- 10 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.
Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.
Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,
İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.
İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.
Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.
Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.
Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,
İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.
İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.
Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
00:51İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00Ve selamen ala rasulillah ve ala alihi ve sahbihi ecma'in.
01:05Muhterem seyirciler, bugün kalbin afetlerinin kötü ahlakın, zemmedilmiş, kötülenmiş ahlakın 47.si olan gılgıyş yani kin ve nefret, kin ve
01:21hileden bahsedeceğim.
01:23Gizli kin, düşmanlık, kötü niyet manasına gelen gılgıyş net bir şekilde hayrı istememek.
01:33Şöyle ki, başlangıçta istemese de ve böyle olmasını kastetmese de, başkasına bir zararın gelmesinden sakınmamak,
01:46kendisine ait ayıplı bir malı elden çıkarmak isteyip de, malın ayıbını gizleyen ve bu şekilde satan kimse gibi.
01:56Bu, hasetten başka bir şeydir.
02:01Haset gibi haramdır.
02:03Bakın, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki,
02:07Bizi aldatan bizden değildir.
02:11Leysa minne men ghaşşena.
02:13Bu hadis-i şerifi, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
02:17bir kıda maddesinin yanından geçerken, elini onun içine daldırdığında,
02:24eline değen ıslaklıktan dolayı mal sahibine söylemiştir.
02:29Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
02:31Ey bu yiyeceğin sahibi, bu ıslaklık nedir diye sordu.
02:38Adam da dedi ki, yağmur isabet etti ey Allah'ın Rasulü dedi.
02:43Bunun üzerine Peygamberimiz, ıslaklığı yiyeceğin üst tarafına getirsen de,
02:48insanlar görseydi ya buyurdu.
02:51Her satıcının malının ayıplarını açığa çıkarması veya ayıbı gizliyse bunu haber vermesi vaciptir.
02:59Aynen bunun gibi bir şey satmak, kiraya vermek, başkasına nikahlamak ve benzeri durumlarda bunun gibidir.
03:09Yani bir ayıp varsa, bir kusur varsa bunu satan kimsenin, satılan, kiralanan ve nikahlanan kimsenin de ayıbını biliyorsa,
03:22o nikahlayan kimse ayıbını biliyorsa ne yapması gerekir?
03:26Haber vermesi vaciptir.
03:28Aldatmanın kısımlarından biri de, açık veya kinaye yollu aldatmadır.
03:35Yani malı fahiş bir fiyatla satmaktır.
03:38Mesela alıcının malı, asıl değeriyle veya daha düşük bir değerle satın aldığını sanacak şekilde,
03:47malın fiyatını da yalan söylemektir.
03:49İşte ben gelişine veriyorum, zararına veriyorum gibi.
03:52Müşteri muhayyer oluncaya kadar bu haram olan bir aldatmadır.
03:59Şayet bunda açık veya kinaye yollu bir aldatma yoksa, böyle demek haram değildir.
04:07Yine hile ve aldatmaya gelince, bir başkasına bilmediği bir yerden zarar vermeyi istemektir.
04:15Aldatmaktır ve buna benzer şeylerden tamamıyla kurtulmak isteyen kimsenin,
04:20şu hadis-i şerifle amel etmesi, bu hadis-i şerifi kulağına küpe olarak kulağında bulundurması gerekir.
04:28Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
04:31Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki,
04:35kul kendisi için istediğini mümin kardeşi içinde istemedikçe iman etmiş olmaz.
04:43Demek ki biz kendimiz için bir iyilik istiyorsak,
04:48Müslüman kardeşimiz içinde o iyiliği, kendimiz için bir kötülüğü istemiyor isek,
04:54Müslüman kardeşimiz içinde o kötülüğü istememek durumundayız.
04:58İyiliği istemek, kötülüğü istememek durumundayız.
05:02Şimdi de kalbin afiyetlerinden 48.sine geliyoruz ki,
05:07bu fit nedir?
05:09İnsanları ızdıraba, kaosa, ihtilafa, belalara ve musibetlere düşürmektir ki,
05:16bunları şu şekilde sıralayabiliriz.
05:20İnsanları kandırıp, başkaldırmaya ve sultana, yöneticiye, idareciye karşı gelmeye sevk etmek.
05:30Yine mesela imamın namazı gereğinden fazla uzatması,
05:37cemaat içerisinde bir fitne sebebidir.
05:41Yine ne demek istediği anlaşılmayacak şekilde konuşarak,
05:45böyle lügat parçalayarak insanların değişik manalar çıkarmak suretiyle yanlış yollara girmesine sebep olmak fitnedir.
05:57Bunun içindir ki bir hadis-i şerifte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur,
06:03insanlara akılları derecesinde, aklı derecesinde,
06:07kellimu, aklı derecesinde ne yapınız?
06:11İnsanlara konuşunuz.
06:13Bu sebeple insanları konuşmanızla, yanlışı konuşmalarınızla yanlışa, kötülüğe sevk etmeyiniz.
06:20Yine terk edilen veya zayıf olan bir görüşü, özellikle bu zamanımızda da çok yapılmaktadır.
06:28Metruk terk edilmiş veya zayıf olan bir görüşü,
06:31insanlara hatırlatır,
06:33o zayıf olan ve metruk olan terk edilmiş görüşte fetva verir,
06:37veya insanların bilmediğini, bildiği hususları,
06:41hususları onlara bilginçlik yapmak için onlara söyler,
06:47çok insanlara lazım olmayan hususları.
06:51Halk da onun bu sözleri sebebiyle hakkı inkar eder veya bu sebeple bir ibadeti terk eder.
07:00Yine mesela yaşlı kadınlara ve sözü söyleyenin kendisi,
07:06onların bunu yapmaya güç yetiremeyeceklerini söyler de,
07:10bundan dolayı mesela insanlar ne yaparlar?
07:14Namazı bile terk ederler.
07:16O halde vaizlerin, müftülerin,
07:21insanlara söz söyleyenlerin, insanların hallerini kabul ve red,
07:25çalışma, tembellik ve benzeri konulardaki adetlerini iyi bilmeleri,
07:31böylece onlara en uygun, en faydalı olan şeyleri söylemeleri gerekir ki,
07:37sözleri insanlar için fitne olmasın.
07:40Onları sıkıntıya sokmasın.
07:43Cihat olan iyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamak da böyledir.
07:48Çünkü bazen iyiliği emretmek ve kötülüğü yasaklamak,
07:52kötülüğün daha da artmasına sebep olmakta.
07:55Veya başkasına bir zararın dokunmasına sebep olur.
07:59Böylece iyiliği emredip kötülüğü yasaklayanın kendisi günaha girmiş olur.
08:05Fitnenin afetleri konusunda ise Allah-u Teala'nın şu ayet-i kerimesi çok önemli ve yeterlidir.
08:17Fitne, adam öldürmekten daha şiddetlidir.
08:21Yani fitne, adam öldürmekten zararı daha fazladır.
08:25Çünkü kaos çıkarır, insanlar birbirlerinin malına, canına zarar verirler.
08:31Fitne haramdır.
08:33Çünkü fitne, yeryüzünde fesat çıkarmak,
08:36Müslümanlara zarar vermek,
08:39dinde şüpheye ve sapıklığa düşürmektir.
08:41Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki,
08:45Bakın şüphesiz mümin erkeklere ve mümin kadınlara fitne yoluyla işkence edip,
08:52sonra tövbe de etmeyenlere cehennem azabı ve orada cehennem azabında yanma vardır buyuruyor.
09:01Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur,
09:06Fitne uykudadır, onu uyandırana Allah lanet etsin.
09:10Bu hale düşmekten Allah korusun.
09:13Yine İbni Kayyim demiştir ki,
09:16Fitne, şüpheler fitnesi bir.
09:20Şehvetler, yani günah olan arzuları arttırma,
09:26zinayı arttırma, kumarı arttırma fitnesi olmak üzere iki kısımdır.
09:32Bazen kulda bu ikisi bir arada bulunur.
09:36Yine şunu söylemiştik,
09:38İmamın namazı sünnet miktarından daha fazla uzatması da fitneye sebep olur.
