- 17 dakika önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.
Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.
Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,
İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.
İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.
Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.
Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.
Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.
Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,
İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.
İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.
Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
01:00Saygıdeğer seyirciler, bu programımızda İmam Birgivi'nin Tarikat-ı Muhammediye isimli kitabından dersler aktaracağım.
01:11Ama öncelikle İmam Birgivi kimdir?
01:15Onun kısa hayatı, onun eserleri hakkında kısa bir tarihçe aktaracağım sizlere.
01:21İmam Birgivi onca maziyel evvel 929 yani 27 Mart 1523 tarihinde Balıkesir'de doğdu.
01:31Asıl adı Takıyüdün Mehmet'tir.
01:35Babası Pir Ali, Balıkesir'de müderristti.
01:39Annesi ise Meryem Hanım'dır.
01:42Birgivi Mehmet Efendi diye şöhret bulmuştur.
01:44Gerçekten çok şöhretli bir insandır.
01:47Babasının Balıkesir'in çay mahallesindeki kabri bugün bile ziyaret edilmektedir.
01:54Dedesi, Balıkesir, Kepsut'ta bağlı Bektaşlar Köyü'nden İskender Efendi'dir.
02:02İmam Birgivi ilk tahsilini babasının yanında yaptı.
02:07Ondan Arapça, Mantık, diğer bazı ilimleri okudu.
02:12Bu arada Kur'an-ı Kerim'i de baştan sona ezberledi.
02:15İyi bir hafız.
02:16Daha sonra İstanbul'a giderek Mahmud Paşa Mahallesi'nde Küçük Şemsettin Efendi'den ders aldı.
02:23Ardından Haseki Medresesi'ne girdi.
02:26Dönemin tanınmış alimlerinden Ahizade Mehmet Efendi'nin
02:30ve daha sonra Rumeli kaz askeri olan Kızıl Molla lekabıyla tanınmış Abdurrahman Efendi'nin öğrencisi oldu.
02:38İcazet alarak müderrislik payesini elde etti.
02:43Ardından Abdullah Efendi'nin yanına mülazım olup işçi sahasını tamamladı.
02:49Bir süre bazı medreselerde müderrislik yaptı.
02:52Kanuni döneminde hocası Abdurrahman Efendi'nin aracılığı ile
02:57Edirne Kassam-ı Askerisi olan bir gibi bu görevi süresince ders okutmaya da devam etti.
03:04Yani Edirne Kassam-ı Askerisi demek
03:06vefat eden ya da şehit olan askerlerin mallarının taksimini yapan bir göreve sahip idi.
03:14Bu arada camilerde vaaz veriyor.
03:17Halkı, insanları Kur'an ve sünnete uymaya davet ediyordu.
03:22Zamanında bazı bid'atlar ve bazı hurafeler vardı.
03:25Mesela kabirler üzerine türbe yapılması, bunlarda mum yakılması,
03:31ücret karşılığında Kur'an okunması gibi bid'atlar ve ayrıca batıl itikatlar vardı.
03:38Yine kadılar arasında rüşvet yaygınlaşmıştı.
03:42Zengin çocuklarına ücretle ilmi payeler veriliyordu.
03:46Gerçekten meşru olmayan uygulamalar vardı.
03:50İmam Birgibi'yi bu uygulamalarla çok mücadele etti.
03:54Özellikle para vakıf etmenin caiz olmadığını savundu.
03:59Birgibi İmam-ı Züfer'in görüşüne ve örfe dayanarak bu tür vakıfların cevazına fetva veren
04:05Şeyhülislam Ebu Suud Efendi'ye ve onunla aynı görüşü paylaşan Kadı Bilal Zadi'ye
04:12bir bakıma reddiye olarak İnkaz-ı Hâlikîn, İkaz-ı Nâimîn, İfâm-ül Kâsrîn ve Es-Seyfü Sarîm adlı risaleler yazdı.
04:23Bu risaleler de para vakıflarına çok şiddetle karşı çıktı.
04:27Ebu Suud'un esasen daha önceki Osmanlı uleması ile arasında önemli bir fark da vardır.
04:35Hani bu konu zaten tartışılan bir konuydu.
04:39İmam-ı Azam'ın öğrencilerinin, talebelerinin de farklı görüşleri olan bir konuydu.
04:44Ve bu konuda özellikle Ebu Suud Efendi halk arasında fitneye yol açmaması hususunda
04:52Birgibi'ye nasihatta bulundu ve kendi fetvasını da gerekçe olarak şöyle savundu.
04:59Hayır işlerinin kesilmesi endişesini dile getirerek kendi fetvasına uyulmasını
05:06özellikle İmam Birgibi'ye de tavsiye etti.
05:09Fakat Birgibi daima bu tür konularda mücadele etmeyi kendisine rehber edilmiş bir
05:16böyle çekilmiş kılıç gibiydi.
05:19Halkın Bidatleri terk etmesi için çok gayret etti ama başarılı olamıyordu.
05:28Halk bir türlü Bidatlerden, hurafelerden vazgeçmiyordu.
05:32Bu sebeple İmam Birgibi ümidini kesti.
05:36İstanbul'a gidip Bayramiye Tarikatı Şeyh'i Abdullah Karamani'ye intisab etti.
05:44İzivaya çekildi.
05:46Edirne'de Kassam askeri iken aldığı ücretleri, paraları defter kayıtlarına göre geri verdi.
05:53Hak sahiplerinden helallik aldı.
05:55Ancak müridinin ders ve irşad faaliyetleri için Şeyh Efendi, müridinin gönüden geri dönmesini istiyordu.
06:04Abdullah Karamani de müridine yeniden tavsiyelerde bulundu.
06:10Onun irşad faaliyetlerine, ders faaliyetlerine dönmesini istedi.
06:15Dönem kanuni dönemi sona ermiş.
06:19Sultan 2. Selim'in hocası Birgili Ataullah Efendi, Birgide bir medrese yaptırmıştı.
06:28Bu medresede bir müderrise ihtiyaç vardı.
06:33Hocasının tavsiyesiyle bu Ataullah Efendi'nin yaptırmış olduğu Birgideki medreseye müderris olarak tayin edildi.
06:43İlbi ehliyeti sebebiyle, gayreti çabası sebebiyle kısa zamanda çok Osmanlı coğrafyasında çok meşhur oldu.
06:52Birgibiden ders almak isteyen pek çok öğrenci Osmanlı coğrafyasının her tarafından adeta bilgiye akın etmeye başladı.
07:01Ömrünün geri kalan kısmını Birgide terris, ders okutma, irşad ve tehlif yani çok eser de üretti.
07:12Geçirmeye başladı.
07:13Bu sebeple de Birgide ikamet etmesi dolayısıyla Birgivi nispetiyle şöhret buldu.
07:21İmam Birgivi fıkıhta hanefi, itikatta maturididir.
07:28Birgivi Mehmet Efendi'nin biyografisinden bahseden kaynaklar,
07:33onun Osmanlılar döneminde yetişmiş seçkin bir alim, gerçekten İslam dünyasında çok meşhur seçkin bir alim olmasının yanında,
07:43dini ve ahlaki şahsiyet bakımından da mükemmel bir insan olduğuna şahitlik ederler.
07:50Önemli özelliği, hakkı söylemekten asla çekinmeyen bir insan.
07:55Birgivi ömrünün sonlarına doğru tekrar İstanbul'a giderek Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa'ya,
08:04ülkedeki Osmanlı coğrafyasındaki, Osmanlı mülkündeki adaletsizliklerle mücadele etmesi için ona da tavsiyeler de bulunmuştur.
08:14Mehmet Ali Ayni, Türk Ahlakçıları adlı eserinde, Birgivi'den şöyle bahseder.
08:22Ahlakçılarımız için de, Birgivi derecesinde mümtaz bir simaya nadir rastlanır.
08:28Çünkü onun dini bilgisi ve bıraktığı eserleri ne kadar yüksek ise,
08:33meslek ve meşrebi ahlakı da o nisbette pak, o nisbette temiz, o nisbette sağlam ve metin idi şeklinde söz eder.
08:42Özellikle ahlak ve fıkha dair eserlerinde, klasik görüş ve bilgileri aktarmasının yanında,
08:50kendi dönemindeki önemli, Osmanlı ulemasıyla önemli farklarından bir tanesi de budur.
08:57Kendi dönemindeki dini, ahlaki, sosyal ve siyasi meselelere özel bir önem verir.
09:05Bunlarla ilgili şahsi görüşlerini, tenkitlerini cesaretle ortaya koyar.
09:11Onun ilmi şahsiyetinin en dikkate değer yönü, eserleri çağının sosyal hayatını ve problemlerini yansıtması bakımından da gerçekten çok önem taşır,
09:23çok değerlidir.
09:25Birgivi, soğan derece dürüst ve tavizsiz bir ilim adamıdır.
09:31Nitekim, döneminde çok yaygın olan anlayışa rağmen, hiçbir eserini herhangi bir devlet büyüğüne ithaf etmemiş.
09:40Aksine, devlet ileri gelenleri de dahil olmak üzere, her seviyedeki yöneticilerde ve görevlilerde gördüğü kusurları cesaretle tenkit etmiştir.
09:51Özellikle, memuriyetlerin rüşvet karşılığında satılması, kadıların, muhtesiplerin ve diğer görevlilerin rüşvet almaları,
10:02ehil olmayan ilmi ve idari rütbelerin para karşılığında devredilmesi.
10:08Bu yüzden, Osmanlı toplumunda cehaletin yaygınlaşması ile her türlü bid'at ve hurafe bir gibinin şiddetle karşı çıktığı, adeta savaş
10:20açtığı hususlardır.
10:22Bir gibi, kendisi de Bayramiye tarikatına müntesip olmakla birlikte, zamanında sünni esaslardan sapmış,
10:33bid'atler ihtas etmiş olan bazı tasavvuf erbabını da şiddetle eleştirmekten geri durmamış,
10:40hatta bir kısım bu tasavvufların bid'at ve aşırılıklarını ortaya koyup tenkit etmesi sebebiyle,
10:47bunun üzerine şöyle bir de eser yazmıştır.
10:50El kavlil vasit, beynel ifraat ve tefrit adlı bir risalede yazmış olması yüzünden,
10:58tasavvuf düşmanı olmakla da itham edilmiştir.
11:01Bilgimi bizim içimizden, hanefi, maturudi ve tasavvufun içinden bir insandır.
11:08Nitekim bu iddia, yani tasavvuf düşmanı iddiası bir karşılıkta bulmamıştır.
11:15Çünkü nitekim Et-Tarikatül Muhammediye'nin şarihlerinden ünlü mutasavvuf,
11:23Abdülkhani el-Navlusi, bir givinin Ehl-i Sünnet esaslarına bağlı tasavvuf büyüklerini değil,
11:31tasavvuf adına bir yığın bid'at ve hurafe ortaya çıkaran söz ve mutasavvufları tenkit ettiğini belirtir.
11:39Onun Et-Tarikatül Muhammediye'yi tehlif ederken, özellikle Gazali'nin İhya-i Ulûm-i Dîninden çok geniş ölçüde faydalanmış olması
11:51da,
11:52sunni tasavvufa bağlılığının açık bir delilidir.
11:56Öte yandan, öğrencilerinden Akşehirli Hocazade Abdülnasır tarafından yazılan,
12:02ve Kuşadalı Ahmet Efendi'nin Tercüme-i Evradı Bilgibiye adıyla Türkçe'ye çevirdiği,
12:09Bilgibiye'nin 24 saatlik hayatı, hayatından kesitleri anlatan bir risale de,
12:16onun çok yoğun bir dini ve tasavvufi hayat yaşadığının delilleridir.
12:21Hakikaten Bilgibi, birçok Osmanlı ulemasından farklı olarak sosyal gelişmeleri de tenkitçi bir yaklaşımla takip etmiştir.
