Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Yağmur Tunalı’nın kaleme aldığı yazı, toplumdaki köklü düzen kaybını ve bu bozulmanın her alana yayılan sonuçlarını ele almaktadır. Yazar, ideal bir düzende yöneticilerin kurallara uymasının şart olduğunu, aksi durumun “balığın baştan kokması” gibi büyük bir çürümeye yol açacağını savunur. Günümüzde ise kurallara uyanların “enayi” görüldüğü, kanunların imtiyazlılara işlemediği bir “sosyal bozgun” yaşanmaktadır. Kaldırım işgallerinden toplu taşımadaki nezaketsizliğe kadar yansıyan bu durum, bilinçaltımıza yerleşen bir düzensizlik hizmetidir. Çözüm ise denetimsizliği reddetmek, suç işleme özgürlüğüne karşı çıkmak ve kanun düzenini yeniden hâkim kılarak bu toplu bozgundan kurtulmaktır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Her gün dışarı adım attığınızda bir şeylerin ters gittiğini hissetmiyor musunuz?
00:05Sanki etrafımızı görünmez bir kaos sarmış gibi değil mi?
00:09İşte bu bölümde hepimizin hissettiği ama belki de tam olarak adını koyamadığı bu gündelik kargaşanın kökenlerine iniyoruz.
00:16Bu düzensizliğin ardında ne var? Hadi gelin birlikte bakalım.
00:20Mesela şu manzarayla başlayalım. Ne kadar tanıdık değil mi?
00:24Bütün kaldırım bir araba tarafından tamamen kapatılmış.
00:27Bu sadece basit bir park hatası değil.
00:30Kaynağımızın da dediği gibi bu aslında benim rahatım, benim acelem senin yürüme hakkından daha önemli diyen bir zihniyetin en somut hali.
00:38İşte kaos tam da böyle küçük gündelik anlarda filizleniyor.
00:42Ve bu gerilimi sokaklarda, insanların yüzlerinde de görüyoruz.
00:46Herkes sanki bir barut fıçısı gibi.
00:49En ufak bir omuz çarpmasında, en ufak bir yanlış bakışta patlamaya hazır bir gerginlik var havada.
00:54Sürekli bir savunma ve saldırı hali.
00:56Ve tabii o en temel toplumsal nezaket kurallarının nasıl çöktüğünü de görüyoruz.
01:02Mesela bir otobüste ayakta zor duran yaşlı bir insan ve ona hiç aldırmadan telefonla gömülmüş gençler.
01:08Bu sadece bir koltuk meselesi değil.
01:11Bu bizi bir arada tutan, o görünmez saygı bağlarının koptuğunu gösteren acı bir fotoğraf aslında.
01:16Bütün bu manzaralar bizi dev bir çelişkiye ve can alıcı bir soruya getiriyor.
01:22Madem hepimiz düzemli, huzurlu kuralların işlediği bir toplum istiyoruz.
01:26O zaman neden hayatlarımız tam bir kaos içinde geçiyor?
01:29Bu nasıl bir paradoks?
01:31İşte şimdi bu sorunun cevabını aramaya başlıyoruz.
01:34Öncelikle gelin sorunun adını net bir şekilde koyalım.
01:38Bu bir teşhis.
01:39Gündelik düzenimiz, evet tamamen bozulmuş durumda.
01:42Ve bu tek tük kötü örneklerden ibaret bir şey değil, hayır bu artık hayatımızın her anına sızmış sistemik bir problem.
01:50Şöyle bir düşünün, iki dakikaya geliyorum diye bırakılıp saatlerce yolu kapatan arabalar.
01:55İnsanların sürekli diken üstünde olduğu, en ufak şeye parladığı bir kültür.
01:59Parklar, sokaklar gibi ortak alanlarımıza karşı bu inanılmaz saygısızlık.
02:03Bütün bu küçük görünen kural ihlallerinin artık normal sayılması, kaynağımıza göre bunlar basit can sıkıntıları değil.
02:08Bunlar, çok daha delim bir toplumsal hastalığın her gün yaşadığımız belirtileri.
02:14Peki, madem ortada bir hastalık var, bunun kökeninde ne yatıyor?
02:18Kaynağımız bu temel nedeni açıklamak için çok ama çok güçlü bir kavram ortaya atıyor.
02:24İşte yazarın kullandığı kavram bu, şuuraltı çöplük.
02:27Bunu şöyle düşünelim, toplum olarak bütün kural tanımazlıklarımızı, bütün adaletsizlikleri, kayırmacılığı ve aman boşverciliği attığımız dev bir zihinsel alan ve her çöplük gibi burası da zamanla kokuşuyor, çürüyor ve en sonunda neyin doğru neyin yanlış olduğunu görme yeteneğimizi tamamen zehirliyor.
02:46İşte o zihinsel çöplüğün bizi getirdiği acı nokta tam olarak bu cümlede saklı.
02:51Artık öyle bir hale geldik ki kurallara uyan, sırasını bekleyen, doğru olanı yapan insanlara enayi gözüyle bakılıyor.
02:59Dürüst olmak, saflıkla eşdeğer görülürken kuralları delmek, sistemi atlatmak neredeyse bir zeka göstergesi, bir başarı olarak kabul ediliyor.
03:06Bu durum bizi meselenin tam kalbine, yani en büyük çelişkiye getiriyor.
03:12Kurallarımız var, yasalarımız var ama neden işlemiyorlar?
03:16İşte bu sorunun cevabı kaosun asıl besin kaynağını da gözler önüne seriyor.
03:21Kaynağımızın altını çizdiği çok ilginç bir nokta var.
03:25Aslında çağat üzerine baktığınızda yasalarımız oldukça modern ve sağlam.
03:29Peki o zaman sorun ne?
03:30Yani bu kadar net kurallara rağmen yaşadığımız bu gerçeklikteki kopukluğun sebebi ne olabilir?
03:36Cevap, kaynağımıza göre hem çok basit hem de sistemi temelden çürüten bir gerçek.
03:42Kurallar herkes için değil.
03:44Yani ortada bariz bir şekilde iki kademeli bir sistem işliyor.
03:48Bir yanda kurallara uymak zorunda olan sıradan insanlar,
03:51diğer yandaysa yasaların kendileri için sadece birer tavsiye niteliğinde olduğu imtiyazlı bir sınıf var.
03:56Ve bu zihniyeti belki de en iyi özetleyen o meşhur, o sihirli soru, bize de mi Lolo?
04:03Yani bu kurallar bizim için de mi geçerli?
04:06İşte bu soru, kendini hukukun ve sistemin tamamen üstünde gören o anlayışın ta kendisi.
04:12Ve bu tavır, toplumun geri kalanı için zehirli bir örnek oluşturmaktan başka bir şeye yaramıyor.
04:17Böyle bir sistemin sonuçları da haliyle çok ağır oluyor.
04:21İnsanlar adalete olan inancını yitiriyor.
04:24Liyakat, bilgi, beceri önemini kaybediyor.
04:27Onun yerine torpil, yani birilerini tanımak her kapıyı açan anahtar haline geliyor.
04:32Hukukun üstünlüğü ilkesi buharlaşıp, yerini güçlünün hukukuna bırakıyor.
04:37Ve belki de en tehlikelisi, toplumun sistemi olan güveni tamamen yok oluyor.
04:42Bu da herkesin kendi başının çaresine baktığı bir kısır döngü yaratıyor.
04:46Ve kaos daha da derinleşiyor.
04:48Peki, tamam.
04:49Teşhisi koyduk.
04:50Durum bu.
04:51Çözüm ne?
04:51Kaynağımız bu durumdan çıkış için bir yol haritası da sunuyor.
04:55Ve ilginç bir şekilde bu yol tam olarak bizden başlıyor.
04:59Çözüm yeni yasalar çıkarmak değil.
05:01Çünkü yasalar zaten var.
05:03Çözüm, toplumsal bir tavır değişikliğinde yatıyor.
05:06Üç basit adımda özetleyebiliriz.
05:08Birincisi, yaşadığımız bu kaosun normal olmadığını, bunun bizim kaderimiz olmadığını anlamak.
05:15İkincisi, bu adaletsiz, bu çifte standartlı sistemi zihnen ve fiilen reddetmek.
05:20Ve üçüncüsü, belki de en önemlisi, kuralların istisnasız ama istisnasız herkese, özellikle de güçlü olanlara uygulanmasını yüksek sesle hep birlikte talep etmek.
05:32Çünkü şunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.
05:35Bu düzensizlik öyle havada kalan, felsefi bir sorun değil.
05:39Hayır.
05:40Bu kaos her birimizin hayatına doğrudan dokunuyor.
05:44Her gün soframızdaki ekmekten bir parça çalıyor.
05:47Güvenliğimizden, huzurumuzdan ve geleceğimizden çalıyor.
05:50Yani bunun hepimize çok somut, çok gerçek bir maliyeti var.
05:55Ve kaynağımız, eğer bu gidişata bir dur demezsek, varacağımız yer konusunda bizi çok net bir uyarıyla baş başa bırakıyor.
06:03Kanun düzeninin olmadığı yerde başka düzenler hakim olur.
06:07Ve her şey gelip bu son soruya dayanıyor.
06:09Bu kaosun devam etmesine izin verirsek, bu düzensizliğin ortasında ipleri aslında kimin eline teslim etmiş oluyoruz?
06:17İşte bu sorunun cevabı üzerine hepimizin düşünmesi gerekiyor.
06:20Çünkü bu cevap hepimizin geleceğini belirleyecek.
Yorumlar

Önerilen