09:46Pekala, o halde namazda kıraatin sünnet olan miktarı nedir?
09:51Mesela sabah namazında iki rekatta da Fatiha'dan sonra kırk ayet kadardır.
10:02Öğlen namazında da kırk ayet kadardır.
10:06Bir rivayet, diğer bir rivayette otuz ayet kadardır.
10:11İkindi ve yatsı namazında Fatiha'dan sonra kıraatin miktarı yirmi ayet kadardır.
10:18Cemaatin rızası olmadan bu miktardan daha fazlasını okumak fitnedir, caiz değildir.
10:25Cemaatin rızası varsa dilediği kadar okuyabilir.
10:30Aynen bunun gibi.
10:31Cemaatin rızası olsa bile bu miktardan daha fazla okumak çok doğru olmaz.
10:36Zira bu sünneti de terk etmek olur.
10:41Tembelliğinden dolayı bir sünnetin miktarını terk etmek caiz değildir.
10:47Yani cemaatin rızası da olsa çok az okumak doğru değildir.
10:51Ancak daha sonra gelen alimler, son asırda gelen alimler namazı kolaylaştırmak için şöyle bir ölçü getirmişlerdir.
11:02Tıvalı Mufassal olan sureleri okumayı güzel görmüşlerdir.
11:07Bu sureler de Tıvalı Mufassal sureler Hücrat suresinden Abese suresine veya Buruç suresine kadar olandır.
11:16Bu Tıvalı Mufassal olan sureler sabah ve öğle namazında okunur.
11:22İkindi ve yatsı namazında ise Evsat-ı Mufassal sureler okulur ki bu da Abese'den veya Buruç suresinden Duha suresine kadar.
11:34Diğer bir nakilde ise Beyyine, Lemyekünülledi Beyyine suresine kadardır.
11:40Akşam namazında ise Kısar-ı Mufassal olan sureler, kısa sureler okunur ki bu surelerde Duha'dan ya da Beyyine'den başlayarak Nasa
11:52kadar olan surelerdir.
11:54Yani bunlar Kıraat'ın sünnet olan ölçüleri ve esaslarıdır.
12:01Şimdi geldiğimiz dersimizde geldiğimiz nokta, geldiğimiz başlık müdahene, yağcılık.
12:11Bu kalbin afetlerinin 49.sudur.
12:14Dini hususlarda bir tehlikeyle karşı karşıya kalmayacağı ve zarara uğramadan değiştirmeye gücü yettiği halde gevşeklik ve zayıflık göstermektir.
12:25Yani günahların ve yasaklanan şeylerin işlendiğini gördüğü halde sükut etmek, sessiz kalmak gibi, gücü yettiği halde bu şekilde sükut edip
12:37sessiz kalmak haramdır.
12:40Hadis-i şerifte beyan edilmiş, varit olmuştur ki, hakkı söylemeyip susan dilsiz şeytandır.
12:49Müdahene nedir o halde?
12:51Duhun kökünden yani yağcılık manasındadır.
12:56Müdahene yapan kişi, dinde kararlılık göstermediğinden dolayı yağcılığa yağa benzetilmiştir.
13:05Müdahenenin şer'an manası şudur, gücü yettiği halde kötülüğü düzeltmeye gayret etmemektir.
13:13Hatta gayret etmediği gibi yağcılık yaparak onun iyi olduğunu söylemektir.
13:20Bunun sebebi ise o kötülüğü işleyene veya yakınına tabi olmuş olması veya dini meselelere fazla önem vermeyip pasıklarla oturup kalkması,
13:33onların içinde bulundukları günah ortamını reddetmeyip rıza göstermesi,
13:42dinini ve dünyevi menfaatlere alet etmesi buna benzer sebeplerdendir.
13:50Müdahenenin zıt anlamlısı, dini hususlarda selabet göstermek, gayreti diniyedir.
13:57Metin olup kararlı davranmaktır.
14:01Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki,
14:04onlar ki Allah yolunda cihad ederler ve kendilerini eleştirenlerin, kınayanların kınamasından da korkmazlar.
14:14وَلَا يَخَافُونَ لَوْمَةَ لَا اِمِنْ
14:16Onlar ne yapmazlar? Kınayanın kınamasından da korkmazlar.
14:21Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur,
14:26Ebu Zerl-Gıfari için şöyle demiştir,
14:29acı bile olsa hakkı söyle buyurmuştur.
14:33Şayet iyiliği emretmek ve kötülükten nehyetmek konusunda,
14:38sükut edip sessiz kalması,
14:42kendisinden veya başkasından bir zararı def etmek içinse,
14:46bu mudaraattır, idare etmektir.
14:49Yani yerinde konuşmak, yerinde nehyetmek için zaman zaman bunu bilerek yapmak caizdir.
14:58Hatta bazı yerlerde müstahaptır.
15:02Şimdi gelmiş olduğumuz ders,
15:04insanlarla dostluk kurmak,
15:07ayrı kalınca kendini yalnız hissetmek.
15:10İnsanlarla dostluk kurmak güzeldir ama,
15:15onlardan ayrı kaldığında kendini yalnız hissetmek,
15:19gerçekten de kötülenmiş bir şeydir.
15:22Zembedilmiştir.
15:24Bunun için Ebu Bekir Şibli demiştir ki,
15:28Allah'tan Celle Celaluhu'den gafil kalarak,
15:32insanlarla ünsiyet etmeyi istemek,
15:37iflasın alametlerindendir.
15:39Daima insanlarla beraber olmak,
15:41insanı ne yapar?
15:42Allah'tan gafil bırakır.
15:45Aynen bunun gibi,
15:47bağ, bahçe, arsa, arazi ve dünyanın diğer varlıkları ile huzur bulmak da kötülenmiştir.
15:56Devamlı onlarla meşgul olup,
15:58devamlı onları anlatmak da kötülenmiştir.
16:01Bilakis,
16:03ahiret yolunun yolcusuna gerekli olan,
16:06Allah Celle Celaluhu'yu zikretmek ve ibadet ile huzur bulmaktır.
16:12kişinin insanlarla karşılaşması esnasında kibir ve hucup kendini beğenmeden dolayı değil de,
16:22zikir ve tefekkür ve taatten alakoydukları için,
16:27kalbinde bundan bir ızdırap duyması güzeldir.
16:31Bu doğrudur.
16:34Kalbin afiyetlerinin elli birincisi,
16:37hafiflik ve akıl azlığıdır ki,
16:40hafiflik,
16:41baş, göz, kulak da görülür.
16:46Başını her gelip geçene hareket ettiren, döndüren,
16:51helal olmayan şeylere bakar.
16:53Mesela,
16:53faydalı olmayan ve kendisini alakadar etmeyen her sözü dinlemek ister,
17:00her şeyi görmek ister.
17:02Dilde mesela,
17:03her şeyi söylemek,
17:06her şeyi konuşmak,
17:07bilsin veya bilmesin,
17:09faydalı veya faydasız demeden,
17:11konuşmak suretiyle,
17:14öğrenmeye de çalışmadan,
17:16insan konuşarak,
17:19insanlara yük olur.
17:20Bu sebeple,
17:21insanlara yük olmamak lazımdır.
17:24Hafiflik,
17:26elde de görünür.
17:27Nasıl görünür?
17:29Olur olmaz şekilde el hareketleri yapmak.
17:32Gereksiz yere,
17:34mesela adam devamlı,
17:36elbisesini, sarığını,
17:38saçını devamlı düzeltmek.
17:40Devamlı bir şeylerle oynamak.
17:43Bu elin hafifliğidir.
17:45Hafiflik ayakta da görülür.
17:48Ayakla meşru olmayan yerlere gitmek,
17:52faydasız yerlere gitmek,
17:55ayakları hareket ettirmektir.
17:57Hafiflik diğer azalarda da görünür.
18:00Şöyle ki,
18:01mesela gerneşmek,
18:03omuzları oynatmak,
18:04buna benzer davranışlar.
