00:00Son zamanlarda Türkiye'nin dış politikasında oldukça kafa karıştıran bir ziyaret yaşandı.
00:04Peki bu ziyaretin perde arkasında ne vardı?
00:07Gelin bugün bu tartışmalı olayı ve yansımalarını mercek altına alan çarpıcı bir makaleyi adım adım inceleyelim.
00:13İnceleyeceğimiz makale, daşlığıyla tonunu daha en baştan net bir şekilde koyuyor.
00:19Besle Zelenski'yi, oysun Türkiye'yi.
00:22Oldukça iddialı bir başlangıç değil mi?
00:24Yani daha ilk cümleden çok sert bir eleştiriyle karşı karşıyayız.
00:28Gelin bu iddianın altındaki nedenleri birlikte keşfedelim.
00:32Yazarın argümanlarını daha iyi anlamak için anlatıyı beş ana başlıkta ele alacağız.
00:37Önce o çok konuşulan kafa karıştırıcı ziyaretle başlayacağız.
00:40Sonra Şam'daki gizemli geziye geçeceğiz.
00:43Ardından neden hala imzalanmadığı merak konusu olan deniz anlaşması var.
00:47Bir de tabii patrikane tartışması.
00:49Ve en sonunda yazarın tüm bu parçaları birleştirip sorduğu o can alıcı sorulara geleceğiz.
00:54İlk durağımız kafa karıştıran ziyaret.
00:57Yani her şeyin başladığı o an.
00:59Baktığınızda Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan standart bir diplomatik görüşme gibi duruyor.
01:04Ama işte yazar tam da burada durup
01:05Bir dakika, burada bazı ciddi çelişkiler var diyor.
01:09Ziyaretin zamanlaması gerçekten çok ilginç.
01:11Düşünün, bir Türk tankerinin Ukrayna güçleri tarafından vurulduğu iddiası gündemde
01:16ve bu olayın üzerinden sadece birkaç gün geçmişken
01:19Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkan Zelenski'yi İstanbul'da ağırlıyor.
01:22İşte yazar bu gerginliğe rağmen yapılan sıcak karşılamanın altını kalın bir çizgiyle çiziyor.
01:28Peki bir tarafta böyle ciddi bir iddia var, diğer tarafta ise Dolmabahçe'de samimi pozlar.
01:34Yazar bu durumu neden bu kadar yadırgıyor, bu ziyareti neden kafa karıştırıcı buluyor?
01:39Gelin, makalede sıralanan sebeplere bir göz atalım.
01:42Yazarın eleştirileri aslında dört temel noktada toplanıyor.
01:46Birincisi, Zelenski'nin İsrail'e olan net desteği.
01:49İkincisi, Hamas'ı kınayan açıklamaları.
01:52Üçüncüsü, İran meselesinde ABD ve İsrail'le aynı safta yer alması.
01:57Ve tabii dördüncüsü ve en günceli, o Türk tankerine yapılan saldırı iddiası.
02:02Makaleye göre bütün bunlar, Türkiye'nin bölgedeki pozisyonuyla pek de örtüşmüyor.
02:06Tamam, ziyaretin İstanbul ayağı böyle ama olay burada bitmiyor.
02:10Şimdi asıl gizemli kısma, Şam'a uzanıyoruz.
02:13Yazar burayı, eşi görülmemiş ortak bir gezi olarak tanımlıyor.
02:17Zelenski, İstanbul'dan kalkıp şaşırtıcı bir şekilde Şam'a uçuyor.
02:22Ama asıl bomba ne biliyor musunuz?
02:24Yanında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da var.
02:27Yani bir ülkenin Dışişleri Bakanı, başka bir ülkenin liderine, başka bir ülkeye yaptığı ziyarette eşlik ediyor.
02:34Bu, diplomaside pek sık rastlanan bir durum değil.
02:37Yazar da haklı olarak tam bu noktaya parmak basıyor.
02:41Peki, böylesine sıra dışı bir durumun resmi bir açıklaması olmalı değil mi?
02:46Elbette bu soru da sorulmuş.
02:48Ve gelen cevap, inanın olayın kendisinden daha da fazla merak uyandırıyor.
02:54Resmi açıklama şu, devletler arasında zaman zaman bu tip yardımlaşmalar olur.
02:59Oldukça genel, yuvarak bir cevap ama bu cevap asıl merak edilen o kilit soruyu es geçiyor.
03:05İşte o soru şu, peki Bakan Fidan da aynı uçakta mıydı?
03:09Gelen cevap çok net, güvenlik nedeniyle yorum yok.
03:12İşte bu yorum yok cevabı yazarın işaret ettiği o gizem perdesini daha da kalınlaştırıyor.
03:18Şimdi, bir yanda böylesine yoğun, gizemli bir diplomatik trafik varken yazar rotayı başka bir yöne çeviriyor.
03:26Türkiye için hayati önem taşıyan ama bir türlü ilerlemeyen bir konuya, imzalanmayan deniz anlaşmasına.
03:32Tam bir buçuk yıl.
03:33Dile kolay.
03:34Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki konumunu perçinleyecek o kritik Suriye Anlaşması bir buçuk senedir masada bekliyor.
03:41Yazar da işte tam bu noktada soruyor.
03:44Bir yanda bu kadar yoğun bir diplomasi varken bu hayati anlaşma neden hala bekliyor?
03:49Dönemin Ulaştırma Bakanı'nın sözleri aslında durumu çok iyi özetliyor.
03:53Suriyeliler savaştan çıktılar ama pazarlık etmesini iyi biliyorlar.
03:57Bu sözler hem sürecin neden uzadığını hem de ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor.
04:03Gelelim dördüncü başlığa.
04:04Zelenski'nin İstanbul programında bir durak daha vardı.
04:07Ve bu durak sadece bir ziyaret olmanın ötesinde Türkiye'nin iç siyasetindeki çok hassas bir fay hattını da yeniden hareketlendirdi.
04:15Patriarkine tartışması.
04:17Şimdi bu tartışmayı anlamak için kilit bir kelime var.
04:20Ekümenik.
04:21Ne anlama geliyor bu?
04:23Kısaca Patri'nin sadece Türkiye'deki değil tüm dünyadaki Ortodoksların ruhani lideri olduğu iddiasını taşıyan bir ünvan.
04:30Ve Türkiye bu statüyü resmi olarak tanımıyor.
04:33İşte Zelenski, Patrik Bartolomeos ile görüşmesinde tam da bu hassas kelimeyi kullanıyor.
04:40Yazar da bu detayı atlamıyor tabii.
04:42Peki bu ünvanın kullanılması neden bu kadar önemli?
04:45Çünkü hükümetin ortakları arasında bu konuda derin bir görüş ayrılığı var.
04:49Bakın bir yanda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın daha diplomatik, bu Ortodoks dünyasının kendi içsel, dinsel bir kavramıdır diyen yaklaşımı
04:57var.
04:57Diğer yanda ise MHP lideri Devlet Bahçeli'nin çok daha net ve keskin tavrı, Türkiye'de ekümenik diye bir kurum ve
05:04görev tanımı yoktur.
05:05Ve geldik sona.
05:07Beşinci ve son bölümde yazar tüm bu dağınık gibi görünen parçaları bir araya getiriyor.
05:12Şimdi ortaya çıkan resme ve yazarın sorduğu o büyük soruya bakalım.
05:16Şöyle bir özetleyelim, bir yanda gerginliğe rağmen sıcak bir karşılama, diğer yanda gizem dolu bir Suriye gezisi, masada bekleyen hayati
05:25bir deniz anlaşması ve alevlenen bir iç politika tartışması.
05:29Yazar diyor ki bunlar birbirinden kopuk tesadüfi olaylar değil, aksine birbiriyle çelişen soru işaretleriyle dolu bir politika zincirinin halkaları.
05:39Peki tüm bu tabloya baktığımızda ne görmeliyiz?
05:42Yazarın da sorduğu gibi, bu yaşananlar çok ince hesaplanmış bir bölgesel tasarımda ustalık dersi mi, yoksa birbiriyle çelişen adımlar arasında
05:51kaybolmuş tutarsız bir dış politika mı?
05:54İşte makale bu büyük soruyu ortaya atıyor ve cevabı bizlere, yani okuyuculara bırakıyor.
Yorumlar