- 5 saat önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00Beyaz TV ekranlarından Sağlık Zamanı programından herkese merhabalar.
00:06Ben Dr. Sonay Öztan Gökhan.
00:08Bundan sonra her cumartesi günü saat 13'ü gösterdiğinde canlı yayında karşınızda olacağız.
00:15Sağlığın değişik alanlarından, değişik branşlarından neleri merak ediyorsanız sizler için onları konuşuyor olacağız.
00:23Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü.
00:26Bütün izleyicilerimizin Sevgililer Günü'nü kutluyorum.
00:30Evet sevgi günü, sevgililer günü diyoruz ve bugün ne konuşacağız?
00:35Kalbi konuşacağız.
00:36Farklı bir şekilde konuşacağız.
00:39Ardından kulak burun boğaz hocamızla ses kısıklıklarını konuşacağız.
00:46Geçmeyen ağız yaralarını konuşacağız.
00:49Az sonra ekrandayız.
00:56Tansiyon nedir?
00:57Hipertansiyon ve hipotansiyon ne anlama geliyor?
01:01Kalp ve damar hastalıkları ülkemizde ne kadar yaygın?
01:04Kalp hastalıkları neden ölümlerde ilk sırada yer alıyor?
01:08Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Adnan Kaya kalp hastalıklarına dair merak edilenleri Sonay Gökhan'da sağlık zamanında anlatacak.
01:17Az sonra.
01:18Evet karşımızda kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Adnan Kaya, aynı zamanda Bahçeşehir Üniversitesi'nin dekanı.
01:29Hocam hoş geldiniz. Nasılsınız?
01:30Hoş bulduk Sayın Hocam.
01:31Teşekkür ederim. Siz nasılsınız?
01:33Sağ olun, iyiyim.
01:34Hocamın bugün bir ses kısıklığı var.
01:36Çok yoğun programına rağmen bizi kırmadı geldi.
01:39Ayrıca teşekkür ediyorum.
01:41Ben teşekkür ederim.
01:41Sonrasında çıkacak kulak bombaz hocamıza soracağız bunu.
01:45Hocam bugün kalpler farklı mı bir çarpıyor? Daha mı hızlı çarpıyor sevgililer gün nedeniyle?
01:50Evet, evet. Tabii ki daha hızlı çarpıyor.
01:53Böyle bir günde kalp sağlığını konuşmak ayrıca anlamlı.
01:57Hocam bugün tansiyon, kolesterol ve seyircilerimizden daha önceden gelen soruları ben cevap sormak istiyorum size.
02:04Bu tansiyon nedir? Niye bu hipertansiyon sözünü çok duyar olduk biz?
02:10Tansiyon aslında kalbin damar duvarına uyguladığı basınç.
02:15Bunun normal değeri 120 mm civa büyük tansiyon, 80 mm civa da küçük tansiyon olarak tanımlanıyor.
02:22Bu 120 mm ve 80 mm'nin üstüne çıktığında, civanın üstüne çıktığında tansiyon yüksekliğinden bahsedebiliriz.
02:30Ancak bu değerler belli aralıklarda yüksek normal olarak kabul ediliyor.
02:34Tansiyon değeri 140 mm civa ve 90 mm civanın üstüne çıktığında artık biz kardiyologlar olarak oraya bir müdahale etmemiz gerekiyor.
02:44Müdahale olarak da özellikle yaşam tarzı değişikliği başta geliyor.
02:50Burada tuzdan arındırılmış bir diyet, azaltılmış bir diyet, kilo varsa kilonun verimi, düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri, sigara ve alkolün bırakılması.
03:03Bunun yanında eğer hala tansiyonlar yüksekte gitmeye devam ediyorsa da ilaçlı tedaviyle biz araya gidiyoruz.
03:09Hocam insanlar diyor ki benim vücudum alışmış, benim tansiyonum genellikle 18-10 seyrediyor.
03:16Benim vücudum buna alışkın, bu benim için normal. Bu doğru bir kanı mı?
03:20Bu çok yanlış bir tanımlama ve kavram.
03:23Orada esasen hasta aslında şikayetin olmamasını anlatıyor.
03:30Burada tabii biz gerçekten o ölçümler varsa tedavi başlamamız gerekiyor.
03:35Uzun vadede bu hastalar en riskli hasta grubu oluyor.
03:39Beyin kanaması, felç ve kalp krizleri için.
03:41Çünkü esasen hastada hastalık var, hastanın şikayeti yok.
03:45Hastanın şikayeti olmayınca da hasta bir sağlık kuruluşuna başvurmuyor.
03:50Böylece de gidince, süreç böyle uzayınca organlarda bozukluklar meydana geliyor.
03:55Zaman içerisinde diyelim ki başı çok ağrıyor.
03:57Aslında anlamıyor hasta bunu.
03:59Bir anormallik hissediyor ama ağrı kesicilerle gidermeye çalışıyor.
04:02Demek ki gidermemek lazım normal şekilde.
04:05Peki hipotansiyon ne hocam?
04:07Hipotansiyonla daha ziyade 15-49 yaş arasındaki kadınlarda gördüğümüz tansiyonun biraz daha düşük seyretmesi.
04:16Burada da eğer bir baş dönmesi, baygınlık, ciddi bir yorgunluk yoksa tabii ki bir tedavimiz yok.
04:22Burada da yine aynı şekilde bu şikayetleri olan hastalarda yine yaşam tarzı değişiklikleri öneriyoruz.
04:27Özellikle genç bayanlarda diyete bağlı kahvaltı yapılmıyor, kahvaltı tatlanıyor, günlük su miktarı yetersiz kalıyor.
04:35Bu önerilerle genelde bu hastalarımız toparlıyor.
04:38Bunların da mı normal 12-8 ortalama olması gerekiyor?
04:41Yok yok.
04:42Değil, yine o şekilde devam edebiliyorlar.
04:43Zararlı değil, yüksek tansiyon gibi zararlı değil.
04:46Zararlı değil ancak son zamanlarda tansiyonla ilgili yaklaşımımız değişti.
04:51Eskiden yüksek yaşlarda 14'lerin, 15'lerin normal değer olarak atfediliyordu.
04:58Çok müdahale etmiyorduk.
05:00Ancak güncel bilgiler ışığında artık tansiyon mümkünse 12'ye 80'nin altına olsun istiyoruz.
05:09Mümkünse daha da düşük olabilir.
05:11Hastanın bir şikayeti yoksa, yani baş dönmesi, ayağa kalkarken baş dönmesi yoksa, bayılması yoksa, hedef 12'ye 80'in altı.
05:20Hocam, kalp damar hastalıklarını artık o kadar çok duyar olduk ki, gün geçmiyor ki birisinden duymayalım.
05:27İşte öldü, ne oldu? Kalp krizi geçirdi, öldü. Uykusunda kalp krizi geçirdi.
05:31Ülkemizde ne sıklıkla görülüyor? Dünyada ne sıklıkta? Ve neden böyle oldu?
05:37Aslında kalp damar hastalıkları dünyada ölümün en sık sebebi.
05:41Kanserden bile daha fazla ölümlere sebep oluyorlar.
05:44Genelde de %30-35 oranında ölüm sebebi.
05:47Dünyada göründüğü sıklıkla bizim ülkemizde göründüğü sıklık benzer.
05:52Aynı şekilde.
05:54Kalp damarlarımız peki yani neden bu kadar yaygın kalp damar hastalıkları?
05:57Sebebi şu, kalp damar sistemi 7-24 çalışıyor ve çok yıpranıyor.
06:02Sürekli dış etkenlere maruz kalıyor.
06:06İşte tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, yüksek şeker bu damarlarda yıpranmaya sebep oluyor ve tıkanıklıklara sebep oluyor.
06:12Bu mihvalde düşündüğümüzde kalbimiz sürekli çalışıyor ve yıpranması da 50 ile 60'lı yaşlarda artık yıpranmaya başlıyor.
06:21Daha çok böyle erken yaşlarda da duyar olduk kalp hastalıklarını.
06:25Peki neden? Yaşam tarzından kaynaklı mı?
06:27Öyle görünüyor, öyle diyelim.
06:30Çünkü kalp damarlarımız, kalp damarlarımızın yıpranmasını etkileyen faktörler var.
06:37İşte tansiyon yüksekliği mesela.
06:39Tansiyon yüksekliği gittikçe daha az, daha gençlerde görmekteyiz.
06:44Diabet aynı şekilde, şeker yüksekliği.
06:46Bunu da gittikçe daha genç yaşlarda görmeliyiz.
06:49Kolesterol yüksekliği, obezite, sigara ve alkol tüketimi ne yazık ki ülkemizde çok yaygın.
06:54Madde tüketimi, sigara sağlığa zararlıdır.
06:57Bunu söyleyelim lütfen.
06:58Tütün ürünlerinden kaçınalım.
07:00Alkol bir de hocam enerji içecekleri de çok arttı.
07:02Enerji içecekleri de zarar veriyor sanıyorum.
07:05Tabii ki enerji içeceklerinin çoğunun içinde performans arttırıcılar var.
07:09Bunlar da kalpte hem nabızı arttırıyor, hem de kalbin kasılma gücünü arttırıyor.
07:14Yani bir anlamda aslında tansiyonu da yükseltiyorlar.
07:19Enerji içecekleriyle birlikte başka madde kullanımları ne yazık ki işte erken ölüm.
07:24Ölümlere de sebep olabilir.
07:26Sebebi belli olmayan ölümlere de sebep olabilir.
07:28Bir de eskiden çok belirgin değildi.
07:31Kişi öldü deniyordu.
07:32Şimdi sosyal medya sayesinde biraz daha fazla insanlar daha görünür hale geldi.
07:37Daha bilinir hale geldi.
07:38Sanıyorum bu da kalp hastalıkları eskiden de vardı.
07:41Ama şu anda biraz daha duyarlı olduk galiba.
07:44Daha fazla duyar olduk.
07:45Peki hocam biz kalp damar hastası olduğumuzu nasıl anlayacağız?
07:50Öncelikle 40 yaşın üstündeki herkesin bir kere bir kardiyolojide muayene olmasını öneririz.
07:57Şikayeti var olsun veya olmasın.
07:59Ailesinde kalp damar hastalığı olan, beyin kanaması olan, felç olan, kronik böbrek yetmezliği olan böyle hastalık varsa ailenizde daha erken yaşlarda kardiyolojide muayene olmanızda fayda var.
08:12Birincisi bu.
08:13İkincisi diyelim ki muayene olmadınız ancak şikayetleriniz var.
08:18Bu şikayetler neler olabilir?
08:19Göğüste ağrı, sancı, baskı, yanma tarzı göğüs ağrısı olabilir.
08:24Ciddi bir çarpıntınız olabilir.
08:26Anlamsız terlemeler olabilir.
08:28Yemeklerden önce sonra veya ilişkisiz bulantı, kusma, baskı olabilir karın bölgesinde.
08:34Böyle şikayetleriniz varsa geciktirmeden bir kardiyoloji muayenesi olmakta fayda var.
08:38Hocam sessiz kalp krizi diye bir şey var mı?
08:41Kişi kalp krizi geçirdiğini anlamıyor olabilir mi?
08:44Olabilir hocam.
08:45Şöyle ki bazı hastalarımız özellikle kan şekeri yüksek giden hastalarımız, 3 aylık şeker ortalamaları çok yüksek giden hastalarımızda nöronlarda bozulmalar oluyor.
08:58Sinirsel ileti bozuluyor ve kişi bizde dişte doluyor hocam.
09:02İnsanlara dokunuyoruz şeker hastalarında duyarsız, ağrıyı daha az hissediyor bu kişi.
09:07O zaman kalpte de bunu anlayamayabiliyor.
09:09Ağrıyı daha mı az hissediyor?
09:11Evet aslında burada damar tıkanıklığı başlıyor, ilerliyor.
09:14Belli kritik bir aşamayı geçiyor.
09:17Ancak orada ağrı oluyor, ağrıyı oluşturacak şeyler var ama hasta bunu algılayamıyor.
09:23Sensörler bozuk algılayamadığı için de kalp krizini geçiriyor.
09:27Eğer hayatta kalabilirse, genellikle de büyük bir damarsa kalp krizinin yetmezliği, kalp yetmezliği bulgularıyla geliyor bize.
09:34Yani nefes darlığıyla, çabuk yorulma, performansla azalma gibi kalp krizinden 15-20 gün sonra gelebiliyor.
09:40Şimdi bu nefes almada zorluk olan hastaları ben de çok görüyorum.
09:45Nefesini sanki böyle tam alamıyor, yarım alıyor.
09:47Bunu alerjiye bağlıyor, grip sonrasına bağlıyor.
09:51Halbuki bir kalp yetmezliğinin en büyük belirtilerinden birisi nefes alırken çok derin nefes alamaması mı olmuş oluyor?
09:59Nefes zorluğu oluyor.
10:00Aynen öyle hocam.
10:02Özellikle böyle hasta grupları bekliyor, genellikle bekliyor, geçerli bekliyor.
10:08Geçmeyince sigaraya bağlıyor, alerjik bir reaksiyona, mevsim geçişlerine bağlıyor.
10:12Bazen de göğüs hastalıklarına gidiyor hasta öncelikle.
10:15Göğüs hastalıkları hastayı değerlendiriyor ve koah gibi başka bir hastalığı ekarte edince hastayı bize refere ediyor.
10:23Hasta bize gelince biz bakıyoruz ki altta yatan kalple ilgili ciddi bir sorun oluyor.
10:27Evet. Hocam peki bu kolesterol meselesi nedir?
10:32Kolesterol ilaçlarıyla ilgili bir sürü ortada söylenen söylentiler var.
10:39Aslında doktor öneriyor ama kullanmak istemiyor hasta.
10:42Kolesterol nedir? Öncelikle onu soralım.
10:44Hocam kolesterol vücudumuzdaki birçok temel yapı taşında kullanılan bir madde.
10:51Vücudumuz için gerekli.
10:52Ancak belli bir değerin üstündeki kolesterol seviyeleri damarda plaklaşmaya sebep olduğu için o değerin altında takip etmek istiyoruz.
11:00Aslında kolesterol bizim için kolesterol ve tedavisi biz hekimler için çok net.
11:06Ancak durumdan yararlanmak isteyen bazı hekim arkadaşlarımız hastaları yanlış yönlendirebiliyor.
11:14Biz yaptığımız bütün tedavileri girişimsel olsun ya da medikal tedavi olsun bunların hepsini belli çerçeveler içinde yapmak zorundayız.
11:24Yani belli yönergeler doğrultusunda.
11:26Buna da kanıta dayalı tıp deniyor.
11:28Bu çerçevede eğer kolesterolünüz 180'in üstündeyse LDL kolesterolünüz yaşam tarzı değişikliğiyle de aşağı çekemiyorsak kalp damarlarınızda ya da vücudunuzun herhangi bir damarında plaklaşmayı engellemek için bir kolesterol ilacı eklememizde fayda var.
11:45Neden kullanmak istemiyorlar hocam kolesterol ilacını insanlar performans sorunu mu var niye kullanmıyorlar?
11:51Yani açıkçası en temel çekincelerden birisi bir insanın kendine bir hastalık atfetmesi kabullenmesi çok zor.
12:02En büyük çekince o.
12:03Yani kabullenemiyoruz haklıyız kabullenemiyoruz.
12:06Birincisi bu.
12:07İkincisi işte spekülasyonlar.
12:11Üçüncüsü ilaçların kabul edilebilir yan etkileri.
12:14Yani kas ağrısı yapabiliyorlar grip benzeri şikayetler yapabiliyorlar.
12:18Eğer bunlar çok ciddiyse tabii ki ilaçları değiştiriyoruz.
12:21Daha yumuşak yan etkileri olan ilaçlara geçiyoruz.
12:24Bir diğeri de yanlış inançlar yani gerçekten kolesterol ilaçlarının performansı etkilediğini düşünenler olabiliyor.
12:31Özellikle erkeklerde cinsel performansında çok yetersizlik olduğunu ama bunun kolesterol ilacına bağlı olarak geliştiğini söylüyorlar.
12:39Ama kalp hastalarının çoğunda bizim gözlemlemelerimizde etrafta zaten diabet hastası ve diabet çok yüksek seyrediyor.
12:47Esasen ondan kaynaklı olmuyor mu sorunlar hocam?
12:51Aslında artık biz diabeti eskiden tanımladığımızın dışında tanımlıyoruz.
12:55Yani bir hasta diabet tanısı aldığı gün kalp damar hastası oluyor.
13:00Yani eğer şekeriniz varsa 3 aylık şeker ortalamanız yüksek gidiyorsa vücudunuzdaki bütün damarlarda yaşlanma, yıpranma, plaklaşma çok hızlı oluyor.
13:12Dolayısıyla da eğer zaten hemoglobin A1 cesisi 7,5'ün üstündeyse kontrolün dışındaysa cinsel performans bozukluğu zaten olacaktır.
13:19Yani bunu ilaca bağlamak yersiz olacaktır.
13:23Çünkü insanlar o ilaçları bırakıyor zannediyor ki ondan kaynaklı halbuki şekerini yüksek seyretmesinden kaynaklı.
13:28Bunu özellikle vurgulamak istedim çünkü çok sorulan soruların arasında hocam.
13:32Hocam bir kalp hastası geldi.
13:37Yani bunda bir problem olduğunu hissediyorsunuz, görüyorsunuz.
13:41Bunun tanı yöntemi nedir?
13:43Biz damar hastası diyebilelim diye.
13:45Öncelikle bir hastayı görmek selamlaşmakla başlıyor, tokalaşmakla başlıyor.
13:50En önemli şey bu bence iletişimde.
13:54Hastamızın hikayesini alıyoruz, anamnezini alıyoruz.
13:57Risk faktörlerini soruyoruz.
13:58Daha sonra fiziki muayenesini yapıyoruz.
14:00Sonra da bizim tabii ki testlerimiz var.
14:02Tanı tanı koymak ya da tanı ekart etmek adına.
14:06Burada tabii EKG en sık başvurduğumuz her hastaya baktığımız testlerden biri EKG, elektrokardiyografi, ekokardiyografi, ultrasonla kalbi inceliyoruz, kapakları inceliyoruz.
14:16Darlık, yetmezlik var mı ya da doğuştan yapısal bir hastalık var mı yok mu onu değerlendiriyoruz.
14:22Bir diğer testimiz stres EKG yani eforlu EKG ona bakıyoruz.
14:27Orada gerçekten istirahat halinde hastanın EKG'sinde bir değişiklik olmayabilir.
14:32Ancak eforla bir değişiklik olabilir ve anjiyo gereksinimi doğabilir.
14:36Onunla bazen tanı koyuyoruz.
14:38Son zamanlarda güncel pratiğimizi değiştiren bir tetkik var.
14:43O da sanal anjiyo.
14:44Sanal anjiyoyu da aslında çok sık kullanır olduk.
14:46Çünkü risk faktörü olan hastalarda bir şeyin olmadığını göstermek adına mükemmel bir test doğru hastada, doğru merkezde, doğru yerde bizi birçok hastadan kurtarıyor.
14:59Yani şöyle tekrarlı başvurulardan kurtarıyor.
15:02Biz BT anjiyoyu çektirdiğimizde eğer ciddi bir şey varsa zaten normal anjiyoyla tanıyı kesinleştiriyoruz, tedavi yapıyoruz.
15:09Ama yoksa da hastaya şunu diyebiliyoruz.
15:11Ya tamam şikayetleriniz var, genetik faktörünüz var, eklis faktörleriniz var ancak şu an damarlarınız açık diyebiliyoruz.
15:19Peki şimdi kesin tanı yöntemi olarak anjiyo dedik.
15:22Normal koldan veya kasıktan yapılan anjiyografi.
15:26Bunu o zaman biz niye her hastaya uygulamıyoruz?
15:30Özellikle insanlar sorduğu için soruyorum.
15:33Çünkü şöyle sonuçta dünyada 8 milyar insan var.
15:36Hepsini tek tek anjiyo yapmak teknik olarak mümkün değil ve mantıklı değil.
15:41Bir tanesi bu yani insan gücü kaynağı mümkün değil.
15:44İkincisi girişimsel her testin bir riski var.
15:48Gerekmiyorsa asla girişimsel işleri yapmıyoruz.
15:51Yani hastada bir şikayet yoksa bizim elimizde anjiyo yapmamızı gerektirecek bir data yoksa yapmamak lazım.
15:59Riski çok az da olsa artık anjiyografinin riski binde bire kadar düştü komplikasyon riski.
16:04Ancak gerekmiyorsa asla yapmamak lazım.
16:07Hocam kalp krizi geçiren bir kişi daha öncesinde geçirmişse o EKG'de belli oluyor mu?
16:14Aslında bazen belli oluyor.
16:16Bu dersleri biz öğrencilerimize de anlatırken hep söylüyoruz.
16:20Ancak EKG'si tamamen normal olup normale yakın bir EKG olup kalp fonksiyonlarında düşme daha önceden enfaktüs geçirmiş olabiliyor.
16:27O yüzden sadece EKG bu hususta yetersiz kalabiliyor.
16:33O an geçiriyorsa kesinlikle görünüyor mu?
16:37Şöyle o da bazen göstermiyor.
16:39Şimdi bizim için en önemli olan şey hastada baskı, yanma, terleme gibi bir şikayetinin olması.
16:45Yani hastanın bir şikayeti varsa laboratör testleri ne söylerse söylesin hasta gerçekten kalp damar hastası olabilir.
16:52Bazen böyle oluyor.
16:54Hasta bize başvuruyor, göğüs ağrısıyla başvuruyor.
16:57Ancak testlerinde o an için bir şey yok.
16:59Siz çektirdiğiniz anda bir şey yok.
17:01Dolayısıyla takibi alıyorsunuz.
17:03Yani 10 dakika sonra göğüs ağrısı artıyor.
17:05O zaman çektiğinizde EKG'de değişiklikler olabiliyor.
17:09Ve biz acilanjo kararı alabiliyoruz.
17:11Gerçekten hastanın şikayeti mihvalinde.
17:13Peki hocam bir de kapak hastalıklarına geçelim.
17:18Kapak hastalıklarında nasıl teşhis uyguluyorsunuz?
17:22Neye göre yapılabiliyor?
17:23Kapak hastalıklarından bahsedelim.
17:24Öncelikle aslında hastalarımız şikayetleriyle bize bir kapak hastalığı olabileceğini hissettiriyor.
17:30Fiziki bakıda eğer ayaklarında, bacaklarında öden varsa, karında asit varsa, öden varsa, performansta azalma varsa, bir kat merzimden çıkarken bir de daralma varsa.
17:40Bu hastalarda kapak hastalığı olabileceğini düşünüyoruz.
17:44Özellikle 70'li, 75'li yaşlardan sonra aort kapakta yine aynı şekilde yıpranmaya ve kireçlenmeye bağlı darlık oluyor.
17:52Fiziki bakıda stetoskopumuzu koyduğumuzda orada üfürüm duyuyoruz.
17:56Ve bu üfürüme bağlı olarak da diyoruz ki, kapak hastalığı muhtemelen aort darlığı vardır diyoruz.
18:02Bunu ama ancak netleştirmek için her hastaya hemen hemen eko yapıyoruz.
18:06Eko biliyorsunuz radyasyon içermiyor.
18:07Sadece zamanımızı alıyor, 5 dakika, 10 dakikamızı alıyor.
18:11Detaylandırsak biraz daha uzun oluyor.
18:13Eko ile bakıyoruz, kapaklara bakıyoruz.
18:16Kapaklarda ciddi bir yetmezlik var mı, yok mu?
18:18Ciddi bir darlık var mı, yok mu?
18:20Kalp fonksiyonları nasıl?
18:22Onların hepsini değerlendiriyoruz.
18:23Ve bir girişim endikasyonu varsa ekoya göre pozisyon alıyoruz.
18:28Peki önceden çok korkardık biz kapak ameliyatı olacak denildiği zaman.
18:33İnsanlar tedirgin olurdu.
18:35Şu anda yine o kadar zor mu?
18:37Aslında bakarsanız ülkemiz kalp damar hastalıkları ve girişimleri açısından günceli yakalamış durumda.
18:45Özellikle ülkemizde çok mükemmel düzeyde işler çıkaran cerrahlarımız var.
18:49Mükemmel düzeyde işler yapan kardiyologlarımız var.
18:52Dolayısıyla ben çok mutluyum.
18:54Çünkü biz bu işleri yaparken, komplikasyonları anlatırken dünyadaki komplikasyon oranlarıyla aynı şekilde anlatıyoruz.
19:03Sebebi de iyi cerrahlarımız ve iyi girişimsel kardiyologlarımız var.
19:07Dolayısıyla da teknolojinin de gelişmesiyle birlikte eskisi kadar komplike, kompleks, komplikasyon riskleri yok.
19:14Hocam, stres, yani her şeye yol açan bütün hastalıkların temeli olan stres, kalp krizine yol açar mı?
19:24Hastalar diyor ki, ben çok ciddi bir stres yaşamıştım, ona bağlı olarak bir kalp krizi geçirdim.
19:31Bu gerçek mi yoksa söylenilen bir söylenti mi?
19:34Yok tabii ki, tabii ki stres aslında vücudumuzda belli bir düzeyde olmak zorunda.
19:40Yani sabah kalkmamızı, işe gitmemizi, günlük işlerimizi yönetmemiz için belli düzeyde bir stres gerekiyor.
19:47Ancak kronik yüksek düzeyde stres bütün metabolizmayı kötü etkiliyor.
19:53Bizi de, kalbimizi de, kalp damarlarımızı da çok kötü etkilemekte.
19:56Kalbin daha hızlı çalışmasına sebep oluyor.
20:00Daha güçlü çalışmasına sebep oluyor.
20:02Tansiyonu yükseltiyor.
20:04Ve bazen böyle arada yüzde kırk elli plakların yırtılıp o damarı tam tıkamasına sebep oluyor.
20:10Genellikle de, özellikle gençlerde gördüğümüz şu, ya hasta, yani kalp krizi geçirenler de, ya hasta ciddi bir fiziksel stres sonrası, koşma, bir ağırlık kaldırma, böyle ciddi bir fiziksel stres sonrası ya da psikolojik bir stres.
20:26Yani telefonda biriyle tartışıyor, bir kavga sonrası olabiliyor.
20:31Kavga sonrası ölen insanlar var.
20:33Aslında darbe almadan ölüyorlar.
20:35Yani böyle şeyler var tabii ki stres kalp krizlerine de sebep olabiliyor.
20:38Aslında var olan bir şeyi var, plağı var bunun daha öncesinde ama stres bunu tetikliyor.
20:45Aynen öyle hocam.
20:46Son noktayı o koyuyor.
20:47Son noktayı koyan o oluyor.
20:48Sebep o oluyor.
20:49Evet, çarpıntım var diyor aslında hocam.
20:51Geliyor, oturuyor, ben diş yaparken de oturuyor.
20:54Bir saniye, bir saniye diyor.
20:55Kalbim çok çarpmaya başladı.
20:57Onların söylediği şekilde anlatmaya çalışıyorum.
21:01Sanki şuramda bir kuş var diyor, böyle çırpınıyor, çırpınıyor diyor.
21:04Çarpıyor, ben nefes alacağım diyor.
21:06Bunda biz kalpten şüphelenmeliyiz.
21:08Yoksa bu herhangi bir psikolojik bir şey midir?
21:11Nasıl ayırt edeceğiz?
21:12Aslında bunu muayene etmeden, hasta elimizde bir data olmadan çarpıntım vardır ya da yoktur.
21:19Yani bu panik ataktır dememiz mümkün değil.
21:21Ancak bir insan kalbinin attığını hissediyorsa buna çarpıntı diyoruz.
21:25Çarpıntıların da aynı isimleri var.
21:27Sonay Hanım gibi, Adnan gibi bir sürü çeşitleri var.
21:30Ve tedavisi de ona göre değişiyor.
21:32Dolayısıyla da biz bir çarpıntıya isim koymadan tedavisini yapamıyoruz.
21:37Yani normalin üstünde istirhatla nabzımız varken de çarpıntı hissediyor hasta.
21:43Ciddi bir ritim bozukluğunda çarpıntı olarak hissediyor.
21:46Hepsinin ismi çarpıntı.
21:47Bunları ayırmak lazım birbirinden.
21:49Onun için de hastaların muayene olması lazım.
21:52Holter'le belki bir gün, iki günlük ya da üç günlük holterlerle bir tanık konulursa
21:57o zaman ya bu gerçekten bir çarpıntı mı yoksa panik atak mı?
22:02En azından kafamızda bir şey oluşuyor.
22:03Hocam holter demişken tansiyon yüksekliğinin gerçek mi değil mi olduğunu anlamak için holter takıyorsunuz.
22:09Bu evde normal bütün fonksiyonlarını, günlük yaşantısını sürdürmesini mi istiyorsunuz?
22:16Yoksa yine bir durağın şekilde mi olsun istiyorsunuz?
22:18Bir günlük ne yapıyorsa aynısını yapsın mı istiyorsunuz?
22:22Aynen öyle hocam.
22:23Bazı hastalarımız az önce de bahsetmiştim.
22:25Yani tansiyon tanısı koyuyoruz biz aslında.
22:28Diyoruz ki ya senin tansiyonun var muayenede yüksek çıkıyor.
22:32Evde attığın ölçümlerde yüksek çıkıyor.
22:34Diyor ki hocam bir de holter takın.
22:35Ben buna da inanmadım diyor.
22:37Biz o zaman holter takıyoruz.
22:39Holter taktığımız gün gidip evde sadece yatıyor.
22:42İşte.
22:43Bu uygun değil tabii ki yani.
22:45Normalde çünkü normalde o gün orada yatmayacaktı.
22:48Normal işlerini yapacaktı.
22:49Belki toplu taşımayla işine gidecekti.
22:52Birine kızacaktı.
22:53Yani biz aslında normal bir günün simülasyonunu istiyoruz ki orada görelim gerçek değerlerini.
22:58Ama hastalarımızın bazıları tanı almamak için o günü off günü olarak kabul ediyorlar.
23:03Hiçbir şey yapmıyorlar.
23:04O da doğru sonuç vermiyorlar.
23:05Ben bunu kendimden biliyorum.
23:07Şimdi belli bir tansiyon yüksekliği yaşadığım zaman holter takıldı.
23:11Ve holterle çalışıyorum.
23:13Normal hastalarıma bakıyorum.
23:15Hastalar beni görünüyor.
23:16Aman aman yorulmayın siz hasta olmuşsunuz zaten.
23:19Zaten o günlük performansımı sürdürmek zorundayım ki.
23:22Ona göre olsun hastalarıma söylediğim zaman ki bana da takılmıştı uyumuştum.
23:26O zaman doğru sonucu vermeyecek.
23:28O yüzden özellikle bunu tekrarlamak istedim hocam.
23:32Hocam bu kolesterol düşürmesi için bazı sorular gelmiş.
23:37Bu omega 3 veya balık yağı gibi şeyler içiyorlar.
23:42Bunlar doğru mudur?
23:44Hastalarımız tabii ki omega 3 veya balık yağı takviyeleri kullanabilir.
23:50Bunların yapılan çalışmalarda kolesterol düzeyini düşürücü etkisinin olduğu gözlemlenmiş.
23:54Ancak tabii ki bahsettiğim üzere biz tedavilerimizi belli guideline'le, yönergelere göre yapıyoruz.
24:01Ve şu an için o yönergelerde ilaçtan önce gelmiyor.
24:05Yani önce kolesterol ilacını kullanacak hasta eğer gerekiyorsa onun yanında takviye olarak alabilir.
24:11Ne sıklıkla ölçtürmeliyiz kolesterolümüzü?
24:14Yani eğer kardiyobasküler bir hastalarınız varsa felç, beyin kanaması, stent, böbeklere stent bunlar varsa zaten en kötü 6 aydan 6 aya kontrollere gelmek lazım.
24:25Eğer kolesterol yüksekliğiniz varsa en azından yılda bir görünmekte fayda var.
24:32İşte insanların hani etraftaki mesela ilaçları kullanıyorsunuz.
24:36Verdikleri ilaçları bir kalp hastası diye düşünün.
24:39Ona verilen ilaçların yanında bazı bitkisel ilaçlar kullanıyorlar.
24:43Diğer Ayşe teyze söyledi, Ahmet dayı söyledi.
24:47Onların verdiği ilaçları da onunla birlikte kullanmak, bu ilaçlarla birlikte kullanmak zararlı mıdır?
24:54Tabii ki bir hasta için risk doğurabilir.
24:57Çünkü zaten belli bir yaştan sonra hastalarımız sadece bir ilaç kullanmıyor.
25:02Birkaç tane branştan birkaç tane ilaç kullanıyor.
25:04Biliyorsunuz ki tedavilerin çoğu faydayı arttırmak için artık kombinasyon.
25:08Yani şeker hastalığı için hasta bir iki tane ilaç alıyor.
25:12İşte hipertansiyon için, tansiyon yüksektiği için bir iki tane ilaç alıyor.
25:16Farz edersek hem tansiyonu hem şekeri hem kolesterolü var.
25:194-5 tane ilaç yapıyor.
25:21Bunların zaten ilaç ilaç etkileşimleri olabiliyor.
25:24Bunun yanında demans olabiliyor hastalarda.
25:26Dolayısıyla da günlük hekimlik pratiğimizde biz hastaya olabilecek en az ilaçla takip etmek istiyoruz.
25:35İlaç ilaç etkileşimleri hali hazırda olabilecekken,
25:39ilaç işte başka doğal ürün, ot ya da başka markasını,
25:44hiç menşeğini bilmediğimiz bir şeyin kullanılması tabii ki hastayı açık hale getirir.
25:48Hocam o kadar çok soru gelmiş ki canlı yayında.
25:51Ben bunları daha sonra bir programda sizi tekrar konuk edip sormak istiyorum.
25:55Hasta halinize rağmen geldiniz, bizi kırmadınız.
25:58Çok çok teşekkür ediyorum.
26:00Ağzınıza, emeklerinize sağlık.
26:02Ben teşekkür ederim Sayın Hocam.
26:03Efendim şimdi de kulak-burun-boğaz uzmanı Prof. Dr. Sertan Şahin geliyor.
26:10Kanser nedir? Baş ve boyun bölgesi kanserleri nelerdir?
26:19Hangi organları etkiler?
26:21Kanser şüphesinde nasıl bir yol izlenir?
26:24Ameliyat sonrası hastayı nasıl bir süreç bekler?
26:27KBB uzmanı Prof. Dr. Sertan Şahin,
26:31kansere dair merak edilenleri Sonay Gökhan'la Sağlık Zamanında anlatacak.
26:35Az Sonra
26:36Evet, Bahçeşehir Üniversitesi Kulak-burun-boğaz Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sertan Şahin.
26:45Hoş geldiniz hocam. Nasılsınız?
26:47Hoş bulduk. Teşekkür ederim. İyiyim sizi sormalı.
26:49Sağ olun.
26:50Bugün biraz daha böyle halkın çok sevmediği ama çok da gerekli olan kanseri konuşacağız.
26:57Baş ve boyun kanserlerinden bahsetmek istiyorum.
27:00Zamanımız kalırsa biraz da estetiğe gireriz.
27:02Bu daha sevimli oluyor ama şu anda baş boyun kanserleri çok arttı ve bunlara müdahale eden doktor sayısı da azaldı.
27:11Enteresan bir şekilde.
27:13Hocam kanser, tümör ve metastaz.
27:15Kanser hastalıkları denildiğinde bunlar hemen aklımıza gelen kelimeler.
27:21Bunlar ne demek?
27:22Kanser, tümör ve metastaz ne demektir?
27:24Evet, öncelikle bir terminolojiyi, kelime anlamlarını bir açıklayalım isterseniz.
27:28Tümör dediğimiz olay aslında bir dokuda, bir organda olmaması gereken bir hücre çoğalması, doku çoğalmasına genel olarak tümörel bir oluşum diyoruz.
27:39Her tümör kanser demek değildir.
27:41Tümörlerin iyi huyluları olabiliyor, kötü huyluları olabiliyor.
27:45Ki iyi huylularına benin tümörler diyoruz, kötü huylularına malin tümörler diyoruz.
27:49Ve bu kötü huylu tümörlere de kanser adını veriyoruz.
27:53Her bölgenin farklı farklı kanser tipleri oluyor.
27:57Bizim baş boyun bölgesini ilgilendiren kanserler, baş boyun bölgesindeki herhangi bir organdan köken alabiliyor.
28:03Dil gibi, damak gibi, bademcik gibi, gırtlak gibi, boyun gibi, dudak gibi.
28:09Ve bu kontrolsüz büyüyen hücrelerin, kanser hücrelerinin çevre dokulara yayılmasına da metastaz diyoruz.
28:16Genellikle bizim baş boyun kanserlerindeki metastazlar boyun bölgesine daha çok olmakta.
28:23Ama bu metastazlar kan yoluyla, lenf yoluyla daha uzak organlara yayılıp akciğere, kemiklere, beyine metastaz yapabiliyor.
28:33Ve bu metastazın varlığı da tedavinin şeklini tamamen değiştiriyor.
28:37Peki, çok özür dilerim. Başka bir organın, yani diyelim örnek veriyorum akciğerin metastazı da baş boyun bölgesine geliyor mu?
28:47Gelebiliyor. İlk bulgu olarak hastanın bir akciğerinde devam eden bir kanlı balgamı, dinmeyen bir öksürüğü veya tesadüfen çekilen bir görüntüleme yönteminde,
28:59tomografi veya PET gibi bir yöntemde akciğerde bir kitle saplanıp sonrasında yapılan ileri araştırmalarda aslında bu akciğerdeki tümörün baş boyun bölgesindeki bir gırtlak, bir dil, bir damak bölgesinden köken aldığı olgular olabiliyor.
29:14Hocam, bu baş boyun bölgesi kanserlerindeki bulgular neler? Kişiler ne bulguları görüyor, hissediyor?
29:20Tabii ki bu kanser bölgesinin hangi organdan köken olduğuna göre değişebiliyor. Örneğin bir gırtlak kanserinde, ilk bulgu iki haftadan, üç haftadan uzun süren ses kısıklığı olabiliyor.
29:34Katı gıdalarla daha belirgin olan yutma güçlükleri olabiliyor.
29:38Veya bir dil kanserinde, bir yanak kanserinde, bir bademcik kanserinde, iki haftadan, üç haftadan uzun süren iyileşmeyen yaralar, küçük, önemsiz gibi görünen sihir benzeri lezyonlar, giderek büyüyen, kanama yapan lezyonlar, ilk bulgu olabiliyor.
29:56Yine bir boyun bölgesinde, önemsiz bir beze gibi düşünülen bir kitle, bir organ metastazi olarak kabul edilebilir.
30:04İçte mi çıkıyor hocam yoksa dışarıda görünen bir bölgede mi oluyor?
30:07Büyüklüğüne göre değişmekle beraber, belli bir büyüklüğe geldiği zaman, cilt altında ele gelen, bilye tarzı şişlikler ele gelebiliyor.
30:16Erkek hastalar genelde bunu tıraş olurken hissedebiliyorlar ilk bulgu olarak.
30:22Hanım hastalar makyaj yaparken daha fark edebiliyorlar.
30:26Kadınlar biraz daha dikkatli o konuda, kendi güzelliklerine düşkün oldukları için her yerine bakıyor.
30:31Sizde baş boyun kanserlerinde, ağız içerisi bulgular çok olduğu için, diş hekimlerinde oyalanma çok oluyor hocam.
30:39Ben bizim hastalarımızdan biliyorum.
30:41Belli bir protez vuruğu oluyor mesela.
30:43Aslında protez vuruğuna bağlı değil o olay.
30:46Ama onun protez vuruğu olarak devam ediyor.
30:49Gidiyor geliyor.
30:50Bizlerin bu konuda çok dikkatli olması lazım.
30:53Ben birkaç kanser vakasını yakaladığım için bu konuda çok dikkat ediyorum.
30:58Ağız içerisindeki bulgulardan bize biraz doktor arkadaşlarımızla faydalanması açısından bahseder misiniz?
31:04Evet, söylediğiniz gibi diş hekimliği aslında bizim yakın olarak iletişim halinde olduğumuz branşlardan bir tanesi.
31:12Bize de çok hasta geliyor.
31:13Böyle diş hekimlerimizin sapladığı, oradaki kontrolsüz doku büyümeleri, şüpheli yaralar bize de geliyorlar.
31:21Genellikle ilk bulgu geçmeyen yara şeklinde oluyor.
31:24İşte bize hastalar diyor ki, hocam benim dilimde bir yara var.
31:28Üç haftadır, dört haftadır devam ediyor.
31:31İşte pomatlar kullandım, gargaralar kullandım, geçmedi.
31:35Ağrı yapmaya başladı, giderek büyüyor.
31:38Veya aynada bademciğinde, diliyle yanağında bir şeyler görebiliyor, hissedebiliyor.
31:43Bu noktalarda da bize gelebiliyorlar.
31:46Yine diş heklerinde kontrolsüz doku büyümeleri oluyor.
31:50Siz de mutlaka tanık oluyorsunuz.
31:51Kontrolsüz kanamalar da çok fazla mevru geliyor.
31:54Kontrolsüz kanamalar olabiliyor.
31:55Damak bölgesinde şişlikler görebiliyoruz.
31:58Bademcik üzerinde, hasta bunu bir bademcik enfeksiyonu sanıyor.
32:01Ağrıdan dolayı, yutkunma zorluğundan dolayı.
32:05Halbuki bu bir kanser hastalığının ilk belirtisi olabiliyor.
32:08Şüphe duyan hasta ne yapmalı?
32:10İlk ne yapacak hocam?
32:11İlk yapması gereken, bu konuda yetkin bir kulak-burun-boğaz hekimine mutlaka görülmesi gerekiyor.
32:16Yani bunun, ya bu bir şey değildir, düzelir, işte iki hafta, üç hafta oldu biraz daha bekleyeyim dememek gerekiyor.
32:23Çünkü kanser vakalarındaki en önemli şey erken tanı ve bir an evvel aksiyon alınmasıdır.
32:29Basit, küçük bir tümör kolaylıkla çıkartılabilecekken, ilerlemiş, giderek büyüyen bir tümörün, bir kanserin ameliyatında
32:37hem çok daha zorlu ve geniş ameliyatlar yapmak gerekiyor, hem de metastaz gelişebiliyor,
32:43hem de ameliyat sonrası radyoterapi, kemoterapi gibi sevimsiz tedaviler eklenmesi gerekebiliyor.
32:50Peki bu şüphe duyan hastalar nasıl bir yol izliyor?
32:53Geldiler, tanı konuldu, neler oluyor?
32:57Şöyle oluyor, bu hastalar kulak-burun-boğaz hekimine başlığında,
33:00başlığında önce detaylı bir anamnez yani hikayesini öğreniyoruz hastanın.
33:05Sonrasında teferruatlı bir muayene yapılması gerekiyor.
33:09Bu muayene genellikle bir endoskopik muayeneyi içeriyor.
33:12Bizim endoskopik muayenemiz poliklinik şartlarında,
33:15ağızdan veya burundan minik kameralarla girip hasta uyanıkken bakmak şeklinde oluyor.
33:20Ve böyle bir işte boynunda bir kitleyle, dilinde bir yarayla gelen bir hastada
33:25tam genel bir KBB muayenesi yapmak gerekiyor.
33:29Burnundan, genizinden tutup gırtlağına kadar hepsine bakılması gerekiyor.
33:33Şüpheli bir kitle saptandığı zaman yapılan muanelerde,
33:37tanıya gidebilmek için yapılması gereken en önemli şey,
33:41o bölgeden bir parça almak.
33:42Ki buna biyopsi diyoruz.
33:44Ki bir doku tanısı koyabilmek gerekiyor.
33:47Zor mu hocam bu bölgelerin biyopsisi?
33:49Yerine göre değişiyor.
33:50Eğer dilde, yanakta, ulaşılabileceğimiz bir yerde ve hasta uyumu da iyiyse,
33:55bunu poliklinik şartlarında o bölgeye uyuşturarak rahatlıkla alabiliyoruz.
33:59Ama solunum yollarına yakın, gırtlakta, dil kökünde, genizin ileri kısımlarında olduğu zaman
34:05ufak kısa süreli bir genel anestezi verip, genel anestezi altında parça almamız gerekebiliyor.
34:12Peki hocam, bunlar da kesin tanı konuldu.
34:15Bu ek görüntüleme yöntemleri de var mıdır?
34:18Evet, tanıyı koyuyoruz.
34:20Bir kanser tanısı geldi diyelim.
34:22Bu noktadan sonra birincisi, o kanser dokusunun ne kadar yaygın olduğunu görmek için,
34:27o bölgeyi kapsama alanına alan bir tomografi veya bir MR filmiyle o kitlenin, o tümörün ne kadar yaygın olduğuna bakıyoruz.
34:36Sonrasında da bu hastalığın olası yayılma yollarını araştırma adına bazen bir PET filmi dediğimiz nükleer tıpçıların yaptığı filmle
34:46hastalığın başka bir dokuya metastaz yapıp yapmadığını, yaygınlığını öngörmek adına bu tarz yöntemlerden faydalanıyoruz.
34:55Peki tedavi seçeneklerimiz nedir baş boyun kanserlerinde?
35:00Temel olarak bu hem hastalığın yerleşim yerine göre değişiyor.
35:04Baş boyun bölgesinde nereye yerleştiğini değişiyor?
35:08İkinci olarak da hastalığın evresine göre değişiyor.
35:11Erken evre, küçük bir tümörde, dildeki, yanaktaki, dudaktaki bir tümörde sadece cerrahi olarak o dokunun çıkartılıp o bölgenin onarılması yeterli geliyor olabilirken,
35:23daha ileri, daha yaygın bir tümörde daha geniş ameliyatlar, ameliyat sonrası ışın tedavisi, kemoterapi dediğimiz ilaç tedavisi gibi ek tedavi yaklaşımları gerekebiliyor.
35:36Bazı erken evre, gırtlak kanserlerinde hastanın tercihine göre hastaya ameliyat veya ışın tedavisi seçeneklerini sunabiliyoruz.
35:44Hastanın tercihine göre bu yönde bazı vakalarda seçim yapabiliyoruz.
35:49Eşit seçenekli mi bunlar ki yani hekibe bağlı değil mi hastaya bağlama seçenek?
35:54Bazı durumlarda benzer sonuçlar olduğu için tercih edebiliyoruz.
35:59Mesela bir yumuşak damak, bademcik tümörlerinde ışın tedavisinde opsiyon olarak sunabiliyoruz.
36:05Çok ileri bir tümör değilse çünkü o bölgenin ameliyatlarında o dokuyu çıkarttığınız zaman hastada yutma problemi gibi, konuşma problemi gibi hayat kalitesini etkileyen olumsuz şeyler olabileceği için sonuçlar da benzer başarıda olduğu zaman bazı durumlarda seçimi hastaya bırakabiliyoruz.
36:21Hocam erken evre ve ileri evre ne demek? Hastalardan duyuyoruz erken evrede, ileri evrede. Ne demek bunlar?
36:28Erken evre, hastalığın evresini belirleyen birkaç tane parametre var.
36:33Bunlardan bir tanesi tümörün büyüklüğü, bir diğeri tümörün yayılımı, lenf bezlerinin ne kadarını tuttuğu, bir diğeri de metastaz yani uzak organlara yayılıp yayılmadığı.
36:44Buna göre hastalıklar genellikle evre birden dörde kadar gidiyor.
36:48Erken evre tümörler daha küçük, daha sınırlı, uzak organa metastaz yapmayan, erken tanı almış küçük bir yara şeklinde olan tümörlerken bunlar evre bir oluyor.
36:59Evre dörde gittiğimiz zaman bu hastalık hem sınırları daha büyük, daha geniş alanları tutan, yeri geldiği zaman uzak organları tuttuğu an, boyundaki lenf bezelerini etkileyen tümörler oluyor.
37:11Evre dört tümörler hem uzun dönemdeki hastada yarattığı sağ kalım hem de tedavinin zorluğu açısından biraz daha sevimsiz oluyor.
37:21Genel anlamda baş boyun bölgesi kanserlerinde ölüm oranı yüksek midir?
37:25Yine bölgesine göre değişebiliyor, patolojiye göre değişebiliyor.
37:30Bu kanserlerinde birçok kanser tipi var aslında.
37:34İşte kanser deyince genel bir yaklaşım var evet ama işte sukuamöz kanser olunca başka oluyor.
37:40Örnek veriyorum adena kanser olunca farklı oluyor ama genel itibariyle bizim baş boyun bölgesinin kanserleri erken tanı alıp ideal tedavi yapıldığında
37:49hastalığın uzun süreli hayatta kalmasını kontrol altına alabildiğimiz, çok ileri evre değilse iyi sonuçlar alabildiğimiz tümörler oluyorlar.
37:59Hocam hasta ameliyat oldu, bitti. Ameliyat sonrasında hastayı ne gibi bir süreç bekliyor?
38:05Ameliyat sonrasında birincisi güzel bir bakım alması gerekiyor hastanın.
38:09Çünkü bizim çalıştığımız bölge vital fonksiyonların olduğu bir bölge konuşma gibi, yutma gibi, nefes alma gibi bu yönden iyi bir hemşirelik bakımı alması gerekiyor.
38:21Yutma terapistleri tarafından yutma yönünden desteklenmesi gerekebiliyor.
38:26Konuşma terapistleri yönünden konuşma terapistleri tarafından desteklenmesi gerekebiliyor hastaların.
38:32Ve eğer ileri bir evre ise tedavi bitip ameliyatımız başarı geçtikten sonra ek tedaviler için hastalarımızı ilaç tedavisi için medikal onkolog doktorlarımıza,
38:43ışın tedavi için radyasyon onkolog doktorlarımıza yönlendirmemiz gerekebiliyor.
38:49Kanser tedavisi uzun bir yolculuk.
38:51Yani ameliyatı yaptık, bitti gibi olmuyor.
38:53Ameliyat sonrası bakım, ek personellerden yapılan destekler ve ek tedavilerde hastanın full uyum sağlaması ve ona göre tedavinin tamamen bir araya getirilmesi gerekiyor.
39:06Bir de görünür bir bölge olduğu için özellikle hani maksillada ya da mandibulada o bölgeye alındığında kişi psikolojik ben gerçekten dışarıdan görünüyor.
39:14Ve insanlar acımasız korkunç bir görüntü ortaya çıkıyor gibi görünüyor.
39:17Ama artık teknoloji ve tıp o kadar ileri ki yapma protezlerle bunlar gerçeğinden farksız bir görüntü de sağlayabiliyor aslında değil mi hocam?
39:27Çok doğru dediğiniz gibi özellikle görselliğin ön planda olduğu maksillada yani elmacık kemiği, çene kemiği tümörlerinde yeri geliyor çene kemiğinin büyük kısmını almamız gerekiyor.
39:38Bu noktada daha eski yıllarda çok tedavi alternatifleri yokken şimdi bir takım plak vidalarla, yapma çene diyebileceğimiz 3D printerlarla yapılan çene kemikleriyle o bölgeye kemik nakli yapıp
39:52Üzerine de hastanın kendinden olan kaval kemiği veya kas gruplarını üzerine transfer ederek hem daha fonksiyonel olarak daha iyi sonuçlar elde edebiliyoruz hem de görsel olarak aslında daha tatmin edici bir görüntü elde edebiliyoruz.
40:10Hocam ameliyat sonrasında ışın tedavisi her hastaya verilmek zorunda mı?
40:15Her hastaya vermiyoruz ışın tedavisini genellikle ileri evrede olan hastalara veriyoruz.
40:21Kimi zaman tümörün tamamını çıkarmak mümkün olmuyor veya siz çıkardığınızı zannediyorsunuz ama nadiren de olsa tümörün devam ettiği düşünülen olgularda yani geride tümör kaldığı düşünülen olgularda
40:33ışın tedavisiyle orada gerideki tümörler ortadan kaldırılabiliyor ve kimi zaman da sevimsiz vakalarda yani artık bazı vakalar maalesef çok ileri oluyor.
40:41Diyoruz ki biz size ameliyat ederiz ama bu tümörü tamamen ortadan kaldıramayız tekrar etme riski çok yüksek olur veya ameliyat sonrası ek problemlerden dolayı hayat kaliteniz çok düşer.
40:54O hastaları da direkt ışın tedavisine yönlendirdiğimiz hastalara var.
40:56Sebebi ne hocam?
40:58Ağız değil kanserini mesela örnek veriyorum hani ağız içerisinde olan kanserin genel anlamda belirgin bir sebebi var mı?
41:06En önemli risk faktörleri sigara çok önemli bir risk faktör.
41:10Tütünün ürünleri kesinlikle sağlığa zararlı.
41:12Evet tütünün ürünleri özellikle dil, damak ve gırtlak kanserlerindeki en önemli risk faktörlerinden biri.
41:20Beraberinde alkol tüketimi gene çok önemli bir risk faktörü.
41:24Bir takım viral enfeksiyonların bu nedenlerde human papilloma virüsü dediğimiz HPV'nin.
41:29HPV'nin kişinin HPV varsa zaten ya da partnerinde öbür kişide de ağız içerisinde bunlara risk faktörü olarak nitelendiriyoruz değil mi?
41:39Evet onu öneriyoruz.
41:40Kişinin partneri eşin HPV görmüş bir tedavisi varsa tedavi öyküsü varsa kişiye de diyoruz ki siz de mutlaka bir baş boyun bölgenizi HPV lezyonları açısından mutlaka değerlendirin diyoruz.
41:54Tabii genetik önemli yani aileli bir kanser öyküsü varsa işte benim babamda işte halamda da kanser vardı gibi bir hikayesi varsa hastanın bu hastaları da daha dikkatli ele almak gerekiyor.
42:08Bunlar normal popülasyona göre daha yüksek risk barındıran bireyler oluyor.
42:12Evet ben burada bir şey daha katacağım bunun içerisine çok kötü malzemelerle yapılan protezlerin baskılarından o sürekli yara yapmasından sonrasında da ağız içerisinde görülen kanserleri görüyoruz hocam.
42:25O yüzden kaliteli işlemler yaptırmak çok önemli ağzımız vücudumuzun zaten aynası olduğu için çok çok değerli.
42:32Peki hocam bunlar da beslenme alışkanlıkları önemli midir nelere dikkat edecek insanlar?
42:37Şimdi giderek insan ömrü uzuyor giderek beslenme alternatifleri artıyor.
42:43Özellikle bu gıdalara konulan katkı maddeleri işte bir takım katkıların bozulmaması için gıdaların bozulmaması için var olan koruyucu maddelerin kanserojen olduğu biliniyor.
42:56Bunlar da bizim için önemli.
42:58Bir diğer konu özellikle meslek çalışanlarında işte böyle silika gibi asbest gibi bazı kimyasallara çok maruz kalanlarda yine benzer şekilde kanser sıklığının arttığı gösteren yayınlar mevcut.
43:12Tabii ki çevresel faktörler beslenme diyet ve bu takım kimyasallara maruziyet bu hastalıkların oluşumunda.
43:20Bu ayakkabı özellikle fabrikalarında yapımında çalışan kişilerde soludukları şeyler ve bunlar ağız içerisinde onların içerisinde olan bazen çivileri falan sokuyorlar.
43:30Onlar da ciddi bir herhalde risk faktörü oluyor.
43:35Peki bu tütün ürünlerinde ne söyleyeceksiniz hocam?
43:38Özellikle de şu sararak kullandıkları tütün ürünleri var.
43:43Bunlara biraz daha değinmenizi istiyorum ben.
43:45Evet şimdi yakınlarda bir kanser vakası yaptık aslında gene böyle dil kanseri olan bir yaşlı bir amcamızı.
43:52Özellikle dil ve yanak mukozası kanserlerinde bu tütün olayı gerçekten çok önemli bir risk faktörü.
44:00Biraz daha doğu bölgelerimizde daha yoğun oluyor.
44:03Ağızda tütün çiğneme, tütün sarma gibi şeyler hastalarımız genelde doğu bölgesinden daha çok geliyor bize böyle problemli olanlar.
44:11Tütünün direkt maruziyeti, direkt çiğneme alışkanlığının olması bu yanak, diş eti ve dil kenarlarındaki kanserlerde çok önemli bir risk faktörü.
44:20Tabii ki tütünün hiçbir türünü önermiyoruz ama özellikle bu sararak tüketilen tütünler biraz daha yüksek risk barındırıyor.
44:28Hocam yani keşke hiç kimse bu kadar kötü alışkanlıkları kullanmasa diyoruz.
44:36Hiç tütün ve tütününleri tekrar tekrar söylüyoruz.
44:39Genel anlamda bütün sağlığımıza zararlı ama baş boyun kanserlerinde çok etkili.
44:46Sizi bırakmayacağım reklamlardan sonra tekrar devam edeceğiz.
44:49Biraz burun estetiğini konuşacağız.
44:51Efendim şimdi kısa bir reklam arasından sonra tekrar buradayız.
44:54Evet efendim tekrar Profesör Doktor Sertan Şahin'le söyleşimize devam ediyoruz.
45:03Hocam biraz da burun estetiğine girelim.
45:06Dünyada en fazla yapılan estetik burun estetiği diyebiliyorum.
45:09Bilmiyorum doğru mu biliyoruz?
45:10Evet en sık yapılan estetik prosedürlerden bir tanesi burun estetiği.
45:14Hocam insanlar da şu selfie olmaz olsun diyeceğim bazen ama çektikleri için görsellik çok arttı ve kişiler kendilerini görüyor.
45:23Ben görüyorum 14-15 yaşında kız çocukları bile burunumu da yaptıracağım.
45:27Siz önce bir yazma yapın ben burunumu da yaptıracağım diyor.
45:30Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
45:32En erken estetik yaşı olma burun estetiği yaşı olma yaşı nedir?
45:36Tabii şimdi günümüz dünyasında estetik giderek daha talep gören bir hal alıyor.
45:42Özellikle sosyal medyanın bu kadar yaygın kullanılması insanların artık sosyal medyayı bir iletişim aracı olarak kullanmaya başlamasından beri insanlar görselliğine daha da ekstra önem vermeye başladılar.
45:55İşte estetik burun ameliyatları, kaş kaldırmalar, dolgu botoks uygulamaları bunlar günümüzdeki çok revaçlı uygulamalar.
46:04Tabii ki burada her hastaya hemen yapmıyoruz.
46:08Genellikle yaklaşım ve önerilen 18 yaşından önce bir bireye bir estetik müdahale yapmamak yönünde oluyor.
46:15Çünkü insan büyüyen bir organizma hem fiziksel olarak büyüyor hem mental olarak büyüyor.
46:19O yüzden belli bir mental olgunluğa erdikten sonra fiziksel olarak burun yapısı, yüz yapısı biraz geliştikten sonra daha çok bu estetik ameliyatlara başlıyoruz.
46:32Ve bunları planlarken genellikle hastayla oturup konuşarak beraber bir planlama yapıyoruz.
46:38Daha kalkık, daha kavisli burun isteyenler olabiliyor.
46:42Daha doğal isteyenler oluyor.
46:43Bazen çok uygun beklentisi olmadığını düşündüğümüz hastalar olabiliyor.
46:48Onlarla bir ortak yol bulmaya çalışıyoruz.
46:52Çok geniş bir perspektif aslında ve birebir hekim-hasta ilişkisiyle beraber yürütülmesi gereken bir süreç.
46:58Doğru anlamak gerekiyor hastayı.
47:00Burun ameliyatı olduğu kişi ne zaman gerçek buruna oturacak?
47:03Çünkü bizler de özellikle de kadınlarda ertesi gün kendimizi en güzel görmek istiyoruz.
47:08Öyle bir şey yok.
47:10Evet bu bir iyileşme süreci.
47:12Çünkü aslında burun ameliyatı dediğimiz ameliyat bayağı ağır bir ameliyat.
47:16Orada kemiği törpülüyoruz, kırıyoruz, şekil veriyoruz.
47:19Nasıl ki bir kolunuz, bacağınız kırıldığı zaman bile o kemiğin bir iyileşme süreci var, ödemlerin inme süreci var.
47:26Bunun için bir burunun o ödemlerin inmesi, kemiğin tekrar kaynaması ve burnun normal halini alması için bir yılı bekliyoruz.
47:34Bir yıl da kesin ancak oturacak diyelim o zaman.
47:37Giderek peyderpey hazırlıyor.
47:39İşte ilk üç ayda atıyorum yüzde yetmiş bir iyileşme varken bu giderek toparlıyor ve birinci yılında artık tamam bu burun oturmuşluyoruz.
47:47Hocam peki insanlar burun ameliyatı yaptırıyor ardından deniyor ki burnum çöktü tekrar ben dört defa beş defa ameliyat olan kişileri görüyorum.
47:56Neden oluyor bu?
47:57Şimdi neticede ameliyat yapıyoruz ve bütün hekim arkadaşlarımız, herkes güzel bir şeyler çıkarmak istiyor.
48:04Bazen hekim bazı problemler olabiliyor.
48:06Yani hani her şeyi güzel yapmak istiyorsun ama yaptığın iş hoşuna gitmeyebiliyor.
48:12Veya ameliyat sonrasında hasta bakımı yeterli kadar olabiliyor.
48:16Yapılan cerrahideki teknikler çok yeterli olmayabiliyor.
48:21İki tarafı da etkileyen faktörler var.
48:23Veya hekim her şeyi güzel yapıyor, hasta iyi baktığını söylüyor ama burnuna bir darbe alıyor.
48:28Veya işte burnundan bu sevmediğimiz bazı burun spreyleri var, uzun süre kullanımını önermediğimiz spreyler.
48:35Onları yoğun kullanıp problemler yaşayabiliyor.
48:38Yoğun sigara kullanabiliyor.
48:39Burun ameliyatlarında sigara kullanımı çok önemlidir.
48:43Kullanılmaması gerekir ameliyat sonrası.
48:45Bunların hepsi sonucu etkileyen faktörler.
48:48Hocam çok çok teşekkür ediyorum.
48:51Birçok soru var artık bunları tekrar size ileteceğim seyircilerimizin sorularını.
48:56Ağzınıza sağlık diyorum.
48:57Çok teşekkür ederim.
48:58Ben teşekkür ederim.
48:59Sağ olun.
49:00Efendim biz sağlık zamanı programının sonuna geldik.
49:04Haftaya cumartesi günü saat 1'de tekrar ekranlarınızda olacağız.
49:09Programımız bilgilendirme amaçlıdır.
49:12Gerçek tanı için mutlaka kendi doktorunuza danışın diyoruz.
49:16Hoşçakalın, sevgiyle kalın.
Yorumlar