18:06Bütün bunlar,
18:08sefihlikten ve akıl hafifi olmaktan dolayı,
18:11meydana gelir.
18:12Hafifliğin zıt anlamlısı,
18:15bakar ve sükunettir.
18:16Bu gereksiz olan bakıştan,
18:20sözden, hareketten sakınmaktır.
18:23Vakar ve sükunet,
18:25ilmin,
18:26hilmin ve salihlerin adet ve alametlerindendir.
18:31Ancak bu vakar ve sükunetin,
18:34riya ve kibirlenmek için olmaması gereklidir.
18:37İhlaslı olmanın alameti ise,
18:40tenha bir yerde bulunma ile,
18:44insanların arasına karışma arasında,
18:46bir fark görmemektir.
18:48Kalbin afetlerinin ellikincisi,
18:51inatçılık.
18:52Bilerek hakkı inkar etmek.
18:54Bildiği halde hakkı inkar edip,
18:57reddedip inkar etmek,
18:59riya, kin,
19:01haset,
19:02insanlardan utanma,
19:04veya tamahtan dolayı meydana gelir.
19:07Kalbin afetlerinin elli üçüncüsü ise,
19:11temerrüttür.
19:12Yani,
19:13bilerek hakkı kabul etmekten kaçınmak,
19:17bu,
19:17kendisinden üstün olanların üstünlüğünü,
19:22onlara itaati de kabul etmemektir.
19:24Bunun sebepleri aşağıda zikredilen,
19:28kötü ahlaktan dolayıdır,
19:30kibirden dolayıdır,
19:32riya'dan dolayıdır,
19:33kinden dolayıdır,
19:35hasetten dolayıdır,
19:37tamahtan dolayıdır,
19:39nefsin,
19:40kötü arzularına uymaktan dolayıdır,
19:43ki,
19:43Allah bizi bunlardan uzak eylesin.
19:46Kalbin afetlerinin elli,
19:48dördüncüsü,
19:49ucu,
19:49yani,
19:50kendi nefsini,
19:51temize çıkarmak.
19:53Zor işlere,
19:54gücünün yetebileceğini göstermek için,
19:57daima yalan söylemek.
20:00Doğru olup olmadığı,
20:01belli olmayan şeyler hakkında,
20:04üzerinde,
20:05titizlik göstermeden,
20:06garip şeylerden haber vermek,
20:08konuşup durmak.
20:10Yalan ve ucuptan olduğundan,
20:12daha fazla büyüklenme olduğundan,
20:16daha fazla büyüklenmekten,
20:18ve nifak meydana gelir.
20:19Nifak ise,
20:20kalbin afetlerinin elli beşincisidir.
20:24O halde,
20:24münafıklık,
20:26kalbin afetlerinin elli beşincisi,
20:29nitekim,
20:29nifak,
20:31dış görünüşün,
20:32iç görünüşe,
20:33sözlerin ise,
20:35davranışlara,
20:36yani,
20:37istikamet üzere o olmamak,
20:39kalp ile dilin,
20:41kalp ile davranışların,
20:43tenakuz olması,
20:44birbiriyle,
20:45uyuşmaması demektir.
20:47Afetlerin elli altıncısı,
20:49cerbezedir.
20:50İşleri incelemek,
20:52anlamak,
20:52kuvvetini,
20:53lüzumsuz yerlere kullanarak,
20:55ukalalık etmek,
20:57gereksiz akli yorumlarda bulunmak,
21:00cerbeze daha önce bahsetmiştik,
21:03hikmetin aşırısı,
21:04hikmetin aşırısıdır.
21:07Cerbezenin ilacı ise,
21:09Allah-u Teala'nın şu ayet-i kerimesi üzerinde,
21:12derin derin düşünmektir.
21:14Sana ruh hakkında sorarlar.
21:18De ki,
21:19ruh Rabbimin emrindendir.
21:21Size ancak az bir bilgi verilmiştir.
21:24Yani Allah'ın verdiği bilginin,
21:27bilginin üzerinde,
21:30bilme gayreti içerisinde olmak.
21:32Yine,
21:33bunun tevili,
21:34özellikle müteşabih ayetlerin tevilini,
21:38Allah'tan başka kimse bilmez.
21:41Ama,
21:41bunlarla çok peşgul olmak nedir?
21:43Cerbezedir.
21:44Ayrıca,
21:45cerbeze vasıtasıyla,
21:47başkasına verdiği eziyet ve cefayı düşünmek de,
21:51cerbezenin ilacıdır.
21:5357.si,
21:54kötü ahlakın,
21:56kalbin afetlerinin,
21:5957.si,
22:01beladet ve kabavet.
22:02Yani,
22:03şaşkınlık,
22:04akıl ve feraset eksikliği,
22:07ahmaklık demektir.
22:08Bunun zıt anlamlısı,
22:10zeka,
22:11akıllılık,
22:12fetanettir.
22:13Yani,
22:14anlayışı kuvvetli olmaktır.
22:16Bunun ilacı,
22:17çok çalışıp gayret göstermektir.
22:19Ciddiyet sahibi olmaktır.
22:22İlim öğrenmede devamlılıktır.
22:24Ebu Hanife rahimahullah,
22:27Ebu Yusuf için şöyle demiştir.
22:30Sen aslında,
22:32anlayışsız biriydin,
22:33ama,
22:34ilme devam etmen,
22:36seni anlayışsızlıktan,
22:38kurtardı demiştir.
22:40Yine,
22:40kalbin afetlerinin,
22:4258.si,
22:44yemek yemeye,
22:45ve cinsel ilişkiye,
22:48aşırı düşkünlüktür.
22:49Bu,
22:51şeriata uyusun,
22:53uymasın,
22:54canının her çektiği şeye,
22:56hırslı olma ahlakıdır ki,
22:59mücerret olarak,
23:01cimadan bahsetmek,
23:03mekruhtur.
23:04Bunu anlatıp durmak.
23:05Çünkü bu insanlığa,
23:07insan edebine,
23:08adaba aykırıdır.
23:10Sohbet meclislerimizi,
23:13cima ve yemek bahsinden,
23:15arındırmalıyız.
23:16Kişinin,
23:18edep yerinden ve midesinden,
23:20bolca bahsetmesi,
23:21ona kötülük olarak yeter.
23:24Yani,
23:24insan sadece,
23:25mideden ve,
23:26edep yerlerinden,
23:27ibaret bir varlık değildir.
23:30Kalbin afetlerinin,
23:3259.si,
23:34humud.
23:35Yani,
23:35şehvetin azlığıdır ki,
23:38bu da insan için,
23:39hoş bir şey değildir.
23:41Ve,
23:41kalbin afetlerinin,
23:4360.si,
23:45ve sonuncusu,
23:46günah ve yasakları işlemede,
23:49ısrarlı olmaktır.
23:50Kalbin afetlerinin,
23:5260.si olan,
23:53günah ve yasakları işlemede,
23:55ısrarlı olmak,
23:57kişinin,
23:57bir defa veya,
23:58zaman zaman yapsa bile,
24:00günahları,
24:01yasakları işleme,
24:03niyetinin,
24:03devam etmesidir.
24:05Peygamber,
24:06sallallahu aleyhi ve sellem'den,
24:08bu şekilde,
24:08rivayet olunmuştur.
24:10Günahtan,
24:11vazgeçti mi,
24:12onu kalbinde de,
24:13tekrar etmekten,
24:14istekten vazgeçmek gerekir.
24:17Israrın,
24:17zararlarını tek tek sayıp,
24:19açıklamaya ihtiyaç yoktur.
24:20Ancak,
24:21ısrarın,
24:22küçük günahları,
24:23büyük günah yaptığını bilmek,
24:25bizim için,
24:26yeterlidir.
24:27Çünkü,
24:28bir başka Adi Şerif'te,
24:30şöyle buyrulmuştur,
24:32ısrarla beraber,
24:33küçük günah,
24:35istiğfarla beraber,
24:36büyük günah yoktur.
24:38Bu temel,
24:39bizim,
24:40dikkat etmemiz gereken,
24:41önemli bir ölçüdür.