12:32Ve daha sonraki birçok Osmanlı ilim ve devlet adamının,
12:37imparatorluğun içine düştüğü, gerilemenin dünyevi sebepleri olarak gösterdiği,
12:43ve başta devlet adamları, ulema ve mutasavvuflar gibi seçkin zümreler olmak üzere,
12:51toplumun çeşitli kesimlerinde hissedilen olumsuz, sosyal ve ahlaki gelişmeleri
12:58ve bunların doğuracağı tehlikeli sonuçları,
13:01bir gibi daha erkenden,
13:04yani Osmanlı toplumunda bozulmalar, terfessü fark edilmeden,
13:09daha erkenden görmüş ve kendi dönemindeki Osmanlı uleması içinde
13:16sosyal gelişmeleri takip eden az sayıdaki münevverlerden bir tanesidir.
13:23Gerçekten münevver bir insandır.
13:26Başta,
13:27Et-Tarikat-ül Muhammediye olmak üzere,
13:30eserlerinin her devirde büyük ilgi görmesi
13:33ve ilmi dirayeti yanında dürüst, basiretli, cesur ve sosyal problemler karşısında
13:43sorumluluk duygusu taşıyan dert sahibi bir kişilik olmasının sonucu,
13:49efendim, bu hali o şekilde değerlendirilmelidir.
13:53Bir gibi,
13:55eserlerinden de bahsedeceğim ama,
13:57en önemli iki eserini burada önce zikredeyim.
14:00Bir gibi başta El-Evamil ve Izhar olmak üzere,
14:04Arap grameri konusunda kaleme aldığı eserlerle de,
14:08İslami ilimler alanında büyük bir hizmet ifade etmiştir.
14:12Bu kitapları 500 sene Osmanlı medreselerinde okutulmuş,
14:16halen de okutulmakta ve haklı olarak yaygın bir şöhrete de kavuşmuştur.
14:22Özellikle Arapçanın öğrenilmesi,
14:25din-i mübin-i İslam'ın iki ana kaynağını oluşturan,
14:29Kur'an ve sünnetin dili olan,
14:31ayrıca İslam bedeniyetinin müşterek lisanı haline gelen Arapçanın,
14:37Arap olmayan Müslüman milletler tarafından öğrenilmesi için büyük gayretler sarf etmiştir.
14:44İlmi Arapçanın öğrenilmesinde,
14:46onun gramerinin bilinmesinin büyük payı olduğu da şüphesizdir.
14:51Bir gibi de bu kuralları özellikle öğrenciler tarafından ezberlenmesi geleneğine uyarak,
15:01kaleme aldığı El-Evamil Risalesinden başka,
15:04Avamil'in şerhi durumundaki ızharı tehlif etmiştir.
15:09Sağlam bir tertibe ve özlü bilgilere sahip olmanın yanında,
15:14çeşitli nahiv kaidelerinin örneklerle açıklanması sırasında,
15:20pedagojik esaslar ihtiva eden cümlelerin kaydedilmesi,
15:24bu iki esere büyük itibar kazandırmış,
15:28asırlar boyu Arapçanın öğrenilmesinde vazgeçilmez eserler listesinde yerlerini korumuşlardır.
15:36Bir gibi 981 yılında maalesef yine doğduğu ay olan Cemaziyel Evvel ayında,
15:44Eylül 1573'te bir İstanbul seyahati sırasında vebaya yakalanarak,
15:52hicri yıla göre 52 yaşında vefat etmiştir.
15:57Ve bilgiye getirilerek burada defnedilmiştir.
16:00Eserleri ilmi açıdan önemlerine göre,
16:05Arap dili ve grameri, ahlak, tasavvuf, fıkıh, akai, tefsir, kıraat,
16:12hadis gibi sahalarda çoğu Arapça, birkaçı da Türkçe olmak üzere tespit edilmiş 60'a yakın eseri vardır.
16:22Ben bu 60 eser içerisinden başlıcalarını size kısaca aktaracağım.
16:28Mesela gramerle ilgili eserlerini söylemiştim.
16:32Bir tanesi El-Avamil ki Nahiv ilmine dair Arapça küçük bir risale olup El-Avamil-ül Cedide diye de bilinmekte.
16:41Eser Süleyman bin Ahmet, Zeynizade Hüseyin Efendi, Kuşadalı İsmet Ahmet ve Mustafa bin İbrahim gibi alimler tarafından şerh edilmiş.
16:54Ve bu şerhlere de muhtelif haşeler yapılmış, çok okunmuş, çok okutulmuş bir kitaptır.
17:00Halen okutulmaktadır.
17:01Yine İzhar-ül Esrar, Nahiv ile ilgili Arapça bir eser olup biraz önceki Birgivinin Avamil isimli eserine yazılmış bir şerhtir.
17:13Ama üzerinde çok çalışılmış bir kitaptır.
17:16Şerhler vardır, haşeler vardır.
17:20En meşhuru Adalı Şeyh Mustafa'nın hazırladığı bir şeyhtir ki bu sebeple Adalı diye tanınır ve birçok defa basılmıştır.
17:29Yine İma'ul Enzar, Arap grameri ile ilgili meşhur El-Maksud, Maksud'un şerhidir.
17:40952'de tehlif edilmiştir 1545'te.
17:44İlki Bulak da 1207 olmak üzere 15'ten fazla baskısı yapılmıştır.
17:50Yine Kafiyet-ül Mubtedi, Sarp ilmine dair Arapça bir eserdir.
17:55Süleyman Sırrı Efendi tarafından Kafiyet-ül Müntehi, Fi Şerhi Kafiyet-ül Mubtedi ve Kuşadalı Ahmet tarafından da İnayet-ül Mubtedi
18:06adıyla şerh edilmiştir.
18:09İmtihan-ül Ezkiyâ, Nahiv ile ilgili Arapça bir eser olup İbn-ül Hacib el-Mısri'nin El-Kafiyesinin Kadı Beyzabi
18:16tarafından yapılan
18:18Lübb-ül El-Bab fi İlm-ül İ'râb adlı muhtasarının şerhidir.
18:23Eser, Tarık Muhtar el-Melci tarafından tahkik edilmiştir.
18:29Eser üzerinde Adalı Şeyh Mustafa'nın Haşiyetü, Adalı ve El-İmtihan adlı bir haşiyesi de vardır.
18:36Yine bu konuda altıncı eseri Şerh-ül Emsile, ki Emsile biliyorsunuz müftediler için medresede okutulan ilk kitaptır.
18:46Vellifi belle olmadığına dair yaygın bir kanaatin aksine Brokelman bir Vatikan el yazmasına dayanarak bu eserin Bilgivi'ye ait olduğunu
18:56söylemiştir.
18:57Arapça, El-Emsile-ül Fazliye'nin yine Bilgivi tarafından yapılmış bir şerhi vardır.
19:05Gelelim ikinci eserlerinin ikinci bölümüne.
19:09Bu ahlak ve tasavvufla ilgili eserleri ki, hakikaten başat diyebileceğimiz en önemli kitabı,
19:18Et-Tarikat-ül Muhammediye, din, ahlak ve tasavvuf konularıyla ilgili çok tanınmış Arapça bir eserdir.
19:27İlki İstanbul'da 1260'da olmak üzere 15'e aşkın baskısı vardır.
19:33Ayrıca pek çok şerhi ve Türkçe tercümeleri yapılmıştır.
19:37Bütün İslam dünyasında çok iyi tanınan, bilinen bir kitaptır.
19:42İkincisi, Cila-ül Kulub yani kalbin cilası, tasavvufla ilgili bir risale olup 7 Silihçe 971'de yani 17 Temmuz 1546'da tamamlanmıştır.
19:56İshak bin Hasan el-Zencani, Ziya-ül Kulub ve Abdüsselam el-Kayseri, Şifa-ül Kulub gibi isimlerle bu kitabı şerh
20:07etmişlerdir.
20:07Eser külliyet halinde başka risalelerle birlikte İstanbul'da basılmıştır.
20:13İmam Birgivi'nin fıkıhla ilgili eserler de vardır.
20:17Onlardan bir tanesi ve çok meşhur olan onun vasiyet namesidir.
20:22Risale-i Birgivi diye de bilinmektedir.
20:25Derli toplu, Türkçe bir irmihal kitabıdır bu.
20:29İlki İstanbul'da olmak üzere, 1218'de olmak üzere 10 civarında baskısı yapılmıştır.
20:35Ve Anadolu'da çok okunan, köylerde çokça okunan kitaplardan bir tanesidir.
20:41Yine fıkıhla ilgili bir diğer eseri,
20:44Es-Seyfü Sarîm Fî Ademî Cevâzi Vakfil Menkûl Vett-derâhim.
20:50Yani bu para ve menkulün vakfedilmesinin caiz olmadığını özellikle
20:57Şeyhülislam Ebu Suud Efendi'ye reddiye olarak kaleme alınmış bir eser olup
21:03979'da yani 24 Mart 1572'de tamamlanmış Arapça bir eserdir.
21:11Yine İkaz-ül Naibîn ve İfhâm-ül Kâsirîn, para karşılığında Kur'an okumanın,
21:18Birgivi para karşılığında Kur'an okumaya çok karşıdır.
21:22Ve para vakfetmenin caiz olmadığına dair bir eser olup
21:26972 para vakfetmekle özellikle faizin önünün açıldığı kanaatine sahiptir.
21:34Bu sebeple bu konuda çok dikkatli ve titiz eserler vermiştir.
21:39Bu eser de 972 Şevval'in ortasında yani Mayıs 1565'de bitirilmiştir.
21:49Yine İkaz-ül Hâliqîn, yine para vakfetmenin aleyhinde başka bir risaledir.
21:55967 Zilkâde'nin sonunda yani Ağustos 1560'da tamamlanmıştır.
22:02Eserin bizzat müellif tarafından yapılmış Türkçe bir tercümesi de vardır.
22:07Yine fıkıh konusunda beşinci eseri namazın, salatın tadili erkanı ile ilgilidir.
22:16Nideli Musa bin Ahmet tarafından da şerh edilmiştir.
22:21İsmail Niyazi Efendi, Güzel Hisari, Ebu'l Hasan Muhammed bin Abdurrahman Es-Senedi
22:26ve Ebu Bekir el-Erzurumi tarafından da şerh edilmiştir.
22:31Hakikaten burada biz bu şehirlerden şunu da görüyoruz.
22:35Birgivinin eserlerinin, birgivinin etkisinin, tesirinin Anadolu'ya, Osmanlı dünyasına ne kadar yayıldığını da böylece görmüş oluyoruz.
22:476. eseri Zuhru'l-Mute, Muteehhilîn, yani kadınlarla ilgili, kadınların ay halleri ile ilgili bir risaledir.
22:56Diğer önemli eserleri, Akaid ile ilgili eserleri vardır.
23:00Yani Müslüman çocukların ahiretteki durumu ile ilgili bir risalesi vardır.
23:05Bir de tefsir, kıraat ile ilgili eserleri vardır.
23:11Mesela bitmemiş bir tefsir kitabı vardır.
23:14Tefsiri Surat-ül Bakara, Bakara suresinin yarısına kadar yapılmış bir çalışma olup,
23:21daha çok Beydavi tefsirine benzer.
23:24Yani daha çok dil, İrab kuralları ile ilgili açıklamalarıyla dikkati çeker.
23:30Hatta derler ki, bu tefsir bitmiş olsaydı, Beydavi tefsirinden daha üstün olacaktı derler.
23:38Ama muhtasar olması, yarım kalması sebebiyle tefsir, Beydavi'nin tefsiri kadar meşhur olmamıştır.
23:48Efendim, çok da tanınıp, çok da bilinmemiştir.
23:51Diğer eserlerine bakacak olursak, geçecek olursak, şunu görürüz ki,
23:56İkincisi, Eddurul Yeti'im, Tecvid ile ilgili iki baraklık, çok kısa bir risale olup,
24:03974 Cemaziyel Evveli'nin başında, yani Kasım 1566'da telif edilmiştir.
24:11Eskicizade'nin 1243-1827'de yaptığı tercüme,
24:17Tercüme-i Dürür Yeti'im ve Tecvid'e dair diğer bazı risalelerle birlikte basılmıştır.
24:23Hakikaten bu eser, bizzat müellifi tarafından da şerh edilmiştir.
24:28Hadise dair çok önemli bir eseri var, İmam Birgibi'nin.
24:32Küçük fakat oldukça değerli bir risale.
24:35Risale fi usulü hadis diye.
24:38Eser, Davud-u Karsi, Karsi tarafından şerh edilmiş.
24:42Bu şerh üzerine, Mustafa Şevket Efendi ve Yusuf bin Osman Harputi,
24:47birer haşiye de yazmışlar.
24:49Davud-u Karsi'nin şerhi, Ahmet Ziyahettin Gümüşhanevi Rahmehullah'ın,
24:55Ramuzul Ehadis'le bir hadisinde,
25:00onun kenarında çeşitli baskılar yapılmış ve
25:03Sadık Cihan tarafından da, bizim hocamız olan Sadık Cihan tarafından da tercüme edilmiştir.
25:09Ayrıca, El Erbaun yani ibadetlere dair kırk hadis ihtiva eden eseri vardır ki,
25:18bu kırk hadisi Erba'in adıyla şerh de yapılmıştır.
25:23Özellikle bu kırk hadisten ilk sekizi,
25:28müellifin bizzat kendisi tarafından,
25:30geri kalan ise Mehmet Akkirmani tarafından şerh edilmiştir.
25:35Eser Mustafa Cem'i tarafından,
25:40Burhan-ül Müttakiyin,
25:41tercüme-i hadisi Erba'in adıyla Türkçe'ye çevrilmiş ve
25:45İstanbul'da 1290 yılında basılmıştır.
25:50Yine hadisle ilgili,
25:52Kitab-ül İman ve İstihsan,
25:54Atıf Efendi Kütüphanesi'nde yazma bir eserdir.
25:58Birgivi'nin eserleriyle ilgili daha geniş bilgi ve
26:01ayrıca yazma nüstalar için
26:05İhalatsız, Hüseyin Nihalatsız'ın
26:07İstanbul Kütüphanelerine göre
26:09Birgili Mehmet Efendi Bibriyografyası,
26:13İmam Birgivi'nin hayatı ve eserleriyle ilgili
26:16Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi,
26:20Birgivi ve Tarikatül Muhammediye maddelerine
26:23bakılabilir,
26:24daha geniş bir şekilde bu konuda bilgi verilebilir.
26:28Şimdi, kısaca İmam Birgivi'yi size tanıttıktan sonra
26:32Esas konumuz olan bu
26:36Et-Tarikatül Muhammediye'yi size kısaca tanıtacağım
26:41ve daha sonra buradan derslere başlayacağım inşallah.
26:46İmam Birgivi'nin Kur'an ve sünnete
26:48uygun bir dini hayatın esaslarını ortaya koyduğu,
26:53bitatlara karşı ikazlarda bulunduğu eseri
26:57Et-Tarikatül Muhammediye ve Siratül Ahmediye'dir.
27:01Şimdi bu cümleyi kısa, kelime kelime, kısaca sizlere aktaracağım.
27:06Tarikat ne demek derseniz, yol demek, meslek demek,
27:11Allah'a ulaşmak maktadıyla tutulan yol ve zikir demek.
27:16Yani Muhammediye ne demek?
27:19Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin hayatı,
27:24onun peygamberliği, peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti,
27:28onun ahlakı, onun hayat tarzı, hayatı yaşama biçimi demektir.
27:35Sirat ne demek?
27:36Sirat ise sözlükte hal demek, durum demek, davranış demek,
27:42idare demek, yol demek, hareket demek, yürüme demek gibi çeşitli manalara gelir.
27:49Siyer kelimesi, hani siyeri çok iyi bildiğiniz için,
27:53siyeret kelimesinin çoğludur, cemidir, hani menkıbe demek, hayat hikayesi demek,
28:00özellikle biz siyer, siyeret deyince,
28:04Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin hayatını anlarız.
28:09Yani kelime onunla özdeşleşmiştir.
28:12Bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yolu, tarikatıyla ilgili,
28:18birkaç hadisle, hem de bu hadislerde, bu eserin genel içeriği hakkında tam bir bilgi de vermiş olacağım.
28:28Şöyle der Resulullah Efendimiz,
28:30sözün en güzeli Allah'ın kitabı, yani Kur'an-ı Kerim'dir.
28:35Hidayetin en güzeli, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin hidayetidir.
28:41İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkanlardır.
28:45Size vaat edilen mutlaka gelecektir.
28:49Siz bunu önleyemezsiniz.
28:51Hani işlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkanlardır deyince,
28:55zaten şunu görüyoruz ki,
28:57bu kitap, bid'atlere, hurafelere açılmış bir savaş niteliğindedir.
29:03Onları engellemek ve hakikaten sünneti yaşanabilir hale getirmek için,
29:08büyük bir çaba sarf edilmektedir kitapta.
29:11Başka bir radeşi serifte, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem.
29:15Bir gün bir hutbe irad eder.
29:19Peygamberimiz özellikle çok önemli konularda hutbe okuduğu zaman,
29:24böyle gözleri kızarır, sesi yükselir.
29:27Sanki bir düşman ordusu sabah ve akşam böyle hücum edecekmiş gibi kendinizi koruyun.
29:35Hani bir ordusunu, halkını uyaran ki Resulullah Efendimiz uyarıcıdır.
29:41Kendinizi koruyun diye ordusunu uyaran bir kumandan gibi öfkesi artar.
29:47Ve şehadet parmağı ile orta parmağını bir araya getirerek,
29:52benimle kıyametin arası şu iki parmağın arası kadar yaklaşmıştır.
29:57Ben bu kıyametin çok yaklaştığı bir zamanda peygamber olarak gönderildim derdi.
30:03Sonra da sözlerine şöyle devam ederdi.
30:06Bundan sonra söyleyeceğim şudur ki,
30:09sözün en hayırlısı Allah'ın kitabıdır.
30:11Gerçekten sözün en güzeli, en hayırlısı Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim'dir.
30:17Yolların en hayırlısı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin yoludur.
30:22İşlerin en kötüsü sonradan ortaya çıkarılmış olan bitatlerdir.
30:27Her bitat sapıklıktır.
30:29Sonra şöyle diyordu,
30:31Ben her mümine kendi nefsinden daha ileriyim, daha üstünüm.
30:36Bir kimse ölürken mal bırakırsa o mal kendi yakınlarına ait.
30:42Fakat borç veya yetimler bırakırsa o borç bana aittir.
30:47Yetimlere bakmak benim görevimdir derdi.
30:50Hakikaten biz burada Resulullah Efendimizin alemlere rahmet olarak gönderilişinin bir delilini de görüyoruz.
30:58Tarikat-ı Muhammediye'nin ne demek olduğunun daha iyi anlaşılması için
31:03sahabeden Huzeyfe'den bir hadis nakledeceğim.
31:07Şüphe yok ki yapıp ettikleriyle, güzel görünüşüyle ve dini bakımdan yaşayışıyla
31:14Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme en çok benzeyen kişi
31:18evinden çıktığı vakitten tekrar evine dönünceye kadarki halleriyle
31:23İbni Ümmü Abd yani Abdullah İbni Mesud'dur.
31:27Evinde ailesiyle baş başa kaldığı vakit ise ne yaptığını bilmiyoruz.
31:32İşte bakın bir adamı refere etmenin, bir adamı övmenin en güzel şekli büyütmeden
31:38bu hadiste ilgili Fethülbari'den şu açıklamaları da size aktarmak isterim.
31:44Hadiste geçen del, davranış, tutum, yürüyüş, konuşma ve başka hallerde güzel hareket etmek demektir.
31:52Yani biz kitabı anlatıyoruz, yol hakkında kullanılır.
31:57Yine bu hadiste geçen semt kelimesi, dini hususlarda görünüş, din ile ilgili hususlarda
32:05görünüşün güzelliği demektir.
32:08İşte mutedil olmak, yol ve cihet hakkında da kullanılır, mutedil olmak.
32:15Hedi geçmektedir yine bu okuduğum, yukarıda okuduğum metinde.
32:18Hedi, Ebu Ubeyt der ki aslında el-hedi, el-eddel birbirine yakın anlamlardadır.
32:26Ne demek?
32:28Sekinet ve bakar, heybet ve görünüş, şemail, bedeni özellikler hakkında hedi kullanılır.
32:36Semt genelde güzellik ve süs cihetiyle değil de hayır ve dil bakımından güzel görünüş ve güzel heyet anlamındadır.
32:48Yol hakkında da kullanılır.
32:51Kişinin İslam ehlinin yolu üzere, hayır ehlinin kılığında olması cihetiyle her ikisi de güzel anlamlardadır.
33:00Tam adı,
33:01Et-Tarikatul Muhammediye ve Siratul Ahmediye'dir.
33:05Et-Tarikatul Muhammediye, yani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetini yaşanır kılma.
33:12Müslüman toplumu, inanç ve ibadet hayatına, sirayet eden bit'atlara karşı uyarma gayesiyle yazılan bu eser,
33:23özellikle bir gibinin hayatının son yıllarında kaleme almış olduğu önemli bir eserdir.
33:29Hayatının son yıllarında kaleme almış olması artık müellifin düşünce dünyasının da tam oturmasına sebep olur.
33:39Bu eser de onun düşünce dünyasını tam olarak yansıtır.
33:43Özellikle 17. yüzyıl, 16. yüzyıl, özellikle 16. yüzyıl Osmanlı toplumunun dini ve ahlaki bunalımlarına dair tespit ve tanımlamaları,
33:57eser-i klasik anlamda bir ahlak, tasavvuf kaynağı olmasının yanı sıra sosyal tarih açısından da değerli kılmaktadır.
34:06Yazılışından yaklaşık bir asır sonra ortaya çıkan Osmanlı ilim ve kültür hayatında ciddi etkileri olmuştur eserin.
34:15Hatta Kadızadeliler ile Sivasiler arasında mücadelede çok etkili olmuş, tartışılmış ve günümüze kadar devam eden yaygın bir ilgiye mazhar olmuştur.
34:27Anadolu'da, Osmanlı coğrafyasında çok fazla etkisi vardır.
34:31Eserin muhtevası, kısaca şöyle, Maturidi mezhebinin sağlam itikadi görüşleri ve Hanefi fıkhının bakış açısı çerçevesinde takva şuuru kazandıracak ahlak ilkelerinden
34:46oluşmaktadır.
34:47Müellif, sağlam bir sistematik kurguya sahip olan eserini üç ana bölüme, yani üç baba, her bölümü de üç alt bölüme
34:58fasla ayırmıştır.
35:00Birinci bölüm, Kur'an ve sünnete bağlı kalıp bid'atlerden uzaklaşma ve ibadetlerin yerine getirilmesi sırasında aşırılığa kaçmama hakkındadır.
35:14İlk fasılda ayet ve hadisler ışığında Kur'an ve sünnete bağlılığın önemi üzerinde durulmuş,
35:20İkinci fasılda bid'atin zararlarına dair bazı rivayetler aktarıldıktan sonra yine mutedil bir yaklaşımla hangi davranışlardan kaçınılması gerektiği, hangi davranışların
35:34bid'atlar çevresine girdiği belirtilmiş.
35:37Bu arada bir kısım tasavvuf ehlinin bid'at niteliği taşıyan yanlış inanç ve tutumlarına dikkat çekilmiş.
35:47Bu konularda doğrunun ne olduğu, muteber tasavvuf kaynaklarına ve Beyazlı Veslami gibi, Zunun el Mısri gibi, Bişri Hafi gibi,
35:57Ebu Said el Harrazi gibi, Sir Sakati gibi, Cüneyd-i Bağdadi gibi ki rahmehullah, rahmehumullah diyelim,
36:06önde gelen erken dönem mutasavvufların görüşlerine atıflar yapılmıştır.
36:12Üçüncü fasılda ibadetlerin yerine getirilmesinde ve dünya nimetlerinden uzak durma hususunda aşırılığa kaçmanın,
36:21yani bu kitap bir itidal kitabıdır, bir mutedil, mümin yetiştirme kitabıdır.
36:29İtidal dini olan İslamiyetle bağdaşmayacağı, ayet ve hadislerin yanı sıra fukahanın görüşlerine de dayanılarak ortaya konulmuştur.
36:39Yine Şeriat-ı Muhammediye'de mühim olan hususlar başlıklı ikinci bölüm,
36:45eserin toplam hacminin yaklaşık dörtte üçünü kapsamaktadır.
36:49Birinci fasılda Ehl-i Sünnet Akaidinin yani Maturudiye mezhebi çerçevesinde temel ilkeler anlatılmakta,
36:59ardından küfrü gerektiren ve gerektirmeyen hususlar sıralanmaktadır.
37:04Bu faslın sonunda bir gibi kendi döneminde Halvetiye gibi bazı tarikat mensuplarından duyduğu
37:12Ehl-i Sünnet dışı bir kısım aşırı görüşlere de işaret etmekte,
37:17bu görüşlerin de kişiyi küfre düşüreceğini özellikle kaydetmektedir.
37:23İkinci fasıl, gereğiyle amel edilmesi amaçlanan ilimlere dair olup,
37:30burada ilimler üçe ayrılmıştır.
37:33Öğrenilmesi farz olan ilmihal ile,
37:37öğrenilmesi farzı kifaye olan fıkıh, tefsir, hadis gibi ilimler,
37:43ihtiyaçtan fazlasının tahsil edilmesi uygun görülmeyen,
37:46ki bunları detaylarıyla anlatacağım,
37:49kelam ilmi gibi, ilmin hücum, cedel, münakaşa ve münazara ilimleri,
37:56yine ibadetlerin faziletleri, sünnetleri ve mekruhlarına dair bilgilerle,
38:02insanın vücut sağlığını koruyacak kadar tıp bilgisi gibi bilgilerin öğrenilmesini teşvik eden
38:10mendup ilimler, ilim öğrenmenin faziletine dair ayet ve hadislerin yanında,
38:15fakihlerin, fukahanın görüşlerini de kaydetmektedir.
38:20Bu faslın sonunda ilim-amel dengesi,
38:24yani hep bir denge kitabıdır bu.
38:27İlim-amel dengesi, ilim-züht ilişkisi dengesi üzerinde durulur.
38:32Müellifin döneminde bazı cahil kimselerin ileri sürdüğü,
38:38ilmin bir perde olduğu, aslında dini hükümlerde dahil olmak üzere,
38:44her şeyin keşif yoluyla, ilham yoluyla bilinebileceği şeklindeki iddiaları da imam bir gibi şiddetle eleştirir.
38:54Üçüncü fasılda, takva hakkında, ki en önemli, eserin en önemli bölümüdür.
39:00Takva hakkında, eserin üçte ikisinden fazlasını oluşturmakta
39:04ve kitabını kaleme almasının ana hedefini teşkil ettiği kanaati uyandırmaktadır.
39:11Bu kısımda yine ayet ve hadislerden hareketle takvanın önemi anlatılır.
39:17Ardından, Gazali'nin İhyası, İhyay-ül-Umiddin adlı eserindeki plana benzer şekilde
39:24kalbine afiyetleri, diline afiyetleri, kulağına afiyetleri gibi
39:28başlıklar altında takvanın uygulama alanları ele alınır.
39:33Bir bakıma bunlar takvanın uygulama alanlarıdır.
39:37Ve riya gibi, kibir gibi, haset gibi, yalan söylemek gibi,
39:42gıybet etmek gibi, inatçılık, kabalık gibi
39:46takvaya ters düşen 60 kadar mesele,
39:50ayet ve hadislerin yanı sıra alimlerin görüşlerinden de nakiller yapılarak açıklanır.
39:56Tarikat-ı Muhammediye'nin üçüncü bölümü,
40:00takva kapsamında olmadığı halde takva zannedilen,
40:04gerçekten toplum bazen takvadan, dinden olmadığı halde,
40:09kendisini takva zannedilen, dinden olduğu zannedilen hususlarla kendini yormaktadır.
40:15Bu bakımdan, bir gibi kendi zamanındaki bazı zahitlerin önem verdiği hususların,
40:22Asr-ı Saadet'te ve Hulefa-i Raşidi'nin döneminden sonra ortaya çıkan mithatlerden ibaret olduğunu söyler.
40:30Halkın Allah'a yakınlık vesilesi olacağını zannederek,
40:35üzerine düştüğü ancak mithat olduğu için engellenmesi gereken bir takım amellerle ilgili olup,
40:43bunların en önemlileri arasında mesela musiki icrasının zikirle birleştirilerek,
40:52sema ve devran şeklinde ibadet formatına sokulmasına karşıdır.
40:58Özellikle yani ibadetten olmadığı halde bir şeyin ibadet formatına sokulmasına çok karşıdır imam bir gibi.
41:06Ve kabirlerde mum ya da kandil yakılmasına karşıdır.
41:11Ayrıca bir kimsenin sevabı kendisinin veya dilediği kimselerin ruhuna bağışlanmak üzere,
41:18ölümünden sonra Kur'an-ı Kerim okunması, nafile namaz kılınması, tesbih çekilmesi,
41:25kelime-i tevhid ve salavat getirilmesi amacıyla vakıf kurması.
41:29Ve özellikle mirasından karşılanarak bunların yaptırılmasını vasiyet etmesi.
41:35Yani bunların yapılması değil, bakın yanlış anlaşılmasın.
41:38Özellikle bunların yapılması için vakıf kurup bu vakıftan bunları yapanlara paralar vermesi.
