00:00Şimdi şöyle bir düşünelim, Türkiye, Avrupa Birliği ve Amerika, bu üçünün arasında tam 50 yıldır çözülemeyen bir diplomatik düğün var.
00:08Ve bu devasa sorunun tam merkezinde ne var biliyor musunuz? Kapalı bir okul.
00:12Evet, Heybelia'da Ruhban Okulu. Gelin şimdi bu oldukça karmaşık görünen konuyu adım adım hep birlikte aydınlatalım.
00:19Konunun ne kadar sıcak, ne kadar güncel olduğunu anlamak için aslında en tepeye bakmak yeterli.
00:24Bakın hem Cumhurbaşkanı hem de Milli Eğitim Bakanı okulun yeniden açılması konusunun ciddi bir şekilde masada olduğunu sinyalini veriyor.
00:33İyi ama asıl soru şu, bu nasıl olacak? Nasıl mümkün olabilir?
00:38İşte bu analizdeki yol haritamızda tam olarak bu.
00:41Önce meselenin kalbindeki okula bakacağız, sonra bu okulun yeniden açılması için masada duran iki farklı yolu inceleyeceğiz
00:47ve bu yolların neden bir türlü birleşemediğini işin anayasal ve egemenlik boyutlarını ele alarak anlamaya çalışacağız.
00:53Peki, her şey nasıl başladı? Nasıl oldu da tek bir okul, uluslararası diplomasinin tam ortasına oturdu?
01:00Gelin bu 50 yıllık hikaye kısaca bir göz atalım.
01:04Bu zaman çizelgesine baktığımızda aslında gözümüze çarpan çok ama çok önemli bir detay var.
01:10Bakın, okul 1971'de kapanıyor ama bu bir devlet zoruyla olmuyor.
01:14O dönemde çıkan bir kanun değişikliği var ve bu değişiklikten sonra patrikhane okulu kapatmayı kendisi tercih ediyor.
01:21Bu, kaynağımızın özellikle altını çizdiği bir nokta.
01:25Hatta sonrasında devletin sunduğu, gelin devlet üniversitesinde bir bölüm açalım gibi alternatif bir çözüm de kabul görmüyor.
01:31E hal böyle olunca da mesele zamanla büyüyor ve uluslararası bir hal alıyor.
01:37İşte böylece asıl soruna, yani bugünkü düğme gelmiş oluyoruz.
01:40Artık mesele okulun açılıp açılmaması değil, asıl kilitlenmenin sebebi okulun nasıl açılacağı konusundaki o derin fikir ayrılığı.
01:49Masada aslında birbirinden tamamen farklı iki yol var.
01:53Bir yanda Türkiye'nin mevcut yasal sistemine tamamen uygun olan devlet denetimi modeli,
01:58diğer yanda ise patrikhanenin istediği ve hiçbir devlet kontrolünü kabul etmeyen tam özellik modeli.
02:05İşte bu iki yol arasındaki uçurum sorunun tam da kaybini oluşturuyor.
02:09Gelin önce ilk yola, yani kaynağın analizine göre hukuki açıdan en basit ve en kolay uygulanabilir çözüm olarak görülen devlet denetimi modeline bir yakından bakalım.
02:20Bu modelin tanımı aslında oldukça basit ve net.
02:23Okul, Türkiye'nin mevcut eğitim sisteminin bir parçası haline gelecek.
02:26Yani lise bölümü Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanacak, yüksek okul kısmı ise tüm üniversiteleri denetleyen Yüksek Öğretim Kurulu'na, yani bildiğimiz yöke bağlı olacak.
02:37Kısacası, mevcut yasalara tamamen uyumlu bir yapıdan bahsediyoruz.
02:42İşte bu modelin belki de en can alıcı noktası bu.
02:45Bu yolu hayata geçirmek için ne meclisten yeni bir kanun çıkarmak ne de anayasayı falan değiştirmek gerekiyor.
02:51Kaynağa göre mevcut düzenlemelerle okul yarın bile açılabilir.
02:55Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne.
02:57Yani anlaşmazlığın asıl kaynağı olan ve patrikhanenin ısrarla istediği o ikinci modeli.
03:02Buradaki kilit ifade şu, tam özerklik.
03:06Ne demek bu?
03:07Bu model, okulun Türk eğitim ve hukuk sisteminin tamamen dışında kendi kurallarını kendi koyduğu ve sadece patrikhaneye hesap verdiği bir yapı öngörüyor.
03:16Peki bir yol bu kadar basit ve uygulanabilirken, diğeri de bu kadar ısrarla talep edilirken, tarafları bir türlü uzlaştırmayan bu çıkımazın arkasında yatan asıl sebep ne olabilir?
03:27Cevap, hukukun derinliklerinde saklı.
03:29Şimdi bu bölümde kaynağın tam özellik modelinin önündeki o aşılması güç, yasal ve anayasal engelleri nasıl tek tek sıraladığına bakacağız.
03:39Kaynağın analizine göre Türkiye'nin elini kolunu bağlayan üç temel hukuki gerçek var.
03:44Birincisi, uluslararası bir anlaşma olan Lozan, devlet denetimini şart koşuyor.
03:50İkincisi, mevcut eğitim yasalarımız zaten buna izin vermiyor.
03:53Ve üçüncüsü, belki de en önemlisi, böyle bir özelliğin anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerine aykırı olacağı iddiası.
04:04İyi de, yasal zemin bu kadar netse, patrikhane neden bu kadar ısrarla özellik istiyor?
04:10İşte bu soruya yazar avukat Mehmet Bacaksız, bu ısrarın arkasındaki potansiyel motivasyona dair kendi yorumunu bu şekilde dile getiriyor.
04:18Ve şimdi analizin en ciddi, en çarpıcı kısmına geliyoruz.
04:23Kaynağa göre bu özellik modelini bir şekilde zorla hayata geçirmenin ne gibi cezai sonuçlar olabilir?
04:30Yazarın hukuki yorumu burada gerçekten çok çarpıcı bir noktaya ulaşıyor.
04:33Diyor ki, ikinci modelin uygulanması basit bir idari düzenleme değil, bu doğrudan devletin egemenliğine yönelik bir eylem olarak kabul edilebilir.
04:43Peki, böyle bir eylemin kanundaki karşılığı ne?
04:46Kanun hukuki analizine göre, Türk Ceza Kanunu'nda bu durumun adı açıkça konmuş, devletin egemenliğini zayıflatma suçu.
04:54Ve bu suçun cezası, yani Türk hukuk sistemindeki en ağır cezalardan biri, ağırlaştırılmış müebbet hapis.
05:02Bu durumda en başta duyduğumuz o açıklamalara geri dönelim.
05:05Yazar diyor ki, Cumhurbaşkanı ve bakan, okul açılsın derken, diğer alternatifi hukuken düşünmek bile mümkün olmadığı için,
05:13mutlaka ve mutlaka hukuken mümkün olan devlet denetimi modelini kastediyor olmalılar.
05:19Ve bu da bizi sonuca getiriyor.
05:21Bir yanda hukuken mümkün ama karşı tarafın kabul etmediği bir çözüm var,
05:25diğer yandaysa ısrarla istenen ama kaynağın analizine göre,
05:29anayasal ve yasal olarak imkansız olan bir model var.
05:32İşte bu karmaşık denklem, 50 yıldır olduğu gibi bugün de çözümünü beklemeye devam ediyor.
Yorumlar