Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
ABD’nin 2026 Ocak itibarıyla SDG’den desteğini çekmesi, IŞİD ile mücadele odaklı geçici askeri işbirliğinin sona erdiğini göstermektedir. Washington için bu ilişki hiçbir zaman stratejik bir ittifak olmamış, sadece sahadaki maliyeti düşüren işlevsel bir vekil güç kullanımıyla sınırlı kalmıştır. Suriye’de merkezi yönetimin güçlenmesi ve IŞİD tehdidinin azalmasıyla ABD, NATO müttefiki Türkiye’nin güvenlik kaygılarını gözeterek ve bölgesel aktörlerle çalışmayı tercih ederek stratejisini güncellemiştir. Bu durum, büyük güçlerin desteğinin kalıcı olmadığını kanıtlarken, SDG’yi Şam ile entegrasyona zorlamaktadır. Sonuçta, bölgedeki vekil yapıların yerini devletler arası diplomatik ve stratejik dengeler almaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bugünkü analizimizde gerçekten çok kritik bir jeopolitik değişime yakından bakacağız.
00:05Konumuz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki müttefiklerini neden ve nasıl terk ettiği.
00:11Gelin bu kararın ardındaki o soğukkanlı stratejik hesapları birlikte çözelim.
00:16Hadi o zaman konunun tam kalbine inelim ve herkesin aklındaki o temel soruyla başlayalım.
00:22Amerika, neredeyse 10 yıl boyunca birlikte çalıştığı Suriye demokratik güçlerini neden terk etti?
00:28Bu sizce bir ihanet miydi yoksa çok daha karmaşık bir denklemin kaçınılmaz bir sonucu mu?
00:34Şimdi ilk olarak bu kararın zamanlamasına bir bakalım.
00:38Kamu oyunda genelde sanki bir gecede alınmış, şok edici, ani bir karar gibi algılandı.
00:44Peki gerçekten de öyle miydi?
00:47Aslında bu zaman çizergesi hikayenin arka planını çok net bir şekilde özetliyor.
00:51Evet, Ocak 2026'daki çekilme kararı dışarıdan bakınca ani görünüyor olabilir.
00:56Ama aslında bu, 10 yıllık bir süreçte yavaş yavaş değişen önceliklerin ve biriken stratejik tercihlerin bir sonucuydu.
01:03Yani bir nevi kaçınılmaz sondu.
01:06Yani anlamamız gereken en kritik nokta şu.
01:09Bu karar, anlık bir tepki ya da duygusal bir kopuş değil.
01:14Tam tersine, dikkatle baktığınızda aslında öngörülebilir ve mantıksal bir sonuçtu.
01:19Uzun bir stratejik tercihler zincirinin, tabiri caizse son halkasıydı.
01:25Peki, şimdi gelin bu ilişkinin temel dinamiklerini anlamak için biraz daha derine inelim.
01:31Yani bu ortaklığın doğası neydi?
01:34Tam olarak ne üzerine kurulmuştu?
01:36Bakın, burası çok ilginç.
01:38ABD ile SDC arasındaki ilişki hiçbir zaman böyle derin, kalıcı bir müttefiklik olarak tasarlanmadı.
01:44Bu tamamen, nasıl desem, görev odaklı bir düzenlemeydi.
01:49Tek bir hedef vardı, IŞİD'i yenmek.
01:52Washington için SDG, sahada Amerikan askerinin hayatını riske atmadan iş gören, pratik bir araçtı.
01:58Hepsi bu.
02:00Ve işte bu tablo, aradaki o temel yanlış anlaşılmayı harika bir şekilde gösteriyor.
02:05SDG, Amerikan askeri varlığını kendisi için kalıcı bir siyasi güvence olarak görüyordu.
02:10Ama Washington için durum hiç de öyle değildi.
02:14Onlar için bu, her zaman geçiciydi.
02:16Hedefe ulaşıldığında fişi çekilecek, koşullu bir durumdu.
02:20Peki, bu ortaklığı doğuran koşullar zamanla nasıl ortadan kalktı?
02:25Sahadaki dengeler nasıl tepetaklak oldu?
02:28Genin, şimdi de bu kısma bakalım.
02:303. Basit adımda sahadaki büyük değişimi görebiliriz.
02:341. Ortaklığın asıl sebebi olan IŞİD'in askeri gücü kırıldı.
02:382. Şam'daki merkezi yönetim yeniden güçlendi ve uluslararası alanda tekrar muhatap alınmaya başlandı.
02:45E sonuç, kaçınılmaz olarak ABD'nin sahadaki bu vekil güce olan ihtiyacı da ortadan kalktı.
02:52İşte o soğuk stratejik hesaplamanın özü tam olarak bu.
02:56Bir noktadan sonra bu ortaklığı sürdürmenin diplomatik ve askeri maliyeti getirdiği faydadan çok daha ağır basmaya başladı.
03:04Yani Amerika için bu denklem artık yürümüyordu, sürdürülemez bir hale gelmişti.
03:09Ve tabii ki bu denklemin en önemli değişkenlerinden birine geliyoruz.
03:12Bütün ilişkiyi karmaşıklaştıran o kritik jeopolitik baskı noktası.
03:18Ankara faktörü.
03:20Bu durum Amerikan dış politikasının en büyük ikilemlerinden biriydi.
03:25Düşünsenize bir yanda IŞİD'le mücadele için kullandığınız bir yapı var, diğer yandaysa 10 yıllardır müttefik olduğunuz bir NATO ülkesi.
03:33Bu gerilimi sonsuza kadar sürdürmek pek mümkün değildi.
03:37Durumu özetleyen kilit cümlasında bu.
03:39Bir NATO müttefikinin güvenlik kaygıları sonsuza dek ertelenemezdi.
03:45Washington için artık bir tercih yapma zamanı gelmişti ve bu tercihin hangi yönde olacağı aslında en başından beri belliydi.
03:52Bu sadece Suriye'ye özgü bir durumda değil altını çizelim, daha genel bir strateji değişikliğine işaret ediyor.
03:59ABD için artık Orta Doğu'da köklü bir devletle muhatap olmak, bir silahlı örgütle çalışmaktan çok daha öngörülebilir ve çok daha az riskli bir strateji olarak görülüyor.
04:08Tamam şimdi tüm bu parçaları bir araya getirelim ve bu çekilme kararının neden duygusal bir kopuş değil de tamamen soğukkanlı bir stratejik hesaplaşma olduğunu daha net görelim.
04:19ABD desteği çekilince STJ için sahadaki tablo tamamen değişti.
04:24Bir anda hareket alanları daraldı, Şam'ın baskısı arttı, yerel destekleri zayıfladı ve belki de en önemlisi o siyasi özellik iddiaları fiilen imkansız hale geldi.
04:34Ve bu da eski ABD ortağının karşı karşıya olduğu o acı gerçeği ortaya koyuyor.
04:41Hayatta kalabilmek için artık Şam yönetimiyle bir şekilde anlaşmak onlar için bir seçenek olmaktan çıkıp tam bir mecburiyete dönüştü.
04:49Son olarak gelin tüm bu olaydan çıkarılması gereken daha büyük, daha evrensel derse bakalım.
04:55Çünkü bu sadece Suriye ile ilgili bir hikaye değil aslında.
05:00Uluslararası ilişkilerin o en acımasız ama belki de en gerçek kuralı bir kez daha kendini gösteriyor.
05:07Devletlerin dostları yoktur, çıkarları vardır.
05:10Bu olay işte bu realist bakış açısının en somut, en net örneklerinden biri oldu.
05:15Ve işte bu güçlü alıntı aslında tüm bölgesel aktörler için hem bir özet hem de bir uyarı niteliğinde.
05:22Bir büyük gücün desteğine güvenmek her zaman çok riskli bir bahistir.
05:26Neden mi?
05:27Çünkü o destek kalıcı değildir.
05:29Tamamen o anki koşullara ve çıkarlara bağlıdır.
05:32Bu analiz bizi son ve oldukça kışkırtıcı bir soruyla baş başa bırakıyor.
05:37Eğer dış güçlerin vaatleri bu kadar geçiciyse, o zaman bölgedeki aktörler için kalıcı ve gerçek güvenlik nerede aranmalı?
05:44Belki de asıl cevap dışarıdaki büyük güçlerde değil de bizzat bölgenin kendi içindeki uzlaşıda ve gerçekçi siyaset zemininde yatıyordur.
05:54Ne dersiniz?
Yorumlar

Önerilen