41:47Yani bunların parayla yapılmasına karşıdır, doğru anlamak gerekir.
41:51Onun için kırk gün mesela süreyle geceleyin mezarında nöbet bekletmek gibi
41:58veya kabrinin üzerine türbe yapılmasını vasiyet etmek gibi bunları şiddetle eleştirir.
42:05Bir gibi bid'at niteliği taşıyan bütün bu fiillerin günah ve bu tür vakıfların vasiyetlerinin geçersiz olduğunu
42:13ve bu geçersiz vakıflardan alınan paraların haram olduğunu çok açık bir şekilde ifade eder.
42:22Bir gibiye göre toplumun ıslahı ancak her bireyin kendisini Kur'an ve sünnet ölçülerine göre
42:30kötü huylardan arındırıp güzel ahlak ile donatması halinde mümkün olacaktır.
42:37Yani ferdi bir diriliş bütün toplumu diriltir.
42:40İlbi ya da edebi ençelerden ziyade bu ideali gerçekleştirmek amacıyla kaleme aldığı anlaşılan eserde
42:48bir gibinin dile getirdiği görüşleri tamamen naslara yani Kur'an ve sünnete dayanmaktadır.
42:55Çok sayıda ayetin yanı sıra yaklaşık imam bir gibi 775 hadis-i şerife kitabında yer vermiştir.
43:03Bu hadisler kütübü sütte rivayetlerinde özellikle kütübü sütte rivayetlerindendir.
43:10Başka İmam Malik'in muattağından yine İbni Hacer-i Laskalani'nin Fethül Barisi'ne kadar
43:1632 kaynaklarına baktığımız zaman 32 hadis kitabına müracaat etmiştir.
43:22Hadis kaynaklarını da rumuzla işaret etmiştir.
43:26Ve kitabının başında bu rumuzların listesini de veren imam bir gibi
43:30müellif hadislerinin senedini vermeyip sadece sahabiyi yani bütün senetleri aktarmamış
43:37sadece sahabi yani peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet eden sahabiyi kaydetmekle yetinmiştir.
43:47Eser kaynakları başında Gazali'nin İhya-i Lumi dinini saymak gerekir.
43:53Çok önemli bir kaynaktır.
43:54Ayrıca fıkhi arka planının ağırlıklı olarak Hanefi fukhasına borçlu olan bir gibi
44:01bir ahlak kitabı olmasına rağmen
44:04Tarikatül Muhammediye'de çok sayıda fıkhi meseleye yer vermiştir.
44:09Fıkhi konularda El Fetavelhaniye, Kadıhan, El Fetavel Tatarhaniye ve Hulasatül Fetva gibi
44:17Fetva mecmuaları başta olmak üzere Hanefi mezhebine ait 30 fıkıh kitabından iktibaslarda bulunmuştur.
44:26Eserde yararlanılan tasavvuf ve ahlak kitapları arasında
44:29Ebu'l-Leys Semerkandî'nin Bustan-ül Arifîn, Tembih-ül Gafilîn adlı eserleriyle
44:35Abdülhakim El Kuşeyri'nin El Risalesi özellikle dikkat çeker.
44:41Tespit edildiği kadarıyla esere yapılan 20 kadar şerh vardır.
44:46Bu şerhlerin ilki, müellifin isteği üzerine öğrencisi Akşehirli,
44:52Hocazade Abdülnasir Efendi tarafından yapılan şerh Bilkaül Alettarika'dır.
44:59El-Tarika'nın asırlar boyunca en çok okunan şerhleri ise özellikle bunu aktarmak isterim,
45:04Her ikisi de Sufi olan ve alim olan birisi Abdülganî El-Nablûsi ile diğeri de Ebu Said Hadimi'dir.
45:14Bu iki şerh, Nablusi'nin El-Hadikat-ül-Nediye, El-Şerh-ül-Tarikat-ül-Muhammediyesi çokça basılmıştır.
45:24Hacimli bir kitaptır.
45:261682 yılında tamamlanmıştır.
45:29Ebu Said El-Hadimi'nin 26 Ramazan 1168 yani 25 Haziran 1755 tarihinde tamamladığı,
45:40çok sayıda yazma nüshası bulunan El-Eberikat-ül-Mahmudiyye, Fi-Şerh-ü-Tarikat-ül-Muhammediye hakikaten hacimli bir şerhtir.
45:52Pek çok baskısı da yapılmıştır.
45:55Çok meşhur bir şerhtir.
45:58Bu şerhte Matlab isimli bölümde felsefe, kelam, fıkıh konularının yanı sıra özellikle müellifin yaşadığı döneme ait sosyal meselelere dair açıklamalara
46:12da çok geniş bir şekilde yer verilmektedir.
46:16Biraz da tercümelerinden bahsedeceğim.
46:19Mesela Tekmüleyi Tercümesi vardır ki, Tekmüleyi Tercümeyi Tarikat-ı Muhammediye isimli bir Osmanlıca tercümesi vardır.
46:28Yusuf Vedadi tercümesi olup İstanbul Darüs Saltanada 1255 tarihinde basılmıştır.
46:36Eser Türkçe'ye de tercüme edilmiştir.
46:38Tercüme faaliyetleri, günümüzdeki son örnekleri mesela Celal Yıldırım'ın Tarikat-ı Muhammediyesi,
46:46Mehmet Fatih Güneş'in Tarikat-ı Muhammediyesi, yine Nedim Yılmaz'ın Tarikat-ı Muhammediye tercümesi,
46:55yine Doçent Doktor Hüseyin Okur'un Tarikat-ı Muhammediye tercümesi tarika üzerine yapılmış.
47:03Yani pek çok şer, pek çok ihtisar vardır, pek çok haşiye vardır.
47:10Bu konuda efendim bir biyografiye, ansiklopedilerden ve diğer kitaplardan bakılabilir.
47:18Bu programın bu bölümünü burada bitiriyoruz.
47:22Bir sonraki programda devam edeceğiz inşallah.
47:25Hepinize saygılar sunuyorum efendim.
48:10Vakıf katılın, Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar