Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Ünlü spor yazarı Celal Duruoğlu, Manchester City mağlubiyeti üzerinden Galatasaray'ın teknik yönetimini ve saha içi performansını sert bir dille eleştirmektedir. Okan Buruk'un taktiksel yetersizliği ile Guardiola’nın oyun zekâsı arasındaki farkın altını çizen metin, takımın sistem disiplininden yoksun olduğunu savunmaktadır. Özellikle Abdülkerim Bardakcı’nın ağır kalması ve Barış Alper Yılmaz’ın verimsizliği gibi bireysel performanslar, Avrupa seviyesindeki rakiplerle kıyaslanarak analiz edilmektedir. Kaynakta, elde edilen başarıların planlı bir oyundan ziyade şans faktörüne dayandığı iddia edilmekte ve kaleci Uğurcan Çakır dışında neredeyse tüm yapı eleştirilmektedir. Sonuç olarak yazı, Galatasaray yönetiminin savunma hattını güçlendirmesi ve teknik heyetin modern futbolun gereklerine uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan bir uyarı niteliği taşımaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Galatasaray için Manchester City maçı kağıt üzerinde sadece bir mağlubiyetti ama gazeteci Celal Duruoğlu'na göre bu maç aslında çok daha fazlasıydı, acı bir yüzleşmeydi.
00:11Gelin şimdi Duruoğlu'nun bu çarpıcı analizine yakından bakalım ve Galatasaray'ın o meşhur aynada neler gördüğünü birlikte çözümleyelim.
00:19İşte Duruoğlu'nun temel tezi bu.
00:21Bu maç bir skor tablosundan ibaret değil diyor, adeta bir ayna gidi.
00:26Galatasaray'ın kendine baktığı ve gördüklerinden pek de memnun kalmadığı bir ayna.
00:31Yazara göre bu ayna takımın bütün kusurlarını, gizlenen tüm çatlakları bir bir ortaya döktü.
00:37Yani anlayacağınız tam bir gerçeklik tokadıydı.
00:40Peki bu ayna ilk olarak neyi yansıttı dersiniz?
00:44Cevap ilginç, saha kenarını.
00:47Duruoğlu'na göre bütün hikaye aslında daha topa tek bir vuruş bile yapılmadan iki teknik direktörün Viyut diliyle başlıyordu.
00:54İşte Duruoğlu'nun altını çizdiği o an bu.
00:57Bakın bir tarafta Pep Guardiola var, maçın her saniyesini yaşayan, oyun ne zaman dursa hemen bir oyuncusunu kenara çekip bir şeyler anlatan,
01:05adeta sağ kenarında maçı oynayan bir adam.
01:08Diğer tarafta ise Duruoğlu'nun eleştirisine göre odağını sık sık dördüncü hakemle sohbete kaydıran bir Okan Buruk portresi.
01:15Yazar için bu aslında iki teknik adam arasındaki zihniyet farkını anlatan bir fotoğraf karesi gibi.
01:20İşte bu yüzden yazara göre bu ufacık gibi görünen detay aslında büyük resmin ta kendisi.
01:26Yani taktikler, oyuncu değişiklikleri falan bir yana Duruoğlu'na göre asıl seviye farkı tam da bu iki farklı duruşta,
01:34bu iki farklı angajman seviyesinde yatıyor.
01:37Hadi şimdi saha kenarından içeriye,
01:39aynanın en net belki de en acımasız yansımalarını gösterdiği yere oyunculara doğru geçelim.
01:44Ve Duruoğlu'nun analizinde merceye aldığı ilk isim de piyasa değeriyle sürekli gündemde olan Barış Alper Yılmaz.
01:52Rakam bu, tam 50 milyon euro.
01:55Evet yanlış duymadınız, Barış Alper Yılmaz için konuşulan piyasa değeri bu seviyelerdi.
02:00Duruoğlu için de bu rakam çok önemli çünkü tüm karşılaştırmanın kilit noktası tam da burası.
02:05Çünkü Duruoğlu, o meşhur, biraz da iğneleyici soruyu soruyor,
02:09eğer Barış Alper'in değeri 50 milyon euroysa, o zaman karşısında oynayan dokunun değeri ne olmalı?
02:15300 milyon euro falan mı?
02:17Yazara göre dokunun adam eksiltme becerisi, oyun zekası, o kritik pasları,
02:21iki oyuncu arasındaki kalite farkının ne kadar büyük olduğunu acı bir şekilde gösteriyor.
02:26Aynanın yansıttığı bir diğer kritik nokta ise savunmanın göbeği.
02:30Hedefteki isim Abdülkerim Bardakçı.
02:32Duruoğlu'na göre Guardiola, Galatasaray savunmasının kilidini açacak anahtarı tam da Abdülkerim'in zaaflarında bulmuştu.
02:38Neydi peki bu zaaflar?
02:40Duruoğlu'nun listesi oldukça net.
02:42Birincisi, pozisyon bilgisi çok zayıf.
02:45İkincisi, bir stopere göre oldukça yavaş.
02:48Daha da kötüsü, ikinci golde topa hamle yapmak yerine vücudunu geri çekmesi.
02:52Bütün bunların üstüne bir de Haaland gibi bir canavarın karşısında,
02:56off-site tuzağını yanlış zamanlayınca yazar için fotoğraf tamamen netleşmiş oluyor.
03:00Ve Duruoğlu, bu durumu belki de tüm analizin en vurucu benzetmesiyle özetliyor.
03:05Diyor ki, gol pozisyonunda Abdülkerim Doğan görünümlü Şahin gibiydi, Haaland ise Mercedes.
03:11Sanırım bu tek cümle aradaki hız, güç ve kalite farkını anlatmak için yeterli.
03:16İyi de, bütün sorun bireysel hatalarda mı?
03:20Duruoğlu'na göre kesinlikle hayır.
03:21Bunlar sadece hastalığın belirtileri.
03:24Asıl sorun çok daha derinde.
03:26Yazarın adını koyduğu o büyük problem, yani sistemsizlik.
03:29Biliyorsunuz, modern futbolda büyük takımları diğerlerinden ayıran temel bir şey var.
03:34Pas oyunu.
03:34Hani şu topa sahip olan, sürekli hareket eden, kısa paslarla rakibi yoran o meşhur oyun.
03:39İşte Duruoğlu'na göre Galatasaray tam da bu konuda sınıfta kalıyor.
03:43Ve bu, sadece bir oyun tarzı eksikliği değil, Avrupa sahnesi için adeta varoluşsal bir sorun.
03:48Peki bu sistemsizliğin en acı sonucu ne?
03:51Yeteneklerin resmen israf edilmesi.
03:54Duruoğlu'na göre bunun en net örneği de, bir zamanlar o pas oyununun kalbi olan Manchester City'nin kaptanı İlkay Gündoğan.
04:00Yazar diyor ki, İlkay gibi bir maestronun bile bu plansızlık içinde nasıl sıradanlaştığını,
04:05yeteneğini nasıl boş harcandığını görmek çok üzücü.
04:08Peki Galatasaray'ın sistemi ne o zaman?
04:11Duruoğlu'nun çizdiği tabloya bakalım.
04:13Topsuz alanda koşu yapmayan, statik oyuncular, topu ayağına alanın ilk düşündüğü şey geriye oynamak.
04:19Ve tek hücum planı da, ya Osimene ya da Barış'a uzun bir top şişirmek.
04:23Yazar buna sistem değil, kolaycılık diyor.
04:26Ve City'nin satranç gibi işleyen oyununun yanında ne kadar ilker kaldığının altını çiziyor.
04:32Ve işte tüm bu eleştiriler Duruoğlu'nu şu çok net ve sert sonuca götürüyor.
04:36Vasat Okan Buruk, taktiğe değil, oyuncuya dayalı, sistemsiz bir oyun anlayışına sahip.
04:42Yani diyor ki, ortada bir plan, bir strateji yok.
04:45Sadece oyuncuların bireysel yeteneklerine, o anki parlamalarına bel bağlayan bir anlayış var.
04:50Peki, aynaya bu kadar baktıktan sonra Duruoğlu'nun verdiği karne nasıl?
04:55Analizini oyuncuları tek tek değerlendirerek ve geleceğe dair bir uyarı ile bitiriyor.
05:00Gelin o son yansımalara da bakalım.
05:03Yazarın karnesi üç bölümden oluşuyor.
05:05Uğurcan gibi o gün yıldızlaşan iyiler var, Abdülkerim ve Barış gibi performansı çok eleştirilen kötüler var.
05:13Ama belki de en trajik kategori İlkay, Sara ve Osimen gibi oyuncuların olduğu harcananlar listesi.
05:20Yani doğru bir sistemin içinde yıldızlaşabilecekken bu sistemsizlik yüzünden potansiyelleri heba olan isimler
05:26ve bu karne Duruoğlu için sadece geriye dönük bir tespit değil, aynı zamanda geleceğe dair ciddi bir alarm zili.
05:34Diyor ki eğer bu teknik direktörle ve bu oyun anlayışıyla devam edilirse, ileride Juventus ya da Atletico Madrid gibi takımların karşısına çıkıldığında sonuç büyük bir hüsran olabilir.
05:44O halde bu kadar sert bir yüzleşmenin, aynaya bu kadar dikkatli bakmanın sonunda çıkarılması gereken nihai ders ne?
05:52Duruoğlu'nun son sözü doğrudan Okan Buruk'a yönelik bir tavsiye ve aynı zamanda bir meydan okuma.
06:00Vasat Okan Buruk, City maçını izlerken aynaya bakmalı, ders almalı ve gerekenleri yapmalı.
06:06Tabii becerebilirse.
06:08Ve yazar tüm bu analizden sonra topu adeta bizi atarak bitiriyor.
06:12Ne dersiniz? Olmayacak bir şey mi istedik?
06:15İşte bu sorunun cevabı belki de Galatasaray'ın Avrupa'daki geleceğini belirleyecek.
06:20İzlediğiniz için teşekkürler.
06:22İzlediğiniz için teşekkürler.
Yorumlar

Önerilen