Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 13 saat önce
Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Ülke TV, Ramazan ayına özel hazırladığı programla İslam ilim geleneğinin temel eserlerinden biri olan İmam Birgivî’nin “Tarîkat-ı Muhammediyye ve Sîret-i Ahmediyye” adlı eserini ekranlara taşıyor.

Asırlardır İslam dünyasında önemli bir başvuru kaynağı olarak kabul edilen eser, Ramazan ayı boyunca sahih ilmin rehberliğinde izleyiciyle buluşacak. Programda, Eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde uzun yıllar sürdürdüğü vaizlik ve müftülük görevlerinden gelen ilmî birikimi ve tecrübesiyle eseri ele alacak.

Ahmet Poçanoğlu, İslami ilimlerin önemli isimlerinden Fatih Sultan Mehmet Camii Müderrisi Muhammet Emin Saraç’tan aldığı icazetle, Tarîkat-ı Muhammediyye’yi sahih kaynaklar çerçevesinde ve geleneksel ilim anlayışı doğrultusunda izleyiciye aktaracak.

Programda, İslam’ın sahih kaynaklara dayanan yolu, peygamber ahlakı,

İman, ibadet ve gönül terbiyesi, hurafeden uzak, sağlam ilim geleneği içinde değerlendirilecek.

İmam Birgivî’nin yüzyılları aşan çağrısı, günümüz insanına anlaşılır ve güvenilir bir üslupla yeniden hatırlatılacak.

Ramazan ayı boyunca her gün yayınlanacak program, hayatına istikamet arayan izleyiciler için Muhammedî yolun ölçüsünü Ülke TV ekranlarına taşıyacak.
Döküm
00:00Vakıf Katılım, Hazreti Muhammed'in yolunu sunar.
00:44İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00Ve salaten ve selamen ala Resulillah ve ala alihi ve sahbihi ecma'in.
01:07Muhterem seyirciler, bugün dilin afetlerinden, gerçekten insanı da rezil eden, zelil eden,
01:19dilencilik ve dünya menfaati hakkı olmadığı halde,
01:25dünya menfaati, dünyevi bir menfaat ve mal istemekten bahsedeceğim.
01:31Zaruret olmadıkça, yani açlıktan ölmek gibi bir tehlike olmadıkça,
01:37dilencilik yapmak haram kılanmıştır.
01:40Resulullah Efendimiz şöyle buyurur,
01:44dilencilik, dilencilik sebebiyle kişinin yüzünde bir et parçası kalmadığı halde,
01:52Allah'ın huzuruna çıkıncaya kadar dilenciden ayrılmaz.
01:56Demek ki her dilenme kişinin yüzünü çıplaklaştırır,
02:04kişinin kemiklerinin ortaya çıkmasına sebep olur.
02:09Özellikle mahşerde insan, dilencilik yapan kimse böyle görünür.
02:16Dilencilik yaralayıp, yine Resulullah Efendimiz diyor ki,
02:20dilencilik yaralayıp parçalayıcıdır.
02:23Kişi onunla yüzünü yaralayıp parçalar,
02:27artık kim isterse yüzünde et bıraksın,
02:30yani dilencilik yapmasın,
02:32kim de isterse yüzünü etsiz bıraksın.
02:35Ancak kişinin bir sultandan,
02:38yani yetki sahibi birisinden çıkış yolu bulamadığı zaman,
02:42haklı olduğu bir iş konusunda,
02:46ona gidip ondan istemesi,
02:49dilencilik değildir, bu caizdir.
02:52Bakın Resulullah Efendimiz şöyle buyuruyor,
02:55kim muhtaç olmadığı halde dilenirse,
02:59muhtaç olmadığı halde, bakın bu önemli bir kayıttır,
03:03bununla ancak cehennemin kızgın taşlarını çoğaltmayı istemiş olur, buyurur.
03:08Bunun üzerine sahibi kiram şöyle dediler,
03:11muhtaç olmama durumunun ölçüsü nedir?
03:15Allah'ın Resulü dediler,
03:17Resulullah Efendimiz bir gecelik yiyecektir buyurdu.
03:20Demek ki bir gecelik yiyeceği olanın dilenmesine,
03:24Resulullah Efendimiz müsaade etmemiştir.
03:28Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem yine buyurdu ki,
03:30muhakkak ki sadaka ve zekat ve zengine ve çalışmaya gücü yetene sağlam kişiye helal olmaz.
03:42Yani bu da çok önemli bir husus,
03:44özellikle verirken ve alırken dikkat etmemiz gereken çok değerli bir husus.
03:51Sadaka ve zekat ancak fakirlik, üstü başı toprağa bulanmış,
03:56çok muhtaç olan, ağır borç altında olan ve diyet gibi ödemesi gereken acı bir kan borcu olan kimseye helaldir.
04:06Kim malını çoğaltmak için, biriktirmek için, insanlardan dilenir,
04:13malını çoğaltmak için zekat ve sadaka kabul ederse,
04:17bu dilendiği şey kıyamet günü yüzünü parçalayıp yaralayacak
04:23ve yiyeceği cehennemin kızgın taşları olacaktır.
04:29Artık her kim dilerse dilenmeyi çoğaltsın veya azaltsın.
04:35Yani bunu iyice düşünsün de ona göre kararını versinler Resulullah Efendimiz.
04:41Sadakalar, zekat gelirleri ayet-i kerime de açıkça beyan edilmiştir.
04:46Ancak şunlar içindir.
04:48Yoksullar, düşkünler, sadakaların toplanmasında görevli olanlar,
04:56kalp müellefe-i kulüp yani kalpleri kazanılacak olanlar,
04:59azat edilecek köleler, borçlular ve Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış kimseler içindir.
05:08İşte Allah'ın kesin buyruğu budur.
05:11Allah bilmekte ve hikmetle idare etmekte, yönetmektedir bütün kainatı.
05:18Bu sebeple sadakaların kimlere, zekatın kimlere verileceğini Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz saymıştır, tadaat etmiştir.
05:27Yine bakın Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurur.
05:33Hiç kimseden bir şey istemeyiniz.
05:36Hatta elinizdeki sopanız düşse bile inip kendiniz alınız.
05:41Yine bakın Sevban radıyallahu anh elindeki sopası yerine düştüğü halde yanında yürüyenlere şunu alıp da bana verir misin demezdi.
05:55Bu şekilde Peygamberimizin tavsiyede bulunduğu kimseler.
05:59Bütün bu rivayetlerden şunu anlıyoruz ki hadislerden,
06:04dilenmenin haramlığı sadece mal istemek değildir.
06:08Özellikle mesela bir başka çocuktan, başkasının çocuğundan veya başkasının hizmetlisinden,
06:18başkasının işçisinden yani kendi istihdam etmeyip de parasını vermediği işçisinden de istemek,
06:26angarya işler yaptırmak, dilencilik tanımı, tarifi içerisine girer.
06:34Ama kendi çocuğu ise tabii ki kendi çocuğundan onu çalıştırabilir.
06:40Onu terbiye etmek için, alıştırmak için, sıkıntıya sokmamak suretiyle onu çalıştırmasında bir sakınca yoktur.
06:50Dilenmeyi bubak kılan hallerden de bir miktar bahsedeceğim.
06:54Hastalık veya zayıflıktan dolayı çalışmaya güç yetiremeyen kimse,
07:00yanında bir günlük yiyeceği bulunmayan kimse,
07:06sadaka veya zekatı dilenmek de sakınca veya mubahlık açısından aynı şeydir.
07:12Kendi hissesini ve alacağını kişinin istemesi veya kişinin hizmetcisinden,
07:22ücret karşılığı çalışan işçisinden bir şey istemesi,
07:27bunlar ne değildir?
07:30Mubahtır, bunlar yasaklanmış değildir.
07:33Yine mesela kişinin devlet maliyesinden hakkı olanı istemesi de,
07:39yine hanımından ev işleriyle ilgili bazı şeyleri yapmasını da nezaket ve zerafet içerisinde istemesi uygun görülmüştür.
07:51Ki yine hocanın, öğretmenin eğer öğrencisi vali olmuş yani rüşt çağına gelmiş ise,
07:59kendi arzusuyla veya velisinin izniyle bir şeyler ondan istemesi buna uygun görülmüştür.
08:10Dilenmenin en çirkini ise özellikle Allah rızası için istemektir ki,
08:17bundan uzak olmak lazım.
08:19Bu dilenmenin en çirkinidir.
08:21Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur,
08:23Allah rızası için sözüyle dilenen lanetlenmiştir.
08:29Melundur buyurmuştur ki,
08:31bunu çok aklımızda tutmak,
08:35kulağımıza küpe yapmak zorundayız.
08:38Resulullah Efendimiz yine şöyle buyuruyor,
08:41Allah'ın hakkı için ancak cennet istenir.
08:45Yani Allah'tan cennet istenir.
08:48Yine kadının bir zarar olmadığı halde kocasından kendisini mal karşılığı boşamasını istemesi de çirkin görülmüştür.
09:00Veya bunu erkeğin mal karşılığı kendisinden boşanmasını bir problem yok iken bu şekilde istemesi de hem kadın için hem erkek
09:09için doğru bulunmamıştır.
09:11Yani çirkin görülmüştür.
09:12Bakın Resulullah Efendimiz buyuruyor ki,
09:15Herhangi bir kadın bir zarar olmadığı halde kocasından kendisini boşamasını isterse ona cennetin kokusu haramdır diyor.
09:25Yani istemek bakın genel dilencilik bakın çok genel manada anlaşılması gerektiğini biz bu hadis-i şeriflerden açık bir şekilde görüyoruz.
09:36Bakın bu konuyu geçecek olursak şunu görüyoruz ki dilenmekle ilgili efendim hadislerde demek ki dilencilik şiddetle kaçınmamız gereken ve bizi
09:51hem dünyada zillete koyan ve hem de bizi ahirette gerçekten büyük bir cezaya çarptırılmamıza sebep olan çok önemli,
10:03çirkin bir ahlak, çirkin bir huydur.
10:05Bu sebeple dilencilikten uzak olmamız gerekir.
10:10Şimdi gelmiş olduğumuz noktada şu bölüme geldik.
10:15Yani kişinin hiçbir mecburiyeti olmadığı halde Allah-u Teala hakkında, kaza ve kader hakkında sürekli soru sorması doğru değildir.
10:28Eğer insan kendisine veya başkasına sürekli Allah ile ilgili soru sorma durumunda kalır ise Resulullah bize şunu tavsiye etmiştir.
10:42Hemen soran kimseye ya da biz kendimiz soruyor isek içimizde böyle bir soru var ise şunu yapmamız gerekiyor.
11:02Yani de ki Allah birdir, Allah samettir, hiçbir şeye muhtaç değil ama her şey ona muhtaçtır.
11:11O doğmamış ve doğrulmamıştır.
11:14Onun bir eşi, benzeri menendi de yoktur deyiniz bunu okuyunuz.
11:20Sonra da sol tarafınıza tükürünüz.
11:24Çünkü bu şeytandan gelen bir şeydir, vesvesedir.
11:29Ve şeytanın şerrinden Allah'a sığınınız buyurmuştur Peygamber Efendimiz.
11:35Bu konularda buna dikkat etmek gerekir.
11:39Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bize dedikode etmeyi, ashab öyle diyor Resulullah'ın ashabı.
11:48Bize dedikode etmeyi ve sürekli soru sormayı bir de malı boş yere harcamayı yasaklamıştır diyor.
11:56Ki hakikaten özellikle insanları utandırıp küçük düşürmek için sürekli soru sormak,
12:06karşısındakini ölçmek için, onu hataya düşürüp utandırmak için,
12:12zor ve ihtilaflı konularla, meselelerle ilgili hususlarda soru sormak dilin afetlerindendir.
12:21Karşısındakini hataya düşürmek ve utandırmak niyetiyle soru sormak kerih görülmüştür, çirkin görülmüştür.
12:29Bakın Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ilk anda anlaşılması zor olan meselelerden bahsetmeyi men etmiştir, yasaklamıştır.
12:42Ancak bu gibi şeyleri yani soru sormak şunun için olur ise, öğrenmek için olur ise ki öğretmenin de en önemli
12:52metotlarından bir tanesi soru ve cevap soru sormaktır.
12:56Öğretmek için olur ise, insanların ya da öğrencinin zekasını geliştirmek için olur ise, zihnini çalıştırmak için olur ise,
13:07insanları, Kur'an-ı Kerim'de de buna çok rastlarız, hadislerde de var,
13:14insanları düşünmeye teşvik etmek için soru sormak olur ise, yani sorulursa soru,
13:21bu da bir sakınca olmadığı gibi, bu şekilde soru sormak müstehaptır, çok güzel bir harekettir.
13:30Yine ifadede hataya düşmemek lazım.
13:35Konuşurken de dikkatli konuşmak, bir şeyi izah ederken hataya düşmek de dilin afetlerindendir.
13:44Bu sebeple konuşmanın inceliklerine dikkat etmek gerekir.
13:49Mesela bununla ilgili Resulullah Efendimiz şöyle der,
13:52Üzümü Kerem diye isimlendirmeyiniz, yani kelimeleri seçerken bile dikkat ediniz.
13:58Çünkü Kerem, Kerem sahibi Müslüman kişinin kendisidir.
14:05Bu üzüme böyle demek ne yapmaz? Uygun olmaz.
14:09Yine bakın başka bir rivayette, siz üzüme İnek veya Habl deyiniz şeklinde bir ilave vardır.
14:18Dil alimlerine göre, kerim olan, cömert olan bir kişi,
14:25Kerem sahibi, kişiye Kerem sahibi, kişiye denilir.
14:29Ağaçtaki üzüme de Kerem veya Kerim denilmesi,
14:36üzümden elde edilen içkiden dolayı böyle konulduğu için,
14:41bu sebeple böyle denilmesi çok uygun görülmemiştir.
14:45Yani bu bize şunu gösterir, konuşurken dikkat etmek, konuşurken hataya düşmemeyi gösterir.
14:56Bu sebeple bu hadis-i şerifi burada sizlere anlattım.
15:00Bir de şu önemli bir konu, hepimizin dilimizi tutmamız gereken çok önemli bir konu.
15:06Siz insanlar, Resulullah Efendimiz diyor ki,
15:11siz insanlar helak olmuştur diyen birisini işittiğiniz zaman,
15:15biliniz ki o insanların en çok helak olanı, en çok helakı hak edenidir.
15:22Yani bazı insanlar var ki, sürekli kendisinin dışında hep bütün dünyanın çok kötü olduğunu,
15:28kötülerle dolduğunu söyler.
15:31Eğer bu sözü kendini beğenerek, kendisinden, kendisinin dışındakileri de hakir görerek söylüyorsa,
15:39gerçekten aslında o adam helak olmuştur.
15:44Resulullah Efendimiz yine buyurdu ki,
15:46şöyle demeyiniz,
15:48Allah diledi ve falan diledi demeyiz.
15:51Lakin Allah diledi, sonra da falan bunu böyle istedi deyiniz.
15:56Bir başka rivayette,
15:59kişinin dua ederken,
16:02yani falanın hakkı için demesi,
16:06ilk anda çok makul görülmemiştir ama,
16:10fakat Resulullah Efendimiz,
16:13işte mukarreb olan melekler ve salih insanlara,
16:17yani şey göstererek, vesile ederek dua etmeye,
16:23ulema, fukaha, fıkıhçılar fetva vermişlerdir.
16:28Bu sebeple bu konuda,
16:31efendim, bu fetva ile amel etmek,
16:36yani falan kişinin hürmetine denilmesi,
16:40fakihler tarafından caiz görülmüştür.
16:44Bunu düzgün bir şekilde,
16:47çok arttırmadan,
16:48ne yapmak lazım?
16:51Dualarımızda kullanmak mümkündür.
16:53Yine,
16:55evladın babasını,
16:56kadının da kocasını ismiyle çağırması,
16:59edep olarak,
17:00adep olarak uygun görülmemiştir.
17:03Resulullah Efendimiz buyurdu ki,
17:05sizden biriniz şöyle demesin,
17:08benim nefsim habisleşti,
17:11pisleşti demesin.
17:12Lakin,
17:13nefsimi kötü bir hal kapladı desin.
17:16Çünkü,
17:17habisleşmek,
17:18insana yaraşmayan,
17:20hele hele Müslümana hiç yakışmayan bir şeydir.
17:23Yine Resulullah Efendimiz,
17:25bir kimse,
17:26Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelerek,
17:29bazı konularda konuştu da,
17:32ve söz arasında,
17:34Allah Celle Celaluhu ve siz dilediniz,
17:37dedi.
17:38Bunun üzerine Resulullah Efendimiz kızdı.
17:41Dedi ki,
17:41sen beni Allah'a ortak mı kılıyorsun?
17:44Sadece şöyle de,
17:46maşallah,
17:47Allah diledi,
17:48de buyurdu.
17:49Bu sebeple,
17:50konuşurken dikkatli olmaya,
17:52örneklerden bir tanesi de budur.
17:55Yine Resulullah Efendimiz,
17:56şöyle,
17:58insanlara hitap ederken de,
18:00işte birinin kibrini ortaya çıkaran,
18:03sizden biriniz,
18:05benim işte kulum,
18:06kölem,
18:07cariyem demesin.
18:08Çünkü,
18:09benim işçim,
18:10hizmetçim demesin.
18:11Hepiniz de nesiniz?
18:13Allah'ın kullarısınız,
18:16efendim.
18:17Lakin,
18:18şöyle desin,
18:19yani,
18:19işte benim yardımcım,
18:21benim kızım,
18:22benim oğlum,
18:23desin,
18:24efendim,
18:25bu şekilde konuştuğuna da,
18:28dikkat etsin.
18:29Köleler de benim Rabbim demesin,
18:32lakin,
18:33seyyidim,
18:33efendim desin.
18:35Yani kullanılırken,
18:37hitap ifadelerini kullanırken,
18:39bunlara ne yapmak gerekir?
18:41Çokça,
18:42dikkat etmek gerekir.
18:44Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
18:46Efendimiz,
18:47bazı isimleri de değiştirmiştir.
18:50Mesela,
18:52asiye,
18:53isyan eden manasına gelen,
18:55ismi cemile olarak değiştirmiştir.
18:58Hazın ismini sehil olarak değiştirmiştir.
19:02Atele,
19:03şeytan gibi isimleri,
19:05urap,
19:06sihap ve harp isimlerini,
19:08silm,
19:09yani barış olarak değiştirmiştir.
19:11berre ismini zeynep olarak değiştirmiştir.
19:17Burada değiştirmedeki sebeplerden bir tanesi şudur.
19:21Hani insanın kendisini temize çıkaracak,
19:24berre isminde bu böyle.
19:26Kendinizi tezkiye etmeyiniz,
19:28temize çıkarmayınız.
19:29Ben işte berret,
19:31temiz,
19:32tezkiye edilmiş kimse,
19:33ivra edilmiş kimse demektir.
19:35Bu sebeple bu ismi,
19:37Resulullah Efendimiz,
19:38Zeynep diye ne yapmıştır?
19:40Değiştirmiştir.
19:41Yine,
19:42Peygamber Efendimiz,
19:43mürre ismini,
19:45ki acı demektir.
19:47Cüveyriye olarak değiştirmiş.
19:50Yine buna benzer bazı isimleri,
19:52Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
19:56daha güzel isimlerle değiştirmiştir ki,
19:59buna dikkat etmek gerekir.
20:01Yine mesela Resulullah Efendimiz,
20:03insanların Ebul Kasım künyesini,
20:08kullanmamasını özellikle tavsiye etmiş.
20:12Niye?
20:12Çünkü o Ebul Kasım,
20:15Peygamberi Resulullah Efendimizin künyesidir.
20:18Bu sebeple,
20:19bunu diğer insanların kullanmamasını,
20:22bunu kullanmayı nehyetmiş,
20:24yasaklamıştır.
20:25Ve bir de isimlerin en kötüsü,
20:27harp ve mürre demiş ve,
20:29bunları değiştirmiş.
20:31Yine hatta Allah katında isimlerin en kötüsü,
20:34Melikül Emlak,
20:36yani bütün mülklerin sultanı gibi,
20:39böyle Allah'a ortak koşacak isimlerin konmasını,
20:43Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
20:46hoş olmayan isimleri değiştirmiş,
20:49çocuklara güzel isimler koymayı tavsiye etmiştir.
20:55Bu konuda dikkatli olmak gerekir.
20:58Dili nafetlerinin bir tanesi de sözlü nifak.
21:04Yani kişinin kalbiyle söyledikleri arasında zıt,
21:09tezat olması ki,
21:11buna nifak diyoruz.
21:13Mesela bir adamı sevmediğimiz halde,
21:16onu sever gibi davranmak,
21:18veya onu sevdiğini,
21:22onu efendim çok beğendiğini söyleyerek onu bet etmek.
21:27Abdullah İbni Ömer diyor ki,
21:31bizler idarecilerimizin yanına girdiğimizde,
21:35onların hoşlarına gidecek sözler,
21:38yanlarından çıktığımızda da,
21:40bunun aksine sözler söylüyoruz denildiğinde,
21:44Abdullah İbni Ömer dedi ki,
21:46Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında,
21:49bizler bunu nifak,
21:50münafıklık alameti sayardık,
21:53münafıklık sayardık.
21:55Yine,
21:56yalancıyı tasdik etmek de,
21:59gerçekten nifak alametidir.
22:02Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,
22:05şöyle buyurmuştur,
22:07Allah Celle Celaluhu seni,
22:09beyinsiz yöneticilerden korusun buyurmuştur.
22:14Ey Allah'ın Resulü,
22:15beyinsiz yöneticiler kimler diye sorulunca,
22:20Peygamberimiz,
22:21benden sonra gelen bir takım yöneticiler ki,
22:25onlar benim yolumdan gitmez,
22:27sünnetimle aydınlanmaz,
22:29kim onların yalanlarını tasdik eder,
22:32zulümlerinde onlara yardım ederse,
22:35işte onlar benden değildir,
22:37ben de onlardan değilim,
22:39onlar benim kevser havzumun yanına varamayacaklardır.
22:43Bu ve benzeri hadislerde buyrulan,
22:46benden değildir sözünün manası,
22:48benim hidayet yoluma tabi olanlardan,
22:52sünnetime tabi olanlardan,
22:54veya şefaatimi hak edenlerden,
22:58veya değildir demek,
23:01veya şayet o zalimlerin kesin zulümlerini tasdik eder,
23:05benim ümmetimde değildir demektir ki,
23:09bu sebeple çok dikkatli olmak lazım.
23:14İnsanlar, bakın insanlar iki sınıf olarak sabahlarlar.
23:18Birisi,
23:19nefsini amel-i salih işleyerek,
23:23Allah Celle Celaluhu'nun azabından satın alıp,
23:28hürriyete kavuşturur.
23:29Diğeri ise,
23:31ameli salihleri, salih amelleri terk ederek,
23:34nefsini efendim hak eden,
23:37yöneticilerin ve büyüklerin yanına gidenlerin,
23:40öfene teslim eder.
23:43Böylece,
23:44yapmacık davranışlardan,
23:46kendimizi kurtarmalıyız,
23:48ama bazen şerrinden de emin olmak için,
23:55mudarat diyoruz bize.
23:57Korktuğu kimsenin zararını,
24:00şerrini def etmek için,
24:02idare yolunu tutmak,
24:04caiz görülmüştür.
24:07Ama bunun aşırısı şudur,
24:09burada yasaklanan,
24:11şerrinden korunmak için idare etmek değildir,
24:14müdahenedir.
24:15Müdahere,
24:16biliyorsunuz,
24:17dini hususlarda geyşeklik gösterip,
24:20dinin helaline, haramına,
24:23riayet etmeden,
24:25adama yağcılık etmektir ki,
24:28bu da kişinin dünyayı mamur etmek için,
24:31imar etmek için,
24:32dinini bozması,
24:33dinini ifsad etmesi,
24:35dinini yıkması demektir.
24:38Hz. Aişe radıyallahu anh'a,
24:40validemizden,
24:41bir kimse,
24:43Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,
24:45Efendimizin yanına,
24:46girmek için,
24:48izin istedi.
24:50Peygamberimiz onu görünce,
24:52ne kötü bir kabile mensubu,
24:54ne kötü bir kabile halkıdır,
24:55dedi.
24:56Ama,
24:57adam gelip de,
24:58Resulullah'ın yanına oturunca,
25:01ona güler yüz gösterdi.
25:03Adam ayrılıp gidince,
25:05ben dedim ki,
25:05Allah'ın Resulü,
25:06adamı gördüğün zaman,
25:09şöyle şöyle,
25:09dedin.
25:10Sonra da yanında,
25:12güler yüzlü oldun.
25:14Bunun sebebi nedir,
25:15diye sordum.
25:17Bunun üzerine,
25:17Resulullah Efendimiz,
25:18ey Aişe,
25:19benim kötü konuştuğumu,
25:22hiç gördün mü,
25:23benim bu halime,
25:24ne zaman rastladın?
25:25Muhakkak ki,
25:27kıyamet günü,
25:28Allah Celle Celaluhu,
25:30katında,
25:30insanların en kötüsü,
25:33şerrinden korunmak için,
25:35insanların kendisinden uzaklaştığı,
25:37kimsedir, buyurdu.
25:38Yani,
25:39insanlar bizim şerrimizden emin olmak için,
25:42bizim yüzümüze gülerlerse,
25:44bu bizim için çok kötü bir akıbet,
25:46çok çirkin bir sonuç doğurur ki,
25:49buna çok dikkat etmeliyiz.
25:52Yine diğer bir hadis-i şerifte,
25:55dillerinin zararından korunmak için,
25:58kendilerine ikramda bulunan kimseler,
26:02insanların en kötülerindendir,
26:04der Resulullah Efendimiz.
26:05Yani,
26:06bu hakikaten,
26:08insanlar bizden,
26:10bizim elimizden,
26:12bizim dilimizden,
26:14emin olmaları gerekir.
26:16Çünkü,
26:16imanın gereği budur.
26:18dilin afetlerinden bir tanesi de,
26:21kişinin iki dilli olması.
26:25İki dilli kimse,
26:28birbirine düşmanlık yapan iki kişi arasında,
26:32fitne ve düşmanlık ateşini alevlendirmek için,
26:36söz taşıyan kimsedir.
26:38her birisine,
26:40kendisine uygun söz söyleyen,
26:42veya her birisinin sözünü diğerine nakleden,
26:46veya her birisine yaptığı düşmanlığı,
26:48güzel gösterip,
26:49ben işte seni çok seviyorum gibi,
26:51onu övücü sözler söyleyen,
26:54veya her birisine,
26:56sen şöyle yap,
26:57devam et düşmanlığında,
26:59ben sana yardım edeceğim diye,
27:02ona söz veren kimsedir ki,
27:05gerçekten böyle yapmak toplumda,
27:08fesadı,
27:09kavgayı çoğaltmaktır.
27:11Ve kişinin münafık olmasına,
27:13delildir,
27:14alamettir.
27:16Resulullah Efendimiz diyor ki,
27:19dünyadayken iki yüzlü olanın,
27:22kıyamet günü ateşten,
27:24iki dili olur buyuruyor.
27:26Bakın yine,
27:27Resulullah Efendimiz,
27:28kıyamet gününde,
27:30Allah'ın kullarının,
27:32en kötüsü,
27:33şunlara bir sözle,
27:35diğerlerine başka bir sözle,
27:38gelenlerdir buyuruyor.
27:39Yine,
27:40başka bir nakille,
27:42şunlara bir yüzle,
27:44diğerlerine başka bir yüzle,
27:46gelenlerdir şeklinde buyuruyor ki,
27:49bu gerçekten,
27:50insan için çok büyük bir zillet,
27:53insanı,
27:54zarar ve ziyana sokan,
27:56çok kötü bir,
27:58ahlaktır.
27:59Bundan uzak durmak gerekir.
28:01dilin afetlerinden,
28:03bir tanesi de,
28:05kötü işlere,
28:06aracılık etmek.
28:08Allah Celle Celaluhu,
28:10buyuruyor ki,
28:11iyi bir işe,
28:13şefaat eder,
28:14aracılık ederse,
28:15onun da,
28:16o işten,
28:17bir nasip olur.
28:18Ama kim,
28:19kötü bir işe,
28:20şefaat eder,
28:21aracılık eder ise,
28:23onun da,
28:24ondan bir payı vardır,
28:25buyuruyor.
28:26Resulullah Efendimiz,
28:28bakın,
28:28kim,
28:29aracılık ettiği kimse,
28:31Allah'ın hudutlarını koyduğu,
28:34kanunların,
28:35sınırlarını yerine,
28:37getirilmesine mani olursa,
28:39bir kimsenin,
28:39aracılık ettiği kimse,
28:41o,
28:42Allah'a isyan etmiş olur diyor.
28:44Bu sebeple,
28:45aracılık ederken,
28:46çok dikkat etmek gerekir.
28:48Kötü,
28:49aracılık,
28:50birçok çeşidi vardır bunun.
28:52Mesela,
28:54hakimlik,
28:54yöneticilik,
28:55velilik makamını,
28:57yani birinin işine,
28:58velayet makamını,
29:01ehil olsun olmasın,
29:02mutlak olarak,
29:03ele geçirmek isteyene,
29:04aracılık yapmak ki,
29:06bu toplumda çok yaygındır.
29:07Çünkü,
29:08bu gibi makamları,
29:09talep etmek,
29:12buna aracılık yapmayı,
29:13yasaklayan,
29:14pek çok hadis-i şerifler,
29:16talep etmeyi,
29:16aracılık etmeyi,
29:18yasaklayan,
29:19pek çok hadis vardır.
29:20Ehil olmayanın,
29:21kendisinden daha ehil olan birinin olduğu bir yerde,
29:26imamlığa getirilmesi için aracılık etmek,
29:30sesi daha güzel olan varken,
29:33sesi daha zayıf olanın,
29:36müezzinlik yapması,
29:38Kur'an öğreticiliği yapması,
29:39öğretmenlik yapması gibi,
29:41bu hususlarda aracılık etmek,
29:44toplumda gerçekten,
29:47kabiliyetli insanların,
29:49geride kalmasına,
29:50sebep olur ki,
29:52bu konularda,
29:54aracılık etmek,
29:55çok doğru görülmemiştir.
29:56Bu sebeple,
29:57daha ehil olanın,
29:59ne olması gerekir?
30:00Bu görevlere,
30:02getirilmesi gerekir.
30:03Aracılık etmeyi,
30:05terk etmek gerekir.
30:06Aracılık etmenin,
30:07sebepleri nelerdir?
30:09İşte,
30:09cahilliktir,
30:10tamahkarlık,
30:11açgözlülüktür.
30:12Akraba ve dostları,
30:14haksız yere gözetmektir.
30:16Halbuki,
30:17akrabalar da,
30:18dostlar da Allah'ın kullarıdır.
30:20Allah onlara,
30:21rızklarını verir.
30:22Yine mesela,
30:23aracılık etmenin sebeplerinden birisi,
30:26ya insanlara,
30:27beni ayıplar,
30:29insanlar beni sevsin diye,
30:31aracılık eder.
30:32Ya da aracılık ettiğinden,
30:34faydalanmak ister ki,
30:36bunlar gerçekten çirkin görülmüştür.
30:40Diğer sebeplerden bir tanesi de,
30:43aracılık etmediği zaman,
30:44efendim,
30:46o makamlardan kendisine gelebilecek düşmanlıkları,
30:49ya da kendisine gelebilecek zararları,
30:52ortadan kaldırmak için,
30:54insan bunu yapar.
30:56Kötü bir işe,
30:57aracılıkta bulunmanın zıttı ise,
31:00hayırlı işlere aracılık etmektir ki,
31:04Allah Celle Celaluhu buyuruyor ki,
31:06bakın,
31:07kim güzel bir işe aracılık eder,
31:10şefaat ederse,
31:11onun da o işten bir nasibi olur.
31:14O halde,
31:15çok dikkat etmeli insan.
31:17Yine Resulullah Efendimiz,
31:19otururken bir adam gelir,
31:21bir şeyler ister.
31:22Bunun üzerine Resulullah Efendimiz,
31:24yüzünü sahabi,
31:25ashaba doğru çevirir ve der ki,
31:28ihtiyaç sahipleri için,
31:30aracılık ediniz,
31:31hadi şefaatte bulunuz ki,
31:33ecir kazanınız.
31:34Allah Celle Celaluhu dilediği şeyi,
31:37Resulü'nün diliyle yerine getirir der.
31:40Yani bir başka nakilde,
31:42Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesselam,
31:44bir ihtiyacını istemek üzere,
31:46birisi geldiğinde,
31:48o kimselere döndü de,
31:49hadi şefaatte bulunuz ki,
31:51ecir kazanasınız buyurdu.
31:53Şunu anlıyoruz ki,
31:54biz bu hadislerden,
31:56ve okuduğum ayetlerden,
31:58aracılık ederken de,
32:00hayırlı insanlara aracılık etmek,
32:03ve toplumda,
32:05ehliyet sahibi insanların,
32:07göreve gelmelerine,
32:08gelmelerine mani olmamak gerekir.
32:11Bu konuda dikkatli olan kimselerden olmayı,
32:14Cenab-ı Hak bize nasip eylesin.
32:17Allah'ın selamı,
32:18rahmeti,
32:19bereketi üzerinize olsun.
32:21Allah'a emanet olunuz efendim.
33:05Vakıf Katılım Hazreti Muhammed'in yolunu sundu.
Yorumlar

Önerilen