- 18 saat önce
ÇEŞİTLİ SEKTÖRLERDE İCRA EDİLEN MESLEKLER VE HİKAYELERİ ÜLKE’NİN ALIN TERİ’NDE
Pek çok sektörde başarıyı yakalamış esnaf ve meslek sahipleriyle bir araya gelen ve hayat hikayelerini dinleyen “Ülke’nin Alın Teri”, çeşitli meslek dallarını Ülke TV ekranlarına taşıyor. Ülke’nin Alın Teri”, günümüz mesleklerinin yanında ata mirası meslekleri devam ettiren usta ellerin öyküsünü izleyenleri ile paylaşıyor.
İcra edilen mesleklerin başarı hikayelerini, zorluklarını ve bilinmeyen yönlerini gözler önüne seren “Ülke’nin Alın Teri”, üretim ve tüketim arasındaki yolculuğu ekranlara yansıtıyor. Balıkçılıktan börekçiliğe, demircilikten ahşap işçiliğine, el sanatlarından saat tamirciliğine birçok alanda icra edilen meslekleri ustaların ve girişimcilerinden dilinden izleyenlerine aktaran “Ülke’nin Alın Teri”, her mesleğin inceliklerini, kendine has zorlukları ve güzelliklerini Ülke TV ekranlarına getiriyor.
Emeğin ve alın terinin hikayesini izleyenleri ile buluşturan program “Ülke’nin Alın Teri” cumartesi günü 21.00'de Ülke TV’de…
Pek çok sektörde başarıyı yakalamış esnaf ve meslek sahipleriyle bir araya gelen ve hayat hikayelerini dinleyen “Ülke’nin Alın Teri”, çeşitli meslek dallarını Ülke TV ekranlarına taşıyor. Ülke’nin Alın Teri”, günümüz mesleklerinin yanında ata mirası meslekleri devam ettiren usta ellerin öyküsünü izleyenleri ile paylaşıyor.
İcra edilen mesleklerin başarı hikayelerini, zorluklarını ve bilinmeyen yönlerini gözler önüne seren “Ülke’nin Alın Teri”, üretim ve tüketim arasındaki yolculuğu ekranlara yansıtıyor. Balıkçılıktan börekçiliğe, demircilikten ahşap işçiliğine, el sanatlarından saat tamirciliğine birçok alanda icra edilen meslekleri ustaların ve girişimcilerinden dilinden izleyenlerine aktaran “Ülke’nin Alın Teri”, her mesleğin inceliklerini, kendine has zorlukları ve güzelliklerini Ülke TV ekranlarına getiriyor.
Emeğin ve alın terinin hikayesini izleyenleri ile buluşturan program “Ülke’nin Alın Teri” cumartesi günü 21.00'de Ülke TV’de…
Kategori
📺
TV ve DiziDöküm
00:04MÜZİK
00:32Kumut Bayram ben. Aslen Vanlıyım. Yaklaşık 27 senedir bu işi yapıyorum. Bu işe çıraklığından başladım.
00:4227 senelik bir tecrübenin bana öğrettiğini ben size anlatayım. Bu iş fırıncılık. Bana göre bir saygı duruşudur.
00:49Çok kıymetli bir meslek. Sevilmezse yapılması çok zor bir meslek.
00:55İşimizi sevdiğimiz için daha güzel, daha özverili, daha keyifli çalışıyoruz.
01:01Ve her sabah işe gelirken ben şahsım adına söylüyorum. Heyecanlanarak işe geliyorum.
01:05Bu da bizi hem çalışma gücü hem çalışma azmi hem de çok büyük bir motive veriyor.
01:11Şu an fırına attığım ekmekler, raçeteleri Osmanlı tarihine dayanan ekmekler, soğuk fermantasyon ekmekler.
01:24Yani şöyle, normalde ekmekler sıcakta mayalanırken biz buzdolabında mayalıyoruz.
01:31Daha yenilebilir, daha sağlıklı ve hazmı kolaylaştırması için lif oranı yükselsin diye.
01:36Çok eski reçeteler bunlar. Bizim de ustalık dokunuşlarımızla daha çok geliştirilmiş, daha güzel hale gelen reçeteler bunlar.
01:45Şimdi bu reçeteler, normal şartlarda fırıncıkta kullanılan mix unlar var.
01:51Biz mix un kullanmıyoruz. Kendi unlarımızı kendimiz yapıyoruz.
01:56Atalık tohumlardan siparişlerimizi veriyoruz.
01:58Unlarımızı burada kendimiz karıştırıyoruz.
02:01Mix demek karışık demek, karışık un demek.
02:03Biz burada unlarımızı kendimiz karıştırıyoruz.
02:05Çok yoğun, çok yoğun aromalı unlar kullanıyoruz.
02:12Bu unlar tam buğday, yani doğal tam buğday, doğal çavlar ve ekmeklik buğday unu var.
02:21Bunları biz kullandığımız zaman bir de soğuk fermantasyon,
02:25yanı sıra %80'e kadar hidrasyon oranları var ekmeklerimizin.
02:29Sıvı oranları var, su oranları var.
02:40Osmanlı tarihine dayanan reçetelerle ekmeklerimizi yapmaya başlayalım.
02:45Öncelikle unlarımızı kazana alacağız.
02:52Ekmeklik buğday unu bu.
02:54Ekmeklik buğday unumuzu döktük.
02:57Ondan hemen sonra doğal tam buğday unumuz var.
03:02Doğal tam buğday unu var.
03:08Doğal çavlar unumuz var.
03:17Kaya tuzumuz var.
03:20Kaya tuzumuz var.
03:24Suyumuzu ekliyoruz.
03:25Yaklaşık 45 dakika hamurumuzu yoğuracağız.
03:29Guliteni parçalamamız gerekiyor.
03:31Burada buzlu suyumuzla beraber hamurumuzu yoğuracağız.
03:34Gördüğünüz gibi yani suyumuz buzlu.
03:37Yazın havalar sıcak olduğu zaman daha çok buz kullanıyoruz.
03:42Ya Allah bismillah deyip kazanımızın düğmesine basıyoruz.
03:46Evet.
03:47Burada işin püf noktası esas olan ekmeğimizi ekmek yapan, reçetelerimizi güçlendiren
03:57130 yıllık ekşi maya.
03:59130 yıllık ekşi mayayla hamurlarımızı mayalıyoruz.
04:02Yani endüstriyel maya kesinlikle ekmeklerimizi de kullanmıyoruz.
04:05Hamurumuz biraz toparlandığında bunu atacağız.
04:07Ekşi maya nasıl elde ediyoruz?
04:09Bütün buğday grubunun kendi içinde kendi mayası var.
04:14Yani maya neden oluşuyor?
04:15Bir gazdan oluşuyor.
04:17Bunun oluşumu tamamen un ve su.
04:19Buradaki verdiğimiz eğitimler Zeytinlu Belediyesi, Tarihi Mergez Efendi Fırını,
04:24Şef Umut Bayram olarak buradaki verdiğimiz eğitimlerde
04:26insanlar sıfırdan, endüstriyel hiçbir şeyden destek almadan
04:31kendi mayasını tutup, ekşi mayasını tutup kendi ekmeğini kendisi yapabiliyor.
04:35Pandemi döneminde herkes evde ekmek yapmaya yöneldi ve bu
04:40işte uzaktan eğitimler, uzaktan eğitim yapan arkadaşlar
04:43bu işlerde çok insanlara destek oldular.
04:47Tabii karşılığında bir ücret aldılar.
04:49Ama biz burada bu işi tamamen ücretsiz bir şekilde insanlara gösteriyoruz.
04:55Herhangi bir ücret talep etmiyoruz.
04:57Bütün malzemeleri kendimiz karşılıyoruz.
04:5927 yıllık ustalımın birikintisi var.
05:02Bu süreç içerisinde ben yüzlerce ustayla çalışmışımdır.
05:04Yani çalıştığım işletmede ben sürekli çalışmışımdır ama
05:06usta gelmiş, gitmiştir, başka usta gelmiştir, ondan sonra başka usta gelmiştir vs. vs. vs.
05:12Öyleyle her ustadan biraz ala ala bu şekilde kendimizi geliştiriyoruz.
05:17Bizim şu anki yeni nesil fırıncı arkadaşlarla aramızdaki tek fark
05:22yani yeni nesil dediğim gastronomi,
05:24yani bu işin okulunu okuyup gelen arkadaşlarla aramızdaki en kıymetli fark tecrübe.
05:29biz çekirdekten yani 12-13 yaşlarda, imalatta, fırınlarda, gurbette büyüyerek bu işi öğrendik.
05:36Arkadaşlarımız okuyorlar.
05:38Hepsine saygım var.
05:39Lakin arkadaşlarımızda teknik bilgiler,
05:42yani uygulama bilgisi biraz zayıf.
05:45Ama mesela buğdayın kaç kromozom olduğunu sorun,
05:48size her şeyi söyleyebilirler, anlatabilirler.
05:50Onlar aramızdaki fark da bu.
06:00Bu ekmeklerimizin bir tanesi zerdeçallı.
06:03Ekmeğimizin reçetesinde de zerdeçal var.
06:05Bir tanesinde de normal şekilde, yani normal un gruplarından yapılan.
06:09Zerdeçal kullanmamızdaki amaç,
06:12biraz buğdayın ve ekmeğin antihoksidan oranını arttırmak.
06:18Antihoksidan oranını da biliyorsunuz, vücuda çok faydalı bir şey.
06:21Ekmeğin antihoksidan oranını arttırıyoruz, zerdeçal kullanarak.
06:25Şimdi bazı müşterilerimiz veya hiç zerdeçallı ekmek yemeyen insanlar direkt bize şey soruyor.
06:30Ya zerdeçal acaba kokusu, tadı, işte çocuklar yer mi, yemez mi?
06:35Size benim az önce de anlattığım gibi,
06:37reçetelerimiz çok profesyonel bir şekilde yapılmış.
06:41Ekmeklerimizin elimizde analiz raporları var.
06:44Bu fırın, 19. yüzyıldan kurulmuş bir fırın.
06:48Dönemin şartlarına göre, mahallenin ekmek ihtiyacını karşılamak için kurulan bir fırın.
06:52Yani yaklaşık 220'lik bir geçmişi var.
06:55O dönem mahallenin ekmek ihtiyacını karşılamak için kurulmuş bir fırın ama,
06:59bu giriş kat, burası satış bölümü olarak, arka taraf imalat.
07:04Fırının bir üst katı da mayahane olarak kullanılıyormuş.
07:07Mayahane, mayahane nedir?
07:09Ekmeklerin sıcakta mayalanması için.
07:11Ama biz şu anda bir mayahaneye ihtiyaç duymadan ekmeklerimizi yapıyoruz.
07:15Çünkü biz ekmeklerimizi buzdolabında mayalıyoruz.
07:17Artı dört derecede mayalıyoruz.
07:19Bu da ekmeğin içindeki iyi huylu bakterilerin çoğalması ve kötü huylu bakterilerin daha az olması.
07:25Ne işe yarıyor bu?
07:27Mide ekmeğimizi daha rahat sindiriyor.
07:30Daha rahat sindirdiği zaman mide kendini yormamış oluyor ve sindirim sistemimiz zarar görmemiş oluyor.
07:42Çocukluğum tandır ekmeğinin kültürüyle kendi buğdayımızı kendimiz ekip kendi ailemize yeteri kadarını ayırıp ondan sonra komşulara eşe dosta dağıtan bir
07:52ailede büyüdüm ben.
07:53Kendi buğdayımızı kendimiz öğütüp değirmende kepeği, ruşemi ne varsa içinde hepsi çuvala doldurularak eve gelirdi.
08:00Annelerim tandır ekmeğinde bize ekmek yapardı.
08:03Tandırın başındayken o sıcak ekmek ve otlu peynir hala tadı damağımızda kalan bir şey.
08:09Yıllar geçtikten sonra şu an Zeytunu Belediyesi'nin büyük emeği ve çabası ile beraber, Sayın Başkanımızın da müsaadesi ile beraber
08:19tarlada un aldığımız çiftçinin tarlasında buğdayını denetleyip değirmenine kadar gidebiliyoruz.
08:26Bu anlamda çok güçlüyüz.
08:28Değirmene gittiğimiz zaman çocukluğumdaki sistemin aynısını biz burada bu siyez ekmeği için konuşuyorum.
08:35Tarlada denetlediğimiz buğdayın değirmende nasıl öğütüldüğünü görebiliyoruz.
08:40Dolayısıyla çocukluğumda babamı izlerken değirmende buğday öğütüldüğü zaman kepeği, ruşemi ne varsa torbanın içine dolan sistemle beraber burada taş değirmende
08:51öğütülen buğdayımızın yine aynı şekilde görebiliyoruz ki kepeği, ruşemi ne varsa çuvala dolar ondan sonra buraya getiririz.
08:59Ustalık dokunuşuyla, 19. yıldan kalma tarihi fırınımızın da maharetiyle pişirip insanlara sunuyoruz.
09:06İnsanlar çok memnun aldıkları ekmeklerden.
09:08Ekmeklerimizin analiz raporlarının bize verdiği yanıtlar şöyle.
09:12Bir siyez ekmeğinin iki dilimi yaklaşık yetişkin bir insanın günlük bütün karbonhidrat ihtiyacını karşılayabiliyor.
09:18Sağlıklı karbonhidrat bunlar.
09:20Vücudun nasıl bir proteine ihtiyacı varsa karbonhidrata da ihtiyacı var.
09:24Dolayısıyla biz bu karbonhidratı sağlıklı alabilsinler diye burada çok özverili çalışmalar yürütüyoruz.
09:41Adım Galip Kardeş, Mardinliyim.
09:4420 senedir fırıncılık yapıyorum.
09:46Mardin çok güzel bir şehir.
09:48Gece gerdanlık, gündüz seyranlık.
09:51Ondan sonra yemekleri, hepsi etli ekmek, eski tarihi yerler, midyat.
09:57Binlerce senelik eski tarihi yerleri var.
10:00İlk okul 4'te okul terk ettim.
10:03O günden beri çalışıyorum.
10:047 yaşında başladım çalışmaya.
10:0618 yaşında Mardin'de çalıştım.
10:09Orada fırıncılığa başladım Mardin'de.
10:11Ondan sonra İstanbul serüveni başladı.
10:14Seyar satıcılık, evin ihtiyaçları mesela pensedi, sucacı malzemeleri, hırdavat malzemeleri onları sattım.
10:25O zaman 15 yaşına bir fırına girdim.
10:2818 yaşına kadar, 18 yaşından sonra İstanbul'a direkt geldim.
10:33Küçükken zorlandım.
10:37Ama hayat şartlarından dolayı babama destek vermek için mecbur başladım.
10:43İlk okulu, okulu bırakmamın nedeni maddi sıkıntıdan dolayı.
10:48Evet, geçinebilmek için mecbur 7 yaşında başladım.
10:52Yapmayacağım, zorlandığım günler oldu.
10:56Hatta yağmurlu havalarda bile yani yine az bir şeyde satış bile olsa yine mecbur dolaştım, gezdim.
11:06Ben karda, kışta mecbur soğuk havalarda hastalandık, hasta halimle bile çalışıyorduk.
11:15Fırında başladım işe, çıraklığa başladım.
11:18Çıraklık biraz zordu.
11:19İlk işe başladığımızda un getir, odun getir.
11:23Ondan sonra bodrumdan un çekiyorduk.
11:26Zor kısımları onlar.
11:2712 saat, 13 saat, 14 saat çalışıyorduk.
11:29Gece gündüz, bazen 5 saat uykuyla işe gidiyorduk tekrar.
11:42Öncelikle internetten baktıkları tariflerden değil, alabiliyorlarsa bizim gibi ustalarımızdan, meslektaşlarımızdan ufak bir destek alsınlar.
11:52En önemlisi de sabırlı olmak.
11:54Yani hamuru yoğurdum, hamur kabarmıyor, şu olmuyor, bu olmuyor veya işte normal mesela bizim bu ekmeklerin pişme süreci minimum 1
12:02saat ama ekmeğin fırına atıyor yok, 10 dakikada pişsin.
12:04Bu işin en önemli kuralı sabır.
12:07Sabırlı olursanız olur, sabırlı olmazsanız hiçbir şey olmaz.
12:09Ekmek tamamen yemek ister.
12:11Ekmek bizim kimliğimiz, kültürümüz biliyorsunuz.
12:14Ekmek bizim için çok kıymetli.
12:15Ben çocukluğumda bulgurla mesela tandır ekmeği yerdim.
12:18Bulgur pilavıyla tandır ekmeği veya bir salçalı makarna yapılmışsa, lavaşın tandır ekmeğinin arasına sarıp yemiş bir insanım.
12:23Ekmek her zaman bizim sofralarımızda yer alır.
12:25Şimdi işte vücudun işte proteine ihtiyacı olduğu kadar karbonhidrata da ihtiyacı var.
12:31Bu karbonhidratı bizim doğru ürünlerle, doğru ekmeklerle yani sağlam, iyi bir ustanın elinden çıkan ekmeklerle bu karbonhidrat açığını kapatmamız gerekiyor.
12:42O yüzden kıymetli.
12:43Biz burada bayan arkadaşlara ağırlık veriyoruz, öğrensinler, kültüre sahip olsunlar, insanlara aktarsınlar.
12:49İtalya, Almanya, Fransa'da burada kadınlar evde çok güzel ekmekler yapıyor.
12:53Öyle ekmekler yapıyorlar ki dışarıdaki işletmelerdeki ustalar onlar kadar güzel ekmek yapamıyor.
12:58Endüstriyel maya kullanmadan onlara da çok güzel ekmekler yapıyor.
13:00Bizim takip ettiklerimiz, görüştüklerimiz var.
13:02Mesela İtalya'dan burada ağırladığımız misafirlerimiz var.
13:05Ekmeği yaşayarak yapıyorlar.
13:06Gerçekten onlar da benim gibi ekmek yememiz gerektiğine inananlardan.
13:13Dolayısıyla ekmekleri çok güzel oluyor.
13:16Kendilerini bu konularda çok geliştiriyorlar.
13:18Araştırıyorlar.
13:20Ekmekleri o yüzden çok güzel oluyor.
13:22Çok lezzetli oluyor.
13:23Şunu da söylemeden geçmeyeceğim.
13:25Buradan da Almanya'ya giden, Amerika'ya giden, yani farklı ülkelerle giden insanlar buradan giderken,
13:31mesela bir yere giderken hediyelik ne götürürüz, şikolata götürürüz.
13:33Veya bir yere giderken hediyelik ne götürürüz?
13:35Tuzdokum götürürüz, baklava götürürüz.
13:36Ama buradan çoğu insanın giderken ekmek hediye götürdüğünü çok iyi biliyorum.
13:41Bizim orada da var ama ben bunu götürüp tattıracağım.
13:44İşte bizim orada da var ama ben bu simidi götürüp tattıracağım.
13:47Mesela İzmit'in simit istiyor mesela 20 tane.
13:49Biz de burada 10 tane ile kısıtlı.
13:5110 taneden fazla vermiyoruz.
13:52Neden? Çünkü yetmiyor, yetiştiremiyoruz.
13:54Herkes faydalansın diye sınırlama koyduk 10'ar tane.
13:58İzmit'in simidi meşhur, ben buranın simidini çok övdüm.
14:00Götürüp onlara sıfatlayacağım.
14:02Buranınkinin daha güzel olduğunu sıfatlayacağım.
14:03Mesela Ankara'ya giden, işte İzmir Gevriği, Ankara Gevriği.
14:06O şekilde insanlar buradan çoklu bir şekilde simidi alıp gidiyorlar.
14:17Adım Mercan, soyadım Bozkurt.
14:19Yaklaşık 3 senedir bu işin içerisindeyim.
14:22Belediyemizin farklı bir tesisindeydim.
14:24Şefimiz beni buraya aldı.
14:27Şefimiz keşfetti beni aslında.
14:28Lisede aslında mecburiyetten tercih etmiştim.
14:32Elbet bir bölüm okuyacaktım ama ne okuyacağıma karar verememiştim.
14:35Aslında mutfağa da karşı bir merakım vardı zaten.
14:38Unlu mamileri ilk defa burada öğrendim.
14:40Burada geliştim.
14:41Hamur işi aslında diğer bölümler gibi değil.
14:44Her şeyin bir püf noktası var.
14:46Bunları bilmen gerekiyor.
14:47Şefimizin de dediği gibi reçeteler çok önemli.
14:50Bize asıl bu mesleği öğreten kişi o.
14:52Bize bu mesleği sevdiren kişi o.
14:53Yani aslında ne kadar çok sert biri olsa da o içindeki iyi niyeti biliyoruz.
14:59Burada şefimiz bizzat kendisi anlatıyor, öğretiyor.
15:02İlk başlarda evet çok zorlanıyordum.
15:05Yapamıyordum çünkü ama insan zamanına alışıyor.
15:07Yani yaklaşık 4-5 senedir bu sektörün içerisindeyim.
15:10Ama unlu mamileri olarak sadece işte yaklaşık şu an 3 sene olacak.
15:14Poğaça yapıyoruz.
15:16Ekmek çeşitleri yapıyoruz.
15:18Has buğday ekmeğimiz var.
15:19Zerdeçallı ekmeğimiz var.
15:21Ve ata tohumundan yapılan siyez ekmeğimiz var.
15:24Bence ekmek yapımı daha zor.
15:26Daha çok emek istiyor.
15:37Fırıncılık benim için tartışılmaz bir tutku.
15:40Bu iş ağır bir iş.
15:42Fırıncılığın gecesi, gündüzü belli değil.
15:44Yok yani.
15:45Fırıncılığa yeni başladığım dönemlerde bir haftam falan ya olmuştu ya da olmamıştı.
15:49Çok saygılı bir çocuktum ben.
15:51Ustama çayını verirdim işte.
15:53Usta bir şey ister misin?
15:54Hep sürekli onun yanındaydım.
15:55Çünkü benim bir şeyler öğrenmeme vesile oluyordu.
15:59Sonra ustam bana demişti ki
16:01Oğlum bu meslekten uzak dur.
16:03Aslında ben yapmak istiyordum.
16:05Ama bir taraftan da bana
16:06Yaşlı, tecrübeli bir ustanın
16:08Bu meslekten uzak dur dediği vardı.
16:11Oturup düşünüyordum.
16:12Bir yolunu bulamıyordum.
16:14Yani ne demek istiyor anlayamıyordum.
16:17Kendisine dedim ki ya usta
16:19Neden bu meslekten uzak durayım?
16:21Sen bu yaşına kadar gelmişsin.
16:22Sen neden yaptın daha?
16:24Bana neden uzak dur diyorsun dediğimde
16:25Düğün, bayram, seyran hiçbir şey bizde yok.
16:28Mesela bayramda herkes
16:29Bir yerlere gitmenin planını yaparken
16:31Bir yerlere gitmenin heyranını yaşarken
16:34Bizler burada
16:37Ekmek yapıyoruz.
16:39Dolayısıyla
16:40Bana sorarsanız
16:43Yani yaklaşık 27 senedir bu işi yapıyorum.
16:46Yani kendimize göre ve
16:48Bizi bilenlere göre tecrübelerimiz var.
16:50Bana sorarsanız
16:51Fırıncılık
16:52Eski saygınlığına sahip değil.
16:56Hani saygınlığını koruyamadık fırıncılığın.
16:59Ekmeğin kıymetini bilemedik.
17:01Yani şimdi
17:04Bu yaşımızda biz
17:05Yolda yürürken
17:06Bir kalabalıkta yürürken
17:08Yerde 50 TL gördüğümüz zaman
17:09Hiçbirimiz eğilip o 50 TL'yi almayız.
17:11Ama ekmek kırıntısı gördüğümüz zaman
17:13Çevrede kim var kim var hiç fark etmez.
17:15Hemen eğilip alırız.
17:16Neden?
17:16Çünkü ekmek bizim kimliğimiz.
17:20Evde
17:24Annelerle çocukların en çok kavga ettiği durumlardan bir tanesi
17:27Önce
17:27Dünkü ekmeği ye.
17:29Önce sabahki ekmeği ye.
17:30Fırından giderken sıcak ekmek alırsın eve giderken
17:33Anne der ki
17:34Onu bırak
17:36Sabahki vardı.
17:37Sabahkinden yiyelim.
17:37Bunlar güzel şeyler.
17:39Ama tabii ki yine de dediğim gibi
17:41Ben bunu hep savunuyorum.
17:43Ekmek
17:45Eski saygınlığına sahip değil.
17:46Fırıncılık eski saygınlığına sahip değil.
17:48Şimdi eşinizle veya ailenizle bir restoranta gittiğiniz zaman
17:51Hele ki açık mutfak bir restoransa
17:54Bir şef oradan tavadan alev çıkardığı zaman
17:57Herkes böyle yapıyor.
17:59Tavadan alev çıktı.
18:01Oysa ki biz bunlara yöneldiğimiz zaman
18:02Fırıncılığın ve ekmeğin saygınlığını kaybettik.
18:14On kardeşiz.
18:16En büyüğü benim.
18:17En büyüğü sorumlu başta olur.
18:19Bütün yük omuzda olur.
18:21En büyüğünün üstünde olur.
18:23En büyük demek
18:24Yani babanın yerine de geçmek demektir.
18:27Mardin Nusaybin'den göçrettik Adana'ya.
18:29İlk okula birinci sınıfa orada başladım.
18:31Ondan sonra tekrar Nusaybin'e geçtik.
18:34O zaman 93'leri hatırlıyorum.
18:3693.
18:36Dörtüncü sınıfa kadar okudum.
18:38Dörtüncü sınıftan sonra
18:39Maddi durumdan dolayı
18:42Okulu bırakmak zorunda kaldık.
18:45Ondan sonra işe başladım.
18:47Ondan sonra 8 yaşında işe başladım.
18:49Seyyar satıcılık yaptım.
18:517-8 yaşında seyyar satıcılık yaptım.
18:53Hırdavat falan sattım.
18:56Yani bütün her yeri geziyordum seyyar satıcılık.
18:59Evet.
18:59O yaşta o yaşta.
19:01İlk fırına başlamam 15 yaşında oldu.
19:04Yaklaşık bir sene fırında çalıştım Mardin'de Nusaybin'de.
19:08Ondan sonra İstanbul serüveni başladı.
19:11İstanbul'a kardeşim geldi.
19:14Ondan sonra beni de çağırdı.
19:16Ben de geldim Nusaybin'de.
19:18Şey İstanbul'a.
19:20Ondan sonra bir fırına geçtim.
19:22Çıraklığa tekrar sıfırdan başladım.
19:25Çünkü buradaki fırın şartları daha farklıydı.
19:29Tekrar sıfırdan başladım.
19:31Bir sene boyunca çıraklık yaptım.
19:34Zordu.
19:35Odun taşıyorduk.
19:36Un getiriyorduk depodan.
19:38Yani çok zordu.
19:40Usta benden daha küçük olduğuna halde
19:42biz yine ustaya saygı gösteriyorduk.
19:44Bir şeyler öğrenmeye çalışıyorduk.
19:46Usta yok izinli oluyordu.
19:48Yani gelmiyordu, hasta oluyordu, şey oluyordu.
19:50Ben geçiyordum.
19:51O çıraklık döneminde bile
19:53hamuru ben yoruyordum.
19:55Pide tırnağını ben yapıyordum.
19:57Yani beceri açısından
19:59hemen kapıyordum bir şeyler.
20:01Yani o dönemde
20:03ki 15 yaşında
20:05bir ustanın
20:06yani bir fırıncılık
20:07hayatı biraz zor olur.
20:09Daha biraz 15 yaşındasın.
20:11Gidiyorsun işte un taşıyorsun,
20:13odun taşıyorsun.
20:14O yaşlarda biraz zor olur.
20:16Hani güç açısından.
20:25Şu an hamurumuz toparlandı.
20:27Gördüğünüz gibi.
20:29Şu an hamurun gliterinin
20:30parçalanma aşamasında
20:31dönecek.
20:33Hamurumuzun tuzunu verdik.
20:34Ekşi mayasını verdik.
20:35Kullandığımız ekşi maya
20:36130 yıllık bir ekşi maya.
20:37130 yıllık bir ekşi mayanın
20:38insanlar
20:39günümüzde diyorlar ki
20:40bu ekşi maya bu kadar yaşamaz.
20:42Ölür.
20:42Ama biz ekşi mayayı
20:44şimdi bu hamura kullandık.
20:46Bir sonraki hamurumuzda da
20:47kullanacağız.
20:48Ondan sonra kalan ekşi mayamızı
20:50çoğaltıp tekrar
20:51dolaba koyacağız.
20:52Yani sürdürülebilirlik
20:54çok önemli bir konuda.
20:56Her gün aynı detaylara
20:57aynı kurallara
20:59titizlikle uyuyoruz.
21:00Ve dolayısıyla bizim ekşi mayamız
21:01ölmemiş bir ekşi maya oluyor.
21:03Bir ekşi mayayı
21:03iki gün maksimum
21:05üç gün içerisinde
21:06besleyip tazelemezseniz
21:07ekşi maya ölür.
21:09Burada siyez unuyla beraber
21:11zaten üstünde belli oluyor.
21:12siyez unuyla beraber
21:14harmanlanmış bir ekşi mayamız var.
21:16Şu yandan gözeneklerine
21:17baktığınız zaman
21:18bakın ekşi maya taşmış.
21:19Ekşi mayamızı da
21:20soğuk permantasyonu da
21:21dinlendiriyoruz.
21:22Bir çırağı bir şey dediğiniz zaman
21:23ya biz
21:24ben ustamın önlüğünü yıkardım.
21:26Çoraplarını yıkardım.
21:27Neden biliyor musunuz?
21:27Bana iş öğretsin diyor.
21:29Yalvarırdık.
21:29Yani ustam bana bir keresinde
21:31şu kadar bir hamuru verdi.
21:33Bunu kürekle fırına at dedi.
21:34Üç gün heyecandan uyuyamadım.
21:36Şunu
21:36aa ustam bana hamur verdi
21:37ben fırına hamur attım.
21:38Çünkü
21:38ustalık çok kıymetliydi.
21:40Şimdi işte biz
21:41kesinlikle burada
21:42meslektaşlarım yanlış anlamasınlar.
21:44Biz son nesil ustalarız.
21:45Yani son nesil ustalar derken
21:46çekirdekten yetişme.
21:48Böyle gece gündüz
21:49aylarca
21:50uykusuz uykusuzça
21:51ben
21:51ayakta çalışırken
21:52rüya gördüğümü hatırlarım.
21:53Biz çok zor süreçlerden
21:54zor zamanlardan geçtik.
21:55Dolayısıyla çekirdekten yetişen
21:57ustalar
21:57çok yetişmiyor.
21:58Çırak sorunu yaşıyoruz.
22:00Şimdi hamurumuza
22:01can suyu vereceğiz.
22:02Yani aslında biz
22:03can suyu demiyoruz.
22:05Şerbet diyoruz.
22:07Az önce size bahsettiğim
22:09konu bu işte.
22:09Gastronomi
22:10diliminde buna
22:11can suyu diyorlar.
22:11Biz şerbet diyoruz.
22:12Bu da hamurun
22:13içindeki glutenin
22:14biraz daha parçalanmasına
22:15sebep oluyor.
22:16Hepsini soğuk kullanıyoruz.
22:18Çok soru geliyor bize.
22:19İşte ekmeklerimizi,
22:20simitlerimizi,
22:21poğaçalarımızı
22:22işte içme suyundan mı
22:23yapmalıyız
22:23veya musluk suyundan mı
22:24yapmalıyız?
22:25Musluk suyu
22:25kullanılabilir.
22:26En iyi ekmeği,
22:27en iyi ürünleri
22:28nasıl alabiliriz?
22:29Biz reçetelere uyarak
22:30hamurlarımızı
22:31bir kilo da olsa
22:33tartarak,
22:33tuzunu tartarak,
22:35suyunu tartarak
22:36hepsini ölçülü
22:37vermeliyiz.
22:37Ki bugünkü yediğiniz
22:39ürünle bir ay sonra
22:40yediğiniz ürünün
22:41tadı aynı olsun.
22:42Mesela buradan bugün
22:43bir simit yiyin,
22:44beş ay sonra gelin
22:45aynı simidin
22:46lezzetini alabilirsiniz.
22:47Değişiklik olmaz.
22:48Neden?
22:48Çünkü her gün tartılarak
22:49yapılıyor.
22:51Dolayısıyla reçeteler
22:52önemli.
22:52Reçetelere
22:53uyumamız gerekiyor.
23:04Şimdi
23:06hamuru
23:08pekmezliyoruz.
23:09Pekmezimiz doğal bizim.
23:11Üzüm pekmezi.
23:12Adıyaman Antep yüresinden
23:13özeline.
23:14Burada kullandığımız
23:15bütün malzemeleri
23:15aslında özeline
23:16seçip alıyoruz.
23:17Her simit için
23:18önemli değil.
23:19Ama bizim yaptığımız
23:20simitte
23:21bir yağ ve şeker
23:22olmadığı için
23:23biz pekmez
23:23kullanıyoruz.
23:24Pekmezin içinde
23:25zaten biliyorsunuz
23:25bir şeker olanı var.
23:26Zararlı olmayan
23:27bir şeker olanı var.
23:28Dolayısıyla biz
23:29simitlerimizi
23:31pekmezi suya
23:31batırmak zorundayız.
23:33Çünkü tadı olsun,
23:34aroması olsun,
23:35daha güzel,
23:35daha lezzetli olsun diye
23:36pekmez kullanıyoruz.
23:37Ama yağlı ve şekerli
23:38bir simitte
23:39kesinlikle
23:40pekmez kullanılmıyor.
23:41Susamımız da
23:42kavrulmuş bir susam.
23:43Gökova susamı
23:44kullanıyoruz
23:45susamda da.
23:45Alaylı usta
23:46derler bize.
23:47Mesela normal şartlarda
23:49fırında
23:49görev tanımlamaları
23:51şöyle olur.
23:53hamurkar olur,
23:54pişirici olur,
23:55işte simitçi olur,
23:57poğaçacı olur,
23:57kuru pastacı olur,
23:58yaş pastacı olur.
23:59Bunların hepsi
23:59farklı farklı
24:00ustaları olur.
24:01Çekirdekten yetişme
24:02olduğumuz için
24:02burada işte
24:03hem simit,
24:05hem yoğurma,
24:06hem pişirme,
24:07hem işleme,
24:07hem kuru pasta,
24:08hem poğaça,
24:08hem açma
24:09hepsinden anlıyoruz.
24:10Hepsini yapıyoruz.
24:11Profesyonel bir şekilde
24:12yapıyoruz.
24:12Şimdi normal işletmelere
24:13gittiğiniz zaman
24:14mesela simitçisi ayrı olur.
24:15kurabiye yapan ustası
24:17ayrı olur,
24:18poğaça yapan ustası
24:18ayrı olur,
24:19ekmek yapan ustası
24:20ayrı olur ve bir de
24:20bunları pişiren ustalar
24:21ayrı olur.
24:22Ama biz
24:23çekirdekten yetişme
24:24olduğumuz için
24:24bütün konuya hakimiz.
24:39burada ekmek
24:41sabah saat 8'de
24:42satışa başlar.
24:43Saat 11-12 gibi
24:44biter.
24:45Şimdi insanların
24:46bizi en çok
24:48zorladığı
24:48konu
24:49neden az?
24:51Neden az dediklerinde ise
24:52biz şu cevabı veriyoruz.
24:53Tabii ki
24:54bir kısmı
24:54ikna oluyor,
24:55bir kısmı olmuyor.
24:56Ekmeğimiz
24:56soğuk fermentasyon.
24:57Yani buzdolabında
24:58yaklaşık
24:5918-24 saat arası
25:00mayaladıktan sonra
25:01biz ekmeklerimizi
25:02fırında pişiriyoruz.
25:03Dolayısıyla
25:04120 adetten fazla
25:05ekmek yapamıyoruz.
25:06Bu şekilde
25:07insanlara
25:07sağlıklı ekmekler,
25:09sağlıklı atıştırmalıklar
25:10gördüğünüz gibi
25:11sunuyoruz.
25:12Poğaçalarımızda
25:13ve kuru pasta
25:13çeşitlerimizde
25:14kesinlikle trans yağ
25:15kullanmıyoruz.
25:15Tereyağı
25:16kullanıyoruz.
25:17Poğaçalarımızda
25:18soğuk fermentasyon.
25:19Bir gün
25:20buzdolabında
25:21dinlendikten sonra
25:22ertesi gün pişiriyoruz.
25:23Soğuk fermentasyona
25:24çok önem veriyoruz.
25:25Neden?
25:25Çünkü
25:25iyi huylu bakterilerin
25:26çoğalması bizim için
25:27çok kıymetli.
25:28İnsanlar yediği zaman
25:29midede yanma
25:30veya ekşime yapmasın diye
25:31ayrıca çaba gösteriyoruz.
25:32Çaba sarf ediyoruz.
25:42Bugün Zeytumunu Belediyesi
25:43Tarihi Merkez Efendi
25:44Fırını Ekmek Atölyesi
25:45öğrencilerimizle
25:46beraberiz.
25:47Anlatım derslerimiz
25:48bitti.
25:49Şu an
25:50imalata
25:51indik.
25:52Uygulama derslerimizde
25:54siyez ekmeği
25:55hasbuday
25:56ve zerdeçalı
25:56hasbuday
25:57ekmeğimiz var arkadaşlar.
25:58Bugün burada
25:58sizlere beraber
25:58siyez ekmeği
25:59gerçek bir
26:00siyez ekmeği
26:01nasıl yapıldığını
26:01göreceğiz.
26:02Sizlere beraber
26:03endüstriyel ve
26:04kimyasal hiçbir
26:04destek almadan
26:05130 yıllık
26:06ekşi mayamızla
26:07beraber
26:07ekmeğimizi
26:09yoracağız.
26:09Önceden hazırladığımız
26:10unumuz var.
26:11İçinde tuzumuz var.
26:13Tamamen
26:13%100
26:14siyez buğdayı
26:16hamurumuzu
26:16yormaya başlayacağız.
26:17Buzlu su
26:18glutenin daha
26:19hızlı parçalanmasını
26:19sağlıyor.
26:20Su miktarımızda
26:21zaten belli.
26:22Burada yaklaşık
26:2350 katı ekmek var.
26:24Benim size verdiğim
26:25reçetelerde
26:25bir katı.
26:26Bir katımızda ne vardı?
26:27500 gram
26:27siyez unu vardı.
26:29İşte ekşi mayamız
26:29vardı.
26:30375 gram
26:30suyumuz vardı.
26:32O reçetelere
26:33uyacaksınız.
26:33Buradaki suyu
26:34daha önceden
26:35biz tartmışız,
26:36hazırlamışız.
26:36Ona göre
26:37yoğuruyoruz.
26:37Siz de evde
26:39zaten burada
26:39göreceksiniz.
26:40Çok kısa
26:40bir yoğurma
26:41işlemimiz olacak.
26:42Glüten oranı
26:43çok düşük.
26:43Derslerde bunları
26:44size anlatmıştım.
26:45Glüten oranları
26:45düşük olduğu için
26:46hamurun
26:47çamurumsu
26:48bir yapısı olacak.
26:48Ona göre
26:49hamurumuzu
26:50yoğuracağız.
26:50Ve bu ekmeği
26:51pişirmeden önce
26:52arkadaşlar
26:52siyez kalıbında
26:54pişireceğiz.
26:54Neden kalıbıda?
26:55Çünkü gluten oranı
26:56düşük.
26:56hamurda
26:57elastik bir
26:58hal,
26:58elastik bir
26:59yapı alamıyoruz.
27:00Siyez kalıbı
27:01yardımıyla pişireceğiz.
27:02Kalıplarımız
27:03arkadaşlar
27:03sizin de bildiğiniz
27:04gibi gıdaya
27:05uygun teflon
27:06kalıplar.
27:07Ekmeğimizi
27:07kalıbına koyacağız.
27:08Kalıbı ekstra
27:09yağlamanıza gerek yok.
27:10Yağlayabilirsiniz.
27:11Ekstra yağlamanıza
27:12gerek yok.
27:13Hamurumuzu
27:14soğuk fermentasyona
27:15alacağız.
27:15Burada gösterdiğim gibi
27:16130 yıllık
27:17bir ekşi maya
27:18siyez unu
27:18destekli bu.
27:20Renginden
27:20anlaşıldığı gibi.
27:21Bunu şimdi
27:22atacağız buraya.
27:23Siyez unu ve
27:24normal unlarındaki
27:25fark nedir yani?
27:26Siyez unu
27:27arkadaşlar
27:28biraz araştırdığınız
27:29zaman göreceksiniz.
27:30Siyez unu
27:31kromozom oranı
27:31en düşük
27:32buğday gruplarından
27:33bir tanesi.
27:33Kromozom oranı
27:34nedir arkadaşlar?
27:34Buğday gruplarının
27:35üstündeki kabuklanma
27:36yapısı.
27:37Siyez 14 kromozom.
27:398-14 kromozom.
27:41Diğer buğdaylar
27:42arkadaşlar
27:4324-48 kromozom.
27:45Kromozomu
27:46yüksek olan
27:47buğdayların
27:47üstündeki bütün
27:48kepek
27:49ve içindeki
27:50bütün ruh şeyinler
27:51alınır.
27:51Ondan sonra
27:52yenilebilir hale gelir.
27:53Ama siyez
27:53buğday çok
27:54kibar çok
27:55naif bir buğday.
27:56Onu
27:56daha sağlıklı
27:58daha yenilebilir hale
27:59burada biz
27:59kendi ekşi mayamız
28:00ve soğuk fermentasyon
28:016-80 hidrasyonla
28:03beraber
28:03ekmek yapıp
28:04sizlere sunuyoruz.
28:13Adım Zümre
28:1420 yaşındayım.
28:15İstediğim meslekten
28:16ötürü aslında
28:16ben bu atölyeye
28:17tekrardan başlamak
28:18istedim.
28:19Daha öncesinde
28:20zaten bu fırına
28:20yemekler için
28:21veya işte
28:22poğaçalar için
28:22geliyordum zaten.
28:24çok da beğendiğim için
28:25aslında buradaki atölyeye
28:26kayıt olmak istedim.
28:27Kayıt olmadan önce de
28:28Umut Şef'i araştırdım
28:29biraz sosyal medya üzerinden
28:31ve edindiğim bilgilerden
28:32dolayı
28:33yani gördüğüm programlardan
28:34dolayı da
28:34buraya tekrardan
28:36başvurmaya karar verdim.
28:37Şu anda üniversite okuyorum.
28:38Açıktan okuyorum.
28:39İstediğim meslek
28:39aslında benim mutfakta.
28:41Şeflik istiyorum.
28:42Babam da şef.
28:43Belki de bu yüzden
28:43biraz da yine
28:44şeflik istiyorum.
28:45Daha öncesinde çalıştım.
28:46Çok fazla yer oldu.
28:48Restorant mutfağında da
28:49çalıştım.
28:49Otel mutfağında da çalıştım.
28:50Sıfırdan hiçbir şey bilmeden
28:51bir mutfak ortamına
28:52girebilmek
28:53bence çok büyük bir
28:54cesaret istiyor.
28:55Çünkü daha önce
28:56tecrübeli olan insanlar
28:57bile mutfağa girdikleri zaman
28:58çok fazla mobbingle
28:59karşılaşıyorlar.
28:59Çok fazla zorlanıyorlar.
29:01Her iş alanında var.
29:02Ama bence mutfakta
29:03en azından
29:03beni tecrübe ettiğim kadarıyla
29:04daha fazla var.
29:05Mutfak ortamında
29:06çok yoğun oluyor genelde.
29:08Sürekli bir koşuşturma
29:09içinde oluyorsun.
29:10İnsanlarla iletişimin
29:11zorlaşıyor.
29:12Ayak uydurmak zor oluyor.
29:13Özellikle de bilmiyorsan.
29:15Orada işi öğrenmeye
29:16başladıysan.
29:16Ben ilk başta zaten
29:17restoran mutfağı değil
29:18otağ mutfağındayken
29:20öğrenmeye başladım.
29:22Restoranda çalışırken de
29:23ben pastane kısmında
29:24çalıştım.
29:25Aslında otağda çalışırken
29:26hem alakartta
29:26hem mutfaktayken
29:27yani pastane kısmındayken
29:28ben çalıştım.
29:29Buraya da gelmem
29:30en büyük sebeplerinden
29:31biri de bu zaten.
29:32Pastacılık artı
29:32ekmekçiliği burada
29:33daha iyi öğrenebileceğimi
29:34düşündüğüm için
29:35buraya başvurmayı
29:36tercih ettim.
29:37Kısa bir süremiz var
29:38aslında burada
29:38yetimlerde ama
29:39yine de ekşi mayanın
29:41nasıl yapıldığını
29:41veya nasıl beslendiğini
29:43burada kek tarifleri olsun
29:46poğaça börek tarifleri olsun
29:48ya bu tarz şeylerde bile
29:49şefimiz bize çok fazla
29:50yardımcı oluyor.
29:51İstediğimiz gibi
29:52soru sorabiliyoruz.
29:53Burada hani
29:53sadece tarifler değil
29:55püf noktalarıyla
29:56işte uygulamalı bir şekilde
29:58yani sadece
29:59hani reçeteler değil de
30:01stres ve süreç yönetimi
30:02nasıl olacak
30:03bunları da bize
30:04çok iyi bir şekilde öğretiyor.
30:05El lezzetine
30:06bazı insanlar inanmaz
30:07ama ben de
30:08gerçekten çok inanıyorum.
30:09Umut şefler bize bunu
30:10defalarca kez söyledi.
30:12El lezzetim olduğunu
30:13düşünüyorlar genel olarak
30:14çünkü
30:14sadece hamur işleri de değil
30:16birçok yemek de yapabiliyorum.
30:18Bu konularda da
30:19iyi olduğunu düşünüyorum.
30:29Adım Hülya
30:30soyadım usta
30:31mesleğim muhasebeciyim
30:32iki çocuk annesiyim
30:33doğma büyüme
30:34İstanbulluyum
30:35ama memleketim Rize
30:37babamlar altı kardeş
30:38altı erkek kardeş
30:40altı erkek kardeşin üstüne
30:41en büyük çocuk
30:42benim babam.
30:43İlk ailenin
30:44kız ve torunu
30:45benim
30:45ilk doğduğumda
30:47tabiri caizse
30:48prenses gibi bir gençlik
30:49geçirdim.
30:50İlk arkadaşım
30:51ilk öğretmenim
30:51ilk iş arkadaşım
30:53babamdır.
30:54Muhasebe olduğu için
30:55hep özel sektörde
30:56çalıştım daha önce.
30:57Gıda olarak
30:58mağaza müdürlüğü yaptım.
30:59Mağaza müdür yardımcılığı
31:00yaptım.
31:01Sonrasında
31:01bu gördüğünüz
31:02kocaman
31:03güzel fırın ailesiyle
31:05tanıştım.
31:06Yöneticimiz
31:07şefimiz
31:07çok yardımcı oldu.
31:09Bu mesleği de
31:10böyle bana
31:10sevdirmeye
31:11sıcak tutmaya
31:12ışık tutmaya
31:13çalıştı.
31:14Buradan devam ediyoruz.
31:1640 küsür yaşındayım ben.
31:17Üniversite 2'ye
31:18giden oğlum var.
31:19Evet masa başı
31:20bir işim var
31:21ama hiçbir zaman
31:228 saat mesaimi
31:23doldurayım da
31:24çıkayım da
31:25kafasında olmadım.
31:26Aktif bir hayatım oldu.
31:28Rize
31:29asidir.
31:304 mevsimin
31:31yaşandığı
31:31yeşilin mavinin
31:33buluştuğu
31:34müthiş bir şehir.
31:35Fırıncılık
31:35bizde çok önemlidir.
31:36Ekşi mayalı ekmekler
31:37bizden çıkmıştır.
31:38Daha kocaman
31:39simidini bilirsiniz.
31:41Ekmeğini bilirsiniz.
31:42Bizde fırıncı var mı?
31:44Bizim ailemizde yok.
31:45Müteahhit
31:46tarafından
31:46devam ediyoruz.
31:48Rize ile İstanbul
31:49simidinin arasındaki
31:49farkı
31:50size söyleyeyim.
31:51Böyle pofitik
31:51pofitik bir simidimiz
31:52ve üzerinde
31:53bol susamlı
31:54bir simidimiz yok.
31:55Daha sert,
31:56daha gevrek,
31:57daha küçük,
31:58mayasız hamurdan
31:59unulan,
32:00daha kıyır kıyır.
32:01Buradaki ekmeklerin
32:03mesela içerinde
32:03üç tane
32:04unun karışımı oluyor.
32:05Normal un oluyor,
32:06çavdar unu oluyor,
32:07tam buğday unu oluyor,
32:09soğuk fermentasyonda oluyor.
32:12Bizdeki ekmekler
32:12öyle değil.
32:13Buradaki ekmekler
32:14755 grama
32:16tekabül ediyor.
32:17Oradaki ekmekler
32:17iki buçuk kiloya
32:18ve sadece
32:19unla tekabül ediyor.
32:20Bizde üç unun karışımı var.
32:22Bizde sadece
32:23buğday unu oluyor.
32:25Evet,
32:26ekşi maya
32:26stili aynı.
32:27Soğuk fermentasyon
32:29stili yok orada.
32:29normal mayalama stili mayalıyorlar.
32:32Bizimle
32:33bu ekmek arasındaki
32:34en büyük fark o.
32:35Birincisi
32:36soğuk fermentasyon,
32:37ikincisi
32:38unların
32:39kullanımı.
32:40Bizde üç un var
32:41ama Rize'de
32:42tek bir un var.
32:53Van'da ben
32:54ortaokula kadar
32:55okudum.
32:56Hatta ortaokul
32:57ikinci sınıftan sonra
32:59çocukken çok aşırı
33:00yani ciddi anlamda
33:02yaramaz bir çocuktum.
33:03Hani komşuların
33:04camını mı kırmadın
33:05dersin
33:06yani çocukluk
33:07arkadaşlarımı
33:08hala hepsiyle
33:08aramız çok
33:09çok görüşüyoruz.
33:10Sık sık
33:10telefonlaşıyoruz.
33:12Şimdi annem
33:12devlet memuru olduğu için
33:14sabah işe gidiyor
33:15akşam eve geliyor.
33:16Akşam eve gelince de
33:17komşulardan gelen
33:18şikayetler
33:19annemin işte
33:19Umut şunu yaptı
33:21Umut oğlumu dövdü
33:22meselelerinden dolayı
33:24aslında esas hikayem
33:26tam olarak şurada
33:28başlıyor.
33:29Annem beni
33:29babamdan
33:30rahmetli babamdan
33:31gizli
33:32biletimi kesti.
33:33Kimsenin haberi yok.
33:34Sadece ben biliyorum
33:35annem biliyor.
33:35Biletimi kesti
33:36Van'dan.
33:37Buraya İstanbul'a
33:38bir polis amcam vardı.
33:40Onun evine
33:40gezmeye gönderdi.
33:42Ama şimdi evden
33:42duyulacağı zaman
33:43Umut kaçtı evden.
33:44Çocukken bir evden
33:45kaçma merakı vardı.
33:46Çalışmaya gelme merakı vardı.
33:47Çünkü bir
33:48maddi ihtiyacı yoktu.
33:50Annem devlet memuruydu.
33:51Babam devlet memuruydu.
33:52Büyük annem de
33:53ev hanımıydı.
33:54Evden kaçmış
33:55süsüyle beni
33:56kaçırdılar.
33:58Annem döndürdü buraya.
33:59Ben buradaki
34:00polis amcamda kalırken
34:01fırında çalışan
34:02başka bir amcamın
34:04oğlu vardı.
34:05Çavuş başında
34:06karşı taraftan.
34:08Onun yanına
34:09gittim.
34:10Canım sıkılmasın diye.
34:11Onun yanına
34:11gittiğim zaman
34:12fırına girdim.
34:14Yaptıkları iş
34:15çok ilgimi çekmişti.
34:16Çünkü köylerde
34:16hep tandır ekmeği var.
34:17Biz tandır ekmeği
34:18kültürüyle büyüdük.
34:19Fırına geldiği zaman
34:20fırın çok ilgimi çekmişti.
34:21Çünkü köyde
34:22biz hiç fırın görmemiştik.
34:23Herkes
34:24her evde
34:24kendi ekmek ihtiyacını
34:25kendisi karşılıyordu.
34:26Dolayısıyla
34:27fırına biraz merak saldım.
34:28Bana
34:29çok yaşlı bir tane usta.
34:31Yani şu an
34:31olsa
34:32yani şu anki
34:33zamanını ben
34:34gözümün önünde
34:35canlandırdığım zaman
34:36ortalama 75 yaşlarında falan.
34:37Bu arada
34:38bu işin bereketi burada.
34:40Evet hem israf
34:41hem de
34:41ekmeğin saygınlığı.
34:43Bana bir tane
34:44yaşlı usta demişti ki
34:45paçana un bulaşmasın.
34:47Paçana un bulaşırsa
34:48fırıncılıktan
34:49kurtulamazsın.
34:50Tabii ben o zaman
34:51yine çocukken
34:51anlamamıştım ne demek isteğini ama
34:54çok haklıymış.
34:55Paçama un bulaştı
34:56ve fırıncılıktan
34:57kurtulamadım.
34:57Ve bugün
34:58buralardayız.
35:07Biletimi
35:08ben kestim.
35:10Annem biraz
35:11itiraz etti.
35:13Dedi ki
35:13İstanbul'a gitme.
35:15İstanbul büyük.
35:17İstanbul
35:18işte
35:19kaybolursun.
35:19Şöyle olursun.
35:20Anne yüreği.
35:22Yine
35:22dedik ki
35:23İstanbul'a gidelim.
35:24Belki
35:24orada daha güzel
35:26işte
35:27öğreniriz.
35:28Daha güzel
35:29işte
35:29İstanbul taşır toprağı
35:31altın diyorlardı ya
35:32o zamanlar.
35:33Biz de ona
35:34kapıldık.
35:35Geldik
35:36İstanbul'a.
35:37Üzüldük tabii.
35:39Tabii ağladık.
35:40O da ağladı.
35:42Yani
35:42otobüse bindik
35:43valla arkamızda ağladı
35:45ama yine de
35:45başka çaresi yoktu.
35:47Çünkü
35:47maddi manevi açıdan dolayı
35:50göç etmek zorunda kaldım.
35:51Oradan buraya geldim.
35:53Ondan sonra
35:54burada başladım.
35:55Başladıktan sonra
35:56bir sene
35:57bir buçuk sene sonra
35:58onları da getirdim buraya.
36:01Evet
36:01gurbet hayatı
36:03biraz zordu.
36:03bekar evinde kalıyorduk.
36:06İşte yemek yapan yoktu.
36:08Bulaşık yalan yoktu.
36:09Çamaşır yalan.
36:10Biz yapıyorduk
36:11onları çok şükür ama
36:12uykusuz kalıyorduk.
36:13Bazen eşe gidiyorduk.
36:15Resmen
36:16ayakta uyuyorduk.
36:17O zamanlar
36:17fırıncılık hayatı
36:19çok zordu.
36:20Şu an
36:20zorlukları falan kalmamış.
36:22Şu an daha kolay olmuş ama
36:23o zamanlar çok zordu.
36:25Yani
36:26ondan sonra
36:27ailemi getirdim.
36:29Bir ev tuttuk.
36:30Biraz onların için de zor oldu.
36:32Onlar da
36:33annesinden
36:33babasından
36:35ayrılığına geldiler.
36:37Valla burada
36:38işte 20 senedir
36:39buradayız.
36:40Kardeşim buradaydı.
36:41O da bir fırında
36:42çalışıyordu.
36:43O da
36:44beni
36:45bir fırına koydu.
36:46Başladım işe oradan.
36:48Ustalar
36:48şöyle
36:49o zamanlar
36:50bize iş öğretilmiyordu.
36:52Bizi oraya gönderiyorlardı.
36:55Maya veriyorlardı.
36:56Şunu yapın diyorlardı.
36:57Biz başına geldiğimiz zaman
36:58bize başka iş
36:59yaptırıyorlardı bize.
37:00Şunu getir,
37:01şunu getir,
37:02bunu getir diyorlardı.
37:03Bizi gönderiyorlardı.
37:05Yani iş
37:05iş öğretmekte
37:06zorlanıyorduk
37:07burada.
37:08Ama biz yine
37:09kendi çabamızla
37:10işi öğrenmeye çalışıyorduk.
37:12Hayatta
37:13şunu yapmam,
37:14bunu yapmam,
37:15bu nedir,
37:15şu nedir
37:16diyemiyorduk.
37:17Çünkü
37:18iş öğrenmeye çalışıyorduk.
37:19İşi öğrenmeye çalışıyorduk.
37:28Beni çok seven
37:29bir tane ustamın
37:30teklifiyle
37:31Muğla Dalaman'da
37:32bir işletmeye,
37:33çalışmaya gitmiştim.
37:34Tabii yıllar
37:34su gibi geçiyor.
37:36O zaman
37:37yardımcılık
37:38göreviyle
37:39sıfatlandırılmıştım.
37:40Çok iyi çalışıyordum.
37:41Ustam da
37:41işi rahatlasın diye
37:42beni yanına götürmüştü.
37:44Dalaman'da çalışıyordum.
37:45Bir gün
37:45gece ansızın
37:46kapı çaldı.
37:47Kapının deliğinden
37:48baktım.
37:49İki tane
37:50bayan arkadaş
37:50biraz böyle
37:51kendime geldiğimde
37:52baktım patronun kızları.
37:54Yanında çalıştığımız
37:54adamın kızları.
37:56Beni çağırdılar.
37:57Umut'su da gel dediler.
37:58Babam çağırıyor.
37:58Hayır olsun dadım
37:59bizim işe başlamışta
38:00daha vakit var dedim.
38:02Yok dedi babam
38:02seni çağırıyor dedi.
38:03Gittiğimde babasın
38:04bana söylediği cümle
38:04şuydu.
38:05Usta kaçtı.
38:06Usta gitti.
38:07Evet yazın
38:08sıcaklarda
38:08çok usta bulmakta
38:09zorlanıyoruz.
38:11Usta kaçmıştı
38:11ve ben sadece
38:12yardımcıydım.
38:13Ama çekirdekten
38:14yetiştiğimiz için
38:14alaylıydık.
38:16Fırına gittim.
38:17Ben bilmiyorum dedim.
38:18ben sadece yardımcıyım.
38:19Ekmeği fırına atamam.
38:20Size bahsettiğim gibi
38:21yani hamurcu ayrı
38:22pişirici ayrı.
38:23Bir ekmeği
38:24yalnız başınıza
38:25yapabilmeniz için
38:25bunların hepsine
38:26hakim olmanız lazım.
38:27Yoksa yapamazsınız.
38:28Hamuru yoğurdum.
38:29Çok güzel hamuru
38:30yoğurmasını biliyordum.
38:31Çünkü ustalarımdan
38:32görmüştüm.
38:32Artık yıllar su gibi
38:33akıyordu.
38:34Hamuru yoğurdum.
38:35Her şeyi bitirdim.
38:36Ondan sonra
38:37mayalandıktan sonra
38:38ekmeği fırına
38:39atma
38:39aşamasına geldik.
38:40Fırına atarken
38:41ekmeği biraz zorlandım.
38:42Fırının içi
38:43yuvarlak.
38:44yani sıralama sistemi var.
38:45Sıralama sistemini
38:46falan bilmiyordum.
38:47İlk yaptığım ekmek
38:48yani nimettir.
38:49Kötülemek istemiyorum.
38:50Satılabilir durumda değildi.
38:52Güzel çıkmamıştı ekmek.
38:53Sonra ben hemen
38:54patronu çağırdım dedim.
38:55Ben yapamıyorum bu iş dedim.
38:56Hayır dedi.
38:56Yani tek çaremiz sensin.
38:58Sen yapacaksın bu iş dedi.
38:59İkinci denememde
39:00ustalarınki kadar olmasa bile
39:03yenilebilir,
39:04satılabilir
39:04bir görsel açıdan
39:06söylüyorum bahsediyorum.
39:07Güzel bir ekmek çıkmıştı.
39:0815-20 gün sonra
39:10yanında çalıştığım
39:11Mekanın Cennet Olsun
39:12Rahmi Karadeniz
39:13diye bir işletme sahibi vardı.
39:15Bana dedi ki
39:15Dalaman'ın en iyi ustası sensin.
39:17Yani o ilçenin en iyi ustası
39:18şu anda benim gözümde sensin.
39:20O şekilde yani
39:21ilk ustalı adamımı
39:22orada atmıştım.
39:23Oradan zaten askere gittim.
39:24Askerden geldikten sonra
39:25hiç memleketime gitmedim.
39:28Van'a gitmedim.
39:28Direkt
39:29İstanbul'a çalışmaya girdim.
39:31Çünkü
39:31araya giren zaman
39:32beni işime resmen aşık etmişti.
39:35Çünkü bir ortam var.
39:36Yani
39:36biz sıcakta çalıştığımız zaman
39:38ellerimiz
39:39fırından çıkan ekmeğin sıcağı
39:40ile hep nasırlaşırdı ya.
39:41Askerde ellerim düzelmişti.
39:42Ama ellerim onu istiyordu.
39:44Bir daha yanmak istiyordu ellerim.
39:45Askeri görevimi bitirdikten sonra
39:47memlekete gitmedim.
39:48Annemi babamı ziyarete gitmedim.
39:49Direkt oradan biletimi kesip
39:50Kars'ta askerlik yaptım.
39:52Direkt oradan İstanbul'a geldim.
39:54Hemen
39:54bir iş buldum.
39:56İşe başladım.
39:57Yine yardımcı olarak başladım.
39:59Bir özgüven kırılması olmuştu bende.
40:01Çünkü araya bir
40:0215 aylık bir süreç girmişti.
40:04Ondan hemen sonra
40:05bir işletmeye yardımcı olarak girdim.
40:07benim yardımcılığımın
40:08ikinci ayında
40:09işletme sahibi
40:10beni işletmenin
40:11en uç noktasına koydu.
40:12Yani en iyi yere
40:13beni koydu.
40:14Sen burada
40:14olacaksın dedi.
40:15Çünkü
40:16potansiyelim vardı benim.
40:17Sadece hamur yoğurmak,
40:19ekmek pişirmek,
40:20kurabiye yapmak,
40:20poğaça yapmak
40:21değildi benim işim.
40:22Alaylı bir ustaydım.
40:23Yani satış,
40:24pazarlama tekniklerinde çok iyiydi.
40:25Tezgahta da görev yapabiliyordum.
40:27İşte servis şoförlüğünde de
40:28görev yapabiliyordum.
40:28Dolayısıyla o günlerden
40:29bugünlere kadar
40:30çok şükür
40:31alnımızın akıyla geldik.
40:4215 yaşına başladım.
40:4415 yaşında
40:45sırtımıza unları yüklüyorduk,
40:47odunları yüklüyorduk.
40:49Öyle
40:49aşağıda bodrumda
40:51birinci kattan,
40:52ikinci kattan indiriyorduk,
40:53çıkarıyorduk.
40:54İstanbul'un şartları
40:55biraz daha iyiydi.
40:56Kardeşim gelmişti buraya.
40:58o da kardeşim
41:01arkadaşının
41:01vasıtasıyla geldi.
41:03Zorla
41:04dedi ki sen de gel.
41:05Buranın şartları daha iyi.
41:06O benden önce gelmişti.
41:08Ben de geldim.
41:09Ondan sonra burada
41:10yine tekrar bir fırına girdim.
41:1220 yaşında askere gittim.
41:13Garsonluk yaptım.
41:15Askerde.
41:16Orada evindeydim.
41:17Dedim ki
41:18askeri bitirdiğimde
41:19garsonluk yapacağım.
41:20Hayatta fırıncılık yapmayacağım.
41:22Fırıncılık hayatı çok zor.
41:24Gecesi yok,
41:25gündüzü yok,
41:25izni yok,
41:26bayramı yok.
41:26Ondan sonra
41:27bir ay boyunca
41:28boşta kaldım.
41:29Ne yapayım,
41:30ne yedeyim
41:30ondan sonra tekrar
41:31fırıncılığa girdim.
41:32Mardin'de
41:33ufak tefek bir şeyler öğrenmiştik ama
41:35Mardin
41:36ekmeği,
41:37buranın ekmeği
41:37aynı dildi.
41:38Pide lavaş üzeriydi.
41:39Buraya geldim
41:40samun ekmek,
41:41normal ekmek,
41:42ekşimayalı ekmek
41:43o tür üzeri.
41:44Çok şükür
41:45iyi yerdeyiz.
41:46Pişman değilim.
41:47Allah'a şükür olsun
41:48yaptık.
41:49Güzel oldu.
41:50Şu an bu meslek
41:51bir altın
41:52altın gibi bir meslek.
41:55Yani herkese tavsiye ederim.
41:57Biz önceden pişman olduk.
41:59Önceden
42:00keşke yapmasaydık
42:01diyorduk.
42:01Keşke yapmayalım,
42:02yapmayalım diyorduk.
42:03Ama şimdi
42:04Allah'a çok şükür
42:05iyi ki yaptık
42:06diyoruz.
42:07Aileni bırakıyorsun,
42:08kardeşlerini bırakıyorsun,
42:09geliyorsun İstanbul'a.
42:11Biraz zor oldu.
42:12Gurbet hayatı
42:17yaşım küçük,
42:19teksin.
42:19Ne yapacağını bilmiyorsun.
42:21Etrafın yabancı,
42:22insanlarla çalışıyorsun.
42:24Kime güveneceksin,
42:25kime güvenmeyeceksin
42:25bilmiyorum.
42:26Valla bir yerde
42:27başladım ondan sonra
42:28bir fırında.
42:29Orada devam ettim
42:30çıraklık hayatım.
42:31Ondan sonra
42:32askere gittim.
42:34Asker dönüşü
42:35ustalığa başladı.
42:37Hocam savça
42:38bir fırında başladım.
42:39Orada
42:39ustalığa başladım ben.
42:40Ondan sonra
42:41serüvanımız
42:42buraya kadar
42:44geldi.
42:4520 senedir
42:46bu işteyim.
42:47Umut Şefimle
42:483 senedir
42:49çalışıyoruz burada.
42:50Umut Şef'le
42:502007'de tanıştık.
42:52Çalıştık,
42:52beraber yoğurduk,
42:53hamur,
42:54beraber ekmek yaptık.
43:04Ustalarımız
43:05yaşlarından itibaren
43:06yani yaşlarından
43:07o zamanki yaşlarından
43:08dolayı
43:08yaşıyor mu
43:08yaşamıyor mu
43:09bilmiyorum.
43:09Yaşıyorsa
43:10Allah uzun ömürler
43:10versin,
43:11sabitli saatte
43:11ömürler versin.
43:14İlk fırına
43:15girdiğim gün
43:16yani amcamın
43:16oğlunun yanına
43:17gittim.
43:17Onlara da çırak
43:18lazımdı.
43:19Böyle getir götür
43:20işlerini.
43:21Eskiden çıraklık
43:21çok aşırı zordu.
43:23Yani ustalar
43:24size bir şey
43:24öğretecek.
43:25Usta şu an burada
43:26fırına simit atacaksa
43:27siz orada durup
43:27izleyemezsiniz.
43:28Arka tarafta
43:29duracaksınız.
43:29Bu bitecek,
43:30yenisini isteyecek,
43:31siz getir bırakıp
43:31gideceksiniz.
43:32Yani bakmak yok.
43:33Çünkü herkesin mesleği
43:34kendine göre
43:34kıymetliydi.
43:36Göstermezdi.
43:36İş öğretmek
43:40her masaya oturduğumuzda
43:41bu konu üzerinde
43:42çok ciddi anlamını
43:43tartışıyoruz.
43:44Onlar diyor ki
43:44biz arkamızdaki
43:45insanlara güvenemiyoruz.
43:46İşi öğretiyoruz.
43:47İşi öğreniyorlar.
43:48Daha az paraya çalışıp
43:49patrona gidip
43:50ben ustalık yaparım
43:51deyip patronların
43:52bizi işten
43:52çıkartmasından
43:53mütevellit.
43:53Onlar da kendilerine
43:54göre haklıdır belki.
43:55Bilmiyorum.
43:56Ama bende
43:56hiç bir zaman
43:56öyle bir kaygı olmadı.
43:59Ben bildiklerimi
44:00her zaman
44:01fazlasıyla
44:01insanlar öğretmeye
44:03çalışıyorum.
44:04Çünkü ben
44:05şunun çok iyi
44:06farkındayım.
44:06İnsanlar öğrettikçe
44:08öğrenir.
44:08Bunun farkındayım.
44:10biz Rızeli'ydi.
44:11Orada işte ben
44:12ilk gün işte
44:13çırak lazımdı.
44:13Getir götür işlerini
44:14yapacak birileri
44:15lazımdı derken
44:15şey sordum.
44:17Ne iş yapayım ben dedim.
44:18Bana dedi ki
44:18yerleri şey
44:18merdivenleri süpür dedi.
44:20Biz köyde
44:21merdiven süpürme
44:22işte ne bileyim
44:23o tarz işleri
44:24biz çok uzak
44:25biz yani çok
44:26bilmiyoruz.
44:27Soradım ki
44:28nasıl süpüreceğim?
44:28Bana dedi ki
44:29aşağıdan yukarı doğru süpür.
44:30Ben aslında bir
44:31tereddüt ettim.
44:32Sonra ya nasıl ya
44:33aşağıdan yukarı doğru
44:34merdiven süpürürür mü
44:35süpürürmez mi diye.
44:36Uğur Çiçek
44:36selamlar.
44:37Dedi ki
44:38sen süpür dedi.
44:39Ben başladım aşağıdan
44:40yukarı doğru süpürmeye
44:41merdivenleri.
44:41Ya bir basamak
44:42iki basamak işte
44:43fırçanın arasına girerek
44:44temiz göründü ama
44:45sonra arkamı dönüp
44:46baktığımda
44:47herkes bana gülüyordu.
44:48Yani bana bu
44:49şakayı yapan arkadaşım
44:50diğer arkadaşları çağırmış.
44:51Baksana merdivenler
44:52aşağıdan yukarı doğru
44:53süpürüyor diye
44:54gülüyorlardı.
44:55Tabii bu
44:56o zaman
44:57o gün
44:57benim hiç hoşuma gitmemişti.
44:59Aslında
45:00bugünleri görseydim
45:01daha çok dalga geçsinler
45:03isterdim.
45:04Çünkü
45:04onlar
45:05dalga için güldükleri zaman
45:07biraz daha seviyorlardı
45:07benim.
45:08Biraz daha iş öğretiyorlardı
45:09bana.
45:10Ondan sonra
45:13neyse merdiven
45:14fasını geçtik.
45:15Oturdum
45:16kendi kendime dedim ki
45:17ya
45:19sıkıştım artık
45:20biliyor musunuz?
45:20Yani her taraftan
45:21işte bilmediğimiz
45:22şakaları.
45:23Ya dedim
45:23bu işi bırakacağım
45:24ustamın dediği gibi.
45:25Ustalarımı dinleyip
45:26bu işi bırakacağım.
45:27Ya da dedim
45:28mücadele edip
45:29kazanacağım.
45:29usta olacağım.
45:31En iyisi olmaya çalışacağım.
45:33En iyisiyiz demiyoruz.
45:34En iyisi olmaya çalışacağım.
45:36Ve bu işi
45:37insanlara
45:38karşılıksız
45:39bir şekilde
45:39yani insanlara
45:40lütfen gel sana
45:42bu işi öğreteyim diye
45:44insanlara yön vereceğiz.
45:45Yaklaşık 25 senelik
45:46bir fırıncılık sonunda
45:48Zeytumunu Belediyesi
45:49ile tanıştım.
45:51Bir iş teklifleri oldu.
45:52İşte buraya davet edildim.
45:54Geldim işletmeye baktım.
45:55İşletmeye baktım.
45:56İşletme çok hoşuma gitti.
45:58Yani sanki
45:5925 yıldan bu yana
46:01bu iş etmeyi arıyormuşum
46:02gibi hissettim kendimi.
46:03Bu iş etmede beni arıyormuş.
46:05Birbirimizi bulduk.
46:06Sayın Başkan Ömer Arasoy ile
46:08bir araya geldiğimiz zaman
46:09bu hikayemi anlattım.
46:11Size anlattığım hikayenin
46:12aynısını anlattım.
46:13Şimdi izlerse
46:13o da bir tebessüm edecek.
46:17Bu işin eğitimini verelim dedik.
46:20Sayın Başkan sağ olsun
46:21bizi kırmadı.
46:23bu işin eğitimini başlattık ama
46:26resmi başlattık.
46:27Milli Eğitim Bakanlığı
46:28sertifika onaylı yani
46:30Milli Eğitim Bakanlığı
46:30onaylı sertifikayla beraber
46:32öğrencilerimizi burada eğitiyoruz.
46:34Yaklaşık 200'e yakın
46:35mezun öğrencim var.
46:36Şu an kaydı devam eden de
46:37yaklaşık 200 öğrencim var.
46:39Dönüp arkaya baktığımız zaman
46:41nereden nereye geldiğimize
46:42baktığımız zaman
46:42iyi ki
46:43fırıncılığı seçmişim.
46:45İyi ki mesleğimi seviyorum.
46:5427 senedir bu işi yapıyorum.
46:56Bu işe çıraklığından başladım.
46:5827 senelik
46:59bir tecrübenin bana
47:01öğrettiğini ben size anlatayım.
47:03Bu iş
47:03fırıncılık
47:04bana göre bir saygı duruşudur.
47:06Çok kıymetli bir meslek.
47:08Sevilmezse yapılması
47:09çok zor bir meslek.
47:12İşimizi sevdiğimiz için
47:13daha güzel,
47:15daha özverili,
47:15daha
47:16keyifli çalışıyoruz.
47:18Ve her sabah işe gelirken
47:19ben şahısım adına söylüyorum.
47:21Heyecanlanarak işe geliyorum.
47:32Bu fırın
47:3319. yüzyıldan kurulmuş bir fırın.
47:36Dönemin şartlarına göre
47:37mahallenin
47:38ekmek ihtiyacını
47:39karşılamak için
47:39kurulan bir fırın.
47:40Yani yaklaşık
47:42220'lik bir geçmişi var.
47:43O dönem
47:44mahallenin ekmek ihtiyacını
47:45karşılamak için
47:46kurulmuş bir fırın ama
47:47bu giriş kat
47:48burası satış
47:49bölümü olarak
47:50arka taraf
47:51imalat.
47:52Fırının bir üst katı da
47:53mayahane olarak
47:54kullanılıyormuş.
48:10İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar