00:00Merhaba, bugün sizlerle birlikte Neval Kavcar'ın oldukça ses getiren Suriye Çoktan Bölündü başlıklı makalesini ve içerdiği çarpıcı iddiaları derinlemesini inceleyeceğiz.
00:13Gelin konuya Devlet Bahçeli'nin bu iddialı sözüyle başlayalım.
00:17Bu ifade aslında makalenin de merkezine aldığı o değişim ve istikrar arasındaki gerilimi çok güzel özetliyor.
00:24Fakat Neval Kavcar bu istikrar görüntüsünün aslında bir yanılsama olduğunu, sahne arkasında Türkiye'nin geleceğini bambaşka bir yöne çeken gizli bir gündemin işlediğini öne sürüyor.
00:36Peki ya o gizli değişim çoktan başlamışsa?
00:40İşte geldik makalenin bel kemiğine yazarın gizli işgal olarak adlandırdığı o teze.
00:46Yazar aslında ülkenin dışarıdan değil içeriden manipüle edildiğini savunuyor.
00:51Gelin şimdi bu çarpıcı iddianın ne anlama geldiğine bakalım.
00:56Nedir bu görünmez işgal?
00:58Yazarın teorisine göre siyasette, ekonomide ve medyada gördüğümüz o kilit isimler var ya, onlar aslında bağımsız karar vericiler değil.
01:07Aksine dış güçlerin yazdığı bir senaryoda kendilerine verilen rolleri oynayan birer figüran sadece.
01:14Peki bu senaryonun yönetmeni kim?
01:16Yazara göre yönetmen koltuğunda bölgedeki jeopolitik çıkarları için hareket eden Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail oturuyor.
01:24Yani yaşananlar bu iki ülkenin stratejik hedeflerine hizmet edecek şekilde kurgulanmış bir oyun.
01:30Bu slide aslında makalenin temelindeki çatışmayı çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
01:36Bir yanda kamuoyuna sunulan resmi bir anlatı var.
01:39Terörden arınmış bir Türkiye bölgeye barış getirecek.
01:42Diğer yanda ise yazarın buna cevabı var.
01:46Bu 10 yaşındaki bir çocuğun bile inanmayacağı bir masal.
01:49Aradaki uçurum gerçekten dikkat çekici.
01:52Peki yazar bu kadar büyük bir iddiayı neye dayandırıyor?
01:56İşte bu noktada rotamızı Suriye'ye çeviriyoruz.
01:58Çünkü Suriye cephesi yazar için bu gizli işgal tezinin en somut kanıtı niteliğinde.
02:05Makaleye göre Suriye'de kilit rollerde gördüğümüz şara ve mazlum abdi gibi isimler bağımsız aktörler değiller.
02:12Yazar onları doğrudan Washington tarafından yönetilen birer kukla olarak tanımlıyor.
02:17Yani iplerinin aslında başkasının elinde olduğunu iddia ediyor.
02:21Ve bu durum bizi yazarın en can alıcı sonuçlarından birine getiriyor.
02:26Suriye fiilen çoktan bölünmüş durumda.
02:29Yani bize anlatılan o entegrasyon ve bütünleşme hikayeleri aslında bu gerçeği örtmek için kullanılan birer paravandan ibaret.
02:37Yazar bir adım daha ileri gidiyor ve bu bölünmenin sadece fiili değil hukuki altyapısının bile çoktan hazırlandığını söylüyor.
02:46Nasıl mı?
02:46İkiz yasalar olarak adlandırdığı ve 2003 yılında meclisten geçen yasalarla.
02:52İddiaya göre bu yasalar gelecekte Kürt gruplarının Birleşmiş Milletler'e öz yönetim için başvurmasının önünü açacak bir mekanizma.
02:59Şimdi Suriye cephesinden ayrılıp merceği doğrudan Türkiye'nin kendisine çeviriyoruz.
03:04Yazar Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu daha geniş bir jeopolitik tuzak olarak tanımlıyor ve ülkenin stratejik zafiyetlerine dikkat çekiyor.
03:13Yazar bu tuzağın kanıtı olarak geçmişte yapılan bazı açıklamalara işaret ediyor.
03:18Örneğin bölgeye demokrasi getirecek BOP'nin eş başkanlarından biriyim ifadesi.
03:23Bu tür sözlerin Türkiye'nin bugünkü dış politika sıkışmışlığının kökenlerini anlamak için çok önemli olduğu vurgulanıyor.
03:31Peki, nedir bu iddia edilen stratejik zafiyetler?
03:35Kaynakta birkaç kritik nokta sıralanıyor.
03:37Mesela ABD'nin İran'a karşı Türkiye'deki üstleri kullanma potansiyeli,
03:42kürecik radarının bölgesel denklemlerdeki rolü,
03:45ülkenin uzun menzilli stratejik silahlarının olmayışı
03:48ve tabii ki o çok konuşulan S-400 sisteminin neden hala aktif hale getirilmediği meselesi.
03:55Dış politikadaki bu tuzak tablosundan sonra şimdi de içeriye, yani ekonomiye dönüyoruz.
04:00Yazara göre ekonomi de aslında bu büyük senaryonun bir parçası ve bir ekonomik aldatmaca sahneleniyor.
04:08Peki bu aldatmaca nasıl işliyor?
04:10Makaledeki iddiaya göre iş dünyasının önde gelen isimlerine adeta bir telkinde bulunuluyor.
04:16Ekonomi düzelmeye başladı mesajını verin.
04:19Amaç ne?
04:20Halkta yapay bir imserlik ve güvenlik hissi yaratarak dikkatleri asıl sorunlardan uzaklaştırmak.
04:26Yazar bu stratejinin maaş politikalarına kadar indiğini öne sürüyor.
04:31Buna göre aktif çalışanlara tepi göstermeyecekleri,
04:35geçinebilecekleri kadar bir zam verilirken,
04:38oylarının daha az etkili olduğu düşünülen emekliler ve asgari ücretliler adeta açlığa mahkum ediliyor.
04:44Yani tamamen seçmen davranışını yönetmeye yönelik hesaplanmış bir hamle olduğu iddia ediliyor.
04:51İşte tüm bu parçaları birleştirdiğimizde,
04:54gizli işgal tezi, Suriye'deki durum,
04:57jeopolitik tuzak ve ekonomik aldatmaca,
05:00yazar bizi kaçınılmaz bir sona,
05:02yani yaklaşan seçimlere ve ülkenin geleceğine dair oldukça karamsar bir tabloya getiriyor.
05:07Eğer seçimlerin bir çözüm getireceğini umuyorsanız,
05:10yazar size hiç katılmıyor,
05:12aksine mevcut koşullar altında bir toparlanma ihtimalini bir hayal olarak nitelendiriyor
05:17ve oldukça kötümser bir tablo çiziyor.
05:19Peki neden bu kadar karamsar?
05:21Kaynağa göre bunun üç temel sebebi var.
05:24Birincisi, medyanın neredeyse tamamen tek bir elden kontrol ediliyor olması.
05:28İkincisi, halkın gündeminin sürekli hangi cambaza bakılacak senaryolarıyla dağıtılması.
05:33Ve son olarak, ana siyasi partilerin de bu süreçte aslında suç ortağı olduğu iddiası.
05:39Yazar, bu engeller yüzünden gerçek bir değişimin mümkün olmadığını savunuyor.
05:44Ve makale, bizi tam da bu kışkırtıcı ve düşündürücü soruyla baş başa bırakıyor,
05:49vatanın altına bir manivela mı yerleştiriliyor?
05:51Evet, bugün Neval Kavcar'ın sunduğu bu oldukça iddialı perspektifi birlikte analiz ettik.
05:57Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar