Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 saat önce
Döküm
00:01Selamun Aleyküm, Bismillahirrahmanirrahim, Bismillahirrahmanirrahim, Bismillahirrahmanirrahim, Bismillahirrahmanirrahim, Altın Kaydeler isimli derslerimizin 29. videosunda inşallah birlikteyiz.
00:12Bugünkü derste örf ile alakalı başlık ve sonrasını işleyeceğiz.
00:1816. başlıkta kaldık bir önceki derste.
00:21Burada örf şeriatın sınır koymadığı konularda geçerlidir şeklinde bir başlığımız var.
00:27Bunu inşallah işleyelim.
00:30Ayşe radiyallahu anha şöyle demiştir.
00:32İnt ibnu Utbe şöyle dedi.
00:34Ey Allah'ın Resulü Ebu Sufyan cimri bir adam.
00:36Bana ve çocuklarıma yetecek kadar mal vermiyor.
00:40Ben de onun haberi olmadan alıyorum.
00:42Yani cüzdandan aşırıyorum diyor.
00:46Bunun üzerine Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi.
00:50Khuzi min mahlihi bil ma'ruf ma yekfiki ve yekfiki benik.
00:56Sana ve çocuklarına ma'ruf olarak yetecek kadarını al.
01:00Yani örfe uygun bir şekilde ihtiyaçlarını gider.
01:04Bu hadis şeriatın sınır belirlemediği şey hakkında örfe müracaat edileceğinin delilidir.
01:10Şeyhülistan şöyle demiş.
01:12Her ismin bir sınırı olmak zorundadır.
01:14Bunlardan bazısı lügat sınırıyla bilinir.
01:17Güneş, ay, kara, deniz, sema, yer gibi.
01:19Bazısı şeriatıyla bilinir.
01:21Mümin, kafir, münafık, namaz, zekat, oruç, hac gibi.
01:25Lügatte ve şeriatte sınırı belirlenmeyenlerde ise insanların örfüne müracaat edilir.
01:31Mesela Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin şu hadisinde geçen malı kabz etmek gibi.
01:37Kim bir yiyecek satarsa onu kabz etmeden satmasın.
01:44Bilinmektedir ki satış, kiralama, bağış ve benzerleri için şeriat ne kitap ne de sünnette bir sınır belirlememiştir.
01:52Sahabe ve tabiinden birinden de akitler için belirli bir şekil tayini nakledilmemiştir.
01:58Bilakis Araplarda örf ehli bunları satış olarak isimlendirmiştir.
02:02Bunda delil Arap dilinde satış diye isimlendirilmiş olmalarıdır.
02:05Asıl lügate göre kalmış bu değiştirilmemiştir.
02:09Şeriatte ve lügatte buna sınır belirlenmemişse bu konuda insanların örf ve adetlerine müracaat edilir.
02:16Örfte satış denilen satış, hibe denilen hibedir.
02:21Yani burada diyor ki sizin Arapların dilinde bir şey satış olarak isimlendirilmesi için özel bir şad koyulmamış.
02:34Şimdi şeriatta bir sınır yok. Şeriat bu meseleyi tahsis etmemiş.
02:41Lügatte bu konuda bir sınır yok.
02:43O zaman sınır yoksa sınır yoktur.
02:51Burada Ebu Sufya'nın durumu anlatıldı.
02:55Ebu Sufya'nın karısının yaptığı şey.
02:57Koca vermiyor parayı.
03:01Karısı da oradan ihtiyaç kadarını gidereyim mi?
03:06Alayım mı diye soruyor.
03:08O da örfte nasıl?
03:11Yani mesela sizin köyde bu işler nasıl yürüyor?
03:14İşte kadın kendisine şunu alır.
03:17Onu o yapacak tabii.
03:19Mesela ceketi yok.
03:20Ceket alacak.
03:21Ceketsiz mi dursun?
03:22Gibi.
03:22Temel ihtiyaç maddesi olarak öyle yapılıyorsa sizin orada, senin de sizin oradakiler gibi yapman gayet normal.
03:32Özel bir ilave, şart zikretmesine gerek yok diyor.
03:40Tabii bu her tarafa çekilebilir bir konu.
03:44Yani örfün, örf sınırsız bir yetkide değil.
03:48Yani dini, tamamıyla dini belirleyen şey örftür değil.
03:53Örf, dinin sınır koymadığı konularda örfe göre hareket edebilirsin.
04:02Zaten burada örfün bir üstünlüğü veya örfü dini anlamada üst düzeye çıkarmışız anlamında bir şey anlaşılmamalı.
04:15Şeriat bir konuda bir mesele sınır koymamışsa, sizin ortamınızda, sizin bölgenizde yapıldığı şekil neyse öyle yaparsınız.
04:26Bu, sizin için en selametli yoldur.
04:30Çünkü aile içerisinde, akrabalık ilişkileri, arkadaş ilişkileri içerisinde nasıl yürüyorsa öyledir.
04:41Buna nasıl bir örnek verilebilir onu düşünüyorum.
04:44Belki, sizdeki örf, misafire ikrem konusunda çayla başlamak ya da kahveyle başlamak
04:56ya da yemekle başlamaksa, şeriattan bu konuda özel bir nas aramanıza veya sünnette çay içmek yoktur.
05:07O yüzden bu gibi konular bidattir gibi bir anlayışa, bakış açısına girmek hatalı olur.
05:13İslam bize böyle bir sınır koymamış ki.
05:17Nasıl bir sınır koymuş İslam mesela misafir ağırlamakta?
05:21Demiş ki, israfe kaçma.
05:25Yani misafir gelecek diye israf etme.
05:29İsraf etme derken, peki şu mudur?
05:33Mesela, elde ne varsa onu yemek midir?
05:39Bundan belki 5-10 yıl öncesinde de, bilemiyorum tabii, ya da 50 yıl öncesinde,
05:49misafir umduğunu değil, bulduğunu yer idi.
05:53Atalar da böyle söylemiş zaten.
05:55Şu an durum öyle mi?
05:57Şu an durum öyle değil.
05:59Şu an misafirliğe giderken de, misafir gelirken de,
06:06hem ev sahibi hem misafir bir şeyler yapıyorlar.
06:12Ev sahibi hazırlık yapıyor.
06:14Misafir gelecek, misafir gelin.
06:15İşte çerez yeriz, ne bileyim tatlı yeriz ve benzeri.
06:20Bir hazırlıklar yapılıyor.
06:21Ve bu her yerde biliniyor.
06:26Misafirliğe giden kişi de eli boş gitmek istemiyor.
06:29O da evin çocuğuna bir hediye veya evin kadınına bir hediye veya eve bir süs eşyası veya başka bir şey.
06:37Hediye olarak götürüyor.
06:39Bu bizim şu andaki örfümüz.
06:42Şu an uygulaya geldiğimiz durum bu.
06:45Yarın öbür gün ne olur ne biter?
06:48Bilmiyorum.
06:50Bir şeyler değişir.
06:51Belki bundan sonra misafirliğe giderken para götürülür, ev sahibine para verilir.
06:56Değişir.
06:57Çünkü önceleri böyle bir şey yoktu.
06:59Misafir kişi ev sahibine bir şey getirmezdi.
07:02Ama yoktu, ortam da yoktu zaten.
07:06Giderken marketten bir şey alayım.
07:09Market yoktu ki.
07:12Veya olsa bile böyle bir şeyler alma, hediyeleşme işi yaygın değildi.
07:18Bu kadar.
07:19Bugünkü şeyde.
07:21Yani örf dediğimiz şey zamanla değişir.
07:24Örf'ün olayı zaten budur.
07:28Kural, şeriatın sınırlarını aşmamalı.
07:32Zaten insanlar örfe göre yaşar.
07:34İnsanlar şeriata göre çoğu zaman, çoğu insan şeriatlığa göre yaşamaz.
07:39Örfe göre yaşar.
07:43Örflerinde varsa vardır, yoksa yoktur.
07:46Çoğu insanın dinsiz olduğu halde, yani İslam'a inanmadığı halde, İslam karşı değil de,
07:57İslam'a inanmadığı halde diyelim, İslam'ın örfünü kullanır.
08:02Selamun aleyküm, aleykümselam, hayırlı işler, Allah razı olsun gibi ifadeler kullanır.
08:07İnşallah, maşallah gibi ifadeler kullanır.
08:09Bu kişi kalbinden inanmadığı halde, örfündeki kullanımlar böyle olduğu için o da böyle kullanır.
08:19Ve ateist profesör bile inşallah diyor.
08:22O inşallahı umarım anlamında söylüyor.
08:25Ben inşallahı o anlamda söylemiyorum.
08:27Ama o umarım anlamında söylüyor.
08:31He, çok şiddetli bir din düşmanı ise, yani gerçek anlamda bir harbi ise, din düşmanı ise,
08:37o zaman zaten bu gibi kelimeleri kullanmıyor.
08:41Yani ışıklar içinde uyusun diyor.
08:46Öldüğü zaman, genel anlamda birisi inanmıyorsa bile, Allah rahmet etsin, başınız sağ olsun, cennet mekan gibi ifadeler.
08:55Yaşbaşınız sağ olsun o ayrı ama, örfte dini ifadeler kullanır.
09:00Fakat, bu dini inandığın anlamına gelmez.
09:07Çünkü onun örfünde böyle.
09:12Yani burada mesela mefhumu muhalif değil de, mefhumdan önceki kaydı neydi?
09:18Mefhumu mantık muydu?
09:24Mefhumu muvaffakat, mefhumu muvaffakatta, yani mefhumu mantık aslında bir yönden, sözün anlamı.
09:37Yani birisinin sözünden siz, işte onun maşallah, inşallah dediğini duyduğunuzda,
09:45mefhumu mantık, yani sözün anlamı, onun Müslüman olduğunu gerektirir şeklinde bir yoruma.
09:55Şu an, 2026 standartlar gereği, böyle bir yoruma gidemeyiz.
10:01Ama belki, işte Türklerin ilk Müslüman olduğu zaman,
10:09onun başındaki yazılan bir şiir metnini inceliyorsak,
10:12orada Allah'tan bahsediyorsa, orada başka şeylerden bahsediyorsa,
10:16o zaman deriz ki, evet bunlar Müslüman olmuşlar, bak dillerine bir geçmiş.
10:19Çünkü öncesinde yoktu.
10:22Yani onların örfünde böyle değildi.
10:24Ama şu an böyle diyoruz.
10:27Fakat, 2026'da bir kişinin, maşallah, inşallah demesi,
10:33onun Müslümanlığının alameti şeklinde anlaşılamaz.
10:39Çünkü örf değişmiştir.
10:41Örf değişince,
10:44kullandığı kelimelerin içini doldurduğu anlamlar da değişiyor.
10:49Mesela, 1500'lü yıllarda, 1400'lü yıllarda yazılmış bir satır arası,
10:58Kur'an meali var.
11:02Burada,
11:05hatta onu göstereyim size.
11:08Burada eski Adol Türkçesi meali.
11:13Bu, 1534 yılında yayın hazırlanmış bir meal.
11:20Fatiha ve Bakara'nın anlamı.
11:23Şöyle bir bakalım.
11:26Bismillahirrahmanirrahim.
11:27Tanrı adıyla, yani başların ya okurın, gey rahmet kılıcı, rahmet kılıcı.
11:35Övmek tanrınundur, alemler issi, ya bisleyicisi.
11:41Gey rahmet kılıcı, rahmet kılıcı.
11:45Yanut günü ıssı, yani kıyamet günü.
11:49Sana daparız, dahi tanrı senden arka vermek isteriz.
11:54Yol göster bize, doğru yol.
11:56Yolu anların, kim eylük eyledin anların üzerine.
12:01Kakınılmışlar değiller.
12:03Yani cuhut değiller.
12:06Dahi yazmışlar değiller.
12:08Yani nasaneler değiller.
12:11Şimdi burada,
12:13burada mesela tanrı, tanrı, tanrı.
12:19Duydunuz.
12:20Üç farklı yerde tanrı geldi.
12:22Tanrı geçti.
12:25Çünkü,
12:26o dönemde,
12:28mesela burada Bakara'da da var, başka bir yerde.
12:30Başka bir yerde daha tanrı var.
12:33O dönemde,
12:34tanrı kelimesi,
12:35hiç de,
12:37rahatsız edeceği bir şey değildi.
12:38Onların örfünde.
12:40Onların kullanımında.
12:43Başka,
12:44yazma eserlerde,
12:45mesela şiirlerde ve
12:47edeb-i metnlerde ya da
12:48işte 1500'lerde yazılmış başka
12:51dini kitaplarda
12:53çok rahat bir şekilde insanlar
12:56işte imanı şartları olarak
12:58tanrı ya imanın
13:02nasıl olacağı
13:03anlatılırdı.
13:05İşte tanrı teala'nın emriyle
13:07denilirdi.
13:09Tanrı kelimesinden
13:10hiç de gocunulmaz,
13:12rahatsız olmazlardı.
13:14peki bugün
13:15ya da bugün
13:18işte bir
13:1940-50'li yaşlardaki
13:20birisine
13:21dediğimizde
13:22işte Allah için tanrı denilir mi
13:24diye bir soru var.
13:27Ama
13:28şeyde
13:30Osmanlı'nın
13:31500-600 yıl boyunca
13:33tanrı dedi,
13:33hiç de böyle bir soru sorulmadı.
13:34niye şimdi böyle bir soru soruluyor?
13:37Böyle bir soru sorulmaya
13:38niye ihtiyaç var?
13:39Çünkü bunun bir arka planı var.
13:42Bu arka planda
13:44Allah demenin
13:45yasak olduğu zamanlardı.
13:47Allah demek yasak olunca
13:48mesela ezan Türkçe eleştirilince
13:51Tanrı oludur,
13:52Tanrı oludur diye
13:53Tanrı kelimesi
13:56Allahsızlık
13:56ta
13:58kullanılınca
14:00insanların dini inançlarına
14:03hakaretler edilip
14:04ama Tanrı kelimesi kalınca
14:05bu kez dediler ki
14:06demek ki Tanrı
14:07Allah'tan başka bir şey.
14:11O zaman tepkisel olarak
14:12Tanrı kelimesi
14:13kullanılmadı.
14:14Ve Tanrı kelimesini de
14:16sadece
14:16inançsızlar kullandı.
14:20Bu yüzden bugün
14:22işte 40-50'li yaşlardaki
14:24birisinin
14:25veya işte 28 Şubat'ı
14:27yaşamış, görmüş birisinin
14:30Tanrı kelimesinin
14:32ondaki çağrıştırdığı şey ile
14:352000'de doğmuş birisinin
14:37ya da daha sonraki kuşaklarda
14:38doğmuş birisinin
14:39Tanrı kelimesinden
14:40anladığı veya
14:42hissettiği duygular
14:44aynı şey değil.
14:45Çünkü burada
14:46örf değişti.
14:47Zaman değişti.
14:48Kelimeye yüklenilen
14:49anlam değişti.
14:51Burada biz
14:53kaide olarak
14:54örf şeriatın
14:56sınırı koymadığı
14:56konulara geçerlidir.
14:58Buranın örfünde
14:59en azından
15:01o kuşak
15:02o
15:03Cumhuriyet dönemi
15:04kuşağının
15:05günümüze kadarki
15:06olan sürecinde
15:07neredeyse
15:08onlar da
15:09Tanrı demek
15:09başka anlamda.
15:14Allahsızlık anlamında.
15:16Allah'ı inkar anlamında.
15:18Yoksa
15:18Tanrı'nın
15:19ilahın
15:19Türkçesi.
15:21La ilahe illallah'taki
15:22Allah'tan başka ilah yoktur'un
15:24cümlesindeki ilah
15:25Tanrı
15:26Tanrı kelimesiyle
15:27aynı.
15:28Yani
15:28Allah eşittir
15:29Tanrı anlamında
15:30değil.
15:31Çünkü
15:31Allah özel bir isim.
15:32Tanrı ise
15:33bir sıfat.
15:36Daha doğrusu bir isim.
15:38Allah özel isim.
15:40Tanrı
15:40genel isim.
15:41Herkesin çeşitli
15:42Tanrısı olabilir.
15:43Kim neye inanıyorsa
15:44Tanrısı
15:45onun odur.
15:46İslam'ın
15:47Tanrısı ise
15:48Allah'tır.
15:51Burada
15:52La ilahe illallah'taki
15:53ilah kelimesini
15:54Türkçe'ye çevirirken
15:56Allah'tan başka
15:56ilah yoktur
15:57dediğinde
15:57bu Türkçe bir cümle değil.
15:59Çünkü ilah da
16:00Türkçe değil.
16:02Türkçesi
16:02Tanrı.
16:06örfün
16:06üzerine burada
16:07dikkatli bir şekilde
16:08durmamızın
16:09veya konuyu
16:09uzatmamızın
16:10örf nazarında
16:11uzatmamızın
16:12sebebi
16:14yaşanılan şeyler
16:15bazen o dönem
16:16için geçerli
16:17olabilir.
16:18Bazen o
16:19ırk için
16:19geçerli olabilir.
16:20Bazen o
16:21topraklar için
16:21bütün Türkler için
16:23değil
16:23Türklerin bir kısmı
16:24için geçerli.
16:25Tanrı kelimesine
16:25tepkisellik
16:26diğer
16:27Kazak Türk'ünde
16:28Özbek Türk'ünde
16:29ve başka Türk'lerde
16:30böyle bir sorun
16:31bildiğim kadarıyla
16:32yaşanmadı.
16:33Türkiye Türklerinde
16:35böyle bir
16:36kavram karmaşısı
16:38ve çileler
16:40sıkıntılar
16:40yaşandı.
16:41O yüzden
16:41bunların örfünde
16:42Tanrı dendi mi
16:43bunlar başka
16:44anlar
16:45onların örfünde
16:46başka şeyler vardır.
16:48Mesela ben
16:49bazı yerlerde
16:49gördüm
16:50domuz kelimesinin
16:51adının dahi
16:52anılmasından
16:53çok sinildiği
16:54ve çok rahatsız
16:55olunduğu
16:56ve bu yüzden de
16:57pis hayvan
16:57diye
16:58isimlendirildiği
16:59işte
17:00anma şu pis hayvanın
17:01adını.
17:01bu yüzden
17:03domuz demek
17:03günahtır
17:04hınzır diyelim
17:05dediler.
17:07Domuz denilmezdi
17:08ve hınzır denilirdi
17:09bazı yerlerde.
17:12Bu da değişik.
17:14Benim duyduğumda
17:15tuhafıma gitmiştim.
17:16Çünkü o domuzsa
17:16domuzdur.
17:18Kur'an'da
17:19ve lehmele
17:20hınziri
17:20derken ki
17:21hınzır
17:22hınzır
17:23olarak geçen
17:24şey
17:24Türkçede de
17:25hınzır olarak
17:26kullanılmış
17:26yani bir nakarat
17:27için hınzır
17:29deniliyor.
17:30Ama
17:31Türkçe değil.
17:32Türkçesi
17:33domuz.
17:36Burada
17:37bir şey
17:38bir kelimenin
17:39kökenini
17:39anlamak
17:40istiyorsanız
17:40onların
17:42örfünü de
17:42bilmeniz
17:43gerekir.
17:44Örf şeriatın
17:45sınır koymadığı
17:46konularda
17:46geçerli.
17:47İslam şeriatı
17:49bize
17:49mesela
17:50diyelim ki
17:50hınzır
17:50kelimesi
17:51veya domuz
17:51kelimesi
17:52bir küfür
17:52anlamında
17:53hakaret
17:53anlamında
17:54çok şiddetli
17:55bir anlamda
17:55ise
17:57kelime
17:58anlamı
17:58her ne kadar
17:59öyle olmasa
17:59bile
17:59oranın örfünde
18:01o öyle
18:01anlaşılıyorsa
18:03öyle denilmemesi
18:04gerekir.
18:05Çünkü
18:06insanlar
18:06senin
18:07kullandığın
18:08ıslıhtan
18:08ne anlasın?
18:09seni tanımıyorlar
18:11bile.
18:12Ama sen
18:13onlara hitap ediyorsan
18:14onların örfünü
18:15bilmek zorundasın.
18:16Onların
18:16kullandığı
18:17sıraları
18:18yani
18:18kavramları
18:19bilerek
18:21kullanmalısın.
18:23Tamam.
18:24Örf meselesine
18:26yeterince
18:27değindik.
18:28Şer'i
18:29dini hükümlerde
18:30zayıf
18:30hasilere
18:31tutunmak
18:31caiz değildir.
18:34Bu
18:35başlığı
18:36ayrı bir
18:36konu olarak
18:37işleyelim.
18:37Çünkü bir sonraki de
18:38zayıf hasilere
18:39amellerin
18:39faziletleri
18:40konusunda
18:40amel edilmez
18:41diyor.
18:41Zayıf hadis
18:42meselesine
18:43burada
18:43giriyor.
18:47Tamam.
18:48İnşallah
18:49devamındaki
18:50zayıf hadisi
18:51kısmını
18:51ayrı bir
18:52derste
18:53işleyelim.
18:58Evet.
18:59Şurada
19:00kaldık o zaman.
19:09var.
Yorumlar

Önerilen