lazımdır.
14:47Bu da astronomi ilmiyle mümkün olur ki,
14:51astronomi ilmi araştırma ve bilme sebeplerindendir.
14:55Bundan dolayı astronomi ilmiyle meşgul olmak caizdir,
15:01teşvik edilmiştir.
15:02Araştırma ve bilme sebepleri sadece bu ilimle sınırlı olmadığından dolayı,
15:08belki herkesin astronomi bilmesi şart değildir.
15:14Ama toplumun ihtiyaçlarını görecek ve kainatta,
15:19alemde ne olduğunu bilecek şekilde astronomi ilminin ne yapılması gerekir,
15:25derinliğine öğrenilmesi gerekir.
15:29Şunu da söylemek isterim.
15:30Namaz vakitleri ve kıbleyle ilgili bir ara cümle.
15:33Tabii ki namaz vakitleri ve kıbleyi şimdi tespit etmemiz kolaydır,
15:40cebimizde telefonlarla.
15:41Ama bu imkanlar olmadığı zaman araştırmak suretiyle tespit edilir.
15:49Zan ile ne yapılır?
15:51Eğer insanın kanaati gelmiş ise kıble bu tarafta,
15:55veya işte vakit geldi güneşe bakarak,
15:58aya bakarak geldi diye kanaat ederse ne yapar?
16:02Namazını kılar.
16:03Bu tabii ki ihtiyaç anında, zorluk anındadır.
16:06Yine muhakkak ki astronomi ilmi zekaya, güçlü sezgiye,
16:12hayale, ciddiyete ihtiyaç duyar.
16:15Bakın ne kadar çok astronomi ilmine önem vermiş ta 16. asırda.
16:21Biz Müslümanlar olarak bu konulara kulak vermediğimiz için çağı ıskalamışız.
16:28Aslında bu kitap Tarikat-ı Muhammediye hem ahlak hem anlayışla kendi zamanını gelecek çağa hazırlayan bir kitaptır.
16:40Bu sebeple diyor ki muhakkak ki astronomi ilmi zekaya, güçlü sezgiye, hayale ve ciddiyete ihtiyaç duyar.
16:49Bundan dolayı bütün insanların bu ilmi tahsil mecburiyeti yoktur.
16:53Zaten anlamaları da mümkün değildir.
16:56Çünkü Allah-u Teala insanları ancak güç yetirebilecekleri şeylerden sorumlu tutar.
17:04Şimdi gelelim öğrenmenin ya da ilmin, bilginin üçüncü.
17:09Felsefi ilimlerle ilgili İmam Bilgi Bey'in tarikatı, Muhammediyesindeki görüşlerine gelelim.
17:18Mantık ilmi, kelam ilmine dahildir. Yani öğrenilmesi gerekir.
17:23Hendese, yani geometri ilmi, efendim, mubahtır. Öğrenilmesi gerekir.
17:30Ancak şeriata muhalif olan ilahiyat, teoloji, yani maksist, materyalist, efendim, Allah'ı inkar eden ilim demek bu.
17:41Katmerli bir cehaletten ibarettir. Efendim, girilen münazaralarda hemen düşünceleri reddetmek gayesinin dışında bir niyetle bu ilimi tahsil etmek, üzerinde düşünmek
17:57doğru değildir.
17:58Ama reddetmek için ne yapılabilir? Bunlar öğrenilebilir.
18:03Materyalist düşünceler de, inkarcı düşünceler de, efendim, ne yapılabilir? Öğrenilebilir.
18:10Ama herkesin öğrenmesi gerekmez.
18:13Yine şeriata uygun olan teoloji, ilahiyatın ne yapılması gerekir?
18:19Bu kelam gibidir.
18:21Mesela batıda bu tür Allah'ın varlığını, birliğini ispat eden filozoflar vardır.
18:28Onların düşüncelerini, onların, efendim, felsefelerini öğrenmek gerekir.
18:34Buna bir mani yoktur.
18:36Yalnız şeriata muhalif olan tabi ilimler, ki biz buna tabi ilimler dediğimiz zaman işte,
18:43mesela Allah'ı inkar eden, yaratılışı inkar eden, efendim, ilimler,
18:50sapık felsefi ilimler, mantıktan yoksun ilimler,
18:55bunların öğrenilmesi doğru değildir.
19:00Bunları öğrenmek herkese gerekmez.
19:03Ama yine tabi ki tahsili yasaklanmaz.
19:07Toplum için de ne yapılması gerekir?
19:10Bunu bilen, bu alanda derinleşen hocaların, akademisyenlerin şimdiki tabirle yetiştirilmesi gerekir.
19:20Sihir ve tılsım ve benzeri şer ve günah olan şeylere gelince,
19:27bunlardan korunabilmek için yine toplumda bunu,
19:31on sihir ve tılsımı bilen insanların olması caizdir.
19:36Yani bununla meşgul olmak değil de,
19:39meşgul olanların şerrinden emin olmak için.
19:44Hani İslam medeniyetinde şöyle bir söz vardır,
19:46şerri öğrendim, kötülüğü öğrendim.
19:49Lakin kötülük için değil, ondan korunmak için,
19:54insanları da ondan korumak için ne yapmak?
19:58Kötülüğü öğrenmek gerekir.
20:00Eğer biz şimdi bunları öğrenmeyecek olur isek,
20:04bu dinin, milletin, vatanın pek çok düşmanı var.
20:08O zaman ne yapamayız?
20:09Onların saldırılarından milletimizi, vatanımızı, dinimizi koruyamayız.
20:17Ama bu sebeple ihsas sahipleri ne yapar?
20:20Kötü olanı da öğrenir ki insanlara faydalı olsunlar.
20:24Yine münazara etmek, münazara da aldatmak meselesini konuşacağım.
20:31Yani toplumda, şimdi İslami ilimler metodunda dersen derim.
20:36feynkulte kultu diye bir metot var.
20:39Toplumu sürekli münakaşaya götüren şeyler doğru değildir.
20:43Hülasa kitabında denilmiştir ki,
20:46öğrenmek, doğruyu bulmak ve senden istifade etmek isteyen
20:51veya tartıştığı meselelerde hasmını tuzağa düşürme gayesi bulunmayan,
20:58insaflı birisiyle konuştuğun zaman,
21:00bir söze başka mana vererek yaldızlı kelimeler kullanmak,
21:06aldatma yollarına başvurmak mekruhtur.
21:09Kötü bir şeydir.
21:10Yani böyle ağzını şişirerek konuşmak, süslemek.
21:14Münazara ettiği kimse doğru yolu bulmak istemeyen,
21:18ancak sadece hasmını susturmak için tuzağa düşürme gayesiyle
21:24insanlarla münakaşa etmek doğru değildir.
21:28Bu yasaklanmıştır.
21:30Yani sürekli bir münakaşa, sürekli bir tartışma ortamından daha çok
21:34biz ne yapmalıyız?
21:37İnsanlara doğru olanı, güzel olanı sürekli anlatmakla yükümlüyüz.
21:42Şimdi gelelim bu bölümde.
21:45Evrenilmesi mendup olan, öğrenilmesi güzel olan bilgilere, ilimlere gelelim.
21:52Mendup olan, güzel olan ilimlere gelince,
21:56amellerin faziletleri derecelerine göre,
21:59nafile ve sünnet olanların,
22:02işte mekruhların, farz-ı kifaye olanların,
22:05cenaze namazı gibi farz-ı ayın olanların,
22:07namaz kılmak gibi delillerini en ince noktasına kadar araştırmak nedir?
22:15Kişiye farz değildir ama menduptur, güzeldir, sevap olur.
22:20Mendup olan ilimlerden biri de tıp ilmidir.
22:24Müstanül Arif'in kitabında kişinin fert fert bedenine zarar verecek şeylerden
22:31kendini koruyacak kadar tıp ilmini öğrenmesi menduptur, sevaptır.
22:37Faydalıdır.
22:38Ama bütün derinlikleriyle kim ilgilenir?
22:42Doktorlar ilgilenir bu konuda.
22:44İhsas sahipleri onu öğrenir.
22:47Ama kişinin de kendini koruyacak kadar,
22:51soğuktan, sıcaktan, efendim, tehlikeli içeceklerden, yiyeceklerden,
22:58koruyacak kadar tıp ilmini bilmesi nedir?
23:01Müstehaptır.
23:02Yine bir başka kitapta şöyle denilmiştir.
23:06zararı gideren sebepler üç kısma ayrılır denilmiştir.
23:11Bir tanesi kat'i sebep.
23:13Yani kesin tecrübe, yakın bir müşahede ile meydana gelen sebepler.
23:20Mesela susuzluğun zararını gideren su ve açlığın zararını gideren yemek gibi.
23:27Bu herkesçe bilinen bir şeydir.
23:30Susuzluğu ne giderir?
23:31Su giderir.
23:32Açlığı ne giderir?
23:34Yiyecek giderir.
23:36Kat'i sebeplerin, yani kesin olarak kat'i sebeplerin terk edilmesi,
23:41tevekkül sayılmaz.
23:42Yani ben işte su içmeyerek Allah'a tevekkül ediyorum.
23:46Ya da ben yemek yemeyerek Allah'a tevekkül ediyorum demek,
23:50doğru bir davranış biçimi değildir.
23:53Çünkü su içmeyerek, yemek yemeyerek insan ne yapar?
23:59Kendisini ölüme terk etmiş olur ki bu haramdır.
24:03Yine kat'i sebeplerin dışında zanni sebepler var.
24:07Mesela kan aldırmak, kan akıtmak, müsil içmek,
24:13soğuk sıcakla veya sıcağı soğukla tedavi etmek.
24:17Bunlar tıpta zahiri sebeplerdir, zanni sebeplerdir ama
24:23her zaman fayda vermeyebilir.
24:25Bu sebeple bazen bazı tedaviler iyi sonuç verir,
24:29bazı tedaviler sonuç vermez.
24:32İşte bunlara zanni sebepler diyoruz.
24:34Bir de vehmi sebepler vardır ki,
24:37mesela rukiye, dua ve efsun ki bu konuyla ilgili,
24:42vehmi sebeplerle ilgili,
24:45bunlarla ilgili tevekkül etmek güzeldir.
24:48Ama bunlardan da bahsedeceğim.
24:50Şimdi orta derecede zanni sebepler,
24:54yani bir şey ihtimal dahilindeyse biraz önce söylediğim gibi,
24:57tıp alimleri katında zahiri sebeplerle tedavi olmak gibi,
25:03bu zanni sebeplere müracaat etmek,
25:07müracaat etmek tevekküle aykırı değildir.
25:10Yani ben hastayım,
25:12doktora gidiyorum,
25:15yahu keşke tevekkül etsen de gitmeseydin denilmez.
25:19Bu ne değildir?
25:20Tedaviyi aramak,
25:23doktora gitmek,
25:24tevekküle aykırı değildir.
25:27Kişinin,
25:27Müslümanın ne yapmaz?
25:29Tevekkülünü bozmaz.
25:31Yine tevekkülün aslı farzdır.
25:33Yani biz ne yaparız?
25:35Allah'tan başka bir yaratıcının,
25:38Allah'tan başka bir hükmedenin olmadığına,
25:41şifanın sadece ve sadece Allah'tan olduğuna,
25:45onun adetinin sonuçları sebeplere bağlamak,
25:50yani Cenab-ı Hak nedir?
25:51Sonuçları sebeplere bağlar.
25:53Hastalık vermişse ne yapar?
25:55Bir şifa da verir.
25:57Bu sebeple itikad ederiz,
26:00inanırız ki,
26:02her şey Allah'tandır.
26:03Şifa da Allah'tandır.
26:05Burada tevekküle zarar veren şey şudur,
26:08şifayı doktordan zannetmek,
26:12şifayı ilaçtan zannetmek,
26:14yani şifayı efendim bitkiden zannetmek,
26:19onu şifa vesilesi görmek ne yapar?
26:21İtikada zarar verdiği gibi,
26:24tevekküle de zarar verir.
26:25İster zanni,
26:27isterse vehmi sebeplerle teşebbüs etmek,
26:31yani ister zanni olsun,
26:33ister vehmi sebeplerle olsun,
26:37tedaviye teşebbüs etmek,
26:39tevekkülü bozmaz.
26:40Şayet kişi böyle itikad etmez
26:44ve şifanın ilaçtan olduğuna inanırsa,
26:47işte o zaman tevekkülü bozmuş olur.
26:50Bunu biraz önce anlatmıştım.
26:53Bir de şimdi tedaviyle ilgili,
26:55bu dağlama ve rukiye yapma,
26:59Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
27:01Efendimiz tarafından yasaklanmıştı.
27:04Bu konuyla ilgili bazı hadisleri sizlere aktaracağım.
27:09Resulullah Efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle deniyor,
27:13muhakkak ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem,
27:16rukiyeyi nehyetti, yasakladı.
27:18Yani rukiye nedir?
27:20Bunu önce anlatayım.
27:22Şudur rukiye,
27:23yani insanlara Kur'an'dan ya da insanlara bir şeyler okumak,
27:27muska yazmak suretiyle,
27:29onun iyileşmesini umut etmek.
27:32Bunu Resulullah Efendimiz yasaklamıştır.
27:35Bakın,
27:35Amr İbni Hazm ailesinin yanında,
27:37daha sonra bunun serbest kılınmasını da,
27:41bunun nasıl olması gerektiğini de anlatacağım.
27:43Amr İbni Hazm ailesinin yanında,
27:46akrepten dolayı yaptıkları bir rukiye vardı,
27:50akrep sokmasından dolayı.
27:52Bu aile akrep sokanları tedavi ediyor idi.
27:56Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme geldiler ve
28:00rukiyelerini,
28:02bu işi nasıl yaptıklarını
28:04Resulullah Efendimiz'e arz ettiler.
28:07Sonra dediler ki,
28:09ey Allah'ın Resulü,
28:10sen rukiyeyi yasaklamışın dediler.
28:14Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi,
28:18ben rukiye'de bir sakınca görmüyorum.
28:22Sizden her kim,
28:24mümin kardeşine fayda sağlamaya gücü yetiyorsa,
28:29onu yapsın.
28:30Muhtemeldir ki,
28:32burada şöyle bir sonuca çıkarıyoruz.
28:34Yasak şifayı,
28:37ilaç niyetiyle kullanılan şeylerde görmek,
28:42ve şifanın Allah'tan olduğunu unutmak,
28:47sanki bunların vazgeçilmez bir şey olduğunu zannetmek,
28:52ben dolayı Resulullah Efendimiz tarafından önce yasaklanmış,
28:57sonra serbest bırakılmıştır.
29:00Yani insanların itikadını düzeltendir Resulullah Efendimiz.
29:05İtikadları düzelsin diye önce yasaklamış.
29:08Bunların efendim yasak olduğu zaman da insanların ölmediği,
29:13yok olmadığı görülsün diye.
29:15Sonra meşru olanı, şeriata, sünnete uygun olanı,
29:19Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz serbest bırakmıştır.
29:24Bakın bu konuyla ilgili bazı uygulamaları da size anlatacağım.
29:30Mesela Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Uhud Harbi'nde,
29:34onun mübarek dişleri de kırıldı, yaralandı.
29:40Çürümüş bir kemikle,
29:42Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz yarasını tedavi etti.
29:46Yine ensardan bir adamın kolundaki bir damara bir demir parçası isabet etti.
29:56Resulullah Efendimiz ona o damarı ateşle dağlamasını emretti ve o da dağladı.
30:05Yine bakın bir başka nakilde,
30:10Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
30:14Muavze Teyn suresi, sureleriyle rukye yapardı.
30:18Yani birisi hasta olduğu zaman, çocuk ağladığı zaman,
30:22buna benzer olumsuz bir şey olduğu zaman,
30:25Peygamber Efendimiz,
30:30Muavze Teyn, yani Allah'a sığınma sureleri demektir.
30:34Bu ki sureyle ne yapardı?
30:37Rukye yapardı.
30:39Bu sebeple,
30:41bu konuda sayılamayacak kadar çok nakiller vardır.
30:46Sonra,
30:47sonuç olarak şunu söyleyeceğim ki,
30:50bil ki,
30:51dağılama tam olarak vehvi sebeplerden sayılmaz.
30:56Bilakis,
30:57bazen zanni, bazen kati sebeplerdendir.
31:00Bunun içindir ki,
31:02şerif şerif biliyorsunuz,
31:06Allah'ın kitabı der ki,
31:08hırsızlık yapanın elini kesin der.
31:11Şimdi,
31:12hırsızlık yapanın eli kesildiğinde,
31:15ölmemesi için,
31:16kesilen yerin mutlaka dağlanması gerekir.
31:20Yani tedavi edilmesi emrolunmuştur.
31:22Çünkü ölürse,
31:24o büyük günah olur,
31:25adamın canına kıymak olur ki,
31:28ceza muadil,
31:30adaletle verilendir.
31:32Yine,
31:33İmam-ı Gazzali İhya-yülü Müddin adlı kitapta şöyle demiştir,
31:38tıp ilmi farz-ı kifayedir.
31:40Yani,
31:41toplumda tıp ilmini ne yapması gerekir?
31:45Belli insanların mutlaka öğrenmesi gerekir.
31:49Kişi,
31:49farz-ı ayın ilimleri,
31:51tahsilden fırsat bulduğu zaman,
31:55farz-ı kifaye ilimleri tahsil eder.
31:57Yani önce namazı,
31:58orucu,
31:59kendisi için lazım olanı öğrenecek,
32:02Allah'a nasıl ibadet edeceğini öğrenecek,
32:05daha sonra farz-ı kifaye ilimleri tahsil edecek,
32:09onları öğrenecek.
32:10Bir kimse tıp ilmini tahsil eder de,
32:14bundan sonra başka işlerle meşgul olur ise,
32:18eğer başka doktorlar var ise,
32:21bunda serbesttir.
32:22Yani,
32:23kendi mesleğinin dışında,
32:25başka işlerle de ne yapabilir?
32:28Meşgul olabilir.
32:30Demek ki,
32:31asıl olan farz-ı ayın ilimlerdir,
32:33farz-ı kifaye olan ilimleri,
32:36birileri yaptığı zaman ne yapar?
32:38Diğerleri,
32:40onu öğrenmek mecburiyetinde değildirler.
32:43Demek ki,
32:45bugünkü dersimizde burada,
32:47ilimle ilgili konuları,
32:50size anlatmaya gayret ettim.
32:54Şöyle bir sonuç cümlesiyle bitireceğim.
32:58Talim-ül Mutallim'de,
32:59biraz önce söylemiştim,
33:01öğrenmenin metodunu bize öğreten,
33:04medreselerde pedagoji kitabı olarak okutulan,
33:07Zernuci'nin kitabında der ki,
33:09ilim öğrenmek,
33:10hani dedim ki,
33:11kadın ve erkek herkese farzdır.
33:14Ve oku emriyle başlamaktadır,
33:18Kur'an-ı Kerim.
33:19Talim-ül Mutallim'de,
33:21şöyle bir ibare,
33:22şöyle bir bölüm var,
33:24onu bütün öğrencilerime söylerdim.
33:26burada da aktaracağım,
33:28şöyle der Zernuci Talim-ül Mutallim'de,
33:31gece iyi bir binittir.
33:33Bu sebeple geceyi ihmal etmeyin.
33:36İbadet, taat, tesbihatın dışında,
33:40ilim öğrenmek de,
33:42geceye binerseniz,
33:43ufukları aşarsınız.
33:44Yani çok size önünüz açılır,
33:48yolunuz açılır,
33:49öyle şeyler keşfeder,
33:51öyle şeyler öğrenirsiniz ki,
33:53afakı aşarsınız,
33:54ufukları aşarsınız.
33:56Ama,
33:56geceyi kendinize bindirirseniz,
34:00karanlıklara düşersiniz.
34:02Bu sebeple,
34:03Allah'ın bize vermiş olduğu bütün zamanları,
34:07bütün yaşları,
34:09bütün vakitleri,
34:10öğrenmek,
34:11ilim öğrenmek ve insanlara faydalı olmak için,
34:15kendimize ve insanlığa faydalı olmak için,
34:18büyük çaba göstermekle sorumluluğumuz vardır.
34:22Bu sorumluluğu,
34:23Cenab-ı Hak yerine getirenlerden,
34:26bizi daima beşikten mezara kadar,
34:29daima öğrenenlerden eylesin.
35:14Vakıf Katılım,
35:16Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar

Önerilen