Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 saat önce
Döküm
00:01Esselamu Aleyküm, Bismillah, Elhamdülillah, Vessalatu Vesselamu Aleyküm, Resulillahi, Sümme Ba'd
00:07Altın Kaideler isimli ders serimizin 28. videosuyla inşallah beraberiz.
00:14Daha önceki derslerimizde çeşitli kaideleri ve maddeleri işledik.
00:19Bugün burada işleyeceğimiz madde 12. madde.
00:23Kitapta 96. sayfa.
00:28Maddemiz mefhumu muvaffakat, anlamın uyumu, hücrettir.
00:36Şer'i deliller bazen bir hüküm getirir ve bu delilde hükümle beraber zikredilmediği halde nasıl bildirilen hükmün aynısı bulunabilir.
00:47Veya zikredilmeyen konu zikredilene daha layık olabilir.
00:55Yani bir şeyden bahsedilmiyor fakat başka şeyden bahsedilince o şeyin, yani bahsedilmeyen şeyin daha önemli olduğunu oradan var sen hesap
01:09et şeklinde bir kaide.
01:11Bunu örnekle işleyelim.
01:14İsa suresindeki ayet
01:18Onlara öf deme.
01:22Şimdi burada ayet, biz tabi Türkçe'ye çevirirken öf bile deme diye çeviriyoruz.
01:27Buraya bile kelimesini koyuyoruz.
01:31Onlara vurmanın yasaklanmış olmasının daha daha öncelikli olduğunu gösterir.
01:35Şöyle, burada ayette bahsedilen şey nedir?
01:39Anne babaya öf demmenin yasaklanması.
01:44Bir kişi o zaman sadece öf demek yasaktır, o zaman dövmek yasak değildir dese ne deriz bu duruma?
01:52Yanlış.
01:53Çünkü burada bahsedilen şey, yasaklamada, kalemlerde, kalem burada.
02:02Şimdi diyelim burada böyle bir sürü madde var.
02:06İşte 20 madde olsun.
02:07En büyüğü öldürmek, işte dövmek, hakaret etmek, işkence, eziyet, sözlü incitmek.
02:17Çeşitli maddeler ve çeşitli günahlar var.
02:19Burada en alt seviyedeki günah yasaklanınca, bundan üsttekilerin yasaklanması hayli hayli.
02:30Bunun içerisinde var zaten.
02:33Bu yüzden de buraya meale bile deme diyoruz.
02:37Yani bile en azını dahi yapmayın anlamında.
02:42Bunun ismi ne?
02:43Mefum muvaffakat.
02:45Yani var olan şeyin içerdiği, deruhte ettiği mana.
02:52Burada bu yasaklanırken, bunun içerisinde barındırdığı şey, bunların diğerlerinin de yasak olması.
03:00Bu en altı, en hafifini yasaklıyor.
03:03Normalde öf demek şu.
03:05Ters bir durum olur, anlaşamazsınız.
03:09Yaparız.
03:11O puflamak.
03:13Puflamak şu.
03:14Kişiye bir hakaret yok.
03:17Rencide etmek yok.
03:19Vurmak, kırmak yok.
03:20Ama hoşuma gitmediğini belirtmek istiyorum.
03:24İsteyerek puflamıyorum.
03:27Sıkıldığım için pufluyorum.
03:29Yani bu puflama, üfleme elden gelen şey değil çoğu zaman.
03:35İçerideki duygunun taşması.
03:38Burada öf bile deme derken, öyle bir duygu içerisinde bile bulunmaması.
03:43Bulunulmaması.
03:44Yani burada Allah'a isyan olmadığı takdirlerde tam itaat.
03:53En alttaki şey yasaklanmış.
03:57Üstü zaten yasak.
03:59Ayeti.
04:01Onlara vurmanı yasaklanmış olmasının daha daha öncelikli olduğunu gösterir.
04:05Selefil anlayışı da bu şekilde olmuştur.
04:06Yani mef-ı muvaffakat.
04:12Ayetlerin içerdiği mana demek.
04:15İmt-i miye demiş ki hitap delalet etmese de söylenen sözden bu hükmün daha öncelikli olduğu anlaşılır.
04:24Yani sözde, lafızlarda böyle bir yasak yok.
04:28Fakat mana bunu içeriyor.
04:32Yine şöyle demiştir.
04:33Yine fakirliğe düşmek korkusuyla.
04:35Çocukları öldürmek yasaklanmıştır.
04:38Zenginlik ve imkanlılık halinde ise bunun yasak olması daha önceliklidir.
04:43Şimdi ayette ne diyor?
04:48Ola takdülhum min haşyete imlak.
04:50Onları mal korkusuyla öldürmeyin.
04:56O zaman maldan yana, rahatta olduğumuz zaman öldürebilir miyiz anlamına gelir mi bu?
05:01Hayır. Çünkü içerdiği mana o değil.
05:06Lafızcı yaklaştığımız takdirde anne babayı öftürmek yasaklanmış olur sadece.
05:11Anne babayı öldürmek yasaklanmamış olur.
05:13Veya anne babaya karşı saygısızlık yasaklanmamış olur.
05:16Ama böyle bir saçma mantığı herhalde kimse söylemez diye tahmin ediyorum.
05:22Tamam.
05:25Buradan hangi kayda işledi?
05:27Mefhumu muvaffakat.
05:29Var olanın barındırdığı anlam.
05:36Nitekim hüküme daha uygun olanı zikredilmemiştir.
05:40Hacda cilvabın entarinin değil de gömleğin özellikle zikredilmesi, takkenin değil de sarığın özellikle zikredilmesi bu yüzdendir.
05:47İsmen zikredilmeyenlere izin verildiği anlamına gelmez.
05:52Tamam.
05:53Yani en alt olan şeyi zikrederek en üst olan şeyin daha da öncelikli olduğunu anlama gelir.
06:02Mesela çocuklarınıza kızdınız ya da ortamda birine kızdınız.
06:06Kapıyı kapatıyorsun çıkarken dediniz ki çıt çıkmayacak.
06:12Ama burada birbirinize savaş açabilirsiniz.
06:15Silahlar patlayabilir.
06:17Cam perde inebilir.
06:18Fakat çıt çıkmasın.
06:20Anlamını mı taşır?
06:21Bu hayır.
06:22Hiçbir şikayet olmayacak.
06:24Hiçbir sorun olmayacak anlamında.
06:26En alt şeyi zikrederek en üstte olan şeylerin B kastedilmesi.
06:33Tamam.
06:35Burada bu 12. maddeyi sanırım anladık.
06:40Çünkü zor bir şey değil.
06:42Bile kelimesinin anlamının kullanıldığı alanlara bakarak bu anlaşılır.
06:4913. madde.
06:51Mefhum muhalefet anlamın zıttının delaleti.
06:56Bu dilimizde kullandığımız veya en azından Kur'an'ı anlarken sıkça kullandığımız bir metot.
07:03Bakalım bu metot nasıl bir açıklama içeriyor.
07:08Sahabeler mefhum muhalefet ile amel etmişler.
07:11Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bunu ikrar etmiştir.
07:15Ya El Abni Umeyyye'den Ömer İbnül Khattab radıyallahu anh'a dedim ki,
07:19eğer kafirlerin sizi fitneye düşürmelerinden korkarsanız namazı kısaltmanızda bir günah yoktur.
07:30Ayet böyle.
07:31Fakat insanlar güvene kavuştular dedim.
07:34Yani ayette diyor ki, tehlike olursa, yani savaş sıkıntısı olursa namazı kısaltabilirsiniz diyor ayet.
07:45Tamam, sıkıntı kalktı.
07:47O zaman şimdi namazı kısaltmamak, tam kılmak gerekir diye düşündüm diyor Ömer'e soruyor bunu.
07:55Ömer radıyallahu anh da dedi ki,
07:57Senin şaşırdığın şeyi ben de şaşırdım ve Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme bu konuyu sordum.
08:01Şöyle buyurdu.
08:03Sadakatun tasaddakallahu bihe aleykum fakvelu sadakatahu.
08:08Bu Allah'ın size verdiği bir sadakadır.
08:11Onun sadakasını kabul edin.
08:12Ayet yolculukta korkudan dolayı namazın kısaltılacağına delalet ediyor.
08:19Bunun mefhumu muhalifi yolcunun güvende olduğu zaman namazı kısaltamayacağıdır.
08:28Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Ömer radıyallahu anhın mefhumu muhalefet ile delil getirmesine karşı çıkmamış.
08:36Ancak ona bu ayet hakkında mefhumu muhalefet ile amel edilemeyeceğini açıklamıştır.
08:44Mefhumu muhalefet dediğimiz şey bahsedilenin zıttı.
08:48Yani öyle diyorsa o öyle olmadığında tabi ki diğer türlü yapman gerekir anlamında.
08:56Evet, burada bahsedilen şey mefhumu muhalefet ile amel edilemeyeceği.
09:05Yani burada bu örnek yerine başka bir örnek verilse daha doğru olurdu sanırım.
09:12Burada doğru bir şekilde anlaşılması için şöyle bir hadis aktaralım.
09:19Buhari'nin Kitab-ül İstigrad isimli kitapta, yani Borç Ödeme kitabında 11. başlıkta diyor ki,
09:31Peygamber aleyhi ve sellem, matallül ganiye zulmün, zenginin borcu uzatması zulümdür.
09:45Şimdi burada kaidemiz neydi?
09:47Şu an burada işlediğimiz kaide, mefhumu muhalefet, mefhumu muhalefet üccettir.
09:59Peki, bu kaide, bu hadise nasıl işler?
10:05Ödeme gücü bulunan kimsenin, yani zenginin, borcunu geciktirmesi zulümdür.
10:16İmkanın var, fakat borcu geciktirdikçe geciktiriyorsun ki,
10:22borcunu ödeneceği kişi sıkıntıya geliyor.
10:28Mefhumu muhalefet dediğimiz şey.
10:31Şimdi burada bunun mantoku bu, yani mantok söylenen söz.
10:35Mefhum ne? İçerdiği, barındırdığı mana.
10:38Mantok, lafızlar, yani nutuk dediğimiz şey, ağızdan çıkan sözler.
10:43Mefhum ise barındırdığı anlam.
10:46Mefhum mantoktan daha büyük, daha geniş.
10:48Burada zenginin borcu geciktirmesi zulüm ise mefhum muhalefet,
10:59zengin olmayanın borcu geciktirmesi zulüm olur mu?
11:06Fakirin borcu geciktirmesi zulüm olur mu?
11:09Olmaz.
11:12Burada,
11:14hüküm özellikle burada zengin için bahsedildiğine göre,
11:19zengin olmayan, yani şartları taşımayan kişi,
11:23şartları taşıyıp da bile bile geciktiren kişi gibi değildir.
11:27Böyle sayılmaz anlamında ayetin veya hadisin barındırdığı anlam.
11:33Bunlar hep bize yorum kapısı açar.
11:36Yani daha doğrusu daha iyi anlama kapısı açar.
11:40Ama şu da var, bu mefhum muhalefetin hüccet oluşunu reddedenler de olmuş.
11:48Çünkü yanlış da anlayabilirsin.
11:52Allah'ın demediği bir şeyi ona dedirtmiş de olabilirsin.
11:54Bu yüzden iyi düşünmesi gerekir.
11:58Ama Kur'an'ı üzere düşünmek veya Hazreti üzere düşünmek dediğimiz şey de,
12:01bu mefhum muhalefetisi de bilmekle alakalı.
12:04Yani ayet nelerden bahsediyor, nelerden bahsetmiyor.
12:09Bu mesele üzerine biraz detaylı durulması gereken bir konudur.
12:15Ayet nelerden bahsediyor?
12:17Buradaki verilen hükmün sebebini.
12:19Şimdi burada kaydı olarak getirdiği,
12:21işte Peygamber Selam buna karşı çıkmamış diye
12:24altı çizilen yer bize biraz şey, kapı aralıyor.
12:3114. madde, başlık.
12:33Delil, özel olarak zikredilenin hükmü tahsis etmediğini gösterirse,
12:38mefhum muhalefet, hüccet olmaz.
12:43Bakalım.
12:45Allah Azze ve Celle kitabında,
12:54Taze et yemeniz için buyurmuş Allah ve eti taptaze olmakla vasıflandırmış.
13:01Bu taptaze olmayanın haram olduğunu göstermez.
13:06Zira burada taptaze vasıfını, vasfının özel olarak zikredilmesi,
13:10hüküme has olduğu için değildir.
13:15İmtemi, özellikle zikredilen bir şeyin hükmü,
13:18tahsisten başka bir sebeple olabileceğini açıklayarak,
13:21bu sebeplerden bazılarını saymıştır.
13:24Burada şimdi bahsedilen ayet,
13:27Nahl Suresi 14. ayet.
13:30Ayete bakıyoruz.
13:32Ve hüve alledî sakharal bahra,
13:34lite'ekulü minhü lehmen tariyye.
13:38Taze et yemeniz ve
13:39taptaze et yemeniz ve
13:41testekhricû minhü
13:43hâliyeten telbesûneha.
13:47Taze et yemeniz ve
13:49süslenecek süsler çıkartmanız için.
13:53Deniz'i emrinize amade kıldı.
13:56Ahvel adî sakharal bahra.
13:58Hizmetinize sundu.
14:00Deniz'e ne yapın diye.
14:02Lite'ekulü yiyin diye.
14:04Minhü lehmen tariyye.
14:06Taze et yiyin diye.
14:10Ve testekhricû minhü
14:12hâliyete.
14:13Oradan süsler çıkarıp
14:14onunla süslenirsiniz diye.
14:19İşin devamı.
14:20Diğer kısmı burası ile ilgili değil.
14:23Ayetin bu kısmında bizim için
14:25kaydemizde bahsedilen şey
14:28delil, özel olarak
14:31zikredilenin hükmü
14:33tahsis etmediğini gösterirse
14:36mefhum muhalefet
14:38hüccet olmaz.
14:40Ayette bahsedilen
14:42şurada
14:44ayette bahsedilen şey
14:46li. Şimdi burada
14:47li edatı var.
14:48li için anlamına gelir normalde.
14:53Sadece bununla sınırlandırıyor olsa
14:58o zaman deriz ki
15:00taze olmayan
15:04haram olur.
15:05buradaki li'yi
15:07taksis için değil
15:08açıklama için almış.
15:12Burada verdiği açıklama
15:13mühelif
15:15kitabı
15:16kaydedilir.
15:17Açıklayan kişinin açıklaması
15:18bu şekilde.
15:21Çok
15:22gerekli mi?
15:25Bilemiyorum.
15:29taze et yemeniz için.
15:32Tamam.
15:34Yani bu
15:34bu kaideyi çok
15:36buradaki açıklamayı
15:38tam anlayamadım.
15:41Kaideyi
15:41şimdi tabii ki
15:43mefhum muhalefet
15:46yukarıda da söylemiştik
15:47her zaman geçerli olan
15:48bir durum değil.
15:49İyice anlaşılması lazım
15:50dedik.
15:51O yüzden 14'te
15:52bunu tekrar
15:53özel olarak
15:54açıklanacak bir şey
15:56en azından benim
15:57bildiğim kadarıyla yok.
15:5915.
16:00Birlikte zikredilen şeyler
16:01mutlak olarak
16:02ortak lafızla birleşmiş
16:03ve
16:04tafsiratında
16:04ayrılmışlarsa
16:07birlikte zikredilme
16:09delili
16:09kuvvetli olur.
16:12Şimdi delil
16:13kuvvetli olur
16:13deyince
16:15demek ki
16:16başka türlü de
16:18anlaşılabilir.
16:19Değil mi?
16:20Evet.
16:20Allah Teala
16:21şöyle buyurmuş.
16:24Rabbine
16:25yemin olsun ki
16:26asla iman etmiş
16:27olmazlar.
16:28Hatta
16:28yuhakkimuke
16:29seni
16:30hakem kılıncaya
16:31kadar
16:33aralarındaki
16:34ihtilaflarda
16:34ve
16:40kendi nefslerinde
16:41hiçbir sıkıntı
16:42duymaksızın
16:43verdiğin hükümde
16:46ve
16:47tam bir
16:47gönül teslimiyetiyle.
16:48Şimdi burada
16:49bu ayette
16:50üç durum zikredilmiş.
16:51nedir onlar?
16:52Bir
16:54yuhakkimuke
16:55seni
16:55hakem kılacaklar.
16:57Bir
16:57iki
16:58la yicidu
17:01fi enfusim
17:02haraca
17:02nefislerinde
17:04hiçbir sıkıntı
17:04duymayacaklar
17:05verdiğin hükmüye.
17:06İki
17:06üç
17:08tam teslimiyet
17:11bu
17:12bu
17:12üçü de
17:12imanın
17:13şartı
17:13olarak
17:14zikredilmiş.
17:17Birinci
17:17ikinci
17:18üçüncü
17:18birde ne var?
17:19Hakem kılmak.
17:20İkide ne var?
17:22Gönülde bir
17:22sıkıntı hissetmemek.
17:23Üçte ne var?
17:24Tam teslimiyet.
17:25Bu ayette zikredilen üç durumun hepsi de tek bir hükme ya da tehdide bağlanmıştır.
17:32Ayrıntılarında birbirinden ayrı olan bu üç durum mutlak olarak tek hükümde birleşmiştir.
17:37Bunu bu en kuvvetli iktirhan deliline bir örnek yani iktirhan birleştirme.
17:43İbn-i Kayyım şöyle demiştir.
17:45Birlikte zikredilme delilinin kuvveti bir yerde ortaya çıkar, bir yerde zayıf olabilir ve bir yerde eşit olabilir.
17:52Birlikte zikredilenler mutlak olarak ortak lafızla birleşir ve ayrıntılarında ayrılırlarsa iktirhan delili kuvvetli olur.
18:01Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin beş şey fıtrattandır hadisinde olduğu gibi.
18:06Müslim-i Cüvaletinde on şey fıtrattandır buyrulmuş ve sonra tavsiyeline gidilmiştir.
18:10Eğer fıtrat kelimesi sünnet anlamında kabul edilirse burada sünnet farzın mukabilidir.
18:16Ve bu hadisle sünnet olmanın yani erkek çocuklarının ülkemizdeki sünnetinden bahsediyor.
18:24Vacip olduğuna delil getirmek zayıf bir istidiler olur.
18:30Lakin bu önlemelerde iki sır vardır.
18:33Fıtrat kelimesi sünnetin eş anlamlısı değildir.
18:36Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hadisinde sünnet kelimesi de vacip farzın mukabil karşılığı değildir.
18:42Bilekiz bu ıslığa sonradan konulmuş olup şeriat koyucunun kelamına yorumlanamaz.
18:47Bundan dolayı Nebi aleyhisselam cuma günü gusletmek, misvaklanmak ve evinde bulunan kokudan sürünmek her Müslümana bir haktır buyurmuştur.
18:55Bu üç şey üzerine hak olmakla aslında birleşmiştir.
18:58Eğer bunlardan ikisi müstahap hak ise üçüncüsü de müstahap hak olur.
19:03Yani hüküm, şimdi sen burada birine farz kılarken diğerlerine müstahaplık veremezsin.
19:13Çünkü ortak şeyde birleşmiş yani gusül, misvak ve koku bir haktır.
19:21Haktır yani vaciptir dersen o zaman misvak da vacip olması gerekir.
19:26Kokudan sürünmek de vacip olması gerekir.
19:28Gusül de vacip olması gerekir.
19:30Eğer bunlardan ikisi müstahap hak ise üçüncüsü de müstahap hak olur.
19:34Yani bu beş şey fıtrattan da veya on şey fıtrattandır hadisindeki fıtrat kelimesini beş şey fıkıhtaki sünnettir diye anlarsan beş
19:46şeyin beşini birden sünnet sayman veya vaciptir diye anlarsan her birini vaciptir anlaman gerekir.
19:56Yani bazılarını vacip, bazılarını vacip değil sünnet diye ayırırsan eldeki delil buna yeterli değil.
20:07Çünkü birlikte zikredilmiş.
20:09Burada iktiran dediği şey o.
20:12Birlikte zikredilme delaletinin zayıf olduğu yerde birden fazla cümle vardır ve her biri kendi hükmünde bağımsızdır.
20:19Şu açısı olduğu gibi.
20:20Sizden biri durgun suya idrarını yapmasın ve cünürlükten gusletmesin.
20:24Durgun suya cünürlükten gusletmesin.
20:26Yine şu hadiste buna örnektir.
20:28Bir mümin bir kafir sebebiyle öldürülemez ve ahit sahibiyle ahli devam ederken öldürülemez.
20:33Burada bunların birlikte zikredilmesi farklı, kendi içlerinde farklı meseleleri barındırıyor.
20:42Yani bu birine haram derken diğerine haramdır demen gerekir anlamında değil.
20:47Aynı cümle içerisinde geçiyor diye hükümleri de ortak olduğu anlamına gelmez.
20:52Çünkü farklı şeylerden bahsediyorlar.
20:54Yani maddeler halini sıralamamış.
20:57İkisi farklı.
20:58Burada birlikte zikredilme delili ile itiraz etmek içerisidir.
21:02Zira her bir cümle, hükmü, sebebi ve gayesi bakımından diğer cümlelerden ayrı olarak tek başlarına anlam ifade etmektedir.
21:08Sadece atıfta müşterek olmaları, bundan başka şeylerde de müşterek olmalarını gerektirmez.
21:13Yani beraber söyledim diye hükümleri aynı anlamına gelmez burada.
21:17Çünkü Türkçe olarak da buna bakabilirsiniz.
21:22Cümlenin anlamı üzerine biraz kafa yorduğumuzda meseleyi kavruyoruz.
21:30Yani şu pazardan git şu beş şeyi al dediğimizde.
21:33Şimdi sayacağım beş şeyin tamamı al fiilinin nesnesi.
21:38Yani hep ne dediysem bunlar alınacak.
21:41Ama pazardan şunları al ve dönüşte de şunu ver.
21:45İşte ne bileyim şunu emanete ver, kargoya ver, bir yere ver.
21:48Bu verilecek kargo alma fiiliyle değil, verme fiiliyle anlatıldı.
21:54Yani başka bir fiil zikrettim.
21:56Yapacağın iş başka çünkü.
21:57Ayrıca başka bir işin daha var.
21:59Yani onları almanın hükmü ile bunu vermenin hükmü aynı değil.
22:03İkisi farklı.
22:04İktirar delilinin eşit olduğu yere gelince, atıf eşitleme konusunda açıksa,
22:10far konusunda konuşanın maksadı açıksa ve lafsın zahiriyle maksadın zahiri çelişirse,
22:15birlikte zikredilmeye delaletinin kuvveti eşit olur.
22:20Bakalım.
22:25İmam Malik, atlardan dolayı zekat gerekmediğine Allah'ın şu ayetini delil getirmiştir.
22:31Atları, katırları ve merkepleri sizin binmeniz için ve süs olarak yaratmıştır.
22:36İmam Malik şöyle demiş.
22:38Atlar, katırlar ve merkepler bir arada zikredilmiştir.
22:41Katır ve merkeplerin zekat gerektirmediğinde icma vardır.
22:44O halde at da böyledir.
22:46Görüldüğü gibi İmam Malik, iktirar delaletinin kuvvetli olmasıyla delil getirmiştir.
22:52Nasrın lafzında hüküme delalet etmeyen bir sakındırma varsa,
22:58hüküm konusunda iktirar delil olmaz.
23:01Ne gibi?
23:02Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem her sahih hoşluk veren ve gevşeklik veren şeyden yasakladı.
23:06Neha'en kulli, muskörin ve muhteri.
23:10Gevşeklik veren her şey diye tercüme ettiğim müfettir kelimesi bezginlik veren ve uyuşturan şey demektir.
23:18Bu hadisin bu lafızda sabit olduğu takdir edilse dahi, uyuşturan şeyleri mutlak olarak haram olduğunu göstermez.
23:25Haşhaşın aklı gideren bir uyuşturucu olarak kullanılmasının haramlığına bu hadisi delil getirenler olmuştur.
23:30Şüphesiz eroin, morfin, haşhaş gibi uyuşturucular aklı giderilecek mahiyette kullanıldığında hamrın kapsamında oldukları için haram olur.
23:38Lakin müferrit maddeler hamrın mutlak haram kılındığı gibi mutlak bir şekilde haram kılınmamıştır.
23:51Burada bir iddia var.
23:54İbn-i Kutu İbrahimiyoğlu şöyle demiştir.
23:56El-Mufettir'den yasaklama te edip içindir.
24:05Hadiste her müfettirin haram olduğu veya her müfettir hamr olduğu diye bir şey gelmemiştir.
24:11Dikim Resulullah s.a.v. bunlardan başka hükümleri birbirinden farklı olduğu halde iki şeyi bir arada zikrederek nahi etmiştir.
24:18Mesela zinakarın kazancı ve haccamın kazancından bir arada nahi etmiştir.
24:22Zinakarın kazancı haram, haccamın kazancı ise mekruh olduğu halde ikisini nahi de bir arada zikretmiştir.
24:31Burada hadiste sarhoşluk vericiler ve uyuşturucular, uyuşukluk vericiler.
24:46Mesela burada açıklayan müellif yani Ebu Muaz bu ikisini farklı algılamış.
24:54İkisini farklı algılamış.
24:57O yüzden bunu buraya açıklama için getirmiş.
25:00Şimdi buraya kadar İmam Mali'nin dediklerinde burada yukarıda problem yok.
25:04Burada
25:08fiil iki tane nesne ile
25:13yani bu müftir
25:16gevşeklik verici, uyuşukluk verici
25:21şey ise
25:26zaten sarhoşlukla aynı
25:30sonucuya götürmüyor mu?
25:32Sonuçlarda
25:32ikisinde de uyuşukluk, baygınlık olunca
25:34birisi
25:35içerek sarhoşluk
25:37yani
25:37bardakta içerek sarhoşluk
25:40birisi
25:41ne bileyim yiyerek sarhoşluk ise
25:43ikisinde sonucu sarhoşluk değil mi?
25:45Yani bunu
25:45burada ben bu açıklamayı
25:47şey yapamıyorum.
25:49Doğru görmüyorum buradaki açıklamayı.
25:51Çünkü yasak ikisi de fiil için aynı.
25:56İki nesne de
25:58sarhoşluk veriyorsa
26:00tek bir fiil
26:01ikisini de aynı hüküme bağlar.
26:04Bu neyse bu da odur.
26:07Çünkü sonuç aynı.
26:09En azından benim müftir
26:10konusundaki
26:13başka bir şey yoksa
26:15başka bir bilgi yoksa
26:16müftir konusundaki.
26:29Şimdi burada altta
26:30Elbani ve
26:31Şuaybani odun
26:32bu hadisin zayıf olduğunu
26:34hükmettiklerini
26:35vesaire
26:35anlatıyor.
26:37214
26:43Şimdi burada zayıf bir hadisi
26:45deli getirdin.
26:49Sonra onun öyle olmadığını
26:52söyledim.
26:57215
26:58nereden almış bunu?
26:59İbn-i Uktebi
26:59garib-i hadis
27:01açıklamayı oradan almış.
27:03Kaide olarak
27:06yani bu alttaki
27:07kısım çok
27:11doğru olmayan bir şey
27:12olmuş burası.
27:15Bir kere zaten
27:17örnek getirilen
27:18şey burada zayıf olması
27:20bizi yorumlamada
27:22bizim elimizi
27:24bağlıyor.
27:25çünkü
27:27hükmü
27:28doğru anlamak
27:29için
27:30malzemenin
27:32sağlamaması
27:33lazım ki
27:33oradan
27:33kendimize bir yol
27:35çizelim.
27:37Evet.
27:38Bu maddeyi de
27:42en azından
27:43bu açıklamayı
27:43koymasa
27:44daha iyi olurdu.
27:4616.
27:46başlık
27:47örf
27:47şeriatın
27:48sınır koymadığı
27:49konularda
27:49geçerlidir.
27:52Burada kalalım.
27:54bu örf
27:55kısmını
27:55ayrı bir
27:55madde olarak
27:56işleyelim.
27:58Bu
27:59derste
28:00ki
28:00koyduğunuz
28:01fark ettiyseniz
28:02sık sık
28:02başlıklar
28:03değişiyor.
28:04Bunlar da
28:05bazılarında
28:06biraz muhalefetimiz
28:07oldu.
28:08En azından
28:08eksik gördüğümüz
28:09veya
28:10anlayamadığımız
28:11diyelim belki
28:11o da vardır.
28:14Genel olarak
28:15diğer
28:16kaydeler
28:17güzeldi.
28:18Güzel
28:18açıklamıştı
28:19kaydeleri.
28:21Bu
28:21kaydede
28:22biraz
28:22şey yaşadık.
28:24Bir iki
28:24kaydede
28:25sorun yaşadık.
28:26Anlama konusunda.
28:27Tamam.
28:28subhanakallahumme
28:28ve bihamdik.
28:29La ilahe illat.
28:30Estağfurullah.
28:32Esselamu aleyküm ve rahmetullah.
Yorumlar

Önerilen