Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 16 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
00:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00Ve selamen ala Resulillah ve ala alihi ve sahbihi ecma'in.
01:06Muhterem seyirciler, bugün kalbin afetlerinin 17.si, çirkin ahlakın, kötü ahlakın 17.si olan bir başkasının başına gelen musibete sevinmek
01:21konusunu anlatacağım.
01:23Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki,
01:27Kardeşinin başına gelen felaketten dolayı sevinme, sakın sevinme.
01:33Sonra Allah Celle Celaluhu ona afiyet verip iyileştirir de seni o felakete müptela kılar.
01:42Bu sebeple düşmanın başına gelen felakete sevinmek, bilhassa o felaketi kendi kerametine, ona yaptığı bedduanın kabul olduğuna yorumlamak,
01:55gerçekten de kötülenmiş, zemmedilmiş bir davranış, kötülenmiş bir ahlaktır.
02:01Kişiye gereken, kin bağladığı kişinin başına gelen felaketin Allah Celle Celaluhu tarafından kendisine bir imtihan olarak verildiğini bilmesi,
02:17bunun kendi başına da gelmesinden korkmasıdır.
02:20O kişi için üzülmesidir.
02:23Başına gelen belaların gitmesi, ortadan kalkması için Cenab-ı Hakk'a, Müslüman kardeşi için dua etmesidir.
02:30Kaybettiği şeyden daha hayırlısının ona verilmesini, yani kendi durumunda kaybetmiş olduğu nimetlerden daha hayırlısının Cenab-ı Hak tarafından ona verilmesini
02:45Allah'tan istemesidir.
02:46Ancak o kişi zalim biriyse, ona isabet eden bela, onun zulmünü yapmaktan alakoyuyorsa,
02:57veya diğer zalimlere de bir ibret, bir ceza, bir örnek oluyorsa,
03:03onun zulmünden kurtulduğu için Müslümanların sevinmesi kötülenmiş bir davranış değildir.
03:10O güzeldir.
03:12Kin beslediği kişiyi terk etmesi, düşmanlık yapması, aynı zamanda kalbin afiyetlerinin 18.sidir.
03:21Şimdi kalbin afiyetlerinin 18.sine geleceğim.
03:25Müslümanı terk etmek, ondan uzak durmak, ona küsmek, ona düşman olmak,
03:32gerçekten kalbin afiyetlerindendir, kötü ahlaktandır.
03:37Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
03:40Bir müminin, bir müminle üç günden fazla küserek konuşmaması helal olmaz.
03:48Üç gün geçtikten sonra onunla karşılaştığında selam versin.
03:52Şayet selamına karşılık verirse, sevaba ortak olurlar.
03:57Şayet selamına karşılık vermezse, selama karşılık vermeyen günahkar olarak kalır.
04:05Diğer bir nakilde, rivayette şu fazlalık vardır.
04:09Kim mümin kardeşini üç günden fazla terk ederek ona küserse, cehenneme girer Allah korusun.
04:17Bu cehenneme girme cezası, mümin kardeşini dünyevi gayelerden dolayı terk ettiğinden,
04:25bu davranış eğer ahirette ilgili meselelerden, günah işlediğinden veya terbiye etmek maksadıyla yapılıyorsa,
04:34bu caizdir, bu olabilir.
04:36Hatta belli bir vakit, kontrollü bir şekilde, belli bir vakit tespit etmeden ona küsmek müstehaptır.
04:45Onun yapmış olduğu kötü davranışlardan, işlemiş olduğu haramdan dolayı.
04:50Nasıl gazabın tefriti ve zayıf olan kısmına korkaklık diyor isek,
04:56kalbin afetlerin on dokuzuncusu ve gerçekten de kötülenmiş olan şey nedir?
05:03Korkaklıktır.
05:04Kişiyi hanım ve akrabalarını kıskanmamaya, ayrıca aşağılanmaya, zillete, haksız olarak yapılan zulme, razı olmaya,
05:16kötülükleri görünce sessiz kalmaya sebep olur ki,
05:20şimdi de işte bu girişten sonra kalbin afetlerinin on dokuzuncusu olan korkaklıktan bahsedeceğim.