24:43Günahlarda ve yasaklarda,
24:45ısrar etmenin,
24:47zıt anlamlısı,
24:48Allah Celle Celaluhu'ya yönelmek,
24:51inabe,
24:52tövbe etmek.
24:53Bu da,
24:54Allah Celle Celaluhu'yu,
24:56tazim etmek,
24:57ona saygı göstermek,
25:00onun azabından korkarak,
25:02günah işleme niyetinden,
25:05vazgeçmek,
25:06ve bir daha günah işlememeye,
25:09azmen ve cezmen,
25:11kast edip,
25:11gayret etmektir.
25:13Tövbe etmek,
25:14geciktirmeden,
25:15yapılması gereken,
25:16bir vecivedir.
25:17Allah Celle Celaluhu,
25:19buyuruyor ki,
25:21topyekün,
25:22Allah'a tövbe ediniz,
25:24umulur ki,
25:24felaha erersiniz.
25:26Tövbeye,
25:27en çok muhtaç olan,
25:28kendisinin,
25:29tövbeye ihtiyacının,
25:31olmadığını,
25:32zanneden,
25:33kimsedir.
25:33O sebeple,
25:35nasuh bir tövbe ile,
25:37tövbe ediniz diye,
25:38Cenab-ı Hak ne yapıyor?
25:39Yani,
25:40samimi,
25:41içten,
25:42dürüst bir tövbe ile,
25:44tövbe ediniz diye,
25:45Cenab-ı Hak bize emrediyor.
25:47Nasuh tövbe ile ilgili,
25:49Resulullah Efendimiz,
25:50nasuh tövbe,
25:52kişinin tövbe etmesi,
25:54sonra da,
25:55bakın dikkat edin,
25:57sütün memeye dönmediği gibi,
26:00günaha dönmemesi.
26:01Yani,
26:02günaha dönmeyi,
26:04hiç aklından,
26:04bir daha geçirmemesidir.
26:06Şüphesiz ki,
26:08Allah Celle Celaluhu,
26:10çok tövbe edenleri,
26:11innallâhe yuhibbut tevvâbîn,
26:14ve yuhubbul mutatahirîn,
26:16çok tövbe edenleri,
26:17ve,
26:19temizlenmekte,
26:21titizlik gösterenleri,
26:23temizlenenleri,
26:24Allah sever.
26:25Yine bakın,
26:26bir başka adi-şerifte,
26:27Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
26:30Efendimiz,
26:30şöyle buyurmuştur,
26:32günahından tövbe eden,
26:35günahı olmayan,
26:36günah işlememiş kişi gibidir.
26:38Demek ki tövbe,
26:39günahı ne yapmaktadır?
26:41Tamamen silmektedir.
26:43Günaha devam ettiği halde,
26:45istiğfar eden kimse,
26:47haşa,
26:48Rabbi ile alay eden kimse gibidir.
26:50Bu sebeple,
26:51tövbeden kimse ne yapar?
26:53Günahından döner.
26:54Bakın,
26:58Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
27:02pişmanlık da tövbedir diye buyurdu.
27:05Demek ki,
27:06pişmanlık da nedir?
27:08Tövbedir.
27:10Kalbin afetlerinin kötü ahlakı,
27:13burada zikretti.
27:15Allah bizi bunlardan uzak eylesin.
27:18Gerçekten,
27:20bunlar genişçe açıkladığımız gibi,
27:24kalbin kötü ahlaklarını ve çirkinliklerini,
27:28rezaletlerini,
27:30maddeler halinde de,
27:32kısaca zikredeceğim.
27:34Bunlardan en çirkini,
27:36Allah'ı inkar etmek.
27:37İkincisi,
27:39cehalet.
27:40Üçüncüsü,
27:41dünyevi riyaset sevgisi.
27:44Dördüncüsü,
27:45kötüleme ve ayıplanma korkusu.
27:48Beşincisi ise,
27:49metü sena edilme sevgisidir.
27:52Hemen onun arkasından da,
27:55bitatlar ve hurafelere inanmak,
27:57bitatlar ve hurafelere dalmak,
28:00sünneti yok eden,
28:02kalbi karartan ve,
28:04insanın ibadetlerinin makbul olmayışına sebep olan,
28:09çok çirkin bir haldir.
