Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 20 saat önce
Müyesser Yıldız’ın bu makalesi, Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi bağlamında Türkiye'nin Gazze ve Kıbrıs politikalarını eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazıda, Orta Asya ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirme adımları ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurdukları diplomatik temaslar üzerinden "Türk dünyasında birlik" söyleminin tutarlılığı sorgulanmaktadır. Yazar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu zirvelerde stratejik ortaklık vurgusu yapmasına rağmen, kardeş ülkelerin Türkiye'nin milli çıkarlarıyla çelişen kararlar almasına sessiz kalındığını savunmaktadır. Özellikle KKTC'nin tanınması ve İsrail’in Filistin’deki eylemleri gibi hayati konularda somut adımlar atılmaması, metnin ana eleştiri odağını oluşturmaktadır. Ayrıca makale, bölgedeki diplomatik dengelerin ABD ve Trump etkisiyle şekillenmesinin Türkiye’nin "Türk Yüzyılı" hedefleri önünde bir engel teşkil edebileceğine dikkat çekmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, yepyeni bir incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün masamızda, geçtiğimiz günlerde Kazakistan'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'ne dair,
00:09hani o hepimizin yakından takip ettiği zirveye dair oldukça çarpıcı ve bir o kadar da eleştirel bir analiz var.
00:15Bu sunumda diplomatik vitrindeki o şatatatlı söylemlerle perde arkasında tıkır tıkır işleyen sert jeopolitik gerçekler arasındaki devasa uçuruma bakacağız.
00:24Konuyu yakından takip edenleriniz bazı şeyleri zaten sezmiştir ama inanın bugün öğrenecekleriniz bölgeyi okuma şeklinize yepyeni bir boyut katacak.
00:33Hadi hiç vakit kaybetmeden başlayalım.
00:35Zirve başlarken havada uçuşan hepimizin kulak aşinalığı olan o çok iddialı söylemleri hatırlıyorsunuzdur.
00:41Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Doğu Akdeniz'den Orta Asya'nın derinliklerine uzanan coğrafyada,
00:47dilde fikirde işte birlik şiarıyla yeni köprüler inşa etmekte kararlıyız sözleri beklenti haliyle epey yukarı çekmişti.
00:55Hani Türk dünyası yüzyılı vurguları, o güçlü kardeşlik bağları falan.
01:00İster istemez insanda masadaki devasa krizlerin tek bir sesle masaya yumruk vurularak savunulacağı hissini yaratıyor değil mi?
01:07Özellikle de Orta Doğu ve Doğu Akdeniz kelimenin tam anlamıyla ateş çemberiyken.
01:11Ama işte kaynak metnimizin bizi uyardığı o ilk büyük şok dalgası tam da burada başlıyor.
01:18Beklenti neydi?
01:20Gazze'de yaşananlara karşı tek yürek olmak, Kuzey Kıbrıs'ın haklarını o büyük kürsüden tüm dünyaya haykırmak.
01:27Peki ya gerçeklik?
01:28İnanması güç ama resmi zirve gündemi yapay zeka ve dijital kalkınma olarak belirlenmişti.
01:34Yani yanlış duymadınız.
01:36Yapay zeka.
01:37Yazarın altını çize çize anlattığı bu muazzam uyumsuzluk aslında zirvenin asıl tonunu anlamamız için kelimenin tam anlamıyla kilit bir nokta.
01:46Haliyle insanın aklına hemen o kocaman soru düşüyor.
01:50Neden?
01:51Yani kardeş ülkeler onca yoldan gelip bir araya toplanmışken neden Türkiye'nin ve hatta dünyanın en yakıcı, en kanayan güvenlik
02:00ve diplomasi meseleleri resmi gündemin tamamen dışında bırakılıyor?
02:04İşte bu incelemede temel kaynağımız tam da bu sorunun peşine düşüyor ve bizi Orta Asya'da dönen çok daha derin, karmaşık
02:12ve açıkçası biraz da rahatsız edici jeopolitik gerçekliklerin içine çekiyor.
02:171. Bölüm
02:18Söylenmeyenler
02:19Gazze ve Kıbrıs üzerine eksik kelimeler
02:22Yazarın detaylı analizine baktığımızda eksikler listesi gerçekten dudak uçuklatıyor.
02:28Düşünün ana zirve konuşmalarında liderlerin ağzından Gazze kelimesi doğrudan çıkmıyor bile.
02:34Filistin, Lübnan, İran, Ukrayna gibi devasa bölgesel yangınlara sadece şöyle bir dokunulup geçiliyor ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, o büyük
02:45beklentilerin odağındaki KKTC, güçlü bir tanınma ve destek mesajı almak yerine sadece gözlemci statüsünden duyulan memnuniyet denilerek geçiştiriliyor.
02:55Az önce bahsettiğimiz o yüksek sesle savunma beklentisiyle yaşananlar arasında inanın dağlar kadar fark var.
03:02İşin belki de en ironik tarafı şu, zirveleki o derin sessizliğin aksine İsrail'e yönelik en sert sözler o ihtişamlı
03:11kürsüden değil, Erdoğan henüz yoldayken bir Kazak haber ajansında yayınlanan yazılı bir makaleden geldi.
03:18Analizimiz burada harika bir detayı yakalıyor.
03:20Aynı günlerde Ankara'daki siyasiler en sert kınamaları yaparken, zirvenin o resmi ortamında sesin birdenbire bu kadar kısılması, işte bu kapalı
03:30kapılar ardında işleyen bambaşka dinamiklerin bas bas bağıran bir habercisi.
03:352. Bölüm Trump ve İsrail Faktörü Orta Asya'da Değişen İttifaklar
03:40Peki bu sessizliği asıl ne tetikledi derseniz, şu kronolojiye bir bakalım.
03:45Taşlar nasıl da yerine oturuyor göreceksiniz.
03:48Her şey 6 Kasım'da, Trump'ın Orta Asya liderlerini Beyaz Saray'da ağırlamasıyla başlıyor.
03:53Sonraki süreç akıl almaz bir hızda ilerliyor.
03:56Trump, Kazakistan lideri Tokayev ve İsrail Başbakanı Netanyahu, üçlü, evet ortak bir telefon görüşmesi yapıyor.
04:03Ve sonuç, sıkı durun, Kazakistan-İsrail'le ilişkilerini normalleştirmeyi öngören İbrahim Antlaşmalarını imzalama kararı alıyor.
04:10Bölgeyi yakından takip edenler, bunun ne kadar devasa bir jeopolitik deprem olduğunu hemen fark edecektir.
04:16Asıl çarpıcı olan kısım ise burada liderlerin kullandığı dil.
04:20İnanılmaz gerçekten, Orta Asya liderleri Trump'a dönüp cennetten gönderilmiş devlet adamı veya barışın başkanı gibi coşkulu, neredeyse şiirsel övgüler
04:30diziyorlar.
04:30Amerikan diplomasisinin bu sözde kardeş ülkeleri nasıl tereyağından kıl çeker gibi kendi yörüngesine çektiğine bakar mısınız?
04:37Kaynak metnimiz bu durumu Bayre tarafsız bir şekilde önümüze koyuyor ama şunun da altını kalın kalın çiziyor.
04:43Bu yeni, tazi ittifaklar Türkiye'nin bölgedeki o ortak hareket etme hayallerini gerçekten çok ama çok zora sokuyor.
04:50Yani dönüp dolaşıp geldiğimiz o can alıcı soru şu oluyor.
04:54Eğer aynı masada oturduğumuz o kardeş ülkeler Amerika ve İsrail'le kendi çıkarları doğrultusunda bu kadar derin ve sağlam angajmanlara
05:03giriyorsa, dilde, fikirde ve işte birlik söylemi pratikte nasıl işleyecek?
05:08Yazarın da çok haklı olarak sorguladığı gibi bölgesel politikaları gerçekten tek bir potada eritebilir miyiz yoksa bu sadece diplomatik metinlerde
05:17kalan hoş bir hayal mi?
05:183. Bölüm Kıbrıs Çelişkisi ve Tabi ki Avrupa Birliği Etkisi
05:23Şimdi biraz rotamızı Doğu Akdeniz'e çevirelim çünkü buradaki iddiaların ağırlığı gerçekten sarsıcı.
05:30Kaynağımıza göre zirvede el sıkışan bu devletler Nisan 2025'te Güney Kıbrıs Rum yönetiminde büyük elçilik açmaya hazırlanıyorlar.
05:39Daha da beteri bu ülkeler Türkiye'yi açıkça işkalci olarak nitelendiren kararların altına bile imza atmışlar.
05:46Peki neden? İddiaya göre bu akıl almaz diplomatik manevranın ardında Avrupa Birliği ile yapılması planlanan 12 milyar euroluk devasa bir
05:55anlaşma yatıyor.
05:56Türkiye'nin yıllardır savunduğu kırmızı çizgileriyle, temel güvenlik tezleriyle nasıl da taban tabana zıt bir tablo öyle değil mi?
06:04Peki Ankara Cephesi buna nasıl bir tepki verdi?
06:07Analiz yetkililerin bu duruma tam 20 gün boyunca sessiz kaldığına dikkat çekiyor.
06:1120 koca gün. Sonrasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çıkıp o çok tartışılan açıklamayı yapıyor, prensip olarak ailevi konuları kamuoyu önünde
06:21tartışmamayı tercih ediyoruz.
06:22Bu inanılmaz kritik bir hamle.
06:25Düşünsenize ortada devasa bir politika ayrılığı var ama bu bir kriz olarak değil dışarıya sızdırılmaması gereken bir aile meselesi olarak
06:33adlandırılıyor.
06:34Söylemin sertleşmesi gerekirken bu kadar pamuklara sarılması, Türkiye'nin o teşkilatın bütünlüğünü bir arada tutmak için nasıl bir ip cambazlığı
06:42yaptığını net bir şekilde gösteriyor.
06:45Dördüncü bölüm.
06:46Atina'nın bakış açısı ve söylemlerdeki o keskin kontrast.
06:50Şimdi fotoğrafı biraz daha genişletelim.
06:53Aynı günlerde dünyanın başka bir köşesinde neler oluyor?
06:56Bir yanda Kazakistan, kardeşlik havasının estiği, yapay zeka gibi kimsenin itiraz etmeyeceği apolitik konuların konuşulduğu, Kıbrıs'ın o derin sorunlarının
07:05kibarca hala altına süpürüldüğü sessiz bir salon, diğer yanda ise Yunanistan parlamentosu, Türkiye'ye karşı son derece agresif, yüksek pardeden,
07:14zehir zemberek suçlamaların yankılandığı, bağımsızlığın 50. yılının kutlandığı o gergin ortam.
07:19Kelimenin tam anlamıyla iki farklı dünya.
07:22Bakın o Yunan parlamentosundan yükselen seslere bir örnek vereyim.
07:26Rum lider Hristodolidis kürsüden kelimesi kelimesine şöyle haykırıyor.
07:30Atilla'nın yasa dışı, barbarcı işgali, savaş sonrası Avrupa'nın en büyük silahlı suçu, iki devletli çözüm bir düşünce olarak
07:38dahi var olamaz.
07:40Yazar bu alıntıyı kesinlikle tesadüfen seçmemiş.
07:42Olayın ironisini göstermek istiyor.
07:45Yani Türk devletleri Kazakistan'da Güney Kıbrıs'ı el altından diplomatik olarak tanıma yönünde sessiz sedasız adımlar atarken, karşı taraf gram
07:53geri adım atmıyor, Türkiye'yi en ağır dille suçlamaya aynen devam ediyor.
07:57Görmezden gelemeyeceğimiz kadar sert bir tokat bu.
08:005. Bölüm
08:01Yeni bir Birleşmiş Milletler yol haritası mı? Kapalı kapılar ardında yaşananlar.
08:07İşte analizin belki de en can alıcı noktasına, zirvesine geldik.
08:12Kaynağımız burada Rum liderin henüz tam doğrulanmamış olsa da son derece sarsıcı iddialarını tamamen tarafsız bir dille önümüze koyuyor.
08:20Söylenen o ki, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, perde arkasında hummalı bir şekilde yeni bir çözüm planı, yepyeni bir yol
08:27haritası hazırlığında ve önümüzdeki aylarda diplomasi trafiği iyice hızlanacak.
08:32Hatta çok daha cüretkar bir iddia var.
08:34Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mart ayında Ankara'da yapılan bir görüşmede bu müzakerelere çoktan yeşil ışık yaktığı önüne sürülüyor.
08:40Yazarın burada dikkat çekmek istediği şey çok net, eğer bu arka kapı diplomasisi doğruysa o zaman Kazakistan'daki o derin sessizliğin
08:47ve ailevi konular açıklamalarının ardında tahmin ettiğimizden çok daha büyük bir stratejik taviz yatıyor demektir.
08:54Ve geri oluz o son vurucu soruya.
08:57Kaynak metnimiz çok provokatif bir düşünceyle bitiyor ve biz de bu incelememizi tam olarak aynı noktada noktalıyoruz.
09:03Düşünün, kardeş dediğiniz devletlerin İbrahim Antlaşmalarına yöneldiği, milyarlarca euroluk fonlar için Kıbrıs'ta pozisyon değiştirdiği, kapalı kapılar ardında yeni yol haritalarının
09:12çizildiği koca bir jeopolitik düzlemdeyiz.
09:15Eğer tüm bu analiz, duyduğumuz bu iddialar doğruysa, yazarın sorduğu o kilit soruyu kendimize sormadan edemiyoruz.
09:21Gerçekten biz kimi kime şikayet edeceğiz ki?
09:24Bu kör düğüm haline gelmiş diplomatik ağ, hepimizin üzerine uzun uzun fafa yorması gereken çok ciddi bir gerçeklik.
09:30Umarım bu analiz olaylara farklı bir pencereden bakmanızı sağlamıştır.
09:34Bilgiyle, farkındalıkla ve hep odaklanarak kalın. Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen