Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 19 saat önce
Yazar Av. Mehmet Bacaksız, Türkiye'deki Dernekler ve Vakıflar Kanunu kapsamında yapılan yasal değişikliklerin, sivil toplum kuruluşlarının yurt dışından denetimsiz yardım almasına zemin hazırladığını savunmaktadır. Geçmişte izne tabi olan bu finansal desteklerin artık sadece bildirim esasına dayalı olmasının, yabancı güçlerin Türkiye'nin iç işlerine müdahale etmesini kolaylaştırdığı ileri sürülmektedir. Metin, özellikle George Soros ve Açık Toplum Vakfı gibi aktörlerin sağladığı fonların, devletin birliğini ve toplumsal yapıyı hedef alan zararlı faaliyetleri desteklemek amacıyla kullanıldığını iddia etmektedir. Bu bağlamda, Avrupa Birliği uyum yasalarıyla getirilen mevcut serbestliğin milli güvenlik riskleri doğurduğu ve yardımların yeniden İçişleri Bakanlığı'nın iznine bağlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak kaynak, yabancı finansman trafiğinin devlet kontrolü altına alınması çağrısında bulunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba, bugünkü görsel analizimizde son dönemde epey ses getiren oldukça tartışmalı bir metni masaya yatırıyoruz.
00:07Avukat Mehmet Bacaksız'ın kaleme aldığı Yabancılar İçişlerimize Nasıl Karışıyorlar başlıklı makalesini adım adım tarafsız bir gözle inceleyeceğiz.
00:16Biliyorsunuz sivil toplum kuruluşlarının yurtdışı fonları meselesi her zaman sıcak bir konu.
00:22Yazar da tam bu noktadan vuruyor ve fonların arkasındaki niyetleri oldukça sert bir dille eleştiriyor.
00:27Amacımız kesinlikle taraf tutmak değil, sadece yazarın hukuki argümanlarını ve ulaştığı çarpıcı sonuçları net bir şekilde ortaya koymak.
00:35Hazırsanız hadi başlayalım ve bu karmaşık konunun haritasını birlikte çıkaralım.
00:40Tamam, işe bugünkü yol haritamıza hızlıca bir göz atarak başlayalım.
00:445 ana durağımız var.
00:46Tarihsel hukuki değişim, AB uyum yasaları, yazarın dış müdahale iddiası, soros ve hedef alınan dernekler ve son olarak da yazarın
00:55çözüm önerisi.
00:56Birinci bölümle başlıyoruz.
00:58Tarihsel hukuki değişim.
01:01Yani sivil toplumun temel yasalarındaki o büyük kırılma.
01:05Şimdi, yazarın argümanını anlamak için önce üzerine bastığı hukuki zemine bakmamız şart.
01:11Bakın, her şey 1983 tarihli eski dernekler kanunuyla başlıyor.
01:16Uzun yıllar sistem bu yasayla işliyor.
01:19Sonra, 2004 yılında bir şeyler değişiyor ve yeni dernekler kanunu devreye giriyor.
01:24Eskisi tamamen çöpe gidiyor.
01:27Bitmedi, 2008 yılına geldiğimizde ise yeni vakıflar kanunu çıkarılıyor.
01:31Peki, ama durup dururken yasa numaralarına neden boğulduk diyebilirsiniz.
01:36İşte işin asıl koptuğu nokta tam da burası.
01:38Bu karşılaştırma yazarın tüm itirazının kalbini oluşturuyor aslında.
01:42Şöyle düşünün, eski sistemde yani 83 yasasında bir derneğin yurt dışından 5 kuruş bile alabilmesi için doğrudan İçişleri Bakanlığı'nın
01:53kapısını çalıp açıkça izin alması gerekiyordu.
01:56Ona yoksa para da yok.
01:58Ama 2004 ve 2008 yasalarıyla oyunun kuralı tamamen değişiyor.
02:03İzin şartı bir anda buharlaşıyor ve yerine sadece bildirim zorunluluğu geliyor.
02:08Yani kurumlara parayı alabilirsin sadece haber ver yeter deniyor.
02:13Yazar bacaksıza göre kulağa çok masum gelen bu izin kelimesinden bildirim kelimesine geçiş aslında ülkenin altını oyan devasa bir güvenlik
02:23açığı.
02:23Geçiyoruz ikinci bölüme.
02:25AB uyum yasaları.
02:27Yani bu hukuki değişiklikleri tetikleyen o asıl güç.
02:30Yazarın şu sözlerine bir bakın, diyor ki bu esneklik getiren düzenlemeler 2004'ten itibaren tamamen Avrupa Birliği'nin bir dayatmasıyla AB
02:39'ye uyum yasaları adı altında yapıldı.
02:41Yani bacaksıza göre biz bu yasaları kendi iç ihtiyacımızdan değil dışarıdan gelen bir baskıyla çıkardık.
02:47Ve çok net bir şekilde Eklimor bu durum ülkemizin ve devletimizin aleyhine sonuçlar doğurdu.
02:53Cümleler gerçekten çok iddialı değil mi?
02:55Geldik üçüncü bölüme.
02:57Yazarın dış müdahale iddiası.
03:00Uluslararası aktörler ve o meşhur gizli ajandalar.
03:04İşte yazar tam bu noktada o izin şartının kaldırılmasının kimlerin işine yaradığını anlatırken doğrudan isim veriyor.
03:12Odaktaki isim George Soros.
03:14Bacaksız, Yahudi asıllı Amerikalı bir borsa spekülatörü olarak tanımladığı Soros'un açık toplum vakfı üzerinden ülkelere oluk oluk para akıttığını
03:22söylüyor.
03:23Amacın da bu ülkeleri içten içe karıştırmak, devlet düzenini bozmak olduğunu iddia ediyor.
03:28Hatta işi bir adım daha öteye taşıyıp Soros'un arkasında tartışmasız bir şekilde Amerikan gizli servisi CIA'in olduğunu savunuyor.
03:35Tabi yazar bu dev iddialarını havada bırakmak istemiyor ve iki büyük uluslararası örnek veriyor.
03:41İlki Gürcistan.
03:42Oradaki geçmiş isyanların fitilini bizzat bu vakfın ateşlediğini öne sürüyor.
03:46İkinci örnekse Ukrayna.
03:47Burada durum biraz daha ilginç bir ay alıyor.
03:50Bacaksız, Ukrayna'daki Yahudi nüfusunun yüzde birin bile altında olmasına rağmen Yahudi asıllı Volodymyr Zelenski'nin iktidara gelmesini kesinlikle bir tesadüf
03:58olarak görmüyor.
03:59Ona göre bu tamamen Soros'un ince ince işlediği bir mühendislik harikası.
04:04Dördüncü bölüm.
04:05Soros ve hedef alınan dernekler.
04:07Şimdi bu uluslararası komplo iddialarını Türkiye'nin içine, kendi evimize taşıyoruz.
04:13Buradaki rakam gerçekten çok çarpıcı.
04:16Yazar bu veriyi bizzat devletin kurumundan, MASAK'ın yani Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun resmi bir raporundan alıyor.
04:24Tam 17 milyon dolar.
04:27Bacaksız, Açık Toplum Vakfı'nın Türkiye'ye tam olarak bu miktarı soktuğunun altını çiziyor.
04:33Dile kolay, 17 milyon dolar.
04:36Peki bu kadar para nereye gitti, kimlere dağıtıldı?
04:39Yine yazarın işaret ettiği aynı MASAK raporuna göre, bu devasa bütçe 2008 ile 2017 yılları arasında Türkiye'deki tam 136 farklı
04:51dernek ve vakfa dağıtılmış.
04:52Yani para öyle tek bir yere akmamış, aksine çok geniş bir sivil toplum ağına adeta zerk edilmiş.
05:00İşte yazar, fonlanan bu 136 kurumun hiçbirinin ama hiçbirinin devletin veya milletin faydasına çalışmadığını öne sürüyor.
05:09Hatta çok sert bir dille bu grupların devletin bütünlüğünü ve Türk aile yapısını dinamitlemek için uğraştığını iddia ediyor.
05:17Metinde açık açık hedef alınan isimler var. Sosyal ve ekonomik araştırmalar yapan TESEF, çeşitli LGBTQ hakları dernekleri, demokrasi ve barış
05:26araştırmaları yapan gruplar ve Ermeni Kültürü ve Dayanışma Dernekleri.
05:30Yazarın penceresinden bakarsak, yabancılar bu derneklere yardım adı altında aslında iç işlerimize dükü düz müdahale ediyorlar.
05:38Ve son bölümümüz, 5. bölüm, yazarın çözüm önerisi, yani yasayı nasıl geri çevireceğiz?
05:44Tüm bu iddialardan sonra yazarın eylem çağrısı aslında çok net. Fabrika ayarlarına geri dönelim diyor.
05:52İki adımlı bir çözüm sunuyor.
05:54Birinci adım, şu AB uyum süreciyle gevşetilen mevcut darnekler ve vakıflar yasalarını acilen değiştirin.
06:01İkinci ve en can alıcı adım, sadece bildirim yapıp para alma kolaylığını tamamen çöpe atın ve tüm dış fonları koşulsuz
06:09şartsız yeniden İçişleri Bakanlığı'nın izine bağlayın.
06:12Kısacası çözüm, devletin o sıkı kontrol mekanizmasını yeniden masaya getirmek.
06:18Avukat Mehmet Bacaksız'ın o çok konuşulan metnini hukuki zemininden tutun da komplo iddialarına ve sunduğu o kesin çözüm önerisine
06:27kadar baştan sona inceledik.
06:29Yazarın devlet güvenliğine dair risk algısı gerçekten çok yüksek.
06:33Peki, tüm bu duyduklarınızdan sonra siz ne düşünüyorsunuz?
06:36Türkiye gerçekten de sivil toplum kuruluşlarının fonlanmasındaki bu esnekliği bir kenara bırakıp o eski, katı devlet izni politikalarına geri dönmeli
06:45mi?
06:45Daha da önemlisi, dönecek mi?
06:48Bu sorunun cevabı önümüzdeki yıllarda sivil toplum yasaları üzerindeki tartışmaların kalbinde yer alacak gibi duruyor.
06:54Bu görsel analizimizde bize eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
06:58Bir sonrakinde görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen