- 19 dakika önce
Kategori
📚
ÖğrenmeDöküm
00:00Selamun Aleyküm, Bismillah, Elhamdülillah, Salatu ve Selamu ala Resulü İllahi, Sümme Ba'd
00:05Altın Kaydeler isimli ders serimizin inşallah 24. videosu ile beraberiz.
00:1323. ders kaydında ses sorunu oluştuğu için kaydın belli bir kısmı maalesef yükleyemedik.
00:22Bu yüzden o kısmı bir daha çekmek zorundayız.
00:26Allah'a hurmustan!
00:31Bir önceki video buraya kadar sağlam geliyor. Ondan sonrakinde kusurlar var ses kaydında.
00:40O yüzden inşallah 10. başlıktan diyelim devam ediyoruz.
00:43Bu ayrı bir başlık. Yani önceki başlığı bilmiyor olsanız bile şu başlık kendi içerisinde müstekildir.
00:5310. başlıkta neler var? Delili anlamada Salih Selef'in anlayışı esastır.
01:00Salih Selef kimdir? Sahabeler, Tabi'in ve Tebe-i Tabi'in ile onlara en güzel şekilde uyan imamlar.
01:07Yani sahabe asrı ve ardından Tabi'in asrı, onun da ardından Tebe-i Tabi'in asrı.
01:12Yani ilk üç kuşak bizim için dini anlamı da çok temeldir.
01:17Peki neden başkalarına değil de Selef'in menhecine uymamız gerekiyor?
01:23Onlar da diğerleri gibi insan değil mi?
01:25Uyumanın gerekliliği konusunda neden onları tahsis ediyoruz, onları sınırlandırıyoruz?
01:30Denilebilir.
01:32Nitekim bugünkü yazarların çoğu onlar adamsa biz de adamız diyorlar.
01:36Dileriz ki, şüphese sahi Selef, bu ümmette başkalarında olmayan özellikleri kendilerinde bulundurmakla ayrıcalıklıdırlar.
01:45Onlar kitap ve sünnette gelen doğru anlayışın ve ameli uygulamanın örnekleridir.
01:51Pek çok açıdan şer'i deliller, kitap ve sünnet naslarında Selef'in anlayışına müracaat etmenin gerekli olduğuna delalet etmektedir.
01:59Bunlardan bazıları şu şekildedir.
02:02Allah Azze ve Celle, onların yoluna ve menhecine muhalefet edenleri can yakıcı, azapla tehdit etmiştir.
02:10Nisa suresi 115. ayet
02:25Her kim kendisi için doğru yol apaçık belli olduktan sonra Resul'e muhalefet eder ve müminlerin yolundan başka bir yola
02:34tabi olursa onu girdiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız.
02:38Orası ne kötü bir yerdir.
02:40Ayet-i Kerime'de açıktan kim peygambere muhalefet eder ve müminlerin yolundan ayrılırsa diyerek peygambere muhalefetle birlikte ilave bir kusur olarak
02:56müminlerin yolundan ayrılmayı söylemiş.
02:59Sevilil mümini
03:05Onu orada bırakırız diyor Allah Azze ve Celle
03:08Ve nuslihi cehenneme sokarız.
03:12Cehenneme girmesinin suçu ne?
03:14Peygambere muhalefet ve müminlerin yolundan ayrılmak.
03:19Peygambere muhalefet ettiği için sapıttı, müminlerin yolundan ayrıldığı için de doğru yolu bulamadı.
03:28Vesalet masyara ve orası ne kötü bir varış yeridir.
03:31Bu ayet çok net bir şekilde bize sünnetin bağlayıcılığını ayrıca sahabilerin anlayışını bize dikte ediyor.
03:42Bunlara bakmamız gerektiğini bize prensip olarak Allah Azze ve Celle emrediyor.
03:47Bunlara tutunmamız gerekir diye söylüyor.
03:49Yoksa sapıyor insan.
03:52Tarih boyunca sapan birçok fırkaya bakın.
03:55Farklı mezheplerin, farklı fikirlerin hep kaynağı budur.
03:59Sahabeyi es geçmek, sahabeyi umursamamak.
04:03Sahabeyi kendine delil aldığını söyleyen ehl-i sünnet içerisindeki bazı görüşlerde bile aynı problem vardır.
04:11Onlar da sahabilerden geldiği iddia edilen divayetleri uygulamaya çalışırlar fakat sıhhatini tespit etmedikleri için sahabilerden gelmediği halde sahabilerden gelmiş gibi
04:24davranırlar.
04:26Onlar da prensip olarak sahabilere uymayı zaten kendilerine düstur edinmişlerdir.
04:31Ama sapan herkes kitabın naslına bağlılıktan veya peygamberin hadislerine bağlılıktan veya sahabeyinin anlayışından uzaklaşmaktan dolayı sapar.
04:46Müminlerin yoluna aykırı bir anlayış yolunu tutan kimseyi Allah can yakıcı şekilde cezalandırmakla tehdit etmiştir.
04:52Müminlerin yolu ifadesinin kapsamına girenlerin ilkleri Kur'an naslıyla ilk müminlerdir.
04:59Allah onlardan razı olsun.
05:01Tevbe suresi 100. ayete bakıyoruz şimdi de.
05:09Muhacirlerin ve ensarın ilk olanları.
05:15Önde gidenleri.
05:19Sonra onlara da güzellikle tabi olanlar var ya.
05:26Allah onlardan razı olmuştur.
05:30Onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.
05:39Onlar için ırmaklar akan bahçeler hazırlamıştır.
05:50Sonsuza kadar orada kalacaklardır.
05:53Bu büyük bir kurtuluştur.
05:56Burada cennetle müjdelenen kişiler kimler oldu?
05:59Bu bir.
06:00Ve sabikunel evvelun minel muhacirin evvel ansar.
06:04Muhacirin ve ensarın ilk olanlar.
06:09Öncüleri.
06:10Ayrıca onlara birincilerinin şartıyla bağlanan herkes.
06:17Onlara güzellikle tabi olanlar.
06:21İşte onlar cennetlik.
06:23Çünkü Allah onlardan razı.
06:26Onlar da Allah'tan razı.
06:31Burada onlara güzellikle.
06:33Şimdi sahabelerin kurtulduğunu burada gördük.
06:36Sahabelerin.
06:38Ayrıca bunlara güzellikle tabi olanlar denilen topluluk.
06:43Bunların birincisi tabi'in kuşağı.
06:46Zaten onların isminin tabi olmasının sebebi o.
06:48Sahabilere tabi oldukları için.
06:51Ha biz yukarıdaki ayetten.
06:53Yani.
06:55Sebil'in mümininden değiliz belki de.
06:58Veya orada mıyız değil miyiz bilmiyoruz belki de.
07:00Çünkü en azından sahabi kuşağı değiliz.
07:02Fakat bizim için.
07:04Burası bize kapı aralıyor.
07:06Yani ben muhacirlerinin ilkinden değilim.
07:08Ensarın ilkinden değilim.
07:11Müminlerin.
07:12O zamanki ilk müminlerden değilim.
07:15Ama onlara güzellikle tabi olursam.
07:17Ben de onlardanım.
07:19Onlara güzellikle tabi olursam.
07:22Şart belli.
07:25Yani onlara güzel bir şekilde uyarsam.
07:30Yani hoşuma giden bazı konularda uyup.
07:32Hoşuma gitmeyen bazı konularda uymazsam.
07:34Ben onlardan sayılmam.
07:37Evet.
07:38İşte bu ayet.
07:39Bu iki ayet.
07:40Bizim için çok açık bir şekilde.
07:42Selefe'nin yoluna uymayı.
07:44Bize emir buyurmuş.
07:47Yine üçüncü ayet.
07:51Şayet onlar sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse.
07:57O zaman ancak hidayete ererler.
08:00Diyor Allah Azze ve Celle.
08:02O dönemde Yahudiler iman edecekler.
08:05Allah Azze ve Celle de şart koşuyor.
08:07Sahabelerin.
08:08Sizin ilk Müslümanların inandığı gibi iman ederlerse.
08:11O zaman da kutuluşa ererler.
08:13Çünkü onların da kendilerince bir iman anlayışları vardı Yahudilerin ve Hıristiyanların da aynı şekilde.
08:19Ama Allah onlarınkilerden değil sahabelerinkilerden razı oldu.
08:23Demek ki kurtuluşun yolu peygamberin ashabının yaptığı gibi yapmak.
08:29Bunun haricinde başka bir kurtuluş yok.
08:32İman için geçerli olan iman sahabelerin imanı.
08:40Bu ayette hidayet sahabelerin iman ettikleri gibi iman etmeye bağlanmıştır.
08:45Her halükarda sahabeler kendilerine sonrakilere bir hüccet kılınmıştır.
08:50Daha önce ihtilaf edilen meselelerin kitap ve sünneti arz edilmesi gerektiğini zikretmiştik.
08:55Ama anlayıştaki ihtilaf zaten kitap ve sünnetin bir nası üzerinde ise o zaman selefin anlayışı esastır.
09:03Yani bir ayet konusunda ihtilaf ettik ya da bir hadis üzerinde ihtilaf ettik.
09:08Hadisin sıhhati konusunda problem yok.
09:11Ben de onu sahip kabul ediyorum.
09:12Karşı taraf da sahip kabul ediyor.
09:14Anlaşamadık. Ne yapacağız?
09:16O zaman bakacağız ki sahabe bunu nasıl anlamış?
09:20Tabi'in bunu nasıl anlamış?
09:22Çünkü onlar ilk kuşak var.
09:24Onların anlayışı bizim için ciddi anlamda yol göstericidir.
09:28Onların anlayışına uymayıp da farklı bir yorum getirdiğimiz takdirde
09:33bu getirdiğimiz yorumun doğru olduğu konusu şüphelidir.
09:38Bundan emin olamayız.
09:43Tamam.
09:44Ömer İbn-i Ablaz'in bir sözünü burada aktarmış müellif.
09:47Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sünnetler koydu.
09:49Ondan sonraki dereceler de sünnetler koydu.
09:52Bunlara tutunmak Allah'ın kitabına tabi olmaktır.
09:56Allah'a itaati mükemmelleştirmektir.
09:58Allah'ın dininde kuvvetli.
10:00İnsanlardan hiçbiri onu bozamaz, değiştiremez ve onu ayakkale bir görüşte bulunamaz.
10:04Onun yolunda giden hidayet bulmuştur.
10:07Ondan yardım isteyen yardım görür.
10:09Kim de onu terk ederek müminlerin yolundan başkasına uyarsa
10:12Allah onu döndüğü yerde bırakır ve cehenneme sokar.
10:15O ne kötü bir dönüş yeridir.
10:18Nevi Aleyhisselam da bu bahsettiğimiz sahabi kuşağına tabi olmayı şöyle emretmiş.
10:31Sizleri kendi sünnetime ve raşid halifelerin, doğruya erdirilmiş olan halifelerin
10:38yani benden sonra gelen liderlerin, siyasi yöneticilerin yoluna uymaya tavsiye ederim.
10:49Bunlara çok sıkı sarılın.
10:52Azı dişlerinizle sağ olun.
10:59Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, İbni Kayyip diyor ki
11:02Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabının sünnetini kendi sünnetine bağlamış
11:06ve kendisinin sünnetine tabi olmayı emrettiği gibi
11:08her ikisine birlikte uymayı da emretmiştir.
11:11Bu emri öyle mübarikalı bir ifadeyle söylemiştir ki
11:14azı dişlerle sarılmayı emretmiş.
11:19Şüphesi salih selef, ilim ve amel bakımından
11:22bu ümmetin en faziletlileri ve en hayırlılarıdır.
11:26Resulullah aleyhisselam şöyle demiştir.
11:28En hayırlı kuşak benim kuşağımdır.
11:37Sonra onlardan sonra gelenlerdir.
11:39Sonra da onlardan sonra gelenlerdir.
11:41Burada birinci kuşak sahabe, ikinci kuşak tabi'in, üçüncü kuşak tebe-i tabi'in kuşağı.
11:47Bu üç asrın tavsiye edilmesi, dini anlayış bakımından onların en doğruya en yakın olmaları
11:56ve dile en yakın olmaları, dilin bozulmuşluklarından arınmış halde olmalarından kaynaklanıyor.
12:04İbn-i Teymiye burada uzun bir açıklaması var.
12:08Özetleyelim.
12:09Diyor ki, ilk asır ilim, amel, iman, akıl, dindarlık, açıklama ve ibaret bakımından sonrakilerden
12:17daha üstün açıklama bakımından daha vadeh, net açıklamaları var.
12:26Kavrayış bakımından da net bir kavrayışlar var.
12:30İmam Şafi şöyle demiş.
12:33Onlar yani selef, her ilimde, akılda, dindarlıkta, fazilette, iline ulaştıran veya hidayete yerleştiren
12:39her vasıtada bizden üstündürler.
12:41Onların görüşü bize kendi görüşümüzden daha hayırlıdır.
12:45Çünkü bizim görüşümüzü teşkül eden, bizim görüşümüzü oluşturan sebepler çeşitlidir.
12:53Biz kendi köyümüzde gördüğümüz şeylerden etkilenmişizdir.
12:58Kadınlara karşı bakışla alakalı bir ayet varsa, biz bu zamana kadar bizim babalarımızın,
13:03dedelerimizin kadınlara muamelesi nasılsa, biz de öyle muameleyi doğru gördüğümüz için
13:08ayeti de kendi bakış açımızla, kendi kültürümüzle anlarız.
13:13Bir Kürt kendi çevresiyle anlar, bir Alman kendi çevresiyle anlar, bir Arap kendi çevresiyle anlar.
13:21Bir Türk'ün bile Türkiye'de bir sürü farklı bölge var.
13:27Her bir bölgenin bakış açısını teşekkül ettiren tarihsel gelişimleri, süreci farklıdır.
13:34Kimisi Osmanlı'nın merhamet tarafında yetişmiştir.
13:39Kimisi daha iç karışıklarının olduğu bir bölgede yetişmiştir.
13:43Kimisinde farklı töreler etkindir.
13:45Onların bakış açıları aynı olmayacaktır.
13:49O halde bizim görüşümüz diye zannettiğimiz şey, yani bence böyle olmalıdır dediğimde,
13:57benim bencemi etkileyen bin türlü sebep var.
14:01Benim izlediğim televizyon kanalları, 10 yıldır izlediğim televizyon kanalının
14:05bende oluşturduğu beynimdeki düşünce akışı.
14:10Ya da benim katıldığım dernekteki hocaların katılığı veya yumuşaklığı veya bilgilerinden doğan anlayış farkı.
14:19Ya da okuduğum kitaplardaki sert tavır.
14:21Ya da okuduğum kitaplardaki aşırı yumuşak tavır.
14:25Benim düşüncem etkiler.
14:26İnsan okuduklarının, yaşadıklarının, hissettiklerinin, gördüklerinin, şahit olduklarının tümünün karışımıdır.
14:37Bizim bencemiz, bence bence değil.
14:41Bizim bencemiz, benim gördüklerimden ortalama diye bir ifade.
14:50İşte burada Şafi'ye nispet edilen, ki bunu bulamadım, araştırdım bunu ama
14:55Şafi'nin kitaplarına bunu bulamadım.
14:57Herkes İbn-i Tehmiye'den aktarmış.
14:59İbn-i Tehmiye bunu nereden aldı bilmiyorum.
15:01Onlar her ilimde, akılda, dindarlıkta, fazilette, ilme ulaştıran ve hidayete yerleştiren her vasıtada bizden üstündürler.
15:07Onların görüşü bize kendi görüşümüzden daha hayırlıdır.
15:10Sözü doğru.
15:12Sahabe onu öyle anlıyorsa, o büyük ihtimal öyledir.
15:17Ha, bazı bilimsel meselelerde öyle olması gerekmez.
15:22Çünkü sahabenin bilmediği bir bilimsel meseleyi daha sonraki kuşaktakiler bilebilirler.
15:28Ama diliyle alakalıysa yine biz onların açıklamasına muhtaç durumdayız.
15:32Yani biz her halükarda o ilk kuşağın açıklamalarına göz ardı edemeyiz.
15:43Fitnelerin, itirafların ve fırkalaşmaların meydana geldiği zamanda onların üzerine bulundukları şeye sarılmak kurtuluş sebebidir.
15:52Allah İbn-i Amr radiyallahu anhümadan aktarıldığına göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir.
15:58Tefteri kuhadîl ümmah alâ thalâsin ve sebe'ine fırka.
16:02Bu ümmet yetmiş üç fırkaya ayrılır.
16:06Buradaki yetmiş üç çokluk anlamında.
16:10Kul yani illa ki bu yetmiş üç olması gerekmez.
16:14Bu yetmiş dört de olabilir, yetmiş beş de olabilir, yedi yüz de olabilir, kırk da olabilir.
16:19Buradaki ifade çokluk anlamında.
16:21Çünkü hadisen öncesi var.
16:23Yahudiler yetmiş bir fırka, Hristiyanlar yetmiş iki fırka.
16:25Bu ümmet yetmiş üç fırka diyor Nebi aleyhisselam.
16:28Bu Arap dinde bir kural.
16:30Yani onlardan da fazla anlamında.
16:35Kulluhum finnâri illa vahide.
16:40Biri hariç hepsi cehennemdir.
16:43Kalu ve mâhiyye tilkel fırkatu.
16:45Bu kurtulan fırka hangisidir?
16:48Nebi aleyhisselamın dedi ki,
16:53Bugün benim üzerimde olduğum ve sahabilerimin üzerimde olduğu yoldur.
16:57Bu hadis, hak ile batıl arasındaki ayrıcı çizginin, sahabenin üzerinde oldukları yola tabi olmak olduğunu gösterir.
17:08Onlar, zihinde uyanıklık, dildeki fesahat, ilimde kapsamlılık, ilim almada kolaylık, güzel anlayışta hızlılık, güzel niyet ve Rab Teala'dan sakınma hasretleriyle
17:19özel kılınmışlardır.
17:25Arapçanın tabiatı, mezacı ve doğru anlamları onların fıtratlarında ve akıllarında yerleşmişti.
17:32Yani onlar deyim olarak bir şeyi kastettik bir cümle kurduklarında, bu onların bin yıllık Arap geleneğinin özü bir ifadeyi aktarmaktı.
17:42Onlar, isnat, raviler, illetler, certadil, kaidelere ihtiyaçları yoktu.
17:50Onlar, onlar bütün bunlara muhtaç değildi.
17:54Onlar için sadece iki durum vardı.
17:56Bir, Allah böyle dedi, peygamber böyle dedi sözü.
18:00İkincisi, bu sözün anlamı.
18:03Onlar bu iki hususta insanların en mutluları ve bu ümmetten en nasipleriydi.
18:09Bu iki konuda birleşmeleri onları kuvvetlendirmişti.
18:14Evet, İbn-i Tevmer'in sözü burada bitti.
18:18Dediği ifadeler çok öz, özet, faydalı ifadeler.
18:23Çünkü sahabiler o ayetin ne zaman indiğini biliyorlar.
18:27O hadisin hangi konuda söylendiğini biliyorlar.
18:31Oradaki kelimelerden ne kastedildiğini biliyorlar.
18:34Bugün bizim dilimizde de vardır eşi anlamlı kelimeler.
18:38Ya da yakın anlamlı kelimeler.
18:40İkisini de kullanırız.
18:42Ama bunu kullanırken ne kastettiğimizi biz anlarız.
18:47Karşı taraftaki kişi ise bunu tam anlamayabilir.
18:50Özellikle deyimler, atasözleri gibi bazı mecaz ifadelerde
18:56biz bunu anlamakta zorlanıyoruz.
18:58Ya da bir çocukla konuştuğunuzda, o çocuğa deveye hendek atlatmak dediğinizde
19:03çocuk deve bilmiyorsa, çocuk hendek bilmiyorsa anlamayacaktır.
19:10Veya başka etekleri zil çalmak deyimi de böyle.
19:13Bunun gibi zaten deyimler hep bir anlamın üzerine inşa edilen
19:19bazı yerel kelimelerden oluşmuş cümleler.
19:22Karşıdaki kişi bunu anlamak için
19:25benim kastettiğim manayı, benim yaşadığım ortamı bilmeli.
19:30Ki benim deyimimi anlayabilsin.
19:32Kur'an'da bir edebiyat şah eseri.
19:40Arapçanın en mükemmel eseri.
19:43Allah Azze ve Celle Kur'an'ı Arapça üzere indirilmiş.
19:47Kur'an bir şiir kitabı değil.
19:49Fakat şiirdeki, Arap edebiyatındaki kuralları
19:52en zirvesiyle uygulamış bir kitap.
19:56Biz bunu göz ardı ederek Kur'an'ı anlamaya çalışamayız.
20:00Bu olmaz.
20:02Kur'an'ın o dönemdeki anlamlarını da en iyi kim bilir?
20:09En iyi onlar bilir.
20:10O sahabe kuşağı bilir.
20:12Biz bugün 2026'dayız.
20:14Aramızda geçen 610'dan günümüze 1400 yıl geçmiş.
20:211416 yıl geçmiş Kur'an'ın indirilmeye başlanmasında.
20:25Sırf 100 yılda bile dilde ne kadar büyük değişiklikler oluyor.
20:30Açın bakın safahatı.
20:31Mühat Akif Arsoy'un safahatını ya da iskler maaşını.
20:36Garb'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar cümlesini açıklayabilirseniz açıklayın.
20:41Buradaki garb kelimesini bilmeden, afak kelimesini bilmeden
20:44bu cümle bir anlam ifade etmez.
20:47Fışkırır her cerihamdan ilahi diyor.
20:50Ceriham nedir?
20:52Şu heda fışkıracak toprağı sıksan şu heda cümlesindeki şu heda nedir?
20:56Kız ismi mi?
20:58Nasıl fışkırır?
21:00Biliyor musunuz?
21:01Yani bunları bilmiyorsanız,
21:03sadece 100 yıl öncesini bile anlamakta zorlanıyorsanız,
21:091400 yıl öncesindeki farklı bir dildekini nasıl anlayacaksınız?
21:15En iyi yol, o dönemdekilerin nasıl anladığına bakmak.
21:20Bu bizim o kelimeyi daha iyi anlamamıza yardımcı olacak.
21:23Bir kitapta bile, bir kitap bir kelimeyi kullanıyor.
21:27O kelimeyi hangi anlamda kullandığını anlamak için,
21:31o kitabın kendi içerisinde, o kelimenin kullanıldığı diğer cümlelerdeki
21:35kontaksa bakmak gerek.
21:38Yani, şey, bağlam, bağlamına.
21:45Diğer cümlelerde o kelimeyi hangi anlamda kullanmış?
21:49Bu cümledeki kullanımını, diğer cümlelerdeki kullanımlarıyla da karşılaştırarak,
21:53bu adamın zihninde bu kelime neyi ifade ediyor diye bunu anlamak gerekir.
22:00Kur'an gibi bir kitap, bunu hak etmez mi?
22:05Sahabiler bunu nasıl anlamışlar?
22:07İlk dönem şiirlerinde bu nasıl kastedilmiş?
22:09Yani, cahiliye dönemi şiirlerinde o kelime hangi anlamda kullanılıyor?
22:14Veya böyle denilince ne kastediliyor?
22:18Mesela, deve iğne diliğinden geçmedikçe,
22:21cehennemden çıkamazlar ayeti.
22:25Şimdi, burada bir kapı mı aralanmış yani?
22:28Deveyi iğne diliğinden geçirelim, kıymadan çektirelim,
22:30ince ince delikten geçirelim anlamında, fiziksel olarak geçer.
22:34Sonuçta maddedir yani.
22:37Gerekli şartlar oluşturulur, öğütülür, ip haline getirilir ve geçer.
22:42Bu mu kastediyor?
22:44Yoksa orada bu bir imkansızın, bu bir imkansızın anlamı mı?
22:50Yani, onların cennete girmeleri imkansızdır anlamında bir ifade mi?
22:54Yoksa zor da olsa yapılır anlamda bir ifade mi?
22:57Ya da başka bir anlamı mı var?
22:59Biz ne kastedildiğini nasıl anlayacağız?
23:03Bunun yolu ancak onların, o dönemde yani ilk buna muhatap olan kişiler bunu nasıl anlamışlar?
23:10Buna bakarız.
23:12Bundan sonra bunu anlamaya çalışırız.
23:19Onlar Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den Kur'an'ın hem lafzını hem de anlamını öğrenmişlerdi.
23:25Yani Allah'ın ne demek istediğini onlar çok iyi şekilde anlıyorlardı.
23:32Bugün bizler ise çok zorlanıyoruz.
23:38Anlamakta çok zorlanıyoruz.
23:39Hatta öyle ki, bazı dar kalıplara sığdırınca kendi anlayışımızı ve kendi anlayışımızı en doğrusu zannediyoruz.
23:48Bizim gibi anlamayan herkesi kafir görüyoruz veya sapık görüyoruz veya başka fikirlerde görüyoruz ama doğru yolda görmüyoruz.
23:58Çünkü bizim anlayışımız bize göre en doğru yol.
24:02Öyle olması gerekmez.
24:04Yanlış anlıyor olabiliriz.
24:06Yanlış anlamış olabiliriz.
24:08Yüz yıldır, iki yüzyıldır, beş yüzyıldır, bin yıldır yanlış anlıyor olabiliriz.
24:14Kendimizin her bir fikrini, her bir kanaatimizi, her bir tavrımızı o dönemdeki anlayışla karşılaştırmak gerekir.
24:28Aksi takdirde nasıl hidayete ulaşacağız?
24:30Yani kainat yaratan Allah'a bizlere fiyamete kadar geçerli olacak bir kitap göndermiş.
24:40Bu gönderdiği kitabı açıklayan bir peygamber göndermiş.
24:43O peygamberin açıklamalarını anlayan bir muhatap kitleye göndermiş.
24:50Sahabiler yaratmış oraya.
24:52Bu yarattığı sahabilerin anladıkları şey bizim için o kitabı anlamakta çok katkı sağlayacak.
25:03O peygamberin sözlerini anlamakta çok katkı sağlayacak.
25:11Yoksa biz kendi algımızı zannettiğimiz şeyi bir bakarız aradan yıllar geçmiş, yirmi yıl, otuz yıl geçmiş, ömrümüzün çoğu gitmiş.
25:23Ömrümüzü bir yalan uğruna, bir yanlış uğruna tüketiyor olabiliriz.
25:32Bunun böyle olmaması için kişinin her an, her müsait olduğu zaman kendisini sorgulaması, check-up yapması, döndürmesi.
25:43Kur'an'a, sünnete, yani vahiye kendisini döndürmesi gerek.
25:48Bu döndürmenin en doğru yolu ilk muhatapları nasıl anladığına bakma.
25:54Bu menheç olmalı.
25:57Yani yirmi birinci asırda teknolojik gelişmelerin en yüksek olduğu zamanda
26:03Selefi bakış açısına, yani Selefi'nin bakış açısına ulaşmak için
26:11bizim illaki yalınayak çölde kıyafet, keten kıyafetler içerisinde geziyor olmamız gerekmez.
26:20Ya da bunun benzerini başkadaşlarla da işlemiştik.
26:25Kişi Allah dostu olmak için her zaman çaba göstermelidir.
26:30Yani Allah'ın yakın kullarından olmak için çaba göstermelidir.
26:33Bu yakınlığı bilim fuarında, teknoloji fuarında çalışmalar yaparak veya laboratuvarlarda araştırmalar yaparak da sağlayabilir.
26:44Belki, belki sadece öyle sağlayabilir.
26:46Biz bugün evliya dediğimiz kavramı, yakınlığı, Allah dostluğunu, ne bileyim bir tarikatın işte bir köyde bir mağaraya çekilmiş ya da
26:59bir tekkeye çekilmiş kişi olarak anlıyoruz.
27:03Bu da bizim kendimize karşı haksızlık etmemize sebep oluyor.
27:07Veya başka hocalarımıza ya da kardeşlerimize karşı haksızlığımıza sebep oluyor.
27:11Bu da sadece bir veli kavramı üzerinden.
27:13Mesela bunu söyledim.
27:16Çoğu şeyi biz yanlış anlıyoruz.
27:19Ve yüz yıldır yanlış anlıyoruz, bin yıldır yanlış anlıyoruz.
27:21Eksik anlıyoruz.
27:23Veya böyle doğru anladığımızı zannediyoruz.
27:27Bunların her birinin test edilmesi gerekir, karşılaştırılması gerekir.
27:34Evet.
27:36Burada selefin bakış açısı bizim için önemli.
27:40Mesela İbni Mesud'un bir sözü vardı.
27:42Yanlış hatırlamıyorum.
27:42Abla İbni Mubari'nin zühtünde vardı bu.
27:45Diyor ki onlar tabi kuşağına sesleniyor.
27:47Sahabileri kastederek.
27:49Onlar sizin kadar çok ibadet eder değillerdi.
27:51Sizin gibi çok oruçlu tıplamaz kılar değillerdi.
27:55Ama onlar sizden daha zahittiler.
27:58Çünkü sonraki uşak zühtü çok ibadet etmek olarak anlamış.
28:04Öncekilerinden fazla ibadet etmeye kalkmışlar.
28:07İbni Mesud'a müdahale etmiş.
28:09Yanlış anlıyorsunuz demiş.
28:11Bugün züht deyince bizim anladığımız şey ile sahabenin zühtten anladığı aynı şey mi?
28:18Ya da tabi'nin anladığı.
28:19Tabi'nin imamlarının anladığı.
28:21Aynı şey mi?
28:22Her bir kavram.
28:24Her bir kavram.
28:26Onlar nasıl anlamışlar?
28:28Biz nasıl yapıyoruz?
28:30Biz buna bakmadığımız müddetçe
28:34tamamıyla işi
28:37hukuksal katı dar bir çerçevede anladığımız sürece problem yaşarız.
28:44Çünkü din bizim anladığımızdan daha geniş.
28:47dinin kuralları, dinin yaşanılabilir hayat sahası çok geniş.
28:56müsamahası geniş.
29:01bazı konularda tevhid konusunda dinin müsamahası yok.
29:08onun da istisnaları var.
29:11gibi.
29:18Kur'an'ın metni anlamları, kaydeleri ve kayıtları ile öğreniyorlar da dedi.
29:24burası sahabilerden bahsederken.
29:26Nebi Aleyhisselam diyor ki,
29:32size de gecesi gündüzü gibi aydınlık olan bir yolda bıraktım.
29:36Benden sonra bundan ancak helak olan kimse sapar.
29:40gizli, zor ve karışık gelen her şeyin açıklaması ve aydınlığı
29:44Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabilerinin ilminde mevcut idi.
29:53Tamam.
29:54Burada kalalım inşallah.
29:57Bir sonraki ders yeni bir, yani aynı başlığın devamında
30:01bu ümmet nasıl itiraf eder sorusunun cevabına ulaşmaya çalışalım.
30:06Subhanakallahumma bihamnik.
30:08Aşhidun la ilahe illan.
30:10Astagfirullahaladzim.
30:11Assalamualaikum warahmatullahi wabarakatuhu.
Yorumlar