05:29Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki,
05:32Ey iman edenler, kafirlerden yakınınızda olanlara karşı savaşın ve onlar savaş anında sizde bir sertlik, bir cesaret bulsunlar.
05:44Bilin ki Allah sakınanlarla, takva sahipleriyle beraberdir.
05:49Yine bakın Allah'ın dinini tatbik etmek hususunda onlara karşı yani yakınlarınız ya da buna benzer o günahı işleyenlere karşı
06:01sizi acıma duygusu kaplamasın.
06:04Nur suresi ayet 2.
06:06Yine bakın bir başka ayet-i kerimede,
06:09Peygamberin beraberindeki müminler kafirlere karşı çok şiddetli.
06:15Muhammedur Resulullah vellezine ma'ahu
06:18Yani peygamberlerle beraber olanlar kafirlere karşı çok çetin, çok şiddetli.
06:25Birbirlerine karşı ise çok merhametlidirler.
06:28Çok merhametli olmak, birbirine karşı çok merhametli olmak insanı çok cesaretli kılar, kahraman kılar.
06:36Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
06:38Benim ümmetimin en hayırlısı keskin olanlardır.
06:42Yani kafirlere karşı bilenmiş olanlardır.
06:46Korkak kimsenin yapması gereken kendini korktuğu ve kaçtığı şeylerle karşılaşmaya hazır olması, hazırlamasıdır.
06:56Kendindeki korkaklık duygusunun yerini şecaat duygusuna terk edinceye kadar korkaklığın zararlarını, şecaatin, cesaretin faydalarını kendi kendine anlatması, nefsini ikna etmesidir.
07:16Bunu defalarca hatırlatmak, hatırlamak ve tekrarlamak suretiyle insan kendindeki korkaklığı tedavi edebilir.
07:26Gazabın ifratı, aşırı ve süratli ve şiddetli olanı nedir?
07:33Tehevvürdür.
07:33Yani öfke patlaması, kızgınlıktır.
07:36Bu da kalbin afetlerinin yirmi, yirmincisidir.
07:41Şimdi sizlere tehevvürden, öfkeden bahsedeceğim.
07:47Tehevvür, hiddet ve sertliği doğurur.
07:51Zıt anlamlısı ise hilimdir.
07:53Hilim, hilim gazabı harekete geçiren durumlar karşısında ağırbaşlı olmak, sükunet içerisinde davranmak, kuvvetli bir sebep olmadıkça sakin olmak, heyecan esnasında
08:11efendim zahmetsiz bir şekilde öfkeyi, tehevvürü yenmek.
08:16Hilim, yumuşaklık doğurur.
08:21Hilim, rıfk, şefkat doğurur.
08:24Tehevvür, yani şiddetle öfkelenmek, bunun zararı çok büyüktür.
08:31Tedavisi zor bir hastalıktır.
08:33Onun için tehevvürü tedavi etmek için büyük bir mücadele, büyük bir mücahede gerekir.
08:41Kolları sıvayıp uğraşmak gereklidir.
08:45Tehevvürün ilacı şu dört şeydir.
08:48Bir tanesi ilim.
08:51Bir tanesi bildiğiyle amel etmek.
08:54İbadet de buna dahil tabii ki ibadet.
08:57Bir tanesi öfkelenmenin sebeplerini gidermek.
09:04Diğer bir tanesi de tehevvürün zıttını, yani hilmi elde etmek, hilim elde etmek için gayret etmek, çaba göstermek.
09:14O halde tehevvürün öfke patlamasının daima öfkelü olmanın ilmi, ilacı, gazaplanmanın,
09:24efendim ikinci makamı olan bu gazaplanmadan önce,
09:30heyecan esnasında şayet gerçekten çok şiddetli değilse,
09:36gazaplanmanın zararlarını, öfkeyi yutmanın faydalarını hatırlamak ve başkası tarafından hatırlatmakla elde edilir.
09:47Şunu söyleyeceğim burada,
09:49yani Cenab-ı Hak müminleri tarif ederken,
09:53Onlar öfkelerini yutkunurlar, hiç dışarıya sızdırmayan kova gibi tarif ediyor Rabbimiz müminleri.
10:02Bu sebeple öfkeyi kontrol etmek imanın alametidir.
10:07Tehevvürün afetlerini de şu şekilde açıklamalıyız.
10:12Birincisi, devamlı öfkeli olan insanın imanı bozulur.
10:18Tehevvür, öfke, efendim her ibadetin başı olan imanı ifsad eder, bozar.
10:27Bakın, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadis-i şerifte buyuruyor ki,
10:33sabır otu, balığı nasıl bozarsa,
10:38tehevvür, gazap, öfke de imanı bozar diyor.
10:41Hadis-i şerifte kastedilen gazap, öfke,
10:44yani gerekli olmayan, her yerde, gerekli gereksiz,
10:50efendim şiddetli bir şekilde gösterilen öfkedir.
10:54İşte gazabın bu şekline ne denir?
10:57Tehevvür denir.
10:59Tehevvürün sürekli kızmanın, öfkenin, imanı ifsad etmesi ise,
11:06çoğu zaman öfkenin şiddetinden dolayı insandan küfür gerektiren sözler çıkabilir.
11:14Çünkü o halde insan ne söylediğini bilmez,
11:17bundan dolayı öfke patlaması, öfke nedir?
11:22Kontrol edilmesi gereken çok önemli bir husustur.
11:25Yine Allah-u Teala'nın öfkeli kimsenin,
11:29Allah'ın cezasını görmekten korkması gerekir.
11:34Muhakkak ki Allah-u Teala'nın senin üzerindeki kudreti,
11:38senin gazap ettiğin insan üzerindeki kudretinden daha büyüktür.
11:43Şayet sen haksız olarak ona öfkeleniyorsan,
11:48bu öfkeni onun üzerinde gerçekleştirecek olursan,
11:52Allah-u Teala kıyamet günü gazabını senin üzerinde gerçekleştirir.
11:57Bundan asla emin olamazsın.
12:00Yine üçüncüsü de şudur,
12:01öfkeli insan, gazaplı insan daima kızarak insanlar arasında düşmanlığı yaygınlaştırır.
12:11Bu sebeple gazaplanmanın, öfkelenmenin, afetlerinin üçüncüsü de,
12:17gazap ettiğin kişiyle senin aranda düşmanlığın meydana gelmesidir.
12:23O zaman gazaplandığın kimse de menfaatlerine zarar vererek sana karşılık vermeye çalışır.
12:32Başına gelen musibetlere sevinir.
12:35Senin dünya ve ahirette ilgili işlerini, amellerini bozar.
12:39Böylece sen de ilim ve amelle uğraşmaya zaman bulamazsın.
12:43Onun için bir de gazaplanan, öfkelenen insanın görüntüsü çirkinleşir.
12:50Yakışıklılığı kaybolur.
12:52Öfkelenme esnasında hakikaten insanın görüntüsü çirkinleşir.
12:59Sanki kuduz kelplere benzer ki,
13:03Bu da insanın bir bakıma vahşi, yani öfkelenmek,
13:08insanı vahşi, saldırgan hayvanlara benzetir.
13:14Onun için öfkelenmekten uzak durmak gerekir.
13:17Öfke, insanı, tehevvür, insanı insanlıktan çıkarıp,
13:23vahşi hayvanlara benzeten kötü bir ahlak olunca,
13:27o halde bu öfkenin yenilmesi lazım, ortadan kaldırılması lazım.
13:33Öfkeyi yenmenin faydaları ise şu yedi şeydir.
13:38Bir tanesi, kendisi için cennetin hazırlanması.
13:43Yani Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki şu ayet-i kerimede,
13:48Rabbinizin mağfiretine mazhar olmak ve takva sahipleri için hazırlanmış olan,
13:54gökler ve yer kadar geniş olan cennete girmek için yarışın.
13:58Onlar, o cennete girecek olan kimseler,
14:02bollukta da, darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler.
14:08İnsanları affederler, Allah işini güzel yapanları sever.
14:12Demek ki öfkeyi yenmek, cenneti kazanmak demek.
14:17Yine öfkeyi yenmek, cennet nimetlerinde tercih hakkına sahip olmak demektir.
14:24Kendisine, öfkesini yenen kimse için kendisine cennet hurileri arasında tercih yapma hakkı tanınacaktır.
14:35Yenen kimseye.
14:36Bakın, Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor.
14:40Kim, öfkelendiği zaman karşılık vermeye gücü yettiği halde öfkesini yutarsa,
14:47Allah Celle Celaluhu kıyamet günü onu bütün mahlukatın önünde davet eder
14:54ve dilediği huriyi tercih etmesi için onu serbest bırakır.
14:59Üçüncüsü ise, Allah Celle Celaluhu'nun öfkesini yenen kimseden Allah'ın azabı uzaklaşır.
15:08Bakın, Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor.
15:12Kim öfkesini kendinden uzaklaştırırsa, Allah Celle Celaluhu ondan azabı uzaklaştırır.
15:23Yine, öfkesini yenen kimsenin sevabı çok büyük olur.
15:29Bakın, Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
15:32Allah Celle Celaluhu katında yutulan hiçbir yudum,
15:38kulun Allah-u Teala'nın rızası için öfkesini yutmasından daha büyük sevaba layık değildir.
15:47Gerçekten kulun öfkesini yutmaktan daha büyük bir sevaba layık değildir.
15:53Yine bakın, öfkesini yutan kimseyi, Allah belalardan onu muhafaza eder.
16:00Yine, öfkesini yutan kimsenin üzerine Allah'ın rahmeti iner.
16:07Yine, öfkesini yutan, yutkunan kimse, öfkesine gem vuran, mani olan kimseyi Allah sever.
16:15Bakın, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki,
16:20Üç şey, üç özellik vardır ki,
16:23Her kimde bulunursa, Allah onu kendi himayesinde barındırır,
16:28rahmetiyle onu bürür, örter ve onlar Allah'ın sevgisine nail olurlar.
16:36Allah onu sevgisine nail olan kimselerin zümresine katar.
16:42Kendisine bir şey verildiğinde şükreden kimse, bir tanesi bu.
16:49Demek ki nimet karşılığında şükretmek.
16:54İkincisi, karşılık vermeye gücü yettiği halde affetmek.
16:59Üçüncüsü, öfkelendiğinde sakinleşip yumuşak hareket edeni ne yapar?
17:05Allah hakikaten merhamet eder, şefkat eder.
17:08İşte bu faydalar sadece öfkeyle yutmakla, öfkeyi yutmakla ilgilidir.
17:14Bunun yanı sıra, bir de affedecek olursa,
17:18o zaman elde edilecek fayda, elde edilecek sevap, elde edilecek cennetteki makam daha büyüktür.
17:25Çünkü sen acziyetin ve ihtiyacınla beraber affediyorsan,
17:31Allah-u Teala kudretinin her şeye yetmesi, cezalandırmaya da ihtiyaç duymadığından affetmeye,
17:39yani kul affediyorsa bütün acziyetiyle yüce olan, ekber olan Allah affetmeye daha layıktır.
17:47Allah-u Teala'nın şu ayet-i kerimesi de, bu biraz önce söylediğimiz hususa delalet eder.
17:56İçinizden yardımsever ve zengin olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere artık bir şey vermeyeceğiz diye yemin etmesinler.
18:08Onları affetsinler, bağışlasınlar, hoş görsünler.
18:13Allah'ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz?
18:17Allah çokça bağışlayan, çok esirgeyendir buyuruyor Rabbimiz.
18:22O halde öfkeyi yenmenin ilacı, günlük hayatta tekrar edilerek ameli ilaç diyoruz biz buna, ilacı nedir?
18:34Bu dört tanedir insan öfkelendiği zaman, öncelikle abdest almak, öfkeyi yenme sebebidir.
18:43Resulullah Efendimiz buyuruyor ki, gazap, öfkelenmek şeytandandır.
18:49Şeytan da ateşten yaratılmıştır.
18:52Ateş ise su ile söndürülür.
18:56O halde sizden biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın.
19:01İkincisi, ayakta ise iken oturmak öfkeyi giderir.
19:08Oturmuş ise insanın uzanması öfkesini giderir.
19:13Bir de öfkelenen insan, istiaze yani Allah'a sığınmalı, öfkesinden Cenab-ı Hakk'a sığınmalı.
19:20Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzurunda sahabi diyor ki,
19:26bulunduğumuz bir sırada, orada bulunanlardan iki kişi birbirlerine hakaret etmeye başladılar.
19:33Birisinin yüzü kıpkırmızı olmuş bir haldeyken öfkeyle diğerine hakaret ediyor, kötü söz söylüyordu.
19:42Bunun üzerine Resulullah Efendimiz dedi ki,
19:45muhakkak ki ben öyle bir kelime, öyle bir söz biliyorum ki,
19:50öfkelenen kişi söylemiş olsa, kendinde hissettiği öfke gider.
19:56Şayet öfkelenen kişi,
20:03taşlanmış, lanetlenmiş şeytanın şerrinden Allah'a sığınıyorum der ise,
20:08öfkesi gider buyurdu.
20:10Yine öfkenin gitmesi için şu şekilde dua etmek de güzeldir.
20:17Hazreti Ayşe radıyallahu anhâ validemizden şöyle rivayet edilmiştir,
20:23şöyle nakledilmiştir.
20:25Ben öfkeli bulunduğum sırada,
20:28Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bizim yanımıza girdi de,
20:32şöyle burnumun ucundan tutarak övdü.
20:37Sonra dedi ki,
20:39Ey Ayşe şöyle de,
20:41Ya Rabbi günahları mahvet,
20:44Ya Rabbi kalbimdeki öfkeyi gider
20:47ve beni şeytanın şerrinden koru Ya Rabbi diye bu şekilde dua öğretti.
20:53Demek ki bu duayı tekrar etmek,
20:55bu duayı öğrenmek de,
20:58insanın öfkesini gidermesinin güzel sebeplerinden bir tanesidir.
21:03Gazabı söküp atacak ilaç ise şudur,
21:07gazabı söküp atabilmek,
21:10onun sebeplerini ortadan kaldırmakla mümkün olur.
21:14Gazabın sebebi, öfkelenmenin sebebi nedir?
21:18İnsanın şöhrete düşkün olması,
21:20Allah şöhrete düşkünlükten korusun,
21:23mevki ve makam hırsı,
21:26kibirlenmesi ve öfkelenmenin sebebi ucu.
21:32Yani kendini çok beğenmesi,
21:34kendi görüşlerini çok beğenmesi,
21:36bu sebeple kendi görüşlerini kabul ettirmek için öfkelenmesi ki,
21:40bunlardan uzak durmak gerekir.
21:42Şu hususlar da öfkenin sebepleri arasında zikredilir.
21:48Mizah, yani devamlı şakalaşma,
21:52insanın da öyle bir yere gelir ki,
21:54öfkeye sebep olur.
21:57İnsan işlerini ciddiyetsiz yapar,
22:01bu da başkasının karşısında ciddiyetsiz davranması sebebiyle,
22:06öfkelenmesine sebep olur.
22:08Eğer birisiyle alay ederseniz,
22:11ya da kendinize alay edilmesine fırsat verirseniz,
22:16bu da öfkeye sebep olur.
22:19Ya da birisini ayıplarsanız,
22:21onun öfkelenmesine sebep olursunuz.
22:24Ya da insanların ayıplarını araştırıp durursanız,
22:29insanların öfkesine sebep olursunuz.
22:32Öfkenin artmasına,
22:34öfkenin yaygınlaşmasına sebep olursunuz.
22:37Yine, zıtlaşma, çekişme,
22:40devamlı münakaşa da öfke sebebidir.
22:44Yalan, kıybet, söz taşıma,
22:48küfretme gibi kötü sözler söyleme,
22:51bunlar hem zulümdür hem de öfke sebebidir.
22:55Dövme, malı kasbetme,
22:58hakkı vermeme,
23:00adamın hakkını vermezsen,
23:02adam ne yapar?
23:03Hem zulmetmiş olursun,
23:05hem o adamın öfkelenmesine sebep olursun.
23:09Kızgınlar topluluğundan oluşan bir topluluk,
23:12bir millet oluşturursun.
23:14Bu şeyler, bu özellikler,
23:17insanların çoğunda öfkelenme sonucu doğurur.
23:21O halde fert olarak,
23:23insan olarak bize gerekli olan bunları yapmaktan sakınmaktır.
23:30Yine başkası, yukarıda zikrettiğimiz bu şeyleri sana yapacak olursa,
23:35yapman gereken şey,
23:37sabırlı davranmak.
23:38Yapman gereken şey,
23:40affetmek.
23:41Buna gücün yetmezse,
23:43yapman gereken şey,
23:45sabretmek,
23:45öfkeni yutkunmak.
23:47Yani dini mübini İslam'a,
23:49şeriata uygun bir şekilde,
23:51Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin şeriatına uygun bir şekilde,
23:56onu başından savmak,
23:58men etmek.
23:59Sebep şayet,
24:01sabretmeye ve öfkeni yutmaya gücün yetmez ise şayet,
24:05öfkelenmeye sebep olan şeyler,
24:08meydana geleceğini zannettiğin yerlerde oturmamak,
24:12orayı terk etmek.
24:14Ansızın bu gibi yerlere düşecek olursan,
24:18aslandan kaçar gibi o meclislerden uzak durmak,
24:22bizi günahtan,
24:24bizi kötü ahlaktan,
24:25bizi olur olmaz öfke patlamalarından korur.
24:30Cahillerin yanında,
24:32gazabı, öfkeyi en çok doğuran sebeplerden biri de,
24:36bunu da çok dikkat etmemiz, düzeltmemiz lazım.
24:39İnsanlar öfkelenmeyi cesaret zannediyorlar.
24:44Ya da erkeklik zannediyorlar.
24:46Ya da izzeti nefislerine yardım etme zannediyorlar.
24:50Kıskanma ve koruma duygusu diye isimlendiriyorlar.
24:55Böylece nefis buna meylediyor ve öfkelenmeyi güzel görmeye başlıyor insanlar.
25:02Ama bu doğru değildir.
25:04Öfkelenme sebeplerinden biri de bilhassa öfkeli sert bir şekilde
25:10ve Allah Celle Celaluhu ve Resulü'ne sallallahu aleyhi ve selleme izafe etmeksizin
25:16yani bir topluluk içinde iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamaktır.
25:22Yani adam iyiliği emrediyor, kötülüğü yasaklıyor ama
25:24çok öfkeleniyor.
25:26Vaizlerde falan da bu görünüyor.
25:29Bu sebeple iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak
25:34hakikaten rıfkla, merhametle, şefkatle yapılacak bir şeydir.
25:40İnsan bazen Allah için, gayretullah'a dokunduğu için öfkelenebilir ama
25:45o başka bir şey Allah ve Resulü'nden değil de kendiliğinden konuşan kimse
25:52kendisine nasihat etmek değil de ayıplayıp kötülemek istediği kimseye
26:03bilgisizliğinden dolayı kişinin böyle kızması, bağırması öfkedir ki
26:09bundan uzak durmak gerekir.
26:11Bu öfkenin ilacı yumşak ve şefkatli konuşmak.
26:17Konuştuğu sözleri Allah Celle Celaluhu ve Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme
26:22dayandırmak mümkünse, nasihatı mümkünse böyle yumşak sesle
26:30hatta bir adama nasihat edeceksek, bir adamın hatasını söyleyeceksek
26:35herkesin içinde değil, onu yalnızken yapmak.
26:41Dini hükümleri de mümkünse bilmediği, yanlış yaptığı hükümleri de
26:47herkesin içinde değil, ona yalnızken öğretmek.
26:52Kişi din hükümlerini bildiği halde nasihatını öfkelenerek yapıyorsa
27:00bunun sebebi yarıya'dır, çok öfkelenmenin sebebi ya kibirdir ya da ucuptur.
27:08Yani kendini çok beğenen insan çok öfkelenir ki Allah bizi bundan uzak eylesin.
27:14Başka bir öfkelenme sebebi ise dünya sevgisi ve dünya malına karşı hırs göstermektir.
27:21Şayet kişinin öfkelenmesi sadece sözünün reddedilmesi ve isteğinin verilmemesinden dolayı ise
27:30bu kibirden veya kendini beğenmişliktendir.
27:34Öfkelenmenin sebeplerinden birisi de
27:37önemli bir uğraşlıkla, bir işle uğraşan veya üzüntülü, kederli bir halde bulunan kimseye
27:45ihtiyacını arz etmek için konuşmaktır.
27:48Yani bir de ne zaman konuşacağını insanın bilmesi, ne zaman isteyeceğini insanın bilmesi gerekir.
27:56Bazen insanları akıl doksanı olanlar veya hayvanlardan rahatsız edenler gibi
28:06insanı bunlar da ya da çocuğun çok ağlaması gibi şeyler de insanı öfkelendiren sebeplerdendir.
28:17Bunlarla öfkelenmemek, sabırlı davranmak ahlak-ı hamide dediğimiz güzel özelliktir.
28:24Bunlara sabretmek gerekir.
28:26Bunlardan dolayı kişi öfkelenir ve bazen kötü sözler söyler.
28:30Hatta lanet eder, hatta hiç insana yakışmayan şekilde çocukları, küçükleri, hayvanları döver ki
28:39bu merhamete, bu rıfk ve hilme ve yumuşatlığa manidir, engeldir.
28:46İnsan için kötü bir ahlaktır.
28:48Öfkeyi yenmek için hilim sahibi olmak demiştim.
28:54Hilim, öfkeyi yutmaktan daha üstün bir şeydir.
28:57Zira öfkeyi yutmak gazap heyecanından sonra olur, kızdıktan sonra olur ve mücadeleye ihtiyaç duyar.
29:07Hilim ise hiç gazaplanmamak, hiç kızmamak.
29:13Yani güzel olan budur.
29:15Hilim, aklın kemale ulaşması, olgunlaşması demektir.
29:20Öfke duygusunun tamamen kırılıp, akla teslim olması demektir.
29:28Hilim'de üç maksat vardır.
29:30Hilmin faydalarını size sayacağım.
29:33Hilmin, yani yumuşak olmanın, rıfk sahibi olmanın faydası dört tanedir.
29:39Birincisi, Allah Celle Celaluhu'nun sevgisini kazanmaya vesile olur ki,
29:46Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur.
29:50Öfkelenip de hilim, yani yumuşaklık gösterene Allah Celle Celaluhu'nun muhabbeti vacip olur.
29:58Yine bakın, Hazreti Fatıma radıyallahu anhâ validemizden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur.
30:06Muhakkak ki Allah Celle Celaluhu terbiyeli, hilim sahibi ve haramdan sakınmayı sever.
30:15Utanmayan, kötü söz konuşan, ısrarla bir şey isteyen kimseye de Allah buğz eder.
30:23Bu sebeple hilim sahibi olmak, hayra sahip olmaktır, berekete sahip olmaktır.
30:30Mesela bir hanenin, bir hanenin halkı hilimden, yumuşaklıktan, rıfktan mahrum ise o bütün zenginliklerden, bütün hayırdan mahrum olmuş olur.
30:44Yani bir topluluk içerisinde hilim, yumuşaklık, rıfk yok ise orada refah, orada zenginliğin hiçbir faydası olmaz.
30:54İnsanlar mutsuz olurlar, insanlar sıkıntı içerisinde olurlar.
31:00Allah bizi hilim sahibi, berhametli, rıfk sahibi kimselerden eylesin.
31:06Hilim sahibi olmak insan için, Müslüman için üstün bir vasıftır.
31:11Zira Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz tarafından müminlerde bulunması istenen bir ziynet, bir süstür.
31:21Bakın Resulullah Efendimiz dualarından birinde şöyle diyor,
31:26Ya Rabbi beni ilimle zenginleştir, hilim yani yumuşaklık, rıfk ile ziynetlendir, süsle, takva ile bana ikramda bulun, afiyet ve sağlık
31:39ile beni güzelleştir Ya Rabbi diyor.
31:42Bu duayı her zaman tekrar edelim inşallah.
31:44Kişinin ilme yakın oluşu, hilme yani ilme yakın olan kişi ahlaka da yakın olur.
31:55Dolayısıyla ilme yakın olanın hilme yumuşaklığa yakın olması da emredilmiştir.
32:01Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki,
32:06İlim talep ediniz, ilimle beraber sekinet, ağırbaşlılık, vakar ve hilim de talep ediniz.
32:15İlim öğrettiğiniz kişilere ve kendilerinden ilim öğrendiğiniz kişilere karşı yumuşak davranınız.
32:22Haddi aşan kibirli alimlerden olmayınız, sonra cehaletiniz hilminize, rıfkınıza galip gelir buyuruyor.
32:34Gerçekten çok dikkatle örnek almamız gereken medeniyetimizin temellerinden bir tanesini burada görüyoruz.
32:41Şereflerin yükselmesi, şereflenme yani sebebi, hilim insanın şerefini yükseltir, manevi dünyasının makamını yükselten bir şereftir.
32:58Bakın Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki,
33:03Allah celle celaluhu onunla, rıfkla, hilimle, yumuşaklıkla kulunun, kullarının manevi dünyasını şereflendirdiği ve derecelerini yükselttiği şeyi size haber vereyim mi
33:17diye sordu.
33:19Ashabı da dediler ki, Allah'ın Resulü tabii ki bize haber ver dediler.
33:23Resulullah şöyle dedi, sana karşı cahilce davrananlara sabret, sana haksızlık yapanı affet.
33:32İşte bu ne yapar? İnsanı yükseltir.
33:35İhtiyaç duyduğu şeyi sana vermeyene ver.
33:39Seninle irtibatını kesenle irtibat kur.
33:43Demek ki bu gerçekten insanı manevi makamlarda yüceltir, yükseltir ve şerefli kılar.
33:51Hilmin faydalarının neticesi, hilmin sonuçlarından yumuşaklık ve şefkati kastediyoruz tabii ki.
33:59Bunlar da beş tanedir.
34:01Hilm sahibine cehennemin haram olması.
34:06Efendim Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki,
34:11ateşe haram kılınan kimseyi veya ateşin kendisine haram kıldığı kimseyi size haber vereyim mi?
34:18Yani akrabalarına yumuşak davranan herkes bereketli ve diğeri.
34:25Hilm sahibi olan kimse bereketli ve uğurlu olur.
34:29Bakın Resulullah Efendimiz dedi ki,
34:31Rıfk yani şefkatli ve yumuşak davranmak berekettir.
34:36Efendim sertlik, ahmaklık, cehalettir, uğursuzluktur, bereketsizliktir dedi.
34:44Hilm şöyledir, hayırdan, zenginlikten mahrum olmamaktır.
34:52Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu,
34:54Rıfktan mahrum olan hayrın tamamından mahrum olmuştur.
34:59Yine hilm sahibi insan için bir ziynettir, Müslüman için bir ziynettir.
35:05Allah yumuşak davrananları, hilm sahiplerini sever.
35:11Bakın Resulullah Efendimiz diyor ki,
35:13Rıfk, yumuşak, müsamahakar davranmak,
35:18bulunduğu her şeyi süsler,
35:21nerede olmaz ise mutlaka orayı çirkinleştirir.
35:25Ya da muhakkak ki Allah-u Teala rıfkı sever,
35:29kabalık ve katılık gibi şeylere vermediği mükafatı rıfka verir.
35:35Demek ki yumuşak olmak, hilm sahibi olmak,
35:41müsamahalı davranmak,
35:43Allah'ın sevgisini elde etmenin en önemli yoludur.
35:49Allah bizi rıfk sahibi, merhametli kimselerden eylesin.
35:56Ve bunu tamamen hilmi, yumuşaklığı, rıfkı,
36:00bir davranış biçimi, bir ahlak olarak kendimize, nefsimize
36:05alışkanlık haline getirenlerden,
36:08tam olarak yerleştirenlerden eylesin efendim.
36:11Allah'ın selamı, rahmeti üzerinize olsun.
36:57Vakıf katılın, Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar

Önerilen