28:11Yine insanın nefsinin kötü arzularına uyması,
28:15taklit ve kötü,
28:16efendim,
28:18birine kötü insanlara,
28:20salih olmayan insanlara iktidar etmek,
28:23onlara uymak,
28:25efendim,
28:26riya,
28:27uzun emel,
28:28tamah,
28:29kibir,
28:31tezellül,
28:32aşırı tevazu,
28:34ucup,
28:35haset,
28:36kin,
28:37şamata,
28:38Müslümanı terk etmek,
28:40ona düşmanlık yapmak,
28:42korkaklık,
28:42öfke patlaması,
28:44tehevvür,
28:45kadretmek,
28:46yani anlaşmayı bozmak,
28:48hıyanet,
28:50sözünde durmamak,
28:51suizanda bulunmak,
28:53bir şeyi uğursuz saymak,
28:56cimrilik ve pintilik,
28:57israf ve saçıp savurmak,
29:01mal sevgisi,
29:02dünya sevgisi,
29:04kötülenen hırs,
29:05sefahet,
29:06akıl hafifliği,
29:08tembellik,
29:09avarelik,
29:11acelecilik,
29:12geciktirme,
29:13tekhir,
29:13sonraya bırakma,
29:15kabalık,
29:16katı kalplilik,
29:17haya azlığı,
29:18hayasızlık,
29:19musibetlere sabır göstermeyip,
29:22feryat etmek,
29:24devamlı şikayet etmek,
29:26Allah'ın nimetlerini inkar etmek,
29:28nankörlük,
29:29istediği bir şey olmayınca,
29:32feryadı figan etmek,
29:33öfkelenmek,
29:35Allah-u Teala'dan değil de,
29:37başka varlıklardan bir şeyler beklemek,
29:40başkalarına bağlanmak,
29:42fasıkları sevmek,
29:44zalimlere meyletmek,
29:46alimlere ve salihlere karşı,
29:48muğzkar olmak,
29:49kin beslemek,
29:51Allah'a isyana cesaret edip,
29:53onun azabından ve gazabından emin olmak,
29:58Allah'ın rahmetinden ümidini kesmek,
30:01dünya işleri hakkında üzülüp durmak,
30:04dünya işleri hakkında korkup,
30:06endişe içinde yaşamak,
30:08aldatmak,
30:09hainlik,
30:10kıskançlık,
30:12fitne,
30:13müdahene,
30:14insanlarla devamlı beraber olmak,
30:18ayrıldığında kendini yalnız hissetmek,
30:20halbuki Allah her zaman bizimle beraberdir,
30:24hafiflik ve akıl azlığı,
30:26inatçılık,
30:27bildiği halde,
30:28hakkı reddetmek,
30:30inkar etmek,
30:31inat edip hakkı kabul etmemek,
30:34olduğundan daha fazla büyüklenmek,
30:36nifak,
30:37münafıklık,
30:38cerbeze,
30:39ukalalık etmek,
30:41efendim,
30:42şaşkınlık,
30:44akıl ve feraset eksikliği,
30:46yemek yemeye ve cinsel münasebete düşkünlük,
30:50şehevi kuvvetin azlığı,
30:53günahları ve yasakları işlemekte ısrarlı olmak,
30:57bunlar rezil ve çirkin ahlakın önemlileridir ki,
31:02Allah bizi bu rezil ve çirkin ahlaktan muhafaza etsin,
31:08Allah'tan biz her zaman ahlak-ı hamideyi,
31:12güzel ahlakı istiyoruz,
31:13işte tarikat-ı Muhammediye'de geldiğimiz nokta,
31:17bundan sonraki derslerimizde sizle,
31:20ahlak-ı hamideyi anlatacağız,
31:23ahlak-ı hamide ile ilgili hususları anlatacağız inşallah,
31:27Allah'ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun,
31:30Allah'a emanet olun.
31:47İzlediğiniz için teşekkür ederim.
32:15Vakıf Katılım Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar