Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 10 saat önce
Döküm
00:00Beyaz TV ekranlarından, Sağlık Zamanı programından herkese mutlu bir hafta sonu diliyorum.
00:06Ben Dr. Sonay Öztan Gökhan. Bugün yine sağlığımızı konuşmaya devam edeceğiz.
00:1213 haftadır ekranlardayız ve bugün sizden gelen soruları cevaplamaya,
00:17sizin merak ettiğiniz, en çok konuşmak istediğiniz konuları anlatmaya gayret edeceğiz.
00:23Ve Sağlık Zamanı başlıyor.
00:30Genç yaşta kalp krizi neden artıyor?
00:33Kalp krizi belirtileri herkesle aynı mı?
00:36Aşırı kahve tüketimi kalbe zarar verir mi?
00:39Stres, kalp hastalıklarını tetikler mi?
00:41Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Adnan Kaya, kalp hastalıklarına dair merak edilenleri Sonay Gökhan'la Sağlık Zamanında anlatacak.
00:50Az Sonra
00:53Prof. Dr. Adnan Kaya, hoş geldiniz. Nasılsınız hocam?
00:57Hoş bulduk hocam. Teşekkür ederim. Sizler nasılsınız?
01:00Çok teşekkür ederiz. Biz de iyiyiz.
01:02Bugün yine sizi ağırlamaya devam edeceğiz.
01:05Hastalarımız daha da sorusu, dinleyicilerimiz küsüyor hocam.
01:08Sorularımızı niye yeteri kadar cevaplamadınız diye.
01:11Elimizden geldiği kadar seyirciden gelen soruları da cevaplamaya, size sormaya gayret edeceğiz.
01:17Hocam birçok, o kadar çok güzel anlatmışsınız ki kalbe.
01:21İnsanlar artık bana şöyle sormaya başladılar.
01:25Acaba bizde şu var mı, bu var mı?
01:27Bir sağlık kaygısı olmaya başladı.
01:29Fark edildikçe bazı şeyler, sağlık kaygısı mı oluşuyor?
01:34Sağlık kaygısı ne demek?
01:35Açıkçası son zamanlarda özellikle de COVID pandemisinden sonra hepimiz kendi sağlığımızdan biraz bir kaygılanır olduk.
01:44Özellikle COVID döneminden sonra sıkça tabii ki gündemimiz hep sağlıkla haşır neşir oldu.
01:51Sağlık Bakanımız her gün günlük açıklamalarda bulundu.
01:54İster istemez bütün gündemimiz yani bizim günlük işleyişimiz sağlık konuşulur oldu ve bu hayatımızın merkezine indi.
02:04Sonrasında da şimdi tabii ki son zamanlarda özellikle genç yaşta kalp krizleri gördük.
02:11Özellikle ünlü oyuncuların ya da sanatçılarımızın kamera, ekranlar.
02:17Kamera önündeki, ekran önündeki insanların bir şekilde bunu daha görünebilir hale mi getirdi?
02:23Daha görünür hale geldi ve bu da insanlarda tabii ki bir kaygıyı tetikledi.
02:30Genelde de kaygı şikayetleri bizi ilgilendiriyor.
02:34Yani kalbi ilgilendiriyor.
02:35Yani hastalarımız genelde bir nefes darlığı, çarpıntı, göğüste ağrı, kalp dışı, kalp damar hastalıkları dışı ağrılar hissediyorlar.
02:43Ve genellikle de burada en kötü şeyi düşünüyorlar.
02:46Yani acaba ben ölecek miyim?
02:48Acaba bir kalp krizimi geçiriyorum?
02:50Mesela baş ağrısı oluyor ya kesin kafamda bir kitle vardır, tümör vardır diye düşünüyor.
02:56Yani olabilecek en uç noktayı düşünüyor.
03:00Böyle hastalar genelde bizim de polikliniklerimizin müdavimleri.
03:05Özellikle panik atak hastaları.
03:07Hocam bize burada biraz bu panik atakla, kalp krizi hemen belirtiler o kadar çok benziyor ki.
03:12Çoğu zaman hastaneye götürülüyor.
03:14Biz de kaygı duyuyoruz.
03:15Diyoruz acaba bu panik atak mı, kalp krizi mi?
03:17Nasıl bunların belirtileri ve ayrıcı tanısı nasıl?
03:20Bundan bir bahsedelim mi?
03:21Açıkçası biz o hastaları özellikle yaş grupları, kırklardan sonra ise kesinlikle muayene etmeden, detaylı bir kalp muayenesi yapmadan ya sizde
03:31bir şey yoktur demiyoruz.
03:33Çünkü hastalık, panik atak ve kalp damar hastalıkları şikayetleri benzer.
03:37İkisinde de nefes darlığı olabilir, çarpıntı olabilir, baskı olabilir, yanma olabilir, efor kapasitesinde azalma olabilir.
03:45Ancak genellikle şöyle bir yaklaşım olabilir, eğer ciddi bir genetik faktörünüz yoksa, eşlik eden bir risk faktörünüz yoksa, yani damarların
03:52yıpranmasını hızlandıracak bir tansiyon yüksekliği, kan şekeri yüksekliği, obezite yani kilo, tütün kullanımı, alkol kullanımı bunlar yoksa genellikle hastalar daha
04:04biraz daha güvenli zonda oluyor.
04:06Ancak şikayetler genelde bir şey tetikliyorsa, kısa bir ani öfke, bir şey tetikliyorsa, kısa sürüyorsa, noktasalsa, baş dönmesi eşlik ediyorsa,
04:16kısa süreli bunlar biraz kaygıyla ilgili olabiliyor.
04:20Ancak böyle risk faktörleriniz var, efor sonrası ortaya çıkan ve hemen geçmeyen 10-15 dakika süren ağrılar varsa, mide bulantısı,
04:29baş dönmesi, bayılma gibi şikayetler varsa biraz daha kalp damar hastalıklarını düşünüyoruz.
04:35Genellikle kaygı bozukluğu olan insanlar şöyle yapıyor, bir hekime gidiyor, hekim değerlendiriyor, organik bir şey bulamıyor, yani altta yatan bir
04:43şey yok, kalbe geliyor, kardiyolojide biz değerlendiriyoruz bir şey yok, göğse gidiyor bir şey yok, işte kan talilleri yapılıyor, parametreli
04:51mükemmel, hiçbir şey yok.
04:53Ancak hasta muayene odasındayken ikna oluyor her şeye, siz ikna ediyorsunuz bir şeyin yok, organik bir şeyin yoktur diyorsun, kapıdan
05:01çıktığı an şöyle diyor, bu doktor acaba bir şey atlamış olabilir mi, bir şey görmemiş olabilir mi, böyle diyorsanız kaygı
05:08bozukluğu olabilir.
05:09O zaman profesyonel bir yardım almaları gerekiyor değil mi hocam?
05:12Tabii ki kesinlikle, çünkü kaygı bozukluğu tedavi edilmediğinde kar topu gibi büyüyor ve her gün bu hastalarımız hemen hemen haftada
05:22birkaç gün acillerde geçiriyorlar göğüs ağrısı, nefes ağrı şikayetleriyle ve acilde oturmak, beklemek, hastalarla sohbet etmek onları rahatlatır hale geliyor.
05:33Bir de hastanede acaba yatsam mı, bugün de yatayım, yarın da hani hastane ortamında kalmış olmak sanki acil müdahale yapılacak
05:40gibi onlara daha iyi geliyor.
05:42Peki kalp krizi geçirdi diyelim hasta, ilk ne kadar süre bizim için önemli, herhangi bir zarar verilmesin diye, mutlaka ki
05:50kalp krizi sonrasında kalbe zarar gelecektir ama ilk süre nedir müdahale süresi?
05:56Açıkçası bir hasta bir şikayet yaşıyorsa ve bu şikayetler ciddi ise en kısa sürede 112'yi aramalı eğer uzaktaysa, sağlık
06:07kuruluşuna yakınsa da sağlık kuruluşuna başvurmalı.
06:10Burada yani beklemenin hastaya bir avantajı yok, dezavantajı var.
06:13Burada kritik süreler özellikle kalp kasa hücreleri 60. dakikadan sonra hücre bütünlüğü bozuluyor, yani hücre çeperi yıkılıyor.
06:22Bir saatten sonra doku ölümü, hücre ölümü, geri dönüşümsüz hücre ölümü başlıyor.
06:29Dolayısıyla da bir kalp krizinde bir damar tam tıkandıktan itibaren eğer ilk bir saat içinde müdahale edilirse,
06:37yani o damar ya mekanik ya da ilaçla işte tromboliz dediğimiz bir durum var, bunlarla açılabilinirse o kalpte, o dokuda
06:45hasar neredeyse hiç olmuyor.
06:47Yani o aslında o insan bir kalp krizi geçiriyor ama o kalp krizinin hiçbir negatif bir şeyi kalmıyor kalpte.
06:54Şimdi hocam kalp krizi geçiren kişi krizi tanıyor ama bazen de hani yalancı gibi oluyor.
06:59İlk özellikle ilk kriz geçirdikten sonra bunlar da bir psikolojik bir bozukluk olmaya başlıyor muhtemelen.
07:06Acaba ben yeniden mi hastalandım? Eski fonksiyonlarım yerine gelemeyecek mi?
07:11Yani mesela stent takılan bir kişi veya balon yapıldı, stent yapıldı, damarı açıldı.
07:16Bu kişi normal yaşantısına devam edebiliyor mu veya ne kadar sürede normal sağlıklı bir insan gibi olabiliyor?
07:24Çok güzel bir soru hocam.
07:26Öncelikle tabii ki biz de gün geçtikçe daha çok şey öğreniyoruz.
07:31Eskiden biz böyle hastalara bir şeyin yok git diyorduk.
07:34Ancak şöyle oluyor, kalp krizi geçiren hastaların bir kısmında post travmatik stres bozukluğu dediğimiz bir şey oluyor.
07:42Çünkü o insanlar 50'li 60'lı yaşlarına kadar belki hiç hastaneye gitmeyen insanlar.
07:46Hiçbir göğüs ağrısı olmamış, aspirin bile kullanmamış insanlar var.
07:51Yani ağrı kesici bile kullanmamış insanlar var.
07:53Ve bir gün geliyor, bir duvara çarpıyor ve sen ona diyorsun ki bir kalp krizi geçirdin,
07:58kalp fonksiyonlarında bir azalma var, ömrünün burnundan sonra geri kalan kısmında spor yapacaksın,
08:05yaşam tarzını değiştireceksin, şu alışkanlıklarını bırakacaksın.
08:08Yani bu bir travma açıkçası, böyle yaklaşmak gerekir.
08:12Erken dönemde tabii ki biz böyle hastalarımızı psikiyatriye de yönlendiriyoruz.
08:17Yoğun böyle kaygı bozukluğu gelişen hastalarda.
08:20Ancak biz kendi açımızdan eğer bir hasta bir kalp krizi geçirdiyse, damarlarını açmışsak,
08:26yani geride açılmayı bekleyen bir alan yoksa, genellikle stres testi yapıyoruz.
08:32Yani yürütüyoruz o hastaları, yürüyüş testi yaptırıyoruz.
08:36Ben hastalarımda genelde ilk bir hafta 10 gün içinde bir kere bir stres testi yaptırıyorum.
08:41Submaksimal efor testi diyoruz.
08:42Çünkü biz burada istiyoruz ki eğer yaptığımız tedavi uygunsa, iyiyse onun yanıtını bir görmek istiyoruz.
08:50Kendi açımızdan.
08:51İki, hasta diyelim ki merdiven çıkarken bir kalp krizi geçirdiyse, ciddi bir efor sonrası bir kalp krizi geçirdiyse,
08:58performans sonrası bir kalp krizi geçirdiyse, hasta orada istiyoruz ki o performansı göstersin,
09:04o egzersiz kapasitesini görsün ve bir şey olmayacağını görsün ve buna ikna olsun.
09:09Dolayısıyla da normal yaşama dönecekken de ne kadar yoğunlukta bir egzersiz yapacağını hastaya da göstermek istiyoruz.
09:18Yine de bu yaptığımız her şeye rağmen bazı hastalarımız ne yazık ki kaygılarını yenemiyorlar.
09:24Tekrarlı başvuruları oluyor.
09:25Ama her seferinde de eğer gerçekten bizim şüphemiz varsa tabii ki yeniden bir başvuru gibi değerlendiriyoruz.
09:31Yine kalp krizi olup olmadığını ekarte ediyoruz.
09:34Yani şu da bir gerçek, bir kere kalp krizi geçirmişseniz ve bir stent olmuşsanız veya bypass olmuşsanız,
09:41bundan bir ay, iki ay, üç ay sonra tekrar bir şey olmayacağının bir garantisi de yok.
09:45Sağlam bir kişi neyse aslında, sağlam bir kişinin, normal sağlıklı bir kişinin geçirme olasılığı nasılsa,
09:52onlar da biraz daha, belki de fazla ama hastalığı bilmek aslında daha iyi bir şey.
09:57Yani onlar kendilerini daha iyi koruyorlar, daha iyi bakıyorlar.
09:59Belki de sağlıklı kişi bilmiyor ve daha sağlıklı olduğunu sanıyor.
10:04Pat diye daha erken gidecek hocam.
10:06Açıkçası şöyle, hastalar yeni bir düzene geçmiş oluyor.
10:11O yeni düzene alışana kadar yani kalp krizinden önce ve kalp krizinden sonraki yaşam arasında bir düzen var.
10:18O düzeni alışana kadar böyle kaygıları oluyor.
10:21Ama zamanla aşıyor hastalarımızın çoğunluğu.
10:23Özellikle altı ay ve bir yıldan sonra yaşam tarzı da değişikliği de yapmışsa hastamız hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam
10:30ediyor.
10:31Şimdi ben birçok hastadan gelen soru şöyle, benim herhangi bir problemim de yoktu.
10:37Fakat hocanın anlattığı bazı şeyler bende de mevcut.
10:41Şimdi ben ne yapmalıyım?
10:42Mesela kişi belli bir yaş, belki ailesinde var veya yok, ortak olarak soruyorum.
10:47Bir kalp ile ilgili check-up var mı?
10:51Tabii ki. Öncelikle özellikle 50'li, 60'lı yaşlardan sonra hastalarımızın bir kısmı kondisyonlarında azalma, merdiven çıkarken tıkanma, nefes darlığı
11:04gibi şikayetleri yaşa bağlıyor.
11:06Ancak normal bir sistemde artık biz yaşı yeniden tanımladık, yaşlılığı yeniden tanımladık ve 75 yaşın üzerine yaşlı diyoruz.
11:14Normalde eğer sizin bir ek hastalığınız yoksa, bir sebep yoksa nefesinizin tıkanmaması lazım, bir kat iki kat merdiveni çok rahat
11:23çıkmanız lazım.
11:24Daha önce kolaylıkla yaptığınız bir işi zorlanarak yapıyorsanız bunu sadece ya ben acaba yaşlandım mı deyip buna bağlamamak lazım.
11:32Bir kontrol olmak lazım.
11:34Tabii ki kardiyolojide biz özellikle kalp muayenelerinde baktığımız şeyler var.
11:39Özellikle bunlardan bir tanesi elektrokardiogram, orada kalp ritimlerini değerlendiriyoruz.
11:45EKG.
11:46EKG dediğimiz elektrokardiogram.
11:48Burada ritim bozukluğu var mı, hastanın ortalama ritmi nasıl, daha önce geçirmiş olduğu bir kalp krizi var mı, her hastada
11:55olmuyor.
11:56Ancak bazı hastalarda belli edebiliyor bu kendini.
11:59Bununla birlikte ekokardiografi dediğimiz ultrason cihazıyla kalbe bakıyoruz.
12:03Burada baktığımızda değerlendirdiğimiz şeyler şunlar, işte aort damarı geniş mi acaba, kapaklar iyi çalışıyor mu, kalbin fonksiyonları uygun mu, yani
12:12bir daha önceden geçirmiş olduğu bir kalp krizi var mı, kalp fonksiyonları nizami mi, kalp dokusunda sertleşme var mı, yok
12:19mu, sağ kalp fonksiyonları nasıl, akciğer tansiyonu var mı, yok mu gibi.
12:24Tabi bize aslında kalbin röntgenini çekiyor EKG dediğimiz cihaz.
12:29Baya bir şey gösteriyor EKG o zaman hocam.
12:30Tabi ki, tabi ki birçok şeyi gösteriyor esasen.
12:33Kalbin anatomik, anatomik olarak değerlendiriyoruz odacıkların büyüklüklerini.
12:39Bunun yanında da kalbin performansını da değerlendiriyoruz.
12:42Kapakların performanslarını da değerlendiriyoruz.
12:44Yani çalışma, gücü nasıl bunları da değerlendiriyoruz.
12:47Bunun yanında da tamamlayıcı, damarları göremiyoruz çünkü EKG ve EFOR'la bazen göremiyoruz.
12:53EFOR testimiz var yine.
12:55Hastanın EFOR kapasitesini değerlendiriyoruz.
12:57İskemiyi değerlendiriyoruz.
12:59EFOR testi biraz zor bir test ya.
13:01Herkes sonuna kadar yapmak zorunda mı onu?
13:03Ona göre mi bekliyorsunuz?
13:05Açıkçası her yaşa göre hedeflenen bir kalp hızı var.
13:08Bunun %85'ine ulaştığında bizim için yeterli oluyor.
13:12Son zamanlarda buna dikkat çektiğiniz için teşekkür ederim.
13:16Son zamanlarda özellikle bazı hastalarımızda EFOR testini çıkarken kalp krizi geçireceğim diye bir kaydı var.
13:22Ben o hastalarımıza şunu söylüyorum.
13:25Tabii ki biz kalp fonksiyonlarını değerlendiriyoruz burada ve siz olabileceğiniz en güvenli yerdesiniz.
13:30Yani bir EFOR testi yapılıyorsa bir sağlık kuruluşundasınız.
13:33Ve genellikle de hastanelerimizin çoğunda artık anjiyo üniteleri var.
13:38Nadir de olsa EFOR testi sırasında göğüs ağrısı, göğüste baskı, yanma gibi şeyler olabiliyor.
13:44Öyle olunca da zaten hali hazırda anjiyolarımız var, katitler salonlarımız var, ekipler gün içi oluyor.
13:51Hiç vakit kaybı olmadan aslında hastanın kalp krizini geçirebileceği en güvenli yerde olmuş oluyor.
13:56Peki hocam bu sanal anjiyo ne demek?
13:59Sanal anjiyo da şöyle.
14:00Açıkçası son zamanlarda rutinimize girdi.
14:05Girmesinden de çok mutluyuz.
14:07Çünkü özellikle EFOR testinde bir şey çıkmayan, EKOS'unda bir şey çıkmayan, EKG'sinde çıkmayan bir hasta grubumuz var.
14:16Ancak risk faktörleri var.
14:18Ne var risk faktörü olarak?
14:20Yani sülalesinde yaygın bir kalp damar hastalığı var.
14:23Erken yaşta ölümler var, kalp krizleri var, bypasslar var.
14:26Bunun yanında uzun süredir kan şekeri yüksek, bazen insülin kullanıyor, bazen hap kullanıyor, tansiyonu var.
14:34Bu hastalarda EFOR testi ve diğer tamamlayıcı testler bazen gerçekte olan bir kalp damar hastalığına atlayabiliyor.
14:42Bunu görüntülemek için işte bir tomografi yöntemi var, bir ilaç veriliyor damarlarınızdan.
14:49İlaçlı tomografi, o ilaç kalbinize gidip kalp damarlarınızı boyadığında bunun filmini çekiyoruz.
14:55Daha sonra bunu üç boyutlu işliyorlar ve normal anjiyoya yakın bir görüntü çıkıyor.
15:00Ve biz oradan anlıyoruz ki yani kalp damarlarında bir plak var mı, yok mu, bu plakın yüzdesine darlık yapıyor mu,
15:07yapmıyor mu bunu değerlendiriyoruz.
15:09Eğer yüzde yetmişin üzerinde darlıklar varsa tabii normal anjiyoyla onları tekrar değerlendirmek lazım.
15:15Gerçek anjiyo şekline geçiyorsunuz.
15:17Evet, eğer bir sanal anjiyoda bir darlık tespit ettiysek gerçek anjiyoyla onu konfirme ediyoruz, doğruluyoruz.
15:24Gerçekten var mı, yok mu?
15:26Varsa ona göre tedavi değişiyor.
15:28Yoksa da diyoruz ki ilaçlarınız bu şekilde düzenli kontrollerle takip ediyoruz.
15:33Hocam şimdi genetik önemli dedik ya, şimdi genetiğinde bir sürü hastalığı olan ya da işte kalp problemleri olan, genç yaşta
15:42ölümleri olan bir aileyi düşünün.
15:44Bunlar da erkekler ve kadınlar aynı risk grubundalar mı?
15:49Yani anne babası, dedeleri kalp hastası olan bir ailede.
15:53Kadın da mı aynı risk grubunda?
15:55Kadın ve erkek kardeşler?
15:57Açıkçası şöyle, erkeklerde kalp damar hastalıkları daha erken yaşlarda ortaya çıkıyor.
16:03Risk, eğer genetik bir riskiniz varsa tabii ki sizde de o risk ortaya çıkabilir.
16:08Bunu kestirmek mümkün değil.
16:10Aynı eşit.
16:11Benzer şekilde.
16:12Benzer şekilde.
16:13Benzer şekilde.
16:14Kadınlar da biraz daha geç çıkıyor.
16:16Özellikle yaygın damar hastalığı varsa sülalelerinde, ya ben nasılsa kadınım, muayeneye gitmeme gerek yok, bu erkeklerde çıkıyor gibi ön yargılı
16:26davranmamak lazım.
16:27Yine rutin kontrollerde, özellikle de menopoz döneminde ciddi güzel bir kardiyoloji değerlendirme önerilmekteyiz.
16:35Kadınlardaki kalp krizi belirtileri peki erkeklerle aynı mı?
16:38Aslında benziyor ama tam değil.
16:41Kadınlarda biraz daha şikayetler farklı olabiliyor.
16:44Atipik dediğimiz şikayetler olabiliyor.
16:46Ağrıları kadınların, biliyorsunuz bütün kadınlar zaten doğum yapıyor.
16:50Ağrı eşitleri bizden farklı, daha güçlüler.
16:53Bazen kadınlar ağrıları çok ciddi yaşamıyor olabilirler.
16:57Orada aslında bir kalp krizi, bir şey var.
16:59Yani dokuda bir iskemi, nekroz var.
17:01Yani ölüm var kalp dokusunda.
17:03Ancak ağrıyı algılama eşitleri farklı.
17:07Böyle nefes darlığı, batma, atipik kol, sırt ağrılarıyla başvurabilirler.
17:12Birazcık farklılık gösteriyor.
17:14Biz hekimler olarak da birazcık daha kadınlardaki bu şikayetleri ince eleyip sık dokunmalıyız.
17:19Göğüs ağrısında da bazen kadınlarda şunu diyorum.
17:22Hani benim gerçekten kendi göğsüm mü ağrıyor?
17:24O mu ağrıyor?
17:25Hani göğsünde mi problem var?
17:27Yoksa hani kalp ağrısı mı?
17:29O yanma, batma ağrısını farklı algılayabiliyor bazen kadın herhalde.
17:34Aslında kadınlarda böyle bir şey var.
17:36Ancak bizde çok şey olmuyor.
17:38Çünkü memenin fibrokistik hastalığı var çok sık.
17:41Genellikle de eğer ellemekle bir ağrı oluyorsa,
17:44yani bir yere dokunmakla, masaj yapmakla bir ağrı oluyorsa,
17:47çok kalp kaynaklı olmadığını düşünmek lazım.
17:50Hocam şimdi toplumda çok yaygın bir şey oluştu.
17:53Artık insanlar da, gençler de kalp krizi oranı arttı diye.
17:58Bu gerçek mi?
17:59Yoksa bilinirlilik mi arttı?
18:02Şimdi öncelikle elimizde kesin veriler yok.
18:06Ancak görüyoruz ki trendler biraz daha aşağı doğru kayıyor.
18:10Sebebi de bahsettiğimiz gibi,
18:13yani geçen bir programda bahsetmiştim.
18:17Kan şekeri yüksekliği,
18:19yani diabetin sıklığı 20 senede iki katına çıkmış.
18:22obezite yine aynı şekilde,
18:24kilo alımı çok fazla.
18:25E tansiyon yüksekliği keza öyle.
18:28Özellikle son yıllarda ben yani her hafta 40 yaşın altında,
18:332-3 kişiye tansiyon ilacı başlıyorum.
18:35Yani yaşam tarzı değişikliğiyle birlikte.
18:37Bu şu demek,
18:39bu gösteriyor ki bizim bu modern yaşam tarzımız,
18:43bu hastalıkları aşağı çekti.
18:45Yani kalp damarlarının yıpranmasına sebep olan,
18:48tansiyon yüksekliği, obezite,
18:50kilo alımı, madde kullanımı,
18:53sigara tütün kullanımı gibi risk faktörleri daha aşağı yaşlara geldi.
18:58Dolayısıyla da damarlarımız daha erken yaşlarda yıpranıyor.
19:01Hocam bir canlı telefon bağlantımız var.
19:03Buyurun efendim.
19:04Alo.
19:05Hocam iyi günler.
19:07İyi günler buyurun.
19:08İyi günler.
19:08Reyhan Savaş İstanbul'dan arıyorlar.
19:10Buyurun Reyhan Hanım.
19:11Evet hocam evet.
19:13Ben 47 yaşındayım.
19:15Kilom 78.
19:16Son zamanlarda tartıntı, nefes dağınlığı ve merdiven çıkarken aşırı yorulma yaşıyorum hocam.
19:24Evet.
19:24Zaten ışın dönüyor ve gözüm kararıyor.
19:27Ailemde kalp sahasızlığı, öyküsü de var.
19:30Bu şikayetler ritim bozukluğu ya da kalp yetmezliği belirtisi olabilir mi hocam?
19:35Çok geçmiş olsun Reyhan Hanım.
19:37Evet hocam.
19:38Reyhan Hanım çok geçmiş olsun.
19:39Öncelikle çok güzel tariflediğiniz hem genetik faktöründen bahsettiği hem yaş birisi faktörü hem de merdiven çıkarken nefes dağınlığı var.
19:50Gerçekten de bir ritim bozukluğu ya da kalp damarlarında daralma olabilir.
19:57Yine bir kardiyolojide bir detaylı bir değerlendirilme ile bunlar gerçekten kalp kaynaklı mı ya da hastalarımızın çoğu bir çoğu ne
20:05yazık ki egzersiz yapmıyor.
20:08Yani her yeri arabayla gider olduk.
20:11Doğru doğru.
20:11Bir kat merdiveni çıkmıyoruz, hep asansör kullanıyoruz.
20:14Bu nefes dağılıklarının büyük bir kısmı da özellikle bizim poliklinikte gördüğümüz hastalarımızın büyük bir kısmı da egzersiz kapasitesinin azalması.
20:23Yani hiç hareketsiz bir yaşamdan mütevehli.
20:26Dolayısıyla bir muayenede yani gerçekten bir kalp damar hastalığı ya da kapak hastalığı kalple ilgili bir problem var mı yok
20:34mu?
20:34Ya da hareketsiz bir yaşamın getirdiği bir şikayetler mi değerlendirmek lazım?
20:40Özellikle geçen haftalarda sorulan sorularda en önemli, en dikkat çekici şeylerden birisi hocam.
20:49Diabet hastalarının yani şeker hastalarının hemen hemen çoğunun ya da hemen hepsinin bir kalp hastası adayı olduğunu söylemiştiniz.
20:59Neden?
21:01Çünkü şöyle biz artık eskiden tabii ki her şey değişiyor.
21:04Biz öğrenciyken diabetin tanı kriterleri farklıydı.
21:07Şimdi gelişen teknoloji diabeti, pre-diabeti daha erken yaşlarda tespit ediyor, daha erken durumlarda tespit ediyor.
21:15Birine biz kan şekerin yüksek, sen şeker hastasın dediğimizde aslında ne yazık ki damar hastasında demek istiyoruz.
21:23Çünkü biz biliyoruz ki eğer biz diabet olmayacaksaydık damarlarımız belli bir hızda yaşlanacaktı.
21:32Şeker hastalığı damarlarımızın yıpranma hızını korkunç bir şekilde arttırıyor.
21:36Ve dolayısıyla da 10-15 sene kan şekeri yüksekliğine maruz kalan, tedavi olmayan özellikle 3 aylık şeker ortalamaları 7,5
21:45'un üstünde seyreden hastalarımız var.
21:47Bunları kalp damar hastası olarak kabul etmek lazım ve düzenli yani özellikle insülin kullanan hastaların yıllık düzenli hem kardiyoloji muayenesi
21:56olması lazım hem de göz dibi muayenesi olması gerekiyor.
22:02Hocam, kulağıma rejiden bir soru geldi.
22:06Fazla kahve tüketimi kalp krizine sebebiyet verebilir mi?
22:10Açıkçası kahvenin günlük bir tüketimi var.
22:14Kahvenin katıramayın lütfen.
22:15Evet, kahvenin günlük bir tüketimi var.
22:18Yani iki fincan kadar güvenli bir şekilde tüketebiliriz.
22:22Ancak kahveyle birlikte bazen enerji içecekleri tüketiliyor ya da tütü müamilleri kullanılıyor enerjiyi arttırmak için.
22:30Tabii ki böyle durumlarda böyle şeyler görebiliriz.
22:33Ancak kahve fazla miktarda tek başına kullanıldığında nabızda artma yani nabız sayısında artma çarpıntı hissedebiliriz.
22:43Belki ufak bir nefes darlığı hissedebiliriz.
22:45Tansiyonumuz yükselebilir.
22:47Özellikle fazla kahve tüketimi uykuyu, uyku düzenimizi bozabilir.
22:52Böyle şeylere sebep olabilir.
22:53Ancak kalp kriziyle ilgili bir şey söylemek mümkün değil.
22:57Bir telefon bağlantımız daha var.
22:58Buyurun efendim.
23:00Merhaba hocam.
23:01Merhabalar, buyurun.
23:02Ben 61 yaşındayım.
23:05Son birkaç aydır göğsümde sıkışma oluyor.
23:09Ve tabuk buluyor.
23:10Bazen ağrı sırtıma da vuruyor.
23:12Dinlenince azalıyor.
23:14Akşam ayaklarımda şişlik de oluyor.
23:16Şeker ve koreksiyon hatalarım da var.
23:19Bu durum damar tıkanıklığı belirtisi olabilir mi?
23:22Anjiyo gerekir mi?
23:24Geçmiş olsun Nazife Hanım.
23:25En azından arıyorlar efendim.
23:27Buyurun.
23:27Öncelikle yine Nazife Hanım'a da çok geçmiş olsun.
23:30Risk faktörleri var, yaşı da var.
23:34Detaylı bir muayene ile detaylandırmak lazım.
23:37Efor testi belki sanal anjiyoyla değerlendirmek lazım.
23:41Böyle hastalarda biz eğer gerçekten elimizde kuvvetli bir done yoksa, yani elimizde kuvvetli bir tetkik yoksa direkt anjiyo artık biraz
23:50geçe bırakıyoruz.
23:51Çünkü yaptığımız her girişimsel bir işin bir komplikasyon riski var.
23:57Eğer elimizde gerçekten ya da klinik olarak biz bu hastada gerçekten bir kalp damar hastalığı olacağını düşünmüyorsak öncelikle belki biraz
24:05daha non-invazif testler dediğimiz belki bir sanal anjiyoyla sonlandırılabilir.
24:10Hocam bir kişi kaç defa anjiyo geçirebilir?
24:14Yani bunun şeyi var mı?
24:16Yani 5 kere 6 kere anjiyo olanları duyuyorum ben.
24:18Doğru mu?
24:19Bu da çok güzel bir soru hocam.
24:20Öncelikle teşekkür ederim.
24:21Çünkü şöyle son günlerde tabii biz sanal anjiyo diye bir tetkik çıkınca bazen hastalarımız kendi başlarına gidip sanal anjiyo yapıp
24:30geliyorlar ve çok genç yaşlarda da oluyor bazen bu.
24:3335'li 40'lı yaşlarda arkadaşlarından öğreniyor gidip bir yerde bir görüntüleme merkezinde hekim istemeden, hekim görmeden, doktor değerlendirmeden sanal
24:43anjiyo sonuçlarıyla karşılaşabiliyoruz.
24:46Burada tabii ki en önemli nokta şu yani bu tetkiklerin hiçbiri masum değil.
24:51En nihayetinde yine radyopak madde içeriyor yani biz o damarları görüntülemek için bir boyar madde veriyoruz.
24:57Opak yine veriliyor sanal anjiyo'da da.
24:59Evet sanal anjiyo'da da opak alıyor ve radyasyon alıyor.
25:02Evet.
25:02Dolayısıyla da bir tetkik gerekiyorsa biz bunu evet yapalım yani yapıyoruz zaten ancak gerekmeden de boş yere çekmenin de bir
25:11anlamı yok.
25:11Aynı zamanda da radyasyon alıyoruz yani vücudumuza boş yere radyasyon almış oluyoruz.
25:17Burada da totalde baktığımızda eskiden tabii ki bu stent ve anjiyo, balon anjiyo plastik teknolojisi ilk geliştiğinde tabii ki stent
25:29uygulandıktan sonra belki iki yılda bir, üç yılda bir kontrol anjiyolar yapılmış olabilir.
25:33Ancak günümüzde böyle bir yaklaşım yok onu söyleyeyim öncelikle yani bir stent oldunuz her sene ya BT anjiyo sanal anjiyo
25:41ya da anjiyo ile bunu acaba açık mı değil mi diye doğrulamıyoruz.
25:45Burada yine non-invazi testlerden EFOR ve EKO hastanın şikayetleri değerlendiriliyor.
25:52En nihayet kararı hekim veriyor.
25:53Gerçekten yeniden bir olay var mı yok mu noktasında eğer hekimin kararı ya gerçekten bu hastada tekrar bir daralma ya
26:02da stentte tıkanma veya başka bir damarın başka bir yerinde bir daralma varsa o soru işareti olduysa evet görüntüleme sanal
26:10anjiyo veya anjiyo gerekebilir.
26:11Ancak gerekmiyorsa kendi başımızdan kendi kafamızdan gidip peşinen bunları yaptırıp doktora gitmiyoruz.
26:19Doğrusu doktorun kararı.
26:21Bir telefon bağlantımız daha var buyurun.
26:25Alo.
26:26Alo.
26:27Mehmet Uçak Konya'dan arıyorlar buyurun Mehmet Bey.
26:30Merhabalar kolay gelsin.
26:32Sağ olun.
26:33Hayırlı hafta sonları diliyorum herkese.
26:35Teşekkürler buyurun.
26:37Hocam ben yeni stent taktırdım iki hafta oldu ağırlarım oluyor korkuyorum geceleri sürekli kalemim ağrıyor gibi hissediyorum.
26:46Bir de hocam bir damarın daha tıkalı olduğunu söylendi.
26:50Ne yapmam lazım hocam normal midir?
26:53Çok geçmiş olsun Mehmet Bey.
26:55Evet hocam zor bir durum.
26:56Öncelikle Mehmet Bey'e geçmiş olsun.
26:59Tabii çok net anlayamadık bir damarındaki darlık yüzdesi kaç.
27:03Genelde şöyle oluyor.
27:05Biz kardiyologlar, doktorlar genelde yüzde yetmiş ve üzerindeki darlıklara müdahale ediyoruz.
27:11Biz ya da tam tıkalı işte kalp kriziyle gelen hastalar tam tıkalı damarlara müdahale ediyoruz.
27:16Ancak kalp damar hastalığı tek düze bir hastalık değil.
27:21Bir damarın tek bir yerinde olmuyor.
27:22Yani siz bir yere stent takıyorsunuz evet açıyorsunuz ama başka bir damarın ya da aynı damarın başka bir yerinde yüzde
27:28otuz kırklık plaklar olabiliyor.
27:30Ancak bunların akımı aşağıdaki kalp dokusunu besleyen yerdeki akımı bozmadığı için onları ellemiyoruz.
27:38Şimdi öncelikle eğer yüzde yetmişin altında bir darlık varsa onun bir önemi yok.
27:44Yani bu klinikte ancak bazen şöyle oluyor.
27:47Biz hastalara çok fazla yüklenmemek adına böbreklerine yüklenmemek adına işlemlerimizi basamaklıyoruz yani.
27:54Aslında en kötü olanı hasta için en elzem olanı açıyoruz.
27:57Daha sonra başka bir dönem iki hafta üç hafta neyse hekimin ve hastanın tercihine aciliyetine göre basamaklıyoruz.
28:05Eğer böyle de bir durum yoksa çok da önemli değil bu ağrılar.
28:09Tekrar belki bir muayene olmasında fayda var.
28:12Belki for testiyle değerlendirilip o geride kalan damarın bir yükü var mı yani kalp üzerine bir yükü var mı değerlendirmekte
28:20fayda var.
28:20Dediğiniz gibi işlemlerden sonra özellikle kalp hastaları yani bende bir kalp hastası yakın olarak gerçekten bir kaygı sağlık kaygısı duyuyorlar
28:29ve her türlü ağrıya yani bir gaz sancısının bile acaba kalbimde mi bir problem var bende bir şey oluyor şeklinde
28:36nitelendirebiliyorlar hocam.
28:38Bu çok zor bir durum yani hasta yakını içinde çok zor.
28:41Gerçekten yıpratıcı bir dönem oluyor hasta alışana kadar hocam bir insan bypass geçirdi ise tamamen sağlam bir insan haline gelip
28:50ben artık hiçbir şey olmayacağım mı deniyor kalp ve damar sisteminde.
28:56Açıkçası şöyle hastalarımızın bir kısmı da böyle düşünüyor ancak biz biliyoruz ki kalp damar hastalığı ilerleyen bir hastalık kronik bir
29:04hastalık.
29:05Tedavi olsanız bile yaşam tarzınızı değiştirmezseniz risk faktörlerinizi düzenlemezseniz hastalık aynı hızda ilerlemeye devam edecektir.
29:14Bypass cerrahisinde özellikle memeden alınan damarın ömrü uzun artar uzun süreliği o tıkanmıyor genelde bir sıkıntı olmuyor.
29:22Ancak bacaklardan alınan damarlarda 5 sene üzerinde açıklık oranları %50'lerde yani aslında bypass ameliyatı olan hastalarımızın bir çoğunda rezidü
29:34iskemi diyoruz.
29:35Yani başka damarlarda da darlıklar oluyor ama hastalar şikayetleri oluyor ancak doktora başvurmuyor nasıl olsa ben yenilendim diye düşünüyor.
29:45Dolayısıyla da son raddeye gelene kadar bize gelmiyorlar açıkçası erken dönemde gelse daha kolay halledilebilecek bir şey.
29:54Son raddede gelince o damarlar da tam tıkanıyor bypass damarları da tam tıkanıyor ve kireçleniyor.
30:00Dolayısıyla da bypass olmuş ve bütün birçok damarı tıkalı hastalarda o damarları açmak daha büyük özveri gerektiriyor hem hasta için
30:09hem hekim için.
30:10Evet bir de şunu soracağım stent bypassa engel midir? Birçok insanın kafasında böyle bir şey var.
30:17Ben stent taktırdım yani ileride bypass olamam diye bir sorular var genellikle. Böyle bir şey var mı hocam?
30:24Açıkçası eskiden belki eskiden belki ancak günümüzde biz stent uygulayacaksak stentleri koyduğumuz yerler zaten damarın dar olduğu kesimleri oluyor.
30:34Ve bunlar damarların başlangıç kısımları ve gövde kısımları oluyor. Genellikle de bypasslar orta bir bölü üç kısmına yakın oluyor.
30:44Orta veya son üçüncü kısmına yakın konuluyor. Yani bir stentleri genellikle koyacaksak kök ve gövde kısımlarına koyuyoruz.
30:52Geniş stentler koyuyoruz. Mümkünse olabilecek en az miktarda stent materyali metal kullanıyoruz ki ileride bir şey olacaksa hastanın bypass hakkı
31:03da baki kalsın.
31:04Çok fazla. O zaman ileriki yaşlar için ben kendimden düşünsem mesela ileriki yaşa ne kadar geç yaptırırsan bypassı o kadar
31:12şanslıyım diye düşünürüm.
31:14Çok mantıklı bir şey bu. Şöyle izah edeyim. Özellikle şeker hastalarında kalp damarları tek segmentte hastalık yapmıyor. Hastalık yaygın oluyor.
31:24Yani buradan da göstereyim tekrar.
31:26Evet hocam oradan gösterirseniz. Alabilirse.
31:31Yani şurası kalbin sol ön inen damarı gibi düşünün. Hastalık sadece şurada olsa tek bir parça stent koyuyoruz oluyor.
31:40Burası kök ve gövde kısmı oluyor. Genelde bu kısımlara stent koyuyoruz.
31:43Ancak şeker hastalarında. Tam yaklaştırabilirsek hocam bir saniye tam yaklaştırabilirsek.
31:48Şeker hastalarında damar tepeden tırnağa hasta oluyor. Ancak az önce de bahsettiniz.
31:53Burada şimdi son zamanlarda özellikle orta halli damarlar ve küçük damarlarda çalışan balon ve ilaçlı balon tedavisi gelişti.
32:02Mesela biz böyle hastalarda kombine tedavi yapıyoruz. Yukarılara stent konuyor. Geniş yerlere köke yakın yerlere aşağıya da ilaçlı balon tedavisi
32:12yapılıyor.
32:13Şöyle de bir husus var onu da belirtmek isterim. Bu hastalarımız zaten yaygın damar hastalığı olan yani bir damarın boydan
32:20boya tamamen etkilendiği hastalarda
32:23bypass da çoğunlukla iyi bir opsiyon olmuyor. Çünkü oraya graft'i koyabileceğin yerden sonra akım zaten iyi değil.
32:32Zaten yok ve istenmiyor değil mi hocam?
32:34Zaten orayı bağladığın yerde distal runoff diyoruz. Eğer aşağı kaçış yoksa o damarda açık kalma ihtimali düşüyor.
32:42Dolayısıyla da böyle de bir hasta grubumuz var. O kadar mutluyuz ki son yıllarda özellikle proksimal kısımlarda kök ve gövde
32:51kısımlarına stent aşağı kısımlara da
32:52ilaçlı balon tedavileri veriyoruz. Eskiden olsa biz bu hastalara şunu diyecektik. Yani bypass olsanız da bypass'ın performansı düşük.
33:02Stent taksak da yani aşağısı çok çalışmadığı için stentler de tıkanacak diyecektik. Ancak teknoloji gelişiyor, zaman durmuyor, insanlar durmuyor, yeni
33:11buluşlar yapıyor.
33:13Dolayısıyla da eğer çok genç bir yaştaysanız böyle bir durum hasıl olduysa damar yaygın damar hastalığı öncelikle belki
33:22stent tedavisi, balon anjiyoplasti ilaçlı balon tedavisi belki de hiç gerekmeyecek sonrasında.
33:29Balon anjiyoplasti, stent sonrası tekrar bir girişim belki de hiç gerekmeyecek.
33:34Gerekse de tekrar balon anjiyoplasti, stent ya da bypass hepsi masada.
33:38Sevgili izleyiciler şu yaygın yanlış kanıdan bir defa yok etmiş olduk hocamın anlattıklarıyla.
33:46Yani stent ve balon takılması kişinin ilerideki bypass yapılma şansını yok etmiyor.
33:54Bilakis aslında ne kadar geciktirilebilirse, ben insanların anladığı dilden anlatmaya çalışıyorum hocam.
34:01Ne kadar geciktirilirse kişinin yaşam kalitesi o kadar daha sağlıklı oluyor ki gerekiyorsa tabii ki bypass da yapılacak.
34:09Çok değerli hekimlerimiz de var.
34:10Hocam düzeltme yapayım, düzeltme değil de hatırlatma.
34:15Şimdi biz tabii bir sürü malzeme kullanıyoruz bu işlemler esnasında.
34:19Hastada kalan tek şey stent oluyor.
34:21Evet.
34:22Balon kalmıyor hastalar karıştırıyor.
34:24Doğru.
34:24Bir o, iki.
34:25İlaçlı balonda da balon üzerinde ilaç oluyor.
34:28Biz dokuya yani damarın iç duvarına ilaç sürmüş oluyoruz.
34:33Antineoplastik ilaçlar.
34:34Yani kanser tedavisinde de kullanılan hücre büyümesini engelleyen, duraklatan ilaçlar sürmüş oluyoruz.
34:41Yani sadece stent kalıyor, balon yani plastik malzeme veya tel herhangi bir malzeme kalmıyor.
34:47Onu da hatırlatayım istedim hocam.
34:49Hocam bizimle sizin dalınız aslında son zamanlarda fazla ilişki halinde.
34:54Bize gelen hastalarımız çok, ben kendi karşılaştığım implant çok yapan bir hekimim veya diş tedavilerini.
35:00Asijeni çok kötüyse zaten bu bizim kalp hastalarında nasıl etki yapıyor?
35:08Bir de biz hasta geliyor diyor ki ben kansulandırıcı kullanıyordum.
35:14Ben kestim üçüncü günüm, dördüncü günüm.
35:16Aslında çok tehlikeli bir şey değil mi bu?
35:18Kendi kafasına göre kesiyor.
35:20Biz ondaki kalp rahatsızlığının ne derecede nasıl olduğunu bilmiyoruz.
35:24Bunun sonucunda siz bazen biz yaptığımız konsültasyonlarda ilacı kesip günlük kullanılan iğneler öneriyorsunuz.
35:32Ona göre işlemini daha güvenli halde yapıyoruz.
35:35Bazı ilaçlar gerçekten hiç kesilmemesi gereken ilaçlar.
35:39Bununla ilgili seyircilerimize ne söyleyeceksiniz?
35:42Öncelikle tabii artık biz şuna hemfikir olduk.
35:46Ne yiyorsak oyuz.
35:47Dolayısıyla da ağzımız vücudumuzun giriş kapısı, aldığımız kalori, aldığımız protein, aldığımız yağlar oradan giriyor.
35:55İyi bir ağız hijyeni vücuttaki toplam enflamasyonu azaltıyor.
36:00Dolayısıyla da vücudumuzda bir enflamasyon varsa diş etlerimize, diş sağlığımıza da yansıyor.
36:05Mekanizmaları hemen hemen ortak.
36:07Kronik enflamasyon diyoruz buna.
36:09Evet yani kötü bir diş sağlığınız varsa tabii ki risk faktörleriniz varsa tabii ki kalp damar hastalığı da kötü etkileniyor.
36:20Burada zaten ortak bir konumuzla az önce sordunuz bize.
36:23Yani biz bir diabet hastasını gördüğümüzde, kontrolsüz bir diabet hastasını gördüğümüzde aynı şekilde muhtemelen ağız ve diş yapısı, kemik yapısı
36:34da benzer şekilde olacaktır.
36:36Burada tabii bir diğer husus şu, özellikle kalp damar hastaları, ritim bozukluğu olan yani hastalarımız, kapak hastalığı ameliyatı olanlar diş
36:48tedavisi yaptırmadan önce öncelikle diş hekimlerini görmeliler.
36:51Yapılacak tedavi planlanmalı.
36:54Daha sonra kardiyolojiden bir görüş istenmeli.
36:56Çünkü bu hastalarımızın büyük bir kısmı kan sulandırıcı ilaç kullanmakta ve bu kullanılan kan sulandırıcı ilaçların kullanım endikasyonları hastadan hastaya
37:05değişiyor.
37:06Dolayısıyla da yani siz bir hastanın kan sulandırıcısını kestiğinizde özellikle kapak hastalığı varsa, ritim bozukluğu varsa bu hastaya aslında felç
37:17olma ihtimali arttırmış olabilirsiniz.
37:19O yüzden biz kan sulandırıcı iğnelerle köprüleme yapıyoruz.
37:23Bir de özellikle kapak hastalarına bakteriyemi riskinden dolayı biz bir antibiyotik profilaksisi uygulamak zorundayız.
37:29Bunu mutlaka yapmamız gerekiyor.
37:31Aynen öyle hocam.
37:32Özellikle kalbinde veya damarlarında biyolojik bir materyal varsa, metal bir materyal varsa bu diş çekimi veya kanal tedavisinde temas nedeniyle
37:42bakteriyemi yapabileceği için ve oralara bakterilerin kolonize olabilmesi ihtimaline karşı endokardit profilaksisi yapmak zorundayız.
37:52Bir diş tedavisi için kalbinizi riske atmayın sevgili izleyiciler.
37:55Hocam isterseniz, isterseniz hocam bundan sonra ben birkaç bir şey sorayım.
38:00Buyurun.
38:01Ben cevaplayayım.
38:02Evet buyurun hocam.
38:03Seyircilerimiz çok merak ediyor.
38:05Tabii ki biliyorsunuz hocamız gülüşlerin kraliçesi olarak nitelendiriliyor.
38:11Burada benim birkaç seyircilerden aldığımız sorular var.
38:16Onlarla başlamak isterim hocam.
38:18Yani bu gülüş tasarımı tam olarak nedir hocam?
38:21Bize bir anlatır mısınız?
38:22Herkesin dilinde bir gülüş tasarımı.
38:25Ben gülüş tasarımı yaptıracağım.
38:26Sorularda da öyle oluyor.
38:27Yazıyorlar bana.
38:28Gülüş tasarımı yaptırmak istiyorum.
38:30Gülüş tasarımı demek aslında kişinin gülüşünün dudaklarla, yüzle, gözle, bütün vücuduyla, bütün proporsiyonu dediğimiz şekliyle uyumlu bir hali olması demek.
38:45Ne demek?
38:45Çok küçük bir dudağı olan bir kişide büyük bir diş çok komik görünebilir.
38:49Gülüş tasarımının içerisinde bütün diş hekimliğinin bütün dalları var.
38:54Bir diş beyazlatması da var, bir dolgu da var, ortodontik bir tedavi de var.
38:58Yani kişinin yüzüne en iyi yakışan diş şeklinin oluşturulması gülüş tasarımı demek.
39:05Bunun nasıl oluşturulacağı yöntemi ise hekim ve hastanın ortak olarak kararıyla olabiliyor ne yapacağımız.
39:13Peki hocam burada tabii bazı insanlar, sevdikleri, hoşlarına giden aktör, aktrislerin diş tasarımlarına geliyor olabilirler.
39:24Size şunu söylüyor olabilirler.
39:26Hocam ben bundan istiyorum dediğimde sizin yaklaşımınız ne oluyor?
39:31Şöyle kişi yani ben de isterim ki mükemmel görüneyim ama bir 90-60-90 değilim.
39:38Bunun farkında olmalı kişi aslında.
39:41Yeteri o kadar güzel kişilerin yüzleri var.
39:43Ona uyguladığınızda yakışmayacak belki.
39:47Gerçekten kişinin diş yapısının nasıl olacağını belirlediğimizde kişinin mesleği de önemli.
39:52Yani bir ekran önündeki bir kişinin ön dişlerini, bir bayanın dişleri daha farklıdır.
39:57Bayanda daha feminal bir görünüş olması gerekiyor.
40:01Ön dişler daha uzun, daha yuvarlak hatlar, kadında daha hoş gösterir.
40:05Erkekte ise daha karizmatik olan, daha sıralı dişler, daha köşeli dişler.
40:11Onu erkeğe daha karizma verir.
40:14Yani bir avukatın, bir iş adamının düşünün daha böyle gülerken ciddi olması gereken bir mesleğin komik bir hale çevirmememiz lazım.
40:23O nedenle kişinin mesleğinden tutumda mizacına kadar o diş yapısı etkili oluyor.
40:29Hekim bunu yaparken ona göre tercih etmesi gerekiyor.
40:33Bir diğer soru özellikle estetik bir gülüş elde ederken yani dişlerin kesilmesi şart mı?
40:41En çok merak edilen sorulardan biri insanlar aslında gülüş tasarımı, estetik bir gülüş elde etmek istiyor.
40:47Ancak böyle bir kaygısı...
40:49Dişlerine de zarar versin istemiyor.
40:50Yani hali hazırda eğer dişleri sağlıklıysa neden dişlerine bir hasar olsun ki?
40:56Neden kesilsin ki?
40:56Diş bazen beyaz dişler istenebiliyor.
40:59Birkaç ton zaman içerisinde yaşla birlikte çay, kahve, tütün ürünlerinden dolayı dişlerimiz sararabiliyor.
41:05Yediğimiz yiyecekler, içecekler.
41:07Bunları basit bir beyazlatma yöntemiyle dişimizin rengini açabiliyoruz.
41:10Beyaz olduğu zaman daha freş bir görüntü elde edebiliyoruz.
41:14Bu da bir kişinin gülüşüne bir katkı sağlayabiliyor.
41:17Veya dişlerin bazıları aralıklı olabiliyor dişler.
41:21Bunları hiç dişe dokunmadan bonding denilen yöntemlerimiz var.
41:25Estetik dolgu demek bonding.
41:28Bondinglerle, estetik dolgularla bu aralıkları kapatabiliyoruz.
41:31Dişlerin boyunda oynayabiliyoruz.
41:34Dişleri uzun veya kısa yapabiliyoruz.
41:35Ama burada şunu kaçırmamak lazım.
41:37Yani çok kahve içenlerde, tütün ürünü kullananlarda zaman içerisinde bunlar bir kompozit malzeme.
41:44Çünkü sararma, renk değiştirme meydana gelebiliyor.
41:48Bazen dişlerde, eskiden laminalarda ve zirkonyumlarda dişleri keserdik.
41:54Bazen çok içte ise artık o kadar çok teknoloji gelişti ki dişin yapısı çok içte ve dişler küçük.
42:01Bunda dişlere hiç dokunmadan, bazen çok az bir preparasyonlar yaparak dişin boyunu uzatıp dişi daha hoş gösteren laminalar, imeksler yapabiliyoruz.
42:11Ama burada önemli olan kişi ne istiyor?
42:14Hekim öncelikle bunu dinleyecek.
42:17Yani bunu anlaşıldığı zaman sonuç güzel olabiliyor.
42:21Peki burada yani kişinin az önce de bahsettiniz, kişinin yaptığı meslek, günlük yaşamı, yani karakterini aslında dokunuyorsunuz değil mi?
42:31Yaşam tarzına dokunuyorsunuz.
42:33Size geldiği, geldikten önceki süreçte sonraki süreç tamamen farklı oluyor.
42:40Memnun kalmayan hastalarınız oluyor mu hocam?
42:43Eğer herkes memnunsa zaten bir sorun var demektir.
42:47Yani muhtemelen birbirini eğer insan, hekim ve hasta birbirini anlıyorsa sonuçta mutlu olunabiliyor.
42:54Bir de istenilen şey makulsa mutlu olunabiliyor.
42:57Ben de isterim ki kalbime dokunmadan mükemmel olsun ama problemim varsa o açılacak.
43:02Tabii ki yani.
43:02Sıbı reklam aramız varmış hocam sonrasında yine devam edelim.
43:11Evet, Sağlık Zamanı programımızın bugün 13. bölümü ve sezon finalini yapıyoruz.
43:18Bizler 13 haftadır sizlerin evlerinizde her cumartesi günü saat 1 olduğunda konuk olduk.
43:24Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
43:27Bizleri izlediniz, yalnız bırakmadınız.
43:29Mesajlarınızla telefon desteklerinizle bize destek oldunuz.
43:33Burada en büyük teşekkürlerden birisini de Sayın Hocam'a, Dekan Hocam'a, Adnan Kaya Hocam'a teşekkür edeceğiz.
43:39Ben teşekkür ederim hocam.
43:40Hocam çok teşekkür ediyoruz.
43:41Ben teşekkür ederim.
43:4113 haftadır bizi yalnız bırakmadınız ve izleyicilerimizi bilgilendirdiniz.
43:45Aynı zamanda katılan bütün hekim arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimizi iletiyoruz.
43:51Hocam ne söyleyeceksiniz?
43:53Artık programımızın sonu.
43:54Öncelikle teşekkür ederim hocam.
43:56Biz teşekkür ediyoruz.
43:57Öncelikle Beyaz TV ailesine ve tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç bilirim.
44:03Özellikle bizleri kırmayıp halkımızı bilgilendiren, son güncel bilgileri, ameliyatları, teknikleri anlatan hekim arkadaşlarımıza sonsuz minnetlerimizi sunuyorum.
44:16Hocam halkımız ne yapsın?
44:17Biz yaz dönemine giriyoruz, dinlensinler, bol bol mutlu olsunlar, gelsinler, tozsunlar.
44:24Siz kalp açısından ne yapsınlar, ne söyleyeceksiniz?
44:27Bence en önemlisi yürüyüş.
44:29Yani herkes elinden geldiği kadar yürüsün.
44:3210 bin adım mı hocam ya?
44:33O kadar olmasın.
44:34Yani açıkçası 10 bin güzel bir hedef, 7 bin güzel bir hedef.
44:38Ancak biz biliyoruz ki bizi izleyenlerin çoğunun belli bir yaşı var, belli rahatsızlıkları var.
44:46Bu vatandaşlarımız, insanlarımız yürüyebildikleri kadar yürüsünler.
44:50Her gün bir kademe arttırarak, yani 10 dakika yürüyorsa 11 dakika, 12 dakika, 1000 adım atıyorsa 1500 adım.
44:57Yani tedirici olarak kendini yormadan, kas eklem sistemine zeval vermeden, bir sakatlık yapmadan yavaş yavaş tedirici olarak yürüyüşlerini arttırabilirler.
45:08Bununla birlikte özellikle kronik hastalığı olan hastalarımıza yazın özellikle uzun saatler, güneş altında durmak, çalışmak gibi şeylerden kaçınmalarını öneririm.
45:19İlaçlarını düzenli kontrol etsinler.
45:21Tatil yörelerine gidecek vatandaşlarımız, tatil yörelerine gitmeden son kontrollerine olsunlar.
45:28Özellikle birçok kronik hastamız var.
45:30Gitmeden önce muayenelerine oluyor.
45:32İlaçlarını da yanlarında götürsünler hocam, tatil diye.
45:35İlaçlar tatil olmuyor.
45:37Evet, bazı ilaçları biliyorsunuz, reçete raporlu oluyor.
45:40Gittikleri yerlerde hekime ulaşmak bazen zor olabiliyor.
45:43Dolayısıyla da ön hazırlıklarını yapıp tatillerine öyle gitsinler.
45:48Aa, programınızı sanıyor. Çok güzel.
45:51Evet efendim, tüm ekibimize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
45:55Kameramanlarımıza, sescilerimize ve ekip arkadaşlarımıza.
45:59Biz 13 haftadır hep birlikte sizlere iyi bir yayın sunmak için elimizden geleni yapıyoruz.
46:06Hepinize hoşça kalın diyoruz, sağlıkla kalın, mutlulukla kalın diyoruz.
46:10Ayrıca tekrar hepinize teşekkür ediyoruz.
46:13En büyük teşekkür seyircilerimize, izleyicilerimize.
46:16Yaz dönemi sonrasında güzel sürprizlerle bekliyoruz.
46:20Tekrar geleceğiz, bekleyin bizi.
46:22Değil mi hocam?
46:23Geleceğiz.
46:23Tabii ki.
46:24Sözünüzü alalım hocam, yine devam.
46:26Evet, pastamızı üfleyelim arkadaşlar hep birlikte.
46:29Buyurun.
46:29Evet, pastamızı üfleyelim.
46:32Evet, pastamızı üfleyelim.
46:34Evet, pastamızı üfleyelim.
46:36Evet, pastamızı üfleyelim.
46:36Evet, pastamızı üfleyelim.
Yorumlar