Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Neval Kavcar’ın kaleme aldığı metin, Türkiye'nin iç ve dış politikada emperyalist bir kuşatma altında olduğunu savunmaktadır. Suriye’nin fiilen bölündüğünü belirten yazar, Türkiye’de yürütülen “terörsüz bölge” söylemlerinin bir senaryodan ibaret olduğunu iddia eder. Siyasi partilerin "Kürt varlığını" kabul ettirme ve "İkiz Yasalar" üzerinden Türkiye’nin birliğini tehlikeye atma noktasında birleştiği öne sürülmektedir. Ekonomik krizin derinleştiği, emeklilerin açlığa mahkum edildiği ve medyanın tek elden yönetildiği vurgulanmaktadır. Yazar, savunma sanayisindeki iddiaların gerçekliği yansıtmadığını ve ülkenin bir "görünmez işgal" altında olduğunu belirterek gelecekten karamsar bir tablo çizmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugün sizlerle birlikte Neval Kavcar'ın oldukça ses getiren Suriye Çoktan Bölündü başlıklı makalesini ve içerdiği çarpıcı iddiaları derinlemesini inceleyeceğiz.
00:13Gelin konuya Devlet Bahçeli'nin bu iddialı sözüyle başlayalım.
00:17Bu ifade aslında makalenin de merkezine aldığı o değişim ve istikrar arasındaki gerilimi çok güzel özetliyor.
00:24Fakat Neval Kavcar bu istikrar görüntüsünün aslında bir yanılsama olduğunu, sahne arkasında Türkiye'nin geleceğini bambaşka bir yöne çeken gizli bir gündemin işlediğini öne sürüyor.
00:36Peki ya o gizli değişim çoktan başlamışsa?
00:40İşte geldik makalenin bel kemiğine yazarın gizli işgal olarak adlandırdığı o teze.
00:46Yazar aslında ülkenin dışarıdan değil içeriden manipüle edildiğini savunuyor.
00:51Gelin şimdi bu çarpıcı iddianın ne anlama geldiğine bakalım.
00:56Nedir bu görünmez işgal?
00:58Yazarın teorisine göre siyasette, ekonomide ve medyada gördüğümüz o kilit isimler var ya, onlar aslında bağımsız karar vericiler değil.
01:07Aksine dış güçlerin yazdığı bir senaryoda kendilerine verilen rolleri oynayan birer figüran sadece.
01:14Peki bu senaryonun yönetmeni kim?
01:16Yazara göre yönetmen koltuğunda bölgedeki jeopolitik çıkarları için hareket eden Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail oturuyor.
01:24Yani yaşananlar bu iki ülkenin stratejik hedeflerine hizmet edecek şekilde kurgulanmış bir oyun.
01:30Bu slide aslında makalenin temelindeki çatışmayı çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
01:36Bir yanda kamuoyuna sunulan resmi bir anlatı var.
01:39Terörden arınmış bir Türkiye bölgeye barış getirecek.
01:42Diğer yanda ise yazarın buna cevabı var.
01:46Bu 10 yaşındaki bir çocuğun bile inanmayacağı bir masal.
01:49Aradaki uçurum gerçekten dikkat çekici.
01:52Peki yazar bu kadar büyük bir iddiayı neye dayandırıyor?
01:56İşte bu noktada rotamızı Suriye'ye çeviriyoruz.
01:58Çünkü Suriye cephesi yazar için bu gizli işgal tezinin en somut kanıtı niteliğinde.
02:05Makaleye göre Suriye'de kilit rollerde gördüğümüz şara ve mazlum abdi gibi isimler bağımsız aktörler değiller.
02:12Yazar onları doğrudan Washington tarafından yönetilen birer kukla olarak tanımlıyor.
02:17Yani iplerinin aslında başkasının elinde olduğunu iddia ediyor.
02:21Ve bu durum bizi yazarın en can alıcı sonuçlarından birine getiriyor.
02:26Suriye fiilen çoktan bölünmüş durumda.
02:29Yani bize anlatılan o entegrasyon ve bütünleşme hikayeleri aslında bu gerçeği örtmek için kullanılan birer paravandan ibaret.
02:37Yazar bir adım daha ileri gidiyor ve bu bölünmenin sadece fiili değil hukuki altyapısının bile çoktan hazırlandığını söylüyor.
02:46Nasıl mı?
02:46İkiz yasalar olarak adlandırdığı ve 2003 yılında meclisten geçen yasalarla.
02:52İddiaya göre bu yasalar gelecekte Kürt gruplarının Birleşmiş Milletler'e öz yönetim için başvurmasının önünü açacak bir mekanizma.
02:59Şimdi Suriye cephesinden ayrılıp merceği doğrudan Türkiye'nin kendisine çeviriyoruz.
03:04Yazar Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu daha geniş bir jeopolitik tuzak olarak tanımlıyor ve ülkenin stratejik zafiyetlerine dikkat çekiyor.
03:13Yazar bu tuzağın kanıtı olarak geçmişte yapılan bazı açıklamalara işaret ediyor.
03:18Örneğin bölgeye demokrasi getirecek BOP'nin eş başkanlarından biriyim ifadesi.
03:23Bu tür sözlerin Türkiye'nin bugünkü dış politika sıkışmışlığının kökenlerini anlamak için çok önemli olduğu vurgulanıyor.
03:31Peki, nedir bu iddia edilen stratejik zafiyetler?
03:35Kaynakta birkaç kritik nokta sıralanıyor.
03:37Mesela ABD'nin İran'a karşı Türkiye'deki üstleri kullanma potansiyeli,
03:42kürecik radarının bölgesel denklemlerdeki rolü,
03:45ülkenin uzun menzilli stratejik silahlarının olmayışı
03:48ve tabii ki o çok konuşulan S-400 sisteminin neden hala aktif hale getirilmediği meselesi.
03:55Dış politikadaki bu tuzak tablosundan sonra şimdi de içeriye, yani ekonomiye dönüyoruz.
04:00Yazara göre ekonomi de aslında bu büyük senaryonun bir parçası ve bir ekonomik aldatmaca sahneleniyor.
04:08Peki bu aldatmaca nasıl işliyor?
04:10Makaledeki iddiaya göre iş dünyasının önde gelen isimlerine adeta bir telkinde bulunuluyor.
04:16Ekonomi düzelmeye başladı mesajını verin.
04:19Amaç ne?
04:20Halkta yapay bir imserlik ve güvenlik hissi yaratarak dikkatleri asıl sorunlardan uzaklaştırmak.
04:26Yazar bu stratejinin maaş politikalarına kadar indiğini öne sürüyor.
04:31Buna göre aktif çalışanlara tepi göstermeyecekleri,
04:35geçinebilecekleri kadar bir zam verilirken,
04:38oylarının daha az etkili olduğu düşünülen emekliler ve asgari ücretliler adeta açlığa mahkum ediliyor.
04:44Yani tamamen seçmen davranışını yönetmeye yönelik hesaplanmış bir hamle olduğu iddia ediliyor.
04:51İşte tüm bu parçaları birleştirdiğimizde,
04:54gizli işgal tezi, Suriye'deki durum,
04:57jeopolitik tuzak ve ekonomik aldatmaca,
05:00yazar bizi kaçınılmaz bir sona,
05:02yani yaklaşan seçimlere ve ülkenin geleceğine dair oldukça karamsar bir tabloya getiriyor.
05:07Eğer seçimlerin bir çözüm getireceğini umuyorsanız,
05:10yazar size hiç katılmıyor,
05:12aksine mevcut koşullar altında bir toparlanma ihtimalini bir hayal olarak nitelendiriyor
05:17ve oldukça kötümser bir tablo çiziyor.
05:19Peki neden bu kadar karamsar?
05:21Kaynağa göre bunun üç temel sebebi var.
05:24Birincisi, medyanın neredeyse tamamen tek bir elden kontrol ediliyor olması.
05:28İkincisi, halkın gündeminin sürekli hangi cambaza bakılacak senaryolarıyla dağıtılması.
05:33Ve son olarak, ana siyasi partilerin de bu süreçte aslında suç ortağı olduğu iddiası.
05:39Yazar, bu engeller yüzünden gerçek bir değişimin mümkün olmadığını savunuyor.
05:44Ve makale, bizi tam da bu kışkırtıcı ve düşündürücü soruyla baş başa bırakıyor,
05:49vatanın altına bir manivela mı yerleştiriliyor?
05:51Evet, bugün Neval Kavcar'ın sunduğu bu oldukça iddialı perspektifi birlikte analiz ettik.
05:57Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen